Baş Dönmesinin En Sık Nedeni İç Kulak

Baş Dönmesi Neden Olur?

Baş Dönmesinin En Sık Nedeni İç Kulak
76 / 100SEO Score

Yaygın bir şikayet olan baş dönmesi farklı şekillerde tarif edilebilir. Hafif sersemlik hissi, denge bozukluğu, yürürken bir tarafa çekme, her şeyin kişinin etrafında dönmesi, yerin ayakların altından kayıyor gibi olması, ayağa kalkınca göz kararması ve dönme hissi…  Bu gibi şikayetlerin tamamı genel olarak baş dönmesi olara ifade edilir.

Baş dönmesinin nedenlerini anlayabilmek için dengenin nasıl sağladığını bilmek gerekir. Dengeyi sağlayan sistemlerde meydana gelen bozukluklar baş dönmesine neden olur.

Dengemizi Nasıl Sağlarız?

Vücuttaki çeşitli yapılardan beyne gönderilen bilgiler burada işlenir ve dengeyi sağlamada kullanılır. Dengeyi sağlarken beyne veri (bilgi) gönderen üç sistem vardır:

  1. Gözler: Görme duyusu ile beyne gönderilen bilgiler dengenin sağlanmasına yardım eder.
  2. Vestibüler sistem: İç kulakta bulunan denge organı (vesitbüler organ), buradaki bilgileri beyine taşıyan sinir (vestibüler sinir) ve beyin sapı ile beyincikte konumlanmış vestibüler çekirdeklerden oluşmaktadır. Denge ve kişinin uzaydaki konumunu algılamada görevli bir sistemdir. Vestibüler sistemden kaynaklı baş dönmelerine “vertigo” denir.
  3. Kas,tendon ve eklemlerden iletilen duyular (proprioseptif duyu): Bu da kas tonusu, eklemlerin durumu ve pozisyonu hakkında bilgileri beyine taşır.

Bu üç sistemin beyine yolladığı bilgiler yorumlanarak denge sağlanır. Dolayısı ile bunlarda ve bunları yorumlayan beyin bölgelerinde gelişen bozukluklar denge kaybına neden olur.

Baş Dönmesi ve Vertigo

Vestibüler sistem kaynaklı baş dönmelerine vertigo denilir. Vertigo bir tanı değil belirtidir. Diğer bir deyişle baş dönmesinin diğer adıdır. Bu tip baş dönmelerine en sık eşlik eden bulgu bulantı ve kusmadır.

Her baş dönmesi vertigo değildir. Örneğin ayağa kalkınca göz kararması, baygınlık ve hafif baş dönmesi olması bir vertigo değildir.

Herşeyin kendi etrafında dönüyormuş gibi hissedilmesi, kişinin yataktan düşecekmiş gibi hissetmesi, genellikle bulantı ve kusmanın da eşlik ettiği baş dönmeleri vertigo olarak adlandırılabilir. Vertigoya diğer bir örnek ise taşıt tutması sonucu oluşan baş dönmeleridir.

 Vertigo tarzı baş dönmesini çoğu insan kısa da olsa yaşamıştır. Çocukken kendi etrafınızda dakikalarca durmadan döndüğünüz olmuştur. Durduktan sonra yaşadığınız duyguyu ve bulantı hissini hatırlayın. Durduğunuz halde tüm dünya çevrenizde dönmeye devam eder ve siz düşmüş olduğunuz halde yere tutunursunuz. İşte vertigo buna benzer bir baş dönmesidir.  Kişi herşeyin döndüğünü hisseder ve sıkıca tutunmaya çalışır.Bunların dışında kalp ve dolaşım bozuklukları baş dönmesine neden olabilir. Kalp veya dolaşım bozukluğu kaynaklı baş dönmelerine genellikle göz kararması eşlik eder. Vestibüler sisteme bağlı baş dönmelerinde yani vertigolarda ise göz kararması nadir görülür.

En Sık Baş Dönmesi Nedenleri:

  • Bening pozisyonel vertigo
  • Meniere Hastalığı
  • Vestibüler nörinit
  • Labirentit

Yazının devamında bu hastalıklara değineceğiz.

Periferik Vestibüler Sistem Hastalıkları

İç kulaktaki denge organı (vestibüler organ) ve buradan duyuları taşıyan vestibüler siniri tutan hastalıkları bu başlık altında inceleyeceğiz. Bu başlıktaki baş dönmeleri “vertigo” olarak isimlendirilir ve genellikle göz kararması eşlik etmez.

Benign pozisyonel vertigo

Türkçesi pozisyona bağlı selim baş dönmesi’dir. Vertigonun en sık görülen tipidir. Başın belirli pozisyonunda başlayan ve 1 dakikadan kısa süren baş dönmesidir. Baş dönmesi tipik olarak yatakta dönme ile, yatağa girme veya yataktan kalkma sırasında, yukarı bakma esnasında aniden başlar. Baş dönmesine şiddetlidir ve kişi düşecekmiş gibi hissederek çevreye tutunur.

Çoğu zaman bulantı ve kusmanın eşlik ettiği bu durumda baş dönmesi belli bir pozisyonda olur. Örneğin başın sağa döndürülmesi ile bir şikayet yokken sola döndürülünce 1 dk’dan kısa süren(5-30sn) dönme hissi ve bulantı başlar. Bu hastalıkta işitme normal olup kulak çınlaması görülmez.

Bening pozisyonel vertigonun nedeni iç kulakta bulunan kulak taşlarının (otoconia) olması gereken yerden ayrılıp yarım daire kanallarına girmesi ve buradaki sinirleri uyarmasıdır. Dix-Hallpike Manevrası ile kulaktaki hangi kanallarda sorun olduğu yani problemli taraf tespit edilir. Epley manevrası ile kristaller yerine oturtulur ve kişi rahatlar.

Sinir iltihabı (Vestibüler Nörinit)

İç kulaktaki denge organından beyin sapına bilgiler taşıyan vestibüler sinirin iltihaplanmasıdır. Genellikle virüs kaynaklı bir üst solunum yolu enfeksiyonu(grip gibi )sonrası başlar.

Ani başlayan baş dönmesi, bulantı ve kusma şikayeti vardır. Bening pozisyonel vertigonun aksine başın her hareketinde baş dönmesi artar. Baş dönmesi oldukça şiddetli olup kişiyi iş göremez hale getirir. İşitme kaybı olmayan bu durumda belirtiler 1-2 haftada yavaş yavaş geriler.

Meniere Hastalığı

Ataklar halinde gelen şiddetli baş dönmesi, bulantı, kusma şikayetlerine kulak çınlaması, kulakta dolgunluk, uğultu ve işitme kaybı eşlik eder. Solukluk, terleme ve korku hissi de çoğu zaman görülür. Kişiler atak sonrasında durumun tekrarlamasından korkarlar.

İç kulaktaki denge organında basıncın yükselmesi sonucu oluşur. Bu basıncın neden arttığı hakkında birçok neden öne sürülse de tam olarak açıklanamamıştır.

İç kulak iltihabı (Labirentit)

İç kulak iltihabıdır. İleri derecede işitme kaybı, kulak çınlaması, baş dönmesi, dengesizlik, bulantı ve kusma görülebilir. İç kulaktaki bu iltihap bakteri, virüs veya mantar nedeniyle gelişebilir.

Akustik nöroma

İç kulaktan çıkan işitme sinirinden gelişen iyi huylu bir tümördür. Akustik nöromada şikayetler aniden başlamaz. Tümör yavaş yavaş büyüdüğü için kişide de şikayetler zamanla ortaya çıkar ve ilerler.

Yavaş ilerleyen tek taraflı işitme kaybı, kulak çınlaması, göz kararması ve denge kaybı görülür. Daha seyrek olarak yüzde uyuşma ve his kaybı olabilir.

Travmalar

Özellikle kafa travmaları sonrası kemik dokuda herhangi bir kırık olmasa bile devam eden baş dönmesi görülebilir.

İç kulakta bulunan ve oldukça hassas olan denge organı(labirent) künt travmalara duyarlıdır. Travmalar iç kulakta zar yırtıklarına, fistüllere bazen de sadece zedelenmeye (kontüzyon) neden olur.

Kafa travması sonrası yapılan tomografiler ve tetkikler normal olduğu halde baş dönmesi devam edebilir.

Serebellopontin Köşe Tümörleri

Pons ile beyincik arasındaki köşede görülebilen bu tümörler(akustik nöroma, meningioma gibi), çoğunlukla yavaş büyümektedirler. Bundan dolayı ani başlayan baş dönmesi ataklarından daha çok dengesizlik ön plandadır. Bazen pozisyonel bir baş dönmesi ile kendisini gösterebilir. Hastaların çoğunda işitme kaybı vardır.

Santral Vertigo

İç kulaktaki denge organı ve oradan çıkan vestibüler sinir normal olduğu halde beyin sapı, beyincik veya beyinin belli bölgelerindeki sorunlardan kaynaklanan baş dönmeleridir.

Beyin sapı veya beyincik sorunları

Beyin sapı veya beyincikteki denge merkezlerini içine alacak şekilde gelişen kanamalar veya damar tıkanıklıkları şiddetli baş dönmesi, kusma, baş ağrsı ve çeşitli nörolojik bulgulara neden olabilir. Bu durumlarda şikayetler aniden başlar ve çok hızlı bir şekilde ilerler. Özellikle ciddi kanamalarda genel durum hızlı şekilde bozular ve hayatı tehdit eder.

Multipl skleroz (MS)

Daha çok kadınlarda, genç yaşlarda başlayan, kötüleşmeler ve iyileşmeler ile seyreden bir hastalıktır. Beyin çeşitli bölgelerinde, sinir hücrelerinin etrafını saran miyelin kılıfın harabiyeti ve kaybı sonucu oluşur. Hastalığın nedeni, kişinin kendi bağışıklık sisteminin sinir hücre kılıflarına saldırması ve harap etmesidir. Bu durumu tetikleyen faktörler tam olarak bilinmemektedir.

Halsizlik, yorgunluk, denge kaybı, baş dönmesi, görmede bulanıklık, çeşitli duyu kayıpları (uyuşukluklar, hissizlikler) ve motor kayıplar (kas güçsüzlükleri, koordinasyon bozukluğu) en sık görülen belirtilerdir. Kulak çınlaması ve işitme kaybının görülmesi beklenmez. Hastalığın teşhisi, belirtler ile birlikte MR’da plakların görülmesi ile konulur.

Vertebrobasiller yetersizlik

Yaşlılarda vertigonun en sık nedenidir. İç kulaktaki denge organı, vestibüler sinir ve beyin sapındaki dengeden sorumlu çekirdekler aynı damardan beslemektedirler. Bu damardaki daralmalar veya yetersizlikler sonucu (kanlanma yeterli olamayacağı için) ataklar halinde belirtiler oluşur.

Aniden başlayan ve birkaç dakika süren baş dönmesine sıklıkla bulantı ve kusma eşlik eder. Bunlar en sık rastlanan belirtilerdir. Kanlanma yeterince olmadığından kişide şu belirtler de görülebilir: düşme, baygınlık, güçsüzlük, kol-bacak uyuşuklukları, görme bulanıklığı, çift görme…

Baş Dönmesinin Diğer Nedenleri

Kansızlık: Halsizlik, yorgunluk ve solukluk ile birlikte baş dönmesi görülebilir. Bu bir verigo değildir.

Şeker düşüklüğü: Şeker düşüklüğünde baş dönmesinin yanında soğuk terleme, baygınlık hissi, göz kararması gibi belirtiler görülebilir.

Migren: Bazı migren krizlerinde vertigo da görülebilir.

Arka Çukur Tümörleri: Pozisyonel baş dönmesine neden olurlar. İşitme kaybı ve çınlama görülmez.

İlaçlar: Bazı ilaçlar kulak üzerine toksik etkili olup (aminoglikozidler gibi), iki taraflı işitme problemi, dengesizlik ve baş dönmesine neden olabilir. Ayrıca ritim bozukluğu, tansiyon ve kalp ilaçları kulaktan bağımsız olarak göz kararması ve baş dönmesine neden olabilirler.

Psikolojik nedenler: Hareket ve pozisyonla değişmeyen, kişinin psikolojik durumu ile ilişkili ortaya çıkan baş dönmeleridir.

Servikal spondiloz: Boyun omurlarındaki disklerde, eklemlerde yıpranma sonucu meydana gelen bir durumdur. Bu yıpranma sonucu osteofit isimli kemik çıkıntıları oluşur.

Bu çıkıntıların bası yapması sonucu çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Bu kemik çıkıntıların sinire basısına bağlı boyun ve kol ağrıları gelişebilir.

 Damar basısına bağlı ise baş dönmesi, bulantı, kusma, bayılma gelişebilir.

Epilepsi: Bazı epilepsi türlerinde(temporal lob epilepsisi) bazen sadece vertigo nöbetleri görülebilir.

Gebelik ve menstural dönemde gelişen değişiklikler.

Görme sorunları: Yazının başında anlattığımız üzere görme de denge için oldukça önemli bir duyudur. Bundan dolayı görme sorunları da baş dönmesine neden olabilir.

Orta kulak iltihapları: Kulak ağrısı, kulak akıntısı (kulak zarı delikse) ve dönme hissi görülebilir.

Tansiyon Düşüklüğü: Tansiyon düşüklüğü yapabilen birçok neden baş dönmesine neden olabilir. Tansiyon düşüklüğü yapan durumlara çoğunlukla  göz kararması da eşlik eder. Vertigodan farklı olarak gözlerde kararma, düşecekmiş hissi veya baygınlık görülebilir. Bu tip baş dönmeleri baş hareketleri ile değişmezler.

Baş dönmesine göz kararmasının eşlik ettiği durumlar:

  • Kan kaybı
  • Sıvı kaybı (ishal ve kusma gibi)
  • Ritim bozuklukları: Özellikle kalbin çok hızlı veya çok yavaş attığı durumlarda beyin kanlanması azalacağı için göz kararması ile birlikte baş dönmeleri görülebilir.
  • Kalp yetmezliği: Kalbin pompalama işlevindeki bozukluktur. Yetersiz kan dolaşımı baş dönmesine ve göz kararmasına neden olabilir.
  • Ortostatik hipotansiyon: Ayağa kalkınca yer çekimine bağlı kanın bacak damarlarına toplanması sonucu göz kararması ve baş dönmesi görülür. Normalde ayağa kalkınca tansiyonun belli sınırlarda düşmesi sorun teşkil etmez. Ancak küçük tansiyonun 10 mm/Hg veya daha fazla, büyük tansiyonun ise 20 mm/Hg veya daha fazla düşmesi bu duruma neden olur.
  • Bazı kalp kapağı problemler ve dolaşım problemleri tansiyon düşüklükleri ile birlikte göz kararması yapabilir.
  • Özellikle kronik akciğer hastalığı olanlarda kan oksijeninin düşmesi yine baş dönmesine neden olabilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/bas-donmesi/

Baş Dönmesi ve Dengesizlik (VERTİGO)

Baş Dönmesinin En Sık Nedeni İç Kulak

Baş dönmesi ve dengesizlik iki farklı kavramdır. Çoğu zaman da farklı organların hastalanmasıyla birliktelik gösterirler. Vertigo kavramı daha çok baş dönmesini tarif etmek için kullanılır ve kişide gerçek bir rotasyonel dönmeyi (çevrenin ve/veya kişinin kendisinin dönmesini) betimler.

Çok büyük çoğunlulukla iç kulak hastalıklarının neden olduğu bir durumdur. Dizzines olarak tanımlanan kavram ise; kişinin ayağının altından yerin kayması, dengesizlik hissi, sarhoşvari his, teknedeymiş hissine neden olur. Çoğunlukla da beyin hastalıklarına, hormonal hastalıklara, dahili, boyun hastalıkları gibi nedenlere bağlı olarak gelişir.

Vertigo denen gerçek baş dönmesi tarif edildiğinde genellikle bulantı ve kusma da vardır.

Denge Nasıl Sağlanır: Dengenin sağlanması hala tam olarak çözülememiş çok karmaşık ve çok fazla organın rol oynadığı bir durumdur. Bu konuda rol oynayan organ ve sistemler arasında beyin, omurilik, iç kulak (labirent), gözler, eklem ve kaslar sayılabilir.

Bu organları etkileyen herhangi bir hastalık baş dönmesi ile birlikte o organa ait diğer belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu kadar çok organın rol oynadığı bir belirti olan baş dönmesi doğal olarak sadece bir branş uzmanı tarafından değerlendirilemez.

Genellikle başlangıçta KBB ve Nöroloji doktorları muayene etsede göz, dahiliye veya fizik tedavi branşlarında da muayene olmak gerekebilir.

Ne Gibi Şikayetler Hissedilir: Baş dönmesi her hasta tarafından farklı anlatılır. Her taraf dönüyor, yer ayağımın altından kayıyor, bir yana doğru kayıyorum, kafamın içi boşalıyor, gözlerim kararıyor şeklinde açıklamalar sık duyulur.

Bunkarın hepsine birden baş dönmesi denir. Baş dönmesi olan hastalarda, sebebin ne olduğuna göre başka belirtilerde olur.

Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmelerinde bereberinde kulak çınlaması, işitme azlığı, kulakta basınç hissi, bulantı-kusma, kulak akıntısı ve gözlerde anormal hareketler ( nistagmus ) saptanabilir.

Nörolojik hastalıklara bağlı baş dönmelerinde ise baş ağrısı, uyuşmalar, felçler, göz hareketlerinde anormallikler olabilir. Baş dönmesi ile bulunabilecek diğer şikayetler çok değişken olabilir. Ancak birçok hastada da sadece baş dönmesi mevcuttur.

1- Kulağa bağlı nedenler:

Tüm gerçek vertigoların % 70’inden sorumlu olan organdır.

Meniere hastalığı, pozisyonel vertigo, kulağın akıntılı kronik hastalıkları, işitme kaybı ile giden kulak hastalıkları, viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda oluşan iç kulağa daha az kan gitme durumu, bazen spontan hiçbir nedene bağlı olmaksızın iç kulaktaki zarların yırtılmasına bağlı vertigo atakları oluşabilir.

2- Travmalar:

Kafatasında meydana gelen, iç kulağı da zedeleyen bir kırık sonrasında aşırı kısıtlayıcı bir vertigo ile beraber bulantı ve kusma oluşabilir.

Hasta başını en ufak şekilde oynatsa bile belirgin bir baş dönmesi atağı geçirebilir. Bu durumun düzelmesi haftalar, hatta ayları bulabilir.

Bu olayda, yıllar sonra dahi özellikle pozisyon değişikliklerinde oluşan birkaç saniyelik şiddetli baş dönmeleri kalabilir.

3- Enfeksiyon:

Özellikle şiddetli gribal enfeksiyonlar sonrası kulak kaynaklı baş dönmeleri meydana gelebilir. Daha ciddi enfeksiyonlarda, beyin zarının iltihaplanmasına neden olan durumlarda bulantı-kusma ile giden dengesizlik durumları oluşabilir.

4- Nörolojik hastalıklar:

Multipl Skleroz, sifilis, çeşitli beyin tümörleri, Parkinson hastalığı vb. hastalıklar sinir sistemini etkileyerek dengenin bozulmasına neden olur.

5- Alerjik nedenler:

Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında, alerjik bünyeli insanlarda polen ve alerjik ortama bir cevap olarak vertigo atakları oluşabilir. Tedavide sadece antihistaminikler vermek yeterlidir.

6- Servikal nedenler:

Aslında baş dönmelerinin büyük bir kısmı (özellikle pozisyonel olanları) boyun kaynaklı sanılsa da, çok ileri boyun fıtıkları haricinde baş dönmesi yapmazlar. Denge sisteminizde hastalıkların hangi organa ait olduğunu anlamak için ne yapmalıyız? Herşeyden önce baş dönmesi ve denge hastalıkları tıbbi açıdan bir ekip çalışması gerektirir.

Çoğu zaman hastalığın birkaç organı tutan bir boyutu vardır. Bu konuyla ilgilenen merkezlerde birçok teknolojik aletten yararlanarak (odyometrik testler, elektronistagmografi, elektrokoklegrafi , elektroensefalografi, elektromyografi, kompüterize dinamik posturografi vb.) hastalığın yeri ve ismi konusunda net cevaplar almamız mümkündür.

Nedeni belirledikten sonra ise etkene yönelik tedavi sağlanır.

Baş dönmesini azaltmak için önlemler mevcuttur ve hastalığın tipine göre değişiklik gösterir. Örneğin Meniere hastası olan bir kişinin stresli ortamlardan, alkolden, kafeinden, aşırı tuzlu yiyeceklerden uzak durması gerekir.

Benin Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV)’su olan bir hastanın ani baş hareketlerinden (özellikle uçurum kenarı, balkon kenarı…) kaçınması gerekir.

Belki de en önemli tavsiye; baş dönmesi olduğunda araba kullanmak, tehli bir alet kullanmak ya da dikkat isteyen bir iş yapmak gibi eylemlerden uzak durmaktır.

Muayenede Ne Görülür:

Baş dönmesi eğer iç kulaktaki bir hastalığa bağlı ise genellikle kulak muayenesinde bir problem görülmez. Sadece orta kulak iltihaplarının iç kulağı etkilemesine bağlı baş dönmesi varsa kulak zarında delik ve orta kulakta iltihaplanma görülür.

Hastada anormal göz hareketleri saptanabilir. Bu göz hareketlerinin yönü hangi kulağın hasta olduğuna dair bazı bilgiler verebilir. Baş dönmesi gözle görülen bir problem olmadığı için mümkün olduğunca çok bilgi edinilmelidir.

Bu amaçla doktorunuz ayakta yada yatarken hatta yürürken bazı testlere tabi tutacaktır.

Ne Gibi Tetkikler Yapılır:

Baş dönmesi için ne gibi tetkiklerin yapılacağı muayene sonunda elde edilen bilgilere göre yapılır. Eğer muayene sonucunda kulakla ilgili bir hastalık olmadığı kararına varılırsa doktorunuz sizi diğer branşlara seedecektir.

Ancak buna karar verirken muayene sonrası bazı tetkikler genellikle yapılır. Bu tetkikler arasında en sık başvurulan odiometri adı verilen ve hem işitme hemde iç kulak fonksiyonları hakkında bize bilgi veren test uygulanır.

Ayrıca yine kulakla ilgili normal filmler, bilgisayarlı tomografi veya manyetik resonans (MR) tetkiki yapılabilir. Bu testlere bazı kan tahlilleri de eklenebilir.

Ancak birçok kulak hastalığında dahi odiometri, bilgisayarlı tomografi ya da MR' ile bile birşey görülmemektedir. Bu gibi testler genellikle tümör gibi daha ciddi problemleri ekarte etmek için uygulanır.

Nasıl Tedavi Edilir:

Baş dönmesi kendisi bir hastalık olmayıp başka hastalığın belirtisi olduğu için öncelikle asıl sebebin tedavisi gerekir. Ancak birçok başdönmesi hastasında ortaya net bir sebep konamamaktadır. Bu nedenle asıl amaç baş dönmesini ortadan kaldırmak haline dönmektedir.

Kulak hastalıklarına bağlı baş dönmeleri (tümörler hariç) genellikle kısa ya da uzun zamanda kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. Çünkü diğer kulak zaman içinde hasta kulağın problemini kompanse etmektedir. Bu bazen 6 ay ya da 1 yıla kadar uzayabilir.

Baş dönmesi eğer pozisyonel baş dönmesi (BPPV) ise bunun tedavis Epley manevrası denen ve doktorunuzun size muayene masasında uygulayacağı bazı hareketlerle olmaktadır. Bu hareketler iç kulaktaki bazı partiküllerin yerine oturmasını sağlamaktadır. Diğer sebeplerde ilaç tedavisi kullanmak gerekir.

Bu amaçla değişik ilaçlar kullanılsada hemem hemen hepsi belli oranda baş dönmesini azaltırlar. Baş dönmesi şiddetli olan hastalar bazen serum takılıp hastaneye yatırmak gerekebilir. Tümörlere bağlı baş dönmelerinin tedavisi tümörün çıkarılmasıdır yani ameliyattır. İlaç tedavisine cevap vermeyen Meniere hastalığı nda da bazen ameliyat yapılır.

Nelere Dikkat Etmeliyim:

Baş dönmesi olan hastaların, bu durumu azaltmak için evde uygulayabileceği bazı hareketler vardır. Bunları ya doktorunuz size tarif edecektir ya da verilecek broşürlerle size bilgi verilecektir.

Baş Dönmesi Nedenleri

Baş Dönmesinin En Sık Nedeni İç Kulak

Hemen hemen herkesin muzdarip olabilecek bir sorun olan baş dönmesi pek çok nedenin bir belirti olarak ortaya çıkabilmektedir. Sıklıkla karşılaşılan baş dönmesi nedenleri arasında ise kan dolaşımı problemleri, iç kulak rahatsızlıkları, hareket hastalıkları, enfeksiyonal durumlar, yaralanmalar ve ilaçların yan etkisi bulunmaktadır.

Baş dönmesinin nedeni her zaman tıbbi bir sorun olmayabilmektedir. Buna bir örnek ise, hamileliktir. Baş dönmesi hamileliğin belirtileri arasında yer almaktadır. (1)

Baş dönmesini tetikleyen koşullar da mevcuttur. Anlık olarak gelip giden baş dönmeleri genellikle tetikleyiciler nedeniyle gelişmektedir. Baş dönmesinin bir problem olarak değerlendirilmesi için baş dönmesinin ne kadar sürdüğü ve beraberin de başka belirtilerin de yaşanıp yaşanmadığı kıstas olarak alınabilmektedir. (2)

Baş dönmesi neden olur? Baş dönmesi nedenleri daha ayrıntılı bir şekilde şöyle sıralanmaktadır:

Kan Dolaşımı Problemleri

Kalp beyne ve vücuda kan pompalamaktadır. Beyne yeterli miktarda kan pompalayamadığında ise, baş dönmesi, denge kaybı ve bayılma gibi belirtiler yaşanabilmektedir.

Baş dönmesine yol açabilecek zayıf kan dolaşımı örnekleri şunlardır:

Kan basıncının düşmesi: Kan basıncında meydana gelen ani bir düşüş, kısa bir süreliğine baş dönmesi ya da bayılma hissi yaratabilmektedir. Bu durum yaygın olarak otururken aniden ayağa kalkınca ya da ayakta dururken ortaya çıkmaktadır. Tıbbi olarak bu, ortostatik hipotansiyon olarak adlandırılmaktadır.

Zayıf kan dolaşımı: Kardiyomiyopati, kalp krizi, kalp ritim bozukluğu ve geçici iskemik atak gibi kardiyovasküler problemler baş dönmesine yol açabilmektedir. Zayıf kan dolaşımı olduğunda, beyin ve iç kulaktaki kan akışı da zayıflamaktadır. Bunun bir sonucu olarak da, baş dönmesi meydana gelmektedir. (3)

İç Kulak Sorunları (Vertigo)

Denge hissi, duyu sisteminin bir parçasıdır ve şu şekilde çalışmaktadır:

  • Gözler, vücudun tam olarak nerde olduğunu ve nasıl hareket etmesi gerektiğini belirlemektedir.
  • Duyusal sinirler ise beyne vücut hareketleri için sinyaller göndermektedir.
  • İç kulak, yerçekimi ve ileri-geri hareketlerini algılamaya yardımcı olmaktadır.

Vertigo söz konusu olduğunda, kişi çevresindeki her şey hareket ediyormuş gibi hissetmektedir. İç kulak bozuklukları sonucunda meydana gelen bu durum, gözlerin ve duyuların yanlış sinyaller almasına yol açmaktadır. Bu karışıklık beyni etkilemekte ve sonuç olarak vertigo yaşanmaktadır. (4)

Vertigoya yani şiddetli baş dönmesine neden olabilecek bazı tıbbi koşullar şunlardır:

  • İyi Huylu Paroksismal Pozisyonel Vertigo

Vertigonun bu tipi geliştiğinde, kişi kısa süreli olarak yoğun bir şekilde, aslında öyle olmasa da dönüyormuş ya da hareket ediyormuş gibi hissetmektedir. Bu his, başı hareket ettirince ya da hızlı baş hareketleri yapınca ortaya çıkabilmektedir. Sık görülen bir vertigo nedenidir.

Vestibüler sinirde meydana gelen enfeksiyon olan denge siniri iltihabı, yoğun ve sürekli olarak devam eden vertigoya yol açabilmektedir. Aniden işitme kaybının meydana gelmesi de bir diğer enfeksiyonal durum olan ortak kulak iltihabının bir belirtisi olabilmektedir. (5)

Meniere hastalığı, iç kulakta meydana gelen aşırı sıvı birikimidir. Aniden başlayan ve birkaç saat kadar sürebilen vertigo ataklarına yol açabilmektedir. Diğer belirtileri arasında işitme kaybı, kulakta çınlama ve kulak tıkanıklığı bulunmaktadır.

Migren çok şiddetli bir baş ağrısı tipidir. Migreni olan kişi şiddetli baş ağrıları yaşamasa da, baş dönmesi hissedebilmektedir. Aynı zamanda, ışığa ve sese karşı hassasiyet de oluşabilmektedir. (6)

Diğer Baş Dönmesi Nedenleri

Bazı nörolojik hastalıklar baş dönmesine yol açabilmektedir. Bu hastalıkların arasında  Parkinson ve multipl skleroz gibi bozukluklar bulunmaktadır. Baş dönmesiyle birlikte denge kaybına da yol açabilmektedir.

Anti-nöbet ilaçları, antidepresanlar, yatıştırıcılar ve sakinleştirici ilaçlar, bir yan etki olarak baş dönmesine yol açabilmektedir. Kan basıncını düşüren ilaçlar aşırı kan basıncı düşüşüne neden olabileceği için bu durum bayılma ile de sonuçlanabilmektedir. (7)

Bazı anksiyete bozuklukları bir belirti olarak baş dönmesine yol açabilmektedir. Bu aynı zamanda, kişinin sersemlemiş gibi hissetmesine de neden olabilmektedir. Baş dönmesi yaşanan anksiyete bozuklukları arasında panik atak, dışarı çıkma korkusu, agorafobi bulunmaktadır.

Anemi yani kansızlığın en sık yaşanan belirtilerinden biri de baş dönmesidir. Kişi genellikle aniden ayağa kalktığında ya da aniden hareket ettiğinde baş dönmesi hissedebilmektedir. Diğer belirtileri arasında yorgunluk, halsizlik ve cilt solgunluğu bulunmaktadır. (8)

İnsülin kullanan şeker hastalarında baş dönmesi belirtisi yaşanabilmektedir. Oluşabilecek diğer belirtiler arasında ise terleme ve anksiyete bulunmaktadır.

  • Aşırı Sıcaklık ve Sıvı Kaybı

Çok sıcak bir ortamda bulunmak, çok terlemek ve çok fazla sıvı kaybetmek, baş dönmesine yol açabilmektedir. (9)

Baş Dönmesi Risk Faktörleri

Baş dönmesi herkesin yaşayabileceği bir durumdur. Bununla birlikte, bazı faktörler bu riski artırabilmektedir. Baş dönmesi risk faktörleri ise şunlardır:

  • 50 yaşın üzerinde olmak
  • Kadın olmak
  • Kafa travması yaşamak
  • Antidepresan veya antipsikotik olan ilaçları kullanmak
  • Daha önce vertigo yaşamış olmak
  • Vertigosu olan bir aile üyesine sahip olmak
  • Çok fazla stres altında olmak
  • Alkol içmek (10)

Hamilelikte Baş Dönmesi

Hamilelikte baş dönmesi yaşamak oldukça sık görülen ve doğal karşılanan bir belirtidir. Bunun nedeni, hamilelikte bebeğe kan akışını sağlamak için kan damarlarının genişlemesi ve kan akışının artmasıdır. Neticesinde, baş dönmesi ve geçici tansiyon düşmesi yaşanabilmektedir.

Diğer bir nedeni ise, vücut metabolizması değiştikçe kan şekerinin de düşmesidir. Bununla birlikte, anemisi ya da varis problemi olan anne adaylarında da baş dönmesi meydana gelebilmektedir. (11)

Baş Dönmesi Nedir?

Baş dönmesi, kişinin sersemlemesine ve denge kaybı yaşamasına neden olan, aynı zamanda, bayılmasına da yol açabilen bir sağlık durumudur. Baş dönmesi kendi başına bir hastalık olarak değerlendirilmemekte, onun yerine bir dizi rahatsızlığın bir belirtisi olarak ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. (12)

Detaylı bilgi almak için bakabilirsiniz: Baş Dönmesi Nedir?

Baş Dönmesi Belirtileri

Baş dönmesi nasıl anlaşılır? Baş dönmesi başlangıcında, kişi dengede durmakta zorlanmakta ve sersemlemektedir. Kendisi ya da çevresi dönüyormuş (vertigo) gibi hisseden kişi, aynı zamanda, mide bulantısı, baş ağrısı ve göz kararması da yaşayabilmektedir. (13)

Baş Dönmesi Belirtileri detayı için bakabilirsiniz

Baş Dönmesi Tedavisi

Baş dönmesi nasıl geçer? Baş dönmesi tedaviden önce önleme yöntemi ile kontrol altına alınabilmektedir. Davranışsal ya da çevresel bir faktör nedeniyle ortaya çıkıp çıkmadığını anlamakta fayda vardır.

Bununla birlikte, baş dönmesi bir belirti olduğu için amaç, ilk önce altta yatan nedeni tedavi etmektir.

Fiziksel yaranmalar için iyileşmeyi beklemek, duygusal ya da zihinsel sorunlar için psikolojik tedavi almak yeterli olabilmektedir. (14)

Baş Dönmesi İçin Hangi Doktora Gidilir?

Baş dönmesi tanısı ve tedavisi için dahiliye, nöroloji ya da KBB (kulak burun boğaz) bölümüne başvurulabilmektedir. (15)

Baş Dönmesi Tedavisi detaylı bilgi için bakabilirsiniz

Источник: https://www.acil.net/bas-donmesi-nedenleri/

Baş Dönmesi Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir Ve Baş Dönmesi Neyin Habercisidir?

Baş Dönmesinin En Sık Nedeni İç Kulak

Baş dönmesi, ya da diğer adıyla vertigo çok yaygın olarak karşılaşılan bir sorundur. Bir hareket yanılsamasıdır ve yaşayan kişi aslında olmayan bir hareket varmış gibi algılar. Baş dönmesinde dengesizlik hissi en belirgin şikayettir, çoğu kez mide bulantısı ile birlikte yaşanır ve kişinin yaşam kalitesini etkiler.

KBB polikliniklerine başvuran hastaların neredeyse yarıya yakını vertigo sebebiyle başvuruyor. Altında yatan, en sık akla gelen problemlerden ilki beyinle alakalı problemler ve özellikle de tümörler olsa da, büyük bir oranda altından kulak hastalıkları çıkar.

Baş Dönmesi Neden Olur?

Baş dönmesi ve denge bozukluğu şikayetiyle hastanelerin acil servisine başvuran kişi sayısı hiç de az değildir. Baş dönmesi ve bununla alakalı şikayetler daha çok ileri yaştaki kişilerde sık rastlanılan bir durumdur. Çocuk ve ergenlik çağındakilerde ise daha seyrek görülür.

Baş dönmesinin altında farklı sebepler yatabilir. Bu bazen çok basit ve önemsiz bir sebep olabildiği gibi, daha ciddi bir problemin de habercisi olabilir. Sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Menier Hastalığı: Kulak çınlaması,kulakta dolgunluk,işitme kaybı ve baş dönmesi gibi belirtilerle ortaya çıkan Menier hastalığı, baş dönmesine sebep olabiliyor. Bu baş dönmeleri adeta kriz şeklinde hissediliyor ve bazen saatlerce sürdüğü oluyor. Böyle bir durumda kahve, çikolata ve tuz gibi yiyecek ve içeceklerden uzak kalmak gerekiyor. Hekim gerekli görürse kulak zarını çizerek duruma müdahale edebiliyor.Bu tedaviler oldukça başarılı sonuçlar verebiliyor. Bu hastalıkta yoğun stresin etkili olduğu söylenebiliyor. Bu sebeple bu tür bir hastalıktan korunmak için stresten olabildiğinde uzak kalmak gerekiyor.
  • İç Kulak Nezlesi: İç kulak nezlesine bağlı baş dönmelerinde, duruma şiddetli mide bulantısı ve kusma da eşlik edebiliyor. Bu rahatsızlığa nezle denmesinin sebebi, nezleye benzeyen şikayetlerin yaşanması oluyor. Ana sebep ise yakın zamanda yaşanılıp atlatılmış olan soğuk algınlığı oluyor.
  • Kronik Orta Kulak İltihapları: Fistül denile iç kulak sıvıları da kaçak yaparak baş dönmesi meydana getirebiliyor. Kimi zaman da ani bir hapşırma ve basınç değişimleriyle oluşabiliyor. Gerekirse cerrahi müdahale gerekebiliyor.
  • Migren: Migreni olanlar bilirler ki şiddetli baş ağrısının yanı sıra baş dönmesi şikayeti de yaşanır. Baş dönmesi ataklarında kulakta ve başta basınç ve dolgunluk hissi yaşanabiliyor. Baş dönmesi atakları migren tedavisi uygulandığında ortadan kalkabiliyor.

Varis, hipertansiyon ve aritmi gibi kalp damar sistemi rahatsızlıkları, kansızlık, diyabet, tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi hastalıkları ve bağışıklık sistemi ile ilgili rahatsızlıklar da baş dönmesi nedenleri arasında gösterilebiliyor.

Baş Dönmesi Nedenleri

Basit ve geçici sebepleri olduğu gibi ciddi sebepleri de olabileceğini söylemiştik. Bu ciddi sebepler arasında;

  • Kafa travmaları
  • Epilepsi
  • Beyin dokusunun yıkımıyla alakalı rahatsızlıklar
  • Merkezi sinir sistemindeki tümörler sayılabilir.

Baş dönmesi sebepleri sadece fiziksel rahatsızlıklara bağlı olarak gelişmiyor. Psikolojik sebeplere dayalı baş dönmelerinden de söz etmek mümkündür. Anksiyete, depresyon ve kaygı gibi faktörler de baş dönmesi atakları yapabiliyor.

  • Deniz ve uçak yolculuklarında ortaya çıkan basınç değişikliklerinin de baş dönmesini tetiklediğini söylemek mümkün.
  • Araç tutması olan kişilerde baş dönmesi şikayeti daha sık görülebiliyor.
  • Tansiyon, anksiyete, depresyon ve uyku problemlerinde tedavi amaçlı kullanılan ilaçlar da baş dönmesi yapabiliyor.
  • Alerjik yapısı olan kişilerde şiddetli hapşırma da, baş dönmesi problemini tetikleyebiliyor.

Hekimler, baş dönmesinin altında yatan ana sebebi görebilmek için denge ve işitme testi yapılması gerektiğini belirtiyorlar.

Baş Dönmesi Nasıl Tedavi Edilir?

Eğer sık yaşanıyorsa ve mide bulantısı ile birlikte yaşanıyorsa ve buna bir de kusma ekleniyorsa vakit geçirmeden en kısa sürede hekime başvurmak gerekmektedir. Peki ne yapılabilir, nasıl önlenebilir ve ilk müdahale anlamında kontrol altına alınabilir bir göz atalım.

Baş dönmesi nasıl azaltılır?

  • Su tüketmek iyi gelecektir; zira su tüketmek beyne giden oksijen miktarında artış sağlar. Bu da denge sorunlarını azaltır.
  • Derin nefes almak pek çok sorunu çözdüğü gibi bu problemi çözmede de etkilidir. Her gün mutlaka nefes egzersizleri yapılmalı ve diyafram nefesinin nasıl alındığı öğrenilmelidir.
  • Parlak ve güçlü ışıklar da  baş dönmesini tetikler. Bu yüzden televizyon, bilgisayar gibi ekranlara uzun süre bakmamak gerekir.
  • Baş dönmesi durumunda hızlı hareket etmek de durumu kötüleştirir. Bu sebeple bu durumlarda yavaş hareket etmek gerekir.
  • Zencefil de etkili olan çözümlerden birisidir, denge kaybını azaltır.
  • Kereviz suyu da iyi gelen doğal ürünlerdendir.
  • 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı elma suyu ilave edip içmek baş dönmesi problemine iyi gelecek çözümlerdendir.
  • Demir açısından zengin gıdalar tüketmek de faydalı olacaktır. Ispanak başta olmak üzere yeşil yapraklı sebzeler baş dönmesine iyi gelen çözümlerdir.
  • Gingko biloba bitkisi de baş dönmesini engelleyen bitkilerdendir.
  • Ebegümeci de baş dönmesine iyi gelen bitkilerdendir. Ama ebegümeci hamile ve emziren kadınlara önerilmez.

Baş dönmesi başlı başına bir problem değil, başka bir probleme bağlı olarak gelişen bir tepkidir. Yani  başka bir hastalığın  habercisidir. Kronik olarak yaşandığında vertigo olarak tanımlanır. Vertigo sorununda mutlaka bir hekime danışmak gerekir.

Baş Dönmesi Neyin Habercisidir?

Depresyondan, tansiyona; gebelikten, ani hareket etmeye; kafa travmasından tümöre kadar pek çok basit yahut ciddi problemin habercisi olabilmektedir.

Eğer sürekli yaşamıyorsanız ve kısa süreliyse endişe edilecek bir durum yoktur. Ama sürekli yaşanan baş dönmesinde mutlaka bir hekime görünmek ve gerekli tedaviyi görmek gerekir.

Baş dönmesi belki de ciddiye alınması gereken bir sorunun belirtisi de olabilmektedir.

Источник: https://www.1sivilce.com/bas-donmesi-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-ve-bas-donmesi-neyin-habercisidir/

Baş Dönmesi ve Kulak Çınlaması Neden Ortaya Çıkar?

Baş Dönmesinin En Sık Nedeni İç Kulak

Çoğunlukla iç kulaktaki problemlere bağlı olarak baş dönmesi ile eş güdümlü ortaya çıkan kulak çınlaması, gerekli önlemler alınmadığı takdirde şiddeti artan periyotlarla tekrar etmeye devam eder.

Baş Dönmesi ve Kulak Çınlaması Nedenleri

Toplum arasında baş dönmesi kulak çınlaması olarak adlandırılan problem, tıp literatüründen vertigo ve tinnitus şeklinde isimlendirilir. Problemin geneline bakıldığında; ilk görüldüğü anda gerekli önlemler alınmadığı takdirde tekrarla periyotu ve şiddeti artar ifadesini kullanmak yanlış olmayacaktır.

 Kulak çınlaması ile baş dönmesi arasındaki ilişkinin tam manasıyla kavranması adına vücut denge sisteminde beyincik ve beyin sapı ile  birlikte görev alan iç kulağın çalışma sisteminden bahsetmek gerekir. 

İç kulakta dönme ve doğrusal olmak üzere iki tür hareket algılama sistemi bulunur. İnsan kafası hareket halinde olduğunda aynı anda iç kulakta birikmiş olan sıvı da hareket ederek, vücut dengesinin sağlanmasına katkı sağlar.

İç kulakta çeşitli nedenlerden ötürü bir sorun ortaya çıktığı takdirde bu durum doğrudan beyine, oradan da göz sinirlerine giderek baş dönmesinin oluşmasına sebebiyet verir.

Oluşan bu baş dönmesi de çoğu zaman çınlama durumu ile ilintili bir şekilde görülür.

Tüm bunlara bakıldığında vücut dengesinin bozulması ile çınlama durumu arasında yüksek bir korelasyon olduğunu söylemek mümkündür.

Nitekim uzmanlar tarafından yapılan araştırmalarda, baş dönmelerinin % 70 gibi önemli bir kısmının iç kulağa bağlı problemler etrafında geliştiği tespit edilmiştir.

İç kulakta meydana gelerek baş dönmesi ve kulak çınlamasına sebep olması muhtemel problemleri şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • İleri derece damar tıkanıklıklarında iç kulağa kan gitmeme durumunun ortaya çıkması.
  • Kafatasına alınan darbeye bağlı olarak ortaya çıkan travma sonrası beyindeki denge noktalarının ve iç kulağın zedelenmesi ve pozisyon değişikliklerinden bireyin şiddetli baş dönmesi hissetmesi.
  • Özellikle vücut bağışıklık sistemini etkileyecek düzeyde ağır geçirilen gribal enfeksiyonlar sonrası iç kulak zarının zedelenmesi yahut yırtılması.

Görüldüğü üzere iç kulağın genel çalışma sistemini sekteye uğratacak tüm etkenler, denge kaybı ile ilintili olarak ortaya çıkan kulak çınlamasına sebebiyet verebilir. Öyle ki bu durum yaşlılarda işitme kaybına dahi neden olabilir.

Özellikle sessiz ortamlarda belirgin bir hal alan kulak çınlaması, tek kulakta görülebileceği gibi her iki kulakta birden de ortaya çıkabilir.

Burada bir önceki paragrafta da belirtildiği gibi özellikle yaşlıların bu konuda hayli dikkat olması ve baş dönmesi ile görülen kulak çınlamasının asla göz ardı edilmemesi gerekir.

Dolayısıyla bu aşamada yaş faktörü etkisinde gelişen probleme ayrı bir parantez açarak değinmek, konunun tüm detaylarıyla ele alınması yönünden faydalı olur.

Çoğunlukla hipertansiyon yani yüksek kan basıncı problemi yaşayan bireylerde görülen baş dönmesi ve kulak çınlaması, aniden yapılan hareketlerde kendini belirgin şekilde gösterirken, zaman zaman kulak çınlamasına kusma da eşlik edebilir.

Özellikle beyincik ve beyin sapının hassas denge noktalarına temas eden etkenlerde, sallantının şiddetinin kati suretle arttığının altı çizilmelidir.

Hastalığın Nedenleri ve Tedavi Teknikleri

denge kaybı ile ilintili olarak gelişen kulak çınlaması probleminin tedavi tekniklerinden bahsetmeden önce hiç şüphesiz hastalığın nedenlerine değinmek gerekir. Problemi doğuran nedenleri genel itibariyle şu şekilde sıralamak mümkündür;

  • İç kulaktaki denge merkezinin çeşitli nedenlerden ötürü deformasyona uğraması.
  • İç kulak geri emilim mekanizmasının bozulması.
  • Denge merkezlerinde görülen tümörler.
  • Yaşlılığa bağlı olarak damar elastikiyetinin kaybolması ve tüm bunların yanında hipertansiyonun varlığı.
  • Şiddetli geçirilen gribal enfeksiyonlar neticesinde kulakta gelişen basınç ve denge problemi.

Görüldüğü üzere problem üzerinde etki sahibi olan birçok faktör vardır ve bu faktörler içerisinde özellikle baş dönmesinin yanında görülen kulak çınlamasında iç kulak büyük bir etkiye sahiptir.

Problemin ortadan kaldırılması noktasında ilk olarak bilinmesi gereken; sorunun hangi etkenlerden ötürü ortaya çıktığının tam anlamıyla kavranmasıdır. Örneğin; kafatasına alınan şiddetli darbeler sonucu iç kulağın yapısının etkilenmesi ile ortaya çıkan baş dönmesi ve çınlama durumuna yapılacak müdahalenin temelinde; iç kulaktaki kan dolaşımının ilaçlar yardımıyla arttırılması yatar. 

Vücudun dengesinin bozulması ve çınlama probleminin ortaya çıkartan bir diğer etken; denge sinirlerinde gelişen ve nörinom olarak adlandırılan iyi huylu tümörlerdir. Bu tip iyi tümörlerde işitme kaybının da ortaya çıkma ihtimali hayli yüksektir. Uygulanacak tedavide;

  • Tümörün bulunduğu konum ve büyüklüğü.
  • Tümörün hangi hızla büyüdüğü.
  • Bireyin kaç yaşında olduğu ve vücudun ne ölçüde sağlıklı olduğu.

faktörleri göz önünde bulundurularak takip yahut cerrahi müdahale seçenekleri değerlendirilir.

Dengesizlik ve çınlama ile ilgili değinilmesi gereken son etken; iç kulakta endolenf yani sıvı basıncının artmasıdır. Geri emilim mekanizmasındaki işlevsizlikler nedeniyle ortaya çıkan bu durum, iç kulakta tıkanıklığa ve basınç artışına neden olarak çoğunlukla tek kulak üzerinde tesir eder.

Diğer etkenlerden ayrı olarak bu etken etrafında gelişen atakların düzensizliği dikkat çeker. Problemin tedavisinde cerrahi müdahaleler uygulanabileceği gibi tıbbi alternatifler de dikkate alınır.

İç kulakta devre dışı kalan sıvı dolaşımını tekrar sağlayarak basıncının azalmasının önünü açmak amacıyla ilaç ya da cerrahi müdahale ile denge merkezinin yok edilmesi dahi gündeme getirilebilir. Burada uygulanabilmesi muhtemel iki tip cerrahi müdahale vardır;

  • Duyma ve vücut dengesi faktörlerini dikkate alan.
  • Duyma ve vücut dengesi faktörlerini dikkate almayan.

Eğer bireyde işitme kaybı gerçekleşmiş ise fonksiyonları dikkate almayan bir teknik uygulanarak denge merkezi tahrip edilir ve sağlıklı bir şekilde faaliyet gösteren kulaktaki denge merkezi işleyişte tümüyle pay sahibi olmaya başlar.

Diğer seçenekte ise kulak içi streoid kullanımı gelişen teknoloji ile en sık tercih edilen tedavi metodu olma özelliğini kazanmıştır.

Streoidlerin tüm vücudu etkisi altına almasının önüne geçen bu yöntem ile problem kontrol altına alınamadığı takdirde tahrip edici tedavi teknikleri masaya yatırılır.

Problemin vücut sinir sistemi ve iç kulak basıncı ile doğrudan ilişki içerisinde olduğu göz önünde bulundurulursa; sinir sisteminin yatışmasını sağlayacak hafif egzersizlerin ve bol sıvı tüketiminin hastanın kendi inisiyatifi altında alabileceği önlemler olduğunun altını çizmek gerekir. Buna ek olarak; ani hareketlerle şiddetlenen baş dönmesi ve kulak çınlamasının önüne geçilmebilmesi adına bireyin uyku düzenine dikkat etmesi ve işitme problemini tetikleyecek ortamlardan uzak durması gerekir.

Kulak Ağrısı Baş Döndürür Mü?

 Bu noktada şüphesiz üzerinde durulması gereken bir konu da “Kulak ağrısı baş döndürür mü ?” sorusunun yanıtıdır.

Bir önceki paragraflarda sıkça ifade edildiği gibi denge bozulmasıyla ortaya çıkan çınlama durumu büyük ölçüde iç kulaktaki yapısal bozulmalardan kaynaklanır.

Dolayısıyla bu yapıda ortaya çıkan problemlerin kulak ağrısına neden olacağını göz önünde bulundurarak, “Kulak ağrısı vücut dengesini etkiler mi?“sorusunun yanıtına kesin bir şekilde evet demek mümkündür.

Baş dönmesinin hangi nedenden ötürü ortaya çıktığı tespit edilirken yüzeysel bir kulak muayenesinde hekimin işinin hayli zor olduğunu söylemek gerekir. Yalnızca, orta kulak iltihabının kulak içinde oluşturduğu baskı iç kulağı etkiliyor ve bu durum da çınlama ile birlikte vücutta denge kaybına sebep oluyor ise tespit kolaylaşır.

İltihap durumu ile bir önceki paragrafta yanıtı aranan soru arasında doğrudan bir ilişki kurmak mümkündür. Özellikle gribal enfeksiyonlarla eş güdümlü olarak ortaya çıkan  bu iltihaplar bireye oldukça acı verici bir sürecin önünü açar.

Öyle ki, şiddet düzeyine bağlı olarak kulak zarının yırtılması yahut deformasyona uğraması da mümkündür. 

Bireyde anormal göz hareketleri gözleniyor ise bu durumda baş dönmesinin kulak kaynaklı olma ihtimali hayli kuvvetlidir ve odiometre,MR ve röntgen kullanılarak gerekli tetkikler yapılır.

Bu tetkiklere ek olarak hekimin inisiyatifiyle birlikte hastaya kan tahlili uygulanması da muhtemeldir.

Çeşitli araçlarla yapılan testlerde amaç bir bakıma da durumun ciddiyetini tümüyle kavramak ve tümör ihtimaline karşın ön zemin hazırlamaktır.

Tüm bunlara bakıldığında; özellikle ani hareketler yaptıktan sonra baş dönmesi yaşayan ve ilerleyen periyotlarla bu denge bozukluğuna çınlama da eklenen bireylerin vakit kaybetmeden gerekli önlemleri alması gerekir.

Makale beğendiniz mi? (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://basbeyin.com/bas-donmesi-kulak-cinlamasi.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть