Bebeklerde Görülen Doğumsal Kalp Hastalıkları

Doğumsal (konjenital) kalp hastalıkları

Bebeklerde Görülen Doğumsal Kalp Hastalıkları

Doğumsal kalp hastalıkları, gebeliğin erken dönemlerinde, bebeğin kalbinin herhangi bir bölümünde, odacıklarında, kapaklarında, kalple ilgili büyük damarlarında bozukluk ortaya çıkmasıyla gelişen hastalıklardır. Toplumda görülme sıklığı binde sekiz oranındadır. Kalbin bu yapısal bozuklukları hamileliğin çok erken dönemlerinde, kalbin normal gelişiminin etkilenmesi sonucudur.

Görülebilecek anormallikler

Kalbi oluşturan odacıkları arasında defektler, kalbin odacıklardaki gelişim bozukları, kalp kapaklarında bozukluklar ve kalbe giren ve çıkan büyük damarlarda anormalliklerdir.

Doğumsal kalp hastalığı oluşmasının nedenleri

Viral hastalıklar (Kızamık, kızamıkçık, kabakulak, soğuk algınlığı etkeni olan bazı mikroplar vs.

), kalıtım (akraba evliliği, anne veya babada kalp hastalığı olması, kromozon anomalileri) doğuştan kalp hastalığı oluşması riskini arttıran faktörler arasında sayılmaktadır.

Yine hamilelik sırasında, özellikle ilk 3 ayda kullanılan bazı ilaçların, röntgen çektirmenin ve alkolün kalp gelişiminde bozukluklara neden olduğu bilinmektedir.

Aile tarafından fark edilebilecek bulgular

Hastalık ağır olmadıkça veya ilerlemedikçe anne-baba fark edemez. Hatta bazıları o kadar hafif bulgular verir ki, doktor muayenesi sırasında çocuk huzursuz veya ağlıyorsa bile fark edilmeyebilir.

Çocuklarda en sık karşımıza çıkabilecek şikayetler morarma (dudak, dil ve tırnak diplerinde) ilk belirtidir. Diğer bir grup kalp hastalığında ise sık nefes alma, nefes alma güçlüğü, iyi beslenememe, kilo alamama ya da kilo kaybı ve aşırı terleme sık akciğer hastalığı ilk belirtiler olabilir.

Hekim tarafından tanı konulması

Tanı süreci ilk değerlendiren hekimin kalpte üfürüm duyması ile başlar, son basamakta ise pediatrik kardiyolog tarafından yapılan ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ve kalp anjiyosu (kateter) ile kesin tanı konulur.

Son zamanlarda, kadın doğum uzmanı tarafından dikkatli yapılan ultrason ile kalp yapılarında görülebilecek anormalliğe, çok iyi eğitim almış pediatrik kardiyolog tarafından anne karnında da kesin tanı konulabilir.

Ayrıca anne karnında iken amniyosentez yapılarak veya özel tarama testleri ile tanı konulabilir.

Siyanotik kalp hastalıkları (mor bebek)

Fallot tetralojisi (TOF) (en sık), Büyük arter tranzpozisyonu (TGA), Tricuspid atrezisi, Truncus arteriozus, Pulmoner atrezi, Ebstein anomalisi, Total pulmoner ven dönüş anomalisi (TPVDA), Eisenmenger sendromu (sağ kalp yetersizliği, siyanoz)

Siyanotik olmayan kalp hastalıkları

Ventriküler septal defekt (VSD) (en sık), Atrial septal defekt (ASD), Patent ductus arteriozus (PDA), Pulmoner darlık, Aort darlığı, Aort koarktasyonu

Tof (fallot tetralojisi)

Siyanotik konjenital kalp hastalıkları içerisinde en sık görülenidir (%5-7) Dört önemli bileşeni vardır.

  • Sağ karıncıktan akciğere kirli kanı götüren ana atar damarın (Pulmoner arter) daralması. (hastanın yaşam süresini ve iyilik halini belirleyen en önemli faktör)
  • VSD, her iki karıncık arasında oluşan delik
  • Sol karıncıktan çıkarak temiz kanı vücuda dağıtan ana atar damarın (Aort) yer değiştirmesi
  • Sağ karıncık kaslarının büyümesi.

Bu hastalıkta sağ karıncıkta akciğere giden ana damarda darlık ya da o bölgede kalınlaşma olduğu için akciğere yeterince kan gidemez ve yeterli oksijenlenmiş kan vücuda dağılamaz.

Böylece iyi oksijenlenemeyen kan her iki karıcık arasındaki delikten aorta giderek vücuda yayılır.

Vücutta özellikle uç bölgelerde ortaya çıkan siyanoz (morarma) meydana gelir. Parmaklarda çomaklaşma görülür. Yol yürümekle hastanın akciğerine giden kan miktarı daha da azalacağı için hastada solunum sıkıntısı, egzersize bağlı nefes darlığı ve morarma sık görülür.

Çömelerek hasta akciğere giden kan akımını arttırır ve rahatlar. Bazı hastalarda hipoksit spell dediğimiz sağ karıncık çıkım yolunun ve atar damarının iyice daralmasına bağlı olarak ciddi nefes darlığı, ciddi morarma, dalgınlık, şuur kaybı, havale geçirme veya inme görülebilir.

Fallot tetralojili hastalarda beyin damarı, beyin damarı tıkanıklıkları, beyin apsesi ve kalp enfeksiyonları görülebilecek ciddi durumlardır.

Tedavisi tam düzeltme ameliyatıdır. % 5’ten daha az bir risk oranı ile sorunsuz bir hayat sürdürmeye devam edebilirler.

Ancak hastanın yaşı küçük gelişimi geri ve tam düzeltme ameliyatını kaldıramayacak ise büyük ameliyata kadar zaman kazanmak ve çocuğun gelişiminin devamı için akciğere kan götürmek amacı ile geçici (palyatif) B-T şant gibi ameliyatlar uygulanabilir. Tam düzeltme ameliyatına bağlı gelişebilecek en önemli sorun kalp ritim bozukluklarıdır.

ASD (atril septal defekt)

Kalbin sol ve sağ kulakçıkları arasında fetal hayatta açık olması gereken deliklerin kapanmaması durumudur. Kulakçıkların arasında yerleşim yerine göre Sekundum ASD, Primum ASD, Sinüs venosus tipi ASD şeklinde tipleri vardır. En sık görülen tipi sekundum ASD’dir. %6-8 oranında görülür. Çocukluk çağında klinik bulgular nadirdir.

Kalp yetersizliği görülmez. Rutin muayene veya başka bir rahatsızlığa bağlı yapılan kalp muayenesinde duyulan üfürüm ile tanı konulabilir. İleri yaş çocuklarda kalbin sağ tarafına giden kan miktarı arttıkça egzersize tahammülsüzlük ve çabuk yorulma görülebilir. Tanı konulduktan sonra ameliyat yapılmalıdır.

Ameliyatta delik küçük ve birleşmeye müsait ise direk dikilerek kapatılır veya hastanın kendi kalp zarı (perikard) ile kendi perikardı uygun değilse özel sığır perikardları ile kapatılabilir. Ameliyat sonrası sorunsuz bir yaşam sürerler ve ameliyat komplikasyonu yok denecek kadar azdır.

Ayrıca anjiyo laboratuvarında kateter ile özel kapatılma materyalleri ile ASD kapatılmaktadır.

VSD (ventriküler septal defekt)

En sık görülen konjenital kalp hastalığıdır. Perimembranöz, Müsküler, Subaortik şeklinde, kalbin iki karıncığı arasını ayıran septum adı verilen bölmenin farklı yerlerinde olmalarına göre isimlendirilir. En sık perimembranöz VSD görülür.

VSD’lerin büyüklükleri farklıdır. Küçük, orta ve büyük defekt şeklinde görülür. Küçük defektlerin büyük çoğunluğu bir yaşından önce kapanır. Orta ve büyük defeklerin ise kapanması zordur. Genellikle küçük VSD’lerde sadece üfürüm duyulması şeklinde bulgu verir. Çocukta şikayet yaratmayabilir.

Ancak orta ve büyük VSD’lerde sol karıncıktan sağ karıncığa geçen kan miktarında artma olduğu için ve sağ karıncıktan akciğere fazla miktarda kan pompalandığı için çarpıntı, terleme, çabuk yorulma, sık ASYE öyküsü ve kalp yetersizliği, büyüme gelişme geriliği bulguları görülebilir.

VSD’lerde hangi yaşta olura olsun kapatılmaya karar verildiği zaman özel bir yama ile defekt kapatılır.

Ancak çocukta gelişme geriliği mevcut, defekt büyük ve Akciğere giden kan akımı fazla ise, ayrıca yapılacak VSD kapatılması operasyonunu kaldıramayacak durumu varsa sağ karıncıktan akciğere giden ana damarın çapının küçültülmesi operasyonu yapılabilir.

Bu ameliyat hastaya ilerde yapılacak VSD kapatılması ameliyatına kadar zaman kazandıracak ve şikayetlerinde azalma sağlayacaktır. Ameliyat ile defekt kapatıldıktan sonra yaşam beklentisi uzundur. Ancak VSD li hastalar kalp enfeksiyonu (Endokardit) açısından riskli grupta oldukları için ameliyat öncesinde ve sonrasında antibiyotik tedavisi almalıdır.

PDA (patent duktus arteriozus)

Anne karnında iken yaşamın devamı için zorunlu olan akciğere giden ana damar ile kalpten çıkan ana atar damar arasında kan geçişi sağlayan küçük bir damar oluşumudur.

Doğumdan çocuğun solumaya başlaması ile akciğere oksijen geldiği için akciğer kanı temizleme görevine başlar ve bu damara ihtiyaç kalmaz. Doğumdan birkaç saat sonra en geç 2-3 gün içinde kapanır.

Açık kaldığı zaman akciğere fazladan kan gideceği için çocukta şikayetler başlar. Çabuk yorulma, gelişme geriliği, sık enfeksiyon ya da kalp yetmezliği oluşabilir.

Tanı konulduktan sonra ilaç tedavisi ile kapatılamıyor ise kateter yoluyla veya özel cihazlarla ameliyatsız kapatılabilir. Ameliyatta sol koltuk altından yapılan küçük bir kesi ile hasta bölgeye ulaşılır ve damar bağlanır. Ameliyat sonrası sorun görülme oranı yok denecek kadar azdır.

Aort koarktasyonu

Kalpten temiz kanı vücuda pompalayan ana atar damarın belirli bölgelerinde görülen damarlardır. Darlığın yeri çoğunlukla beyine ve kola giden damarların ayrılma noktasından sonradır. Darlığın derecesine göre solunum sıkıntısı, terleme, bacak ve kol arası tansiyon ve nabız farkı gibi durumlar yaratabilir.

Bu hastalar PDA da olduğu gibi kateter ile balon yapılarak açılabilir veya ameliyat ile sol koltuk altından küçük bir kesi ile daralmış damar bölümüne ulaşılır. Daralmış bölüm ya tamamen kesilerek uç-uca birbirine dikilerek darlık giderilmeye çalışılır. Ya da daralmış bölüm özel yamalar ile genişletilir.

Ameliyat sonrası hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır ve endokardite karşı mutlaka antibiyotik tedavisi almalıdır.

Tedavi seçenekleri

Yukarıda açıklanan hastalıklarda tedavi seçeneneklerine değinmiştik ancak genel olarak birçok doğuştan kalp hastalığı için ameliyat gerekmemektedir. Hatta bazı kalp hastalıklarında hiçbir tedavi gerekmeyebilir.

Birkaç doğumsal kalp hastalığı yeni geliştirilen yöntemler ile kasık damarından girilip kateter denilen aletlerle tedavi edilebilmektedir. Eğer cerrahi tedavi gerekiyor ise çocuğun gelişimi, kilosu ve vücudun diğer sistemlerinin ayrıntılı incelenmesinden sonra doğru zamanlama ile operasyonu yapılır.

Bazı komp doğumsal kalp hastalıklarında, hastanın genel durumu, kilosu, gelişimi tam düzeltme ameliyatını tolere edemeyecek durumda ise palyatif operasyon adı verilen kalp akciğer makinasına gerek olmadan yapılacak cerrahi müdahaleler ile (Sistemik-pulmoner şant (B-T şant), Pulmoner bnding gibi) hasta belirli bir süre rahatlatıldıktan ve riskleri azaldıktan sonra tam düzeltme ameliyatı yapılabilir. Ancak bazı konjenital kalp hastalıklarında ameliyatla düzeltme şansı olmadığı için ilaç tedavisi ile izlenilmektedir.

Ameliyat riski

Günümüzde çağdaş konjenital kalp cerrahisi uygulanan merkezlerimizde birçok doğumsal kalp rahatsızlığın cerrahi tedavisi başarıyla ve tam olarak yapılabilmektedir.

Bu ameliyatlarda hayati risk %1 ile %10 arasında değişmektedir.

Cerrahi tedavi sonrası nispeten basit doğumsal kalp hastalıkları olan çocukların hemen hepsi ve kompleks hastaların bir bölümü erişkin yaşa gelmekte ve norma ya da normale yakın bir hayat sürdürmektedirler.

Источник: https://optimedhastanesi.com/tr/kardiyoloji/dogumsal-konjenital-kalp-hastaliklari/

Bebeklerde Doğumsal Kalp Hastalıklarına Dikkat

Bebeklerde Görülen Doğumsal Kalp Hastalıkları

Özel Optimed Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. C. Ekrem Pınar, doğumsal kalp hastalıklarının, gebeliğin erken dönemlerinde, bebeğin kalbinin herhangi bir bölümünde, odacıklarında, kapaklarında, kalple ilgili büyük damarlarında bozukluk ortaya çıkmasıyla gelişen hastalık olduğunu ifade ederek, rahatsızlığın anne-baba tarafından fark edilemeyeceğini söyledi.

Özel Optimed Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. C. Ekrem Pınar, doğumsal kalp hastalıklarının, gebeliğin erken dönemlerinde, bebeğin kalbinin herhangi bir bölümünde, odacıklarında, kapaklarında, kalple ilgili büyük damarlarında bozukluk ortaya çıkmasıyla gelişen hastalık olduğunu ifade ederek, rahatsızlığın anne- baba tarafından fark edilemeyeceğini söyledi.

Bebeklerde görülen doğumsal kalp rahatsızlıkları hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Pınar, toplumda rahatsızlığın görülme sıklığının binde sekiz oranında olduğunu kaydetti.

Kalbin yapısal bozukluklarının hamileliğin çok erken dönemlerinde, kalbin normal gelişiminin etkilenmesi sonucu oluşabileceğini belirten Uzm. Dr.

Pınar, “Görülebilecek anormallikler, kalbi oluşturan odacıkları arasında defektler, kalbin odacıklardaki gelişim bozukları, kalp kapaklarında bozukluklar ve kalbe giren ve çıkan büyük damarlarda anormalliklerdir.

Viral hastalıklar, kalıtım doğuştan kalp hastalığı oluşması riskini arttıran faktörler arasında sayılmaktadır. Yine hamilelik sırasında, özellikle ilk 3 ayda kullanılan bazı ilaçların, röntgen çektirmenin ve alkolün kalp gelişiminde bozukluklara neden olduğu bilinmektedir” dedi.

“HASTALIK AĞIR OLMADIKÇA ANNE – BABA FARK EDEMEZ”

Hastalığın ağır olmadıkça veya ilerlemedikçe anne-baba tarafından fark edilemeyeceğini vurgulayan Uzm. Dr. Pınar, “Hatta bazıları o kadar hafif bulgular verir ki, doktor muayenesi sırasında çocuk huzursuz veya ağlıyorsa bile fark edilmeyebilir. Çocuklarda en sık karşımıza çıkabilecek şikayetler dudak, dil ve tırnak diplerinde morarma ilk belirtidir.

Diğer bir grup kalp hastalığında ise sık nefes alma, nefes alma güçlüğü, iyi beslenememe, kilo alamama ya da kilo kaybı ve aşırı terleme sık akciğer hastalığı ilk belirtiler olabilir.

Rahatsızlığın tanı süreci, ilk değerlendiren hekimin kalpte üfürüm duyması ile başlar, son basamakta ise pediatrik kardiyolog tarafından yapılan ekokardiyografi ve kalp anjiosu ile kesin tanı konulur.

Son zamanlarda, kadın doğum uzmanı tarafından dikkatli yapılan ultrason ile kalp yapılarında görülebilecek anormalliğe, çok iyi eğitim almış pediatrik kardiyolog tarafından anne karnında da kesin tanı konulabilir. Ayrıca anne karnında iken amniyosentez yapılarak veya özel tarama testleri ile tanı konulabilir” ifadelerini kaydetti.

DOĞUMSAL KALP HASTALIKLARININ TİPLERİ

Doğumsal kalp rahatsızlıklarının tipleri hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Pınar, TOF (Fallot Tetralojisi) tipinin siyanotik konjenital kalp hastalıkları içerisinde en sık görüleni olduğunu söyledi.

Bu tip hastalıkta sağ karıncıkta akciğere giden ana damarda darlık ya da o bölgede kalınlaşma olduğu için akciğere yeterince kan gidemediğine ve yeterli oksijenlenmiş kanın vücuda dağılamadığına dikkat çeken Uzm. Dr. Pınar, “Böylece iyi oksijenlenemeyen kan her iki karıncık arasındaki delikten aorta giderek vücuda yayılır.

Vücutta özellikle uç bölgelerde ortaya çıkan morarma meydana gelir. Parmaklarda çomaklaşma görülür. Yol yürümekle hastanın akciğerine giden kan miktarı daha da azalacağı için hastada solunum sıkıntısı, egzersize bağlı nefes darlığı ve morarma sık görülür. Çömelerek hasta akciğere giden kan akımını arttırır ve rahatlar.

Bazı hastalarda hipoksit spell dediğimiz sağ karıncık çıkım yolunun ve atar damarının iyice daralmasına bağlı olarak ciddi nefes darlığı, ciddi morarma, dalgınlık, şuur kaybı, havale geçirme veya inme görülebilir.

Fallot tetralojili hastalarda beyin damarı, beyin damarı tıkanıklıkları, beyin apsesi ve kalp enfeksiyonları görülebilecek ciddi durumlardır. Tedavisi tam düzeltme ameliyatıdır. Yüzde 5’ten daha az bir risk oranı ile sorunsuz bir hayat sürdürmeye devam edebilirler.

Ancak hastanın yaşı küçük, gelişimi geri ve tam düzeltme ameliyatını kaldıramayacak ise büyük ameliyata kadar zaman kazanmak ve çocuğun gelişiminin devamı için akciğere kan götürmek amacı ile geçici B-T şant gibi ameliyatlar uygulanabilir. Tam düzeltme ameliyatına bağlı gelişebilecek en önemli sorun kalp ritim bozukluklarıdır” dedi.

ASD (Atril Septal Defekt) tipi doğumsal kalp rahatsızlığının kalbin sol ve sağ kulakçıkları arasında fetal hayatta açık olması gereken deliklerin kapanmaması durumu olduğunu belirten Uzm. Dr. Pınar, “Çocukluk çağında klinik bulgular nadirdir. Kalp yetersizliği görülmez.

Rutin muayene veya başka bir rahatsızlığa bağlı yapılan kalp muayenesinde duyulan üfürüm ile tanı konulabilir. İleri yaş çocuklarda kalbin sağ tarafına giden kan miktarı arttıkça egzersize tahammülsüzlük ve çabuk yorulma görülebilir. Tanı konulduktan sonra ameliyat yapılmalıdır.

Ameliyatta delik küçük ve birleşmeye müsait ise direk dikilerek kapatılır veya hastanın kendi kalp zarı ile kendi perikardı uygun değilse özel sığır perikardları ile kapatılabilir. Ameliyat sonrası sorunsuz bir yaşam sürerler ve ameliyat komplikasyonu yok denecek kadar azdır.

Ayrıca anjio laboratuvarında kateter ile özel kapatılma materyalleri ile ASD kapatılmaktadır. VSD (Ventriküler Septal Defekt) tipi en sık görülen konjenital kalp hastalığıdır. Perimembranöz, Müsküler, Subaortik şeklinde, kalbin iki karıncığı arasını ayıran septum adı verilen bölmenin farklı yerlerinde olmalarına göre isimlendirilir.

En sık perimembranöz VSD görülür. VSD’lerin büyüklükleri farklıdır. Küçük, orta ve büyük defekt şeklinde görülür. Küçük defektlerin büyük çoğunluğu bir yaşından önce kapanır. Orta ve büyük defeklerin ise kapanması zordur. Genellikle küçük VSD’lerde sadece üfürüm duyulması şeklinde bulgu verir. Çocukta şikayet yaratmayabilir.

Ancak orta ve büyük VSD’lerde sol karıncıktan sağ karıncığa geçen kan miktarında artma olduğu için ve sağ karıncıktan akciğere fazla miktarda kan pompalandığı için çarpıntı, terleme, çabuk yorulma, sık ASYE öyküsü ve kalp yetersizliği, büyüme gelişme geriliği bulguları görülebilir.

VSD’lerde hangi yaşta olura olsun kapatılmaya karar verildiği zaman özel bir yama ile defekt kapatılır. Ancak çocukta gelişme geriliği mevcut, defekt büyük ve Akciğere giden kan akımı fazla ise, ayrıca yapılacak VSD kapatılması operasyonunu kaldıramayacak durumu varsa sağ karıncıktan akciğere giden ana damarın çapının küçültülmesi operasyonu yapılabilir.

Bu ameliyat hastaya ilerde yapılacak VSD kapatılması ameliyatına kadar zaman kazandıracak ve şikayetlerinde azalma sağlayacaktır. Ameliyat ile defekt kapatıldıktan sonra yaşam beklentisi uzundur. Ancak VSD’li hastalar kalp enfeksiyonu açısından riskli grupta oldukları için ameliyat öncesinde ve sonrasında antibiyotik tedavisi almalıdır” açıklamasında bulundu.

PDA (Patent Duktus Arteriozus) tipi doğumsal kalp rahatsızlığının anne karnında iken yaşamın devamı için zorunlu olan akciğere giden ana damar ile kalpten çıkan ana atar damar arasında kan geçişi sağlayan küçük bir damar oluşumu olduğunu kaydeden Uzm. Dr.

Pınar, “Doğumdan çocuğun solumaya başlaması ile akciğere oksijen geldiği için akciğer kanı temizleme görevine başlar ve bu damara ihtiyaç kalmaz. Doğumdan birkaç saat sonra en geç 2-3 gün içinde kapanır. Açık kaldığı zaman akciğere fazladan kan gideceği için çocukta şikayetler başlar.

Çabuk yorulma, gelişme geriliği, sık enfeksiyon ya da kalp yetmezliği oluşabilir. Tanı konulduktan sonra ilaç tedavisi ile kapatılamıyor ise katater yoluyla veya özel cihazlarla ameliyatsız kapatılabilir. Ameliyatta sol koltuk altından yapılan küçük bir kesi ile hasta bölgeye ulaşılır ve damar bağlanır.

Ameliyat sonrası sorun görülme oranı yok denecek kadar azdır. Aort Koarktasyonu tipi doğumsal kalp rahatsızlığı ise kalpten temiz kanı vücuda pompalayan ana atar damarın belirli bölgelerinde görülen damarlardır. Darlığın yeri çoğunlukla beyine ve kola giden damarların ayrılma noktasından sonradır.

Darlığın derecesine göre solunum sıkıntısı, terleme, bacak ve kol arası tansiyon ve nabız farkı gibi durumlar yaratabilir. Bu hastalar PDA da olduğu gibi kateter ile balon yapılarak açılabilir veya ameliyat ile sol koltuk altından küçük bir kesi ile daralmış damar bölümüne ulaşılır.

Daralmış bölüm ya tamamen kesilerek uc-uca birbirine dikilerek darlık giderilmeye çalışılır. Ya da daralmış bölüm özel yamalar ile genişletilir. Ameliyat sonrası hipertansiyon kontrol altına alınmalıdır ve endokardite karşı mutlaka antibiyotik tedavisi almalıdır” dedi.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ

Birçok doğuştan kalp hastalığı için ameliyat gerekmediğini vurgulayan Uzm. Dr. Pınar, bazı kalp hastalıklarında hiçbir tedavinin gerekmeyebileceğini söyledi. Birkaç doğumsal kalp hastalığının yeni geliştirilen yöntemler ile kasık damarından girilip katater denilen aletlerle tedavi edilebildiğini dile getiren Uzm. Dr.

Pınar, “Eğer cerrahi tedavi gerekiyor ise çocuğun gelişimi, kilosu ve vücudun diğer sistemlerinin ayrıntılı incelenmesinden sonra doğru zamanlama ile operasyonu yapılır.

Bazı komp doğumsal kalp hastalıklarında, hastanın genel durumu, kilosu, gelişimi tam düzeltme ameliyatını tolere edemeyecek durumda ise palyatif operasyon adı verilen kalp akciğer makinasına gerek olmadan yapılacak cerrahi müdahaleler ile hasta belirli bir süre rahatlatıldıktan ve riskleri azaldıktan sonra tam düzeltme ameliyatı yapılabilir. Ancak bazı konjenital kalp hastalıklarında ameliyatla düzeltme şansı olmadığı için ilaç tedavisi ile izlenilmektedir” ifadelerini kaydetti.

Günümüzde çağdaş konjenital kalp cerrahisini uygulanan merkezlerde bir çok doğumsal kalp rahatsızlığın cerrahi tedavisinin başarıyla ve tam olarak yapılabildiğini sözlerine ekleyen Uzm. Dr.

Pınar, “Bu ameliyatlarda hayati risk yüzde 1 ile yüzde 10 arasında değişmektedir.

Cerrahi tedavi sonrası nispeten basit doğumsal kalp hastalıkları olan çocukların hemen hepsi ve kompleks hastaların bir bölümü erişkin yaşa gelmekte ve norma ya da normale yakın bir hayat sürdürmektedirler” dedi.

Kaynak: IHA

Источник: http://haberciniz.biz/bebeklerde-dogumsal-kalp-hastaliklarina-dikkat-2927208h.htm

Çocuklarda Doğumsal (Konjenital) Kalp Hastalıkları – Sağlık Ocağım .NET

Bebeklerde Görülen Doğumsal Kalp Hastalıkları

Doğumsal kalp hastalıkları, hamileliğin ilk 8’inci haftası içinde bebeğin kalbinin herhangi bir bölümünde, odacıklarında, kapakçıklarında, kalp ile ilgili büyük damarlarında, meydana çıkan ve binde sekiz oranında karşılaşılan kalbin yapısal bozukluğudur. Ailede bu hastalıktan var ise çocuklarda da görülme sıklığı oldukça yüksektir. İnsülin kullanmak zorunda kalan şeker hastası hamilelerde daha fazla kalp hastası bebek dünyaya getirme riski vardır.

Çocuklarda doğumsal kalp hastalığı nedenleri

Hamileliğin ilk 8 ayında ilaç kullanımı, röntgen filmi gibi radyasyon içeren görüntüleme yöntemleri, enfeksiyonlar ve kızamıkcık, kızamık, kabakulak, gribal enfeksiyonlar gibi enfeksiyonel hastalıklar ve down sendromu, behçet hastalığı, ailevi Akdenizateşi hastalığı (FMF) gibi bir çok organa zarar veren ataklı veya ateşli hastalıkların varlığı ve kullanılan zararlı maddeler, sigara, alkol ve diğer maddelerin kullanımı, bazı ilaçların kullanımı gibi etkenler bebeğin doğumsal kalp hastalığı ile doğmasına neden olmaktadır.

Yüksek risk gurubundaki hastalarınbebeklerinde doğumsal kalp hastalığı bulunma riski yüde 2 veya 5 arasında değişmektedir. Genelde bu riskleri taşıyan bireylerin, dünyaya getirdiği yüz bebekten 2′ sinde doğumsal kalp hastalığı görülmektedir.

Çocuk hastalarda da aile öyküsüaraştırıldığında doğumsal kalp hastalığına sebep olabilecek bir neden olmayabilir. Bu nedenle doğuştan kalp hastalıklarının kalıtsal nedenler ve çevresel faktörler yüzünden ortaya çıktığı genel olarak kabul edilir.

Çocuklarda doğumsal kalp hastalığı belirtileri

Doğumsal kalp hastalıklarınınbazılarının nedeni aslında belli değildir. Doğumsal kalp hastalıklarında bebeğin hastalığını aileler fark edemeyebilir. Çünkü çoğunlukta belirtiler hafif seyredebildiği gibi, bazı hasta bebeklerde bunu doktorlar bile fark edemezler.

Bazılarında ise ağır belirtiler görülebilir iken, bu belirtiler bebekte morarma (dudak, dil ve tırnak diplerinde), beslenme güçlüğü, emerken çabuk yorulma,hızlı nefes alıp verme, nefes darlığı, kilo alamama veya sık solunum yolu enfeksiyonu,(zatürre-bronşit)geçirme gibi bir takım belirtiler görülebilir.

Çocuklarda doğumsal kalp hastalığı teşhisi

Çocuklarda doğumsal kalp hastalığının teşhis edilmesi, doktorun muayenesi sırasında duyulan üfürümler ile başlar ve sonrasında üfürümün nedeninin ayırt edilmesi için bazı tetkikler istenebilir.

Örneğin elektrokardiyografi (EKG) testi, ekokardiyografi (kalp ultrasonu), kalp anjiyosu ile tanı netleşebilir.

Hatta son yıllarda iyi eğitim almış kardiyologlar, anne karnında kalp ultrasonu ile yapılan tetkiklerde bebekteki kalp hastalığını tespit edebilmektedirler.

Çocuklarda doğumsal (konjenital) kalp hastalığı tedavisi

Doğumsal kalp hastalıklarının bazılarında tedaviye gerek duyulmadan, çocuk büyüdükçe kendiliğinden düzelme olanakları vardır.

Bazıları ise ilaç yardımı ile, kateter yöntemi ile, bazıları radyofrekans yöntemi veya açık ameliyat ile tedavi edilmektedir. Fakat bazı ağır kalp hastalıklarında tedavi zorlaşabilir.

Bu nedenle bebeğin veya çocuğun doktor takibi altında büyümesi beklenebilir.

Doğumsal kalp hastalıklarının çok çeşidi oldğundan, hastalığa yönelik özel tedavi ve takip gereklidir. doğumsal kalp hastalığı olan çocukların çoğunda alınan önlemler birbirine benzemektedir.

Kalp iç zarı enfeksiyonundan (infektif endokardit)rahatsızlıklarından korunması için bazı ciddi problemlerde çocuğun antibiyotik kullanması gerekebilir.

Korunma gerektiren bu problemlerde, antibiyotiğin dozu ve zamanı çocuğu takip eden doktoru tarafından aileye anlatılır ve kendilerine infektif endokarditten (kalp iç zarı enfeksiyonundan) korunma kılavuzu verilir.

Doğumsal kalp hastalığı olan çocuklarda nelere dikkat etmek gerekir?

Doğumsal kalp hastası çocuklarınçoğunda, aktivite kısıtlaması gerekmeyebilir. Tam tersine, çocuğun psikolojik olarak etkilenmemesi için spor yapması ya da hareketli olması aile tarafından desteklenmelidir. Bazı doğumsal kalp hastalıklarında ise çocuğa spor yapması ve yarışma gibi bazı aktiviteler yasaklanabilir.

Bu gibi sorunları çocuğa takip eden kardiyoloji uzmanının değerlendirip karar vermesi ve çocuğun gereksiz yere spordan ve yarışmalardan uzak tutulmaması oldukça önemlidir. Zaten bu hastalıklarda önlemlerin hastalığın türüne ve ağırlığına göre değiştiği için, bazılarında daha az eforsarf edensporlar doktorları tarafından belirlenebilir.

Doğuştan kalp hastalığı olan çocuklar, diğer sağlıklı çocuklar gibi aşılarınıolabilir ve bazı durumlarda ek aşı yapılabilir.

Kalp hastası çocukların beslenmesi her çocuk gibi aynı dikkatli olmalı ve bazı özel durumlarda diyet uygulanması gerekebilir.

Kalp hastalığı olan çocukların, yüksek kalorili mamalar ile beslenmemesi ve bu çocukların ağız ve diş bakımında dikkatli olunması, enfeksiyon kapma riski olan ortamlardan uzak tutulması önemlidir.

Bu çocuklar genelde normal eğitimlerini sürdürür iken, bazı ciddi rahatsızlıkları olan çocuklardaaktivite kısıtlamasıuygulanabilir.

Okulda merdiven çıkmaması veya giriş katında eğitim görmesi beden eğitimi derslerine katılmaması ya da uygun egzersizler yapması şeklinde önlemler ile çocuğun eğitimidevam edebilir.

Bu çocukların düzenli bir şekilde kardiyologları tarafından kontrollerinin yapılması oldukça önem taşımaktadır.

Çocuklarda ritim bozukluğu–Çocuklarda kalp romatizması

Источник: https://www.saglikocagim.net/cocuklarda-dogumsal-kalp-hastalklar/

Doğumsal kalp hastalıklarında izlem anne karnında başlamalı

Bebeklerde Görülen Doğumsal Kalp Hastalıkları

Doğumsal kalp hastalıklarının anne karnında ultrason ve fetal ekokardiyografi yöntemi ile erken dönemde tespit edilebildiğini dile getiren Doç. Dr. Lembet, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fetal ekokardiyografi ile gebeliğin 20-24’cü haftaları arasında bebeğin kalbi inceleniyor.

Ayrıca ultrason, doppler ve renkli doppler ile de inceleme yapılıyor. Dünyada bu hastalıklara tanı koyma oranı % 10-80 arasında değişiyor. İyi merkezlerde tanı oranı % 70-80’lere çıkıyor. Dört boşluk kalbin görüntülenmesi ile % 20-40 arasındaki anormallikleri taranabiliyor.

Büyük damarların da görüntülenmesiyle % 50-60, üç damar görüntüleri, renkli doppler çekimiyle de teşhis oranı % 80’e kadar yükseliyor.”

Doğumsal kalp hastalıklarında kromozom anomalileri önemli rol oynuyor

Kromozom anormalliklerinin erken evrede kalp hastalıklarının teşhisinde de önemli rol oynadığını söyleyen Doç. Dr. Lembet, “Kromozom anormallikleri bulunan bebeklerde bunları saptarsak bu gebelikleri sonlandırabiliriz.

Trizomi 13, trizomi 18- 21 ve Turner sendromu dediğimiz kromozom anormallikleri, kalp hastalıklarının yaklaşık % 20-40’ını oluşturuyor.

Son zamanlarda özel kromozom yöntemlerinden saptadığımız 22’inci kromozomdaki bir gen bölgesinin silinmesiyle çeşitli anormallikler ortaya çıkıyor.

Doğuştan kalp hastalıklarında anne sütü hayati öneme sahip

Aslında 22q bölgesine bağlı anormallikler tüm toplumda Down sendromundan sonra ikinci sırada yer alıyor. Bu bölgedeki gen eksik olunca, kalbin dört boşluğunda damarların çıkma noktasında doğuştan kalp anormallikleri olabiliyor. Bu gen anormalliklerini yaşayan kişilerde organ sistemlerini tutan başka sorunlar da olabiliyor” dedi.

Bebekte kalp anormalliğinin saptaması durumunda yerine göre gebeliğin sonlandırılabileceğini dile getiren Doç. Dr.

Lembet, şu bilgileri verdi: “Doğumsal kalp hastalığı olan bebeklerin yüksek riskli gebelik uzmanları olan, yenidoğan ünitesine sahip, pediatrik kardiyolog bulunan modern cihazlarla donatılmış merkezlerde doğurtulması gerekiyor. Tespit ettiğimiz anormallikleri anne karında izliyoruz.

Eğer kromozom anormalliği ya da başka anormallik bulamadıysak, bebeğin dışarıda ameliyat şansı varsa ve gebelik devam edecekse, bebeğin kalp yetmezliğine girip girmeyeceği izlenmelidir.”

Yeni bilimsel çalışmaların sonuçları bize normalde 20-24’üncü haftada yaptığımız incelemeleri biraz daha erkene çekmek gerekebileceğini söylüyor. Bazen 14-16’ıncı haftadan belli oranda doğumsal kalp hastalıklarının ileri merkezlerde tanısını koyma ihtimali artıyor.

Anne karnında geçirilen enfeksiyon, ilaç kullanımı, radyasyon, annenin şeker hastalığı ve sara hastalığı olması halinde doğumsal kalp hastalığı riski artacağından, tüm ultrason bulguları normal olsa bile, fetal ekokardiyografi yapılması ve sonuçların pediatrik kardiyolog tarafından incelenmesi gerekiyor.

Gebeliğin 11 ve 14’üncü haftaları arasında bebeğin ense kalınlığı testini yaparken, ense kalınlığı 3,5 mm’yi geçen vakalarda amniyosentez ile hücrelere bakıp kromozom anormalliğini saptayabiliyoruz.

Eğer bu bebeklerde kromozom anormalliği saptanmazsa ve diğer bulgular normalse ense kalınlığı artmış bebeklerin, doğumsal kalp hastalıkları açından riskinin arttığını biliyoruz. Anormallik riski yüzde 6’lara kadar çıkıyor.

Bu bebeklere de fetal ekokardiyografi yapmak büyük önem taşıyor.

Doğumsal kalp hastalıklarına anne karnında müdahale

Bebeğin kalbindeki ritim sorunları çok önemlidir. Kalp atımının sayısının 200’den 450’lere kadar çıktığı vakalarda anne karnında müdahale önem taşıyor. Eğer bebeğin kalbinde, yapısal anormallik yoksa, kalpteki elektrik akım sisteminde sorun varsa, anneye verilecek ‘anti aritmik’ ilaçlarla bunların bebeğe geçmesi sağlanarak bebekteki kalp ritim problemi düzelebilir.

Eğer bebeğin kalbi çok hızlı atıyorsa yeteri kadar kanı pompalayamaz ve bebek anne karnında yetmezliğe girer, ödem oluşur. Bazen de göbek kordonundan bebeği besleyen damar yapısına girip ilacı direkt vererek yüksek kalp atım hızını kesmek mümkün olabiliyor.

Bazı yeni araştırmalarda ve vaka bazlı serilerde anne karnındaki bebeklerde aort, ana atardamar ve akciğer damarlarındaki tıkanıklıklarda bir iğne ve kateter yardımıyla bebeğin kalp dolaşımına ve damarlara girip bunların balon yöntemiyle açılması da gündemde.

Dünyada henüz bir iki merkezde çok kısıtlı vakada uygulanıyor, ama gelecek için ümit veren çalışmalar.

Doğumsal kalp hastalıklarında risk faktörleri

• Bebeğin anne veya babasında doğumsal kalp hastalığı olması• Annenin önceki gebeliğinde bebeğin doğumsal kalp hastalığı nedeniyle kaybı• Annenin gebeliği sırasında ilaç kullanması• Gebelikte radyasyona maruz kalınması (yoğun x ışını, CT ve tomografi)• Anne karnında geçirilen enfeksiyonlar• Tüp bebek yöntemleriyle elde edilen gebelikler

• Kromozom anormallikleri

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/dogumsal-kalp-hastaliklari-nedenleri-tedavisi/

Doğumsal Kalp Hastalıkları Nedenleri ve Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Bebeklerde Görülen Doğumsal Kalp Hastalıkları

Doğumsal kalp rahatsızlıklarının ana nedenleri arasında; anne adaylarının gebelik döneminde ve hamile kalmadan önceki süreçte kendi sağlığı açısından yaptığı hatalar ilk sırayı almaktadır.

Doğumsal Kalp Hastalıkları

Genel olarak bu tür sorunları olan bebeklerin gerekli olan tedavisinin yapılması büyük önem arz etmektedir. Bilhassa annelerin bebeklerinde ortaya çıkan belirtileri dikkatle izlemeleri ve en küçük bir şüphenin oluşması halinde zaman yitirmeden bir doktora başvurmaları, çocuklarının sağlığı bakımından büyük önem taşımaktadır.

Bazı insanların kalp kaslarında doğuştan kaynaklanan kalp hastalıkları ortaya çıkabilmektedir. Bu rahatsızlıklara örnek olarak şunları verebiliriz:

  • ASD diğer adıyla atrial septal defect.
  • Kalp kasında yer alan dört odadan her birini, birbirinden ayırmakta olan duvarların bir kısmının veya tamamının yok olması
  • Kalp kapaklarında oluşan yetmezlik,
  • Kapak darlıkları
  • TOF diğer ismiyle Fallot tetralojisi
  • Kalp kapakçıklarının olmaması
  • Vasküler ring
  • Kalp yetmezliği
  • Aort kapak patolojileri
  • PDA diğer ismiyle patenet duktos arteriosus. Doğumdan sonra yirmi dört saat içinde kapanacak olan bu damar emrio kan dağıtımı konusunda önemlidir. Bu damar yirmi dört saat içinde kapanmazsa akciğere fazla kan pompalanacağından bebeklerin kalp yetmezliği oluşumuna sebep olur.
  • VSD diğer ismiyle ventiküler defect
  • AVSD diğer ismiyle atrioventriküler septal defect. Kulakçık ve karıncık arasında oluşan açıklıklar
  • Kalp kasında yer alan arterlerde meydana gelen daralmalar ve genişlemeler
  • Aort Koarktasyonu
  • Kalpteki arterlerin
  • Kalpte delik
  • TGA diğer ismiyle kalpteki büyük damarların ters bir şekilde oluşması,
  • Kalp kasında bulunan sol ve sağ sistemlerin gelişememesi veya az gelişmesi

Belirtileri

Kalp rahatsızlıklarıyla dünyaya gelen bebekler; yaşanılan rahatsızlığın veya sorunun çeşidine göre farklı belirti verebilmektedir.

Bu tür rahatsızlıklar bazı durumlarda herhangi bir belirti vermeden ilerleyen yaşlarda birden bire de ortaya çıkabilmektedir.

Bilhassa bebeklerin sağlıklı bir şekilde gelişiminde önemli rol oynayan kalp hastalıklarının tedavisi ihmal edilmemesi gereken ciddi sağlık sorunları arasında yerini almaktadır.

Örnek olarak kalpte delikle dünyaya gelmiş bulunan bir bebek doğar doğmaz kalp yetmezliği konusunda herhangi bir belirti ortaya koyamaz. Hasta bebek bu şekilde uzun seneler boyunca; hafif şekilde oluşan kalp büyümesi ve yine hafif oranda meydana gelen kalp yetmezliği yaşamına devam edebilmektedir.

Bunun tam tersi bir örnek olarak; akciğere giden damarı tıkanık olarak dünyaya gelen bebek; yaşadığı morarmalar veya bayılmalar sonucunda direk olarak cerrahi müdahaleye alınabilmektedir. Bu tür sorunları olan bebekle; ağlama sırasında veya oynarken morarabilirler.

Hayati önem taşıyan bu tur sorunlar karşısında ailelerin bilhassa annelerin bilinçli olmaları, bebeklerini dikkatle gözlemlenmeleri, en ufka bir şüphede zaman kaybetmeden çocuk doktoruna başvurmaları gerekmektedir.

[i]Kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bebeklerde meydana gelen doğuştan kalp hastalıkları belirtilerine şu şekilde örnekler verebiliriz:

  • Normal koşullarda hareketli bir yapısı olan; elleri ayakları hiç durmayan bebeklerin sarf ettikleri eforda zayıflık
  • Büyümede ortaya çıkan sorunlar.
  • Beslenme sırasında anneden süt emerken zorlanması hatta emememesi
  • Hemen yorulması
  • Bazı durumlarda bayılmalar
  • Ateş ve sürekli huzursuzluk
  • Morarmalar
  • Nefes alıp vermede zorluk çekmesi
  • Göğüs bölgesinden duyulan hırıltı sesleri

Nedenleri

Bebeklerde meydana gelen bu sağlık sorunun ana nedeni annenin gerek hamile kalmadan önceki dönemde gerekse hamilelik döneminde kendi sağlığı açısından oluşturduğu olumsuz gelişmelerdir.

Bilhassa annenin gebelik sürecinde beslenmesine dikkat etmesine, karnındaki cenini koruması, alkol ve sigaradan uzak kalması, stresten kaçması gibi ayrıntılar dünyaya gelecek olan yavrusunun gelişiminde önemli etken rol oynamaktadır.

Doğumsal kalp rahatsızlıklarının en yaygın olarak oluşmasına etken olan nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Genel olarak doğuştan gelen bu rahatsızlıkların nedenleri arasında en büyük etkeni anne veya babanın genetik olarak kalp kası sorunu olmasıdır.
  • Daha önceden annenin yaptığı doğumlarda dünyaya gelen diğer çocuklarında da oluşan kalp sorunları
  • Annenin hamilelik döneminde veya öncesinde diyabetik hastalıklarının bulunması
  • Annenin doğum öncesi veya hamilelik döneminde kızamık hastalığı yaşaması
  • Annede veya babada bulunan HIV virüsüne bağlı olarak meydana gelmesi
  • Anne adaylarının hamilelik döneminde alkol veya uyuşturucu kullanılması
  • Anne adaylarının hamile olduğu dönem içinde kullanmakta olduğu bazı ilaçların yan etkileri

Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Sadece bebeklik değil ilerleyen yaşlarda da sağlığı konusunda oldukça önemli bir tablo oluşturan doğuştan gelen kalp hastalıkları tedavisi; sorun oluşan bölüme; bebeğin patolojik gelişimine, oluşan şikayetlere ve oluşturduğu riske bağlı olarak yön almaktadır.

Bazı durumlarda bebeğin acil olarak zaman yitirmeden cerrahi müdahaleye alınması ön görülürken bazı durumlarda cerrahi müdahale için hastalığın gelişimine bağlı olarak okul öncesi her hangi bir zaman belirlenebilmektedir.

Bazı durumlardaysa hastalık uzun seneler boyunca sadece ilaç tedavisiyle veya günlük hayatın düzenlenmesiyle gözlemlenebilmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/dogumsal-kalp-hastaliklari.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.