Bebekte Kolik Sendromu

içerik

Kolik Hakkında Bilmeniz Gereken Her şey!

Bebekte Kolik Sendromu

Bebek sahibi annelerin hakkında en fazla konuştukları ama bilimsel olarak da en az kafa yordukları bebek rahatsızlıklarının başında kolik gelir herhalde… Neredeyse her 3 bebekten birinde görüldüğü için kanıksadığımızdan sanırım, ağlamasını susturamadığımız her bebeğe “Koliği var bunun” deriz. Oysa bir bebeğe kolik tanısı koyabilmek için bazı kriterler gerekiyor.

Kolikle ilgili sık sık yazı yazınca bu defa farklı ne söyleyebiliriz diye düşündük ve koliğe en bilimsel ve araştırmacı yanıyla yaklaşmak istedik. Bu noktada da bir araştırma hastanesinden daha iyi kaynak olamazdı.  İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Araştırma Görevlisi Dr.

Güliz Onat’tan kolikle ilgili kapsamlı ve uygulanabilir bilgiler aldık.

Bir bebeğin ağlaması son derece normaldir. Çünkü bebeklerin rahatsızlıklarını anlatmak için kullandığı tek iletişim aracı ağlamaktır.

Bir bebek altı ıslaksa, bezi kirliyse, karnı açsa, üşüyorsa ya da çok terliyorsa bunu ancak ağlayarak bizlere anlatabilir. Ancak bazen “infaltil kolik” dediğimiz bir tablo ile karşılaşırız.

Bu tabloda bebekler yukarıda saydığımız hiçbir nedene bağlı olmaksızın, nedensiz bir şekilde ağlarlar. Bu ağlama nöbetlerine “kolik” diyebilmek için bazı kriterlerin eşleşmesi gerekir.

Kolik Nedir?

Yaşamın ilk 3 veya 4. ayında bebek haftada en az 3 gün, özellikle akşamüstü saatlerinde günde 3 saatten fazla ağlıyorsa ve bu en az 3 hafta boyunca devam etmişse bu ağlama nöbetlerine “kolik” demek mümkündür.

Bu ağlama nöbetlerine yüksek tonda çığlık, huzursuzluk, yüzde kızarma ve sızlanma ifadesi, bacakları bükme, vücudunu geriye doğru yay gibi bükme, yumruklarını sıkma, gaz çıkarma, sert bir karın ve rahatlayamama eşlik eder.

Ancak burada annelerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta; diğer olası fizyolojik problemlerin ortaya çıkarılması için bir hekime bebeğini muayene ettirmeleridir. Semptomların altında yatan başka bir hastalık var mı diye dikkatlice değerlendirilmelidir.

Bebeklerde; fıtık, barsak düğümlenmesi, orta kulak iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu gibi problemler de çok ağlamaya yol açar ve bebeğin kolik sorunu olduğu sanılabilir.

Koliğin Nedeni Nedir?

Kesin olarak nedeni belirlenmiş değildir. 2000-2004 yıllarında Kanada’da yapılan bir araştırmada; ebeveyn dergileri taranıyor ve kolikle ilgili 105 spesifik neden belirleniyor. Ancak bunların hiçbirisinin kesin kanıt değeri yoktur.

Günümüzde koliği açıklamada bazı teoriler öne sürülmüştür.

Tıbbi hipotezlere göre kolik; barsakların henüz tam olarak gelişmemiş olması, barsak hareket azlığı, bazı besinlere karşı aşırı hassasiyet ve alerji, formula mama intoleransı ve yaygın gaz oluşumu gibi nedenlerle açıklanmaya çalışılıyor.

Davranışsal hipotezler; anne-bebek ilişkisinin zayıf olması, anksiyeteli anneler ve çabuk sinirlenen bebekler. Diğer hipotezler; melatonin-seratonin hormon dengesizliği, annenin sigara içmesi gibi. Son yıllarda koliğin oluşmasında yalnızca bir faktör değil, bu faktörlerden birkaçının etkili olabileceği düşünülmektedir.

Kolik Hangi Bebeklerde Daha Sık Görülür?

Görülme sıklığı %10-30’dur, yani her üç bebekten birinde görülebilir. Yapılan araştırmalarda 6 muayeneden birinde bebeğin çok fazla ağlaması nedeniyle doktora getirildiği belirlenmiştir. Kolik kız ve erkek bebeklerde eşit oranda görülüyor. Ancak sigaranın zararlı etkisi burada da karşımıza çıkıyor.

1-6 aylık 3345 bebek üzerinde yapılan bir çalışma sonucuna göre kolik sigara içen annelerin bebeklerinde 2 kat daha fazla, anne sütüyle beslenen bebeklerde daha az görülmüş. Tabi anne sütünün mucizevi etkisini burada da görüyoruz.

Melatonin hormonu sindirim kaslarını rahatlatan bir yapıdadır ve sadece anne sütünde tespit edilmiştir, formula sütlerde tespit edilememiştir.  Ayrıca günde 5’ten fazla sigara içen, hatta gebeliğinde sigara içen annelerin bebeklerinde koliğin daha fazla görüldüğünü bildiren çalışmalar var.

Yapılan çalışmalarda bebeğin doğduğu hafta, doğum kilosu, doğumun tipi ve beslenme şekli ile kolik gelişimi arasında bir ilişki gösterilememiştir.

Kolik Anne Babayı Da Etkiler

Kolik, bebeklerde ağlama nöbetlerine yol açmasının dışında, aynı zamanda anne-babalara da fazlasıyla sıkıntı veren bir durumdur. Öyle ki yapılan çalışmalarda kolikli bebeklerin annelerinde depresyon skorlarının koliği olmayan annelerinkine kıyasla yüksek olduğu belirlenmiş.

Bebek açısından bakıldığında ise, özellikle bebeğini sakinleştiremeyen sinirli ve telaşlı annelerin bebeklerinde “Sarsılmış Bebek Sendromu” dediğimiz bebeğin hırpalanması, fazla şekilde sallanmasına bağlı boyun kırıkları, kafa içi kanamalar, göz dibi kanaması, beyin hasarı ve ölüme kadar varan ağır tablo ile karşılaşılabilmektedir.

Kolik ve ağlama birlikte olunca, bu olay 2 kat daha fazla görülüyor.

Koliğin Tedavisi Nasıldır?

Koliğin henüz nedeni bilinmediği için, kesin tedavisi de yoktur. Koliğe yönelik yapılan uygulamaların vakaların çok az bir kısmında işe yaradığı görülmektedir.

Aslında kolik bulgularının ortadan kalkması için sorunun çözümünü zamana bırakmak, yani bebeğin büyümesini ve böylece koliğin sonlanmasını beklemek en anlamlı yaklaşım olmaktadır.

Ancak bazı davranış terapileriyle ağlamanın şiddetini azaltmak mümkündür.

Kolikte İlaç Tedavisinin Etkinliği Nedir?

Kolik tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar olmasına karşın, bu ilaçların yüzde yüz başarılı olduklarını söylemek maalesef mümkün değildir. Mesela sıklıkla reçete edilen simetikon üzerine yapılan çalışmalarda kolik tedavisinde yararlı olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt elde edilememiştir.

Ancak herhangi bir yan etkisi de raporlanmadığından, günümüzde sıklıkla reçete edilmektedir. Dicyclomine hydrochloride ve Cimetropium bromide’in ise kolik tedavisinde etkili olmasına rağmen ciddi yan etkileri (solunum güçlüğü, kasılma nöbeti, baygınlık, kas zayıflığı, koma vs %5) nedeniyle üretimleri durdurulmuştur.

Metilskopolamin’in ise kolik tedavisinde etkin ve güvenilir olmadığı bulunmuştur.

Kolik Tedavisinde Etkili Yöntemler

Yapılan kanıt temelli çalışmalarda annenin hipoallejen diyetinin, bitki çaylarının, oral glikoz süspansiyonu ve uyaranların azaltılmasının etkili olduğu belirlenmiştir.

Kolikle Baş Etmede Davranışsal Yaklaşımlar

En önemli rahatlatıcı metodun, birkaç yöntemi bir arada kullanmak olduğunu düşünüyorum. Öncelikle ebeveynlerin bebeklerini olası bir gaz probleminden korumaları gerekli…

Annenin gaz yapıcı besinlerden uzak durarak, bebeğine düzenli kolik masajı yapması, bebeğin ayaklarını sıcak tutması, yatağının baş kısmını 15 derecelik bir eğimle yükseltmesi (hem reflüyü de önleyecektir), karnı eğer çok gerginse ılık bir banyo yaptırıp, karnına sıcak havlu koyması (20 dakikayı aşmamalı), her beslenmeden sonra gazını çıkarması işe yarayabilir. Açsa doyurması, bezi ıslaksa değiştirmesi ve termal konforunu sağlaması yani üşüyorsa giydirmesi ya da çok sıcak tutmuşsa soyması gerekir.

Ağlama nöbetleri sırasında ise; hamileliğinde bebeğine dinlettiği bir müzik varsa onu, yoksa klasik müzik ya da koliğe özel hazırlanmış müziklerden dinletmesi (www.mucizeyedokun.

com’dan ücretsiz kolik şarkıları indirebilirler), bebeğiyle göz teması kurması, konuşması, dokunması, kucaklaması, bebekle annenin tensel temaslarını sağlayacak şekilde sarılması, bebeğe güvende olduğunu hissettirecek ve annesinin kokusunu duyup rahatlatacaktır.

Bebeğini yatağına yatırdığı zamanda mutlaka kendi kokusunun sindiği fanila, atlet, gecelik gibi bir kıyafetini bebeğin kokusunu alabileceği bir yere yerleştirmesini tavsiye edebilirim. Yatağına hazırlayacağı bir U düzeneği ve bunun içine bebeğini yatırmasını öneririm. Böylelikle bebek kendini güvende ve anne karnındaymış gibi hissedecektir.

Sarılma ve rahatlatıcı ninni/şarkılar söylemek, motor sesi dinletmek (saç kurutma, bulaşık ya da çamaşır makinası, arabayla gezdirme vs), beşikte ya da kucakta sallamak, dizlerin üzerine alıp sırtına yuvarlak, dairesel hareketlerle masaj yapmak, kucakta odadan odaya gezdirip ortam değiştirmek işe yarayabilir.

Vibro-akustik terapinin de etkili olduğunu biliyoruz. Bunun için de bebeği göğüsteki titreşimden yararlandırmak için göğüs üzerine kulağı gelecek şekilde yatırıp, hımmm sesi çıkarmak bebeği rahatlatacaktır.

Erkek sesi daha kalın olduğu için motor sesini andırır, dolayısıyla bunu babaların yapması daha etkili olabilir. Ayrıca aromaterapi ile yapılan masajın, kolik semptomlarını azalttığı belirlenmiştir, bunun için lavanta yağı kullanılabilir.

Masaj tekniklerinin ayrıntılı öğrenmek için bana gulizonat@hotmail.com adresinden ulaşılabilir. Ayrıca bazı bebekler oral tatmin açısından anne memesi ya da yalancı memeye fazlasıyla ihtiyaç duyabiliyorlar.

Bu tür durumlarda bebek eğer emmeyi öğrenmişse, kısa bir süreliğine yalancı emzik kullanılabilir. Ayrıca anneler “ritmik sakinleştirme teknikleri”ni de kullanabilirler.

Ritmik Sakinleştirme Teknikleri Nelerdir?

Bu teknikler İngilizce’de 5-S ile tanımlanıyor:

  •  Swaddling (Kundaklama): Aşırı sıcak tutmaktan koruyarak, başı örterek, gevşek ve bol bir battaniye yardımıyla, kalça ekleminin kıvrılmasına izin verilerek yapılan kundaklama
  • Side: Yan yatış ya da sırt üstü pozisyonda uyutmak
  • Sııss sesi: Bebeğin kulağına sıııs sesi verme
  • Sallama: Her zaman baş ve boyunun desteklenerek, küçük çalkalama hareketleri, bir kereden  fazla ileri-geri hareketi yaptırılmayacak şekilde olmalı.
  • Sucking (Emme): Emzik ya da parmak emmesi.

Bu tekniklerin bir arada kullanılması, ağlama nöbetlerini azaltıyor.

Annenin Diyetinde Nelere Dikkat Etmesi Gerekiyor?

Anne sütüyle beslenen bebeklerde, annenin hipoallerjen diyetinin kolik semptolarını azalttığı kanıtlarla gösterilmiş. Öncelikle süt yapımının devamlılığı açısından günde en az 3 litre sıvı alması (su, meyve suyu, çorba, komposto vs) çok önemli. Annenin yedikleri sütten bebeğe geçtiği için, gaz yapıcı ve bebekte alerji yaratabilecek besinlerden uzak durması gerekir.

Anne bebeğine rahatsızlık veren besinleri deneme-yanılma yöntemiyle kendileri belirleyebilir. Bebeğin rahatsızlandığı günlerde ne yediğine dikkat edip, gerekirse her gün yediklerinin kaydını tutarak kolaylıkla bebekte gaza neden olan besini bulabilir. Genel olarak laktozun (süt ve süt ürünleri), buğday ve kabuklu yemişlerin gaz yapıcı olduğunu biliyoruz.

Ayrıca annelerin meyve ve çikolata yedikleri günlerde kolik bulgularında artış olduğunu bildiren çalışmalar mevcuttur.  Gaz yapıcı olduğu bilinen diğer besinler; lahana, karnabahar, Brüksel lahanası, brokoli, kuru baklagiller, pişmemiş soğan ve sarımsak, baharatlı gıdalar, kahve, çay, çikolata ve portakaldır.

Annenin rezene çayı içmesi, antispazmotik etkisi olduğundan, ince barsak hareketini arttırır ve bebeği rahatlatır. Yapılan bir diğer çalışmada bebeklere günde 3 kez, her doz 150 ml. şeklinde karışık bitki çayı verilmiş ve etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak burada bebeğe verilen miktara dikkat etmek lazım.

Eğer bebeğe aşırı çay verilirse, anne sütüyle alması gereken porsiyonu çaydan alır, anne sütünden alamaz. Bu durumda da istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.

Mama ile Beslenen Bebeklerde Nelere Dikkat Edilmeli?

Mama ile beslenenlerde, hidrolize edilmiş protein ve soya bazlı formula mama ile beslenenlerde semptomlar azalmasına rağmen Kanada Pediatristler Birliği ve Amerikan Pediatrist Akademisi soya sütünü önermiyor çünkü soya yenidoğanda bir alerjen olarak kabul ediliyor. Bunun yerine anneler  hidrolize edilmiş (parçalanmış) protein içeren mamalar kullanabilirler. Lif destekli hazır mamaların ise koliğe etkisi olmadığı belirlenmiştir.

Oral %30’luk sakkoroz solüsyonu bebeklere üst üste 4 gün verilmiş ve etkili bulunmuştur, yan etki ise görülmemiştir. Ancak etkisinin kısa süreli olduğu bildirilmiştir (3-30 dak).

Kolik Tedavisinde Etkili Diğer Yöntemler Nelerdir?

Kolikli bebeği olan ailelere, özel danışmanlık almalarını tavsiye edebilirim. Bu danışmanlıklarda bebeğe ve aileye özel davranış modifikasyonlarını uygulamalı olarak gösteriyoruz.

Bebeklerinin ağlama ataklarında nasıl davranacaklarını, bebeğe verecekleri uyaranlar, beslenmesi, bebeği nasıl tutacakları ve yatıracakları gibi konularda da önerilerde bulunuyoruz.

Yapılan çalışmalarda danışmanlık verilen ebeveynlerin bebeklerinde kolik bulgularının belirgin şekilde azaldığı bulunmuştur (her gün 2.67 saatlik ağlamaya karşılık 0.17 saat ağlama).

Başka bir çalışmada düşük alerjik diyet uygulanan grupla kıyaslandığında ileri danışmanlık verilen ebeveynlerin bebeklerindeki kolik bulgularında belirgin düzeyde azalma olduğu gösterilmiştir. Diyet girişimleri uygulanan grupta ağlama 1.2 saat azalırken, danışmanlık verilenlerde ağlama süresi 2.1 saat azalmıştır. 

Источник: https://www.annebebek.com.tr/bebek/detay/id/481

Bebeklerde Kolik Nedir? Kolik Bebek Nasıl Anlaşılır? Nasıl Geçer?

Bebekte Kolik Sendromu

Bebeklerin büyüme süreçlerinde huzursuzluk yaşamaları, ağlamaları, uykuya dalma sorunları yaşamaları normal kabul edilir. Anne karnındaki korunaklı ortamlarından çıkıp dış dünyaya alışmaya çalışan çocuklarda bu tür sorunların yaşanması normaldir.

Ancak bazı durumlarda bebeğin huzursuzluğu periyodik hal alır. Bu noktada kolik sorunundan bahsedilebilir. Kolik sorunu hem bebeği hem de bakımını sürdüren ebeveynlerini doğrudan etkiler. Çoğu zaman bebeğin huzursuzluk hali baş edilemez bir duruma gelebilir.

Ağlama krizlerinin atak olarak geldiği, gün içinde belirli bir sürenin üzerine çıktığı, bebeğin sakinleşmediği ağlama nöbetlerinden kolik olarak bahsedilir.

Koliğin kaynağı hakkında tam açıklaması yapılamıyor olsa da bebekte uzun süreli ağlama nöbetleri gözlendiği takdirde kolik tanısı konulabilir.

Bu tanının konulması için doktor, bebeğin fiziksel muayenesini yaptıktan sonra ailesinden genel durumu ile ilgili bilgi alır.

Kolik bebeklerde ikinci haftadan itibaren başlayabilir. Genellikle üçüncü ve dördüncü haftalardan sonra şiddetlenir. En geç dördüncü ayın sonunda ise kendiliğinden geçer.

Prematüre doğan bebeklerde kolik daha geç başlar. Daha geç başlaması ile birlikte bebeğin kolikten kurtulması da daha uzun sürebilir. Erkek bebeklerde kolik sorununun daha sık görüldüğü gözlemlenmiştir.

Kolik Neden Olur?

Koliğin neden ortaya çıktığına karşı net bir görüş bulunmamakla birlikte bu durumu tetikleyen birden fazla unsurun varlığından söz edilebilir.

  • Bebeğin sindirim sistemi henüz yeteri kadar gelişmediği için sindirim sistemindeki gaz, aşırı kasılmaya neden olur. Ayrıca beslenme sırasında doğru pozisyon alınamaması nedeniyle de bebekte gaz sorunu oluşabilir.
  • Reflüsü olan bebekler bu durumdan dolayı rahatsızlık hissi yaşıyor olabilirler.
  • Anne sütü ya da mamanın içeriğinde bulunan besin maddeleri bebekte alerjiye neden olabilir, bu alerjik reaksiyonlar da koliği tetikleyebilir. 
  • Sigara dumanına maruz kalan bebeklerde kolik sorunu daha fazla görülür.
  • Etraftaki uyaran sayısının fazla olması bebekleri huzursuz edebilir ve sonuç koliğe kadar gidebilir.
  • Doğumun hemen ardından bebeklerin vücudunda progesteron hormon düzeyinde görülen azalma bağırsak spazmlarına ve ağrıya neden olur.

Kolik, gebelik dönemi huzursuz geçen annelerin bebeklerinde daha sık görülür. Gebelik süreci ve doğum sonrasında annenin endişeli olması kolik gelişimini tetikleyen unsurlar arasında bulunur.

Alkol ve sigara tüketen annelerin bebeklerinde koliğe daha sık rastlanır. Bunun yanında bebeğin bulunduğu ortamda sigara içiliyorsa, bebeğin kolik olma ihtimali de yükselir.

Ayrıca düşük doğum ağırlığına sahip bebeklerde de kolik daha sık görülür.

Bebeklerde Kolik Belirtileri

Bebeklerin ağlamaları gelişimlerinin bir parçasıdır. Kolik teşhisi konulabilmesi için ağlama süresi ve bebeğin ağlarken gösterdiği fiziksel tepkilere bakılır. Kolik bebek belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Bebeğin ağlaması gün içinde 3 saati geçiyorsa,
  • Genellikle ağlamalar akşam saatlerinde başlayıp geceye doğru şiddetleniyorsa,
  • Haftanın en az 3 günü bebeğin bu tarz ağlama nöbetleri içine girdiği gözlemleniyorsa,
  • Ağlarken yüzü kızarıyor ve yumruklarını sıkıyorsa,
  • Karın bölgesinde şişkinlik varsa ve gaz sorunu çok fazla tekrarlıyorsa,
  • Bebekte belirgin şekilde bir huzursuzluk gözleniyorsa,
  • Bebek bacaklarını karnına doğru çekiyor ve karın bölgesinde spazm olduğu izlenimi veren davranışlar sergiliyorsa kolik ihtimalinden şüphe edilebilir.

1. Gaz yapmayan yiyecekler tüketmek

Emziren anneler için altın kural bebeğin gaz problemini tetikleyecek yiyeceklerden kaçınmaktır. Bunun için annelere, diyetlerinde gaz yapan yiyeceklere daha az yer vermeleri tavsiye edilir. Kuru fasulye, nohut türü baklagiller, brokoli, lahana gibi sebzeler bu gruba giren gıdalar arasında yer alır.

Gaz sorununu kesmek için uygulanması tavsiye edilen yöntemlerden bir tanesi de yiyeceklerin içerisine bir miktar kimyon eklemektir. Kimyonun gaz giderici özelliğe sahiptir. Anne sütüyle bebeğe geçen kimyon, bebeğin rahatlamasını sağlar.

2. Gaz yapmayan biberonlar kullanmak

Biberon ile beslenen, kolik ve gaz sorunu olan bebekler için özel olarak tasarlanmış biberonlardan kullanmakta fayda vardır. Bu biberonlar bebeğin hava yutmasını engeller. Hava yutmayan bebekte gaz sorunu azalmış olur.

3. Doğru şekilde emzirmek

Bebeğin emzirme pozisyonu hava yutmasını engelleyecek ve memeyi tam olarak kavrayacak biçimde olmalıdır. Her emzirme pozisyonu her bebeğe uygun değildir. Bunun için annelerin birkaç deneme ile kendi bebeklerine en uygun emzirme pozisyonunu tespit etmeleri gerekir. Tabii verimli bir emzirme için sadece bebeğin değil annenin rahatı da önemlidir.

4. Stresten uzak durmak

Doğum sonrasında anneler için genellikle stresli bir dönem başlar. Yaşam biçimlerindeki değişiklikler, hormonların düzensizleşmesi gibi nedenlere dayalı olarak annelerin ruh hallerinde olumsuzluk yaşamaları normal olarak karşılanır.

Ancak kolik bebeklerde annelerinin stresli olması bebeğin gerginliğini artıran durumlardan birisidir. Bu nedenle annenin mümkün olduğu kadar rahat olması ve çevresinden bu noktada destek alması önemlidir.

Annenin gerginliğinin arttığı anlarda bebeğin bakımını bir başkası üstlenebilir.

5. Aile içi huzuru sağlamak

Bebekler yaşadıkları ortamdaki bütün olumsuzluklardan etkilenirler. Bu nedenle ailenin genelinde bir sakinlik tablosu olması, bebeğin de kendisini daha güvende hissetmesi sağlayacak temel noktalarından birisidir.

6. Bebeğin soluğudu havanın temiz olmasına dikkat etmek

Bebeğin yaşadığı alanı havalandırmak ve içeriye hava girişi sağlamak önemlidir. Gün içinde belirli saatlerde evin havalandırılması bebeğin kendisini daha rahat hissetmesini sağlayacaktır.

Yaygın kanının aksine hava sıcaklığı fark etmeksizin bebeklerin her gün düzenli olarak gezdirilmesi, açık havaya çıkartılması gerekir. Doğru kıyafetler ile çok soğuk havalarda bile gönül rahatlığıyla bebekleri gezdirmek mümkündür. Temiz hava bebeklere iyi gelecek, kolik nedeniyle yaşadıkları sorunlara bir parça da olsa çözüm olacaktır.

7. Bebeğin aşırı derecede gürültülü ortamlara maruz kalmasını önlemek

Yapılan araştırmalar bebeklerin müzik dinlediklerinde rahatladıklarını ortaya koymuştur. Bebeğe, klasik müzik ya da bebekler için özel olarak bestelenen ninniler dinletilebilir.

Müzik dışında bebeklerin rahatlaması için tercih edilebilecek bir başka yöntem ise white noise (beyaz gürültü) olarak tabir edilen seslerdir. Bu sesler bebeklere anne karnında duydukları seslerin bir benzeri şeklinde gelir ve rahatlatıcı etki gösterir. Elektrik süpürgesi sesi, saç kurutma makinesi sesi, yağmur sesi gibi kesintisiz devam eden sesler bunlar arasında bulunur.

8. Masaj yaparak bebeği rahatlatmak

Bebekler, banyo sonrası sırtlarına, karın bölgelerine yapılacak masaj ile daha rahat uyurlar hem de kendilerini daha iyi hissederler. Masaj sırasında bebeklerin tenine uygun herhangi bir yağ kullanılabilir.

9. Sarılmak

Bebeklerin bakımını yaptıktan sonra yatırmanın, kucağa alışmalarına sebep olmasından ötürü son derece yanlış ve bebeği huzursuz eden bir davranış biçimi olduğu kanıtlandı.

 Özellikle kolik bebeklerde sarılmanın rahatlatıcı etkisi olduğu bilinen bir gerçek. Gün içinde bebek ile mümkün olduğu kadar fazla temas kurulmalı.

Hatta bebek taşıma aparatları ile bebeği günün büyük bölümünde bedene yakın taşımak mümkün.

10. Bebeğin bakımını ihmal etmemek

Bebeğin günlük rutinin aksatılmadan yapılması da kolik sorununa bir parça çözüm getirebilir. Altının zamanında değiştirilmesi, banyosunun ihmal edilmemesi, beslenme ve uyku düzeninin oturtulması kolik bebekler için daha da fazla önemlidir.

Kolik Bebek Nasıl Uyutulur?

Kolik bebekleri uyutmak ne yazık ki çok kolay değil. Çoğu ebeveyn ağlama nöbetlerini geçirmek için araba ile gezinme, bebeği dışarı çıkartma gibi yöntemlere başvururlar. Ancak bebek arabadan indiği ya da evin içerisine girdiği zaman ağlama nöbetleri tekrar başlayabilir. Hatta bebeklerini saatlerce salladıkları takdirde bile uyutamayan aileler vardır.

Kolik bebekler yüzüstü yatırıldıkları zaman kendilerini daha rahat hissederler. Ancak bu kesinlikle bebeklerin uyuma pozisyonu değildir.

Rahatlama sağlandıktan sonra bebeğin uykuya dalması için harekete geçilebilir. Ilık bir banyo, sessiz ve huzurlu bir ortam bebeklerin daha rahat uyumalarını sağlayacaktır.

Bu esnada çok gerekirse white noise yönteminden de faydalanılabilir.

Ne Zaman Doktora Gidilmeli?

Bebek bütün denemelere rağmen rahatlatılamıyorsa doktora gitmekten başka çözüm kalmamış demektir. Kolik ile karıştırılan ve kolik ile benzer belirtiler gösteren rahatsızlıkların da bulunması nedeniyle bebek iyi bir şekilde gözlemlenmelidir.

Eğer bebekte kilo kaybı, ağlarken morarma, kusma, ishal veya kabızlık, beslenmeyi reddetme durumları da başlamışsa en doğru hareket bebeğin takibini yapan doktordan fikir almaktır. Bu belirtiler dışında bebekte belirgin bir durgunluk söz konusu ise yine acil bir şekilde doktoru ile irtibata geçmek gerekebilir.

Bebeğin beslenme sorunu olup olmadığı günlük değiştirilen bez sayısından anlaşılabilir.

Kolikli Bebekle Yaşamak

Kolik, bebekler için zor olduğu kadar aileler için de zor bir dönemdir. Bebeğin sürekli ağlaması ve bunun karşısında ailelerin çaresiz kalması koliğin sebep olduğu en büyük sorunlardan bir tanesidir. Aileler bebeklerinin şiddetli ağlamaları karşısında ne yapacaklarını bilemezler.

Öncelikle kolik bebekle karşı karşıya kalındığında akılda tutulması gereken en önemli kural sakin olmaktır. Ağlayan bebeği sarsmak, incitecek hareketlerde bulunmak rahatlamasının aksine sorunu daha da büyütecektir.

Bebeğin gerginliği karşısında ailenin de gergin olması sonucunda bebek daha şiddetli bir şekilde ağlamaya başlayacaktır. Örneğin anne bebeğini susturmaya çalışacak, bebek susmayacak ve anne daha da gerginleşecek, bebek de annenin duygularından dolayı ağlamanın dozajını artıracaktır.

Diğer ebeveynin veya aileye yakın birilerinin bu noktada devreye girmesi, bebeği alıp anneyi dinlendirmesi en mantıklı çözümlerden birisidir.

Diğer kural ise doktorun tavsiyelerine harfi harfine uyulmasıdır. Ayrıca koliğin geçici bir dönem olduğu unutulmamalıdır. Bir süre sonra kolik sorunu kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Kolik sorunu ile karşı karşıya olunması bebeğin ilerleyen dönemlerde de aynı şekilde huzursuz olacağı anlamına gelmez.

Kaynaklar:

Kaynak 1

Kaynak 2

Kaynak 4

Источник: https://evdesifa.com/bebeklerde-kolik-nedir-nasil-gecer/

Kolik Nedir? | Kolik Bebek Nasıl Sakinleştirilir?

Bebekte Kolik Sendromu

Yeni doğan bebeklerde, doğumu izleyen 2.

haftadan itibaren başlayan, altıncı ve sekizinci haftalarda doruk noktasına ulaşan, üçüncü ya da dördüncü aylarda ise giderek kendiliğinden kaybolan şiddetli ağlama nöbetlerine kolik denir.

Halk arasında kolik olarak bilinen, bebeklerin bu nedeni tam olarak bilinemeyen halleri literatürde kolikum infentum olarak geçer. Kolik bebek vakası, yeni doğan bebeklerin %5 ile %40’ı arasında görülür.

Kolik, ilk olarak 1954 yılında Çocuk Doktoru olan Amerikalı Morris A.Wessel ve arkadaşları tarafından tanımlanmıştır. Onların tanımına göre; gelişimi normal olan sağlıklı, 0-3 aylık bebeklerde haftada en az üç gün, günde ortalama 3 saat ve en az üç hafta boyunca devam eden ağlama nöbetleridir.

Bebeklerde koliğin en önemli nedeni, gaz sorunu ve buna bağlı olarak gaz sancısı yaşamalarıdır. Gaz, sadece yediklerinden olmayacağı gibi, ağlamaları esnasında hava yutmalarından da kaynaklanabilir.

Normal şartlarda ağlama, yeni doğan bebeklerin çevreleri ile iletişim kurmada kullandıkları en etkili yoldur. Ancak kolik bebeklerde ağlama anormaldir. Bebeğin şiddetli ağlamanın yanında yaptığı bir takım hareketler onun kolik nedeniyle ağladığını netleştirir. Bu hareketler şunlardır:

  • Sımsıkı kapalı ya da tamamen açılmış gözler,
  • Kızarmış ve buruşmuş bir yüz,
  • Çatık kaşlar,
  • Bacakları karna çekme,
  • Elleri yumruk yapıp sıkma,
  • Direnme.

Koliğin Belirtileri Nelerdir?

Bazı bebekler doğuştan huzursuzdur ve çok sık ağlarlar. Ancak bu durum onların kolik bebek olduğu anlamını taşımaz. Oysa nedeni net olarak bilinmese de bir bebeğin kolik olup olmadığını aşağıdaki belirtilerden anlayabilirsiniz:

  • Kolik bebek her gün aynı saatlerde ağlama nöbetleri geçirir. Özellikle öğleden sonra ve akşam saatlerinde. Bazen bu nöbetler herkesin uyuduğu gece saatlerinde de görülebilir

    Источник: https://yenianneyim.com/kolik-nedir-kolik-bebek/

    Kolik Bebek Sendromu: 7 Soruda Dikkat Etmeniz Gereken Her Şey

    Bebekte Kolik Sendromu

    Uyarı: Bebeğinizin tarifte yer alan malzemelere karşı alerjisi olabileceğinden doktorunuza danıştıktan sonra yedirmenizi öneririz.

    Bebeklerde Yaşanan Ağlama Nöbetleri: Kolik

    Kolik bebek ne demek sorusunun yanıtını bu yazıda detaylarıyla sizlere sunmak istiyoruz. Çünkü bebeklerin sık yaşayabileceği bir durumdur. Bu bir hastalık değil kısa süreli ve geçici bir sendrom olarak kabul edilebilir. Anne ve baba adaylarının bilgi sahibi olması gereken bu konuya derin bir mercek tutup ailelerin daha bilinçli olmasını sağlıyoruz.

    Bebekler neden sürekli ağlar? Kolik bebek ne demek? Kolik bebek nasıl uyur? Bebeğim hasta mı? gibi endişelerinizi gidermek için sizlere faydalı bilgilerle donatılan yazımızı sunmak istiyoruz. Tatlı telaşlı ebeveynler bebeğinizin ağlama krizlerini ve sancılarını bu yazıdan sonra daha çabuk geçirebilirsiniz.

    1) Kolik Bebek Nedir?

    Kolik, bebeklerin hiçbir neden olmadan günün en beklenmedik anlarında yaşadıkları ağlama krizleridir. Zaman zaman bebeklerin hıçkıra hıçkıra ağladığına şahit olmuşsunuzdur. Doğduktan sonra genellikle 2. haftada ağlama nöbetleri yaşayan bebekler, bu nöbetleri bir süre devam ettirirler. Bu durum bir hastalığın habercisi değildir. Bu nedenle çok endişe etmenize gerek yoktur.

    Her 5 bebekten 1’i kolik bebek olarak tanımlanabilir. Sindirim sistemi yeni yeni tamamlanan bebeğin ağlayarak kendini ifade etmesi olarak da tanımlanmaktadır. Detaylı olarak incelendiğinde koliğe neden olan birkaç faktör ortaya çıkabilir.

    2) Kolik Neden Olur?

    Kolik zaman zaman nedensiz ortaya çıkabildiği gibi bazı sindirim problemleri de bebeğin kolik olmasına neden olabilir. Koliğin oluşmasında etkili olan faktörler ise şu şekilde listelenebilir:

    • Bebeğin yüksek ihtimalle gazı vardır. Bebek gazdan dolayı rahatsız olduğundan ağlayarak gazı gidermek isteyebilir.
    • Yeni doğan bebeklerin çevresinde çok fazla kişi olduğunda bu kişilere karşı bir tepki oluşturabilir ve bu nedenle ağlamış olabilir. Birden çok uyaran, bebeğin ağlamasına sebep olabilir.
    • Bebekte bu sıralar reflü olabilir. Reflü de bebeğin ağlamasına ve midede sancı oluşmasına nedendir.
    • Kimi zamanlarda bebeğin besin alerjisi olması da kolik olmasına etkendir. Anne sütü ile aktarılan besinlerin bebeği etkilediği söylenmektedir. Alerjiyi bebek ağlayarak ifade etmiş olabilir.

    3) Kolik Bebek Belirtileri, Nasıl Anlaşılır?

    Kolik hastalığı olarak bilinen ağlama nöbetleri, normal olan ağlamalardan biraz daha farklıdır. Bebeğinizle iletişim kurmanız için şu belirtilere dikkat çekmek isteriz. Eğer listede yer alan işaretleri gözlemliyorsanız bebeğiniz büyük ihtimalle kolik ağrısı ve kolik sancı krizi içinde olabilir:

    • Her bebek mutlaka ağlayacaktır. Eğer bebeğiniz gün içinde 3 saatten fazla sürekli ağlıyorsa bu önemli bir belirtidir.
    • Yoğun ağlama saatleri haftanın ortalama 3 günü gerçekleşiyorsa, bebeğinizin huzursuz olduğu bazı durumlar var denilebilir.
    • Ağlama nöbetleri yaşayan bebek bacaklarını karnına doğru çekip kızarana kadar ağlıyorsa gaz sancısından dolayı bu sendrom içinde olabilir.
    • Gündüz her şey yolunda iken akşam saatlerinde ağlamaya başlayan bebeğiniz, gece vaktine kadar ağlamaya devam ediyorsa kolik için şüphelenebilirsiniz.

    4) Kolik Ne Zaman Başlar? Ne Zaman Artar?

    Bebekler dünyaya geldikten sonra da organlarının gelişimi devam eder. Yeni doğan bebeğin sindirim sistemi ve bağışıklık sistemi çok hassastır. Her geçen gün gelişmeye devam eder. Genellikle 2. haftadan itibaren başlayan sancı ve ağrılar bebeklerde kolik ağlamalarına neden olur. Bu zorlu ve stresli süreç ne zaman biter derseniz, 6. aya kadar beklemeniz gerekebilir.

    Bebekler arasında gelişim farklılığı olduğu için bazı bebekler 4. ayında bu stresli dönemi atlatabilir. Bebeklerle beraber anne ve babalar da daha rahat uyku uyuyabilir. Eğer alerjik bir durum varsa ve anne bunu çok geç fark ediyorsa kolik günler 1 yıl sonra da ortadan kalkabilir.

    5) Kolik Nasıl Geçer? Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Kolik ağrılarına, ağlamalarına ve kolik sancısına kesin çözüm için birtakım değişimler gerekli olacaktır. Emzirirken, uyuduğu ortamda, kıyafetlerinde ve iç mekanlarda yapacağınız değişiklikler ile kolik günlerini kolayca atlatabilirsiniz. Bunun için şu tavsiyelerimize kulak verebilirsiniz:

    • Gazı önleyin: Kolik gaz sancısından dolayı kaynaklandığı için bebeğe gaz yapmayı önleyen biberon vermelisiniz. Hava akışını kontrol eden biberonlar mevcut. Bu tür biberonları bebek mağazalarından veya eczanelerden alıp bebeğin daha huzurlu uyumasını sağlayabilirsiniz.
    • Düzenli emzirin: Emzirme saatlerini uymalısınız. Eğer sık sık emzirip mama verirseniz, bebek bu ağır besini sindirmekte zorluk yaşayabilir. Bu durumun sonucunda da gaz oluşur ve ağlama nöbetleri çok yakındadır. Eğer emzirme döneminde iseniz gaz yapan yiyeceklerden uzak durmalısınız. Süt yoluyla bebeğe aktarılan gıdaların bebek için de kabul edilebilir olmasına önem vermelisiniz. 2 saat aralıklarla bebeğinizi doyurabilirsiniz.
    • Hareket şart: Bebeklerin hareket etmesi oluşacak sancıları önleyecektir. Bebekler hareketli cisimleri çok sever ve ilgi gösterir. Bu nedenle ağlama nöbeti geçirdiğinde bebeği alıp ev içinde gezdirebilirsiniz. Hava çok güzel ise araba içinde de kısa bir gezinti ikinize de iyi gelebilir.
    • Strese izin yok: Bebeklerin stresli ortamdan uzak tutmanız her açıdan etkili olacaktır. Duyguları hissedebilen bebekler gergin ortamlarda gerilip ağlayabilir. Bu ağlama durumunu önlemek için bebeğin daha sessiz ve huzurlu ortamda olması iyi olacaktır. Kalabalık ortamlarda hava akışı daha az olacağı için bebek bu ortamdan hoşlanmayabilir.
    • Önce masaj sonra uyku: Uyku pozisyonuna dikkat etmelisiniz. Daha rahat nefes alacağı ve hareket edeceği konumda uyumasına özen gösterebilirsiniz. Uykudan önce ve sonra bebeğe minik hareketler ile masaj yaparsanız, gazını alıp daha keyifli olmasını sağlayabilirsiniz.
    • Müzik ruhun gıdası: Kolik tedavisi için önerilen en keyifli yöntem müzik dinlemek olacaktır. Tatlı ve ninni modundaki müzikler bebeğin ruhunu da rahatlatacaktır. Bebeğin dikkati müziğe verileceği için ağlama krizlerini de bir süre geçirmiş olabilirsiniz.
    • Sesler önemli: Bebekler bazı seslere karşı çok duyarlıdır. Ağlamaya başladığı anda kolik ses tedavisi ile ağlamayı geçirebilirsiniz. Saç kurutma makinesini çalıştırıp bir süre bekleyebilirsiniz. Bu ses anne karnında duyduğu ses ile aynı olduğu için ağlamayı durduracaktır.

    6) Kolik Bebek İçin Rahatlatıcı, Bitkisel Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

    Kolik bebekleri rahatlatmak amacıyla bazı doktorlar bitki çaylarını tavsiye etse de bazı doktorlar kesinlikle bitki çayının verilmemesini vurgular. Bu başlık altında size birkaç bitki çayı önereceğiz. Fakat siz yine de en doğru adım için doktorunuzdan onay alarak uygulamaya geçmelisiniz. Bebeğinizi rahatlatacak bitkisel tedavi önerilerimiz şöyledir:

    • Rezene, papatya ve meyan kökü çayının bebeklerde gaz sancısını giderdiği ifade edilmektedir. Annelerin doktor kontrolü ile bu çayları tüketmesi tavsiye edilir.
    • Papatya yağı ile yapılan masajların da bebeklerin gazını aldığı söylenmektedir. Bitkisel yağlar için de muhakkak doktor onayı şart olacaktır.
    • Ayrıca zeytinyağı ile yapılan masajların da bebeklerin gazını aldığı bilinmektedir.

    7) Kolik Bebek Anneleri Nelere Dikkat Etmeli?

    • Bebeğiniz ağladığı anda panik yapmamalısınız. Bu durum ciddi bir hastalık değil geçici bir sendromdur. Öncelikle sakin olmanızı ve bebeğinizi de sakinleştirmenizi öneriyoruz.
    • Bebeğinizi kesinlikle başka bebeklerle kıyaslamayın. Kıyaslama hem aileleri hem de bebeği etkileyebilir.

      Kişiler ve bebekler arasında mutlaka farklılıklar olacaktır.

    • Sağlığınıza önem verin. Sağlıklı besinler tüketmeye çalışın. Eğer sigara gibi alışkanlığınız varsa en kısa sürede bırakmaya çalışın.
    • Bebeğinizi sevdiğinizi mutlaka hissettirmelisiniz.

      Bebek kendini güvende hissettiği zaman tüm sorunlar ortadan kalkacaktır.

    • Gün içinde 3 saatten daha uzun ağlama nöbetleri yaşanıyorsa vakit kaybetmeden doktora görünün. Kolik dışında farklı bir sorun olma ihtimalini düşünmelisiniz.

    En doğru bilgiler ve uygulamalar için doktorunuza danışmayı ihmal etmeyiniz…

    Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş Nasıl Olmalı? Faydalı İpuçları, Tarifler

    Bebeklerde Gaz Yapan Yiyecekler, Emziren Anneler Bu 7 Besine Dikkat!

    Bebeklerde Gaz Sancısına Ne İyi Gelir? Nasıl Geçer? Bitkisel Çözümler

    Bebek Bakım Çantası İçinde Mutlaka Bulundurmanız Gereken 10 Şey

    Bebek Gelişimi, Doğum Sonrası 12 Aylık Bebek Gelişim Evreleri

    Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri: 10 Sinyal, Nelere Dikkat Edilmeli?

    Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/kolik-bebek-sendromu-7-soruda-dikkat-etmeniz-gereken-her-sey/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.