Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

içerik

Kalp Damar Tıkanıklığı Tedavi Yöntemleri ve Stent Takılması

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

Kalp damar tıkanıklığı konusunda uygulanacak tedavi yöntemi; tıkalı olan damarın durumuna ve sayısına bağlı olarak farklı yöntemler üzerinden yapılmaktadır.

Kalp Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Yüzyılımızın ciddi bir sağlık problemi olan kalp damar tıkanıklığı tedavisi; tıkalı olan damar sayısına ve tıkanma derecesiyle konumuna bağlı olarak değişik yöntemler kullanılarak yapılmaktadır.

  İnsan sağlığı açısından büyük riskler oluşturan ve anında fark edilerek tedavi edilmesi büyük önem arz eden kalp damar tıkanıklığı konusunda sorunlu damarın tamamen tıkanması halinde hasta kalp krizine girerek hayatını kaybedebilmektedir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Kalp damar tıkanması hastalıklarının tedavisinde tıbbi tedavi her ne kadar büyük önem taşısa da hastanın kendi günlük hayatını düzenleyerek sağlıklı bir şekilde yaşayarak tedaviye yapacağı katılım oldukça önemli bir ayrıntı teşkil etmektedir.

Hasta sağlıklı beslenmeli, kolesterol yüklü gıdalardan, hazır besinlerden, konservelerden uzak kalmalı, fazla olan kilolarından kurtulmalı, alkol veya sigara alışkanlığı varsa bu alışkanlıklarına son vermeli, düzenli olarak egzersiz yapmalı kendi hayatında daha aktif bir yaşam felsefesi gütmeli ve stresli ortamlardan kaçınmalıdır. 

Tedavi Yöntemleri

Kalp damar tıkanıklığı tedavisinde uygulanan yöntemleri tıkalı olan damarın durumuna ve kaç damarın tıkalı olduğuna bağlı olarak ilaç tedavisi, anjiyografi, stent takılması, balon uygulaması, açık cerrahi ameliyatları, bypass ameliyatları gibi değişik yollar uygulanarak yapılır. Son zamanlarda oldukça başarılı olan bitkisel tedavi yöntemi de yapılan ana tedaviye inkar edilemeyecek destekler vermektedir.

Hastanın tıkalı damar sayısı üç olmuşsa o zaman artık direk açık ameliyatlardan başka bir çare kalmamaktadır. Damarların tıkanıklık derecesi da bu hastalığın tedavisinde uygulanacak olan yöntemi etkilemektedir.

Tıkanıklık oranı yüzde atmışı geçmiş yüzde seksene yaklaşmışsa bu gibi durumlarda bypass uygulaması ile damar üzerinden köprü kurularak kan dolaşımı sağlanır, kanın pıhtılaşması önlenir ve organların daha fazla zarar görmesi engellenir.

Koroner kalp damarların normalden fazla bir şekilde daralması da bypass ameliyatına zemin hazırlayan durumlardan biridir. Bunun yanında damarın duruma göre bu tür vakalarda  stend  uygulaması da yapılabilmektedir. Tedavi yöntemlerinde;

  • Tıkalı olan kalp damarı bir taneyse ilaç tedavisi bu tedavi yeterli olmaması durumunda stent uygulaması
  • İki kalp damarı tıkalıysa stent uygulaması veya bypass ameliyatı
  • Üç kalp damarının tıkalı olması durumundaysa açık ameliyatlar
  • Ana kalp damarı tıkanması ciddi bir sorundur. Bu gibi durumlarda hasta direk olarak cerrahi müdahaleye alınır.

Hastanın kalp damarının ciddi ölçüde tıkanmaması veya tıkanıklığın yüzde ellinin altında olması durumunda hastaya ilaç tedavisi uygulanır. Bu yöntemde di®ek damarın açılmasını sağlayan ilaç bulunmaktadır.

Ama plak oluşumunu sağlayan kolesterol oranının düşürülmesine yardımcı olacak ilaçlar, kan sulandırıcı ve pıhtılaşmasının önlenmesine yardımcı olan ilaçlarla hastaya takviye yapılır.

Hastanın kalp damarının tıkanması çok ilerlememişse ve ilaç uygulamalarının yanında günlük hayatını da düzenlemesi halinde genel olarak ilaçlar hastanın sağlığına kavuşması konusunda yeterli olmaktadır.

Stent Takılması

Kalp damarlarında meydana gelen tıkanmanın oranı yüzde elliyi aşmışsa veya tıkanıklık riskli bir bölgede oluşmuşsa hastana artık ilaç tedavisi yerine mekanik bir tedavi yöntemi olan stent uygulaması yapılması gerekmektedir. Bu yöntem genellikle anjiyo yardımıyla tıkalı olan damara balon sokulup genişlemesi ve arkasından da genişleyen damarın yırtılması veya sorun oluşturmasını engellemek amacıyla stent takılması şeklinde olmaktadır.

Tıkalı olan kalp damarına giriş yapılabilmek için kasık veya el bileği kullanılır. Açılan girişten kalpte tıkalı olan damara doğru kılavuz olarak isimlendirilen bir tel itilerek ulaştırılır.

Tıkalı olan alana ulaşıldığında sönük halde bulunan özle bir balon damara doğru itilerek uygun yere ulaştığında şişirilerek tıkalı kısım genişletilir. Bu balon sayesinde damarın tıkanmasına neden olan plaklar kırılır.

Oluşabilecek damarın tekrar daralma riskine karşı tedbir alınmak amacıyla sorunlu olan bölüme bir stent yerleştirilir.

Kapalı Damarın Açılması

Stent uygulamasının da yeterli gelmeyeceği işlemlerde bir sonraki tedavi yöntemi bypass yöntemi olmaktadır. Bu yöntemle bacaktan veya kol bölgesinden alınan bir damar yardımıyla tıkalı olan bölgeye köprü kurularak kanın rahat bir şekilde akışkanlığını sağlamak amacıyla yönlendirme yapılır. İkinci bir yol sayesinde kan dolaşımı kalpten organlara, dokulara ve hücrelere doğru yönlenir.

İlgili Bölüm ve Doktorlar

Kalp damar tıkanmalarında hastanın tedavisiyle ilgilenen ve tedaviyi üstlenen bölüm kalp damar cerrahisi olmaktadır. Bu konudaki sorununuzla ilgili olarak hastaneye gittiğinizde ilk olarak gerekli tetkikler ve teşhis konulması gerekmektedir.

Kalp damar cerrahisine gitmeden önce ilk olarak hastane sizi kalp hastalığınız olduğunu tespit ettikten sonra kardiyolojiye se edecektir. Kalp damarınızın ne kadar tıkalı olduğu ve kaç damarınızda sorun olduğunu anlamak için ilk olarak gerekli olan müdahaleyi kardiyoloji servisinde göreli olan doktorlar yapmaktadır.

Tedavi yöntemi uygulamasında ilaçlar yeterli gelmediği takdirde hasta kalp damar cerrahisi doktorlarına yönlendirilir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalp-damar-tikanikligi-tedavisi.html

Behçet Hastalığı Tedavisi, Nasıl Geçer?

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

Türk bir doktor olan Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında bulunun bu hastalık, uluslararası literatürde Behçet hastalığı olarak anılmaya başlamıştır.

Hastalık aynı zamanda Behçet Sendromu olarak da anılmaktadır. Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalıktır.

Deri altı, göz, beyindeki kan damarlarının iltihaplanmasına yol açmaktadır.

Behçet hastalığı, vücutta kan damarı iltihabına neden olan nadir bir hastalıktır. İlk aşamada hastalıkla ilgisiz olan birçok belirtiye sahip olunabilir. Bunlar, ağız yaraları, göz iltihabı, deri döküntüleri ve lezyonları ve genital yaraları içerebilmektedir. Behçet hastalığının etkileri kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.

İlaçlar ve tedavi şekilleri Behçet hastalığının belirtilerini ve semptomlarını azaltmak için ve ayrıca körlük gibi ciddi komplikasyonları önlemek için yapılmaktadır.

Behçet hastalığı belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Belirtiler kimi zaman kaybolurken, kimi zaman belirtiler kendini tekrarlayabilir. Zaman içerisinde belirtilerin şiddetinde azalma da meydana gelebilir. Behçet hastalığı vücudunuzun şu bölgelerini etkilemektedir;

  • Ağız: Pamukçuk benzeri, ağrılı ağız yaraları Behçet hastalığının en sık görülen belirtilerinden birisidir.
  • Cilt: Cilt problemleri değişebilir. Bazı insanların vücutlarında sivilce benzeri döküntüler gelişebilir. Genellikle alt bacakta daha çok oluşmaktadır.
  • Genital: Behçet hastalığı insanların cinsel organlarında yaralar oluşmasına neden olabilir. 
  • Gözler: Behçet hastalığı gözlerde iltihaba yol açabilir.
  • Eklemler: Eklem şişliği ve ağrıları genellikle Behçet hastalığı olan kişilerin dizlerini etkiler.
  • Vasküler sistem: Kan damarlarının (venler ve arterler) inflamasyon ile kollarda veya bacaklarda kan pıhtılaşması sonucu şişlik, kızarıklık ve ağrı oluşabilir. 
  • Sindirim sistemi: Behçet hastalığı karın ağrısı, ishal ve kanama da dahil olmak üzere sindirim sistemini etkileyen belirti ve bulgulara neden olmaktadır. 
  • Beyin: Behçet hastalığı, ateş, oryantasyon bozukluğu, dengesi bozukluğu, inme, baş ağrısı gibi sorunlara yol açan beyin ve sinir sistemindeki iltihaplara neden olmaktadır.

Ne Zaman Doktora Görünmeliyiz?

Eğer Behçet hastalığına işaret edebilecek herhangi bir olağandışı belirti ve bulguları fark ederseniz doktorunuzdan randevu alın.

Behçet Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Vücudun bağışıklık sistemi ile alakalı bir durum olabilir. Genetik ve çevresel faktörler de rol oynamaktadır.

  • Yaş: Çocuklarda ve yaşlı yetişkinlerde gelişebilir bir hastalık olsa da, Behçet hastalığı 20’li ve 30’lu yaşlardaki erkek ve kadınları etkilemektedir.
  • Seks: Behçet hastalığı hem erkeklerde hem de kadınlarda görülmekle birlikte, hastalık genellikle erkeklerde daha şiddetlidir.
  • Genler: Bazı genleri olması Behçet’e yakalanma riski ile ilişkilidir.

Behçet hastalığının komplikasyonları sahip olduğunuz belirti ve bulgulara bağlıdır. Örneğin, işlenmemiş üveit görme azalmasına ve hatta körlüğe neden olabilir.

Behçet Hastalığı Tanı ve Testleri Nasıl Olur?

Yapılacak olan testler tam anlamıyla Behçet hastalığı tanısı konulmasına yardımcı olmayacaktır. Bunun yerine, doktorunuz Behçet hastalığını teşhis etmek için belirti ve bulgulara odaklanacaktır. Bunların yanı sıra doktorunuz  kan testleri veya diğer laboratuvar testleri de uygulayacaktır. Bu kapsamda doktorunuz sizlere çeşitli kategoriler altında tanı işlemi yapacaktır.

  1. Ağız yaraları: Behçet neredeyse herkesin bir noktada ağız yaraları sahip olmasını kapsamaktadır, çünkü bu işaret tanı için genellikle gereklidir. Tanı kriterleri 12 ay içinde en az üç kere ağız yaralarının tekrarlanması ile gerçekleşmektedir.
  2. Genital yaralar
  3. Göz problemleri
  4. Cilt yaraları
  5. Pozitif paterji: Bir paterji testi, doktorunuzun cildinize steril bir iğne sokması ve sonrasındaki bir iki gün  bölgeyi incelemesi ile gerçekleşmektedir.

Behçet Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Behçet hastalığının herhangi bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak yapacak olduğunuz aşağıdaki tedaviler ile belirtilerini ve komplikasyonlarını azaltmak mümkündür. Belirtilerin şiddetine göre doktorunuz size en uygun tedaviyi önerecektir.

1. Cilt Kremleri ve Merhemler

Topikal kortikosteroid ilaç enflamasyonları ağrıyı azaltmak için, deri ve genital yaralara doğrudan uygulanır.

2.Ağız Çalkalama Suları

Ağzının içinde bulunan yaralar için gargara yapmak sizlerin acılarını rahatlatmaya yardımcı olacaktır.

3.Göz Damlaları

İnflamasyon hafif ise kortikosteroidler veya diğer anti-inflamatuar ilaçlar içeren göz damlaları gözlerdeki ağrı ve kızarıklıkları rahatlatmaya yardımcı olabilir.

4.Kortikosteroidler İltihabını Kontrol Etmek 

Prednizon gibi kortikosteroidler, Behçet hastalığının neden olduğu inflamasyonu azaltabilir. Behçet hastalığının belirti ve semptomları kapsamında kortikosteroidler yalnız kullanıldığında doktorlar genellikle bağışıklık sistemi (immünosupressifler) aktivitesini baskılamak için başka ilaçlar da vermektedir. 

5.Bağışıklık Sistemi İçin İlaçlar

Sağlıklı dokulara saldıran ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını engelleyen Behçet hastalığının, verilen ilaçlar ile etkileri azaltılmaktadır.

 Behçet hastalığının kontrol edilmesinde rol oynayan immünosupresif ilaçlar azatioprin, siklosporin (Gengraf, Neoral, Sandimmune) (Imuran, Azasan) ve siklofosfamid (Cytoxan) içerir. Bu ilaçlar bağışıklık sistemini bastırmak için enfeksiyon riskini artırabilir.

Diğer olası yan etkiler karaciğer ve böbrek sorunları, düşük kan sayımları ve yüksek kan basıncı olabilmektedir.

6.Bağışıklık Sisteminizin Tepkisini Değiştiren İlaçlar

İnterferon alfa-2b (Intron A) enflamasyonunu kontrol etmek için bağışıklık sisteminin aktivitesini düzenler. Behçet hastalığı olan kişilerde cilt yaraları, eklem ağrısı ve göz iltihabına yardımcı olmak için tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Yan etkileri, kas ağrısı ve yorgunluk, grip benzeri belirti ve bulguları içermektedir.

Tümör nekroz faktörü (TNF) adı verilen bir madde bloke ilaçlar, daha şiddetli veya dirençli semptomlar için Behçet hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Örnekler infliksimab (Remisad) ve etanersept (Enbrel) içerir. Yan etkileri baş ağrısı, deri döküntüsü ve üst solunum yolu enfeksiyonları riskini içerebilir.

7.Gebelik ve Doğurganlık

Doğurganlık, Behçet hastalığı olan kadınları genellikle etkilemez. Ancak bazı durumlarda doğum sorunlarına neden olabilmektedir. Behçet hastalığı semptomlarını gebelik üzerine nasıl bir etkisi olacağını tahmin etmek zordur.

Bu kapsamda ise, kolşisin ve talidomid olarak durumu tedavi etmek için kullanılan ilaçlar, doğum kusurlarına neden olmaktadır. Bu yüzden tedavilerini ve risklerini doktorunuz ile ayrıntılı bir şekilde konuşmanız gerekmektedir.

 Behçet hastalığı olan erkeklerde doğurganlık etkilenebilir.

Behçet Hastalığını Önlemek İçin Yapılacaklar

Behçet hastalığı ile mücadele etmek ilk olarak kendinize iyi bakmakla gerçekleşecektir. Bu kapsamda bazı belirti ve bulgularının şiddetinin azalmasını sağlayabilirsiniz.

  • İşaretler ve semptomlar göründüğünde, kendiniz için zaman ayırın ve dinlenin.
  • Stres belirtileri kötüleştirebilir, bunun için olabildiğince stresten uzak durun.
  • Düzenli olarak egzersizler yapın. Bunlar yürüme ya da yüzme gibi eylemleri kapsamaktadır. Egzersiz, vücudunuzu güçlendirir, esnek eklemleri korumaya ve ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olur.
  • Behçet nadir bir hastalık olduğundan, yakındaki hastalığı olan kişileri bulmak zor olabilir. Bölgenizdeki destek grupları hakkında doktorunuza danışın. Aynı sağlık sorununa sahip olan kişilerle konuşmak ve durumunuzu paylaşmak sizlere olumlu bir etki yapacaktır.

Источник: https://evdesifa.com/behcet-hastaligi-tedavisi/

Nedeni bilinmeyen bir hastalık: Behçet

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

“Behçet hastalığı nedir? Behçet hastalığı tedavisi nasıl olur? Behçet hastalığı nasıl anlaşılır? Behçet hastalığı nasıl geçer?” sorularının yanıtını Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Oya Yeşim Hacımustafaoğlu Utkan verdi.

Behçet hastalığı nedir?

Behçet hastalığı ataklarla seyreden, çok sayıda organı tutabilen sistemik bir rahatsızlıktır. Kan damarlarını tutan ve vaskülit olarak ifade edilen bir damar iltihabı tablosudur. Temel belirtileri arasında tekrarlayan oral ve genital ülserler, göz, eklem, cilt ve sinir sistemi tutulumu görülüyor. Dünyada en fazla Türkiye’de görülen bu hastalığın kesin sebebi bilinmemektedir.

20-35 yaş arasında ortaya çıkar

Behçet hastalığı ilk kez 1937 yılında Türk dermatoloji doktoru Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır. Bugüne kadar Behçet hastalığıyla ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır ve Türkiye bu konuda en birikime sahip ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.

Behçet hastalığı, tarihi 'İpek Yolu' üzerinde bulunan ülkelerde daha sık görülmekle birlikte tüm dünyada görülebilmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü ülke ise 80/100.000 oranı ile Türkiye’dir. Bu sıklık Japonya’da 10/100.000, İngiltere’de 0,64/100.000, ABD’ de 0,12/100.000'dir.

Her iki cinsiyeti ortalama eşit olarak tutar ve en sık 20-35 yaş arasında görülmektedir. Erkeklerde ve erken yaşta hastalığa yakalanan kişilerde daha şiddetli seyretmektedir.

Behçet hastalığı nedenleri nelerdir?

Hastalığın kesin sebebi bilinmemekle birlikte genetik ve çevresel faktörlerin rolü olduğu düşünülmektedir. Ailesel form yüzde 2-5 oranında görülür ancak bu oran Orta Doğu’da yüzde 10-15'tir.

Genetik olarak HLA-B51 doku grubuna sahip olanlarda Behçet hastalığı görülme oranı daha yüksektir.

Hastalığın sebebine yönelik bugün için üzerinde en çok durulan teori, genetik yatkınlığı olan kişilerde hastalığın viral, bakteriyel vb gibi çevresel bir uyaranla tetiklenerek düzensiz bir bağışıklık yanıtının sonucu olarak ortaya çıktığı yönünde olmaktadır.

BENLER TEHLİKELİ Mİ?

Behçet hastalığı belirtileri nelerdir?

Behçet hastalığı deri ve mukoza tutulumu başta olmak üzere göz, eklem, mide-bağırsak, kalp-damar sistemi ve nörolojik sistem tutulumu gösterebilmektedir.

Hastalığın belirtileri:

  • Oral aft ve genital ülser adı verilen ağız içi ve genital bölgede tekrarlayıcı özellikte ağrılı yaralar,
  • Deride özellikle bacaklarda “Eritema Nodozum” adı verilen, ağrılı nohut benzeri kızarık şişlikler,
  • Vücutta sivilce benzeri döküntüler,
  • Gözde üveit ve benzeri bulgular görülmektedir.

Göz tutulumu özellikle yakın takip gerektirir ve ciddi tutulum varlığında erken tedavi edilmez ise görme kayıplarına varabilen sekeller gelişebilmektedir. Hastaların yüzde 50’sinde eklem tutulumuna bağlı artrit, ayrıca gastrointestinal bölge tutulumuna bağlı mide- barsak şikayetleri görülebilmektedir.

Kalp damar sistemi tutulumu ve buna bağlı damar tıkanıklığı oluşabilmektedir. Hastalık böbrekleri tutulabilmektedir. Geç dönemde ve ilerlemiş vakalarda nörolojik tutuluma (beyin-omurilik tutulumu) bağlı bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Bulguların hepsi aynı hastada bulunmayabilir ya da zamanla eklenebilir, ama oral aft varlığı mutlak bulgudur.

Behçet hastalığı tanısı nasıl konur?

Hastalığın tanısı klinik belirtilerle konmaktadır. Paterji testi adı verilen ve kola uygulanan bir deri testi tanıya yardımcı olmaktadır.

Behçet hastalığı tedavisi nasıldır?

Tedavi hastaya göre ve tutulan organa göre düzenlenmektedir. Behçet hastalığında birçok klinik dalın işbirliğini gerekmektedir. Behçet hastalığında takip çok önemlidir. Hastalar mutlaka konusunda uzman hekimlerin kontrolünde olmalıdır. Bu şekilde özellikle hayati organ tutulumlarında erken müdahale ile hastalığın komplikasyonları büyük oranda önlenebilmektedir.

Hayatınızı kurtarabilecek 6 sebze

+6Kıvırcık lahanaKıvırcık lahana, glukozinolat adı verilen kanser önleyici bileşenlerin birincil kaynağıdır. Uzmanların kanserle savaştığına ve inanılması güç ancak kalbi koruduğuna, kan şekerini düşürdüğüne, kemikleri güçlendirdiğine ve iltihaplanmaları azalttığına inandıkları kaempferol maddesinden de içerir. Aynı zamanda yapısında göz hastalıklarını ve yaşa bağlı görüş kaybını önleyen antioksidanlar olan lutein ve zeaksantin bulundurur.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1056420-behcet-hastaligi-nedir

Damar Tıkanıklığı (Ateroskleroz) Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

Bilindiği üzere kalbimiz hiç durmaksızın; adeta mükemmel tasarlanmış bir makine gibi vücudumuzda devamlı bir döngü sağlayarak, sürekli yenilenmemizi sağlamaktadır. Tüm vücudumuzu dolanarak tekrar kalbe dönen temel yapıtaşımız olan kan, burada tekrar temizlenerek tüm organ ve sistemleri oksijen ve besin açısından beslemektedir. Damar tıkanıklığı ise burada hayati önem kazanmaktadır.

Bu noktada damar tıkanıklığı; herhangi bir organ veya sistemi besleyen damarın görevini yerine getiremeyecek hale gelerek daralması veya tamamen kapanmasından ileri gelen ciddi bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Bunun sonucunda organ beslenemez hale gelir vücuttaki görevi her ne ise onu yerine getiremez.

Aft Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Damar tıkanıklığı hem atardamarlarda hem de toplardamarlarda görülebilen bir rahatsızlık olmakla beraber sıklıkla atardamarlarda rastlanmaktadır. Atardamarlarda oluşan damar tıkanıklığı veya sertliğine ateroskleroz adı verilmektedir. Bu ise toplardamarda oluşandan daha riskli ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek nitelikte olabilmektedir.

Damar Tıkanıklığı (Ateroskleroz) Nedir?

Vücudumuzda damar sistemi oldukça karmaşık ve uzun bir yapıdadır. Atardamarlar ise kalpten başlayarak vücudumuzdaki en ufak bölgeye dahi kılcal damarlar yardımı ile kan taşıyan sistemlerin temel parçalarıdır. Aort atardamarı vücuttaki en önemli atardamar olup çapı yaklaşık 3-4 cm olarak bilinmektedir.

İlginizi Çekebilir: Albümin Hastalığı Nedir?

Toplardamarlar ise vücutta kullanılan kanı toplayarak tekrar kalbe getiren damar sistemleridir.

Damar tıkanıklığı bu iki damar sisteminden herhangi birinde, damar duvarları üzerinde yağlı bir dokunun oluşması ve birikmesi olarak tanımlanabilmektedir.

Bu birikim herkeste belli bir seviyede mevcuttur ancak ilerlemesi ve birikimin artması damar çapını daraltacağından ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.

Damar Tıkanıklığının Nedenleri Nelerdir?

Yapılan araştırmalar sonucu damar tıkanıklığının genetik mirastan daha belirleyici olan nedenleri olduğu tespit edilmiştir. Araştırmalara göre, çocukluktan başlayarak orta yaşlara kadar geçen süreçte kişilerin nasıl bir hayat sürdüğü damar tıkanıklığını doğrudan ilgilendiren faktörlerdir.

Damar tıkanıklığı tek bir günde hatta bir yılda ortaya çıkabilecek bir hastalık değildir.

Beslenme alışkanlıkları, özellikle küçük yaşlarda çokça tüketilen fast food gıdalar, sigara ve alkol tüketimi, obezite, diyabet, aşırı yağlı beslenme damar tıkanıklığını tetikleyen sebepler olarak görülmektedir.

Damar Tıkanıklığının Belirtileri Nelerdir?

Damar tıkanıklığının kalıcı kalp hasarlarına sebebiyet vermeden önce tespit edilmesi ve gerekli tedavilerin uygulanması hastalıkla baş etme sürecinde en önemli adımlar olarak bilinmektedir.

Bu nedenle bilinçli bireyler vücut sağlıklarını devamlı takip etmeli ve özellikle risk grubu içerisinde bulunanlar fazladan dikkatli olmalıdır. Damar tıkanıklığının en bilinen ve belirgin göstergesi kalp ve buna bağlı olarak genellikle kol veya bacaklarda oluşan daralma, ani kasılma ve baskı hissetme durumları olarak sıralanabilir.

Hastalar üzerinde yapılan araştırmalar sık olmasa da şikayetler arasında nefes darlığı, ritim bozukluğu görüldüğünü de kanıtlamış niteliktedir.

Damar Tıkanıklığından Korunma Yolları Nelerdir?

Öncelikli olarak kişilerin damar sağlıklarını korumak adına yapmaları gereken en önemli adım beslenme ritüellerini gözden geçirmektir. Fazla kilo ve normal değerlerin üzerinde seyreden kolesterol vücutta yağ birikmesine neden olacağından damar tıkanıklığını da artıran risk faktörleri olarak bilinmektedir.

Beslenme alışkanlıklarını sağlıklı hale getirmek, yemeklerde trans yağ içeren margarin benzeri ürünlerden uzak durarak doğal gıdalara yönelmek, fazla şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak sağlıklı beslenme adına atılabilecek önemli adımların başında gelmektedir.

Buna ek olarak kişilerin sporu mutlaka hayatlarına dahil etmeleri hem fiziksel hem de zihinsel sağlıkları açısından önerilen bir aktivitedir.

Damar Tıkanıklığının Tedavisi Nedir?

Damar tıkanıklığının ilaç tedavisi ile giderilmesi henüz sağlanabilmiş bir tedavi yöntemi değildir. Ancak erken tanı konulduğu durumlarda hastalarda damar tıkanıklığı gelişimini durduracak ve geriletecek önlemler alınabilir. Bunlar sigarayı bırakmak ve spor yapmak gibi küçük adımlardır.

Yine benzer şekilde kırmızı etin azaltılması, sebze-meyve ağırlıklı beslenilmesi, tuzun en aza indirilmesi gibi önlemlerde damar tıkanıklığı tedavisinde destekleyici faktörlerdir. eğer tıkanıklık çok ileri boyutlara ulaşmış ve bu gibi önlemler fayda etmiyorsa, cerrahi müdahaleye başvurulmaktadır.

Bunlar ise stent, anjiyo ve bypass gibi uygulamalardır.

Источник: https://bilgihanem.com/damar-tikanikligi-ateroskleroz-nedir/

Damar Tıkanıklığı Nedenleri

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

Damar tıkanıklığının yol açtığı koroner arter hastalığı son yıllarda artan ve yaşamı tehdit eden bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Damar tıkanıklığı neden olur? Ateroskleroz yani damar tıkanıklığının kesin nedeni bilinmemektedir, ancak duruma nelerin yol açabildiğiyle ilgili pek çok bilgi mevcuttur. Damar tıkanıklığı gelişiminin nedeni kişiden kişiye göre de değişebilmektedir.

Kandaki yüksek yoğunluklu lipoproteinin (HDL) yani iyi kolesterol eksikliği ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) yani kötü kolesterol artışı kişinin kolesterol belirtilerinden muzdarip olmasına yol açmaktadır. Damar tıkanıklığını çoğu zaman nedeni de kandaki kötü kolesterolün fazla olmasıdır.

Diğer yandan, hipertansiyon (yüksek tansiyon), tütün dumanı, diyabet hastalığı, obezite, aktif olmayan bir yaşam tarzı, yaş gibi tıbbi faktörlerin yanı sıra, kalp hastalığı geçmişi olan aile bireylerine sahip olmak damar tıkanıklığı gelişimine yol açabilmektedir. (1)

Kandaki Sağlıksız Kolesterol Seviyeleri

Kötü kolestrol veya LDL hasar görmüş endoteli (damar içindeki epitel tabaka) geçtiğinde, kolesterol arterin duvarına girmektedir. Bu, beyaz kan hücrelerinin LDL’yi sindirmek için içeri sokmasına neden olmaktadır. Yıllar geçtikçe, kolesterol ve hücreler arterin duvarında plak haline gelmekte ve damarları tıkamaktadır. (2)

Yüksek Tansiyon

Kan basıncı, kanı atardamar duvarlarına iten kuvvettir. Kalp her attığında, arterlere kan pompalamaktadır. Kalp attığında kan basıncı yükselir ve kan pompalanır. Yüksek tansiyon genellikle belirti göstermez, ancak damar tıkanıklığı, felç, kalp yetmezliği, kalp krizi ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlara da neden olabilmektedir. (3)

Tansiyon, belirli bir süre boyunca 140/90 mmHg veya üzerinde kaldığında sağlıksal açıdan risk oluşturabilecek şekilde yüksek kabul edilmektedir. (4)

Sigara İçmek

Sigara içmek kan damarlarına zarar verebilmektedir. Sigara nedeniyle zamanla sıkılaşan damarlarda kolesterol ve kan basıncı seviyeleri de artabilmektedir.

İnsülin Direnci

İnsülin, kan şekerinin kullanıldığı hücrelere ve insülin direncine yardımcı olan bir hormondur. Bazı durumlarda, vücut kendi ürettiği bu insülin hormonunu gerekli şekilde kullanamamakta ve direnç kazanmaktadır. Zaman içinde de bu durumun bir komplikasyonu olarak damar tıkanıklığı ortaya çıkabilmektedir. (5)

Diyabet

Diyabet, vücudun ihtiyaç duyduğu kadar insülin üretmediği veya hücrelerinin insüline düzgün tepki vermediği bir durum sonucu oluşmaktadır.

İnsülin vücut için oldukça önemlidir, çünkü basit şeker olan glikoz, kandan vücudun hücrelerine taşınır. Ayrıca metabolizma üzerinde birtakım diğer etkileri de bulunmaktadır.

Tedavi edilmeyen ya da kontrol altına alınmayan diyabet zamanla kalp ve damar hastalıkları gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilmektedir. (6)

Obezite

Aşırı kilo kas, kemik, yağ ve su vücutta ekstra ağırlığın ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. Çok fazla yağ ile yüklü olan vücudun kötü kolesterol ve damar tıkanıklığı yaşama riski de oldukça yüksektir.

Fiziksel Aktivite Eksikliği

Fiziksel aktivite eksikliği durumunda damar tıkanıklığı için risk oluşturan sağlık koşulları daha da kötüleşebilmektedir.

Yaş

Vücut yaşlandıkça damar tıkanıklığı riski de artmaktadır. Artan yaş özellikle de genetik ya da yaşam biçimi faktörleri ile bir araya gelince, orta yaş ve üstü için damar tıkanıklığı gelişimi söz konusu olabilmektedir. (7)

Genetik Faktörler

Ailede ateroskleroz yani damar tıkanıklığı geçmişi varsa, kişinin de damar tıkanıklığı geliştirme riski artabilmektedir. Damar tıkanıklığı ve diğer kalp ile ilgili sorunlar kalıtsal olabilmektedir. (8)

Damar Tıkanıklığı Nedir?

Damar tıkanıklığı, arterlerin plaklar veya aterom olarak adlandırılan yağlı maddelerin damarları tıkanması sonucu oluşan potansiyel olarak ciddi bir durumdur.

Bu plaklar, arterlerin daralmasına ve sertleşmesine, kan dolaşımının ve hayati organlara oksijen verilmesinin sınırlandırmasına ve kalp ya da beyindeki kan akışını potansiyel olarak engelleyebilecek kan pıhtılaşmasına neden olabilmektedir.

Damar tıkanıklığı başlangıcında herhangi bir belirtinin fark edilmemesi oldukça sık yaşanan bir durumdur ve birçok insan damar tıkanıklığına sahip olduğunu bilmemektedir.

Diğer yandan, damarlardaki bu tıkanıklık kötüleştikçe kalp krizi ve inme gibi hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabilmektedir.

Sağlıklı ve düzenli yaşam tarzı seçeneklerini tercih etme ile damar tıkanıklığının önüne geçilebilmekte, oluşması durumunda ise tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir. (9)

Damar Tıkanıklığı Nedir? fazlası için tıklayınız

Damar Tıkanıklığı Belirtileri

Damar tıkanıklığı başlangıcında, arter duvarları giderek kalınlaşıp ve sertleşse de genellikle herhangi bir belirtileri yaşanmamaktadır. Hatta durum kötüleştiğinde bile belirtiler fark edilmemektedir.

Bu nedenle düzenli kontroller oldukça önemlidir.

Damar tıkanıklığı ilerledikçe tıkanmış arterler, aşağıdaki belirtilere neden olabilmekte, ayrıca da kalp krizi veya inme için bir risk faktörü oluşturabilmektedir:

  • Göğüs ağrısı veya basınç (angina)
  • Aniden kolda ya da bacakta zayıflık veya uyuşma
  • Kesintili konuşma veya karmaşık konuşma
  • Bir gözde geçici görme kaybı
  • Yüz kaslarının sarkması
  • Yürürken ağrı hissetme
  • Yüksek tansiyon
  • Böbrek yetmezliği (10)

Detaylı bilgi almak için bakınız: Damar Tıkanıklığı Belirtileri 

Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Damar tıkanıklığı nasıl geçer? Damar tıkanıklığı riski altında olanların sağlıklı bir kiloya ulaşması ve sağlıklı yaşam tarzı değişikliklerini tercih etmesi genellikle uygulanan ilk tedavidir. Bazı durumlarda tedaviye ilaçla devam edilmekte veya ameliyat gerekli görülebilmektedir.

Yaşam tarzı değişiklikleri: Değişiklikler ağırlık yönetimi, fiziksel aktivite ve sağlıklı bir diyet üzerine odaklanmaktadır. Doktorunuz, çözünebilir lif açısından zengin olan gıdaları yemeyi ve doymuş yağ, sodyum ve alkol tüketiminizi sınırlamayı önerebilir.

İlaç tedavisi: Doktor, plak oluşumunu veya kan pıhtılaşmalarını önlemek için ilaçlar önerebilir. Statin gibi diğer ilaçlar kolesterolü düşürmek için, anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri ilaçları ise kan basıncını düşürmek için reçete edilebilir.

Damar tıkanıklığı ameliyatı: Şiddetli damar tıkanıklığı vakaları, anjiyoplasti veya koroner arter bypass gibi cerrahi işlemlerle tedavi edilebilmektedir. (11)

Damar Tıkanıklığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Damar tıkanıklığı tanısı ve tedavisi için kalp ve damar cerrahisi bölümüne başvurabilirsiniz. (12)

Damar Tıkanıklığı Tedavisi detayı için bakınız

Источник: https://www.acil.net/damar-tikanikligi-nedenleri/

Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

40 yaş ve üstü bireylerde oldukça sık görülen beyinde kılcal damar tıkanıklığı, beyin felci ya da halk arasında tabir edilen şekliyle inmeye neden olarak bireyin yaşantısını tehdit eden bir hal alabilir.

Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı 

Beyinde kılcal damar tıkanıklığı; beyin kanaması ya da halk arasında inme olarak tabir edilen problemler başta olmak üzere birçok sorunun ortaya çıkmasına neden olur. Bir diğer ifadeyle; beyinde kılcal damar tıkanıklığı hastalığı başka hastalıkların sebebi olarak vücuttaki sistemsel faaliyetlerin bütününü sekteye uğratır.

Vücut sistemlerini kontrol eden faaliyetlerin koordinasyon merkezinin beyin olduğu göz önünde bulundurulursa hastalığın bireyin sağlığı üzerinde yapacağı olumsuz etkileri görmek daha kolay olacaktır.

Hastalıkla ilgili verilebilecek genel bilgileri şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Genellikle erkek ve 40 yaşının üzerindeki bireylerde daha sık rastlanır.
  • Hastalık üzerinde genetik faktörlerin etkisi vardır.
  • Anevrizma oluşumuyla ortaya çıkan beyin kanaması ve felç başta olmak üzere birçok hastalığın tetikleyicisi olabilir.

Burada hastalığın yaşlı kesimlerde ağırlıklı olarak görülmesinin temel nedeninin; damarların esnek yapısının yaş faktörü ile doğru orantılı olarak bozulması olduğunu belirtmek gerekir.

Atardamarlar ve toplardamarlar arasında köprü görevi gören kılcal damarların tıkanmasına sebep olabilecek nedenleri sayısı tahmin edilebileceği gibi bir hayli fazladır. Bu bağlamda bakıldığında hastalığın nedenleri üzerinde durmak ve detaylandırmak konunun anlaşılırlığına bir hayli katkı sağlayacaktır.

Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Nedenleri

Hastalığın nedenlerini kullanılabilecek şu genel ifadeyle tek bir çatı altında toplamak mümkündür: “Damarların yapısında tahribata neden olan her bir etmenin kılcal damar tıkanıklığına sebep olma riski vardır.” 

Damarların tahrip olması uzun bir zaman diliminde meydana gelebileceği gibi kısa süreli travmalar neticesinde de meydana gelebilir. Bu duruma verilebilecek en net örnek; beyine alınan şiddetli bir darbe, kafatası tarafından absorbe edilemediği takdirde beynin damar ve doku yapısına zarar vermesidir.

Damarların yapısını bozan, özelde damar tıkanıklığı genelde ise felç nedeniyle ortaya çıkan beyin kanamasına sebep olan üç temel etkeni şu şekilde listelemek ve detaylandırmak mümkündür:

  1. Yüksek Tansiyon: Özellikle yaş ve yüksek tansiyon faktörleri bir araya geldiği takdirde beyinde kılcal damar tıkanıklığı görülme ihtimali önemli ölçüde yükselir. Bunun nedeni ise; yaşın ilerlemesi dolayısıyla yapısal bozulmalara uğrayan damarların yüksek basıncı kaldıramayacak hale gelmesidir. 
  2. Kanın Vücudun Herhangi Bir Bölgesinde Toplanması: Bu etkene verilebilecek en net örnek; sindirim sistemini olağan dışı zorlayan besinlerin tüketimi esnasında kanın sindirim döngüsü içerisinde birikmesidir. Her ne kadar sindirim ile beyindeki kılcallar arasındaki herhangi bir ilişki yokmuş gibi görünse de durum böyle değildir. 
  3. Alkol ya da Uyuşturucu İlaç Bağımlılığı: Damar hastalıkların denildiğinde akla gelen ilk nedenlerden biri şüphesiz alkol tüketimidir. Alkol damar genişletici bir etkiye sahip olsa da yapılan araştırmalar alkolün damar tıkanıklığı hastalıklarında bir numaralı etki sahibi olduğunu ispatlar niteliktedir.

Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Belirtileri

Damar tıkanıklığı nedeniyle bireyde meydana gelen beyin kanamasının ölümcül etkisi dikkate alınırsa, hastalığın semptomlarının erken fark edilmesi ve vakit kaybedilmeden tedaviye başlanmasının bireyin yaşantısının devamı açısından hayati önem sahip olduğu açıkça görülecektir.

 Hastalığın semptomları;

  • Kısa ya da uzun süreli hafızada zaman zaman meydana gelen kayıplar.
  • Ayak ve kol kaslarında güçsüzlük hissi.
  • İştah kaybı ve kısmen de olsa ortaya çıkan ateş.
  • Gün içerisinde yapılan faaliyetlerde yaşanan aksamalar.

şeklinde sıralanabilir.

Tüm bunlara ek olarak; bireyin günlük hayatı içerisinde en sık yaptığı faaliyetler olan konuşma, duyma ya da görme gibi olağan olaylarda bozuklukların görülmesi hastalığın en net belirtisidir. 

Beyinde Kılcal Damar Tıkanıklığı Tedavisi

Tedavi noktasında ilk olarak belirtilmesi gereken; tedavinin genellikle dinamik bir yapıya sahip olduğu ve hastanın tehde olduğu an yapılması gerektiğidir. Çünkü; hastalık büyük ölçüde geç teşhis edilen ve bu nedenle tedavinin acil bir şekilde uygulanması gereken bir yapıya sahiptir. 

Hastaya ilk müdahale yapıldıktan sonra damar tıkanıklığı nedeniyle ortaya çıkan beyin kanamasının engellenebilmesi amacıyla vücudun kan pıhtısı oluşturmasını tetikleyen ilaç tedavisi gündeme alınır. Daha sonra ise kaçınılmaz olarak cerrahi müdahale gereklidir.

Burada ilk yardım konusunda ayrı bir parantez açmak gerekir.

Hastanın soluk alıp verişinde bir problem varsa vücudun bir kısmının yatar şekle getirilmesi ve böylelikle solunumun düzenlenmesinin sağlanması gerekir.

Eğer hasta şiddetli bir sarsıntı ile nöbet geçiriyor ise; başının herhangi bir cisme çarpmaması için kontrol altına alınması ve dişlerinin zarar görmemesi için çene arasına uygun bir nesne koyulmalıdır.
(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://damarlari.com/beyinde-kilcal-damar-tikanikligi-tedavisi.html

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı damar tıkanıklığı yapar mı ve tedavisi nasıldır?

Behçet Hastalığı, ağızda ve cinsel bölgede tekrarlayan yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. İlk kez 1937’de bir Türk dermatolog Hulusi Behçet tarafından tarif edildiğinden, onun adıyla anılır.

Behçet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Behçet hastalığı, tarihi “İpek Yolu” boyunca, Uzak Doğu’da Japonya ve Çin’den Akdeniz’e doğru uzanan ve Türkiye ve İran gibi ülkeleri de içine alan bir alanda yaşayanlarda daha sık olarak görülür. Türkiye’de 37/10 000 sıklığındadır.

Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasında çok nadir görülür. Kadın ve erkekler, eşit oranlarda hastalığa yakalanır; ancak hastalık, erkeklerde daha şiddetli seyreder. Hastalık her yaşta görülse de 20-30’lu yaşlarda daha fazladır.

Behçet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığı, neredeyse her boyutta (küçük, orta ve büyük çapta) ve türde (arter-atar damar, ven-toplar damar) kan damarlarını tutan bir vaskülittir (damar duvarı iltihabı). Dolayısıyla bir çok organa ve dokuya ait şikayete neden olabilir. Ancak belli organ ve dokuları daha fazla tutar. Bunlar;

  • Ağız: Yıl içinde 3 veya daha fazla, ağız içinde ağrılı, içi küçük oyuk veya aftöz ülserler (yaralar), hastaların hemen hepsinde bulunur. Genellikle dudak iç kısmında, yanak içinde ve dil üzerinde bir veya birden fazla ülserler çıkabilir.
  • Göz: Behçet hastalığı gözlerde anterior (ön), posterior (arka) veya tümünü tutan (panuveit) uveit (gözün bir tabakasında iltihap), vitreusda iltihabi hücre birikimine veya göz damarlarında iltihabi tutuluma (vaskülit) neden olur. Gözde ağrılı, kızarık ve ışığa hassasiyet belirtileri vardır. Her geçirilen atakla birlikte, gözde hasara neden olarak körlüğe kadar gidebilir. Önceleri, Japonya’da en sık birinci, Türkiye’de ise ikinci sıklıkta körlük nedeni iken, etkin tedaviyle artık Behçet hastalığına bağlı körlük oldukça azalmıştır.
  • Deri: Papulo-püstüler (sivilce benzeri) cilt döküntüsü, vücudun her yerinde çıkabilir. Eritema nodozum olarak adlandırılan, deriden kabarık, şiş, kızarık, ağrılı, fındık veya ceviz büyüklüğünde, uç vermeyen şişlikler oluşabilir. Özellikle bacak ön yüzünde çıkar.
  • Genital bölge: Erkeklerde genellikle skrotumda, bazen de peniste ağrılı ağızdakine benzer ülserler oluşur. Kadınlarda vulvada yine ağrılı ülserler oluşur. Bu ülserler iyileşirken beyaz iz bırakırlar. Vajen mukazasında çikanlar ise çok ağrılı olmakla birlikte iyileşirken iz bırakmaz.
  • Eklem: Artritler (eklemlerde şişlik) veya eklem ağrıları.
  • Akciğer: Akciğer arterlerinde anevrizma (balon gibi genişleme) gelişmesi ve yırtılması ile akciğer içine yoğun kanama oluşabilir. Behçet hastalığının, ciddi tutulum şeklidir.
  • Beyin: Santral sinir sistemi, beyin dokusu (beyaz cevherin) veya beynin toplar damarları olmak üzere iki tipte tutulabilir. Baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi bulgular verebilir. Behçet hastalığının tehli tutulum şeklidir.
  • Gastrointestinal sistem: Ağızdan anüse kadar tüm gastrointestinal sistemde ülserler oluşabilir. Terminal ileum ve çekum en sık tutulan bölgedir. Bazen Crohn hastalığıyla (iltihabi bağırsak hastalığının bir formu) karışabilir.
  • Damar: Her çaptaki arterleri tutar. Büyük damarlarda anevrizmaya (baloncuğa) neden olur. Toplar damarlarda ise, damar boyunca iltihaba bağlı yapışık pıhtı oluşabilir.

Behçet Hastalığının Sebebi Nedir?

Hastalığın nedeni bilinmemektedir; ancak genetik yatkınlık önemlidir. Hastaların %80’i HLA-B51 genini taşır. Ancak Türkiye’de hasta olmadığı halde -20 oranında bu geni taşıyanlar vardır. Çevresel faktörler (bazı enfeksiyonlar gibi) de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir.

Behçet Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın tanısı, tamamen klinik bulgularla konur. Yılda üç ve daha fazla tekrarlayan ağızda yaraları olan kişilerde; tekrarlayan genital ülser veya buna ait izlerin bulunması, göz tutulumunun olması, eritema nodozum veya sivilce benzeri döküntüler, paterji testinin pozitifliği belirtilerinden üçünün bulunması, kuvvetle Behçet hastalığı tanısı koydurur.

Paterji testi; steril (sarı uçlu) iğne ucuyla ön kolda damardan fakir bir alana, 2 cm arayla yapılan delmeyi takiben 48 saat sonra, burada sivilce benzeri (papüllü püstül) veya deriden kabarık kızarıklık (eritemli papül) oluşması, testin pozitif olduğunu gösterir. Bu test, Behçet tanılı hastaların %60’ında pozitiftir. Behçet’li hastalarda paterji testinin pozitifliği, ülkelere göre (bölgesel) farklılık gösterir.

Behçet Hastalığı Nasıl Seyreder? Tedavisi Nedir?

Hastalığın seyri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda basit cilt bulguları ve daha hafif göz tutulumuyla seyrederken, bazılarında daha ciddi tutulumlarla seyredebilir. Bu nedenle tedavi de hastaya göre düzenlenir.

Ağız ve genital ülserler, cilt ve eklem bulgularına kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ve bazı topikal ilaçlar (pomadlar) kullanılabilir.

Daha ciddi tutulumlarda, siklofosfamid, azatioprin, siklosporin, anti-TNF ilaçlar, yüksek doz steroid gibi tedaviler kullanılabilir.

Hastalara Öneriler:

Behçet hastalığı, sadece deri tutulumuyla giden bir hastalık değildir. Bir çok organ ve sistemin tutulduğu; dolayısıyla birçok bilim dalı uzmanlığını ilgilendiren (multidisipliner) değerlendirmeler ve tedavi gerekir.

Öncelikle, İç Hastalıkları uzmanlığı üzerine yapılan Romatoloji bilim dalı uzmanı tarafından hastaların değerlendirilmesi, hastalığa bağlı tutulumları daha iyi ortaya koyacaktır.

Bu nedenle Behçet hastalarının ilk başvurusunun ve takiplerinin bir İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı tarafından yapılması çok önemlidir.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme, 02.12.2018)

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/10/behcet-hastaligi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.