Behçet hastalığı gözü nasıl etkiler ve nasıl tedavi edilmelidir?

içerik

Behçet Hastalığı Nedir Göze Etkileri Nelerdir

Behçet hastalığı gözü nasıl etkiler ve nasıl tedavi edilmelidir?

Behçet hastalığı nadir olarak görülen fakat hastanın yaşam şartlarını son derece zorlaştıran bir hastalıktır. Behçet hastalığının birden çok belirtisi vardır. Bu belirtilerden en yaygın olanı gözlerde üveit oluşumudur. Behçet hastalığının belirtileri nelerdir ? Behçet hastalığının göz üzerinde ki etkisi nedir ? Hepsini sizler için yazımızda anlattık.

Behçet hastalığı aynı zamanda Behçet sendromu olarak da adlandırılan ve vücudunuzun her tarafında bulunan kan damarlarının iltihaplanması neden olan nadir bir hastalıktır. Hastalık başta alakasız görünebilecek pek çok belirti ve bulgu gösterir.

Ağız yaraları, göz iltihabı, genital bölge yanıkları, deri döküntüleri ve lezyonları bu hastalığın belirtisi olabilir. Hastalığın etkileri kişiden kişiye değişiklik göstermekle birlikte kimi insanlarda hastalık kendi kendine iyileşir. Behçet hastalığı, göz ile de yakından ilgilidir.

Bu hastalık durumunda oluşan göz tutulumları eğer tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir.

Tarihçesi:

Bu durum aslında ilk olarak M.Ö 5. Yüzyılda Hipokrat tarafından tespit edilmiştir. Ancak sistematik şekilde bir hastalık olarak tanımlanmamıştır.

Bu hastalık 1937 yılında Hulusi Behçet tarafından raporlanmış ve tam olarak tanımlanmıştır. “Behçet” hastalığı adını Hulusi Behçet’ten almıştır.

Yakın zamana kadar Behçet hastalığı spondiloartropati olarak sınıflandırılmış bir hastalıktı. Ancak günümüzde sistemik bir vaskülit olduğu düşünülmektedir.

Göz Ve Behçet Hastalığı

Göz sıkıntıları, “Behçet” hastalarında en sık rastlanan durumdur. Genellikle üveit hastalığın ilk bulgularındandır. Diffüz vitrit, retinal sızıntılar, çoğunlukla retinal damarların tıkanması ve vaskülit posterior segment enflamasyonunun tipik bulgularıdır.

Erkek hastaların gözleri daha şiddetli bir hastalık seyrine ve daha kötü görsel prognoza sahiptir. İmmunododülatör tedavi posterior segment tutulumu olan çoğu hastada işe yaramaktadır. Başlangıçta tedavi için azatioprin ve / veya siklosporin ile kombine edilen kortikosteroidler kullanılır.

Dirençli vakalarda, interferon alfa ve infliximab gibi biyolojik ajanlar kullanılmaktadır.

Behçet Hastalığının Belirtileri:

Behçet hastalığının belirtileri kişiden kişiye değişir. Belirtiler zaman içinde kaybolabilir ve tekrarlanabilir. Belirtiler zamanla daha az şiddetli hale gelebilir. Bulgular vücudun farklı bölümlerinde görünebilir.

Genellikle belirtiler en fazla gözde görülmektedir. Gözün içinde iltihaplanma (üveit, retinitis ve iritis) behçet hastalığına sahip kişilerin yarısında görülür. Bulanık görme, gözde ağrı veya kızarıklığa neden olabilir.

Behçet hastalığının sıklıkla etkilediği bölümler şunlardır:

  • Ağız: Büyük ağız yaraları Behçet hastalığının en yaygın belirtileri arasındadır. Yuvarlak lezyonlar halinde ağızda başlarlar ve hızlı bir şekilde ağrılı ülserlere dönüşürler. Bu yaralar 1-3 hafta içinde iyileşirler ancak iyileştikten sonra tekrarlamaları olasıdır.
  • Cilt: Cilt problemleri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Her behçet hastasında aynı cilt problemleri görülmez. Bazı hastaların vücutlarında sivilce benzeri yaralar ortaya çıkar. Bazı hastalarda ise kabarmış, kırmızı renkli nodüller çıkabilir. Bu nodüller özellikle alt bacaklarda görülür.
  • Genital Bölge: Behçet hastalığına sahip olan insanların cinsel organlarında hastalığa bağlı yaralar çıkabilir. Kırmızı, açık yaralar genellikle skrotumda ve vulvada görülür. Bu yaralar çoğu zaman ağrılı olmaktadır.
  • Gözler: Behçet hastalığı gözlerde iltihaba neden olabilir. Bu durum üveit olarak adlandırılır. Üveit; kızarıklık, ağrı ve gözlerde bulanıklığa neden olur. Bu durum hastalarda bazen düzelse de sıklıkla tekrar etmektedir.
  • Eklemler: Behçet hastalığı olan kişilerde eklem şişliği ve ağrı görünebilir. Bu ağrı ve şişlik genellikle dizleri etkiler. Dizler dışında, ayak bilekleri ve dirseklerde görünebilir. Bu ağrılar bir ila üç hafta arasında sürüp, sonra kendini tekrarlayabilir.
  • Dolaşım Sistemi: Kan damarlarındaki (damar ve arterlerde) iltihaplanma kol ve bacaklarda kızarıklığa, ağrıya, şişmeye neden olabilir. Büyük arterlerde iltihaplanma görünmesi durumunda, anevrizmalar gibi damar tıkanıklığı komplikasyonu ortaya çıkar.
  • Sindirim Sistemi: Bu hastalık karın ağrısı, diyare ve kanama da dahil olmak üzere sindirim sistemini etkileyen çeşitli belirtilere neden olabilir.
  • Beyin: Bu hastalık, beyinde ve sinir sisteminde iltihaplanmaya, baş ağrısına, dengesizliğe veya inmeye yol açabilir

Hastalığa işaret eden olağandışı bulgu ve belirtiler fark ederseniz, bir doktordan randevu alın.

Hastalığın Nedeni

Behçet hastalığının nedeninin tam olarak ne olduğu bilinmemektedir. Ancak vücudun bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı hücrelerinden bazılarına yanlışlıkla saldırdığı anlamına gelen bir otoimmün bozukluk olabilir.

Muhtemelen genetik ve çevresel faktörler de hastalıkta rol oynamaktadır. Hastalıkla ilişkili birçok gen bulunmuştur.

Bazı araştırmacılar, bir virüsün veya bakterinin, hastalık genine sahip olan insanlarda bu sendromu tetikleyebileceğine inanmaktadır.

Tanı Konması

Bu sendromun kişide var olup olmadığını anlamak için spesifik ve kesin bir test yoktur. Bunun yerine doktorunuz öncelikle hastalığı teşhis etmek için işaretlere ve semptomlara bakar. Doktorunuz bazı durumlarda kan testleri veya diğer laboratuvar testlerini uygulayabilir.

 Behçet hastalığına yakalanmamak veya etmemek kesinlikle kesin bir test değildir. Bunun yerine, doktorunuz öncelikle Behçet hastalığını teşhis etmek için işaretlerinize ve semptomlarınıza güvenir.

Diğer koşulları kaldırmak için kan testleri veya diğer laboratuvar testleri uygulayabilir. Behçet hastalığının tanısı için kriterler belirlenmiştir, ancak bu, hastalığın teşhisi için her zaman gerekli değildir.

Doktorunuz teşhis için başka faktörler de kullanabilir.

Ağız yaraları Behçet’li herkes için neredeyse ortak bir faktördür. Bu işaret genellikle teşhis için gereklidir. Tanının konması için, 12 ayda en az üç kez tekrarlanan ağız yaraları gerekir. Buna ek olarak, bir tanı koymak için aşağıdakiler gibi en az iki ilave işaret olmalıdır:

  • Gözdeki problemler: Bir göz doktoru gözlerinizdeki iltihap belirtilerini tespit edebilir.
  • Cilt sıkıntıları: Behçet hastalığından çeşitli döküntüler veya akne benzeri yaralar olabilir.
  • Pozitif patoloji testi: Bir patoloji testinde, doktorunuz cildinize steril bir iğne yapar ve ardından bölgeyi bir ila iki gün sonra inceler. Patoloji testi pozitifse, iğnenin yapıldığı derinin altında küçük bir kırmızı renkli yumru oluşmaktadır. Bu, bağışıklık sisteminizin küçük bir hasara aşırı tepki verdiğini gösterir.

Tedavi

Bu hastalığın herhangi bir tedavisi mevcut değildir. Eğer hastalığınız hafif seyrediyorsa doktorunuz, ağrılar ve iltihaplanma için çeşitli ilaçlar önerebilir. Eğer hastalık şiddetli ise doktorunuz daha ağır ilaç tedavisi yöntemleri deneyecektir.

Kaynaklar

(2 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://gozebak.com/behcet-hastaligi-goz.html

Behçet Hastalığı Tedavisi, Nasıl Geçer?

Behçet hastalığı gözü nasıl etkiler ve nasıl tedavi edilmelidir?

Türk bir doktor olan Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında bulunun bu hastalık, uluslararası literatürde Behçet hastalığı olarak anılmaya başlamıştır.

Hastalık aynı zamanda Behçet Sendromu olarak da anılmaktadır. Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalıktır.

Deri altı, göz, beyindeki kan damarlarının iltihaplanmasına yol açmaktadır.

Behçet hastalığı, vücutta kan damarı iltihabına neden olan nadir bir hastalıktır. İlk aşamada hastalıkla ilgisiz olan birçok belirtiye sahip olunabilir. Bunlar, ağız yaraları, göz iltihabı, deri döküntüleri ve lezyonları ve genital yaraları içerebilmektedir. Behçet hastalığının etkileri kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.

İlaçlar ve tedavi şekilleri Behçet hastalığının belirtilerini ve semptomlarını azaltmak için ve ayrıca körlük gibi ciddi komplikasyonları önlemek için yapılmaktadır.

Behçet hastalığı belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Belirtiler kimi zaman kaybolurken, kimi zaman belirtiler kendini tekrarlayabilir. Zaman içerisinde belirtilerin şiddetinde azalma da meydana gelebilir. Behçet hastalığı vücudunuzun şu bölgelerini etkilemektedir;

  • Ağız: Pamukçuk benzeri, ağrılı ağız yaraları Behçet hastalığının en sık görülen belirtilerinden birisidir.
  • Cilt: Cilt problemleri değişebilir. Bazı insanların vücutlarında sivilce benzeri döküntüler gelişebilir. Genellikle alt bacakta daha çok oluşmaktadır.
  • Genital: Behçet hastalığı insanların cinsel organlarında yaralar oluşmasına neden olabilir. 
  • Gözler: Behçet hastalığı gözlerde iltihaba yol açabilir.
  • Eklemler: Eklem şişliği ve ağrıları genellikle Behçet hastalığı olan kişilerin dizlerini etkiler.
  • Vasküler sistem: Kan damarlarının (venler ve arterler) inflamasyon ile kollarda veya bacaklarda kan pıhtılaşması sonucu şişlik, kızarıklık ve ağrı oluşabilir. 
  • Sindirim sistemi: Behçet hastalığı karın ağrısı, ishal ve kanama da dahil olmak üzere sindirim sistemini etkileyen belirti ve bulgulara neden olmaktadır. 
  • Beyin: Behçet hastalığı, ateş, oryantasyon bozukluğu, dengesi bozukluğu, inme, baş ağrısı gibi sorunlara yol açan beyin ve sinir sistemindeki iltihaplara neden olmaktadır.

Ne Zaman Doktora Görünmeliyiz?

Eğer Behçet hastalığına işaret edebilecek herhangi bir olağandışı belirti ve bulguları fark ederseniz doktorunuzdan randevu alın.

Behçet Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Vücudun bağışıklık sistemi ile alakalı bir durum olabilir. Genetik ve çevresel faktörler de rol oynamaktadır.

  • Yaş: Çocuklarda ve yaşlı yetişkinlerde gelişebilir bir hastalık olsa da, Behçet hastalığı 20’li ve 30’lu yaşlardaki erkek ve kadınları etkilemektedir.
  • Seks: Behçet hastalığı hem erkeklerde hem de kadınlarda görülmekle birlikte, hastalık genellikle erkeklerde daha şiddetlidir.
  • Genler: Bazı genleri olması Behçet’e yakalanma riski ile ilişkilidir.

Behçet hastalığının komplikasyonları sahip olduğunuz belirti ve bulgulara bağlıdır. Örneğin, işlenmemiş üveit görme azalmasına ve hatta körlüğe neden olabilir.

Behçet Hastalığı Tanı ve Testleri Nasıl Olur?

Yapılacak olan testler tam anlamıyla Behçet hastalığı tanısı konulmasına yardımcı olmayacaktır. Bunun yerine, doktorunuz Behçet hastalığını teşhis etmek için belirti ve bulgulara odaklanacaktır. Bunların yanı sıra doktorunuz  kan testleri veya diğer laboratuvar testleri de uygulayacaktır. Bu kapsamda doktorunuz sizlere çeşitli kategoriler altında tanı işlemi yapacaktır.

  1. Ağız yaraları: Behçet neredeyse herkesin bir noktada ağız yaraları sahip olmasını kapsamaktadır, çünkü bu işaret tanı için genellikle gereklidir. Tanı kriterleri 12 ay içinde en az üç kere ağız yaralarının tekrarlanması ile gerçekleşmektedir.
  2. Genital yaralar
  3. Göz problemleri
  4. Cilt yaraları
  5. Pozitif paterji: Bir paterji testi, doktorunuzun cildinize steril bir iğne sokması ve sonrasındaki bir iki gün  bölgeyi incelemesi ile gerçekleşmektedir.

Behçet Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Behçet hastalığının herhangi bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak yapacak olduğunuz aşağıdaki tedaviler ile belirtilerini ve komplikasyonlarını azaltmak mümkündür. Belirtilerin şiddetine göre doktorunuz size en uygun tedaviyi önerecektir.

1. Cilt Kremleri ve Merhemler

Topikal kortikosteroid ilaç enflamasyonları ağrıyı azaltmak için, deri ve genital yaralara doğrudan uygulanır.

2.Ağız Çalkalama Suları

Ağzının içinde bulunan yaralar için gargara yapmak sizlerin acılarını rahatlatmaya yardımcı olacaktır.

3.Göz Damlaları

İnflamasyon hafif ise kortikosteroidler veya diğer anti-inflamatuar ilaçlar içeren göz damlaları gözlerdeki ağrı ve kızarıklıkları rahatlatmaya yardımcı olabilir.

4.Kortikosteroidler İltihabını Kontrol Etmek 

Prednizon gibi kortikosteroidler, Behçet hastalığının neden olduğu inflamasyonu azaltabilir. Behçet hastalığının belirti ve semptomları kapsamında kortikosteroidler yalnız kullanıldığında doktorlar genellikle bağışıklık sistemi (immünosupressifler) aktivitesini baskılamak için başka ilaçlar da vermektedir. 

5.Bağışıklık Sistemi İçin İlaçlar

Sağlıklı dokulara saldıran ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını engelleyen Behçet hastalığının, verilen ilaçlar ile etkileri azaltılmaktadır.

 Behçet hastalığının kontrol edilmesinde rol oynayan immünosupresif ilaçlar azatioprin, siklosporin (Gengraf, Neoral, Sandimmune) (Imuran, Azasan) ve siklofosfamid (Cytoxan) içerir. Bu ilaçlar bağışıklık sistemini bastırmak için enfeksiyon riskini artırabilir.

Diğer olası yan etkiler karaciğer ve böbrek sorunları, düşük kan sayımları ve yüksek kan basıncı olabilmektedir.

6.Bağışıklık Sisteminizin Tepkisini Değiştiren İlaçlar

İnterferon alfa-2b (Intron A) enflamasyonunu kontrol etmek için bağışıklık sisteminin aktivitesini düzenler. Behçet hastalığı olan kişilerde cilt yaraları, eklem ağrısı ve göz iltihabına yardımcı olmak için tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Yan etkileri, kas ağrısı ve yorgunluk, grip benzeri belirti ve bulguları içermektedir.

Tümör nekroz faktörü (TNF) adı verilen bir madde bloke ilaçlar, daha şiddetli veya dirençli semptomlar için Behçet hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Örnekler infliksimab (Remisad) ve etanersept (Enbrel) içerir. Yan etkileri baş ağrısı, deri döküntüsü ve üst solunum yolu enfeksiyonları riskini içerebilir.

7.Gebelik ve Doğurganlık

Doğurganlık, Behçet hastalığı olan kadınları genellikle etkilemez. Ancak bazı durumlarda doğum sorunlarına neden olabilmektedir. Behçet hastalığı semptomlarını gebelik üzerine nasıl bir etkisi olacağını tahmin etmek zordur.

Bu kapsamda ise, kolşisin ve talidomid olarak durumu tedavi etmek için kullanılan ilaçlar, doğum kusurlarına neden olmaktadır. Bu yüzden tedavilerini ve risklerini doktorunuz ile ayrıntılı bir şekilde konuşmanız gerekmektedir.

 Behçet hastalığı olan erkeklerde doğurganlık etkilenebilir.

Behçet Hastalığını Önlemek İçin Yapılacaklar

Behçet hastalığı ile mücadele etmek ilk olarak kendinize iyi bakmakla gerçekleşecektir. Bu kapsamda bazı belirti ve bulgularının şiddetinin azalmasını sağlayabilirsiniz.

  • İşaretler ve semptomlar göründüğünde, kendiniz için zaman ayırın ve dinlenin.
  • Stres belirtileri kötüleştirebilir, bunun için olabildiğince stresten uzak durun.
  • Düzenli olarak egzersizler yapın. Bunlar yürüme ya da yüzme gibi eylemleri kapsamaktadır. Egzersiz, vücudunuzu güçlendirir, esnek eklemleri korumaya ve ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olur.
  • Behçet nadir bir hastalık olduğundan, yakındaki hastalığı olan kişileri bulmak zor olabilir. Bölgenizdeki destek grupları hakkında doktorunuza danışın. Aynı sağlık sorununa sahip olan kişilerle konuşmak ve durumunuzu paylaşmak sizlere olumlu bir etki yapacaktır.

Источник: https://evdesifa.com/behcet-hastaligi-tedavisi/

Behçet Hastalığı : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Behçet hastalığı gözü nasıl etkiler ve nasıl tedavi edilmelidir?

Behçet hastalığı, genel olarak ağızda ve cinsel bölgede meydana gelen yaralar, göz, eklem, deri, damar ve sinir iltihaplı bir romatizmal sağlık sorunudur. İlk olarak 1937 yılında bir Türk cilt doktoru olan Hulusi Behçet tarafından bulundu ve onun adını aldı.

Behçet sendromu sebebi henüz tespit edilememiş ve sistemik bir vaskülittir. Yani insan vücudunda yer alan kan damarlarında meydana gelen iltihaptır.

Sindirim, genital ve boşaltım organlarının yakın çevresinde bulunan, mukus üretme işlevine sahip olan doku ile deriyi olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Dünyada Japonya, Çin, Türkiye ve İran gibi ülkelerde daha çok rastlanır. Kadın ve erkeklerde ise eşit oranda görülebilir.

Fakat erkeklerde daha şiddetli semptomlar meydana gelir. Her yaşta görülme ihtimali olmasına karşın, 20 ve 30’lu yaşlarda daha fazla ortaya çıkar.

İnsan vücudunun her bölgesini çok kolay bir şekilde etkileme gücüne sahip olan bir hastalıktır. İlk olarak ağız ve kasık bölgesinde aft denilen yaralar görülür, daha sonra ise göz, beyin, eklemler ve kalp damarlarında iltihaba neden olur.

Behçet hastalığının belirtileri, daha çok atak şeklinde ortaya çıkar ve aynı zamanda farklı organlara da yayılabilir. İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemiyle direkt olarak bağlantılı ve çok nadir görülen bir sağlık sorunudur. Hastalığın teşhisi daha çok klinik veriler sonucu yapılabilir.

 Hastalığa dair en çok “Behçet hastalığı genetik midir?” sorusu merak edilir. Aile bireylerinde ortaya çıktığı zaman, çocuklarda görülmez. Tamamen taşıdığı genle ilgili bir durumdur. Yaklaşık olarak yılda 3 kez ya da daha fazla ağızda yara ortaya çıkabilir.

Aynı zamanda genital ülseri, göz tutulumu, eritema nodozum ya da sivilce gibi deride meydana gelen döküntüler sonucunda hastalığın teşhisi konulur.

Behçet Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığı birçok şekilde vücutta kendini gösterme özelliğine sahiptir. Bazı semptomlarına karşı tam koruma sağlansa bile, birkaçı için herhangi bir müdahale yapılabilmesi ya da önlem alınabilmesi pek mümkün değildir. Dokunma ile temas halinde bulaşıcı bir özelliği yoktur.

1. Mikroplar

Hastalığa daha çok sonradan vücuda dahil olan mikrop türleri neden olabilir. Ağız bölgesinde ağırlıklı olarak toplanan mikroplar ve uçuğa neden olan virüs behçet hastalığına yol açar.

2. Kalıtsal etkenler

Kalıtsal etkenlerin hastalığa sebep olduğu yönünde şüphe duyulur. Bazı genlere sahip olmak, hastalığa karşı eğilimi daha çok artırabilir. Hastaların yaklaşık olarak %80’inin ortak özelliği HLA- B51 genini taşımasıdır. Fakat ülkemizde behçet hastası olmamasına rağmen, %20 oranında bu geni taşıyan insanlar bulunur. Genin ortaya çıkması için tetikleyici bir faktörün bulunması gerekir.

Behçet Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Nadir görülen behçet hastalığına dair bulaşma korkusu yaşan insanların en çok sorduğu sorular arasında “Behçet hastalığı bulaşıcı mıdır?” yer alır. Bağışıklık sisteminden kaynaklanan behçet hastalığı bulaşıcı özelliğe sahip değildir.

Herhangi bir bulaşma şekli yoktur fakat genetik bir duyarlılık oluşturabilir. Özellikle Uzak Doğu ve Akdeniz kökenli hastalarda behçet hastalığı HLA B5 geni ile bağlantılıdır. Aynı zamanda geçmişte belirlenmiş olan birtakım ailesel veriler bulunur.

Toplum ya da aile bireylerinin vücuduna dolaylı, direkt olarak yayılma göstermez. Herhangi bir temas ya da farklı yollarla bulaşmaz.

Behçet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığı, her boyutta ve türde olan kan damarlarında meydana gelen bir sağlık sorunudur. Bu nedenle insan vücudunda yer alan çok sayıda organ ve dokuda ortaya çıkabilir.

1. Ağızda yaralar

Ağız içinde afta benzeyen, 1 yılda 3 ya da daha fazla meydana gelen yaralar, hastaların çoğunda ortaya çıkar. Genel olarak dudağın iç kısmında bulunan yaraların, temas halinde yanma hissinin oluştuğu ve ağrılı bir yapısı bulunabilir. Aynı zamanda yanağın iç kısmında, dil üzerinde ve altında da ortaya çıkabilir.

2. Göz tutulumu

Behçet hastalığı, gözleri de etkileyebilir. Gözün ön, arka ya da tüm kısmını tutan tabakada iltihaplanma ortaya çıkar. Bu durumda gözde ağrı, kızarıklık ve aşırı hassasiyet oluşur. Oluşan her ataktan sonra göz büyük oranda zarar görür. Hatta ilerleyen zamanlarda görme kaybına bile neden olabilir.

Behçet hastalığı görmek kaybına en çok neden olan faktörlerden biridir. Gözde meydana gelen hasarın görülme sıklığı yaklaşık olarak %50’dir. Fakat erkeklerde bu sıklık %70 oranına artarken, kızlarda ise nadir olarak görülebilir. Göz tutulumu, hastalığın başlangıcından itibaren ilk 3 yıl içerisinde meydana gelen bir belirtidir.

Genel olarak kronik bir yapıya sahip olur ve belirli aralıklarla gözde alevlenme hissi ortaya çıkabilir.

3. Deride döküntü

En çok görülen belirtiler arasında yer alır. Genel olarak vücudun tüm kısmında ortaya çıkabilir. Deride kabarma, şişlik, kızarıklık ya da ağrı şeklinde meydana gelir. Özellikle bacakların ön kısmında daha çok rastlanır. Farklı cilt lezyonları da meydana gelebilir. Daha çok akne şeklinde olan lezyonlar, sadece ergenlik dönemi sonrasında ortaya çıkar.

4. Oral ülser

Hastalarda sürekli olarak tekrarlayan oral ülser, en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Daha çok hastalığın başlangıç aşamasında görülür. Çocuk hastalarda yaygın olan bir belirtidir ve tekrarlayıcı özelliği bulunan diğer ülserlerden ayırt edilmesi zordur.

5. Genital bölgede ülser

Erkek çocuk hastalarda daha çok erbezlerinin bulunduğu torbanın yüzeyinde ve peniste ülser ortaya çıkabilir. Yetişkin hastalarda ise ülser iz bırakarak bir süre sonra kendi kendine iyileşir.

Kızlarda genital bölgenin dış kısmı ülserden olumsuz bir şekilde etkilenebilir. Vajen mukozasında görülen ülserler, çok ağrılı olur. Ergenlik dönemine daha girmemiş olan çocuklarda çok nadir olarak görülür.

Genel olarak genital bölgede ortaya çıkan ülserler, yapısal olarak oral ülserlere daha çok benzer.

6. Paterji reaksiyonu

Behçet hastalarının deri yüzeyine iğne batması sonucunda reaksiyon göstermeleri durumunda ortaya çıkabilir. Bu reaksiyon daha çok hastalığın teşhis edilmesinde kullanılır. Steril bir iğne yardımıyla kol delinerek, 24 ya da 48 saat arasında kabarıklık ya da irinli kabarcık oluşumu gözlenebilir.

7. Eklem tutulumu

Tüm çocuk hastalarda görülen bir belirtidir. Daha çok ayak ve el bilekleri, dizler ve dirsek bölgesindeki eklemler daha çok tutulabilir. Dörtten daha az eklem olumsuz bir şekilde hastalığın etkisi altına girer.

İltihap durumu, eklem bölgelerinde şişlik, tutulma, ağrı ve hareket özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olabilir. Bu semptomlar birkaç hafta içerisinde kendi kendine iyileşme belirtisi gösterir.

Genelde eklem bölgesinde kalıcı bir hasar bırakmaz.

8. Nörolojik tutulum

Ağır semptomları olan bir sağlık sorunu olması açısından, çocuklarda nörolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kafatası içerisinde belirli bir şiddette olan basınç, aynı zamanda baş ağrısına ve yürümede zorlanmaya yol açar. Çoğu hasta psikolojik destek alarak hastalığın üstesinden gelmeye çalışır.

9. Damar tutulumu

Damar tutulumu, hastaların yaklaşık olarak %12 ile %30’u arasında görülen bir durumdur. Kötü huylu bir prognoz için de şüphe edilebilir. Damar tutulumundan atardamar ve toplardamarlar da büyük oranda etkilenir.

Aslında insan vücudunda yer alan farklı türdeki damarlar da olumsuz bir şekilde hastalıktan etkilenir. Baldır bölgesinde bulunan damarlar büyük oranda zarar görür. Aynı zamanda damarlar şişer ve ağrılı bir hal alabilir.

10. Gastrointestinal tutulum

Uzak Doğu kökenli hastalarda bu belirtiye daha çok rastlanır. Ağızdan anüs kısmına kadar olan tüm sistemde ülser ortaya çıkabilir. Aynı zamanda terminal ileum ve çekum en sık görülen kısımdır. Bazı durumlarda iltihap bağırsak hastalığı ile karıştırılabilir.

11. Akciğer tutulumu

Akciğerlerin yapısında yer alan arterlerde anevrizmanın gelişmesi ya da yırtılması durumunda yoğun kanama oluşumu yaşanabilir. Behçet hastalığının görülen en ciddi belirtileri arasında yer alır.

12. Beyin tutulumu

İnsan vücudunun en önemli ve en hassas organlarından biri olan beyinde yer alan doku, santral sinir sistemi ya da beynin toplardamarları olmak üzere iki farklı şekilde ortaya çıkabilir. Aynı zamanda baş ağrısı, ensede sertleşme, bilinçte bulanıklık ve inme gibi belirtiler oluşur.

Behçet Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Behçet hastalığı birtakım çevresel ve yapısal faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Hastalığın kesin olarak tespit edilebilmesi için klinik tanı konulması gerekir.

Bir insanın behçet hastası olup olmadığını tespit etmek için uluslararası kriterler içerisinde 1 ya da 5 yıl gibi bir süreye ihtiyaç duyulabilir.

Hastalığın tespit edilebilmesi için gerekli olan uluslararası kriterlere, oral ülserlere ek olarak, aynı zamanda 2 farklı veriye ulaşılması gerekir. Bu veriler, genital ülserler, pozitif paterji testi ya da göz tutulumudur.

1. Erken teşhis ile tedavi

Behçet hastalığına ait herhangi bir özel laboratuvar verisi bulunmaz. Çünkü hastalığın altında yatan temel sebep henüz bilinmiyor. Birçok organda farklı belirtilere neden olduğu için tedavi yelpazesi çok geniş tutulabilir.

Birçok organı etkisi altına aldığı için, tedavi aşamasında göz tedavisi için oftalmologlar, cilt tedavisi için dermatologlar ve sinir sistemi için nörologlar uyum içerisinde çalışılırlar. Tedaviye ihtiyaç duyulmayan behçet hastaları da bulunabilir. Diğer hastalarda ise göz, damar ve merkezi sinir sistemi tutulumu ortaya çıkar.

Bu hastaların tedavi edilmesi uygun görülür. Hasta çocukların çoğu HLA B5 geni taşır ve bu durum daha şiddetli formu ile yakından ilgili olabilir.

2. Paterji testi ile tedavi

Hastaların yaklaşık olarak %60 ile %70’i arasına paterji deri testi gerekli görülür. Testin sonucu genel olarak pozitif çıkar ancak etnik gruplarda bu oran gitgide düşer. Sinir sistemini ve vasküler tutulumu teşhisini koyabilmek için damarlardan ve beyinden özel cihazlarla görüntü alınması gerekebilir.

Paterji testi, kalın ve steril uçlu bir iğne ile ön kolun damar ve kıl bulundurmayan yüzey kısmında 45 derecelik açıyla pikür uygulanarak yapılır. Ön kolun damarında yaklaşık olarak 24 ile 48 saat sonra olası bir kızarıklık, papül, püstül ya da papülopüstüler lezyon değerlendirilir.

Kolda meydana gelen olası ve belirgin bir değişim behçet hastalığının vücutta bulunduğunu kanıtlar.

3. İlaç tedavisi

Behçet hastalığı için geliştirilen tüm farklı tedavi yöntemleri, yetişkin hastalardan elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilmiştir. Tedavi süreci içerisinde düzenli olarak kullanılması gereken bazı ilaçlar bulunur. Bu ilaçlar;

  • Colchine: Behçet hastalığının ortaya çıkış aşamasında eskiden bu ilaç reçete edilirdi. Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucunda eklem bölgesinde meydana gelen sağlık sorunları ile eritema nodozumun tedavisinde ve mukozadaki ülserlerin iyileşmesinde etkili rol oynar.
  • Kortikosteroidler: Kortikosteroidler türü ilaçlar, hastalıkta ortaya çıkan iltihabı kontrol altına almada çok başarılıdır. Bu tür ilaçlar insan vücudunun merkezi sinir sistemi, göz ve damar tutulumu olan çocuklarda, yüksek dozda kullanılabilir. Tedavide hızlı sonuç elde etmek için ilerleyen günlerde ilacın dozunun belirli bir oranda artırılması gerekir. Topikal özellikte olan kortikosteroidler ise lokal bir şekilde cilt yüzeyine uygulanabilir. Aynı zamanda oral ülseri ve göz hastalıklarını iyileştirmede daha çok kullanılır. İlaçlar arasında kortikosteroidler, antienflamatuar en etkili olanlarıdır. Fakat uzun süre kullanımı sonucunda hipertansiyon, osteoporoz, katarakt oluşumu ve ilerlemesi gibi çok ciddi yan etkileri bulunabilir. Bu ilaçları kullanması gereken çocuklar, sabahları günde 1 kez alabilir. Çocuklar uzun süre kullandığı zaman, kalsiyum takviyesine ihtiyaç duyulabilir.
  • Bağışıklık sistemini baskı altına alan ilaçlar: Bu tür ilaçlar genel olarak hastalığın ilerlemiş aşamasında, göz ve diğer organların tutulumu olan çocuklara özellikle uygulanabilir. Aynı zamanda azathioprine, cyclosporine-A ve cyclophosphamide ilaçları daha çok kullanılır. Azathioprine ilacı kullanıldığı zaman, karaciğerin yapısında ilerleyen zamanlarda toksin ortaya çıkar. Buna bağlı olarak, aynı zamanda kan hücrelerinde azalma ya da enfeksiyona yatkınlık gibi yan etkiler meydana gelebilir. Cyclosporin-A ilacın yan etkisi olarak böbrekte toksit oluşumuna, hipertansiyona, vücudun birçok bölgesinde kıllanmaya ya da diş eti sorunlarına neden olur. Aynı zamanda kemik iliğinin baskılanmasına ya da mesanede ortaya çıkan bazı sorunlara yol açar. Yüksek dozda uzun süre kullanıldığı zaman menstrüel döngü bozukluğuna ve hatta kısırlığa sebep olabilir. Bu ilaçların kullanımı sırasında, hastalıkta iyileşme belirtisi olup olmadığını tespit etmek için ayda 1 ya da 2 kere idrar, kan tahlilinin yapılması yararlı olur.
  • Anti-agregan ve antikoagan: Özellikle hastalarda damar tutulumu meydana geldiği zaman tavsiye edilir.
  • Anti-TNF: Bu tür ilaçlar behçet hastalığının belirgin semptomlarında büyük yarar sağlar. Bazı nadir görülen durumlarda ise, kolşisin ya da trombosit düşüklüğüne yol açabilir. Aynı zamanda sperm sayısında azalma anlamına gelen azospermi gibi yan etkiler de görülür. Hastalığın birçok aşamasında terapötik dozlarda kullanılması herhangi bir sorunun oluşmasına neden olmaz. İlaç bırakıldığı zaman, sperm düzeyi normal seviyelere dönebilir.
  • Thalidomide: Behçet hastalığında etkili olarak kullanılan bu ilaç, büyük oral ülserlerin tedavisinde kullanılır. Genital ve oral ülserler için lokal tedavi büyük oranda fayda sağlayabilir. İlaç kullanımında tedavi ve takip süreci çok önemlidir. Beraber yürütülmesi gerekebilir.

4. Aşı ile tedavi

Genel olarak canlı virüs taşıma özelliğine sahip olmayan ancak enfeksiyöz protein içeriği olan difteri, çocuk felci, hepatit B, boğmaca, tetanoz, pnömokok, hemofilus, meningokok ya da grip bakterilerinin neden olduğu hastalıklarda daha çok uygulama alanı vardır.

Behçet hastalığı önemli ve ciddi bir hastalıktır. Bu durumda “Behçet hastalığı ölümcül müdür?” sorusu genelde araştırılır, merak edilir. Yapılan tüm araştırmalar sonucunda hastalığın ölümcül bir tarafı olmadığı uzmanlarca kanıtlandı.

Источник: https://sebboy.com/behcet-hastaligi/

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı gözü nasıl etkiler ve nasıl tedavi edilmelidir?

Behçet Hastalığı, ağızda ve cinsel bölgede tekrarlayan yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. İlk kez 1937’de bir Türk dermatolog Hulusi Behçet tarafından tarif edildiğinden, onun adıyla anılır.

Behçet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Behçet hastalığı, tarihi “İpek Yolu” boyunca, Uzak Doğu’da Japonya ve Çin’den Akdeniz’e doğru uzanan ve Türkiye ve İran gibi ülkeleri de içine alan bir alanda yaşayanlarda daha sık olarak görülür. Türkiye’de 37/10 000 sıklığındadır.

Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasında çok nadir görülür. Kadın ve erkekler, eşit oranlarda hastalığa yakalanır; ancak hastalık, erkeklerde daha şiddetli seyreder. Hastalık her yaşta görülse de 20-30’lu yaşlarda daha fazladır.

Behçet Hastalığının Sebebi Nedir?

Hastalığın nedeni bilinmemektedir; ancak genetik yatkınlık önemlidir. Hastaların %80’i HLA-B51 genini taşır. Ancak Türkiye’de hasta olmadığı halde -20 oranında bu geni taşıyanlar vardır. Çevresel faktörler (bazı enfeksiyonlar gibi) de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir.

Behçet Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın tanısı, tamamen klinik bulgularla konur. Yılda üç ve daha fazla tekrarlayan ağızda yaraları olan kişilerde; tekrarlayan genital ülser veya buna ait izlerin bulunması, göz tutulumunun olması, eritema nodozum veya sivilce benzeri döküntüler, paterji testinin pozitifliği belirtilerinden üçünün bulunması, kuvvetle Behçet hastalığı tanısı koydurur.

Paterji testi; steril (sarı uçlu) iğne ucuyla ön kolda damardan fakir bir alana, 2 cm arayla yapılan delmeyi takiben 48 saat sonra, burada sivilce benzeri (papüllü püstül) veya deriden kabarık kızarıklık (eritemli papül) oluşması, testin pozitif olduğunu gösterir. Bu test, Behçet tanılı hastaların %60’ında pozitiftir. Behçet’li hastalarda paterji testinin pozitifliği, ülkelere göre (bölgesel) farklılık gösterir.

Behçet Hastalığı Nasıl Seyreder? Tedavisi Nedir?

Hastalığın seyri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda basit cilt bulguları ve daha hafif göz tutulumuyla seyrederken, bazılarında daha ciddi tutulumlarla seyredebilir. Bu nedenle tedavi de hastaya göre düzenlenir.

Ağız ve genital ülserler, cilt ve eklem bulgularına kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ve bazı topikal ilaçlar (pomadlar) kullanılabilir.

Daha ciddi tutulumlarda, siklofosfamid, azatioprin, siklosporin, anti-TNF ilaçlar, yüksek doz steroid gibi tedaviler kullanılabilir.

Hastalara Öneriler:

Behçet hastalığı, sadece deri tutulumuyla giden bir hastalık değildir. Bir çok organ ve sistemin tutulduğu; dolayısıyla birçok bilim dalı uzmanlığını ilgilendiren (multidisipliner) değerlendirmeler ve tedavi gerekir.

Öncelikle, İç Hastalıkları uzmanlığı üzerine yapılan Romatoloji bilim dalı uzmanı tarafından hastaların değerlendirilmesi, hastalığa bağlı tutulumları daha iyi ortaya koyacaktır.

Bu nedenle Behçet hastalarının ilk başvurusunun ve takiplerinin bir İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı tarafından yapılması çok önemlidir.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme, 02.12.2018)

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/10/behcet-hastaligi

Üveit Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Behçet hastalığı gözü nasıl etkiler ve nasıl tedavi edilmelidir?

Haber güncelleme tarihi 15.12.2018 13:12

Üverit Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Göz hastalıkları arasında yer alan üveit hastalığı, sinsice ilerleyen kronik bir göz hastalığıdır. Göz küresinin orta kısmında bulunan jel benzeri maddeyi 3 tabakalı bir kılıf sarmaktadır. 3 tabakalı kılıfın ortasında bulunan tabakaya uvea adı verilmektedir.

Uvea tabakasının iltihapalanması ise üveit olarak adlandırılmaktadır. Üveit hastalığında erken teşhis ve doğru tedavinin oldukça önemlidir. Gözün ayrı bir uzmanlık alanı olarak nitelendirilen uvea, uzman ve deneyimli bir doktor tarafından tedavi edilmelidir.

Gözü besleyen damarların tümünü barındırması nedeniyle oldukça önemli olan uvea, iltihaplanması durumunda birçok ciddi sorunu beraberinde getirebilir. Uveanın iltihaplanması durumunda gözün tüm dokuları bu iltihaptan etkilenir.

Bu nedenle üveit oldukça ciddi bir göz hastalığıdır.

Oldukça karmaşık bir hastalık olan üveit, hastadan hastaya farklı şekilde seyredebilir. Kişiden kişiye farklılık gösteren üveit, gerek doğru tedavi yöntemi gerekse uzmanlık açısından oldukça önemlidir.

Tedavi sonrasında hasta kontrollerini aksatmamalı ve en az 3 ayda bir kontrollere gidilmelidir. Aksi halde hastalığın tekrarlaması söz konusu olabilir.

 Gözü besleyen damarların tamamının uveada bulunması nedeniyle oldukça tehli ve körlüğe neden olabilen bir hastalıktır. Gözün tüm bölgelerini etkileyebilen üveit, iltihabın bulunduğu bölgeye göre farklı olarak isimlendirilebilir.

Gözün kısmında bulunan üveit iritis veya ön üveit olarak adlandırılırken orta kısımda bulunan üveit siklit, arka kısmında ise koroidit olarak adlandırılmaktadır.

Üverit Neden Olur?

Üveit vücuttaki bir hastalığın belirtisi olarak meydana gelebileceği gibi mantar, virüs ve parazitler nedeniyle de oluşabilir.

 Üveite neden olan hastalıklar behçet hastalığı, tüberküloz, herpes, bağışıklık sistemi hastalıkları, göz travması, romatizmal hastalıklar, ankilozan spondilit ve romatoid olarak sıralanabilir.

 Ancak üveit hastalarının %30-40’ında üveit nedeni tam olarak bulunamamaktadır. Bu nedenle çeşitli tahlillerin ve detaylı bir incelemenin yapılması teşhisin doğruluğu açısından oldukça önemlidir.

Üverit Belirtileri Nelerdir?

Üveit çok önemli bir göz hastalığıdır ve üveit hastalığı belirtileri arasında birçok etken vardır. İşte, sizlerin de çok merak ettiği üveit hastalığı belirtileri

  • Şiddetli göz ağrısı
  • Kırmızı göz
  • Baş ağrısı
  • Bulanık görme
  • Göz bebeğinde küçülme
  • Görme alanında leke oluşumu
  • Görmede azalma
  • İris damarında ödem
  • Işığa karşı hassasiyet
  • Gözde uçuşmalar
  • Göz kamaşması
  • Göz kanlanması
  • Göz sulanması
  • Ani görme kaybı

Üverit Göz Hastalığı Teşhisi

Genellikle sinsice ilerleyen üveit ani görme kayıplarına ve göz bebeğinde şekil bozukluklarına neden olmaktadır. Üveit belirtilerinin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden göz doktoruna başvurmalı ve gerekli tahlil ve tetkikleri yaptırmalılardır. Ancak tecrübeli ve uzman bir doktora başvurmak tedavinin sonucu açısından oldukça önemlidir.

 Üveit hastalığının seyri kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğinden teşhis ve tedavisinde kullanılan yöntemlerde farklılık göstermektedir. Bazı üveit hastalarında doğrudan ve kolayca teşhis konulabilirken bazı üveit hastalarında ise teşhis sürecinde çeşitli tetkiklerin yapılması gerekmektedir.

 Üveitin bulunduğu bölgeyi daha iyi belirlemek ve ne kadar tehli olduğunu anlamak adına ultrasyon, anjiyografi, ERG ve ICG gibi tetkikler tanının konulmasını kolaylaştırırken hastalık hakkında daha net bilgi alınmasını sağlamaktadır.

Aynı zamanda üveit ile ilgisi olabilecek hastalıklar için kan testleri, rasyolojik muayene ve iç hastalıkları muayenesi gerekebilir.

Üverit Nasıl Tedavi Edilir?

Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis oldukça önemlidir. Üveit belirtilerinin görülmesi durumunda bir an önce bir uzmana başvurmak tedavinin başarısını olumlu yönde etkilerken hastalığın olumsuz etkilerini de önlemektedir.

Tedaviden başarılı sonuçlar alınması için öncelikle uzman tarafından belirlenen kesin ve doğru tanı oldukça önemlidir. Bu nedenle tecrübeli bir doktora başvurmalısınız.

 Tedavi sonrasında yeniden tekrarlama görülebilen üveit hastalığında düzenli olarak kontrollerin devam etmesi oldukça önemlidir.

Tedavi olumlu sonuçlansa dahi en az 3 ayda bir kontrollere gidilmeli ve gerekli muayene ve tetkikler yaptırılmalıdır. Üveite neden olan bir hastalık söz konusu ise öncelikle hastalığın tedavisine başlanmalıdır.

Enfeksiyon sonucunda veya üveite neden olan bir hastalık sonucunda oluşmuş ise öncelikle o hastalığın tedavisi yapılmalıdır. Böylece üveit belirtilerinde doğrudan bir azalma görülecektir.

 Üveit tedavisinde kullanılan yöntem kortizonlu iğne ve damla tedavisidir.

Bu tedavi yöntemi kişinin günlük aktivilerini sınırlamamakla birlikte kullanılan damlaların etkisi ile göz bebeğinde büyümeye neden olarak araba kullanma gibi dikkat gerektiren işlerde zorlanmalara neden olabilir. Tedavi sürecinde %100 UV korumasına sahip güneş gözlüklerinin kullanımı oldukça önemlidir.

Önerilen İçerik;

► Blefarit Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/uveit-nedir-ve-nasil-tedavi-edilir-7512h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.