Behçet Hastalığı’nda Üveit Tehlikesine Dikkat

BEHÇET HASTALIĞI

Behçet Hastalığı’nda Üveit Tehlikesine Dikkat

Ağzınızda senede 3’ ten fazla aft çıkıyorsa, Cinsel bölgenizde yaralar oluşuyorsa, Vücudunuzda sivilce benzeri lezyonlar, bacaklarınızda ağrılı kızarık şişlikler görülüyorsa; anlamlandıramadığınız bu şikayetler Behçet hastalığına işaret ediyor olabilir.

Tüm dünyada Türkçe olarak anılan tek hastalık olan Behçet hastalığı ilk olarak basit belirtilerle kendini gösterse de vücutta tüm sistemleri olumsuz etkileyerek ölümcül sonuçlara neden olabilir. Uz. Dr. Ayfer Aydın ,“ Ağız yaraları ve Behçet hastalığı ilişkisi” hakkında bilgi verdi.

Behçet Hastalığı, başlangıç aşamasında ağız içi ve cinsel bölgede yaralarla ortaya çıkan ;ancak bütün sistemleri tutabilen ve hastanın yaşam kalitesini ciddi bir şekilde etkileyebilen, hatta hastanın ölümüne neden olabilen bir hastalıktır. 1937 yılında bir cilt hastalıkları uzmanı olan Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır.

Behçet Hastalığının nedenleri nelerdir?

Hastalığın tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte, otoimmün (bağışıklık sistemini ilgilendiren )bir hastalık olarak tanımlamaktadır. Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi vücuttaki dokulara karşı savaşa geçer.

Hastalığın gelişiminde bakteri ve virüs enfeksiyonlarının rolü olabileceği de düşünülmektedir.

Genetik geçiş şekli tam olarak bilinmemekle birlikte, hastalığın ortaya çıkmasında kalıtımsal faktörlerinde rol oynadığı bilinmektedir.

Ağızda çıkan yaralar
Ağızda oluşan aftlar Behçet hastalarının hemen hepsinde vardır. Bu belirti, hastalığın diğer belirtileri ortaya çıkmadan yıllarca önce tek başına görülebilir.

Yaralar; yanak içi, dil, dudaklar, yumuşak damakta tek ya da çok sayıda ortaya çıkabilir. Yaraların ortası kirli beyaz, etrafı kızarık ve ağrılıdır. Genellikle 7 ile 14 gün içinde iyileşirler.

Bu ağız yaralarının en önemli özelliği, yıl içinde tekrar tekrar ortaya çıkmasıdır ancak; tekrarlama sıklığı hastadan hastaya değişir.

Genital bölgede görülen yaralar
Ağızdaki aftlara benzer şekilde genital bölgede de yaralar çıkabilir.

Diğer Deri Belirtileri

Ağız ve genital bölgede görülen aftlar dışında deride görülen belirtiler, hastalığın başlangıcında veya seyri esnasında sık görülür. Genelde bacakların ön yüzünde 1-5 santimetre çapında, kırmızı ve ağrılı sertlikler görülür. Bunlar nadiren gövdede düzensiz ve dağınık olarak ortaya çıkabilirler. Bu lezyonlar bir hafta-on gün içinde, yara haline dönmeden, çoğunlukla yerlerinde hafif bir leke bırakarak iyileşirler.

Sivilce benzeri belirtiler, sırt, yüz, göğüs, kasıklar, kalçalar, cinsel bölge, kol ve bacaklarda ortaya çıkan, mikropsuz; ancak iltihaplı görünümde lezyonlardır. Görünüm açısından sivilceden farklı değildirler. Bu nedenle hastalığın diğer belirtileri ile birlikte değerlendirmek bir anlam taşır.

Vücudun genellikle; koltuk altı, meme, ayak parmak araları ve cinsel bölge haricinde, ağız içindeki aftlara benzeyen yaralar görülebilir. Bunlar diğer belirtilere göre daha az ortaya çıkar.

Behçet hastalığı deri dışında hangi organları tutar?

Behçet Hastalığı Tüm organ sistemlerini tutabilen ve ciddi sonuçlar doğurabilen bir hastalıktır.

Göz tutulumu:

Bu, hastalığın en ciddi tablolarından biridir. Tutulum genellikle iki taraflıdır. Gözler hastalığın başlangıcından sonraki ilk 3 yıl içinde tutulabilir. Bu tutulum alevlenmelerle giden, tekrarlayıcı bir seyir gösterir. Gözün hem ön hem arka kamaraları tutulur. Her alevlenmeden sonra, giderek körlüğe neden olacak bazı yapısal hasarlar oluşturabilir. (Üveit)

Eklem tutulumu:

Genellikle, ayak bileği, diz, el bileği ve dirsek eklemleri etkilenir. Monoartiküler (tek eklem tutulumu ) ya da oligoartiküler (4 ya da daha az eklem tutulumu) gözlenir. Bu iltihap genellikle birkaç hafta sürer ve eklemde hasar bırakmadan düzelir.

Sara nöbetleri, artmış kafa içi basıncıyla ilişkili baş ağrısı ve beyin bulguları karakteristiktir. En ağır biçimi, erkeklerde görülür. Bazı hastalar, psikiyatrik problemler geliştirebilir.

Gastrointestinal tutulum:

Mide- bağırsak sisteminde de ülserler (yaralar) görülebilir.

Hastalığın Tanısı

Behçet hastalığı bir vaskülittir yani bir damar duvarı iltihabıdır. En önemli ve diğer belirtiler henüz ortaya çıkmadan kendini gösteren ilk bulgu: ağızda tekrar eden yaralardır(aftlar), Behçet hastalığında bütün bulgular bir arada olmadığında tanı koymak zor olabilir. Eğer hastada ağızda, cinsel bölgede, göz ve deride bulgular varsa tanı kolaylaşır.

Hastalığın tanısı aşağıdaki kriterlere göre konulur:
Yılda en az 3 kez ağızda tekrar eden aft ile birlikte aşağıdaki kriterlerden iki veya daha fazlasının bulunması:Cinsel bölgede yaralar

Göz tutulumu (Üveit ve retinada hasar)

Deri bulguları

Pozitif paterji testi (Behçet hastalığını tanımak için yapılan bir test)

Paterji (Derinin Özgün Olmayan Reaksiyonu) derinin aşırı duyarlılığını ortaya koyan bir testtir. Paterji testi, hastanın önkol derisine steril bir iğne batırılarak yapılır.

Reaksiyon 24 saatte belirginleşip 48 saatte maksimum seviyeye ulaşır. Önce kırmızı 1-2 milimetrelik bir kabarıklık iken steril cerahatli sivilce haline de dönebilir.

Paterji testinin pozitif olması Behçet hastalarında pozitif tanı kriteri olarak kabul edilir.

Tedavisi

Tedavinin seçimi hastanın klinik belirtilerine bağlıdır. Alevlenmeler ve düzelmelerle seyreden bu hastalık zaman içinde belirtilerinin hafiflediği veya kaybolduğu devreler gösterebilir. Tedavi lokal(haricen) ve sistemik olmak üzere iki kısımdan oluşur. Lokal tedavi deri, ağız içi ve cinsel bölge belirtilerinde uygulanır. Sistemik tedavi ise organ tutulumlarında kullanılır.

Behçet hastalığı bütün organları tutabilen bir hastalık olduğu ve sonuçları tutulan sisteme bağlı olarak (Örneğin göz tutulumu körlük ile sonuçlanabilir) hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilemesinin yanı sıra hastanın ölümüne dahi neden olabilir. Bu nedenle hastalığın erken tanı ve tedavisi çok önemlidir. Hastalık tekrarlayıcı olması sebebiyle bir uzman tarafından düzenli takip gerektirir.

Uz.Dr. Ayfer AYDIN (Dermotoloji Uzmanı)
Amerikan Hastanesi 444 3 777Yazıları :

Dr. Ayfer Aydın Kimdir?

Canlı Cilt İçin
Behçet Hastalığı
Kışın Bakımlı Saçlar İçin İpuçları
Lazerle istenmeyen Tüylerden Kurtulmak
Kimyasal Peeling Nedir Nasıl Uygulanır?
Güneşin Aldatıcı Cazibesi

loading…

Yazar : XprodoksiT – Yazıları

Источник: https://www.xprodoksit.com/yazi/behcet-hastaligi

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı’nda Üveit Tehlikesine Dikkat

Behçet Hastalığı, ağızda ve cinsel bölgede tekrarlayan yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. İlk kez 1937’de bir Türk dermatolog Hulusi Behçet tarafından tarif edildiğinden, onun adıyla anılır.

Behçet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Behçet hastalığı, tarihi “İpek Yolu” boyunca, Uzak Doğu’da Japonya ve Çin’den Akdeniz’e doğru uzanan ve Türkiye ve İran gibi ülkeleri de içine alan bir alanda yaşayanlarda daha sık olarak görülür. Türkiye’de 37/10 000 sıklığındadır.

Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasında çok nadir görülür. Kadın ve erkekler, eşit oranlarda hastalığa yakalanır; ancak hastalık, erkeklerde daha şiddetli seyreder. Hastalık her yaşta görülse de 20-30’lu yaşlarda daha fazladır.

Behçet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığı, neredeyse her boyutta (küçük, orta ve büyük çapta) ve türde (arter-atar damar, ven-toplar damar) kan damarlarını tutan bir vaskülittir (damar duvarı iltihabı). Dolayısıyla bir çok organa ve dokuya ait şikayete neden olabilir. Ancak belli organ ve dokuları daha fazla tutar. Bunlar;

  • Ağız: Yıl içinde 3 veya daha fazla, ağız içinde ağrılı, içi küçük oyuk veya aftöz ülserler (yaralar), hastaların hemen hepsinde bulunur. Genellikle dudak iç kısmında, yanak içinde ve dil üzerinde bir veya birden fazla ülserler çıkabilir.
  • Göz: Behçet hastalığı gözlerde anterior (ön), posterior (arka) veya tümünü tutan (panuveit) uveit (gözün bir tabakasında iltihap), vitreusda iltihabi hücre birikimine veya göz damarlarında iltihabi tutuluma (vaskülit) neden olur. Gözde ağrılı, kızarık ve ışığa hassasiyet belirtileri vardır. Her geçirilen atakla birlikte, gözde hasara neden olarak körlüğe kadar gidebilir. Önceleri, Japonya’da en sık birinci, Türkiye’de ise ikinci sıklıkta körlük nedeni iken, etkin tedaviyle artık Behçet hastalığına bağlı körlük oldukça azalmıştır.
  • Deri: Papulo-püstüler (sivilce benzeri) cilt döküntüsü, vücudun her yerinde çıkabilir. Eritema nodozum olarak adlandırılan, deriden kabarık, şiş, kızarık, ağrılı, fındık veya ceviz büyüklüğünde, uç vermeyen şişlikler oluşabilir. Özellikle bacak ön yüzünde çıkar.
  • Genital bölge: Erkeklerde genellikle skrotumda, bazen de peniste ağrılı ağızdakine benzer ülserler oluşur. Kadınlarda vulvada yine ağrılı ülserler oluşur. Bu ülserler iyileşirken beyaz iz bırakırlar. Vajen mukazasında çikanlar ise çok ağrılı olmakla birlikte iyileşirken iz bırakmaz.
  • Eklem: Artritler (eklemlerde şişlik) veya eklem ağrıları.
  • Akciğer: Akciğer arterlerinde anevrizma (balon gibi genişleme) gelişmesi ve yırtılması ile akciğer içine yoğun kanama oluşabilir. Behçet hastalığının, ciddi tutulum şeklidir.
  • Beyin: Santral sinir sistemi, beyin dokusu (beyaz cevherin) veya beynin toplar damarları olmak üzere iki tipte tutulabilir. Baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi bulgular verebilir. Behçet hastalığının tehli tutulum şeklidir.
  • Gastrointestinal sistem: Ağızdan anüse kadar tüm gastrointestinal sistemde ülserler oluşabilir. Terminal ileum ve çekum en sık tutulan bölgedir. Bazen Crohn hastalığıyla (iltihabi bağırsak hastalığının bir formu) karışabilir.
  • Damar: Her çaptaki arterleri tutar. Büyük damarlarda anevrizmaya (baloncuğa) neden olur. Toplar damarlarda ise, damar boyunca iltihaba bağlı yapışık pıhtı oluşabilir.

Behçet Hastalığının Sebebi Nedir?

Hastalığın nedeni bilinmemektedir; ancak genetik yatkınlık önemlidir. Hastaların %80’i HLA-B51 genini taşır. Ancak Türkiye’de hasta olmadığı halde -20 oranında bu geni taşıyanlar vardır. Çevresel faktörler (bazı enfeksiyonlar gibi) de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir.

Behçet Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın tanısı, tamamen klinik bulgularla konur. Yılda üç ve daha fazla tekrarlayan ağızda yaraları olan kişilerde; tekrarlayan genital ülser veya buna ait izlerin bulunması, göz tutulumunun olması, eritema nodozum veya sivilce benzeri döküntüler, paterji testinin pozitifliği belirtilerinden üçünün bulunması, kuvvetle Behçet hastalığı tanısı koydurur.

Paterji testi; steril (sarı uçlu) iğne ucuyla ön kolda damardan fakir bir alana, 2 cm arayla yapılan delmeyi takiben 48 saat sonra, burada sivilce benzeri (papüllü püstül) veya deriden kabarık kızarıklık (eritemli papül) oluşması, testin pozitif olduğunu gösterir. Bu test, Behçet tanılı hastaların %60’ında pozitiftir. Behçet’li hastalarda paterji testinin pozitifliği, ülkelere göre (bölgesel) farklılık gösterir.

Behçet Hastalığı Nasıl Seyreder? Tedavisi Nedir?

Hastalığın seyri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda basit cilt bulguları ve daha hafif göz tutulumuyla seyrederken, bazılarında daha ciddi tutulumlarla seyredebilir. Bu nedenle tedavi de hastaya göre düzenlenir.

Ağız ve genital ülserler, cilt ve eklem bulgularına kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ve bazı topikal ilaçlar (pomadlar) kullanılabilir.

Daha ciddi tutulumlarda, siklofosfamid, azatioprin, siklosporin, anti-TNF ilaçlar, yüksek doz steroid gibi tedaviler kullanılabilir.

Hastalara Öneriler:

Behçet hastalığı, sadece deri tutulumuyla giden bir hastalık değildir. Bir çok organ ve sistemin tutulduğu; dolayısıyla birçok bilim dalı uzmanlığını ilgilendiren (multidisipliner) değerlendirmeler ve tedavi gerekir.

Öncelikle, İç Hastalıkları uzmanlığı üzerine yapılan Romatoloji bilim dalı uzmanı tarafından hastaların değerlendirilmesi, hastalığa bağlı tutulumları daha iyi ortaya koyacaktır.

Bu nedenle Behçet hastalarının ilk başvurusunun ve takiplerinin bir İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı tarafından yapılması çok önemlidir.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme, 02.12.2018)

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/10/behcet-hastaligi

Üveit Nedir? Üveit Belirtileri Ve Tedavisi (Göz Üveası İltihabı) – Sağlık Ocağım .NET

Behçet Hastalığı’nda Üveit Tehlikesine Dikkat

Gözde birçok kısım vardır. Gözün dışında kornea denilen saat bölgesi gibi kısmın arakasında göz rengini veren üvea tabakası vardır. Üvea, önde iris denilen gözün renkli kısmının arkasında retinaya kadar gözün içini dolduran renkli hücre bölümüdür. Gözün bu bölümlerinin iltihaplanması ve reaksiyonunun, bir şekilde gözde rahatsızlık yapması gibi durumlara üveit denir.

Üveit nedenleri ve tipleri

Gözün içerisinde gözün rengini veren üvea denilen tabaka çok damarlı bir yapıdır ve bu damarlı yapının her türlü reaksiyonu üveit adı verilen rahatsızlığa neden olur. Üveit iki farklı nedene bağlı gelişir.

Üveit göze bağlı nedenlerden (gözün içerisinde bir reaksiyona bağlı, göz içi operasyonlara bağlı gibi) nedenler ve vücutta meydana gelen rahatsızlıklar gibi nedenlerden (romatizmal bir rahatsızlık, ankilozan sipondilit denilen omurga romatizması veya vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen bir iltihaplanma gibi) etkenler gözün üvea tabakasında sıvı birikimine neden olur. Bu durumda vücut bu sıvı birikimine karşı bir tepki oluşturur ve gözde üveit adı verilen ve mutlaka tedavi edilmesi gereken, uzman bir göz doktoru tarafından takip edilmesi gereken bir hastalık oluşur.

Üveitler genellikle başka organları da ilgilendiren hastalıklar ile birlikte görülür. Üveit bazende hiç bir nedene bağlı olmadan da gelişebilir. Üveitler virüs, mantar ve parazitler gibi etkenler ile oluşabileceği gibi, vücuttaki bir hastalığın belirtisi olarak ta ortaya çıkabilir.

Sistemik hastalıklara bağlı üveit, romatoit artrit, ankilozan sipondilit ve Behçet hastalığının da etken olduğu göz rahatsızlıklarından biridir.

Ayrıca enfeksiyonlar, iltihabi hastalıklar, akciğer hastalıkları vesedef hastalığı gibi hastalıklar, göz ameliyatları ve göz travmaları üveit oluşmasında etkilidir.

Bu durumların tedavisi yapılmaz ise ciddi derecede görme kaybına yol açabilir.

Üveit belirtileri

Üveit bir mikrobik reaksiyon değildir. Üveit genel olarak vücudun gösterdiği tepkisel bir reaksiyondur. Üveitin ilk belirtisi gözde kızarıklık oluşmasıdır ve genellikle tek gözde ortaya çıkar. Diğer bir üveit belirtisi gözde şiddetli ağrıdır.

Üveit oluşumunun diğer belirtileri ise ışıktan rahatsız olma, ışık yansımasının artması, gözün hareketleri ile meydana gelen göz ağrısı, gözde kanlanma, göz sulanması, göz bebeğinde küçülme, bu iltihabi durumun devam etmesi sonucu hızla artış gösteren görme kaybı gibi belirtiler görülür.

Üveit teşhisi nasıl konur?

Üveit teşhisi

Üveitin şiddeti, derecesi, tipi ne olursa olsun acil tedavi gerektiren bir göz hastalığıdır. Üveit tedavisi gecikir ise göz bebeğinde şekil bozuklukları,göz tansiyonu, katarakt ve ilerleyen durumlarda körlük gelişebilir. Üveitin bazı tiplerinin teşhisi gözün görünümü ile konulabilir.

Bu durumda gözün arka bölümünün tutulumu söz konusu ise görme kaybının hangi derecede olduğunun anlaşılması ve tedavinin faydasının takibi için anjiyografi, ultrasonografi ve ERG gibi ileri tetkikler yapılır.

Üveitin nedenini araştırma amaçlı farklı dallarda hekimler tarafından da değerlendirmeler gerekebilir.

Örneğin, romatoloji uzmanlarınca, cilt hastalıkları uzmanlarınca, göğüs hastalıkları uzmanlarınca ve nöroloji uzmanlarınca hasta değerlendirilir.

Üveit mutlaka tedavi edilmeli mi?

Üveitler mutlaka tedavi edilmesi gereken, tedavisi uzun süren, tedavisi meşakkatli olan ve deneyimli doktorlar tarafından tedavisi yapılması gereken bir göz hastalığıdır. Üveitler tekrarlayıcı dır. Üveit gözün ön tarafında oluşmuş ise gözün renkli kısmında yapışıklıklara neden olur. Bu tür yapışıklık oluşması göz bebeği hareketini bozar.

Böyle bir durumda üveit devam eder ise gözde katarakt oluşmasına yol açabilir.

Üveit gözün arkasına yerleşir ve tedavi edilmez ise giderek arkaya doğru yerleşen üveit, görme hücrelerinin tahrip olmasına ve kalıcı görme kusurlarına sebebiyet verebilir.

Üveit gözün arkasında göz sinirlerine ve göz damarlarına yerleşir ise geriye dönüşü olmayan körlüğe neden olabilir. Bu nedenle tek gözde kızarıklık veya üveit teşhisi konulan hastaların en kısa zamanda tedavi edilmesi gerekir.

Üveit tedavisi nasıl yapılır?

Üvea dokusunun tedavisi zordur ve mutlaka bu konuda eğitim almış uzman bir hekim tarafından yapılmalıdır. Çünkü üveitler genellikle tekrarlayıcı yerleşim gösterirler. Tedavide kortizon, kotizonlu damlalar, göz içi enjeksiyonlar, göz bebeğini büyüten ilaçlar ve gerekir ise ağızdan alınan ilaç tedavileri ile birlikte aylar süren tedaviler uygulanır.

Üveitin her tipi mutlaka böyle olmaz. Ancak üveitin cinsini ayırmak ve cinsine göre tedavi etmek önemlidir. Üveit tekrarladığında tedavisi her zaman aynı olmayabilir. Üveitlerin takip ve tedavisi, konusunda uzman göz doktoru tarafından yapılmalıdır.

Üveit tedavisi ve takibi nasıl olur?

Üveit tedavisi sırasında gereken durumlarda koyu camlı gözlük tedavisi verilebilir. Tedavi sırasında herhangi bir aktivite kısıtlaması yapılmaz. Fakat çok fazla şikayetler var ve kullanılan ilaçların yan etkileri oluyor ise araba kullanmak ve tehli işler yapmak doğru olmaz.

Hastaların takibi çok önemlidir. Çünkü Hastalığın bazı bulguları takip sırasında fark edilir. Bu sayede yapılacak tedavi yöntemleri değiştirilebilir. Üveite neden olan başka bir hastalık söz konusu ise bu hastalıkların da tedavisi tedaviye eklenir.

Göz hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/uveit-nedir-uveit-belirtileri-ve/

Üveit Hastalığının Tedavisi – BitkiselDestek.com

Behçet Hastalığı’nda Üveit Tehlikesine Dikkat

Hastalıklar Ansiklopedisi kategorisinde sizin için derlediğimiz Üveit Hastalığının Tedavisi başlıklı makalemizin PDF formatına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Üveit Hastalığının Tedavisi – PDF

Üveit Hastalığının Tedavisi başlıklı Hastalıklar Ansiklopedisi kategorisinde bulunan makalemizin text formatına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Üveit Hastalığının Tedavisi – TEXT

Üveit hastalığının tedavisi için neler yapılmalı? Sorusuna yanıt olaraküveit hastalığının tedavisi hakkında faydalanacağınız bilgiler bu makalede

yer almaktadır.

Üveit hastalığının tedavisi nasıldır?

Özellikle steroid ve göz bebeğini büyüten ilaçlar içeren damlalarsıklıkla kullanılmaktadır. Gözde daha derinlerde bulunanenflamasyonlarda sistemik ilaçların kullanılması gerekebilmektedir.Glokom, katarakt, neovaskülarizasyonlar (yeni damarların oluşması) gibi

çeşitli komplikasyonlar gelişebilmektedir

Üveit hastalığı nasıl teşhis edilir?

Ne şiddette olursa olsun, üveit acil bir hastalıktır ve hemen tanınmasıgerekir. Geç kalındığında hastalık ilerler ve göz bebeğinde şekilbozuklukları, katarakt, göz tansiyonu yükselmesi gibi kalıcı yan etkilerbırakabilir.Bazı hastalıkların tanısı çok tipik görünümü nedeniyle hemenkonulabilir.

Bu durumda bile, gözün arka bölümünün tutulması söz konusuise görmenin ne derece tehdit edildiğinin anlaşılması ve tedavininetkinliğinin izlenmesi için anjiografi, ultrasonografi, ERG gibi ileriteknikler gerekli olabilir.

Belirtiler başlayınca göz doktoruna muayeneolmanız gerekmektedir; tedavi başladıktan sonra içhastalıkları-romatoloji birimi ile ortak araştırma yapılması

gerekebilmektedir.

Üveit Nedir?

Yapı olarak bir topa benzeyen gözün ortasında bulunan jel benzerimaddenin çevresini 3 tabakadan oluşan bir kılıf sarar. En dışta skleraadı verilen beyaz kısım, en içte retina adı verilen ve görmemizisağlayan kısım ortadada uvea bulunur. Uveanın iltihabına üveit denir.Uvea gözü besleyen damarları bulundurmaktadır.

Buranın iltihabı gözüntüm dokularını etkilemektedir. Bu durum görmeyi ciddi şekilde tehtideden durumlara neden olmaktadır. Üveit, göz hastalıklarının ayrı biruzmanlık alanı olarak kabul edilmektedir.

Üveit, gecikmeden düzenliolarak takip tedavi olursa ve hastalık hasta tarafından kabul edilir,

iyi anlaşılırsa başarılı sonuçlar elde edilebilen bir hastalıktır

Üveitin belirtileri ve nedeni nedir?

Işığa karşı hassasiyet, ağrı, gözde kızarıklık, görmenin azalması enönemli belirtilerdir. Çoğu vakada sebep bulunamamaktaysa da bazıhastalarda virüsler, mantarlar, parazitler üveite neden olabilmektedir.

Ayrıca vücudun diğer kısımlarında bulunan hastalıklar (artritler, BehçetHastalığı) neden olabilmektedirÜveit’in sebepleri nelerdir?Hastaların yüzde 30-40’ında üveitin nedeni bulunamaz. Üveitler virüsler,mantarlar ve parazitler gibi etkenlerle oluşabileceği gibi, vücuttakibir hastalığın gözdeki belirtisi olarak da ortaya çıkabilir.

Bu yüzdençeşitli tahlil ve hastalıkları araştırmak gerekir. Ayrıca sistemikhastalıklar eşliğinde de üveiti görmekteyiz. Bunlara örnek olarak Behçethastalığı verilebilir. Ancak her üveit Behçet Hastalığındankaynaklanmamaktadır.Üveit yapabilen diğer hastalıkları şöyle ifade edilebiliriz.

Enfeksiyonlar (bakteri, virüs, parazit yada mantarlar) başka bölgelerdengöze yayılabilir( tüberküloz, frengi, herpes, toxoplazmoz, v.b.) ,göztravması, bağışıklık sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar,ülseratif kolit.Behçet hastalığı İlk kez 1937’de Ord. Prof Dr.

Hulusi Behçet tarafındantanımlanan ve ağızda aft, gözde üveit, genital organlarda yaralarşeklinde başlıca üç belirtisi olan bir hastalıktır.Göz dışında, cilt, eklemler, sindirim ve sinir sitemi, büyük damarlargibi çeşitli sistemleri tutabilen , temelde bir damar iltihabıdır.Tedavi edilemediği dönemlerde 2-3 yıl içinde körlükle sonlanan birhastalıktı.

Günümüzde hastalık daha iyi anlaşıldığı için veimmunosupresif (bağışıklık sistemini baskılayıcı) tedavi seçeneklerigenişlediğinden, yüzde 80 oranında başarı sağlanmaktadır.Behçet hastalığındaki göz tutulumu, beyin-sinir sitemi ve büyük damarlartutulumu, kişinin yaşam kalitesini etkilediğinden vital organ tutulumu(yaşamsal) olarak kabul edilmektedir ve özellikle yurdumuzdaki Behçet

hastası sıklığı dikkate alındığında büyük önem taşımaktadır.

Üveit tanısı nasıl konmaktadır?

Belirtiler başlayınca göz doktoruna muayene olmanız gerekmektedir.Enflamasyon görmenin kalıcı bir şekilde kaybına neden olabilmektedir.Göz muayenesinin yanında çeşitli durumlarda sistemik bir hastalığınaraştırılmasıda gerekebilmektedir. Bu durumda romatologlar,

dahiliyecilerle ortak araştırmalar yapılabilmektedir.

Üveit atağının belirtileri nelerdir ?

üveit gözün ön bölgesinde lokalize olduğunda alevlenme dönemlerindegözde kızarıklık, bulanık görme veya görmede azalma, göz etrafında ağrı,ışığa karşı duyarlılık ve uçuşmalar biçiminde belirti verir. alevlenmeveya aktivasyon arkada ise belirtiler çoğunlukla bulanık görme ve görmeazalması şeklindedir.

alevlenme merkezi bölgede ise ortaya çıkış anigörme azalması şeklindedir ve dokularda hasar oluşturduğundan kalıcıgörme kayıpları ortaya çıkar. merkezi bölgenin dışında oluşan alevlenmeve hasarlar görmede bulanıklık ile kendini gösterir ve bunlar her nekadar sekel bırakarak sonlansa da makula etkilenmediği sürece kalıcıgörme kaybı yoktur.Üveit tedavisi olan bir hastalıktır.

Tedavi bitse bile, hasta periyodikolarak izlenmelidir. Hastalık tekrarlayabileceğinden, kontrollere araverilmemesi, ya da diğer organlarla ilgili farklı belirtiler hakkındasorgulama şarttır. Örneğin ağızda aft oluşu, ciltteki lekeler…Üveit hemen fark edilerek tedaviye başlanırsa görme korunabilir ya dageri kazanılabilir.

Erken tanı, doğru tedavi, sık ve iyi izleme, hastahekim uyumu ile göz kurtarılabilir.

Etiketler: üveit hastalığının tedavisi, üveit hastalığının, tedavi, tedavisi, üveit hastalığının tedavisi için, üveit hastalığının tedavisi hakkında, üveit hastalığının tedavisi nedir, üveit hastalığının tedavisi nasıl olur, üveit hastalığının tedavisi için bitkiler, üveit hastalığının tedavisi için bitkilse kür, üveit hastalığının tedavisi için şifalı bitki, üveit hastalığının tedavisi ve önlemler, üveit hastalığı tedavisi, üveit hastalığı, tedavi,

tedavisi, üveit hastalığı tedavisi için, üveit hastalığı tedavisihakkında, üveit hastalığı tedavisi nedir, üveit hastalığı tedavisi nasılolur, üveit hastalığı tedavisi için bitkiler, üveit hastalığı tedavisiiçin bitkilse kür, üveit hastalığı tedavisi için şifalı bitki, üveithastalığı tedavisi ve önlemler, üveit tedavisi, üveit, tedavi, tedavisi,üveit tedavisi için, üveit tedavisi hakkında, üveit tedavisi nedir,üveit tedavisi nasıl olur, üveit tedavisi için bitkiler, üveit tedavisiiçin bitkilse kür, üveit tedavisi için şifalı bitki, üveit tedavisi ve

önlemler

Источник: http://bitkiseldestek.com/uveit-hastaliginin-tedavisi

Behçet Hastalığı | İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi

Behçet Hastalığı’nda Üveit Tehlikesine Dikkat

Behçet Hastalığı dünya tıp literatüründe 1937’de Türk dermatolog ve aynı zamanda kliniğimizin kurucusu olan Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanan ve onun ismi ile anılan ilk ve tek hastalık

Tanımlandığı dönemde klasik triadı, oral aft, genital ülser ve iridosiklit iken bugün tüm organ ve doku sistemlerini tutan otoimmun/otoinflamatuar bir hastalık

Behçet Hastalığı, İstanbul Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim dalının kurucusu olan Hocamız Ord. Prof. Dr.

Hulusi Behçet tarafından 1939 yılında tanımlanmış ve Dünya’ya duyurulmuş, bir Türk hekiminin, Hocamızın ismi ile anılan bir hastalıktır.

Behçet Hastalığı, ağız içi ve cinsel bölgede yaralar, deri belirtileri, göz tutulumu, orta ve büyük eklemler de ağrılı şişlik, damarlar başta olmak üzere vücuttaki tüm organ ve dokuları tutabilen, nedeni henüz belli olmayan, sistemik bir hastalıktır.

Behçet Hastalığının Nedenleri

Behçet hastalığının henüz belirlenmiş bir nedeni yoktur. Ancak hastalığı tetikleyen çevresel etkenlerin (infeksiyöz ajanlar, bakteri veya virüsler) yanı sıra genetik yatkınlık üzerinde durulmaktadır. Ailesel geçiş henüz tam bilinememektedir. Nadiren ailenin diğer fertlerinde de görülebilmektedir.

Behçet Hastalığının Belirtileri

Ağız yaraları, hastaların hemen hemen hepsinde vardır. Hastalığın diğer belirtileri ortaya çıkmadan yıllarca önce tek başına görülebilir. Yaralar; yanak içi, dil, dudaklar, yumuşak damak veya ağız içinin her yerinde ortaya çıkabilir.

Tek veya çok sayıda olabilir. Yaraların ortası kirli beyaz/sarı, etrafı kızarık ve ağrılıdır. Genellikle 7 ile 14 gün içinde iyileşir.

Tekrarlayıcı özelliği vardır ve tekrarlama sıklığı ise hastadan hastaya, hastanın tedavi almasına bağlı olarak değişir.

  • Cinsel Bölge Yaraları (Genital Ülser)

Hem kadın hem erkek genital organlarında, aynı ağızdaki yaralara benzeyen ülser şeklinde ortaya çıkar. Behçet hastalarında ağız yaralarından sonra en sık görülen ve hastayı doktora götüren belirtidir.

Genellikle iyileştikten sonra yara yerinde iz kalır.

Behçet hastalığında deriye ait belirtiler, hastalığın başlangıcında veya seyri sırasında sık görülür.

Genelde bacakların ön yüzünde kırmızı, üzerine basmakla ağrılı, düğme veya nohut gibi sertlikler (eritema noduzum benzeri lezyonlar) görülür. Bunlar nadiren de gövde kollar, yüz bölgesinde düzensiz ve dağınık olarak yerleşirler.

Genişlikleri 0,5-5 santimetre arasındadır. Bu döküntüler 10-15 gün içinde, uç vermeden koyu renkli çöküklük bırakan bir leke halinde iyileşirler. Behçet Hastalarında sivilcelerden sonra ikinci sıklıkta görülen belirtilerdir.

Sivilce benzeri belirtiler;

(Papülopüstüller-Psödofolikülit benzeri döküntü): Mikropsuz, cerahatli, uç veren kabarcıklardır. Görünüm açısından ergenlik sivilcesinden farklı değildir. Tek başına bir anlam ifade etmez. Bu nedenle hastalığın diğer belirtileri ile birlikte değerlendirmek gerekir. Sırt, yüz, göğüs, kasıklar, kalçalar, cinsel bölge, kol ve bacaklarda ortaya çıkabilir.

Genital bölge dışı yaralar (ülserler): Vücudun genellikle koltuk altı, meme altı, meme çevresi, ayak parmak aralarında ortaya çıkan, ağız içindeki aftlara benzeyen yaralar (Extra genital ülser) görülebilir. Bunlar Behçet Hastalığının diğer deri belirtilerine göre daha az sayıda görülür.

Paterji Testi (Derinin Özgün Olmayan Reaksiyonu): Derinin aşırı duyarlılığını ortaya koyan bir testtir. Paterji testi, hastanın önkol derisine steril bir iğne batırılarak yapılır. Test yapılan deri bölgesinde ortaya çıkan reaksiyon 24 saatte belirginleşip 48 saatte maksimum seviyeye ulaşır.

Önce kırmızı 1-2 milimetrelik bir kabarıklık iken steril cerahatli sivilce haline dönebilir. Paterji testinin pozitif olması Behçet hastalarında tanı kriteri olarak kabul edilir.

İstanbul Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalığı Behçet Polikliniğinde takip edilen hastaların paterji pozitifliği oranı; ilk tanı sırasında %61,3 dür.

  • Göz ile İlgili Belirtiler (episklerit, konjonktivit, ön uveit, arka uveit, panuveit… vb.)

Göz tutulumunun sıklığı ve şiddeti değişkenlik gösterse de, genelde bizim hasta grubumuzda %33 oranındadır. Göz tutulması; genç erkeklerde daha sık, kadınlarda ve yaşlılarda daha seyrek ve hafiftir. Hastaların başlıca şikayeti görmenin azalması, göz çevresinde ağrı, kanlanma, gözün ışıktan rahatsız olması, puslanma, perdelenme ve siyah nokta uçuşmalarıdır.

  • Eklem Belirtileri (Artrit, artralji, fibromiyalji, sakroileit… vb.)

Behçet hastalarında sıklıkla orta ve büyük eklemler; diz, ayak bileği, el bileği ve dirsek tutulur. Ayrıca el ve ayak eklemlerinde, parmak ve kalça eklemlerinde Behçet Hastalığına bağlı belirtiler olabilir.

Eklem tutulması, eklem ağrısı ve eklem şişmesi şeklinde ortaya çıkar. Eklemde hareket kısıtlılığı görülürken, kızarıklığa pek rastlanmaz.

Eklem tutulumu şekil bozukluğu yapmaz ve genellikle 1-2 hafta içinde kendiliğinden iyileşir.

  • Damar Belirtileri (Yüzeyel tromboflebit, derin ven trombozu, arteriyel anevrizma… vb.)

Behçet hastalığında hem atardamarlar (arter) hem de toplardamarlar (ven) hastalanabilir. Ülkemizde toplardamar tutulması (tromboflebit) daha fazla iken atardamar tutulması çok nadirdir.

Yüzeyel toplardamar tutulması bacakların iç yüzünde, ip gibi uzayan veya yuvarlak şişlik, kızarıklık, ağrı şeklinde kendini gösterir ve en sık görülen damar tutulmasıdır. İkinci sıklıkta derin ven trombozu (DVT) orta ve büyük venlerde ortaya çıkar.

En çok bacaklarda görülür, şiddeti ağrı, yürüme zorluğu, bacaklarda şişlik biçiminde ortaya çıkar.

  • Sinir Sistemi Belirtileri

Sinir sistemi tutulumu çok nadir görülür. Hastalarda devamlı baş ağrısı, ara-ara ortaya çıkan çift görme, kol veya bacaklarda uyuşukluk, kuvvetsizlik, denge bozukluğu, yürüme zorluğu, konuşma bozukluğu, unutkanlık, kişilik bozukluğu, sinirlilik, hırçınlık gibi belirtiler olabilir.

Hastalarda çok ender olarak karın ağrısı, ishal, kabızlık, iştahsızlık, bulantı, görülebilir.

Ülkemizdeki hastalarda oldukça nadir görülür. Sürekli öksürük, göğüs ağrısı, pembe renkli veya kanlı balgam çıkarılması şikayeti ile ortaya çıkabilir.

Üreme sistemini etkilemez. Hastalık genellikle gebelikte remisyona girer, yani aktivitesini kaybeder. Behçet Hastalığı seksüel yaşamı etkilemez Erkek hastalarda üreme kanalı ve torbalarda şişliğe yol açabilir.

Nadirdir. Genellikle nörosensorial işitme kaybı tipinde ortaya çıkar.

Görülme sıklığı çok nadirdir. Bel ağrısı, kanlı idrar şikayeti olabilir.

Çok nadir görülür.

Hastalarımız arasında küçük (Çocukluk yaşta, 16 yaş ve altındaki hastalar) yaşta Behçet Hastalığı görülmektedir.

Behçet Hastalarımızdan 1. derece aile fertleri, ikinci ve uzak akrabalarında hastalık görülebilir.

  • İleri Yaş Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı 42 yaşından sonra başlayabilir veya 42 yaşından önce bazı belirtileri ortaya çıkıp 42 yaşından sonra tüm belirtileri görülerek hastalık yerleşebilir.

Behçet Hastalığının Teşhisi

Hastalık tanısı klinik belirtilerle konulur. Hastalığın tanısına özgü bir laboratuar testi yoktur. Behçet hastalığında belirtilerin tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir. Bazı belirtiler hastalığın ilk yıllarında yok iken daha sonraki yıllarda ortaya çıkabilir.

Behçet Hastalığı bulgularından en az ikisinin varlığı halinde, hastalığı düşündürmelidir. Behçet hastalığı tanısı konarken ağız yaralarının olması varlığı aranır.

Ağız yaraları (oral aft) ile birlikte cinsel bölge yaraları, göz bulguları, deride kırmızı sertlikler, sivilceler, pozitif paterji testinin varlığı damar iltihabı gibi bulgulardan üç tanesinin bulunması hastalık teşhisi için yeterlidir.

Behçet Hastalığının Seyri

Behçet hastalığı, hastaların çoğunda selim/iyi bir seyir gösterir. Hastalığın genel karakteri; alevlenme ve düzelmelerle seyreder. Zaman içinde belirtilerinin hafiflediği veya kaybolduğu dönemler gösterir.

Hastalığın erken yaşta başlaması, göz-damar ve sinir (nörolojik) tutulumun olması, yaşam kalitesini düşürür. Behçet Hastalığı tanısından sonraki ikinci önemli iş, hastanın takibidir. Organ tutulumu olup, takip edilmeyen hastalarda yaşam kalitesi düşer.

Diğer sakatlık ve ölüm oranı (özellikle nörolojik ve damar tutulumunda) artabilir.

Ayrıca hastalarda; sistemik veya lokal enfeksiyonların varlığı, yorgunluk/stres halleri, lokal/genel cerrahi müdahaleler, ağız mukozası/diş/diş eti hastalıkları ve ağız içi müdahaleleri, kadın hastalarda adet dönemi öncesinde ve diğer sistemik hastalıkların varlığında Behçet Hastalığı hastalık aktivasyon gösterebilir.

Behçet Hastalığının Tedavisi

Tedavi hastanın klinik belirtilerine göre lokal (haricen) ve sistemik olmak üzere iki kısımdan oluşur. Lokal tedavi; deri belirtileri, ağız içi ve cinsel bölge belirtileri, göz tutulumu ve yüzeyel tromboflebitte uygulanır. Sistemik tedavi ise tutulan organdaki belirti ve muayene bulgulara göre ağız yolu, damar veya kalçadan enjeksiyonla yapılır.

Источник: http://www.iudermatoloji.com/behcet-hastaligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.