Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

içerik

Behçet Hastalığı Tedavisi, Nasıl Geçer?

Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Türk bir doktor olan Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında bulunun bu hastalık, uluslararası literatürde Behçet hastalığı olarak anılmaya başlamıştır.

Hastalık aynı zamanda Behçet Sendromu olarak da anılmaktadır. Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalıktır.

Deri altı, göz, beyindeki kan damarlarının iltihaplanmasına yol açmaktadır.

Behçet hastalığı, vücutta kan damarı iltihabına neden olan nadir bir hastalıktır. İlk aşamada hastalıkla ilgisiz olan birçok belirtiye sahip olunabilir. Bunlar, ağız yaraları, göz iltihabı, deri döküntüleri ve lezyonları ve genital yaraları içerebilmektedir. Behçet hastalığının etkileri kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir.

İlaçlar ve tedavi şekilleri Behçet hastalığının belirtilerini ve semptomlarını azaltmak için ve ayrıca körlük gibi ciddi komplikasyonları önlemek için yapılmaktadır.

Behçet hastalığı belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Belirtiler kimi zaman kaybolurken, kimi zaman belirtiler kendini tekrarlayabilir. Zaman içerisinde belirtilerin şiddetinde azalma da meydana gelebilir. Behçet hastalığı vücudunuzun şu bölgelerini etkilemektedir;

  • Ağız: Pamukçuk benzeri, ağrılı ağız yaraları Behçet hastalığının en sık görülen belirtilerinden birisidir.
  • Cilt: Cilt problemleri değişebilir. Bazı insanların vücutlarında sivilce benzeri döküntüler gelişebilir. Genellikle alt bacakta daha çok oluşmaktadır.
  • Genital: Behçet hastalığı insanların cinsel organlarında yaralar oluşmasına neden olabilir. 
  • Gözler: Behçet hastalığı gözlerde iltihaba yol açabilir.
  • Eklemler: Eklem şişliği ve ağrıları genellikle Behçet hastalığı olan kişilerin dizlerini etkiler.
  • Vasküler sistem: Kan damarlarının (venler ve arterler) inflamasyon ile kollarda veya bacaklarda kan pıhtılaşması sonucu şişlik, kızarıklık ve ağrı oluşabilir. 
  • Sindirim sistemi: Behçet hastalığı karın ağrısı, ishal ve kanama da dahil olmak üzere sindirim sistemini etkileyen belirti ve bulgulara neden olmaktadır. 
  • Beyin: Behçet hastalığı, ateş, oryantasyon bozukluğu, dengesi bozukluğu, inme, baş ağrısı gibi sorunlara yol açan beyin ve sinir sistemindeki iltihaplara neden olmaktadır.

Ne Zaman Doktora Görünmeliyiz?

Eğer Behçet hastalığına işaret edebilecek herhangi bir olağandışı belirti ve bulguları fark ederseniz doktorunuzdan randevu alın.

Behçet Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Vücudun bağışıklık sistemi ile alakalı bir durum olabilir. Genetik ve çevresel faktörler de rol oynamaktadır.

  • Yaş: Çocuklarda ve yaşlı yetişkinlerde gelişebilir bir hastalık olsa da, Behçet hastalığı 20’li ve 30’lu yaşlardaki erkek ve kadınları etkilemektedir.
  • Seks: Behçet hastalığı hem erkeklerde hem de kadınlarda görülmekle birlikte, hastalık genellikle erkeklerde daha şiddetlidir.
  • Genler: Bazı genleri olması Behçet’e yakalanma riski ile ilişkilidir.

Behçet hastalığının komplikasyonları sahip olduğunuz belirti ve bulgulara bağlıdır. Örneğin, işlenmemiş üveit görme azalmasına ve hatta körlüğe neden olabilir.

Behçet Hastalığı Tanı ve Testleri Nasıl Olur?

Yapılacak olan testler tam anlamıyla Behçet hastalığı tanısı konulmasına yardımcı olmayacaktır. Bunun yerine, doktorunuz Behçet hastalığını teşhis etmek için belirti ve bulgulara odaklanacaktır. Bunların yanı sıra doktorunuz  kan testleri veya diğer laboratuvar testleri de uygulayacaktır. Bu kapsamda doktorunuz sizlere çeşitli kategoriler altında tanı işlemi yapacaktır.

  1. Ağız yaraları: Behçet neredeyse herkesin bir noktada ağız yaraları sahip olmasını kapsamaktadır, çünkü bu işaret tanı için genellikle gereklidir. Tanı kriterleri 12 ay içinde en az üç kere ağız yaralarının tekrarlanması ile gerçekleşmektedir.
  2. Genital yaralar
  3. Göz problemleri
  4. Cilt yaraları
  5. Pozitif paterji: Bir paterji testi, doktorunuzun cildinize steril bir iğne sokması ve sonrasındaki bir iki gün  bölgeyi incelemesi ile gerçekleşmektedir.

Behçet Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Behçet hastalığının herhangi bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak yapacak olduğunuz aşağıdaki tedaviler ile belirtilerini ve komplikasyonlarını azaltmak mümkündür. Belirtilerin şiddetine göre doktorunuz size en uygun tedaviyi önerecektir.

1. Cilt Kremleri ve Merhemler

Topikal kortikosteroid ilaç enflamasyonları ağrıyı azaltmak için, deri ve genital yaralara doğrudan uygulanır.

2.Ağız Çalkalama Suları

Ağzının içinde bulunan yaralar için gargara yapmak sizlerin acılarını rahatlatmaya yardımcı olacaktır.

3.Göz Damlaları

İnflamasyon hafif ise kortikosteroidler veya diğer anti-inflamatuar ilaçlar içeren göz damlaları gözlerdeki ağrı ve kızarıklıkları rahatlatmaya yardımcı olabilir.

4.Kortikosteroidler İltihabını Kontrol Etmek 

Prednizon gibi kortikosteroidler, Behçet hastalığının neden olduğu inflamasyonu azaltabilir. Behçet hastalığının belirti ve semptomları kapsamında kortikosteroidler yalnız kullanıldığında doktorlar genellikle bağışıklık sistemi (immünosupressifler) aktivitesini baskılamak için başka ilaçlar da vermektedir. 

5.Bağışıklık Sistemi İçin İlaçlar

Sağlıklı dokulara saldıran ve bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını engelleyen Behçet hastalığının, verilen ilaçlar ile etkileri azaltılmaktadır.

 Behçet hastalığının kontrol edilmesinde rol oynayan immünosupresif ilaçlar azatioprin, siklosporin (Gengraf, Neoral, Sandimmune) (Imuran, Azasan) ve siklofosfamid (Cytoxan) içerir. Bu ilaçlar bağışıklık sistemini bastırmak için enfeksiyon riskini artırabilir.

Diğer olası yan etkiler karaciğer ve böbrek sorunları, düşük kan sayımları ve yüksek kan basıncı olabilmektedir.

6.Bağışıklık Sisteminizin Tepkisini Değiştiren İlaçlar

İnterferon alfa-2b (Intron A) enflamasyonunu kontrol etmek için bağışıklık sisteminin aktivitesini düzenler. Behçet hastalığı olan kişilerde cilt yaraları, eklem ağrısı ve göz iltihabına yardımcı olmak için tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Yan etkileri, kas ağrısı ve yorgunluk, grip benzeri belirti ve bulguları içermektedir.

Tümör nekroz faktörü (TNF) adı verilen bir madde bloke ilaçlar, daha şiddetli veya dirençli semptomlar için Behçet hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Örnekler infliksimab (Remisad) ve etanersept (Enbrel) içerir. Yan etkileri baş ağrısı, deri döküntüsü ve üst solunum yolu enfeksiyonları riskini içerebilir.

7.Gebelik ve Doğurganlık

Doğurganlık, Behçet hastalığı olan kadınları genellikle etkilemez. Ancak bazı durumlarda doğum sorunlarına neden olabilmektedir. Behçet hastalığı semptomlarını gebelik üzerine nasıl bir etkisi olacağını tahmin etmek zordur.

Bu kapsamda ise, kolşisin ve talidomid olarak durumu tedavi etmek için kullanılan ilaçlar, doğum kusurlarına neden olmaktadır. Bu yüzden tedavilerini ve risklerini doktorunuz ile ayrıntılı bir şekilde konuşmanız gerekmektedir.

 Behçet hastalığı olan erkeklerde doğurganlık etkilenebilir.

Behçet Hastalığını Önlemek İçin Yapılacaklar

Behçet hastalığı ile mücadele etmek ilk olarak kendinize iyi bakmakla gerçekleşecektir. Bu kapsamda bazı belirti ve bulgularının şiddetinin azalmasını sağlayabilirsiniz.

  • İşaretler ve semptomlar göründüğünde, kendiniz için zaman ayırın ve dinlenin.
  • Stres belirtileri kötüleştirebilir, bunun için olabildiğince stresten uzak durun.
  • Düzenli olarak egzersizler yapın. Bunlar yürüme ya da yüzme gibi eylemleri kapsamaktadır. Egzersiz, vücudunuzu güçlendirir, esnek eklemleri korumaya ve ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olur.
  • Behçet nadir bir hastalık olduğundan, yakındaki hastalığı olan kişileri bulmak zor olabilir. Bölgenizdeki destek grupları hakkında doktorunuza danışın. Aynı sağlık sorununa sahip olan kişilerle konuşmak ve durumunuzu paylaşmak sizlere olumlu bir etki yapacaktır.

Источник: https://evdesifa.com/behcet-hastaligi-tedavisi/

Behçet Hastalığı Nedir? Behçet Hastalığının Tedavisi

Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Orta ve Kuzey Avrupa ve Amerika kıtasında çok nadir olarak görülen bu hastalığa Fas, İran, Türkiye, Tunus, Çin, Japonya, Kore, İsrail gibi ülkelerde daha fazla rastlanır. Türkiye, Japonya ve İsrail’de hastalığa yakalanan vaka sayıları ise çok daha fazladır. Şimdi Behçet hastalığı ile ilgili merak edilenleri cevaplayalım…

BEHÇET HASTALIĞI NEDİR?

Açıklanabilen herhangi bir nedeni bulunmayan ve dünyada ilk kez 1937 yılında Türk hekim Hulusi Behçet tarafından tanımı yapılan Behçet hastalığı; ağızda ve cinsel bölgede yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden bulaşıcı olmayan iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. Behçet hastalığı, vücudun her yerini etkileyebilecek özellikte olan bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalıktır. Eklemlerde, göz, kalp ve beyin damarlarında tekrarlanan iltihaba neden olur.

BEHÇET HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Behçet hastalığında belirtiler çok farklı olabilmektedir. Hastanın şikayeleri hastalığın belirtisi olarak kabul edilir. Buna göre belirtiler sıklıkla;

– Ağızda tekrarlayan ağrılı, içi küçük oyuk yaralar hastaların yarısından fazlasında görülen ve hastalığın ilk habercisidir. Bu yaralara aft da denir.

– Genital bölge yaraları erkek hastalarda daha çok peniste ve testis torbasında görülür ve iz bırakır. Bayanlarda ise ağızda çıkan yaralara benzer ve dış genital organları etkiler.

– Ergenlik döneminden sonra görülenleri sivilce benzeri lezyonlardır. Ergenlik öncesi görülenler ise deriden kabarık, şiş, kızarık, ağrılı, fındık hatta ceviz büyüklüğünde, sert, kırmızı renkli, uç vermeyen ve bacakların üstlerinde görülen lezyonlardır.

– Göz tutulumu çok ciddi bir durumdur. Belirti kişide başladıktan üç yıl içinde gözler tutulma sürecine girebilir. Gözde ağrılı, kızarık ve ışığa hassasiyet belirtileri vardır. Bu istenmeyen durum kronik bir şekilde (devamlı) sürer. Gözler hem arkadan hem de ön taraftan tutulur ve yaşanan her tutulma görme kaybına varabilen vahim bir tabloya çevirebilir.

– El, ayak bilekleri, diz ve dirsek eklemleri etkilenerek iltihaplanır. Eklemlerde şişlik ve ağrı oluşur.

– Nörolojik tutulum küçük yaştaki hastalarda görülebilir. Sara nöbeti ve baş ağrısı bulguları, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi bulgular dikkatle incelenmelidir. Behçet hastalığının tehli tutulum şeklidir.

– Damar tutulumu bacakların üst kısmındaki toplardamarlar şişer. Damar boyunca iltihaba bağlı pıhtı oluşur. Şiddetli ağrı ve acılar görülür.

– Gastrointestinal sistemde ülserler meydana gelir.

BEHÇET HASTALIĞININ TANISI NASIL KONUR?

Behçet hastalığı tanısı koymak için bilinen en iyi yöntem “paterji” testidir. Bu testin uygulaması şöyle olur. Deri altına bir çözelti enjekte edilir ya da sarı uçlu bir iğne ucuyla 2 cm arayla delme işleminin ardından çözelti uygulanır.

48 saat sonra eğer sivilce benzeri veya deriden kabarık kızarıklık oluşmuşsa test pozitif çıkmıştır. Paterji testinin pozitif çıkması, ülkelere göre değişiklik gösterir. Bundan başka bu hastalığın tanısı için başkaca bir yöntem bulunmamaktadır.

Fakat diğer hastalıkların olmadığından emin olmak için kan testleri yapılır.

BEHÇET HASTALIĞININ TEDAVİSİ

Tedavi hastalığı ortadan kaldırmak yerine hastanın şikayetlerini azaltmak yönünde seyreder. Hastalığın kesin bir tedavisi henüz bulunamamıştır. Tedavi şekli, belirtilerin görüldüğü organa göre değişir.

Ağız ve genital ülserler, cilt ve eklem bulgularına kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ve bazı topikal pomadlar kullanılabilir.

Daha ciddi tutulumlarda, siklofosfamid, azatioprin, siklosporin, anti-TNF ilaçlar, yüksek doz steroid gibi tedaviler tercih edilebilir. Bu ilaçlar, hastalığın belirtilerinin tekrarlamamasını sağlar. Bu yüzden tedavi edici değildir.

Behçet hastalığı tedavisi uzun süren bir hastalık olduğundan düzenli kan testleri ve göz muayenesi yapılarak, hastalığa neden olan durumlar araştırılır buna göre tedaviye yön verilir. Hastalığın tedavisi mutlaka doktor kontolünde yapılmalıdır.

  Son Dakika Sağlık Haberleri için aşağı kaydırın

İLGİLİ HABERLER

Meme Kanserinden 3 Ay Ömrü Kalan Kadına İyileştire… EOS Nedir? Yüksekliği Ve Düşüklüğü Nasıl Tedavi Ed… Antral Gastrit Belirtileri ve Tedavisi

İLGİLİ GALERİLER

Soğuk Algınlığına Bitkisel Tedavi! Bademcik İltihabı Nasıl Tedavi Edilir? Akdeniz Ateşi Hastalığının Tedavisi Bulundu

Источник: https://app.haber365.com.tr/saglik-haberleri/behcet-hastaligi-nedir-behcet-hastaliginin-tedavisi-h89714.html

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Behçet Hastalığı, ağızda ve cinsel bölgede tekrarlayan yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. İlk kez 1937’de bir Türk dermatolog Hulusi Behçet tarafından tarif edildiğinden, onun adıyla anılır.

Behçet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Behçet hastalığı, tarihi “İpek Yolu” boyunca, Uzak Doğu’da Japonya ve Çin’den Akdeniz’e doğru uzanan ve Türkiye ve İran gibi ülkeleri de içine alan bir alanda yaşayanlarda daha sık olarak görülür. Türkiye’de 37/10 000 sıklığındadır.

Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasında çok nadir görülür. Kadın ve erkekler, eşit oranlarda hastalığa yakalanır; ancak hastalık, erkeklerde daha şiddetli seyreder. Hastalık her yaşta görülse de 20-30’lu yaşlarda daha fazladır.

Behçet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığı, neredeyse her boyutta (küçük, orta ve büyük çapta) ve türde (arter-atar damar, ven-toplar damar) kan damarlarını tutan bir vaskülittir (damar duvarı iltihabı). Dolayısıyla bir çok organa ve dokuya ait şikayete neden olabilir. Ancak belli organ ve dokuları daha fazla tutar. Bunlar;

  • Ağız: Yıl içinde 3 veya daha fazla, ağız içinde ağrılı, içi küçük oyuk veya aftöz ülserler (yaralar), hastaların hemen hepsinde bulunur. Genellikle dudak iç kısmında, yanak içinde ve dil üzerinde bir veya birden fazla ülserler çıkabilir.
  • Göz: Behçet hastalığı gözlerde anterior (ön), posterior (arka) veya tümünü tutan (panuveit) uveit (gözün bir tabakasında iltihap), vitreusda iltihabi hücre birikimine veya göz damarlarında iltihabi tutuluma (vaskülit) neden olur. Gözde ağrılı, kızarık ve ışığa hassasiyet belirtileri vardır. Her geçirilen atakla birlikte, gözde hasara neden olarak körlüğe kadar gidebilir. Önceleri, Japonya’da en sık birinci, Türkiye’de ise ikinci sıklıkta körlük nedeni iken, etkin tedaviyle artık Behçet hastalığına bağlı körlük oldukça azalmıştır.
  • Deri: Papulo-püstüler (sivilce benzeri) cilt döküntüsü, vücudun her yerinde çıkabilir. Eritema nodozum olarak adlandırılan, deriden kabarık, şiş, kızarık, ağrılı, fındık veya ceviz büyüklüğünde, uç vermeyen şişlikler oluşabilir. Özellikle bacak ön yüzünde çıkar.
  • Genital bölge: Erkeklerde genellikle skrotumda, bazen de peniste ağrılı ağızdakine benzer ülserler oluşur. Kadınlarda vulvada yine ağrılı ülserler oluşur. Bu ülserler iyileşirken beyaz iz bırakırlar. Vajen mukazasında çikanlar ise çok ağrılı olmakla birlikte iyileşirken iz bırakmaz.
  • Eklem: Artritler (eklemlerde şişlik) veya eklem ağrıları.
  • Akciğer: Akciğer arterlerinde anevrizma (balon gibi genişleme) gelişmesi ve yırtılması ile akciğer içine yoğun kanama oluşabilir. Behçet hastalığının, ciddi tutulum şeklidir.
  • Beyin: Santral sinir sistemi, beyin dokusu (beyaz cevherin) veya beynin toplar damarları olmak üzere iki tipte tutulabilir. Baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi bulgular verebilir. Behçet hastalığının tehli tutulum şeklidir.
  • Gastrointestinal sistem: Ağızdan anüse kadar tüm gastrointestinal sistemde ülserler oluşabilir. Terminal ileum ve çekum en sık tutulan bölgedir. Bazen Crohn hastalığıyla (iltihabi bağırsak hastalığının bir formu) karışabilir.
  • Damar: Her çaptaki arterleri tutar. Büyük damarlarda anevrizmaya (baloncuğa) neden olur. Toplar damarlarda ise, damar boyunca iltihaba bağlı yapışık pıhtı oluşabilir.

Behçet Hastalığının Sebebi Nedir?

Hastalığın nedeni bilinmemektedir; ancak genetik yatkınlık önemlidir. Hastaların %80’i HLA-B51 genini taşır. Ancak Türkiye’de hasta olmadığı halde -20 oranında bu geni taşıyanlar vardır. Çevresel faktörler (bazı enfeksiyonlar gibi) de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir.

Behçet Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın tanısı, tamamen klinik bulgularla konur. Yılda üç ve daha fazla tekrarlayan ağızda yaraları olan kişilerde; tekrarlayan genital ülser veya buna ait izlerin bulunması, göz tutulumunun olması, eritema nodozum veya sivilce benzeri döküntüler, paterji testinin pozitifliği belirtilerinden üçünün bulunması, kuvvetle Behçet hastalığı tanısı koydurur.

Paterji testi; steril (sarı uçlu) iğne ucuyla ön kolda damardan fakir bir alana, 2 cm arayla yapılan delmeyi takiben 48 saat sonra, burada sivilce benzeri (papüllü püstül) veya deriden kabarık kızarıklık (eritemli papül) oluşması, testin pozitif olduğunu gösterir. Bu test, Behçet tanılı hastaların %60’ında pozitiftir. Behçet’li hastalarda paterji testinin pozitifliği, ülkelere göre (bölgesel) farklılık gösterir.

Behçet Hastalığı Nasıl Seyreder? Tedavisi Nedir?

Hastalığın seyri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda basit cilt bulguları ve daha hafif göz tutulumuyla seyrederken, bazılarında daha ciddi tutulumlarla seyredebilir. Bu nedenle tedavi de hastaya göre düzenlenir.

Ağız ve genital ülserler, cilt ve eklem bulgularına kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ve bazı topikal ilaçlar (pomadlar) kullanılabilir.

Daha ciddi tutulumlarda, siklofosfamid, azatioprin, siklosporin, anti-TNF ilaçlar, yüksek doz steroid gibi tedaviler kullanılabilir.

Hastalara Öneriler:

Behçet hastalığı, sadece deri tutulumuyla giden bir hastalık değildir. Bir çok organ ve sistemin tutulduğu; dolayısıyla birçok bilim dalı uzmanlığını ilgilendiren (multidisipliner) değerlendirmeler ve tedavi gerekir.

Öncelikle, İç Hastalıkları uzmanlığı üzerine yapılan Romatoloji bilim dalı uzmanı tarafından hastaların değerlendirilmesi, hastalığa bağlı tutulumları daha iyi ortaya koyacaktır.

Bu nedenle Behçet hastalarının ilk başvurusunun ve takiplerinin bir İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı tarafından yapılması çok önemlidir.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme, 02.12.2018)

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/10/behcet-hastaligi

Nedeni bilinmeyen bir hastalık: Behçet

Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

“Behçet hastalığı nedir? Behçet hastalığı tedavisi nasıl olur? Behçet hastalığı nasıl anlaşılır? Behçet hastalığı nasıl geçer?” sorularının yanıtını Memorial Şişli Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Oya Yeşim Hacımustafaoğlu Utkan verdi.

Behçet hastalığı nedir?

Behçet hastalığı ataklarla seyreden, çok sayıda organı tutabilen sistemik bir rahatsızlıktır. Kan damarlarını tutan ve vaskülit olarak ifade edilen bir damar iltihabı tablosudur. Temel belirtileri arasında tekrarlayan oral ve genital ülserler, göz, eklem, cilt ve sinir sistemi tutulumu görülüyor. Dünyada en fazla Türkiye’de görülen bu hastalığın kesin sebebi bilinmemektedir.

20-35 yaş arasında ortaya çıkar

Behçet hastalığı ilk kez 1937 yılında Türk dermatoloji doktoru Hulusi Behçet tarafından tanımlanmıştır. Bugüne kadar Behçet hastalığıyla ilgili çok sayıda araştırma yapılmıştır ve Türkiye bu konuda en birikime sahip ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.

Behçet hastalığı, tarihi 'İpek Yolu' üzerinde bulunan ülkelerde daha sık görülmekle birlikte tüm dünyada görülebilmektedir. Hastalığın en sık görüldüğü ülke ise 80/100.000 oranı ile Türkiye’dir. Bu sıklık Japonya’da 10/100.000, İngiltere’de 0,64/100.000, ABD’ de 0,12/100.000'dir.

Her iki cinsiyeti ortalama eşit olarak tutar ve en sık 20-35 yaş arasında görülmektedir. Erkeklerde ve erken yaşta hastalığa yakalanan kişilerde daha şiddetli seyretmektedir.

Behçet hastalığı nedenleri nelerdir?

Hastalığın kesin sebebi bilinmemekle birlikte genetik ve çevresel faktörlerin rolü olduğu düşünülmektedir. Ailesel form yüzde 2-5 oranında görülür ancak bu oran Orta Doğu’da yüzde 10-15'tir.

Genetik olarak HLA-B51 doku grubuna sahip olanlarda Behçet hastalığı görülme oranı daha yüksektir.

Hastalığın sebebine yönelik bugün için üzerinde en çok durulan teori, genetik yatkınlığı olan kişilerde hastalığın viral, bakteriyel vb gibi çevresel bir uyaranla tetiklenerek düzensiz bir bağışıklık yanıtının sonucu olarak ortaya çıktığı yönünde olmaktadır.

BENLER TEHLİKELİ Mİ?

Behçet hastalığı belirtileri nelerdir?

Behçet hastalığı deri ve mukoza tutulumu başta olmak üzere göz, eklem, mide-bağırsak, kalp-damar sistemi ve nörolojik sistem tutulumu gösterebilmektedir.

Hastalığın belirtileri:

  • Oral aft ve genital ülser adı verilen ağız içi ve genital bölgede tekrarlayıcı özellikte ağrılı yaralar,
  • Deride özellikle bacaklarda “Eritema Nodozum” adı verilen, ağrılı nohut benzeri kızarık şişlikler,
  • Vücutta sivilce benzeri döküntüler,
  • Gözde üveit ve benzeri bulgular görülmektedir.

Göz tutulumu özellikle yakın takip gerektirir ve ciddi tutulum varlığında erken tedavi edilmez ise görme kayıplarına varabilen sekeller gelişebilmektedir. Hastaların yüzde 50’sinde eklem tutulumuna bağlı artrit, ayrıca gastrointestinal bölge tutulumuna bağlı mide- barsak şikayetleri görülebilmektedir.

Kalp damar sistemi tutulumu ve buna bağlı damar tıkanıklığı oluşabilmektedir. Hastalık böbrekleri tutulabilmektedir. Geç dönemde ve ilerlemiş vakalarda nörolojik tutuluma (beyin-omurilik tutulumu) bağlı bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Bulguların hepsi aynı hastada bulunmayabilir ya da zamanla eklenebilir, ama oral aft varlığı mutlak bulgudur.

Behçet hastalığı tanısı nasıl konur?

Hastalığın tanısı klinik belirtilerle konmaktadır. Paterji testi adı verilen ve kola uygulanan bir deri testi tanıya yardımcı olmaktadır.

Behçet hastalığı tedavisi nasıldır?

Tedavi hastaya göre ve tutulan organa göre düzenlenmektedir. Behçet hastalığında birçok klinik dalın işbirliğini gerekmektedir. Behçet hastalığında takip çok önemlidir. Hastalar mutlaka konusunda uzman hekimlerin kontrolünde olmalıdır. Bu şekilde özellikle hayati organ tutulumlarında erken müdahale ile hastalığın komplikasyonları büyük oranda önlenebilmektedir.

Hayatınızı kurtarabilecek 6 sebze

+6Kıvırcık lahanaKıvırcık lahana, glukozinolat adı verilen kanser önleyici bileşenlerin birincil kaynağıdır. Uzmanların kanserle savaştığına ve inanılması güç ancak kalbi koruduğuna, kan şekerini düşürdüğüne, kemikleri güçlendirdiğine ve iltihaplanmaları azalttığına inandıkları kaempferol maddesinden de içerir. Aynı zamanda yapısında göz hastalıklarını ve yaşa bağlı görüş kaybını önleyen antioksidanlar olan lutein ve zeaksantin bulundurur.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1056420-behcet-hastaligi-nedir

Behçet Hastalığı : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Behçet hastalığı, genel olarak ağızda ve cinsel bölgede meydana gelen yaralar, göz, eklem, deri, damar ve sinir iltihaplı bir romatizmal sağlık sorunudur. İlk olarak 1937 yılında bir Türk cilt doktoru olan Hulusi Behçet tarafından bulundu ve onun adını aldı.

Behçet sendromu sebebi henüz tespit edilememiş ve sistemik bir vaskülittir. Yani insan vücudunda yer alan kan damarlarında meydana gelen iltihaptır.

Sindirim, genital ve boşaltım organlarının yakın çevresinde bulunan, mukus üretme işlevine sahip olan doku ile deriyi olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Dünyada Japonya, Çin, Türkiye ve İran gibi ülkelerde daha çok rastlanır. Kadın ve erkeklerde ise eşit oranda görülebilir.

Fakat erkeklerde daha şiddetli semptomlar meydana gelir. Her yaşta görülme ihtimali olmasına karşın, 20 ve 30’lu yaşlarda daha fazla ortaya çıkar.

İnsan vücudunun her bölgesini çok kolay bir şekilde etkileme gücüne sahip olan bir hastalıktır. İlk olarak ağız ve kasık bölgesinde aft denilen yaralar görülür, daha sonra ise göz, beyin, eklemler ve kalp damarlarında iltihaba neden olur.

Behçet hastalığının belirtileri, daha çok atak şeklinde ortaya çıkar ve aynı zamanda farklı organlara da yayılabilir. İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemiyle direkt olarak bağlantılı ve çok nadir görülen bir sağlık sorunudur. Hastalığın teşhisi daha çok klinik veriler sonucu yapılabilir.

 Hastalığa dair en çok “Behçet hastalığı genetik midir?” sorusu merak edilir. Aile bireylerinde ortaya çıktığı zaman, çocuklarda görülmez. Tamamen taşıdığı genle ilgili bir durumdur. Yaklaşık olarak yılda 3 kez ya da daha fazla ağızda yara ortaya çıkabilir.

Aynı zamanda genital ülseri, göz tutulumu, eritema nodozum ya da sivilce gibi deride meydana gelen döküntüler sonucunda hastalığın teşhisi konulur.

Behçet Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığı birçok şekilde vücutta kendini gösterme özelliğine sahiptir. Bazı semptomlarına karşı tam koruma sağlansa bile, birkaçı için herhangi bir müdahale yapılabilmesi ya da önlem alınabilmesi pek mümkün değildir. Dokunma ile temas halinde bulaşıcı bir özelliği yoktur.

1. Mikroplar

Hastalığa daha çok sonradan vücuda dahil olan mikrop türleri neden olabilir. Ağız bölgesinde ağırlıklı olarak toplanan mikroplar ve uçuğa neden olan virüs behçet hastalığına yol açar.

2. Kalıtsal etkenler

Kalıtsal etkenlerin hastalığa sebep olduğu yönünde şüphe duyulur. Bazı genlere sahip olmak, hastalığa karşı eğilimi daha çok artırabilir. Hastaların yaklaşık olarak %80’inin ortak özelliği HLA- B51 genini taşımasıdır. Fakat ülkemizde behçet hastası olmamasına rağmen, %20 oranında bu geni taşıyan insanlar bulunur. Genin ortaya çıkması için tetikleyici bir faktörün bulunması gerekir.

Behçet Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Nadir görülen behçet hastalığına dair bulaşma korkusu yaşan insanların en çok sorduğu sorular arasında “Behçet hastalığı bulaşıcı mıdır?” yer alır. Bağışıklık sisteminden kaynaklanan behçet hastalığı bulaşıcı özelliğe sahip değildir.

Herhangi bir bulaşma şekli yoktur fakat genetik bir duyarlılık oluşturabilir. Özellikle Uzak Doğu ve Akdeniz kökenli hastalarda behçet hastalığı HLA B5 geni ile bağlantılıdır. Aynı zamanda geçmişte belirlenmiş olan birtakım ailesel veriler bulunur.

Toplum ya da aile bireylerinin vücuduna dolaylı, direkt olarak yayılma göstermez. Herhangi bir temas ya da farklı yollarla bulaşmaz.

1. Ağızda yaralar

Ağız içinde afta benzeyen, 1 yılda 3 ya da daha fazla meydana gelen yaralar, hastaların çoğunda ortaya çıkar. Genel olarak dudağın iç kısmında bulunan yaraların, temas halinde yanma hissinin oluştuğu ve ağrılı bir yapısı bulunabilir. Aynı zamanda yanağın iç kısmında, dil üzerinde ve altında da ortaya çıkabilir.

2. Göz tutulumu

Behçet hastalığı, gözleri de etkileyebilir. Gözün ön, arka ya da tüm kısmını tutan tabakada iltihaplanma ortaya çıkar. Bu durumda gözde ağrı, kızarıklık ve aşırı hassasiyet oluşur. Oluşan her ataktan sonra göz büyük oranda zarar görür. Hatta ilerleyen zamanlarda görme kaybına bile neden olabilir.

Behçet hastalığı görmek kaybına en çok neden olan faktörlerden biridir. Gözde meydana gelen hasarın görülme sıklığı yaklaşık olarak %50’dir. Fakat erkeklerde bu sıklık %70 oranına artarken, kızlarda ise nadir olarak görülebilir. Göz tutulumu, hastalığın başlangıcından itibaren ilk 3 yıl içerisinde meydana gelen bir belirtidir.

Genel olarak kronik bir yapıya sahip olur ve belirli aralıklarla gözde alevlenme hissi ortaya çıkabilir.

3. Deride döküntü

En çok görülen belirtiler arasında yer alır. Genel olarak vücudun tüm kısmında ortaya çıkabilir. Deride kabarma, şişlik, kızarıklık ya da ağrı şeklinde meydana gelir. Özellikle bacakların ön kısmında daha çok rastlanır. Farklı cilt lezyonları da meydana gelebilir. Daha çok akne şeklinde olan lezyonlar, sadece ergenlik dönemi sonrasında ortaya çıkar.

4. Oral ülser

Hastalarda sürekli olarak tekrarlayan oral ülser, en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Daha çok hastalığın başlangıç aşamasında görülür. Çocuk hastalarda yaygın olan bir belirtidir ve tekrarlayıcı özelliği bulunan diğer ülserlerden ayırt edilmesi zordur.

5. Genital bölgede ülser

Erkek çocuk hastalarda daha çok erbezlerinin bulunduğu torbanın yüzeyinde ve peniste ülser ortaya çıkabilir. Yetişkin hastalarda ise ülser iz bırakarak bir süre sonra kendi kendine iyileşir.

Kızlarda genital bölgenin dış kısmı ülserden olumsuz bir şekilde etkilenebilir. Vajen mukozasında görülen ülserler, çok ağrılı olur. Ergenlik dönemine daha girmemiş olan çocuklarda çok nadir olarak görülür.

Genel olarak genital bölgede ortaya çıkan ülserler, yapısal olarak oral ülserlere daha çok benzer.

6. Paterji reaksiyonu

Behçet hastalarının deri yüzeyine iğne batması sonucunda reaksiyon göstermeleri durumunda ortaya çıkabilir. Bu reaksiyon daha çok hastalığın teşhis edilmesinde kullanılır. Steril bir iğne yardımıyla kol delinerek, 24 ya da 48 saat arasında kabarıklık ya da irinli kabarcık oluşumu gözlenebilir.

7. Eklem tutulumu

Tüm çocuk hastalarda görülen bir belirtidir. Daha çok ayak ve el bilekleri, dizler ve dirsek bölgesindeki eklemler daha çok tutulabilir. Dörtten daha az eklem olumsuz bir şekilde hastalığın etkisi altına girer.

İltihap durumu, eklem bölgelerinde şişlik, tutulma, ağrı ve hareket özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olabilir. Bu semptomlar birkaç hafta içerisinde kendi kendine iyileşme belirtisi gösterir.

Genelde eklem bölgesinde kalıcı bir hasar bırakmaz.

8. Nörolojik tutulum

Ağır semptomları olan bir sağlık sorunu olması açısından, çocuklarda nörolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kafatası içerisinde belirli bir şiddette olan basınç, aynı zamanda baş ağrısına ve yürümede zorlanmaya yol açar. Çoğu hasta psikolojik destek alarak hastalığın üstesinden gelmeye çalışır.

9. Damar tutulumu

Damar tutulumu, hastaların yaklaşık olarak %12 ile %30’u arasında görülen bir durumdur. Kötü huylu bir prognoz için de şüphe edilebilir. Damar tutulumundan atardamar ve toplardamarlar da büyük oranda etkilenir.

Aslında insan vücudunda yer alan farklı türdeki damarlar da olumsuz bir şekilde hastalıktan etkilenir. Baldır bölgesinde bulunan damarlar büyük oranda zarar görür. Aynı zamanda damarlar şişer ve ağrılı bir hal alabilir.

10. Gastrointestinal tutulum

Uzak Doğu kökenli hastalarda bu belirtiye daha çok rastlanır. Ağızdan anüs kısmına kadar olan tüm sistemde ülser ortaya çıkabilir. Aynı zamanda terminal ileum ve çekum en sık görülen kısımdır. Bazı durumlarda iltihap bağırsak hastalığı ile karıştırılabilir.

11. Akciğer tutulumu

Akciğerlerin yapısında yer alan arterlerde anevrizmanın gelişmesi ya da yırtılması durumunda yoğun kanama oluşumu yaşanabilir. Behçet hastalığının görülen en ciddi belirtileri arasında yer alır.

12. Beyin tutulumu

İnsan vücudunun en önemli ve en hassas organlarından biri olan beyinde yer alan doku, santral sinir sistemi ya da beynin toplardamarları olmak üzere iki farklı şekilde ortaya çıkabilir. Aynı zamanda baş ağrısı, ensede sertleşme, bilinçte bulanıklık ve inme gibi belirtiler oluşur.

Behçet Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Behçet hastalığı birtakım çevresel ve yapısal faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Hastalığın kesin olarak tespit edilebilmesi için klinik tanı konulması gerekir.

Bir insanın behçet hastası olup olmadığını tespit etmek için uluslararası kriterler içerisinde 1 ya da 5 yıl gibi bir süreye ihtiyaç duyulabilir.

Hastalığın tespit edilebilmesi için gerekli olan uluslararası kriterlere, oral ülserlere ek olarak, aynı zamanda 2 farklı veriye ulaşılması gerekir. Bu veriler, genital ülserler, pozitif paterji testi ya da göz tutulumudur.

1. Erken teşhis ile tedavi

Behçet hastalığına ait herhangi bir özel laboratuvar verisi bulunmaz. Çünkü hastalığın altında yatan temel sebep henüz bilinmiyor. Birçok organda farklı belirtilere neden olduğu için tedavi yelpazesi çok geniş tutulabilir.

Birçok organı etkisi altına aldığı için, tedavi aşamasında göz tedavisi için oftalmologlar, cilt tedavisi için dermatologlar ve sinir sistemi için nörologlar uyum içerisinde çalışılırlar. Tedaviye ihtiyaç duyulmayan behçet hastaları da bulunabilir. Diğer hastalarda ise göz, damar ve merkezi sinir sistemi tutulumu ortaya çıkar.

Bu hastaların tedavi edilmesi uygun görülür. Hasta çocukların çoğu HLA B5 geni taşır ve bu durum daha şiddetli formu ile yakından ilgili olabilir.

2. Paterji testi ile tedavi

Hastaların yaklaşık olarak %60 ile %70’i arasına paterji deri testi gerekli görülür. Testin sonucu genel olarak pozitif çıkar ancak etnik gruplarda bu oran gitgide düşer. Sinir sistemini ve vasküler tutulumu teşhisini koyabilmek için damarlardan ve beyinden özel cihazlarla görüntü alınması gerekebilir.

Paterji testi, kalın ve steril uçlu bir iğne ile ön kolun damar ve kıl bulundurmayan yüzey kısmında 45 derecelik açıyla pikür uygulanarak yapılır. Ön kolun damarında yaklaşık olarak 24 ile 48 saat sonra olası bir kızarıklık, papül, püstül ya da papülopüstüler lezyon değerlendirilir.

Kolda meydana gelen olası ve belirgin bir değişim behçet hastalığının vücutta bulunduğunu kanıtlar.

3. İlaç tedavisi

Behçet hastalığı için geliştirilen tüm farklı tedavi yöntemleri, yetişkin hastalardan elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilmiştir. Tedavi süreci içerisinde düzenli olarak kullanılması gereken bazı ilaçlar bulunur. Bu ilaçlar;

  • Colchine: Behçet hastalığının ortaya çıkış aşamasında eskiden bu ilaç reçete edilirdi. Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucunda eklem bölgesinde meydana gelen sağlık sorunları ile eritema nodozumun tedavisinde ve mukozadaki ülserlerin iyileşmesinde etkili rol oynar.
  • Kortikosteroidler: Kortikosteroidler türü ilaçlar, hastalıkta ortaya çıkan iltihabı kontrol altına almada çok başarılıdır. Bu tür ilaçlar insan vücudunun merkezi sinir sistemi, göz ve damar tutulumu olan çocuklarda, yüksek dozda kullanılabilir. Tedavide hızlı sonuç elde etmek için ilerleyen günlerde ilacın dozunun belirli bir oranda artırılması gerekir. Topikal özellikte olan kortikosteroidler ise lokal bir şekilde cilt yüzeyine uygulanabilir. Aynı zamanda oral ülseri ve göz hastalıklarını iyileştirmede daha çok kullanılır. İlaçlar arasında kortikosteroidler, antienflamatuar en etkili olanlarıdır. Fakat uzun süre kullanımı sonucunda hipertansiyon, osteoporoz, katarakt oluşumu ve ilerlemesi gibi çok ciddi yan etkileri bulunabilir. Bu ilaçları kullanması gereken çocuklar, sabahları günde 1 kez alabilir. Çocuklar uzun süre kullandığı zaman, kalsiyum takviyesine ihtiyaç duyulabilir.
  • Bağışıklık sistemini baskı altına alan ilaçlar: Bu tür ilaçlar genel olarak hastalığın ilerlemiş aşamasında, göz ve diğer organların tutulumu olan çocuklara özellikle uygulanabilir. Aynı zamanda azathioprine, cyclosporine-A ve cyclophosphamide ilaçları daha çok kullanılır. Azathioprine ilacı kullanıldığı zaman, karaciğerin yapısında ilerleyen zamanlarda toksin ortaya çıkar. Buna bağlı olarak, aynı zamanda kan hücrelerinde azalma ya da enfeksiyona yatkınlık gibi yan etkiler meydana gelebilir. Cyclosporin-A ilacın yan etkisi olarak böbrekte toksit oluşumuna, hipertansiyona, vücudun birçok bölgesinde kıllanmaya ya da diş eti sorunlarına neden olur. Aynı zamanda kemik iliğinin baskılanmasına ya da mesanede ortaya çıkan bazı sorunlara yol açar. Yüksek dozda uzun süre kullanıldığı zaman menstrüel döngü bozukluğuna ve hatta kısırlığa sebep olabilir. Bu ilaçların kullanımı sırasında, hastalıkta iyileşme belirtisi olup olmadığını tespit etmek için ayda 1 ya da 2 kere idrar, kan tahlilinin yapılması yararlı olur.
  • Anti-agregan ve antikoagan: Özellikle hastalarda damar tutulumu meydana geldiği zaman tavsiye edilir.
  • Anti-TNF: Bu tür ilaçlar behçet hastalığının belirgin semptomlarında büyük yarar sağlar. Bazı nadir görülen durumlarda ise, kolşisin ya da trombosit düşüklüğüne yol açabilir. Aynı zamanda sperm sayısında azalma anlamına gelen azospermi gibi yan etkiler de görülür. Hastalığın birçok aşamasında terapötik dozlarda kullanılması herhangi bir sorunun oluşmasına neden olmaz. İlaç bırakıldığı zaman, sperm düzeyi normal seviyelere dönebilir.
  • Thalidomide: Behçet hastalığında etkili olarak kullanılan bu ilaç, büyük oral ülserlerin tedavisinde kullanılır. Genital ve oral ülserler için lokal tedavi büyük oranda fayda sağlayabilir. İlaç kullanımında tedavi ve takip süreci çok önemlidir. Beraber yürütülmesi gerekebilir.

4. Aşı ile tedavi

Genel olarak canlı virüs taşıma özelliğine sahip olmayan ancak enfeksiyöz protein içeriği olan difteri, çocuk felci, hepatit B, boğmaca, tetanoz, pnömokok, hemofilus, meningokok ya da grip bakterilerinin neden olduğu hastalıklarda daha çok uygulama alanı vardır.

Behçet hastalığı önemli ve ciddi bir hastalıktır. Bu durumda “Behçet hastalığı ölümcül müdür?” sorusu genelde araştırılır, merak edilir. Yapılan tüm araştırmalar sonucunda hastalığın ölümcül bir tarafı olmadığı uzmanlarca kanıtlandı.

Источник: https://sebboy.com/behcet-hastaligi/

Behçet Hastalığı Hakkında Tüm Cevaplar Tedavisi – BitkiselDestek.com

Behçet Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Hastalıklar Ansiklopedisi kategorisinde sizin için derlediğimiz Behçet Hastalığı Hakkında Tüm Cevaplar Tedavisi başlıklı makalemizin PDF formatına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Behçet Hastalığı Hakkında Tüm Cevaplar Tedavisi – PDF

Behçet Hastalığı Hakkında Tüm Cevaplar Tedavisi başlıklı Hastalıklar Ansiklopedisi kategorisinde bulunan makalemizin text formatına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Behçet Hastalığı Hakkında Tüm Cevaplar Tedavisi – TEXT

Behçet Hastalığı Hakkında Tüm Cevaplar Tedavisi hakkında bilgiler;

Behçet hastalığına neler iyi gelir, behçet hastalığı nasıl oluşur ve behçethastalığın çözüm sunan tedavi yöntemleri nelerdir. Tüm bu konular hakkında merak ettiklerinizbu makalemizde yer almaktadır. Konunun detaylarına ve kafanızdaki tüm

sorulara bu sayfamızda yanıt bulabilirsiniz..

Behçet hastalığı tedavisinde etkili olan % 100 bitkisel ürünlerimizi görmek  ve bilgi almak için tıklayınız… 

   BEHÇET HASTALIĞI

   İlk olarak 1937 yılında Türk doktor Hulusi Behçet tarafından tanımlanan bu hastalık; vücudun bazı bölgelerinde iltihaplanma şeklinde kendini belli eden müzmin ve kesin tedavisi olmayan bir rahatsızlıktır. Belirtilerini ilk kez Hulusi Behçet tanımladığından onun soyadı ile adlandırılır.

   Vücudun her yerini etkileyebilen bir hastalıktır. Başta ağız ve kasık bölgesinde “aft” adı verilen yaralar olmak üzere; eklemlerde, göz, beyin, kalp damarlarında tekrarlayan iltihaba neden olur. Behçetin belirtileri, ataklar şeklinde ve farklı organlarda görülür. Bağışıklık sistemini ilgilendiren bir hastalıktır.

   Behçet, bulaşıcı bir hastalık değildir.

    BEHÇET HASTALIĞI KİMLERDE GÖRÜLÜR?

   Behçet hastalığı çoğunlukla 20-40 yaş arasında ortaya çıkmakla birlikte; akdeniz, ortadoğu ve uzakdoğu ülkelerinde daha fazla görülür. Özellikle bizim ülkemizde yaklaşık her 300 kişiden birinde bu hastalık vardır. Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara nazaran biraz daha fazladır. Bu hastalık ipek yolu üzerindeki ülkelerde daha çok görüldüğü için ipek yolu hastalığı da denir.

    BEHÇET HASTALIĞININ NEDENLERİ

   Günümüzde behçet hastalığının nedeni ya da nedenleri bilinmemektedir. Yalnız bazı mikropların ve kalıtsal faktörlerin bu hastalığın ortaya çıkmasında neden olduğu düşünülmektedir.

Bu kalıtsal faktörler arasında bazı genleri taşımanın bu hastalığa eğilimi arttırdığı düşünülmektedir. Ağız bölgesine yerleşen bazı mikroplarla, uçuk virüsünün bu hastalıkta etkili olduğundan şüpheleniliyor.

Bu mikropların iltihaba neden olduğu için hastalığın bulgularının görülmesine sebep olmaktadırlar. Fakat henüz bu faktörler kesin olarak ispatlanamamıştır.

    BEHÇET HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

   Behçette, her hastada aynı bulgular gözlenmez. Şiddeti ve belirtileri her hastada farklı olsada hastanın bazı şikayetleri, bu hastalığın belirtileri olarak kabul edilmektedir.

   Ağızda çıkan yaralar behçet hastalarının çok büyük bir kısmında görülmektedir. Hastalığın ilk habercisi olarak kabul edilir ve diğer bulgulardan önce görülür. Tekrarlama zamanı farklıdır.

İyileştiğinde iz bırakmaz. Bu yaralara aft yaraları denir.   Genital bölgede de yaralar ortaya çıkar. Sivilce şeklinde ortaya çıkan bu kırmızı yaralar daha kötü bir hal alır.

Ağız yaralarının aksine iyileştiğinde iz bırakırlar.

   Behçet hastalığı gözdeki damarlarda iltihaplanmaya neden olur. Hastaların yarısında görülür. Gözde kanlanma, bulanık görme ve hatta görme kaybıyla kendini belli eder.

Her iki gözü birden etkileyebilir.   Ayrıca deride yaralar görülür. Bunlar kasık bölgesinde, yüzde, sırtta iltihaplı ve etrafı kırmızı, sert şekildedir.

Bacaklarda görülenler daha koyudur ve iyileşince koyu bir iz bırakırlar.

   Eklemlerde ağrı ve iltihaba neden olur. Diz, ayak ve el bileğinde, dirsekte şişlik görülür.   Bunlardan başka kan damarlarında iltihap oluşur. Beyin damarlarında olursa şiddetli baş ağrısı yapar.

İltihap sonucu tıkanan damarda kanama görülebilir. Tehli bir durumdur. Bacaklarda görülen tıkanıklık sonucu da şişlik ve ağrı meydana gelir.

Akciğerde ve böbrekteki iltihaplanmalar sonucu ciddi sağlık sorunları görülür.

   BEHÇET HASTALIĞININ TANISI NASIL KONUR?

   Behçet hastalığının tanısında “paterji” testi kullanılır. Deri altına bir madde enjekte edilir ve 2 gün içinde iltihaplanma olup olmadığına bakılır. Test pozitif çıkarsa tanı koymaya “yardımcıdır”. Fakat bu testin pozitif çıkması tanı koymak için yeterli değildir.

Bundan başka behçet hastalığı tanısı için bir yöntem yoktur. Hastanın şikayeleri ve görülen belirtiler ile tanı konur. Fakat diğer hastalıkların olmadığından emin olmak için kan testleri yapılır. Bazı durumlarda testler normaldir fakat hastada görülen bulgular şiddetlidir.

    BEHÇET HASTALIĞININ TEDAVİSİ

   Behçet hastalığında tedavi hastalığı tamamen ortadan kaldırmak yerine hastanın şikayetlerini azaltmaya yöneliktir. Çünkü bu hastalığın tedavisi henüz yoktur. Tedavi şekli, belirtilerin görüldüğü organa göre değişir.   Bulguları ortadan kaldırmak için ilaç tedavisi uygulanır. Kolsişin, kortikosteroid ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar iltihapların çoğalmasını engelleyicidir.

Bu ilaçlar, hastalığın beliritlerinin tekrarlamamasını sağlar. Tedavi edici değildir.   Tedavisi uzun süren bir hastalıktır ve bu yüzden düzenli kan tetkikleri, göz muayenesi yapılarak, hastalığa neden olan durumlar araştırılabilir ve buna göre tedaviye yön verilir.   Behçet hastalığı düzenli ilaç kullanımı sayesinde kontrol altına alınabilir. Fakat kesinlikle doktor kontrolünde yapılmalıdır.

Источник: http://bitkiseldestek.com/behcet-hastaligi-hakkinda-tum-cevaplar-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.