Behçet Hastalığı

içerik

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı

Behçet Hastalığı, ağızda ve cinsel bölgede tekrarlayan yaralar, deri, göz, eklem, damar ve sinir tutulumuyla seyreden iltihaplı bir romatizma hastalığıdır. İlk kez 1937’de bir Türk dermatolog Hulusi Behçet tarafından tarif edildiğinden, onun adıyla anılır.

Behçet Hastalığı Kimlerde Görülür?

Behçet hastalığı, tarihi “İpek Yolu” boyunca, Uzak Doğu’da Japonya ve Çin’den Akdeniz’e doğru uzanan ve Türkiye ve İran gibi ülkeleri de içine alan bir alanda yaşayanlarda daha sık olarak görülür. Türkiye’de 37/10 000 sıklığındadır.

Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri ve Amerika kıtasında çok nadir görülür. Kadın ve erkekler, eşit oranlarda hastalığa yakalanır; ancak hastalık, erkeklerde daha şiddetli seyreder. Hastalık her yaşta görülse de 20-30’lu yaşlarda daha fazladır.

Behçet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığı, neredeyse her boyutta (küçük, orta ve büyük çapta) ve türde (arter-atar damar, ven-toplar damar) kan damarlarını tutan bir vaskülittir (damar duvarı iltihabı). Dolayısıyla bir çok organa ve dokuya ait şikayete neden olabilir. Ancak belli organ ve dokuları daha fazla tutar. Bunlar;

  • Ağız: Yıl içinde 3 veya daha fazla, ağız içinde ağrılı, içi küçük oyuk veya aftöz ülserler (yaralar), hastaların hemen hepsinde bulunur. Genellikle dudak iç kısmında, yanak içinde ve dil üzerinde bir veya birden fazla ülserler çıkabilir.
  • Göz: Behçet hastalığı gözlerde anterior (ön), posterior (arka) veya tümünü tutan (panuveit) uveit (gözün bir tabakasında iltihap), vitreusda iltihabi hücre birikimine veya göz damarlarında iltihabi tutuluma (vaskülit) neden olur. Gözde ağrılı, kızarık ve ışığa hassasiyet belirtileri vardır. Her geçirilen atakla birlikte, gözde hasara neden olarak körlüğe kadar gidebilir. Önceleri, Japonya’da en sık birinci, Türkiye’de ise ikinci sıklıkta körlük nedeni iken, etkin tedaviyle artık Behçet hastalığına bağlı körlük oldukça azalmıştır.
  • Deri: Papulo-püstüler (sivilce benzeri) cilt döküntüsü, vücudun her yerinde çıkabilir. Eritema nodozum olarak adlandırılan, deriden kabarık, şiş, kızarık, ağrılı, fındık veya ceviz büyüklüğünde, uç vermeyen şişlikler oluşabilir. Özellikle bacak ön yüzünde çıkar.
  • Genital bölge: Erkeklerde genellikle skrotumda, bazen de peniste ağrılı ağızdakine benzer ülserler oluşur. Kadınlarda vulvada yine ağrılı ülserler oluşur. Bu ülserler iyileşirken beyaz iz bırakırlar. Vajen mukazasında çikanlar ise çok ağrılı olmakla birlikte iyileşirken iz bırakmaz.
  • Eklem: Artritler (eklemlerde şişlik) veya eklem ağrıları.
  • Akciğer: Akciğer arterlerinde anevrizma (balon gibi genişleme) gelişmesi ve yırtılması ile akciğer içine yoğun kanama oluşabilir. Behçet hastalığının, ciddi tutulum şeklidir.
  • Beyin: Santral sinir sistemi, beyin dokusu (beyaz cevherin) veya beynin toplar damarları olmak üzere iki tipte tutulabilir. Baş ağrısı, ense sertliği, bilinç bulanıklığı, inme, kişilik değişikliği gibi bulgular verebilir. Behçet hastalığının tehli tutulum şeklidir.
  • Gastrointestinal sistem: Ağızdan anüse kadar tüm gastrointestinal sistemde ülserler oluşabilir. Terminal ileum ve çekum en sık tutulan bölgedir. Bazen Crohn hastalığıyla (iltihabi bağırsak hastalığının bir formu) karışabilir.
  • Damar: Her çaptaki arterleri tutar. Büyük damarlarda anevrizmaya (baloncuğa) neden olur. Toplar damarlarda ise, damar boyunca iltihaba bağlı yapışık pıhtı oluşabilir.

Behçet Hastalığının Sebebi Nedir?

Hastalığın nedeni bilinmemektedir; ancak genetik yatkınlık önemlidir. Hastaların %80’i HLA-B51 genini taşır. Ancak Türkiye’de hasta olmadığı halde -20 oranında bu geni taşıyanlar vardır. Çevresel faktörler (bazı enfeksiyonlar gibi) de hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir.

Behçet Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

Hastalığın tanısı, tamamen klinik bulgularla konur. Yılda üç ve daha fazla tekrarlayan ağızda yaraları olan kişilerde; tekrarlayan genital ülser veya buna ait izlerin bulunması, göz tutulumunun olması, eritema nodozum veya sivilce benzeri döküntüler, paterji testinin pozitifliği belirtilerinden üçünün bulunması, kuvvetle Behçet hastalığı tanısı koydurur.

Paterji testi; steril (sarı uçlu) iğne ucuyla ön kolda damardan fakir bir alana, 2 cm arayla yapılan delmeyi takiben 48 saat sonra, burada sivilce benzeri (papüllü püstül) veya deriden kabarık kızarıklık (eritemli papül) oluşması, testin pozitif olduğunu gösterir. Bu test, Behçet tanılı hastaların %60’ında pozitiftir. Behçet’li hastalarda paterji testinin pozitifliği, ülkelere göre (bölgesel) farklılık gösterir.

Behçet Hastalığı Nasıl Seyreder? Tedavisi Nedir?

Hastalığın seyri, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı hastalarda basit cilt bulguları ve daha hafif göz tutulumuyla seyrederken, bazılarında daha ciddi tutulumlarla seyredebilir. Bu nedenle tedavi de hastaya göre düzenlenir.

Ağız ve genital ülserler, cilt ve eklem bulgularına kolşisin, steroidler, steroid olmayan anti-inflamatuar ilaçlar ve bazı topikal ilaçlar (pomadlar) kullanılabilir.

Daha ciddi tutulumlarda, siklofosfamid, azatioprin, siklosporin, anti-TNF ilaçlar, yüksek doz steroid gibi tedaviler kullanılabilir.

Hastalara Öneriler:

Behçet hastalığı, sadece deri tutulumuyla giden bir hastalık değildir. Bir çok organ ve sistemin tutulduğu; dolayısıyla birçok bilim dalı uzmanlığını ilgilendiren (multidisipliner) değerlendirmeler ve tedavi gerekir.

Öncelikle, İç Hastalıkları uzmanlığı üzerine yapılan Romatoloji bilim dalı uzmanı tarafından hastaların değerlendirilmesi, hastalığa bağlı tutulumları daha iyi ortaya koyacaktır.

Bu nedenle Behçet hastalarının ilk başvurusunun ve takiplerinin bir İç Hastalıkları ve Romatoloji uzmanı tarafından yapılması çok önemlidir.

Prof. Dr. Nuran Türkçapar (Güncelleme, 02.12.2018)

Источник: https://www.romatizmahastaliklari.com/tr/icerik/10/behcet-hastaligi

Behçet hastalığı nedir?

Behçet Hastalığı

Behçet sendromu olarak da bilinen Behçet hastalığı, vücudun kan damarlarını etkileyen uzun süreli bir oto-inflamatuar hastalıktır.

Arterler ve damarlar gibi bu tüpler, vücudun etrafındaki kanı taşır.

Behçet hastalığı, ağız yaraları, genital ve cilt yaraları, göz iltihabı, artrit ve bağırsak, beyin ve omurilik iltihabı gibi birçok farklı belirtilere neden olur.

Behçet hastalığı üzerine hızlı gerçekler

İşte Behçet hastalığı hakkında bazı önemli noktalar. Daha fazla detay ve destekleyici bilgi ana makaledir.

  • Behçet hastalığı, Türkiye’de en sık görülen nadir bir durumdur. Ancak, şu anda dünya çapında diğer ülkelerde doğru teşhis ve rapor edilmektedir.
  • Amerikan Behçet Hastalıkları Derneği’ne göre, Türkiye’de Behçet hastalığının yaygınlığı 100.000 kişi başına 400 vaka kadar yüksek.
  • Buna karşılık, Amerika Birleşik Devletleri’nde Behçet hastalığı prevalansı 170.000 kişi başına 1 vakadır.
  • Durum bulaşıcı değildir ve kişiden kişiye yayılamaz
  • Behçet hastalığı herkesi farklı etkiler ve semptomlar haftalar ya da daha uzun bir süre boyunca yoğunlaşabilir ve zayıflayabilir.

Nedenler

Behçet hastalığının kesin sebebi bilinmemekle birlikte, bazı insan grupları hastalığa yakalanma riskini diğerlerine göre daha fazladır.

Tüm yaşlar ve cinsiyetler Behçet hastalığı geliştirme riski altında olsa da, insanlar en çok 20 ve 30’larında etkilenmektedir. Erkekler tipik olarak kadınlardan daha şiddetli semptomlar yaşarlar.

Etnik köken ve coğrafi konum, bir kişinin Behçet hastalığını nasıl geliştireceği konusunda bir rol oynayabilir. Durum, Orta Doğu ve Asya’daki erkeklerde ve Amerika Birleşik Devletleri, diğer Batı Ülkeleri, Japonya ve Kore’deki kadınlarda daha yaygındır.

Hastalığa genetik veya kalıtsal bir bileşen olabilir. Behçet hastalığı ayrıca bakterilere, virüslere veya çevresel faktörlere de bağlanabilir. Ancak, bu önerilerin onaylanabilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

belirtiler

Behçet hastalığı herkesi farklı şekilde etkiler. Hastalığı olan kişiler, semptomların alevlendiği ve semptomların haftalar veya daha uzun bir süre zarfında battığı semptom alevlenmeleri yaşayabilir. Behçet hastalığının semptomları tedavi olmaksızın da gidebilir.

Bu durum, vücudun farklı bölgelerini etkileyen çok çeşitli semptomlara neden olur. Bu belirtiler aşağıdakileri içerir.

Ağız yaraları

Tipik olarak, ağızdaki ağrılı yaralar, Behçet hastalığının ilk belirtisidir. Hastalık tek bir ülserin gelişmesine veya birden fazla yaralanmaya neden olabilir.

Bu yaralar ağızdaki herhangi bir yerden olabilir, özel alanlar dil, dudak, diş etleri, bademcikler, yanakların astarı, ağzın çatısı ve boğazın arkasını içerir.

Behçet hastalığının neden olduğu ağız yaraları:

  • Acı verici
  • Sığ veya derin
  • Yuvarlak veya oval
  • Boğazın etrafını saran kırmızı bir halo ile beyaz veya sarı taban
  • 1 ila 20 milimetre arasında değişen

Ağızdaki yaralar çoğu zaman 10 ila 20 gün içinde arada sırada skar ile gider.

Genital yaralar

Ulusal Artrit ve Kas-iskelet ve Deri Hastalıkları Enstitüsü’ne göre, Behçet hastalığı olan kişilerin yarısından fazlası genital lezyonlar geliştirecektir. Bu rakam hem erkek hem de kadınları içermektedir.

Erkekler, skrotum ve penil şaft veya kafa üzerinde ülserlere sahip olabilir. Zaman zaman bu lezyonlar, epididimit adı verilen başka bir durumla, sperm taşıyan tüplerin iltihaplanmasıyla ilişkilidir. Kadınlar vulva, vajina ve serviks lezyonları yaşayabilir

Bu yaralar tipik olarak şu şekilde bulunur:

  • Acı kırmızı, açık yaralar
  • Büyük ve derin olabilir

Bu yaralar iyileştiğinde, yara izi sıklıkla bölgeyi etkiler.

Cilt yaraları

Behçet hastalığı olan kişiler eritema nodozum adı verilen cilt problemleri yaşayabilirler. Bu inflamatuar cilt cevabı cildin genellikle ülsere olan kırmızı ve hassas nodüller geliştirmesine neden olur.

Bu lezyonlar irin dolu şişlik veya çürüklere benzerlik gösterebilir. Behçet hastalığı ile ilişkili diğer lezyonlar arasında akneiform nodüller, psödofolikülit ve papülopüstüler lezyonlar bulunur.

Göz problemleri

Behçet hastalığından etkilenenler genellikle gözlerin orta tabakasının iltihaplanmasına maruz kalırlar. Bu durum üveit olarak bilinir.

Anterior üveit gözün ön tarafını etkiler. Yaygın semptomlar ağrı, bulanık görme, ışığa duyarlılık ve aşırı gözyaşı üretimidir. Göz içinde bir irin tabakası görülebilir.

Posterior üveit gözün arkasına ve retinaya etki eder. Yaygın semptomlar bulanık görme, yüzdürme, ağrı, kızarıklık ve ışığa duyarlılıktır.

Behçet hastalığının neden olduğu göz problemleri körlük veya kısmi görme kaybı da dahil olmak üzere tedavi edilmezse ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Damar problemleri

Damar ve arterlerin iltihaplanması, kan pıhtıları, anevrizma ve daralmış veya tıkalı damarlar gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Behçet hastalığı olan kişilerde tromboflebit denen bir durumla karşılaşabilir, kızarıklık, ağrı, sıcaklık ve bir kan pıhtılaşması nedeniyle bir ekstremitenin şişmesi gibi semptomlar oluşabilir. Göğüs üfürümleri de bildirilmiştir.

Artrit

Bir veya daha fazla eklem, Behçet hastalığına bağlı eklem iltihaplarından etkilenebilir. Ağrı, şişme ve sertlik tipik olarak birkaç hafta boyunca geçer.

En çok etkilenen eklemler dizler, ayak bilekleri, bilekler ve dirseklerdir. Behçet hastalığından etkilenen bazı kişiler, pelviste bir eklemde iltihap nedeniyle oluşan bel ya da bel ağrısı yaşayacaklardır.

Behçet ile ilişkili artritte kalıcı eklem hasarı yaşanmaz.

Gut yaraları

Bazen, sindirim sisteminde ağızdan anüse kadar ülserler oluşabilir.Bu alanda etkilenen hastalar iştahsızlık, ağrı, kusma, ishal ve rektal kanama gibi belirtilerle karşılaşabilirler.

Bazı hastalarda Budd-Chiari sendromu olarak bilinen nadir bir durum gelişebilir. Bu durumda, kanı karaciğerden uzaklaştıran damar bloke edilir.

Akciğer sorunları

Nadir olsa da, akciğerler Behçet hastalığından etkilenebilir. Bu durum, pulmoner arterde öksürük, nefes darlığı ve anevrizmalar gibi semptomlara neden olabilir.

Merkezi sinir sistemi problemleri

Behçet hastalığı, beyin ve beyin sapının iltihaplanmasına yol açabilir. Bu iltihaplanma, baş ağrıları, konfüzyon, felç, kişilik değişiklikleri, yönelim bozukluğu, ateş, zayıf denge ve hafıza kaybı gibi semptomlara neden olabilir.

Hastaların bir kerede sağlık ekibine bildirmesi gereken semptomlar şunlardır:

  • Ateş
  • Baş ağrısı
  • Boyun Tutulması
  • Koordinasyon Zorluğu

Bu belirtiler beyin sapının iltihaplanmasına işaret edebilir. Tedavi edilmeyen semptomlar inme ile sonuçlanabilir.

Diğer belirtiler

Bazı durumlarda, hastalar kardiyak veya böbrek hastalığı sergileyebilir.

Ek olarak, bazı hastalar MAGIC sendromu olarak adlandırılan iltihaplı kıkırdaklı ağız ve genital ülserler geliştirebilir. Bu semptomun hem Behçet hastalığı hem de relapsing polikondriti adı verilen bir başka nadir hastalığı olan hastalarda ortaya çıkması olasıdır. Bu durum vücutta kıkırdak ve diğer bağ dokuların iltihaplanmasına neden olur.

Teşhis

Behçet hastalığını teşhis etmek için tek bir test olmadığından, doktorlar hastalığa taklit eden herhangi bir durumu dışlamak zorundadır.

Amerikan Behçet Hastalıkları Derneği, Behçet hastalığı tanısı için Uluslararası Klinik Kriterlerin, bir teşhis için belirli semptomların mevcut olması gerektiğini açıklar. Bir tanı gerektirir:

  • Tek bir yılda en az üç kez tekrarlayan ağız ülseri varlığı

Yukarıdakilere ek olarak, aşağıdaki kriterlerden en az iki tanesinin de karşılanması gerekir:

  • Tekrarlayan genital ülserler
  • Göz muayeneleri bir göz muayenesi ile onaylandı.
  • Kortikosteroid almayan yetişkinlerde cilt yaraları
  • Testin 24-48 saat içinde pozitif bir pathergy testi

Patherji testi, önkolun cildine küçük, temiz bir iğne sokan bir doktor içerir. İğnenin yerleştirilmesinden 1 ila 2 gün sonra küçük, kırmızı bir yumru oluşması halinde pozitif bir sonuç verilir.

tedavi

Bir kişi Behçet hastalığı teşhisi konduğunda, sağlık ekibi tedavi seçenekleri hakkında tavsiyelerde bulunur.

Topikal terapi

Topikal tedavi, vücudun yüzeylerine uygulanan ilaçtır. Behçet hastalığı için topikal tedavi, kortikosteroid durulama, jel, göz damlası ve merhem dahil olmak üzere ağrı giderici tedavinin kullanımını içerebilir. Bu ilaçlar ağrı kesici sağlamak için başka bileşenler içerebilir.

İlaç örnekleri arasında triamsinolon asetonid, betametazon ve deksametazon bulunur.

Oral terapi

Bazen, vücudun her yerinde çalışan ilaçlarla tedaviye girmek gerekebilir. Bu ilaçlar şunları içerir:

  • Colchicine, gut önlemek için kullanılan bir ilaç
  • Kortikosteroidler
  • Azatiyoprin, siklosporin ve siklofosfamid gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar
  • Vücudun bağışıklık hücrelerinin nasıl çalıştığını değiştiren ilaçlar

Gelişen semptomlara dayanarak ek ilaçlar önerilebilir. Hastalara tedavi seçeneklerini tartışmak için sağlık uzmanlarıyla konuşmaları önerilir.

Sağlık hizmeti sağlayıcıları, egzersiz ve dinlenme gibi basit yaşam tarzı değişikliklerini de önerebilirler.

Источник: https://trmedbook.com/behcet-hastaligi-nedir/

Behçet Hastalığı nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı kesin nedeni bilinmeyen hastalıklardandır ancak otoimmün bir bozukluktan kaynaklanabileceği öngörülmektedir. Otoimmün bozukluk, en basit ifadeyle bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücuttaki sağlıklı hücrelere saldırmasıdır. Behçet hastalığı’nda bağışıklık sisteminin yanlışlıkla kan damarlarına saldırdığı düşünülmektedir.

Bağışıklık sisteminde oluşan bu sorunu neyin tetiklediği net olarak bilinmese de genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığı sanılmaktadır. Yapılan bazı araştırmalar, Behçet hastalığına karşı duyarlı bazı genleri olan insanlarda bir virüs ya da bakterinin hastalığı tetikleyebileceğini göstermektedir.

  • Yaş: Behçet hastalığı, genellikle 20’li ve 30’lu yaşlardaki erkek ve kadınları etkileyebilir ancak çocuklar ve yaşlı yetişkinlerde de bu hastalık gelişebilir.
  • Risk faktörü yüksek ülkeler: Türkiye, İran, Japonya, Çin ve Orta Doğu ülkelerindeki insanların Behçet hastalığına yakalanma riski daha yüksektir.
  • Cinsiyet: Behçet hastalığı hem erkeklerde hem de kadınlarda görülürken hastalık genellikle erkeklerde daha şiddetlidir.
  • Genler: Belli genlere sahip olmak, Behçet hastalığını geliştirme riskini arttırabilir.
  • Dil, dudak, diş etleri ve yanakların iç kısımlarında görülen ağrılı ağız ülserleri. Genellikle birkaç haftada yara izi bırakmadan iyileşirler ancak çoğu kez geri dönerler.
  • Erkeklerde genellikle skrotumda (testis torbası), kadınlarda ise serviks (rahim ağzı), vulva veya vajinada görülen genital ülserler. Ağrılıdır ve yara izi bırakabilirler.
  • Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilen sivilce benzeri cilt yaraları.
  • Ani olarak gelişen, ağrılı kızarıklık ve bulanık görüşe neden olan göz iltihabı (üveit).
  • Daha çok dizler, ayak bilekleri, el bilekleri ve ellerde görülen eklem şişmesi ve ağrı
  • Mide ve bağırsak iltihabının neden olabileceği karın ağrısı, ishal, hazımsızlık, kusma, iştah kaybı hatta kanama gibi sindirim sistemi sorunları
  • Baş ağrısı, çift görme, ateş, oryantasyon ve denge bozukluğu gibi belirtilere veya felce yol açabilen beyin ve sinir sisteminde iltihap
  • Kan damarlarının iltihaplanması bazen kan pıhtılarının oluşmasına neden olabilir. Bu durum bacaklarda görüldüğünde; bacaklarda ağrı, şişme, hassasiyet, ciltte sıcaklık ve kızarıklığa neden olur. Bu durum sıklıkla acil tıbbi tedavi gerektirir.
  • Eğer kan pıhtıları beyindeki kan damarlarının içinde oluşursa şiddetli baş ağrısı, işitme kaybı, çift görme, kas zayıflığı veya felç gibi belirtilerle karşılaşılabilir.
  • Kan damarlarının iltihaplanma sonucu zayıflayıp dışarı doğru çıkmasına anevrizma denir. İlgili uzuvda ağrı, ani acı veren baş ağrısı, baş dönmesi, kan tükürme ve bilinç kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir.

Behçet hastalığı belirtileri kişiden kişiye değişir. Kendi kendine kaybolabilir ve tekrarlayabilir. Zamanla daha az şiddetli olabilir. Belirtileri vücudun hangi bölümünü etkilendiğine bağlıdır.

Behçet hastalığının komplikasyonları belirtilerine bağlıdır. Örneğin, tedavi edilmemiş üveit görme azalmasına ve hatta körlüğe yol açabilir. Ya da genital bölgelerde görülen yaralar tedavi edilmediğinde kronikleşebilir.

Behçet hastalığının teşhisi

Behçet hastalığını kesin olarak belirleyebilecek bir kan testi ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Bu nedenle doktorlar Behçet hastalığını teşhis etmek için öncelikle belirtileri dikkate alır.

Ayrıca diğer olasılıkları elemek için kan testleri veya başka laboratuvar testleri yapılır. Behçet hastalığının tanısı için kriterler oluşturulmuştur ancak bunlar hastalığın teşhisi için her zaman gerekli değildir. Teşhis için doktorlar başka faktörler kullanabilir.

Sınıflandırma kriterleri şunlardır:

Ağız yaraları

Tanı için; 12 ayda en az üç kez tekrarlayan ağız yaraları baş kriterdir. Çünkü Behçet hastası olan hemen herkeste ağız yaraları görülür. İlaveten, Behçet hastalığı teşhisi için en az iki ek belirtiye daha sahip olunması gerekir. Bunlar genital yaralar, gözde ağrılı kızarıklık, bulanık görme veya cilt yaraları olabilir.

Behçet hastalığı ihtimali güçlendiğinde doktorlar bazen hastaya pozitif paterji testi uygulayabilir. Derinin aşırı duyarlılığını ortaya çıkaran bir testtir ve pozitif olması Behçet hastalığında tanı kriteri olarak kabul edilir.

Paterji testinde doktor hastanın ön koluna steril bir iğne takar ve daha sonra bölgeyi bir ila iki gün sonra inceler. Paterji testi pozitif ise iğnenin yerleştirildiği derinin altında küçük bir kırmızı yumru oluşur.

Bu durum bağışıklık sisteminin küçük bir yaralanmaya aşırı tepki verdiğini gösterir.

Behçet hastalığı tedavisi

Behçet hastalığının kesin bir tedavisi yoktur ancak bazı tedaviler belirtileri hafifletmeye ve ciddi komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Behçet hastalığının tanısı doğrulandıktan sonra hasta genellikle bu durumu tedavi etme tecrübesine sahip birkaç farklı uzmana yönlendirilebilir. Genellikle romatologlar hastalığı yönetirler.

Hastalık her insanda farklı gelişebileceğinden hastanın durumuna göre bir tedavi uygulanır. Tedavi genellikle farklı ilaçların bir arada kullanılmasını içerir.

Belirtilerin tipine ve şiddetine bağlı olarak, sadece bir alevlenme olduğunda ilaç almak gerekebilir. Ancak görme kaybı gibi gelişmekte olan ciddi komplikasyonları durdurmak için uzun süre ilaç kullanmak gerekebilir.

Behçet hastalığında genital bölge yaraları tedavisi

Genital lezyonları ve cilt yaralarını tedavi etmek için topikal kremler kullanılır. Ayrıca kortikosteroid kremler, anti-enflamatuar ilaçlar veya ağrıyı hafifletmek için anestezik kremler kullanılabilir. Betametazon merhem genital ülser tedavisinde sık kullanılır.

Ağız ağrılarını azaltmak için kortikosteroidler ve diğer ajanları içeren özel gargaralar rahatsızlıkları hafifletebilir.

Behçet hastalığına bağlı fakat çok ağır durumda olmayan ağız yaralarının tedavisinde, genellikle topikal (yüzeysel olarak sürülen) kremler tercih edilebilir. Orta ve ağır şiddetli yaralarda ise kolşisin ve azatioprin ilk akla gelen ve tercih edilen ilaçlardır.

Kötü ağız hijyeni, Behçet hastalarının hastalık arttıracaktır. Bu yüzden hastaların ağız hijyenlerine dikkat etmeleri son derece önemlidir.

Behçet hastalığı göz tutulumu tedavisi

Behçet hastalığı kaynaklı üveit tedavisinde kortizon, tnf inhibitörleri ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılır. Anterior üveit ve retinal vaskülit için betametazon damlası kullanılabilir.

Ayrıca retinal vaskülit tedavisinde Deksametazon damla da kullanılır. Behçet hastalığı, üveit dışında da göz tutulumlarına neden olabilir. Özellikle kortizona bağlı glokom (göz tansiyonu), katarakt, göz kapağının içinde yaralar ya da göz kuruluğu oluşabilir.

Tedavi bu semptomların türü ve şiddetine göre şekillenir.

Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar

Bu ilaçlar, bağışıklık sisteminin sağlıklı dokulara saldırmasını engelleyerek iltihabı azaltır. Ancak bağışıklık sisteminin hareketlerini bastırdıklarından enfeksiyon riskini artırabilirler. Diğer olası yan etkiler arasında karaciğer ve böbrek problemleri, düşük kan sayımı ve yüksek tansiyon sayılabilir.

Bağışıklık sisteminin tepkisini değiştiren ilaçlar

İntron A, iltihaplanmayı kontrol altına almak için bağışıklık sisteminin aktivitesini düzenler.

Behçet hastalığı olan kişilerde cilt yaralarını, eklem ağrılarını ve göz iltihaplanmasını kontrol etmeye yardımcı olmak için tek başlarına veya başka ilaçlarla birlikte kullanılabilir.

Yan etkiler, kas ağrısı ve grip benzeri belirtileri içerir.

Anevrizma söz konusu olduğunda cerrahi müdahale gerekebilir. Operasyonda yırtılan damar stent adı verilen küçük tüpler kullanılarak onarılır. Bu, genellikle tekrarlama riskini azaltmak veya önlemek için tıbbi tedavi ile birleştirilir.

Behçet hastalığı genellikle kadınlarda doğurganlığı etkilemez ancak eğer mümkünse hamileliğin planlanması ve doktor kontrolünde hamile kalınması önemlidir.

Bunun nedeni, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların birçoğunun doğum kusurlarına neden olabilmesidir. Hastaya çocuk doğurmaya karar verene kadar en az bir güvenilir doğum kontrol yöntemi kullanması önerilir.

Doktor hastalığın seyrine ve uygulanan tedaviye göre hamile kalmak isteyen hastaya doğru zamanı verecektir.

Öte yandan Behçet hastalığı olan erkeklerin doğurganlığı etkilenebilir. Bu, hastalığın kendisinin veya tedavide kullanılan ilaçların bazılarının yan etkisinin sonucu olabilir.

Behçet hastalığı ölümcül müdür?

Genelde Behçet hastalığı ölümcül değildir ancak merkezi sinir sistemi, omurilik ve beyin gibi bölgelerde gelişirse hayati teh riski oluşabilir.



  • Behçet hastalığının yatışma dönemlerinde kendinize zaman ayırın ve dinlenin.
  • Stresten kaçının, çünkü stres belirtilerin şiddetini arttırabilir.
  • Yürüme veya yüzme gibi hafif egzersizler hastalığın alevlenme dönemlerinde kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Ayrıca egzersiz vücudu güçlendirir, eklemlerin esnek kalmasına yardımcı olur ve ruh halinizi iyileştirir.
  • Hastalıkla ilgili göz belirtileri olmasa bile altı ayda bir göz doktoruna kontrole gidin.
  • Alkol ve sigara kullanmayın.
  • Sağlıklı beslenin. Fast food gibi yağ miktarı yüksek gıdalardan kaçının, çünkü bu tarz gıdalar damarları olumsuz yönde etkileyebilir.
  • Kortikosteroid kullanıyorsanız kemiklerinizi korumak için kalsiyum yönünden zengin besinler tercih edin ve kilo almamak için düşük kalorili gıdalar tüketin.
  • Behçet hastalığı kronik bir hastalık olduğundan bir yaşam biçimi olarak kabul edin ve gerekirse psikolojik destek almaktan kaçınmayın.

Kaynaklar 1- Behcet's disease 2- Behcet's disease Treatment 3- Symptoms of Behçet's disease

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/behcet-hastaligi-nedir-neden-olur-belirtileri-tedavisi/

Behçet Hastalığının Belirtileri

Behçet hastalığının bazı belirtileri, ataklar şeklinde ve insan vücudunda yer alan farklı organlarda ortaya çıkmaktadır. HLA- B51 in Behçet hastalığı ile ilişkili olabileceği yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Behçet hastalığının kendine özgü birtakım belirtileri bulunmaktadır. Bu belirtiler ise,

Behçet hastalığı aynı zamanda bir damar iltihabı olduğu düşünülmektedir ve bu nedenle birtakım semptomlar damar iltihabı hangi bölgedeyse o kısımda ortaya çıkmaktadır.

Behçet hastalığına ait olan semptomlar bir kişide aynı anda çıkmayabilir, bazı belirtiler hastalığın ilk aşamasında ortaya çıkmazken, daha sonraki zamanlarda ortaya çıkabilir.

Behçet hastalığına ait belirtiler Lupus, Lyme ve Crohn gibi bazı hastalıklarda da ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıkların ortak belirtileri olduğu birbiri ile karıştırılabilir.

Bu nedenle Behçet hastalığının kesin teşhisi için birtakım testler yaptırıp, iyice emin olmak gerekmektedir. Behçet hastalığına sahip olan bireylerde aşırı yorgunluk durumu ortaya çıkabilir. Yorgunluk birçok bağışıklık sistemi kaynaklı hastalıklarda da belirti olarak ortaya çıkmaktadır.

Behçet hastalığına sahip olan bireylerin hepsinde aynı belirtiler ortaya çıkmamaktadır. Belirtiler her hastada farklı şiddette görülmektedir. Ağızda birtakım yaraların çıkması Behçet hastalığına sahip olan her hastada görülmektedir. Hastalığın ilk belirgin belirtisi ağızda çıkan yaralardır.

Bu ağız yaralarının tekrarlama zamanı birbirinden tamamen farklı olmaktadır. Kısa süreli iyileşme gösterir ama sonra yine çıkar. Genital bölgede de birtakım yaralar ortaya çıkmaktadır. Sivilce şeklinde ortaya çıkan bu yaralar kırmızı renktedir. İyileşme göstermesinin yanı sıra deride iz bırakmaktadır.

Behçet hastalığına sahip olan bireylerin gözünde yer alan damarlarda iltihaplanma ortaya çıkmaktadır. Göz damarında ortaya çıkan iltihaplanma durumu Behçet hastalığına sahip olan tüm bireylerde görülmektedir.

Göz damarının iltihaplanması sonucunda gözde kanlanma, bulanık görme ve görme kaybı gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Bazen her iki gözü de etkisi altına alabilir.

Behçet hastalığında ortaya çıkan belirtiler arasında deride yaraların olması da bulunmaktadır. Bu yaralar daha çok kasık bölgesinde, sırtta, yüzde bulunmaktadır. İltihaplı ve etrafı kırmızı bir renkte sert bir şekildedir.

Aynı zamanda bu yaralar bacaklarda da ortaya çıkmaktadır. Bacaklarda ise daha koyu bir renkte ve iyileşme sürecinde iz bırakma özelliğine sahip olmaktadır. Eklemlerde ağrıya ve aynı zamanda iltihaba neden olmaktadır.

Ayrıca diz, el ve ayak bileğinde, dirseklerde şişme durumu ortaya çıkmaktadır.

Bu belirtilerin haricinde kan damarlarında iltihaplanma meydana gelmektedir. Beyin damarlarının iltihaplanması durumunda şiddetli baş ağrısı ile hastalık kendini göstermektedir.

Kan damarlarında görülen iltihaplanma sonucunda bazı durumlarda kanama meydana gelmektedir. Bu durum çok ciddi sonuçlara neden olabilir.

Hastalığınız bu aşamaya gelmeden önce mutlaka doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

Behçet Hastalığının Tedavisi

Behçet hastalığı genel olarak yirmi ya da kırk yaşları arasında olan bireylerde daha sık bir şekilde görülmektedir. Behçet hastalığı daha çok Akdeniz, uzak doğu ve orta doğu ülkelerinde görülmektedir. Ülkemizde yaklaşık olarak her üç yüz kişiden birinde Behçet hastalığı görülmektedir.

Behçet hastalığı erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülmektedir. Behçet hastalığı tedavisinde, hastalık tamamen ortadan kalkmaz. Hastalığın tedavisinde sadece hastanın şikayetleri azaltılır. Çünkü Behçet hastalığını tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi henüz bulunmamıştır.

Tedavi şekli hangi organda belirti görülürse, ona göre bir tedavi yöntemi belirlenir.

Behçet hastalığının tedavisinde eğer bir organ çok fazla hasar görmüşse orada oluşan kalıcı hasarı engellenmesi gerekmektedir. Bu nedenle hayatı ya da organları tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa yüksek doz kortizon, siklosiporin, azatioprin gibi bağışıklık sistemine zarar veren ilaçlar gerekebilir ama hastaların bir kısmına böyle bir tedavi uygulanmaktadır.

Hastanın hayatını ya da organlarını tehdit eden bir hastalık olmadığı durumlarda, hastalara kolşisin adında ilaç kullanılmaktadır. Kolşisin aynı zamanda eklem ağrıları ve eklem şişmesi, ağrılı lezyonlar, cinsel organda yaraların çıkması ve belirtilerin yoğunluğunu azaltmada çok etkili bir ilaçtır.

Behçet hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar belirtilerin tekrarlanmaması içindir ve hastalığı tamamen ortadan kaldırma gibi bir özelliği yoktur. Behçet hastalığının tedavisi uzun sürmektedir ve bu nedenle kan tahlili, göz muayenesi gibi kontrollerin yapılması gerekmektedir.

Behçet hastalığına sahip olan bireylerin düzenli olarak ilaç kullanması gerekmektedir ancak ilaç kullanımında hastalık kontrol altına alınmaktadır. Doktorunuzun kontrolünde ilaç tedavisine devam etmeniz gerekmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/behcet-hastaligi/

Behçet Hastalığı : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Behçet Hastalığı

Behçet hastalığı, genel olarak ağızda ve cinsel bölgede meydana gelen yaralar, göz, eklem, deri, damar ve sinir iltihaplı bir romatizmal sağlık sorunudur. İlk olarak 1937 yılında bir Türk cilt doktoru olan Hulusi Behçet tarafından bulundu ve onun adını aldı.

Behçet sendromu sebebi henüz tespit edilememiş ve sistemik bir vaskülittir. Yani insan vücudunda yer alan kan damarlarında meydana gelen iltihaptır.

Sindirim, genital ve boşaltım organlarının yakın çevresinde bulunan, mukus üretme işlevine sahip olan doku ile deriyi olumsuz bir şekilde etkileyebilir. Dünyada Japonya, Çin, Türkiye ve İran gibi ülkelerde daha çok rastlanır. Kadın ve erkeklerde ise eşit oranda görülebilir.

Fakat erkeklerde daha şiddetli semptomlar meydana gelir. Her yaşta görülme ihtimali olmasına karşın, 20 ve 30’lu yaşlarda daha fazla ortaya çıkar.

İnsan vücudunun her bölgesini çok kolay bir şekilde etkileme gücüne sahip olan bir hastalıktır. İlk olarak ağız ve kasık bölgesinde aft denilen yaralar görülür, daha sonra ise göz, beyin, eklemler ve kalp damarlarında iltihaba neden olur.

Behçet hastalığının belirtileri, daha çok atak şeklinde ortaya çıkar ve aynı zamanda farklı organlara da yayılabilir. İnsan vücudunun koruyucu kalkanı olan bağışıklık sistemiyle direkt olarak bağlantılı ve çok nadir görülen bir sağlık sorunudur. Hastalığın teşhisi daha çok klinik veriler sonucu yapılabilir.

 Hastalığa dair en çok “Behçet hastalığı genetik midir?” sorusu merak edilir. Aile bireylerinde ortaya çıktığı zaman, çocuklarda görülmez. Tamamen taşıdığı genle ilgili bir durumdur. Yaklaşık olarak yılda 3 kez ya da daha fazla ağızda yara ortaya çıkabilir.

Aynı zamanda genital ülseri, göz tutulumu, eritema nodozum ya da sivilce gibi deride meydana gelen döküntüler sonucunda hastalığın teşhisi konulur.

Behçet Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığı birçok şekilde vücutta kendini gösterme özelliğine sahiptir. Bazı semptomlarına karşı tam koruma sağlansa bile, birkaçı için herhangi bir müdahale yapılabilmesi ya da önlem alınabilmesi pek mümkün değildir. Dokunma ile temas halinde bulaşıcı bir özelliği yoktur.

1. Mikroplar

Hastalığa daha çok sonradan vücuda dahil olan mikrop türleri neden olabilir. Ağız bölgesinde ağırlıklı olarak toplanan mikroplar ve uçuğa neden olan virüs behçet hastalığına yol açar.

2. Kalıtsal etkenler

Kalıtsal etkenlerin hastalığa sebep olduğu yönünde şüphe duyulur. Bazı genlere sahip olmak, hastalığa karşı eğilimi daha çok artırabilir. Hastaların yaklaşık olarak %80’inin ortak özelliği HLA- B51 genini taşımasıdır. Fakat ülkemizde behçet hastası olmamasına rağmen, %20 oranında bu geni taşıyan insanlar bulunur. Genin ortaya çıkması için tetikleyici bir faktörün bulunması gerekir.

Behçet Hastalığı Nasıl Bulaşır?

Nadir görülen behçet hastalığına dair bulaşma korkusu yaşan insanların en çok sorduğu sorular arasında “Behçet hastalığı bulaşıcı mıdır?” yer alır. Bağışıklık sisteminden kaynaklanan behçet hastalığı bulaşıcı özelliğe sahip değildir.

Herhangi bir bulaşma şekli yoktur fakat genetik bir duyarlılık oluşturabilir. Özellikle Uzak Doğu ve Akdeniz kökenli hastalarda behçet hastalığı HLA B5 geni ile bağlantılıdır. Aynı zamanda geçmişte belirlenmiş olan birtakım ailesel veriler bulunur.

Toplum ya da aile bireylerinin vücuduna dolaylı, direkt olarak yayılma göstermez. Herhangi bir temas ya da farklı yollarla bulaşmaz.

1. Ağızda yaralar

Ağız içinde afta benzeyen, 1 yılda 3 ya da daha fazla meydana gelen yaralar, hastaların çoğunda ortaya çıkar. Genel olarak dudağın iç kısmında bulunan yaraların, temas halinde yanma hissinin oluştuğu ve ağrılı bir yapısı bulunabilir. Aynı zamanda yanağın iç kısmında, dil üzerinde ve altında da ortaya çıkabilir.

2. Göz tutulumu

Behçet hastalığı, gözleri de etkileyebilir. Gözün ön, arka ya da tüm kısmını tutan tabakada iltihaplanma ortaya çıkar. Bu durumda gözde ağrı, kızarıklık ve aşırı hassasiyet oluşur. Oluşan her ataktan sonra göz büyük oranda zarar görür. Hatta ilerleyen zamanlarda görme kaybına bile neden olabilir.

Behçet hastalığı görmek kaybına en çok neden olan faktörlerden biridir. Gözde meydana gelen hasarın görülme sıklığı yaklaşık olarak %50’dir. Fakat erkeklerde bu sıklık %70 oranına artarken, kızlarda ise nadir olarak görülebilir. Göz tutulumu, hastalığın başlangıcından itibaren ilk 3 yıl içerisinde meydana gelen bir belirtidir.

Genel olarak kronik bir yapıya sahip olur ve belirli aralıklarla gözde alevlenme hissi ortaya çıkabilir.

3. Deride döküntü

En çok görülen belirtiler arasında yer alır. Genel olarak vücudun tüm kısmında ortaya çıkabilir. Deride kabarma, şişlik, kızarıklık ya da ağrı şeklinde meydana gelir. Özellikle bacakların ön kısmında daha çok rastlanır. Farklı cilt lezyonları da meydana gelebilir. Daha çok akne şeklinde olan lezyonlar, sadece ergenlik dönemi sonrasında ortaya çıkar.

4. Oral ülser

Hastalarda sürekli olarak tekrarlayan oral ülser, en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Daha çok hastalığın başlangıç aşamasında görülür. Çocuk hastalarda yaygın olan bir belirtidir ve tekrarlayıcı özelliği bulunan diğer ülserlerden ayırt edilmesi zordur.

5. Genital bölgede ülser

Erkek çocuk hastalarda daha çok erbezlerinin bulunduğu torbanın yüzeyinde ve peniste ülser ortaya çıkabilir. Yetişkin hastalarda ise ülser iz bırakarak bir süre sonra kendi kendine iyileşir.

Kızlarda genital bölgenin dış kısmı ülserden olumsuz bir şekilde etkilenebilir. Vajen mukozasında görülen ülserler, çok ağrılı olur. Ergenlik dönemine daha girmemiş olan çocuklarda çok nadir olarak görülür.

Genel olarak genital bölgede ortaya çıkan ülserler, yapısal olarak oral ülserlere daha çok benzer.

6. Paterji reaksiyonu

Behçet hastalarının deri yüzeyine iğne batması sonucunda reaksiyon göstermeleri durumunda ortaya çıkabilir. Bu reaksiyon daha çok hastalığın teşhis edilmesinde kullanılır. Steril bir iğne yardımıyla kol delinerek, 24 ya da 48 saat arasında kabarıklık ya da irinli kabarcık oluşumu gözlenebilir.

7. Eklem tutulumu

Tüm çocuk hastalarda görülen bir belirtidir. Daha çok ayak ve el bilekleri, dizler ve dirsek bölgesindeki eklemler daha çok tutulabilir. Dörtten daha az eklem olumsuz bir şekilde hastalığın etkisi altına girer.

İltihap durumu, eklem bölgelerinde şişlik, tutulma, ağrı ve hareket özgürlüğünün kısıtlanmasına neden olabilir. Bu semptomlar birkaç hafta içerisinde kendi kendine iyileşme belirtisi gösterir.

Genelde eklem bölgesinde kalıcı bir hasar bırakmaz.

8. Nörolojik tutulum

Ağır semptomları olan bir sağlık sorunu olması açısından, çocuklarda nörolojik problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Kafatası içerisinde belirli bir şiddette olan basınç, aynı zamanda baş ağrısına ve yürümede zorlanmaya yol açar. Çoğu hasta psikolojik destek alarak hastalığın üstesinden gelmeye çalışır.

9. Damar tutulumu

Damar tutulumu, hastaların yaklaşık olarak %12 ile %30’u arasında görülen bir durumdur. Kötü huylu bir prognoz için de şüphe edilebilir. Damar tutulumundan atardamar ve toplardamarlar da büyük oranda etkilenir.

Aslında insan vücudunda yer alan farklı türdeki damarlar da olumsuz bir şekilde hastalıktan etkilenir. Baldır bölgesinde bulunan damarlar büyük oranda zarar görür. Aynı zamanda damarlar şişer ve ağrılı bir hal alabilir.

10. Gastrointestinal tutulum

Uzak Doğu kökenli hastalarda bu belirtiye daha çok rastlanır. Ağızdan anüs kısmına kadar olan tüm sistemde ülser ortaya çıkabilir. Aynı zamanda terminal ileum ve çekum en sık görülen kısımdır. Bazı durumlarda iltihap bağırsak hastalığı ile karıştırılabilir.

11. Akciğer tutulumu

Akciğerlerin yapısında yer alan arterlerde anevrizmanın gelişmesi ya da yırtılması durumunda yoğun kanama oluşumu yaşanabilir. Behçet hastalığının görülen en ciddi belirtileri arasında yer alır.

12. Beyin tutulumu

İnsan vücudunun en önemli ve en hassas organlarından biri olan beyinde yer alan doku, santral sinir sistemi ya da beynin toplardamarları olmak üzere iki farklı şekilde ortaya çıkabilir. Aynı zamanda baş ağrısı, ensede sertleşme, bilinçte bulanıklık ve inme gibi belirtiler oluşur.

Behçet Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Behçet hastalığı birtakım çevresel ve yapısal faktörlere bağlı olarak ortaya çıkar. Hastalığın kesin olarak tespit edilebilmesi için klinik tanı konulması gerekir.

Bir insanın behçet hastası olup olmadığını tespit etmek için uluslararası kriterler içerisinde 1 ya da 5 yıl gibi bir süreye ihtiyaç duyulabilir.

Hastalığın tespit edilebilmesi için gerekli olan uluslararası kriterlere, oral ülserlere ek olarak, aynı zamanda 2 farklı veriye ulaşılması gerekir. Bu veriler, genital ülserler, pozitif paterji testi ya da göz tutulumudur.

1. Erken teşhis ile tedavi

Behçet hastalığına ait herhangi bir özel laboratuvar verisi bulunmaz. Çünkü hastalığın altında yatan temel sebep henüz bilinmiyor. Birçok organda farklı belirtilere neden olduğu için tedavi yelpazesi çok geniş tutulabilir.

Birçok organı etkisi altına aldığı için, tedavi aşamasında göz tedavisi için oftalmologlar, cilt tedavisi için dermatologlar ve sinir sistemi için nörologlar uyum içerisinde çalışılırlar. Tedaviye ihtiyaç duyulmayan behçet hastaları da bulunabilir. Diğer hastalarda ise göz, damar ve merkezi sinir sistemi tutulumu ortaya çıkar.

Bu hastaların tedavi edilmesi uygun görülür. Hasta çocukların çoğu HLA B5 geni taşır ve bu durum daha şiddetli formu ile yakından ilgili olabilir.

2. Paterji testi ile tedavi

Hastaların yaklaşık olarak %60 ile %70’i arasına paterji deri testi gerekli görülür. Testin sonucu genel olarak pozitif çıkar ancak etnik gruplarda bu oran gitgide düşer. Sinir sistemini ve vasküler tutulumu teşhisini koyabilmek için damarlardan ve beyinden özel cihazlarla görüntü alınması gerekebilir.

Paterji testi, kalın ve steril uçlu bir iğne ile ön kolun damar ve kıl bulundurmayan yüzey kısmında 45 derecelik açıyla pikür uygulanarak yapılır. Ön kolun damarında yaklaşık olarak 24 ile 48 saat sonra olası bir kızarıklık, papül, püstül ya da papülopüstüler lezyon değerlendirilir.

Kolda meydana gelen olası ve belirgin bir değişim behçet hastalığının vücutta bulunduğunu kanıtlar.

3. İlaç tedavisi

Behçet hastalığı için geliştirilen tüm farklı tedavi yöntemleri, yetişkin hastalardan elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilmiştir. Tedavi süreci içerisinde düzenli olarak kullanılması gereken bazı ilaçlar bulunur. Bu ilaçlar;

  • Colchine: Behçet hastalığının ortaya çıkış aşamasında eskiden bu ilaç reçete edilirdi. Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucunda eklem bölgesinde meydana gelen sağlık sorunları ile eritema nodozumun tedavisinde ve mukozadaki ülserlerin iyileşmesinde etkili rol oynar.
  • Kortikosteroidler: Kortikosteroidler türü ilaçlar, hastalıkta ortaya çıkan iltihabı kontrol altına almada çok başarılıdır. Bu tür ilaçlar insan vücudunun merkezi sinir sistemi, göz ve damar tutulumu olan çocuklarda, yüksek dozda kullanılabilir. Tedavide hızlı sonuç elde etmek için ilerleyen günlerde ilacın dozunun belirli bir oranda artırılması gerekir. Topikal özellikte olan kortikosteroidler ise lokal bir şekilde cilt yüzeyine uygulanabilir. Aynı zamanda oral ülseri ve göz hastalıklarını iyileştirmede daha çok kullanılır. İlaçlar arasında kortikosteroidler, antienflamatuar en etkili olanlarıdır. Fakat uzun süre kullanımı sonucunda hipertansiyon, osteoporoz, katarakt oluşumu ve ilerlemesi gibi çok ciddi yan etkileri bulunabilir. Bu ilaçları kullanması gereken çocuklar, sabahları günde 1 kez alabilir. Çocuklar uzun süre kullandığı zaman, kalsiyum takviyesine ihtiyaç duyulabilir.
  • Bağışıklık sistemini baskı altına alan ilaçlar: Bu tür ilaçlar genel olarak hastalığın ilerlemiş aşamasında, göz ve diğer organların tutulumu olan çocuklara özellikle uygulanabilir. Aynı zamanda azathioprine, cyclosporine-A ve cyclophosphamide ilaçları daha çok kullanılır. Azathioprine ilacı kullanıldığı zaman, karaciğerin yapısında ilerleyen zamanlarda toksin ortaya çıkar. Buna bağlı olarak, aynı zamanda kan hücrelerinde azalma ya da enfeksiyona yatkınlık gibi yan etkiler meydana gelebilir. Cyclosporin-A ilacın yan etkisi olarak böbrekte toksit oluşumuna, hipertansiyona, vücudun birçok bölgesinde kıllanmaya ya da diş eti sorunlarına neden olur. Aynı zamanda kemik iliğinin baskılanmasına ya da mesanede ortaya çıkan bazı sorunlara yol açar. Yüksek dozda uzun süre kullanıldığı zaman menstrüel döngü bozukluğuna ve hatta kısırlığa sebep olabilir. Bu ilaçların kullanımı sırasında, hastalıkta iyileşme belirtisi olup olmadığını tespit etmek için ayda 1 ya da 2 kere idrar, kan tahlilinin yapılması yararlı olur.
  • Anti-agregan ve antikoagan: Özellikle hastalarda damar tutulumu meydana geldiği zaman tavsiye edilir.
  • Anti-TNF: Bu tür ilaçlar behçet hastalığının belirgin semptomlarında büyük yarar sağlar. Bazı nadir görülen durumlarda ise, kolşisin ya da trombosit düşüklüğüne yol açabilir. Aynı zamanda sperm sayısında azalma anlamına gelen azospermi gibi yan etkiler de görülür. Hastalığın birçok aşamasında terapötik dozlarda kullanılması herhangi bir sorunun oluşmasına neden olmaz. İlaç bırakıldığı zaman, sperm düzeyi normal seviyelere dönebilir.
  • Thalidomide: Behçet hastalığında etkili olarak kullanılan bu ilaç, büyük oral ülserlerin tedavisinde kullanılır. Genital ve oral ülserler için lokal tedavi büyük oranda fayda sağlayabilir. İlaç kullanımında tedavi ve takip süreci çok önemlidir. Beraber yürütülmesi gerekebilir.

4. Aşı ile tedavi

Genel olarak canlı virüs taşıma özelliğine sahip olmayan ancak enfeksiyöz protein içeriği olan difteri, çocuk felci, hepatit B, boğmaca, tetanoz, pnömokok, hemofilus, meningokok ya da grip bakterilerinin neden olduğu hastalıklarda daha çok uygulama alanı vardır.

Behçet hastalığı önemli ve ciddi bir hastalıktır. Bu durumda “Behçet hastalığı ölümcül müdür?” sorusu genelde araştırılır, merak edilir. Yapılan tüm araştırmalar sonucunda hastalığın ölümcül bir tarafı olmadığı uzmanlarca kanıtlandı.

Источник: https://sebboy.com/behcet-hastaligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть