Bel Ağrılarının Nedenleri

Bel Ağrısı Neden Olur?

Bel Ağrılarının Nedenleri

Omurga, vücudumuzun en önemli denge ve destek ekseni olup aynı zamanda omurilik ve omurilikten çıkan sinirlerin de korunmasını sağlar. Omurilik, beyinden çıktıktan sonra aşağıya doğru bel hizasına kadar giden bir sinir dokusu uzantısıdır.

Omurilikten sağlı- sollu 31 çift sinir çıkar; bu sinirler omurgadan ayrıldıktan sonra kendi aralarında birleşip dallara ayrılarak kollara, bacaklara veya gövdeye dağılır; gittikleri bölgenin duyu ve hareket fonksiyonlarını yerine getirir. Boyun bölgesinden çıkan sinirler kollara, bel bölgesinden çıkan sinirler ise bacaklara dağılırlar.

Örneğin, hemen herkes tarafından bilinen “siyatik siniri” bacağa giden birkaç sinir dalının birleşmesiyle oluşur ve kalçadan ayak ucuna kadar giderek hareket ve duyu fonksiyonlarını yerine getirir.

Omurgayı oluşturan ve “omur” adı verilen kemik kısımlar arasında “disk” adı verilen kıkırdak yastıklar vardır. Disk kıkırdağının ortasında ise jel kıvamında bir çekirdek bulunur.

Omurganın öne arkaya hareketleri sırasında nohut büyüklüğündeki çekirdek, hareketlerle uyumlu olarak yer değiştirir ve böylece tıpkı araba amortisörlerinde olduğu gibi o bölgeye binen yükün olabildiğince geniş bir yüzeye dağılmasını sağlar.

Disklerden ayrı olarak omurların arkasında “faset eklemi” adı verilen küçük eklemler de vardır ve bunlar omurga hareketlerinin düzgün yapılabilmesine yardımcı olurlar.

Kemik ve sinir dokusunun birbirine çok yakın durması, arada elastik disk dokusunun yer alması ve bunlara bir de elastik kas dokusunun eklenmesiyle ortaya çıkan karmaşık yapılanma, omurgayı dış etkilenmelere karşı açık duyarlı hale getirir ve toplumda çok yaygın olan bel – boyun ağrılarının ortaya çıkmasına neden olur.

Omurga Rahatsızlıkları

Günümüzde bel ve boyun ağrıları çok sık görülmeye başlanmıştır. Başta hareketsizlik olmak üzere ev ve iş ortamlarındaki değişik faktörlerin etkisiyle, omurgayla ilgili rahatsızlıklar artmış ve baş ağrısından sonra insanları en çok rahatsız eden önemli bir sağlık sorunu halini almıştır. Bel – boyun ağrılarının nedenleri çok çeşitlidir.

Düşme – çarpma gibi direkt travmaların dışında, en sık görülen neden, yanlış duruş – oturuş pozisyonları veya aşırı zorlanma sonucu ortaya çıkan ağrılı durumlardır. Buna göre bel – boyun ağrılarının büyük bölümü mekanik zorlamalarla ilgilidir. Ancak tüm omurga rahatsızlıklarını bundan ibaret sanmak yanlıştır.

Omurgada çeşitli iltihaplanmalar, romatizmal hastalıklar ve hatta tümörler nedeniyle de ağrılar olabilir.

Bu itibarla, istirahatle geçmeyen ve sabaha karşı daha fazla artıp uyandıran bel – boyun ağrılarında mutlaka bir uzman hekime başvurup gerekli incelemeleri yaptırmak gerekir.

Bel ve boyun ağrılarının bir kısmında asıl nedeni tespit etmek zor olsa da, bu tür ağrılı durumların çoğunun omurlar arasındaki diskler, faset eklemleri veya omurgaya yapışan kaslardan kaynaklandığını söylemek mümkündür.

Bel Fıtığı Nedir, Nasıl Olur?

Omurlar arasında yer alan diskler, elastik özellikleri sayesinde omurganın hareketleriyle ahenkli olarak şekil değiştirirler ve omurgaya binen yükün mümkün olduğu kadar geniş bir yüzeye dağılmasını sağlarlar. Disklerin ortasındaki çekirdeğin milimetrik yer değişimleri sayesinde omurganın yük taşıma kapasitesi daha da artar.

Örneğin sağlıklı bir genç insanın L5 numaralı diski yaklaşık 800 kg.’lık yüke dayanabilir. Fakat ilginç olan nokta, çok daha küçük ağırlıklarla dahi bu sınırın aşılabilmesi ve diskin hasara uğramasıdır. Yaş ilerledikçe omurlarda ve disklerde aşınmalar, yıpranmalar olur ve disklerin dayanıklılığı azalarak fıtıklaşma riski artar.

Özellikle ağır bir cismi kaldırırken, kolların vücuda uzaklığı ve omurganın öne eğilme açısı çok önemlidir. Dizleri bükmeden öne doğru uzanarak ağır kaldırma sırasında disklere aşırı miktarda yük biner ve sonuçta disk dokusu zedelenerek içindeki çekirdek arkaya doğru fıtıklaşır. İşte bel veya boyun fıtığı dediğimiz durum budur.

Bu noktadan kol veya bacaklara giden sinirler geçmekte olduğundan, bası olan bölgeye göre kol veya bacak ağrıları ortaya çıkabilir. Diskin sinire bası yapması sonucu oluşan bu ağrılı tabloya bazen duyu ve hareket kusurları da eklenir. Hatta çok ağır vakalarda idrar kaçırma veya ayağı hiç hareket ettirememe gibi sorunlar da çıkabilir.

Boyun fıtığında en çok etkilenen noktalar ise C5 – C6 veya C6 – C7 diskleri olup boyun bölgesiyle beraber kola ve parmaklara yayılan ağrılarla karakterizedir.

Belde en çok tutulan diskler L4-L5 veya L5-S1 arasındakiler olup bu disklerin fıtıklaşması ile halk arasında çok bilinen “siyatik” ağrıları ortaya çıkar.

Çok seyrek olarak sırt bölgesindeki diskler de zedelenebilir ve göğüs veya sırta doğru yayılan şiddetli ağrılara neden olabilir. Bel ve boyun fıtığında ağrı, hareketle daha da artar.

Bazen ağrıyla birlikte kollarda veya bacaklarda yanma, uyuşma, keçelenme, his kaybı gibi duyusal belirtiler de olabilir.

Tedavi Nasıldır ?

Bel fıtığının akut ağrılı döneminde 2-3 gün yatak istirahatı verilebilir fakat bu süreyi daha fazla uzatmak ve haftalarca yatmak doğru değildir. Ağrı kesici ilaçların veya enjeksiyonların yardımı ile ağrının azalmasını müteakip tam gün yatak istirahatini bırakıp basit egzersizlere başlanmalıdır.

Bu dönemde uzun süre oturmak da ağrıyı artırabilir. O nedenle kısa yürüyüşler yapıp, yorulunca istirahat etmek daha uygundur. Akut ağrılı ilk 2-3 günden sonra fizik tedavi programına başlamak ta yarar vardır.

Kapsamlı bir fizik tedavi programında ağrılı bölgeye infraruj veya sıcak paketler gibi yüzeyel ısıtıcıların yanı sıra ağrı kesici elektrik akımları ve ultrason gibi yüksek frekanslı ses dalgalarıyla kas ve kemik dokuları etkilenerek rahatlama sağlanabilir.

Belirgin sinir basısı olan durumlarda traksiyon tedavisi de programa eklenir. Traksiyon, elektrikli bir sistem vasıtasıyla, boyun veya bel omurgasının çekilerek yapılan bir tedavi yöntemidir. Bu şekilde omurların arası açılarak sıkışan sinir kökünün rahatlaması amaçlanır. Boyun bölgesi için genellikle 10-15 kilogramlık bel bölgesi için 25- 35 kilogramlık çekme kuvvetleri uygulanır.

Bu tedavilerden sonra ağrılar azalır ve hasta daha rahat hareket etmeğe başlar. Bu dönemde artık bel ve karın egzersizlerine başlamak gerekir. Ağrılar azaldıkça hareketlerin sayısı ve derecesi giderek artırılmalıdır.

Bel hareketleri tamamen normal ve ağrısız yapılmaya başlanınca mevsimine göre deniz – havuz veya kaplıca gibi hidroterapi olanaklarından istifade edilebilir. Kaplıcaya giderken mutlaka bir uzman hekime danışmak gerekir.

Özellikle kalp rahatsızlığı, kontrolsüz hipertansiyon, kontrolsüz şeker hastalığı veya böbrek hastalığı olanların çok dikkatli olmaları gerekir. Havuz veya kaplıca gibi ortamlarda sadece suya girmek yeterli değildir.

Su içinde hareketsiz durmak yerine aktif su içi egzersizleri yapılmalıdır.

Belinde belirgin deformitesi olanlarda veya karın kaslarının zayıflığı nedeniyle lordozu ( belin arkaya doğru açıklığı ) çok artmış olan hastalarda, akut ağrılı dönemde korse giymeleri tavsiye edilebilir.

Ancak, bel kaslarının daha fazla zayıflamasına yol açtığından, korsenin uzun süre kullanılması önerilmemelidir.

Bütün bu tedavilerin uygulanmasına karşın ağrıların şiddetinde azalma olmayan veya güç kaybı ve idrar kaçırma gibi ağır nörolojik kusurlar ortaya çıkan hastalarda cerrahi tedaviye karar verilebilir.

Günümüzde açık veya kapalı, çeşitli cerrahi yöntemler vardır ve hastanın durumuna göre bir uzman hekim tarafından bulgular değerlendirilip ameliyat yöntemine karar verilmelidir.

Bel veya boyun fıtığı geçiren hastaların uyması gereken bazı önemli koşullar vardır ve hiç küçümsemeden bunlara dikkat edilmelidir.

Bel ve Boyun Fıtıklarından Korunmak İçin Uyulması Gereken Kurallar

1. Duruş, oturuş ve çalışma pozisyonlarına dikkat edin.
2. 5 kg.dan daha fazla ağır kaldırmayın.
3. Yerden bir şey alırken dizlerinizi bükerek olabildiğince yaklaşın, öne eğilmeyin.
4.

Sigara içmeyin; sigara disklerin dolaşımını bozarak dayanıklılığını azaltır.
5. Araba kullanırken direksiyona doğru eğilmeyin, bel kavisini destekleyin, uzun yolda sık ara verip kısa yürüyüşler yapın.
6. Sert yatakta sırtüstü veya yan yatın, yüzüstü yatmayın.
7.

Doktorunuza danışmadan ilaç kullanmayın.
8. Cahil insanların yaptığı tedavilere itibar etmeyin.
9. Hızlı yürüme, hafif koşu veya yüzme gibi kondisyon egzersizleri yapın.
10. Ani ve zorlayıcı hareketler yapmayın.
11. Fazla kilolardan kurtulun.
12.

Belinizi, sırtınızı boynunuzu üşütmeyin, klima veya vantilatör esintilerinden korunun.

Источник: https://www.bodytr.com/bel-agrisi-neden-olur

Bel Ağrısı Neden Olur, Nasıl Geçer, Tedavisi

Bel Ağrılarının Nedenleri

bel ağrısı neden olur nasıl geçer

Dünya’da baş ağrısından sonra en sık karşılaşılan sağlık probleminin bel ağrısı olduğu tespit edilmiştir. Günümüzde nüfusun %75-80’inde farklı yaş grubundan pek çok kişide bel ağrısı şikâyetlerine yaygın bir şekilde rastlanmaktadır. Daha çok 35-40 yaşları arasında kadın ve erkekte eşit olarak görülmektedir.

Kişilerin iş, sosyal ve özel hayatları fazlasıyla etkileyen bel ağrısı ciddi sağlık sorunlarının da habercisi olabilmektedir. Bel zorlanması veya duruş bozukluğu sonucu bel kaslarında, eklemlerde oluşan ağrıya bel ağrısı denmektedir.

Bel ağrısı sebebi ile yürüme, ayakta durma, oturma gibi hareketlerin sınırlandığı görülmektedir.

Bel ağrısı beli aşırı zorlayıcı fiziksel hareket yapmak, hamilelik, aşırı kilo almak veya uzun süre ayakta kalma gibi nedenlerle artış gösterirken yatarak istirahat etmek ile bel ağrısı şikâyetlerinin önemli oranda azaldığı görülmektedir.

Bel ağrısı şikâyetlerinin bazıları cerrahi müdahaleye gerek kalmadan istirahat ya da ilaç tedavisi ile geçerken bazı bel ağrısı şikâyetleri için cerrahi müdahale gerekebilmektedir.

Omurgada oluşan hasar sonucunda görülen bel ağrısı omurilikte oluşabilecek tümör gibi kanser hastalığının bile habercisi olabileceği unutulmamalı ve gereken önlemler alınarak tedavi sürecinin aksatılmaması gerekir.

Artan bel ağrısı şikâyetleri olduğunda sinir ve omurilik cerrahına başvurmak gerekmektedir.

Bel Ağrısı Neden Olur

bel ağrısı neden olur

Sürekli oturarak çalışan veya ağır yük taşıyan kişilerde bel ağrısı şikâyetleri yaygın bir şekilde görülmektedir.

Günlük yaşantımızı oldukça olumsuz etkileyen bel ağrısının kimi durumlarda ise stres nedeniyle ortaya çıktığı uzmanlarca dile getirilmektedir.

Ancak bel ağrısı neden olur sorusuna verilecek cevapta bel ağrısının pek çok nedeni olduğu karşımıza çıkmaktadır.

  • Oturuş bozukluğu bel ağrısına neden olur.
  • Aşırı kilo almak bel ağrısına neden olur.
  • Uzun süre oturma veya ayakta kalmak bel ağrısına neden olur.
  • Omurga yaşlanması bel ağrısına neden olur.
  • Böbrek, sindirim sistemindeki iç organ bozuklukları bel ağrısına neden olur.
  • Stres hormonu nedeniyle gerilen bel kasaları bel ağrısına neden olur.
  • Hareketsiz yaşam ile zayıflayan bel kaslarımız esnekliğini kaybederek bel ağrısına neden olur.
  • Omur disklerinin bozulması veya yırtılması sonucunda ortaya çıkan bel fıtığı bel ağrısına neden olur.
  • Uzun süreli oturmak bel ağrısına neden olur.
  • Orta sertlikte olmayan, aşırı sert ya da aşırı yumuşak yatakta yatmak bel ağrısına neden olur.
  • Zorlama, düşme, kaza sonucu omurların birbiri üstüne kayması bel ağrısına neden olur.
  • Vücudun ön kısmına aşırı yük bindirdiği için büyük göğüsler bel ağrısına neden olur.
  • Kemiklerde oluşan kireçlenme bel ağrısına neden olur.
  • Zayıf karın kasları bel ağrısına neden olur.
  • Hamilelik ya da şiş göbek bel ağrısına neden olur.
  • Doğuştan gelen omurilik eğriliği bel ağrısına neden olur.
  • Kemik enfeksiyonu veya kas iltihabı bel ağrısına neden olur.
  • Burusella, osteoartrit, osteoporoz, disk bozulmaları gibi rahatsızlıklar bel ağrısına neden olur.
  • Omurga kemiklerinde bulunan tümör bel ağrısına neden olur.
  • Doğum veya jinekolojik operasyon bel ağrısına neden olur.
  • Böbrek taşı, safra kesesi, prostat, pelvik iltihabı gibi sorunlar bel ağrısına neden olur.

Bel Ağrısı Tedavisi

bel ağrısı tedavisi

Bel ağrısı tedavisi yapılmadan önce mutlaka bel ağrısı nedenlerinin araştırılması gerekmektedir. Bel ağrısının nedenleri doğru tespit edildikten sonra doğru tedavi yöntemi uzman doktor tarafından uygulanmalıdır.

Bel ağrısı tedavisi uygulamadan önce kişinin bel ağrısı nedeni, bel ağrısı şiddeti, yaşı, sağlık durumu iyi analiz edilmelidir.

Evde dinlenme ve özel bakımlara rağmen 15 günden uzun süren bel ağrısı varsa uzman bir hekime başvurulmalıdır.

Bel ağrısının tanısı ve incelenmesi sırasında tam kan sayımı, rutin idrar tahlili, karın ve pelvis ultrasonu, omurganın MR, rektum prostata ve cinsel organ incelenmesi, bel ve kuyruksokumu x-ray gibi tetkiklerinin uzman doktor tarafından ve laboratuar ortamında yapılması gerekmektedir.

Bel ağrısı tanısının ardından bel ağrısı tedavisinin nasıl olacağı hekim tarafından belirlenmektedir. Birçok bel ağrısı tedavi yöntemi mevcuttur.

Bel ağrısı tedavisi yöntemlerinden biri olan kısa süreli bel ağrısından kurtulmak için ideal olan ağrı kesici ilaçlar kullanılmaktadır. Ağrı kesici ilaçlar kullanılırken aşırıya kaçmamalı ve doktor tavsiyesinin dışına çıkılmamalıdır. Bir diğer bel ağrısı tedavisi kas gevşeticilerdir.

Kas gevşeticiler hafif ve orta bel ağrısı ağrı kesiciler ile düzelmezse doktorunuz kas gevşetici ilaç ya da kremler önerebilir. Kullanımı, dozu hakkında doktordan detaylı bilgi sahibi olmak ilaçların yan etkilerinden korunmak adına önemlidir.

Mevcut bel ağrısı tedavi yöntemleri bel ağrısını dindirmiyorsa uzman doktor tavsiyesi ile kortizon enjeksiyon uygulaması yapılabilmektedir. Sinir köklerindeki iltihabı azaltmaya yardımcı olmaktadırlar.

Direkt kas içine yapılabileceği gibi epudral boşluna da uygulanabilen bu tip enjeksiyonların içine ağrı kesici de ilave edilebilmektedir. Bel ağrısı denilince akla gelen bir diğer bel ağrısı tedavi yöntemi olan fizik tedavi gelmektedir.

Bel ağrısı için fizik tedavi çok önemli bir yere sahiptir. Fizyoterapist eşliğinde yapılan fizik tedavi sürecinde ısı, elektriksel uyarı, kas gerdirme teknikleri ile çeşitli tedaviler yapılabilir.

Ayrıca fizyoterapistin verdiği egzersizlerin yapılmasıyla bel ve karın kasları güçlendirilir ve böylece bel ağrısı tedavi sürecinde önemli oranda iyileşmeler görülür. Bel ağrısı tedavi yöntemlerinden bir diğeri ameliyattır. Bel ağrısı tedavi sürecinde ameliyata nadiren de olsa ihtiyaç duyulmaktadır.

Bel ağrısı devamında görülen bacakta uyuşmanın önlenemediği durumlarda,  omurganın daralması ya da bel fıtığı gibi ağrıların tedaviye cevap vermediği durumlarda bel ağrısı için ameliyat önerilmektedir. Bunların dışında bel ağrısı tedavisinde son yıllarda uygulanan yöntemler arasında alternatif tıp, akupunktur, masaj, yoga ve bioenerjiyi de saymak mümkündür. Tüm bu yöntemlerin uzmanlar tarafından uygulanması bel ağrısının doğru bir şekilde tedavi edilmesi açısından çok gereklidir.

Bel Ağrısı Nasıl Geçer

bel ağrısı nasıl geçer

Bel ağrısı nasıl geçer diye incelendiğinde öncelikle bel ağrısına sebep olan faktörün iyi belirlenmiş olması ve gereken önlemlerin alınmış olması gerekmektedir. Bel ağrısına neden olan etkeni iyi bilmeli ve ondan uzak durmalısınız.

Oluşan duşuma bağlı olarak doktorunuz muayene sonucunda ağrının ileriye dönük olarak engellenmesi için çeşitli ağrı kesici ve kas gevşetici ilaç tedavileri uygulayabilir.

Bunun yanı sıra bel ağrısı nasıl geçer sorusuna cevap olarak önerilen ve dikkatle uygulanması istenen bazı hususlar vardır;

  • Bol bol dinlenmek, istirahat etmek bel ağrısı için çok önemlidir. Çok uzun süre aynı pozisyonda kalmak bel ağrılarının artmasına neden olabilir. Örneğin uzun süre ayakta durmak ya da uzun süre oturmak da bel sağlığı için önerilmez. Arada küçük molalar vererek kısa yürüyüşler, ayağınızı uzatıp 10 – 15 dinlenmek bile bel bölgesinin rahatlamasını sağlayacaktır.
  • Sıcak ya da soğuk kompres yapmak bel ağrılarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Bazı kişilerde sıcak uygulama bazı kişilerde ise soğuk uygulama işe yaramaktadır. Sizler kendiniz için en doğru yöntemin hangisi olduğunu deneyerek bulabilirsiniz. Bel ağrısı oluşan ilk 48 saat içinde soğuk kompresin 5 – 10 dakika boyunca bölgeye uygulanması tavsiye edilir. Ancak 48 saatten daha uzun süren bel ağrılarında sıcak yastık ya da sıcak bir duş ile sıcak kompres uygulaması yapabilirsiniz.
  • Kişinin günlük yaşam koşuşturmacası içinde yaptığı eğilme, kalkma, oturma, uyuma, ayakta durma gibi hareketleri düzgün bir şekilde yapması, iskelet ve omurga sağlığına ters olacak hareketlerden kaçınması bel bölgesini büyük oranda korumaktadır.
  • Fizik tedavi yöntemlerini uygulamak ve hafif düzeyde egzersizler yapmak da bel ağrısının geçmesi için yapılabilecekler arasında yer alır. Bel bölgesindeki kasların güçlenmesi ve omurların esneklik kazanması için yapılacak egzersizler çok önemlidir. Böylece omurlar ve diskler üzerine baskı yapan gücün kaslar tarafından kontrol edilmesi sağlanacak bel bölgesi rahatlayacaktır. Ancak hemen belirtelim her egzersiz ve spor bel sağlığına iyi gelmeyebilir. Yürüyüş ve yüzme gibi sporların bel sağlığı için uzmanlar tarafından önerildiği bilinse de siz yine de egzersiz ve spor konusunda doktorunuzdan daha geniş bilgi alabilirsiniz.

Bel ağrısını önlemek için;

  • Özellikle oturur pozisyondayken arka tarafa doğru aniden dönmek bel sağlığını ciddi anlamda tehdit eder. Sakin hareketler yapmaya çalışın.
  • Çok ağır eşya kesinlikle kaldırarak belinizi zorlamayın. Ancak yerden tüy bile alacak olsanız dizlerinizi kırarak çömelin.
  • Fazla kilolarınızdan kurtularak bel, kalça ve omurlara binen yükü hafifletebilirsiniz. Sadece kilo vererek bile bel ağrılarınızdan kurtulduğunuzu görebilirsiniz.
  • Mümkün olduğunca çok yükseğe uzanmamaya çalışın. Özellikle boyunuzdan yüksek yerlerdeki eşyaları almaya çalışmayın.
  • İş gereği uzun süre oturur pozisyonda çalışıyor ya da uzun süre araba kullanıyorsanız kısa molalar vermeyi ihmal etmeyin. Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın. Oturduğunuz sandalye ve koltukta sırt & bel destekleyicilerini kullanın.
  • Yatar pozisyonda kitap okumak ya da dizüstü bilgisayarda çalışmak da bel sağlığını olumsuz etkilediği için önerilmemektedir.
  • Yatak ve yastık sağlığı bel için çok önemlidir. Günün önemli bir kısmını uyuyarak geçirdiğiniz yatağınızın omurga ve bel sağlığını desteklemesi yönünden ortopedik olmasına dikkat edin. Yatağınız çok sert ya da çok yumuşak olmamalıdır.
  • Özellikle kadınların bel bölgesine aşırı yüklenme getirdiği için uzun süre topuklu ayakkabı giymesi çok sakıncalıdır. Hem bel hem de ayak ve bacak sağlığı için spor ya da ortopedik ayakkabılar tercih edilmelidir.

Источник: https://www.faydaloji.com/bel-agrisi-neden-olur-nasil-gecer-tedavisi/

Bel ağrısı nedenleri ve korunma yöntemleri

Bel Ağrılarının Nedenleri

Bel ağrısı 20-40 yaşları arasında başlamakta, 45-60 yaşları arasında görülme sıklığı artmaktadır. Dünyada, nezle ve gripten sonra en çok iş kaybına neden olan hastalık bel ağrısıdır.

 Tüm romatizmal yakınmaların üçte birini oluşturur ve toplumun yaklaşık %80’i yaşamlarının bir bölümünde bel ağrısı çeker.

Hastaların %70’i bir ay, %90’ı iki – üç ay içinde iyileşmekle birlikte, ilerleyen dönemlerde, %70’inde üç veya daha fazla kez tekrarlama olmaktadır.

Bel Ağrısı Riski Kimlerde Fazladır?

Sigara içenler, uzun yol sürücüleri, uzun süre ayakta duranlar, pozisyon değiştirmeden uzun süre oturanlar, ağır yük kaldıranlar, ani hareket yapanlar ve vibrasyonlu aletle çalışanlarda bel ağrısına yakalanma riski yüksektir. Sırt ve karın kasları zayıf olanlar ya da fazla kilolular da bel ağrısına daha yatkındır. Zira 1 kg. ağırlık bele beş kat yansır. Uzun boylularda bu oran daha da artar.

Belin Dejeneratif Hastalığı, Kireçleme (Lomber Spondiloz)

Bel omurgasını meydana getiren yapılarda ortaya çıkan bir hastalıktır. Kireçlenmenin bir yaşlanma ve yıpranma hastalığı olduğu görüşü yaygındır. Dejenerasyonun görülme sıklığı ve şiddeti yaşla artar ve 60 yaşından sonra tamamen normal bir omurgaya nadiren rastlanır.

Çoğu kişi bu değişiklikleri geçirdiği halde bazılarının herhangi bir yakınması olmamaktadır. Dejeneratif değişiklikler belirti verse bile sürekli değildir.

Hafif ve orta derecedeki değişikliklerle omurga şekli bozulmakta, ilerleyince omurga bu değişikliğe uyum sağlamakta, hareket de azaldığı için belirtiler azalmaktadır.

Hareket veya yük kaldırma sonucu, sinsi olarak başlayan bel ağrısı yakınmaları da olabilir.

Ağrı genellikle sadece beldedir. Kalça ve uyluk arka yüzüne yayılabilir. Ayakta kalmakla, ev işleri yapmakla artan ağrı, istirahat esnasında azalır. Sabah tutukluğu kısa sürelidir.

Bel Fıtığı

Omurgadaki bozulmuş diskin bacağa giden sinir kökünü sıkıştırmasıyla ortaya çıkan, bel ve bacak ağrısına neden olan bir hastalıktır. Bel fıtığı sanıldığı kadar yaygın değildir. Bel ağrısının sadece %5’i bel fıtığından kaynaklanır. Hastaların çoğu 30-50 yaşları arasındadır. Ağrıyla birlikte bacaklarda uyuşma, karıncalanma, keçelenme, kuvvetsizlik ve incelme görülebilir.

Kanal Darlığı (Spinal Stenoz)

Nadiren genç yaşlarda da görülmekle birlikte hastaların çoğu 50 yaşın üzerindedir. Hastalarda uzun zamandır süren bel ağrısı ve son zamanlarda ortaya çıkan bacak ağrısı öyküsü vardır. Yürürken her iki bacaktaki rahatsızlıktan yakınırlar.

Belirtiler uyluktan baldıra ve ayağa kadar yayılır. Bacaklardaki ağrı nedeniyle, hasta yürürken durup dinlenmek zorunda kalır. Birkaç dakika dinlendikten sonra, tekrar aynı mesafeyi yürüyebilir. Sırt üstü bacaklarını uzatarak yatamaz.

Ağrı olduğu zaman kalkıp dolaşarak ağrıyı geçirmeye çalışabilir veya yan tarafına kıvrılarak yatar.

Bir bacakta ya da her ikisinde de kuvvetsizlik, yorgunluk, uyuşma ve karıncalanma olur. Hastalar, gerçekten soğuk olmadığı halde bacaklarının soğuk olduğunu, kendilerine ait değilmiş gibi veya lastikten yapılmış gibi hissettiklerini söyleyebilirler.

Bel Kayması

Bir omurun, alttaki omur üzerinde öne doğru kaymasına bel kayması denir.

Başlıca nedeni, kırık, bel ameliyatları, kireçlenme ve doğumsal bozukluklardır ve bel kayması erişkinlerde her zaman belirti vermeyebilir. Hastalar çoğunlukla bel ağrısından yakınır.

 Ağrı belin iki yanında ve iki bacakta birden hissedilir, hareketle, ayakta durmakla artar, istirahatle genellikle kaybolur. Hastaların büyük çoğunluğu kadındır.

Önlemler

Bel ağrısından kurtulmak veya bel ağrısına yakalanmamak için uyulması gereken kurallar şunlardır:

  • Dizleri kırarak sırt üstü veya yan yatmak
  • Yataktan kalkarken önce yan dönmek, sonra doğrularak oturmak ve ellerden destek alarak ayağa kalkmak
  • Dik oturmak
  • Otururken beli desteklemek
  • Dik durmak. Uzun süre ayakta durulacaksa, bir ayak yüksekte kalacak şekilde altına bir şey koymak.
  • Yerden bir şey alırken dizleri kırarak eğilmek
  • Yükü her iki ele paylaştırmak ve vücuda yakın olarak taşımak
  • Uzanarak iş yapmamak
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve ani hareketlerden sakınmak
  • Sigara içmemek
  • Düzenli egzersiz yapmak

Bel ağrıları neden ciddiye alınmalı?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/04/bel-agrisi-nedenleri-ne-iyi-gelir/

Bel ağrısı nedenleri, bel ağrısı tedavisi, bel ağrısına ne iyi gelir?

Bel Ağrılarının Nedenleri

Bel ağrısı hareketleri kısıtlayan, yürümeyi, ayakta durmayı, hatta oturmayı dahi zorlaştıran, can sıkıcı ve oldukça da yaygın bir şikayettir. Beli ağrıyanlar genellikle hemen fıtıktan şüphelenir ama yazımızda da göreceğiniz gibi bel ağrısının başka pek çok nedeni olabilir.

Ağrı şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterdiği ve tam olarak ölçülemediği için, sadece ağrıdan yola çıkarak bu duruma neyin yol açtığını tahmin etmek güçtür.

İyi bir doktor tarafından sorulacak doğru sorularla bel ağrısı stres kaynaklı mı, duruş bozukluğundan mı veya kireçlenmeden mi kaynaklanıyor, teşhis edilebilir.

Bel ağrısı neyin habercisi?

Bel ağrısı, bel bölgesine ait nedenlerle ortaya çıkabildiği gibi karın içerisinde bir aort anevrizması, böbrek taşı ve safra kesesi, pankreas ya da karaciğerde sorun ile kalça eklemi veya eklem hastalıkları varsa da yaşanabiliyor. İç organlardaki hastalıklar da bel ağrısı olarak işaret verebiliyor.

Türk toplumunun %80’i, yaşamlarının bir döneminde mutlaka bel ağrısı çekiyor. Özellikle yetişkinlerde 30 yaşından itibaren bel ağrısı çekme riski artıyor. Ancak bununla birlikte yapılan araştırmalar, bel ağrısı çeken hastaların ilk ağrıda hemen hekime başvurduklarını, ancak ikinci ağrıda artık hekime gitmediklerini gösteriyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral, bel ağrılarının yüzde 90’ı mekanik bel ağrısı denilen kas kökenli ağrı olsa da iç organ hastalığı bulunanlar ile kısa süre önce ameliyat geçirenlerin ve kanser öyküsü olanların bel ağrısını ciddiye alması gerektiğini belirtiyor.

Prof. Dr.

Ahmet Kıral, hastaların biraz bilgilendikten sonra tekrarlayan bel ağrılarını hekime başvurmadan ve tedavi olmadan geçirdiklerini dikkat çekiyor. Bel ağrısı çeken kişilerde, ağrı elden ayaktan kesiyor, uyumayı engelliyor veya gece uyandırıyorsa mutlaka dikkate alınması gerektiğine işaret eden Prof. Dr.

Kıral, şunları söylüyor: “Özellikle ağrıyla birlikte ateş, titreme, kilo kaybı ya da enfeksiyon varsa, barsak ya da mesane işlevlerinde değişiklik olduysa, uyuşukluk, karıncalanma ya da güçsüzlük hissediliyorsa ve hastanın geçmişinde kanser öyküsü varsa, ağrı başladıktan itibaren en geç iki ay içinde hekime başvurulması gerekiyor”.

Prof. Dr.

Kıral’ın verdiği bilgiye göre; Bel ağrılarında; 30 yaş üzerindeki herkes, arthrit ya da osteoporozu (kemik erimesi) olanlar, menopoza girmiş kadınlar, gebeler ve yeni anneler, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi sağlık sorunları olanlar, sigara içenler, kısa süre önce ameliyat geçirenler, enfeksiyonlara açık olanlar ve bel sorunlarına yakalanmaya genetik olarak eğilimli olan kişilerin riski daha yüksek oluyor.

Kas Kökenli Ağrılar

Bel ağrılarının pek çoğu kas kökenlidir. Normalde alışık olmadığınız kadar ağır bir aktivite sonucu, bel bölgesindeki kaslarda gerilme olabilir.

Eşya taşımak, bavul taşımak ya da uzun bir yolculuk sonrası beliniz ağrıyabilir ki bu tip ağrılar biraz dinlendikten sonra geçer.

Ayrıca mevsim değişiklikleri, rüzgarda kalmak, klima çarpması gibi etkenler de bu kasların tutulmasına ve bel ağrısına yol açabilir.

Bel ağrılarının bir başka sorumlusu da zayıf karın kasları olabilir. Karın kasları zayıf olduğunda, onların tembelliğini örtmek için bel bölgesindeki kaslar devreye girer.

Ancak bu kez de bele ekstra yük biner. Doğru duruş şekilleri ve düzenli egzersizle karın kasları kuvvetlendirebilir. Karın kaslarını güçlendirmek beli rahatlatmak açısından önemlidir.

Böylelikle beliniz de kolay kolay incinmez.

Stres

Stresin vücudumuza farklı şekillerde zarar verdiğini biliyoruz. Bunlardan biri de bel ağrılıdır. Stres hormonu nedeniyle gerilen bel kasları, bel ağrısına neden olur.

Özellikle iş hayatındaki stresle birlikte, gün içerisinde gerilen vücut bu şekilde dışarıya bir imdat çağrısı gönderir.

İşini sevmeyenler, tüm gün başka bir yerde olmanın hayalini kuranlar ve stres altında çalışanlar bel ağrısından şikayetçi olabilirler.

Kötü Duruş Pozisyonları

Uzun saatler boyunca hareketsiz bir şekilde oturmak bel ağrılarının en yaygın nedenleri arasındadır. Günümüzde özellikle bilgisayar başından kalkmadan, oturarak çalışan kişilerde bu şikayetlerde artış görülmektedir.

Hareketsizliğe bir de kambur oturma eklendiğinde, işler iyice kötüye gitmeye başlar. Kambur oturduğumuzda beldeki kaslar gevşek bir pozisyon alır. Bu kasların gevşek pozisyonu omurları yeterince desteklememeleri anlamına gelir.

Bu şekilde hem omurların yıpranma süreci hızlanır hem de disk kaymalarına yol açılır.

Bel Fıtığı

Bel fıtığı, siyatik ya da disk hernisi adlarıyla da bilinir. Ağır kaldırma, zorlayıcı hareketler veya bir kaza sonucu, omurlar arasındaki disklerin bozulması ya da yırtılması sonucu omurlar arasındaki kıkırdak dışarı çıkar ve bel fıtığı meydana gelir. Fıtık nedeniyle bölgedeki sinirlerin sıkışması, bel ağrısına ve zamanla topuğa kadar inen şiddetli ağrılara yol açabilir.

Bel fıtığının farklı türler vardır ve her bel fıtığı mutlaka ameliyat gerektirmez. Fıtık ameliyatında fıtıklaşmış disk boşaltılır. Ameliyat sonrası dikkat edilmezse fıtık yeniden oluşabilir. Sigara içilmemeli, kilo almamaya dikkat etmeli, fazla ağırlık kaldırmamalı ve bel sağlığına uygun bir yatakta uyumalıdır.

Fazla Kiloların Etkisi

Fazla kilolar kişilerin sağlığını pek çok farklı açıdan tehdit eder. Kalp damar hastalıkları, tansiyon, şeker rahatsızlıkları dışında fazla kilolar, bele gereğinden çok yük binmesi ve bunun sonucunda bel ağrısı anlamına gelmektedir.

Bel Kayması

Omur adı verilen ve omurgamızı oluşturan kemikler düz bir çizgi şeklinde ardı ardına sıralanır. Zorlama, düşme, kaza nedeniyle veya yaşa bağlı olarak omurlar bu düz çizgiyi bozup, birbirlerinin üzerine doğru kayabilir ve bu duruma bel kayması denir.

Bel fıtığı ile karıştırılır ama bel fıtığında omurlar arasındaki kıkırdak sorun yaratırken, bel kaymasında omurların kendisi yani kemik sorun yaratmaktadır.

Omurların kayması sinirler üzerinde baskı veya gerilme yaratır ve bu da bel ve bacak ağrılarına yol açar.

Bel kayması olan kişiler belli bir mesafeyi yürürken bel ve bacak ağrısı yüzünden sık sık durmak isterler. Ağrının yanı sıra bacaklarda uyuşukluk, yanma ve kramp meydana gelir. Ayakta durmak şikayetleri arttırır. Bel kayması farklı derecelerine göre korseleme, fizik tedavi ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Kireçlenme

Eklemlerde uzun dönemde meydana gelen yıpranmalar, vücudun fiziksel baskılara karşı daha dayanıksız olmasına yol açar. Yaşlılıkla birlikte oluşan kireçlenme, pek çoğumuzu etkiler ve zamanla oluşan bu aşınma sorunu, beli de kapsayan ağrılar meydana gelebilir.

Osteoporoz nedir?

Kemik erimesi olarak da adlandırılan osteoropoz aslında kemiklerin yoğunluklarını kaybetmesi ve böylece zayıflamasıdır. Osteoporoz hastalarında boyun ve bel kemikleri sıklıkla etkilenir ve bu hastalarda çökme kırıkları, kronik bel ağrısının başlıca nedenleri arasındadır.

Omurga Kırığı

Omurga kırıkları genellikle bir trafik kazası, spor kazası veya yüksekten düşme gibi talihsiz olaylar sonucu oluşur ancak yaşla birlikte kemik erimesi (osteoporoz) görülen kişilerde de, kemiklerin zayıflamasına bağlı olarak omurga kırığı meydana gelebilir. Kemik erimesi daha çok kadınlarda görülür. En yaygın belirtisi boyun, sırt ve bel ağrısıdır. Ağrı şikayetlerine, kol ve bacaklarda uyuşma, kasılma, hissizlik ve tuvaletini kaçırma gibi şikayetler de eklenebilir.

İltihaplı Romatizma Türü: Ankilozan Spondilit (AS)

Daha çok anne veya babadan geçen ve daha çok genç yaştakileri etkileyen, genetik bir rahatsızlıktır. Bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonları ve sedef hastalığı, AS’yi tetikleyebilir. Vücuttaki eklemleri, sırt ve boynu da etkileyebilir ancak en büyük belirtisi iltihabi bel ağrısıdır. Özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında artan bir ağrıdır bu.

Hastalar, gece uyurken hareketsizlikle başlayan bel ağrısını, sabah uyandıklarında yoğun bir şekilde hissederler. Uyandıktan sonra bel tutukluğu birkaç saat sürebilir. Pek çok bel ağrısı türünün aksine, bu ağrıya dinlenmek değil hareket etmek iyi gelir.

Sırt ve boyun ağrıları diğer belirtiler arasındadır ve hastalığın son aşamasında sırtta kamburluk görülür.

Erken teşhisi zor ve çoğu kez fıtık ile karıştırılan bir hastalık olduğundan, yukarıdaki belirtiler size tanıdık geliyorsa, mutlaka bir romatizmal hastalıklar uzmanına başvurmalısınız. Bu şekilde eklem bozuklukları, kamburluk ve şiddetli ağrılar gibi sonuçları olmadan önce, erken teşhis edilebilir.

İç Organlardaki Rahatsızlıklar

Bel bölgesine yakın pankreas, böbrek, bağırsak, karaciğer benzeri organlardaki rahatsızlıklar ve eklem hastalıkları bel ağrısına neden olabilir.

Bel Ağrısına İlişkin Risk Grubu

– 30 yaş üstü kişiler- Genetik yatkınlık, ailesinde bel ağrısı şikayeti olanlar- Hamileler ve yeni anne olmuş kadınlar- Romatizma ya da kemik erimesi şikayeti olanlar- Menopoz dönemindeki kadınlar- Sigara tiryakileri- Yeni ameliyat olmuş kişiler- Enfeksiyon hastalıkları- Güreş, halter, kürek, futbol, tenis ve jimnastik sporlarıyla ilgilenenler- Meslek icabı sürekli ağır kaldıranlar, uzun süre oturanlar- Sürekli stres altında olanlar- Şeker ve tansiyon hastaları

– Kanser hastaları

Источник: http://www.beycan.net/330/bel-agrisi-nedenleri-bel-agrisi-tedavisi-bel-agrisina-ne-iyi-gelir.html

Bel Ağrısı Nedenleri

Bel Ağrılarının Nedenleri

Bel ağrısı neden olur? Bel ağrısı temelde, zorlanma, sağlık sorunları ya da duruş bozukluğu nedeniyle gelişmektedir. (1)

Bel ağrısı nedenleri daha ayrıntılı olarak şöyle sıralanmaktadır:

Zorlanma ve Burkulma

Bel ağrısı vakalarında sık karşılaşılan nedenlerden bazıları belde oluşan yırtıklar, bağ çekilmesi ya da kas zorlanmalarıdır. Bu tür yaralanmalar aniden veya zaman içinde tekrarlayan zorlanmalardan kaynaklanabilmektedir. Sıklıkla duruş bozukluğu, kötü bir duruş ya da ağır nesneleri kontrolsüz bir şekilde kaldırma, düşme veya spor yaralanmaları nedeniyle gelişmektedir. (2)

Spondiloz

Spondiloz, dejeneratif eklem hastalığıdır. Bu durumda, omurgada osteoartrit meydana gelmektedir. Omurga disklerinde ve eklemlerinde zaman içinde oluşan aşınmalar ve yıpranmalar bel bölgesinde ağrıya, inflamasyona, dengesizliğe ve spinal stenoza (spinal kanalın anormal daralması) neden olabilmektedir.

Dar Kanal (Spinal Stenoz)

Spinal kanalın daralması duruma stenoz adı verilmektedir. Genellikle, intervertebral disklerin yaşla birlikte incelmesi ve kırılgan bir hale gelmesi sonucunda gelişmektedir. Çoğu hasta sabah yataktan kalkarken bel tutulması yaşamakta ve uzun bir süre boyunca da ayaktayken ya da yürürken bel ağrısı çekmektedir. (3)

Ankilozan Spondilit

Ankilozan spondilit, omurgadaki eklemlerin şişmesiyle sonuçlanan inflamatuar bir artrit tipidir. Hastayı oldukça zayıflatabilmektedir. Genellikle, sabahları kişi güne ağrılı ve sert bir bel ile kalmakta, gün içindeyse bu durum hareket ile düzelmektedir.

Bel Kayması (Spondilolistezis)

Spondilolistezis, omurgada yer alan bir kemik pozisyonundan kaydığında bel ağrısı yaşanabilmektedir. Bel ağrısıyla birlikte, uyuşukluk ve karıncalanma da hissedilmektedir. Bu durum bir doğum kusurundan, aşınmadan, yıpranmadan veya yaralanmadan kaynaklanabilmektedir. (4)

Lomber Disk Hernisi (Bel Fıtığı)

Bir başka bel ağrısı nedeni ise fıtıktır. Sık karşılaşılan bel ağrısı nedenleri arasında gelen fıtık sonucunda, omurilik üzerine aşırı baskı uygulanmakta ve kıkırdak dokusu yanlara doğru itilmektedir. Bu da, sinir sıkışmasını tetiklediği için bel ağrısına yol açmaktadır. (5)

Böbrek Taşları ve İdrar Yolu Enfeksiyonları

Bel ağrısının yaygın olarak yaşanan nedenleri arasında böbrek taşları ve sistit gibi idrar yolu enfeksiyonları bulunmaktadır. Bu durum aynı zamanda kalça veya pelvis yaralanması, apandisit veya sindirim sorunlarından da kaynaklanabilmektedir. (6)

Hamilelik

Bel ağrısının bir diğer yaygın nedenlerinden biri de hamileliktir. Hamilelik boyunca büyüyen fetus sinirlere baskı yapmaya başladığı için bel ağrısına yol açabilmektedir. (7)

Sigara İçmek

Sigara içmek omurgaya giden kan akışını tehye atabilmektedir. Bunun bir sonucu olarak da omurlararası diskler daha hızlı yaşlanmakta ve deforme olmaya karşı daha eğilimli bir hale gelmektedir. (8)

Uzun Süre Oturmak

Sandalyede oturmak beli ayakta durmaktan ya da yürümekten daha fazla zorlamaktadır. Eğer günün büyük bir kızmında oturmak zorunda olduğunuz bir işe ya da koşula sahipseniz, fırsat buldukça kalkıp yürümeniz önerilmektedir.

Uzun Süre Ayakta Kalmak

Belirli aralıklarla yürümek vücut için oldukça faydalıdır. Ancak yürüyüş uzun bir süre boyunca hiç oturup dinlenilmeden yapıldığı takdirde, beli yorabilmekte ve ağrıya yol açabilmektedir. Yürürken topuklu ayakkabı giyiyorsanız ya da ağır bir sırt çantası yaşıyorsanız, bunlar da bel ağrısına neden olabilmektedir. (9)

Uçmak

Uçuş sırasında basınçlı kabin havası omurga disklerini tahriş edebilmektedir, bu da omurgayı şişkinlik ve fıtığa karşı savunmasız bir hale getirebilmektedir. Uzun bir uçuştan sonra ağır kaldırma ve benzeri kuvvetli faaliyetlerden kaçınmalısınız.

Yanlış Yatak Seçimi

Yattığınız yatak ne kadar yumuşak olursa olsun, vücudun doğal pozisyonlarına uyum sağlamayan bir yatak, sabahları bel ağrısıyla uyanmanıza neden olabilmektedir. Aşırı yumuşak bir yatak yerine, orta sertlikte bir yatak vücut için daha uygun olacaktır.

Yanlış Giysi Seçimi

Çok sıkı olan giysileri tercih etmek, omurganın normal hareket edebilmesi için gerekli olan aralığı kısıtlayabilmektedir. Kasları da etkileyen bu durum, bel bölgesinin gerilmelere ve yaralanmalara karşı daha eğilimli bir hale gelmesine neden olmaktadır. (10)

Obezite

Aşırı kilolu olmak, bel ve bel bölgesi dahil olmak üzere alt ekstremitelerde basınç uygulanmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle de bel ağrıları gelişebilmektedir. (11)

Bel Ağrısı Nedir?

Bel ağrısı oldukça sık rastlanan bir problemdir ve hemen hemen herkes hayatının bir bölümünde bel ağrısına maruz kalmaktadır. Bel bölgesi, göğüs kafesinin alt kısmı ile pelvis bölgesinin üst kısmı arasındaki alan olarak tanımlanmaktadır. Genellikle aşırı ve zorlayıcı kullanım sonucunda gelişen bel ağrısı, tıbbi sorunların da bir belirtisi olabilmektedir. (12)

Bel ağrısı nedir? Kapsamlı makalemize tıklayarak ulaşabilirsiniz

Bel Ağrısı Belirtileri

Bel ağrısı nasıl anlaşılır? Bel ağrısı, göğüs kafesinden pelvis bölgesinin alt kısmına kadar herhangi bir yerde hissedilebilmektedir.

Üst ya da orta bel ağrısı çoğu zaman sıkıcı, yakıcı veya keskin bir ağrıya yol açmaktadır.

Bu durum ağrı dışında kol ve bacaklarda zayıflığa ve kol, bacak, göğüs veya karın bölgesinde (mide bölgesi) uyuşma veya karıncalanma hissine de neden olabilmektedir. (13)

Bel ağrısı belirtileri hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Bel Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi

Bel Ağrılarının Nedenleri

Bel ağrısı, dünyada baş ağrısından sonra en sık görülen ağrı tipi olarak kişinin iş ve sosyal yaşamını altüst ettiği kadar önemli sağlık sorunlarına işaret etmesi bakımından da önemsenmelidir. Memorial Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü uzmanları bel ağrısı nedenleri ve tedavisi konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

Bel Ağrısı Nedir?

Beliniz mi ağrıyor? Ağrı dinlenince geçiyor mu? Yoksa en küçük bir hareketle şiddetleniyor ve beliniz kilitleniyor mu? Bel ağrısı denilince akla öncelikle “Bel Fıtığı” gelse de; dünyada baş ağrısından sonra ikinci sıklıkta görülen bu ağrılar başka nedenlerden de kaynaklanabiliyor.

 Bel ağrısını,  bel zorlanması ve duruş bozuklukları; bel kaslarına, bağlarına ve eklemlerine hasar vererek ağrıya yol açar şeklinde açıklayabiliriz.

Bel ağrılarının fiziksel aktivite ile şiddetlendiği, istirahatle hafiflediği ise en çok görülen belirtilerden birkaçı sayılır. Bel ağrısının şiddeti, öne eğilme, uzun süre ayakta durma, yürüme gibi günlük aktivitelerle artabilir.

Bel ağrısı nüfusun %75-85’ini yaşamlarının herhangi bir döneminde etkileyen en önemli bir sağlık sorunlarından biridir.

Bel Ağrısı Nedenleri

Bel ağrısının pek çok nedeni olabilir.

Tüberküloz, brusella gibi hastalıkları, kemik erimesi (osteoporoz ); kireçlenme, başka bir yerden yayılmış ya da omurganın kendisinden kaynaklanan kanserler bel arısına neden olan önemli hastalıkların başında gelir.

Bel ağrısına nedenlerinden biri de mide, karaciğer, böbrek gibi organ rahatsızlıklarının bel bölgesine yayılmasıdır. Bazı bel ağrılarının nedenleri de psikolojik olup kapsamlı şekilde araştırılmalıdır.

Bel Ağrısı Kimlerde Olur?

En çok 35-45 yaşları arasında görülen bel ağrısı kadın ve erkekte eşit oranda ortaya çıkar. 60 yaşın üzerinde kadınlarda bel ağrısı görülme sıklığı artmaktadır.

Aşırı kilo alımı, gebelik, uzun süre ayakta durmayı gerektiren durumlar, uzun süre yüksek topuklu ayakkabı giyimi ve her iki bacakta uzunluk farkı, bel ağrısı nedenleri olarak sayılabilir.

Bel ağrısına neden olan meslekler de ise karşımıza uzun yol sürücüleri, titreşimli toprak burgu makinesi kullananlar, aşırı ağır yük kaldıranlar, uzun süre tabure ve sandalyede oturmayı gerektiren meslek grubu çalışanları çıkar.

Bel ağrısının nedeninin tespit edilmesi gerekir. Tipik bel ağrısının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Doğumsal anomaliler
  • Travmatik nedenler ( omurga kırıkları ya da kayması)
  • Bel zorlanması, postür bozuklukları, bel fıtığı
  • Bel omurgasının kireçlenmesine bağlı bel ağrıları
  • Tüberküloz, brusella gibi hastalıkların bel omurgasını tutması
  • Osteoporoz, kemik yumuşaması
  • Kanserler ( başka bir yerden yayılmış ya da omurganın kendisinden kaynaklanan)
  • Mide, karaciğer, böbrek gibi organ rahatsızlıklarının bel bölgesine yayılmasına bağlı bel ağrısı
  • Psikojenik bel ağrısı
  • Başarısız bel cerrahisi (başarısız bel ameliyatları sonrası oluşan ve uzun süre devam eden şiddetli bel veya bacak ağrısı).

Bel Ağrısı ve Bel Fıtığı

Her bel ağrısı bel fıtığı olarak yorumlansa da bu yanlış bir kanıdır. Bel ağrılarının yalnızca % 5’i bel fıtığı kaynaklıdır.

Bel fıtığında hissedilen ağrı yavaş yavaş gelişen, yaygın, batıcı, hareketle artan, istirahatle azalan, belde ve etkilenen sinir kökünün anatomik dağılımına uygun olarak bacağa yayılan bir ağrı olarak tanımlanabilir.

  Bel fıtığında ağrı, öne eğilme veya arkaya dönme gibi ters bir hareket sonrası ani olarak başlayabilir; en küçük bir hareketle şiddetlenip, kilitlenme veya bel tutulmasına yol açar;  oturmakla, ayakta durmakla, öksürmekle, ıkınmakla, araba kullanmakla artar.

Bazen bel fıtığı, bel ağrısı ile değil, basılan sinir köküne bağlı olarak topuk ağrısı, bacakta uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi şikâyetler ile belirgin hale gelir.

Bel Ağrısı Nasıl Geçer?

Bel ağrısı nasıl geçer sorusu toplumuzda sıkça merak edilen konuların başında geliyor. Bel ağrılarının nasıl geçeceğinimerak eden birinin öncelikle yapması gereken bel sağlığını korumak için neler yapması gerektiğidir. Rutinleşen bel ağrılarınız için ise mutlaka uzman bir doktora başvurmalısınız.

Bel sağlığının korunması için gün içinde uyulması için gereken kurallar ve egzersizler önemlidir. İşte onlardan bazıları;

  • Bakılan kişi, cisim ve objeye vücut cephesi tam olarak dönülmelidir. Baş, boyun ve gövde aynı düzlem üstünde olacak şekilde bakılmalıdır.
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalınmamalıdır. Oturma ve ayakta kalma süresinin 45 dakikayı geçmemesine özen gösterilmelidir. 45 dakika ayakta kalındıysa 5 dakika kadar oturulmalı, 45 dakika oturulmuşsa 5 dakika kadar ayakta kalınmalıdır.
  • Oturulduğunda bel kavisini destekleyen bir yastık kullanmak alışkanlık haline getirilmelidir.
  • Yerle olan işlerde, yere eğilerek değil çömelerek işlerin yapılmasına özen gösterilmelidir.
  • Yatmak için yaylı ortopedik yatak kullanılmalıdır.
  • Yatarken önce yatağın kenarına gelip oturulmalıdır. Kollardan destek alarak önce yan yatılmalı, sonra sırt üstü dönülmelidir. Yataktan kalkmak istenildiğinde, önce yan yatıp kollardan destek alınmalı ve oturulmalı sonra ayağa kalkılmalıdır.
  • Yan pozisyonda öne doğru bükülerek bacaklar karına doğru çekip yatmak sağlık bakımından en uygun pozisyondur.
  • Bel bölgesi terli kalmaktan, yel ve rüzgardan korunmalıdır. Klima veya hava akımının direk olarak gelmemesi için önlem alınmalıdır.

Bel Ağrısı Tedavisi

Bel ağrısı tedavisi, bel ağrısının nedenine, şiddetine, kişinin yaşına ve pek çok özelliğine göre farklı şekilde yapılabilir.

Bel ağrısının tedavisinde uzman kontrolünde basit ağrı kesici ilaçlar, kas gevşeticiler kullanılabilir. Yine tam donanımlı bir sağlık kuruluşunda fizik tedavi seçenekleri denenebilir.

Bunun yanı sıra ağrı bantları, masaj, lokal enjeksiyonlar ve egzersiz de bel ağrısı tedavisinde etkilidir.

Bel Ameliyatı

Eğer bel ağrınız bel fıtığı kaynaklı ise uzman doktor yönlendirmesi ile ameliyat olabilirsiniz. Bel fıtığı ameliyatlarındaki amaç fıtıklaşan diskin temizlenmesi ve sinir üzerindeki basıyı kaldırmaktır. Açık diskektomi, mikrodiskektomi ve endoskopik bel fıtığı ameliyatı olmak üzere 3 ayrı çeşidi olan bel ameliyatlarının detaylarını bu yazıdan okuyabilirsiniz.

 Hamilelikte Bel Ağrısı

Hamilelikte bel ağrısı hamilelilerin en çok şikayet ettiği konulardan biri. Hamilelikte ağrının nedeni hamileliğe bağlı olarak ağırlık merkezi değiştiği için omurgaya baskının artmasıdır. Hamilelikte bel ağrısından korunmak için kadınların kilo almamaları çok önemlidir.  Bu nedenle hamilelik sürecinde yürüyüş, yüzme, pilates gibi egzersizlere çok önem verilmelidir.

Hamilelikte bel ağrısını etkileyen bir diğer faktör ise yüksek topuklu ve çok düz ayakkabılar giymektir. Bu nedenle kadınların alçak topuklu ayakkabı tercih etmeleri çok önemlidir. Bele yeterli desteği verebilmek için mutlaka belin arkasını destekleyen yastıklar kullanılmalı. Hamileler bel ağrısı sırasında doktor kontrolünde tedavi edici jeller kullanılabilir.

Hamilelik sırasında geçmeyen bel ağrılarında mutlaka uzman bir fizik tedavi uzmanı ile görüşülmeli ve doğru tedavi uygulanmalıdır.

  Hamile kadınların bel ağrısı ile birlikte dikkat etmeleri gereken nokta bel ağrısının yanı sıra karında sertleşme, aşağı doğru baskı hissi olmasıdır. Bu durumda mutlaka uzman bir doktora danışılmalıdır.

Eğer uzun süre geçmeyen bel ağrınız varsa böbreklerinizden de şüphelenilebilir.

 Bel Ağrısı Egzersizleri

Bel ağrısı için egzersiz yapmak ağrıyı azaltmanın en sağlıklı yollarından biri.  Uzman kontrolünde rutin şekilde yapılan bel ağrısı egzersizleri bel ağrılarını hafifletip, yeni ağrıların oluşmasını engeller. Bel ağrısı için egzersizler konusundaki videomuzda nasıl egzersiz yapmanız gerektiğini öğrenebilirsiniz.

 Bel Ağrısı İçin Egzersiz Programı

Bel ağrısı egzersizleri yaparak, bel ağrılarınızı hafifletebilirsiniz.

1.Normal pozisyonda sırt üzeri yatın.

2.Başınızı öne kaldırıp her iki ayağınızı kendinize doğru çekerek 5'e kadar sayın.

3.Gevşeyerek normal pozisyonda sırt üzeri yatın.

4.Başınızı öne kaldırıp her iki ayağınızı size kendinize doğru çekerek 5'e kadar sayın.

5.Gevşeyerek normal pozisyonda sırt üzeri yatın.

Bel Ağrısı İçin Alternatif Egzersizler

1.Omuzlarınız ve topuklarınızdan destek alarak belinizi 4- cm olacak şekilde yukarı kaldırıp 5'e kadar sayınız.

2.Gevşeyerek normal pozisyonda sırt üzeri yatın.

Her iki programı da günde 2 kez 10'ar kez uygulayın.

Güncellenme Tarihi: 04 Temmuz 2017Yayınlanma Tarihi: 16 Kasım 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/bel-agrisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть