Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

içerik

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ağrılar Yatış İyileşme Süreci Cinsel Yaşam

Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Bel Fıtığı| Mart 05, 2017

           
Bel fıtığıameliyatı, genelde belde bulunan omurgalar arasındaki dokuların sıkışması,aşırı zorlanması sonucu oluşur. Yanlış yapılan egzersizlerden, yanlışhareketten, aşırı ağır yüklerden, fazla kilolardan dolayı omurilik kanalıkayarak bel ve bacaklara gelen sinirlerin sıkışmasına neden olur. Bel fıtığıoluşunca aşırı ağrılar, sancılar çok görülür. İnsanlar genelde bel fıtığıameliyatından çok korkarlar. Çevrelerinde duydukları “O bel fıtığıameliyatı olunca felç kalmış, ameliyatı oldu ama tekrarlayabilirmiş.”laflarını duydukları için insanlar ameliyata kuşkulu bir yönle bakmaktadırlar.

            Aslında bel fıtığı ameliyatının çokkorkulacak bir yönü yoktur. Eğer bel ağrılarınız, yürümenizde zorluk varsa, enkısa sürede doktorunuza görünmelisiniz. Fıtık hangi tarafta ise o tarafakalçadan başlayan ve topuğunuza gidene kadar bir ağrı vardır.

Bel fıtığıameliyatlarının en kötü yanı ise kalıcı çözüm değildir. Bir süre sonra belfıtığınızın tekrar etme olasılığı vardır. Bel fıtığı bazen ameliyatladüzeltilse de kısa süre içinde tekrar oluşabilir. Ve hastada aynı problemlerinoluşmasına neden olabilir.

          

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Süreç

            Bel fıtığı ameliyatı sonrası bazıriskler vardır. Bazı hastalarda felçlikler meydana gelir. Uzuvlarındakigüçsüzlükten dolayı hastalar rahatsız olur. Bu nedenle bacaklar kaslarınıçalıştırmaları için bir süre fizik tedavi uzmanından yardım alırlar.

Bel Fıtığıhastalığından dolayı ameliyat olan çoğu insanlar bel fıtığının tekrar etmesisonucu hastaneye tekrar gelirler. Bazıları kaçınılmazdır. Hastaların yaşam şekli,çalışma şekli, kilosu, yaşı ile oldukça ilgilidir.

Yaşlı hastaların kullandığıdiğer ilaçlar ameliyattan sonra kan akışının hızlanması sonucunu verir. Diyabetolan hastalarda ise enfeksiyon riski baş gösterir. Bu da onları özel bir grubaalmak zorunda bırakır. Genelde bel fıtığındaki riskler bunlardır.

Hastanın BelFıtığı ameliyatı olup olmaması doktorun kararına kalmıştır.      

 Bel fıtığı ameliyatı sonrası ağrılar ne zaman geçer?       

            Bel fıtığı ameliyatları geneldebaşarılı olarak sonuçlanır. Teknoloji geliştiği için kapalı ameliyat yapmayabaşlanmasıyla ağrılarda da büyük bir azalma vardır. Ameliyattan sonraki ağrılarerken dönem ve geç dönem olmak üzere ayrılır.

            Bel fıtığı ameliyatı olduktan sonraerken dönem ağrıları: Bel fıtığı ameliyatı yapan doktorun iyi çalışmışsa eğerlaparoskopik yöntem kullanılmışsa bel ve bacaklarda 3-4 günlük erken dönemağrısı görülebilir.

Hastaya ameliyattan sonra düşük dozda ilaçlarkullandırılarak çeşitli ağrıların önlerine geçilmeye çalışılır. Bel fıtığısonrası geç dönem ağrıları: Ameliyat sonrası ağrı eğer 1 haftadan fazlasürdüyse doktora gidilmesi gerekmektedir.

Ameliyat bölgesinde birçok sinirdokusu bulunur.

            Sinir dokularına baskı olursa eğerkronik ağrılar başlayabilir ve artabilir.

Sinir sıkışmasına bağlı ağrılardahasta his azalması, hissetmeme, aşırı hassas gibi şikayetlerle doktoruna gider.Bu tip ağrılar genelde kısa sürelidir.

Eğer ağrının sebebi sinir sıkışmasıdeğil de ameliyat sırasında yapılan yamaya bağlı ise bu ağrılar kalıcıdır.Ancak sinir sıkışması kadar kuvvetli değildir.

            Bel fıtığı ameliyatısonrası cinsel yaşam: 

Ameliyat sonrası cinsel yaşamın ne zaman başlamasıkonusunda bir süre yoktur. Fakat ilk bir hafta cinsel aktivitelerden uzakkalınması gerekir.           

            Bel fıtığı ameliyatısonrası iyileşme süreci,

 Her hastanın iyileşme süreci değişiktir. Bünyeyegöre farkındalık gösterir. Genel olarak hastalar anesteziyle ameliyat oldularsa4 saat, narkozsuz ameliyat oldularsa 2 saat sonra ayağa kaldırılırlar. Ertesigün taburcu edilme olasılığı yüksektir. Ağır işte çalışmıyorsa iş başıyapabilirler. İsteğe göre bir kaç gün istirahat edebilirler.

            Bel fıtığı ameliyatısonrası dikkat edilmesi gerekenler;

Ameliyat sonrası genel olarakhastalarda ağrı olmaz, ameliyatlar da olduğu gibi bel fıtığı ameliyatlarındaçok küçük ihtimal dahi olsa kanama gibi sorunlar olabileceği düşünülerek hastabir gün hastanede tutulur. Hastalar doktorun belirlediği süreye kadaroturmaması gerekir. Yatarak dinlenmek daha iyi olacaktır.

Ameliyat sonrasındamerdiven çıkarken, inerken dikkatli olunması gereklidir. Merdiven iniş veçıkışlarda bel arasındaki omurlarda gevşemeler olur, bu durumda dikkatliolunmalıdır… Ancak zorunlu olarak merdiven çıkılacak ise duraklayarak tek tekçıkılması gerekir. Bel fıtığı ameliyatı olduktan sonra doktorunuzun istediğizamanlarda kontrole gitmeyi unutmayın.

Başarılı bir bel fıtığı ameliyatıolduktan sonra bağdaş kurarak yemek yemeyin.

            Zorunlu ise medikal ürünlerden destekalın. Ameliyat sonrası tam iyileşme olana kadar destekli sandalye kullanarakmasada yemek yemek daha doğru olacaktır. Sandalyeye otururken yavaşça eğilerekoturun. Tuvalet ihtiyacınız olduğu vakit alafranga tuvalet kullanınız.

Eğeralafranga tuvaletiniz yok ise almaya çalışın. Ameliyat yaralarınızın enfeksiyonkapmaması gerekiyor. Ameliyat olduktan bir süre banyo, duş almamalısınız.Doktorunuz bu konuda tavsiye verecektir. Ayakkabınızı giyeceğiniz vakit yereoturarak giyin. Ameliyat sonrasında yattığınız yatağınız tam ortopedikolmalıdır. Kanepe, sandalye tarzı uygunsuz yerlerde oturup yatmayınız.

Sabahları uyanırken birden kalkmayın. Önce yan dönün, daha sonra ellerinizledestekleyerek oturur pozisyona geçin.

            Dizlerinize ağırlık vererek kalkın.Yüksek yerlere uzanmayın, uzanmak yerine tabure veya merdiven ile çıkın. Belfıtığı ameliyatlarından sonra hastaya otuz gün istirahat (rapor) verilebilir.Bu süreyi iyi kullanıp, kendinize zarar vermeyin ki bir daha ameliyata gerekkalmasın.

Ağrım yok diye eskisi gibi hareketli olmayın. Beliniz zarargörebilir. Bel fıtığı ameliyatlarında istirahat süresi uzun olduğundan kiloproblemi ortaya çıkabilir. Bu durum olmadan sağlığınızdan ödün bir vermeden birbeslenme ve diyetetik uzmanına görülebilir. Sağlığınız için kilo almamayaçalışın.

Kilo almak kilo vermeye göre daha çabuk olur… Ameliyat sonrasıistirahat bitip sandalye de oturarak çalışan kişiler ortopedik bel yastığıkullanmalılardır. Aksi halde bel de ağrı oluşumu olacaktır.

Bel fıtığı ameliyatı sonrası yürüyüş belfıtığı ameliyatı sonrası egzersizler beliniz için iyi olacaktır.

 Bel fıtığı ameliyatından sonra nasıl yatılmalı?

            Bel fıtığı nedeniyle ameliyat edileninsanlar sert yatakta istirahat edebilmeli uygundur. Ancak Bel fıtığı nedeniyleameliyat olan insanların ortopedik yumuşak yatakta yatmaları gerekir. Eğerhasta bir hafta içerisinde iyileşmezse doktor gözetiminde tekrar kontroledilir. Ona göre tedavi başlatılır.

Eğer doktor hasta sert yatakta yatacağınıuygun görürse hasta sert yatakta yatmalıdır. Üzerine yatıldığında şeklibozulmayan, yatınca vücudun şeklini alan yataklar uygun görüşür. Bu özellikteçeşitli yatak türü vardır. Yatakta yatmak için en iyi pozisyon hastanın rahatettiği pozisyonudur.

Yatarken dizlerin kırılması ve arasında yastık konularakuyunması halinde beldeki ağrıların azaldığı görülür.

            Bel fıtığı nedeniyle ameliyatedilmesi gerekmeyen hastalar için sert yatakta istirahat etmeleri uygungörülmektedir. Bu sürecin devamına hastanın verdiği yanıt etkili olacaktır.Gerektiği takdirde doktor tarafından bu süre uzatılabilir ya da azaltılabilir.Bir haftada hastada iyileşme meydana gelmezse, hastalar yeniden değerlendirmeyealınır.Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ağrılar Yatış İyileşme Süreci Cinsel Yaşamsayfamızı beğendiyseniz aşağıdaki önerdiğimiz sayfaları ziyaret edebilir, tecrübelerinizi yorum yolu ile bize ve ziyaretçilerimize aktarabilir yada sayfamızı sosyal medyada paylaşarak destek olabilirsiniz.

“,”author”:null,”date_published”:”2017-03-05T00:00:00.000Z”,”lead_image_url”:”https://1.bp.blogspot.com/-xJm0Z4FnDfU/WKyVfUiU1sI/AAAAAAAAAMs/T8XVh–yNUsBvY7s9S9qpJ9CP4dTBbKiACLcB/s320/bel.jpg”,”dek”:null,”next_page_url”:null,”url”:”https://www.abcsaglik.xyz/2017/03/bel-fitigi-ameliyati-sonrasi-agrilar-Yatis-iyilesme-sureci.html”,”domain”:”www.abcsaglik.xyz”,”excerpt”:”Makalede Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ağrılar, Yatış Şekli, Ä°yileşme Süreci ve Cinsel Yaşamda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar ele alaınmıştır”,”word_count”:73,”direction”:”ltr”,”total_pages”:1,”rendered_pages”:1}

Источник: https://www.abcsaglik.xyz/2017/03/bel-fitigi-ameliyati-sonrasi-agrilar-Yatis-iyilesme-sureci.html

Ağrı Tedavisi Nedir? Bel, Bacak, Kalça, Sırt ve Boyun Ağrıları için Neler Yapılabilir?

Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Yıllar boyunca hastalara, ağrıları ile birlikte yaşamaları gerektiği söylenmiştir. Ancak, Ağrı Tedavisi Bilim Dalı’nın (Algoloji), özellikle son 20 yıl içerisinde kaydettiği gelişmeler sayesinde, günümüzde hiçbir hasta ağrıları ile yaşamaya mecbur değildir.

Ağrılar genel olarak; kas, eklem, kemik, sinir gibi vücut dokularının veya diğer organların, ani veya uzun süreli (kronik) zarar görmesiyle oluşur. Kronik ağrılar, zarar gören dokuların iyileşmesinden sonra da devam eden ağrılardır.

Uzun süre ağrı çeken kişilerde; ev ve iş hayatının olumsuz yönde etkilenmesi, genel durumlarının bozulması, giderek artan sıkıntı hali, hareketsizlik ve kilo alma, isteksizlik sık olarak rastlanan şikayetlerdir.

Bel, Bacak, Kalça, Sırt ve Boyun Ağrıları için Neler Yapılabilir?

Toplumun %80’i, hayatlarının bir döneminde; bel, sırt veya boyun bölgesinden kaynaklanan şiddetli ağrılardan yakınırlar. Başlangıçta ilaç tedavileri veya egzersizlerle hafifleyebilen bu ağrılar, daha sonra giderek şiddetlenebilirler. Yetersiz ve uygunsuz tedaviler nedeniyle, ağrılar, uzun süreli ve kalıcı hale gelebilir.

Bel ve boyun ağrılarının kaynakları; omurgayı (iskeletimizi) oluşturan kemikler, eklemler, bağlar, omurga kemikleri arasındaki yastıklar (diskler), kaslar, omurgadan çıkan sinir kökleri olabilir.

Özellikle sinirlerin üzerinde baskı olduğunda, kola veya bacağa yayılan ağrılar hissedilebilir.

Bu yapılardaki sıkışmalar ve zorlanmalar sonucunda; bel kayması, bel – boyun fıtıkları, omurilik kanalında daralma, ağrılı bel eklemi hastalıkları gibi birçok ağrılı durum ve rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlıklarda özellikle erken dönemde müdehale etmek önemlidir.

Sık olarak uygulanan tedavilerden biri de epidural enjeksiyonlardır. Amerika Birleşik Devletlerinde, yılda 2 milyondan fazla hastaya, bel ağrıları için epidural ilaç enjeksiyonları uygulanmaktadır. Ağrının bulunduğu bölgeye yapılan bu enjeksiyon yöntemi sayesinde:

  • Ödem (şişlikler) ve baskı nedeniyle ağrı üreten sinirlerin bulunduğu alana ilaç yerleştirilmekte,
  • Tedavi edici ilacın, dolaylı olarak değil, doğrudan sinir sıkışmasının olduğu yere ulaşması sağlanmakta,
  • Sinir kökleri üzerindeki ödeme bağlı sıkışmalar kaybolmakta veya azalmakta,
  • Sinir sıkışmasına yanıt olarak oluşan ağrılı kas kasılmaları iyileşmektedir.
  • Omurgadaki eklemlerden kaynaklanan bel ve boyun ağrılarında da (Faset Eklem Hastalığı), eklem içine yapılan enjeksiyonlar sayesinde, iyileşme sağlanabilmektedir.

Uzun süren ve tekrarlayan bel, boyun ve sırt ağrılarının tedavisinde, Ağrı Tedavisi Kliniklerine başvurulması halinde:

  • Erken müdehale sonucu tedavi şansı artacak ve vücüdu güçlendirici egzersizlere hemen başlanabilecek,
  • Şikayetlerin tekrarlama olasılığı, diğer tedavilere kıyasla çok daha az olacak,
  • Tekrarlayan şikayetlere bağlı işgücü kayıpları ve masraflar ortadan kalkabilecektir (bel ağrısının, işgücü kaybı olarak A.B.D. ekonomisine verdiği zarar, yılda 60 milyar doların üzerindedir).

Bel veya Boyun Cerrahisi Sonrasında Geçmeyen ya da Şiddetlenen Ağrılar için Neler Yapılabilir?

Ağrı Tedavi Kliniklerinde takip edilen önemli hasta gruplarından biri de, bel veya boyun fıtığı veya kaymaları nedeniyle ameliyat olan, ancak bu ameliyatlardan sonra şiddetli ağrılar çeken hastalardır.

Bu hastalarda; geçirilen ameliyatın doğal bir sonucu olarak, sinir kökleri çevresinde yapışıklıklar ve iyileşme sırasında oluşan dokulara bağlı sıkışıklıklar olur.

Bunun sonucunda da, sinir kökü üzerinde sıkışma, baskı ve şiddetli ağrılar ortaya çıkabilir.

Yapışıklık olan bölgeye yönelik çeşitli tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bunlardan biri de, özel enjeksiyon yöntemleri ile, ameliyatsız olarak, yapışıklıkların açılması ve sinir köklerinin rahatlatılmasıdır. Kateter denilen çok ince tüpler yardımıyla yapışıklık olan bölgeye ulaşılır ve ilaç enjeksiyonları ile tedavi uygulanır.

Kanser Ağrıları için Neler Yapılabilir?

Ağrı, kanserli hastalarda en sık karşılaşılan sorundur. Ucuz ve etkili ağrı tedavisi yöntemlerinin varlığına rağmen, kanser ağrılarının tedavisi ülkemizde yetersiz durumdadır.

Kanserli hastaların, %90’ında ağrı vardır ve hastalığın seyrine olumsuz etki edeceği gösterildiğinden, ağrı kesici tedaviye hemen başlanmalıdır.

Sıklıkla, kuvvetli ağrı kesicilerle, hastaların çoğunda, etkin ağrı tedavisi sağlanabilir.

İlaçların yetersiz kaldığı durumlarda ise, çeşitli enjeksiyonlarla sinirlerin uyuşturulması veya cilt altına yerleştirilen ince tüpler gibi yöntemlerle, çok şiddetli kanser ağrıları bile ortadan kaldırılabilir.

Zona ve Zona Sonrası Geçmeyen Ağrılarda Neler Yapılabilir

Su çiçeği hastalığına neden olan virüsün oluşturduğu, vücudun tek tarafındaki ağrılı döküntülerle seyreden hastalığa Zona adı verilir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda (stres, şiddetli grip ve diğer hastalıklar, ameliyatlar veya kanser), vücutta bulunan virüs faaliyete geçer ve Zona hastalığı oluşur.

Yüz, boyun, kol, göğüs veya karın bölgesinde, tek taraflı, kırmızı döküntüler ve şiddetli ağrı ile seyreder. Ağrılarlar genellikle 3 hafta kadar sürer ve hastalık sonlanır. Döküntüler başladığında, Zona’ya yönelik kremler ve tedaviler uygulanır.

Ancak bu tedavi yeterli olmayabilir. Bu aşamada, Zona virüsünün yayıldığı sinirlerin çevresine, ilaç enjeksiyonu uygulanmalıdır.

Sinir kökünden yayılan ağrının baskılanması sayesinde, hastanın ağrısı geçer ve yalnız krem ile tedavi edilenlere göre hastalık çok daha hızlı iyileşir.

Bazı hastalarda, özellikle de ileri yaşlarda Zona geçirenlerde, hastalık sonlandığı halde şiddetli ağrılar kesilmez. Bu duruma Zona Sonrası Nevralji (Post Herpetik Nevralji) denir. Ellili yaşlardan sonra sık olarak görülür.

Gençlerde de görülebilir. Tedavisi güçtür. Bu nedenle Zona geçirirken önlem almak gerekmektedir. Zona ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Altmışbeş yaşın üzerindeki nüfusun, intihar nedenleri arasında, tedavi edilmemiş Zona ağrısı ilk sıralardadır.

Vücuttaki diğer nevrit ve nevraljilerde de (sinir dokusu ağrıları ve sinir ucu iltihapları) ağrı tedavisi olanakları vardır. Özellikle sık olan türü, yüzün tek tarafında çok şiddetli ağrılarla seyreden Trigeminal Nevralji’dir. Böyle durumlarda, özel ağrı ilaçları ve enjeksiyon teknikleri ile tedavi sağlanabilmektedir.

Kırık ve Kazalardan Sonra Oluşan ve Geçmeyen Kol, El ve Ayak Ağrıları için Neler Yapılabilir?

Kırıklardan sonra ortaya çıkan; el, kol veya ayaklarda çok şiddetli yanma, ağrılar ve şişmelerle seyredebilen şikayetlerde (Sudek Atrofisi, Refleks Sempatik Distrofi), erken dönemde, ağrı tedavisine başlanması gerekir. İlaç tedavileri ve Sempatik Sinir Blokajı ile başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu aşamadan sonra hastalar, el veya ayaklarına yönelik fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarını yaptırabilir hale gelmektedirler.

Ağrı Tedavisi girişimleri, kliniğimizde, C-kollu skopi cihazı ile görüntüleyerek ve ağrısız olarak yapılmakta, girişimsel uygulamaların emniyeti ve başarı oranı arttırılmaktadır.

Benzer birçok ağrılı durumun tedavisi, günümüzde olanaklı hale gelmiştir.

Özellikle toplumun büyük bir kısmını etkileyen bel ve boyun ağrılarının tedavisinde, Ağrı Tedavisi Klinikleri sayesinde, büyük ilerlemeler sağlanmıştır.

Ağrı Tedavisi Klinikleri, modern tıbbın önemli bilim dallarından biridir.

Ülkemizde de, bu alanda olumlu adımlar atılmıştır.

Источник: http://centralhospital.com/SaglikRehberi/A/agri-tedavisi-nedir/

Bel ve boyun ağrısı nedenleri neler? Nasıl tedavi edilir?

Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Liv Hospital Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hilal Yıldız belde ve boyunda olası ağrı nedenlerini, tedavisi ve korunma yollarını anlattı…

Fibromiyalji ağrı yapar

Modern yaşam tarzı, stres ve hareketsizlik boyun ağrısına yol açan en önemli etmenlerdir. Boyun ağrısının en sık nedeni boyun ve sırtın üst kısmındaki kas gerginlikleridir.

Masada çalışırken, televizyon seyrederken ve kitap okurken uzun süre kötü pozisyonda oturmak, bilgisayar ekranının çok yüksek veya çok alçak olması, rahatsız pozisyonda uyumak ve egzersiz sırasında boyunun fazla bükülmesi gibi günlük yaşamımızdaki bazı aktiviteler sırasında vücut duruşumuzun uygun olmaması bu tip kas gerginliklerinin en önemli nedenidir.

Yaygın vücut ağrısı ve sabahları yorgun uyanma gibi belirtilerle seyreden fibromiyalji (yumuşak doku romatizması) de boyun ve üst sırt bölgesinde ağrıya yol açan bir tablodur.

Çalışırken mola verin

Boyun omurgasında eklem kireçlenmesi, omurga kemikleri arasındaki disklerin bozulması, boyun fıtığı, boyun omurga kanalında daralma gibi boyun omurgası ve etrafındaki kas, bağ ve sinir köklerine ait bozukluklar da sıklıkla karşımıza çıkan boyun ağrısı nedenleridir.

Düşme veya kazaya bağlı boyun kaslarında zedelenmeler, omurga kemik ve eklemlerinde zedelenmeler veya kırıklar boyun ağrısına yol açan diğer nedenlerdir. Seyrek olarak da kemik erimesine bağlı çökmeler, omurgada enfeksiyon ve tümörler de boyun bölgesinde ağrı yapan nedenleri oluşturur.

Boyun ve sırt kasları gerginliklerine bağlı boyun ağrılarını önlemek için öncelikle çalışma masası, oturulan koltuk ve bilgisayarın konumu ve yüksekliğinin, uyuma ve oturma pozisyonlarının düzgün olması, uygun bir yastık seçimi gibi ergonomik düzenlemeler yapmak gerekir.

Bilgisayar ile çalışılıyorsa çalışmaya sık ara verilmesi ve çalışılırken sıklıkla telefon kullanmak gerekiyorsa, kulaklık kullanılması önerilir. Boyun ağrısından korunmak için düzenli olarak boyun kasları germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinin yapılması çok önemlidir.

Ağrınız uzun sürüyorsa

Birkaç günden uzun süren ağrı ve tutukluk varlığında veya boyundan kollara yayılan ağrı veya uyuşma gibi bulgular varsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekir. Bazı durumlarda boyun ağrısının röntgen, tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleri veya kan tahlilleri gibi tetkiklerle araştırılması doğru bir tanının konması için gerekli olabilir.

Tanıya göre uygulanacak tedavi belirlenir. Cerrahi tedavi gerektiren bir durum söz konusu değilse, fizik tedavi, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar, enjeksiyonlar ve manuel tedavi uygulanabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon ağrıyı gidermeyi, kas spazmını çözmeyi, boyun ve sırt kaslarının kuvvetlendirilmesini ve doğru postürün sağlanmasını hedefleyen çok etkili bir tedavi yöntemidir.

Doğru oturuş çok önemli

Bel ağrıları da çok sık karşılaşılan sağlık problemlerinden biridir. Kötü pozisyonda oturma, ağır kaldırma, uzun süre ayakta veya oturarak çalışma gibi nedenlerle bel kaslarında oluşan gerginlikler bel ağrısına en sık yol açan nedenleri oluşturur.

Çalışma sırasında bel omurgasının aşırı derecede öne ve arkaya gerilmesi veya yanlara bükülmesini oluşturan hareketler ve pozisyonlardan kaçınmak gereklidir. Ağır kaldırmayı gerektiren işler yapılıyorsa mümkünse bu işlerin destek ve cihaz yardımı ile yapılması ve omurganın düzgün pozisyonda tutulması lazımdır.

Bel omurgasında yer alan disklerdeki bozulma ve yırtılmalar, omurga kemiklerinde kayma, eklemlerindeki kireçlenmeler de sıklıkla bel ağrısına yol açar. Daha seyrek nedenler de kaza veya düşmeye bağlı kırıklar, kemik erimesine bağlı çökmeler, enfeksiyon ve tümörlerdir.

Düzenli egzersiz ve spor yapın

Tedavi bel ağrısını oluşturan nedene bağlı olarak belirlenir. Tanıyı koymak için röntgen, tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemleri ve laboratuar tetkikleri gerekli olabilir. Tedavide cerrahi tedaviyi gerektiren bir hastalık söz konusu değilse, fizik tedavi, ilaç tedavisi, bel ve karın egzersizleri, enjeksiyonlar, manuel tedavi gibi konservatif tedaviler uygulanabilir.

Bel ağrılarında fizik tedavi verehabilitasyon uygulamaları ağrının azaltılması, kas spazmının giderilmesi, bel, karın ve pelvis kaslarının (kor kasları) kuvvetlendirilmesi ve postür eğitimine yönelik çok etkili bir tedavi uygulamasıdır.

Bel ağrısından korunmak için düzenli egzersiz ve spor önerilir. Bel ve karın kaslarının güçlü olması, aşırı kas gerginliklerinin ortadan kaldırılması için yoga ve pilates önerilen sporlardandır. Yüzmenin de bel ağrısında çok olumlu etkileri vardır.

Baş boyun kanseri nedir? Belirtileri nelerdir?

Источник: https://indigodergisi.com/2016/12/bel-boyun-agrisi-nedenleri-tedavi/

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası

Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Bel fıtığının ilk ve orta safhalarında alınan tedbirler; istirahatler, ilaç ve fizik tedavi süreçleri işe yaramamış; bel fıtığı son safhaya gelmiş ve kişi günlük hayatını sürdüremez durumdaysa tek çözüm yolu bel fıtığı ameliyatıdır. Bel fıtığı ameliyatları hastalık seviyesi ve diskin hasar oranına bağlı olarak farklı yöntemlerde yapılmaktadır. Açık ve kapalı ameliyat yapılabilir ancak bunun kararı cerraha aittir. 

Bel fıtığı ameliyatıyla fıtık dokusu çıkarılır, temizlenir ve baskı yaptığı sinir dokusu rahatlatılır. Gelişen teknoloji ile birlikte ameliyatların başarı oranı oldukça yüksektir. Hasta günlük hayatına eskiye oranla çok daha hızlı dönebilir ve hayat kalitesi yükselir. 

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bel fıtığı ameliyatı olan kişilerin dikkat etmesi gereken bir çok unsur vardır. Doktorlar genel olarak bunu yaşam standardını değiştirmek olduğunun altını çizerler. Bel Fıtığı ameliyatı sonrası hastaların eski yaşantılarında yaptıkları yanlışları tekrar etmemeleri en genel söylemdir.

Fıtığın tekrarlamaması, yeni bölgelerde fıtık oluşmaması ve kişinin sağlıklı olması için uyması gereken bazı kurallar vardır. Bel fıtığı ameliyatından  yaklaşık 1 hafta sonra hasta, günlük hayatına dönmeye başlar. Ancak çalışmaya başlaması için yaklaşık bir ay geçmesi gerekir. Kişi ağır aktivite gerektiren bir iş yapıyorsa dinlenme süreci 45 güne uzayabilir. 

  • Hasta hastaneden taburcu olduğunun ertesi günü yavaş yavaş yürümeye başlar. Yürürken yardım eden bir kişi ile yürünmesi önemlidir. Bel Fıtığı ameliyatından 7 gün sonra kısa mesafe yürüyüşlerine başlanmalı, her gün 5’er dakika yürüyüş sürenizi uzatmalısınız.
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası uzun bir dönem istirahat eden hasta kilosuna dikkat etmelidir. Kilo almamaya kesinlikle özen göstermelidir. Sağlıklı beslenmeli, ameliyattan 1-2 ay sonra doktorun önerdiği bel fıtığı hareketlerini yapmaya başlamalıdır. Bu egzersizler hem omurlar için hem de kasların güçlenmesi için çok önemlidir. Kasların gelişmesi vücudun yükünün tamamen omurlara kalmasını engeller, kaslar geliştikçe yük omurlar ve adaleler arasında paylaşılır. Boyun kaslarını, sırt, bel ve karın kaslarını güçlendirici egzersizleri hayatınıza kalıcı olarak sokmanız gerekir. Böylece bel fıtığının tekrarlanma riskini de azaltmış olursunuz.
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası vitamin ve kalsiyum destekleri alınmalıdır.
  • Ameliyattan sonra ağırlık kaldırılmamalıdır. Eğilip kalkarken doğru tekniklerin uygulanmasına önem verilmelidir. Otururken ve kalkarken ani hareketlerden kaçınılmalıdır. Kontrollü hareket edilmelidir.
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası hapşırırken dikkatli olunmalıdır.
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası genellikle oturmak çok önerilmez ancak oturulması gereken durumlarda sırt destekleri kullanılmalıdır.
  • Hastanın ameliyattan sonra yatak seçimine ekstra dikkat etmesi gerekir. Ortopedik yatak tercih edilmelidir.
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası hasta merdiven inip çıkarken hasta dikkatli olmalıdır. Önce bir adım atmalı, sonra diğer ayağını ilk adım attığı ayağın yanına getirerek, basamaklarda teker teker ilerlemelidir.
  • Kişi ameliyattan en az 6-7 gün sonra duş almalıdır. 
  • Hasta ameliyat sonrasında ayakkabı seçimine de özen göstermelidir. Yüksek topuklu ya da dümdüz ayakkabılar giymemelidir. Ortopedik ayakkabıların tercih edilmesinin faydası vardır. 
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası dönemde kabız olmamaya çalışılmalıdır. Bunun için lifli gıdalar tüketilmeli ve bol su içilmelidir. 
  • Bel Fıtığı ameliyatı sonrası iyileşme görülmüyorsa, yüksek ateş varsa, hastada hassasiyet ve güçsüzlük devam ediyorsa mutlaka doktora görünmelidir. 

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Ağrılar Ne Zaman Geçer? 

Bel fıtığı ameliyatlarının başarı yüzdeleri oldukça yüksektir. Gelişen teknoloji sayesinde kapalı ameliyatların yapılmaya başlanmasıyla ameliyat sonrası ağrılarda çok büyük bir azalma vardır. Ameliyattan sonraki ağrılar erken dönem ve geç dönem ağrıları olmak üzere genel anlamda ikiye ayrılır.

Bel fıtığı ameliyatı sonrası erken dönem ağrıları:. Ameliyatı yapan cerrahın hassas çalışıp çalışmamasına  ve uygulanan ameliyat tekniğine bağlı olarak görülen ağrılardır.

Eğer cerrah hassas çalışmışsa ya da laparoskopik yöntem kullanılmışsa bel ve bacak bölgelerinde erken dönem ağrıları 3- 4 gün kadar devam edebilir.

Hasta ameliyattan sonra düşük dozda ağrı kesiciler kullanarak bu ağrıların önüne geçebilmektedir. 

Bel fıtığı ameliyatı sonrası geç dönem ağrıları:  Ameliyat sonrası ağrı 1 haftadan fazla sürüyorsa hastanın doktor kontrolüne gitmesi gerekmektedir.

Ameliyat sırasında sinir dokularının zarar görmesiyle oluşan kronik ağrıları; başarısız bel sendromu olarak da tanımlanabilmektedir.

Ameliyat bölgesinde bir çok sinir bulunur ve bel fıtığı ameliyatı sırasında sinir dokularına baskı olursa kronik ağrılar başlayabilir.

Sinir sıkışmasına bağlı kronik ağrılarda hasta his azalması, his kaybı ve aşırı hassasiyet şikayetleri ile doktora gider. Bu tip ağrılar kısa sürelidir, gelir geçer fakat bitmez ve oldukça kuvvetlidir.

Eğer kronik ağrının sebebi sinir sıkışması değil, ameliyat sırasında yapılan yamaya bağlı ise, bu ağrılar süreklidir ancak sinir sıkışmasındaki kadar kuvvetli değildir.

Kronik ağrıların oluşamaması adına kapalı cerrahi yöntemin uygulanması, kullanılan yamanın cinsi ve bölgeye nasıl yerleştirildiği önem taşır. 

Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası Cinsellik

Bel fıtığı ileri safhalarda iktidarsızlık yaptığı için cinsel yaşamı kötü yönde etkiler. Ancak ameliyattan sonra eğer iktidarsızlığın tek sebebi fıtık ise, bu sorun ortadan kalkmış olur.

Bel Fıtığı ameliyatı sonrası cinsel hayatın ne zaman başlaması gerektiği ile ilgili genel geçer bir süre sınırlaması bulunmamaktadır. Ancak genel kanı ilk bir hafta cinsel aktivitelerden uzak kalınması gerektiği yönündedir.   

Bu zaman dilimi bel fıtığı operasyonunun ağırlığına göre de şekillenir. Eğer çok ağır bir operasyon geçtiyse ve ameliyat bölgelerinde hasarlar oluştuysa 4 haftalık bir bekleme yerinde olacaktır. Ameliyattan sonra yorucu cinsel aktiviteler çok tercih edilmemelidir.

Bel fıtığı nedir, bel fıtığı nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında yazılmış makalemiz de ilginizi çekebilir.

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Bel-Fitigi-Ameliyati-Sonrasi

Bel fıtığında ameliyat ne zaman şart olur

Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Bel fıtığı en çok kilolu kişilerde görülüyor. Ülkemizde polikliniğe yapılan başvurularda, bel Ağrısı ikinci sırada yer alıyor, bunların da yarısını bel fıtığı oluşturuyor.

Fıtık“, bir organın kendi sınırlarını aşıp, komşu organın alanına doğru yer değiştirmesi olarak tanımlanıyor. Bel fıtığı denilince toplumumuzda tek tedavi seçeneğinin cerrahi yöntem olduğuna dair yanlış inanış var.

Oysa fıtık tanısı konmuş hastaların ancak yüzde üç veya dördünde Ameliyat gerekiyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yunus Aydın, bel fıtığında ameliyat kararı gerektiren 3 nedeni sıraladı.

Her bel ağrısı fıtık değildir

“Toplumdaki yaygın inanışın aksine her bel ağrısı, bel fıtığından kaynaklanmıyor” diyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yunus Aydın sözlerine şöyle devam ediyor: “Bel ağrılarının yarıdan fazlası kas, bağ veya kemik kökenli basit ya da ciddi birçok hastalık nedeniyle oluşuyor. Bel ağrısına bacak ağrısı eklendiğinde “bel fıtığı” ihtimali artıyor”

Belirtiler, fıtığın düzeyine göre değişiyor

Belirtiler, bel fıtığının düzeyine göre değişiyor. Başlangıçta zayıflayıp incelen disk çekirdeğini çevreleyen kasnak, basınca maruz kaldığında içindeki ağrı algılayıcı sinirlerin uyarılmasıyla bel ağrısına yol açıyor.

Kasnak ile arkasından geçen sinir arasındaki boşluk dolup, sinir de baskıya uğradığında, bu sinirin görevli olduğu bacağa yayılan şiddetli ağrı oluşuyor. Sinirin basıya maruz kaldığı süre uzarsa uyuşma ve güç kaybı gelişiyor.

En sık kilolu kişilerde görülüyor

Bel fıtığı en çok kilolu kişilerde ve fizik kurala aykırı olarak omurgaya aşırı yük uygulayanlarda görülüyor. Prof. Dr. Yunus Aydın, meslek nedeniyle omurgaya dikey ve burkulma şeklinde güç uygulayanlarda bel fıtığının daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Yine mesleklerinde ağır fiziksel güç harcayanlar ve ağırlık kaldırma kurallarını göz ardı edenler de risk grubuna giriyor.

Bel Fıtığında Ameliyat gerektiren 3 neden!

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yunus Aydın, bel fıtığında ameliyat kararı aldıran 3 nedeni şöyle sıralıyor:

1. Neden: Sinirde hasar olmayan hastalarda, öncelikle uygulanan en az 15-20 günlük mutlak yatak istirahatinden cevap alınamıyorsa ya da cevap alınmasına rağmen bu sorun sık sık nüks ediyorsa, hastanın yaşam kalitesini bozuyor ve hasta bu ağrıdan kurtulmak istiyorsa, ameliyat kararı veriliyor.

2. Neden: Bel fıtığı sinirde hasara yol açmışsa, ameliyatın gecikmeden yapılması gerekiyor. Ameliyatla ağrının ortadan kaldırılmasının yanı sıra sinirdeki hasarın geri gelmesi amaçlanıyor.

3. Neden: Çok daha nadir olan güç kaybının daha geniş alanda olduğu, her iki bacağı da etkilediği durumlarda, olaya idrar ve gaita kontrolsüzlüğü de ekleniyor. Bu hastalarda fıtıklanan parça sadece bir siniri tutmuyor, kanaldan geçen bütün sinirleri bası altına alıyor. Bu hastalarda tek çare acil ameliyat oluyor.

Amaç ağrıyı dindirmek, felç riskini önlemek

Bel fıtığı ameliyatıyla ilgili hastaları en çok kaygılandıran konu, felç kalma riski. “Sanılanın aksine mikroşirürji eğitimi almış, deneyimli bir beyin cerrahı tarafından yapıldığında felç kalma riski olmuyor. Ameliyat zaten felce engel olmak için yapılıyor.

Bizim görevimiz, hekimliğin esas işlevi olan ağrıyı dindirme sanatını icra ederken hastanın felç olmasına da engel olmaktır” diyen Prof. Dr. Yunus Aydın sözlerine şöyle devam ediyor: ” Üstelik günümüzde bel fıtığı ameliyatında oldukça başarılı sonuçlar alınıyor.

Öyle ki bel fıtığı ameliyatlarından sonra hastanın bacağındaki ağrının geçme olasılığı yüzde 95 in üzerinde oluyor. Bel ağrısının geçmesi ise hastanın yaşam tarzına ve egzersiz yapıp yapmamasına göre değişiyor”

Mikrodiskektomi yöntemi büyük konfor sunuyor

Tek mesafe fıtık ameliyatı 1.5 cm'lik bir kesiden yapılabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr.

Yunus Aydın, günümüzde artık bel fıtığı ameliyatlarında Altın standart olarak kabul edilen mikrodiskektomi tekniğinde omurları birleştiren bağın da korunduğuna dikkat çekiyor.

“Mikroskobun dar alanı aydınlatma ve büyütme avantajı sayesinde sinirin zarar görme riski ortadan kalkıyor” diyen Prof. Dr. Aydın, yöntemin avantajlarını şöyle sıralıyor: “Hasta ameliyattan 3 Saat sonra yürüyebiliyor ve her türlü ihtiyacını karşılayabiliyor.

5 saatten itibaren de evine gidebiliyor. 15 günden sonra normal hayatına dönebiliyor. Üstten dikiş atılmadığı için pansuman derdi de olmuyor. Bunların yanı sıra bu teknikle ameliyat olan hastalarda fıtığın tekrar etme riski sadece yüzde 1.5 gibi oldukça düşük bir oranda oluyor.”

Источник: https://www.diyadinnet.com/saglik-1039-bel-fitiginda-ameliyat-ne-zaman-sart-olur

Bel ağrısı nedenleri, bel ağrısı tedavisi, bel ağrısına ne iyi gelir?

Bel, Boyun Ağrılarında Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Bel ağrısı hareketleri kısıtlayan, yürümeyi, ayakta durmayı, hatta oturmayı dahi zorlaştıran, can sıkıcı ve oldukça da yaygın bir şikayettir. Beli ağrıyanlar genellikle hemen fıtıktan şüphelenir ama yazımızda da göreceğiniz gibi bel ağrısının başka pek çok nedeni olabilir.

Ağrı şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterdiği ve tam olarak ölçülemediği için, sadece ağrıdan yola çıkarak bu duruma neyin yol açtığını tahmin etmek güçtür.

İyi bir doktor tarafından sorulacak doğru sorularla bel ağrısı stres kaynaklı mı, duruş bozukluğundan mı veya kireçlenmeden mi kaynaklanıyor, teşhis edilebilir.

Bel ağrısı neyin habercisi?

Bel ağrısı, bel bölgesine ait nedenlerle ortaya çıkabildiği gibi karın içerisinde bir aort anevrizması, böbrek taşı ve safra kesesi, pankreas ya da karaciğerde sorun ile kalça eklemi veya eklem hastalıkları varsa da yaşanabiliyor. İç organlardaki hastalıklar da bel ağrısı olarak işaret verebiliyor.

Türk toplumunun %80’i, yaşamlarının bir döneminde mutlaka bel ağrısı çekiyor. Özellikle yetişkinlerde 30 yaşından itibaren bel ağrısı çekme riski artıyor. Ancak bununla birlikte yapılan araştırmalar, bel ağrısı çeken hastaların ilk ağrıda hemen hekime başvurduklarını, ancak ikinci ağrıda artık hekime gitmediklerini gösteriyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kıral, bel ağrılarının yüzde 90’ı mekanik bel ağrısı denilen kas kökenli ağrı olsa da iç organ hastalığı bulunanlar ile kısa süre önce ameliyat geçirenlerin ve kanser öyküsü olanların bel ağrısını ciddiye alması gerektiğini belirtiyor.

Prof. Dr.

Ahmet Kıral, hastaların biraz bilgilendikten sonra tekrarlayan bel ağrılarını hekime başvurmadan ve tedavi olmadan geçirdiklerini dikkat çekiyor. Bel ağrısı çeken kişilerde, ağrı elden ayaktan kesiyor, uyumayı engelliyor veya gece uyandırıyorsa mutlaka dikkate alınması gerektiğine işaret eden Prof. Dr.

Kıral, şunları söylüyor: “Özellikle ağrıyla birlikte ateş, titreme, kilo kaybı ya da enfeksiyon varsa, barsak ya da mesane işlevlerinde değişiklik olduysa, uyuşukluk, karıncalanma ya da güçsüzlük hissediliyorsa ve hastanın geçmişinde kanser öyküsü varsa, ağrı başladıktan itibaren en geç iki ay içinde hekime başvurulması gerekiyor”.

Prof. Dr.

Kıral’ın verdiği bilgiye göre; Bel ağrılarında; 30 yaş üzerindeki herkes, arthrit ya da osteoporozu (kemik erimesi) olanlar, menopoza girmiş kadınlar, gebeler ve yeni anneler, diyabet, hipertansiyon ve kanser gibi sağlık sorunları olanlar, sigara içenler, kısa süre önce ameliyat geçirenler, enfeksiyonlara açık olanlar ve bel sorunlarına yakalanmaya genetik olarak eğilimli olan kişilerin riski daha yüksek oluyor.

Kas Kökenli Ağrılar

Bel ağrılarının pek çoğu kas kökenlidir. Normalde alışık olmadığınız kadar ağır bir aktivite sonucu, bel bölgesindeki kaslarda gerilme olabilir.

Eşya taşımak, bavul taşımak ya da uzun bir yolculuk sonrası beliniz ağrıyabilir ki bu tip ağrılar biraz dinlendikten sonra geçer.

Ayrıca mevsim değişiklikleri, rüzgarda kalmak, klima çarpması gibi etkenler de bu kasların tutulmasına ve bel ağrısına yol açabilir.

Bel ağrılarının bir başka sorumlusu da zayıf karın kasları olabilir. Karın kasları zayıf olduğunda, onların tembelliğini örtmek için bel bölgesindeki kaslar devreye girer.

Ancak bu kez de bele ekstra yük biner. Doğru duruş şekilleri ve düzenli egzersizle karın kasları kuvvetlendirebilir. Karın kaslarını güçlendirmek beli rahatlatmak açısından önemlidir.

Böylelikle beliniz de kolay kolay incinmez.

Stres

Stresin vücudumuza farklı şekillerde zarar verdiğini biliyoruz. Bunlardan biri de bel ağrılıdır. Stres hormonu nedeniyle gerilen bel kasları, bel ağrısına neden olur.

Özellikle iş hayatındaki stresle birlikte, gün içerisinde gerilen vücut bu şekilde dışarıya bir imdat çağrısı gönderir.

İşini sevmeyenler, tüm gün başka bir yerde olmanın hayalini kuranlar ve stres altında çalışanlar bel ağrısından şikayetçi olabilirler.

Kötü Duruş Pozisyonları

Uzun saatler boyunca hareketsiz bir şekilde oturmak bel ağrılarının en yaygın nedenleri arasındadır. Günümüzde özellikle bilgisayar başından kalkmadan, oturarak çalışan kişilerde bu şikayetlerde artış görülmektedir.

Hareketsizliğe bir de kambur oturma eklendiğinde, işler iyice kötüye gitmeye başlar. Kambur oturduğumuzda beldeki kaslar gevşek bir pozisyon alır. Bu kasların gevşek pozisyonu omurları yeterince desteklememeleri anlamına gelir.

Bu şekilde hem omurların yıpranma süreci hızlanır hem de disk kaymalarına yol açılır.

Bel Fıtığı

Bel fıtığı, siyatik ya da disk hernisi adlarıyla da bilinir. Ağır kaldırma, zorlayıcı hareketler veya bir kaza sonucu, omurlar arasındaki disklerin bozulması ya da yırtılması sonucu omurlar arasındaki kıkırdak dışarı çıkar ve bel fıtığı meydana gelir. Fıtık nedeniyle bölgedeki sinirlerin sıkışması, bel ağrısına ve zamanla topuğa kadar inen şiddetli ağrılara yol açabilir.

Bel fıtığının farklı türler vardır ve her bel fıtığı mutlaka ameliyat gerektirmez. Fıtık ameliyatında fıtıklaşmış disk boşaltılır. Ameliyat sonrası dikkat edilmezse fıtık yeniden oluşabilir. Sigara içilmemeli, kilo almamaya dikkat etmeli, fazla ağırlık kaldırmamalı ve bel sağlığına uygun bir yatakta uyumalıdır.

Fazla Kiloların Etkisi

Fazla kilolar kişilerin sağlığını pek çok farklı açıdan tehdit eder. Kalp damar hastalıkları, tansiyon, şeker rahatsızlıkları dışında fazla kilolar, bele gereğinden çok yük binmesi ve bunun sonucunda bel ağrısı anlamına gelmektedir.

Bel Kayması

Omur adı verilen ve omurgamızı oluşturan kemikler düz bir çizgi şeklinde ardı ardına sıralanır. Zorlama, düşme, kaza nedeniyle veya yaşa bağlı olarak omurlar bu düz çizgiyi bozup, birbirlerinin üzerine doğru kayabilir ve bu duruma bel kayması denir.

Bel fıtığı ile karıştırılır ama bel fıtığında omurlar arasındaki kıkırdak sorun yaratırken, bel kaymasında omurların kendisi yani kemik sorun yaratmaktadır.

Omurların kayması sinirler üzerinde baskı veya gerilme yaratır ve bu da bel ve bacak ağrılarına yol açar.

Bel kayması olan kişiler belli bir mesafeyi yürürken bel ve bacak ağrısı yüzünden sık sık durmak isterler. Ağrının yanı sıra bacaklarda uyuşukluk, yanma ve kramp meydana gelir. Ayakta durmak şikayetleri arttırır. Bel kayması farklı derecelerine göre korseleme, fizik tedavi ya da cerrahi müdahale ile tedavi edilebilir.

Kireçlenme

Eklemlerde uzun dönemde meydana gelen yıpranmalar, vücudun fiziksel baskılara karşı daha dayanıksız olmasına yol açar. Yaşlılıkla birlikte oluşan kireçlenme, pek çoğumuzu etkiler ve zamanla oluşan bu aşınma sorunu, beli de kapsayan ağrılar meydana gelebilir.

Osteoporoz nedir?

Kemik erimesi olarak da adlandırılan osteoropoz aslında kemiklerin yoğunluklarını kaybetmesi ve böylece zayıflamasıdır. Osteoporoz hastalarında boyun ve bel kemikleri sıklıkla etkilenir ve bu hastalarda çökme kırıkları, kronik bel ağrısının başlıca nedenleri arasındadır.

Omurga Kırığı

Omurga kırıkları genellikle bir trafik kazası, spor kazası veya yüksekten düşme gibi talihsiz olaylar sonucu oluşur ancak yaşla birlikte kemik erimesi (osteoporoz) görülen kişilerde de, kemiklerin zayıflamasına bağlı olarak omurga kırığı meydana gelebilir. Kemik erimesi daha çok kadınlarda görülür. En yaygın belirtisi boyun, sırt ve bel ağrısıdır. Ağrı şikayetlerine, kol ve bacaklarda uyuşma, kasılma, hissizlik ve tuvaletini kaçırma gibi şikayetler de eklenebilir.

İltihaplı Romatizma Türü: Ankilozan Spondilit (AS)

Daha çok anne veya babadan geçen ve daha çok genç yaştakileri etkileyen, genetik bir rahatsızlıktır. Bağırsak ve idrar yolu enfeksiyonları ve sedef hastalığı, AS’yi tetikleyebilir. Vücuttaki eklemleri, sırt ve boynu da etkileyebilir ancak en büyük belirtisi iltihabi bel ağrısıdır. Özellikle uzun süre hareketsiz kalındığında artan bir ağrıdır bu.

Hastalar, gece uyurken hareketsizlikle başlayan bel ağrısını, sabah uyandıklarında yoğun bir şekilde hissederler. Uyandıktan sonra bel tutukluğu birkaç saat sürebilir. Pek çok bel ağrısı türünün aksine, bu ağrıya dinlenmek değil hareket etmek iyi gelir.

Sırt ve boyun ağrıları diğer belirtiler arasındadır ve hastalığın son aşamasında sırtta kamburluk görülür.

Erken teşhisi zor ve çoğu kez fıtık ile karıştırılan bir hastalık olduğundan, yukarıdaki belirtiler size tanıdık geliyorsa, mutlaka bir romatizmal hastalıklar uzmanına başvurmalısınız. Bu şekilde eklem bozuklukları, kamburluk ve şiddetli ağrılar gibi sonuçları olmadan önce, erken teşhis edilebilir.

İç Organlardaki Rahatsızlıklar

Bel bölgesine yakın pankreas, böbrek, bağırsak, karaciğer benzeri organlardaki rahatsızlıklar ve eklem hastalıkları bel ağrısına neden olabilir.

Bel Ağrısına İlişkin Risk Grubu

– 30 yaş üstü kişiler- Genetik yatkınlık, ailesinde bel ağrısı şikayeti olanlar- Hamileler ve yeni anne olmuş kadınlar- Romatizma ya da kemik erimesi şikayeti olanlar- Menopoz dönemindeki kadınlar- Sigara tiryakileri- Yeni ameliyat olmuş kişiler- Enfeksiyon hastalıkları- Güreş, halter, kürek, futbol, tenis ve jimnastik sporlarıyla ilgilenenler- Meslek icabı sürekli ağır kaldıranlar, uzun süre oturanlar- Sürekli stres altında olanlar- Şeker ve tansiyon hastaları

– Kanser hastaları

Источник: http://www.beycan.net/330/bel-agrisi-nedenleri-bel-agrisi-tedavisi-bel-agrisina-ne-iyi-gelir.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть