Bel ve Boyun Fıtığın Nedenleri

içerik

Boyun Fıtığı Belirtileri – Boyun Fıtığının Belirtileri Nelerdir?

Bel ve Boyun Fıtığın Nedenleri

Boyun Fıtığı Nedir ve Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir? Boyun omurları arasındaki disklerde oluşan sızmalar sinirlere bası yaparak boyun fıtığına yol açar. Boyun ağrıların sadece %10 ila 20 kadarı boyun fıtığından kaynaklanır.

Eğer ağrı boyundan kola vuruyorsa, kas gücünde kayıplar başlamış, parmaklarda uyuşukluk hissediliyorsa bunun nedeni boyun fıtığıdır. Kasların elastikiyetini yitirmesi sebebiyle boyun fıtığı 30-50 yaşları arasında daha çok görülmektedir.

Boyun Fıtığı Neden Olur?

• Ani hareketlerde bulunmak boyun fıtığının meydana gelmesinde önemli rol oynar. Mesela trafik kazaları sırasında boynun gidip gelmesi durumunda kalıcı ve ciddi proplemler ortaya çıkar.

• Arabanın ani fren yapması, basketbol ve voleybol gibi sporlar, denize balıklama atlanması boyun fıtığına neden olabilir. Koltukta uyuyakalmak gibi sebeplerle boynun bir tarafa kontrolsüz düşmesi neticesinde ise boyun fıtığı yavaş yavaş oluşmaya başlar.

• Yaşın ilerlemesiyle diskler dejenere olduğu için boyun fıtığı olasılığı artar. Çünkü yaşlanmayla beraber omurların arasındaki yastıkçıkların içlerindeki sıvı oranı azalır ve amortisör görevini yapamaz duruma gelir.

• Uzun müddet aynı pozisyonda kalmak, devamlı bilgisayar kullanımı ve hatalı duruşlar boyun fıtığını tetikleyici etki gösterirler.

• Uygun olmayan yatak ve yastık kullanımı boyun fıtığına neden olabilir.

• Uzmanlar kuaförde başın geriye doğru yatırılarak yıkanma biçiminin boyun fıtığına yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar.

• Sigara damarlarda daralmaya yol açarak boyun bölgesinde kanlanmanın azalmasına neden olur. Bu da dokulardaki beslenmenin bozulmasına ve boyun fıtığına sebebiyet verir. Bel fıtığı olan erkeklerin  %63 oranında sigara içtiği tespit edilmiştir.

• Hapşırma sırasında karın bölgesi ve kafa içinde basınç artar ve bu durum vücutta daha önceden var olan sorunları ortaya çıkarır. Ağır yük kaldırmayla ya da herhangi bir travmayla meydana gelen bel, boyun fıtıkları hapşırma ve öksürmeyle de oluşabilir.

• Ancak öksürük ya da hapşırık sonrasında fıtık oluşması herkeste görülmez, daha çok omurgayla ilgili sorun yaşayan, bel bölgesinde bağ zayıflığı ve hassasiyeti olan kişilerde bu durum ortaya çıkabilir

Boyun Fıtığı Belirtileri

Ağrı boyun fıtığının en ciddi belirtisidir. Boyun ve sırt ağrısı başlangıç aşamasında ön plandadır. Sorun ilerledikçe dejenere olan diskin sinirlere baskı yapması neticesinde kollarda, parmaklara kadar inen ağrı ve uyuşmalar görülür. Omuzda kürek kemiğinin arkasında ağrı hissedilebilir.

Boyun fıtığının etkileri boyun, sırt ve kollarda görülür. Hastanın elinde sinirdeki basıya bağlı kas gücü kayıpları oluşabilir. Tutma yeteneğinde azalma görülür. Sinirdeki basıya bağlı olarak kolda incelme ortaya çıkabilir.

Uzmanlar boyun fıtığının omurganın ortasına doğru baskı yapmasının tehli olduğu uyarısında bulunuyorlar. Fıtığın omurgaya ortadan baskı yapması halinde hemen ameliyat edilmesi gerektiğini aksi takdirde geriye dönüşü olmayan bozuklukların başlayacağını belirtiyorlar.

Boyun Fıtığı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Ağrının boyundan kaynaklandığı tespit edilmişse fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanları, ortopedi-travmatoloji uzmanları, nöroloji ve nöroşirurji uzmanlarına gidilmesi gerekir.

Boyun Fıtığı Tedavisi

• Boyun fıtığında kesin teşhis muayene ve MR incelemesiyle konulur.

• Yatak istirahati, ilaç tedavisi ya da fizik tedavi birçok hasta için yeterli olur. Başlangıç aşamasında şiddetli ağrı varsa istirahat ve ilaç verilir. İlaç tedavisinde ağrı kesiciler, ödem azaltıcı ve kas spazmını çözücü ilaçlar kullanılır.

• Ağrı azaldığında ise fizik tedavi önerilir. Akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde kısa süreli olarak  boyunluk kullanılabilir. Ancak boyun kaslarında zayıflamaya yol açacağı için uzun süre boyunluk kullanılması önerilmemektedir.

• Boyun fıtıklarının birçoğunda fizik tedaviyle düzelme sağlanabilir. Yumuşak doku ve sinir kökü baskısından kaynaklanan ağrıları gidermek ve spazm oluşan kasları gevşetmek için kızıl ötesi ışınlar, sıcak uygulamaları, ultrason ve elektriksel uyarı yöntemleri uygulanabilir.

• Cerrahi tedavi boyun fıtığında kesin çözüm sağlayabilmektedir.

• Boyun fıtığı ameliyatıyla omurilik ve sinir dokusuna olan baskıyı ortadan kaldırmak hedeflenir. Bu şekilde ağrı, kolda uyuşma ve güç kaybı ortadan kaldırılır.

Kimlere Ameliyat Uygulanır?

*İlerleyici kas gücü kaybı, duyu kusuru ve refleks kaybı olacak biçimde kol sinirlerine ve omuriliğe baskı yapan boyun fıtıklarında,

*Tedavi uygulanmasına rağmen yakınmaları süren kişilere,

*Omurga kırığı ve omurga kayması olan kişilere,

*Önemli omurilik ve sinir baskısı olanlarda,

Boyun fıtığında ameliyat her 10 hastadan biri için gerekli olmaktadır.

Boyun Fıtığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?

En ciddi sonuçlarından birisi elin kullanılamaz hale gelmesidir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/boyun-fitigi-belirtileri

Boyun Fıtığı Belirtileri ve Tedavisi Hakkında Her Şey!

Bel ve Boyun Fıtığın Nedenleri

Masa başında, bilgisayar karşısında uzun saatler geçiriyor; spor yapmıyorsanız ya da genetik olarak kaslarınız zayıfsa “Boyun Fıtığı” için risk grubundasınız demektir.

Saatlerce bilgisayar karşısında çalışmak ve hareketsizlik sonucu ortaya çıkabilen boyun fıtığı, pek çok kişinin yaşam kalitesini etkiliyor. Ancak beyin ve sinir cerrahisindeki yeni yöntemler, teşhis ve tedavi süreçlerini kısaltarak, yaşam kalitesinin yükseltilmesine yardımcı oluyor.

Memorial Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü uzmanları, yürüme zorluğuna dahi yol açabilen boyun fıtığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Boyun Fıtığı Nedir?

Omurga, dikey yönde etki yapan vücut ağırlığı ve dış kuvvetlere karşı koymanın yanında, hareket fonksiyonunu da yürütmek durumundadır. Bu yüzden sabit kalmak ve hareketli olmak gibi çatışan iki özelliğe sahip olmalıdır. Bu ikili özellik, omurganın bölümlü yapısı ve omurlar arasındaki diskler tarafından sağlanır.

Diskler dikey yönde, yana eğilme ve dönme sırasında uygulanan kuvvetleri emerler. İnsanoğlunun iki ayak üzerindeki duruşu da disk üzerine yansıyan kuvvetleri artırır. Sonuç olarak omurlar arasındaki diskler yaşla belirginleşmek üzere yıpranmaktadır. Yük emme yetenekleri ve dayanıklılıkları azalır, fıtıklaşma gelişebilir.

Boynun fazla ağırlık taşımamasına rağmen hareketli yapısı nedeniyle bozulması ve disk fıtığı görülme riski yüksektir. Boyun bölgesinde her omur, cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar.

Omurgalar arasındaki disk dokusunun jelatin kıvamındaki iç kısmının, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar.

Boyun Fıtığı Nedenleri

Boyun fıtığının oluşması pek çok nedene bağlı olmakla birlikte boyun, bele göre daha narin bir yapıda olduğundan, boyundaki deformasyonlar daha erken yaşlarda başlayabilir.

Sürekli aynı noktaya bakmak, boynu uzun süre aynı noktada tutmak, bilgisayar ya da televizyon karşısında uzun süre geçirmek, soğuk klima ısısına maruz kalmak ve egzersiz yapmamak başlıca boyun fıtığı nedenleri arasındadır.

Boyun fıtığı bazı kişilerde yapısal özelliklere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Genellikle ince, narin ve uzun boyunlu insanlarda boyun fıtığı, kısa boyunlu insanlara oranda daha çok görülmektedir. Bu tip insanların kas yapıları daha zayıftır ve çevresel faktörler ile yaşam biçiminden çok daha kolay etkilenir.

Boynun kötü kullanımı da söz konusuysa, bu kişiler daha yüksek oranda boyun fıtığı riski altındadır. Kısa boyunlu ve basık kafa yapısına sahip olan kişilerde ise boyun fıtığının görülme oranı çok daha düşüktür. 

Sigara kullanmak da boyun fıtığı riskini artıran nedenler arasındadır. Özellikle genç yaşlarda sigaraya başlayanlarda, boyun yapısı çok kısa sürede bozulmaktadır.

Sigara, akciğer kanserine genellikle 20 yıl gibi uzun bir dönemde neden olurken, sigara içen kişilerde ilk 5 yıl içinde boyun fıtığı vakalarına rastlanmaktadır. Genetik faktörler de boyun fıtığı üzerinde etkilidir.

Eğer kişinin ailesinde boyun fıtığı vakaları varsa, fıtık olma riski de artmaktadır.

Uygunsuz çalışma ve uyuma pozisyonları boyun fıtığının oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Oturur vaziyette uyuyakalmak, önemli bir boyun fıtığı faktörüdür. Bu tür alışkınlığı olan kişilerde boyun yastığı kullanılması gereklidir.

Gece uykusunda en az 6-8 saat vakit geçirildiği için boynu destekleyen ve boyun boşluğunu dolduran ortopedik yastıklar kullanılmalıdır. Yanlış bir uyuma pozisyonunda geçirilen süre, boyun fıtığına yakalanma riskini artırmaktadır.

   

Boyun fıtığı için risk faktörleri; 

  • Trafik kazası, travma geçirmek, şoförlük, bankacılık gibi mesleklerde çalışmak,
  • Boyunun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları,
  • Boyun kaslarında zayıflık,
  • Yanlış duruş, psikolojik stres, yorgunluk
  • Uzun süreli bilgisayar kullanımı
  • Profesyonel olmayan masaj
  • Ev işleri, dikiş nakış, temizlik, perde asma, silme gibi aktiviteler boyun ağrılarını artıran faktörlerdir. Bu yüzden kadınlarda boyun ağrılarının görülme sıklığı daha fazladır.

Boyun Fıtığı Tanısı

Boyun fıtığı tanısında hastanın detaylı öyküsü ve fiziksel muayenenin önemi çok büyüktür ve sadece bunlarla tanı koymak bile mümkündür.

Ama görüntüleme teknikleri ile de boyun fıtığının varlığını teyit etmek ve seviyesini saptamak gereklidir.

Boyun fıtığında kesin tanının koyulabilmesi için ayrıntılı nörolojik muayene, uygun radyolojik incelemeler ve gerekli olan durumlarda uygulanan sinir elektrosu tetkiki (EMG) yeterlidir.

Yapılan muayene ile sinir tahribatına ait bulgular yoksa hastaya mutlak yatak istirahati, ağrı kesici kullanımı ve fizik tedavi önerilmektedir. Ancak sinir tahribatına ait bulguların mevcudiyetinde ve diğer tedavi yöntemlerinin başarısız kaldığı durumlarda cerrahi uygulanır.

Boyun Fıtığı Ameliyatı

Boyun fıtığı ameliyatının amacı; omurilik ve buradan çıkan sinirlerin sıkışıklığını giderirken, birçok anatomik yapıyı ve boyun omurgasının yük taşıyabilme ve hareket edebilme fonksiyonunu korumaktır. Geleneksel cerrahi yöntemler, geniş alanda normal doku tahribatına neden olur.

Böylece omurilik ve sinir dokusu rahatlatılmakla beraber, omurganın fonksiyonunun bozulmasına yol açar. Sonuçta hastaya ek olarak kafes, plak, vida gibi materyallerle ameliyat yapılması zorunlu hale gelebilir.

Omurganın fıtık seviyesindeki bölümünü hareketsiz hale getiren bu ameliyat tekniğinin; süresinin uzun olması, fazla miktarda kan kaybı ve ameliyat sonrası ağrılı ve uzun iyileşme süreci, yüksek oranda başarısızlık, uzun vadede diğer disklerde fıtıklaşmalara yol açması bu yöntemlerin dezavantajıdır.

Diğer yandan hareketli bölümü koruma amacıyla geliştirilen disk protezi de istenilen sonuçlara ulaşılmasını sağlayamamıştır. Uzun dönemde protezlerin hareket kabiliyetini kaybettikleri izlenmektedir.

MİNİMAL İNVAZİV CERRAHİ İLE MAKSİMUM HASTA KONFORU

Radyolojik görüntüleme yöntemlerindeki (MR) gelişmeler boyun fıtığına yol açan yumuşak ve kemik dokuların ayrıntılı tespitinde faydalıdır. Mikrocerrahi yönteminde 1,5 cm.lik cilt kesisi yapılır. Doğal doku planları kullanılarak disk mesafesine girilerek omurilik ve sinir dokuları rahatlatılır.

Omurganın yük taşıyabilme ve hareket edebilme gücü bozulmadığı için hasta ameliyattan bir gün sonra yürütülür ve taburcu edilir. Hastanın boyunluk kullanmasına gerek kalmaz. Dikiş yoktur ve işlemden 2 gün sonra pansuman çıkarılıp banyo yapılabilir. Ameliyat sonrası hasta oturabilir, yürüyebilir ve merdiven inip çıkabilir.

Ameliyattan 2 hafta sonra da egzersiz programı başlatılır. Bu “minimal invaziv cerrahi” yani girişimsel yöntemle boyun fıtığı ameliyatlarında alınan sonuçlar son derece yüz güldürücüdür.

Bu ameliyat tekniği hastaların çok korktukları diğer ameliyat tekniklerine oranla; kanamanın olmaması, çok kısa sürede sosyal yaşantıya dönüş imkanı sağlaması ve ameliyat konforu nedeni ile özelikle önerilmektedir.

Boyun Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boyun fıtığının cerrahi yöntemle iyileşme oranı son yıllarda oldukça yükselmiştir. Hasta medikal tedaviden yarar görmüyor ve felç durumu riski ile karşı karşıyaysa, cerrahi müdahale uygulanmaktadır.

Cerrahi müdahale sonrası ise hastanın aynı noktadan tekrar boyun fıtığı olma oranı ise son derece düşüktür. Ameliyatlar artık çok büyük kesilerle yapılmamakta, mikroskobik ve endoskopik yöntemlerle boyunun sağ tarafından girilerek uygulanan, 1-1.

5 saatlik ameliyatlar sonrası hasta 10 gün içinde normal yaşantısına geri dönmektedir. 

Boyu fıtığı ameliyatı olan hastaların 10 gün sonra normal aktivitelere dönebilmeleri bazı noktalara dikkat etmeleri gerekmektedir. Bunlar;

  • Taburcu olduktan sonraki ilk yedi gün içerisinde, hastanede olduğu gibi yatak istirahatine devam edilmelidir.
  • Günde sadece 6-7 kez (tuvalet ve yemek ihtiyacı için) kalkılmalı, bunun dışında yatılmalıdır. Yataktan kalkma ve yatağa yatma hareketlerinin öğretilen biçimde olmasına dikkat edilmelidir.
  • Yatak ve yatış biçimi: Yatak hastaya uygun ortopedik bin yatak olmalıdır. Sırt üstü ve/veya yan yatılıp, dönülebilir. Ortopedik bir yastık kullanılmalıdır. Yataktan kalkarken öğretildiği şekilde koldan destek alarak önce oturmak sonra ayağa kalkmak esastır.
  • Oturma: İkinci haftadan sonra dik olarak oturulabilir. Alçak, yumuşak koltuk ya da kanepelere gömülerek oturulmamalıdır.
  • Tuvalet: İlk hafta tuvalet ihtiyacı klozete oturularak giderilmelidir.
  • Banyo: Hastaneden taburcu olduktan sonraki 1’inci gün yara hattı su geçirmez şekilde kapatıldığından banyo almakta bir sakınca yoktur. Yara 1’inci haftada doktor gördükten sonra açık bırakıldığı halde hasta banyo yapabilir.
  • Yürüyüş: Taburcu olduktan 1 hafta sonra arttırılarak her gün yapılmalıdır.
  • Ameliyat yeri̇: Ameliyat yerinde karıncalanma uyuşukluk veya sertlik hissi olabilir. Hareketle, öksürmekle dikişlerin açılması söz konusu değildir. Yara yerinden dikiş̧ alınmayacaktır. Yara yerinden herhangi bir akıntı olduğunda kısa sürede doktora başvurulmalıdır.
  • Sigara ve alkol: Sağlığa zararlı olan maddelerin kullanılmaması gerekmektedir. Bunlar fıtık oluşumunda etkili olur. Yara iyileşmesini geciktirme gibi olumsuz bir etkileri de vardır.
  • Cinsel yaşam: Bir hafta süre ile cinsel aktivitenin kısıtlı olmasına dikkat edilmelidir.
  • Otomobil kullanma: Birinci haftadan sonra kısa mesafelerde araba kullanılabilir.
  • Diyet: Kilo almamak hem omurganın hem de genel sağlık için gereklidir. Bu nedenle hastanın durumuna uygun diyet düzeninin hastaneden çıkmadan programlaması gerekirse diyet bölümünden yardım istenmesi gerekmektedir.
  • İlaçlar: Hastaya taburculuğu esnasında verilen ilaçlar 1 hafta süre ile kullanılmalıdır.
  • Boyun ameliyatı sonrası dikkat etmeniz gerekenleriayrıntılı şekilde inceleyebilirsiniz.

Boyun Sağlığı İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Boyun sağlığının korunması için gün içinde uyulması için gereken kurallar ve egzersizler önemlidir.

  • Bakılan kişi, cisim ya da objeye cepheden baş-boyun ve gövde aynı düzlem üstünde olacak şekilde dönülmelidir.
  • Uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınılmalıdır. Oturma ve ayakta kalma süresi 45 dakikayı geçmemelidir. Maksimum 45 dakikada bir pozisyon değiştirmek ihmal edilmemelidir.
  • Yüz üstü yatmak yerine yan yatmak tercih edilmelidir. Ortopedik yastık kullanmak önemlidir. Kuş tüyü elyaf gibi maddelerden yapılmış yastıklar boyun sağlığı için uygun değildir.
  • Okuma sırasında boynu öne doğru ileri derecede bükmek boyun sağlığı açısından uygun değildir. Uzun süreli okumada boynu bükerek değil, kitap yüksekliğini uygun bir seviyede ayarlayarak ve göz hareketleri ile okuma yapılmalıdır. Bunun için açılı kitap destekleri kullanmak faydalı olur.
  • Özellikle bilgisayar kullanırken ekran göz hizasında olmalı ve ekrana gövde ile yönlenmiş olarak bakılmalıdır.
  • Boyun rüzgârdan, soğuktan, direk boyna vuran klima akımlarından korunmalıdır. Banyo ve yüzme sonrasında ıslak kalmamaya dikkat edilmelidir.

Boyun Fıtığına İyi Gelen Egzersizler

Boyun fıtığından korunmak için boyun fıtığına iyi gelen egzersizleri düzenli olarak yapmakta fayda vardır. Özellikle boyun fıtığı risk grubunda iseniz mutlaka düzenli egzersiz hayatınızın bir parçası olmalıdır. Genelde boynu sağa sola bükmeden, boyun adalesini güçlendiren egzersizler, boyun fıtığına yakalanma riskini azalmaktadır.

İzometrik denilen elin; alnın ortası, şakak ve enseye konularak itilmesi şeklinde yapılan ve her bir itmede 10’a kadar sayılan egzersizler, boyun kaslarını güçlendirmektedir. Önerilen bu hareketler, günde en az 2 ya da 3 kez yapılarak bir yaşam tarzı haline getirilmelidir. Kişi, gün içinde 5 dakikayı kendine ayırarak boyun fıtığı riskinden korunabilir.

Bunun yanında; boyun fıtığına yakalanma riski olanlar, bilinçli ve düzenli olarak yüzerek bu riski azaltabilir. Yüzme boyun yapısının bozulmasını engelleyen önemli bir faktördür. Masa başında çalışan kişiler ise sırt ve bel desteği olan sandalyeler kullanmalıdır.

Mümkün olduğu kadar klimalardan uzak durulmalı ve bilgisayarlar göz hizasında olacak şekilde çalışılmalıdır. 

Güncellenme Tarihi: 15 Kasım 2017Yayınlanma Tarihi: 14 Kasım 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/boyun-fitigi/

Boyun fıtığı nedir? Neden olur? Ağrısı, belirtileri ve tedavisi

Bel ve Boyun Fıtığın Nedenleri

İnsanların % 96’sı hayatlarında en az bir kez bel yada boyun kökenli bir ağrı hissederken, bu ağrıların sadece % 6’sı boyun fıtığı nedeniyle yaşanmaktadır.

Kişinin hareketsiz bir yaşam sürmesi, kaslarını eriterek kemik yapısının bozulmasına ve her yaşta başta boyun fıtığı olmak üzere benzeri bir çok hastalık görülmesine neden olabilmektedir.

Boyun fıtığı, genetik bir hastalık olmamakla beraber, aile içi bazı öğrenilmiş davranışlar, örneğin, oturuş şekli, duruş pozisyonu, yatış şekli, beslenme alışkanlıkları gibi davranış kalıpları aile üyelerine bu hastalığı miras bırakabilmektedir.

Boyun fıtığı ciddi ağrılara neden olabilir

Boyun fıtığı nasıl olur?

Boyun fıtığı genellikle; bankacılık, öğretmenlik, şoförlük, kuaförlük gibi meslek gruplarında mesleki bir hastalık olarak sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Boyun fıtığına neden olan faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yanlış uyuma, yürüme, duruş ve oturuş pozisyonları
  • Uzun süre ayakta kalma
  • Uygunsuz çalışma ortamları
  • Yoğun strese maruz kalma
  • Ağır kaldırma ve taşıma işleri yapma
  • Uzun süre aynı pozisyonda masa başında çalışma
  • Fazla ve aniden kilo alma
  • Fiziksel olarak yanlış ve ters hareket etme
  • Hareketsiz bir yaşam sürme
  • Yanlış beslenme alışkanlıkları bu hastalık riskini arttırmaktadır.

Boyun fıtığı belirtileri nelerdir?

  • Ense, kol, omuz ve sırt bölgesinde şiddetli ağrı.
  • Kafayı, kolları sağa sola çevirmekte zorlanma
  • Koldan parmak uçlarına kadar uyuşukluk ve karıncalanma,
  • Ellerde uyuşma ve kuvvet kaybı
  • Ellerde ve kollarda elektriklenme veya kas spazmı
  • Kaşa ve göze kadar inen baş ağrısı ağrı,
  • Boyunda düzleşme veya eğrilik,
  • Bulantı, kulak çınlaması, baş dönmesi, konsantrasyon bozukluğu,
  • Kollarda ciddi kuvvet kaybı,
  • Öksürme ve ıkınma ile ağrı şiddetinde artış,

Boyun fıtığına ait yukarıda sayılan belirtilerden bir yada birkaçı varsa zaman kaybetmeden, Beyin ve Sinir Cerrahisi doktorlarına başvurmak ve gerekli tedaviye başlamak gerekir. Tedavi gecikirse omurilik felci, küçük ve büyük abdesti tutamama gibi semptomlar da gelişebilir.

Kramp (kas spazmı) nedir? Neden Olur? Belirtileri ve tedavisi

  • Anamnez: hasta; psikolojik, nörolojik, sosyal ve ailevi olarak ayrıntılı bir şekilde değerlendirilerek, yaşam şekline bağlı, hastalık oluşum nedenleri belirlenmektedir.
  • Fiziki muayene: Boyun fıtığı teşhisinde, ağrının nasıl ve ne şekilde geldiği belirleyici olan en önemli detaydır. Boyun fıtığı ağrısı sadece boyunda görülmez aynı zamanda kol, sırt, bel ve hatta bacağa kadar inen şiddetli ağrılar görülebilir. Boyun ve kol bölgesinde ağrı eş zamanlı olarak görülürken, bir yandan da kol ve parmak uçları çizgisinde uyuşmalara his kayıplarına yol açar. O nedenle fizik muayenede, ağrının başlangıç seviyesi, karakteri, yayılma yeri ve yayılma şekli önemli olacaktır. Kollarda kas kuvveti kaybı, duyu ve refleks değişiklikleri fiziki muayene ile değerlendirilir.
  • Görüntüleme Teknikleri: Direkt röntgen grafileri, Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR), Elektro Myografi (EMG) ile teşhis konulur.
  • Laboratuvar Tetkiki: Hastanın durumuna bağlı olarak ek tetkikler yanında, hemogram ve rutin biyokimya tahlilleri istenmektedir.

Ayrıca sadece boyun ağrısı; boyun düzleşmesi, boyun tutulması, beyin bölgesi tümörleri, sırt fıtığı, sırtta dar kanal ve sırt bölgesi tümörü gibi sıkıntıların da habercisi olabilir. Bu nedenle doğru teşhis önemlidir.

Boyun fıtığı tedavisinde öncelikle ilaç tedavisi, fizik tedavi, dinlenme, masaj gibi cerrahi olmayan tedaviler tercih edilir.

Çünkü çoğu durumda, ağrı birkaç gün içinde iyiye doğru gider ve 4 ila 6 haftada tamamen iyileşir. Amaç hastanın ağrısını en kısa sürede azaltmak ve gündelik hayatına geri dönmesini sağlamaktır.

Eğer tüm bu yöntemlerin sonuç vermemesi durumunda cerrahi tedaviye başvurulabilir.

Boyun fıtığı için koruyucu tedavi çok önemlidir. Hastalar postür bozukluklarını düzeltmeli, doğru yatak ve yastıkla, doğru pozisyonda yatmalıdırlar. Yatarken boynu desteklemek için rulo yapılmış bir havlu ya da boyunluklu yastık kullanılabilir.

Masa başında çalışanlar boyunlarını uzun süre aynı pozisyonda tutmamalı ve kollarını destekleyerek oturmalıdırlar. Sıcak uygulama veya sıcak duş ağrıyı azaltmada yardımcı olabilir.

Beraberinde kas spazmı varsa masaj uygulanabilir.

Boyun fıtığında ilaç tedavisi

  • Nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ’ler): Aspirin, naproksen (Alleve, Naprosyn), ibuprofen (Motrin, Nuprin, Advil) ve selekoksib (Celebrex) gibi NSAİİ ilaçlar inflamasyon ve ağrının azaltılmasında yardımcı olabilir.
  • Analjezikler: Asetaminofen (Tylenol) gibi analjezikler ağrıyı hafifletebilir ancak iltihabı önlemez. Ayrıca uzun süreli kullanımda mide ülserlerinin yanı sıra böbrek ve karaciğer problemlerine de neden olabilir.
  • Kas gevşeticiler: Kas spazmlarını kontrol etmek için metoksibamol (Robaxin), karizoprodol (Soma) ve siklobenzaprin (Flexeril) gibi kas gevşeticiler kullanılabilir.
  • Steroidler: Sinirlerdeki ödem ve iltihaplanmayı azaltmak için steroidler kullanılabilir. Çok kısa sürede ağrıyı kesme gibi bir avantajı vardır.

Ağrınız çok fazla olsa da fazla doz ilaç almak sizi iyileştirmez. Aksine ciddi yan etkilere neden olabilir. İlaçlarınızı mutlaka doktorunuzun önerdiği dozlarda kullanın.

Bel fıtığı nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavi seçenekleri

Steroid enjeksiyonları

İşlem, x-ışını floroskopisi altında gerçekleştirilir. Omurganın epidural boşluğuna steroid ve uyuşturucu bir madde enjekte edilir. Tedavi sinirlerdeki ödemi ve iltihaplanmayı azaltmayı amaçlar.

Hastaların yaklaşık % 50’si bu uygulamadan sonra rahatlama hisseder ancak sonuçlar çoğunlukla geçicidir. Daha kalıcı etki elde etmek için tekrar enjeksiyon gerekebilir. Tedavi sonrası rahatlama haftalarca veya yıllarca sürebilir.

Steroid enjeksiyonları fizik tedavi ve / veya ev egzersiz programı ile birlikte uygulanır.

Boyun fıtığı fizik tedavi

Boyun fıtığında fizik tedavi programı önemlidir. Programda, uygun postür, uyku pozisyonu, yürüme, oturuş ve duruş pozisyonları hastaya gösterilmektedir.

Ağrı ve kas spazmını çözmeye yönelik olarak doktorunuz ve fizyoterapistinizin önerdiği şekilde, traksiyon, elektirik stimülasyonu, sıcak sargı, soğuk sargı, ultrason, ve manuel terapi (ağırlığa karşı uzun yada kısa kaldıraç yöntemleri ile sınırlara kadar zorlama prensibine dayanır) şeklinde olmaktadır.

Egzersizler sertleşen, kasılan kasları esneterek, kişileri rahatlatmaktadır. Boyun fıtığında özellikle boyun ve kürek kemiklerine vuran ağrılar için yüzme en iyi egzersizdir. Suya tam gömülü halde yüzmede kolları kullanmak, boyun ve omuz ağrılarına, bacakları kullanmak bel ve bacak ağrılarına iyi gelmektedir.


Boyun fıtıklarında, ağrının başlamasından sonra kısa bir süre (1-2 gün ile 1-2 hafta arasında) fiziksel aktiviteyi azaltmak faydalı olabilir. Bu dönemde hastayı çok yormayan egzersizler önerilebilir. Bu kısa dinlenmenin ardından eklemlerin hareketsizleşmesi, kasların güçsüzleşmesini önlemek açısından hareket etmeye başlanmalıdır.

Özellikle boyun güçlendirici egzersizler fizyoterapist gözetiminde yapılabilir.

Boyun fıtığı ameliyatı

Ağrıların, tıbbi veya fiziksel tedavi yöntemleri ile geçmemesi, belirgin omurilik basısı sonucu ağır motor kayıp (örneğin ayak düşmesi), kuvvet kaybı olan hastalar için cerrahi gerekli olabilmektedir. Cerrahide amaç, diskin omuriliğe ve sinire baskı yapan kısmının ortadan kaldırılmasıdır. Boyun fıtığı cerrahisinde kullanılan yöntemler şöyledir:

Anterior servikal diskektomi ve füzyon

Boyun fıtığı ameliyatında en yaygın tercih edilen yaklaşımdır. Cerrah boynunuzun önüne küçük bir kesi yapar. Boyun kasları, damarlar ve sinirler, kemikli omurları ve diski ortaya çıkarmak için kenara çekilir. Fıtıklı diskin sinir üzerinde baskı yapan kısmı alınır.

Kas erimesi (sarkopeni) nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Disk çıkartıldıktan sonra üst ve alt omuru birbirine yapıştırmak ve sabitlemek için bir kemik grefti veya plak kullanılabilir. Füzyon, iki veya daha fazla kemiğin birleşme işlemidir. Zamanla greft tek bir kemik parçası oluşturacak şekilde altındaki vertebrayla bütünleşir. Bazı durumlarda işlemin daha sağlıklı olabilmesi için metal plakalar ve vidalar kullanılabilir.

Anterior diskektomi sırasında, diskin doğal hareketini taklit eden hareketli bir cihaz hasarlı eklem boşluğuna yerleştirilir. Yapay disk değişiminin avantajı, füzyonun aksine hareket kabiliyetinin korunmasıdır. Yapay disk, metal ve plastikten yapılmıştır, kalça ve diz eklem implantlarına benzer.

Minimal invaziv mikroendoskopik diskektomi

Cerrah boynun arkasında küçük bir kesi yapar. Dilatör olarak adlandırılan ve çapı artabilen küçük tüpler, omurgaya doğru olan tüneli büyütmek için kullanılır. Sinir kökünü ve diski açığa çıkarmak için kemiğin bir kısmı çıkarılır. Cerrah, fıtıklaşmış diski çıkarmak için bir endoskop veya mikroskop kullanır. Bu teknik, geleneksel diskektomiden daha az kas yaralanmasına neden olur.

Boyun fıtığı ameliyatı sonrası

Birçok hasta 24 saat içinde evine gidebilir. Ancak nefes alma güçlüğünüz ya da tansiyon dengesizliğiniz varsa hastanede 1 gece daha kalmanız gerekebilir. Ameliyat sonrası dikkat etmeniz gerekn bazı noktalar vardır:

  • Ameliyat sonrası ağrınız için almanız gereken narkotik ilaçlar bağımlılık yaptıklarından, 2-4 hafta gibi sınırlı bir süre için kullanılırlar. Düzenli kullanımları kabızlığa neden olabilir. Bol su içerek ve yüksek lifli yiyeceklerle bu yan etkiyi önleyebilirsiniz. Ayrıca reçetesiz satın alabileceğiniz laksatifler de mevcuttur. Daha sonra ki ağrılarınız, asetaminofen (Tylenol) ile yönetilir.
  • Ses kısıklığı, boğaz ağrısı veya yutma güçlüğü yaşarsanız endişelenmeyin. Bu semptomlar genellikle 1-4 hafta içerisinde düzelir.
  • Eğer bir füzyon yöntemi uygulandıysa, ameliyattan 6 ay sonra aspirin ibuprofen, Advil, Motrin, Nuprin gibi NSAİİ’ler kullanmayın. Bu ilaçlar kanamaya neden olabilir ve kemik iyileşmesini geciktirebilir.
  • Sigara içmeyin. Sigara, enfeksiyon gibi komplikasyon risklerini artırarak iyileşmeyi ve kemiklerin kaynamasını geciktirir.
  • Ameliyattan sonra, doktorunuz ile görüşünceye kadar 2-4 hafta araba kullanmayın.
  • Uzun süre oturmayın.
  • Başınızı öne veya arkaya doğru bükmekten kaçının.
  • 5 kilodan daha ağır bir şey taşımayın.
  • İlk doktor kontrolüne kadar ev ve bahçe işi yapmayın. Örneğin; Çim biçme, ütü yapma, bulaşık, çamaşır veya kurutucu makinelerini yükleme / boşaltma gibi.

Ofis ergonomisi: Ofis ortamında sırt ve boyun rahatsızlıklarını azaltıcı öneriler

  • Cerrahınız aksini belirtmedikçe, ilk kontrolünüze kadar cinsel aktivitede bulunayın.
  • İlk günler giyinme, banyo yapma gibi günlük aktivitelerde yardıma ihtiyaç duyabilirsiniz. Ancak çoğu hasta hemen kendilerine bakabilecek duruma gelirler.
  • Ayrıca ameliyat sonrası bir fizik tedavi programına ihtiyacınız olacaktır.
  • Mümkünse, hastaneden ayrılmadan önce boyunluk takmayı öğrenin. Yürürken veya araba kullanırken takmayı ihmal etmeyin.
  • Ameliyattan 1 ila 4 gün sonra duş alabilirsiniz. Ancak enfeksiyon kapmamak için tamammen iyileşene kadar küvet banyoları, spa veya havuzlardan uzak durun.
  • Eğer 38 °C’nin üzerinde ateşiniz olursa, ameliyat bölgesinde kızarma, şişlik, ağrı veya akıntı gibi enfeksiyon belirtileri görürseniz, eğer yutkunma sıkıntınız nefes almanıza ya da su içmenize engel teşkil ediyorsa mutlaka doktorunuzu arayın.
  • Eğer kalçanızdan alınan bir kemik grefti varsa, ameliyat yerinde ağrı ve sertlik oluşabilir. Sık sık (20 dakikada bir) kalkın, hareket edin ya da yürüyün. Uzun süre oturmayın veya uzanmayın.

Boyun fıtığı ameliyatı riski

Kanama, enfeksiyon, sinir yada omurilik hasarı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü gibi komplikasyonlar gelişebilir. Ağrının ameliyattan sonra geçmemesi, belirtilerin tekrarı % 3-5 arasında vakada görülebilmektedir.

Boyun fıtıklarında çoğunlukla cerrahi tedaviye gerek kalmadan, mevcut ağrıyı azaltmak için cerrahi dışı seçenekler uygulanabilir.

Cerrahi dışı tedavide amaç, boyun fıtığının yarattığı irritasyonu azaltmak, ağrıyı hafifletmek ve hastalığın fiziksel sonuçlarını iyileştirmektir.

Sırt ve boyun ağrısı neden olur, nasıl geçer? Çözümü için 6 pratik egzersiz

Diğer alternatif tedavi yöntemleri

  • Akupunktur yöntemi: Cerrahiden kaçınan ve koruyucu tedavileri tercih eden hastalara akupunktur bir seçenek olarak sunulabilir.
  • Boyun fıtığı pilatesi,
  • Termal tedavi (Kaplıcalar),
  • Yüzme

Boyun fıtığından korunma yöntemleri

  • Masa başı iş yapıyorsanız, doğru pozisyonunda oturun ve her 30 dakikada bir ayağa kalkarak hareket edin.
  • Boyun ve baş bölgesini zorlayıcı egzersizlerden kaçının.
  • Yüzme ve yürüyüş gibi boyun ve kas bölgesini güçlendirecek egzersizleri tercih edin.
  • Yürürken dik durun.
  • Ağır yük taşımayın.
  • Kolunuzun uzanamadığı yüksekliğe uzanmaya çalışmayın.
  • Hızlı kilo almayın.
  • Ortopedik yatak ve yastık kullanın. Yan yatarak uyuyun.
  • Uzun süre ayakta kalmayın.
  • Soğuk havalarda boynunuzu soğuktan koruyun.

Referanslar: 1- Herniated cervical disc, 2- Neck Exercises, 3- Neck pain

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/boyun-fitigi-nedir-neden-olur-agrisi-belirtileri-ve-tedavisi/

Masabaşı işlerde çalışanlar dikkat!

Bel ve Boyun Fıtığın Nedenleri

Çoğu zaman yaşam koşulları, zorlu çalışma şartları ve çeşitli fiziksel kazalar ya da yanlış duruş bozuklukları bel ağrısına neden olabiliyor. Bu sağlık sorununun gelişmesinde, kuşkusuz masa başı işlerde çalışmakta da büyük rol oynuyor.

Emsey Hospital’dan Beyin Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Salih Aydın, kronikleşen bel ağrılarında en son noktanın bel fıtığı olarak karşımıza çıktığını belirtiyor.

Genellikle 30-60 yaş aralığında daha sık görülmesine rağmen bel fıtığı, diğer yaş gruplarında da ortaya çıkabiliyor.

Sporsuz yaşam bel fıtığını davet ediyor…

Günümüzde sportif faaliyetlerin azalması, masa başı işlerin ve sigara kullanımının artması, pasif bir hayat sürülmesi gibi unsurlar disk aralığını bozup, erken yaşta da bel fıtığının görülmesine sebep olabiliyor. Bel ve bacak ağrılarının önemli bir nedeni olan bel fıtığı, hastalarda ilerleyen yaşla birlikte artış gösteriyor.

Bilinenin aksine, vücudumuzun yükünü taşıyan yalnızca omurgamız değildir. Boyun, sırt, bel kasları ve karın kasları da önemli görevlere sahiptir. Spordan uzak ve hareketsiz bir yaşam tarzı, kasların taşıması gereken tüm yükün omurgaya binmesine neden olur.

Kaslar güçlü olmadığından, bu yük nedeniyle, diskler üzerinde fıtıklar meydana gelir. Bunun yanında, kişide fazla kilo problemi de varsa, durum daha sıkıntılı bir hale gelmektedir. Ancak, yaşam tarzınızı değiştirerek bu sorunu hayatınızdan uzaklaştırabilirsiniz.

Bel fıtığı nedir?

Toplam beş adet olan bel omurlarının arasında disk adı verilen kıkırdaklar bulunur. Her disk anulus denilen kauçuk kıvamında bir halka ve içinde jöle kıvamında bir maddeden oluşur.

Anulusun yırtılması ya da çatlaması nedeniyle koyu jel kıvamındaki maddenin disklerden dışarı doğru fırlaması sonucu bel fıtığı gelişir. Ağrı ve diğer yakınmalar hasar gören yani fıtıklaşan diskin, omurilik ya da sinir köklerine baskı yapmasıyla meydana gelir.

Fıtıklaşma ani gelişebileceği gibi haftalar ya da aylar içerisinde de ortaya çıkabilir

Belirtileri nelerdir?

Basit ağrı kesicilerle geçmeyen, bel ve bacak ağrısı en belirgin şikayetlerdendir.  Bacaklar ve bel bölgesi uyuşmaya başlar. Bacakta karıncalanma, hastalık ilerledikçe de güç kaybı ve incelme görülür.

Hareket kısıtlılığı, topallayarak yürüme, vücudun bir tarafa doğru çarpılması gözlemlenir. Duyu kaybı ve refleks kusurları, cinsel fonksiyonların kaybı da söz konusu olabilir.

Ender de olsa fıtık, omurilik ve sinir köklerine aşırı baskı yaparak hastanın idrar ile büyük tuvaletini kaçırmasına ve felç olmasına yol açabilir.

Bel fıtığının nedenleri…

Bel omurları arasındaki kıkırdağın zamanla yıpranması, yanlış duruş ve oturuş, hatalı ve aşırı yük taşıma gibi omurga biyomekaniğini bozan hareketler. Ayrıca, sigara tüketimi, düzenli egzersiz yapmama ve şişmanlık da diğer nedenleri oluşturur. Bu faktörlerin bir ya da birkaçının bir arada bulunmasıyla oluşan yıpranma ve aşınma nedeniyle bel fıtığı gelişir.

Bel fıtığında cerrahi yönteme ne zaman başvurulmalı?

Konservatif tedavi yöntemleri olarak belirtilen; fizik tedavi, ilaç tedavisi istirahat ve benzeri tedaviler uygulanmasına rağmen hastanın iyileşmediği durumlarda veya belirgin, ilerleyici nörolojik bulgular varsa, örneğin ayağında düşüklük olması, ürolojik problemler, ağrılarının tedaviye rağmen düzelmemesi gibi durumlarda cerrahi tedaviyi düşünmek gerekiyor.

Bel fıtığında girişimsel tedavi

Bel fıtığı çoğu zaman ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebilir. Doktorun önerisi doğrultusunda ilaç tedavisi ve yatak istirahatı atılacak olan ilk adımı oluşturur. Yatak istirahatıyla sinirlerin üzerindeki baskının ortadan kalkması hedeflenir.

Şikayetlerin oluştuğu ilk 24-48 saat içerisinde bölgeye soğuk uygulamak (ben genellikle sıcak uygulanmasını öneriyorum); ödem, kas spazmı ve ağrıyı azaltmak suretiyle yararlı olabiliyor. Bunların yanı sıra fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemleriyle ağrı azaltılabilir.

Kas spazmı ortadan kaldırılabiliyor ve vücudun esneklik kazanması sağlanabiliyor. Tüm bu yöntemlerle sonuç alınamayan hastalarda ise epidural enjeksiyon önemli yarar sağlayabilir.

Bu işlem baskı altında kalan sinirlerin olduğu bölgeye iğneyle girilerek, ağrı, ödem ve yangı giderici çeşitli ilaçların enjekte edilmesi esasına dayanıyor. Bu şekilde hem şikayetler hafifletiliyor, hem de fıtığın bulunduğu bölgedeki sinir baskısı ortadan kaldırılıyor.

Bel fıtığında altın standart yöntemi tam endoskopik disk cerrahisi

Tam Endoskopik Disk Cerrahisi Yöntem bel fıtığı bölgesine kamera sitemi ile ulaşılmasını ve müdahale edilmesini sağlar. Bu yöntemde genişliği yaklaşık 0,8 cm olan endoskop sistemleri kullanılır. Tam endoskopik disk ameliyatı, bel fıtığı nedeniyle ameliyat olması gereken tüm hastalara uygulanabilir.

Boyun fıtığına da dikkat

Boyun fıtığı yani Servikal Disk Hernisi rahatsızlığı genellikle genç yaştaki hastalarda daha fazla görülüyor.

Genellikle boyun ağrısıyla başlayıp, kol, skapula bölgesinde ve göğsün ön duvarında ağrı şeklinde ilerleyebilir.

Başı öne aşırı eğdiğimizde veya başımızı fıtığın olduğu tarafa doğru eğdiğimizde ağrı artabilir. Nörolojik muayenede kökün basısına ait testlerle bunu tespit edilebilir.

Tedavi yöntemleri

Tedavi aşamasında öncelikle boyun fıtığının derecelendirilmesi, hastanın muayenesi, ağrısı göz önüne alınmalıdır.

Biz burada daha çok cerrahiden bahsedeceğimiz için öncelikle mekanik bir boyun ağrısıysa istirahatle, fizik tedavi ile bir takım egzersizlerle geçmiyorsa ve omuriliğe bası varsa, kol ağrısı varsa, kolda güçsüzlük varsa, genç hastaysa ve büyük bir fıtığı varsa o zaman cerrahi düşünülebilir.

Cerrahide de mikroskobik mikrocerrahi diskektomi denilen yöntemle boynun ön tarafından yaklaşık 1,5 – 2 cm'lik bir yerden girerek konforlu bir şekilde operasyon yapılabilir.

Hasta ameliyattan yaklaşık 3 saat sonra boyunlukla ayağa kalkar ve genel anestezi aldığından bir gece misafir olur. Ertesi gün taburcu edilir. Yaklaşık olarak bir hafta ya da on gün içerisinde iş hayatına dönebilir. Yüzme ve benzeri sporlar için 2 aylık bir nekahat dönemi yeterlidir.

Sırt fıtığını bel fıtığı ile karıştırmayın!

Halk arasında sırt fıtığı olarak adlandırılan hastalık, nadir görülen ancak görüldüğü zaman da ciddi anlamda fonksiyonel bozukluklara yol açabilen bir hastalıktır. Hastalığın kendine ait spesifik bir bulgusu yoktur.

Örneğin hastalar sadece sırt ağrısı veya karın ağrısı ile başvurabileceği gibi, klinik tabloya idrar kaçırma, idrar yapma fonksiyonlarında bozukluk, omurilikteki bir takım hasarlara bağlı bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, güç kaybı ile kendini gösterebilmektedir. Bu hastalıkta teşhiste Torakal MRG görüntülemesi yeterlidir.

Bel ağrısı olan hastaların yüzde ikisinde sırt fıtığı görülmektedir. Kadın ve erkeklerde eşit olarak ve genellikle 30 yaş üzerinde görülür. Nadiren cerrahi tedavi gerektirir.

Ameliyat kararını iyi vermek gerekir. Nörolojik muayenede bulgular, teşhis için yapılan görüntülemede hastanın ciddi bir fıtığı varsa ve omuriliğe ciddi bir bası mevcutsa ameliyat etmek gerekir.

Sırt fıtıkları, boyun ve bel fıtığına kıyasla daha çok santral denilen şekilde ortadan basar ve kireçlenme olasılığı daha fazladır. Ayrıca torakal bölgede kan dolaşımı önemli olduğundan ve sınırlı olduğundan iskemik hasar denilen riske bağlı dolaşım bozukluğu omurilikte ciddi bir işlev kaybına ve belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Ameliyata ne zaman karar verilmeli?

Ameliyat kararına ve hangi cerrahi yöntemle yapılacağına karar vermek çok önemlidir. Sırt fıtığında tedavi için cerrahi karar vermekte birçok faktör vardır.

Bunlardan en önemlisi fıtığın omuriliğe olan baskısı, hastanın nörolojik muayenesindeki zenginlik, ağrılar göz önünde bulundurulmalı ve hangi cerrahi seçeneğin uygulanacağına iyi karar verilmelidir.

Burada hastanın klinik bulguları, belirtilerin şiddetine ve hangi seviyede olduğuna göre değişir.

Sırt fıtığının tanısı bütün hastalıklarda olduğu gibi detaylı bir fizik ve nörolojik muayene ardından torokal MR incelemesi yapılmalıdır. Çünkü torakal MR’da ayrıca sırt fıtığı ile karışabilecek hastalıklar rahatlıkla ayırt edilebilir. Bu arada hastalarda uzun süreli şikayetler varsa ve yaş olarak ilerlemişse mutlaka tomografi çekmek gerekir.

Cerrahi tedavide klinik bulgular, muayenesi, MR bulgusu birlikte değerlendirilmelidir, tam endoskopik disk cerrahisi de sırt fıtığı olan hastalar için uygulanabilir.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1033740-ofis-ortami-bel-ve-boyun-fitigina-davetiye-cikartiyor

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.