Besin Zenginleştirme Vitamin ve Mineral Yetersizliklerini Önleyebilir

Vitamin ve Mineraller

Besin Zenginleştirme Vitamin ve Mineral Yetersizliklerini Önleyebilir

Vitaminler, doğal besin kaynaklarında bulunan, hücre yenilenmesine ve enerji üretimine yardımcı olan, vücudun günlük olarak belirli miktarlarda ihtiyaç duyduğu, yeterli olmadığı durumlarda dışardan takviye olarak alınması gereken düzenleyici ve direnç attırıcı maddelerdir. Ancak insan vücudunda vitaminlerin birçoğu üretilemez . Bu yüzden sağlık için gerekli olan miktar doğal besin kaynakları yoluyla alınamadığı takdirde ilave olarak alınabilmektedir.

Suda çözünenler ve yağda çözünenler olmak üzere 2 çeşit vitamin bulunmaktadır. Suda çözünen vitaminler, vücut için gerekli olan miktar tüketildikten sonra boşaltım sistemi kanalıyla vücuttan atılır.

Bu nedenle, bu tür vitaminlerin düzenli olarak alınması gerekmektedir. Yağda çözünen vitaminler ise, vücutta daha kolay depolanabilmektedir.

Bu nedenle, suda çözünen vitaminlerin yağda çözünen vitaminlere göre daha sık tüketilmesi gerekmektedir.

Mineraller de vitaminler gibi vücudun ihtiyaç duyduğu; vücut fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli olan elementlerdir. Mineraller vitaminlerin aksine inorganik maddelerdir.

İnsan vücudu kendisi mineral üretemediği için besinler yoluyla ve/veya takviye şeklinde alınmalıdır.

Kemik gelişiminde, hücre içinde ve dışında vücut sıvılarının kontrolünde ve yediğimiz yiyeceklerin enerjiye dönüştürülmesinde rol oynarlar.

 

A Vitamini
A Vitamini, birçok besinin içeriğinde yer alan ve yağda çözünebilen bir vitamin türüdür. Üreme, görme ve bağışıklık sistemi bakımından önemlidir. Kalp, böbrek ve akciğer gibi organların sağlıklı çalışmasına katkı sağlar. İki tür A vitamini mevcuttur.

İlk tip A vitamini, et, balık, kümes hayvanları gibi günlük gıdalarda bulunan önceden şekillenmiş (preformed) A Vitaminidir. İkinci tür A vitamini ise, meyve ve sebze gibi bitkisel gıdalarda bulunan A vitaminidir. A vitamini besinlerin içerisinde doğal olarak bulunabildiği gibi, süt, tahıl gibi ürünlerin içerisine de katılabilmektedir.

Ayrıca, gerek multivitamin-mineraller içeren gerekse de yalnızca A vitamininden oluşan takviye edici gıdalar da mevcuttur.

A vitamini eksikliği özellikle çocuklarda ve hamilelerde göz kuruluğuna neden olabilmektedir. Diğer taraftan özellikle hamilelerde yüksek dozda alınan önceden şekillenmiş (preformed) A vitamini bazı sağlık sorunlarına neden olabilmektedir.

A vitamini eksikliğinde ilk olarak, karanlıkta görmeyi sağlayan bir madde olan rodopsin sentezinin aksaması sonucu gece körlüğü ortaya çıkar. Bu durum tedavi edilmezse hızla görme kaybı gelişir. Gözün dış yüzeyini örten, konjunktiva adını alan epitel örtüsü kurur ve opaklaşır.

Bu tabakanın ülserleşmesine bağlı olarak kalıcı görme kaybı oluşur. A vitamin eksikliğinde ayrıca enfeksiyonlara karşı direnç azalır; kıl foliküllerinde iltihaplanma, iştah kaybı, tat ve koku duyularında kayıplar görülür.

A vitamini eksikliği çeken kişilerde, özellikle derinin normal sağlıklı yapısı kaybolur ve deri yüzeyinde çeşitli cilt hastalıkları oluşabilir.

D Vitamini
D vitamini gıdalar içerisinde bulunan, kasların hareketine yardımcı olan, özellikle kemikleri güçlendiren bir yapı maddesidir. Yağda çözünen vitaminlerdendir. Gıdalarda ve takviyelerde yer alan, kemiklerin temel yapıtaşı olan kalsiyumun vücutta absorbe edilmesine yardım eder.

Örneğin, sinirler beyin tarafından iletilen mesajların organlara iletilmesinde D vitaminine ihtiyaç duyar. Kalsiyumla birlikte, yetişkinlerde kemik erimesinin önlenmesine yardım eder. Temel D vitamini kaynağı güneştir. Bunun için vücudun güneşle doğrudan temas etmesi gerekmektedir. Evin içerisinde camın arkasından temas eden güneş vücutta D vitamini oluşturmaz.

Havanın bulutlu olması, gölge ve koyu ten vücudun D vitamini üretimini azaltır.

Çok az gıdada D vitamini doğal olarak bulunmaktadır. Somon ve ton balığı gibi yağlı balıklar en iyi D vitamini kaynaklarındandır. Ciğer, yumurta sarısı ve peynir düşük düzeyde D vitamini içermektedir.

Bununla birlikte, bazı portakal suları ile yoğurtların, margarinlerin içerisine de D vitamini eklenebilmektedir. Bununla birlikte, takviye edici gıdaların içeriğinde de D2 ve D3 formunda olmak üzere, iki tür D vitamini yer alabilmektedir.

Her iki tür de kandaki D vitaminini artırmaktadır.

D vitamininin vücuttaki doğal şekli kolekalsiferol adı verilen maddedir (D3 vitamini). Ciltte, ultraviyole ışığa (güneş ışığı) maruz kalındığında, vücutta sentezlenmiş olan ya da diyetle alınan kolesterolden D3 vitamini oluşur.

D vitamini eksikliğinde özellikle kemik, diş, tırnak oluşumunu aksatan kalsiyum anormallikleri ortaya çıkar. D vitamini eksikliği yüzünden başta östrojen hormonunun yetersiz kaldığı menopoz dönemindeki kadınlar olmak üzere erişkinlerde, hipokalsemi ve kemik kaybı olur.

Araştırmalar, kadınlarda menopoz döneminde gözlenen osteoporozda östrojen hormonunun eksikliğinden çok, D vitamini ve kalsiyum yetersizliğinin etkili olduğunu, özellikle 30 yaşından itibaren kalsiyum ve D vitaminini yeterli düzeyde almayan kadınların risk altında bulunduğunu ortaya koymaktadır.

Büyüme sırasında kemikten mineral çekilmesi (demineralizasyon), kemik matriksine mineral çökme işleminin yetersiz olmasına yol açar ve erişkinlerde ciddi kemik bozukluklarına neden olabilir. Kemiklere kalsiyum çökmesinde ortaya çıkan yetersizlik ile birlikte, büyüme sırasında mineral çökmediği için yumuşamış olan yapıların üzerine ağırlık binmesi sonucu kemiğin şekli değişir.

D vitamini eksikliği, kastaki fosfatın azalmasına bağlı olarak karaciğer hastalığı ve kas hastalıklarına da neden olur. Kas dokusunun kandan yeterli kalsiyum alamaması sonucunda sürekli olarak kasılı kalması demek olan tetaniye neden olur.

E Vitamini
Yağda çözünebilen vitaminlerden olan E vitamini birçok besinin içeriğinde yer almaktadır. Sahip olduğu güçlü antioksidan etkisi ile hücreleri serbest radikallere karşı korumaya yardım eder. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için de vücudumuz E vitaminine ihtiyaç duyar.

E vitamini antioksidan etkisiyle ayrıca kanser, kalp damar gibi ciddi hastalıklara karşı da vücudumuzun korunmasına yardım eder. Birçok üründe bulunabildiği gibi E vitamini içeren takviye edici gıdalar da bulunmaktadır. Bitkisel yağlar en iyi E vitamini kaynakları arasındadır. Ispanak, brokoli gibi yeşil sebzeler de E vitamini içermektedir.

Meyve suyu, margarin gibi ürünlerin içerisine de E vitamini takviye edilebilmektedir.

K Vitamini
Kanın pıhtılaşmasına ve kemiklerin sağlıklı oluşumuna katkı sağlayan K vitamini, yağda çözünen vitaminlerdendir.

Bitkisel yağlar, lahana, maydanoz, brüksel lahanası, fasulye gibi yeşil yapraklı sebzeler ile et, yumurta ve peynirde K vitamini bulunmaktadır.

Multivitamin/Multimineral takviye edici gıdaları içerisinde de K vitamini bulunmaktadır. Bununla birlikte, yalnızca K vitamini içeren gıda takviyeleri de mevcuttur.

B1 Vitamini (Tiamin)
Suda çözünen vitaminlerden olan B1 vitamini, yediğimiz gıdaların enerjiye dönüşmesine yardım eder. Bu nedenle, vücuttaki hücrelerin gelişimi ve büyümesi için önemlidir. Kalp ve sinir sisteminin enerji ihtiyacını karşılar.

Bu vitaminin eksikliği, nörolojik hastalıklarla kalp rahatsızlıklarına neden olabilir. Tiamin eksikliği genellikle başka vitamin eksiklikleri ve kalori yetersizliği ile birliktedir.

Tiamin eksikliğinde ilk ortaya çıkan belirtiler iştahsızlık ve anksiete (kaygı) haline benzeyen psişik belirtilerdir. İhtiyaç duyulan B1 vitamini miktarı yaşa ve cinsiyete göre değişiklik göstermektedir. Tam tahıllarda, takviye edilmiş ekmeklerde ve pirinçte bulunmaktadır.

Et ve balıkta da B1 vitamini bulunmaktadır. Bununla birlikte, Multivitamin/Multimineral takviye edici gıdaları içerisinde de B1 vitamini bulunmaktadır.

B2 Vitamini (Riboflavin)
Yediğimiz gıdaların enerjiye dönüştürülmesine yardım eder. Antioksidan etkiye sahiptir. Şeker seviyesini dengelemeye yardımcı olur, yaşlanmayı yavaşlatır, serbest radikallerin verdiği zararı giderir.

B2 vitamini eksikliği, sindirim problemleri sorunlarına, özellikle mide ile ilgili problemlere neden olabilir. Gelişmiş ülkelerde eksikliği nadiren görülür. Ancak, subklinik eksiklikler yaygındır. Çocuklarda büyüme geriliğine neden olabilir.

Yalnız başına eksikliğinden ziyade diğer vitaminlerin eksiklikleriyle kombine bir eksiklik bulunur. Deneysel riboflavin eksiklikleri, glossit, pirürit, ciltte soyulmalar, seboreik dermatite neden olur. Korneal vaskülarizasyon görülebilir. Bu da fotofobi, görmede azalma, yanma hissine neden olur.

Eksikliği teratojenik olarak da düşünülebilir. Yanma ve cerrahi travmalar, kronik hastalıklar (tüberküloz, romatizmal ateş, subakut bakteriyel endokardit gibi), diabet, hipertiroidi, karaciğer sirozlu kişiler eksiklik için risk grubudurlar.

B2 vitamini, süt ve süt ürünleri ile yumurta ve baklagillerde bulunur. Ayrıca, gerek multivitamin-mineraller içeren gerekse de yalnızca B2 vitamininden oluşan takviye edici gıdalar da mevcuttur.

B3 Vitamini (Niasin)
Karbonhidrat, yağ ve proteinlerin enerjiye dönüştürülmesini sağlar. Suda çözünen vitaminlerdendir. Alzeimer hastalığına karşı etkilidir. Niasin ayrıca kan dolaşımını artırmak ve kandaki kolesterol seviyesini azaltmak gibi önemli görevler yerine getirir.

Dokularda, karbonhidratların, yağların ve proteinlerin konversiyonu ile enerji oluşturan reaksiyonlara katılırlar. Büyüme ve hormonların sentezi için gereklidirler. Pellegra; niasin ve triptofan eksikliği ile oluşan bir hastalıktır. Semptomları, dermatit, demans, diare ve sinir rahatsızlıklarıdır.

Erken dönemlerde bulantı ve kusma görülür. Özellikle bacaklarda paraliziye neden olabilir. Ayrıca, iştahsızlık, uykusuzluk, baş ağrısı, sinirlilik, mental konfüzyona da neden olur. Birçok bitkisel ve hayvansal besinde bulunmaktadır.

Süt ürünleri, kümes hayvanları, balık ile brokoli, patates, domates gibi sebzelerde de B3 vitamini bulunmaktadır.

B5 Vitamini (Pantotenik Asit)
Yediğimiz gıdaların enerjiye dönüştürülmesine yardım eder. Antistres vitamin olarak da adlandırılır. Kırmızı kan hücrelerinin üretilmesine yardım eder. Koenzim A’nın bileşenidir. Karbonhidrat, protein ve yağların metabolizmasında önemli bir rolü vardır.

Bu yüzden bütün hücre ve dokuların sağlamlığının sürdürülmesi ve tamirinde görev alır. Dana eti, balık, tavuk, yumurta ile fasulye, brokoli, tahıllar, karnıbahar, avakado gibi besinlerde bulunur. Birçok besinde bulunduğu için eksikliği genellikle nadirdir.

İnsanlarda eksiklik tablosu çok iyi tanımlanmamıştır. Diğer B vitaminleri eksiklikleriyle beraberdir. Deneysel olarak eksiklik yaratıldığında halsizlik, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri, bulantı, karın ağrısı, kusma ve gaz gibi sorunlar görülmüştür.

Hayvanlardaki eksikliklerinde büyüme eksiklikleri, fertilizasyon yetersizlikleri, dermatolojik hastalıklar, adrenal bez nekrozu gibi pek çok semptom görülmüştür. Alkoliklerde ihtiyaç artmıştır. Oral kontraseptif alan kadınlarda kan düzeylerinde azalma tespit edilmiştir.

Diabetlilerde idrarla atılımı artmıştır ve gastrointestinal hastalığı olanlarda emilim yetersizliği vardır. Büyüme, gebelik ve laktasyonla gereksinim artar.

B6 Vitamini (Piridoksin)
Vücudumuz, yüzden fazla kimyasal tepkimede B6 vitaminine ihtiyaç duyar. Sinir sisteminin düzenli bir şekilde çalışmasına katkı sağlar. B6 vitamininin eksikliğinin, Dudak kenarlarında yara, saç dökülmesi ve halsizlik gibi belirtileri olabilir.

Balık ve sakatat B6 vitamini bakımından zengin gıdalardır. Patates gibi karbonhidrat içeren sebzeler ile turunçgiller dışındaki meyveler de B6 vitamini içermektedir. Besin takviyeleri içinde de Piridoksin formunda B6 vitamini bulunabilmektedir.

Ayrıca, gerek multivitamin-mineraller içeren gerekse de yalnızca B6 vitamininden oluşan takviye edici gıdalar da mevcuttur.

B12 Vitamini (Kobalamin)
Beyin ve sinir sistemi ve kan hücrelerinin sağlıklı olması için gereklidir. DNA oluşumuna da yardımcı olur. Yorgunluğa neden olan megaloblastik anemiyi önlemeye yardım eder.

Hücrelerin ihtiyacını karşılayacak kadar B12 vitamininin olmaması durumunda, kan hücrelerinin üretimi yavaşlamakta, üretilen hücreler de kalitesiz ve güçsüz olmaktadır. Bu nedenle, B12 vitamininin yeterli miktarda temin edilmesi önemlidir.

Nadir görülen eksikliği megaloblastik anemiye ve nöropatiye yol açar. Yorgunluk, halsizlik, dispne, parestezi, glossit, iştah ve kilo kaybı, impotans, psikiyatrik semptomlar ve ciddi anemiyle kendini belli eder. Sinir sisteminde geri dönüşümsüz bozukluklar yapabilir.

Pernisiyöz anemisi olanlar en büyük risk grubudurlar. Gastrektomi sonrasında, koroziv ajanlara maruz kalımda gastrik mukoza zedelenirse de eksiklik olur.

Özellikle karaciğerde, bunun yanında böbrek, kalp, dalak ve beyinde bulunur. Emilimi ince bağırsaklarda ve midede intrensek faktör üretilmesi koşuluyla gerçekleşir. Emildikten sonra dokulara gideceği proteinlere bağlanır.

Atılımı idrar, safra ve dışkı iledir. Vücutta çok iyi korunur. Bu yüzden de eksiklik semptomları yavaş yavaş ortaya çıkar. Işık, oksijen, asit, alkaliye maruz kalmakla yavaşça aktivitesini kaybeder, ancak ısıya dirençlidir.

Ciğer ve midye en iyi B12 kaynaklarıdır. Bunun yanında, et, süt, yumurtada da B12 bulunmaktadır. Multivitaminlerin çoğunda da B12 bulunmaktadır. Ayrıca, yalnızca B12 içeren besin takviyeleri ve folik asit ile diğer B vitaminlerini içeren besin takviyeleri de bulunmaktadır.

C VitaminiSuda çözünen vitaminlerdendir. Sahip olduğu güçlü antioksidan etkisi ile hücreleri serbest radikallere karşı korumaya yardım eder. Yaraların iyileşmesinde kullanılan bir protein olan kolajenlerin üretiminde de vücudumuz C vitaminine ihtiyaç duyar.

Ayrıca, vücudumuzu hastalıklara karşı korumak için, bağışıklık sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardım eder. Eksikliğinde skorbüt hastalığı oluşmaktadır.

Skorbütte deride peteşi ve ekimoz tarzında kanamalar, diş etlerinde şişme ve kanamalar, idrarda kanama ve mide barsak kanalında kanamalar (hematemez ve melena) en çok dikkati çeken bulgulardır.

Deri kaba ve kuru bir hal alır, kalça ve bacaklarda kıl folikülerinde hiperkeratotik değişiklikler oluşur. Kemiklerin büyümesi durur, kemik mineralini yitirir, osteoporoz ortaya çıkar.”

En önemli C vitamini kaynağı portakal, greyfurt gibi turunçgillerdir. Diğer taraftan çoğu multivitaminin içerisinde C vitamini bulunmaktadır. Yalnızca C vitamini içeren besin takviyeleri olduğu gibi, diğer besinlerle birlikte yer alan besin takviyeleri de mevcuttur.

Источник: https://gtbd.org.tr/vitamin-ve-mineraller/

Vitamin ve Mineral Eksikliklerinin Ortak Belirtileri

Besin Zenginleştirme Vitamin ve Mineral Yetersizliklerini Önleyebilir

İyi dengelenmiş ve besleyici bir gıda alımının birçok yararı vardır.

Öte yandan, yeteri kadar besin içermeyen beslenme çeşitli hoş olmayan semptomlara neden olabilir.

Bu belirtiler vücudunuzun potansiyel vitamin ve mineral eksikliklerini belirleme şeklidir. Bu semptomları tanımak, beslenmenizi buna göre ayarlamanıza yardımcı olur.

Bu yazıda, vitamin ve mineral eksikliklerinin en yaygın belirtileri ve bunların nasıl düzeltileceği anlatılmaktadır.

Saç ve Tırnakların Kırılması

Çeşitli faktörler saç ve tırnakların kırılmasına neden olabilir. Bunlardan biri biyotin eksikliğidir.

B7 vitamini olarak da bilinen biyotin, vücudun yiyecekleri enerjiye dönüştürmesine yardımcı olur. Biyotin eksikliği çok nadirdir ancak ortaya çıktığı zaman, saç ve tırnakların incelmesi ve kırılması en belirgin semptomlardan bazılarıdır.

Biyotin eksikliğinin diğer semptomları arasında kronik yorgunluk, kas ağrısı, kramp ve el ve ayaklarda karıncalanma yer alır.

Hamile kadınlar, aşırı sigara veya alkol içenler ve geçirgen bağırsak sendromu ve Crohn hastalığı gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları olan kişiler en çok biyotin eksikliği geliştirme riski taşırlar.

Ayrıca, uzun süreli antibiyotik kullanımı risk faktörüdür.

Çiğ yumurta akı yemek de biyotin eksikliğine neden olabilir. Çünkü çiğ yumurta akı avidin denilen, biyotine bağlanan ve emilimini azaltan bir protein içerir.

Biyotin bakımından zengin besinler arasında yumurta sarısı, organ etleri, balık, et, süt, fındık, tohumlar, ıspanak, brokoli, karnabahar, tatlı patates, tam tahıl ve muz bulunur.

Kırılgan saç veya tırnaklara sahip yetişkinler, günde yaklaşık 30 mikrogram biyotin sağlayan bir takviye denemeyi düşünebilirler.

Bununla birlikte, biyotin takviyesi ile elde edilen faydalar sadece birkaç vaka raporunda ve küçük çalışmalarda gözlenmiştir, bu nedenle biyotin açısından zengin bir beslenme en iyi seçenektir.

Ağız içi veya Ağız Köşelerinde Çatlaklar

Ağız içi ve etrafındaki lezyonlar kısmen belirli vitamin veya minerallerin yetersiz alımına bağlanabilir.

Mesela, aynı zamanda genel olarak kemik yaraları olarak da adlandırılan ağız ülserleri, genellikle demir veya B vitaminlerindeki eksikliklerin sonucudur.

Küçük bir çalışma, ağız ülseri olan hastaların, demir düzeylerinin düşük olmasının iki kat daha olası olduğunu göstermektedir.

Bir başka küçük çalışmada, ağız ülseri olan hastaların yaklaşık % 28’inde tiamin (vitamin B1), riboflavin (vitamin B2) ve piridoksin (B6 vitamini) eksiklikleri vardı.

Ağız köşelerinin çatlamasına, ayrılmasına veya kanamasına neden olan bir durum olan açısal cheilit, aşırı salgılama veya dehidrasyondan kaynaklanabilir. Bununla birlikte, demir ve B vitaminlerinin, özellikle riboflavinin yetersiz bir şekilde alınmasından da kaynaklanabilir.

Demir açısından zengin besinler arasında kümes hayvanları, et, balık, baklagiller, koyu yapraklı yeşillikler, fındık, tohumlar ve kepekli tahıllar sayılabilir.

Tiamin, riboflavin ve piridoksinin iyi kaynakları arasında tam tahıllar, kümes hayvanları, et, balık, yumurta, süt, organ etleri, baklagiller, yeşil sebzeler, nişastalı sebzeler, kabuklu yemişler ve tohumlar bulunur.

Diş etlerinin kanaması

Bazen kaba bir diş fırçalama tekniği diş etlerinin kanamasına neden olabilir ancak C vitamini eksikliğinin göstergesi de olabilir.

C vitamini yara iyileşmesinde, bağışıklıkta önemli rol oynar ve hatta hücre hasarını önlemeye yardımcı olarak bir antioksidan görevi görür.

İnsan vücudu kendi başına C vitamini yapmaz, bu da yeterli seviyelerin korunmasının tek yolunun beslenme yoluyla gerçekleşmesidir.

Yeterli taze meyve ve sebze tüketen bireylerde C vitamini eksiklikleri nadirdir.

Uzun süre besinler yoluyla çok az C vitamini almak, diş eti kanaması ve hatta diş kaybı da dahil olmak üzere, eksiklik semptomlarını beraberinde getirebilir.

C vitamini eksikliğinin bir başka ciddi sonucu da, bağışıklık sistemini baskılayan, kasları ve kemikleri zayıflatan ve insanları yorgun ve uyuşuk hissettiren idrardır. Diğer C vitamini eksikliği belirtileri arasında kolay morarma, yavaş yara iyileşmesi, kuru pullu cilt ve sık burun kanaması sayılabilir.

Her gün en az 2 porsiyon meyve ve 3-4 porsiyon sebze yiyerek yeterli miktarda C vitamini tüketin.

Zayıf gece görüşü

Besin açısından zayıf bir yeme şekli bazen görme sorunlarına neden olabilir.

Örneğin, düşük A vitamini alımları, gece körlüğü olarak bilinen bir durumla bağlantılıdır; bu da insanların düşük ışıkta veya karanlıkta görme yeteneğini azaltır.

Çünkü A vitamini rhodopsin üretmek için gereklidir, gözlerin retinalarında gece görmenize yardımcı olan bir pigmenttir.

Tedavi edilmediğinde, gece körlüğü korneaya zarar verebilecek ve nihayetinde körlüğe yol açabilecek bir durum olan kseroftalmiye ilerleyebilir.

Kseroftalminin diğer bir erken belirtisi, Bitot’un gözlerin konjonktiva veya beyaz kısmında meydana gelen hafifçe kabarmış, köpüklü, beyaz büyümeler olan lekeleridir.

Büyümeler belli bir dereceye kadar çıkarılabilir ancak A vitamini eksikliği tedavi edildiğinde tamamen ortadan kalkabilir.

A vitamini eksikliği nadirdir. A vitamini alımının yetersiz kaldığından şüphelenenler, organ etleri, süt ürünleri, yumurta, balık, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve sarı-turuncu renkli sebzeler gibi daha zengin A vitamini içeren besinleri yemelidir.

Bir eksiklik teşhisi konulmadıkça, çoğu insan A vitamini takviyesi almaktan kaçınmalıdır. Çünkü A vitamini yağda çözünen bir vitamindir, çünkü fazla tüketildiğinde vücudun yağ depolarında birikebilir ve zehirli olabilir.

A vitamini toksisitesinin semptomları ciddi olabilir ve bulantı ve baş ağrısından cilt tahrişine, eklem ve kemik ağrısına ve şiddetli vakalarda koma veya ölüme kadar uzanabilir.

Pullu saç derisi ve kepek

Seboreik dermatit (SB) ve kepek, vücudunuzun yağ üreten bölgelerini etkileyen aynı cilt hastalıkları grubunun bir parçasıdır.

Her ikisi de kaşıntılı, döküntülü cildi içerir. Kepek çoğunlukla kafa derisi ile sınırlıyken, seboreik dermatit yüz, üst göğüs, koltuk altı ve kasıkta da görülebilir.

Bu cilt bozukluklarının olasılığı, yaşamın ilk üç ayında, ergenlik döneminde ve yetişkinlik döneminde en yüksektir.

Çalışmalar her iki koşulun da çok yaygın olduğunu göstermektedir. Bebeklerin % 42’sine ve yetişkinlerin % 50’sine bir noktada kepek veya seboreik dermatit görülebilir.

Kepek ve seboreik dermatit bir çok faktörden kaynaklanabilir, bunlardan biri de besin bakımından zayıf bir beslenmedir. Örneğin, düşük kan düzeyleri çinko, niasin (B3 vitamini), riboflavin (B2 vitamini) ve piridoksin (B6 vitamini) her biri rol oynayabilir.

Besin yetersizliği ile bu cilt durumları arasındaki kesin bağlantı tam olarak anlaşılamamıştır. Bununla birlikte, kepek veya seboreik dermatitten muzdarip insanlar bu besinlerin daha fazlasını tüketmelidir.

Niasin , riboflavin ve piridoksin açısından zengin yiyecekler arasında tam tahıllar, kümes hayvanları, et, balık, yumurta, süt, organ etleri, baklagiller, yeşil sebzeler, nişastalı sebzeler, kabuklu yemişler ve tohumlar bulunur.

Deniz ürünleri, et, baklagiller, mandıra, fındık ve kepekli tahıllar iyi bir çinko kaynağıdır.

Saç Dökülmesi

Saç dökülmesi çok yaygın bir semptomdur. Aslında, erkeklerin ve kadınların % 50’si, 50 yaşına ulaştıklarında saç dökülmesinden şikayetçi olmaktadır.

Aşağıdaki besinler açısından zengin bir beslenme saç kaybını önlemeye veya yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Demir: Bu mineral saç foliküllerinde bulunan DNA dahil DNA’nın yapımında rol oynar. Demir eksikliği saçların dökülmesine neden olabilir.

Çinko: Bu mineral, protein sentezi ve hücre bölünmesi için gereklidir, saç büyümesi için gerekli iki süreç. Bu nedenle saç dökülmesi çinko eksikliğinden gelişebilir.

Linoleik asit (LA) ve alfa-linolenik asit (ALA): Bu esansiyel yağ asitleri saç büyümesi için gereklidir.

Niasin (B3 vitamini): Bu vitamin saçı sağlıklı tutmak için gereklidir. Alopesi, saçların küçük lekeler halinde düştüğü bir durumdur ve niasin eksikliğinin olası bir belirtisidir.

Biyotin (B7 vitamini): Biyotin, eksik olduğunda saç dökülmesine bağlı olabilen başka bir B vitaminidir.

Et, balık, yumurta, baklagiller, koyu yapraklı yeşillikler, kabuklu yemişler, tohumlar ve kepekli tahıllar iyi bir demir ve çinko kaynağıdır.

Niasin açısından zengin gıdalar arasında et, balık, süt ürünleri, tam tahıllar, baklagiller, kabuklu yemişler, tohumlar ve yapraklı yeşillikler bulunur. Bu yiyecekler ayrıca, yumurta sarısında ve organ etinde de bulunan biyotin açısından zengindir.

Yapraklı sebzeler, kabuklu yemişler, tam tahıllar ve bitkisel yağlar LA bakımından zengindir, ceviz, keten tohumu, chia tohumu ve soya fasulyesi ise ALA açısından zengindir.

Saç dökülmesini önlemek için birçok takviye pazarlanmaktadır. Birçoğu, diğerlerine ek olarak, yukarıdaki besinlerin bir kombinasyonunu içerir.

Bu takviyeler, yukarıda belirtilen besinlerdeki belgelenmiş eksikliklere sahip kişilerde saç büyümesini hızlandırır ve saç dökülmesini azaltır. Bununla birlikte, bu tür takviyelerin bir eksiklik olmadan faydaları konusunda çok sınırlı araştırma bulunmaktadır.

Ayrıca, bir eksiklik olmadan vitamin ve mineral takviyeleri almanın, saç dökülmesine yardımcı olmaktan ziyade, saç dökülmesini daha da kötüleştirebileceğini de belirtmek gerekir.

Örneğin, fazla selenyum ve A vitamini, genellikle saç ekimi takviyelerine eklenen iki besin, saç dökülmesine bağlı olmuştur.

Doktorunuz bir eksikliği onaylamadıkça, takviyelerden ziyade bu besinler açısından zengin beslenme tercih etmeniz en iyisidir.

Ciltte Kırmızı veya Beyaz Şişlik

Bazı insanların yanaklarında, kollarında, uyluklarında veya kalçalarında şişliklerin ortaya çıkmasına neden bir durum olan keratosis pilaris görülür.

Keratoz pilaris genellikle çocukluk çağında görülür ve yetişkinlikte doğal olarak kaybolur.

Bu küçük şişliklerin nedeni hala tam olarak anlaşılamamıştır ancak saç foliküllerinde çok fazla keratin üretildiğinde ortaya çıkabilirler. Bu, ciltte kırmızı veya beyaz görünebilen yüksek şişlikler oluşturur.

Keratosis pilaris genetik bir bileşene sahip olabilir, yani kişinin bir aile üyesinde varsa, o kişide de olması daha muhtemeldir. Bununla birlikte, A ve C vitaminleri düşük kişilerde de gözlemlenmiştir.

Bu nedenle, ilaçlı kremler ile geleneksel tedavilere ek olarak, bu duruma sahip insanlar beslenmelerine A ve C vitaminleri bakımından zengin gıdalar eklemelidir.

Bunlar arasında et, süt, yumurta, balık, koyu yeşil yapraklı sebzeler, sarı-turuncu renkli sebzeler ve meyveler bulunur.

Huzursuz Bacak Sendromu

Willis-Ekbom hastalığı olarak da bilinen huzursuz bacak sendromu (RLS), bacaklarda hoş olmayan ve rahatsız edici hislere ve aynı zamanda onları hareket ettirmek için dayanılmaz bir dürtüye neden olan bir sinir rahatsızlığıdır.

Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsüne göre, RLS Amerikalıların % 10’unu etkilemekte, kadınlar, durumu iki kat daha fazla yaşayabilmektedir. Çoğu insan için, hareket etme isteği otururken veya uyumaya çalışırken yoğunlaşır.

RLS’nin kesin nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır. Bununla birlikte, RLS semptomları ile bir kişinin kan demir düzeyleri arasında bir bağlantı olduğu görülmektedir.

Örneğin, bazı çalışmalar düşük kan demir depolarını RLS semptomlarının artan şiddetine bağlamaktadır. Birçok çalışma, belirtilerin sıklıkla hamilelik sırasında ortaya çıktığını ve kadınların demir düzeylerinin düştüğü bir zaman olduğunu belirtmektedir.

Demir ile takviye, özellikle tanı konan demir eksikliği olan kişilerde RLS semptomlarını azaltmaya yardımcı olur. Bununla birlikte, takviye etkileri kişiden kişiye değişebilir.

Yüksek demir alımının semptomları azalttığı görüldüğü için, et, kümes hayvanları, balık, baklagiller, koyu yapraklı yeşillikler, kabuklu yemişler, tohumlar ve kepekli tahıllar gibi demir açısından zengin gıdaların alımının artırılması da yararlı olabilir.

Bu demir bakımından zengin yiyecekleri C vitamini açısından zengin meyve ve sebzelerle birleştirmek özellikle kullanışlı olabilir çünkü bunlar demir emilimini artırmaya yardımcı olabilir.

Dökme demir kapların ve tavaların kullanılması ve öğünlerde çay veya kahvenin önlenmesi de demir emilimini hızlandırabilir.

Bununla birlikte, gereksiz takviyenin maliyetten daha fazla zarar verebileceğini ve diğer besin maddelerinin emilimini azaltabileceğini belirtmek gerekir.

Aşırı derecede yüksek demir seviyeleri bazı durumlarda ölümcül olabilir, bu nedenle takviyeleri almadan önce daima sağlık uzmanına danışmanız en iyisidir.

Sonuç olarak;

Çok az vitamin ve mineral sağlayan bir beslenme, bazıları diğerlerinden daha yaygın olan çeşitli semptomların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Çoğunlukla, uygun vitamin ve minerallerden zengin gıda alımınızı arttırmak, semptomlarınızı çözmenize veya büyük ölçüde azaltmanıza yardımcı olabilir.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/vitamin-mineral-eksiklik-belirtisi/

Üzgünüz, web tarayıcınız güncel teknolojileri desteklemiyor. Web sitemizi düzgün görüntüleyebilmek için lütfen internet tarayıcınızı güncelleyin ya da farklı bir tarayıcı ile deneyin

Besin Zenginleştirme Vitamin ve Mineral Yetersizliklerini Önleyebilir

Yoğun bir gün sırasında koştururken, vücudumuzun sağlıklı ve verimli çalışması için gerekli olan vitamin ve mineralleri yeterince alamayız. Vücudumuzun fonksiyonlarını eksiksiz ve düzenli olarak yerine getirebilmesi içinse, mineral ve vitamin desteği oldukça önemli.

Birkaç vitamin dışında kendi vitaminini üretemeyen vücudumuz için dışarıdan alınan takviyeler olmazsa olmazlardan. Peki, vitamin ve mineralleri doğal yollarla hangi besinlerden alırız; hangi miktarlarda ihtiyaç duyarız ve eksikliği neye yol açar?

Suda çözünen ve yağda çözünen olmak üzere ikiye ayrılan vitaminler, eksiklikleri sonucunda patolojik durumların görülmesine sebep olur. Yağda çözünen vitaminler yağ dokularımız ve karaciğerimizde depolanan vitaminlerdir. Rezerv ihtiyacını dahi gerekli durumlarda karşılayan bu tip vitaminlerin emilimi, yağlar yani lipidler yardımıyla sağlanır.

A, D, E ve K vitaminleri yağda çözünebilir vitaminlerken; en çok yumurta, balık, karaciğer, süt, kayısı, peynir, kavun, şeftali, ıspanak ve brokolide bulunur. Yetişkin birinin günlük gereksiniminin %32’sini 1 adet yumurta, %68’sini yarım adet havuç karşılarken; 1 tabak yeşil yapraklı sebze yemeği 2 günlük A vitamini ihtiyacını karşılar.

İPUCU: Yağda çözünen vitaminleri alabilmek için yiyeceğimiz yumurtaya bir miktar zeytinyağı ekleyebilir, ızgara sebzeyi hindistan cevizi yağı ile tüketebiliriz.

Suda çözünen vitaminler ise vücutta uzun süre depolanma özelliklerine sahip değildir. Günlük ihtiyacımızın fazlasını idrar yoluyla attıktan sonra kalan vitaminler vücut tarafından kullanılır. Bu yüzden düzenli olarak alınmalıdır. Özellikle B ve C vitaminleri suda çözünen vitaminler için en geniş örneklerin yer aldığı vitamin gruplarıdır.

Süt ve süt ürünleri, böbrek, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunan suda çözünen vitaminler, 1 su bardağı süt ve 2 dilim peynirle günlük ihtiyacımızı karşılar.

Her gün bir avuç tüketeceğimiz kuruyemişler ise hem uzun süre tok kalmamızı sağlar, hem de lezzetli ara öğünler tüketmeye yardımcı olur. Unibble'ın Antioxidant Trail Mix ve Raw Energy Mix ürünleri ile sağlıklı atıştırabilirsin. Gün içinde rahatlıkla çantanda da taşıyabileceğin açılıp kapanabilen paketler ile ihtiyaç duyduğun an yanında vitamin destekçin olarak bulundurabilirsin.

Vitaminler vücudumuzda ne yapar?

Hücresel metabolik reaksiyonlar için gerekli olan vitaminler, vücutta yeterince elde edilmediği veya üretilmediği için dışarıdan alınması gereken küçük organik moleküllerdir.

Vitaminler sayesinde kalp sağlığı korunurken sindirim sorunları azalır, bağışıklık sistemi güçlenirken kan şekeri düşer. Her bir vitamin vücutta farklı bir etkiye sebep olurken, eksiklikleri halinde farklı rahatsızlıklar kendini göstermeye başlar.

Vitaminler hangi besinlerde bulunur?

Vücudun ihtiyacı olan vitaminlerden A Vitamini, kemik gelişimi, göz ve cilt sağlığı için öncelikli öneme sahiptir. Süt, yumurta, karaciğer, yeşil sebzeler, baklagiller, ceviz ve havuç A vitamini bakımından zengin besinlerdir.

B Vitamini ise solunum, sinir ve sindirim sistemlerinin doğru ve düzenli çalışmasını sağlar. B vitamini açısından zengin besinler arasında tahıl ve tahıl ürünleri, kırmızı et, süt ve süt ürünleri ile yeşil sebzeler yer alır. Sekiz farklı B vitamini vardır.

Merkezi sinir sistemini koruyan ve kırmızı kan hücresi üretimini sağlayan B12 vitamini vücudumuz için özellikle önemli. B12 vitamini eksikliği kansızlık ve depresyona yol açabileceği için takip edilmeli. B12 vitamini genel olarak hayvansal gıdalar, deniz ürünleri ve takviye edilmiş soya sütünden alınabilir.

Özellikle yaş ilerledikçe B12 emilimi zorlaşır. Bu yüzden 50 yaş üstü kişiler, veganlar ve vejetaryenler (hayvansal gıdalarla beslenmedikleri için) yeterli miktarda B12 vitaminini doğal besinlerle sağlamakta zorlanabilir. B12 vitamini besinlerle alınamadığı noktada doktora danışarak B12 vitamin hapları ya da B12 iğnesi ile takviye edilebilir.

B vitamini ihtiyacını karşılamak için Unibble'ın granolaları ile sabah kahvaltısı yapabilirsin. Süt ya da yoğurt ile tüketebileceğin Banana Granola pratik bir B vitamini destekli öğün için ideal olacaktır. 

Vücut direncini ve kemikleri güçlendiren C Vitamini vücudumuzda antioksidan gibi davranır ve araştırmalara göre C Vitamini ve UV ışınlarına karşı koruma arasında bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.

C Vitamini yaraların iyileşmesini sağlayan protein kolajeni üretmeye yardımcı olur ve bizi güneşin UV ışınlarına karşı korur.

Portakal, mandalina, domates, maydanoz, lahana, böğürtlen, biber, ananas, limondan alınır.

C vitamini ihtiyacını kolaylıkla karşılayabileceğin sağlıklı atıştırmalıklar ne mutlu ki var! Unibble'ın %100 doğal ve şeker ilavesiz atıştırmalıkları; Pineapple Dream, Pineapple Granola, Blueberry Banana Granola ve Strawberry Chia Seeds Fruit'n Roll'u ile vücudunu dirençli tutabilirsin. 

Kemiklerin ve dişlerin güçlenmesi için gerekli olan D Vitamini balık, karaciğer, tereyağı, yumurta ve peynirde yoğun olarak bulunur.

Yine tahıl ve tahıl ürünleri, kırmızı et, süt ve süt ürünleri ile bitkisel yağlar E Vitamini bakımından zenginken, göz sağlığını da korumaya yardımcı olur.

K Vitamininden zengin besinler arasında ise yeşil sebzeler, kırmızı et, mısır, pirinç ve ciğer yer alır. Bu vitamin de kanı pıhtılaştırma özelliği ile vücut için önemlidir.

Peki, vitamin vücudumuzda eksik olursa ne olur?

Bu vitaminlerin vücudumuzda eksik olması sonucunda;

– Enfeksiyonlara karşı vücut direncimiz düşer.

– Diş ve diş etlerimiz zayıflar.

– Saç, tırnak ve cilt hassasiyetlerimiz ortaya çıkar.

– Sindirim sistemi düzenli çalışmamaya başlar.

– Hücrelerimiz oksijeni verimli kullanamaz.

– Karaciğer yağlanması başlar.

– Antikor üretimi yavaşlar.

– Depresyonu tetikleyebilir.

– Kalp rahatsızlıkları artar.

– Kan şekeri yükselir.

– Bağışıklık sistemi zayıflar.

– Kanın pıhtılaşması yavaşlar.

Mineraller ne işe yarar?

Mineralleri almak için en önemli besinler hangileridir? Vücudun kimyasal dengesini devam ettirmesi, yapısında bulunan mineral çeşitliliğine bağlıdır.

Birbirleri ile birebir ilişkide olan tüm mineraller, eksiklikleri sonucunda zincir şeklinde rahatsızlıklara neden olur.

Vücudumuzun yapı taşı olan hücrelerin korunmasından cilt yapısının sağlığına, kan basıncının aynı seviyede tutulmasından diş ve kemik yapısının sağlamlaşmasına kadar birçok faydası olan mineraller, düzenli olarak alınması gereken takviyelerdendir.

Minerali eksik bir vücuda giren vitaminler fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremez.

Diş, kemik, yumuşak doku, kan, kas ve sinir hücrelerinin yapısında bulunan mineraller, sinirlerin mesaj iletimi ve vücudun hormon üretiminde birincil önemdedir.

Öncelikli mineraller arasında yer alan kalsiyum, iyot, demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum ve çinkonun yoğun olarak yer aldığı besinler şu şekildedir.

Mineralleri içeren besinler

Kalsiyum: Süt ve süt ürünleri, karalahana, brokoli, somon, pekmez, soya sütü, kuru üzüm, incir

İyot: İyotlu tuz, süt, deniz yosunu, deniz kabukları

Demir: Ispanak, dana eti, fasulye, yeşil yapraklı sebzeler, kuru erik, kuru üzüm

Magnezyum: Yulaf ezmesi, pirinç, yoğurt, elma, greyfurt, susam, buğday

Fosfor: Balık, mısır, kuşkonmaz, kuru meyveler, yumurta, süt ürünleri

Potasyum: Muz, kayısı, hurma, karpuz, patates, bal kabağı

Çinko: Koyun ve kuzu eti, yumurta, fındık, mantar, ceviz, mercimek

Maple Walnut, içerisindeki himalaya tuzu ve akçaağaç şurubu ile iyot ve çinko minerallerin alımı için tüketebileceğin yenilikçi tatlardan. İster tek başına ister salatada kullanarak tüket.

Günlük vitamin ve mineral ihtiyaçları

Vitamin ve minerallerin günlük tüketim ihtiyacı yaş ve cinsiyete göre değişkenlik gösterir.

Aşağıdaki tablo, günlük ortalama 2.000 kalori ihtiyacı olan sağlıklı bir kişinin ihtiyaçları göz önüne alınarak hesaplanan vitamin ve mineral ihtiyacını belirtir.

Источник: https://unibble.com/vitamin-mineraller-hangi-besinlerde-bulunur

Besin Desteği (Supplement) Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Besin Zenginleştirme Vitamin ve Mineral Yetersizliklerini Önleyebilir

Besin desteği bir besin ögesinin yüksek dozdaki miktarının hap, kapsül veya şurup şeklinde doğal beslenmeye ek olarak alınan şeklidir. Yeterli ve dengeli bir beslenme programında besin desteğine gerek yoktur.

Çünkü hem zenginleştirilmiş besinler hem de besin destekleri/supplementlar, yararları etkilerine rağmen, temel besin gruplarını içeren dengeli bir diyetin yerini tutamazlar.

Besin destekleri çok sınırlı enerji içeren diyetler uygulandığında, vitamin ve minerallerin yetersiz alımının söz konusu oldu­ğu durumlarda önemli kaynaklardır.
En yaygın besin destekleri; vitaminler, mineraller, aminoasitler, esansiyel yağ asitleri, posa, çeşitli bitkiler ve bunların ekstrelerini kapsar.

Besin destekleri önerilirken bireyin yaşı, cinsiyeti, sağlık durumu, ilaç kullanımı gibi faktörler göz önünde bulundurulur ve buna göre doz belirlenir. Bu bakımdan doktora ve diyetisyenedanışmadan besin desteği kullanmayınız.

Vitamin Ve Mineral Besin Desteklerinin Etiket Özellikleri

Bu ürünler, hijyenik ve besinin ögelerinin özelliklerini koruyacak şekilde ambalajlanmalıdırlar.

Vitamin ve mineral besin desteklerinin etiketlemesi kodeks alimentarius standardına göre yapılmalıdır. Ayrıca ürün adı besin desteği olarak yazılmalı ve içerdiği vitamin ve mineraller belirtilmelidir. Etiket okurken dikkat edilmesi gerekenler şunlardır;

  • Vitamin ve mineral miktarları sayısal olarak belirtilmelidir.
  • Vitamin ve mineral miktarları ürünün önerilen günlük tüketim miktarlarıyla uyumlu olmalıdır. Eğer farklı ise tek kullanımlık birim miktarı da verilmelidir.
  • Vitamin ve minerallerle ilgili bilgiler besin ögesi referans alım yüzdesi (günlük alımın %kaçını karşılamaktadır) olarak belirtilmelidir.
  • Etiket, ürünün nasıl kullanılması gerektiğini (miktar, sıklık, özel koşullar) belirtmelidir.
  • Etikette, tüketicinin günlük maksimum miktarı (üst sınırı) aşmaması gerektiği belirtilmelidir.
  • Besin desteklerinin yemek yerine (günlük öğün) geçmediği ve ürünün küçük çocuklardan uzak tutulması gerektiği belirtilmelidir.

Vitamin Mineral Yetersizlikleri

Vitamin mineral yetersizlikleri ülkemizde önemli bir sorundur.

Yetersizliklerin başlıca nedenleri yetersiz ve dengesiz beslenme, besinlerin satın alınması, hazırlanması, pişirilmesi sırasında oluşan kayıplar, vücuttaki bir emilim bozukluğu, enfeksiyonlar, ilaç, alkol ve sigara kullanımı, doğum kontrol haplarının kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ancak doğurganlık çağındaki kadınlar ve küçük çocuklar vitamin ve mineral yetersizlikleri yönünden daha fazla risk altındadır.  

Supplement Kullanımının Gerekli Olduğu Durumlar

1. Düşük enerji içeren diyet tüketenler,

2. Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayamayanlar (psikolojik yada ekonomik nedenlerden dolayı),

3. Vejetaryenler (özellikle hiçbir hayvansal gıda tüketmeyen veganlar),
4. Demir yetersizliği anemisi olanlar, 5. Bebek (D vitamini yetersizliğinin önlenmesi) ve çocuklar,

6. Gebe ve emzikli kadınlar (Demir, folat, B12 vitamini vb.)

7. Menopoz sonrası kemik kaybı fazla olan kadınlar,
8. Yaşlılar 9. Uzun süre ilaç kullananlar (antasitler, antibiyotikler, laksatifler, diüretikler),

10. Besin alımını engelleyen alerjik hastalıkları olanlar,

11. Bir hastalığa bağlı beslenme (nutrisyon) tedavisi alanlar, 12. Diyaliz tedavisi gören hastalar, vb.

Yukarıda belirtilen durumlarda; kan değerleri dikkate alınarak uygun besin destekleri önerilebilir. Radyoterapi uygulanan kişiler için vitamin mineral besin desteği yapılması konusunda ortak bir görüş yoktur. Sigara kullananlar için C vitamini supplementı önerilmektedir. Ancak besin desteklerinin kullanımı ile alkol ve sigaranın zararlı etkileri önlenememektedir.

Besin Desteği (Supplement) Kullanılırken Dikkat Edilmesi Gereken Kurallar:

  • Eğer herhangi bir hastalığınız yoksa, doktorunuz önermemiş ise supplement kullanmayın,
  • Günlük beslenme durumunuzu değerlendirin,
  • Hiçbir supplement besinlerin içinde bulunan sağlık için gerekli besin öğelerini sağlayamaz,
  • Herhangi bir ilaç kullanıyorsanız doktorunuza danışmadan vitamin/mineral supplementı kullanmayın. İlacın etkisini azaltabilir yada etkileşim sonucu yan etki yapabilirler,
  • Supplement kullanacaksanız tek bir vitamin yerine, multivitamin desteğini tercih edin,
  • Supplementları önerilen dozlarda alın,
  • Yeterli ve dengeli beslenmeye öncelik verin .

Источник: https://www.diyetkolik.com/besin-destegi-supplement-kullaniminda-dikkat-edilmesi-gerekenler/

C Vitamini Bulunan Besinler ve Faydaları Nelerdir?

Besin Zenginleştirme Vitamin ve Mineral Yetersizliklerini Önleyebilir

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olarak insanların kış aylarında hastalanmalarını önleyen suda çözünen C vitamini hangi besinlerde bulunur ve faydaları nelerdir?

C Vitamini Bulunan Yiyecekler

C Vitamini Besinleri

C vitamini insanlar için en önemli vitaminler arasında gösterilmektedir. İnsanların bağışıklık sistemi için askorbik asit olarak da bilinen ve vücut tarafından sentezlenmeyecek olduğundan besinler yoluyla yeterli miktarda alınması gerekmektedir.

Oto-immun sistemin güçlenmesinde etkili olduğundan vitamini içeren gıdaların düzenli olarak yeterli miktarda tüketilmesi gerekmektedir. Sadece bağışıklık sistemi için önemli olmayıp aynı zamanda da hemopoezis açısından ve sinir sistemininde güçlenmesi için önemlidir.

Antioksidan içermesi sebebiyle yaşlıların, bağışıklık sistemi zayıf olan çocukların ve sporcuların mutlaka her gün almaları gerekmektedir.

C vitamini daha çoğunlukla bitkisel gıdalarda bulunmaktadır. Az miktarda hayvansal gıdalarda da bu vitamin bulunmaktadır. Şu hayvansal gıdalar bu vitamini içermektedir:

  • Sığır karaciğeri;
  • Böbrek;
  • Süt;
  • Yoğurt;
  • Peynir.

Vitamin eksikliği yaşlılarda ve çocuklarda daha sıklıkla görülmektedir. Sık sık hastalanmaları, diş eti kanamasının gelişmesi gibi durumlar olduğu zaman bunun nedenleri arasında vitamin eksikliği olabilir. Bu nedenle de insanların her zaman için doğal yollarla günlük gereksinimi doğal yollarla alması gerekmektedir.

Doğal yollarla yeterli miktarda alamaması durumunda ise doktor tarafından takviye vitamin ilacı alınması gerekmektedir.

C vitamini İçeren Besinler

(100 gr için hesaplanmıştır.)

Kuşburnu426 mgGuava228.3 mgSiyah frenk üzümü181 mgMaydanoz133 mgKivi92.7 mgBrokoli89.2 mgDere otu85 mgBrüksel lahanası85 mgLiçi71.5 mgYer Lahanası62 mgPomelo61 mgPapaya60.9 mgBezelye (Pisum Sativum)60 mgBal2 mgKıvırcık lahana120 mcgBiber

C Vitamini En Çok Bulunan Yiyecekler

Düzenli beslenen ve sağlığına çok dikkat eden insanların vitamin ve mineraller bakımından zengin yiyeceklerde yemesi gerekmektedir. C vitamini suda çözünen bir vitamin olması sebebiyle fazla alınması durumunda insan vücudunda depolanmayacaktır. Böbreklerden süzülerek idrar yoluyla fazlası vücuttan atılır. Bu vitamini en çok içerisinde bulunduran yiyecekler şunlardır.

Turunçgiller içerdiği vitaminler sayesinde insanların kış aylarında yemesi ile birlikte vitamin ihtiyacını karşılayacak zengin besinlerdir. Ayrıca portakal, mandalina, greyfurt içerdiği mineraller sayesinde de eksikliği gidermenizde etkili olur.

Potasyum bol miktarda olduğu için kalp hastalıklarını önler ve alerjinin gelişmesini ve belirtilerini de ortadan kaldıracaktır.

Kuşburnu meyvesi vitamin açısından oldukça zengin olduğu için daha çoğunlukta kış aylarında çayı demlenerek içilmesi öneriliyor. Unutulmamalıdır ki bu meyvenin vitaminin kaybı olmaması için mutlaka aşırı kaynar su ile pişirilmemesi gerekmektedir.

Yiyecek listesinde bulunan ve bol miktarda vitamin barındıran yiyecekler tüketilmelidir. Bu sayede antioksidan özelliği ortaya çıkacağı için soğuk algınlığı gibi hastalıkları önleyecektir. Vücudun kolajen üretiminde çok etkili olduğu içinde insanların daha sağlıklı ciltleri olmasını sağlar.

C Vitamini Bulunan Meyveler

Yetişkin bir insanın bağışıklık sisteminin güçlü olabilmesi için en az 50 mg en fazla ise 70 mg günlük olarak vitamin içeren besinler almaları gerekmektedir. Askorbik asit olarak bilinen vitamin meyvelerden de alınabilir.

İnsanların hücrelerinin korunmasının ve kanser hücrelerinin çoğalmaması için her gün yeterli miktarda alınmalıdır. Ayrıca vitaminin alınması ile birlikte en önemli minerallerden bir tanesi olan demirin emiliminin artmasını sağlar.

C vitamini yönünden zengin olan meyveler şunlardır:

Daha çoğunlukla kış aylarında insanların bağışıklık sisteminin zayıflaması sonucunda ortaya çıkan soğuk algınlığı ya da grip gibi hastalıklar gelişebilir. Bu durumda da insanların C vitamininden zengin meyveleri tüketmesi durumunda hastalıkların kolaylıkla iyileşmesini de sağlamaları mümkün olacaktır. 

Orta büyüklükte olan bir adet kırmızı biber vitaminler açısından çok zengin olması ile bilinmektedir. İnsanların günlük ihtiyacının beş katı içermektedir. Ayrıca B grubu vitaminleri de barındırması ile bilinmektedir. Bu sebzenin tüketilmesi durumunda diyabetin önlenmesi ve kanser hücrelerinin artmamasında da faydalı olmaktadır.

Lahana vitaminleri ve mineralleri bol miktarda barındırması ile bilinmektedir. Birçok insanın severek tüketmekte olduğu lahananın içerisinde demir ve bakır da bulunmaktadır.

B grubu ve A vitamin içermesi sebebiyle de tüketilmesi sonucunda vitamin ve mineral ihtiyacını çoğunlukla karşılar ve yararlı özelliklerinden faydalanırsınız.

100 gram az haşlanmış lahana insanların günlük ihtiyacı olan vitaminin %68 civarında karşılayacaktır.

Bu meyvelerin her zaman için yenmesi için mevsiminde ve organik koşullarda üretilmesi çok önemlidir. Olgunlaşmış meyvelerin içerdiği vitaminlerin ve minerallerin değerleri daha yüksektir. Fakat toplandıktan sonra saklama koşulları ve meyvelerin olgunluğunu yitirmesi sonucunda vitamin değerlerinde de azalma olacaktır.

C Vitamini Bulunan Sebzeler

Bağ dokusunun korunmasında, kalp hastalıklarının önlenmesinde ve kanser hücrelerinin yayılmasının önlenebilmesi için bu vitamin doğal yollarla alınması çok önemlidir. Çoğu insanın merak ettiği konulardan bir tanesi de C vitamini hangi besinlerde bulunur sorusudur.

Vitaminin sadece meyvelerde bulunmadığı aynı zamanda da doğal olarak üretilen sebzelerde de bulunmaktadır. Sebzeler genellikle çiğ olarak tüketilmeyip insanların sebzeleri yemek için tercihleri yemeklerin içerisinde pişirmektir.

Fakat unutulmamalıdır ki sebzelerin içerisinde bulunan vitamin değeri kaybının olmaması için az pişirilmesi çok önemlidir. C vitamini bakımından en zengin sebzeler şunlardır:

Sebzelerin ve meyvelerin kızartılması durumunda içerisinde ki vitaminlerin yok olmasına neden olacağı unutulmamalıdır. Kötü kolesterolün azalmasını ve plakların damarlardan temizlenmesi için önemli vitaminler arasında olmaktadır. Bu sebeple de insanların vitamin değerinin kaybının olmaması için soğuk suyun içerisine konularak kaynatılmamalıdır.

Kaynar suyun içerisine hemen atılmalı ve birkaç dakika bekledikten sonra hemen çıkartılması önerilmektedir.

Sigara içen insanların vitamin ihtiyacı daha fazla olacaktır. Sigara emilimin yavaşlamasına neden olacaktır. Aynı şekilde de alkol sıklıkla kullanan kişilerin de bağışıklık sisteminin güçlenebilmesi için normal bir insanın alması gereken C vitamin ihtiyacının %30 daha fazla alması önerilmektedir.

Makale Değerlendiriniz: Loading…

Источник: https://vitamindozu.com/c-vitamini-hangi-besinlerde-bulunur.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.