Beyin Sağlığı İçin Aktif Bir Yaşam Şart

içerik

Beyin Sağlığınızı Korumak ve Geliştirmek Elinizde

Beyin Sağlığı İçin Aktif Bir Yaşam Şart

İlerleyen yaşla birlikte artan unutkanlık şikayetleri, bazen yoğun iş temposuna bazen de hayatın rutin akışına bağlanarak önemsenmeyebiliyor.

Ancak beyin sağlığının korunması sağlıklı bir yaşam için en önemli konuların başında geldiği için, unutkanlık şikayetlerinin ciddiye alınarak uzman kontrolünde gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr.

Türker Şahiner ve Doç. Dr. Yakup Krespi, Türkiye’de ilk kez uygulanan “Beyin Sağlığı Koruma Programı” hakkında bilgi verdi.

Unutkanlık her yaşta yaşanabilir

Hayat boyu karşılaşılan zihinsel ve psikolojik sorunlar, beyin sağlığını tehdit eden etkenler sonucu ortaya çıkmaktadır ve görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Beyin fonksiyonlarının beklenen performansı verememesi, kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Unutkanlık, her yaşta en sık rastlanan bilişsel yakınma olarak karşımıza çıkmaktadır.

İnsan bedensel veya ruhsal bir şikayeti olduğunda; bu durumun başlangıcını, yerini, şiddetini, bedeninde yarattığı değişimleri ve daha birçok özelliğini çok detaylı bir şekilde doktora anlatabilmektedir. Fakat unutkanlık yakınması olan kişinin durumunu anlatması kolay değildir.

Çoğu kez sinsice başlayan unutkanlığın kişide ve çevresinde yarattığı etkileri, yaşamın doğal seyrinden ayırt etmek güçtür. Her gün, herkes unutkanlık yaşayabilir fakat bu unutkanlıklar hangi noktadan sonra tıbbi bir anlam taşır sorusuna yanıt vermek zordur. Beynin doğal bir işlevi olan unutkanlık, çoğu zaman bir hastalık habercisi değildir.

Bu nedenle unutkanlık şikayetlerinin uzman kişiler tarafından doğru değerlendirilmesi çok önemlidir.

Zihinsel kapasiteniz ölçülebiliyor

Zihinsel kapasitenin durumu birtakım zihinsel testler aracılığıyla ölçülebilmektedir. Bu testlerde dikkat edilmesi gereken nokta; kişilerin kültür, dil ve eğitiminden etkilenmeden, herkese uygulanabilir testlerin tercih edilmesidir.

Uygulanacak testlerin zaman içinde ortaya çıkan değişikliklere duyarlı olması da önem taşımaktadır. Dijital ortamda değerlendirme sağlayan en duyarlı testlerden biri de “Cambridge Cognition” CANTAB testidir.

Elde edilen veriler kişinin zihinsel kapasitesinin EKG’si veya tansiyon değeri olarak tanımlanabilmektedir.

Unutkanlığınızı kontrol altına alabilirsiniz

Zihinsel kapasitenin ölçülmesi, beyin sağlığı ile ilgili sorunları erken dönemde saptayıp tedavi etmenin dışında;

  • Çevresel ve biyolojik etkilerin zaman içinde beyin sağlığı üzerinde ortaya çıkardığı etkilerin anlaşılmasını
  • Beyin sağlığını arttıracak girişimlerin belirlenebilmesini
  • Etkin ve güvenli ilaç tedavilerinin yapılabilmesini
  • Hastalık anlamı taşımayan belirtileri saptayarak gereksiz kaygının da ortadan kaldırılmasını sağlayabilmektedir.

Duygularınızı ve hatıralarınızı unutmadan keyifli bir yaşam sürmek için…

Hipertansiyon, diyabet, kolesterol, yanlış diyet, obezite ve hareketsiz yaşam gibi kalp ve damar sağlığını tehdit eden riskler, beyin sağlığını da yakından ilgilendirmektedir. Hayatındaki bu yanlışları düzeltmeyen bireyleri ileriki dönemlerde inme ve bunama riskinin beklediği unutulmamalıdır.

Düşünceler, öğrenilenler, duygular ve hatıraların unutulmadığı keyifli bir yaşam sürmek için beyin sağlığı ihmal edilmemelidir. İlerleyen yaşlarda kişiye eşlik edecek sağlıklı bir beyin için beyin check-up’ı büyük önem taşımaktadır.

Bu sayede hem beyin sağlığı kontrol edilmekte hem de korunup geliştirilebilmektedir.

Beyin sağlığınızı korumak için bunlara dikkat edin

  • Sigarayı bırakmak, alkol tüketimini azaltmak
  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak
  • Kan basıncı, kalp ritmi, kan şekeri ve kolesterol kontrolü ile bunların tıbbi kılavuzlara göre hayat boyu tedavilerini sürdürmek
  • Beyin sağlığını destekleyecek beslenme tarzı, Akdeniz diyeti uygulamak
  • İdeal kiloyu korumak
  • Sağlıklı bir uyku düzeni sağlamak
  • Stres ve depresyonu kontrol altında tutmak
  • Bazı genetik özelliklere dikkat etmek beyin sağlığı için önemlidir.

Huzurlu bir yaşam düşüncesi ile aktif hayattan uzaklaşmayın

Beyin sessizlik ve sakinlikten hoşlanan bir organ değildir. Güzel bir emeklilik çoğunlukla torunlarla zaman geçirmek, televizyon karşısında sevilen dizileri seyretmek, şehir hayatından uzaklaşmak gibi sessiz sakin yaşama geçiş kapısının aralandığı bir hayat evresi olarak algılanmaktadır.

Ancak bu isteklere rağmen beyin sağlığı için fiziksel ve zihinsel aktivitelerden uzak durulmamalıdır. Uğraşlara zaman ayrılan, yeni şeyler öğrenilen, yeni beceriler kazanılan, yeni yerler görülen, yeni insanlarla tanışılan ve yeni bağların kurulduğu aktif bir hayatın seçilmesi gerekmektedir.

Bu tür bir hayat tarzı bellek, düşünce ve hayal dünyasının sağlıklı olarak devam ettirilmesini sağlamaktadır.

Источник: https://www.annebebek.com.tr/saglik/Saglikli-Bir-Yasam/Beyin-Sagliginizi-Korumak-ve-Gelistirmek-Elinizde/817

Sağlıklı bir beyin için altın kurallar

Beyin Sağlığı İçin Aktif Bir Yaşam Şart

Tüm vücudu kumanda eden beynimizin sağlığının anne karnından itibaren yaşam boyu koruyup geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Tüketilen besinlerden, uyku düzenine; gün içindeki etkinliklerden, spora hatta içten bir gülümsemeye kadar birçok nokta beyin sağlığına etki ediyor.

Memorial Şişli/Ataşehir Hastaneleri Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Elmacı, beyin dostu uygulamalar hakkında bilgi verdi.

1- Beyin gelişimi ve sağlığını destekleyen gıdaları tüketin:

Beyin gelişimi anne karnında başladığı için anne adaylarının özellikle folik asit içeriği yüksek olacak şekilde düzenli beslenmesi önem taşımaktadır. Alzheimer ve bunama riskine karşı yetişkinlerde de dikkat edilmesi gereken folik asit desteği için fasulye, bezelye, ıspanak, şalgam, limon ve portakal gibi gıdalar tüketilmelidir.

  • Muz ve kuru baklagiller: B vitamini içeren muz, kuru baklagiller, et, balık, yağsız süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi önemlidir. Hafıza ve zeka gelişimi bakımından B vitamini önemli bir yer tutmaktadır. Aynı zamanda B vitamini yeni hücreler üretilmesine ve var olan hücrelerin yapısının korunmasına yardımcı olmaktadır.
  • Balık: Beyin fonksiyonlarının daha düzgün çalışması, hafızayı güçlendirerek daha hızlı düşünebilmek için omega 3 bakımından zengin balık belirli aralıklarla mutlaka tüketilmelidir.
  • Kaju ve yer fıstığı: Beyinde yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan gerilemeyi yavaşlatmak için; E vitamini bakımından zengin ceviz, fındık, kaju, yer fıstığı, ay çekirdeği, susam, keten tohumu tüketilmelidir.
  • Üzüm ve çilek: Dopamin salgılanmasını sağlayan üzüm problem çözme yeteneğini artırırken, yüksek oranda antioksidan içeren çilek, yaban mersini gibi meyveler ile domates, havuç gibi sebzeler belleği geliştirerek beyni korumaktadır.

2- Türk kahvesinden vazgeçmeyin

Kültürümüzde önemli bir yeri olan Türk kahvesi, beynin çalışmasını motive eden uyarıcıların en önemlilerindendir. Kahvenin içinde bulunan ve beyinde uyarıcı görev yapan kafeinin yorgunluğu azaltıcı etkisinin yanında konsantrasyon ve uyanıklığı yükselten özelliği de bulunmaktadır.

Ara öğün gibi değerlendirilen Türk kahvesi yapılış, sunuş ve tüketimi bakımından fabrikasyon olarak nitelendirilen diğer kahvelerden farklılıklar içermektedir.

Bir ritüel eşliğinde tüketilen Türk kahvesi, yarattığı fiziksel etkilerinin yanı sıra gün içinde hoş bir mola verilmesine olanak sağlayarak beynin dinlenmiş vaziyette tekrar motive olması konusunda da etki göstermektedir.

3- Hayatınızda özel anları artırın

Türk kahvesinin tüketiminde olduğu gibi kişinin hayatında özel anlara zaman ayırması, vücudun birçok hormon salgılamasına zemin hazırlamaktadır.

Dinlenen müzik, sevilen bir arkadaşla zaman geçirilmesi, spor hatta zele tüketilen bir yemek bile mutluluk sağlayan birçok hormonun salgılanmasını harekete geçiriyor.

Beyin sağlığı için oldukça önemli olan bu hormonlar insanın duygu sistemini kontrol eden ve hafıza için hayati öneme sahip olan limbik sistemi uyararak harekete geçirmektedir.

4- Beyninize 4 mevsimi yaşatın

Gelişen teknoloji ile birlikte özellikle büyük şehirlerde büyük bir elektro manyetik çöplük oluşmaktadır. Algılamayı etkileyen elektromanyetik alan uyaran kirliliğine neden olarak beyinde aşırı yüklenmeye yol açmaktadır.

Odaklanma problemi, dikkat dağınıklığı, unutkanlık gibi birçok soruna neden olan elektromanyetik alanlar beynin dinlenmesine ve kendini yenilemesine izin vermemektedir. Beynin kendisini en fazla yenilediği zaman dilimi olan uyku anında elektro manyetik etki yapabilecek cep telefonu, televizyon gibi ürünlerin kişinin yakınında olmaması gerekmektedir.

Kaliteli bir uyku ile bir ilkbahar havasında güne başlayan beynin mevsimlere benzetilirse gün içinde 4 mevsimi de yaşaması gerekmektedir.

5- Uyku düzeniniz tarlakuşu gibi olsun

Beynin gün içinde 4 mevsimi yaşamasının yanında gece ve gündüzü de biyoritme uygun saatlerde gerçekleştirmesi önemlidir. Tarlakuşu örneğinde olduğu gibi kişi gibi erken yatıp güne erken başlandığı zaman vücudun salgıladığı steroit, melatonin gibi hormonlardan en üst seviyede faydalanmaktadır.

Erken kalkıp uygun besinlerle yapılan kahvaltının ardından salgılanan hormonlar sayesinde beyin, enerjik, algısı yüksek ne ekilirse verim alınacak bir toprak gibi güne başlamaktadır.

Doldur boşalt ritmiyle hareket eden beynin en iyi temizlendiği ve kendini yenilediği uyku saatlerini kaliteli hale getirmek hayati önem taşımaktadır.

6- Beyninizin yükünü kahkaha ile hafifletin

Dilimize yerleşen “Bir kahkaha bir kalem pirzola” deyimi aslında gerçeği yansıtmaktadır. İçten bir kahkaha beyne oksijen gitmesini kolaylaştırırken tansiyonu dengede tutulmasına ve hormonların düzenlenmesine zemin hazırlamaktadır.

Gülme esnasında, beyindeki alt kranial sinirler koordineline olarak çalışarak, endorfin salgısının yükselmesine ve pozitif uyarıcıların devreye girmesine olanak sağlamaktadır. Omurga sağlığında olduğu gibi 45 dakika çalışıp 15 dakika dinlenme esasına beyin sağlığı için de uyulması gerekmektedir.

Gün içinde gülmek, bir arkadaşla sohbet etmek veya kahve gibi ritüellerle beyindeki yükü azaltarak es verdirilmesi gerekmektedir.

7- Tek başınıza bulmaca çözdüğünüz kadar sosyal aktivitelere de ağırlık verin

Bulmaca çözmenin beyin sağlığı ve hafıza için önemli olduğu bilinmektedir. Ancak gün içinde gerçekleştirilen sosyal aktiviteler hafızaya bulmaca çözmekten çok daha iyi gelmektedir.

Kişinin tek başına oturup saatlerce bulmaca çözmesi yerine bir bulmaca çözdükten sonra sokağa çıkarak sosyal ortama girmesi, arkadaşlarıyla zaman geçirmesi veya aile ziyaretlerine gitmesi beyin sağlığı bakımından önemlidir.

8- Beyninizi sporla güçlendirin

Kalp damar, diyabet, tansiyon gibi hastalıkların kontrol altında tutulmasında önemli rol oynayan düzenli egzersiz ve spor, beyinde de olumlu etkiler yapmaktadır.

Mutluluk hormonu olarak bilinen endorfin hormonunun salgılanmasını artıran spor, insani ilişkilerde daha yapıcı hareket etmeyi sağlarken mutluluk eşiğinin yükselmesine zemin hazırlamaktadır.

Demans, Alzheimer, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklardan kaçınmak için düzenli egzersizin hayatın bir parçası haline getirilmelidir. Uygun şekilde tamamlanan bir sportif aktivitenin zemininde becerikli şekilde tamamlanmış bir zihinsel aktivitenin bulunduğu unutulmamalıdır.

BAĞIRSAK BEYİN İLİŞKİSİ

Beyin sağlığı için aktif bir yaşam şart

Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Beyin Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahı Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, beyin sağlığını korumanın fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal yönden de sağlığın korunmasıyla mümkün olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa “Beyin, hayata ait tüm insani değerlerin ve ilişkilerimizin, düşüncelerimizin, kararlarımızın, eylemlerimizin, davranışlarımızın, duygularımızın, sevinçlerimizin, mutluluğumuzun, hüznümüzün kaynağı olan organımızdır.

Bir anlamda bizi biz yapan organımız beyindir ya da sinir sistemidir diyebiliriz.

Dolayısıyla, insan organizmasında tüm yapılar, dokular, organlar, sistemler sağlıklı bir yaşam için önemlidir kuşkusuz ancak, beyin sağlığı, insanın varlık dünyasını anlamlandıran ve ona yön veren bir yapının işlevselliği için elzemdir ve çok dikkat edilmelidir” diye konuştu.

Beyin sağlığı için bu önerilere kulak verin

İnsanın genel olarak sağlık durumunun bir bütün olduğunu belirten Prof. Dr. Bozbuğa, beyin sağlığını korumak için günlük hayatımızda dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı: “Sağlıklı bir insan diyebilmek için, biyopsikososyal bir varlık olan insanın fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olması beklenir, düşünülür.

Burada, beyin sağlığı elbette merkezi ve en üst derecede önem taşıyan bir konumdadır. Bu yaklaşımla bakıldığında, beyin sağlığını korumak için, kişinin fiziksel, zihinsel, ruhsal ve sosyal yönden de sağlığını koruması – sağlıklı olması gerekmektedir. Bunun için zihinsel ve fiziksel yönden aktif bir yaşam tarzı, anlam ve değerler taşıyan bir hayat öncelikli şartlardır.

Doğal ve doğru beslenme ve temiz bir çevre, toksik (= zehirli) maddelerden tütün, alkol, narkotik gibi maddelerden uzak durmak, kaliteli ve yeterli sürede uyku uyumak, stresin kontrolü, varsa hipertansyon ve diyabet gibi sistemik hastalıkların kontrol ve tedavi altına alınması, genel vücut sağlığı ve beyin sağlığı için dikkat edilmesi gereken en önemli faktörler olarak söylenebilir.”

Baş ağrıları ihmal edilmemeli

Prof. Dr. Mustafa Bozbuğa, sağlıkla ilgili her alanda önemli olduğu gibi beyin sağlığında da erken tanının önemli olduğunu söyledi. En önemli ve yaygın yakınma durumunun baş ağrısı olduğunu belirten Prof. Dr.

Mustafa Bozbuğa, “İnsan organizmasında 'homeostazis' dediğimiz, sanki Hipokrat’ın “Doğa kendini tedavi eder” söyleyişine karşılık gelen; çok iyi işleyen bir onarım, uyum, esneklik, yenilenme mekanizması vardır ve hastalıklar ya da sorunlar, en azından belli bir aşamaya kadar belirti ve bulgu vermeyebilirler veya hatta vücuttan atılabilirler – düzeltilebilirler. İnsan vücudundaki bu muazzam gücü/homeostazisi etkin tutabilmek, büyük ölçüde doğru bir yaşam biçimi sürdürmek ile olanaklıdır; ayrıca, periyodik sağlık kontrollerinin düzenli bir şekilde yapılması ve herhangi bir yakınma durumunda (en önemlisinin –ve yaygın olanının- baş ağrısı olduğu söylenebilir) gecikilmeden bir hekime başvurulması beyin sağlığı ve erken tanı bakımından değer taşımaktadır” dedi.

BEYİN YORGUNLUĞUNU ÖNLEMENİN YOLLARI

Beynimizi nasıl etkiliyoruz?

+9Kronik uykusuzluk hafızanızı zayıflatır.Kaliforniya Üniversitesi'ndeki bilim insanları uykusuzluğun Alzheimer'a sebep olduğunu kanıtladı. Tüm gece kesintisiz uyunan bir uykuda beynimiz kendisi için zararlı olan bileşikleri yok ediyor, fakat yeteri kadar uyuyup uykumuzu alamazsak bunun beyin hücrelerini tahrip eden bir etkisi oluyor.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1059477-saglikli-beyin-nasil-olur

Beyin Sağlığınızı Korumak Ve Geliştirmek Elinizde

Beyin Sağlığı İçin Aktif Bir Yaşam Şart
Prof. Dr. Türker ŞAHİNER
Nöroloji
Memorial Şişli Hastanesi

İlerleyen yaşla birlikte artan unutkanlık şikayetleri, bazen yoğun iş temposuna bazen de hayatın rutin akışına bağlanarak önemsenmeyebiliyor.

Ancak beyin sağlığının korunması sağlıklı bir yaşam için en önemli konuların başında geldiği için, unutkanlık şikayetlerinin ciddiye alınarak uzman kontrolünde gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr.

Türker Şahiner, Türkiye’de ilk kez uygulanan “Beyin Sağlığı Koruma Programı” hakkında bilgi verdi.   

Unutkanlık her yaşta yaşanabilir  

Hayat boyu karşılaşılan zihinsel ve psikolojik sorunlar, beyin sağlığını tehdit eden etkenler sonucu ortaya çıkmaktadır ve görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Beyin fonksiyonlarının beklenen performansı verememesi, kişiden kişiye değişiklik göstermektedir. Unutkanlık, her yaşta en sık rastlanan bilişsel yakınma olarak karşımıza çıkmaktadır.

 İnsan bedensel veya ruhsal bir şikayeti olduğunda; bu durumun başlangıcını, yerini, şiddetini, bedeninde yarattığı değişimleri ve daha birçok özelliğini çok detaylı bir şekilde doktora anlatabilmektedir. Fakat unutkanlık yakınması olan kişinin durumunu anlatması kolay değildir.

 Çoğu kez sinsice başlayan unutkanlığın kişide ve çevresinde yarattığı etkileri, yaşamın doğal seyrinden ayırt etmek güçtür. Her gün, herkes unutkanlık yaşayabilir fakat bu unutkanlıklar hangi noktadan sonra tıbbi bir anlam taşır sorusuna yanıt vermek zordur. Beynin doğal bir işlevi olan unutkanlık, çoğu zaman bir hastalık habercisi değildir.

 Bu nedenle unutkanlık şikayetlerinin uzman kişiler tarafından doğru değerlendirilmesi çok önemlidir.

Zihinsel kapasiteniz ölçülebiliyor

Zihinsel kapasitenin durumu birtakım zihinsel testler aracılığıyla ölçülebilmektedir. Bu testlerde dikkat edilmesi gereken nokta; kişilerin kültür, dil ve eğitiminden etkilenmeden, herkese uygulanabilir testlerin tercih edilmesidir.

 Uygulanacak testlerin zaman içinde ortaya çıkan değişikliklere duyarlı olması da önem taşımaktadır. Dijital ortamda değerlendirme sağlayan en duyarlı testlerden biri de “Cambridge Cognition” CANTAB testidir.

Elde edilen veriler kişinin zihinsel kapasitesinin EKG’si veya tansiyon değeri olarak tanımlanabilmektedir. 

Unutkanlığınızı kontrol altına alabilirsiniz

Zihinsel kapasitenin ölçülmesi, beyin sağlığı ile ilgili sorunları erken dönemde saptayıp tedavi etmenin dışında;

  • Çevresel ve biyolojik etkilerin zaman içinde beyin sağlığı üzerinde ortaya çıkardığı etkilerin anlaşılmasını
  • Beyin sağlığını arttıracak girişimlerin belirlenebilmesini
  • Etkin ve güvenli ilaç tedavilerinin yapılabilmesini
  • Hastalık anlamı taşımayan belirtileri saptayarak gereksiz kaygının da ortadan kaldırılmasını sağlayabilmektedir.

Duygularınızı ve hatıralarınızı unutmadan keyifli bir yaşam sürmek için… 

Hipertansiyon, diyabet, kolesterol, yanlış diyet, obezite ve hareketsiz yaşam gibi kalp ve damar sağlığını tehdit eden riskler, beyin sağlığını da yakından ilgilendirmektedir. Hayatındaki bu yanlışları düzeltmeyen bireyleri ileriki dönemlerde inme ve bunama riskinin beklediği unutulmamalıdır.

Düşünceler, öğrenilenler, duygular ve hatıraların unutulmadığı keyifli bir yaşam sürmek için beyin sağlığı ihmal edilmemelidir. İlerleyen yaşlarda kişiye eşlik edecek sağlıklı bir beyin için beyin check-up’ı büyük önem taşımaktadır.

Bu sayede hem beyin sağlığı kontrol edilmekte hem de korunup geliştirilebilmektedir. 

Beyin sağlığınızı korumak için bunlara dikkat edin

  • Sigarayı bırakmak, alkol tüketimini azaltmak
  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak
  • Kan basıncı, kalp ritmi, kan şekeri ve kolesterol kontrolü ile bunların tıbbi kılavuzlara göre hayat boyu tedavilerini sürdürmek
  • Beyin sağlığını destekleyecek beslenme tarzı, Akdeniz diyeti uygulamak
  • İdeal kiloyu korumak
  • Sağlıklı bir uyku düzeni sağlamak
  • Stres ve depresyonu kontrol altında tutmak 
  • Bazı genetik özelliklere dikkat etmek beyin sağlığı için önemlidir.

Huzurlu bir yaşam düşüncesi ile aktif hayattan uzaklaşmayın

Beyin sessizlik ve sakinlikten hoşlanan bir organ değildir. Güzel bir emeklilik çoğunlukla torunlarla zaman geçirmek, televizyon karşısında sevilen dizileri seyretmek, şehir hayatından uzaklaşmak gibi sessiz sakin yaşama geçiş kapısının aralandığı bir hayat evresi olarak algılanmaktadır.

 Ancak bu isteklere rağmen beyin sağlığı için fiziksel ve zihinsel aktivitelerden uzak durulmamalıdır. Uğraşlara zaman ayrılan, yeni şeyler öğrenilen, yeni beceriler kazanılan, yeni yerler görülen, yeni insanlarla tanışılan ve yeni bağların kurulduğu aktif bir hayatın seçilmesi gerekmektedir.

Bu tür bir hayat tarzı bellek, düşünce ve hayal dünyasının sağlıklı olarak devam ettirilmesini sağlamaktadır. 

Güncellenme Tarihi: 01 Ağustos 2017Yayınlanma Tarihi: 18 Nisan 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/beyin-sagliginizi-korumak-ve-gelistirmek-elinizde/

Beyin Sağlığını Güçlendirmenin 4 Basit Yolu »

Beyin Sağlığı İçin Aktif Bir Yaşam Şart

Bilinen evrenin en sıradışı ve karmaşık nesnesi, belki de insan beynidir. Yaklaşık bir kilogram ağırlığı ve yarı yumuşak dokusuyla beyin, sınırsız problem çözme kapasitesi, yaratıcılığı ve yenilikçiliğiyle en ileri bilgisayarları bile geride bırakıyor.

Bütün düşüncelerimizin, duygularımızın, hareketlerimizin yani bilinçli bütün deneyimlerimizin temeli beynimizdir. Dolayısıyla, beyin sağlığı da tüm bu deneyimlerin normal bir biçimde yürümesi için son derece büyük bir öneme sahiptir.

Huntington Sendromu, Alzheimer ve diğer demans biçimleri gibi beyin hastalıkları, beyindeki dejenerasyonların onun mevcut kapasitesini nasıl etkilediğini gözler önüne sermeye yetiyor.

O halde, beyin sağlığının ömür boyunca hem nitelik hem de niceliğini arttırmak için bu en önemli organa odaklanmamızın zamanı geldi.

İyi haber şu ki; vücut sağlığımızı iyileştirmek ve güçlendirmek için yaptığımızı yaşam biçimi tercihlerimiz, aynı zamanda beyin sağlığımız için de iyidir.

Fakat, özellikle de beyin sağlığımız için önemli olan diğer etkenleri de bilmemiz gerekiyor.

İşte size sadeleştirilmiş haliyle, beyin sağlığını korumak ve güçlendirmek için mevcut bilimsel delillerle desteklenmiş dört yaşam biçimi yöntemi.

1) Fiziksel Olarak Aktif Kalın

Hemen hemen herkes fiziksel aktivitenin vücut için iyi olduğunu bildiğinden, bu öneri bilindik bir yaşam tarzı önerisidir. Fakat birçok insan, fiziksel aktivitenin beyin sağlığını ne derece arttırdığını bilmiyor.

Beyin ve vücut sürekli olarak iki yönlü bir iletişim halinde olduğundan, fiziksel anlamdaki aktiflik de esasında iki yönlü bir etkileşimi ortaya çıkarıyor.

Fiziksel aktivite, kasların beyne ulaşan yararlı molekülleri serbest bırakmasına ve aynı zamanda beyindeki kan dolaşımını artmasına, yeni beyin hücrelerinin (nöronların) ve bunlar arasındaki bağlantıların (sinapslar) oluşumuna neden olabilir.

Düzenli olarak spor yapan insanların, Alzheimer ve diğer beyin dejenerasyonları gibi beyin hastalıklarından korunmaları daha muhtemeldir. Öte yandan, fiziksel aktivite aynı zamanda depresyon gibi bozuklukların ortaya çıkmasına da engel olabilir.

Yapılan bir araştırma, haftada üç kez, 40 dakikalık bir egzersizin, öğrenme ve hafıza için önemli bir beyin bölgesi olan hipokampüs boyutunu arttırdığını ortaya koyuyor. Bu aynı zamanda, beyindeki bağlantıları güçlendiriyor ve yeni şeylerin kalıcı olmasını kolaylaştırıyor.

2) Mental Olarak Aktif Kalın

Beyin plastisitesinin (beyindeki değişimlerin) iki esas kuralı; “kullan ya da kaybet” ve “birlikte aktifleşen nöronlar birlikte bağlantı kurarlar” şeklindedir.

Fiziksel aktivitenin yanı sıra, bilişsel anlamdaki uyarılar, beyin yaşlanmasını ve yıpranmasını korumak ve işlevsel olarak telafi etmek için bir “beyin rezervi” oluşturmaya yardımcı olabilir.

Hangi yaşam seçim seçiminin en önemli olduğunu henüz bilmiyoruz ancak, örneğin; televizyon karşısında geçirilen zamanın ikili bir zarar oluşturduğunu; hem mental hem de fiziksel aktifliği azaltarak bir risk faktörü olabileceğini söyleyebiliriz.

Dolayısıyla, hangi mental aktivite seçimini yapacağınız kısmı; esasında kişisel bir tercihtir ancak, yalnızca günler ve haftalar boyunca değil, uzun vadeli faydalar elde edebilmek için aylar ve yıllar boyunca devam ettirebileceğiniz bir şey olması gerekecektir.

3) Sağlıklı Bir Beslenme Planı

Evet, sağlıklı bir beslenmenin vücut sağlığınız için iyi olduğundan şüphe duymuyorsunuz, peki dengeli bir beslenmenin aynı zamanda beyin sağlığınız için de iyi olduğunu biliyor musunuz?

Yiyeceklerden elde ettiğimiz besin içeriklerinin büyük çoğunluğu kan dolaşımı yoluyla beynimize de ulaşır. Dolayısıyla, sağlıklı bir diyet aynı zamanda beyin hücrelerinizin sağlığını da doğrudan etkiler ve dahası hücrelerinizin yaşlanmasını yavaşlatır.

Üstelik vücut sağlığının iyileştirilmesi; kalp ve kardiyovasküler sistem, bağışıklık sistemi ve sinir sistemini etkileyen diğer fizyolojik sistemler aracılığıyla da beyin sağlığını olumlu yönde etkiler.

4) Aşırı Stres Yapmayın

Beyini de içeren insan vücudu milyonlarca yıllık bir evrimin ürünüdür. Mağaralardaki yaşam biçiminden tutun da avcı toplayıcılığa kadar, stres tepkisi (kaç ya da kalıp savaş tepkisi), avcılardan kurtulma, yiyecek elde etme ve diğer hayatta kalma yöntemleri açısından son derece kullanışlı bir amaç ortaya koymuştur.

Fakat, 21. Yüzyıl’a ait yoğun yaşam biçimi; pek çoğumuz için kronik stres anlamına gelmektedir. Bu durum vücut için toksik bir etki yaratmaktadır. Özellikle de beynimiz bu durumdan çok daha fazla etkilenmektedir çünkü; beynimiz “stres reseptörleriyle” dolu parçalara sahiptir.

Üstelik, bazı insanlar genetik olarak stres haline daha yatkınken, bazıları doğal olarak strese dair daha dirençlidir. Bu doğal faktörler aynı zamanda stres tepkimizi de etkiler.

Pek çok yaşam biçimi tercihi, aşırı stres ile başa çıkma noktasında bize yardımcı olabilir. Birey stresli olduğunda; beyinde bilinçli düşünme ve plan yapabilme yetilerinden sorumlu yer olan prefrontal korteksindeki hareketlilik azalırken, vücudun stres tepkisini hızlıca aktive eden kısımlar; amigdala, hipotalamus ve anterior singulat korteksteki hareketlilik ise artar.

Çalışmalar; farkındalığın, stres anında bu değişimleri tersine çevirdiğini gösteriyor; biyolojik stres tepkisini düzenleyen ve düşüren prefrontal korteksin hareketliliğini artırıyor. Dolayısıyla, farkındalık egzersizleri ve fiziksel egzersizler gibi egzersizler, stres azaltıcı stratejiler olarak kullanılabilir.

Kronik stres ile başa çıkmanın yollarından birisi de düzenli ve sağlıklı bir uyku örgüsüdür.

Kaynaklar:

— Exercise: a behavioral intervention to enhance brain health and plasticity. Trends in neurosciences. http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0166223602021434
–Medial prefrontal cortex and self-referential mental activity: relation to a default mode of brain function. Proceedings of the National Academy of Sciences.

 http://www.pnas.org/content/98/7/4259.short
–Exercise and the brain: something to chew on. Trends in neurosciences. http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0166223609000563
–Energy Intake and Exercise as Determinants of Brain Health and Vulnerability to Injury and Disease. Cell Metabolism. http://www.sciencedirect.

com/science/article/pii/S1550413112004020
–Mindfulness-based stress reduction and health benefits: A meta-analysis. Journal of psychosomatic research. http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0022399903005737
–Neural basis of alertness and cognitive performance impairments during sleepiness. I.

Effects of 24 h of sleep deprivation on waking human regional brain activity. Journal of Sleep Research.  http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1046/j.1365-2869.2000.00225.x/full
–Health Check: four key ways to improve your brain health. TheConversation. https://theconversation.

com/health-check-four-key-ways-to-improve-your-brain-health-36127 (reached on: May 28, 2017)

Bu içerik BilimFili.com yazarı tarafından oluşturulmuştur. BilimFili.com`un belirtmiş olduğu “Kullanım İzinleri”ne bağlı kalmak kaydıyla kullanabilirsiniz.

  • Projelerimizde bize destek olmak ister misiniz?
  • Dilediğiniz miktarda aylık veya tek seferlik bağış yapabilirsiniz.
  • Destek Ol

Источник: https://bilimfili.com/beyin-sagligini-guclendirmenin-4-basit-yolu/

Sağlıklı Bir Yaşam İçin Uyku Düzeni Şart!

Beyin Sağlığı İçin Aktif Bir Yaşam Şart

Hem ruhen hem de bedenen sağlıklı bir hayat sürmenin en önemli püf noktalarından biri kesintisiz ve huzurlu bir uyku uyumaktan geçer. Uyku vücudun dinlenmesi, bağışıklık sistemimizin güçlenmesi, hormon düzeninin dengelenmesi için de son derece büyük önem taşır.

Hızlanan hayatlarımız, yoğun iş temposu, gün içinde yaşadığımız stres dolu anlar ise uyku kalitesini olumsuz etkileyen nedenlerin başında gelir.

Kimi insanlar 4-5 saatlik bir uykunun kendileri için yeterli olduğunu dile getirse de uzmanlar her gün yedi ya da sekiz saat uyumanın önemini sürekli olarak vurgularlar. Yapılan araştırmaların sonuçlarına bakıldığında bilim adamlarının hiç de haksız sayılmadıklarını anlamak mümkün.

Mesela, İngiltere’de bulunan Surrey Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, genlerin uykusuz kalan bir vücut karşısında verdiği tepkinin stres anında yaşanan tepkimelerle aynı olduğunu göstermiştir.

Sihirli Bir Hormon: Melatonin

Sağlıklı bir uyku düzeninin başrol oyuncusu melatonin hormonudur. Akşam saat 21’den sonra salgılanmaya başlayan bu hormonun eksikliği uykusuzluğa neden olur. Antioksidan etkisine sahip olan melatonin hormonunun doğurganlık üzerinde de olumlu etkileri vardır.

Vücudun melatonin salgılamasındaki en büyük etken ışıksız bir ortamdan geçer. Uzmanlar kış mevsiminde daha erken saatte uyku bastırmasında, kış aylarında gündüz saatlerinin kısalmasının ve karanlık süresinin artmasının da payı olduğunu belirtmektedirler.

Arpa, pirinç, mısır, zencefil, domates, yulaf ve muz melatonin ihtiyacınızı bitkisel yollardan desteklemeye yarayan gıdalar arasında yer alır.

Uyuyarak Güzelleşebileceğini Biliyor musun?

Yapılan araştırmalar düzenli bir uykunun güzellik ile yakından ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Gece uykusu esnasında devreye giren hormonlar cildin yenilenmesi, vücudun su ve yağ dengesinin sağlanması üzerinde olumlu etki gösterir.

Düzenli bir gece uykusu uyumayanların ciltleri zamanla kuruyup incelmeye ve pul pul dökülmeye başlayabilir.

Yani  günde 8 saat uyku uyumayı alışkanlık haline getirmek vücudunun stresle baş etmesini kolaylaştırırken, yeni bir güne dinlenmiş ve zinde bir şekilde başlamana, dolayısıyla da kendine olan güveninin yükselmesine yardımcı olur.

Uyku ile Kilo Kontrolü Sağla

Uyku ile iştah arasında da oldukça çarpıcı ilişki söz konusu. Uzun süren uyku problemleri, kalori alımını artırırken obeziteye sebep olabilir.

Yapılan bir başka araştırma sınırlı uyku süresinin iştahı düzenleyen hormon seviyelerini etkileyebileceğini vurgularken uykusuzluğun; insülin, leptin ve glukoz seviyelerinde değişikliğe neden olduğunu ortaya koymaktadır. Uyku düzeninde meydana gelen bozukluklar iştah artışına neden olarak metabolik sorunlar yaşamana da yol açabilir.

Yeterli oranda uyku uyumadığın zaman vücudunun daha yüksek kalorili gıdalara duyduğu ihtiyaç da artar. Aynı zamanda gece geç saatlere kadar uyanık olmak kendini bir anda buzdolabının başında; “Ne yesem acaba?” diye düşünerek bulmana neden olabilir.

Uykusuzluk: Neden mi Yoksa Sonuç mu?

Uykunun ruh sağlığı üzerinde de büyük bir etkisi vardır. Uykusuzluk bazı durumlarda bazı ruhsal rahatsızlıkların nedeni olabilir. Bazı durumlarda da tam tersi şekilde var olan ruhsal bir sıkıntı uykusuzluğu tetikleyebilir.

Konunun uzmanları; depresyon, anksiyete, bipolar bozukluk gibi rahatsızlıklar esnasında uykusuzluk ortaya çıkabileceğinin altını çizer. Bunun dışında İnsomnia hastalığı da en sık rastlanan uyku bozukluklarının başında gelir ve oldukça yaygındır.

Uykuya dalmada ve sürdürmede yaşanan bu tür sorunlar kronik hale geldiyse konunun uzmanı kişilerle görüşerek bu sıkıntının kaynağını araştırmak son derece faydalı olacaktır.

Düzenli Uyku ile Parlayan Bir Zekâ

Sağlıklı bir uyku düzeni gün içinde karşılaştıklarımızı ve öğrendiklerimizi pekiştirmek için de oldukça önemlidir. Uyku problemlerinin, beynin çalışma sistemi üzerinde olumsuz etkileri vardır.

Beynimiz derin uyku olarak da bilinen REM uykusu esnasında tahmin edemeyeceğin kadar aktif bir şekilde çalışır. Şu an için uykunun gizemli dünyası yüzde yüz çözülmemiş olsa da beynin REM sürecinde işleme ve kaydetme etkinliklerini gerçekleştirdiği düşünülür.

Beynimizin neyi atıp, neyi saklayacağına bu esnada karar verilir ve bir anlamda uyku esnasında her şey temize çekilir. Uykunun beyin gelişimini destekleme özelliği ise onun önemini daha da çok ortaya koyar.

Sürekli uykusuzluk dönemlerinde; konuşma, anımsama, planlama gibi aktiviteler üzerinde ciddi bir performans düşüşü hissedilir.

İşte Sana Mükemmel Bir Tüyo

“Benim sorunum deliksiz bir uyku çekmek değil, bir türlü uykuya dalamıyorum,” diyorsan sana harika bir öneride bulunabilirim. Amerikalı Doktor Andrew Weil tarafından geliştirilen ve “4-7-8 Tekniği” adlandırılan bir yöntem uykuya dalmanı kolaylaştırabilir. Bunun için yapman gereken şey oldukça çok basit: Düzenli bir şekilde nefes alıp vermek.

Bu yöntemi uygulamak için dik bir şekilde oturup dilini ön dişlerinin arkasına iterek damağına dayaman gerekir. Hazır olduğunu hissettiğinde içinden 4’e kadar sayana dek aldığın nefes, yine içinden 7’ye kadar sayana kadar tutulur. Bu sürenin sonunda, tutulan nefes 8’e kadar sayılarak yavaşça verilir. Bu yöntemi uygularken burnundan nefes alarak ağzından vermen son derece önemli.

  4-7-8 Tekniği’nin üç-dört defa tekrarlanması önerilmektedir.

Anlattığım bu tekniğin bir benzeri de “Sufi Nefesi” olarak adlandırılır.  Bu nefes egzersizinde diğerinden farklı olarak hem nefes alırken hem de verirken burnunu kullanman gerekir.

İster sırtüstü uzanarak ister dik bir şekilde oturarak gerçekleştirebileceğin Sufi Nefesi’nin bin yıllara dayanan bir tarihçesi var. Uygulama esnasında gözlerin kapalı olması önerilen bu yöntem esnasında derin bir şekilde nefes alındıktan sonra, alınan nefes daha uzun bir sürede verilir.

Rahatlama sağlanana dek tekrarlanan bu egzersiz genelde on dakikalık bir süre içinde etki göstermeye başlar.

Düzenli Bir Uyku İçin Püf Noktaları

Deliksiz bir uyku uyumak için dikkat edebileceğin bazı püf noktalarını bilmek ister misin? Böylece sen de bebekler gibi mışıl mışıl ve huzurlu bir uyku uyuyabilirsin.

  1. Öncelikle akşamları uykuya dalmakta güçlük çekiyorsan, gün içinde uyumamaya çalış. Gece uykusu dışında kalan saatlerde uykuya dalmanı zorlaştıracak gündüz uykuları uyku düzenini olumsuz etkiliyor olabilir.
  2. Yatağını yalnızca uyumak için kullanman da son derece önemli. Yatağa uzandığında televizyon izlemenin ya da cep telefonu veya bilgisayarla vakit geçirmenin uykunu kaçırabileceğini sakın aklından çıkarma.
  3. Her gün aynı saatte uyanmayı alışkanlık haline getirmeye çalış. Bu davranış biçimi, vücudunun biyolojik saatinin ayarlanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda geceleri de aynı saatte yatağa girmek uyku düzeninin oturmasına olumlu yönde etki edecektir.
  4. Her şeye rağmen uykuya dalmakta güçlük çekiyorsan, seni rahatlatacak aktiviteler yapmaya dene. Meditasyon yapmak, hafif ve sakin bir müzik dinlemek ya da ılık bir duşa girmek uykuya dalmanı kolaylaştıracaktır.
  5. Yatağının vücut yapına uygun bir türde olmasına dikkat et. Kimisi sert yataklarda daha rahat ederken kimi de orta sertlikte bir yatakta daha rahat edebilir.
  6. Akşam saatlerinden itibaren kafeinli içeceklerden ve ağır yemeklerden uzak durmak rahatça uykuya dalmanı doğrudan etkiler.
  7. Yatmadan önce yapacağın herhangi bir egzersizin vücudun hormon dengesini değiştirdiğini ve uykuya dalmanı güçleştireceğini unutma.

Evet, sağlıklı bir uyku düzeninin neden önemli olduğunu anlatmaya çalıştım. Paylaştığım bilgiler umarım işine yaramıştır.

Ama söylemek istediğim son bir şey daha var: Eğer burada anlattığım noktalara dikkat etmene rağmen hâlâ bir türlü uykuya dalamıyorsan, konunun uzmanı bir doktora başvurmayı ihmal etme.

Böylelikle yaşam kaliteni düşüren bu uykusuzluk sorunu belki de çok basit bir yöntemle, kolayca çözülebilir.

Источник: http://blog.kaavefali.com/saglikli-bir-yasam-icin-uyku-duzeni-sart/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть