Beyin yorgunluğu ile nasıl başa çıkılır?

Kanser yorgunluğu: Neden olur ve nasıl başa çıkılır?

Beyin yorgunluğu ile nasıl başa çıkılır?

Kanser yorgunluğunun tam sebebi ve en iyi nasıl tedavi edileceği her zaman kesin olarak belli değildir.Doktorların kanser yorgunluğu hakkında ne bildiklerini ve bu konuda neler yapabileceğinizi öğrenin.

Yorgunluk, genellikle yorgun, zayıf veya bitkin hissetme olarak tanımlanır ve kanser tedavisi sırasında çoğu insanı etkiler. Kanser yorgunluğu kanserin kendisinden veya tedavinin yan etkilerinden kaynaklanabilmektedir.

Kanser yorgunluğunun sebepleri

Kanser yorgunluğu birçok faktörden kaynaklanabilir ve sizin kanser yorgunluğunuza katkıda bulunan faktörler bir başkasınınkinden tamamen farklı olabilir. Bununla birlikte, katkıda bulunan olası etmenler aşağıdakileri içerir:

  • Kanseriniz vücudunuzda değişikliklere sebep olabilir ve bunun sonucunda yorgunluğa yol açabilir. Örneğin, bazı kanserler yorgunluğa neden olduğu düşünülen sitokin adı verilen proteinleri salgılar.

Diğer kanserler vücudunuzun enerji ihtiyacını artırabilir, kaslarınızı zayıflatabilir, bazı organların (karaciğer, böbrek, kalp veya akciğerler gibi) hasar görmesine neden olabilir veya vücudunuzun hormonlarını değiştirebilir ve bunların hepsi yorgunluğa neden olabilir.

  • Kanser tedavisi. Kemoterapi, radyasyon terapisi, ameliyat, kemik iliği nakli ve biyolojik terapinin hepsi yorgunluğa sebep olabilir. Kemoterapi veya radyasyon terapisi, hedeflenen kanser hücrelerinin yanında sağlıklı hücreleri tahrip ettiğinde yorgunluk yaşayabilirsiniz.

Yorgunluk, vücudunuz sağlıklı hücre ve dokulara verilen hasarı tamir etmeye çalışırken ortaya çıkabilir. Tedavinin anemi, bulantı, kusma, ağrı, uykusuzluk ve ruh hali değişiklikleri gibi bazı yan etkileri de yorgunluğa sebep olabilir.

  • Tedavinizin çok fazla sağlıklı kırmızı kan hücresini tahrip etmesi halinde anemi ortaya çıkabilir. Kanser kemik iliğinize yayılıp kan hücresi üretimini etkiler veya kan kaybetmenize neden olursa da anemi ortaya çıkabilir.
  • Ağrı. Kronik ağrı yaşıyorsanız, daha az hareket edebilir, daha az yemek yiyebilir, daha az uyuyabilir ve depresifleşebilirsiniz ve bunların hepsi yorgunluğunuza katkıda bulunabilir.
  • Kanser teşhisi ile ilişkili kaygı, stres veya depresyon da yorgunluğa neden olabilir.
  • Geceleri daha az uyuyorsanız veya uykunuz sıklıkla bölünüyorsa yorgunluk yaşayabilirsiniz.
  • Kötü beslenme. Verimli çalışabilmek için sağlıklı beslenme şekillerinin sağladığı enerjiye ihtiyaç duyarsınız. Kansere yakalandığınızda, besin maddelerini işleme gereksiniminiz ve ihtiyacınızda değişiklikler olabilir. Bu değişiklikler kötü beslenmeye yol açarak yorgunluğa sebep olabilir.

Örneğin, vücudunuz besinleri yeterince iyi işleyemediğinden, normalden fazla besine ihtiyaç duyabilirsiniz. İştahınızın azalması veya mide bulantısı ve kusma gibi tedavi yan etkilerinin yemek yemeyi zorlaştırması halinde, daha az besin alabilme ihtimaliniz yüksektir.

  • İlaçlar. Ağrı kesici gibi bazı ilaçlar yorgunluğa sebep olabilir.
  • Egzersiz azlığı. Hareketli bir yaşam sürmeye alışıksanız, bunun ardından yavaşlamak yorgun hissetmenize neden olabilir. İyi günler de kötü günler de yaşasanız, elinizden geldiğince normal aktivite seviyenizi korumaya çalışın.
  • Hormonal değişiklikler. Kanser tedavisi esnasında pek çok hormonal değişiklikler meydana gelebilir. Hormonal terapiler bazı kanserleri tedavi etmek için yaygın kullanılan bir yöntemdir ve vücudunuzdaki hormonlardaki bu değişim önemli ölçüde yorgunluğa neden olabilir. Hormonal değişiklikler, cerrahi müdahale, radyoterapi veya kemoterapi gibi tedavilerin yan etkileri olarak da ortaya çıkabilir. Tiroid bezi, adrenal bezler, testisler veya yumurtalıklardaki değişikliklerin hepsi yorgunluğa neden olabilir.

Kanser olan herkes yorgunluk yaşamaz. Eğer yaşıyorsanız, kanser yorgunluğu seviyeniz farklılık gösterebilir —  hafif bir enerji eksikliği hissedebilir veya tamamen tükenmiş hissedebilirsiniz.

Kanser yorgunluğunuz epizodik olarak ortaya çıkabilir ve kısa bir sürede sona erebilir veya tedaviyi tamamladıktan sonra birkaç ay sürebilir.

Ne zaman doktora görünmeli?

Kanser tedavisi sırasında biraz yorgunluk beklenir. Ancak, kanser yorgunluğunun kalıcı olduğunu, haftalarca sürdüğünü ve günlük işlerinizi yapmanıza engel olduğunu fark ederseniz, doktorunuza bildirin.

Aşağıdakileri yaşarsanız derhal doktorunuza bildirin.

  • Kafa karışıklığı
  • Baş dönmesi
  • Denge kaybı
  • Yataktan 24 saatten uzun süre çıkamama
  • Ciddi nefes darlığı
  • Kötüleyen bulgular ve belirtiler

Doktorunuza ne söylemelisiniz

Yorgunluk hissediyorsanız doktorunuz sizi muayene edebilir ve belirtilerinizin ciddiyetini ve doğasını değerlendirmek için size sorular sorabilir. Bu doktorunuza kanser yorgunluğunuza neyin sebep olduğu ve yorgunluğu nasıl tedavi edeceği konusunda ipuçları verir.

Doktorunuz aşağıdakiler gibi sorular sorabilir:

  • Yorgunluk yaşamaya ne zaman başladınız?
  • Tanı konulmasından sonra ilerledi mi?
  • Ne kadar ciddi?
  • Ne kadar sürüyor?
  • Yorgunluğunuzu ne azaltıyor?
  • Yorgunluğunuzu ne daha da kötüleştiriyor?
  • Günlük hayatınızı nasıl etkiliyor?
  • Nefes darlığınız veya göğsünüzde rahatsızlık var mı?
  • İyi uyuyabiliyor musunuz?
  • Nasıl ve ne ile besleniyorsunuz?
  • Duygusal olarak nasıl hissediyorsunuz?

Bu sorulara ilaveten, doktorunuz muhtemelen bir fiziksel muayene yapacak ve tıbbi geçmişinizi, aldığınız tedavinin türü ya da türlerini ve aldığınız tüm ilaçları değerlendirecektir. Durumunuza uygun kan tahlili veya röntgen gibi bazı testler önerebilir.

Baş etme stratejileri: Tıbbi tedaviler ve kişisel bakım

Kansere bağlı yorgunluk birçok faktörden kaynaklanabileceğinden, doktorunuz belirtilerinizi azaltmak ve bunlarla baş etmek için birden fazla yöntem önerebilir. Bunlar kişisel bakımı ve belli başlı vakalarda ilaç kullanımını ve tıbbi işlemleri içerebilir.

Tıbbi müdahaleler

İlaçlar yorgunluğunuzun altında yatan sebebi tedavi edebilir. Örneğin, yorgunluğunuzun sebebi anemi ise kan nakli yardımcı olabilir. Kemik iliğinizi daha fazla kırmızı kan hücresi üretmek üzere uyaran ilaçlar da bir seçenek olabilir; ancak herhangi bir ilaçta olduğu gibi bu ilaçlar kullanılırken de uygun önlemler alınmalıdır.

Eğer depresyondaysanız, doktorunuz depresyonu azaltmaya, iştahınızı arttırmaya ve iyi hissetmenize yardımcı olacak ilaçlar önerebilir.

Uyuyabilme yetinizi artırmak yorgunluğunuzun azalmasına yardımcı olabilir. Bazen ilaçlar uyumanıza yardımcı olmada etkili olabilir.

Uygun ağrı yönetimi, yorgunluğun azaltılmasında büyük rol oynayabilir; ancak bazı ağrı kesici ilaçlar yorgunluğu daha da kötüleştirebilir, bu nedenle doğru dengeyi sağlayabilmek için doktorunuzla birlikte çalışın.

Kişisel bakım seçenekleri

Yorgunlukla baş etmek, kendi başınıza uygulayabileceğiniz çözümler gerektirebilir. Aşağıdakileri yapmayı deneyebilirsiniz:

  • Fazla yorulmayın. Gün içinde dinlenmeye özel zaman ayırın. Gün boyunca tek bir uzun süreli dinlenme vaktinden ziyade bir saatten uzun olmayan kısa şekerlemeler yapın.
  • Enerjinizi koruyun. Enerjinizi en önemli faaliyetlerinize saklayın. Kendinizi ne zaman en iyi hissettiğinizi takip edin ve önemli etkinliklerinizi o zamanlarda yapmayı planlayın. Gerektiğinde yardım isteyin.
  • Enerjinizi muhafaza edin. Bol miktarda sıvı içmek ve iyi yemek yemek, enerjinizi yüksek tutmanıza yardımcı olabilir. Kafein ve alkolü kısıtlayın ya da bunlardan kaçının. Bulantı ve kusma yemek yemenizi güçleştiriyorsa, doktorunuzla bu yan etkiler hakkında konuşun.
  • Hareket edin. Kendinizi hazır hissettiğinizde hafta içinde herhangi bir zamanda hafif egzersiz yapmak enerji seviyenizi korumanıza yardımcı olabilir. Tedaviye başladığınız gibi düzenli egzersiz yapmaya başlayın. Egzersiz rutinine alışacaksınız ve bu tedavi esnasında yorgunluğu önlemeye bile yardım edebilecektir.

Yorgunluğunuz hakkında konuşun

Yaşadığınız yorgunluğun sadece kanser deneyiminizin diğer bir parçası olduğunu düşünmeyin. Eğer sinirinizi bozuyorsa veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa, artık doktorunuzla konuşmanızın vakti gelmiş demektir.

Yorgunluk, kanseri olanlarda yaygın bir belirti olsa da bu durumunuzu azaltmak veya durumunuzla baş edebilmek için atabileceğiniz adımlar vardır. Yorgun hissediyorsanız, yorgunluğunuza hangi faktörlerin neden oluyor olabileceği ve bunları düzeltmek için neler yapabileceğiniz hakkında doktorunuzla konuşun.

Источник: https://neolife.com.tr/kanser-yorgunlugu-neden-olur-ve-nasil-basa-cikilir/

Beyin Yorgunluğu Hayatınızı Zindan Etmesin

Beyin yorgunluğu ile nasıl başa çıkılır?

Beyin yorgunluğu diğer bir adıyla en fazla yaşanan belirti ve şikayetleri,

  1. Unutkanlık,
  2. Odaklanma zorluğu,
  3. Dikkat eksikliği,
  4. Algılama düzeyinde yaşanan eksiklik,
  5. Ezber tutmada yaşanan zorluk,
  6. Beyinde yaşanan ağırlık hissi,
  7. Dikkatsizlik durumu,
  8. Tahammülsüzlük,
  9. Hemen sinirlenme durumu.

Beyin yorgunluğu durumunda yeni bilgilerin öğrenilmesinde sorun vardır. Beyinin kayıtlama bölgesi Alzheimer durumunda görüldüğü gibi bir biçimde bozulmamış fakat yeni hafıza kaydında gecikme haricinde zorlanma da bulunmaktadır.

Bu durum içerisinde olan birey okuduklarını anlamak için yeniden tekrar tekrar okuma yapmak durumunda kalır. Ezber yapması gerekenler için yaşanan bu durumun daha farklı sıkıntısı bulunmaktadır.

Ezberlemek için eskisinden çok daha fazla vakit harcanması gerekmektedir.

Beyin yorgunluğu nedenleri

  1. Aşırı düzeyde görülen stres yükü
  2. Çalışma mekânındaki konforsuzluk
  3. Uyku kalitesi ile uyku süresinin yeterli olmaması
  4. Elektronik aletlerin çok fazla kullanılması,
  5. Bireyin kendisine ve çevresine yeteri kadar vakit ayıramaması
  6. Doğru ve düzenli beslenme alışkanlıklarının olmaması
  7. Belli başlı metabolizma rahatsızlıkları

İlgili Haber

Bu test sayesinde beyin elektriklerin aşırı düzeyde aktif bir şekilde çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkan beyin yorgunluğu rahatsızlığı, EMG testi adı verilen bu teşhis yöntemi kullanılarak ortaya çıkarılabilmektedir.

EMG testi, beyin içerisinde meydana gelen elektrik dalgalarının sıklığını, birikimini ve de yoğunluğunu rahatça ortaya koyabilen çok önemli bir testtir. Çok sayıda uzman doktor bahsi geçen bu EMG testi sayesinde, beynin ne düzeyde olduğunu doğrudan ortaya çıkarabilmektedir.

EMG testi, beyne yerleştirilen fazla sayıda elektrot ile gerçekleştirilir.

Eş süreli olarak beyin dalgalarının haricinde beyindeki elektriksel sinyallerin detaylı bir şekilde dağılımını izlemeye imkan sağlayan bu EMG testi, beyin yorgunluğunun teşhis edilmesinde sık kullanılan bir test yöntemidir.

Beyin yorgunluğu için vitaminler

Zihin yorgunluğu ile karşı karşıya kalmamak için düzenli bir şekilde beslenmek ve öğünleri asla atlamamak gerekmektedir. Bu durumu yaşayan bireylerde unutkanlık durumu görüldüğü unutulmamalıdır.

Bu durumla başa çıkabilmek adına yenmesi gerekenler ceviz, fındık, koyu yeşil sebzeler ile zeytinyağlı yiyecekleri mutlaka tüketmek gerekmektedir. Bunların yanında ise B vitamini, C vitamini ve E vitamini takviyesi ya da içerisinde bu vitaminleri bulunduran gıdaların tüketilmesi gerekmektedir.

Beslenmenin yanı sıra düzenli yapılan spor aktivitelerinin de beyin yorgunluğuna yararı olduğu bilinmektedir.

Beyin yorgunluğu tedavisi

Beyin yorgunluğundan kurtulmak adına yapılması gereken, düzeltilmesi ve iyileştirilmesi gereken durumlar bulunmaktadır. Bunlar içerisinde bulunulan durumun hem daha kötüye gitmesine engel olur hem de zihin yorgunluğunun önüne geçilmesinde katkı sağlar. Bu bağlamda yapılması gerekenler şu şekildedir;

  • Yapılan işle orantılı olarak dinlenilmelidir. Yani gün içerisinde belli zamanlarda zihin dinlendirilmelidir.
  • Stres ve kaygıya yol açabilecek olan durumların mutlaka önüne geçilmeli ve çalışma şartları iyileştirilmelidir.
  • Düzenli olarak spor yapmak büyük ölçüde zihin yorgunluğunun önüne geçer. Bunu rahatlık ve oksijen alımının artması sayesinde yapar. Aynı zamanda pilates ve yoga yapmanınfaydalı olduğu görülmüştür.
  • Çalışırken ya da zihni çalıştırırken çalgı aleti çalmak zihni dinlendirir.
  • Devamlı ya da sürekli çalışmak yerine molalar vererek çalışmak beyni dinlendirir.
  • Tüketilen gıdalara dikkat etmek, düzenli beslenmek, kuruyemiş, somon, kakao, ceviz tüketmek fakat aşırıya kaçmamak gerekmektedir.
  • Bol temiz hava almak ve elektronik alet kullanımının minimuma indirilmesi gerekmektedir.
  • Bulmaca çözmek, yap-boz yapmak da diğer aktiviteler gibi beyin yorgunluğuna iyi gelir.
  • B12 vitamini, D vitamini takviyesini doktor kontrolünde almak gerekmektedir.
  • Kullandığınız parfümden dinlediğiniz müziğe, gittiğiniz yola kadar değiştirin. Değişiklikler beynin rutinden çıkmasına yardımcı olur.

Beyin yorgunluğu TMS

Beyin yorgunluğu tedavisinde başarılı sonuçlar veren TMS yani transkranial manyetik stimülasyon uygulaması sayesinde beyin yorgunluğu ya da beyin durgunluğunun önüne geçilebilmektedir. TMS uygulaması manyetik titreşimler yayarak sinir hücrelerinin çalışmasını sağlayarak onları düzene sokar.

Günümüzde çok sayıda birey yaşamış olduğu beyin yorgunluğu için bu yöntemi kullanmakta ve zihin fonksiyonlarının yoluna girmesine yardımcı olmaktadır. Burada önemi olan bu aşamadan sonra tetikleyici ve düzensiz hayat tarzının düzene sokulmasıdır.

TMS uygulaması beyin yorgunluğunun yanı sıra depresyon, panik atak olmak üzere çeşitli ruhsal problemlerin ve Alzheimer gibi organik hastalıkların tedavisinde de başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Beyin yorgunluğunda ne zaman doktora gidilmeli?

Eğer ki eski çalışma performansınızı dikkate aldığınızda belirgin bir düşüş, beyin doluluğu hissediyorsanız, ağır stres ve kaygı problemleriniz varsa, unutkanlık durumunu sıkça yaşıyorsanız, çok çabuk sinirlenip doğru kararlar alamıyor, işlerinizi kontrol altında tutamıyorsanız eğer mutlaka doktora görünmeniz gerekmektedir.

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/beyin-yorgunlugu/

PARKINSON HASTALIĞINDA YORGUNLUĞU ENGELLEMEKLE BAŞA ÇIKMAK

Beyin yorgunluğu ile nasıl başa çıkılır?

Parkinson hastalığına sahip birçok insan için, yorgunluk, motorun yavaşlaması veya titremesi kadar bir semptomu etkisiz kılmak ve rahatsız edicidir.

Yorgunluk her türlü günlük aktiviteyi ve rehabilitasyon programlarını baltalar. Parkinson semptomlarına olan duygusal tepkilerimizle beslenir ve bunları taşımayı zorlaştırır.

Durumun her gün bize sunduğu zorluklarla başa çıkma yeteneğimizi baltalıyor ve başkalarıyla bağlantı kurmayı zorlaştırıyor.

Bu nedenle, yorgunluk bazen sosyal izolasyonumuzu artırabilir, çünkü bize kapıdan çıkmamız ve diğerleriyle etkileşime girmemiz için ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi akıtır.

Doktorunuz size yorgunluk seviyenizi sormadıysa, ancak belirtileriniz veya sorularınız varsa, lütfen bunları gündeme getirin.

Parkinson Hastalığında Yorgunluk: Önemli Bir Belirti

İşte Parkinson hastalığında yorgunluk ile ilgili gerçekler:

  • Hastalığın erken dönemlerinde gelişme eğilimindedir ve tedavi edilmezse zamanla kötüleşir.
  • Fiziksel aktivite azalması ve düşük yaşam kalitesi ile ilişkilidir.
  • Parkinson hastalığını ve depresyonu daha kötü hissettirebilir.
  • Uyku problemleriyle ilişkili olmasına rağmen uyku eksikliği nedeniyle değildir.
  • Genellikle zihinsel dikkati etkiler, konsantre olmayı ve dikkatini yoğunlaştırmayı zorlaştırır.
  • Parkinson hastası erkeklerde veya kadınlarda yorgunluğun daha yaygın olup olmadığı bilinmemektedir.
  • Parkinson hastalarının üçte biri, durumun motor belirtilerinden daha kötü olan tek engelli belirtisinin yorgunluğunu düşünmektedir.
  • Parkinson hastalarının yüzde elli sekizi yorgunluğu en fazla engelleyici üç semptomdan biri olarak kabul ediyor.

belirtiler

Yorgunluk tipik olarak yorgun, yorgun, bitkin ve enerjisiz bir hal olarak yaşanır. Bazı insanlar suyun altında ya da pekmezden geçiyormuş gibi hissettiğini söylüyor – her şey bir çaba ve yorucu.

Yorgunluk depresyonu daha da kötüleştirebilse de, depresyon ile aynı değildir. Depresyon olmadan yorgunluk yaşayabilirsiniz ve yorgunluğu olan çoğu insan üzgün veya kendine zarar vermez.

Benzer şekilde, yorgunluk aşırı gündüz uykululuk ile aynı değildir. Yorgunluk, gündüz uykululuğunu daha da zorlaştırır ve taşımayı zorlaştırsa da, gündüz uykululuğuna sahip olabilirsiniz ancak yorgunluğunuz olmayabilir. Ayrıca ihtiyacı ve uykuya dürtüyü deneyimleyebilirsiniz, ancak su altında veya pekmez tarlasında yürürken hissetmeyin! Yorgunluk ve bitkinlik uykululuk ile aynı değildir.

Yorgunluğunuzu Teşhis Etmek

Kendinizi her zaman yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve bu sorunu doktorunuza anlatıyorsanız, belirtilerinizi değerlendirmek için bir anket doldurmanızı isteyebilir. Ayrıca, size özel testler yapabilir. Örneğin:

  • Öznel zihinsel ve fiziksel yorgunluk, Çok Boyutlu Yorgunluk Envanteri gibi öz rapor anketleri kullanılarak değerlendirilir.
  • “Fiziksel yorgunluk”, fiziksel egzersiz yaparken dayanıklılık seviyelerinizi gözlemleyerek ölçülebilir.
  • “Zihinsel yorgunluk”, Dikkat Ağı Testi adı verilen bir değerlendirme aracı kullanılarak zaman içinde dikkat ölçülerek değerlendirilir. Bu testte, bir bilgisayar ekranındaki diğer simgeler grubundan belirli bir “uyaran” veya simge gördüğünüzde bir düğmeye basmanız istenecektir. Yorgunluğu olan insanlar belirli bir yavaşlatılmış düğme presleri modeli gösterir.

Elbette, yorgun olup olmadığınızı bilmek için özel testlere gerek yoktur. Bir zamanlar sahip olduğunuz enerjiye sahip olmadığınızı bildiğinizde, anketleri doldurmanız bile saçma görünebilir.

Bununla birlikte, bu testler, ilerlemenizi takip etmenin bir yolu olarak veya doktorunuzla bir tedavi yaklaşımı geliştirirken ince iyileştirmeleri bile görselleştirmenin bir yolu olarak faydalı olabilir.

Yorgunluğu azaltmak için atabileceğiniz adımlar

Kendinizi sürekli yorgun ve bitkin hissediyorsanız, bu konuda ne yapabilirsiniz?

Öncelikle ve en önemlisi, yorgunluğun sizi ne kadar rahatsız ettiği konusunda doktorunuzla konuşun. Günlük aktivitelerinizi baltalıyor mu? Klinik ziyaretlerine veya rehabilitasyon randevularına katılmayı zorlaştırıyor mu? Duygusal yaşamınıza besleniyor mu? Baş etme yeteneğini baltalıyor mu? Doktorunuzla yorgunluğunuz hakkında konuştuğunuzda doktorunuz aşağıdaki adımları da önerebilir:

  • Kas gücünü artırmak için ağırlık kullanımı da dahil olmak üzere düzenli fiziksel egzersiz yapın. Araştırmalar fiziksel egzersizin hem fiziksel hem de zihinsel yorgunlukla mücadele ettiğini göstermektedir.
  • Antidepresan ilaçlar almayı düşünün. Yorgunluk depresyondan kaynaklanmasa da, depresyon yorgunluğu daha da kötüleştirebilir (ya da tam tersi). Eğer varsa depresyon tedavisi, egzersiz veya başka bir tedavi ile yorgunluğun üstesinden gelmenize izin verebilir.
  • Normalde dikkat eksikliği-hiperaktivite bozukluğu için reçete edilen Ritalin (metilfenidat) veya uyku apnesi için reçete edilen Provigil (modafinil) gibi uyarıcıları denemeyi düşünün, yaşamın sonunda depresyon için bir yardımcı olarak ve palyatif bir tedavi olarak. Bazı doktorlar bu ilaçların bazı Parkinson hastalarına yardımcı olabileceğini bildirdi.

Nasıl başa çıkılır

Fiziksel bir egzersiz programına başlamak çok zor olabilir, ancak bir fark yaratabilir. Başlamak ama bir yerden başlamak için kendinizi zorlamanız gerekebilir.

Çoğu zaman insanlar, egzersize eşlik edebilecek artmış enerjiyi bulduklarında, başlangıçta bir egzersiz programının güçlendirilmesine yardımcı olurlar.

Egzersiz yapabileceğin biri var mı? Birçok insan, sadece egzersizinizi atlamak istediğiniz günlerde başkasına hesap verme zorunluluğunun çok yardımcı olabilir.

Bununla birlikte, yorgunluk Parkinson hastalığında neredeyse evrenseldir ve şu anda çoğu insan biraz yorgunlukla başa çıkmaya devam edecektir.Bazı koşullara sahip insanlara yorgunluğu biraz daha kolay tahammül etmelerine yardımcı olan denenmiş ve gerçek önlemlerin bazıları hakkında düşünmek isteyebilirsiniz.

  • Önceliklendirme – Bazı insanlar bir gün boyunca başarmak için neyin en önemli olduğunu ifade etmeyi ve daha sonra en önemlisi olanları sıralamayı yararlı bulur. En azından en önemli görevleri aştıysanız, sadece birkaç daha az önemli görevi yerine getirdiğinizden daha iyi hissedeceksiniz.
  • Önceden planlayın – Mümkün olduğunda, bir gün yaptığınız kadar bir günde yapamayacağınızı bilerek önceden planlayın.
  • Temsilci – Temsilci görevlerini yapmaktan daha kolaydır. Başkalarına yük vermek istemiyoruz ve sorumlu olmak istiyoruz. Yine de, bizim için bir iki görevi üstlenmekten mutlu olacak insanlar vardır. Yardım tekliflerine “evet” diyerek pratik yapmak için bir dakikanızı ayırın.
  • Organize – Organizasyonun guruları bize organize olmanın hem stresi azalttığını hem de zaman kazandırdığını söylüyor. Görevlerinizin akışını kolaylaştırmak için hayatınızı düzenleyebileceğiniz bir yol var mı?
  • Kendinizi hızlandırın – En hırslı olduğunuz günün en iddialı işlerini yapmaya çalış.
  • Bir destek grubuna katılmayı düşünün – Parkinson hastası birçok kişi bir destek grubuna seyahat etmeyi çok zor bulmaktadır. Yine de muhtemelen yakınlarda bir bilgisayarınız var. Sadece bir tık ötedeki birçok harika Parkinson hastalığı topluluğu var. Kesinlikle bir Parkinson hastalığı topluluğuna katılmak kesinlikle sihirli bir şekilde yorgunluğunuzu ortadan kaldırmayacak. Fakat aynı engellerle başa çıkanlar gibi sizin gibi başkalarının da olduğunu bulmak, eski enerji seviyenizi geri almanızı isteme stresini azaltabilir.

Источник: https://tr.diphealth.com/750-about-fatigue-in-parkinsons-disease-2612183-84

Beyin Yorgunluğu | Beyin yorgunluğundan Kurtulmak İçin 11 Basit Yol

Beyin yorgunluğu ile nasıl başa çıkılır?

Beyin yorgunluğu, tempolu ve sanayileşmiş yaşam tarzımızın istenmeyen bir yan etkisi haline geldi. Ne yazık ki, bugün, kullanışlı ama işlenmiş gıdalar, kalitesiz yaşam standartları ve bir çok olumsuz etken zihinsel tükenmişliğe yol açmaktadır.

Eğer siz de  “Stres altındayım, konsantre olmakta zorlanıyorum, düşüncelerimi toparlayamıyorum, sağlıklı kararlar alamıyorum, başarısızlığa sürükleniyorum, mutsuz ve yorgunum, sorumluluklar çok gelmeye başladı” diyorsanız yüksek ihtimalle beyin yorgunluğu yaşıyorsunuz.

Beyin Yorgunluğunun Nedenleri

Beyin yorgunluğu ve zihinsel tükenme yaygın bir durumdur ve beynin aşırı aşırı aktivitesi olarak ortaya çıkar. İş yerlerindeki görevler, çocuklara ve aile üyelerine karşı sorumluluklar, kendine vakit ayıramama ve bununla birlikte yoğun stres ve hayal kırıklığı sizi zihin yorgunluğuna itebilmektedir.

Bir görev üzerinde yoğun çaba harcadığınızda zihinsel olarak bitkin olursunuz. Başlangıçta yönetilebilir olmasına rağmen odağı koruyabilmeniz zamanla zorlaşır.

 Konsantrasyon yetersizliğiniz normalden daha fazla hata yapmanıza yol açar.

 Beyin yorgunluğu stresli, sinir bozucu ve hatta depresyon benzeri hisler yaratarak genel sağlığınızı ve çevrenizdekilerle olan ilişkilerinizi de etkileyebilecek aşağı doğru bir sarmal oluşturur.

Zihin yorgunluğu mutlaka yanlış giden bir şeylerin ve çok fazla birikimin sonucudur. Zihinsel yorgunluğunuz ne kadar çok olursa sağlıklı kararlar vermek, görevleri yerine getirmek ve sakin kalmak o kadar zorlaşmaktadır. Aynı zamanda duygularınızı düzenlemek de bir o kadar zorlaşabilir.

Ayrıca;

  • Kalabalık şehir hayatı
  • Elektromanyetik kirlilik
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Kalitesiz uyku
  • Anksiyete sorunları
  • Bazı ağır ilaçlar
  • Tiroidin düzgün çalışmaması
  • Vitamin eksikliği
  • ve Yanlış beslenme alışkanlıklara da beyin yorgunluğunun önemli sebeplerindendir.

Zamanla zihinsel tükenme tam tükenmişliğe, fiziksel sorunlara ve stresle ilişkili hastalıklara yol açabilir. Ancak neden bu kadar yorulduğunuzu anladığınızda enerjiniz geri yüklemek ve daha iyi hissetmek için adımlar atabilirsiniz.

Beyin Yorgunluğu Belirtileri

  • Odaklanmada zorluk 
  • Düşük enerji ve kronik yorgunluk 
  • Baş ağrısı, sırt ağrısı, kas ağrıları 
  • Düşük motivasyon
  • Umutsuzluk ve depresiflik hissi 
  • Sinirlerini kontrol edememe 
  • Uyku problemleri 
  • Stres, çaresizlik duygusu, öz güven yitimi
  • Başarısız hissetme ve kötümser bakış açısı geliştirme 
  • Sabırsızlık 
  • Duygusallaşma 
  • Umutsuz ve endişeli hissetme 
  • İştah kaybı 
  • Sorumluluklardan kaçma 
  • Önemli şeyleri unutma 

Beyin yorgunluğu fiziksel ve zihinsel performansı bozar.

Zihinsel tükenme bir insanın hayatının neredeyse tümünü etkileyebilir; verimliliğin azalması nedeniyle düşük iş performansına sebep olur, sinirli ve kötü ruh haliniz çevrenizdekileri etkiler ve sevdiklerinizle çatışmalara yol açar.

Beyniniz basit görevleri, motivasyon eksikliğiniz nedeniyle zorlu ve yorucu olarak algıladığından, zihinsel bitkinlik seviyeniz tüm hayatınızı olumsuz etkileyebilir.

Zihinsel Yorgunluğu Yenmek İçin 11 Basit Yöntem

Muhtemelen hayatınızda bitkin ve tükenmiş hissedeceğiniz bir an gelecektir. Neyse ki, bazı alışkanlıklarınızı değiştirerek ve vücudunuzun daha fazla enerji üretmesine yardımcı olabilecek yöntemler mevcut.

Fazla enerji gerektirmeyen ve sizi zihinsel gençleşmeye doğru yönlendirebilecek aşağıdaki basit önerileri deneyerek işe başlayabilirsiniz.

1. Uyku Düzeni

Beyin yorgunluğundan Kurtulmak İçin Uyku

Dinlenmek fiziksel ve zihinsel yorgunluğun giderilmesi için ilk adımdır. Yeterli uyku motivasyon ve yüksek enerji depolamanızı sağlayarak üretkenliğinizin artmasını sağlar. İyi bir uyku düzeni, yoğun bir günün ardından tekrar şarj olmanız için gereklidir.

2. Sağlıklı Beslenmek

Uyku düzeniniz gayet iyiyse fakat yine de devam eden düşük motivasyon ve düşük enerji gibi beyin yorgunluğu belirtileriniz varsa, bu durum beslenme şeklinizden kaynaklı olabilir.

Şeker, karbonhidrat, aşırı alkol ve aşırı kafein beyin işlevini önemli ölçüde etkileyebilir. Zihin yorgunluğundan kurtulmak için doğru beslenmek önemlidir.

Özellikle fındık, badem, ceviz,böğürtle, sardalya ve somon balığı, kuru üzüm, elma, zeytinyağı, sıcak çikolata ve kepekli pirinç beyin yorgunluğuna oldukça iyi gelen gıdalardır. Ayrıca B, C ve E vitamini içeren besinleri de bol bol tüketmeye çalışın.

3. Beyin Yorgunluğu İçin Egzersiz

Bazı çalışmalar zihinsel odaklanma ve yoğunlaşmayı arttırmada egzersizin son derece etkili olduğunu göstermiştir. Yoğun egzersiz programları beyindeki kan akışını arttırarak ruh halini, hafızayı ve yaratıcılığı geliştirebilir. Beyin yorgunluğu için mutlaka düzenli egzersiz alışkanlığı edinin.

4. Derin Nefes Al

Beyin Yorgunluğu İçin Derin Nefes Al

Kronik yorgunluk ve beyin yorgunluğu bazen kandaki oksijen yetersizliğinin sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Doğru nefes almak zihinsel yorgunluğu aşmaya gerçekten yardımcı olur. Temiz havada derin nefes alıp nefesinize odaklanın. Oksijenin kanınıza karıştığını hissetmeye çalışın.

Ayrıca doğru nefes alma teknikleri konusunda detaylı bilgi için şu yazıyı okuyabilirsiniz; Doğru Nefes Alma Teknikleri : Nasıl Nefes Aldığınızı Test Edin 

5. Stresini kontrol altına al!

Stres kaynaklı duygular enerjinizin çoğunu tüketir. Mümkün olduğunca hayatınızdaki stresli durumları değiştirmeye odaklanın. Meditasyon, yoga, masaj terapisi ve nefes egzersizleri uygulamak stresle baş etmek için oldukça etkili yöntemlerdir.

6. Dışarı Çık!

Her gün ortalama 30 dakika güneş ışığına maruz kalmak beynin seratonin (mutluluk hormonu) üretimini arttırır. Zihninizi ve bedeninizi canlandırmak için açık havada tempolu yürüyüşler beyin yorgunluğunuzu hafifletecektir.

7. Enerjiyi koklamayı dene!

Enerjiyi Kokla

Limon, portakal, biberiye ve nane gibi besinlerin kokuları duyuları canlandırarak odaklanmayı sağlar ve enerjinizi arttırır. Enerjinizin düşük olduğu zamanlar turunçgillerle karışık bir nane çayının kokusunu içinize çeke çeke yudumlamayı deneyin. Ne kadar iyi geldiğini göreceksiniz. Ayrıca ferah kokular içeren tütsülerden de faydalanabilirsiniz.

8. Önceliklerini belirle

Yaşamınızın bazı önemsiz yönleri strese katkı sağlıyor olabilir. Sizin için neyin daha önemli ve öncelikli olduğunu belirleyin. Gözünüzü yoran ve hayatınızda gereksiz yer işgal eden yüklerinizi serbest bırakmak zihninizin iyileşmesi için mükemmel bir yol olabilir.

9. Duyusal Uyarımı Azalt

Yoğun ışık ve gürültüye maruz kalmak çoğu zaman strese yol açar. Zihninizi dinlendirmek için sessiz, loş bir ortam genellikle rahatlatıcı bir etki yaratır. Televizyon, akıllı telefon gibi elektronik cihazlar yaydıkları elektromanyetik dalgalarla beyin yorgunluğu yaratır; baş ağrıları hatta uyku problemlerine yol açabilir.

Bu tür duyusal uyaranlardan mümkün olduğunca uzak durup, en azından hafta sonları bol oksijenli ortamlarda bulunarak toprakla da temas halinde olmaya özen gösterin.

Özellikle çıplak ayakla toprağa basmak vücudunuzda biriken elektromanyetik yükten kurtulmanıza yardımcı olur.

10. Gülümse

Gülmek Beyni Tazeler- Beyin yorgunluğu yaşıyorsan gülümse!!!

Gülmek kalp atış hızını arttırıp kasları harekete geçirir. Bu durum daha az yorgun hissetmenizi sağlar. Bulunduğunuz ortam ne derece stresli bir ortam olursa olsun, kendinizi eğlendirecek yollar bulmaya çalışın.

Örneğin, sevdiğiniz bir mizah dergisine göz atın, bol mizah içerikli web sitelerini ziyaret edin ya da yüzünüzde her daim tebessüm oluşturmayı başaran bir dostunuzu arayın.

Bunlar gibi beyin yorgunluğundan kurtulmanıza yardımcı olabilecek çeşitli yöntemler var; biraz yaratıcı olmak işinizi kolaylaştıracaktır.

11. Kendine zaman ayır

Beyin yorgunluğundan kurtulmak ve zihni temizlemenin en etkili yolu kendine zaman ayırmaktır. Çalışma saatleriniz dışında işinizle ilgili düşüncelerden uzaklaşmak için çeşitli aktivitelerle, hobilerle ilgilenebilirsiniz.

Источник: https://xhayat.com/beyin-yorgunlugu-icin-11-basit-yol/

Beyninizi temize çekin

Beyin yorgunluğu ile nasıl başa çıkılır?

Bilimsel bir makale, okuyan kişiye metottan yararlanma, bilimsel sonuçları ve gözlemleri değerlendirme olanağı sağlar. Peki, bilimsel bir makale nasıl okunmalıdır? Daha verimli okumanın bir yöntemi var mıdır? İşte www.medium.com sitesinden adım adım ipuçları…

Bir makaleyi nasıl okumalı?

Araştırma yapmaya başladığım ilk dönemde yaşadığım sorunlardan birisi ‘Nasıl makale okunur?’ idi. Başlarda varolan sırayla okunacağını düşünmüştüm. Yani, makaleler başlık, özet, giriş, … diye devam ediyordu ben de aynı şekilde kitap okur gibi okuyacağım zannettim.

Sonradan yok bu iş böyle olmaz bir tekniği olmalı diye bu konu üzerine araştırma yapma ihtiyacı duydum. O dönem bana ilaç gibi gelen bir kaynak pek kıymetli İsmail Arı tarafından Türkçe’ye de çevrilen S. Keshav’ın “How to Read a Paper” yazısı oldu. Srinivasan Keshav hocaya ve İsmail Arı’ya sonsuz teşekkürler.

Bu vesile ile İsmail Arı’yı da sevgiyle anıyorum.

Bu yazı S. Keshav’ın “How to Read a Paper” isimli çalışmasının İsmail Arı tarafından Türkçe’ye çevirisinin aynı haliyle buraya aktarılmasıdır. Daha fazla insana ulaşması ümidiyle.

Özetçe

Araştırmacılar, makale okumaya çok fazla zaman harcarlar.Lakin, bu beceri nadiren öğretilir, ve onca çaba boşa harcanır. Bu yazı,kullanışlı ve verimli bir üç-geçişli makale okuma yönteminin anahatlarınıvermektedir. Yazıda, bu yöntemin literatür taraması yapmak için nasılkullanılacağı da anlatılmaktadır.

Anahtar sözcükler: Bilimsel makale okuma, akademik makaleokuma, verimli okuma.

Giriş

Araştırmacılar çeşitli sebeplerle makale okurlar: Birkonferans veya ders için onları değerlendirmek, alanlarında güncel kalmak veyayeni bir alanın literatür taramasını yapmak. Tipik bir araştırmacı makaleokumaya her yıl yüzlerce saat harcar. Makaleyi verimli bir biçimde okumakkritik öneme sahip bir beceridir, fakat nadiren öğretilir.

Dolayısıyla, yenibaşlayan lisansüstü öğrencileri bunu kendi kendilerine deneye yanıla öğrenmekdurumunda kalır. Öğrenciler bu süreçte çok zaman harcarlar ve sıklıkla boşunauğraşmış olurlar. Verimli bir biçimde makale okumak için yılardır basit biryöntem kullanıyorum.

Bu yazı, ‘üç-geçişli’ yaklaşımı ve onun literatürtaramadaki kullanımını anlatmaktadır.

Üç-Geçişli Yaklaşım

Kilit fikir şu: Makaleyi baştan sona bir geçiştedetaylıca okumak yerine üç geçişte okumalısınız. Her geçiş belli hedefleritamamlar ve bir öncekinin üstüne inşa edilir. İlk geçiş makale hakkında genelbir fikir verir. İkinci geçiş makalenin içeriğini kavramanıza yardımcı olur,fakat ayrıntıları içermez. Üçüncü geçiş makaleyi derinlemesine anlamanızısağlar.

İlk Geçiş

İlk geçiş makalenin kuşbakışıyla hızlıca bir taranmasıdır.Sonraki geçişleri yapıp yapmaya da karar verebilirsiniz. Geçiş yaklaşık beş-ondakika kadar almalıdır ve şu adımları içerir:

Başlığı, özetçeyi ve girişi dikkatle okuyun

Kısım ve alt-kısım başlıklarını okuyun, fakat diğer herşeyi göz ardı edin

(Eğer varsa) matematiksel içeriğe altta yatan teoriktemelleri belirlemek için kabaca göz atın

Vargıları okuyun

Kaynakçaya kabaca göz atın, daha önceden okuduklarınızıaklınızdan işaretleyin

İlk geçişin sonunda beş C’ye cevap verebilir durumdaolmalısınız:

Kategori (Category): Bu makalenin türü nedir? Ölçümmakalesi mi? Mevcut bir sistemin analizi mi? Bir araştırma prototipininaçıklaması mı?

Bağlam (Context): Diğer hangi çalışmalarlabağlantılı? Problemin analizi için hangi teorik temeller kullanılmış?

Doğruluk (Correctness): Varsayımlar geçerli görünüyor mu?

Katkılar (Contributions): Makalenin ana katkıları neler?

Anlaşılırlık (Clarity): Makale iyi yazılmış mı?

Bu bilgiyi kullanarak daha fazla okumamayı seçebilirsiniz(ve boşuna çıktı almayarak ağaçları kurtarabilirsiniz).

Bunun sebeplerimakalenin ilginizi çekmemesi, makaleyi anlayabilmek için ilgili alanda yeterlibilgiye sahip olmamanız veya yazarların geçersiz varsayımlar yapmış olmasıolabilir. Araştırma alanınızda olmayan makaleler için ilk geçiş yeterlidir,fakat ileride bir gün ilginizi çekebilir.

Bu arada, bir makale yazarken çoğuhakemin (veya okurun) makaleniz üzerinde bir geçiş yapacağınıbekleyebilirsiniz. Kolayca anlaşılır ve uyumlu kısım ve alt-kısım başlıklarıkullanmaya özen gösterin, kısa ve kapsamlı özetçeler yazın.

Eğer bir hakem ilkgeçişte makalenin anafikrini alamazsa, makaleniz büyük ihtimallereddedilecektir; eğer bir okur makalenizin önemli noktalarını beş dakikasonunda anlayamamışsa makaleniz büyük ihtimalle hiç okunmayacaktır.

İkinci Geçiş

İkinci geçişte makaleyi büyük bir özenle okuyun, fakatispat gibi ayrıntıları göz ardı edin. Okurken kilit noktaların altını çizmekveya kenar boşluklarına notlar almak yardımcı olacaktır. Özellikle, AugsburgÜniversitesi’nden Dominik Grusemann’ın dediği gibi “anlamadığınız terimleriveya yazara sormak isteyeceğiniz soruları not etmek isteyebilirsiniz”.

Makaledeki şekillere, diagramlara ve çizimlere dikkatlicebakın. Grafiklere özel dikkat ayırın. Eksenler uygun olarak isimlendirilmiş mi?Sonuçlar hata çubukları ile gösterilmiş mi, dolayısıyla sonuçlar istatistikîolarak önemli mi? Bu tür yaygın hatalar aceleye getirilmiş, baştan savmaçalışmaları gerçekten dört dörtlük olanlardan ayıracaktır.

Önceden okumadığınız kaynakları daha sonra okumak üzereişaretlemek hatırınızda bulunsun (bu, makalenin arkaplanını daha iyi öğrenmekiçin iyi bir yoldur).

İkinci geçiş bir saat kadar alabilir. Bu geçişin ardındanmakalenin içeriğini kavramış olmalısınız. Makalenin asıl atılımını-destekleyici bulgularla- bir başkasına özetleyebilmelisiniz. Bu ayrıntıseviyesi uzmanlık alanınızda olmayıp da ilgi duyduğunuz bir makale içinuygundur.

Bir makaleyi bazen ikinci geçişin sonunda dahianlayamayacaksınız. Bunun sebebi, aşina olmadığınız terimler ve kısaltmalaryüzünden konuda yeni olmanız olabilir. Ya da yazarlar anlamadığınız bir ispatveya deneysel yöntem kullanmış olabilirler, böylece makale toptan anlaşılmaz.

Makale doğrulanmamış varsayımlar ve sayısız göndermelerle kötü yazılmışolabilir. Veya sadece gecenin geç vakti olmuştur ve yorgunsunuzdur.

Şu anda üçseçeneğiniz var: (a) kariyerinizde başarılı olmak için bu makaleyi anlamanızgerekmeyeceğini ümit ederek makaleyi bir kenara bırakın, (b) -belki de arkaplanbilgisini edindikten sonra- makaleye ileride tekrar dönün veya © azmedin veüçüncü geçişe devam edin.

Üçüncü geçiş

Bir makaleyi tümüyle anlamak için -özellikle hakemseniz-üçüncü bir geçiş gerekir. Üçüncü geçişin temeli makaleyi adeta sanal olarakyeniden gerçeklemektir.

Yani, yazarların varsayımlarını yaparak çalışmayıyeniden üretmektir.

Bu yeniden üretimi asıl çalışma ile karşılaştırarakmakalenin yeniliklerini kolayca görmekle kalmaz, gizli kalmış eksikliklerini vevarsayımlarını da tespit edebilirsiniz.

Bu geçiş ayrıntılara büyük dikkat gerektirir. Heraçıklamadaki her varsayımı saptayıp sorgulamalısınız. Üstelik, belirli birfikri kendinizin nasıl sunacağı hakkında düşünmelisiniz.

Gerçekteki ile yapılanbu karşılaştırma makaledeki kanıtlara ve sunum tekniklerine keskin bir kavrayışsağlar ve çok büyük ihtimalle araç repertuarınıza bu çalışmayı daekleyebilirsiniz.

Bu geçiş esnasında, gelecek çalışmalar için aklınıza gelenfikirleri de not etmelisiniz.

Yeni başlayanlar için bu geçiş dört ya da beş saat kadar,deneyimli bir okur için ise bir saat kadar sürer. Bu geçişin sonunda makalenintüm yapısını ezberden yapabilmeli, güçlü ve zayıf yanlarını tespitedebilmelisiniz. Özellikle üstü kapalı varsayımları, ilgili çalışmalara olaneksik kaynakları, deneysel ve analitik yöntemlerdeki sorunlarısaptayabilmelisiniz.

Geçişler arası zamanlama

Queen Mary Üniversitesi’nden Andrew Simpson’ın yazdığınagöre: “Süreç en iyi şekilde her aşama arasında yeterli zaman bırakıldığındaişler.

Örneğin, ben genellikle yüksek sayılarda makaleyi toplarım, okurum (10dakikalık hızlı ilk okuma) ve sonra belki haftalar sonra ikinci okuma içindönerim.

Son olarak, birkaç hafta ya da aylar sonra yeniden döner ve öncedenyapmadığım son yararlı kavrayışı yapabileceğimi bulurum.”

Bu yaklaşımla hemfikirim. Tabii, makale değerlendirme songünü yakınken çok da yararlı olmayabilir!

Literatür Taraması Yapmak

Makale okuma becerisi literatür taraması yaparken testedilir. Belki de size yabancı olan bir alanda onlarca makale okumanız gerekir.Hangi makaleleri okumalısınız? Yardımcı olması için üç-geçişli yaklaşımı nasılkullanabileceğinize bakalım.

Öncelikle Google Akademik veya CiteSeer gibi akademikarama motorlarını kullanın ve iyi seçilmiş anahtar sözcüklerle üç-beş arasımakale bulun.

Çalışma hakkında bir his edinmek için her makale üstünden bir kezgeçin ve ardından makalelerdeki ilgili çalışmalar bölümünü okuyun.

Yakınzamanda yapılan çalışmalar hakkında özet bilgi elde edeceksiniz, şanslıysanızbelki de yakın zamanlı bir inceleme (survey) makalesi bulursunuz. İncelemeyiokuyun ve şansınızdan dolayı kendinizi tebrik edin.

Aksi halde, ikinci adımda, ortak atıfları ve kaynakçadatekrarlanan yazar adlarını tespit edin. Bunlar o alandaki anahtar makaleler vearaştırmacılardır. Anahtar makaleleri indirin ve bir yana koyun.

Sonra anahtararaştırmacıların İnternet sitelerine gidin ve en son çalışmalarını neredeyayınladıklarına bir göz atın.

Bu sayede o alandaki en gözde konferanslarıöğrenebilirsiniz, çünkü en iyi araştırmacılar genellikle en gözde konferanslarıseçer.

Üçüncü adım bu gözde konferansların İnternet sitelerinegidip son makalelerin üstünden geçmek olacak. Hızlı bir tarama genellikle yakınzamanda yapılmış yüksek kaliteli ilgili makaleleri ortaya koyar.

Bu makaleler,kenara koyduğunuz önceki makalelerle birlikte incelemenizin ilk sürümünüoluşturur. Bu makaleler üstünde iki geçiş yapın. Hepsinin atıfta bulunduğuanahtar makale varsa onu okuyun.

Gerektikçe bu şekilde ilerleyin.

Yararları

Bu yaklaşımı geçtiğimiz 22 yıl boyunca konferansbildirilerini okurken, değerlendirme yazısı yazarken, arkaplan araştırmasıyaparken ve tartışma öncesi makaleleri hızlıca değerlendirirken kullandım.

Budisiplinli yaklaşım beni öncelikli yapılan bir kuşbakışı ile detaylar içindekaybolmaktan alıkoyuyor. Birtakım makaleleri ne kadar sürede okuyacağımı tahminetmemi sağlıyor.

Ek olarak, makaleyi ne kadar derinlemesine değerlendireceğimiihtiyacıma ve mevcut zamanıma göre ayarlayabiliyorum.

İlgili Çalışmalar

Değerlendirme amacıyla bir makale okuyorsanız TimothyRoscoe’nun “Writing reviews for systems conferences” isimli makalesini deokumalısınız [3].

Teknik bir makale yazmayı düşünüyorsanız Henning Schulzrinnekapsamlı İnternet sitesine [4] ve George Whitesides’ın tanıttığı sürecinmükemmel akışına [5] başvurabilirsiniz.

Son olarak, Simon Peyton Jones’ınaraştırma becerileri ile ilgili tüm spektrumu kapsayan sitesine bakabilirsiniz[2].

Psychology Inc’ten Iain H. McLean, deneysel psikolojialanındaki makaleler için üç-geçişli yaklaşım kullanmayı kolaylaştıranindirilebilir bir “değerlendirme matrisi“ sunmaktadır [1]. Başka alanlar içinde küçük değişikliklerle uygulanabilir.

Bir Rica

Gelen yorumlara göre güncelleyerek bu dokümanı yaşayanbir doküman olarak tutmak istiyorum. Bir dakikanızı ayırıp bana her türlü yorumveya önerilerizi gönderirseniz çok sevinirim.

Teşekkür

Bu dokümanın ilk taslağı öğrencilerim Hossein Falaki,Earl Oliver ve Sumair Ur Rahman tarafından hazırlandı. Kendilerine çok teşekkürederim. Ayrıca Christophe Diot’un zekice yorumlarından ve Nicole Keshav’ınkartal-gözlü düzeltilerinden çok yararlandım.

Yıllar içinde teşvik edici geri bildirimleriniesirgemeyen birçok kişiye teşekkür ederim.

Bu çalışma National Science and Engineering Council of Canada, the Canada Research Chair Program, Nortel Networks, Microsoft, Intel Corporation ve Sprint Corporation tarafından desteklenmektedir.

Kaynak: www.medium.com

Источник: https://www.kigem.com/beyninizi-temize-cekin.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.