Beyne iyi gelen 5 egzersiz! Hangi egzersiz beynin hangi bölgesine etki eder?

Beyne iyi gelen egzersizler

Beyne iyi gelen 5 egzersiz! Hangi egzersiz beynin hangi bölgesine etki eder?

Yoga: Yoga yaptığımızda beynimizde üç ayrı bölge etkilenir: 1) Beynin ön tarafında bulunan ve bilinçli düşünme, dikkat, plan yapma, dürtülerin kontrolü gibi bir çok önemli fonksiyondan sorumlu Frontal lob, 2) Arzu ve nefret, gurur ve aşağılama, suçluluk ve özür dileme gibi sosyal duyguların kaynağı olan, ahlaki içgüdü, empati ve müziğe karşı duygusal tepkiyi arttırmada görevi olan, aynı zamanda vücudun taleplerine de cevap veren (çok açken ikinci bir sandviç yemek istememiz, üzgünken sigara ya da kokaine sığınmak gibi) duygu ve düşüncelerin bütünleştiği alan olan İnsula, 3) Korku ve anksiyete başta olmak üzere duygu denetiminden sorumlu olan Amigdala. ZatenSanskritdilinde de yoga, “kontrol etmek”, “boyunduruk altına almak”, “kavuşma”, “bir araya gelme”, “birlik”, “karşılaşma”, “yöntem” veya “birleştirmek” anlamına gelen “yuj” sözcüğünden türemiştir. Beyindeki bu çoklu merkez bölge uyarılarının etkisi ile o yüzden yoga bizi dengeler, güçlendirir, günlük yaşamın kalitesini artırır ve bedenimizi hem ruhsal olarak hem de fiziksel olarak uyandırır, düzenli uygulayan kişiler bedensel, zihinsel ve ruhsal anlamda bir bütünlük hissi ile yaşama sarılırlar. Bu stresli ve yoğun iş temposunda harika bir “antidepresan” değil mi? Üstelik hiçbir yan etkisi de yok.

Spor ya da spora özgü aktivite: Spor yapmak için sadece kassal kuvvet yeterli değildir. Hem bedenen hem de zihinsel olarak birçok fonksiyona sahip olmak gerekmektedir. Bunun tam tersi, spor yapmak hem bedeni hem de zihnimizi geliştirir.

Bunu nasıl yapar: Yoga beyinde dört önemli bölgeyi etkiler: 1) Kompleks düşünme, problem çözme, akıl yürütme, birden fazla işle uğraşmadan sorumlu Prefrontal korteksi, 2) Dikkat, karmaşık hareketlerin uygulanması ve yönetilmesi, aktivite-hareket ve işler arasında geçişlerin kontrolü, hareketin hızının kontrolü, yavaşlama ve baskılama gibi çok önemli fonksiyonlardan sorumlu Bazal ganglionu, 3) Beynimizin yan kısmını oluşturan veçeşitli duyu organlarından gelen bilgileri birleştirmede önemli rol oynayan, ayrıca nesnelerin kullanılması ve bazı mekansal görüş işlemelerinde görevi olan Parietal lobu, 4) Vücudun denge organı olan ve dikkatin sağlanmasında da etkin olarak çalışanSerebellumu (yani beyinciği). Geniş hipokampus ve bazal ganglion alanına sahip çocukların daha dikkatli olduğu, davranışlarını daha iyi kontrol ettiği, çoklu iş ve fonksiyonları geliştirmede yaşıtlarına oranla daha başarılı ve üstün olduğu günümüz çalışmalarında vurgulanan önemli bulgulardandır. Çocuklarımızı, yalnızca fiziksel olarak değil, zihinsel, bilişsel, duyusal ve davranışsal gelişimini artırmak amacıyla uygun spor dalına yönlendirmek, onlara bırakılabilecek en büyük miras olacaktır.

Doğru ve yeterli egzersiz sağlığı koruyor

Doç.Dr. Defne Kaya, egzersiz ve sporun ancak etkin ve doğru yöntemlerle yapıldığında sağlığınıza katkı sağladığını belirterek “Yanlış ve yetersiz egzersizler daha çok yaralanma ve hastalığa davetiye çıkarır.

Sağlıklı mutlu bir yaşam için, size doğru, etkin ve sağlıklı egzersiz reçetesini verecek tek kişi olan fizyoterapistinize danışın. Sağlığın hareketle yaşamınıza girmesine vesile olan tüm fizyoterapistlerin “8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü'nü” kutluyor, Dünyada hak ettiği değer ve önemi ülkemizde de bir an önce kazanmasını diliyorum.

Sağlığınız için hareket edin, bunu yaparken de kendinizi doğru ve yetkin ellere teslim edin” diye konuştu.

Aerobik egzersiz: Yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklet gibi aktiviteler aerobik egzersiz için uygundur ve uygun sürede ve tempoda yaptığımızda Hipokampusumuzu uyarır: Hafıza ve yön bulmada görevli olan hipokampus aynı zamanda hareketlerin davranış biçimine dönüşmesine çalışan limbik sisteminde de rol alır.

[attention type=red]
Haftada üç gün aerobik egzersiz yapan kişilerde hipokampüslerinin daha geniş, hafıza testlerinin daha iyi olduğu gösterilmiştir. Hipokampusun Alzheimer'da ilk etkilenen bölgeden biri olduğunu da vurgulamak isterim.
[/attention]

Ayrıca aerobik egzersizin, özellikle tempolu yürüyüşün, dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda çok etkin sonuçlar aldığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Ağırlık kaldırma: Hem kendi vücut ağırlığınızla hem de kum torbası, elastik bantlar, ağırlık ekipmanları, egzersiz istasyonlarında kaslarınızı kuvvetlendirmek için yaptığınız ağırlık antrenmanları beynimizin ön kısmındaki Prefrontal korteksi uyarır: Kompleks düşünme, problem çözme, akıl yürütme, birden fazla işle uğraşmadan sorumluprefrontal korteks, en üst düzeydeki davranışların bütün bileşenlerinin bağlantılarını yapar ve onları bütünleştirir, duyu ve kas iskelet sistemi arasındaki geri bildirim döngülerini ve bağlantılarını sağlar. Sınavlara hazırlanan çocuklar için aerobik egzersizin başarı için harika bir yardımcı olacağını düşünüyorum. Ağırlık kaldırma ve aerobik egzersizleri kombine ederseniz insülin benzeri büyüme faktörünün salınmasını uyarırsınız. Bu da beyin hücreleri arasındaki iletişimi geliştirir, yeni nöron ve kan damarlarının gelişmesini sağlar.

Источник: https://www.egitimsistem.com/beyne-iyi-gelen-egzersizler-48381h-p3.htm

Beyne Giden Kan Akışını Arttırmanın 5 Yolu

Beyne iyi gelen 5 egzersiz! Hangi egzersiz beynin hangi bölgesine etki eder?

Eğer bir gün bir anda beyne yeterli miktarda kan gidemezse ne olacağını biliyor musunuz? Bu durum, iskemi oluşmasına sebep olabilir: beyin dokumuzun küçük bir kısmı ölmeye başlar, daha az bağlantı oluşur, hafızamız sekteye uğrar, beyin felci riski artar…

Şunu da bilmek çok önemlidir, beyne giden kanın az bir miktar da olsa artması ciddi hastalıklardan korunmamıza yardımcı olur. Böylece sağlıklı bir beynin ve yüksek bilişsel fonksiyonlarımızın tadını çıkarırız, hafızamız ve konsantrasyonumuz güçlenir…

Bunu nasıl yapacağınızı öğrenmek ister misiniz? Bugünkü yazımızda, beyne daha fazla kan gitmesine yardımcı olacak 5 yolu keşfedeceğiz. Hazır mısınız?

1. Beyne giden kan akışını arttırmak için aerobik egzersizleri

Aerobik egzersizleri kardiyovasküler fonksiyonumuzu arttırır, böylece beyne giden kan akışını da arttırmış olur. Dahası, vücuda oksijen sağlamak için çok yardımcıdır, bu da beyin hücreleri ile doku bağlantılarının sağlığını iyileştirir.

Beyne giden kan akışını arttırmak için yapabileceğiniz en iyi aerobik egzersizleri keşfetmek ister misiniz? Aşağıdaki basit aktivitelerden istediğinizi seçebilirsiniz:

  • Her gün yarım saat boyunca yürüyün.
  • Her gün 15 dakika kadar koşun.
  • Dans dersleri alın.
  • Her gün 15 dakikalığına bisiklet sürün.
  • Evde aerobik egzersizleri yapın.

2. Beyne giden kan akışını arttırmak için en iyi gıdalar

Beyin sağlığınıza iyi gelecek birçok gıda vardır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bu organ her bir kalp atışında üretilen kanın %20’sini kullanır, bu da demektir ki yüksek oranda enerji harcar. Bu ihtiyacını aynı zamanda glikozdan, karbonhidratlardan ve tabii ki de bazı uygun proteinlerden karşılar.

Her zaman beslenme alışkanlığınızda olması gereken en iyi gıdaları not alın.

  • Tam tahıllar: örneğin, kinoa, esmer pirinç, yulaf ezmesi, arpa, çavdar…
  • Yaşamsal yağ asitleri: örneğin somon, sardalya, avokado, zeytinyağı, ceviz, kabak çekirdeğinin içinde bulabilirsiniz.
  • Yaban mersini, çilek ve narenciyeler.
  • Domates, kara lahana, brokoli, ıspanak, kuşkonmaz…
  • Yumurtalar.
  • Adaçayı.

3. Tütüne, fazla kilolara ve strese hayır deyin

Şunu aklınızda tutmanız neredeyse yaşamsal bir boyuttadır: tütün, aşırı kilolu olmak ve stres, beyin sağlığınızın en azılı 3 düşmanıdır. Örneğin tütün, nikotin formunda kan dolaşımına girmesiyle böbrek üstü bezlerini de uyararak adrenal hormonunun salınmasına sebep olur.

Adrenalin aynı zamanda vücut stres altında olduğu zamanlarda ortaya çıkar. Bu da merkezi sinir sistemini uyaran bir şeydir ve bu şekilde de kalp çarpıntısına ve hipertansiyona sebep olur…

Bütün bunlar pankreasın daha az insülin üretmesine sebep olur, kan şekeri seviyesi yükselir ve bu da beynimizi aşırı derecede uyarır. Gördüğünüz gibi bunlar birer saatli bomba gibidir.

Peki ya obezite? Bu hastalık beyne giden kan akışını nasıl etkiler? Aşırı kilolu olmak beyin felci riskini arttırır. Yağın birikmesiyle damarlar ve arterler sertleşir ve böylelikle kan akışı yavaşlar.

Bunların hepsi ciddi sağlık problemlerini beraberinde getirir ama eğer beslenmemize dikkat eder ve daha iyi alışkanlıklar edinirsek bu problemlerin önüne geçebiliriz. Denemeye değer!

4. Her gün beyin egzersizleri yapın

Peki “beyin kaslarınız” ne durumda? Beyne daha fazla kan gitmesi için bilişsel fonksiyonların egzersizi de çok önemli bir noktadır. Hafıza, merak, günlük aktiviteler, motivasyon

Bunların hepsi nöronlar arasında yeni bağlantılar oluşturur; zamanla daha fazla doku, zamana karşı koyan yeni yapılanmalar oluşur ve beyniniz olası hastalıklara karşı daha dayanıklı olur.

Bu yüzden, her gün yeni şeyler öğrenmekten sakın kaçınmayın, kitap okumak, bazı kurslara yazılmak, internetin ve online dünyanın size sunduklarını keşfetmek hafızanızı ve konsantrasyonunuzu güçlendirmek için harika yollardır. Bunların hepsi beyin sağlığınıza çok iyi gelen şeylerdir.

Bu yazımıza da bir göz atın: Hafızanıza Yardımcı 5 Besin

5. Pozitif duyguların gücü

Günlük stres, anksiyete ve her şeye negatif ve kaderci yönden yaklaşmak beynin nörokimyasını değiştirebilir; kortizolun ortaya çıkmasına sebep olur, kandaki adrenalin seviyesini arttırır… Bunların hepsi beyinsel döngüde dalgalanmalara sebep olur, eğer uzun bir süre devam ederse de çok ciddi sonuçlar doğurabilir.

Pozitif duygular vitaminlerden ve ağrı kesicilerden çok daha iyi ve etkilidirler. Günlük yaşamımız için gerekli olan, hayallerimizin ve mutluluğumuzun sağlığımıza da yansıdığı bir enerji verirler. Bu yüzden her zaman şunları edinmeyi deneyin:

  • Her zaman bir mizah anlayışınız olsun. Sizi mutlu eden şeyler hakkında konuşun!
  • Yoga gibi rahatlama tekniklerini deneyin… Bunların hepsi kendinizle bağlantıda olmanıza yardımcı olacak ve “burada ve şimdi”de yaşarken, neyin önemli olduğunu görüp ona değer vereceksiniz.
  • Sosyal ilişkilerinizi geliştirin; arkadaşlarınızla ve ailenizle zaman geçirin, bu zamandan keyif alın… Evde yalnız başınıza kös kös oturmayın!

Источник: https://sagligabiradim.com/beyne-giden-kan-akisini-arttirmanin-5-yolu/

Yürüyenin kalbi daha güçlü oluyor

“Kas iskelet sistemini geliştirmek, kalbi daha güçlü bir hale getirmek için gün içinde en az 30 dakika tempolu yürüyüşü ve haftada en az üç gün egzersiz yapılmasını öneriyorum çünkü yürüdüğünüzde kalbinizi daha güçlü hale getirir, karın yağlarınızdan kurtulur, ağırlık ile egzersiz yaptığınızda kas ve kemiklerinizi güçlendirir, yoga yaparsanız hem ruhunuzu sakinleştirir, kendinize dönersiniz hem de kaslarınızın boyunu uzatırsınız. Uzun yıllar sağlıkla yaşamak için fiziksel aktivite çok kıymetli bir mücevher gibi hep yaşamınızda olmalı.”

Aktif yaşam aktif beyin

“Aktif bir yaşam, istediğiniz/keyif aldığınız herhangi bir egzersiz veya sporu yaparak, kendinize sağlayabileceğiniz harika bir yatırımdır” diyen Doç. Dr.

Defne Kaya'ya göre, eski çalışmalar özellikle aerobik egzersizin, beyne daha fazla oksijen ve büyüme faktörü taşıdığını böylelikle demans ve depresyonu azalttığını ayrıca hafızayı da güçlendirdiğini belirtmekteydi.

Yeni çalışmalar ise egzersizin beyindeki bazı fonksiyonları çok ciddi oranda geliştirdiğini gösteriyor.

En az otuz dakika

Hem kendimize hem de sağlığımıza yaptığımız egzersiz yatırımının beyinde çok önemli etkiler oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Defne Kaya, en az 30 dakika boyunca yüksek yoğunlukta interval antrenmanı, aerobik egzersiz, ağırlık antrenmanı, yoga, spor veya spora özgü aktivite yaptığımızda beynimizde olanları anlattı.

5 farklı tip egzersizle beynimizde olanlar

Yüksek yoğunlukta interval antrenmanı: Belirlenen farklı hız ve dinlenme aralığından oluşan ve % 80-95 aerobik kapasitede yapılan egzersiz Hipotalamusumuzu uyarır: İştahımızı kontrol altına alırız. Kilo kontrolü için harika bir şey bu. Hipotalamusun ayrıca kontrolsüz istek ve bağımlılığa da olumlu etkisi var.

Madde kullanım bozukluğu (alkol, uyuşturucu, sigara vb) tedavisinde yüksek yoğunlukta interval antrenmanı güzel bir seçenek olabilir.

Unutmamakta fayda var, hipotalamusunuzu uyaran yüksek yoğunlukta interval antrenmanını bir yaşam felsefesi haline getirerek, beyninizi yaşınızdan daha genç bir beyin gibi çalışmasını sağlayabilirsiniz.

Aerobik egzersiz: Yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklet gibi aktiviteler aerobik egzersiz için uygundur ve uygun sürede ve tempoda yaptığımızda Hipokampusumuzu uyarır: Hafıza ve yön bulmada görevli olan hipokampus aynı zamanda hareketlerin davranış biçimine dönüşmesine çalışan limbik sisteminde de rol alır.

[attention type=red]
Haftada üç gün aerobik egzersiz yapan kişilerde hipokampüslerinin daha geniş, hafıza testlerinin daha iyi olduğu gösterilmiştir. Hipokampusun Alzheimer'da ilk etkilenen bölgeden biri olduğunu da vurgulamak isterim.
[/attention]

Ayrıca aerobik egzersizin, özellikle tempolu yürüyüşün, dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda çok etkin sonuçlar aldığını gösteren çalışmalar bulunmaktadır.

Ağırlık kaldırma: Hem kendi vücut ağırlığınızla hem de kum torbası, elastik bantlar, ağırlık ekipmanları, egzersiz istasyonlarında kaslarınızı kuvvetlendirmek için yaptığınız ağırlık antrenmanları beynimizin ön kısmındaki Prefrontal korteksi uyarır: Kompleks düşünme, problem çözme, akıl yürütme, birden fazla işle uğraşmadan sorumluprefrontal korteks, en üst düzeydeki davranışların bütün bileşenlerinin bağlantılarını yapar ve onları bütünleştirir, duyu ve kas iskelet sistemi arasındaki geri bildirim döngülerini ve bağlantılarını sağlar. Sınavlara hazırlanan çocuklar için aerobik egzersizin başarı için harika bir yardımcı olacağını düşünüyorum. Ağırlık kaldırma ve aerobik egzersizleri kombine ederseniz insülin benzeri büyüme faktörünün salınmasını uyarırsınız. Bu da beyin hücreleri arasındaki iletişimi geliştirir, yeni nöron ve kan damarlarının gelişmesini sağlar.

Yoga: Yoga yaptığımızda beynimizde üç ayrı bölge etkilenir: 1) Beynin ön tarafında bulunan ve bilinçli düşünme, dikkat, plan yapma, dürtülerin kontrolü gibi bir çok önemli fonksiyondan sorumlu Frontal lob, 2) Arzu ve nefret, gurur ve aşağılama, suçluluk ve özür dileme gibi sosyal duyguların kaynağı olan, ahlaki içgüdü, empati ve müziğe karşı duygusal tepkiyi arttırmada görevi olan, aynı zamanda vücudun taleplerine de cevap veren (çok açken ikinci bir sandviç yemek istememiz, üzgünken sigara ya da kokaine sığınmak gibi) duygu ve düşüncelerin bütünleştiği alan olan İnsula, 3) Korku ve anksiyete başta olmak üzere duygu denetiminden sorumlu olan Amigdala. ZatenSanskritdilinde de yoga, “kontrol etmek”, “boyunduruk altına almak”, “kavuşma”, “bir araya gelme”, “birlik”, “karşılaşma”, “yöntem” veya “birleştirmek” anlamına gelen “yuj” sözcüğünden türemiştir. Beyindeki bu çoklu merkez bölge uyarılarının etkisi ile o yüzden yoga bizi dengeler, güçlendirir, günlük yaşamın kalitesini artırır ve bedenimizi hem ruhsal olarak hem de fiziksel olarak uyandırır, düzenli uygulayan kişiler bedensel, zihinsel ve ruhsal anlamda bir bütünlük hissi ile yaşama sarılırlar. Bu stresli ve yoğun iş temposunda harika bir “antidepresan” değil mi? Üstelik hiçbir yan etkisi de yok.

Spor ya da spora özgü aktivite: Spor yapmak için sadece kassal kuvvet yeterli değildir. Hem bedenen hem de zihinsel olarak birçok fonksiyona sahip olmak gerekmektedir. Bunun tam tersi, spor yapmak hem bedeni hem de zihnimizi geliştirir.

Bunu nasıl yapar: Yoga beyinde dört önemli bölgeyi etkiler: 1) Kompleks düşünme, problem çözme, akıl yürütme, birden fazla işle uğraşmadan sorumlu Prefrontal korteksi, 2) Dikkat, karmaşık hareketlerin uygulanması ve yönetilmesi, aktivite-hareket ve işler arasında geçişlerin kontrolü, hareketin hızının kontrolü, yavaşlama ve baskılama gibi çok önemli fonksiyonlardan sorumlu Bazal ganglionu, 3) Beynimizin yan kısmını oluşturan veçeşitli duyu organlarından gelen bilgileri birleştirmede önemli rol oynayan, ayrıca nesnelerin kullanılması ve bazı mekansal görüş işlemelerinde görevi olan Parietal lobu, 4) Vücudun denge organı olan ve dikkatin sağlanmasında da etkin olarak çalışanSerebellumu (yani beyinciği). Geniş hipokampus ve bazal ganglion alanına sahip çocukların daha dikkatli olduğu, davranışlarını daha iyi kontrol ettiği, çoklu iş ve fonksiyonları geliştirmede yaşıtlarına oranla daha başarılı ve üstün olduğu günümüz çalışmalarında vurgulanan önemli bulgulardandır. Çocuklarımızı, yalnızca fiziksel olarak değil, zihinsel, bilişsel, duyusal ve davranışsal gelişimini artırmak amacıyla uygun spor dalına yönlendirmek, onlara bırakılabilecek en büyük miras olacaktır.

Beyin ve Egzersiz

Beyne iyi gelen 5 egzersiz! Hangi egzersiz beynin hangi bölgesine etki eder?

Bazı okurlar anımsarlar; geçtiğimiz senelerde, egzersizin beyin üzerindeki çok çeşitli etkilerini konuşmuştuk. Birçoğumuzun kolunu kıpırdatmakta güçlük çektiği bu sıcak günlerde, egzersizin önemini bir kez daha hatırlatmak istedik.

Bugün, bedeni çalıştırmanın zihne ne gibi faydaları olduğunu kısa kısa sıralayıp geçmiş bilgilerimizi tazeleyeceğiz. Egzersiz deyip geçmeyin.

Düzenli egzersiz; stres, kaygı, depresyon gibi işlevselliğimizi olumsuz yönde etkileyen birçok sorun ile baş etmemize yardımcı olur.

Stres:Egzersiz, hücrelere hasar veren birtakım unsurların ortaya çıkmasına sebep olur; ancak normal şartlar altında, onarım mekanizmaları, bu hücrelerin sonraki mücadeleler için eskisinden daha dayanıklı hale gelmesini sağlar. Başka bir deyişle, tıpkı kaslar gibi beyin hücreleri de zorlandıkça güçlenir; çok yoğun seviyede olmadıkça stres, beyne iyi gelir.

Kaygı: Egzersiz; dikkati böler, kaygıyı arttıran olumsuz geribildirim döngüsünü kırar, kaygının sebep olduğu fiziksel semptomları ortadan kaldırır, kaygı döngüsünün kırılmasında önemli rol oynayan kimyasallarının salgılanımını arttırır.

Depresif şikayetler: Egzersiz yalnızca “mutluluk hormonu” olarak bilinen endorfinin salgılanmasını sağlamakla kalmaz; çok önemli bazı kimyasalların salgılanımını da dengeler. Norepinefrin seviyesini arttırarak beyni harekete geçirir ve özgüveni yükseltir.

Dopamin seviyesini arttırarak dikkati ve motivasyonu yükseltir, beynin ödül merkezindeki dopamin alıcılarına bağlı enzimlerin oluşumunu tetikleyerek tatmin duygusu yaratır. Serotonin seviyesini düzenleyerek duygudurumunu daha ideal bir hale getirir.

Çok faydalı olmakla birlikte, egzersizin ilaç kadar çabuk tesir etmediği de bir gerçek; kalıcı bir etki gösterebilmesi için bir süre düzenli biçimde devam etmek gerekiyor.

Bağımlılık: Bağımlılıkta, davranışı sürdüren ve bireyin kendinde değiştirme gücünü bulamadığı şey, beyninde gerçekleşen yapısal değişimdir. Bu değişim, tepkisel bir davranış biçiminin oluşmasına sebep olur.

Egzersiz, kişilerin yeni uyaranlara uyum sağlayabilmelerine, alternatif ve olumlu senaryolar edinebilmelerine yardımcı olur.

Ne kolay ne de kesin bir çözüm değildir; ancak düzenli devam edildiği takdirde uzun vadede çok yönlü bir çözüm önerisidir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite: Fiziksel hareketi kontrol eden bölgeler, aynı zamanda beyinde bilgi akışını koordine eder.

Yapılan hareketler beynin dengeyi, zamanlamayı, motor becerileri, ket vurmayı ve odaklanmayı kontrol eden bölgelerini harekete geçirir.

Özellikle dövüş sanatları, bale ve jimnastik gibi yapılandırılmış veya dağcılık, dağ bisikleti, kaykay gibi kompleks spor dalları çok faydalı olabilir.

Tavsiye Yazı :   Beyin işlerken bu “6 psikolojik etki” den destek alır

Birkaç yeni bilgi

Dartmouth Üniversitesi profesörlerinden David Bucci, çoğu zaman başvurulan ilaç tedavisi sebebiyle endişe duyduğunu; erken yaşta psikostimülan ilaç (bir çeşit psikiyatrik ilaç grubu) kullanımının uzun vadede etkilerinin yeterince bilinmediğini belirtiyor.

Bucci’nin çalışmalarının sunduğu üç önemli bulguyu özetleyelim

Egzersizin etkileri, kişinin yaşına göre değişiyor; beyin gelişimi devam eden çocuk ve ergenler, yetişkinlere göre daha çok fayda sağlıyor (dikkat eksikliği ve hiperaktivite, pek çok kez yetişkinliğe erişildiğinde son bulmuş olmakla birlikte, kimi zaman sürebiliyor). Bucci’nin farelerle yapılan bir çalışmasına göre, dikkat eksikliği ve hiperaktivite benzeri belirtiler gösteren dişi fareler, egzersizle, erkeklere göre daha çok gelişme kat ediyor.

Bedeni çalıştırmak, düşünce süreçlerimizi, odaklanmamızı, duygudurumumuzu ve motivasyonumuzu iyileştirerek işlevselliğimizi olumlu yönde etkilediği gibi, hafızamızı geliştirir, öğrenme kapasitemizi arttırır. Özellikle sosyal uyaranların da mevcut olduğu durumlarda birden fazla artısı vardır; yalnızca öğrenmeyi pekiştirmekle kalmaz, sosyal becerilerimizi de fark edilir biçimde ilerletir.

Daha önce bahsettiğimiz birkaç örnekle detaylandıralım

2007 yılında Alman araştırmacıların yaptığı bir çalışmada insanların egzersiz yaptıktan sonra, egzersiz öncesine göre yüzde 20 daha hızlı bir biçimde kelime öğrenebildikleri görüldü.

1990’ların sonuna doğru Naperville’de “radikal” bir beden eğitimi programı uygulaması ortaya çıktı; öğrenciler haftanın beş günü, okuldan önce 1,5 kilometre koşmaya başladılar. Zamanla, akademik alanlardaki performanslarının belirgin bir biçimde yükseldiği görüldü.

Titusville ve Kansas şehirlerinde bulunan iki okulda daha benimsenen aynı beden eğitimi uygulamasıyla, akademik performansın yanı sıra, sosyal becerilerin de belirgin bir biçimde geliştiği ve aralarında yaşanan şiddet olaylarının azaldığı tespit edildi.

Özetle, gerek sinirbilim gerekse psikolojinin çeşitli alt dallarına yapılan araştırmalar, fiziksel egzersizin, bedenimiz gibi, beynimizi de geliştirdiğini gösteriyor. Üstelik, bu araştırmalara göre, etkilenen, yalnızca bilişsel veya sosyal becerilerimiz yahut psikolojik sağlığımız değil; beynin yapısı değişiyor.

Anlaşılacağı üzere, beden ile zihin arasında birçoğumuzun sandığından çok daha yakın bir ilişki var.

Kaynak: Emre Konuk / Ratey, J.J., & Hagerman, E. (2008). Spark: The revolutionary new science of exercise and the brain. NY: Little, Brown and Company. Wood, J. (2012). Exercise benefits memory, mental health. PsychCentral.

Источник: https://www.kendinigelistir.com/beyin-ve-egzersiz/

Zeka Geliştirme Yöntemleri Nelerdir? Hangi Egzersizler Beyni Geliştirir?

Beyne iyi gelen 5 egzersiz! Hangi egzersiz beynin hangi bölgesine etki eder?

Evet, istisnasız hepimiz daha zeki olmanın yollarını arar, konuyla ilgili bir şeyler duyduğumuzda hemen kulaklarımızı kabartırız.

Çünkü ne kadar zeki olsak da daha aktif çalışan bir beyne sahip olma düşüncesine karşı koyamayız.

Hem nasıl koyabiliriz ki? Daha doğrusu, neden koyalım! Sonuçta; daha kıvrak bir zeka ile isteklerimize çok daha kolay bir şekilde ulaşabiliriz.

Öğrendiklerimizi unutmaz, çok daha kolay öğrenmeye başlar, sorunlara hızlı ve akıllıca çözümler bulur, işleri daha kısa süre içerisinde halleder, daha çok insanın sevgisini, saygısını kazanır, başarılı kariyer hedefine daha kolay ulaşır ve daha pek çok farklı noktada diğerlerine açık ara fark atabiliriz. İşte bu nedenlerden dolayı da zeka geliştirme yöntemleri nelerdir, hangi egzersizler beyni geliştirir bu konunun üzerinde özenle durmalıyız diye düşünüyorum.

Neticede; beyin de diğer organlarımız gibi geliştirilip, güçlendirilebiliyor. Yani her ne kadar karmaşık bir yapıya sahip olduğu düşünülse de beyin de çalıştırıldıkça aktif hale gelen bir parçamız.

Nasıl ki daha çok kullandığımız kolumuz, diğerine oranla güçlü oluyor! Nasıl ki spor yaptıkça vücuttaki kas ağırlığı artıyor, işte aynı şekilde beyin de egzersiz yaptıkça gelişip güçleniyor. Gelin; her anlamda başarınızı arttırmak için aşağıdaki zeka geliştirme yöntemlerinden siz de faydalanın.

İnanın bana, birkaç tanesini günlük alışkanlığınız haline getirmek bile beyninizde şimşekler çakmasını sağlayacaktır.

İşte zeka geliştirme yöntemleri nelerdir, beyni geliştirmek için hangi egzersizler yapılmalıdır diyenlere cevaplar:

İyi Bir Haber Takipçisi Olun!

Evet, iyi bir haber takipçisi olmalısınız. Sabah kahvaltınızı ederken ya da işe giderken haberleri okuyabilir ya da dinleyebilirsiniz.

Bu yöntem hem dünyadan haberdar olmanızı sağlayacak hem yeni bilgiler edinmenize yarayacak hem de öğrendiğiniz haberi kendi kendinize yorumlayarak sizi düşünmeye teşvik edecektir.

İşte bu nedenle haberleri takip etmelisiniz. Ama bunu yaparken tek bir kaynağa bağlı kalmamaya da özen göstermelisiniz.

Sabah Uyandığınız Andan İtibaren Başlayarak Gün Boyu Su İçin!

Aç karnına su içmenin sağlığa ne kadar faydalı olduğunu duymuşsunuzdur. Ama bu eylem yalnızca vücut için değil aynı zamanda % 75’i sudan oluşan beyin için de faydalı ve gereklidir. İşte bu nedenle, bedeninize ihtiyacı olan şeyi vermeli ve sağlıklı beyin fonksiyonları için uyandığınız andan itibaren 30 dakika içerisinde 2 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz.

Uykunuza Dikkat Edin!

Zeka geliştirme yöntemlerini mi merak ediyorsunuz? O zaman cevaplarınızdan bir tanesi de kesinlikle uyku! Çünkü uyku bedenden ziyade beynin dinlenmesi için gerekli olan bir eylemdir. Uyku evresinde beyin bir nevi şarj ediliyor ve yeni bilgiler için kendini hazırlıyor. Hatta bu noktada size Rochester Üniversitesi’nde fareler üzerinde yapılan bir araştırmadan bahsetmek istiyorum.

Araştırmada fareler kullanılmış ve uyku sırasında beynin sol tarafında bir hareketlilik saptanmış. Fare uyanıkken ise aynı hareketliliğe rastlanmamış.

Ve ekibin başındaki doktor bu durumu; uyanıkken beynin bürün bilgileri tarayıp elden geçirdiğini, uyku evresindeyken ise bu taramanın sonunda kirliliğe neden olan gereksiz bilgilerin silindiğini öne sürerek açıklamış.

Kısacası; düzenli ve yeterli uyku sağlıklı bir beyin için şart. Buradan kaliteli bir uyku için yapılması gerekenler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Az ya da Çok! Her Gün Biraz Kitap Okuyun!

Yeni şeyler öğrenmenizi sağlayan, farklı dünyaların kapılarını aralayan, dakikalar içerisinde sizi yepyeni insanlarla yeni hayatlarla tanıştıran kitap okuma aktivitesi de zeka geliştirme yöntemleri arasında. Hatta bir tek kitap da değil! İster roman, ister dergi, isterseniz de ansiklopedi.

Kısacası okuyun, bu beyni geliştirmek için eğlenceli ve etkili bir egzersiz niteliğindedir. Her gün yarım saatinizi okumak için ayırmayı prensip haline getirin. Zaten kısa süre içerisinde bu alışkanlığı edinecek, bir şeyler okumadan geçirdiğiniz günlerde kendinizi eksik hissetmeye başlayacaksınız.

Her Gün Azıcık Kestirin!

Şekerleme yapmanın beyin sağlığına iyi geldiği yapılan araştırmalarla da desteklenmekte.

Siz de her gün 15-20 dakika şekerleme yaparak, beyninizin daha aktif çalışmasını sağlayabilir, günün geri kalanına daha kıvrak bir zekayla devam edebilirsiniz.

Tıpkı her gün şekerleme yapmayı adet edinmiş Leonardo da Vinci, Thomas Edison, Winston Churchill, John F. Kennedy gibi siz de öğlen saatlerinde hem gözlerinizi hem de beyninizi dinlendirmelisiniz.

Boş Beleş İşlerle Uğraşmayın!

Zekanızı geliştirmenin yollarını arıyorsanız, zamanınızı ve enerjinizi çalmaktan başka bir işe yaramayan boş beleş işlerden vazgeçmeyi öğrenmelisiniz. Mesela; dedikodu yapmayı bırakmalısınız. Boş insanlarla zaman geçirmeyi kesmelisiniz.

Sosyal medya mecralarında insanların paylaşımlarını inceleyerek saatlerinizi harcamamalısınız. Ya da akşamlarınızı vaktinizi saçma sapan televizyon dizileri izleyerek geçirmemelisiniz.

Bunun yerine televizyon izlemekten daha faydalı aktiviteler hakkında bilgi sahibi olmayı denemelisiniz.

Beyin Yakan – Kafa Açan Filmler İzleyin!

Hani şu senaryolarıyla bizi bizden alan! “Şimdi bunun sonunda ne oldu, e o zaman katil kimdi, nasıl hepsi bir rüya mıydı…” gibi tepkiler verdiğimiz, anlamak için gerçekten kafa patlattığımız filmlerden bahsediyorum. Bu öneriyi de beyninize iyi gelecek bir egzersiz olarak düşünebilirsiniz. Hatta bugünden tezi yok, aşağıdaki listeyi inceleyerek, beyin yakan filmlerle nöronlarınızı çılgınlar gibi dans ettirebilirsiniz.

Motosiklet Kullanın!

Motosiklet kullanmak ve zeka mı? Evet evet! Tam olarak bunu söylüyorum. Kişiyi genç hissettirmesinin yanı sıra motosiklet kullanmak beyin fonksiyonlarına da iyi geliyor. Yapılan araştırmalar uzun yıllar motosiklet kullananların Alzheimer gibi hastalıklara yakalanmadığını ve beyin fonksiyonlarının diğerlerinden çok daha iyi olduğunu öne sürüyor.

Örgü Örün!

Örgü örmek beynin birçok bölgesinin aynı anda uyarılmasını sağlayan bir eylem. Ayrıca aynı hareketleri ritmik bir şekilde tekrarladığınız için örgü örmek beyninizde bir nevi meditasyon yapmışsınız gibi etki yaratıyor. Yani yarından tezi yok, alın elinize şişinizi, tığınızı, ipinizi, bu zeka geliştirme yöntemini siz de kullanmaya başlayın.

Müzik Dinleyin! Enstrüman Çalın!

Yapılan pek çok farklı araştırma müzik dinlemenin hafızayı güçlendirdiğini ve odaklanma kabiliyetini arttırdığını gösteriyor.

Hem bir tek dinlemek de değil! Bir enstrüman çalmak, ritim tutmak, beste yapmak, şarkı söylemek de beyin sağlığı açısından faydalı aktiviteler.

Hatta bu noktada size; seviyorsanız yabancı müzik dinlemenizi ve şarkıların sözlerini anlayıp ezberlemeye çalışmanızı önerebilirim.

Yeni Şeyler Deneyin!

Yeni şeyler ne demeyin! Çünkü birisi için yeni olan bir şey, bir diğeri için aynı niteliği taşımayabilir.

İşte bu nedenle, hayatınızı ve alışkanlıklarınızı düşünerek ne gibi yenilikler yapabileceğinizi düşünmeye başlayın. Ne bileyim; hiç tanımadığınız insanlara selam verin.

Durakta beklerken yanınıza oturan yabancıyla muhabbet etmeyi deneyin. İşe yürüyerek gidin. Veya arada sırada toplu taşıma araçları kullanın.

Zeki İnsanlarla Arkadaşlık Yapın!

Arkadaş grubunuzun içindeki en zeki kişi olmak adına “zekası yüksek” olmayan kişilerle takılmayın. Her zaman kendinizden daha zeki olanlarla arkadaşlık etmeye, bu nitelikte insanlarla bağlantılar kurmaya çalışın.

Emin olun, beyniniz için diğer seçeneğe göre çok daha faydalı bir şey yapmış olacaksınız.

Peki, zeki insanlarla arkadaşlık kurmanın yolunu mu merak ediyorsunuz? Buradan yeni insanlarla tanışmak için kullanabileceğiniz etkili taktikler nelermiş, öğrenebilirsiniz.

Günlük Rutinlerinizi Farklı Şekillerde Yapın!

Çünkü alışkanlıklar beyninizde yer etmiş bağlantıların pasif bir şekilde kullanılması anlamına gelmektedir. İşte bu nedenle; günlük rutininizi farklı biçimlerde yapmayı öğrenmelisiniz.

Örneğin; işe giderken her zaman kullandığınız güzergah yerine farklı yolları kullanın. Ya da kapı açmak, diş fırçalamak, su bardağı tutmak gibi işleri baskın olmayan elinizle yapmaya çalışın.

Böylece daha güçlü bir beyin için yapılması gereken 6 küçük egzersizden birini yapmış olacaksınız.

Sosyalleşin!

Daha çok insanla etkileşime girin. Çünkü gün içerisinde kaç kişiyle bağlantı kurarsanız, beyniniz de bu durumla doğru orantılı olarak aktif hale geliyor. Bu öneri sayesinde zeka türlerinden biri olan sosyal zekanızı geliştirebilirsiniz. Daha çok empati yaparak, insanların duygularını hissetmeye çalışarak ve bu gibi şeyler üzerine kafa yorarak, daha zeki bir insan olabilirsiniz.

Oyun Oynayın!

Boş beleş işlerle uğraşmaktan çok daha iyi bir yöntem değil mi? Ama tabii bu öneriden olumlu sonuç alabilmek için zeka geliştirici oyunları tercih etmelisiniz. Kelime oyunları, problem çözme odaklı oyunlar gibi.

Daha Çok Seyahat Edin!

Alın size, bir taşla birden fazla kuş vurma deyimini tastamam karşılayacak altın niteliğinde bir öneri! Evet, seyahat edin diyorum. Böylece hem yeni yerler görmüş olacak hem yeni insanlarla tanışacak hem de yeni lezzetler tadacaksınız. Ve hem kişisel gelişiminiz hem de beyniniz için iyi bir şey yapmış olacaksınız.

Yeni Bir Dil Öğrenin!

Yabancı bir dil öğrenmek de etkili zeka geliştirme yöntemleri arasında! Bu şekilde beyninizin yeni nöron bağlantıları kurmasını sağlayacak ve onu daha etkin bir şekilde çalışması için teşvik edeceksiniz.

Ayrıca öğrendiğiniz yeni dilin faydasını, hem kariyeriniz hem de özel yaşantınızda pek çok farklı yönden göreceğinizden emin olabilirsiniz.

Buradan yabancı dil öğrenmek için dikkat etmeniz gereken şeylere ulaşabilirsiniz.

Hareket Edin!

Yani spor yapmanızı öneriyorum. Çünkü sağlam kafa gerçekten sağlam vücutta bulunuyor. Ayrıca yapılan pek çok araştırma da hareket etmenin beyin fonksiyonları açısından faydalı olduğunu kanıtlıyor. Zira hareket ettiğinizde bedeninizdeki kan akışı hızlanıyor ve beyin normale göre çok daha aktif hale gelerek zekanız gelişiyor.

Bulmaca Çözün!

Klişe belki ama zeka geliştirme yöntemleri arasında akla ilk gelenler arasında olduğu da apaçık ortada duran bir gerçek. Düzenli olarak bulmaca çözdüğünüzde hem beyninizi çalıştırmış oluyor hem de bunama gibi birçok zihinsel hastalığa yakalanma riskinizi azaltmış oluyorsunuz. Yani bulmaca çözme alışkanlığınız yoksa bir an önce bu alışkanlığı edinmenizi öneririm.

Kahvaltıyı Atlamayın!

Kahvaltıyı atlamamanız hem zihinsel hem de fiziksel sağlığınız için gerekli bir adım. Kaldı ki kahvaltının günün en önemli öğünü olduğunu biliyor olmalısınız. İşte bu nedenle siz siz olun, kahvaltıyı sakın ola atlamayın. Çünkü günün ilk öğünü, odaklanma kabiliyeti, hafıza, yaratıcılık gibi beyin fonksiyonlarınız için olmazsa olmaz bir gereklilik.

Yeşil Çay Tüketin!

Bildiğiniz gibi yeşil çay da kahve gibi kafein içeriyor. Ve yapılan araştırmalar, yeşil çay içenlerin içmeyenlere göre daha aktif beyinlere sahip olduğunu gösteriyor.

Konsantrasyon, dikkat ve muhakeme gücünü arttıran yeşil çay, gerginliği de azaltarak kişinin daha açık bir zihinle düşünebilmesine yardımcı oluyor.

Beyin hücresi ölümlerini de engellediği söylenen yeşil çayı, işte tüm bu nedenlerden dolayı favori içecekleriniz arasına eklemelisiniz derim.

Her Gün 3 Yeni Şey Öğrenmeyi Adet Edinin!

Her gün 3 yeni şey dedim belki ama dilerseniz siz bunu 5 yapın. Ama her gün yeni bir şeyler öğrenmeyi kesinlikle alışkanlığınız haline getirin. Beyninizi geliştirmek için bu egzersizi de günlük yapılacaklarınız arasına koyun. Kafanızı yastığınıza koyduğunuzda, “bugün şunu şunu öğrendim” diyebilin.

SONUÇ:

Görmüş olduğunuz gibi bu zeka geliştirme yöntemleri hemen herkes tarafından uygulanabilecek nitelikteler. Sonuçta; hem eğlenceli hem de faydalı olan bu yöntemler sayesinde beyin egzersizleri yapabilir, çok daha kıvrak bir zekayla başarınızı arttırabilirsiniz. Sadece azıcık uğraşmalı ve zamanınızı birazcık da beyninizi geliştirip güçlendirmek için harcamalısınız.

Paratic

Источник: https://anetteinselberg.com/2017/03/10/zeka-gelistirme-yontemleri-nelerdir-hangi-egzersizler-beyni-gelistirir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.