Bir Bağırsak Hastalığı: Crohn

içerik

Crohn Hastalığı nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavisi

Bir Bağırsak Hastalığı: Crohn

Crohn hastalığının belirtileri sıklıkla ülseratif kolit ile karıştırılabilir. Bu iki hastalığın belirtileri oldukça benzerdir ancak ikisini birbirinden ayıran üç önemli özellik vardır.

  • Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar her bölgede oluşabilir ancak yaygın olarak ince bağırsağın (ileum) ucunu ve kalın bağırsağın başlangıcını etkiler. Ülseratif kolit ise kalın bağırsak ile sınırlıdır.
  • Crohn hastalığı hem yüzeysel tabakayı hem de bağırsağın tüm katlarını etkileyebilir, ülseratif kolitise sadece kalın bağırsağın en içteki yüzeysel tabakasını etkiler.
  • Crohn hastalığında, bağırsak iltihabı, hastalıklı bağırsak yamaları arasındaki normal alanları bırakarak atlayabilir. Ülseratif kolitte ise bu meydana gelmez.

Kolit nedir? Neden olur? Kolitin belirtileri ve tedavisi

Uzmanlar, Crohn hastalığına neyin sebep olduğunu henüz tam olarak bulamamışlardır. Ancak aşağıdaki faktörlerin hastalığın oluşumunda rol oynadığı düşünülmektedir.

Otoimmün (Özbağışıklık) tepki

Otoimmün, bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığıyla oluşan tepkilere verilen genel bir addır. Crohn hastalığının bir nedeni, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücuttaki sağlıklı hücrelere saldırması olabilir.

Uzmanlar, sindirim sistemindeki bakterilerin yanlışlıkla bağırsak sistemini tetikleyebileceğini düşünmektedir. Bu bağışıklık sistemi tepkisi, Crohn hastalığına yol açan iltihaplanmaya neden olabilir.

Crohn görseli için tıklayın:>>>

Diğer faktörler

  • Sigara içmek
  • Aspirin gibi ilaçlar veya antibiyotikler, ibuprofen gibi ağrı kesiciler ve doğum kontrol hapları
  • Aşırı yağlı bir beslenme alışkanlığı
  • Kalıcı İshal (bazen kanlı olabilir)
  • Karın bölgesinde kramp ve ağrı
  • Kilo Kaybı
  • Halsizlik veya yorgunluk
  • Şişkinlik hissi
  • Rektal (makat) kanama
  • Göz kızarıklığı veya ağrı
  • Ateş
  • Eklem ağrıları
  • Mide bulantısı veya iştah kaybı
  • Genellikle bacaklarda kırmızı, ağrılı şişmiş cilt lekeleri
  • Ağız ülseri

Crohn hastalığını teşhis etmek bazen zordur çünkü belirtiler başka hastalıkların belirtileriyle benzer olabilir.

Yapılan fiziksel muayene ve laboratuvar (kan, idrar ve dışkı) tahlilleri sonucu eğer Crohn hastalığından şüphelenilirse doktor tanıyı kesinleştirmek için hastayı bir gastroenterolog uzmanına se edebilir. Hastalığın teşhisi için yapılan testler şunlardır:

Kolonoskopi nedir? Nasıl yapılır, ne işe yarar? Kolonoskopinin riskleri

Crohn hastalığının tedavisi

Crohn hastalığının kesin bir tedavisi yoktur ancak belirtileri kontrol altında tutabilen veya azaltabilen tedavi seçenekleri vardır. Bu tedaviler hastalığın şiddetine ve belirtilere göre düzenlenir. Ana tedaviler şunlardır:

Genellikle kalın bağırsak mukozasındaki iltihabı baskılayan ilaçlar kullanılır. Hastalığın şiddetine göre tek ya da birçok ilaç bir arada reçete edilebilir. Bu ilaçları uzun süre kullanmak gerekebilir.

Aminosalisilatlar

Bu ilaçlar, hafif belirtileri tedavi etmek için kullanılırlar. Uzun süreli kullanımı gerekebilir. Aminosalisilatların, ishal, baş ağrısı, mide ekşimesi, mide bulantısı ve kusma, karın ağrısı gibi yan etkileri olabilir.

Biyopsi nedir, nasıl yapılır? Biyopsinin riski var mıdır?

Steroidler

Bağışıklık sisteminin aktivitesini ve inflamasyonu azaltmaya yardımcı olur. Orta ve şiddetli belirtileri olan hastalara reçete edilir. Yan etkileri nedeniyle çok dikkatli kullanılmalıdır.

Kilo alımı, hazımsızlık, uyku problemleri, çocuklarda yavaş büyüme, kemik kütle kaybı, akne, yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon, enfeksiyon gelişme olasılığı, karmaşık ruh hali gibi yan etkileri vardır.

Hastalığın alevlenme dönemlerinde ilaçların dozu artırılabilir.

Bu ilaçlar bağışıklık sistemi aktivitesini azaltır ve sindirim sisteminizde daha az inflamasyona neden olur. Hastalık belirtilerini iyileştirmeye yardımcı olmak için veya hasta diğer tedavilere cevap vermediğinde reçete edilir. Bağışıklık sistemini kuvvetli baskıladıkları için ciddi yan etkilere neden olabilirler.

Crohn Hastalığının kalın bağırsak bölgelerine etkisi

Daha yüksek bir enfeksiyon olasılığı, yorgun hissetme, karmaşık ruh hali ve hasta olma veya hissetme, mide bulantısı ve kusma, pankreas iltihabı, karaciğer problemleri gibi yan etkileri olabilir. Bu nedenle bu ilaçlarla tedaviye başlarken dikkatli karar vermek gerekir.

Biyolojik ilaçlar

Diğer ilaçlar yardımcı olmazsa biyolojik ilaçlar olarak adlandırılan daha güçlü ilaçlar gerekebilir. Biyolojik ilaçlar, vücuttaki iltihabı engelleyen proteinlerdir.

Genelde iki ila sekiz haftada bir enjeksiyonla damara zerk edilerek verilir. Kaşınma, eklem ağrısı, yüksek ateş, yüksek enfeksiyon, tüberküloz geliştirme riski gibi yan etkileri olabilir.

 Bazı durumlarda, örneğin rektum etrafındaki abse ve fistüllerin tedavisinde antibiyotik reçete edilebilir.

Bağırsak istirahatı

Crohn hastalığı belirtileri şiddetliyse bağırsakları birkaç gün ila birkaç hafta dinlendirmek gerekebilir. Bu tedavi yönteminde üç farklı yol izlenebilir:

  • Besin içeren bir sıvı içilir.
  • Mide veya ince bağırsağa yerleştirilmiş bir beslenme tüpünden besinler içeren bir sıvı verilir.
  • Damardan serum ile besin maddeleri verilir.

Enteral beslenme (sıvı diyeti), normal diyet yerine ihtiyaç duyulan tüm besinleri içeren özel bir içecekle gıda alımıdır. Hasta birkaç hafta boyunca bu şekilde beslenir. Özellikle çocuklar ve genç yetişkinlerin belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir ve steroidler ile ortaya çıkabilecek büyüme riskini önler.

Crohn hastalarına bazı durumlarda cerrahi müdahalede bulunmak gerekebilir. Bu durumlar şunlardır:

  • İlaçların tedavide yetersiz kalması ve yan etkileri
  • Bağırsakta darlık oluşması
  • Abse ve fistül (dıştaki cilt dokusu ile bağırsak arasında kanal oluşumu) gelişimi
  • Çocuklarda büyümenin yavaşlaması

Striktüroplasti

Bağırsak daralması söz konusu olduğunda uygulanır. Bu ameliyatta bağırsak kaybı olmadan darlık giderilir. Ancak bu ameliyat her hasta için uygun olmayabilir. Çoğunlukla ameliyatlar genel anestezi altında yapılır.

Yaklaşık bir hafta hastanede kalmak gerekebilir ve tamamen iyileşmek birkaç ay sürebilir. Bazen bir ileostomiye (bağırsağın torbaya bağlanmasına) ihtiyaç duyulabilir.

Crohn hastalığının kesin bir tedavisi olmadığından ameliyat olmuş bir hastada yıllar sonra da olsa hastalığın tekrarlanma olasılığı yüksektir.

Bağırsağın tıkanması ya da delinmesi, kontrol altına alınamayan bağırsak kanaması ya da bağırsak hareketlerinin durması sonucu hastaların acil ameliyata alınması gerekebilir.

Crohn hastalığı ilerlerse ne olur?

  • Bağırsak tıkanıklığı
  • Bağırsakların duvarından geçen iltihaplanma sonucu oluşan fistüller ve abseler.
  • Makatta kaşıntı, ağrı veya kanamaya neden olabilen anal fissürler
  • Ağız, bağırsak, anüs veya perineumda (apış arası) ülser
  • Yetersiz beslenme
  • Eklemlerde, gözlerde ve ciltte iltihaplanma

Crohn hastalığı kanser yapar mı?

Kalın bağırsakta Crohn hastalığı varsa kolon kanseri geliştirme olasılığı daha yüksek olabilir. Eğer Crohn hastalığı için tedavi alınır ve hastalık kontrol altına alınırsa kolon kanseri geliştirme olasılığı azaltılabilir. Ayrıca düzenli kanser taraması yaptırmak erken teşhis ve tedavi şansını arttıracaktır.

Probiyotikler

Sindirim sisteminizde, sindirime yardımcı olan ve “kötü” bakterilere karşı koruma sağlayan “iyi” bakteriler vardır. Eğer antibiyotik kullanıyorsanız bu iyi bakteriler vücudunuzda azalmaya başlar.

Probiyotiklertükettiğiniz canlı mikroorganizmalardır ve bağırsaklarınızdaki iyi bakterilere çok benzerler. Bazı gıdalarla alabilirsiniz veya probiyotik takviyeleri kullanabilirsiniz.

Probiyotikler, hastalığınızın konumuna ve aşamasına bağlı olarak az ya da çok yararlı olabilir.

Probiyotik nedir? Hangi besinlerde bulunur? Probiyotiklerin faydaları

Yoğurt, en yaygın probiyotik kaynaklarından biri olmasına rağmen, Crohn hastalığı olan birçok insan süt ürünlerine duyarlıdır. Ancak lahana turşusu ya da kefir probiyotik içeren gıdalardandır.

Prebiyotikler, probiyotikler ve bağırsak bakterileri için besinlerdir. Diyetinize prebiyotikler eklemek normal bağırsak bakterilerinizin işlevini artırabilir.

Probiyotiklerle birlikte prebiyotiklerin kullanılması probiyotikleri daha etkili hale getirebilir. Prebiyotikler sindirilmeyen karbonhidratlardır.

Enginar, bal, kepekli tahıllar, muz, soğan ve sarımsak, prebiyotik içeren gıdalardır.

Karbonhidrat nedir? Hangi besinlerde bulunur? Faydaları ve zararları

Balık yağı

Balık yağı kolesterol sağlığını geliştirmek için uzun zamandır kullanılmaktadır, ancak aynı zamanda Crohn hastaları için de faydaları olduğu öne sürülmektedir. Balık yağında bulunan Omega-3 yağ asitleri antiinflamatuar özelliklere sahiptir ve Crohn semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir.

Balık yağı takviyesine başlamadan önce doktorunuzla konuşun. Yüksek dozda balık yağı almak veya kan inceltici ilaçlarla birlikte kullanmak kanama sorunlarına yol açabilir.

Kaygan karaağaç

Kaygan karaağaç, bitkisel bir ilaçtır ve saydamdır. Tahriş olmuş dokuları korur ve iyileşmelerini destekler. Su ile karıştırıldığında kaygan bir jel haline gelen bir madde olan müsilaj içerir. Bu madde, ağız, boğaz, mide ve bağırsakları rahatlatır ve bu da Crohn’un belirtilerini iyileştirir.

Diğer bitkisel öneriler

Crohn’s hastalığının semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilecek bazı bitkisel tedaviler şunlardır:

  • Aloe vera suyu
  • Sarı papatya
  • Nane

Bitkisel tedavileri denemeden önce doktorunuzla konuşun. Bazıları aldığınız ilaçlarla tehli şekilde etkileşime girebilir. Ayrıca istenmeyen yan etkilere de sebep olabilirler. 



Crohn hastaları için öneriler

  • Sigara ve alkolü bırakın.
  • Kola, gazoz ve soda gibi karbonatlı veya gazlı içeceklerden kaçının
  • Patlamış mısır, sebze kabukları, fındık ve diğer yüksek lifli gıdalardan kaçının
  • Bol su için
  • Az az ve sık sık yemek yiyin
  • Sorunlara neden olan yiyecekleri saptamak için bir yemek günlüğü tutun
  • Uyku düzeninize dikkat edin.
  • Stresten uzak durmaya çalışın.
  • Reçetesiz ilaçları dikkatli kullanın. Bu tarz ilaçları almadan önce muhakkak doktora danışın. Çünkü bazıları belirtileri tetikleyebilir ve Crohn hastalığı için kullandığınız ilaçların faydasını azaltabilir. Örneğin, ibuprofen gibi anti-inflamatuar ağrı kesiciler, bazı kişilerin belirtilerini kötüleştirebilir.
  • Eğer immünosüpresan ilaçlar ya da biyolojik ilaçlar alınıyorsa enfeksiyon riski bulunduğundan her yıl grip aşısı ve bir defaya mahsuszatürre aşısı yaptırılması önerilir. Ancak MMR (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) aşısı gibi canlı aşılardan kaçının, çünkü bu aşılar hasta edebilirler.
  • Crohn hastalığı olan kadınların çoğu normal gebelik ve sağlıklı bir bebeğe sahip olabilir. Bununla birlikte, bazı Crohn hastalığı ilaçları doğmamış bir bebeğe zarar verebilir. Bu durumda doktora danışıp uygun bir tedavi seçeneğine karar verin.
  • Çocuk hastalarda ruhsal problemler olursa mutlaka psikolojik destek alın.

Referanslar: 1- Crohn's disease 2- Causes of Crohn’s Disease 3- Crohn disease

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/crohn-hastaligi-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Hamilelikte İltihabi Bağırsak Hastalığı: Crohn -Ülseratif Kolit

Bir Bağırsak Hastalığı: Crohn

Hamilelikte iltihabi bağırsak hastalığı ya da bir diğer deyişle gebelikte bağırsak iltihabı karşımıza crohn ve ülseratif kolit olarak çıkmaktadır.

Her ne kadar İBH rahatsız edici olsa da, bu problemi yaşayan pek çok kadın normal bir hamilelik geçirebilir ve ardından bebeklerini sağlıklı şekilde doğurabilir.

İnflamatuar bağırsak hastalığı doğrudan hamileliğe bir etkide bulunmaz.

Birçok durumda eğer o kadında İBH olsa dahi gebelik sırasında hafifleyecektir. Kimi zaman ise maalesef bu hastalık daha şiddetli yaşanır. Eğer başlangıçta, yani hamilelikte iltihaplı bağırsak hastalığı aktif durumdaysa muhtemelen hamileliğin kalan süreçlerinde de öyle devam edecektir. Doktorlar, kadınların gebe kalmadan önce hastalıklarının hafiflemesini tavsiye etmektedir.

Diğer yandan İBH’nin türü ve ne derece kötü olduğu da önemlidir çünkü bebeğin sağlığı ve erken doğum yapma riski bu şekilde belirlenir. Aynı zamanda gebelik esnasında uygulanan tedavi yöntemleri de önemli bir rol oynar. Şiddetli ağrıları olan kadınların erken doğum yapması veya çocuğun düşük doğum ağırlığına sahip olması olasıdır.

Genellikle büyük bağırsağın alt kısmını ve tüm kalın bağırsağı görüntülemek, fetüsün zarar görmesini önlemek için gebelik sırasında X-ray testleri uygulanır.

Bazı durumlarda hamilelikte iltihabi bağırsak hastalığı bebek için daha kötü olabilir ve bu durumun nedeni ise hastalığın tedavisi için kullanılan ilaçların bebeğe zarar verme ihtimalidir.

Bilindiği üzere hamilelikte ilaç kullanımı  eskisine göre çok daha dikkat edilmesi gereken bir durumdur.  Dolayısıyla gerek hamilelik, gerek emzirme esnasında hangi ilaçları kullanmanızın güvenli olacağını mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Doktorunuz belirtilerinize ve hamileliğinize bakacak, size ilaçların riskleri hakkında bilgi verecektir.

Hamileyken sürekli ishal şikayetiniz varsa, karnınızda kramplar oluyorsa, çok kilo kaybettiyseniz; Crohn hastalığından muzdarip olabilirsiniz.

Crohn hastalığı, bağırsaklarda iltihap gelişmesi ile ortaya çıkan bir tür inflamatuar bağırsak hastalığıdır. Genellikle 20-29 yaş grubundaki insanlarda görülür. Crohn hastalığı hamile bir kadının gastrointestinal sistemini etkileyebilir.

Bu hastalık kolon, ince bağırsak ya da bazen her ikisini de etkiler.  Crohn hastalığının nedeni belli değildir. Ancak, kötü beslenme ve stres gibi faktörler hastalığın etkilerini kötüleştirebilir.

Son zamanlarda yapılan araştırmalar; hamile kadınlarda bu hastalığın kalıtsal, genetik olarak gelişmetiğini kanıtlıyor.

Bir diğer inflamatuar bağırsak hastalığı olan  ülseratif kolit yaşamanız bir aile kurmanıza engel değil. Bazı sorunlar yaşayabilirsiniz fakat yine de sağlıklı bir hamilelik geçirebilirsiniz. Dolayısıyla bu hastalığa sahipseniz de, hamile kalmadan önce kafanıza takılan sorulara yanıt almanızı tavsiye ederiz.

Hamilelikte İnflamatuar Bağırsak Hastalığı Belirtileri:

Crohn ve ülseratif kolit hastalığının semptomlarının bazıları şunlardır:

  • İshal
  • Kanlı dışkı
  • Ani kilo kaybı
  • Yorgun hissetmek
  • İştah kaybı
  • Karın krampları ve ağrı
  • Acil tuvalete gitme ihtiyacı

Bu belirtilerin arasında başlıca göğüs ağrıları, kramplar, ishal, kanlı dışkı ve kilo kaybı yer almaktadır. Peki bağırsak iltihabı ne kadar yaygındır? İstatistiklere göre her 1.4 milyon Amerikalı’da bu hastalık görülmektedir.İltihabi bağırsak hastalıklarından Hamilelikte Crohn hastalığı kadınlarda daha yaygınken, ülseratif kolit ise erkeklerde biraz daha çok görülür.

Hastalığı Teşhisi:

Gebelikte Crohn hastalığı tanısı için aşağıdaki tanı testlerinden biri yapılabilir.

  • Aile ve tıbbi geçmişi kontrol etmek
  • Fizik muayene
  • Üst gastrointestinal sistemi taraması
  • Bağırsak endoskopisi

Gebelikte bağırsak hastalığında kullanılan ilaçlar ve etkileri

  • Aminosalisilat içerikli ürünler gebelik ve emzirme dönemlerinde genellikle güvenlidirler.
  • Korikosteroidlerin kullanımı durumlara göre değişkenlik gösterebilir. Bebeğin zarar görmesinin istenmediği durumlarda orta şiddette iltihap yaşayan kadınların kullanması genellikle önerilir.
  • Antibiyotiklerin kullanımı da yine doktorunuz tarafından kısıtlandığı şekilde olmalıdır fakat örneğin Ciprofloxacin kullanılmamalıdır.
  • Azatioprin ve merkaptopürin maddelerinin kullanımı da yine duruma göre değişmektedir. Yine bebeğin zarar görmemesi için iltihabın orta şiddette görüldüğü anne adaylarının kullanması önerilir.
  • Siklosporinin kullanımı da duruma göre kararlaştırılacaktır. Eğer anne adayı orta şiddetli bir hastalığa sahipse doktor tarafından önerilebilir.
  • Ülseratif kolit için iki ilacın doğum kusurlarına yol açtığı bilinmektedir: metotreksat ve talidomid. Dolayısıyla bunları kullanırken mutlaka doktorunuza danışın, hangilerini tercih edeceğiniz konusunda en azından 3 ay önceden planlamaları yapın.
  • Mikofenolat mofetil, hamileyken veya emzirirken alınmamalıdır.

Gebelik sırasında biyolojik maddelerin kullanımı hâlâ araştırılmaktadır. Bunlar yalnızca diğer ilaçlar etkisiz kaldığında ve anne – ceninin sağlığı risk altına girdiğinde kullanılmalıdır. Hamilelikte eğer gerekliyse damarlar üzerinden besin maddeleri verilebilir.

Hamilelikte Crohn Hastalığı Riskleri Nelerdir?

Bazı çalışmalar, hamilelikte Crohn hastalığının düşük, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riskini artırabileceğini düşündürmektedir. Doktorunuz ile belirtileri paylaştıktan sonra beslenme programınızı değerlendirebilir. Eğer hamile bir bayanda doğum öncesi vitaminler yardımıyla besinleri absorbe etmek mümkün değilse, doktorunuz takviyeler reçete edebilir.

Ülseratif Kolit ve Rİskleri

Eğer hamilelikte ülseratif kolit hastalığı yaşıyorsanız, yapmanız gereken en önemli şey devamlı kontrol altında olmanız ve hamile kalmadan önce hastalığın hafifleme dönemine girmesini beklemenizdir. Eğer hastalık hâlâ aktif hâldeyken hamile kalırsanız, belirtilerin devam etmesi ve hatta hamilelikte daha da artması olasılıklar dahilindedir.

Gebelikte ülseratif kolit dönem dönem aktifken alevlenir ve bu yüzden kilo kaybı yaşamanıza, besin kaybı oluşmasına neden olur. Kaldı ki bunların da gebelikte ne kadar önemli olduğunu biliyorsunuz.

Olmanız gereken ağırlığa ulaşamazsanız da, hamileliğin ilk üç aylık periyodunda düşük doğum yapma riski oluşur.

Aynı zamanda zayıf hamile kadınlarda erken doğum veya düşük doğum ağırlığına sahip bebek gibi durumlar da görülmektedir.

Dolayısıyla hamile kalmaya karar verdiğiniz anda doğrudan doktorunuzla bir randevu alın ve bu dönemde nasıl sağlıklı olabileceğiniz konusunda fikir alışverişi yapın. Gebelikte ülseratif kolit için aynı zamanda bir diyetisyen de size yardımcı olabilir, dengeli bir beslenme programı ayarlayarak minimum hasarla atlatmanıza yardımcı olabilir.

Tıpkı ülseratif kolit yaşamayan kadınlar gibi siz de doğum öncesi vitaminlerinizi her gün almalısınız. Hatta bunlara hamile kalmayı denerken de devam etmelisiniz. Bazı durumlarda demir gibi vitaminler sisteminizde sorun yaşayabilir, dolayısıyla farklı formüller deneyebilirsiniz.

Bu yüzden de vücudunuzdaki demir seviyesini mutlaka kontrol edin çünkü özellikle de hamilelikte ülseratif kolit yaşayan kadınlarda anemi problemi baş gösterebiliyor. Aynı zamanda ekstradan folik asit alarak doğum problemlerini önleyebilirsiniz.

İnflamatuar Bağırsak Hastalıkları Bebeğimi Nasıl Etkiler

Muhtemelen bebeğiniz için bir sorun olmayacaktır fakat en iyi tedavi yöntemi devamlı kontrol altında kalmak, doktorunuza danışıp gerekli tedaviyi olmaktır. Kimi durumlarda hastalığın şiddetine göre gerekli görülürse ameliyat da uygulanmaktadır fakat bunun için hamileliğin bitişi beklenir.

Ülseratif Kolit Hamile Kalmamı Zorlaştırır mı?

İnflamatuar bağırsak hastalıklarıyla hamile kalma arasında bir bağlantı bulunmamaktadır. Aynı yaşta olduğunuz başka bir kadınla aranızda şans açısından herhangi bir farklılık bulunmaz fakat daha önce ameliyat olduysanız bu açıdan zorluk çıkarabilir.

Örnek vermek gerekirse, tam kolektomi olarak adlandırılan bir operasyon cerrah tüm kalın bağırsağı çıkarır ve atıkları tutmak için bir iç çanta oluşturur. Bu durum da pelvis bölgenizde bir yara dokusu oluşmasına neden olabilir.

Eğer cerrahi müdahale kaçınılmazsa ve çocuk sahibi olmak istiyorsanız, kısmi kolektomi yöntemine başvurmanız sizin için daha iyi olacaktır. Bu yöntemde bahsettiğimiz kese dışarıda oluşturuluyor ve hamile kalma şansınıza herhangi bir etkide bulunmuyor.

Çocuk sahibi olduktan sonra da cerrah bağırsakların geri kısmını açıp içeride bir kese oluşturabiliyor.

Doktorlar Ne Tavsiye Eder?

Sağlık durumunuza bağlı olarak, doktorunuz şunları önerebilir:

  • Laboratuar testleri
  • Gastroenterolog ile düzenli check-up
  • Doğru gebelik tarihi için ultrason
  • Ultrason yardımıyla cenin gelişimini kontrol etmek
  • Erken kasılmalar gibi işaretler üzerine bilgilendirmek
  • Beslenme danışmanlığı

Hamilelikte Crohn hastası olan bayanlar “Normal doğum yapabilir miyim?” diye merak edebilirler. Evet, normal doğum yapma şansınız vardır. Bu hastalık anüs ve vajinayı etkilemez. Hastalık anüs alanı ya da çevresini etkiler. Ancak, bazı durumlarda sezaryen gerekebilir. Doğum kusurları gelişme riski ise, %3-5’tir.

Crohn hastalığı genetikse, yakın akrabalarda da gelişme şansı vardır. Bu hastalık zamanla kötüleşebilir. Ancak birkaç kişide hastalığın haftalar, aylar hatta yıllarca sürdüğü bildirilmiştir. Aşağıda yer alan yorum bölümünden bu hastalığa dair deneyimlerinizi, görüş ve önerilerinizi okuyucularımızla paylaşabilirsiniz.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/hamilelikte-crohn-hastaligi/

Crohn Hastalığı Nedir? Crohn Hastalığı Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Bir Bağırsak Hastalığı: Crohn

Crohn hastalığı (CH), sindirim kanalını tutan kronik inflamatuar (iltihabi) bir hastalıktır. Ağızdan anüse (makat) kadar sindirim siteminin tüm parçalarını tutabildiği gibi, genellikle ince bağırsağın son bölümlerini ve/veya kalın bağırsağı etkiler.

Crohn hastalığı uzun süre devam eden (kronik) bir hastalıktır. Crohn hastalığı hastanın yaşamı süresince alevlenmeler ve sakin dönemler ile seyreder. Hastalığın sakin olduğu dönemler bazı hastalarda uzun ve belirti vermeden devam edebilir.

Hangi hastada alevlenmelerin başlayacağı, bulgu ve belirtilerin kaybolacağını tespit etmek zordur.

Crohn hastalığı her yaş grubunda görülebildiği gibi daha çok 16-40 yaşları arasında görülür. Crohn hastalığına kuzey ikliminde yaşayanlarda daha sık rastlanır ve kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür.

Crohn hastalığı olanların yaklaşık % 20’sinde başka bir bağırsak hastalığı varlığı ya da ailesinde veya akrabalarında bu tür bir problemin olduğu görülmüştür. Crnhn hastalığı ve bu hastalığa benzeyen ülseratif kolit hastalığı beraber seyreder ise bu durum inflamatuar bağırsak hastalığı olarak adlandırılır.

Crohn hastalığı tanısı alan hastaların yaklaşık % 70’inde ince bağırsak tutulumu gözlenmiştir. Crohn hastalığı tedavi edilmez ise çok sık karşılaşılan bir durum olmasa da bağırsak kanserine yol açabilir.

Crohn hastalığına neden olan faktörler

Crohn hastalığının nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat bu hastalık üzerinde yapılan araştırmalara göre bağışıklık sistemi (immünolojik) hastalık veya bakteriyel nedenlerden kaynaklandığı öne sürülmektedir. Crohn hastalığının bulaşıcı özelliği yoktur. Hastalığa genetik faktörler de neden olabilir.

Crohn hastalığı belirtileri

Crohn hastalığında belirtiler sindirim kanalının herhangi bir parçasını tutmasından dolayı belirtiler hastaya göre ve hastalığın seyrine göre değişiklik gösterir. En çok görülen belirtiler kramp şeklinde karın ağrısı, ishal, ateş, kilo kaybı ve şişkinlik hissidir. Bu belirtilerin hepsi her hastada görülmeyebilir.

Diğer görülen belirtiler makat bölgesinde ağrı ve akıntı, deride yaralar, bulantı, kusma, kansızlık, kanlı gaita, kalın bağırsağın son kısmında (rektal bölgesinde) apse oluşması, makatta çatlaklar ve eklem ağrısıdır. Yapışıklıklara bağlı olarak sağ alt kadranda bir kitle ele gelebilir.

Göz tutulumları (irritis, üveit, konjonktivit), eklem tutulumları (artrit, ankilozan sipondilit gibi), karaciğer tutulumu (sklerozan kolanjit gibi), Böbrek tutulumları ( nefrotik sendrom ve amiloidoz birikimi gibi), Pankreatit, amiloidoz birikimi gibi farklı rahatsızlıklar da crohn hastalığı varlığında ortaya çıkabilir.

Crohn hastalığı teşhisi

Crohn hastalığı teşhisi gastroentroloji uzmanının yapacağı fizik muayene sırasında hastada görülen şikayetler ve hastanın öyküsü ile tanının konulması mümkün olabilir. Fakat teşhisin doğrulanması ve/veya hastalığın hangi bölgeleri tuttuğunu ve hastalığın şiddetini görebilmek için bazı tetkikler yapılır. Bu tetkikler kan tahlilleri ve endoskopi gibi görüntüleme yöntemleridir.

Bazı hastalarda dışkı tahlilleri, gastroskopi (ince bağırsak tetkiki) ve gereken durumlarda bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme yöntemleri de kullanılabilir.

Bilgisayarlı tomografi intraluminal ve mural gastrointestinal tract patolojilerini birlikte ortaya koyan ve crohn hastalığının tanı ve takibinde kullanılan önemli bir yöntemdir. Bilgisayarlı tomografi ile aynı zamanda crohn hastalığının tedaviye yanıtı da değerlendirilir.

Ultrasonografi tetkiki özellikle sağ alt kadranda ağrısı olan hastalarda kullanılır.

Crohn hastalığı teşhisi

Crohn hastalığı tedavisi

Crohn hastalığı tedavisinde genellikle ilaç tedavisi uygulanır. Tedavi şifa amaçlı değil şikayetleri önleme amaçlıdır. Bu nedenle inflamasyonu baskılamak, yara iyileşmesini sağlamak, ateş, ishal ve karın ağrısını kontrol altına almak ve cerrahi gereksinimini azaltmak için tedavi ve takip önemlidir.

Crohn hastalığı uzman gastroenrolog tarafından tedavi ve takip edilir. Çünkü bu hastalıkta hastaya reçete yazmak durumu çözmez. Gerektiğinde ve zaman kaybetmeden tedavi değişikliği yapılması ve kullanılan ilaçların tamamının tüm özelliklerinin bilinmesi oldukça önemlidir.

Bu hastalıkta kullanılan ilaçların yan etkileri de söz konusudur. Crohn hastalığı tedavisinde ilaç tedavisi hastalığın şikayetlerini rahatlatmak amacı ile yapılır.

İlaç tedavisinde antienflamatuar ilaçlar, aminsalisilik asit bileşikleri, kortikosteroid içerikli ilaçlar, bağışıklık sistemini düzenlemek için kullanılan ilaçlar ve gereken durumlarda antibiyotik içerikli ilaçlar kullanılır.

Crohn hastalığında cerrahi tedavi uygulanır mı?

Crohn hastalığında cerrahi tedavi

Crohn hastalığının başlangıç tedavisi genellikle koruyucu (ilaç) tedavisi olsa da, crohn hastalığı olan kişilerin 3/4’ünde er ya da geç cerrahi tedaviye gerek duyulur. Crohn hastalarının geneli cerrahi tedavinin çok fazla komplikasyonları olduğuna inanarak cerrahi tedaviden kaçınmaktadırlar.

Crohn hastalığında cerrahi tedavi ile hastalık iyileşmez. Cerrahi tedavide bağırsağın kısıtlı rezeksiyonu en sık uygulanan bir yöntem olmasına rağmen, yinede konservatif (koruyucu) tedavi tercih edilir. En sık uygulanan cerrahi girişim nedeni bağırsakta kısmi ya da tam tıkanmadır.

Fakat cerrahi tedavinin kesin gerekli olduğu durumlarda cerrahiden kaçınmak daha önemli sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle cerrahi tedavi ihtiyacı ortaya çıktığında deneyimli bir gastenrolog ve Crohn hastalığı hakkında deneyimli bir cerrah tarafından bu durumun değerlendirilmesi gereklidir.

Cerrahi tedavi genellikle hastalığın şikayetlerinde bir süre rahatlama sağlar ve bu sayede ilaç kullanımında azalma sağlanır.

Crohn hastalığında seçilecek cerrahi hastanın yaşına, yandaş hastalık varlığına, rektum tutulumun olup olmamasına, hastalığın genişliği ve ciddiyetine, anal ve perianal tutulum olup olmamasına, daha öncesinde rezeksiyon yapılıp yapılmamasına göre değişiklik gösterir.

Crohn hastalığında beslenmenin etkisi olur mu?

Diyetin ve gıda koruyucu maddelerin crohn hastalığı diyetinde önemli bir yeri bulunmamaktadır. Crohn hastalığı olan kişilerin tahıllı ve şekerli gıdaları daha fazla tükettikleri saptanmıştır.

Fakat hastalığın teşhisi konulduktan sonra bu gıdaların hastanın beslenme rejiminden çıkarılmasının tedavide herhangi bir etkisi görülmemiştir.

Hastalığı aktif durumda ve ağır seyreden hastalarda ”elementer diyet” olarak adlandırılan sıvı şeklinde diyet hastane koşullarında bir süre uygulanabilir.

Beslenme tarzında bazı gıdalar rahatsızlık verebilir. Rahatsızlık veren besinler hastaya göre değişiklik gösterir. Bu nedenle crohn hastalığında hastalığa özgü bir diyet yoktur ve hasta kendini hangi gıdalar rahatsız ediyor ise o gıdalardan uzak durması faydalı olur.

Çok yoğun ishal şikayeti olan ve bağırsaklarının bir kısmı çıkarılan hastaların beslenmesinde yağ miktarının azaltılması ishalin azalmasında fayda sağlayabilir. Crohn hastalığı fiziksel aktiviteyi ve iş hayatına engel olmaz.

Fakat bazen hastalığın alevlenme dönemlerinde hastanın hastaneye yatması gerekebilir.

Bağırsak hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/crohn-hastaligi-nedir-crohn-hastaligi-belirtileri/

Crohn Hastalığı (İltihabi Bağırsak Hastalığı) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Bir Bağırsak Hastalığı: Crohn

Crohn hastalığı, sindirim kanalının kronik, yani süreğen iltihabi bağırsak hastalığıdır. Kesin nedeni bilinmemekle birlikte aşağıdaki gibi bazı nedenlerden kaynaklı olabileceği düşünülmektedir.

Bağışıklık Sisteminin Bozulması

Normalde bağışıklık sistemi vücudu bakteri ve virüs gibi mikroplara karşı korur, vücuttaki zararlı hücre ve molekülleri ortadan kaldırır.

Crohn veya ülseratif kolit gibi iltihabi bağırsak hastalığı (İBH) olan kişilerde immün sistem aşırı tepki vererek sindirim sisteminde iltihabi yanıtın şiddetlenmesine ve ülser isimli yaraların açılmasına neden olur.

Araştırmacılar buna bateri veya virüslerin neden olduğunu düşünmektedir.

Ailesel Faktörler

Crohn hastalığı görülen ailelerin bireylerinde görülme sıklığı artmaktadır. Ülseratif kolit veya crohn hastalığı olan kişilerin %15-20’sinin de aile bireylerinde de İBH bulunmaktadır. Aile bireylerinde İBH olan kadınlarda, erkeklere göre daha fazla İBH görülme riski vardır. Ailesel genetik geçiş önemli olup Musevilerde daha fazla görülmektedir.

Çevresel Faktörler

Yetersiz fiziksel aktivitede bulunanlar, yüksek sosyal ve ekonomik durum, gelişmiş ülkelerde yaşama gibi çevresel faktörler İBH görülme riskini artırmaktadır.

Crohn Hastalığında Bulgu, Belirti ve Yakınmalar

Crohn hastalığı ataklarla seyreder. Kadınlarda görülme oranı daha fazladır. 20’li yaşlardan sonra daha sık görülür. Crohn hastalığı, sindirim sisteminin herhangi bir bölümünü tutması nedeniyle yakınmalar tutulan bölgeye göre değişir.

Crohn Hastalığında en çok görülen belirtiler

  • Kramp tarzında karın ağrısı
  • İshal
  • Bulantı
  • Kusma
  • Ateş
  • Kilo kaybı
  • Halsizlik
  • Güçsüzlük
  • Karında şişkinlik hissidir
  • Karın ağrısı yemeklerden sonra artabilir

Hastalık yavaş yavaş başlar.

Karın muayenesinde eke gelen şişlikler olabilir. Hastanın renk soluktur. İshal nedeniyle vücutta sıvı kaybı gelişebilir. Bu duruma ağız kuruluğu, çarpıntı, baş dönmesi, göz kararması, baş ağrısı, halsizlik ve tansiyon düşüklüğü eşlik edebilir. Kalın bağırsağı tutarsa kanlı ishal gelişebilir.

Kalın bağırsağı tutan olgularda kanser riski artabilir.

Çocuklarda besin maddelerinin emilememesine bağlı gelişme geriliği oluşabilir. Bu yakınma ve belirtilerin hepsi görülmeyebilir. Ayrıca makatta ağrı ve akıntı, deride yaralar, kızarık ve hassas kitleler ya da akıntılı ülserler gelişebilir.

Makat bölgesinde apseler, çatlaklar ve eklem ağrıları da görülebilir

Crohn hastalığının bağırsak duvarını tam kat tutması nedeni ile iltihabi olay komşu organları da etkilemekte ve bağırsak ile komşu organlar arasında fistül adı verilen kanallar gelişmektedir.

En çok bağırsak-bağırsak, bağırsak-idrar torbası (mesane), bağırsa-rahim arasında fistül gelişmektedir. Fistülün açıldığı organdan dışkı gelir. Fistül apseye de neden olabilmekte ve makat çevresinde de görülebilmektedir.

Bunun haricinde az sayıda hastada gözde ağrı, bulanık görme ve ışığa hassasiyet ile ortaya çıkan üveit şeklinde göz tutulumu olabilir; bu yakınmalar olursa acil olarak göz hekimine başvurulmalıdır. Sklerozan kolanjit adı verilen ve safra yolları tutulumu gibi tablolarda ortaya çıkabilir.

Kan tetkiklerinde anemi (kansızlık) ve beyaz kan hücrelerinde artış görülebilir. Süreğen iltihabın varlığını gösteren CRP ve sedimantasyon yüksekliği söz konusudur.

Mikroplarla meydana gelen ishalden ayırmak için dışkı tahlili yapılır. Ancak kan tetkikleri tanı koymak için yeterli değildir. Ultrasonla hastalığın karındaki yerleşim yeri saptanabilir.

Çekilecek röntgen ile bağırsak duvarı kalınlaşması, fistül ve apse gelişimi izlenebilir.

Kesin tanı ve ayırıcı tanı endoskopi ve sindirim kanalından alınacak parçanın patolojik incelenmesi ile konur.

Crohn Hastalığı Tıbbi Tedavi Yöntemleri

Crohn hastalığının henüz tam olarak bir tedavisi yoktur. Tedavide kullanılan ilaçlar hastalığın ilerlemesini yavaşlatır ve yakınmaların kontrol altına alınmasını sağlayabilir. Tedavide iltihabı engellemeye yönelik ilaçlar kullanılmaktadır.

Sülfosalazin ve 5-aminosalisilik asit en sık kullanılan ilaçlardır. Bunlar, hafif ve orta şiddetteki hastaların tedavisinde gerektiğinde uzun süre kullanılmaktadır. Sülfosalazin’in kullanan hastalarda yan etkiler görülürse (bulantı, kusma, baş ağrısı, deri döküntüsü, ishal ve zayıflama gibi) 5-aminosalisilik asit kullanılmaktadır.

Steroid Kullanımı

Yukarıda bahsedilen ilaçlara yanıt veremeyen veya şiddetli olan vakalarda tedaviye steroid (prednizolon) ilaçları ile devam edilir.

Steroidlerin aşırı kilo alma, vücutta yağ dağılımının bozulması (yüzde, karında ve ensede yağ toplanabilir; aydede yüzü, bufalo hörgücü gibi isimlendirilen görünüme sebep olabilir) tansiyon yükselmesi, ödem, şekerin yükselmesi, ciltte çatlak ve sivilcelerin oluşması, kemik erimesi, kas gücünde azalma, katarakt, psikolojik bozukluklar ve adet düzensizliği gibi yan etkileri olabilmesi nedeni ile takibi önemlidir.

Uzun süre steroid alan kişilerin doktordan habersiz birden ilacı kesmesi de Addison krizi denen böbrek üstü bezinin yetmezliği ile karakterize olmuş sorunlara neden olabilir. Steroid ilacının süresi ve dozları hastalığın durumuna göre ayarlanır.

Bağışıklık sistemini düzenleme

Bağışıklık sistemini düzenlemeyi veya kontrol altına almayı sağlayan ilaçlarda şiddetli İBH olgularının tedavisinde kullanılır. Bu grup ilaçlar arasında siklosporin, metotreksat, azotiyopürin ve 6-merkaptopürin gibi ilaçlar vardır.

Bu ilaçların çoğu aynı zamanda kanser tedavilerinde de kullanılmaktadır. Temel özellikleri bağışıklık sistemini baskılamak olduğu için ciddi yan etkileri bulunabilmektedir.

Antibiyotik kullanımı

Eğer kişide apse oluşumu varsa uygun antibiyotik tedavilerinin eklenmesi gereklidir. Eğer şiddetli ataklar varsa hastanın mutlaka istirahat etmesi, mümkünse bir hastahaneye yatırılarak takip edilmesi, sulu, yumuşak ve besin değeri yüksek ishal önleyici diyetin takip edilmesi gerekir.

Cerrahi Müdahale

Crohn hastalığında hastaların yaklaşık %75’inde, hastalıkları süresince en az bir defa cerrahi tedaviye gereksinim duyulur. Bu cerrahi tedavinin bir kısmı hayatı tehdit eden komplikasyonlara bağlı olarak acil durumlarda yapılmaktadır.

Crohn Hastalığında acil durumlar;

  • Aşırı kanama
  • Bağırsak delinmesi
  • Karın zarı iltihabı (peritonit)
  • Karın zarı apnesi
  • Bağırsak tıkanıklığı
  • Toksik megakolon (kolonun ani olarak belirgin genişlemesi ve bağırsak kas gerginliğinin kaybı)

Ayrıca ilaçlara yanıtsız yakınmaların olması, apse ve fistül oluşumları, makat bölgesindeki yakınmalar da cerrahi girişim gerektiren diğer durumlardır.

Ancak cerrahi tedavinin, Crohn hastalığını tedavi edici özelliğinin olmadığı, hastadaki bulguların düzeltilmesi veya azaltılmasına yönelik olduğu unutulmamalıdır.

Cerrahinin amacı bağırsağın olabildiğince korunup hastanın yaşam kalitesini arttırmaktır. Hastaların çoğunda ikinci, atta üçüncü defa cerrahi müdahalelere ihtiyaç duyulabilmektedir. Eğer bir hasta ameliyat olduysa, 3 yıl içinde hastalığın tekrarlama oranı %30, 5 yıl içinde ise %50’dir.

Crohn Hastalığında Beslenme

İBH olan bazı kişilerde laktaz enzimi yetersiz olduğu için, sütte bulunan laktoz isimli süt şekerini bağırsaklarda metabolize edemezler ve buna bağlı karın ağrısı, gaz ve ishal atakları gelişebilir.

Laktoz intoleransı olarak isimlendirilen bu durum yaş ilerledikçe daha sık görülür. Bu yakınmaları olan İBH hastalarının süt ve süt ürünlerini tüketmemeleri gerekir. Laktaz enzimi içeren destek ürünleri, süt tüketimine bağlı yakınmalara karşı yardımcı olabilir.

Crohn hastalığında ince bağırsaklarda harabiyet olduğu için yağların bu bölgeden emilimi bozulur ve bağırsağa geçen yağlar ishali daha da arttırır. Tereyağı, margarin, kremalı soslar ve kızartılmış ürünler tüketilmemelidir.

Çiğ meyve, sebze ve tam tahıl ürünleri gibi liften zengin gıdalar ishal yakınmalarını arttırabilir. Bu nedenle hoşaf, komposto, buğlama, haşlama veya kısık ateşte pişirme gibi yöntemler gıdaların sindirilmesini daha kolay hale getirir.

Brokoli, karnabahar, kuru yemiş, çekirdek, mısır ve patlamış mısır gibi lifli gıdalar dışkılamayı arttırabilir bu nedenle kontrollü tüketilmelidir. Dışkı oluşturma kapasitesi düşük olan az lifli gıdalar tercih edilmelidir.

Baharatlı gıdalar, alkol ve kafeinli gıdalar yakınmaları arttırabileceği için tüketilmemelidir.

Günlük olarak 2-3 ana öğünden ziyade daha küçük 5-6 öğün halinde beslenme planlanmalıdır.

Günlük en az 8 bardak su tüketilmelidir. Kafeinli içecekler veya alkol ishali arttırabileceği için tüketilmemelidir. Karbonatlı içecekler (soda, gazoz, kola gibi) gazı arttıracağı için kısıtlanmalıdır.

Crohn hastalığında mineral ve vitamin eksikliği gelişebileceği için multivitamin-mineral içeren destekler faydalı olabilir.

Crohn Hastalığı (IBH) Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Sigara içenlerde crohn hastalığı riski daha fazladır. Ayrıca sigara içilmesi belirti ve yakınmaları da arttırabilir. Atakların sıklaşmasına, tedavi ihtiyacının ve cerrahi müdahale sıklığının artmasına neden olur. Sigaranınn bırakılması birçok sağlık yararı yanında bağırsakların daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

Stres, crohn hastalığına neden olmamakla birlikte hastalığı olanlarda alevlenmeye ve yakınmaların artmasına neden olabilir. Stresi olanların mide boşalımı daha yavaş olup daha asidiktir (ülser riskini arttırabilir), bağırsakların hareketi daha yavaştır.

Stresten sakınmak her zaman mümkün olmasa da stres ile mücadele etme yöntemleri geliştirilmelidir. Hafif- orta şiddette egzersiz yapmak stresi, depresyonu azaltırken bağırsak hareketlerini normalleştirir. Biofeedback gibi gevşeme teknikleri kasların gevşemesini, stresin azalmasını ve kalp hızının yavaşlamasını sağlar. Nefes egzersizleri de çok yararlıdır.

Crohn (IBH) Hastalığında Önerilen Besin Takviyeleri

  • Probiyotikler
  • Balık Yağı
  • Glutamin
  • Arpa ve Buğday Çimi Suyu
  • Sindirim Enzimleri
  • Multivitamin ve Mineral Kompleksi

Crohn Hastalığı ve Probiyotikler

Crohn hastalığında, normal bağırsak florası kaybolması nedeniyle ciddi sindirim ve bağırsak problemleri ortaya çıkabilir. Bağırsak florasını probiyotikler ile desteklemek gereklidir.

Besinlerin sindirimine destek olmak yanında kabızlık ve ishal şikayetlerini de en aza indirmek amacıyla günde 3-4 kez 250 mg Saccharomyces boulardi ve S. cerevisiae takviyesi önerilir.

Crohn Hastalığı ve Balık Yağı

Balık yağı enflamasyonu azaltabilen ve crohn semptomlarını hafifletmeye yardımcı olan omega-3 yağ asitlerini içermektedir. Balık yağı takviyesi hastalığın nüksetmesini ve daha kötüye gitmesini engellemek amacıyla verilir. Günlük en az 3-6 gram balık yağı alınması önerilir.

Crohn Hastalığı ve Glutamin

Bağırsakların dış kısmında bulunan bir aminoasittir. Günde 3 kez 1000 mg dozda aç karnına alınması önerilir.

Crohn Hastalığı ve Arpa-Buğday Çimi Suyu

Bağırsaklarda enflamasyonu baskılayıp gerekli besinsel elementlerin vücuda takviye edilmesini sağlar. Sıvı halde alınabileceği gibi toz halde meyvesuyu veya su ile birlikte alınabilir.

Crohn Hastalığı ve Sindirim Enzimleri

Ciddi bağırsak hasarı olan kişiler sindirim enzimlerinden de yoksundur. Lipaz dahil çeşitli pankreatik enzimlerin takviye edilmesi gereklidir.

Günde 1-2 kapsül yemeklerle birlikte besinlerin absorbsiyonu (emilim) ve sindirimine destek olmak için hekim kontrolü ve tavsiyesi ile sindirim enzimleri alınmalıdır.

Crohn Hastalığı ve Multivitamin – Mineral Kompleksi

Crohn hastalarında iştah yoksunluğu, beslenme bozukluğu ve besinlerin sindirilmeden atılması nedeniyle ciddi vitamin ve mineral eksikliği görülmektedir.

Özellikle A Vitamini, B12 Vitamini, C Vitamini, D Vitamini, E Vitamini ve K vitamini ve folik asit ile kalsiyum, bakır, magnezyum, selenyum ve çinko seviyeler de düşüktür.

Bağırsaklarda ciddi hasar görülen kişilerde B12 vitamininin yeterli emilmesi de mümkün değildir. Eksikliği saptanırsa B12 enjeksiyonu yapılması gerekebilir.

D vitamini eksikliğine de sık rastlanır. Günde 1000 IU D vitamini takviyesi crohn hastalarına kemik erimesini önlemek amacıyla önerilir.

Kronik ishale bağlı olarak K vitamini eksikliğine de rastlanabilmektedir. Crohn hastalığında kullanılan antibiyotikler K vitamini üreten yararlı bakterilerin de üremesine engel olmaktadır.

Ayrıca bakır, çinko, demir ve folik asit takviyeleri de gerekli olabilir. 25-50 mg çinko yanında 2-3 mg bakır takviyesi ile birlikte önerilmektedir.

Crohn Hastalığında Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler

Tıbbi papatya, civanperçemi ve meyan kökünden iltihabi süreci baskılamak için yararlanılabilir. İshali önlemek için meşe kabuğu, yeşil çay ve cadı fındığı yaprağı gibi tanen içeren droglardan yararlanılır. Müsilaj içeren hatmi ve kırmızı karaağaç kabuğu da bağırtaklarda irritasyonu hafifletmek ve mukozada tahrişi önlemek için yararlıdır.

Boswellia

Geleneksel Hint tıbbı Ayurveda da kullanılan Boswellia serrata bitkisinin bir reçinesidir. Nonsteroidal anti-enflamatuar ilaçlara benzer bir şekilde ağrı ve enflamasyonu azaltmaktadır.

Midede tahrişe neden olmaması da bu bitkisel destek için bir avantajdır. Antienflamatuar etkisi nedeniyle crohn hastalarına 8 hafta süreyle günde 3 kez 550 mg önerilir.

Kurkumin (Zerdeçal etken maddesi)

Zerdeçal (Turmeric) olarak bilinen Curcuma longa bitkisinin rizomlarında bulunan güçlü antioksidan ve antienflamatuar etkiye sahip bir bileşiktir.

Günde 500-8000 mg zerdeçal tozu veya bitkinin rizomları ile hazırlanmış çayı da önerilmektedir. Emilimini arttırmak için bir tutum karabiber de eklenmelidir.

Ayrıca günde 1 gram kurkumin de ülseratif kolitin iyileşmesine destek amaçlı önerilir.

Kaynak: Prof. Dr. Canfeza Sezgin – Tam Şifa Kitabı

Источник: https://www.mutluvesaglikli.com/crohn-iltihabi-bagirsak-hastaligi-ibh/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть