Böbrek Sağlığını Koruma Yolları

içerik

Böbrek Sağlığını Korumak İçin Nelere Dikkat Edilmelidir?

Böbrek Sağlığını Koruma Yolları

Böbrek sağlığı vücudun tüm organlarını etkilediği için ciddi anlamda sağlık problemi yaşamamak adına bir takım kurallara dikkat etmeniz gerekmektedir.

Böbrek Sağlığının Önemi

Günümüz toplumlarında sıkça görülen hipertansiyon ve diyabet gibi börek hastalıklarının ortaya çıkması ve bu hastalıkların artmasıyla birlikte böbrek sağlığının önemi bir kez daha anlaşılmıştır.

Bu konuda sürekli uyarılar yapan uzmanlar böbrek sağlığının korunmasında dikkat edilmesi gereken durumların sigara ve tuz kullanım oranlarının azaltılmasından bol su tüketimine kadar olan süreci ilgilendirdiğini belirtiyor.

Gün içerisinde yeteri kadar sıvı tüketimi yapmak böbrek sağlığı için çok önemlidir. Yeteri kadar su tüketimi yapıldığında böbreklerdeki kan akım hızı yeteri düzeye ulaşıyor ve zararlı toksinlerin vücuttan atılması sağlanıyor. Bu durumun tam aksi yaşandığında yani az su tüketimi yapıldığında ise böbrekler zamanla görevini yapamaz hale gelebiliyor.

Günde 2 ile 2,5 litre su tüketilmesi gerektiği için belirli aralıklarla bu oranı yakalamak böbrek sağlığı açısından çok önemlidir.

Gece uyku halinde doku ve organlar yenilenmektedir. Bu yüzden düzenli bir uyku programına da sahip olmanız gerekiyor. Uykusuz kalmak ya da uykunun sık aralıklarla bölünmesi durumunda organların yenilenme süreci de zarar görür.

Bu etkenlerle beraber grip ve soğuk algınlığı konusunda yeteri kadar tedbir almamak da böbreklerin hasar görmesine neden olacaktır. Vücut direncini güçlendiren besinlerle beslenmek aynı zamanda böbrek sağlığını korumanızı sağlar.

Böbrek sağlığının önemi her geçen gün vurgulanırken kırmızı et tüketiminin böbreklere zararlı olduğu da bilinmelidir. Bu yüzden protein düzeyi zengin olan kırmızı et ya da diğer hayvansal proteinlerin fazla tüketimi önerilmez.

Gazlı ve şekerli içeceklerin yanı sıra kahve ve çay da böbrek sağlığını olumsuz yönde etkiler. Bu yüzden bu içecekler yerine su tüketimi yapmak çok daha faydalıdır.

Kan basıncının yükselmesine neden olan kafeinli içecekler sadece böbrekleri değil kalp sağlığını da etkilemektedir.

Böbrek sağlığını korumak için uzmanların önerileri arasında sık sık ağrı kesici almamak da bulunuyor. Böbreklerin sağlığı açısından ağrı kesicinin oldukça zararlı olduğu bilinmektedir.

Birçok yan etkisi bulunan ağrı kesicilerin böbrekler dışındaki diğer organ ve dokulara da zarar verdiği açıklanmıştır.

Sağlıklı bir beslenme planı ve sizlerle paylaşılan bu faktörlere dikkat ederek böbrek sağlığını korumanız gerekir.

Böbrek Sağlığı için Dikkat Edilmesi Gerekenler

Böbrek sağlığı için dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili olarak altın kural niteliğindeki önerileri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.

  • Hareket Edin: Düzenli olarak yapacağınız yürüyüşler ile bisiklet sürmek gibi aktiviteler böbreklerinizin sağlığı için dikkat edilmesi gerekenlerin başında gelir. Diyabet ve hipertansiyon hastalıklarının böbreklerde meydana getireceği hasarı da bu şekilde engelleyebilirsiniz.
  • Kan Basıncına Dikkat Edin: Daha çok diyabet hastalarında kan şekerinin yüksek olmasının yanında kan basıncının böbreklere zarar verdiği bilinir. Kan basıncına dikkat etmek için de uygun ilaç tedavilerinin yanı sıra tuzlu yiyeceklerin tüketilmemesi gerekir. İlerleyen yaşlarda daha büyük sorunlarla karşılaşmamak adına ve böbreklerinizin sağlığı için bu kritere dikkat etmeniz gerekiyor.
  • Kan Şekerinin Önemi: Kronik böbrek hastalıklarına sebep olan diyabet hastalığında kan şekerinin düzenli bir şekilde kontrol edilmesi gerekiyor. Bu yüzden kan basıncının da normal seviyelerde tutulması ve diyabet gelişimine karşı gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.
  • Yeterli Miktarda Sıvı Tüketimi: Uzman hekim farklı bir uygulama önermediği sürece günde 2 ile 2,5 litre su tüketimi yapmanız gerekiyor. Ayrıca kronik böbrek hastalığına karşı su tüketiminin önemi her gün hatırlatılmaktadır.
  • Sağlıklı Beslenme ve Normal Kilo Düzeyi: Böbrek sağlığı için en önemli faktör sağlıklı beslenmektir. Bununla beraber yaşınızla doğru orantılı olarak kilonuzun seviyesini belirlemeniz gerekiyor. Taze yiyecekler tüketerek yine tuz miktarını en alt seviyede tutmanız yeterli olacaktır.
  • Sigara Tüketimi: Sigara tüketimi, böbrekteki kan akımını azaltır. Buna bağlı olarak da böbrek yeterince süzme yapamaz ve atık maddeler vücutta birikmeye başlar. Yapılan araştırmalarda böbrek kanseri riski sigara içenlerde %50 oranında artış gösterir.
  • İlaç Kullanımının Azaltılması: Gelişigüzel ilaç tüketimine son vermeniz gerekiyor. Daha çok ağrı kesici kullanımı böbrek ağrılarının ve böbrek hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Bu yüzden doktorunuzun önerdiği şekilde ilaç kullanmanız gerekir.
  • Yılda 1 Defa Böbrek Kontrolüne Gidin: Uzmanlar diyabet ve kilo fazlalığına bağlı olarak ortaya çıkabilecek farklı hastalıklara karşı yılda 1 defaya mahsus olmak üzere kontrole gitmek gerektiğini vurguluyor.

Böbrek sağlığı konusunda en önemli kurallar bu şekildedir. Bunlara ek olarak yeteri miktarda kalsiyum almayı ve ani kilo kayıplarından da kaçınmanız gerektiğini unutmayın. Böbrek sağlığı tüm vücudu etkileyebileceğinden besin tüketimi konusunda da gerekli özeni göstermeniz uygun olacaktır.

Ortaya çıkabilecek rahatsızlıkların göz ardı edilmesi daha sonraki süreçlerde böbrek yetmezliğine neden olabilir.

Hastanın direncinin azalması ya da kemiklerde eğrilmeye kadar ortaya çıkabilecek hastalıklara karşı sağlıklı beslenerek ve sizlerle paylaştığımız kurallara dikkat ederek herhangi bir sorun yaşamadan böbrek sağlığınızı korumuş olacaksınız.

Besin tüketimi yaparken en fazla tuz oranının korunması gerektiği ve gerektiğinde kullanılmamasında fayda olduğu bilinmelidir.

Vücut direncinin korunmasında böbreklerin rolünün bu kadar büyük olması ve vücudun diğer organlarına da direkt olarak etki etmesi nedeniyle böbrek sağlığının korunması için hassas davranmanızda fayda var.

Özellikle de böbreklerin ince damarlarındaki basıncın yükselmemesi adına ve yine böbreklerin idrar süzme fonksiyonlarının aksamaması adına beslenmenize gereken önemi vermeniz uygundur.

Bu şekilde beslendiğinizde herhangi bir böbrek hastalığıyla karşılaşmayacağınız gibi sağlıklı bir vücuda da sahip olacağınızı unutmayın.

(1 oy, ortalama: 5,00en yüksek 5)
Loading…

Источник: https://bobrekagrisi.com/bobrek-agrisi/bobrek-sagligini-korumak-icin-ne-yapmaliyiz

Çocuklarda Böbrek Sağlığını Korumanın Yolları

Böbrek Sağlığını Koruma Yolları

Ağrı, sık tuvalete gitme, bulantı ve kusma gibi şikayetlerle çocuklarda kendini gösterebilen böbrek hastalıkları bazen hiç belirti vermeyerek sessizce ilerleyebiliyor. Çocuklarda büyüdükçe böbrek yetmezliğine kadar gidebilecek ciddi böbrek sorunlarının önüne geçilmesi için anne babaların erken dönemde koruyucu önlemler alması büyük önem taşıyor.

Bol su içmesine özen gösterin

Ülkemizde anne babalar yeterince su tüketmedikleri ve çocuklarının beslenmelerinde sarf ettikleri özeni sıvı tüketimi konusunda yeterince göstermedikleri için, çocuklar yeterli oranda sıvı tüketmemektedir.

Oysaki su, besinleri ve oksijeni organlara taşır, vücut ısısını dengeler, metabolizmayı düzenler, vücuttaki toksik maddelerin atılmasını sağlar ve enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcıdır. Bebeklere; katı gıdalara başlanılan 6.

aydan itibaren her yemek sonrası 30-100 ml arası su içirilmelidir. 1-5 yaş arasında da bu alışkanlığa devam edilmeli, ayrıca mevsim koşulları ve çocuğun aktivitesine göre yemek dışı saatlerde de su içirilmelidir.

Çocuğunuzun yeterli su tüketip tüketmediğini anlamanın en pratik yolu, tuvalete gitme sıklığını takip etmektir. Yaşa göre değişmekle birlikte çocuklar ortalama 2-3 saatte bir tuvalete gidiyor olmalıdırlar.

Tuz tüketimini sınırlandırın

Aşırı tuz tüketimi, hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabilir. Fazla tüketilen tuz, sağlıklı böbreklerden atılırken belirgin bir iş yükü oluşturarak böbreklere zarar verir. Herhangi bir böbrek hastalığında ise, hastalığın daha da ilerlemesine neden olur.

Bu nedenle günümüzde, süt çocukluğu döneminde bir yaşından önce bebeklerin tuz ile tanıştırılmaması, 1-18 yaş arasında günlük tüketilen tuz miktarının günde 2-3 gr'ı (yarım çay kaşığı) aşmaması önerilmektedir.

Bilinçli tuz tüketimi konusunda farkındalık çocukluk dönemlerinden itibaren kazandırılmalı, anne ve babalar çocuklarına rol model olmalı ve yemek masasına tuzluk konulmaması bir yaşam biçimi olmalıdır.

Doğru ve dengeli besleyin

Ebeveynlerin beslenme konusundaki yanlış tutum ve davranışları ile çocukların hareketsiz yaşam tarzları obezitenin en önemli nedenleridir. Çocuklarda besinin bir ödül ve hedef olarak görülmesinden vazgeçilmesi gerekir.

Çocukların gün boyu okulda olmaları, okul dışı zamanlarda çoğunlukla evde dört duvar arasında olup bilgisayar veya televizyon başında oturarak sürekli bir şeyler atıştırmaları obezitenin giderek yaygınlaşmasına neden olmaktadır.

Normalin üzerinde kilolu olma böbrek sağlığı açısından önemli riskler taşır. Obezitenin kalp ve damarlar üzerine olan olumsuz etkileri, böbrek dokusu ve damarları açısından da benzer olumsuzlukları doğurur.

Özellikle ayaküstü beslenme (pizza, hamburger, vs), abur cubur alışkanlığı ve gıda koruyucuları içeren işlenmiş gıdalar (cips, salam, sosis, sucuk, turşu, salça, konserve) tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Bilinçsiz ilaç tüketiminden uzak durun

İlaçlar, kimyasal maddelerdir. Ağrı kesiciler başta olmak üzere böbrekle atılan ilaçların doktor kontrolü olmaksızın tüketilmesinin ciddi sakıncaları vardır. Uzun süreli ve kontrolsüz ilaç kullanımı, çocuklarda kronik böbrek hastalıklarına neden olabilir.

Böbreklerde taş yapan etkenlerden uzak durmasını sağlayın

Böbrek taşları daha çok erişkin hastalığı gibi algılanmasına rağmen, bebeklik dönemi dahil tüm çocuklarda rastlanan ve görülme sıklığı giderek artan bir hastalıktır.

Böbrek taşlarının oluşumunu engellemek için; bol su içilmesi ve tuz tüketiminin azaltılması bir yaşam biçimi olarak benimsenmeli, çocukların televizyon ve bilgisayar başında uzun zaman geçirerek hareketsiz kalmalarının önüne geçilmelidir.

Potasyum içeriği zengin sebze ve meyve tüketilmeli, aşırı hayvansal proteinin alımına dikkat edilmeli ve vitamin ilaçları kontrolsüz kullanılmamalıdır.

Düzenli kan basıncı ölçümü yaptırın

Sağlıksız beslenme, stres ve obezite çocuklarda hipertansiyona neden olur. Erişkinlerde olduğu gibi baş ağrısıyla belirti verebilen hastalık, özellikle küçük çocuklarda hiçbir belirti vermeksizin de ortaya çıkabilir ve çoğu zaman sinsice ilerler.

 Tedavi edilmediği takdirde kalp ve böbrek yetmezlikleri ile görme kaybı ve beyin kanamasına varan sonuçlar doğurabilir. Hiçbir rahatsızlığı olmayan çocukların, rutin kontrollerinde üç yaşından itibaren tüm muayenelerde tansiyon ölçümü yapılmalıdır.

Çocuğunuza düzenli tuvalet alışkanlığı kazandırın

Oyun çağındaki çocuklar evlerinde iken, oyuna dalma ve oyunu bırakamama gibi sebeplerle tuvalete gitmeyi erteleyebilir.

Özellikle de yuva ve anaokulu çağındaki çocuklar birçok nedenle okulda tuvalete gitmeye çekinir, idrarını tutar. Bu da idrar yolu enfeksiyonlarına yol açar.

Okul öncesi çocukların idrarını düzenli aralıklarla yapmayı alışkanlık haline getirebilmesi için; evde ve okulda 2-3 saat aralıklarla tuvalete götürülmesi gerekir.

Genital bölge temizliğini doğru yapın ve çocuğunuza öğretin

Bebek cildi biz yetişkinlere oranla daha ince ve hassastır. Cilt yüzeyini kaplayan koruyucu tabaka henüz gelişmemiştir. Yanlış ve yetersiz yapılan alt temizliğinin bebeklerde ve küçük çocuklarda, idrar yolu enfeksiyonlarına ve iyileşmeyen pişiklere neden olabilir.

Bu yüzden bebeklerin alt temizliğinde normal pamuk ve su kullanılmalı, zorunlu haller dışında sabun, şampuan ve ıslak mendiller kullanılmamalıdır. Bu tür ürünlerin, ağır metal ve kimyasal içermesi nedeniyle genital bölgenin ph dengesini bozmaktadır. Ph dengesinin bozulması, bu bölgedeki yararlı bakterilerin azalıp zararlı bakterilerin çoğalmasına neden olur.

Çocuklarda genital bölge temizliği yukarıdan aşağı (genital bölgeden anüse) doğru ve çok bastırılmadan yapılmalıdır.

Ailede böbrek hastalığı öyküsü varsa, çocuğunuzun düzenli kontrollerini yaptırın

Böbrek yetmezliği erken evrelerde herhangi bir belirti göstermeyebilir. Bunun için hastalığı saptamanın en etkin yolu, kan ve idrar tahlillerinin belirli aralıklarla yapılmasıdır.

Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve tedavi etmek mümkündür.

Diyabet, yüksek tansiyon, fazla kilo ve anne, baba ya da yakın akrabalarda böbrek yetmezliği hikayesi gibi bu risk faktörlerinden biri veya bir kaçı varsa böbrek fonksiyonlarının 6-12 ayda bir kontrolü gereklidir.

Çocuğunuzun düzenli egzersiz yapmasını sağlayın

Egzersiz insanlara daha sağlıklı bir yaşam sunar. Özellikle böbrek hastalığında kalp sağlığını korumak ve hastalık riskini azaltmak için egzersiz çok önemlidir. Spor yapmak aynı zamanda depresyon üzerine olumlu etkiler gösterir ve kişiyi mutlu hissettirir.

Ömür boyu sürecek hareketli yaşam tarzı alışkanlığı, çocukluk yaşlarında başlayan düzenli egzersizle mümkündür. Bu nedenle, çocuğun tüm beden sağlığının yanı sıra böbrek sağlığının korunması amacıyla, çocuklarla birlikte düzenli egzersiz yapılması önemlidir.

Kaynak:Haberler.com

Источник: https://www.elazigsonhaber.com/saglik/cocuklarda-bobrek-sagligini-korumanin-yollari-h21221.html

Böbrek Sağlığını Korumak İçin 8 Öneri

Böbrek Sağlığını Koruma Yolları
Böbrek Nakli Merkezi
Memorial Ataşehir Hastanesi

Kronik böbrek yetmezliği son yıllarda giderek artış gösteriyor. Hastalar yaşamlarını yaz diyalize bağlı olarak sürdürüyor ya da organ nakli olarak yeniden sağlıklı bir yaşama kavuşabiliyor.

Ancak böbrek sağlığına çocukluk çağından itibaren dikkat edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması kişiyi ilerleyen dönemlerde yetmezlik tehsinden koruyabiliyor.

“3-9 Kasım Organ Nakli Haftası” öncesinde Memorial Ataşehir Hastanesi Böbrek Nakli uzmanları böbrek sağlığının korunması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

En çok kadınlarda ve 40 yaş sonrasında görülüyor

Böbrek, vücuttaki zehirli maddeleri temizleyen, kemiklerin oluşumunda önemli rol oynayan, D vitamini aktivasyonunu sağlayan ve kırmızı kan hücrelerinin üretimini sağlayan eritropoetin hormonunu üreten önemli bir organdır. Böbrek fonksiyonlarının belirli bir limitin altına inmesi, kronik böbrek yetmezliğini işaret etmektedir.

Böbrek yetmezliği süzme değerinin 60 ml\dk altına inmesi demektir. Eğer süzme değeri 20’nin altına inerse son dönem böbrek yetmezliği gelişir. Önemli olan böbrek yetmezliği gelişmeden müdahale etmektir. Böbreklerde kalan hücreler kendilerini yenilemez tam tersi ilerler ve daha kötüye gider.

Eğer 3 ayı aşan bir böbrek yetmezliği süreci varsa bu kronik böbrek yetmezliği anlamına gelmektedir. Kronik böbrek yetmezliği; kansızlık, kemik erimesi ve kalp hastalıklarına yol açtığından tedavi edilmediği takdirde hayati riske yol açmaktadır.

Böbrek yetmezliği, her yaşta ve cinsiyette oluşabildiği bilinse de, özellikle ileri yaşlarda ve kadınlarda daha sık görülmektedir. Araştırmalar 40’lı yaşlar sonrası daha çok ortaya çıktığını göstermektedir.

Düzenli kontrollerinizi ihmal etmeyin

Böbrek yetmezliği erken evrelerde herhangi bir belirti göstermeyebilir. Bunun için hastalığı saptamanın en etkin yolu, kan ve idrar tahlillerinin belirli aralıklarla yapılmasıdır. Erken teşhis ile böbrek yetmezliğini yavaşlatmak ve tedavi etmek mümkündür.

Diyabet, yüksek tansiyon, fazla kilo ve anne, baba ya da yakın akrabalarda böbrek yetmezliği hikayesi gibi bu risk faktörlerinden biri veya bir kaçı varsa böbrek fonksiyonlarının 6-12 ayda bir kontrolü gereklidir. Ülkemizde maalesef düzenli check up yaptırma alışkanlığı bulunmamaktadır.

Bu da hastalıkların erken evre de tespit edilmesini engellemektedir. Böbrek yetmezliğinin önlenmesinde rutin kontrollerin büyük önemi vardır. Bazı ülkelerde böbrek sağlığı için kreatinin seviyesi takip edilir. Eğer bu seviye 1.2’yi aşarsa nefroloji uzmanlarına başvurulmalıdır.

Bu erken tanı için önemli bir yoldur.

Böbrek sağlığını korumak için bunlara dikkat edin!

  1. Kan şekeri belirli aralıklarla kontrol edilmeli:Diyabet hastalığı olan kişilerin neredeyse yarısından çoğunda zamanla böbrek yetmezliği gelişebilmektedir. Bunun için kan şekerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesi gerekir.

  1. Kan basıncınızı takip edin:Normal kan basıncı 120-80 ve altındadır. 139/89 arası kan basıncı değeri ise yüksek tansiyon öncüsü değerler olarak kabul edilip; düzenli yürüyüş, tuzsuz diyet gibi yaşam tarzındaki değişiklikler ile kontrol altında tutulmalıdır.

    Eğer kan basıncı 140/90’in üzerinde ise düzenli ilaç kullanımı ve kan basıncı kontrolü gereklidir.

  1. Sağlıklı beslenin ve tuz alımını sınırlayın:Tuz tüketimi günde en fazla bir çay kaşığı olacak şekilde kısıtlanmalıdır.

    İşlenmiş gıdalar ve fast food tarzı beslenme yerine taze sebze meyve ve ev yemekleri tüketilmelidir. 

  1. Yeterli su tüketerek böbreklerinizi koruyun:Günde 1.5-2 litre su içmek böbrek sağlığı için önemlidir. Bu sıvı miktarı egzersiz, ateşli hastalıklar, hamilelik veya emzirme dönemlerinde artırılmalıdır.

  1. Sigarayı bırakın ve içilen ortamlardan uzak durun:Vücutta neredeyse tüm organları etkileyen sigara, böbreklere gelen kan akımını yavaşlatmaktadır.

  1. Gereksiz yere ağrı kesici ve antibiyotik kullanmayın:Bilinçsizce alınan ağrı kesici ve antibiyotikler böbrek yetmezliğine yol açtığından doktor kontrolü dışında kullanılmamalıdır.

  1. Taş ve idrar yolu enfeksiyonlarının nedenini öğrenin:Düşürülen taşların analizi mutlaka sağlanmalıdır. Yine İdrar yolu enfeksiyonlarının da nedeni belirlenmelidir.
  1. Düzenli egzersiz yapın:Haftada 3-4 kez yapılan 30 dakikalık tempolu yürüyüş ve düzenli egzersizler kan basıncını düşürerek böbrek sağlığının bozulmasını engellemektedir.
Güncellenme Tarihi: 12 Şubat 2018Yayınlanma Tarihi: 31 Ekim 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/bobrek-sagligini-korumak-icin-8-oneri/

Böbrek Sağlığını Korumak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Böbrek Sağlığını Koruma Yolları

Haber güncelleme tarihi 09.01.2019 12:27

Böbrekler vücut sağlığı açısından oldukça önemlidir. Vücudumuzdaki kanı zararlı maddelerden arındıran böbreklerimiz vücuttaki sıvı dengesinin korunmasına yardımcıolmaktadır.

Vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olmanın yanı sıra tansiyonun dengelenmesi ve hormon salgılaması gibi görevleri de vardır. Oldukça güçlü ve dayanıklı olan böbrekler herkeste iki adet bulunmaktadır.

Bel bölgesinde fasulyeye benzeyen kırmızı renkli bu organ, olası durumlarda tek başına da işlevini sürdürerek kişinin ikinci bir böbreğe ihtiyaç duymasını engeller.

Vücut sağlığı açısından oldukça önemli bir yere sahip olan böbreklerimiz zaman içinde yanlış beslenme ve çeşitli hastalıklar nedeniyle hasara uğrayarak böbrek yetmezliği gibi sorunlara neden olabilir. Güçlü ve dayanıklı bir yapıya sahip olan böbrekler herhangi bir sorun karşısında çok fazla belirti vermezler.

 Sağlıklı bir şekilde çalışmayan böbrekler vücuttaki tuz, mineral ve su dengesini sağlamakta zorluk çeker ve vücuttaki zararlı maddelerin süzülerek atılmasını engeller. Bu durum ise vücudumuzda daha fazla zararlı maddenin barınmasına neden olur.

Böbrek yetmezliği gibi çeşitli böbrek hastalıkları ile karşı karşıya kalındığında beyinden kas sistemine kadar birçok organımız ve vücut dengemiz olumsuz yönde etkilenmektedir.

Böbrek Hastalıkları Nasıl Anlaşılır?

Böbrek hastalıkları son zamanlarda hemen hemen her yaş grubunda sıkça görülen hastalıkların başında gelmektedir. Özellikle diyabet ve yüksek tansiyon hastalarının bir çoğunda böbrek hastalığı ile karşılaşılmaktadır. Diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunları böbrek hastalıklarına karşı tetikleyici bir rol oynamaktadır.

 Vücudumuzdaki sıvı dengesinin korunmasını sağlayan böbreklerimiz boşaltım görevinin yanı sıra kalp ve damar sağlığı açısından da büyük önem taşımaktadır.

Kan dolaşımının azalmasının da etkili olduğu böbrek hastalıkları kan basıncının dengelenmesini sağlayarak kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu bir rol oynamaktadır. Kan basıncını doğrudan etkileyen yüksek tansiyonun böbrek hastalıkları ile ilişkisi de buradan gelmektedir.

Kan basıncı dengesini olumsuz yönde etkileyen hipertansiyon böbrek hastalıklarını tetikleyici bir rol oynamaktadır. Bu nedenle böbrek yetmezliğinden böbrek iltihabına kadar birçok sorunda hipertansiyon etkeni bulunmaktadır.

Ağrıya neden olmadan sinsice ilerleyen böbrek hastalığı çoğu zaman herhangi bir belirtiye neden olmaz. Bu nedenle genellikle doktor muayenesi ve yapılan testler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Böbrek hastalıklarında en çok görülen belirtileri sıralamak gerekirse;

  • Tansiyon yüksekliği
  • El ve ayaklarda şişkinlik
  • İdrar miktarında azalma/artma
  • İdrardan kan gelmesi
  • İdrar renginde değişiklik
  • Gece idrara çıkma
  • Ağrılı idrar yapma
  • Bel ve kasıklarda meydana gelen ağrılar sıkça karşılaşılan şikayetlerdendir.

Vücut sağlığını doğrudan etkileyen böbrek sağlığı oldukça önemlidir. Ülkemizde de sıkça görülen böbrek hastalıklarının dünyadaki görülme oranında da son zamanlarda artış olduğu belirtilmektedir. Böbrek hastalıkları vücudu olumsuz yönde etkileyerek birçok hastalığa da davetliye çıkarmaktadır.

 Kontrol altına alınmayan ve tedavi edilmeyen böbrek hastalıkları kansızlık, kas ve kemik hastalıklarının yanı sıra kalp ve damar hastalıklarının meydana gelmesinde de etkili bir rol oynamaktadır.

 İşte böbrek sağlığınızı korumak için dikkat etmeniz gerekenler şunlardır;

1. Su Tüketimi

Böbrek sağlığı için öncelikle olarak hergün düzenli olarak su tüketilmelidir. Doktorunuzun ayrıca bir önerisi söz konusu değilse günde 1,5-2 litre su içmeniz böbrek sağlığınız açısından oldukça faydalı olacaktır. Bol sıvı tüketimi böbrek sağlığının korunmasında etkili bir rol oynamaktadır.

2. Kan Basıncı

Böbrekler kan basıncının dengelenmesinde etkili bir rol oynamaktadır. Bu nedenle özellikle yüksek tansiyon hastalarının kan basınclarını dengede tutmaları böbrek sağlığı açısından oldukça önemlidir. Düzenli olarak egzersiz yapmak, tuz tüketimini kısıtlamak ve fazla kilolardan kurtulmak gibi önlemler ile kan basınçlarını dengeleyebilirler.

3. Diyabet

Hipertansiyonun yanı sıra böbrek hastalıklarını doğrudan etkileyen bir diğer unsur ise diyabettir. Kan şekerinin dengelenmesi için doktorunuzun uygun gördüğü diyeti uygulayarak ve egzersiz yaparak böbrek sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz. Unutmayınız ki diyabet ve hipertansiyon hastaları böbrek hastalıklarına karşı ekstra risk taşımaktadırlar.

4. Sigara Tüketimi

Sigaranın sağlığa zararlarını hemen hemen herkes tarafından bilinmektedir. Birçok hastalığın oluşmasında ve ilerlemesinde etkili bir rol oynayan sigara tüketimi, kan basıncını düşürerek böbrek sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca sigara tüketimi böbrek kanseri riskini %50 oranında arttırmaktadır.

5. Kilo Oranı

Böbreklerinizin işlevini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmeleri için uygun kiloda olmanız oldukça önemlidir. Birçok hastalığın oluşmasında etkili rol oynayan obezite, kronik böbrek hastalıklarına yakalanmanızda etkili bir rol oynamaktadır. Sağlıklı beslenme programı ile kilo kontrolünüzü sağlayarak böbrek sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.

6. Tuz Tüketimi

Böbreklerin en büyük düşmanlarının başında gelen tuz, böbrek sağlığınızı olumsuz yönde etkileyerek böbrek hastalıklarına karşı tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle sağlıklı beslenmenin ön koşulu olarak öncelikle tuz tüketiminden uzak durmalısınız.

7. İlaç Kullanımı

Rastgele ilaç kullanımı çeşitli yan etkilere neden olarak sağlığınızın tehdit edilmesine neden olacaktır. İlaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza başvurmalı ve doktorunuzun onayı olmadan ilaç kullanmamalısınız.

Özellikle sık sık kullanılan ağrı kesiciler zamanla etkisini yitirerek vücudunuzun ilaca karşı bağışıklık kazanmasına neden olabileceği gibi böbrek hastalıklarına karşı da etkili bir rol oynamaktadır.

 

8. Düzenli Egzersizler Yapın

Haftada 3-4 kez yapılan 30 dakikalık tempolu yürüyüş ve düzenli egzersizler kan basıncını düşürerek böbrek sağlığının bozulmasını engellemektedir.

Önerilen İçerik; Karaciğere İyi Gelen Yiyecekler!

Neoldu.com

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Источник: https://www.neoldu.com/bobrek-sagligini-korumak-icin-dikkat-edilmesi-gerekenler-8645h.htm

Sağlıklı böbrekler için..

Böbrek Sağlığını Koruma Yolları

Böbreklerimiz bizi sağlıklı tutmak için her gün pek çok yaşamsal görev üstleniyorlar. Vücudumuzdaki atıkları ve fazla sıvıyı uzaklaştırmak için adeta bir filtre işlevi görüyorlar.

Ayrıca kan basıncımızı kontrol etmek gibi yine oldukça önemli fonksiyonları da var; içerdikleri mekanizmalarla, ihtiyaca göre, kan basıncını artırıyor veya düşürüyorlar.

Böbreklerimizin sorumlulukları bunlarla da sınırlı kalmıyor; kemik iliğinde alyuvar yapımını sağlıyor, D vitaminini aktif hale getirerek kemik sağlığını destekliyor, vücudumuzda gelişen metabolik işlemler sonucunda oluşan asidin vücudumuzdan uzaklaştırılmasından da akciğerle birlikte sorumlu oluyorlar.

Ancak maalesef birçok hayati önem taşıyan fonksiyonu olan böbreklerimiz çeşitli etkenler nedeniyle hasar görüp işlev yapamaz hale gelebiliyor. Böbreklerimizde hasar oluşturan, hatta böbrek yetmezliğine bile yol açabilen önemli etkenlerden biri ise 'hatalı alışkanlıklarımız'. Peki hangi alışkanlıklarımız böbreklerimize zarar veriyor? Bu hasarlar hangi böbrek sorunlarına neden olabiliyor?

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr.

Tevfik Rıfkı Evrenkaya böbreklerin ömrünü kısaltabilen alışkanlıklarımızı anlattı, önemli önerilerde bulundu.

İdeal tuz miktarını aşmak

Tuz vücut için önemli, ancak aşırı tüketimi kan basıncını yükselterek böbreklerde aşırı yük oluşturuyor. Ayrıca tuz alımı yüksek olduğunda böbreklerin aşırı tuzu atmak için daha fazla çalışmaları gerekiyor. Bunların sonucunda da böbrek yetmezliğine kadar gidebilen önemli hasarlar oluşabiliyor.

Bu nedenle uzmanlar günlük tuz tüketiminin yaklaşık 5 gram olması gerektiğini belirtiyorlar ve bu da yaklaşık bir çay kaşığı tuza denk geliyor. Deniz, kaya ve diğerleri, adı ve kökeni ne olursa olsun sofra tuzu sodyum klorür olduğu için tüm tuz çeşitlerini dikkatli tüketmek çok önemli.

İşlenmiş ürünler (atıştırmalık, konserve, abur cubur) aşırı miktarda tuz içerdikleri için de bu ürünlerin tüketimini kısıtlamayı asla ihmal etmeyin.

Yetersiz su içmek

“Böbreklerimizin işlevlerini yerine getirebilmeleri için yeterli su tüketmek çok önemli” uyarısında bulunan Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya sözlerine şöyle devam ediyor: “Su idrar, ter ve dışkı aracılığıyla toksinlerin uzaklaştırılmalarını sağlıyor, vücut sıcaklığını ve kanın yoğunluğunu kontrol ediyor.

Yeterince sıvı almazsak toksinler kanda birikiyor. Bunun sonucunda da böbrek taşları, çok daha önemli böbrek yetmezliği gelişebiliyor. Su alımındaki en basit yaklaşım, yazın en az 2 litre, kışın en az 1.5 litre sıvı tüketmek Susama hissi yanında, idrar rengi de su dengemiz hakkında bilgi veriyor.

İdrar miktarı azalıp, rengi koyulaştıkça su içmek gerekiyor”

Kafeini abartmak

Kafein kan basıncını yükseltiyor, böbrekte kalsiyum taşlarına ve proteinüriye neden olabiliyor. En sık da kahve içerek kafein tüketiyoruz.

Bu nedenle günlük izin verilen kafein miktarı 200-300 mg olup, bu da yaklaşık 2 büyük fincan kahveye karşılık geliyor.

Dolayısıyla tükettiğiniz içeceklerin kafein içeriğine bakmayı ihmal etmeyin ve mümkünse kafeinsiz olanları tüketmeye özen gösterin.

İlaçları bilinçsizce kullanmak

İlaçlar sağlığımızın vazgeçilmesi olsalar da bilinçsizce tüketildiklerinde tam aksine vücudumuza zarar verebiliyorlar. Bu nedenle uzmanlar her fırsatta gelişigüzel ilaç kullanılmaması konusunda uyarıda bulunuyorlar.

Örneğin düzenli ağrı kesici kullanmak başta böbrekler olmak üzere, birçok organa zarar verebiliyor. Özellikle nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar gibi reçetesiz satılan ağrı kesiciler böbrek yetmezliğine, hipertansiyona ve ödeme yol açabiliyorlar.

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr.

Tevfik Rıfkı Evrenkaya ayrıca özellikle hedef organı böbrek olan, hipertansiyon ve diyabet hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçların da mutlaka düzenli olarak alınmaları gerektiği uyarısında bulunarak, “Çünkü bu ilaçların düzensiz alınmasıyla hiç alınmaması arasında bir fark olmuyor” diyor.

İdrarı mesanede tutmak

İdrarı mesanede tutmak da böbrekleri tehdit ediyor. İdrar düzenli olarak mesanede tutulduğunda idrar yolu enfeksiyonu ve mesane kaslarında gevşeklik oluşabiliyor, bunun sonucunda da böbrek taşları, hatta böbrek yetmezliği gelişebiliyor.

Magnezyum içeren besinleri aksatmak

Yeterince magnezyum alınmazsa kalsiyum böbreklerden geri emilemediği için idrarla vücuttan daha çok atılıyor, bu durum da böbreklerde kalsiyum taşının gelişmesine neden olabiliyor.

Düzenli olarak yeşil yapraklı sebzeler, fasulye, kabak ile ay çekirdeği, fındık ve badem tüketmek vücuda yeterince kalsiyum alınmasını sağlıyor.

Örneğin günde 100 gram kabak çekirdeği tüketmek günlük magnezyum ihtiyacımızın yüzde 100 ünü karşılıyor.

Gazlı içeceklere düşkün olmak

Yapılan bir araştırmada, günde 2 veya daha fazla bardak gazlı içecek (diyet veya normal) tüketiminin böbrek hastalığının gelişme riskini artırdığı saptandı.

Gazlı içecek alımı arttıkça idrarda bulunan proteinin de arttığı belirlendi. İdrarda bulunan ve böbrek hasarının erken bir belirtisi olan protein (proteinüri) erken evrelerde tedavi edildiğinde geri dönüşümlü olabiliyor.

Ancak vücutta miktarı artarsa böbrek dokusunda hasar oluşturması kaçınılmaz oluyor.

Şekeri besin listesinden silmemek

Şeker obeziteye katkıda bulunmasının yanı sıra böbrek hastalığının ilk iki nedeni olan hipertansiyon ile diyabetin oluşma riskini artırıyor. Hipertansiyon da böbreklerin baş düşmanlarından biri olarak nitelendiriliyor.

Şeker genellikle “tatlı” olarak algılamadığımız gıdalar ve içeceklerde de bulunuyor. Bu nedenle işlenmiş şekerlerin sinsi kaynakları olan çeşniler, kahvaltılık tahıllar, beyaz ekmek ve gazlı içeceklerden kaçınmak gerekiyor.

Paketlenmiş ürünler alırken içerdikleri maddelere mutlaka dikkat edin.

B6 Vitamin eksikliği

B6 vitamini eksikliği böbrek taşı riskini artırıyor. Dolayısıyla böbrek sağlığı için günlük olarak en az 1,3 miligram B6 vitamini öneriliyor. Bu vitaminin en zengin kaynakları ise balık, nohut, sığır karaciğeri, patates ve narenciye dışı meyvelerdir.

Uykusuz kalmak

Böbrek fonksiyonu, böbreklerin iş yükünü 24 saat boyunca koordine etmeye yardımcı olan uyku-uyanma döngüsüyle düzenleniyor. Böbrek dokusu gece boyunca yenileniyor.

Vücut, hasar görmüş böbrek dokusunu onarmak için uyurken çalışıyor; bu nedenle vücudu uykusuz bırakmak hem sağlıklı organa zarar verebiliyor, hem de hasar görmüş organda iyileşmeyi güçleştiriyor.

Yapılan bir çalışmada kronik uyku bozukluğunun böbrek yetmezliği olan hastalarda, hastalığın seyrini hızlandırdığı saptanmış. Bunun mekanizması ise bilinmiyor.

Çok fazla alkol almak

Düşük miktarda alınan alkolün böbreğe çok zararı olmuyor. Ancak, alkolün karaciğer ve böbreklerde aşırı yük oluşturan bir toksin olduğu unutulmamalı. Alkol idrar söktürücü (diüretik) özelliğe sahip. Aşırı tüketilmesi dehidratasyona ve elektrolit bozukluklarına neden oluyor. Karaciğere verdiği zararla böbrekleri de dolaylı yoldan olumsuz yönde etkiliyor.

Kırmızı et tüketimini abartmak

Hayvansal protein yüksek miktarda asit üretiyor. Böbreklerin bu aşırı miktardaki asidi vücuttan uzaklaştırma yükü artınca da böbreklerde doku hasarı oluşuyor ve bunun sonucunda da böbrekler işlevini yapamaz hale gelebiliyor. Yüksek oranda asit ürettiği için özellikle kırmızı et tüketiminde aşırıya kaçmamak böbrek sağlığı için büyük önem taşıyor.

Sigara

Sigara, kan basıncını arttırıyor, kan akışını azaltıyor ve kan damarlarını daraltıyor. Bu etkileri sonucunda da böbrek işlevlerinin kaybedilmesini hızlandırabiliyor ve mevcut böbrek hastalıklarını kötüleştirebiliyor. Yapılan çalışmalara göre sigara tüketimi böbrek hasarını arttırıyor ve kronik böbrek hastalığının seyrini en az yüzde 30 hızlandırıyor.

Egzersiz yapmamak

Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya hareketsiz yaşamın diyabet, hipertansiyon ve obeziteye neden olabildiğini ve bunların da böbreklerde kalıcı hasara yol açabildiğini ifade ediyor.

Bunun aksine düzenli olarak yapılan fiziksel aktivite kan basıncı ve şeker metabolizmasını düzenleyerek dolaylı yoldan böbrek sağlığını destekliyor.

Öyle ki yakın tarihli bir araştırmada menopoz sonrası egzersiz yapan kadınların böbrek taşı geliştirme riskinin, egzersiz yapmayanlara göre yüzde 31 oranında daha düşük olduğu belirtilmiş.

Yazı: Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya

BÖBREK HASTALIĞI SİNSİ BAŞLAR

Böbreklere hasar veren 10 alışkanlık

Böbrekler, vücudun hayati organlarındandır; esas fonksiyonları, vücuttaki atıkların ve toksinlerin idrar aracılığı ile atılmasını sağlamaktır. Aynı zamanda da kalsiyum ve fosfat gibi mineral seviyelerini düzenlerler.

Dolayısıyla böbreklerin düzgün bir şekilde işleyebilmelerini desteklemek, hayati derecede önem taşır.

Herhangi bir şekilde engellendikleri takdirde, şu semptomları tecrübe edebilirsiniz: kusma, kötü nefes kokusu, idrar renginde ve kalitesinde değişim, baş dönmesi, ciltte kaşınma, nefes problemleri, ani acı, anemi, yorgunluk, sürekli üşüme vs… Aşağıdaki yaygın alışkanlıklar da böbrek hasarına neden olabilir.

Yetersiz su tüketimi

Kanın koyulaşması ile böbreklere giden kan akışı azalacağından, vücuttaki su yetersizliği, ciddi böbrek hasarına yol açabilir. Tavsiye edilen günlük su miktarı, yetişkinler için en az 10-12 bardaktır. Ancak bir yandan da abartmamak gerekiyor; çünkü fazla su miktarı da böbrek fonksiyonlarını aksatabilir.

İdrara çıkmayı erteleme

Bu alışkanlık, böbrek hasarlarının en yaygın sebeplerindendir; çünkü idrar, mesanede ne kadar fazla kalırsa, idrardaki bakteri sayısı da o kadar artar.

Bu zararlı bakteriler, idrar yolu ve böbrek enfeksiyonlarına sebep olurlar. Dahası, idrarın çıkarılmaması, böbreklere baskı uygular, böbrek yetmezliğine ve idrar kaçırmaya yol açar.

Bu yüzden idrara çıkma ihtiyacınızı asla ertelememeniz gerektiğini unutmayın.

Sigara

Sigara, tüm organlara hasar veren, ölümcül bir alışkanlıktır. Sayısız araştırma, sigara ve böbrek hastalıkları arasında ilişki olduğunu ortaya koyuyor. Bu kötü alışkanlık, kan basıncını ve kalp atış hızını artırarak kan akışını yavaşlatır, böbreklerdeki kan damarlarını daraltır. Dahası, böbrek hastalıklarını kötüleştirir ve böbreklerdeki fonksiyon kaybını hızlandırır.

Yüksek proteinli beslenme düzeni

Kırmızı et gibi aşırı miktarda protein bazlı gıda tüketmek, böbrek hastalıkları riskini artır; çünkü bu organların işlevi, protein sindiriminin yan ürünü olan azotlu atıkları vücuttan atmak ve katalizlemektir. Dolayısıyla kırmızı et tüketimini sınırlandırmak gerekiyor; mevcut böbrek sorunları varsa eğer, ileri komplikasyonların engellenmesi adına kırmızı et tüketiminin tamamen bırakılması tavsiye ediliyor.

Yüksek derecede tuz tüketimi

Düzenli olarak çok miktarda tuz tüketmek, böbreklere ciddi derecede hasar verir ve çeşitli sağlık problemlerine yol açar.

Sayısız araştırma, tuz tüketiminin, böbrek hastalıkları gelişimine katkıda bulunan idrar proteinini artırdığını ortaya koyuyor.

Unutmayın ki aşırı miktarda tükettiğiniz tuz, vücudunuza – özellikle de böbreklerinize – zarar verir ve bir çay kaşığı tuz, yaklaşık 6 gramdır.

Uyku yetersizliği

Yapılan birçok araştırmaya göre, yetersiz ve kalitesiz bir uyku düzeni, arterlerdeki tıkanıklıkları ve kan basıncını artırarak böbrek hastalıklarının gelişme riskini yükseltiyor. Dolayısıyla iş ile uyku, dinlenme, boş vakit ve günlük işler arasındaki mükemmel dengeyi bulduğunuza emin olmalısınız; çünkü bu dengenin, vücudunuz, özellikle de böbrekleriniz üzerindeki etkisi büyüktür.

Düzenli ağrı kesici kullanımı

Reçetesiz satılan ağrı kesiciler, böbreklere giden kan akışını yavaşlatarak işlev görmelerine engel olabiliyor.

Bu yüzden bu ilaçların uzun vadede kullanımı, akut böbrek yetmezliği ya da interstisiyel nefrit gibi kronik böbrek hastalıklarına yol açabilir. Bu tür ilaçları kullanmadan önce daima doktorunuza başvurmanız gerektiğini unutmayın.

Ağrı kesicileri kısa süre kullanmaya özen gösterin; çünkü böbrek fonksiyonları normal olan kişilerde bile hasara yol açabilirler.    

Aşırı derecede kafein tüketimi

Fazla kafein kan basıncını artırarak böbreklere basınç uygulanmasına sebep olur. Kafein idrardaki kalsiyum salgısının artışına yol açtığından doğrudan böbrek taşı ile ilişkilidir. Kahve, çay gibi içeceklerin orta derecede tüketimi zararlı değildir; ancak enerji içecekleri, çikolata, ilaç, kakao ve meşrubat tüketiminin azaltılması gerekir.

Fazla alkol

Bu toksin, böbreklerde ve karaciğerde strese sebep olur; aşırı tüketimi, böbreklerde hasarla ilişkilidir.

Fazla alkol tüketimi, ürik asidin renal tüplerde depolanmasına sebep olduğundan, böbrek yetmezliği riskini artıran tüp obstrüksiyonuna yol açar. Dahası, alkol, vücuttaki su miktarını azaltarak böbreklerin normal fonksiyonunu bozar.

Tavsiye edilen günlük alkol miktarı kadınlar ve yaşça büyük kişiler için bir bardak, erkekler için ise iki bardaktır.

Yaygın enfeksiyonları göz ardı etmek

Böbrek hasarı, öksürük, soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, farenjit gibi enfeksiyonların ihmal edilmeleri ile de oluşabilir. Yaygın bir enfeksiyonun tedavi edilmemesi, böbrek hasarına yol açabileceğinden, vücudunuzu dinlendirdiğinize, uygun bir şekilde antibiyotik kullandığınıza ve bu sorunları zamanında hallettiğinize emin olmalısınız.   

Kaynak

BÖBREK SAĞLIĞINA ZARAR VEREN ALIŞKANLIKLAR NELERDİR?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1035883-bobrek-sagligi-nasil-korunur

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.