Böbrek Taşına Karşı Yeşil Yapraklı Sebzeler ve İçtiğiniz Suya Dikkat!

Böbrek Taşına Ne İyi Gelir

Böbrek Taşına Karşı Yeşil Yapraklı Sebzeler ve İçtiğiniz Suya Dikkat!

Böbrek taşı idrarda bulunan ürik asit ve kalsiyumun zamanla toplanmasıyla birlikte böbreğin orta kısımların meydana gelmektedir. Oluşan küçük taşlar sağlığa zarar vermeden bünyeyi kendiliğinden terkedebilir.

Ama büyük taşlar vücudu terkederken mesane yoluna hasar verebilir bunun yanında şiddetli ağrılara neden olabilir. Daha çok 20 ila 40 arası yaşlarda görülür, kadınlara göre erkekler daha fazla karşılaşır.

Şayet bir kere böbrek taşı sorunu yaşadıysanız tekrar aynı sorunu yaşama olasılığı yüksektir. Bundan dolayı sebebin belirlenip nedenlerinin ortadan kaldırılması gerekir.

Böbrek Taşı Belirtileri

Birçok hastalıkta olduğu gibi böbrek taşları da önceden belirtiler gösterir bu durumda hemen önlem alınması gerekir.

  • Kaburga altında, yanında veya arkada şiddetli ağrı,
  • Alt karınla, kasıklarda ağrı,
  • Dalgalanma halinde kasıklara gelen ağrı,
  • İdrar esnasında ağrı,
  • Pembe, kırmızı veya kahverengi idrar,
  • Kötü kokulu idrar,
  • Bulantı, kusma,
  • Sürekli idrara çıkma ihtiyacı,
  • Her zamankinden daha fazla tuvalet ihtiyacını hissetmek,
  • Ateş, titreme (enfeksiyon varsa olur)

Böbrek taşlarının ağrı nedenleri değişebilir. Örneğin farklı bir konuma gelen veya idrar yolunda hareket eden taş ağrıya neden olur.

Aşağıdaki belirti ve semptomlar sizde varsa mutlaka doktora gitmelisiniz:

  • Oturma, kalkma gibi pozisyonlarda şiddetli ağrı
  • Bulantı, kusma ile gelen ağrı
  • Ateş ve titreme ile gelen ağrı
  • Kanlı idrar
  • İdrar zorluğu
  • İdrar esnasında şiddetli acı

Böbrek taşı belirtileri daha fazlası için

Böbrek Taşının Nedenleri?

  • Çeşitli faktörler riski arttırabilir ancak böbrek taşlarının tek nedeni var. Kalsiyum, oksalit ve ürik asit gibi kristal oluşturan maddeler. Bu maddelerin böbrek sağlığı açısından faydaları vardır ama aynı zamanda böbrek taşı oluşturmak için ideal bir ortam hazırlar.

Böbrek taşı nedenleri detayı için bakınız

Böbrek Taşlarının Türleri

Böbrek taşı türünü bilmek nedenini belirlemeye yardımcı olur ve böbrek taşı sorunlarına yakalanma riskini azaltmak için ipuçları verebilir. Böbrek taşlarının türleri şunlardır:

Kalsiyum Taşları: Çoğu böbrek taşları genellikle kalsiyum oksalat şeklinde, kalsiyum taşlarıyla oluşur. Oksalat, gıdalarda bulunan doğal olarak oluşan bir maddedir.

Bazı meyve ve sebzelerin yanı sıra fındık, çikolata, yüksek oksalat içerir. Aynı zamanda karaciğer de oksalat üretir.

Diyet faktörleri, D vitamini, bağırsak bypass ameliyatı ve çeşitli metabolik bozukluklar kalsiyum taşlarına neden olabilir.

Struvit Taşlar: Struvit taşlara genelde idrar yolu enfeksiyonları neden olur. Bu tür taşlar çok az belirtiler göstererek çok fazla büyüyebilirler.

Ürik Asit Taşları: Ürik asit taşları çok fazla sıvı kaybeder, yeterli sıvı almayan yüksek proteinli diyet uygulayan ve gut hastalığı olan kişilerde sık oluşur. Bazı genetik faktörler de ürik asit taşları riskini arttırabilir.

Sistin Taşları: Bu taşlar, böbreklerde amino asitlerin (sistinüri) çok fazla salgılanmasından kaynaklanan kalıtsal bozukluk olan kişilerde görülür.

Böbrek Taşı Nasıl Tedavi Edilir?

Böbrek taşı boyutuna ve kişinin sağlık koşullarına göre ciddiyeti belirlenir.

Yukarıda açıkladığımız belirtilerini kendinizde gördüğünüzde mutlaka doktorunuza başvurarak gerekli tahlillerin yapılıp kesin teşhisin konulmasını sağlamalısınız.

Aynı şekilde doktorun tavsiye ettiği tedavi metodunu uygulamalısınız. Bunun yanında aşağıda paylaştığımız böbrek taşına faydalı gelen doğal tedavi yöntemlerini ek olarak uygulayabilirsiniz.

Limon Suyu ve Zeytinyağı: Limon suyu ve zeytinyağı kombinasyonu geleneksel safra kesesi taşlarını çıkarmak için doğal tedavi metodu olarak kullanılır ama aynı zamanda böbrek taşlarının tedavisi için de kullanılabilir. Limonda bulunan sitrik asit kalsiyum bazlı böbrek taşı düşürmeyi sağlar.

Dört çorba kaşığı taze limon suyunu aynı miktarda zeytin yağı ekleyin. Önce bol su için ve ardından da bu karışımı için. 3 gün boyunca günde 2-3 kere bunu yapın.

Uyarı: Bu tedavi, büyük böbrek taşlarının düşürülmesi için uygun olmayabilir. Bu tedaviyi uygulamadan önce doktorunuza danışın.

Elma Sirkesi: Elma sirkesi böbrek taşlarını eritmeye yardımcı olur. Aynı zamanda böbrek taşı sorunlarına yakalanma riskini azaltır.

İki çorba kaşığı elma sirkesini bir bardak suyla karıştırın ve bir çay kaşığı hakiki bal ekleyin. Günde 1-2 kere için. 5 gün devam edin ve ara verin.

Nar: Hem tohumlar hem de nar suyu böbrek taşlarının tedavisinde yardımcı olabilir. Bir bütün nar yemek veya günlük taze sıkılmış bir bardak nar suyu içmek yardımcı olabilir.

Uyarı: Şeker hastaları nar suyuna dikkat etmelidir.

Isırgan Yaprağı: Isırgan yaprağı idrarı teşvik ederek mesaneye yardımcı olur. Bunun yanında ısırgan otu idrarda olabilecek taş, kristal ve bakterilerin oluşmasını azaltır.

Bir büyük bardağa 2 çay kaşığı ısırgan otu ekleyin ve 10 dakika kaynatın. Süzerek günde iki kere için. 7-10 gün devam edin.

Fesleğen: Genel böbrek sağlığı için faydalı olan fesleğen ayrıca idrar yolu enfeksiyonlarının meydana gelmesini engeller.

Bir çay kaşığı fesleğen suyuna bir o kadar bal karıştırarak bir kere tüketin. 3-4 ay uygulanabilir.

Alternatif olarak fesleğen çayı içilebilir.

Karpuz: Karpuz; kalsiyum, magnezyum, fosfat, karbonat içerdiğinden dolayı böbrek sağlığı için oldukça faydalıdır. İdrarda asit düzeyini dengelediği gibi düzenli idrara çıkmaya da yardımcı olur.

Kereviz: Bir su bardağı kereviz suyunun hem anti spazamadik özelliği vardır hem de böbrek taşı ağrılarını giderir. Bunun yanında kereviz suyu böbrek taşı oluşmasına neden olan toksinlerden bünyeyi temizler.

Fasulye: Fasulye lif açısından zengindir ve yüksek lif içeren bütün besinler sindirim sistemi ve böbrek sağlığına faydalıdır. Düzenli olarak fasulye tüketmek böbrek taşı oluşması riskini azaltır.

Böbrek taşı tedavisi detaylı bilgi için bakınız

Kaynaklar

Источник: https://www.acil.net/bobrek-tasina-ne-iyi-gelir/

Böbrek Taşı Nasıl Düşürülür? Böbrek Taşı Bitkisel Tedavi

Böbrek Taşına Karşı Yeşil Yapraklı Sebzeler ve İçtiğiniz Suya Dikkat!

Böbrek Taşı Nasıl Düşürülür? Böbrek taşı için bir doğal bir çözüm mü arıyorsunuz ? Eğer öyleyse, bu sayfada tanımlanmış olan bitkiler size yardımcı olabilir. Böbrek taşları modern Batı toplumunda sıklıkla karşılaşılan bir vakadır.

Ne yazık ki ortalama bir diyet ve yaşam tarzı, böbrek taşlarının toplanmasının meydana gelişinde ve böbreklerin kristalleşmesinde etkilidir.

Bazı gıdalar böbrek taşına neden olabilmektedir. Tuzlu besinler, kuruyemiş, çiğ sebzenin çok tüketilmesi, protein alımının fazla olması, çay ve kahvenin fazla içilmesi böbrek taşı riskini artırır.

Sıcak havalarda vücuttaki suyun terleme yoluyla daha çok dışarı atılması idrarı azalttır bu da böbrekte taşın oluşmasını kolaylaştırır.

Suyun az miktarda içilmesi de böbrek taşına zemin hazırlayabilir. Uzmanlar yaz mevsiminde böbrek taşı riskini azaltabilmek için günün büyük bir kısmını  kapalı yerlerde geçiren kişilerin günde 2 litre, güneşli ortamlarda olanların ise 3 ya da 4 litreden fazla su içmesi gerektiğini belirtiyorlar.

Geceleri sık sık  idrara kalkma, bulantı, kusma ve idrarın hafif kanlı olması gibi durumlar böbrek taşının belirtileri olabilir.

Böbrek Taşı Bitkisel Tedavi

Ardıç Meyveleri (Taneleri): Ardıç taneleri böbrekleri daha fazla harekete geçirir ve böbreklerdeki,idrar kesesindeki ve safra kesesindeki bakterileri yok eder.

Böbreklerindeki taşları, kristalleşmeyi ve atıkları bir araya getirerek toplayan herhangi birinde aynı zamanda bakteri ve muhtemelen iltihap bulunur.

Ardıç taneleri  böbrek temizleme ve böbrek taşları sorununda katkı sağlayabilecek bir bitkidir.

Mısır Püskülü: Mısır püskülünden yapılan çay  böbrek iltihaplarına ve taş yapıcı idrar yolları rahatsızlıklarında kullanılmaktadır.

Limonata: Araştırmalarda limon suyunun bazı taşların meydana gelmesini engellediği tespit edilmiştir. California Üniversitesince yapılan araştırmaya göre limonatadaki sitrat böbrek taşına karşı etkili olmaktadır. Bu yüzden sıvı gereksiniminin bir bölümü limonata şeklinde alınabilir.

Kalsiyum taşları oluşturan kişilerin  (oksalat ve fosfat) sadece idrar ve böbreklerinde fazla kalsiyum bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda, sitrat düzeyleri de düşük görünüyor.

(kalsiyum taş oluşumunu engelleyen bir sitrik asit formu) Sitrat düzeyi suya limon suyu eklenerek yükseltebilir. University of California’daki araştırmacılar, sulandırılmış 120 ml.

limon suyu içmenin böbrek taşlarını büyük ölçüde azalttığını bulgulamıştır.

Limon suyu bazı ilaçların emilimini artırabildiği için ilaçlarla aynı anda içilmemeli. İlaç içildikten 2 saat önce yada sonra limonatanın içilmesi öneriliyor.

Ayı Üzümü Bitkisi (Uva Ursi): Ayı üzümü bitkisi böbreklerin zehrini dışarı atmaları ve böbreklerin çalışmalarını hızlandırması için etkili olan bitkilerden biridir. Kullanılan bölümler yapraklardır.

Kara Hindiba Yaprağı: Birçok etkili bitki ile birlikte, karahindiba da dünyanın çoğu ülkesinde yaygın bir yabani ottur. Karahindibanın yaprakları böbrekleri hızlı çalıştırmakta mükemmeldir. Yaprakları olgunlaşmalarının zirvesindeyken kullanılır, çünkü bu, phyto-kimyasalların çoğunun yapraklarda bulunduğu zamandır.

Böbrek kumu bir araya geldiklerinde taş olacak küçük kristallerin geçişidir. Böbrek taşı olanlar ya da böbrek taşı olmayan insanlar da belli oranlarda kristal dökerler. Kristallerin geçişi yoğunsa bazen taş düşürme ağrısına neden olabilirler.

Rafine karbonhidrat ve hayvansal protein açısından zengin ama lif bakımından yetersiz bir beslenmenin kalsiyum oksalat adlı böbrek taşının oluşumunda etkisinin olduğu ifade ediliyor. Yine B vitamini ve magnezyum eksikliği kalsiyum oksalata neden olabilir. Siyah çay, kahve, çikolata, yer fıstığı ve ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler yüksek miktarda oksalat içerirler.

Chanca Piedra

Güney Amerika’nın yağmur ormanlarında yetişen bir bitki olan Chanca Piedra’nın İspanyolca anlamı “taş kıran”dır. Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde, “quebra-pedra” veya  “arranca-pedras” adlarıyla bilinir. Her ikisi de “taşları kırmak” anlamına gelir. 1960’lı yıllardan itibaren, Chanca Piedra’yla ilgili çok sayıda çalışma yayınlanmıştır.

Brezilya’da yapılan bir çalışmaya göre, chanca piedra’nın terapötik etkisi, taşların biçimini ve dokusunu, daha kırılgan bir hale sokabilme özelliğinden kaynaklanmaktadır. 1999 yılında yapılan bir çalışmada, araştırmacılar, bitkinin kalsiyum oksalat kristalleri üzerindeki engelleyici etkisinin güçlü olduğunu ve mevcut taşların boyutlarını küçültebildiğini onaylamışlardır.

Almanya’da Dr. Wolfram Wiemann, çalışmalarında chanca piedra kullanmıştır. Hastalarındaki safra kesesi taşı ve böbrek taşlarının, bir-iki hafta içerisinde, %94 oranında tümüyle ortadan kalktığını rapor etmiştir.

Journal of Urology’de 2006 yılında yayınlanan bir çalışma, şok dalga terapisine katılan 150 böbrek taşı hastasını değerlendirmiştir. Bu tedavinin bitiminden sonra, hastaların yarısına, 30 gün boyunca, her gün 2 gr. chanca piedra verildi.

Taşların temizlenmesi, mide röntgeni ve ultrason taraması ile, 30, 60, 90 ve 180 gün sonra analiz edildi. Chanca piedra alan hastalarda, kontrol gruba oranla, %10-23 oranında taş temizlenmesi görülmüştür.

Magnezyum ve B6 Vitamini

Magnezyum takviyeleri, böbrek taşı oluşumunu engelleme yeteneği ile bağlantılıdır.

Sağlıklı böbreklere sahip bireylerde, magnezyumun, idrarda kalsiyum oksalat kristallerin formasyonuna engel olacak bir alkalik ortam yaratarak taş oluşumunu azalttığı rapor edilmiştir.

Aynı zamanda, çalışmalar da magnezyum eksikliği yaşayan hayvanların, böbreklerinde normalden daha fazla kalsiyum oksalat biriktirdiklerini göstermiştir.

1997 yılında yapılan bir çalışmanın sonuçları, magnezyum takviyelerinin böbrek taşlarından korunma konusunda etkin olduğunu göstermiştir. Araştırmacılar, böbrek taşından muzdarip hastalara potasyum-magnezyum sitrat vermenin yeni taş oluşumunun önüne geçtiğine tanık olmuşlardır.

Journal of Urology”de rapor edilen çift kör bir çalışmada, 64 hastaya ya plasebo ya da, üç yıl boyunca potasyum-magnezyum sitrat bileşimi verilmiştir. Plasebo alan hastaların %63.62sında yeni böbrek taşları görülmüş, ama potasyum-magnezyum sitrat bileşimi alanların sadece 12.

9’unda taşa
rastlanmıştır.

Bir başka çalışmada, tekrarlayan böbrek taşı olan 55 hastaya 4 yıl boyunca magnezyum (magnezyum hidroksit) verilmiştir. İdrar ile magnezyum atılımı derhal artmış, ve tüm çalışma boyunca yüksek düzeylerde seyretmiştir. Ortalama taş oluşumu %90 düşmüş, ve hastaların %85’i taş oluşturmamıştır. (%41 oranında magnezyum kullanmayanlara oranla.)

B6 vitamini de böbrek taşı oluşumunu azaltma becerisi ile ilgilidir. Raporlara göre, oksalat metabolizmasını etkileyerek idrardaki miktarı azaltır.

Klinik bir çalışmada, böbrek taşına sahip hastalara 18 ay boyunca 250-500 mg. günlük B6 vitamini verilmiştir. Bu tedavi idrarla oksalik asit atılımını büyük ölçüde azaltmıştır.

Çalışmanın sonunda, hastaların %75’inde hiçbir aktif böbrek taşı belirtisi göstermemiştir.

“Journal of Urology”de 1974 yılında yayınlanmış bir çalışma, B6 vitamini ve magnezyumun birlikte kullanımında olumlu sonuçlar ortaya koymuştur. Uzun süreli tekrarlayan idiopatik kalsiyum oksalat ve karışık kalsiyum oksalat/kalsiyum fosfat böbrek taşına sahip 149 hasta, 4.

6-6 yıl boyunca günde 3 kez 100 mg. maagnezyum oksit ve günde 1 kez 10 mg. piridoksin aldılar. Her bir hastada, taş oluşumu oranı %92.3 oranında, yıl başına 1.3 taştan 0.10 taşa kadar düşmüştü. Çalışmada kullanılan günlük 300 mg magnezyum oksit, günlük 180 mg.

elemental magnezyuma eşittir.

Dr. Gershoff’un çalışmalarında, magnezyum takviyesi alan kişilerin idrarı, almayanlarınkine oranla iki kat daha fazla kalsiyum oksalat muhafaza ediyordu.

“Magnezyum, kalsiyum oksalatı kristalize olmasına engel oluyor, nasıl oluyor bilinmiyor daha.” Diyor Dr. Gershoff.

“Bir teoriye göre, magnezyum, oksalata bağlanmak için kalsiyumla yarış ediyor ve çözünebilir bir bileşik oluşturarak vücuttan idrarla dışarı atılıyor. Ama daha kanıtlanmış değil..”

Böbrek taşları her zaman ağrıya yol açmazlar. Nadiren de olsa idrar yollarını tıkayıp uzun süre belirti vermeden kalabilirler. Tıkanmış olan kanallar üst sistemin iltihaplanmasına, şişmesine, böbreğin idrar yapamayacak duruma gelmesine yol açabilirler. Böyle bir durum, böbreğin alınmasına sebep olabileceği gibi yaşamı tehdit edebilecek kadar önemli sonuçlara da neden olabilirler.

Böbrek taşlarının ilaçlar kullanılarak eritilmesi sadece sistin ve ürik asit taşlarda kısıtlı oranlarda olabiliyor. Taşların önemli bir çoğunluğu kalsiyum oksalattır. Bu taşlar oral yolla alınacak hiçbir ilaçla eritilemez.  Esas tedaviler vücut dışından taş kırma, kapalı ya da açık taş ameliyatlarıyla gerçekleştirilir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/bobrek-tasi-nasil-dusurulur

Böbrek taşına karşı yeşil yapraklı sebzeler ve içtiğiniz suya dikkat!

Böbrek Taşına Karşı Yeşil Yapraklı Sebzeler ve İçtiğiniz Suya Dikkat!

Böbrek taşlarına karşı beslenme önerileri:

Ülkemizde her 10 kişiden 2’si böbrek taşı sorunu yaşıyor

Böbrek taşı görülme sıklığı genellikle yüzde 1-20 arasında değişebilmektedir. Yani ülkemizdeki her 10 kişiden ikisi, böbrek taşı hastalığıyla mutlaka bir kez karşılaşmaktadır. Böbrek kanallarında, sert yapılardan oluşan böbrek taşları, çoğunlukla mineral içeriklidir. Nasıl ortaya çıktığı tam olarak bilinmese de birtakım nedenler üzerinde fikir birliğine varılmıştır.

Örneğin; bazı maddelerin idrarda fazlalığı ya da bu duruma yol açan yan maddelerin varlığı ile söz konusu maddelerin idrarda üst üste birikmesi ya da bu maddelerin birleşmesini engelleyen inhibitör ajanların az olmasının böbrek taşı oluşumunda etkili olduğu düşünülmektedir.

Ülkemizde coğrafi ve etnik etkenler ile beslenme faktörlerinin böbrek taşı oluşumunda önemli rol oynamaktadır.

Hastayı hekime götüren ilk belirti genellikle ağrı olmaktadır. Renal kolik olarak adlandırılan ve yan taraftan başlayıp, özellikle kasıklara vuran ağrı böbrek taşından şüphelenilmesine yol açmaktadır.

Ağrının yanı sıra gözle görülen ya da tetkiklerde saptanan mikroskobik kanama da belirtilerden birini oluşturmaktadır. Bunlara böbrek ve mide sisteminin sinirlerini aynı yerden alınmasına bağlı olarak bulantı ve kusma da eşlik edebilmektedir.

Ayrıca hastada sık idrara çıkma, idrarda yanma ile kanlı idrar yapma gibi şikayetlere de rastlanabilmektedir. Enfeksiyon halinde ise böbrek taşları ağrının yanı sıra ateşle de kendini belli edebilmektedir.

Hastanın bu tür şikayetlerle bir üroloji uzmanına başvurması halinde beslenme türünün, belirtilerin karakterinin de takip edildiği fizik muayenenin ardından birtakım görüntüleme yöntemlerinden yararlanılmaktadır.

Böbrek taşını düşürmek için, balık gözü ile limon suyu karışımından medet uman var

Tedavi yöntemine taşın özelliklerine göre karar veriliyor

Böbrek taşları her bireyde aynı şekilde görülmemektedir çünkü 30’a yakın taş bileşiği bulunmaktadır. 100 hastadan 80’inde kalsiyum oksalat taşlar görülmektedir.

Bunun dışında kalsiyum fosfat, magnezyum amonyum fosfat, enfeksiyon taşları ile diğer moleküllerin böbrekte seker oluşturmasına da rastlanabilmektedir.

Tedavi yöntemine de taşların tipine, boyutuna, yerleşim yerine ve opak olup olmadığına göre karar verilmektedir.

Böbrek taşlarının tedavi seçenekleri son yıllarda çok geliştiğinden, bu rahatsızlıktan korkmamak önemlidir. Geçmişte idrar kanalını tıkayan 1 cm’lik taş için yaklaşık 30-35 cm’lik kesi yapılırken, bugün gelinen noktada günübirlikte tedavilerle sonuca ulaşılabilmektedir.

Hastanın taşı spontane olarak düşürmesi için kullanılabilen birtakım yardımcı ilaçlar bulunmaktadır. Bu yöntemden fayda göremeyen kişilerde ise ESWL (şok dalga litotripsi) yöntemiyle yani vücuda dışarından verilen şok dalgalarıyla taşları kırılması sağlanmaktadır.

ESWL yönteminin uygulanmasında taşın yerleşimi, mesafesi, yoğunluğu ve cihazı kullanacak hekimin tecrübesi büyük önem taşımaktadır. Eğer hasta bu yöntemden fayda görülemeyecekse gündeme endoürolojik prosedürler gelmektedir. Doğal yoldan yani üretradan girilerek URS, flexible URS ya da RIS yapılmaktadır.

Bu yöntemler sayesinde 5 cm’lik böbrek taşları dahi herhangi bir cerrahi operasyon gerektirmeden ortadan kaldırılabilmektedir. Böbreğe direkt giriş sağlayan perkütan nefrektomiyle de hasta böbrek taşlarında tek seansta kurtulabilmektedir.

Dikkat! Aşırı sıcaklar böbrek taşını tetikliyor!

Nüks oranı düşüyor

Gerek ses dalgaları, gerekse laparoskopik girişimlerden fayda göremeyen hastalarda nadiren de olsa cerrahiye başvurulabilmektedir. Böbrek taşı rahatsızlığı olan hastalarda, ameliyat sonrası bu rahatsızlık yeniden nüks edebilmektedir.

Tedaviye rağmen tekrarlayabilen bu sorunla mücadelede uygulanacak diyet ve taş analizi ise nüks olasılığını azaltmaya yardımcı olmaktadır. Toplumumuzda hayatında bir kez böbrek taşı oluşmuş kişilerde yüzde 90 nüks ihtimali bulunmaktadır.

Hastalarda kullanılacak birtakım ilaçlar, diyet uygulamaları ve yaşam şekli değişikliği ile bu oran yüzde 30-40’lara çekilebilmektedir.

Ülkemiz coğrafyasında yaşayanlar, böbrek taşı oluşumu açısından riskli grupta yer almaktadır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Ege, Trakya ile Batı ve Doğu Karadeniz bölgesinde risk daha fazladır. Dünyanın her bölgesinde farklı içerikte böbrek taşlarına rastlanabilmektedir.

Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde görülen taşlarla ülkemizdekilerin içeriği dahi farklı olabilmektedir. Bu noktada beslenme tarzı ve genetik etki önem taşımaktadır.

Kalsiyum oksalat taşlarından korunmak için yeşil yapraklı sebzeler tüketilse de, aslında bu besinler söz konusu böbrek taşı türlerini artırmaktadır. Farklı sistemlere iyi geldiği için hastalara yeşil yaprakları sebzeler yemeyin denmemekte ancak yine de gün aşırı tüketilmeleri önerilmektedir.

Aynı zamanda aşırı kafein içeren ve asidik gıdaların tüketilmesi ile içilen suyun pH değeri de böbrek taşı oluşma riskini artırmaktadır.

Aşırı et tüketmek böbrek taşna neden oluyor!

Özellikle kalsiyum içerikli taşların oluşumunu önlemekte alkali beslenme büyük önem taşımaktadır. Böbrek taşı oluşumunu engelleyen belli bir besin grubu olmamakla birlikte posa içeriği yüksek sebzelerin tüketimini çoğaltmak ve aşırı C vitamini tüketiminden kaçınmak gerekir. Kırmızı etin de haftada iki öğünle sınırlandırılması önem taşımaktadır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/bobrek-tasina-karsi-yesil-yaprakli-sebzeler-ve-ictiginiz-suya-dikkat/

En Sağlıklı Yeşil Yapraklı Sebzeler

Böbrek Taşına Karşı Yeşil Yapraklı Sebzeler ve İçtiğiniz Suya Dikkat!

Yeşil yapraklı sebzeler sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Vitaminler, mineraller ve lifle doludur ama kalorileri düşüktür.

Yeşil yaprakları sebzeleri tüketmek, düşük obezite riski, kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi birçok sağlık yararı sağlar.

İşte en sağlıklı yeşil yapraklı sebzeler…

Kale

Kale, birçok vitamin, mineral ve antioksidan nedeniyle en besleyici sebzelerden biridir.

Örneğin, bir fincan (67 gram) çiğ kale, K vitamini için günlük alınması gereken miktarın % 684’ünü, A vitamini için % 206’sını ve C vitamini için % 134’ünü sağlar.

Ayrıca oksidatif stresin neden olduğu hastalıkları önleyen lutein, karotenoidler ve beta-karoten gibi antioksidanlar içerir.

Kalenin besin içeriğinden en iyi şekilde faydalanmak için çiğ tüketilmesi tavsiye edilir, çünkü pişirme besin profilini azaltabilir.

Mikro Filizler

Mikro filizler, sebze ve bitki tohumlarından elde edilen olgunlaşmamış yeşilliklerdir. Genellikle 2,5–7,5 cm boyundadırlar.

1980’lerden beri, genellikle bir garnitür veya dekorasyon olarak kullanılmışlardır, ancak daha fazla kullanım alanları vardır.

Küçük boyutuna rağmen, renk, lezzet ve besinlerle dolular. Aslında, bir çalışma mikro filizlerin olgun muadillerine kıyasla 40 kata kadar daha fazla besin içerdiğini bulmuştur. Bu besinlerin bazıları C, E ve K vitaminleridir.

Mikro filizleri tüm yıl boyunca kendi evinizde yetiştirebilir ve bu sayede kolayca kullanabilirsiniz.

Brokoli

Brokoli lahana ailesinin bir parçasıdır. Bu sebze besin bakımından zengindir, tek bir fincan (91 gram) ham brokoli sırasıyla C ve K vitaminleri için günlük ihtiyacın % 135 ve % 116’sını karşılar. Aynı zamanda lif, kalsiyum, folat ve fosforun büyük bir kaynağıdır.

Lahana ailesindeki sebzeler arasında brokoli, bakteriyel bağırsak florasını artırabilen ve kanser ve kalp hastalığınızın riskini azaltabilecek olan, bitki bileşiği sülforafan bakımından en zengin olanıdır.

Dahası, sülforafan otizm belirtilerini bile azaltabilir. Otizmli 26 gençte yapılan bir randomize çift kör çalışmada, brokoli filizlerinden sülforakan takviyeleri tüketildikten sonra davranışsal semptomlar üzerinde olumlu bir etki gözlemlenmiştir.

Kara lahana

Kara lahana, lahana benzeyen bir yapıya sahiptir.

Kara lahana, iyi bir kalsiyum kaynağıdır ve A, B9 (folat) ve C vitaminleri içerir. Aynı zamanda yeşil yapraklı sebzeler arasında K vitamininin en iyi kaynaklarından biridir. Bir fincan (190 gram) pişmiş kara lahana K vitamini için günlük alınması gereken miktarın % 1,045’ini sağlar.

K vitamini, kan pıhtılaşmasındaki rolüyle bilinir. Ayrıca, kemik sağlığını iyileştirme yeteneği konusunda daha fazla araştırma yapılmaktadır.

38-63 yaş arası 72.327 kadında yapılan bir çalışmada, K vitamini alanların günde 109 mcg’nin altına düştükleri, kalça kemiği kırılma riskinin belirgin olarak artmış olduğunu ve bu vitamin ve kemik sağlığı arasında bir bağlantı olduğunu düşündürmektedir.

Ispanak

Ispanak, popüler bir yeşil yapraklı sebzedir ve çorba, sos ve salatalar gibi çeşitli yemeklere kullanılabilir.

Bir fincan (30 gram) ham ıspanak K vitamini için günlük besin ihtiyacının % 181, A vitamini için % 56 ve manganez için % 13’ünü sağlayarak etkileyici bir besin profiline sahiptir.

Ayrıca kırmızı kan hücresi üretiminde ve nöral tüp defektlerinin önlenmesinde anahtar rol oynayan folat içerir. Nöral tüp defekti spina bifida üzerinde yapılan bir çalışmada, bu durumun en önlenebilir risk faktörlerinden birinin gebeliğin ilk trimesterinde düşük bir folat alımı olduğu bulunmuştur.

Doğum öncesi bir vitamin almakla birlikte, ıspanak yemek, hamilelik sırasında folat alımınızı arttırmanın harika bir yoludur.

Lahana

Lahana, yeşil, beyaz ve mor renklerde bulunan kalın yaprak kümelerinden oluşur.

Brüksel lahanası, lahana ve brokoli ile birlikte Brassica ailesine aittir. Bu bitki ailesindeki sebzeler, onlara acı bir tat veren glukosinolat içerir.

Hayvan çalışmaları, bu maddeyi içeren gıdaların, özellikle akciğer ve özofagus kanserine karşı kanser koruyucu özelliklere sahip olduğunu bulmuştur.

Lahananın bir diğer faydası, sindirimi iyileştirmek ve bağışıklık sistemini desteklemek gibi sayısız sağlık yararı sağlayan fermente haline gelebilmesidir. Kilo kaybına bile yardımcı olur.

Yeşil Pancar

Pancarın etkileyici bir besin profili vardır, ancak pancar yaygın olarak yemeklerde kullanıldığında, yaprakları genellikle göz ardı edilir.

Oysaki yaprakları potasyum , kalsiyum, riboflavin, lif ve A ve K vitaminleri bakımından zengindir. Sadece bir fincan (144 gram) pişmiş pancar yaprağı , günlük alınması gereken A vitamininin % 220’sini içerir potasyum ve lifin % 17’si ni sağlar.

Ayrıca antioksidanlar beta-karoten ve lutein içerir, bunlar da kas dejenerasyonu ve katarakt gibi göz bozukluklarını önler.

Yeşil pancar salatalara, çorbalara eklenebilir ve bir garnitür olarak yenebilir.

Su teresi

Su teresi Brassicaceae ailesinden bir su bitkisidir. İyileştirici özellikleriyle bilinir ve yüzyıllardır ilaç olarak kullanılmaktadır.

Çalışmalar, kanser kök hücrelerini hedeflemek ve kanser hücresi çoğalmasını ve invazyonunu bozmak için su teresi ekstresinin faydalı olduğunu bulmuştur.

Roman Marulu

Roman marulu gevrek bir dokuya sahiptir ve özellikle Sezar salatalarında popüler olarak kullanılan bir maruldur.

A ve K vitamini için iyi bir kaynaktır ve bir fincan (47 gram) roman marulu bu vitaminler için günlük ihtiyacın % 82 ve% 60’ını sağlar.

Pazı

Pazı, kırmızı, beyaz, sarı veya yeşil renklerde, kalın bir sapı olan koyu yeşil yapraklı bir sebzedir. Genellikle Akdeniz mutfağında kullanılır, pancar ve ıspanak ile aynı aileye aittir.

Topraksı bir tadı vardır ve potasyum, manganez ve A , C ve K vitaminleri gibi mineraller ve vitaminler açısından zengindir.

Pazı, aynı zamanda, kan şekeri seviyelerini düşürmek için faydalı olabilecek bir bileşik olan siringik asit adı verilen eşsiz bir flavonoid içerir.

Diyabetli sıçanlarda yapılan iki küçük çalışmada, 30 gün boyunca siringik asidin oral yoldan uygulanması kan şekeri seviyelerini iyileştirdi.

Bununla birlikte, bunların hayvan çalışmaları olduğunu ve şırınga asidinin kan şekeri kontrolüne yardımcı olabileceği iddiasını destekleyen insan araştırmalarının eksik olduğunu belirtmek gerekir.

Roka

Roka Brassicaceae ailesinden yeşil yapraklı sebzedir.

Biraz bibersi bir tada sahiptir ve salatalara kolayca eklenebilen veya garnitür olarak kullanılan küçük yaprakları vardır. Kozmetik ve tıbbi olarak da kullanılabilir.

Diğer yapraklı yeşillikler gibi, A, B9 ve K vitaminleri gibi besinler ile doludur.

Aynı zamanda , vücudunuzda nitrik okside dönüşen bir besin olan nitratın en iyi kaynaklarından biridir.

Nitratın faydaları tartışılsa da, bazı çalışmalar kan akışınızı arttırarak kan damarlarını genişleterek kan basıncını düşürdüğünü bulmuşlardır.

Hindiba

Hindiba Cichorium ailesine aittir. Diğer yeşil yapraklılardan daha az bilinir. Çiğ veya pişmiş olarak yenebilir.

Sadece bir buçuk fincan (25 gram) ham hindiba yaprağı, günlük ihtiyacın K vitamini için % 72’sini, A vitamini için % 11’i ve folat için % 9’unu sağlar.

Aynı zamanda, inflamasyonu azaltan ve test tüpü çalışmalarında kanser hücrelerinin büyümesini inhibe ettiği kanıtlanmış bir antioksidan olan kaempferol kaynağıdır.

Şalgam

Şalgam, patatese benzer kök sebzeler olan şalgam bitkisinin yeşilliğidir. Bu yeşillik, kalsiyum , manganez, folat ve A, C ve K vitaminleri de dahil olmak üzere, şalgamın kendisinden daha fazla besin maddesi sağlar.

Güçlü ve baharatlı bir tada sahiptir. Şalgam yeşilliği, kalp hastalığı, kanser, iltihap ve ateroskleroz gibi sağlık durumunuzdaki riski azalttığı görülen, turpgillerden oluşan bir sebzedir.

Şalgam yeşilliği, glukonasturin, glikotropaeolin, kuersetin, mirisetin ve beta-karoten de dahil olmak üzere birçok antioksidan içerir – bunların hepsi vücudunuzdaki stresi azaltmada rol oynar.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/yesil-yaprakli-sebzeler/

Aşırı et tüketimi böbreklerde taş yapıyor

Böbrek Taşına Karşı Yeşil Yapraklı Sebzeler ve İçtiğiniz Suya Dikkat!

Fazla tüketilen kırmızı etin böbrek taşı oluşumuna zemin hazırladığını söyleyen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Kurtuluş, taşa karşı domates ve ıspanağın da ölçülü tüketilmesini öneriyor.

Kurtuluş taş hastalığıyla ilgili şu bilgileri veriyor:

Antik çağdan beri varlığı bilinen taş hastalığının toplumda görülme sıkılığı yüzde 10-15’tir. Ülkemiz ise taş hastalığının sık rastlanıldığı bölgelerden biridir. Özellikle kuru ve sıcak havanın hakim olduğu, su tüketiminin az, protein ve tuz tüketiminin fazla olduğu bölgelerimizde sıklığı daha da artmaktadır.

Modern tıbbın primer amacının toplumu hastalıklardan korumak olduğunu düşünürsek, taş hastalığı için önlenebilir risk faktörleri olan beslenme alışkanlığı, yaşam tarzı ve sıvı alımının düzenlenmesi bir sağlık politikası olmalıdır.

Bu yüzden 'doğum sancısı'ndan bile şiddetli olduğu ifade edilen bu hastalığı geçiren hastaların neredeyse tamamı, gelecekte taş oluşumunu engellemek için beslenme düzeni önem taşır.

•Et tüketiminin had safhalara çıktığı sofralar böbrekleriniz için büyük risk oluşturuyor. Aşırı et tüketimine bağlı yüksek hayvansal protein alımı taş oluşumunu kolaylaştırıyor.

Çünkü idrarda kalsiyum, oksalat ve ürat atılımı artıyor ve idrardaki koruyucu madde sitrat azalıyor.

Bu nedenle özellikle bünyesi böbrek taşı oluşumuna yatkın olan kişilerin beslenme tarzlarına ayrı bir önem vermeleri gerekiyor.

DOMATESİ ÖLÇÜLÜ TÜKETİN

Beslenme alışkanlıklarına dikkat edildiği takdirde böbrek taşlarının oluşma veya mevcut taşların büyüme riskleri azaltılabilir. Oksalattan zengin besinleri ölçülü tüketin: Taşların büyük bir çoğunluğu aynı zamanda oksalat içeriyor.

Ispanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, bamya, çilek, domates, armut, kuruyemiş, çay, kahve ve çikolata gibi birçok yiyeceğin içinde bol miktarda bulunan oksalat maddesi ayrıca vücut içinde de üretiliyor.

Bu tür yiyeceklerin makul miktarlarda tüketilmesinde fayda var.

TUZLUĞU SOFRANIZDAN KALDIRIN

Hastalar, ideal kilolarına ulaşmak için düşük kalorili diyetlerle kilo verme konusunda cesaretlendirilmelidir. Hastalara, günlük idrar miktarı 2 litre olacak şekilde su içme konusunda ısrar edilmelidir. Yatmadan önce 500 ml su içilmesi önerilmelidir. Suyun yerini almamak kaydıyla diğer sıvılar tüketilebilir.

Hayvansal protein alımı sınırlandırılmalıdır. Hayvansal proteinleri fazla tüketenlerin idrarlarında kalsiyum, oksalat ve ürat gibi maddelerin miktarı artarken taş oluşumu için koruyucu bir madde olan sitratın miktarı azalıyor. Et, balık, tavuk, yumurta, süt ve süt ürünlerinden alınan protein 50-60mg/gün' ü aşmamalıdır.

Aşırı tuzlu peynirlerden uzak durulmalıdır. Fazla tuzlu beslenenlerde de idrarla kalsiyum atılımı artıyor. Kalsiyum idrarla atılırken idrar yollarında çöküp böbrek taşlarına neden olabiliyor.

Bu nedenle taş hastalığına yatkınlığı olan hastalarda tuz tüketimini mutlaka azaltılmalı, aşırı tuzlu besinlerden kaçınılmalı, yemeklerin içinde bulunan makul orandaki tuzla yetinilmelidir.

GÜNDE 2 BARDAK LİMONATA

İdrarda sitrat maddesi taş oluşumuna karşı koruyucu etkiye sahiptir. Limonata sitrattan zengin içecek olduğu için bu içeceği düzenli olarak tüketmek taş oluşumuna karşı etkilidir.

DİKKAT BELİRTİ VERMEYEBİLİR

Taşlar hiç belirti vermeyebileceği gibi çok kıvrandırıcı ağrılara da sebep olabilir Böbrekten çıkıp kanala düşmüş olan taşlar şiddetli böbrek ağrısı yapabilmektedir.

Böbrekte sessiz duran taşlar ise zamanla büyük boyutlara ulaşıp böbreğe zarar verebilmektedir. Klinik belirtiler daha çok yaşa bağlı olma eğilimindedir.

Yetişkinlerde böğür ağrısı ve idrarda kanama görülürken, küçük çocuklarda kusma ve huzursuzluk ile karşımıza çıkabilmektedir.

TEDAVİ EDİLMEZSE ENFEKSİYONA NEDEN OLABİLİR

Böbrek pelvisindeki taşlar mutlaka tedavi edilmelidir. Aksi takdirde böbrekte fonksiyon kaybına ve enfeksiyona sebep olabilirler. Böbrek içindeki kaliks adı verilen ceplerde bulunan sessiz taşlar ise takip edilebilir.

Kaliks taşları bulundukları yerde büyür ya da üretere düşerse ağrı, kanama ve enfeksiyona sebep olabilirler. Bu tür taşlar tedavi edilmelidir. Taşların tedavisi boyutuna ve bulundukları yere göre değişmektedir.

5 mm ye kadar olan taşlar medikal tedavi ve bol sıvı alımı ile kendiliğinden düşebilmektedir. Taşın boyutu büyüdükçe müdahalesiz düşürme olasılığı azalır.

ŞOK DALGALARI İLE TEDAVİ

ESWL (Vucut Dışından Şok Dalgaları ile Taş Kırma): Böbrek taşlarının tedavisinde sıkça kullanılan bir yöntemdir. Şok dalgaları ile taş kırılarak taş parçalarının idrar yoluyla atılması beklenir. Bu süreç haftalarca sürebilir ve ağrılı olabilir. Bazı durumlarda kırılan taşlar tıkanıklığa sebep olabilir. Ek tedavi gereksinimi olabilir.

PCNL ( Perkütan Nefrolitotripsi ): Böbrek taşları büyük olduğunda veya ESWL ile kırılamadığında uygulanan bir yöntemdir. Bel bölgesinden 1cm lik bir insizyon ile böbreğe endoskopik yoldan girilerek taş bir bütün halinde ya da çeşitli enerji kaynakları ile kırılarak aynı yoldan dışarı alınır.

URS (Üreteroskopi): Üreter kanalı içerisindeki taşlar düşemzse ya da kırılamazsa idrar yolundan üreteroskop ile girilerek holmium lazer ya da başka enerji kaynakları ile kırılabilirler. Fleksible (Kıvrılabilen) üreteroskoplar ile böbrek içindeki taşlar bile endoskopik olarak tedavi edilebilmektedir (R.I.R.S)

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/asiri-et-tuketimi-bobreklerde-tas-yapiyor-2014-10-14.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.