Böbrek Taşını Önlemek İçin Su Tüketin

Böbrek Taşı Nasıl Düşer? Böbrek Taşına Ne İyi Gelir?

Böbrek Taşını Önlemek İçin Su Tüketin
78 / 100SEO Score

Böbrek taşı nasıl düşer, böbrek taşına ne iyi gelir ve taş düşürenler nasıl beslenmeli sorularını yanıtlayacağız. Böbrek taşı düşürmek oldukça sancılı bir süreçtir.

Bundan dolayı bu süreyi mümkün olduğunca kısaltmak gerekir. Böbrekte bulunan ve kanala düşmeyen taşlar genelde ağrı yapmazlar. Taşlar kanala düştüklerinde ise şiddetli ağrıya neden olurlar.

Kimisinde birkaç dakika süren bu ağrı kimisinde günlerce devam eder.

Böbrek Taşı Nasıl Düşer

Taşın düşerken ne kadar sancı yapacağı veya ne kadar uzun süreceği hem kişinin hem de taşın yapısına göre değişir. Ağrının şiddeti, taşın büyüklüğü ile doğrudan orantılı değildir. Taşların büyük çoğunluğu girişimsel işlemlere gerek duymadan düşürülür.

Ağrı Kesici Tedavi

Böbrek taşı düşürme esnasında ortaya çıkan ağrı, çoğu insan tarafından yaşadıklarının en şiddetlisi olarak nitelendirilir.

Bundan dolayı ilk yapılması gereken ağrı kesiciler ile ağrıyı azaltmak olacaktır. Böbrek taşı düşürenlerin çoğu, ağrı dolayısı ile acil servise başvurmak zorunda kalırlar.

Bu ağrılar bazen klasik ağrı kesiciler (NSAİİ) ile geçmez ve narkotik tipi ağrı kesicilere ihtiyaç duyar.

Ağrı kesici ilaçlar dışında doktorunuz tarafından böbrek kanalındaki kas spazmını çözecek alfa bloker (tamsulosin) ilaçlar yazılabilir. Bu da hem ağrıyı azaltırken hem de taş düşürmeye yardımcı olur.

Bol Sıvı Alın

Böbrek taşı nasıl düşer sorusuna çoğu insanın vereceği ilk yanıttır. Böbrek taşı düşürmek için yapılabilecek en basit şey bolca su içmektir. Bol su içmek yeni taş oluşumunu da engellemektedir. Peki böbrek taşı düşürmek için ne kadar su içmeliyiz?

Günde 2-3 litre su içmeniz önerilmektedir.  Kişinin alacağı su miktarı terleme miktarına, yaşadığı bölgenin sıcaklığına ve diğer sıvı kaybettiren etmenlere göre değişebilir.

Bundan dolayı daha belirleyici olan, günde 1,5-2 litre idrar çıkaracak kadar sıvı almanız olacaktır.

İdrar çıkışı çok düşük seviyelerde kalıyorsa ya yeterince sıvı almıyor ya da aldığınız sıvıyı başka yollarla kaybediyorsunuzdur(örn: terleme).

Termofor (Sıcak su torbası)

Sıcak su torbasını ağrının olduğu bölgeye koymak, böbrek taşı düşürmek için iyi bir yöntemdir. Ağrıyı kontrol altına almada ve böbrek kanalındaki spazmı gidermede size fayda sağlar. Termofor (sıcak su torbası) koymadan önce mutlaka doktorunuzdan bilgi alınız.

Eğer ağrı böbrek taşı değil de farklı iltihabi bir duruma (apandisit gibi) bağlıysa, sıcak kompres tehli olabilir ve kesinlikle yapılmamalıdır.

Hareketli Olun

Hem taşı düşürme hem de yeni taş oluşumunu engelleme amacınız varsa hareketli olmalısınız. Eğer hareketsiz bir yaşam tarzınız varsa, taş düşürmeniz daha zor olacağı gibi böbrek taşlarının tekrarlama olasılığı artacaktır.

Böbrek Taşına Ne İyi Gelir

Böbrek taşı düşürenlerin, 5 yıl içinde tekrar taş düşürme olasılığı %50‘dir. Yani böbrek taşı düşüren her iki kişiden biri 5 yıl içinde tekrar taş düşürüyor. Peki bu olasılığı en aza indirmek için neler yapmalıyız, neler yemeliyiz ve nelere dikkat etmeliyiz?

Tuz Tüketimini Azaltın

Yüksek sodyum seviyeleri idrardaki kalsiyumu arttırırken sitratı da azaltır. Bu mekanizmalar taş oluşumu için elverişli bir ortam oluşturur. Sitrat idrarda taş oluşumunu engelleyen bir maddedir.

İdrarda azalan sitrat taş oluşumunu kolaylaştırır. Yüksek sodyum içeren hazır gıdalar ve fastfood yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

Taş ağrısı çekip tekrar böbrek taşı düşürmek istemeyen herkes tuz kısıtlamasına gitmelidir.

Limonata İçin

Limon suyu veya limonatanın taş oluşumunu engellediği ispatlanmıştır. İdrardaki sitrat miktarını arttıran limonata, kalsiyumun kristalleşip taşa dönüşmesini engeller. İçerisindeki şeker miktarına dikkat edilerek düzenli tüketilen yarım bardak limonata, yeni taş oluşumunu önlemede yardımcı olacaktır.

Kalsiyum Düşman Değil

Geçmiş senelerde kalsiyum taşı düşürenlerde kalsiyum kısıtlaması yapılırken, son yıllarda bunun doğru olmadığı hatta kalsiyum kısıtlamasının taş oluşumunu arttırdığı ortaya çıkmıştır. Kalsiyum kısıtlamasına gidilirse, bağırsaklarda emilen ve idrarda atılan oksalat miktarı artacaktır. Bunun sonucunda yeni taş oluşumunu kolaylaşır.

Çok nadir durumlar hariç kalsiyum kısıtlaması önerilmez. Kalsiyum kısıtlamasının yerine tuz kısıtlamasına gitmek idrardaki kalsiyum miktarını düşürecektir. Doktorunuz aksini söylemediği sürece, süt ve süt ürünleri gibi kalsiyum içeren besinleri tüketmenizde herhangi bir kısıtlama yoktur. Kalsiyum kemik ve diş sağlığı için olduka önemlidir.

Böbrek Taşı Düşürenler Nasıl Beslenmeli

Beslenme, böbrek taşı oluşumuna etki eden birçok faktörden birisidir. Vücudumuzun ürettiği temelde 5 çeşit böbrek taşı vardır. Ayrıntı için Böbrek Taşı Neden Olur isimli yazımıza bakmanızı öneririz. Kalsiyum oksalat taşı düşürenler oksalat içeren besinlerin tüketimini azaltmalılar.

Oksalat içeren besinler: 

  • Pancar kökü
  • Kuşkonmaz
  • Çikolata
  • Maydanoz
  • Ravent
  • Çilek
  • Pırasa
  • Kereviz
  • Kaju, fıstık, badem
  • Soya ürünleri

Özellikle oksalat içeren böbrek taşları düşürenler bu besinleri daha az tüketmelidir.

Ürik asit taşı düşürenler diyetlerindeki kırmızı et, kümes hayvanları ve balık eti miktarlarını azaltmalılar.

Hayvansal proteinleri fazla tüketenlerde idrardaki sitrat miktarı azalırken kalsiyum ve ürik asit miktarları artmaktadır. Bu faktörlerin tamamı, böbrek taşı oluşumuna neden olur.

Ürik asit yüksekliği olanlarda, doktor tarafından yazılacak allopurinol isimli ilaç ürik asit seviyelerini düşürerek taş oluşma riskini azaltır.

Böbrek taşı düşürenlerin çoğu, yeterli sıvı ve diyet ile bu durumun tekrarlamasını engelleyebilirler. Taş düşürme şüpheniz varsa lütfen öncelikle doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/bobrek-tasi-nasil-duser/

Böbrek taşını önlemek için ne yapmalı?

Böbrek Taşını Önlemek İçin Su Tüketin

Memorial Ankara Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Hasan Bakırtaş, kapalı böbrek taşı cerrahisi hakkında bilgi verdi.

Taş tüm böbreği kaplayacak boyutlara ulaşabilir

Böbreklerin ana işlevleri vücuttan zararlı maddeleri atmak ve kanın asit-baz ile su-elektrolit dengesini düzenlemektir. Böbrekler bunu idrar üreterek yapmakta ve bu esnada kan ile idrar arasında sürekli sıvı ve elektrolit alışverişi olmaktadır.

İdrarda herhangi bir atık mineralin düzeyi çok artarsa idrar içinde çözünür halde kalamamakta ve kristal adı verilen kum taneleri oluşmaktadır. Bu kristallerin kümeleşmesi ile böbrek taşı denilen sert mineral kitleleri meydana gelmektedir.

Taşların boyutları pirinç tanesinden böbreğin içindeki tüm boşlukları kaplayacak şekilde 6-7 cm çaplara kadar değişebilmektedir.

Ağrıya bulantı ve kusma eşlik ediyorsa dikkat!

Küçük boyutlardaki taşlar genellikle kendiliğinden veya tedavi ile düşebilmekteyken, taş boyutu arttıkça müdahale gereksinimi de artmaktadır. Taşlar büyüdükçe tıkanma yaparak istenmeyen durumlara yol açmakta ve böbreğe zarar vermektedir. Taşın başlıca belirtisi, kolik ağrı olarak tanımlanan ve genellikle birden başlayan kıvrandırıcı ağrıdır.

Bu ağrı genellikle böğür bölgesinde başlayıp aynı taraf kasığa ve erkeklerde testise yayılabilmektedir. Eğer idrar torbasına yakın bir bölgede ise idrara sık çıkma, sürekli idrar hissi ve idrar yaparken yanmaya sebep olabilir. En önemli belirtilerinden bir diğeri de ağrıya eşlik eden bulantı ve kusmadır.

Bunun yanında yaptıkları tahrişe bağlı olarak zaman zaman idrarda kanamaya da yol açabilmektedirler.

Yetersiz sıvı tüketimi taş oluşumunu tetikliyor

Beslenme tarzı ile böbrek taşı oluşumu arasında yakın ilişki vardır. Süt ve süt ürünlerinin ve yeşil yapraklı besinlerin çok fazla veya çok az tüketilmesi taş oluşumu için riskini artırmaktadır. Aşırı tuzlu gıda tüketimi de taş hastalığına yol açan önemli nedenlerden bir diğeridir. Narenciyelerin az tüketilmesi de taş oluşturucu etki yapmaktadır.

Böbrek taşı oluşumunu artıran diğer risk faktörleri; tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, obezite ve obezite cerrahisi, aşırı hareketsiz yaşam, bazı bağırsak hastalıkları, kabızlık ve migren için kullanılan bazı ilaçlardır.

Bunların yanı sıra genetik yatkınlık nedeniyle bazı ailelerde taş hastalığının daha fazla görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat fazla ortaya çıkmaktadır. Tüm bunların ötesinde taş oluşumunu artıran en önemli faktör yetersiz sıvı tüketimidir.

Sıvı kaybına göre değişen miktarlarda olmak üzere günden en az 1.5-2 litre idrar çıkartacak kadar sıvı almak çok önemlidir. Yeterli sıvı alan kişilerin idrarlarındaki mineraller kristal oluşturamazlar ve böbrek taşı oluşumu engellenir.

Yeterli idrar çıkardığımızın en önemli göstergesi idrar renginin açık sarı olmasıdır.

Tedavi taşın özelliklerine göre planlanıyor

Hastalığın tanısında en önemli yaklaşım detaylı hasta öyküsü ve titiz bir fizik muayenedir. Taş şüphesi varsa başlangıç tetkikleri idrar incelemesi ve ultrasonografidir.

Bunlarla kesin tanı konulamayan ve şüphenin devam ettiği hastalarda en sık başvurulan ve kesin tanıya yardımcı olan yöntem ilaçsız bilgisayarlı spiral tomografidir. Böbrek fonksiyonu ile ilgili şüphe olduğunda nadiren ilaçlı filmlere de başvurulmaktadır.

Tanı sonrası tedavi planlaması, taşın sayısına, büyüklüğüne, şekline, bulunduğu yere, yaptığı tıkanıklığın derecesine ve cerrahın elindeki imkanlara ve tecrübesine göre değişmektedir.

Sanılanın aksine tüm böbrek taşları aynı yapıda değildir. Bu nedenle özellikle ilaçlı tedavide olmak üzere tüm taşlar aynı yöntemle tedavi edilememektedir. 4 milimetreden küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşerken, 5 milimetreden büyük taşlar ise çoğunlukla girişim gerektirmektedir.

Küçük taşlarda taş düşürülmesi ve ağrının azaltılması için ilaç tedavilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca tekrarlayan taş hastalığında, yeniden taş oluşumunu engellemek amacıyla sebebe yönelik ilaç tedavilerine başvurulmaktadır.

Geçmişte sıklıkla başvurulan açık taş ameliyatları ise bugün neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Yine 10-15 yıl öncesine kadar sıklıkla kullanılan “ESWL” yani “beden dışından şok dalgaları ile taş kırma tedavisi” bugün daha çok 2 cm’den küçük taşlara uygulanmaktadır.

Günümüzde müdahale düşünülen taş hastalığında en sık başvurulan yöntemler kapalı cerrahi yaklaşımlardır.

Herhangi bir kesi yapılmadan doğal yollardan cerrahi uygulanabiliyor

Kapalı cerrahi yaklaşım tek bir yöntem değildir. Üreter adını verilen idrar kanalındaki taşlara taşın yerine göre yarı sert veya bükülebilir endoskopik aletlerle girişim yapılmaktadır.

Bu işlemler hastalara herhangi bir kesi yapılmadan doğal yollarından girilerek uygulanmaktadır.

Endoskopik aletlerin içerisinden gönderilen lazer gibi değişik enerji kaynakları yardımıyla taşa doğrudan dokunarak kırma işlemi gerçekleştirilmekte ve parçalar özel tutucu veya basketlerle dışarı alınmaktadır.

Fleksibl yöntemle sadece üreter üst bölümdeki taşlar değil böbrek içindeki taşlarda %90’ın üzerindeki başarı oranları ile kırılabilmektedir. Bir başka girişimel yöntem, üreter veya böbrek havuzunda ciddi tıkanıklık yapan nispeten büyük taşlarda kullandığımız laparoskopik yaklaşımdır.

Bunların yanında “perkütan nefrolitoripsi” adı verilen farklı bir endoskopik tedavi yöntemi daha vardır. Bu yöntem böbrek iç boşluklarında 2 santimden büyük taşlarda genellikle ciltten bir adet 1 santimlik delik açılarak gerçekleştirilmektedir.

Açılan delikten kamera ile böbreğin içine girilerek taşlar değişik enerji kaynaklarıyla kırılmaktadır.

Kapalı cerrahi hasta konforunu artırırken iyileşme süresini kısaltıyor

Kapalı yöntemler açık cerrahi yönteme göre birçok avantaja sahiptir. Kapalı cerrahide hastaya kesi yapılmadığı için ameliyat sonrası çok daha az ağrı olmaktadır.

Bu sayede hastanede yatış süresi oldukça kısalmakta, hatta birçok işlemde hasta aynı gün taburcu edilebilmektedir.

Kapalı yöntemler tekrarlayan girişimlere kolaylıkla izin verirken, açık ameliyatlarda daha önceki ameliyatın yapışıklıkları ciddi komplikasyonlar oluşmasına neden olabilir.

Açık ameliyatlarda 3 kat adale tabakası kesilerek işlem gerçekleştirildiğinden, ameliyat sonrası yara yerinde kalıcı hissizlik, uyuşukluk, iğne batması türünde şikayetler ve ameliyat yerinde fıtık meydana gelebilmektedir. Tüm bu avantajlar nedeniyle günümüzde ameliyat gerektiren taş hastalığında açık ameliyat oranı %3’ün altına inmiştir.

Ortopedi’de yeni teknolojiler ile ameliyatsız tedaviler mümkün

Источник: https://indigodergisi.com/2017/07/bobrek-tasini-onlemek/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.