Böbrek Taşının Nedenleri ve Tedavisi

Böbrek Taşları Tedavisi Uygulamaları Nasıl ve Ne Şekilde Yapılır?

Böbrek Taşının Nedenleri ve Tedavisi

Böbrek taşı tedavisi uygulamasında böbrek taşının büyüklüğü, taşın nereye yerleştiği, taşın özelikleri önemlidir. Buna göre tedavi şekli belirlenmektedir.

Böbrek Taşı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Böbrek taşı

Böbrek taşlarının çoğunluğu kendiliğinden düşme eğilimi taşır. Yapılan bir araştırma göre idrar yolları taşlarının yaklaşık olarak % 80’i ilaç tedavisi ya da kendiliğinden düşmektedir.

Böbrek taşları boyut açısından 5 mm’den daha büyük değilse kendiliğinden kolayca düşebilir ama 5 mm’den daha büyükse cerrahi işlemler ile bu taşlardan kurtulmak mümkündür.

Ayrıca 5 mm altında olan taşların idrar yolundaki yerleşim durumu ve taşların şekilleri de düşmesi konusunda etkili olur. Böbrek taşı tedavi yöntemleri arasında;

Böbrek taşının tedavisinde hangi yöntemlerin kullanılacağı taşın cinsine, oluşturabileceği zarara, idrar yollarına vermiş olduğu zarara, taşın büyüklüğüne ve taşın yerine göre değişmektedir.

Böbrek taşlarının düşürülebilmesi ve tedavi edilmesi için açık cerrahi yöntemi sık şekilde tercih edilmemektedir.

Ayriyeten böbrek taşının oluşmasının önüne geçmek isteyen kişilerin günlük olarak bol düzeyde su tüketmesi gerekir.

Su böbrek taşı oluşmalarının önüne geçerken düşmesi konusunda da yardımcı olur. Böbrek taşlarının erimesi, kolay düşmesi, oluşmaması için doğal ve bitkisel olan kürler, çay ya da karışımlar kullanılabilir.

Kendiliğinden Böbrek Taşının Düşmesini Beklemek ve ESWL Tedavisi

Kendiliğinden düşmesini beklemek; hastaların idrar yollarının genel yapısı ve taşın büyüklüğü düşmesi konusunda etkendir. Ayriyeten taşın idrar yoluna yerleşme şekli ile kendi şekli de düşmesini etkileyen faktörler arasında yer alır. Taşın kendiliğinden düşmesini beklemede en önemli olan nokta beklenecek olan süredir.

Bazı hastalar haftalarca beklerken bazı hastalar yıllarca bekleyebilir. Bu kadar uzun süre beklemek oldukça yanlıştır. Böbrek taşları zaman içinde idrar yollarında tıkanıklar, idrar yollarından iltihaplanmalar, böbreklerde iltihaplanmalar ve böbrek yetmezliklerine sebep olabilir. Bundan dolayı taşlar 5 mm’den daha küçük olsa bile acil düşmesi önemlidir.

Düşmeyen taşlar için mutlaka taş tedavi yöntemlerinden bir tanesi tercih edilmelidir.

ESWL tedavisi; bu tedavi şekli genelde küçük olan taşlar için kullanılır. Genelde hastaya anestezi verilmez. Şok dalgalarının yardımı ile taşların kırılması sağlanır. Kırılan taşlar kısa zaman içinde idrar yardımı ile dışarıya atılmalıdır.

Taşların dışarıya atılması esnasında oluşabilecek olan ağrılardan kaynaklı olarak ilaç kullanımı yapılmalıdır. Kırılmış olan taşlar idrar yollarında tıkanmalara yol açar ve düşmez ise ek cerrahi işlemlere gerek duyulabilir.

Kapalı Böbrek Taşı ve Açık Böbrek Taşı Ameliyatı

Kapalı üreter taşları tedavisi; mesana ile böbreklerin arasındaki idrar taşları için uygulanmakta olan tedavi yöntemidir. Bu tedavide üriner sistemi tehdit altına alan taşlardan kurtulma ve hastayı en kısa dönemde günlük yaşamına döndürmek amaçtır. Medikal şekilde yapılan tedaviler ile düşmeyen taşlar için uygulanmaktadır.

Kapalı böbrek taşları tedavisi; genel anestezi altında yapılan bu ameliyatta hastanın sırt kısmından 1 cmm boyutunda kesi açılır. Açılmış olan keşiden özel olarak üretilmiş olan aletler yardımı ile böbreklere boru parçası yerleştirilmesi yapılır. Optik olan cihazların yardımı ile taşın olduğu bölge monitöre aktarılır.

Endoskopik olan taş kırma aletlerinin yardımı ile taş kırılır ve olduğu bölgeden çıkartılır. Bu ameliyatta hastaların vücut dokularına herhangi bir zarar verilmez. Ayrıca kısa sürede tamamlanan ameliyat sonrasında hastalar kolay ve hızlı bir iyileşme süreci geçirir. Açık böbrek ameliyatına göre daha rahat bir iyileşme dönemi geçirmek mümkünüdür.

Hasta hastaneden en fazla 3 gün içinde taburcu edilir.

Açık böbrek taşları tedavisi; gelişen teknoloji ile kapalı böbrek taşı ameliyatı çıktığından bu yana açık böbrek taşı ameliyatları tercih edilmemektedir.

Bu ameliyat endoskopik olan yöntemler kullanılarak böbrek taşı çıkarılamayan hastalarda tercih edilir. Ayrıca iyileşme süreci ve hastaların günlük yaşama dönemleri oldukça uzun sürer.

Diğer yöntemler arasında en riskli yöntemdir.

Böbrek Taşı İçin Doğal Bitkiler

  • 1 litre kaynamış olan suyun içine atılacak olan 100 gram mısır püskülü 10 dakika boyunca kaynatılır. Sonrasında süzülür ve elde edilen karışım sabah, akşam aksatılmadan içilir.
  • 1litre su kaynatılır ve içine 1 bağ maydanoz eklenir. Bu şekilde 5 dk. boyunca kaynatılır. Sonrasında süzülür ve elde edilen karışım sabah, akşam aksatılmadan içilir.
  • 1litre su kaynatılır ve içine arpa eklenir. Bu şekilde 10 dk. boyunca kaynatılır. Sonrasında süzülür ve bu karışım sabah, akşam düzenli şekilde içilir.
  • 1litre su kaynatılır ve içine 50 gram ayrık otu eklenir. Bu şekilde 5 dk. boyunca kaynatılır. Sonrasında süzülür ve elde edilen karışım sabah, akşam aksatılmadan içilir.
  • 1 su bardağı klorsuz olan suyun içine 3 gram kadar avokado yaprağı eklenir. Avakoda yapraklarının kurumuş olması gerekmektedir. Kısık ateş üstünde tutulan karışım 8 dakika boyunca ocaktan alınmadan kaynatılır. Akşam yemeğinden 2 saat önce ılık şekilde tüketilmelidir. Avakoda yaprağı kürü düzenli şekilde tüketilmelidir. 5 gün yapılmalı 3 gün ara verilmelidir. 20 gün boyunca yapılması gereken bu kürün hesaplamasına 3 gün aralar eklenmez. İbrahim Saraçoğlu tarafından tavsiye edilen kürün düzenli ve aksatılmadan kullanılması gerekir. Avakoda yaprağı böbrek taşlarını eritme özelliğinden dolayı tavsiye edilir.

(1 oy, ortalama: 5,00en yüksek 5)
Loading…

Источник: https://bobrekagrisi.com/tedavi/bobrek-tasi-tedavisi

Böbrek Taşı : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Böbrek Taşının Nedenleri ve Tedavisi

Böbrekler vücudun önemli organlarındandır. Kandaki zararlı maddeleri filtreleyerek, atık madde halinde idrarla dışarı atılması gibi önemli bir işleve sahiptirler. Böbrek taşları ise vücudun doğal akışı içerisinde herhangi bir nedenle meydana gelebilen yapılardır.

Böbrek taşı rahatsızlığı günümüzde böbrekte en sık rastlanan problemlerden biri haline gelmiştir. Kalsiyum, ürik asit, amonyum fosfat, sistin, magnezyum ve oksalat gibi maddelerin idrarda fazla yoğunlukta olması ile oluşabilir.

Bu maddeler böbrekte çöküp kristalleşebileceği gibi zamanla büyüyerek böbrek taşı haline de gelebilirler.

Böbrek taşı, böbrek kanalları içerisinde oluşur ve mineral içeren sert kitleler halindedir. Boyutları kum tanesinden yumurta büyüklüğüne kadar olabilir.

Erkeklerde kadınlardan daha sık görülen böbrek taşı, tekrarlama ihtimali yüksek olan rahatsızlıklardandır. Bu hastalığın ağrısı insan hayatında yaşanabilecek en şiddetli ağrıların başında gelmektedir.

Erkekler bu ağrıyı mukayese edemeseler de kadınlar doğum sancısı kadar hatta bazen daha da şiddetli bir ağrı olabileceğini ifade ediyorlar.

Böbrek Taşı Nedenleri Nelerdir?

Böbrek taşı farklı nedenlerden dolayı ve farklı çeşitlerde meydana gelebilir. Enfeksiyon nedeni ile ortaya çıkan ve fosfat içeren taşlar bulunur. Fakat taşların çoğu kalsiyumdan oluşur. Bazı hastalıklar ve alışkanlıklar yüzünden de böbrekte taş oluşma riski artabilir.

Sık sık ishal ve kabız olma veya sıvı kaybı durumunda böbrekte taş gelişimi artabilir. Ortaya çıkan böbrek taşı vakalarının birçoğunda aşikar bir sebep yoktur. Fakat dikkatle incelendiğinde belirgin olan birkaç olgu bulunabilir. İdrarın olduğu yerde taşların oluşma olasılığı fazladır.

İdrardaki bazı koruyucu maddelerin az üretilmesi de taş oluşumuna sebebiyet verebilir.

1. Genetik faktörler

Birinci dereceden akrabasında böbrek taşı hastalığı bulunan kişiler bu riski fazlasıyla taşırlar. Genetik yatkınlık böbrekte taş oluşumunda en önemli faktördür.

Kalıtımsal olarak idrar bileşenlerinde ve idrar yolunda doğuştan anormallikler olabiliyor.

İdrar çıkış deliğinin doğuştan dar olması sonucu idrar boşaltımında duraksamalar meydana gelir ve bu da çökelmelere neden olur. Bu durum da taş oluşma riskini artırır.

2. Gut hastalığı

Metabolik bir hastalık olan gut hastalığına sahip bireylerin böbreklerinde taş oluşma riski oldukça fazladır. Gut, vücutta ürik asit oranını artırır ve taşların daha fazla oluşmasına zemin hazırlar. Erkeklerde kadınlardan daha sık görülen kronik gut hastalığı kandaki ürik asit oranını artırarak böbreklerde kristalleşmeye neden olur. Bunun sonucunda da taş oluşumu hızlanabilir.

3. Beslenme bozukluğu

Beslenme alışkanlığının dengesiz ve sağlıksız oluşu birçok hastalığın sebebi olabildiği gibi böbreklerde taş oluşma riskini artıran en önemli faktörler arasındadır.

Çiğ yeşil sebzelerin iyice yıkanmadan ve aşırı miktarlarda tüketilmesi kalsiyum oksalat taşlarına neden olur. Protein ağırlıklı ve hayvansal yağ tüketimi fazla olacak şekilde beslenmek de ürik asit taşlarına zemin hazırlar.

Ayrıca hızlı veya az beslenmek de yeme bozukluğuna yol açtığından taş oluşma riskini artırır.

4. Sıvı tüketiminin az olması

Çevresel veya psikolojik olarak az sıvı tüketimi taş oluşumunun başlıca nedenlerindendir. Bu rahatsızlık, Türkiye gibi sıcak iklime sahip ve su içme alışkanlığının az olduğu veya suyun temizliğinin kötü olduğu ülkelerde daha fazla görülür.

Gün içerisinde az su içen kişilerin böbreklerinde taş oluşma riski fazladır. Az sıvı tüketilmesi, idrarın vücutta oluşan zararlı maddeleri çözebilecek miktarda bulunamamasına sebep olur.

Bu nedenle gün içerisinde alınan sıvı miktarına özellikle yaz aylarında dikkat edilmeli ve su tüketiminin artırılmasına özen gösterilmelidir.

5. Sıcak yerlerde yaşamak

Sıcak iklimlerde ve yüksek rakımlı yerlerde yaşamak böbreklerde taş oluşma riskini artırır. Güneşin etkisinden dolayı D vitamini sentezi artar ve bazı maddelerin bağırsaklardaki emilimi daha fazla olur. Bu da idrarın daha fazla oluşmasına ve kalsiyum taşlarının oluşmasına zemin hazırlar. Nem olan ortamlarda sıvı kaybı olacağından sıvı ihtiyacını gidermeye önem vermek gerekir.

6. Diğer etkenler

Yukarıda saydığımız nedenlerin dışında böbreklerdeki taş oluşma riskini arttıran başka nedenler de mevcuttur. Birçok etken böbreklerde taş oluşumuna yol açabiliyor. Böbrek taşı oluşma riskini arttıran diğer etkenler;

  • İdrarda yüksek ürik asit bulunması,
  • Kristallerin oluşumuna neden olan bazı ilaçların kullanımı,
  • İdrar yolu enfeksiyonları,
  • Böbrekteki yapısal bozukluklar ve böbrek hastalıkları,
  • Bazı kronik bağırsak iltihabı ve rahatsızlıkları,
  • Bazı kanser hastalıkları,
  • 30 yaş ve üstü olmak,
  • Hareketsiz veya az hareketli bir yaşam tarzına sahip olmak,
  • Sık diyet yapmak,
  • Bağırsaktaki aşırı kalsiyum emilimi şeklinde listelenebilir.

Böbrek Taşının Belirtileri Nelerdir?

Böbrek taşı düşürüyorsanız şiddetli ağrının yanında birçok başka belirti de görülebilir. Eğer oluşan taş idrarla sorunsuzca atılmışsa bu belirtiler görülmeyebilir. Fakat idrar kanalının bir yerinde takılı kalan ve idrar akışına engel olan taşlar birçok semptom meydana getirebilir.

Bazen bu taşlar hiçbir belirti vermeden de ortaya çıkabilirler. Sadece yapılan bir kontrol sırasında görülebilirler. Bazı taşlar ise idrar yolu içerisine girerek idrar kanalına yapışır, idrar akışını keser ve iltihap sonucu enfeksiyonların oluşmasına neden olur.

Bu taşlar acil tedavi gerektiren böbrek taşı türlerindendir. Böbrekte bulunan ve çok büyük boyutlara varan bazı taşlar ise böbrekte kronik iltihaba yol açar. Eğer tedavi edilmezse zamanla böbrek kaybına neden olabilir.

Böbrek taşlarının insandan insana, taşın yapısına, büyüklüğüne ve yerine göre belirtileri değişebilir.

1. Ağrı görülmesi

Taş düşürme hastalığında en sık görülen ve hastaya eziyet eden en önemli belirti dayanılmaz boyutlara ulaşan ağrılardır. Bazı kişilerde bu hafif bir sızlama şeklinde oluşabilir. Fakat çoğunlukla şiddetli, kıvrandırıcı ağrılar ortaya çıkar. Ağrı atakları, böbrekteki taşın idrar yolundaki hareketlerine ve buna bağlı oluşan spazmlara göre değişir.

Ağrının yeri taşın bulunduğu bölgeye göre değişebilir. Böbrekte ve idrar yolunun üst kısmında yer alan taşlar, sırt, kalça ve kaburga arasında yan ağrısına yani böğür ağrısına sebep olurken, idrar yolunun alt kısmında yer alan taşlar ise karnın alt tarafında şiddetli ağrılara neden olurlar.

Bu ağrılar bazen kasıklara, yumurtalıklara, genital organlara kadar gidebilir ve bu bölgeleri hassaslaştırabilir.

2. İdrarda kan görülmesi

Böbrek taşı sorununda en önemli belirti olan ağrının yanında idrarda kan görülmesine sıkça rastlanır. Kanama gözle görülür oranda olabileceği gibi sadece idrar tetkikinde de ortaya çıkabilir.

Ağrı ile birlikte idrarın renginde bir değişiklik görüyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna giderek tetkikler yaptırmalı ve idrarda kan bulunmasının böbrekte taş olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığını kontrol ettirmelisiniz.

3. İdrarın ağrılı ve yanmalı olması

İdrar yaparken ağrı hissedilmesi ve yanma olması böbrekten taş düşmesinin en çok rastlanan belirtilerindendir. Bunun yanında idrara çıkma isteğinin artması da böbreklerden taş düşürüldüğünün belirtisi olabilir. İdrar sıklığından yakınma bu rahatsızlığa sahip hastalarda oldukça rastlanan bir durumdur. İdrarın bulanık ve kötü kokulu olması da diğer semptomlar arasındadır.

4. Diğer belirtiler

Yukarıda saymış olduğumuz belirtiler böbrek taşı hastalığının en önemli ve sık rastlanan belirtilerindendir. Ancak bunların yanında dikkat edilmesi gereken, hatta enfeksiyon belirtisi olabilecek olan bazı semptomlar da mevcuttur.

  • Mide bulantısı,
  • Kusma,
  • İdrarda kum görülmesi,
  • Titreme,
  • Ateş,
  • Terleme dikkat edilmesi gereken diğer belirtiler arasındadırlar.

1. ESWT yani vücut dışından uygulanan şok dalgaları ile taşın kırılması

Cerrahi müdahaleye yanaşmayan kişilerde veya belirli boyutlardaki taşlarda şok dalgaları ile böbrek taşları kırılması yöntemini uygulamak oldukça yaygındır. Bir noktadan çıkan şok dalgaları taşın bulunduğu yerin üzerine tutularak taşın kırılması sağlanır. Daha sonra kırılan bu taşlar idrar yolu ile vücuttan atılır.

ESWT yönteminin başarı sağlaması taşın boyutuna, yerine ve cinsine bağlıdır. ESWT sırasında bazen ağrı hissedilebilir. Bunun için hastaya tedavi öncesi ağrı kesici verilir. Böbrekte bulunan taşa ve hastaya bağlı olarak birkaç seansa ihtiyaç duyulabilir.

Uygulanan bu yöntemin sonucunda başarı elde edilme oranı oldukça yüksektir.

2. PCNL

Kapalı ameliyat yöntemi olan PCNL tedavi yöntemi, büyük boyutlardaki ve ESWT yöntemi ile kırılamayan böbrek taşlarında uygulanan bir cerrahi müdahale yöntemidir. Öncesinde hastaya genel anestezi uygulanır ve sırt bölgesinde bir kesi açılır. İçeri bir alet ile girilir ve böbrekteki taşın çıkarılması sağlanır. Bu tedavinin sonucunda iyileşme süreci oldukça hızlıdır.

3. URS

İdrar yolu taşları bu yöntemle temizlenebilir. URS yönteminde herhangi bir kesi yapılmaz. İdrar yolundan endoskopik bir alet sokularak taş orada temizlenir. URS yöntemi tedavi sonrası iyileşme sürecinin en hızlı olduğu yöntemlerdendir. Alt idrar yolu taşlarının temizlenmesinde bu yöntemin başarı oranı oldukça yüksektir.

4. İlaç tedavisi

Uygulanabilecek yöntemlerin yanı sıra bazı ilaçlarla da hastanın tedavisi desteklenmelidir. Özellikle şiddetli olan ağrıları dindirmek için ağrı kesiciler kullanmak hastanın tedaviye devam etmesi ve dayanabilmesi açısından önemli rol oynar.

Böbrek Taşı Ağrısına Ne İyi Gelir?

Uygulanan cerrahi müdahalelerin yanı sıra ağrıları azaltmak veya taş oluşumunun tekrarlamasını önlemek için izlenebilecek bazı yollar mevcuttur. Eğer böbreklerinizde taş oluşumuna yatkınsanız veya önceden böyle bir rahatsızlık geçirdiyseniz bu yöntemleri uygulayabilirsiniz.

  • Gün içerisinde bol su tüketilmesine dikkat edilmelidir. Özellikle sıcak olan dönemlerde terlemeyle birlikte kaybedilen sıvı eksikliğini gidermek açısından sıvı tüketimi önemlidir.
  • Tuz tüketimi yüksek oranda azaltılmalıdır.
  • Ani kilo kayıplarından kaçınılmalıdır.
  • Sıcak su uygulamaları ile ağrının azaltılması sağlanabilir. Sıcak banyo, sıcak su torbası vb. yöntemler ağrıya iyi gelecektir.
  • Bol bol hareket edilmesine özen gösterilmelidir. Düzenli bir biçimde egzersiz yapılmalı ve hareketsiz bir yaşam tarzından uzak durmaya çalışılmalıdır.
  • Çay, kahve ve asitli içeceklerden uzak durulmalı, bunun yerine limonata gibi içerisinde sitrat içeren bir içecek içilerek böbrek taşının düşürülmesine yardımcı olunmalıdır.
  • Yaşam tarzında değişikliklere gidilmelidir.
  • Düzenli ve yavaş beslenmeye dikkat edilmelidir.
  • Sağlık kontrolleri aksatılmamalıdır.
  • Lif içeren besinlerle beslenmeye ağırlık verilmelidir. Bunun yanında sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır.
  • Şiddetli ağrı olduğu durumlarda doktor kontrolünde ağrı kesiciler kullanılabilir.
  • Kalsiyum tüketilmesine dikkat edilmelidir.
  • Stresten uzak bir hayat yaşamaya çalışılmalıdır.

Bu yöntemler ağrının azaltılmasında ve böbreklerde taş oluşumunun tekrarlamasını önlemekte önemli rol oynar. Halk arasında çok yaygın olan bilim dışı yöntemlerin uygulanmasından uzak durulmalıdır. Böbreğinde taş olan hastalar tedaviden korkmamalıdır.

Bazı bilimsel olmayan yöntemlerle tedavi geciktirilmemeli ve bir hekime danışarak bilimsel tedavi yolları izlenmelidir. Bilimsel olmayan bazı yöntemler böbrekte tıkanmalara yol açıp çok daha kötü sonuçlar doğurabilir. Teknolojinin kullanımı ile birlikte daha az acılı ve hızlı tedavi yöntemleri mevcuttur.

Uygulanan tedaviler sonrasında ise idrar ve kan tahlilleri ile kontrol süreci devam ettirilmeli ve kişiye özel olarak hazırlanan beslenme listesine uyarak hareket edilmelidir.

Источник: https://sebboy.com/bobrek-tasi/

Böbrek Taşları Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Böbrek Taşının Nedenleri ve Tedavisi

Her geçen gün artan hasta şikayetleri ile görüyoruz ki Türkiye ‘de böbrek taşı hastalığı gittikçe artmaktadır. Günlük yaşam kalitemiz için büyük önem arz eden böbreklerimize gereken önemi göstermeliyiz. Kimi zaman aşırı ağrı ile karşılaştığımız , kimi zaman ise sinsice ilerleyen bu hastalıkta neler yapmamız gerektiğine gelin hep beraber bir bakalım ;

Amerika Birleşik Devletleri’nde hastaneye yatan her 1000 hastanın l’inde yatış nedeni böbrek taşıdır. Yapılan otopsilerde ise taş vakalarına % 1 sıklıkta rastlanmıştır. Buna göre böbrek taşlarının daha genel bir yaklaşımla idrar yolları taşlarının büyük bir bölümü sessizdir. Yani hastayı rahatsız edici herhangi bir belirti ortaya çıkarmaz.

Kimyasal yapılarına göre, birbirinden farklı böbrek taşlarına rastlanabilir. Kimyasal yapısı “Kalsiyum oksalat”, “Kalsiyum fosfat”, “Amon-yumürat”, “Sodyum ürat”, “Ürik asit”, “Sistin”, “Ksantin”, “Kalsiyum karbonat”, “Amonyum fosfat” ve “Magnezyum fosfat” olan taşlar vardır.

Kalsiyum fosfat, kalsiyum karbonat, amonyum fosfat, magnezyum fosfat, kalsiyum oksalat taşlarını, çekilen basit bir böbrek röntgeninde görmek olasıdır.

Diğer taşların görülebilmesi için “întravenöz piyelografi” [1VP] denilen özel bir yöntemle, böbreklerin röntgeninin çekilmesi gerekmektedir. % 80 vakada böbrek taşı tek tarafta oluşur. Sağ böbrekte daha sık taş oluşmaktadır. Erkeklerde kadınlara oranla iki kat daha sık olarak böbrek taşma rastlanmaktadır.

% 60 vakada böbrekte tek bir taş bulunmaktadır. Böbrek taşı 0.5 cm ‘den 5 cm ‘ye kadar büyüklükte olabilmektedir.İdrar içinde ürat, fosfat, oksalat gibi kristalloid-îer erimiş durumdadır. Normalde idrar yolları idrar ile ıslanmaz.

Ancak idrar yollarında gelişecek olan bir iltihap, buraların idrarla ıslanabilmesine yol açar.

Islanabilen bu anormal yüzeylere ise idrar içindeki kristalloidler çökmeye ye böylece taş oluşmaya başlar. Üre, azot, salisilik asit gibi idrar içinde bulunabilen bazı maddeler, “Hidrotrop madde-ler”dir.

Bu maddeler kristalloidlerin idrar içinde erirliklerini artırırlar, dolayısıyla da bu kristalloidlerin çöküp taş oluşturmalarına engel olurlar. İdrar içinde “Nükleik asit”, “Kondroitin sülfürik asit” gibi kolloidler bulunmaktadır. Bu kolloidle-rin yokluğunda böbrek taşlan oluşmaktadır.

İdrar içindeki kristalloidlerin normalden fazla yoğunlukta bulunmaları ya da kişinin su kaybı nedeniyle yoğun idrar çıkarması, böbrek taşlarına hazırlayıcı bir etkendir. İdrar alkali olduğunda fosfat taşları oluşur, asit idrarlarda ise böbreklerde sistin ve ürat taşları oluşur.

Böbrek taşı vakalarının % 4′üniin nedeni ise “Gut” hastalığıdır. Taş vakalarının % 5′inde ise ailesel eğilim saptanmaktadır.

A vitamini eksikliği, idrar yollarındaki darlıkların yol açtığı idrar akışı yavaşlaması, uzun süre yatalak olmak, kronik kemik iltihaplan, hiperparatiroıdizm, D vitamini fazlalığı böbrek taşlarının oluşumuna yol açan çeşitli etkenlerdir. Böbrek taşları genellikle böbrek kaliksleri içinde oluşurlar.

Böbrek taşı idrar akışı ile dışa atılma yoluna girdiğinde, idrar yollarını herhangi bir bölgeden tıkayabilir. Bunun sonucu olarak da tıkanmanın gerisinde idrar birikebilir. Bu durum da böbrek ve idrar yollarında infeksiyonların oluşmasına yol açabi-bilir. Taş, idrar yolları içinde hareket ederken kanamaya da yol açabilir.Böbrek taşlarının büyük bir çoğunluğu hastayı rahatsız etmez.

Beürti verdiğinde ise, en önemli belirtiler “Ağrı” ve “Hematüri”dir. Ağrı, böbrek taşının idrar yolları içinde ilerlemesi sonucu idrar yollarında gelişen spazma bağlıdır. Ağrı küt olabileceği gibi, “Kolik” denilen çok şiddetli, batıcı bir ağrı özelliğinde de olabilir, Koük ağrısı çok şiddetlidir, hasta kıvranır, yüzü solar, ter döker. Ağrı bütün karına yayılabilir.

Bulantı ve kusma ağrı sonucu gelişebilir. Taşın idrar yollarını zedelemesi sonucu idrarda kan çıkabilir [hematüri).

Böbrek taşlarının neden olduğu ağrı atakları sırasında, hastaya morfin ya da benzeri ağrı kesicilerinin ve spazm çözücü ilaçların verilmesi, ağrının dindirilmesi bakımından yararlı olmaktadır.

Hastanın fazla miktarda su içmesi, idrar akımını artıracağından, taşın düşmesini kolaylaştırabilir. Kendiliğinden düşmeyen ve hasta için tehli olabilecek böbrek taşlarının ise cerrahi yöntemlerle çıkartılması gerekir.

Etten ve sıvıdan zengin, karbonhidrattan ise oldukça fakir bir diet ve’ günde bir saat kadar yürümek ya da düzenli olarak spor yapmaki böbrek taşlarına karşı değerli bir önleyicidir.

Böbrek taşlan olağan koşullarda id­rarda çözünmüş maddelerin çökelerek sert birikinti parçacıkları oluşturmasıyla ortaya çıkar. Böbrek taşı oluşumuna yol açan bu maddelerin başlıcalan tirat, ok­salat ve kalsiyum fosfat gibi bileşikler­dir.

Taşın oluşum yerine göre değişen hastalık belirtileri ortaya çıkabilir. Taşlar böbrek çanaklarına (kaliks) ya da havu­zuna (pelvis) yerleşebilir. Ayrıca siyek (üretra), idrar kesesi ve idrar borularında da (üreter) bulunabilirler.

Böbrek taşlan sayılarına, bulundukları yerlere ve kim­yasal yapılarına göre sınıflandırılmakta­dır. Az sayıda ve küçükseler yuvarlak,idrar kesesi taşlannda olduğu gibi çok sayıda ve birbirlerine sürtünüyorlarsa köşelidirler. İri olmaları böbrek çanağı ve havuzu gibi boşluklarda oluştuklarını gösterir.

Boyutlan ise çok küçük olan­lardan bütün böbrek boşluğunu doldura­cak iriliğe ulaşanlara kadar değişir.

Devamı 2. Sayfada…

Böbrek taşlan bazen bir metabolizma bozukluğuna bağlı olarak gelişir, bazen de kalıtsal yolla ortaya çıkar. Taşın oluşma nedeni idrar yoğunluğunun art­ması ya da çözünmüş maddelerin idrar­da aşırı miktarda bulunmasıdır.

Taş oluşumuna yol açan metaboliz­ma hastalıkları için böbrek kaynaklı asi-doz (asitlİk düzeyinin yükselmesi), ka­lıtsal hastalıklar için ise sistinüri (sistin gibi gibi amino asitlerin idrarda aşırı artması) Örnek olarak verilebilir. Ama böbrek taşı olgularının yüzde 70-80′e varan bölümünde kesin bir neden göste­rilemez.

Taş oluşumu genellikle kalıtsal ve başka bazı belirleyici etkenlere bağ­lanır.

Bunlar arasında idrarda kristalleş­me eğilimi olan maddelerin bulunması;idrar akışının bir engel yüzünden dur­ması; idrarın asittik (pH) derecesinin değişmesi, idrar yollanrıın iltihaplanma­sı gibi çökelti oluşturacak maddelere uygun fiziksel ve kimyasal ortamın ha­zırlanması; çevrelerinde çökelmeyi ko­laylaştıracak bir öz oluşturan bakteri, hücre artıkları gibi maddelerin varlığı sayılabilir.Kendi başına taş oluşumuna neden olan tek hastalık birincil hiperparatiroidizmdir. (paratiroit bezinin aşın çalış­ması). Kanda ve idrarda kalsiyum düze­yinin artması kalsiyum fosfat taşlarının oluşmasına uygun ortamı hazırlar. Kal­siyum taşlan ise bütün böbrek taşlarının yüzde 50-80′ini oluşturur.

En sık görülen böbrek taşlan grimsi kırmızı renkli kalsiyum oksalattan olu­şur. Bunu beyaz renkli kalsiyum fosfat ve sarımsı kahverengi kalsiyum ürat taş­lan izler.

Gut (damla) hastalan gibi id-rarlannın asit derecesi yüksek olanlarda kahverengi ürik asit taşlanna oldukça sık (bölgelere göre yüzde 5-33)rastlanır. Ender görülenlerler arasında ise yeşi­limsi sistin ve sarımsı kahverengi ksan-tin taşları sayılabilir.

Böbrek havuzunda oluşan taş, çok büyük değilse, idrar borusu yoluyla id­rar kesesine iner. Burada prostat büyü­mesi gibi idrar çıkarmayı güçleştiren koşullar oluşmuşsa, daha da irileşebilir ya da idrarla birlikte keseden atılır.

Öte yandan böbrek taşları idrar kesesine in­meden böbrek havuzu ağzında ya da id­rar borusunda takılıp kalabilir. Bu du­rumda bazen böbrek tıkanıklığı ortaya çıkabilir.

GÖRÜLME SIKLIĞI

Böbrek taşı erkeklerde kadınlara oranla en az üç kat daha yaygındır. En çok 30-50 yaşlar arasında görülür.Hastalığın coğrafi dağılımı düzen­sizdir.

Mısır, Çin, Rusya, Galler, Mada­gaskar, ABD’nin güneydoğu kesimleri ve Türkiye’ de böbrek taşı olgulanna ol­dukça sık rastlanırken Hindistan’ın gü­ney, Çin’in kuzey kesimleri, İrlanda ve Güney Amerika’da böbrek taşı olguları hemen hemen hiç görülmez.

Bu dağılım hastalığın oluşumunda beslenme, iklim ve jeolojik etkenlerin önemli olduğuna ilişkin kuramlan tam olarak desteklememektedir.

Page 3

Bu Yazıda Okuyacaklarınız:

  • Böbrek Taşı Belirtileri
  • Tanı İçin İncelemeler

Böbrek taşı uzun süre belirti vermeyebi­lir ya da son derece önemsiz yakınmala­ra yol açar. Değişik şiddette ağrı ile id­rarın kumlu çıkmaya başlaması böbrek taşım düşündürür. Hastalığın temel be­lirtisi “böbrek koliği” denen tipik sancı­dır.

Bu birden başlayan şiddetli ağn nö­betlerine, içinde taş bulunan idrar boru­su duvarının spazm biçiminde kasılma-lan ya da taşla tıkanmış böbrek havuzu­nun gerilmesi aniden başlayan şiddetli ağn nöbetlerine yol açar. Önceleri ara­lıklı gelen, daha sonra süreklilik kaza­nan sancılar genellikle ilk olarak bel bölgesinde duyumsanır.

Buradan idrar yollan boyunca yayılan ağn makat çev­resinde, erkekte erbezleri ve kamış ba­şında, kadınlarda büyük dudaklarda, ayrıca kasık, uyluk içi ve bazen göğüs altı ve kürek kemiklerinde görülür. Ağrının en şiddetli olduğu dönemde huzursuz­luk, bunaltı, soğuk ter, bel kaslarında kasılma, bulantı ve kusma görülür.

Has­ta taş düşürüyorsa, taşm dar siyek (üretra) kanalından geçerken yarattığı ağn son derece şiddetlidir. Taş düşürüldük­ten hemen sonra hasta rahatlar ve ortaya çıkmış olan bütün belirtiler kaybolur.

Ağn sırasında çıkanlan idrar miktarı az ve belirgin biçimde kanlıdır. Taşın böb­rek havuzuna dönmesi ya da idrar kese­sine inmesiyle belirtiler hafifler.

Belde hafif bir dolgunluk duygusun­dan başka yakınmaya yol açmayan iri böbrek taşlan da olabilir. Bu çelişkili durumun nedeni büyük taşlann böbre­ğin bir bölgesinde hareket edemeyecek biçimde sıkışmış olmasıdır.

Bu olgular­da kesin tanı koymak her zaman kolay olmaz.

Tanı İçin İncelemeler

Günümüzde tanıya götürecek yeterlilik­te inceleme yöntemleri vardır. Önemli olan ağnlı dönemi yaşamadan gerekli önlemlerin alınmasıdır. Temel tanı yön­temlerinden biri radyolojik incelemedir. Hastalann yaklaşık yüzde 80′inde taşlar kalsiyum tuzlarından (fosfat, oksalat, karbonat) oluşur.

Kalsiyum taşları rönt­gen ışınlarını geçirmediğinden çekilen filmlerde kolayca belirlenir. Röntgen ışınlarım geçiren ürat, ksantin ve mag-nezyum-amonyum fosfat taşlarını sap­tamak için idrar yollanna kontrast mad­de verilmesi gerekir.

Bu dolaylı yönte­min bir uygulaması hızla kandan böb­reklere geçecek kontrast maddenin da­mardan verilmesidir. Röntgen ışınlarını engelleyen kontrast madde aracılığıyla idrar yollan görünür duruma gelirken, böbrek taşlarının bulunduğu yerler kontrast maddenin dolduramadığı alan­lar olarak kalır.

Bu yöntemin iki adı vardır: İntravenöz (damar yoluyla) ürografi adı görüntülemeye yardımcı maddenin damara verilmesinden, “inen ürografi” adı ise kontrast maddenin kandan böbreklere doğru inmesinden kaynaklanır.

İnen Ürografinin yeterli bilgi sağlayamadığı durumlarda klinik belirtiler ve laboratuvar verileri böbrek taşını düşündürüyorsa “çıkan ürografiye” başvurulur. Bu yöntemde kontrast maddeyi damar yerine doğrudan idrar yollarına vermek için siyekten sokulan bir boru (kateter) kullanılır.

Karın ultrasonografisi, röntgen ışın­larını geçirsin ya da geçirmesin, çapı yarım santimetre kadar olan küçük taş­ların bile yerini kesin biçimde belirle-yebilen bir yöntemdir. Ama bu yöntem­le idrar borusundaki taşlar ve idrar yol­larında taşın yol açtığı değişiklikler ya da taş oluşumunu hazırlayan yapısal özellikler belirlenemez.

Ultrasonografı hastaya zarar vermemesi ve uygulama kolaylığı nedeniyle özellikle belirtisizDolguların tanısında oldukça yararlı bir yöntemdir. Laboratuvar incelemeleri de hastalığın tanısında büyük önem taşır. İdrarda kan aranması, idrarın asit dere­cesinin belirlenmesi, kanda kalsiyum ve ürik asit düzeylerinin ölçülmesi tanı için değer taşıyan incelemelerdir.

Taşla­rın tedaviye yönelik kimyasal analizi ve idrar kültürü de çok önemlidir.
Kontrast maddenin kullanılmadığı dolaysız radyografik incelemede taş kuş­kusu uyandıran lekeler, ürografi yoluyla ayrıntılı biçimde saptanabilir.

Bu yön­tem sayesinde taşın yeri, böbrek ve idrar yollarının işlevlerine etkisi anlaşılmakla kalmaz, taşsız böbreğin işlevlerine iliş­kin daha ayrıntılı bilgiler elde edilir.

KOMPLİKASYONLAR

Böbrek ve idrar borusu taşlarından kay­naklanan komplikasyonlar, yani taşa bağlı ek bozukluklar sık görülür.

Büyük taşlar idrar birikmesine yol açarak böb­rek havuzu ve çanaklarında genişleme­ye (hidronefroz), zamanla mikroplan­manın başlamasıyla böbrek iltihabına (piyelonefrit), daha sonra da böbrek do­kusunun apse sonucu yıkıma uğraması­na (piyonefroz) neden olur. Bu kompli­kasyonlar yavaş bir gelişme göstermesi­ne karşın, böbrek yetmezliğiyle sonuç­lanan kronik piyelonefrit kaçınılmazdır

Page 4

Источник: http://www.renklinot.com/saglik/bobrek-taslari-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html

Böbrek Taşı: Neden olur? Alternatif Doğal Tedaviler

Böbrek Taşının Nedenleri ve Tedavisi

Hiç kuşkusuz böbreklerimizin en önemli organlarımızdan biri olduğunu defalarca duymuşsunuzdur, zira böbrekler vücudumuzun filtre sistemi olarak çalışırlar.

Böbrekler kandaki kirlilikleri süzer, yararlı maddeler kullanıma hazır hale gelirken toksik maddeler de idrar yoluyla dışarı atılır.

Böbrekler çeşitli sebeplerle bu filtrasyon işlemini tam randımanlı sağlayamadığı durumlarda da böbrek taşı oluşur.

Böbrek Taşı Oluşumunda Sıvı Tüketiminin Önemi

En klasik anlatımıyla böbrek taşı, idrardaki kalsiyum ve ürik asit gibi mineral ve asit tuzlarının doyma sonucu kristaller halinde çökeltiler oluşturması ile meydana gelir. Özellikle beslenmesinde yeterli sıvı tüketmeyenler ve idrarları aşırı asidik ya da aşırı bazik olanlar risk grubundadır.

Çoğumuz böbrek taşımız olduğunu bilmeden senelerce yaşarız. Çoğunlukla belirti vermezler. Ne zaman ki taş idrar yoluna girip idrar akımını tıkaması/kesmesi söz konusu olur işte sancısı ve ağrısı da o zaman başlar. Böbrek taşı düşürmek ağrı skalasında en üstlerde yer almaktadır ve hatta doğum yapan kadınlar taş düşürme sancısının doğum sancısından daha acılı olduğunu ifade etmektedirler.

Böbrek Taşı Türleri

Böbrek taşlarının en yaygın türü, tüm vakaların yüzde 75’ini oluşturan kalsiyum oksalat taşlarıdır. Oksalat doğada bazı meyve ve sebzelerde bulunduğu gibi vücudumuzdaki oksalatın büyük çoğunluğunu karaciğer üretir.

Madem ki böbrek taşlarına kalsiyum sebep oluyor o halde daha az kalsiyum tüketerek böbrek taşı oluşumunu önleyebilirim diye düşünyorsanız, hemen orada durun. Zira normal şartlarda günlük beslenmenizdeki kalsiyum oksalata bağlanır ve idrar yolu kullanılmadan vücuttan atılmasını sağlar.

Kalsiyum oksalat cinsi taşları harici böbreklerde diğer sebeplerle oluşmuş diğer cins taşlar:

  • Ürik asit taşları
  • Sistin taşları
  • Enfeksiyon taşları

Böbrek Taşı Nedenleri?

Öncelikle eğer kalsiyum oksalat taşlarından muzdaripseniz kalsiyum alımını azaltmak yerine vücudunuzdaki oksalat miktarını en aza indirmek için çabalamalısınız. Bunun da en kestirme yolu beslenmenizi kontrol etmektir. Öncelikle kısıtlamamız gereken Soya ve biradır, zira her ikisi de en ciddi oksalat kaynaklarıdır.

Hemen her doğal sağlıkçı fermente edilmemiş soya ürünlerinden uzak durmanız gerektiğini zaten her fırsatta belirtiyor. Soya ürünleri artık bebek mamasından tutun da bisküvi veya çoğu hazır gıdada karşımıza çıkmakta ve faydadan çok zararı olduğu da artık kabul görmüştür. Ancak son yıllarda artan böbrek taşı vakalarında hemen her ürüne giren soyanın payı olmadığını kimse ispat edemez sanırım.

Soya ve bira harici dikkat edilmesi gereken bir diğer gıda şekerdir. Şeker magnezyum emilimini engelleyerek vücudunuzdaki kalsiyum ve mineral dengesini bozabilir.

İdrarda oksalat ve kalsiyum miktarını arttırdığı için rafine tuz da yine en az tüketilmesi gerekenler listesindedir. Bunlar harici oksalat seviyesi yüksek olan ve beslenmenizden uzak tutmak isteyeceğiniz gıdalar başlıca şunlardır:

  • Ispanak
  • Pazı
  • Bamya
  • Karalahana
  • Maydanoz
  • Çilek
  • Pancar
  • Badem
  • Fıstık
  • İncir
  • Mor üzüm
  • Ahududu
  • Kuru üzüm
  • Çikolata
  • Buğday unu
  • Ruşeym
  • Biber
  • Ravent

Böbrek taşlarını önlemenin en garanti yolu bolca su tüketmektir. Hekiminize danışıp aktivite ve sağlık durumunuza göre yeterli miktarda su içtiğinizden emin olun.

Yeterli su içiyor olmak pek çok şifa faydası sağlar. Ayrıca sıvı tüketiminden bahsederken elbette gazlı meşrubatlardan uzak durulması gerektiğini de hatırlatalım.

Su içmenin önemi ile ilgili yazımızı okumanızı öneririz Suyun önemi ve faydaları

Böbrek Taşı düşürmek için doğal reçeteler var mıdır?

Böbrek taşı düşürmek için bilinen en etkili yöntemler arasında ilk sırayı limon suyu ve zeytinyağı kürü alır.

  • 60ml kadar taze sıkılmış limon suyu ve 60 ml kadar sızma zeytinyağını karıştırıp için ve üstüne bir bardak su için. Günde 3 kez tekrarlarsanız 1-3 gün içinde genelde taş düşeceği öngörülmektedir.
  • 30-40 ml kadar elma şırası sirkesini 3 litre kadar damıtılmış suya koyarak normal su tüketiminiz yerine içerseniz sirke taşların sivri köşelerini eritebilme özelliğine sahiptir ve 2-3 gün içinde hissedilen ağrıda ciddi azalma görülür.
  • Rus halkı yüzyıllardır böbrek taşı düşürmek için kuşburnunu kullanır. Kuşburnunu komposto olacak kıvamda su ile 10 dakika kadar kaynatıp 24 saat soğumaya ve kendi buharında demlenmeye bırakırlar. Sonra süzülüp bu komposto gün boyu içilir. Böbrek taşlarını erittiğine dair halk deneyimleri nesilden nesile aktarılmıştır.

Böbrek Taşı Tedavisinde: Ayurveda

  • 60 gm kadar barbunya fasulye 4 litre suda 4-5 saat pişirin ve tülbentten süzün soğuyunca gün boyu 2 saatte bir bir bardak için. 1 hafta boyunca uygulanabilir. Her gün taze hazırlayın.
  • 13-15 yaprak taze fesleğeni alıp havanda ezin ve tel süzgeçten suyunu çıkarın.Bir kaşık kadarını alıp bir tatlı kaşığı ham bal ile karıştırıp için. Taş düşene kadar her gün yapılabilir.
  • Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’na göre pırasa kürü de böbrek taşı oluşumunu önleyici özelliktedir. Bir ay boyunca haftada 3 seferden fazla olmamak kaydıyla bir bardak haşlanmış pırasa suyu içmek böbrek taşı daha oluşmadan önlemiş olacaktır. 2 bardak kadar klorsuz, florürsüz suya 150gr kadar pırasayı koyup çelik tencerede 7-8 dakika ağzı kapalı  kaynatıp ılınınca içilebilir. İhtiyacınıza göre senede 2-3 kez tekrarlayabilirsiniz.

Ayurveda hakkındaki yazılarımız ilginizi çekebilir: Ayurveda ile ilgili yazılar

Kaynak

[Toplam:9    Ortalama:3.2/5]

Источник: https://www.mutluvesaglikli.com/bobrek-tasi-nedenleri-dogal-tedavi/

BÖBREK TAŞI NEDEN OLUR?

Böbrek Taşının Nedenleri ve Tedavisi

Böbrek taşı, böbrekler içinde sert minerallerin birikmesi ile oluşan küçük yapılardır. Böbrek taşlarını oluşturan ana maddeler mineral ve asit tuzlarıdır.

Böbrek taşları çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilmektedir ve boşaltım sisteminin bir bölümünü etkisi altına alabilmektedir (böbreklerden idrar kesesine kadar). Sıklıkla, idrarın yoğunlaşmasıyla şekillenen böbrek taşları, minerallerin kristalize olmasına ve kalınlaşmasına müsaade etmektedir.

Diğer yandan böbrek taşları oldukça ağrılı geçmektedir fakat bu taşlar genellikle kalıcı hasarların oluşmasına neden olmamaktadır. Duruma bağlı olarak, ağrı kesici ilaç almak ve bol bol su içmek, böbrek taşının geçmesi için gerekebilmektedir.

Bazen de cerrahi işlem gerekebilir. Örneğin; eğer böbrek taşları idrar yollarını tıkamış ise ya da bazı komplikasyonlar yaşanmasına neden olmuş ise, cerrahi işlem ile müdahale edilmektedir.

 Doktorlar, böbrek taşının tekrarlamasını önleyici tedavi uygulamayı uygun görebilirler.

Böbrek taşları sıklıkla kesin olarak tek bir nedene bağlı şekilde gelişmektedir. Fakat yine de bazı faktörler böbrek taşı oluşması riskini artırmaktadır.

İdrarın, kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi kristal yapıcı maddeler içermesi ile oluşan böbrek taşları, idrarın yoğunlaşmasına sebep olmaktadır. Aynı zamanda, idrar kristalleşmesini önleyen ve kristallerin birbirine yapışmasını engelleyen maddelerin olmayışı, böbrek taşlarının oluşması için ideal bir ortam oluşturmaktadır.

1.Yeterli Miktarda Sıvı Tüketmemek

Çok az miktarda su tüketmek, böbrek taşı oluşumunun en yaygın sebeplerinden biridir. Buna göre, günlük su tüketiminin sekiz ile on bardaktan az olması, böbrek taşı oluşumuna yol açabilmektedir.

Ürik asiti (idrar bileşeni) sulandırmak için yeterli miktarda su olmadığı zaman, böbrekler içinde pH seviyesi düşer ve böbrekler daha asidik hale gelir. Böbreklerde aşırı oranda biriken asit ise, böbrek taşı oluşmasını kolaylaştırmaktadır.

Ayrıca, içme suyunda florür takviyesi olması da, bazı durumlarda böbrek taşı oluşmasına neden olabilmektedir.

2.Bazı Gıdalar

Çok fazla miktarda tüketilen bazı besin maddeleri böbrek taşı oluşmasına neden olabilmektedir.

Buna göre, aşırı miktarda protein, sodyum ve yüksek oranda oksalat içeren gıdalar tüketmek ya da yetersiz oranda lifli gıda tüketmek, böbrek taşı oluşmasına zemin hazırlamaktadır.

Bu gibi gıdalar ise, çikolata ve koyu yeşil renkli sebzeler gibi gıdalardır ve bazı insanlarda böbrek taşı oluşması riskini artırabilmektedir.

3.Bazı Sağlık Sorunları

Crohn hastalığı, idrar yolları enfeksiyonu, böbrek tübüler asidoz, hiperparatiroidizm, ilikli sünger böbrek hastalığı, yüksek tansiyon, gut hastalığı ve Dent hastalığı (böbreklerle ilgili bir hastalık) gibi sağlık sorunları, böbrek taşı oluşmasına yol açabilmektedir.

4.Birtakım İlaçlar

Bazı türdeki ilaçların böbrek taşı oluşumu riskini artırarak, böbrek taşı meydana getirdiği kanıtlanmıştır. Böbrek taşı riskini artıran bu ilaçlar şu şekildedir;

  • Aspirin,
  • Antasit ilaçlar (mide ekşimesine karşı kullanılır),
  • Kalsiyum ve D vitamini takviyeleri,
  • Diüretik ilaçlar (sıvı birikmesini azaltmak için kullanılmaktadır),
  • Bazı antibiyotik ilaçlar,
  • Bazı antiretroviral ilaçlar (HIV tedavisinde kullanılmaktadır),
  • Bazı antiepileptik ilaçlar (epilepsi gibi hastalıların tedavisinde kullanılmaktadır).

5.D vitamini ve Kalsiyum Takviyeleri

Creighton Üniversitesi Tıp Merkezi bilim insanlarının yaptıkları bir araştırmaya göre, kalsiyum ve D vitamini takviyeleri, idrarda ve kanda kalsiyum seviyesinin artmasına sebep olduğu için, böbrek taşı oluşumuna yol açabilmektedir. Önde gelen araştırmacılardan J.

Christopher Gallagher, D vitamini ve kalsiyum takviyelerinin düşünüldüğü kadar masum olmadığını belirtmiştir.

Buna göre, D vitamini takviyesi kullanılırken aşırıya kaçmamak ve günlük 800-1200 miligram değerinin üzerine çıkmamak, böbrek sağlığı için daha doğru olacaktır (Tıp Enstitüsü’ne göre).

6.Diğer Faktörler

Aşağıda verilen birtakım unsurlar, böbrek taşının oluşmasına ve yapılanmasına yol açmaktadır. Bu kimyasal ve bileşenler şöyledir;

  • Kalsiyum,
  • Amonyak,
  • Ürik asit – vücudun enerji olarak kullanmak üzere besinleri parçalamasıyla üretilen atık üründür.
  • Sistin – protein yapılanmasına yardımcı olan bir tür aminoasittir.

Oluşum Nedenleri Bağlı Olarak Böbrek Taşı Türleri

Böbrek taşı türünü bilmek, oluşum nedeninin tespit edilmesine yardımcı olmaktadır ve böbrek taşı riskini azaltmak adına bazı ipuçları vermektedir. Bu durumda böbrek taşı türleri şöyledir;

Kalsiyum taşları: Çoğu böbrek taşı, kalsiyum taşları şeklindedir ve genellikle kalsiyum oksalat formundadırlar. Oksalat, gıdaların içerisinde bulunan doğal bir bileşendir.

Bazı meyve ve sebzelerde, kabuklu yemişler ile çikolatalarda yüksek oranda oksalat bulunmaktadır. Üstelik, karaciğer de oksalat üretmektedir.

Beslenme faktörleri, yüksek dozda D vitamini, baypass cerrahisi ve çeşitli metabolik bozukluklar, idrarda oksalat ya da kalsiyum yoğunluğunun artmasına yol açabilmektedir. Kalsiyum taşları, kalsiyum fosfat formunda da oluşabilmektedir.

Struvit taşları: Struvit taşları, idrar enfeksiyonu gibi enfeksiyon durumlarına karşı tepki olarak şekillenmektedir. Bu taşlar hızlı şekilde büyümektedirler ve oldukça iri boyutlara ulaşabilmektedirler. Struvit taşlar, bazen birkaç belirti ya da küçük uyarı ile sinyal verebilmektedir.

Ürik asit taşları: Ürik asit taşları, yeterli miktarda sıvı tüketmeyen ya da çok fazla sıvı kaybı yaşayan kişilerde oluşabileceği gibi, gut hastalarında da gelişebilmektedir. Ayrıca, protein ağırlıklı beslenme şekli ve genetik faktörler de, ürik asit taşı oluşması riskini artırmaktadır.

Sistin taşları: Böbreklerin bazı aminoasitleri (sistinüri) çok fazla miktarda salgılaması sonucu meydana gelen bu taşlar genetiktir.

Diğer taşlar: Diğer böbrek taşları oldukça nadir olarak meydana gelen oluşumlardır.

Risk Faktörleri

Birtakım unsurlar böbrek taşı riskini artırmaktadır. Bunlar şu şekildedir;

Aile ya da bireysel hastalık geçmişi: Eğer ailenizde böbrek taşı sorunu yaşayan ya da yaşamış biri varsa, siz de böbrek taşı riski yaşıyorsunuz demektir. Ayrıca, zaten böbreklerinizde bir ya da birden fazla taş bulunuyorsa, bu durum başka taşların oluşması riskini artırmaktadır.

Dehidrasyon: Günlük olarak yeterli miktarda su içmemek, böbrek taşı riskini artırmaktadır. Özellikle sıcak iklimlerde yaşayan kişiler ve çok fazla terleyen kişiler, diğerler insanlara göre daha riskli grupta yer almaktadırlar.

Belirli gıdalar: Fazla miktarda protein, sodyum ve şeker tüketmek, böbrek taşı riskini artırmaktadır. Özellikle de sodyum içeriği yüksek gıdalarla beslenme, böbreklerin süzeceği kalsiyum miktarını artırır ve böbreklerde taş oluşum riski önemli miktarda artmış olur.

Obezite: Vücut kitle endeksi (BMI) yüksek olan kişilerde, bel genişliği fazla olan ve kilolu kişilerde böbrek taşı riski yüksektir.

Sindirim hastalıkları ve ameliyatları: Gastrik baypass ameliyatı geçirenler ile iltihaplı bağırsak hastalıkları ya da kronik ishal yaşayanlarda sindirim sistemi değişime uğramaktadır. Yani bu durumda kalsiyum ve suyun emilimi olumsuz etkilenir ve böylece idrarda taş oluşturan maddelerin de düzeyi artmış olur.

Diğer tıbbi durumlar: Bazı hastalıklar ya da sağlık sorunları böbrek taşı riskini artırmaktadır. Örneğin; renal tübüler asidoz, sistinüri, hiperparatiroidizm ve belli başlı ilaçlar ile idrar yolları enfeksiyonları, böbrek taşı riskini tetiklemektedir. Öte yandan diğer risk faktörleri ise şu şekildedir;

  • Pasif ya da yatağa bağlı yaşam süren kişiler,
  • Özellikle 25 yaşından önce böbrek taşı sorunu yaşamış olan kişiler,
  • Şiddetli böbrek iltihabı olan kişiler,
  • Sadece tek bir böbreği olan kişiler.

Belirti ve Semptomlar

Böbrek taşları böbrek ya da idrar yolunda ilerleyene kadar, böbrek taşı sorunu herhangi bir belirti göstermeyebilir. Buna göre böbrek taşı belirti ve şikayetleri şu şekildedir;

  • Kaburga altında, sırtta ve yan taraflarda şiddetli ağrı,
  • Karnın alt kısmından ve kasıklardan yayılan ağrı,
  • Dalgalar halinde gelen yoğun ağrılar,
  • Tuvalete çıkarken yaşanan ağrılar,
  • Pembe, kırmızı ya da kahverengi idrar,
  • Bulutlu ya da kötü kokulu idrar,
  • Bulantı ve kusma,
  • Devamlı olarak tuvalete çıkma ihtiyacı,
  • Her zamankinden daha fazla idrar oluşması,
  • Eğer iltihap durumu da varsa, ateş ve titreme,
  • Tuvaleti yaparken az miktarda idrar gelmesi,
  • İdrarda kan görülmesi.

Eğer bu belirtilerden özellikle sonuncusunu yaşarsanız derhal bir doktora gitmenizde fayda olacaktır.

Tanı ve Testler

Eğer doktor böbrek taşından şüphelenirse, hastanın bazı test ve süreçlerden geçmesini uygun görebilmektedir. Örneğin;

Kan testi: Kan testleri, kanın içinde aşırı oranda birikmiş olan ürik asit ya da kalsiyumu belirlemektedir. Doktor, kan testi sonucuna göre, böbrek sağlığını izler ve diğer sağlık durumlarını kontrol eder.

İdrar testi: 24 saatlik idrar toplama testi, taş yapıcı minerallerin miktarını ya da taş oluşumunu önleyen maddelerin miktarını belirlemeye yardımcı olmaktadır.

Eğer taş oluşumunu önleyen maddelerin miktarı az ise ya da taş yapıcı mineralleri miktarı çok ise, böbrek taşı oluşumu söz konusu olabilmektedir.

Bu test için doktor, iki gün üst üste idrar toplama testi yapabilmektedir.

Görüntülü tarama: Bu gibi testler, idrar yoluna gizlenmiş olan böbrek taşını saptayabilmektedir. Küçük böbrek taşları tanısı için karın bölgesine uygulanan yöntem röntgen cihazıdır. Daha minik böbrek taşlarının tanısı için ise, yüksek hızlı veya dual enerji bilgisayarlı tomografi (BT) yöntemi kullanılmaktadır. Diğer görüntülü tarama yöntemleri ise;

  • Ultrason,
  • Noninvaziv test,
  • Damar içi ürografi testi,
  • Kol damarı içinden boya enjekte edilmesi ve röntgen.

Taşların analizi: Laboratuvar analizine gönderilen böbrek taşları incelenerek, bu taşların neden oluştuğu tespit edilmeye çalışılmaktadır. Böylece taş türüne göre uygun tedavi yöntemi belirlenmiş olmaktadır.

Tedavi ve İlaçlar

Böbrek taşının türüne bağlı olarak, tedavi yöntemi de değişiklik göstermektedir. Buna göre;

Eğer böbrek taşı küçük ise ve çok hafif semptomlar gösteriyorsa, tedavi süreci aşağıda verildiği gibi olacaktır;

Su içme: Günde 2-3 litre su içilerek idrar yollarının canlanmasına yardımcı olabilmektedir. Doktorunuz aksini belirtmediği sürece, yeterli miktarda su tüketmek, saydam ve berrak idrar edilmesini sağlayacaktır.

Ağrı kesiciler: Doktor, hafif ağrı kesici ilaçları önerebilmektedir.

Tıbbı tedavi: Doktor, böbrek taşının geçmesine yardımcı olması amacıyla, alfa bloker ilaçlar ve idrarın daha rahat yapılması için kas rahatlatıcı ilaçlar önerebilmektedir.

Eğer böbrek taşı büyük ise ve önemli semptomlar yaşanmasına yol açıyorsa, tedavi süreci aşağıda verildiği gibi olacaktır;

Ses dalgaları: Böbrek taşının konumuna ve boyutuna bağlı olarak doktor, ekstrakorporeal şok dalga litotripsi (ESWL) yöntemi ile ses dalgalarını kullanarak, taşları kırmayı uygun görebilmektedir. Bu ses dalgaları güçlü titreşimler yaymaktadır ve bir seansı 45-60 dakika arasında sürmektedir.

Ameliyat: Cerrahi işlem yoluyla büyük taşlar böbrekten çıkarılmaktadır.

Üreteroskop: İnce ışıklı bir tüp yardımı ile idrar yollarına kamera gönderilmektedir ve taşın yeri belirlenerek alınmaktadır.

Paratiroid bezi ameliyatı: Bazı kalsiyum fosfat taşları, paratiroid bezlerinin aşırı oranda çalışmasına neden olmaktadır.

Adem elmasının alt kısmında yer alan tiroid bezinin çok fazla miktarda paratiroid hormonu salgılamasına yol açan bu kalsiyum fosfat taşları, hiperparatiroidizm hastalığına neden olmaktadır.

Bundan dolayı, bez durdurulup büyüme çıkarılırsa ya da paratiroid bezinin fazla çalışmasına neden olan hormon üretme durumu tedavi edilirse, sorun çözülmüş olacaktır.

Alınacak Önlemler

Böbrek taşı oluşumunu önlemek için yapılması gerekenler aşağıdaki gibidir;

  • Gün boyu bol su içmeye özen göstermek,
  • Oksalat bakımından zengin gıdaları daha az oranda tüketmek – ravent, pancar, bamya, ıspanak, pazı, tatlı patates, fındık, çay, çikolata ve soya ürünleri gibi.
  • Düşük miktarda tuz ve hayvansal gıda tüketmek,
  • Kalsiyumca zengin gıdaları tüketmeye devam etmek ama kalsiyum takviyelerinden uzak durmak – kalsiyum içeriği zengin olan gıdalar böbrek taşı riskini etkilemez ama kalsiyum takviyeleri böbrek taşı riskini artırmaktadır.

Источник: https://evdesifa.com/bobrek-tasi-neden-olur/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.