Böbrek Yetmezliği ve Böbrek Nakli

içerik

Kronik Böbrek Yetmezliği Tedavisi

Böbrek Yetmezliği ve Böbrek Nakli

Kronik böbrek yetmezliği nasıl geçer? Kronik böbrek yetmezliğini iyileştirmek için uygulanabilecek bir tedavi bulunmamaktadır, ancak pek çok tedavi yöntemi belirtilerin hafifletilmesine ve kötüleşmesine engel olunmasını sağlayabilmektedir. Uygulanan tedavi kronik böbrek yetmezliğinin ne kadar ilerlediğine bağlı olarak şekillenmektedir.

Kronik böbrek yetmezliği durumunda yardımcı olabilecek tedavi yöntemleri şunlardır:

  • Yaşam tarzınızdaki değişiklikler: Mümkün olduğunca sağlıklı yaşam üzerine odaklanmaktadır.
  • İlaç: Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi ilişkili sorunları kontrol etmeyi amaçlamaktadır.
  • Diyaliz: İleri (evre 5) kronik böbrek yetmezliğinde gerekli olabilecek bazı böbrek fonksiyonlarının yerine getirilmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir.
  • Kronik böbrek yetmezliği ameliyatı / Böbrek nakli: İleri (evre 5) kronik böbrek yetmezliği durumunda gerekli olabilir. (1)

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Bazı yaşam tarzı değişiklikleri kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalara yardımcı olabilmektedir. Yaşam tarzı değişikliklerine şu örnekler verilebilmektedir:

  • Sigarayı bırakmak
  • Sağlıklı bir diyetle beslenmek
  • Tuz tüketimini sınırlamak
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak
  • Alkol tüketimini sınırlamak
  • Varsa fazla kiloyu sağlıklı bir şekilde vermeye çalışmak
  • Non steroid antiinflamatuar ilaçlardan uzak durmak (2)

İlaç Tedavisi

Kronik böbrek yetmezliğini tedavi edebilecek herhangi bir ilaç tedavisi mümkün değildir, ancak duruma katkıda bulunan diğer sağlık sorunlarını kontrol altına almak için ilaç tedavisi uygun görülebilir. Böylece pek çok komplikasyonun oluşması da önlenebilmektedir.

Kan basıncının kontrol altına alınması böbreklerin daha da zarar görmesini engellemeye yardımcı olabilmektedir. Böbrek yetmezliği bulunan kişilerin genellikle amaç kan basıncını 140 / 90mmHg’nin altına düşürmektir. Diğer yandan, diyabet yani şeker hastalığına sahip olunması durumunda, kan basıncını 130 / 80mmHg’nin altına düşürmek daha doğru olacaktır.

Kan basıncını düşürmek için anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri olarak adlandırılan ilaçlar kullanılmaktadır. (3)

Kronik böbrek yetmezliği bulunan hastaların aynı zamanda kalp krizi ve felç gibi kardiyovasküler hastalıklar riski de yükselebilmektedir. Böbrek yetmezliğinin yüksek kan basıncı ve yüksek kolesterol gibi sağlık problemleri yüzünden tetiklenmesi kardiyovasküler hastalıklarla aynı nedenlere sahip olduğu anlamına gelmektedir.

Kardiyovasküler hastalıkların gelişme riskini azaltmak için genellikle statin adı verilen bir ilaç grubu reçete edilmektedir. (4)

Böbreklerin fonksiyonlarını yerine getirmemesi vücutta şişliklerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Ödem adı verilen bu şişliklerin hafifletilmesine yardımcı olması için günlük tuz tüketiminin sınırlandırılması ve sıvı söktürücü gıdaların tüketilmesi etkili olabilmektedir. Bazı durumlarda doktorların tavsiye edeceği diüretik ilaçlardan da faydalanılabilmektedir.

İleri evre kronik böbrek yetmezliği bulunan hastalar kansızlık yani anemi de yaşayabilmektedir. Kırmızı kan hücrelerinin eksikliği olarak adlandırılan bu durum, hastanın yorgunluk, enerji eksikliği, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtiler yaşamasına yol açmaktadır.

Anemi durumunda, eritropoietin isimli bir ilaç kullanılabilmektedir. Bu ilaç vücudun daha fazla kırmızı kan hücresi üretmesine destek olan bir hormonu tedarik etmektedir. Diğer yandan, demir takviyeleri de alınabilmektedir. (5)

Böbreklerin çok fazla hasar görmesi vücutta fosfat birikmesine yol açabilmektedir. Kalsiyum ile birlikte fosfat, sağlıklı kemiklerin korunması için önemlidir. Ancak, ihtiyaç duyulandan daha fazla fosfat bulunması kalsiyum dengelerini bozabilmekte ve kemik sağlığını etkileyebilmektedir.

Kırmızı et, süt ürünleri, yumurta ve balık gibi yüksek fosfat içeren yiyeceklerin sınırlandırılması faydalı olabilmektedir.

Fosfat seviyelerini azaltmak için kalsiyum asetat ve kalsiyum karbonat gibi ilaçlar kullanılabilmektedir.

Kemiklerin güçlenmesini sağlamak için D vitamini oldukça faydalı olabilmektedir. D vitamini almak için kolekalsiferol veya ergokalsiferol gibi takviyeler reçete edilebilmektedir. (6)

Böbrek hastalığı bazı durumlarda glomerülonefrit olarak bilinen böbrek filtresi iltihabına yol açabilmektedir. Bağışıklık sisteminin böbreklere saldırması sonucu da ortaya çıkan bu durum, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla kontrol altına alınabilmektedir.

Diyaliz

Bazı vakalarda, böbrekler fonksiyonlarını tamamen yitirebilmektedir. Bu durumda, son aşama olarak diyaliz makinesi düşünülebilmektedir. Diyaliz makinesi vücutta bulunan atıkların ve sıvının kandan çıkarılmasını sağlamaktadır.

Böbrek nakli yapılamıyorsa, diyaliz makinesinin genellikle ömür boyu kullanılması gerekmektedir. (7)

Böbrek Nakli / Kronik Böbrek Yetmezliği Ameliyatı

Ciddi böbrek hasarı durumunda böbrek nakli gerekli olabilmektedir. Tek böbrekle yaşamak mümkün olabilmektedir, bu nedenle, canlı bir donörden böbrek alınabilmektedir. Aynı zamanda, böbrek ölümü gerçekleşmeyen ölü bir insandan da nakil alınabilmektedir.

Uygun bir böbreğin bulunması aylar ya da yıllar alabilmektedir. Bu süreçte hasta diyaliz makinesine bağlanmaktadır. (8)

Kronik Böbrek Yetmezliği İçin Hangi Doktora Gidilir?

Kronik böbrek yetmezliği tanısı ve tedavisi için nefroloji bölümüne başvurulmaktadır. (9)

Kronik Böbrek Yetmezliği Nedir?

Kronik böbrek yetmezliği, böbreklerin hasar görmesi ve kanı gerektiği şekilde filtrelememesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Hastalığa kronik olarak tanımlanması, böbreklerin uzun bir süre içinde yavaş yavaş hasar almasıdır. Bu hasar vücutta atıkların oluşmasına yol açmaktadır. Kronik böbrek yetmezliği ayrıca diğer sağlık sorunlarına da neden olabilmektedir.

Böbreklerin görevi vücuttaki fazla sıvıyı filtrelemek ve idrarla vücuttan atılmasını sağlamaktır.

Vücudun düzgün çalışmasını sağlamak için, böbrekler kan içinde dolaşan kalsiyum, fosfor, sodyum ve potasyum gibi tuzları ve mineralleri dengelemektedir.

Aynı zamanda kan basıncını kontrol etmeye, kırmızı kan hücrelerini hazırlamaya ve kemikleri güçlü tutmaya yardımcı olan hormonları da üretmektedir.

Böbrek hastalığı zamanla kötüleşmekte ve böbrek yetmezliğine neden olmaktadır. Bu nedenle, böbrek hastalığına en erken şekilde tanı konması sağlığın seyri için oldukça önemlidir. Böbreklerin yetmemesi durumunda, sağlığın koruması için diyaliz veya böbrek nakli düşünülmektedir. (10)

Kronik Böbrek Yetmezliği Nedir? detaylı bilgi için bakınız

Kronik Böbrek Yetmezliği Belirtileri

Kronik böbrek yetmezliği başlangıcı ve sonrası durumunda birçok farklı sorun yaşanabilmektedir.

Kronik böbrek yetmezliği nasıl anlaşılır? Yaşanan en sık belirtiler arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Anemi (kırmızı kan hücrelerinin eksikliği, bu da yorgunluk, nefes nefese kalma, baş dönmesi, depresyon ve üşümüş hissetmenize neden olabilir)
  • Kemik, eklem, kas veya sinir ağrısı
  • Kas krampları, özellikle bacaklarda
  • Bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler, örneğin kabızlık veya ishal
  • Bulantı, kusma ve iştah kaybı
  • Ağız veya dişlerde sorunlar (örneğin, ağız kokusu, ağızda metalik bir tat)
  • Kaşıntılı bir cilt
  • Morarma
  • Depresyon, kaygı, sinirlilik, huysuzluk
  • Uyku bozuklukları
  • Saç kaybı (11)

Kronik Böbrek Yetmezliği Belirtileri detaylarını inceleyiniz

Kronik Böbrek Yetmezliği Nedenleri

Kronik böbrek yetmezliği, bir hastalık veya durum sonucu böbreklerin fonksiyonlarını kaybetmesiyle ortaya çıkmaktadır. Kronik böbrek yetmezliği birkaç ay veya yıl içinde böbrek hasarının daha da kötüleşmesine neden olmaktadır. (12)

Kronik böbrek yetmezliği neden olur? Kronik böbrek yetmezliği oluşma riskini artıran sağlık problemleri ve diğer durumlar şunlardır:

  • Diyabet
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp yetmezliği ya da kalp krizi veya inme geçmişi
  • Ailede böbrek hastalığı geçmişi bulunması
  • Aşırı kilolu ya da obez olmak
  • Sigara içmek
  • 60 yaşında veya daha büyük olmak
  • Etnik köken (13)

Kronik Böbrek Yetmezliği Nedenleri daha fazla bilgi için

Источник: https://www.acil.net/kronik-bobrek-yetmezligi-tedavisi/

Böbrek Nakli (Transplantasyonu) Nedir? Böbrek Nakli Öncesi ve Sonrası – Sağlık Ocağım .NET

Böbrek Yetmezliği ve Böbrek Nakli

Böbrek nakli, her iki böbreği de görevini yerine getiremeyecek duruma gelmiş, son dönem böbrek yetmezliği gelişmiş olan hastaya, canlı vericiden ya da kadavradan alınan sağlam böbreğin nakledilmesidir. Böbrek nakli böbrek yetmezliğinin en iyi ve en başarılı tedavisidir.

Böbrek nakli kimlerden yapılabilir?

Böbrek nakli, öncelikle hayatını kaybetmiş insanların organlarından yapılan nakil işlemidir. Fakat organ bağışı yetersiz olduğu için bu ihtiyaç her zaman karşılanamamaktadır. Bu nedenle böbrek nakli canlı akraba veya yakınlardan da yapılabilmektedir.

Kadavradan alınan böbrek, genellikle beyin ölümü gerçekleşen kişilerde organlar canlılığını yitirmeden bağışlanır ise bu kişilerin böbrekleri alınır ve hasta kişiye nakledilebilir.

Canlı vericiden alınması gereken böbrek hastanın eşi ya da yakın akrabaları doku, kan grubu ve benzeri uyumluluk olduğu sürece hastaya organ nakli yapılabilir.

Böbrek nakli için canlı vericide aranan özellikler

Yapılan sağlık incelemelerinde tamamen sağlıklı olması, Türkiye yasalarına göre vericinin alıcı ile en fazla 4’üncü derece akraba olması (anne, baba, kardeş, dede, anneanne, babaanne, torun, amca, hala, dayı, teyze, yeğen, 3’üncü derecedekilerin çocukları) gibi, böbrek nakli için verici aday olma özelliğine sahiptirler.

Böbrek nakli için canlı verici olmak riskli mi?

Normal şartlarda böbrek nakli için canlı verici olmanın önemli bir sakıncası yoktur. Vericiye anestezi yapılacağı ve normal bir ameliyat gibi ameliyat olacağı için herhangi bir ameliyatta oluşabilecek riskler taşır.

Böbrek nakli için böbrek veren kişi kısa sürede iyileşir ve yaklaşık 3-4 hafta sonra normal günlük yaşantısına dönebilmektedir. Tek böbreğini veren kişide uzun dönemde tek böbrekli olması kişinin yaşam kalitesini çok fazla etkilemez ve bozmaz.

Tek böbreğini veren kişide, diğer insanlara oranla daha erken böbrek yetmezliği gelişme riski söz konusu değildir. Fakat vericide herhangi bir zarar görme olasılığı var ise bu durumda başka verici aranır.

Böbrek nakli için kan grubu uyumu nedir?

Böbrek nakli için her verici kendi kan grubu ile aynı olan alıcıya böbreğini verebilir. AB grubundaki alıcılar ise, kendi kan grubuna uymayan kişilerden de böbrek alabilirler. Rh pozitif veya negatif kan olması önemli değildir. Böbrek nakli için verici ve alıcının Rh’ına bakılmaz.

Böbrek nakli olacak hastalar için gerekli bilgiler

Böbrek nakli yapılacak hastalar için kesinleşmiş üst yaş sınırı bulunmamaktadır.

Böbrek nakli yapılacak hastanın bulaşıcı hastalık geçirmiş olması, kanser, kalp hastalığı, hepatit gibi durumların bulunması ve böbrek yetmezliği bazı özel nedenlere bağlı gelişmiş ise veya özel durumlar söz konusu ise hastalıkların aktif olup olmaması ve hastanın nakil yapmaya uygunluğunu anlayabilmek için gereken tetkikler yapılarak nakil işlemi gerçekleştirilmelidir.

Böbrek nakli için hazırlık süreci

Böbrek nakli hazırlık aşamasında hem alıcı hemde verici için kan tetkikleri, idrar tetkikleri, röntgen, ultrasonografi tetkikleri yapılır.

Kardiyoloji, göğüs hastalıkları, kadın hastalıkları, psikiyatri, diş bölümleri uzmanları tarafından hasta ve verici iyi bir değerlendirmeden geçirilir.

Gereken durumlarda başka uzmanlık dallarından, doktorların değerlendirmeleri ve görüşleri de alınır.

Ayrıca alıcının bağışıklık sisteminin verici dokularına karşı aşırı bir duyarlılığının olup olmadığını anlamak amacı ile karşılaştırma testleri olarak bilinen bazı testler yapılır.

Doku ve bağışıklık sistemi ile ilgili karşılaştırma testleri uygun ise ve kişilerin sağlık durumları elverişli durumda ise yapılacak böbrek nakli ameliyatı için hastanenin organ nakli konseyinde nakil işlemine karar verilir.

Böbrek nakli olacak hasta hangi kuruma baş vurmalı?

Canlı vericiden böbrek alacak hastalar arasında kan bağı olan akraba ya da eşleri ile birlikte bu durumu belgeleyen nüfus kayıt örnekleri ile birlikte yerleşim yerlerinde bulunan üniversite hastanelerindeki Nefroloji bilim dalı Organ Nakli bölümüne, çocuk hastaların ise çocuk Nefroloji bölümüne baş vurmaları gerekir. Fakat kadavradan böbrek nakli olmak isteyen erişkinlerin ve çocuk ebeveynlerinin yine aynı bölümlerde kadavra listesine yazılmaları gerekir.

Kadavradan böbrek bağışı yapılan alıcı hasta nasıl belirlenir?

Sağlık Bakanlığına bağlı Ulusal Organ Nakli Koordinasyon Merkezi, bekleme listesine daha önceden kaydını yaptırmış olan hastalar arasından, yaptığı eleştirme ve puanlamaya göre hasta listesi oluşturarak, ilgili bölgeye bilgi verir.

Sağlık Bakanlığının kriterlerine göre alıcının belirlenmesinde kan grubu, doku tipleri uyumu, hastanın yaşı, diyalize girme süresi ve ne kadar zamandır listede kaydının olduğu alıcının belirlenmesinde önemlidir.

Bilgisayar programı ile belirlenen hastalar, böbreğin en uygun olduğu hastaya takılması için ilgili organ nakli merkezinde değerlendirmeye alınır.

Burada unutulmaması gereken durum, kadavra için çağrılan hastaya o böbrek kesin takılacak olmamasıdır. Ulusal Organ Nakli bekleme listesindeki puanın yüksek olması ve tıbbi olarak nakil işlemi yapılacak hasta ile alınacak böbreğin birbirine uyumluluğunun yüksek olması durumunda nakil işlemi gerçekleşir.

Böbrek nakli ameliyatından sonra

Alıcı hastanın bağışıklık sistemi yeni takılan böbreği yabancı göreceği için, takılan böbreği atmak ve reddetmek isteyecektir. Bu nedenle nakilden sonra hastaya bağışıklık sistemini baskılayan ilaç tedavisi ömür boyu doktor kontrolü altında verilir.

Böbrek nakli olmuş kişinin beslenmesi ve sosyal yaşamı

Böbrek nakli yapılmış olan hastalarda özel bir durum olmadığı sürece katı ve ciddi bir beslenme programı uygulanmaz.

Böbrek nakli ameliyatı olmuş hastalar kilo kontrolünün sağlanması için sağlıklı olan, uygun koşullarda pişen her şeyi aşırıya kaçmadan yiyebilirler. Belirli aralıklar ile kilo takibi önemlidir.

Böbrek naklinden sonra hastalar sabah kalkıp kahvaltıyı düzenli şekilde yaptıktan sonra ilaçları düzenli kullanıp normal hayata başlamalıdırlar.

Toplumda yanlış bilinen nakil sonrası kişinin eve kapanması, evden dışarı çıkmaması ve kimse ile görüşmemesi gibi görüşler vardır. Fakat bu doğru değildir.

Böbrek nakli ameliyatından sonra bu kişiler doktorları müsade ettikten sonra ve taburcu edildikten sonra kendilerini iyi hissettiklerinde kısa yürüyüşler yapmaları, soğuk olmayan havalar daha uzun yürüyüşler yapmaları önerilir.

Çok kalabalık değil iken otobüs ile yolculuk, eş, dost ile görüşmeler yapılabilir.

Böbrek nakli yapılmış kadın hamile kalabilir mi?

Böbrek nakli ameliyatı olmuş kadınlarda gebelik mümkün olabildiği gibi, hamilelik kararı verilmeden önce kan örneklerinin gerekli değerlendirmesi ve ilaç düzenlemesi yapılmalıdır.

Bu kadınlar hamileliği süresince ilgili bölümlerde takip edilerek bebeklerini dünyaya getirebilirler. Böbrek nakli sonrası en az bir yıl geçtikten sonra hamilelik kararı önerilir.

Ayrıca böbrek naklinden sonra bu hastalarda adet dönemleri düzene girer.

Böbrek nakli yapılmış erkek çocuk sahibi olabilir mi?

Böbrek nakli sonrası en az bir ay sonra kişi kendini iyi hissetmeye başladığında eski cinsel yaşamına geri dönebilir.

Bu hastalar cinsel yaşama döndüklerinde hem erkekler hemde kadınlar kendilerini cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklara karşı korumalıdır. Böbrek naklinden sonra erkeklerin iktidarsızlık sorunu da düzene girer.

Böbrek naklinden sonra erkeklerde, kadınlar gibi çocuk sahibi olabilirler.

Böbrek nakli sonrası korunma ve önlemler

Böbrek nakli olmuş hasta ev ve iş yerinde bireylerin enfeksiyonel bir hastalık geçirdikleri dönemlerde yakın temastan kaçınmalıdır. Böbrek nakli ameliyatından sonra 2 ay kadar halka açık yerlerden ve kalabalık ortamlardan sakınılmalıdır.

Çiçek ve bahçe, tarla işleri ile uğraşan böbrek nakilli kişiler gereken önlemleri almalıdır. Sık sık eller yıkanmalı ve kişi kendine özel havlu ile kurulanmalıdır.

Böbrek nakli yapılmış kişi hayvanlar ile yakın temastan kaçınmalı ve yiyeceklerin temizliğine dikkat ederek yemelidir.

Böbrek nakli sonrası ilaç tedavisi

Böbrek nakli sonrası hastaya verilen bağışıklık sistemi baskılayıcı ilaçlar ve geçici süreli antibiyotik tedavisi verilir. Gereken durumlarda tansiyon ve kolesterol seviyesini düzenleyen ilaçlar eklenebilir. Özellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaç tedavisi düzenli kullanılmalıdır.

Kullanılacak ilaçların ismi, miktarı, nasıl ve hangi saatlerde kullanılacağı hakkında bilgi veren ilaç kullanma çizergesi kişiye hastaneden tabur edilirken verilecektir.

İlaçların doğru ve zamanında kullanılması doz atlanmaması böbrek nakli olmuş hastalar için önemlidir. Doktordan izinsiz başka bir ilaç kullanılmaması gerekir.

Herhangi bir nedenden dolayı başka bir ilaç kullanılması gerektiğinde veya başka bir doktor ilaç reçete ettiğinde böbrek nakli kontrolleri için gidilen doktora bildirilmelidir.

Böbrek nakli sonrası acil durumlar

Böbrek nakli ameliyatı olmuş ve evine taburcu edilmiş hastanın doktoruna bildirmesi gereken durumlar vardır.

Bu durumlar 38 derecenin üzerinde ateşlenme, idrar miktarında azalma, yanma hissi ve renk değişikliği, ayak ve el bileklerinde şişlik oluşması, aniden meydana çıkan tansiyon yüksekliği veya düşüşü, tekrarlayan kusma ya da ishal, öksürük ve nefes darlığı, diş problemi ve diş için antibiyotik kullanımı gerekliliği, herhangi bir aşı yapılması veya önerilmesi, su çiçeği, zona, tüberküloz veya herhangi bir hastalığa yakalanıldığında mutlaka hastanın doktoru bilgilendirilmelidir.

Nakil sonrası hastanın doktoruna ulaşması gerektiği en önemli durumlardan biri enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlar nakilden birkaç ay sonra görülebileceği gibi, yıllar sonra da görülebilir.

Böbrek nakli sonrası enfeksiyon belirtileri (38 derecenin üzerinde seyreden ateş, titreme, baş ağrısı, kas ağrıları, aşırı halsizlik ve yorgunluk, öksürük, balgam çıkarma ve nefes darlığı, bulantı, kusma, ishal, idrar yaparken yanma hissi, renk değişikliği ve az idrar çıkarma) gibi belirtilerdir.

Böbrek nakli sonrası böbrek reddi belirtileri

Böbrek nakli sonrası % 3-5 oranında organ reddi görülmektedir. Bu durum yapılan kan tetkiklerinde, kreatinin düzeyinde artış olduğunda yapılan ileri tetkikler sonucunda organ reddi tespit edilebilir. Organ reddinin erken tanısında tedavisi yapılabilir. Özellikle nakilden 6 ay sonra yapılan rutin tetkiklerde bazı belirtiler görülen hastalarda dikkatli olunmalıdır.

Bu belirtiler, greft yerinde şişlik, ağrı ve hassasiyet, ateş, kan basıncının (tansiyonun) yükselmesi,hızlı kilo alımı, sıvı fazlası (ödem), idrar miktarında azalma, üre ve kreatinin değerlerinde yükseklik, halsizlik, iştahsızlık, genel vücut ağrıları, bulantı ve kusma gibi belirtilerdir.

Böbrek nakli başarısız olduğunda ne olur?

Böbrek nakli herhangi bir nedenden dolayı başarısız olur ise rahatlıkla daha önce görülen tedavi yöntemine ve diyaliz tedavisine dönmek mümkündür. Belirli tıbbi gerekçelerin yerine getirilmesinden sonra hastaya yeniden böbrek nakli yapılabilir.

Böbrek nakli yapılmaması gereken durumlar

Çözümlenmemiş kanser hastalığı, aktif halde olan AIDS hastalığı veya hepatit, aktif halde olan tüberküloz (verem) hastalığı, ciddi vasküler hastalık varlığı, aktif halde olan intravenöz ilaç kullanımı, 5 yıldan daha az yaşam beklentisi olan hastalar, yeni geçirilmiş miyokard infarktüsü, diğer son dönem organ yetmezlikleri (kalp, akciğer, karaciğer gibi), hastanın nakil sonrası kullanacağı ilaçları kullanamama gibi sorunlarının olması gibi durumlarda böbrek nakli yapılmaz.

Böbrek hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/bobrek-nakli-transplantasyonu-nedir/

Böbrek yetmezliğinde geç teshiş hastayı diyaliz ve nakle götürüyor!

Böbrek Yetmezliği ve Böbrek Nakli

Böbrek hastalıklarında erken teşhis, tedavi imkânlarını artırıyor ve mevcut hastalığın kontrol altında tutulmasını sağlıyor. Geç teşhis edilen böbrek hastalığıysa, kronik böbrek yetmezliğine dönüşerek hastayı diyalizden ya da böbrek naklinden yararlanma durumunda bırakıyor…

8 Mart Dünya Böbrek Günü ülkemizin böbrek hastalıkları konusundaki sicilinin pek parlak olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bunu anlamak, bu sorunu tanımayı ve dikkatli olmayı gerektiriyor. Çünkü böbrek yetmezliği ilk 3 evrede belirti vermeyebiliyor. Böbrek hastalıkları dünyada her 10 kişiden 1’inde görülüyor.

Ülkemizde bu oranın daha yüksek olduğu ve her 6 kişiden 1’inde böbrekle ilgili sorunlara rastlandığı belirtiliyor.

Böbrek hastalıklarının toplam 5 evreye ayrıldığını belirten Türk Böbrek Vakfı Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi’nden Uzman Doktor Bilal Görçin, beşinci evrede olan hastalarda kronik böbrek yetmezliği oluştuğunu ve bu hastalıkta böbreklerin tamamen devre dışı kalıp çalışamaz duruma geldiğini söylüyor.

Uzman Doktor Görçin, yapılan çalışmalarda, Türkiye’nin yaklaşık yüzde 16.7’sinin böbrek hastalıklarının herhangi bir evresinde olduğunun belirlendiğine ve 8 milyonun üzerinde kronik böbrek yetmezliği hastası bulunduğuna dikkat çekiyor.

Çok önemli görevleri var!

Böbreklerimizin her biri 150 gram ağırlığında ve fasulye şeklinde olup, omurganın her 2 yanında ve bel bölgesinin biraz üzerinde yer alıyor. Her insanın normalde 2 böbreği bulunmasına karşın sağlıklı tek böbrekle de normal bir yaşam sürdürmenin mümkün olabildiği belirtiliyor.

Böbreğin en önemli görevleri arasında; vücudumuz tarafından kullanılması sonucunda açığa çıkan atık maddeleri idrarla vücuttan uzaklaştırması, vücudun su-tuz dengelerini ve tansiyonu düzenlemesi, zararlı etkileri önlemesi ve vücudun kan yapımı için kemik iliğine gönderimlerde bulunması yer alıyor.

Tahlil yaptırın!

Böbrek yetmezliği; böbreğin tamamen çalışamaz hale gelerek vücuttaki atık maddeleri idrarla dışarıya atamaması olarak tanımlanıyor. Uzman Doktor Görçin, bunun 5’inci evre böbrek hastalığı olduğunu ve nüfusa oranının milyonda 4 olduğunu dile getiriyor.

Böbrek yetmezliğinin, hastalığa ilk 4 evrede zamanında müdahale edilmemesi ve tedavinin gerçekleştirilmemesi sonucunda oluştuğuna dikkat çekiliyor. Böbrek hastalığının ilk 3 evresinde hastalığın sinsi ilerlemesi söz konusu olduğu için her yıl en az 1 kez tansiyon ölçümü, idrar tahlili ve kanda kreatin tahlili yapılması tavsiye ediliyor.

Kandaki kreatin değerinin yüksekliği, böbrek fonksiyonunun bozulduğunu ve çalışmadığını gözler önüne seriyor. Görçin, “Erken teşhis yani böbrek hastalığının ilk evrelerinde teşhis edilmesi tedavi imkânlarını artırmakla kalmıyor, bu hastalığın kontrol altında tutulmasını da sağlıyor” diye konuşuyor.

Görçin, teşhiste geç kalındığında karşılaşılacak tabloyuysa şöyle özetliyor: “Tedavi edilemeyen veya geç teşhis edilen böbrek hastalığı, hastanın 5’inci evrede kronik böbrek yetmezliği tanısı alarak, diyaliz veya böbrek nakli tedavi seçenekleriyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor.”

Böbrek hastalanınca ne oluyor?

  • Vücutta kalsiyum eksikliği ve fosfor fazlalığı başlıyor.
  • Atıklar kanda birikiyor.
  • Kan basıncı dengeleri bozuluyor.
  • Vücutta su birikmeye başlıyor.
  • Bacak ve göz kapakları şişiyor.
  • Kilo artışı söz konusu oluyor.
  • Alyuvar üretimi dengesi bozuluyor.
  • Akciğerlerde sıvı birikmeye başlıyor.
  • Nefes darlığı oluşuyor.
  • Halsizlik, iştahsızlık, baş dönmesi, çabuk yorulma ve çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıkıyor.

Az tuz, çok su tüketilmeli!  

Böbrek hastalıklarının genetik faktörlerin yanında tuz ve suyla da doğrudan ilişkisi bulunuyor. Aşırı tuz tüketimi vücuttaki kan basıncını artıracağı için böbrek içerisindeki kılcal damarlarda bozulmalara neden oluyor.

Uzun süreli yüksek kan basıncıysa (hipertansiyon) böbreğin fonksiyonlarının yitirilmesine yol açıyor.

Su tüketimi çok önemli olup böbreğin idrar yoluyla atacağı atıkların atılma hızının artmasını, kanın sulanmasını ve böbreğin daha sağlıklı çalışmasını sağlıyor.

Sigara içenler risk altında!  

Hipertansiyon hastalıkları, diyabetik hastalıklar ve metabolik sendromlar, böbrek hastalıklarının ana oluşma nedenleri arasında bulunuyor.

Fazla tuz tüketenler, aşırı şekerli yiyenler, sigara içenler, obezler, hareketsiz yaşam sürdürenler ve az su tüketenler böbrek hastası olmaya davetiye çıkarıyor .

Böbrek yetmezliği hastalığında hastanın yaşamını devam ettirebilmesinin 2 yolu bulunuyor. Bunlardan birincisinin diyaliz tedavisi, ikincisininse böbrek nakli olduğu belirtiliyor.

En çok görülen böbrek hastalıkları

  • Piyelonefrit
  • Taş hastalığı
  • Kum hastalığı
  • İdrar yollarında tıkanma

Böbrek yetmezliği belirtileri

  • Vücutta şişlikler
  • Kas krampları
  • Baş dönmesi
  • Kilo kaybı
  • Nefes darlığı
  • Aşırı çarpıntı

Kadınlarda daha sık görülüyor Uzman Doktor Bilal Görçin, ülkemizde yapılan SALTURK ve CREDIT araştırmalarına göre, hipertansiyon görülme ve diyabet hastalığına yakalanma riskinin kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğunu söylüyor. Günümüzde böbrek hastalıkları genellikle orta ve ileri yaşlarda görülmekle birlikte, insan ömrünün uzaması sonucunda ilerleyen yıllarda yaşlı nüfusun daha fazla risk altında olacağı düşünülüyor. Uzman Doktor Bilal Görçin, ülkemizde yapılan SALTURK ve CREDIT araştırmalarına göre, hipertansiyon görülme ve diyabet hastalığına yakalanma riskinin kadınlarda erkeklere oranla daha fazla olduğunu söylüyor. Günümüzde böbrek hastalıkları genellikle orta ve ileri yaşlarda görülmekle birlikte, insan ömrünün uzaması sonucunda ilerleyen yıllarda yaşlı nüfusun daha fazla risk altında olacağı düşünülüyor.

Hazırlayan: Ceyda Erenoğlu

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1004656-bobrek-yetmezliginde-gec-teshis-hastayi-diyaliz-ve-nakle-goturuyor

Hipertansiyon ve Böbrek Yetmezliği

Böbrek Yetmezliği ve Böbrek Nakli

Reçetesiz ilaç ve antibiyotik kullanmayın. Karaciğer ve böbrekleriniz bu ilaçları yeterince iyi işleyemez.

Hipertansiyonun böbreklerin en kötü düşmanlarından biri olduğunu biliyor muydunuz? Bu sinsi hastalık, vücudunuzu yavaş yavaş ele geçirir ve ciddi zararlar verir. Böbrek yetmezliği gibi durumlara yol açabilir.

Bugün makalemizde, bu hastalığın önüne geçebilecek en iyi statejilerden söz edeceğiz. Bu sayede tansiyonunuzu kontrol altına alabilecek ve daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olacaksınız.

Bu önemli ipuçlarını kaçırmayın!

Hipertansiyon böbreklere nasıl zarar verir?

Aradaki bağlantıyı anlamak cidden çok kolaydır. Aslında gerçek problem, tansiyon değerlerine; hastalığın semptomları görülmeye başlayıp iş işten geçene kadar çok fazla önem verilmemesidir.

Yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği arasındaki bağlantıyı anlamak için aşağıdaki bilgileri aklınızda tutmanızı öneririz:

  • Yüksek tansiyon, kalbinizi çok fazla zorlar. Bu zorlama çok uzun süre devam ederse, kan damarları onarılamaz şekilde hasar görebilir.
  • En büyük risklerden biri, böbreklerdeki kan filtreleyen kan damarlarının zarar görmesi sonucu burada toksin ve atık maddeler birikmesidir.
  • Yüksek oranda biriken sıvı kan damarlarına zarar verir, bunun sonucu olarak tansiyon artar. Bu, ciddi sağlık problemlerine yol açabilecek bir kısır döngüye neden olur.

Şu da ilginizi çekebilir: Hipertansiyonu Azaltmak için 7 Doğal Reçete

Böbrek yetmezliği nasıl anlaşılır?

Ne yazık ki bir kez böbrek yetmezliği belirtileri yaşamaya başladıysanız, böbrek fonksiyonlarınızı sürekli izlemeniz gerekecek, çünkü bu sorun geri döndürülemez. Kronik böbrek yetmezliği olan insanlar diyaliz ve böbrek nakline ihtiyaç duyma açısından daha yüksek risk altındadır.

Bu, önlemeye değer ciddi bir sorundur. Sadece kan basıncınızı düzenli olarak kontrol etmeniz değil aynı zamanda diyet ve yaşam tarzınızı da değiştirmeniz gerekir. Böbreklerimizin işlevlerini kaybetmeye başladığını nasıl anlarız? İşte belirtiler:

  • Gün boyunca yorgun hissetmek
  • Ayak bilekleri ve ayaklarda şişme
  • Soğuğa karşı duyarlılık
  • İdrar renginin ciddi anlamda sarıya dönmesi
  • Sert, şişmiş karın

Bu hastalığın en net göstergesi, idrar analizidir. Böbrek yetmezliği olan insanlarda kreatinin düzeyi daha yüksektir.Kreatinin kas hücreleri ve proteinlerin parçalanması sırasında üretilen atık bir üründür.

Böbrek fonksiyonları düzgün çalıştığı zaman, kreatinin idrar yoluyla vücuttan atılır, ancak böbrekler düzgün çalışmıyorsa bu atık ürün vücutta birikmeye başlar. Bu böbrek sorunlarının açık bir göstergesidir, ancak belirttiğimiz gibi, sadece idrar analizi yoluyla fark edilebilir.

Bu yazımıza da bir göz atın: Böbrek Taşlarına İşaret Eden 8 Belirti

Böbrek hasarlarını önlemek için tansiyonumuzu nasıl koruyabiliriz?

Artık böbrek yetmezliğini önlemek için tansiyon değerlerinin izlenmesinin ne kadar önemli olduğunu bildiğinize göre, kontrol altında tutmak için aşağıdaki ipuçlarına bir göz atın:

  • Kilo almaktan kaçınmaya çalışın. Yaş ve boy değerlerinize uygun, ideal kilonuzu koruyun.
  • Taze meyve ve sebze tüketin; özellikle yeşil yapraklı sebzeleri ve ananas, armut, üzüm, kızılcık gibi diüretikleri tercih edin.
  • Çok yağlı süt ürünlerinden uzak durun. Bunun yerine pirinç, yulaf veya fıstık gibi bitkisel sütleri için.
  • Tuzdan tamamen uzak durun. Diyetinizden sodyumun yanı sıra şeker ve rafine unu da çıkartın.
  • Günde en az yarım saat egzersiz yapın, ancak kalp ve kan akışını harekete geçirmek için makul oranda tutmaya çalışın. Yarım saat yürüyüş yapmaya, bisiklet sürmeye, yüzmeye veya hatta dans derslerine gitmeye çalışın.
  • Günde bir kadeh kırmızı şarap içebilirsiniz ama bu oranı kesinlikle aşmamalısınız.
  • Sigara kullanıyorsanız, bu kötü ve tehli alışkanlıktan bir an önce kurtulmanız gerekmektedir.
  • D vitamini takviyeleri almayı deneyin. Böbrek fonksiyonları için harikadır.
  • Bir bardak suda eritilmiş bir çorba kaşığı karbonatı için. Böbrek fonksiyonunuzu iyileştirmeye yardımcı olan güçlü bir alkalidir.
  • Çok fazla ilaç kullanmamaya çalışın ya da en azından karaciğer ve böbreklerin işlemesi zor olduğu için reçetesiz ilaç kullanmayın.
  • Stres seviyelerinizi takip edin. Dengeli bir hayat sürmeye ve duygularınızı düzgün bir şekilde yönetmeye çalışın. Zaten bildiğiniz gibi, stres yüksek tansiyon için doğrudan bir tetikleyicidir ve uygun şekilde yönetilmesi gerekir.
  • Hipertansiyon kontrolü ve böbrek sağlığınızı izlemek amacıyla düzenli olarak doktorunuzu ziyaret etmeyi unutmayın. Kan basıncınızı evde de ölçmek için bir tansiyon aleti alabilirsiniz.
  • Vaninetti, M., & Valovska, A. (2015). Chronic renal failure. In Essential Clinical Anesthesia Review: Keywords, Questions and Answers for the Boards. https://doi.org/10.1017/CBO9781139584005.008
  • Osafo, C., Mate-Kole, M., Affram, K., & Adu, D. (2011). Prevalence of chronic kidney disease in hypertensive patients in ghana. Renal Failure. https://doi.org/10.3109/0886022X.2011.565140
  • Lloyd-Jones, D. M., Evans, J. C., & Levy, D. (2005). Hypertension in adults. American Medical Association. https://doi.org/10.1001/jama.294.4.466

Willis-Ekbom Hastalığı veya (WEH) Huzursuz Bacak Sendromu (HBS)

Sürekli olarak bacakları hareket ettirme isteği, bir hastalığın semptomu olabilmektedir. Eğer uzanırken ayak ve bacaklarınızı hareket ettirme ihtiyacı hissediyorsanız, Willis-Ekbom hastalığı (WEH) olarak da bilinen huzursuz bacak sendromundan (HBS) muzdarip olabilirsiniz. Bu sendrom ile ilgili sorun, sebebinin hala bilinmiyor olmasıdır. Bununla…

Çocuklarda Gece Öksürüğü İçin 7 Tavsiye

Çocuklarda gece öksürüğü çok yaygındır. Çocuk gün boyunca öksürmeyebilir ancak gece olduğunda ısrarcı bir öksürük onu etkisi altına alır, uyumasına engel olur ve hatta kusmasına bile neden olabilir. Bu kesinlikle ebeveynleri alarma geçiren bir sorundur. Öksürük fizyolojik bir reflekstir ve…

Gastroenterit: İlk Günde Temel Bakım

Birçok insan gastroenterit (mide ve bağırsak iltihabı) rahatsızlığının ilk gününü belirtilere gerekli özeni göstermeden ve bir doktora danışmadan geçirir. Kusma, ishal, karın ağrısı gibi ara sıra ortaya çıkan belirtiler bunun basit bir mide rahatsızlığı olduğunu ve kısa zaman içinde geçeceğini…

Sinüs Enfeksiyonu: Elma Sirkesi İle Yatıştırın

Soğuk algınlığı sandığınız şey sinüs enfeksiyonu olabilir. Solunumla ilgili rahatsızlıklar her zaman sinir bozucudur. Düzgün bir şekilde nefes alamamak günlük hayatınızı etkiler ve yorgun hissetmenize yol açabilir. Buna ateş, baş ağrısı, burun akıntısı gibi semptomları da eklerseniz bu rahatsızlık vücudunuzda…

DSÖ’nün Et ve Kanser Üzerine Bulguları

Kanserojen hastalıkların %75 ila 80’inin vücudumuzu değiştiren dış faktörlerden kaynaklandığını biliyor musunuz? Ne yazık ki, yeme alışkanlıklarımız, bu problemin arkasında yatan temel nedenlerden biridir. Bu nedenle, bu yazıda, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) et ve kanser hakkında neler söylediğine odaklandık. Ne…

Menisküs Ameliyatı Sonrası Diz Rehabilitasyonu

Menisküs ameliyatı sonrası diz rehabilitasyonu hastanın sağlığına ve hasarın türüne göre birkaç haftaya kadar uzayabilen bir süreçtir. Bu rehabilitasyonun temel amacı, eklem kıkırdağı menisküs olmadan işlevini sürdürmeye uyum sağlamak zorunda olduğu için eklemin işlevini yeniden kazanmasına yardımcı olmaktır. Bu süreç özellikle…

Источник: https://sagligabiradim.com/hipertansiyon-ve-bobrek-yetmezligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.