Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?

içerik

Böbrek Hastalarının Uzak Durması Gereken Yiyecekler

Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?

Böbrekler, birçok önemli işlevi yerine getiren, fasulyeye benzeyen organlardır. Kanı filtrelemek, idrar yoluyla atıkları uzaklaştırmak, hormon üretmek, mineralleri dengelemek ve sıvı dengesini korumakla görevlidirler.

Böbrek hastalığı için birçok risk faktörü vardır. En yaygın olarak kontrolsüz diyabet ve yüksek tansiyon söylenebilir. Alkolizm, kalp hastalığı, hepatit C virüsü ve HIV enfeksiyonu da neden olmaktadır.

Böbrekler hasar gördüğünde ve düzgün bir şekilde işlev göremediğinde, vücutta sıvı ve kanda atık birikebilir.

Belirli yiyeceklerden kaçınmak veya sınırlamak, kandaki atık ürünlerin birikimini azaltmaya, böbrek fonksiyonunu iyileştirmeye ve daha fazla hasarı önlemeye yardımcı olabilir.

Diyet ve Böbrek Hastalığı Arasındaki Bağlantı

Diyet kısıtlamaları, böbrek hastalığının evresine bağlı olarak değişir. Örneğin, kronik böbrek hastalığının erken evrelerinde olan insanlar, son dönem böbrek hastalığı veya böbrek yetmezliği olanlara göre farklı diyet kısıtlamalarına sahip olacaktır.

Diyaliz gerektiren son dönem böbrek hastalığı olanlarda da değişken diyet kısıtlamaları olacaktır. Diyaliz, fazla suyu temizleyen ve atıkları filtreleyen bir tedavi türüdür.

Son aşamalardaki veya son dönem böbrek hastalığı olanların çoğunun, kandaki bazı kimyasalların veya besin maddelerinin birikmesini önlemek için böbrek dostu bir diyet izlemeleri gerekecektir.

Kronik böbrek hastalığı olanlarda, böbrekler fazla sodyum, potasyum ve fosforu yeterince kaldıramaz. Sonuç olarak, kanda bu minerallerin yüksek seviyelerine sahip olma riski daha yüksektir.

Böbrek dostu bir diyet genellikle günde 2,000 mg sodyum ve potasyum sınırlaması ve günde 1000 mg’a kadar fosforu sınırlandırır.

Hasarlı böbrekler, protein metabolizmasının atık ürünlerini filtrelemekte zorlanabilir. Bu nedenle, 1-4. evrelerde kronik böbrek hastalığı olan bireylerin, diyetlerindeki protein miktarını sınırlamaları gerekebilir. Ancak, diyalize giren son dönem böbrek hastalığı olanlarda protein gereksinimi artmaktadır.

İşte böbrek hastalığı için diyette kaçınmanız gereken yiyeceklerin bir listesi…

Gazlı içecekler özellikle koyu renkli olanları

Bu tür içeceklerin sağladığı kaloriye ve şekere ek olarak, koyu renkli kolalar özellikle de fosfor içerirler.

Birçok gıda üreticisi, aromalarını arttırmak, raf ömrünü uzatmak ve renk bozulmasını önlemek için yiyecek ve içecek ürünlerinin işlenmesi sırasında fosfor ekliyor.

Bu eklenen fosfor, insan vücudu tarafından doğal, hayvansal veya bitkisel bazlı fosforlardan daha fazla emiliyor.

Doğal fosfordan farklı olarak, katkı maddeleri formundaki fosfor proteine ​​bağlı değildir. Daha ziyade, tuz şeklinde bulunur ve bağırsak yolu tarafından yüksek oranda emilebilir.

Katkı maddesi fosfor içeriği kola türüne bağlı olarak değişirken, koyu renkli kolaların çoğunun 200 ml’lik bir porsiyonda 50-100 mg içerdiği düşünülmektedir.

Sonuç olarak, böbrekler için özellikle koyu renkli olan kolalardan kaçınılmalıdır.

Avokado

Avokado, genellikle kalp-sağlıklı yağları, lifleri ve antioksidanları da dahil olmak üzere birçok besleyici özelliği için kullanılmaktadır.

Avokado genellikle sağlıklı diyetlerin bir parçasıdır ancak, böbrek hastalığı olanların bundan sakınması gerekebilir. Nedeni ise avokadonun çok zengin bir potasyum kaynağı olmasıdır. Bir fincan (150 gram) avokado, 727 mg potasyum sağlar.

Bu orta muzun sağladığı potasyum miktarının iki katı. Bu nedenle, özellikle de potasyum alımınızı izlemeniz söylendiyse, avokadodan uzak durmalısınız.

Konserve Gıdalar

Çorba, sebze ve fasulye gibi konserve yiyecekler, düşük maliyet ve kolaylıklarından dolayı kullanılmaktadır.

Ancak konserve ürünlerin çoğuna, raf ömrünü uzatmak için bir koruyucu olarak tuz eklendiğinden, yüksek miktarda sodyum içerir.

Konserve ürünlerde bulunan sodyum miktarından dolayı, genellikle böbrek hastalığı olanların tüketimini bırakmaları tavsiye edilir.

Ayrıca, konserve fasulye ve ton balığı gibi konserve yiyeceklerin boşaltılması ve yıkanması, ürüne bağlı olarak sodyum içeriğini % 33-80 oranında azaltabilir.

Tam Buğday Ekmeği

Doğru ekmeği seçmek böbrek hastalığı olanlar için kafa karıştırıcı olabilir. Genellikle sağlıklı bireyler için, tam buğday ekmeği tavsiye edilir.

Tam buğday ekmeği, daha yüksek lif içeriği nedeniyle daha besleyicidir. Ancak böbrek hastalığı olan bireyler için tam buğday yerine genellikle beyaz ekmek önerilir.

Bunun nedeni fosfor ve potasyum içeriğidir. Tam buğday Ekmeği daha fazla kepek içerdiğinden, fosfor ve potasyum içeriği daha yüksektir.

Örneğin, 30 gramlık tam buğday ekmeği, 28 mg hem fosfor hem de potasyum içeren beyaz ekmeğe kıyasla yaklaşık 57 mg fosfor ve 69 mg potasyum içerir.

Esmer Pirinç

Tam buğday ekmeği gibi, esmer pirinç de beyaz pirince daha yüksek potasyum ve fosfor içeriğine sahiptir.

Bir fincan pişmiş esmer pirinç 150 mg fosfor ve 154 mg potasyum içerirken, bir fincan pişmiş beyaz pirinç sadece 69 mg fosfor ve 54 mg potasyum içerir.

Bulgur, buğday, arpa ve kuskus, esmer pirinç için iyi bir alternatif oluşturabilen besleyici, düşük fosforlu tahıllardır.

Muz

Muz, yüksek potasyum içeriği ile bilinir. Sodyumda doğal olarak düşükken, bir orta muz 422 mg potasyum sağlar.

Ne yazık ki, birçok başka tropikal meyve de yüksek potasyum içeriğine sahiptir. Ancak ananas, diğer tropikal meyvelerden daha az potasyum içerir ve muza lezzetli bir alternatif olabilir.

Süt

Süt ürünleri, çeşitli vitamin ve besin bakımından zengindir. Aynı zamanda doğal bir fosfor ve potasyum kaynağı ve iyi bir protein kaynağıdır.

Örneğin, 1 bardak tam yağlı sütün, 222 mg fosfor ve 349 mg potasyum içeriği vardır. Diğer fosfor açısından zengin gıdalarla birlikte çok fazla süt tüketmek, böbrek hastalığı olanlarda kemik sağlığına zararlı olabilir.

Süt ve süt ürünleri genellikle güçlü kemikler ve kas sağlığı için önerildiği için bu durum şaşırtıcı gelebilir.

Bununla birlikte, böbrekler hasar gördüğünde, çok fazla fosfor tüketimi, kanda fosfor birikmesine neden olabilir. Bu, kemiklerinizi zamanla zayıf hale getirebilir ve kemik kırılması veya kırılma riskini artırabilir.

Süt ürünleri protein bakımından da yüksektir. Bir bardak tam yağlı sütün yaklaşık 8 gram protein içeriği vardır. Kandaki protein atıklarının birikmesini önlemek için süt alımını sınırlamak önemlidir.

Portakal ve Portakal Suyu

Portakal ve portakal suyunun, C vitamini içeriği çok bilinmesine rağmen, bunlar aynı zamanda zengin potasyum kaynaklarıdır.

Bir büyük portakal (184 gram) 333 mg potasyum sağlar. Ayrıca, bir bardak portakal suyunda 473 mg potasyum vardır.

İşlenmiş Etler

İşlenmiş etler uzun zamandır kronik hastalıklar ile ilişkilendirilmiştir ve genellikle koruyucu maddeler ve besin eksikliği nedeniyle sağlıksız olarak kabul edilmektedir.

İşlenmiş etler tuzlanmış, kurutulmuş veya konserve edilmiş etlerdir. Sosis, sucuk, salam, pastırma buna örnektir.

İşlenmiş etler tipik olarak tadı geliştirmek ve lezzetini korumak için büyük miktarlarda tuz içerir. Ek olarak, işlenmiş etler protein bakımından yüksektir.

Turşu, Zeytin ve Çeşniler

İşlenmiş zeytin ve turşular, kürlenmiş veya salamura edilmiş yiyeceklerin örnekleridir. Kürleme veya asitleme işlemi sırasında genellikle çok miktarda tuz eklenir.

Örneğin, bir turşu 300 mg’dan fazla sodyum içerebilir. Aynı şekilde, 2 yemek kaşığı tatlı turşuda 244 mg sodyum vardır.

Beş adet yeşil turşu zeytin, günlük miktarın önemli bir kısmı olan yaklaşık 195 mg sodyum sağlar.

Kayısı

Kayısı C vitamini, A vitamini ve lif bakımından zengindir. Ayrıca potasyumda da yüksektir. Bir bardak taze kayısı, 427 mg potasyum sağlar.

Ayrıca, potasyum içeriği kuru kayısılarda daha da yoğundur. Bir bardak kuru kayısı, 1.500 mg potasyum içerir.

Böbrekler için kayısıdan ve en önemlisi kuru kayısıdan uzak durmak en iyisidir.

Patates ve Tatlı Patates

Patates ve tatlı patates, potasyum açısından zengin sebzelerdir. Sadece bir orta boy fırın patates (156 gr) 610 mg potasyum içerirken, ortalama büyüklükte bir pişmiş tatlı patates (114 g) 541 mg potasyum içerir.

Neyse ki, patatesi küçük, ince parçalara ayırıp en az 10 dakika kaynatmak potasyum içeriğini yaklaşık % 50 oranında azaltabilir.

Pişirmeden önce en az dört saat boyunca suda bekletilmiş patatesin, pişirmeden önce ıslatılmayanlardan daha düşük bir potasyum içeriğine sahip olduğu kanıtlanmıştır.

Bu şekilde de önemli miktarda potasyum hala mevcut olabilir, bu nedenle potasyum seviyelerini kontrol altında tutmak için porsiyona dikkat etmek gerekir.

Domates

Domates, böbrek diyetinin kurallarına uymayan bir başka yüksek potasyum içeren yiyecektir. Bir bardak domates sosu 900 mg potasyum içerebilir.

Ne yazık ki domates, birçok yemekte yaygın olarak kullanılmaktadır. Düşük potasyum içeriğine sahip bir alternatif seçebilirsiniz. Kavrulmuş bir kırmızı biber sosu ile domates sosunun değiştirilmesi, daha az potasyum sağlayabilir.

Paketlenmiş, Hazır Yemekler

İşlenmiş gıdalar, sodyum bakımından yüksektir. Bu gıdalar arasında, paketlenmiş, anında ve önceden hazırlanmış yemekler genellikle en ağır şekilde işlenir ve bu nedenle en fazla sodyum içerir.

Örnek olarak dondurulmuş pizza, mikrodalgada pişirilebilen yemekler ve hazır makarna sayılabilir.

Yüksek oranda işlenmiş gıdaları düzenli olarak tüketiyorsanız, sodyum alımının günde 2,000 mg civarında tutulması zor olabilir.

Aşırı derecede işlenmiş gıdalar sadece çok miktarda sodyum içermez, aynı zamanda besin maddelerinde de eksiktir.

Pazı, Ispanak gibi Yeşillikler

Pazı, ıspanak gibi yeşillikler, potasyum da dahil olmak üzere yüksek miktarda çeşitli besin ve mineral içeren yeşil yapraklı sebzelerdir.

Çiğ olarak servis edildiğinde, potasyum miktarı fincan başına 140-290 mg arasında değişmektedir.

Yapraklı sebzeler pişirildiğinde miktarı azalsa da potasyum içeriği aynı kalır. Örneğin, yarım fincan çiğ ıspanak, pişirildiğinde yaklaşık 1 yemek kaşığına kadar küçülür. Böylece, yarım fincan pişmiş ıspanak yemek, yarım fincan çiğ ıspanaktan çok daha fazla miktarda potasyum içerecektir.

Hurma, Kuru Üzüm ve Kuru erik

Hurma, kuru üzüm ve kuru erik, yaygın olarak kuru şekilde tüketilir. Meyveler kurutulduğunda, tüm besinleri potasyum dahil olmak üzere konsantre edilir.

Örneğin, bir fincan erik, 1.274 mg potasyum sağlar, bu da ham muadili bir erikte bir fincanda bulunan potasyum miktarının yaklaşık beş katıdır.

Sadece dört hurma 668 mg potasyum sağlar.

Bu kuru meyvelerde bulunan dikkate değer miktarda potasyum göz önüne alındığında, böbrekler için bu yiyeceklerden kaçınmak gerekebilir.

Cips ve Krakerler

Tuzlu kraker, cips ve gibi yemeye aperatif yiyecekler, besin maddelerinde eksiktir ve nispeten yüksek tuz içerir.

Ayrıca, bu gıdaların önerilen porsiyon boyutundan daha fazlasının tüketilmesi kolaydır, genellikle tasarlanandan daha fazla tuz alımına yol açar.

Dahası, bu hazır yiyecekler eğer patatesten yapılmışsa, bunlar da önemli miktarda potasyum içerecektir.

Sonuç olarak;

Böbrek hastalığınız varsa, potasyum, fosfor ve sodyum alımınızı azaltmak hastalığın yönetiminde önemli bir özellik olabilir.

Yukarıda listelenen yüksek sodyum, yüksek potasyum ve yüksek fosforlu yiyecekleri sınırlamanız gerekecektir.

Diyet kısıtlamaları ve besin alım önerileri, böbrek hasarınızın şiddetine bağlı olarak değişecektir.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/bobreklere-zararli-yiyecekler/

Böbreklere Zarar Veren Alışkanlıklar

Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?

Böbrekler vücudumuzdaki çok önemli organlardandır. Muhteşem ve karmaşık bir arındırma mekanizmaları vardır. Böbreklerinize iyi bakmalı ve böbrek sağlığınızı korumalısınız. Bu nedenle, böbreklere zarar veren alışkanlıklar ile ilgili bilgi sahibi olmak çok önemlidir. Bu makale bu alışkanlıkların neler olduğunu öğrenebilirsiniz.

1. Yeterince Su İçmemek

Böbreklere zarar veren alışkanlıklar arasında ilk olarak yeterince su içmemek geliyor. Kendinize şu soruyu sorun: “Genellikle günde kaç bardak su içiyorum?”

Böbreklerinizin yeterli miktarda su almamasının uzun vadede böbrek hastalıklarına yol açabileceğini unutmamalısınız. Böbreklerin temel fonksiyonu, metabolik atıkları vücuttan atarak, vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin sayısını dengelemektir.

Eğer bunu yapmazsanız, yani yeterince su içmezseniz, böbreklere kan akışı yavaşlar ve kanınızda toksinler birikir. Bu gibi problemleri, günde yalnızca bir buçuk ila iki litre su içerek önleyebilirsiniz.

Tavsiye edilen miktarda su içmekte zorlanıyorsanız, suyun içine birkaç damla limon suyu damlatabilirsiniz. Bu sayede su biraz daha tatlanmış olacaktır.

2. İdrarı Tutmak

İdrarımızı tutmak, böbreklere zarar veren alışkanlıklar listemizde ikinci sırada yer alıyor. Sırf meşgul olduğumuz için idrarımızı tuttuğumuz zamanlar mutlaka olmuştur. Vücudunuz size tuvalete gitmeniz gerektiğini söylerken, idrarınızı ne kadar süre boyunca tuttunuz? Bir saat? İki saat?

Bu yazımıza da göz atın: Böbrekler için Zararlı 7 Alışkanlık

İdrar keseniz uzun bir süre idrar ile dolu olursa, idrar yollarınızda hipertrofi, hidronefroz (böbreklerdeki idrar basıncında artış) gibi komplikasyonlar ya da ortaya çıkması kolayca önlenebilecek diğer hastalıklar oluşabilir. Bunu unutmamanızda fayda vardır.

3.1 Çok Fazla Sodyum Tüketmek

Bildiğiniz gibi, temel sodyum kaynağı tuzdur. Peki, tuz neden bu kadar zararlıdır? Öncelikle, böbreklerinizin daha fazla çalışmasına yol açar. Böbreklerin dışkılama yoluyla sodyumu vücuttan atması gerekir.

Bu da böbrekler için kısa vadede çeşitli sorunların yanı sıra, uzun vadede strese sebep olur. Bu yüzden yemeklerinizdeki tuzu azaltmalı, hatta mümkünse hiç kullanmamalısınız.

3.2 Çok Fazla Hayvansal Protein Tüketmek

Hayvansal proteinler ve yüksek miktarda yağ içeren tüm besinler, böbrekleriniz için çok zararlıdır. Bu besinler, böbreklerin görevini gittikçe daha da zorlaştırır ve ürettikleri kanı düzgün bir şekilde temizlemesini önler. Hayvansal proteinleri daha az tüketmeye veya bu proteinler yerine, mümkün olduğunca bitkisel proteinler tüketmeye çalışın.

3.3 Gazlı İçecekler

Gazlı içecekler böbrek sağlığı için çok zararlıdır ve maalesef özellikle de gençler tarafından çok fazla tüketilmektedir. Bu içecekleri daha az tüketmenizi ya da hiç tüketmemenizi tavsiye ediyoruz. Gazlı içecekler, uzun vadede kronik böbrek yetmezliğine ve böbrek taşı oluşumuna yol açar.

3.4 Tütün Ürünlerinden ve Alkolden Uzak Durun

Alkol ve tütün ürünleri, vücudunuz için toksin yığınıdır. Bu maddeler, böbrek hastalıklarına yol açan ve böbreklerin çalışmasına engel olan tehli maddelerdir.

Bu maddelerden mümkün olduğunca uzak durmanızı tavsiye ediyoruz. Özellikle de hipertansiyon veya diyabet hastasıysanız, bu maddelerden kesinlikle uzak durmanız gerekir.

3.5 Genetik Yapısı Değiştirilmiş Gıdaları Tüketmeyin

Sizin de bildiğiniz gibi, yediğimiz her şeyin neden üretildiğini her zaman bilemeyiz. Yediklerimiz transgenik mısır, laboratuvarlarda üretilen meyve ve sebzeler, daha hızlı büyümeleri için genetik yapısı değiştirilmiş yiyeceklerle beslenen hayvanların doğal olmayan etleri vb. gibi pek çok şey içeriyor olabilir.

Bazen bunları hiç farkında olmadan tüketiriz ve bu korkutucu gıdalar böbreklerimiz için çok zararlıdır. Her zaman organik, doğal, sağlıklı, nasıl üretildiğini bildiğiniz ve size zarar vermeyecek yiyecekler satın almaya çalışın.

4. Yüksek Kan Basıncı

Hipertansiyonun böbrek işlevlerine çok belirgin zararları vardır. Bu rahatsızlık, kanın böbreklerden farklı geçmesine, toksinlerin eskisi gibi vücuttan atılamamasına, böbreklerin yavaş yavaş küçülmesine ve ciddi bir böbrek hastalığına sebep olabilir.

Yüksek kan basıncını dengede tutmak için düzenli olarak ölçüm yaptırmak çok zor bir işlem değildir. Doktorunuz bu testleri sık sık yapmalıdır.

5. İlaç Kullanmak

İlaçların içinde böbreklere ciddi şekilde zarar veren maddeler olduğu için mümkün olduğunca az ilaç kullanmalısınız. Bu maddeler böbreklerin görevlerini zorlaştırır ve uzun vadede böbrekleri olumsuz olarak etkiler.

İlaçları ze için değil, ihtiyacımız olduğu için almamız gerekir. Bu oldukça kafa karıştırıcı bir konu olabilir; ama böbreklere daha az zarar veren ilaçlar her zaman mevcuttur. Bu nedenle, doktorunuz bu ilaçları kontrol etmelidir.

6. Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı

Böbreklere zarar veren alışkanlıklar arasında son olarak hareketsiz bir yaşam tarzından bahsetmek istiyoruz. Hareketsiz bir yaşam tarzı yalnızca böbrek sağlığınızı değil, aynı zamanda siz farkında olmadan vücudunuzun birçok temel fonksiyonunu da etkileyerek hasta olmanıza sebep olabilir.

Fiziksel aktivite eksikliği, biraz daha fazla hareket ederek kolayca önleyebileceğiniz birçok böbrek hastalığına yol açar. Örneğin, yürüyüşe çıkabilir veya bisiklet sürebilirsiniz.

Bir arkadaşınız ya da akrabanızla spor yaparsanız sizin için çok daha kolay olacaktır. Bunun için böbrekleriniz kesinlikle size minnettar olacaktır. Yanınızda bir şişe su bulundurmayı da unutmayın.

Yaşam tarzınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı mümkün olduğunca düzeltmeye çalışın. Beslenme alışkanlığınızda yapacağınız ufacık bir değişiklik, böbrek sağlığınız açısından çok olumlu sonuçlar sağlayabilir.

Bol bol su için, tuzdan, çok yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durmaya özen gösterin ve en önemlisi, düzenli kontrollerinizi yaptırmak için doktorunuzla görüşün.

Источник: https://sagligabiradim.com/bobreklere-zarar-veren-aliskanliklar/

Hamilelikte ile Gelen Böbrek Ağrısı ve Kurtulma Yolları

Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?

Gebelik döneminde anne vücudunda birtakım değişikler meydana gelir. Bu değişikliklerin nerede ise en büyüğü böbreklerdedir. Bu gelişmeler anne karnındaki bebeği

Hamilelikte Böbrek Ağrısı Nedenleri

Hamilelilkte Böbrek Ağrıları

Bazı tip gelişmeler anne karnındaki bebeğin gelişimini ve dokuz boyunca oradaki yaşamını sürdürebilmesi için gereklidir. Hamile bir kadının günlük en az dört litre su içmesi gerekir.

Maalesef toplum olarak çok fazla su tüketmiyoruz ve buna gebe kadınlarımız da dâhil. Fazla su tüketilmemesi bebeğin susuz kalmasına yol açabilir. Ya da tam tersi hamile bayanın tükettiği tüm su amniyon sıvısına dâhil olur ve anne susuz kalır. Bu durumda böbrekler kurur ve idrar yanması başlar.

Susuz kalan böbreklerde kum oluşumu başlar. Hamilelikte böbrek sancısının başlıca sebebi de kum dökmektir. Gebelikte böbrek ağrısının önemli bir diğer sebebi ise idrar yollarından böbreklere kaçan bir miktar idrardır. Bu idrar böbreklerde enfeksiyona neden olabilir. Bu enfeksiyonlar, kum dökmek ve benzeri böbrek rahatsızlıkları erken doğuma bile sebep olabilir.

Hamile kadınlarda böbrek içinde var olan idrar yolları ve uterus bulunduğu bölgelerdeki idrar toplanan yerler hamilelik dolayısı ile genişler. Bu genişleme yüzünden de kadınlar böbrek sancısı çekebilirler. Fakat bu genişlemeler doğumdan bir iki ay sonra kendine gelir ve vücut rahatlar.

Belirtileri

Hamilelikte böbrek sancısının birçok belirtisi olabilir. Bu böbrek sancısının nedeni ile ilgilidir. Örneğin enfeksiyon gibi rahatsızlıklar ateş ve idrarda yanma yapar. Ateşlenme çok sık görülen bir durum değildir.

Enfeksiyonel rahatsızlıklarda daha çok karşımıza çıkan bir durumdur. Gebe kadınlarda buna bulantı, kusma, halsizlik ve idrarda kan gibi belirtiler de eklenir. Böbrekte kum veya taş bulunması gibi durumlarda, kasıklarda sancı başlar.

Önce genişleyen karnınıza kabahat bulursunuz ama sonra şiddetlenen ve belin ortasına doğru ilerleyen şiddetli sancı sizi acile taşır. Bu durumda bol su içerek kum ve taş dökebilmeyi denersiniz. Halk dilinde hamilelikte böğür ağrısı olarak da bilinen bu çok görülen böbrek ağrıları kadınların nerede ise yüzde doksanında oluyor.

Hamilelik döneminde daha çok ortaya çıkmasının nedeni ise vücudun fazlalaşan su ihtiyacı. Okut böbrek enfeksiyonlarında durum biraz daha farklıdır. Bu durumda bel ağrısına ek olarak yüksek ateş ve titreme vardır. bu hastalığı geçiren hamilelerin gözetim altında tutulması gerekir.

Gidermenin Yolları

Hamilelikte böbrek ağrısı nasıl giderilir? Diye soranlara en basit yöntem olarak ısıyı önerebiliriz. Isı ağrı olan yerde sakinleşme ve rahatlama hissi uyandırır. Bu sayede ağrılar azalır. Hamileyken böbrek ağrısı normal zamanlara oranla daha da fazlalaşır. Bunun sebebi aynı anda çocuğun baskı yapmasıdır.

Amniyon sıvısının dolu olduğu kese bir zaman sonra karında daha fazla yer kaplar ve böbrek üstlerine baskı yapabilir. Bu yüzden gebelikte böbrek sancısı daha fazla olur. Gebe olan kişiler böyle durumlarda ayaklarının altına birkaç tane yastık koymalı ve ayaklarını göbeğinden yukarıda tutmalı.

Eğer bir zaman sonra sancı geçmiyorsa mutlaka doktora başvurmalı. Gebe kadınlar kafasına göre ilaç alamazlar. Mutlaka doktor kontrolü gerekli. Ayrıca belirtmek gerekirse bitkisel tedavi yöntemlerine asla başvurmamalılar. Gebelikte har iki böbreğin de ağrısı farklı olabilir. Bu durum gebeliğe özel bir durumdur ama farklı durumlarda da gözlenebilir.

Hamilelikte Sağ Böbrek Ağrısı

Annenin vücudunda oluşan hormonal değişiklikler nedeni ile tüm organlarda hem yük hem de değişiklikler fazlalaşır. Hamile kadınların vücutlarına salgılanan hormonların değişmesi ile böbrek içindeki idrar kanalları ve idrar boruları genişlemeye başlar. Bu genişlemeler sağ böbrekte sol böbrekten daha fazla olur.

Sağ böbreğin daha fazla ağrıması ve büyümesi bu nedenden dolayıdır. Fakat bu durumun öyle büyük tehleri yoktur. Sadece hamile kadının kum dökmesine ve sancıya yol açar. Böbrek sancıları genellikle gece tutar. Bu hamile kadınların sağ böbrek sancısı nedeni ile paniğe kapılmasına neden olur.

Fakat sakin olmak ve derin nefes alıp beklemek en doğrusudur. Bu durum doktorların ultrason muayenesinde de meydana çıkan bir durumdur. Bu ve buna benzer durumların tıpta tedavisi yoktur. Olsa bile hamile kadınların ne kadar zararsız olursa olsun ilaç alması doğru değildir. Bu sebeple sakin olup telaşa etmemekte yarar var.

Böbrek Ağrısı Hamilelik Belirtisi mi?

Böbrek ağrısı hamilelik belirtisi değildir. Ama siz hamile olduğunuzu henüz bilmiyorsanız bunu ağrılı bir şekilde öğrenmeniz olası.

Çünkü gebeliğin ilk haftalarında böbrekler değişmeye başlar ve böbrek sancısı kendisini idrar yolu enfeksiyonu gibi idrar yanması ile gösterir.

Hamileyim böbreklerim ağrıyor, diyen bayanların yapabileceği en güzel tedavi yöntemi bol bol su içmektir.

Hem bebek hem de anne için su hayati önemin iki katı anlamına geliyor. Hamile bir kadının günde en az 3,5-4 litre su içmesi gerekiyor.

Aksi halde anne vücudundaki su direk amniyon sıvısına karışacak ve anne vücudu susuz kalacaktır. Anne vücudunun susuz kalması demek böbreklerin sorun yaşamaya başlaması demektir.

Hamilelikte böbrek ağrısı ne zaman olur? Hamilelikte böbrek ağrısı ilk haftalarda ortaya çıkar.

Bu sebeple düşük riski yaratması olası. Bu sebeple en kısa sürede çözüm bulunmalı. Aşırı sancılarda su takviyesi serum ile sağlanabilir. Sonrasında annenin su almayı ihmal etmemesi gerekir. Yoksa bebeğin düşme riski ortaya çıkar ve bu annenin psikolojik sorunlar yaşamasına neden olur.

(6 oy, ortalama: 4,00en yüksek 5)
Loading…

Источник: https://bobrekagrisi.com/bobrek-agrisi/hamilelikte-bobrek-agrisi

Hamilelikte Böbrek Taşı ve Bilmeniz Gerekenler!

Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?

Böbrek taşları hem anneyi, hem de doğmamış bebeğin sağlığını, gelişimini ve doğumunu olumsuz yönde etkileyen önemli bir hastalıktır. Hamile kalmanız böbrek taşı oluşma riskini arttırmasa da, şunu unutmamak gerekir ki hamilelikte böbrek taşlarının tedavisi daha zordur. Ve her hamile veya hamile olmayı planlayan kadın, hamilelikte böbrek taşı konusuna ekstra önem göstermelidir.

Neden hamile kadınlar böbrek taşlarına dikkat etmeli?

Böbrek taşlarının aşırı derecede ağrı yaratabildiğini biliyoruz fakat bunun yanında aynı zamanda cenini de etkileyebilir, doğumu zorlaştırabilir. Hatta kimi zamanlarda pek çok kadın böbrek taşları yüzünden erken doğum yapmak zorunda kalmıştır.

Böbrek taşlarını erken tespit etmek ise bu erken doğumların önüne geçmekte aşırı derecede önemlidir. Dolayısıyla gebelikte böbrek taşı sorunu kesinlikle üzerinde durulması gereken bir konudur. Taş rahatsızlığınız geçmiş zamanda olsa dahi gebelikte tekrar kontrol ettirmek isteyebilirsiniz.

Bunun için basit bir röntgen yada tomografi çektirmeniz ve doktorun talebine göre idrar yada kan testi yaptırmanız yeterlidir.

Neler böbrek taşına sebep olur?

Böbrek taşı oluşumunu etkileyen pek çok faktör vardır. Hamilelikte böbrek taşı problemlerine bakmadan önce, nelerin sebep olduğunu görelim;

  • Sıvı Tüketimi: Yeterli derecede sıvı tüketmemek, idrarda yüksek derecede konsantre olan kalsiyum ya da fosfor gibi besin maddelerinin oluşumuna sebep olacak. Bu maddeler idrarda olduğu zamanda böbrek taşı oluşumu riski yüksek derecede artmaktadır. Aslına bakarsanız gebelikte böbrek taşı bir yana, genel olarak 9 ay boyunca her açıdan sıvı tüketiminize dikkat etmelisiniz. (Bknz: Hamilelikte Su Tüketimi)
  • Gen Faktörü: Böbrek taşlarının oluşumunda aynı zamanda genetik faktörlerin de önemli bir yeri vardır. Yüksek hiperkalsiüri görülen aile genlerinde, anormal derecede kalsiyum miktarı idrara ulaşır ve bu da böbrek taşı riskini arttırır. Maalesef yeterli önlemleri aldıktan sonra genetik faktöre karşı yapılacak pek bir şey yoktur.
  • Bağırsak Tahrişi: Gastrointestinal duyarlılığınız varsa, gebelikte böbrek taşı konusuna da dikkat etmenizi öneririz. Bağırsaklarda meydana gelen kronik yanmalar, özellikle hamilelik döneminde böbrek taşı oluşumunu destekler.
  • Kalsiyum Tüketimi: Hamile kadınların belli başlı ek besin maddelerine ihtiyacı vardır ve kalsiyum da bunların arasında yer alır. Buna rağmen çok fazla alınan kalsiyum böbreklere yük binmesine yol açabilir. Ek olarak, hamilelik döneminde kalsiyum emilim oranı da artmaktadır. Bu her iki faktör de hamilelikte böbrek taşı oluşturan nedenler arasındadır. (Ayrıca Bknz: Gebelikte Kalsiyum Takviyesi)
  • İdrar Yolu Enfeksiyonları: Hamilelik esnasında meydana gelen anatomik ve fiziksel değişimler de kadınlarda böbrek taşımı oluşumunu meydana getirebilir. Kronik ve devam eden idrar yolu enfeksiyonu, aynı zamanda böbrek taşının da belirtisi olabilir. Eğer hamileyseniz ve idrar yolu enfeksiyonunuz varsa, böbrek taşına önlem amaçlı konuyu mutlaka doktorunuzla konuşmalısınız. Hamilelikte İdrar Yolu Enfeksiyonu oldukça dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Böbrek taşları nasıl önlenir?

Elbette ki böbrek taşlarına karşı en iyi çözüm onları en başta engellemektir. Herhangi bir garanti olmasa da, hamilelik dönemine ideal kiloda kalmak, bolca su içmek ve böbrekleri destekleyen gıdalar tüketmek başlıca önerilerimiz arasında yer almakta. Hamilelikte böbrek taşı düşürmek de gayet olağan bir durumdur.

Ne yapılmalı – Tedavisi Var mı?

Birçok insan için böbrek taşı son derece acı verici bir tecrübedir ve bunların yüzde 70-80’lik oranı tıbbi müdahale olmaksızın ortadan kalkar. Tabii eğer durum daha ciddiyse ve başka yaklaşımlar gerekliyse, cerrahi müdahale de dahil olmak üzere atılabilecek adımlar var;

X-ray

X-ray tedavisi böbrek taşları için bilinen bir metod olsa da, pek çok sağlık uzmanı hamilelik döneminde bunu pek desteklemez. X-ray makinelerinden radyasyon yayıldığı için, gelişmekte olan ceninin de etkilenme riski vardır.

Üreteroskopi

Bu yöntem de böbrek taşlarını vücuttan atmak için başarılı bir yoldur ve komplikasyon oranları da hamilelik döneminde oldukça düşüktür. Dolayısıyla son dönemlerde sık sık kullanılır.

Şok dalgaları

Şok tedavisi aracılığıyla ses dalgaları kullanılır ve böbrek taşları alınır. Pek çok insan için bu yöntem oldukça güvenliyken, hamile kadınlara uygun olup olmadığı henüz tam olarak ortaya çıkmadı.

Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız!

Yorum yaptıktan sonra dilerseniz Hamilelik Belirtileri editörleri tarafından derlenmiş Hamilelikte Temizlik Ürünleri Kullanılabilir Mi? başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/hamilelikte-bobrek-tasi/

Bunları yaparsanız böbrekleriniz iflas edebilir! >

Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?

Uzmanlar, organ naklinin en sık yaşandığı rahatsızlıklardan biri olan böbrek yetmezliği için yeterli önemin gösterilmediğini vurguluyor.

Prof. Dr. Siren Sezer böbreklerin zarar görmesine neden olan 10 önemli nedeni şu şekilde sıralıyor:

1- Diyabet sorunu

2- Hipertansiyon

3- Damarda sertlik

4- Aşırı tuz tüketimi

5- Obezite

6- Yetersiz su tüketimi

7- Bilinçsiz bir şekilde bitkisel ürünler kullanma

8- Sürekli ağrı kesici kullanma

9- İdrar tutamama

10- Sigara tüketme

Böbrekler vücudumuzdaki çok önemli organlardandır. Muhteşem ve karmaşık bir arındırma mekanizmasıdırlar. Yani böbreklerinize iyi bakmalı ve böbrek sağlığınızı korumalısınız. Bu yüzden böbreklerinize nelerin zarar verebileceğini bilmeniz çok önemlidir. Bu makalede, böbreklere zarar veren alışkanlıkların neler olduğunu öğrenebilirsiniz!

Diğer Maddeler…

3.5 Genetik Yapısı Değiştirilmiş Gıdalardan Uzak Durun

Sizin de bildiğiniz gibi, her zaman yediğimiz her şeyin neyden üretildiğini bilemeyiz: transgenik mısır, laboratuvarlarda üretilen meyve ve sebzeler, daha hızlı büyümeleri için genetik yapısı değiştirilmiş yiyeceklerle beslenen hayvanların doğal olmayan etleri… Bunlar bazen hiç farkında olmadığımız korkunç şeyler ve böbreklerimiz için çok zararlılar. Her zaman organik, doğal, sağlıklı, nasıl üretildiğini bildiğiniz ve size zarar vermeyecek yiyecekler satın almaya çalışın.

Gebelikte böbrek taşı ve tedavisi | Anneysen.com

Böbrekleriniz Gebeliğe Hazır Mı?
Beğen Yorum Yap 3 dakika 27/11/2017

Var olan böbrek taşları gebelik ile beraber idrar kanallarındaki gevşeme nedeniyle idrar kanalına daha sık düşerek ağrılı tabloların yaşanmasına neden olm

Var olan böbrek taşları gebelik ile beraber idrar kanallarındaki gevşeme nedeniyle idrar kanalına daha sık düşerek ağrılı tabloların yaşanmasına neden olmakta ve yaklaşık olarak her 150 gebeden biri böbrek taşı problemi yaşamaktadır.

KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Levent Gürkan gebelikte böbrek taşı tedavisi ve yeni tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Gebelikte böbrek taşı erken doğuma ve yüksek tansiyona neden olabilir!

İdrarı böbrekten idrar kesesine ileten kanalcıklar gebelikte büyür, ana rahmi nedeniyle sıkışır ve gebelik sırasında oluşan hormonal değişiklikler idrar kanallarını gevşetir. Bu sebeple gebelikte böbreklerde belli şişliğe rastlamak doğal kabul edilir ve bu şişlik gebeliğin 6 ila 10. haftasında başlar ve doğumdan sonra 6. haftaya kadar sürebilir.

Gebelikte doğal kabul edilen şişlikler ağrıya neden olmazken tek taraflı ağrıya neden olan böbrek şişlikleri ise taş şüphesi doğurmalıdır.

Gebelikte tanısı atlanmış böbrek taşı, böbreklere zarar vermek dışında erken doğuma, preeklampsi veya izole yüksek tansiyona neden olabilir.

Gebelikte böbrek taşı tanısı

Gebelikte böbrek taşı tanısını koymak kolay değildir çünkü yan ağrısı, bulantı, kusma ve sık idrar yapma hissi böbrek taşının klasik bulguları olmasının yanında gebelikte böbrek taşı olmadan da görülebilir.

Ayrıca, gebelikte taş ağrıları bel ve kasık gibi klasik konumlarından farklı noktalarda hissedilerek ağrının doktor tarafından yorumlanmasını da güçleştirebilir.

Gebelikte böbrek taşı teşhis yöntemleri

  • Gebelikte bilgisayarlı tomografi (BT), intravenöz pyelografi (IVP), floroskopi gibi radyasyon içeren görüntüleme yöntemleri belli bir dozun üzerinde kullanıldığında bebeğin bedensel ve zeka gelişimini olumsuz etkilemekte ve ayrıca kanser riskinin artmasına da neden olmaktadır.

  • Radyasyon içeren yöntemler gebelerde sadece diğer yöntemlerle tanı konulamayacak kadar karmaşık ve anne veya bebeğin hayatını tehdit eden durumlarda kullanılmalıdır.
  • Buna karşın ultrason anne karnındaki bebek için güvenlidir ve dolayısıyla böbrek taşı şüphesi olan gebelerde ilk tercih edilen görüntüleme yöntemidir.

    Ancak gebelik döneminde doğal olarak gelişmiş olan böbrek şişliği veya henüz şişliğe neden olamayacak kadar yeni tıkanıklığa yol açmış taşlarda ultrasonun tanı koyma yeteneği belirgin olarak düşmektedir.

  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR) gebelerde güvenle kullanılabilecek bir görüntüleme yöntemidir.

    Bu yöntem ile böbreklerde ve idrar kanallarında oluşan değişiklikler net olarak görüntülenebilmekte ancak taşın kendisi belirgin bir görüntü vermemektedir.

Gebelikte böbrek taşı tedavisi kişiye özel olmalı

Gebelikte böbrek taşı tedavisi hastanın genel durumu, gebeliğin süresi, taşın büyüklüğü ve konumuna göre değişir.

  • Taşların yaklaşık %70'i ağızdan ilaç tedavisi ile takip edildiğinde kendiliğinden düşer.
  • Genel durumu kötüleşen, ağrısı ve bulantısı ağızdan alınan ilaçlarla kontrol edilemeyen hastalarda ise ek tedavi yöntemlerine yönelmek gereklidir. Tedavide amaç hamile anne adayına ve karnındaki bebeğine zarar vermeden idrar akımının tekrar sağlanması ve bunun ile birlikte ağrı ve bulantının kontrol altına alınmasıdır.
  • Geleneksel olarak bu yönde yapılan ilk tedavi üreteral stent takılması olmuştur. Bu işlemde tıkanmış olan kanala bir kateter, bir lastik boru takılır ve sıkıntıların gebelikten sonra yapılacak kesin tedaviye kadar ertelenmesini sağlar. Ancak bazen bu yöntem yetersiz kalabilmektedir.
  • Son dönemde endoskopik aletlerde ve lazer teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak ucunda ışık ve kamerası bulunan üreteroskop adı verilen özel cihazlarla idrar deliğinden girilerek direkt görüş altında idrar kanalı boyunca ilerlenmekte ve taş ile karşılaşıldığında lazer ile parçalanmaktadır. Gebelerde fleksible adı verilen bir sonraki nesil bükülebilir üreteroskoplarla tedavinin gebelik döneminde de sunulması gündeme gelmiştir. İdrar kanalında rahatça ilerleyen bu cihazlarla hasta %70 ila 100 arasında başarı ile taştan arındırılmaktadır.

Önceki makale “Pazartesi Sendromu” kalp krizini tetikliyor! Sonraki makale Boynumuz neden ağrır?

Источник: https://www.anneysen.com/hamilelik/makale/gebelikte-bobrek-tasi-ve-tedavisi_2106

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.