Boy Kısalığı

Boy Kısalığı ve Bacak Eğriliklerinin Tedavisi

Boy Kısalığı
Ortopedi ve Travmatoloji
Memorial Şişli Hastanesi

Pek çok kişi çarpık bacaklardan, boy kısalığından, hatta topallamaktan ameliyatla kurtulabiliyor.

Türkiye'de de uygulanan bu yöntemin adı; İlizarov. Bu teknikle ameliyat olan insanların hayatı değişiyor.

Bacaklardaki uzunluk farkı; kısalık telafisi, uzun bacağın kısaltılması ve kısa bacağın uzatılması ile eşitlenebiliyor.

İlizarov Metodu Nedir?

Kemiklerin ince teller ve çemberlerle tespit edildiği menteşeler ve çubuklar (rodlar) yardımı ile kemik parçalarına kontrollü hareket verebilen bir sistemdir.

Cerrahi girişimler doğumsal hastalıklar, kemik kayıpları ve travmalar (büyüme kıkırdağının erken kapanması gibi) sonrası gelişen kol ve bacak eşitsizliği olan çocuk ya da erişkin hastalara uygulanabilir. Bu işlemde kemikte düşük enerjili bir kırık oluşturulur ve tedrici olarak (1mm/gün) uzatılır.

Kemiğin orijinal uzunluğunun % 80'i kadar uzatma elde edilebilir. Uygun vakalarda gelişen implant teknolojisine paralel olarak ilizarov tekniğine alternatif yeni tekniklerin ve teknolojinin kullanımı da gerçekleştirilmektedir.

İlizarov metodu nerelerde kullanılır?

Bacaklarda uzunluk eşitsizliği: Bacak kısalığı birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. 3 alt başlık altında ele alınmalıdır:

  1. Doğuştan,
  2. Gelişimsel
  3. Kemik uçlarının kısalmasına neden olan kısalıklar
  4. Uzunluk farkını eşitlemenin üç yolu vardır:
  5. Kısalık telafisi (ayakkabı altına ilave edilen yükseltmelerle)
  6. Uzun bacağın kısaltılması
  7. Kısa bacağın uzatılması

Doğuştan bacak kısalığı hastalarının büyük bölümü uzatma ve rekonstrüksiyon ile tedavi edilebilir. Birçok vakada hasta 4 yaşına ulaşmadan, sıklıkla 2 yaşından önce uzatma ve rekonstrüksiyon cerrahisi işlemlerine başlanması tercih edilir.

Gelişimsel bacak kısalığı vakaları bir veya iki uzatma operasyonu ile tedavi edilebilir. Travma sonrası bacak kısalığı (yanlış kaynama) durumlarının büyük bir bölümü yetişkinlerde görülür ve sadece bir uzatma operasyonu ile giderilir. Bu hastaların çoğu çivi üzerinden uzatma veya tam implante edilen çivi ile tedavi edilebilir.

İlizarov Metodu İle Uzatma Hangi Aşamalarla Gerçekleşir?

Konsültasyon ve ilk değerlendirme: Tedavi için başvuran hastanın detaylı hikayesi ve önceden geçirilmiş cerrahi müdahalelere ait bilgileri alınır.

Ayrıntılı bir klinik muayeneyi takiben; uygun pozisyonlarda radyolojik ve bazen de laboratuvar tetkikleri yapılarak değerlendirilir. Eğer hastaya cerrahi tedavi yapılması kararı verilirse bu durum hasta ve yakınları ile paylaşılır. Uygulanacak cerrahi tedavinin ayrıntıları açıklanır.

Cerrahi tedavi: Genellikle zaman kazanmaya yönelik olarak ameliyat öncesi kullanılacak cihaz hastaya uygun bir şekilde hasta üzerinde hazırlanır. Cihaz ameliyatta teller ve çiviler yardımıyla kemiğe sabitlenir. Küçük cilt kesileri ile yapılır, bunda amaç kemik kesimi yapılırken çevre yumuşak dokulara minimal hasar vermektir.

Ameliyat sonrası tedavi ve rehabilitasyon: Kemiğin uzatılmasına genellikle 7-10 gün sonra başlanır. Hastaya ve patolojiye göre değişmekle birlikte genellikle günde 1 mm 4 eşit aralığa bölünerek, her 6 saatte bir 0.25 mm olarak uygulanır. Ancak bu süre içerisinde fizyoterapi uzmanları ekibi hastayı ayağa kaldırır, destekle yürümeyi ve gerekli kaslarına egzersizleri öğretir. Burada amaç:

  • Hastayı hemen ayağa kaldırarak yatağa bağlı kalmanın getirdiği sakıncalardan kurtulmak,
  • Hastanın aktif tedaviye katılımını sağlamak,
  • Eklem hareket açıklığını koruyabilmek,
  • Kasları gergin tutmaktır.

Hastalar genellikle hastanede 3-7 gün kalırlar. Ancak karmaşık vakalarda daha uzun süre yatmaları gerekebilir. Bu süre zarfında belirli sürelerde tellerin ve çivilerin bakımı destek elemanlarınca yapılır ve hastaya evde kendisinin uygulaması için gerekli eğitim verilir.

Hasta taburcu edildikten sonra da fizik tedavi uygulanmalıdır. Doktorun verdiği hareketleri ya kendisi yapabilir ya da yardım alabilir. Ancak takip eden kontrollerde hareket kabiliyetinin yetersiz olduğu tespit edilen hastalarda profesyonel fizyoterapist desteği gerekebilir. Ameliyat sonrası hastaların mümkün olduğunca okul, iş gibi ortamlarında günlük aktivitelere katılması teşvik edilir.

Boy uzatma: Beyaz ırkta erkeklerde normal boyun alt sınırı 166 cm ve kadınlarda 153 cm olarak kabul edilmektedir. Normalin alt sınırında boyu olan hastalar uzamaları tamamlanana kadar tedavi edilmez. Uzatma süresini kısaltmak için çivi üzerinden uzatma veya kendiliğinden uzayabilen çivi teknikleri tercih edilmektedir.

Normalin alt sınırında boyu olan hastalarda genellikle amaç 5-7,5 cm uzama elde etmektir. Her 2,5 cm'lik uzatmanın 1 ay sürdüğü kabul edilebilir. Uzatma işlemine ameliyattan sonra bir hafta ya da 10 gün geçene kadar başlanmaz. Bu nedenle 5 ila 7,5 cm'lik bir uzatma 2 – 3 aylık sürede gerçekleşir.

Çivi üzerinden uzatma tekniğinde uzatma bittikten sonra ikinci bir ameliyat daha yapılır ve çivi deliklerinden kilitleme yapılır.

Uzatma bitiminde yataktan sandalyeye veya tuvalete geçiş hariç vücuda yük bindirmeye izin verilmez. Bu, uzatma sürecinde 4 – 5 ay tekerlikli sandalye ile dolaşmak anlamına gelir. 5 – 7,5 cm uzatma için toplam tekerlekli sandalyede kalma süresi 4 – 5 ayı bulmaktadır. Özellikle ayak bileği hareketlerini ve ayak bileğinin itme gücünü geri kazanmak için fizik tedavi yapılır.

Bu birkaç ay daha fazladan süre gerektirir. Çivilerin çıkarılması kritik bir durum değildir. Kemik iyileştikten sonra bu işlem güvenle yapılabilir. Genellikle uzatma bittikten 1 sene sonrası tercih edilmektedir.

İlizarov Metodu Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılmaktadır?

  • Kapalı ve açık kırıklardaKaynamayan kırıklarda
  • Kemik uzatma tedavisinde (boy uzatma, çocuk felci sekeli,  travma sonrası, enfeksiyon sonrası büyüme kıkırdağının erken kapanmasına bağlı kısalıklar ve bacak boyu eşitsizliklerinde)
  • Kol ve bacak eğriliklerinin düzeltilmesinde,
  • Kemik kayıplarında (genellikle tümör, travma ya da enfeksiyon sonrası oluşur)
  • Tedavi görmemiş gelişimsel kalça çıkığının tedavisinde
  • Ayak hastalıklarında
  • Kemik enfeksiyonlarında
  • Eklem hareket kısıtlılıklarında
  • Metabolik hastalıklarda
  • Kemik yapısal bozukluklarında uygulanmaktadır.

İlizarov Sisteminin Avantajları Nedir?

  • Kemik yapımını uyarır.
  • Damarlanmayı artırır. Bu da kanlanmanın artmasını sağlar,  dolayısıyla kemik kaynama hızı artar.
  • Kanlanmanın artması aynı zamanda oluşabilecek veya mevcut olan iltihabın (osteomiyelit) iyileşmesini hızlandırır.
  • Tedavinin herhangi bir aşamasında meydana gelebilecek veya daha önceden mevcut olan eğrilikler de anestezi gerektirmeden düzeltilebilir.
  • Ameliyat sonrası (engel bir durumu yoksa) hasta hemen yük vererek yürüyebilir. Dolayısıyla hastanın ekonomik ve  sosyal hayatında ciddi bir aksamaya sebep olmaz.

İşlem Sonrası Hastanın Dİkkat Etmesi Gereken Noktalar

Öncelikle hastanın günlük tel dibi pansumanını kendisine anlatıldığı gibi yapması, cihazın temizliğine dikkat etmesi ve mümkünse özel bir giysiyle sistemi dış ortamdan koruması çok önemlidir.

  1. Eklem hareket kısıtlılığıyla karşılaşmamak için doktorunuz  tarafından tarif edilen hareketleri düzenli olarak yapınız.
  2. Eğer aksi belirtilmemişse tedavi sürecinin hızlanması ve  gelişebilecek problemlerin önlenmesi için mümkün olduğunca  yük vererek yürüyünüz.
  3. Tedavinizin başarı ile bitmesi için, sigara içmeyiniz ve sigara  içilen yerlerde bulunmayınız.
  4. Doktorunuzun size verdiği vitamin ve kalsiyum içeren ilaçları düzenli kullanınız. Bol süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir, vs.) yiyiniz.
Güncellenme Tarihi: 11 Mayıs 2010Yayınlanma Tarihi: 11 Mayıs 2010

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/boy-kisaligi-ve-bacak-egriliklerinin-tedavisi/

Çocuklarda boy kısalığı neden olur?

Boy Kısalığı

Çocuğun yaşıtlarına göre kısa olması, çocuğun pantolon/etek boyunun üst üste 2 yıl aynı kalmasının büyüme geriliğine ilişkin önemli ipuçları olduğunu kaydeden Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Büyümenin izlenmesi altta yatan herhangi bir hastalığın erken yakalanması için son derece önemlidir” uyarısında bulundu.

Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Feyza Darendeliler, çocukluk döneminin en büyük özelliğinin sürekli bir büyüme süreci göstermesi olduğunu belirterek büyümenin duraklaması ya da boy kısalığının bazı hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çekti.

Büyümede duraklama hastalık habercisi olabilir

Doğum öncesi dönemden başlayarak doğumdan sonra 18 yaşlarına kadar temposu zaman zaman hızlanan ve yavaşlayan ancak sürekli devam eden büyüme süreci sonunda çocuğun erişkin boyuna ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Darendeliler, sağlıklı büyüme sürecinin çeşitli etkenlerin kontrolü altında olduğunu kaydederek şunları söyledi:

“Sağlıklı bir büyüme için sağlıklı bir beslenme şarttır. Büyüme hormonu gibi bir çok hormon ve büyüme faktörleri boy uzaması üzerine etkili olur. Ayrıca çocuğun büyüyebilmesi için psikososyal ortamının olumlu olması ve esas büyümeyi sağlayan uzun kemiklerin uyaranlara yanıt verebilmesi gerekir.

Büyüme üzerine etki eden çeşitli faktörler göz önüne alındığında, büyümenin karmaşık ve birbiriyle ilintili birçok olayın bir sonucu olduğu anlaşılmaktadır. Araya giren herhangi bir hastalık/durum büyüme sürecini olumsuz etkileyebilir.

Dolaysıyla büyümede duraklama ve/veya boy kısalığı altta yatan hastalığın ilk belirtisi olabilir.”

Çocuğun büyümesi mutlaka izlenmeli

Çocuğun boyunun normal olup olmadığının, sağlıklı çocukların boy değerlerinden hazırlanmış persantil eğrileri kullanılarak değerlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Sağlıklı bir çocuğun boyu eğri üzerinde 3 ve 97. persantil çizgileri arasında yer alır ve çocukluk dönemi boyunca aynı eğri üzerinde devam eder.

Çocuğun boyunun persantil eğrilerinde 3. persantil altında olması veya normal persantil eğrileri içinde olsa bile zaman içinde eğri içinde düşme göstermesi ya da anne-babasına göre çocuğun boyunun kısa olması patolojiktir ve tetkik gerektirir.

Boy kısalığını veya büyümede duraklamayı yakalayabilmek için tüm çocukların, sağlıklı da olsa belirli aralarla izlemi şarttır” diye konuştu.

Patalojik boy kısalığı oranı %15-20

Prof. Dr.

Feyza Darendeliler, normal kısa boylu çocukların oranının %80-85 olduğunu belirterek bunun nedenlerinin ailevi boy kısalığı, yapısal boy kısalığı ve ergenlik gecikmesi olduğunu söyledi. Patolojik boy kısalıkları oranının %15-20 olduğunu belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler,

“Bu da iki kategoride değerlendirilebilir. İlki vücut oranı bozuk olanlardır, bu durum iskelet sistemi hastalıklarından kaynaklanır. İkinci grup ise vücut oranı normal olanlardır.

Bunun nedenleri arasında doğum tartısı düşük olan ve kısa boylu çocuklar, Turner sendromu, diğer bazı sendromlar, beslenme bozukluğu ve bodurluk, uzun süreli hastalıklar (kalp, böbrek, kan vb.) veya uzun süreli ilaç kullanımı (kortikosteroid gibi) olarak sıralanabilir.

Patalojik boy kısalıklarına hormonal bozuklar da sebep olabilir. Büyüme hormonu eksikliği, büyüme hormonuna direnç ve hipotiroidi sayılabilir” diye konuştu.

Patolojik kısalıkta büyüme hızı düşük

Normal kısa boyluluğun toplumda en sık görülen boy kısalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Darendeliler, “Bu çocukların boyları kısa ancak büyüme hızları normaldir. Bir kısmının anne ve babası da kısa boylu olup, kalıtsal faktörler ön plandadır. Patolojik boy kısalıklarında boy kısa ve büyüme hızı düşüktür.

Patolojik boy kısalıkları içinde iskelet bozukları nadir olup genellikle orantısız bir boy kısalığı vardır (kol ve bacaklar kısa). Orantılı boy kısalıkları içinde Türkiye’de uzun süreli beslenme bozukluğu sonucu gelişen ve bodurluk diye adlandırılan boy kısalığı %10 oranında görülür.

Özellikle hayatın ilk yıllarında geçirilen beslenme bozukluğu daha sonraki yaşlarda boy kısalığına neden olmaktadır” dedi.

Turner Sendromu sadece kız çocuklarında görülüyor

Turner Sendromu’nun 1/2500 sıklığında sadece kızlarda görülen ve en önemli bulguları boy kısalığı ve ergenlik yokluğu olan bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, “Büyüme hormonu eksikliği 1/3500 oranında görülür ve sıklıkla tek bulgusu boy kısalığı ve/veya büyümede duraklamadır.

Hipotiroidi 1/3500 oranında görülür ve doğumsal formlarında boy kısalığı dışında zeka geriliği de görülür. Doğum tartısı düşük olarak doğan ve ilk 2 yaşta büyümede yakalama yapamayan çocukların da nihai boyları kısa olur. Bunların dışında uzun süreli sistemik hastalıklarda boy kısalığı sıklıkla beklenen bir bulgudur.

Patolojik boy kısalıklarında nihai boy hastalıklar arasında değişiklik gösterse de genelde kızlarda 130-140cm,erkeklerde 140-150 cm arasında değişir. İskelet sistemi hastalıklarında nihai boy ağır kısadır (120cm civarı). Boy kısalıklarının bazıları anne karnında başlar, örneğin iskelet sistemi hastalıkları gibi.

Bu hastalıklarda anne karnında büyümenin yavaşlaması saptanabilir” diye konuştu.

Kıyafetleri küçülmüyorsa dikkat!

Prof. Dr.

Feyza Darendeliler, büyüme geriliğine ait ipuçlarını da şöyle sıraladı: “Çocuğun yaşıtlarına göre daha kısa olması, çocuğun anne ve baba boyuna uymayacak düzeyde kısa olması, çocuğun pantolon /etek boyunun üstüste 2 yıl aynı kalması, kollarda, bacaklarda kısalık, gebelik haftasına göre zamanında ama düşük doğum ağırlıklı doğmuş olma, çocuğun büyüme eğrisinde aşağı düşmesi, yüzde veya vücutta farklı (dismorfik) bulgular ve kilo alımına rağmen boyun uzamaması”

Bu önerilere kulak verin

Boy kısalığına neden olan hastalığın erken tanısı erken tedavi açısından, tedavi olanağı yoksa bile aileyi bilgilendirme açısından çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Feyza Darendeliler, tedavisi mümkün boy kısalıklarında tedavi ile normal boya ulaşmak mümkün olduğunu söyledi.

“Büyümenin izlenmesi altta yatan herhangi bir hastalığın erken yakalanması için son derece önemlidir” diyen Prof.Dr. Darendeliler, şu önerilerde bulundu

  • Başarılı bir tedavi ancak erken tedavi ile, erken tedavi ise ancak erken tanı ile mümkündür.
  • Eğer boy kısalığı veya büyümede duraklama varsa ve endokrin dışı nedenler dışlanmışsa (beslenme bozukluğu, kronik hastalıklar gibi) pediatrik endokrin uzmanına se etmek gerekir.
  • Kuşkusuz sağlıklı büyüme için optimum beslenme, yeterli kalori ve protein alınması, demir, çinko, iyot gibi mikrobesi öğelerinin dengeli bir beslenme ile alınması son derece önemli ve gereklidir. Sadece büyüme için değil, kemik sağlığı, kalp ve damar sağlığı gibi diğer sistemler için de gereklidir.
  • Mucize yaratan bir besin yoktur. Sadece dengeli, sağlıklı ve yeterli beslenme söz konusu olmalıdır.

Prof. Dr. Feyza Darendeliler, devletin belirli kurallara göre büyüme hormonu eksikliği saptanmış tüm vakalarda tedaviyi karşıladığını da sözlerine ekledi.

‘Boy kısalığı’ nedenleri nedir? Aileler neler yapmalı?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/04/cocuklarda-boy-kisaligi-neden-olur/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть