Bu belirtileri sakın hafife almayın! Hipertansiyon..

içerik

11 Önemli İpucuyla Yüksek Tansiyon Belirtileri Nelerdir?

Bu belirtileri sakın hafife almayın! Hipertansiyon..

Hep deriz, vücudumuzun bize anlatmak istediklerine kulak vermemiz düşündüğümüzden çok daha önemli olabilir, bazı rahatsızlıklara yakalanmadan önce önlemler almamızı sağlayabilir mesela.

İşte tam da bu yüzden çıktığımız yolda tıpkı şeker hastalığı belirtilerini öğrendiğimiz gibi bugün de en az onun kadar yaygın başka bir rahatsızlığın, yüksek tansiyonun, başka bir adıyla hipertansiyonun belirtilerini öğreneceğiz.

Halk arasında, özellikle de ilerleyen yaşlarda insanların en sık yaşadığı sorunların başında sayılabilecek yüksek tansiyona yakalanmadan önce bunu nasıl anlarız, vücudumuzun verdiği hangi işaretler bu konuda bize yardımcı olabilir bir bir anlatıyor, yüksek tansiyon belirtilerini enine boyuna öğreniyoruz.

Siz de eğer aşağıdaki belirtilerden birkaçı ya da hepsi sizde de varsa mutlaka gerekli ölçümleri yaptırmak üzere hiç vakit kaybetmeden doktorunuzun yolunu tutuyorsunuz.

Eskiden hiç olmadığı kadar çok terliyorsanız…

sciencing

Yüksek tansiyon belirtilerine geçmeden önce kısaca yüksek tansiyon, diğer bir adıyla hipertansiyon nedir buna değinelim.

Yüksek tansiyon (hipertansiyon), kanın damarlarımıza olması gerektiğinden fazla basınç uygulaması nedeniyle ortaya çıkan bir rahatsızlık.

Kısaca “olağandan yüksek atardamar basıncı” şeklinde tanımlanabilecek hipertansiyona, kalıtsal etkenlerden çevresel faktörlere kadar birçok değişken neden olabiliyor. Bu nedenle belirtilerini iyi anlayabilmek gerekiyor.

Yüksek tansiyonun en belirgin ama çok da ciddi olmayan belirtilerinden biri terleme.

Eğer son zamanlarda şimdiye dek hiç yaşamadığınız kadar çok ve sık terleme sorunu yaşıyorsanız, bu terleme hali günlük hayatınızı bile olumsuz etkilemeye başladıysa bu durum yüksek tansiyonun bir belirtisi olabilir.

Çünkü hipertansiyon, vücudumuzdaki kan basıncının ani değişimler yaşamasına neden oluyor, bu duruma adapte olmaya çalışan vücut tepkisini terleme olarak da gösterebiliyor.

Sık sık tuvalete gitme isteği duyuyorsanız…

medicalbasic

Damarların maruz kaldığı yüksek basınç nedeniyle zorlanmaya başlamasına neden olan yüksek tansiyon sorunu, sık sık idrara çıkmaya da neden olabilir.

Ancak bu durum, aslında vücudunuzun yüksek tansiyonla baş etmeye çalıştığının da bir göstergesidir. Vücudunuz dengesini yeniden sağlamak için sık sık idrara çıkmanızı sağlayabilir.

Öyle ki idrar söktürücü etkiler gösteren tansiyon ilaçları bile vardır.

Ancak siz bu durumu belirgin bir şekilde yaşamaya başladıysanız ve arkasında herhangi bir neden olmadığından eminseniz mutlaka doktorunuza danışın ve idrara çıkma sıklığınızın bu denli artmasının nedenini mutlaka öğrenin.

Kendinizi sürekli yorgun ve halsiz hissediyorsanız…

lifehack

Yüksek tansiyon damarların sağlıklı bir şekilde kalmasına engel olduğundan bu durum, kan dolaşımını da etkiliyor tahmin edebileceğiniz gibi. Kanımız vücudumuzda doğru hızda dolaşamadığında da kalbimiz başta olmak üzere tüm organlarımız sağlıkla çalışmak için ihtiyacı olan oksijeni bulamıyor tabii. Hal böyle olunca da bu durum kendini ilk olarak yorgunluk ve halsizlik olarak gösteriyor.

Yorgun ve halsizlik aslında yüksek tansiyonun en sık rastlanan ama erken belirtilerinden sayılıyor. Bu nedenle “Kendimi sürekli yorgun hissediyorum, demek ki bende yüksek tansiyon var” diye düşünmemeniz ama şüphelendiğiniz bir durum varsa doktorunuza danışmanız gerekiyor.

Ayak, bacak, el ve kollarınızda sık sık ödem birikiyor, şişkinlikler oluyorsa…

Yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunanlarda görülen belirtilerden biri de özellikle ayak, bacak, el ve kol gibi vücudun uç bölgelerinde meydana gelen şişkinlik.

“Bu neden oluyor?” derseniz, yüksek tansiyona neden olan tuz tüketiminin artması sonucu vücut, daha fazla suya ihtiyaç duyuyor. Gerektiğinde bu suyu depolamaya çalışmaktan da geri kalmıyor.

Sonuçta da ödemler ve şişkinlikler oluşabiliyor.

Başka bir sebebi olmadığını bildiğiniz halde ara ara burun kanamaları yaşıyorsanız…

drtaherian

Yüksek tansiyon demek damarların iç duvarlarına kan tarafından yapılan yüksek bir basınç var demek demiştik. Doğal olarak bu durum özellikle kılcal damarların büyük zarar görmesine neden olabiliyor, burun kanamaları da bunun en belirgin işaretlerinden biri oluyor.

Eğer burnunuzun kanamasına neden olan başka bir sorununuz olmadığından eminseniz bu durumun sebebi yüksek tansiyon olabilir.

Gözleriniz sık sık kanlanıyorsa…

allaboutvision

Tıpkı burun kanamaları gibi göz yuvalarında meydana gelen kızarıklıklar da yüksek tansiyonun ciddiye alınması gereken belirtilerinden. Eğer size de sık sık “Gözlerin kanlanmış” deniyorsa, gözlerinizi yoracak herhangi bir eylem yapmamış olmanıza rağmen gözlerinizin kızarmasına engel olamıyorsanız bu durumu ciddiye almanızda yarar var.

“Kulağım çınladı” diye düşünüyor, kulak uğultusu sorununu sık sık yaşıyorsanız…

visualattitudes

Damarlarda oluşan yüksek basıncı kulaklarımızdan anlamamızın yolu da kulak çınlaması hissi oluşturması. Bu nedenle eğer kulaklarınız sürekli ya da sık sık çınlıyorsa bu durumu hafife almayın, “Biri beni anıyor herhalde” gibi inanışlara kanmayın ve mutlaka doktorunuza danışın, gerekli görülen tüm ölçümleri yapın.

Başınız gün içinde sık sık ağrımaya başlıyorsa…

rd

Yüksek tansiyonun ciddiye alınması gereken belirtilerinden bir diğeri de baş ağrıları. Bu ağrılar genel olarak ense kökünden alna doğru yayılabiliyor, çok şiddetli olmasa da sık sık kendini belli ediyor. Eğer başınızın ağrımasına neden olacak başka bir sorun yoksa bu durumun nedeni de yüksek tansiyon olabilir, bizden söylemesi.

Nedenini bilmediğiniz bir şekilde baş dönmesi sorunu yaşıyorsanız…

arditor

Geldik yüksek tansiyonun hiç hafife alınmaması gereken belirtilerine. Baş dönmesi, sizin de bildiğiniz gibi çok ciddi bir sorun ve birçok farklı nedeni ve sonucu olabiliyor. Yüksek tansiyonun da belirtileri arasında gösterilen baş dönmesi problemini siz de yaşıyorsanız hiç ama hiç vakit kaybetmeden doktorunuza danışmanız gerekiyor.

Nefes alamadığınızı hissediyor, nefes darlığı sorunu yaşıyorsanız..

parenting.firstcry

Damarların sağlığını etkileyen yüksek basıncın olumsuz etkilerinden birini de vücudumuz nefes darlığı gibi ciddi bir belirtiyle gösterebiliyor.

Mesela her zaman çıktığınız merdivenleri çıkarken bile zorlanıyor, nefes nefese kalıyor, uyurken bir anda nefes alamadığınızı düşünüp uyanıyorsanız ya da gündelik hayatınızda bu hissi sık sık yaşıyorsanız damarlarınızın sağlığıyla ilgili bir sorun yaşıyor olabilirsiniz.

Göğsünüzde bir çarpıntı hissediyor, kalbinizin sıkıştığını düşünüyorsanız…

medicalalgorithms

Yukarıda sıkça söylediğimiz gibi damarların sağlığını büyük ölçüde etkileyen ve bu nedenle kan dolaşımından beyne birçok hayati organı ve faaliyeti olumsuz etkileyen bu rahatsızlık elbette damarlarımızın en yakın dostu kalbe de zarar verebiliyor. Yeterli kana ve dolayısıyla oksijene ulaşamayan kalp, kalp sıkışıklığı, kalp ritminde bozukluk, çarpıntı gibi belirtilerle bize yüksek tansiyondan etkilendiğini anlatmaya çalışıyor.

Eğer kalp çarpıntısı ya da sıkışması gibi bir durum yaşarsanız mümkün olan en kısa sürede doktorunuza gitmeniz, bu konuda hiç vakit kaybetmeden harekete geçmeniz çok mühim, aman diyelim.

Eğer bu konuda yiyeceklerden destek almayı da düşünüyorsanız öncesinde mutlaka doktorunuza danışma koşuluyla şu yiyecekleri beslenme programınıza dahil edebilirsiniz: Damarların Üzerindeki Baskıyı Hafifleterek Hipertansiyona İyi Gelen 10 Yiyecek

Источник: https://yemek.com/yuksek-tansiyon-belirtileri/

Hipertansiyon Nedir? Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Bu belirtileri sakın hafife almayın! Hipertansiyon..

Hipertansiyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan kan basıncı yüksekliğidir. Hipertansiyon hastalığı, ülkemizde yaklaşık 15 milyon kişide görülmektedir. Bu hastaların sadece %5-6’sı etkin bir tedavi ile tedavi edilmekte ve hastalar sağlığına kavuşmaktadır.

Hipertansiyonun ortaya çıkış nedenleri arasında genetik yatkınlık ve aşırı tuz tüketimi ilk sıralarda yer alır. Ancak hastaların %95’inde yüksek tansiyon nedeni belli değildir. Mutlaka kontrol altına alınması gereken hipertansiyon, ani tansiyon yükselmelerinde beyin kanaması ve felce neden olabilmektedir.

  Memorial Hastanesi Kardiyoloji Bölümü uzmanları, hipertansiyon belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi veriyor.

Hipertansiyon Nedir?

Damarın içindeki kanın damar duvarına yaptığı yüksek basınca hipertansiyon denir. Uzun dönemde kanın damar duvarlarındaki etkisi damarın iç yüzeyinde hasara yol açar. Yüksek tansiyon nedeniyle organları besleyen damarlarda tıkanma, genişleme veya yırtılma meydana gelebilir. Hipertansiyon organlara giden kan akışını bozarak organ yetmezliklerine neden olabilir.

Yüksek kan basıncı adıyla da bilinen hipertansiyon, uzun süre belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine verebileceği hasar nedeniyle “sessiz düşman” olarak da anılmaktadır.

Kan dolaşımı için gereken basıncın normalden fazla olması anlamına gelen ‘yüksek tansiyon’, mutlaka uzman kontrolünde takip edilmelidir.

Büyük ve küçük tansiyonun normalden fazla olması durumuna hipertansiyon denilmektedir.

Hipertansiyon Belirtileri

‘’Sessiz düşman’’ terimi hipertansiyon için sıklıkla kullanılan bir terim. Nedeni ise hipertansiyonun yıllarca hiç belirti vermeden böbrek, beyin, kalp ve damar sistemine hasar verebilme olasılığıdır.

Bu nedenle belli aralıklarla kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir. En belirgin hipertansiyon belirtileri arasında aşırı yüksek kan basıncına bağlı olarak baş ağrısı, baş dönmesi, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk oluşabilir.

Ayrıca hipertansiyon belirtileri arasında;

  • halsizlik,
  • yorgunluk,
  • burun kanaması,
  • kulaklarda çınlama,
  • yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma,
  • bazen çok sık idrara çıkma,
  • gece uykudan uyanıp idrar yapma
  • bacaklarda şişlik olabilir.

Hipertansiyon belirtilerinden biri ya da birkaçı hissedildiğinde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Her yüz kişinden birinde bulunan çok yüksek kan basıncı (malign hipertansiyon) adı verilen durumda ise zonklayıcı baş ağrısı, bulantı, kusma, görme bozukluğu, baş dönmesi bazen de böbrek yetersizliği görülebilir.

Bu acil bir durumdur ve organ hasarından korunmak için mutlaka hastaneye başvurulmalıdır. Kan basıncının çok yükseldiği durumlarda da, çift görme, dilde peltekleşme, yüzde veya vücutta karıncalanma da hipertansiyon belirtisi olarak kendini hissettirir.

Hipertansiyon Nedenleri

Hipertansiyon nedenleri arasında günlük yüksek tuz alımı, stres, obezite, ailede hipertansiyon öyküsünün bulunması gibi genetik faktörler, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam tarzı, kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi elementler içeren besinlerin günlük olarak yetersiz tüketilmesini sıralayabiliriz. Ayrıca tiroit hastalıkları, böbrek üstü bezi tümörleri, böbreğe giden damarlarda daralma, aort darlıkları, genetik bozukluklar da hipertansiyonu tetikleyici faktörlerle ortaya çıkabilmektedir. Doğum kontrol hapları, bazı ağrı kesici türleri de kan basıncını yükseltip, hipertansiyona neden olmaktadır. Hastaların büyük bir kısmında nedeni belirlenemese de yüksek kan basıncı mutlaka kontrol altına alınmalı ve hipertansiyon nedenleri iyi araştırılmalı ve kan basıncı ideal düzeye düşürülmelidir.Uz. Dr. Özgür Mollaoğlu, tansiyonun yükselme ve düşme nedenlerini bu videoda anlatıyor;

Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konulur?

Hipertansiyon teşhisi hipertansiyon hastalığını tedavi etmek için en önemli aşamalardan biri. Uzman kontrolünde yapılan hipertansiyon tanısı hastalığınızın derecesini ve tedavi süreçlerini de belirler. Kan basıncının 140/90 mm hg üzerinde olması hipertansiyon hastası olabileceğinizi gösterir.

Hipertansiyon tanısı koyarken  detaylı bir fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı izlemi ve laboratuvar testleri yapılır. Kan basıncı birçok faktörden etkilenir. Sağlıklı bir hipertansiyon tanısı için tansiyon ölçümü öncesi bir saat içerisinde bir şey yememek, istirahat halinde olmak, sigara ve kahve içmemek gerekir. Uz. Dr.

Özgür Mollaoğlu'nun Tansiyon düştüğünde ilk müdahale nasıl olmalıdır? isimli videsunu izleyebilirsiniz.

Hipertansiyon Tedavisi

Hipertansiyon tedavisinde amaç kan basıncını 140/90 mm hg altına düşürmektir.  Eğer hastada şeker hastalığı, böbrek yetersizliği ve organ hasarı var ise kan basıncının daha düşük olması hedeflenir. Hipertansiyon tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yatar.

  Aynı zamanda hipertansiyon tedavisinin önemli bir bölümünü ilaç tedavisi oluşturur. Hipertansiyon tedavisi sırasında yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, tuz alımının kısıtlanması çok önemlidir.

Tüm tedavilere dirençli hipertansiyon durumunda ise böbrek atardamarlarına işlem yapılarak kan basıncı kontrol altına alınabilir. İnme, kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi hipertansiyonun yarattığı ciddi durumlardan korunmak için erken tanı çok önemlidir.

Erken tanı koyulan ve kontrol altına alınan hipertansiyon yaşam kalitesini etkilemez.

Diğer tüm tedaviler gibi hipertansiyon tedavisi de kişiye özel olmalıdır. Hipertansiyon tedavisinde kullanılan tansiyon ilaçlarının bağımlılık yaptığı ya da zararlı olduğunu düşünmek, sürekli ve uzun dönem ilaç kullanmanın getirdiği yan etkilere dayanarak bundan kaçınmak doğru değildir.

Günümüzde kullanılan ilaçlar, tansiyonu düzenlerken, kalp-damar sistemini korur ve  böbreklerin  bozulmasını da engeller. İlaç tedavisinde, sadece tansiyonun kontrol altına alınması değil, diğer organların da korunması amaçlanmaktadır. Tedaviye uyum çok önemli olmakla birlikte hastaya uygun ilaç seçimi de çok önemlidir.

Ayrıca hastanın tam kontrolü sağlandıktan ve tansiyonu düzenlendikten sonra ilaçların bırakılabileceği de unutulmamalıdır.

Dirençli Hipertansiyon Tedavisi

Dirençli hipertansiyon tedavisi için etkili yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan biri de şah damarı pili yöntemidir. Şah damarı pili aslında ileri evre kalp yetmezliği tedavisinde yeni bir yaklaşımdır. Şah damarı pili, aynı zamanda  dirençli hipertansiyon hastalarında da etkin bir tedavi yöntemi olarak kullanılır.

Pil, şah damarı üzerine yerleştirilen bir uyarıcı ve göğüs kası içine yerleştirilen kablo ile bağlı olduğu bir batarya sisteminden oluşur.  İşlem, kalp pili takılmasına benzer, ancak daha kolay bir şekilde hızlıca yerleştirilebilir. Pil, şah damarı üzerine basit bir cerrahi işlem ile konulmaktadır.

Şah damarı üzerinde doğal olarak bulunan bir reseptör, normal şartlar altında kan basıncı yükselmesine tepki olarak parasempatik sistemi uyarmakta ve kan basıncını düşürür. Bu tepki, hipertansiyon hastalarında etkin olarak kan basıncını düşürmeye yeterli olmamaktadır.

Ancak şah damarı üzerine cerrahi işlemle yerleştirilen pil, bu bölgeye sürekli uyarı vermekte ve etkin kan basıncı düşüşü sağlamaktadır.

Şah damarı pili uygulaması hipertansiyon tanı ve tedavisini üstelenen kardiyoloji, iç hastalıkları ya da nefroloji bölümleri tarafından verilmektedir. Uygulama ise kalp ve damar cerrahisi bölümü tarafından yapılır. İşlemin bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmayıp, hasta işlem sonrasında aynı gün taburcu edilir.

  Dirençli hipertansiyon hastaları bu tedaviden yaklaşık 1 ay içinde etkin cevap alınmaktadır. Bu yeni yöntem, özellikle dirençli hipertansiyona bağlı uç organ hasarından kaçınmak ve kan basıncı kontrolünde oldukça etkindir. Uygulama teknik alt yapısı uygun, yeterli cerrahi tecrübeye sahip merkezlerde yapılmalıdır.

Hipertansiyon hastalarının şah damarı pili takıldıktan sonra dikkat etmesi gerekenler ise şu şekilde;

  • Tansiyonunuzu günde 2 kez ölçmeli ve doktorunuzla iletişim halinde olmalısınız.
  • Yağlı ve tuzlu besinlerden uzak durmalısınız.
  • Doktoru kontrolünde tansiyon ilaçlarına devam etmelisiniz.
  • Düzenli egzersiz yapmalısınız.
  • Fazla kilolarınızdan kurtulmalısınız.
  • Eğer şeker hastalığınız varsa kontrol altında tutmalısınız.
  • Rutin kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

Tansiyon Nasıl Ölçülür?

Tansiyon ölçümü, hipertansiyon tanısı için en önemli aşamalardan biridir. Bu nedenle doğru yapılması gerekir. Tansiyon ölçümleri tansiyon aleti ile yapılır. Üst koldan yani omuz ile dirsek arasından ölçülen manuel tansiyon aletleri en doğru sonucu verir. El bileğinden otomatik aletlerle ölçüm yapan cihazlar da kullanılabilir.

Tansiyonunuz mutlaka her iki koldan ölçmelisiniz. Eğer kol damarınızda darlık var ise tansiyonunuz düşük çıkabilir.  İki kolunuzdan ölçüm yaptığınızda iki tarafta da aynı ölçüme sahipse tek bir koldan ölçüm yapılmaya devam edilebilirsiniz. Eğer kollarınızda fark varsa yüksek olan kolunuzdaki ölçümü dikkate alınmalısınız.

Tansiyon ölçümü esnasında , 5 dakikalık istirahat süresi boyunca oturur pozisyonda olmalı ve kolunuzu bir yere dayandırılmalısınız. Evde, el bileğinden tansiyon ölçümü yapılıyorsa iki defa üst üste ölçüm yapmalısınız. Anormal bir değer çıkarsa normal bir tansiyon aletiyle tekrar ölçüm yapmayı deneyebilirsiniz.

Ancak mutlaka bir hekim tarafından normal tansiyon aletiyle ölçülen sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmalıdır.

Hipertansiyon İlaçları

Hipertansiyonun tedavisinde en etkin yöntem hipertansiyon ilaçlarıdır. Günümüzde hipertansiyon ilaçları hipertansiyon tedavisi için oldukça etkin rol oynar. Ancak yine de hipertansiyon ilaçlarının kullanım oranları %50'nin altında seyretmektedir. Hipertansiyon ilacı kullanan hastalarda kan basıncının etkin kontrolü ancak her 2 hastadan 1’inde sağlanabilmektedir.

Hipertansiyon ilaçlarının doktor kontrolünde düzenli olarak alınması çok önemlidir. Günümüzde, hasta için en etkili tedaviyi sağlayan ve en az yan etkiye sahip farklı hipertansiyon ilaç seçenekleri bulunmaktadır.

Hipertansiyon hastaları kullandıkları ilaçların yan etkileri konusunda doktorunu mutlaka bilgilendirmeli ve mutlaka belirlenen dozlarda devam etmeye özen göstermelidir.

Hipertansiyon ilaçları doktorun bilgisi dışında kesilmemeli ve herhangi bir sorun yaşandığında yine doktora danışılmalıdır.

Tansiyon ilaçları ile ilgili doğru bilinen yanlışlar!

  • Sarımsak ve limonun tansiyonu düşürmeye ya da yükseltmeye etkisi yoktur. Hipertansiyon tedavisinde sarımsak ve limonun yeri yoktur. Hipertansiyon hastaları sadece ilaçlarını düzenli olarak kullanmalı ve sağlıklı beslenme kuralları içinde bu besinleri tüketmelidir.
  • Hipertansiyon ilaçları bağımlılığa neden olmaz. Hipertansiyon tedavisi süreklilik gerektirir.
  • Halk arasında tansiyon ilaçlarının böbrek ve karaciğeri olumsuz yönde etkilediğine dair yanlış bir inanış vardır. Tam tersine tansiyon ilaçlarının bu organlara olumsuz etkisi yok denecek kadar azdır. Ayrıca böbrek ve birçok organ, yüksek kan basıncı ilaç ile tedavi edilmediğinde çok zarar görebilir.

Hipertansiyon Hakkında Merak Edilenler

Vücut, kan basıncı yüksekliğine alışır mı? Bunun vücuda bir zararı olur mu?

Hastanın bir yakınması olmaması, hipertansiyonun vücuduna zarar vermediği anlamına gelmez. Zaman içinde olumsuzlukların ortaya çıkmaması için hastanın şikayeti yoksa bile kan basıncının normal değerlere çekilmesi gerekli.

Hipertansiyon tedavisi ne kadar sürer? İlaçlar bağımlılık yapar mı?

Hipertansiyon tedavisi yaşam boyu sürer. Organlarda bir hasar oluşmadıysa ve kan basıncı yüksekliği hafifse, hastalık ilaçsız tedavi yöntemleri kontrol altına alınmaya çalışılır. Aksi durumda ise ilaç tedavisi uygulanır. Hipertansiyon ilaçları bağımlılık yapmaz.

Sarımsak ve limon suyu ilaç alma ihtiyacını ortadan kaldırır mı?

Bazı doğal maddelerin kan basıncında kısıtlı düşmeler yarattığı bilinen bir gerçektir. Ancak bunlar hastalığı tedavi etme ve yarattığı etkileri ortadan kaldırma yeterliliğine sahip değildir. Ancak ilaçlara destek olurlar.

Hipertansiyon ilaçları cinsel aktiviteyi azaltır mı?

Tüm ilaçların yan etkileri vardır. Doktor hastaya en uygun olan, yan etki profili en düşük ilacı önerecektir. Eğer herhangi bir yan etki meydana gelirse, hasta rahatlıkla başka bir seçeneğe yöneltilebilir. İlaçlardan kaynaklanan yan etkiler de ilacın kesilmesinden sonra ortadan kalkar.

“Hipertansiyon” tanısı konulabilmesi için birkaç kez tansiyon çıkması yeterli midir?

Hipertansiyon tanısı için seri ölçümler gerekir. Özellikle ısdırap, heyecan, korku gibi durumlarda her sağlıklı kişide kan basıncının yükselmesi doğaldır. Bu münferit yükselmeler kişinin hipertansiyon hastası olduğunu göstermez.

Hipertansiyon hastasının yaşam şekli nasıl olmalı?

Hipertansiyon hastalarının diyetinde tuz kısıtlaması büyük önem taşır. Potasyum ve magnezyumdan zengin beslenmek de önemlidir. Aynı zamanda kişinin ideal kilosuna erişip kilosunu koruyabilmesi için diyet yapması gerekir.

Sigara ve alkol kullanımın da, özellikle kalp ve damar sistemi ile hipertansiyona direkt etkisi bulunduğundan bu alışkanlıkların sonlandırılması da tedavinin bir parçasıdır.

Hipertansiyon tedavisinde stresten kaçınılması da maksimun önem taşır.

Tansiyon doktora gelince yükselir mi?

“Beyaz önlük hipertansiyonu” denen olgu, hipertansiyonla ile ilgili bilinenlerin en eskisidir. Bu nedenle kişinin günlük hayatta aldığı kan basıncı ölçümleri, hastane ve muayenehane ortamlarında alınan ölçümlerden daha değerlidir.

Yüksek tansiyonun çocuklardaki etkisini anlatan makalemiz için tıklayınız!

Yüksek Tansiyon Hastalarına Ramazan Uyarısı isimli makalemiz için tıklayınız!

Güncellenme Tarihi: 15 Mayıs 2017Yayınlanma Tarihi: 21 Eylül 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/hipertansiyon-ve-tedavisi/

Hipertansiyon Belirtileri

Bu belirtileri sakın hafife almayın! Hipertansiyon..

Hipertansiyon durumunda genellikle belirtiler az olmaktadır veya hiç olmamaktadır. Birçok kişi hipertansiyon başlangıcında ve ya ilerlemiş olma durumunda bile bunu bilmeden yıllarca hipertansiyona sahip bir şekilde hayatlarını sürdürmektedir.

Bununla birlikte, hipertansiyonun hiç belirti göstermemesi zararsız olduğu anlamına da gelmemektedir. Aslında, kontrolsüz hipertansiyon veya hipertansiyon, arterlerinize zarar verebilmektedir.

Diğer yandan hipertansiyon, felç, kalp krizi ve diğer kardiyovasküler sorunlar için de oldukça ciddi bir risk faktörü sayılabilmektedir. (1)

Hipertansiyon nasıl anlaşılır? Hipertansiyona sahip olan insanların çoğu, tansiyon seviyeleri 180/110 mmHg’ya ulaşıncaya kadar herhangi bir belirti yaşamamaktadır. Hipertansiyonun ortak bazı belirtileri ise şöyle sıralanmaktadır: (2)

  • Baş ağrısı – Genellikle birkaç gün sürmektedir.
  • Bulantı – Mide rahatsızlığı ile gelen bir mide bulantısı olarak tanımlanmaktadır.
  • Kusma – Sadece mide bulantısından sonra ortaya çıkmasıyla daha çok yaygındır.
  • Baş dönmesi – Baş dönmesi, kararsızlık ve kafa karışıklığı ile beraber yaşanmaktadır.
  • Bulanık veya çift görme (diplopi) – Nesneleri netleştirememe ve ya görme de sorunlar yaşama durumudur.
  • Epistaksis – Burun kanaması olarak bilinmektedir.
  • Çarpıntılar – Kalbin düzensiz veya güçlü bir şekilde atması durumudur.
  • Dispne – Nefes darlığı veya solunum yetmezliği olarak bilinmektedir.

Hipertansiyon ile ilgili olabilecek bu belirtileri yaşayan kişiler hemen bir doktora başvurmalıdır. (3)

Çocuklarda Hipertansiyon Belirtileri

Hipertansiyon çocuklarda da ortaya çıkabilmektedir. Hipertansiyona sahip olan çocuklarda yaşanan bazı ortak belirtiler ise şunlardır:

  • Baş ağrısı
  • Yorgunluk
  • Bulanık görme
  • Burun kanamaları
  • Bell paralizisi – Yüzün bir tarafında bulunan yüz kaslarını kontrol edememe durumudur. (4)

Bebeklerde Hipertansiyon Belirtileri

Hipertansiyonlu olarak doğan ya da çok küçük olan bebeklerde yaşanan hipertansiyon belirtileri şöyle sıralanmaktadır:

  • Büyüme eksiklikleri
  • Nöbet
  • Sinirlilik
  • Letarji (çok derin ve sürekli, patolojik uyku durumu)
  • Solunum zorluğu

Hipertansiyona sahip olan kişiler kan basıncını sık sık kontrol ettirmelidir. Normal şartlar altında olsanız bile en az beş yılda bir kez kontrol ettirmeniz gerekir. Bu duruma nelerin neden olduğunu bilmeniz ya da hipertansiyonun hangi sağlık durumlarına sebep olabileceğini bilmeniz önemlidir. (5)

Hamilelikte Hipertansiyon Belirtileri

Bazı durumlarda, hamilelik sırasında hipertansiyon oluşabilir. Hamilelik sırasında hipertansiyona neden olabilen risk faktörleri ise şunlardır:

  • Kilolu olmak
  • Hareketsiz olma
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Böbrek sorunları veya hipertansiyon ile ilgili aile öyküsü
  • 40 yaşın üstünde olmak
  • Birden fazla çocuğa hamile olmak (ör, ikiz)
  • İlk kez hamile olmak

Hamileliğin 20. haftasından sonra hipertansiyon devam ederse, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) gibi komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Preeklampsi, ölümcül nöbetleri önleyebilecek organlara ve beyne zarar verebilmektedir.

Hamilelik sırasında oluşan hipertansiyon belirtileri idrar örneklerinde protein, sürekli baş ağrıları, aşırı el ve ayaklar şişmesi olarak bilinmektedir.

Gebelik sırasında yüksek kan basıncı, bebeğin erken doğmasına, plasentadan ayrılmasına veya sezaryen doğum yapmasına neden olabilir. Çoğu vakada doğumdan sonra kan basıncı normale dönmektedir. (6)

Tıbbi Yardım Gerektiren Durumlar

Hipertansiyon belirtileri ortaya çıktığında, genellikle sadece kan basıncı aniden yükselmektedir ve bu durum tıbbi açıdan acil bir durum olarak düşünülmektedir. Buna hipertansif kriz ismi verilmektedir.

Hipertansif kriz, diyastolik kan basıncının 110mmHg, sistolik kan basıncının 180mmHg ya da daha fazla olması durumu olarak bilinmektedir. Hipertansif krizin diğer belirtileri ise şunları içerebilir:

  • Şiddetli baş ağrısı
  • Ciddi endişe ve anksiyete
  • Nefes darlığı
  • Burun kanaması

Hipertansif kriz durumunda tıbbi bir yardım almanız en doğrusu olacaktır. Acil hipertansif kriz, ciğerlerde sıvı, beyinde şişme veya kanama, felç veya hamile kadınlarda nöbetler gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. (7)

Hipertansiyon Hastalığı Nedir?

Kan basıncı, kanı atardamar duvarlarına iten kuvvettir. Kalp her attığında, arterlere kan pompalamaktadır. Kalp attığında kan basıncı yükselir ve kan pompalanır. Buna sistolik basınç denmektedir.

Kalp dinlendiğinde, atımlar arasındaki kan basıncı düşmektedir. Buna da diyastolik basınç ismi verilmektedir. Tansiyon ölçümünde bu ikisi kullanılmaktadır.

119/79 veya daha düşük, normal kan basıncı olarak, 140/90 veya daha yüksek ise hipertansiyon olarak değerlendirilmektedir.

Hipertansiyon genellikle belirti göstermez, ancak felç, kalp yetmezliği, kalp krizi ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlara da neden olabilmektedir.

Hipertansiyon, egzersiz ve uygun diyet programını uygulamak gibi sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarıyla ve gerekirse ilaç tedavisiyle kontrol altına alınabilmektedir. (8)

Hipertansiyon nedir hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız.

Hipertansiyon Nasıl Düşürülür?

Hipertansiyonu olan hastalarda sık sık tansiyon yükselmesi gözlenir. Tansiyonun yükseldiği anladığınız durumlarda yapılması gereken bazı önlemler vardır. Hasta yüksek tansiyon belirtisinde başını soğuk su ile yıkamalıdır. Soğuk su sinirleri uyarır ve tansiyonu düşürür. Soğuk su ile duş almakta etkili olacaktır.

Limon suyu da tansiyonu düşürmekte oldukça etkili bir formüldür. Yarım limonu sulandırarak içen hasta tansiyonunun düşmesini sağlar. Nar suyu da yüksek tansiyona iyi gelen bir meyvedir. Nar tüketimi hem tansiyonu düşürür hem de tansiyonun uzun süre istikrarlı kalmasını sağlar. Greyfurt suyu da tansiyon için etkilidir.

Fakat ilaç kullanılıyor ise ilaç ile greyfurt çabuk tepkimeye girebilmektedir. Greyfurt suyu tüketecek hastalar ve ya kişiler buna dikkat etmelidir. Tansiyon için sarımsak tüketimi de önerilen başka bir yiyecektir. Tuz hipertansiyonu tetikler ve tansiyon hastalarının kaçmaları gerekir. Tuzsuz ayran ya da yoğurt hızlı sindirildiği için olumlu sonuç verecektir.

Tansiyonun yükselmesi ciddi riskler taşır. Son zamanlarda görülen beyin kanamalarının büyük çoğunluğu hipertansiyona bağlıdır.

Hipertansiyon sfigmomanometre adı verilen bir tansiyon cihazı ile ölçülür. Bu alet kolunuza takılarak şişirilir ve kan akışının yavaşlaması sağlanır. Kan akışı yavaşça serbest bırakılarak stetoskop yardımı ile nabız dinlenir.

Dijital olarak da tansiyon ölçen aletler mevcuttur. Düzenli olarak tansiyonu gözlem altında tutulmalı ve bu yöntem ile tansiyon ölçümü gerçekleştirilmelidir. Sürekli yüksek seyirlerde yaşanıyor ise bu hipertansiyona işaret eder.

Tanı düzenli tansiyon ölçümleri sayesinde korunur.

Hipertansiyonda Beslenme

Yıl içinde belli aralıklar ile tansiyon ölçümleri yapılmalıdır. Sürekli tansiyon ölçümü de yararlı değildir. Bu yüzden gün içinde de yüksek tansiyona sahip olan kişilerde tansiyon yükselmesi rastlanabilir. Bu yüzden beslenmeye dikkat etmek önemlidir.

Tansiyonu kontrol altında tutmak isteyen hastalar fazla hareket etmelidir. İleri kiloları olan kişilerin spor yapması ve kilo vermeye çalışması gerekmektedir. Özel diyet yöntemi ile de bu desteklenmelidir. Fazla yağlı gıdaların tüketimi azaltılmalıdır. Tuz oldukça az kullanılmalıdır. Tuz hipertansiyon ile düşmandır.

Hazır gıdalarda bu hastalığı tetikler çünkü fazla yağ ve tuz barındırırlar.

Pulmoner Hipertansiyon Belirtileri ve Tedavisi

Bu belirtileri sakın hafife almayın! Hipertansiyon..

Pulmoner arter dolaşımında küçük bir çevrede kan basıncının yükselmesi sonucunda patolojik olarak gelişmekte olan bir durum olmaktadır. Kadınlarda 4 kat daha fazla görülmektedir.

Pulmoner Hipertansiyon

Damarın vasküler bölümünde kan basıncının sürekli olarak yükselmesi sonucunda görülmekte olan patolojik bir durum olmaktadır. Bu hastalığın ilerleyici olması ve kişinin hayatını tehye atmasına neden olmaktadır.

Hastalığın sadece yaşlılarda görülmediği yenidoğan bebeklerde ve özellikle prematüre doğmuş olan bebeklerde de görülme ihtimali bulunmaktadır. Hastalığın gelişmesinde birçok faktör etki etmektedir. Akciğer hastalıklarının oluşması ve bronkopulmoner hastalıkları olmaktadır.

Akciğer dokusunun yapısının bozulması sonucunda alveolar hipoksi oluşmaktadır. Solunum rahatsızlıkları sonucunda akciğerlerin alt kısmında ki boşlukların oluşması ve süpürasyon oluşması sonucunda meydana gelebilir.

Obstrüktif kronik bronşit hastalığı yaşamakta olan kişilerin akciğerlerinde ki dokunun kademeli olarak değişmesi neticesinde hava yolu kapanacaktır. Akciğer dokusunda meydana gelen fibroz bağ dokusunun normal hücrelerin yerine geçmesi sonucunda gelişmesi de görülmektedir.

Yeni doğan bebeklerde pulmoner hipertansiyon görülmesi patolojik bir durum olmaktadır. Bu durum doğumdan önce görülmektedir. Akciğer solunumunun başlaması sonucunda akciğer damarlarında ki basınç düşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bebeğin doğumundan sonra ilk günlerde belirtiler ortaya çıkmaktadır. Nefes alma sorunu arteryal basınç daha sık olacaktır.

Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde isim yapmış olan Dr. Cihangir Kaymaz tarafından uygulanan tedavi sayesinde kişiler iyileşmektedir. Bunun yanı sıra üniversite hastanelerinde, devlet hastanelerinde de hastalığın tedavisinin yapılmakta olduğunu bilmelisiniz.

Ayrıca her sene düzenli olarak Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneğinde pulmoner hipertansiyon hakkında hastaları bilinçlendirmek amacıyla eğitimler verilmektedir.

Pulmoner Hipertansiyon Belirtileri

Hastalığın ilk evrelerinde herhangi bir belirti vermeden gelişmektedir. İlk olarak kişilerde nefes darlığı olarak kendisini belli etmektedir. Bu durum kişilerin yapmakta olduğu fiziksel aktivite sonucunda artacakken hastalar dinlenmesi durumunda bile kaybolmayacaktır.

  • Sürekli var olan kuru öksürük;
  • Göğüs ağrısı ve karaciğerin büyümesi sonucunda ağrı gelişimi;
  • Kalp çarpıntısı;
  • Aritmi;
  • Sürekli kendisini yorgun hissetme;
  • Bacaklarda şişme;
  • Karın bölgesinde sıvı birikmesi;
  • Hemoptizi;
  • Senkop;
  • Ses kısıklığı.

Pulmoner Hipertansiyon Evreleri

Hastalarda pulmoner arteriyel hipertansiyon 1. derece de olması sonucunda herhangi bir belirtileri olmadan hasta yaşamına devam edecektir.

Hastalığın 2. derecesine ulaştığı zamanlarda çok hafif belirtiler ortaya çıkmaya başlayacaktır. Nefes darlığı, halsizlik, göğüs ağrısı ve baş dönmesi gibi durumlar pulmoner arteriyel hipertansiyon sırasında görülür. fakat kişiler dinlendiği sırada bu belirtiler ortadan kaybolacaktır.

Hastalık 3. dereceye ulaşması sonucunda pulmoner arteriyel hipertansiyon sonucunda kişilerin fiziksel aktivitelerinde azalma görülecektir. Nefes darlığı, sürekli olarak yorulma gibi belirtilerde görülür.

Eğer ki hastalık 4. derece ulaşması sonucunda kişilerin dinlenmesi sonucunda ya da en hafif bir aktivite sırasında bütün belirtiler görülecektir.

Primer Pulmoner Hipertansiyon

Arterlerde sürekli olarak bir basınç sonucunda artış görülmektedir. Fakat birçok durumda kardiyovasküler ve solunum sistemi hastalıklarının sonucunda oluşabilir. Kişilerde Torako diyafragma patolojisi bulunmamaktadır. Primer pulmoner hipertansiyonun evresi kalıtsal olarak kabul edilmektedir.

Dolaşım sisteminin küçük damarların çok sayıda trombozu tarafından engellenmesine neden olmaktadır. Akciğer arter duvarlarında bulunan intravasküler basıncın keskin bir artışı vardır. Kanı doğru bir şekilde ileri itmesi amacıyla arteryel duvarın kas kısmında artma söz konusu olacaktır.

Bu durumda da hipertrofisinin gelişmesi söz konusu olur.

İkincil Hipertansiyon

İkincil pulmoner hipertansiyon birçok hastalığa bağlı olarak meydana gelmektedir. Kişilerde oluşan hipoksik koşullara bağlı olarak, doğuştan kalp kusurlarının oluşması sonucunda meydana gelebilir. Fonksiyon eksikliğine sıklıkla neden olan hastalıklar sonucunda oluşabilir.

Miyokardiyal iskemik hasarı, aortik valf anormalliklerin oluşması gibi nedenlerden meydana gelecektir. Hastalarda pulmoner arteriyel hipertansiyon oluşmasına neden olan bölgede basıncın yükselmesi sonucunda gelişimsel anormallikler, tümörler ya da mitral stenoz neden olacaktır.

Hastalarda kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon oluşmasının sıklıkla tromboembolizm ve arterin büyük dallarının sonucunda çok hızlı bir şekilde gelişecektir. Düşük kan basıncı oluşacaktır. Hastalarda kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon oluşması sonucunda akut başlangıç hızlı progresyon ve pankreas yetersizliği gelişimi görülecektir.

Pulmoner Hipertansiyon Tedavisi

Pulmoner hipertansiyonun tedavisi neden olan hastalığı kaldırmak ve pulmoner arterde oluşan yüksek kan basıncını düşürmek hedeflenmektedir. Kişilerde akciğer damarlarında oluşan basıncı azaltmak amacıyla ve arterlerde oluşan kan pıhtılaşmasını önlemek amacıyla tedavisi uygulanacaktır.

Bu ilk evrede kalp kaslarını rahatlatacak ilaçlar kullanılacağı gibi kişilerin kan inceltici ilaçlar alması da gerekmektedir. Olabildiği kadar tuzu hayatında eksiltmeleri ve günde bol bol su içmeleri önerilmektedir. Daha çok sebze yemekleri, meyveler, bitkisel yağlar ve balık ürünleri tüketmesi gerekmektedir.

Yağlı et, tuz, alkol, kahve tüketiminden uzak durması gerekmektedir.

Bitkisel tedavi olarak Pulmoner hipertansiyon yaşamakta olan bir kişiye halk arasında bal kabağı suyu günde 1 bardak içmeleri tavsiye edilmektedir. Ayrıca bitkisel tedavi olarak sarımsak da bu hastalığın tedavisinde uzun yıllardan beridir kullanılmakta olan faydalı bir bitkisel tedavi yöntemi olmaktadır.

(1 votes, average: 5,00 5)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/pulmoner-hipertansiyon.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.