Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Endoskopi Nedir? Endoskopi Ne İçin Yapılır? – Sağlık Ocağım .NET

Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Endoskopi, endoskopik bir değerlendirme gerektiğinde doktorunuz endoskop adı verilen, bir ucunda gözlemin yapılacağı bir parça içeren ve hastanın iç organlarının gözlenebileceği bir teşhis yöntemidir. Endoskop doktorun hastanın vücudunun içinde neler olduğunu doğrudan gözlemesine yardımcı olmaktadır.

Endoskop, fiber optik cihaz değişik fiberlerden oluşan bir plastik tüpten oluşmaktadır. Görüntülenmesi istenen beden bölümünün aydınlatılması için bu fiberlerin bir kısmı ışık yansıtmaktadır. Bir diğer fiber kümesinden geri yansıtılan ışık gözlemin yapılacağı parçaya iletilmektedir ve görüntü büyütülmektedir.

Doktor endoskoptan içeri doku örneği almak ya da anormal büyüme gösteren dokuyu ortadan kaldırmak için çeşitli cihazlar ile uzatabilir. Bazı endoskoplarda yer alan minyatür kamera yardımıyla iç organların görüntülerinin kaydedilmesi ve ekrana yansıtılması mümkün olabilmektedir.

Endoskopi ne için yapılır?

Endoskopik tetkik öncesinde hasta hafifçe yatıştırılacak, ancak işlem boyunca tamamen bilinçsiz kalmayacaktır. Ağrı hissinin azaltılması için bölgesel anestezik maddeler de kullanılabilir. Endoskopi yöntemi birden çok işlem için kullanılabilir ve kullanılan yönteme göre farklı isimler ile anılır.

  • Yemek borusu, mide ve ince bağırsakların başlangıç kısmını değerlendirmek, örnek almak ve gereken durumlarda tedavi uygulamak için kullanılan yöntem endoskopik gastroskopi yöntemidir.
  • Makat, rektum, kalın bağırsaklar ve ince bağırsağın bitiş kısmını değerlendirmek, örnek almak ve gereken durumlarda tedavi uygulamak için kullanılan yöntem kolonoskopi yöntemidir.
  • Burun, boğaz, nefes borusu ve bronşları değerlendirmek, örnek almak ve gereken durumlarda tedaviyi yapmak için kullanılan yöntem bronkoskopi yöntemidir.
  • Bazen doktorlar cerrahi girişimler sırasında da oluşturdukları küçük bir kesiden içeri endoskop sokarak bozuklukları teşhis ve tedavi edebilir (laparoskopi yöntemi).

Endoskpik kolonoskopi 

Endoskopi sonrası

Endoskopik değerlendirme sonrasında anestezi etkisi geçene kadar hasta kendini halsiz hissedebilir. Tetkikin kendisi ağrısız ve güvenlidir, ancak endoskop bedenin içindeyken hareket ettiği hissedilebilir. Eğer hasta anlayabilecek durumda ise işlemden önce ne yapılacağı anlatılmalı ve sonrasında kendini nasıl hissedeceği konusunda bilgi verilmelidir.

Endoskopi öncesi ve sonrasında hastanın bir yakınının hastanın yanında olması hastaya güven verir, özellikle çocuklara endoskopi yapılacak ise onun yanında annesinin veya bir yakınının olması ve onu cesaretlendirmesi çok önemlidir.

Endoskopi türleri

Laparoskopi nedir? Laporoskopi, endoskopik işlemler arasında en sık kullanılan yöntemdir. Laproskopi genel anestezi altında yapılır.

Bu işlemin yapılacağı bölgeye göre endoskopik cihazın yerleştirileceği alanda 10 mm’lik küçük bir delik açılır ve bu delikten gönderilen endoskopik cihazla o bölgenin iç yapısı aydınlatılır ve buranın görüntüsü monitör ekranına yansıtılır.

Yapılacak operasyona ve hastanın bölgesel kilo durumuna göre belirli uzunluklarda 1-2-3 veya daha fazla kesik açılır ve bu kesiklerden gönderilen endoskpik cihazlarla operasyon gerçekleştirilir.

Gastroskopi nedir? Yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının (duodenum) birlikte incelendiği yönteme gastroskopi veya üst gastrointestinal sistem (ÜST GİS) endoskopisi denilir. Gastroskopi halk dilinde endoskopi olarak da bilinir.

Gastroskopi işlemi sedasyon olarak adlandırılan hastanın bilincinin tam kapanmadığı bir anestezik yöntemle yapılır ama bazen tedavi uygulanacak durumlarda genel anestezi de yapılabilir.

Bu işlem hem bu iç organların hastalıklarını teşhis etmek ve biyopsi almak için hem de küçük oluşumları almak için kullanılır.

Kolonoskopi nedir? Kolonoskop, parmak büyüklüğünde ve ortalama 160 sm uzunluğunda esnek bir alettir.

kolonoskopi işlemi kalın bağırsağın (kolonun) makattan itibaren ince bağırsağın başlangıç yerine kadar incelenmesini, biyopsi alınmasını ve gereken durumlarda küçük oluşumların çıkarılmasını sağlayan bir yöntemdir.

Kolonoskopi sırasında hastanın bilincinin tam kapanmadığı sedasyon denilen anestezi türü ya da duruma göre genel anestezi yapılır.

Bronkoskopi nedir? Bronkoskopi, bükülmez bir tüp vasıtasıyla direkt olarak soluk borusunu ve büyük bronşları görüntülemeye yarayan endoskopi yönteminin bir türüdür.

Bu işlem ile girilen alanlardan biyopsi alınır, yabancı cisim çıkarılır ve nefes borusunda ve bronşlarda oluşan küçük oluşumlar çıkarılır. Son yıllarda genellikle bükülebilen tüpler ve fibroskoplar kullanılmaktadır ve bu işlem fibroskopi olarak da adlandırılır.

Bronkoskopi işlemi ağız, burun ve boğazı hissizleştirecek anestezi yapılarak (bölgesel anestezi) gerçekleştirilir fakat tedavi amaçlı uygulanan bronkospilerde genel anestezi de yapılabilir.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/endoskopi-nedir-endoskopi-ne-icin-yapilir/

Konka Hipertrofisi (Burun Eti Büyümesi)

Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Alt burun etlerinin büyümesine (konka hipertrofisi) bağlı olarak oluşan ve genellikle geceleri daha fazla şikayete neden olan tıkanmaların tedavisinde burun etlerinin gerektiği kadar küçültülmesi farklı yöntemlerle sağlanabilir. Burun fonksiyonlarında çok önemli yeri olan alt burun etleri hiç bir şekilde tamamen kesilerek çıkartılmamalıdır.

Geçmişte sıklıkla uygulanan bu tür cerrahileri takiben burun fonksiyonları bozulmakta, solunum fizyolojisindeki olumsuz sonuçların yanı sıra burun içinde oluşan kuruma, kabuklanma, tekrarlayan enfeksiyonlar ve yanma hissi gibi şikayetlerin çözümü son derece zor hatta bazen imkansız olmaktadır. Bu nedenle günümüzde alt etleri küçültürken fonksiyonel dış yüzey mukozasına zarar vermeyen teknikler tercih edilmektedir.

Burun içindeki septumda bir tarafa eğiklik olan hastaların büyük kısmında hacim olarak daha geniş olan karşı burun boşluğundaki etlerde (alt ette daha fazla olarak) büyüme oluşmaktadır.

 Bu nedenle septum deviasyon ameliyatlarında solunum açısından tatminkar bir sonuç elde edebilmek için hemen her zaman aynı ameliyat sırasında özellikle eğikliğin karşı tarafındaki burun pasajında yer alan etlerinin uygun bir müdahale ile küçültülmesi gerekli olmaktadır.

Aksi taktirde bir tarafa doğru kaymış durumdaki septumun orta hatta getirilmesi ile daha önce geniş olan taraf nispeten daralacak ve bu kısmın ameliyat öncesi hacmine uyum sağlamış olan konkalar küçültülmedikleri taktirde tıkanıklık oluşacaktır.

Alt burun etlerini küçültmek amacı ile en sık uygulanan yöntemler; radyofrekans ile mukozaya zarar vermeden mukoza altı doku hacminin azaltılması ve etlerin kemik kısmında da büyüme olan durumlarda mukoza altındaki yumuşak doku ve kemik dokusunun tıraşlanarak küçültülmesidir (endoskopik redüksiyon).

Orta burun etleri içerisinde yapısal bir varyasyon olarak hava hücresi bulunabilmektedir (konka bülloza). Bu hava hücresinin gelişme sırasında büyümesi orta burun pasajında hava akımını önlemekte, aynı zamanda pasajın dış duvarında yer alan sinüs boşalma kanallarında tıkanmaya bağlı olarak kronik sinüs iltihaplarına neden olabilmektedir.

Bu tür problemlere neden olan orta burun etlerine uygun endoskopik cerrahi teknikerleri kullanılarak konka bülloza plastisi yapılmalıdır.

Fonksiyonel olarak alt etler kadar kritik olmayan orta etlerin tam olarak çıkartılması burun fizyolojisinde ciddi sorun oluşturmasa da bu yapıların daha sonra yapılabilecek sinüs müdahaleleri için yol gösterici rolü olması nedeni ile genellikle tam olarak çıkartılmamaları tercih edilmektedir.

Radyofrekans ile Alt Konka Küçültülmesi

Burun boşluklarının yan duvarlarında yer alan alt konkaların mukozası altındaki zengin damar içerikli yumuşak dokular içerisine özel bir cihaz ile radyofrekans enerjisi verilmesini takiben dokularda oluşan ısı hasarının büzülme ve sertleşme ile iyileşmesi prensibine dayanır. İşlemi takiben 4-6 hafta içinde oluşan sert iyileşme dokusu etlerde küçülmenin yanı sıra dış uyaranlarla ya da vücut pozisyonu ile oluşan genişlemeleri de önlemektedir.

Başka patolojiye yönelik müdahale gerekmeyen hastalarda alt konka radyofrekans işlemi ofis şartlarında lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlemi takiben burun etinde büzülerek küçülme oluşmaktadır.

Yaklaşık 5-10 dk süren konka radyofrekans işlemi estetik ya da fonksiyonel amaçlı yapılan burun ameliyatları, kronik sinüzite yönelik ameliyatlar ve burun tıkanıklığı şikayeti olan hastalarda başka nedenle yapılan ameliyatlar sırasında da kolaylıkla yapılabilmektedir.

İşlem sırasında burun etinde kesilme olmadığından işlem sonrası kanama olmamakta bu nedenle tampon uygulanması gerekmemektedir.

İyi bir lokal anesteziyi takiben işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissedilmeyen bu uygulamayı takiben hastalar hemen günlük aktivitelerine geri dönebilmektedirler.

Hayat kalitesi üzerinde ciddi olumsuz etkileri olan burun tıkanıklıklarında büyük oranda rol oynayan alt burun eti büyümelerinin tedavisinde son derece güvenli ve konforlu olarak uygulanabilen radyofrekans işleminin tek seansta başarılı sonuç verme oranı %80 civarındadır.

Ameliyatı takiben, erken dönemde alt konkalarda oluşan şişlik ya da mukoza yüzeyindeki yara iyileşmesine bağlı oluşan kabuklanma nedeni ile burun tıkanıklığında artma izlenebilmektedir.

Radyofrekans uygulamasının beklenen sonuçları 15-20 gün içerisinde ortaya çıkmaya başlamakta konkalardaki küçülme 6-8 haftaya kadar devam edebilmektedir.

Hastaların beşte birine yakın kısmında ise radyofrekans işleminden sonra 1,5-2 aylık iyileşme dönemini takiben istenen burun açıklığının tam olarak elde edilememesi durumunda işlemin tekrarlanması gerekebilmektedir.

Radyofrekans işleminin başarısı ve etki süresi kullanılan radyofrekans cihazının teknolojisi, konka içerisinde uygulama yapılan bölge sayısı, işlem sırasında alt konka kemiğine dışa kırma uygulanıp uygulanmaması gibi faktörlerden etkilenmektedir

Radyofrekans ile başarılı sonuç alınan hastalarda alerjik rinit, vazomotor rinit gibi hastalıkların bulunması, hastaların sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunmaları ya da tansiyon ilaçları gibi damar genişletici ilaçlar kullanmaları durumunda alt burun etleri işlemden bir süre sonra tekrar büyüyebilmektedir. Bu durumdaki hastalarda radyofrekans işleminin tekrarı ya da endoskopik konka redüksiyonu önerilmektedir.

Konka radyofrekans işlemi, şikayetlerin tekrarlama ihtimali dezavantajlarına karşın her bir uygulamanın yüksek başarı şansı, tampon gerektirmemesi, lokal anestezi ile yapılabilmesi ve kanamaya neden olmaması gibi avantajları nedeni ile hastalar ve hekimler tarafından en sık tercih edilen prosedürlerden birisidir.

Endoskopik Konka Redüksiyonu

Alt konka mukozası altındaki yumuşak dokuların, alt konkaların deforme bölümlerinin ya da konka kemiğinin kısmen çıkartılması işlemidir.

Bu yöntem genellikle konkaların büyüklüğünde yumuşak doku kısmından çok konka içerisindeki kemiğin önemli etken olduğu, radyofrekans uygulamaları ile isten sonucun alınamadığı, konkanın aşırı büyük ya da deforme olduğu veya radyofrekans işleminin tekrarlama ihtimali nedeni ile tercih edilmediği durumlarda uygulanmaktadır.

İşlem genellikle genel anestezi altında yapılmakta ve mikrodebrider teknolojisi ile uygulandığında 5-10 dakika civarında sürmektedir.

Burun etlerine yönelik geliştirilen yeni mikrodebrider cihazlarının boyutları çok küçük olması sayesinde işlem sırasında mukoza bütünlüğü bozulmadığından kanama riski azalmakta ve endoskopik redüksiyon ameliyatları da tampon kullanılmadan gerçekleştirilebilmektedir.

Konkaların zengin kan damarı içeriği nedeni ile ameliyat sonrasında kanama ihtimaline karşı hastaların 72 saat boyunca istirahat etmeleri önerilmektedir.

Son derece etkili bir yöntem olan Endoskopik konka redüksiyonu ameliyatını takiben etlerde önemli ölçüde küçülme olmaktadır.

Yeni mikrodebriderler yardımı ile alt burun etlerinin arka bölümlerine de ulaşılmakta ve bu kısımları genişlemiş ya da deforme olmuş alt konkalarda da başarı ile küçültme yapılabilmektedir.

Bu durumdaki bazı hastalarda alt konka arka kısmına kısmi çıkartma ya da radyofrekans uygulanması da tercih edilebilmektedir.

Endoskopik redüksiyon yöntemi konka mukozasını koruyan bir teknik olduğundan alerjik rinit, vazomotor rinit gibi tanıları olan, sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunan ya da damar genişletici ilaçlar kullanan hastalarda uzun dönemde alt konkalarda tekrar büyüme olabilmektedir. Bu durumdaki hastalarda lokal anestezi ile radyofrekans uygulaması oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Источник: https://www.teomandal.com/konka-hipertrofisi-burun-eti-buyumesi

Burun ve sinüs hastalıkları fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi

Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Burun-sinüs hastalıklarının tanı ve tedavisindeki gelişmeler KBB Uzmanlık alanındaki son yılların en önemli sayılabilecek gelişmelerini kapsamaktadır. Genel olarak belirtmek gerekirse burun-sinüs hastalıkları ve özellikle sinüzitler günümüzde çok daha rahat tanınmakta ve tedavi edilebilmektedirler.

Günümüzde sinüs cerrahisi tamamen burun içerisinden çalışılarak ve en ince mesafeleri bile gözler önüne koyan endoskopik yöntemle yapılmaktadır. Endoskopik sinüs cerrahisi denilen bu tekniklerde kullanılan cerrahi araçlar da yakın zamanda geliştirilmiş özel araçlardır.

Endoskopik sinüs cerrahisinin yaygınlaşması ile beraber yüksek orandaki başarısızlığı hastalar tarafından da bilinen eski tip sinüzit ameliyatları sınırlı bazı koşullar dışında artık kullanılmamaktadır.

Bir başka deyişle sinüzit ameliyatları uygulanan teknik, hasta rahatı ve başarı oranı da göz önüne alındığında tamamen değişmiş durumdadır.

Endoskopik sinüs cerrahisinde burun, sinüsler ve yüz bölgesinde gereksiz kemik yumuşak doku çalışması yapılmadığı için hastalar ameliyat sonrasını çok rahat geçirirler. Genel olarak cerrahi sonrası burun içerisine tampon konulmaz, gerekiyorsa sadece sinüs içerisine özel, küçük tamponlar konulur.

Tamamen tamponsuz sonlandırılan ameliyatlar da olmaktadır. Bununla birlikte endoskopik sinüs cerrahisi asla basit bir teknik değildir. Bu sadece komplikasyonları önlemek açısından değil fakat başarıyı sağlamak açısından da böyle kabul edilmek zorundadır.

Eğer size çok basit olduğu söylenilmişse burada olası olarak hasta rahatlığının yüksek olduğu kastedilmiştir.

Endoskopik sinüs cerrahisinin güvenli ve başarılı olabilmesi için hastanın ameliyat öncesi uygulanan tedavilerle iyi hazırlanmış olması, KBB Uzmanının da bu konuda özel eğitim almış ve deneyimli olması gerekmektedir.

Endoskopik sinüs cerrahisi kararı hastanın klinik yakınmaları ve endoskopik burun içi muayenesi ile alınır.

Sinüs tomografisi de anatomik ilişki ve komşulukları ve hastalığın yayılımını görerek cerrahi güvenliği sağlamak için, genellikle uygun bir tıbbi tedaviden sonra istenilir. Yalnız başına tomografi ile ameliyat kararı genellikle verilemez.

Ameliyathanede hastanın tomografisine gerek vardır. Ameliyat sonrası hasta izlenimi ise endoskopik muayene ile yapılır, tomografik incelemeyi tekrarlamaya bazı özel koşullar dışında gerek yoktur.

Genel olarak halk arasında sinüzit ameliyatlarında yüksek başarı olmadığına dair bir inanış vardır. Bu özellikle eski tip ameliyatlar yüzünden yaygınlaşmış bir düşüncedir. Oysa günümüzde endoskopik sinüs cerrahisi ile cerrahi başarı çok yükselmiştir.

Bununla birlikte nadir rastlanılan kalıtsal sorunlarda, ki bu koşul ameliyat öncesi saptanabilmektedir çoğu kez, bazı bağışıklık sistemi sorunlarında ve allerjik ve polipli sinüzitlerde; özellikle hasta eşlik eden tıbbi tedavi ile beraber iyi izlenilmemiş ve ameliyat sonrası bakım sürdürülmemişse beklentiler tam olarak karşılanamayabilir. Allerjik olgularda ameliyat öncesi ve sonrası uygun ilaç tedavisi başarı için gereklidir. Polipli sinüzitlerde “mikrodebrider”denilen özel aracın kullanılması başarıyı yükseltmektedir. Sık tekrarlayan ve sinüslerin kanal tıkanmasının sorumlu olduğu basit sinüzitlerde ise deneyimli bir uzman tama yakın bir cerrahi başarı sağlayabilmektedir. Cerrahinin başarılı olması için önemli bir koşul da hastanın sigara içmemesidir. Burun-sinüs mukozasının temizlenmesini bozan en önemli etkenlerden birisi sigara içimidir. Endoskopik sinüs cerrahisinin öncüleri arasında eğer hasta sigara içimini sürdürecekse ameliyatı üstlenmeyen uzmanlar vardır.

Endoskopik sinüs cerrahisinin tekrarlanması gereken durumlarda ; ilk ameliyatta yol gösterici anatomi bozulmuş olabileceğinden sinüslerin gözlere ve kafa tabanına olan yakınlığı nedeniyle komplikasyon riskinin artmış olduğu söylenilebilir. Bu durumda komplikasyon riskini azaltan en önemli faktör uzmanın konuyla ilgili özel deneyimi olmasıdır.

Aslında sinüs infeksiyonlarının çoğunda ameliyata gerek yoktur. Bir başka deyişle hastaların çoğu günümüzdeki uygun tıbbi tedavi seçenekleri ile iyileştirebilmektedirler. Bu tedavide uygulama süresi ve endoskopik izleme önem taşımaktadır.

Balonla sinüzit tedavisi (balon sinoplasti):

Kalp ve damar hastalıklarında damar tıkanıklığını açmak için kullanılmakta olan balonlu sondalara benzer bir yöntem yardımı ile sinüslerin kanallarını genişletmeyi amaçlayan bir girişim şeklidir. Henüz yeni olan bu teknik, az sayıda uygulanmıştır ve yaygın kabul görmüş bir teknik değildir.

Bununla birlikte sadece sinüs kanallarının basitçe daralmış olduğu çok az sayıda sinüzitli hasta üzerinde etkili olabileceği düşünülerek üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Diğer yandan bu durumdaki sinüzitlerin ilaçlarla iyileşebildiğini de unutmamak gerekir. Bununla birlikte bazı sınırlı durumlarda ve uygun hastalarda elbette ki uygulanabilir bir girişimdir.

Ancak bu hasta gurubu tüm sinüzitli hastaların 'u kadar bile değildir ve bu tekniği kesin çözüm olarak tanımlamak da doğru olmaz.

Bu teknik de ameliyathanede yapılır. Yapan uzmanın sinüs ameliyatlarında olduğu gibi çok deneyimli olması gereklidir. Uygulama genel anestezi gerektirir. Ayrıca endoskopik sinüs ameliyatlarında kullanılmayan radyoskopi cihazı burada kullanılmakta ve hasta ışın almaktadır.

Bu işlem her zaman o kadar da kolay ve kısa olmamakta ve hasta 40-45 dakika narkoz ve ışın altında kalabilmektedir. Bu tekniğin uygulanabileceği hastaların çoğuna zaten ameliyat gerekmemekte ve ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Sonuç olarak bu tekniğin ameliyata üstünlüğü yoktur ve ameliyat yerine kullanılması veya yaygın olarak tercih edilmesi söz konusu değildir.

Ama ne yazık ki sinüzite kesin ve kolay bir çözüm yolu olarak tanıtıldığı reklamlar yapılmaktadır. Oysaki sinüzit hastalığı tek bir sebebe bağlı olmayan ve çok çeşitli özellikleri olabilen bir hastalıktır.

Tedavi arayışında olan inatçı ve kronikleşmiş sinüzitli hastaların çoğunda polipler, anatomik sorunlar, alerjik zemin, kalıtsal ve çevresel faktörler sorumludur ve bu durumlarda balon hiç bir işe yaramaz. Burada sinüzit tedavisi sistematik bir tıbbi süreç ve gerektiğinde cerrahi uygulamalarla yapılır.

Baş ağrısı yakınması olan hastalar bunu sinüzite bağlama eğilimindedirler, oysa baş ağrısı çok değişik sebeplere bağlı olabilir ve nörolojik sebepler daha sık görülmektedir.

Bununla birlikte burun içinin kısa bir endoskopik muayenesi ile KBB Uzmanı ayırıcı tanıda özel bir yere sahiptir.

Baş ağrısının belirgin bir sebebi gösterilememiş hastalara burun içi endoskopik muayenesi önerilir.

Akciğer hastaları en azından bir kez mutlaka burun-sinus endoskopik muayenesinden geçmelidir. Günümüzde ilişkili olsun olmasın burun- sinus hastalıklarının akciğerleri olumsuz etkilediği iyi bilinmektedir.

Üst solunum yolları alerjisinde burun- sinus endoskopik muayenesi yapılmadan alerji aşılarına başlanılması bilimsel değildir. Burun-sinus içerisinde yerel olarak tedaviyi gerektirecek bir koşul varsa aşı uygulamaları gerçek tedaviyi geciktirmekten başka işe yaramayacaktır.

Estetik burun ameliyatı (rinoplasti) geçirmeden önce bir KBB Uzmanına da görünmek özellikle burun-sinus yakınmaları da olan hastalar için çok yararlı olabilir.

Estetik kaygı işlev sorununun üzerinde olmasa gerektir.

Ayrıca ne kadar mükemmel yapılmış olursa olsun estetik burun ameliyatlarından sonra değişen burun anatomisi nedeniyle hava geçişi daraldığı için bir miktar burun tıkanıklığı olabilmektedir.

Deviasyon ,Burun tıkanıklığı na yol açan ve halk arasında “kemik eğikliği” olarak bilinen deviasyon ameliyatı tamamen burun içerisinden yapılır , burnun dışında şişme -morarma ve bandaj uygulaması olmaz, burunda şekil bozukluğu yapmaz.

Hastaların en sık ilgili olduğu konulardan biriside ameliyat sonrası kullanılan burun içi tamponlarıdır. Uygulamada hastalara çok rahatsızlık veren gazlı bez tamponlar artık neredeyse hiç kullanılmamaktadır. Onların yerini daha iyi kabul edilebilir, içinden hava geçebilen, tek parça süngerimsi tamponlar almıştır .

Bazı koşullarda bu tamponlardan da hafif tamponlar kullanmak yada örneğin silikon stentlerle operasyonu tamponsuz sonlandırabilmek olanaklı olabilmektedir. Deviasyon ameliyatlarının başarısı, burun içerisinin endoskopik muayenesinin yaygınlaştığı günümüzde artmıştır.

Bununla birlikte her deviasyon burun ve sinüs hastalıklarında rol oynamaz, bu yüzden endoskopik muayene çağında ameliyat gerektiren olgular da azalmıştır

Burun eti (konka) şişmeleri: Erişkinde burun tıkanıklıklarının en sık sebeplerinden birisi de “konka şişmeleri”dir. Konkalar burun boşluğu yan duvarlarında bulunan, burun içerisinden geçen havayı ısıtan, nemlendiren ve temizleyen yumuşak dokulardır.

Alerjik durumlarda, uzun süreli ve gelişigüzel burun açıcı damla kullanımlarında, uzun süreli burun tıkanıklıklarında, bazen estetik ameliyatlardan sonra ve diğer bazı burun – sinüs içi koşullarında büyüyerek burun tıkanıklığına yol açabilirler. Bu durumun tedavisi öncelikle ilaçlarla yapılır ve bu süre genellikle 1 aydan az değildir.

Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen olgularda değişik cerrahi teknikler uygulanmaktadır. Günümüzde konkaların tamamen çıkarıldığı geleneksel ameliyat artık çok sık yapılmamaktadır.

Bu ameliyat genellikle kanamalıdır, burun içerisine hasta rahatını çok bozabilecek sıkı tamponların konmasını gerektirebilir, ameliyat sonrası iyileşme süresi uzundur ve çekilen sıkıntı beklenen başarıyı getirmeyebilir.

Konka cerrahisinde günümüzde bu dokunun tamamen çıkartılmasından çok onun küçültülmesi ve yeniden şişmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

Bu bakışla endoskopik cerrahi tekniklerin yanı sıra, genellikle kanamasız – tamponsuz ve günübirlik bir cerrahi ile hasta rahatını fazla bozmayan lazer (laser) yada radyofrekans yardımlı teknikler tercih edilmektedir. Konka cerrahisinde bu tekniklerin başarılı olabilmesi için uygun hasta seçimi, burun içerisinde enerjisinin kontrol edilebildiği radyofrekans cihazlarının kullanılması ve endoskopik olarak çalışılması gerekmektedir. Yerel anestezi ile yapılabilen bu girişimin muayenehane koşullarından çok hastaların tıbbi olarak daha iyi yönetilebildikleri ameliyathane koşullarında yapılması önerilir.

Burun tıkanıklığında klasik ameliyatlar dışında uygulanan yeni yöntemler

Burun boşluğu yan duvarında bulunan ve halk arasında “burun eti” denilen konka şişmeleri, artık ağır bir ameliyat gerektirmeden yeni araçların kullanımıyla tedavi edilebiliyor. Burun içindeki konka denilen bu yumuşak doku şişlikleri öncelikle ilaç tedavisi altında küçültülmeye çalışılıyor. Ancak hastaların önemli bir kısmında bu tedaviler yeterli ve kalıcı sonuç vermeyebiliyor.

Bu durumda şişmiş olan bu dokuları lokal anestezi altında günübirlik cerrahi şeklinde ve hastanın burun içerisine tampon koymadan tedavi edebilmek olanaklı. radyofrekans gibi araçların kullanılması ile bu işlem hasta konforu adına kolay bir şekilde gerçekleştirilebiliyor..

Yaklaşık 13 yıldır uygulanmakta olan radyofrekans cihazları ile uzun süredir ve geniş hasta seri içeren deneyimimiz bulunmaktadır.

Burun içerisinden endoskopla yapılabilen diğer ameliyatlar

Günümüzde burun içerisinden endoskoplarla çalışılarak yapılan sinüzit ve bazı burun tıkanıklıkları ameliyatları dışında göz yaşı tıkanıklıkları ameliyatları, görme siniri ile ilgili bazı ileri ameliyatlar, tiroid hastalıklarında görülen ve ekzoftalmi denilen göz küresinin itilmesinin giderilmesi ameliyatları ve bazı hipofiz bezi tümörleri de bu şekilde yapılabilmektedir. Ancak bu cerrahilerin kesinlikle ileri uzmanlık gerektirdiğinin bilinmesi gerekmektedir.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Источник: https://www.ahmetsirin.com/tr/icerik/92/burun-ve-sinus-hastaliklari-fonksiyonel-endoskopik-sinus-cerrahisi

Burun Endoskopisi Nedir? Nasıl yapılır? Aşamaları ve Sonuçları

Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Tanı, teşhis ve tedavi amacı ile yapılan burun endoskopisi; hastanın normal muayenesi sırasında görülmeyen arka taraftaki bulunan kısımların muayenesi yapılması için gerekli olan durumlarda rigit adı verilen sert endoskop yardımı ile burun deliğinden içeri ucunda kamera bulunan ışıklı bir aletin sokularak nefes yolunu, arka boşluğu cord vokal diye adlandırılan ses tellerini, farinks ve larniksin broşların ya da hava yollarının içeriden incelenmesi, görüntülenmesini, gerektiğinde müdahale edilmes

Burun endoskopisi; burundan gelen nefes yolunu, arka boşluğu cord vokal diye adlandırılan ses tellerini, farinks ve larniksin görüntülenmesi amacı ile endoskopi aleti ile burun deliğinden girilerek yapılan tetkik ve muayeneye denilmektedir. Ağrısız ve çok kolay olan bu müdahalei çok kısa bir süre de kesin tanı konmasına yardımcı olabileceği gibi bazı durumlarda da tedavi amacı ile uygulanmaktadır.

Ucunda kendine ait özel bir ışık kaynağı ve kamera bulunan ve bu kamera sayesinde görüntü almayı sağlayan bükülebilen incecik bir tüp şeklindeki alet ile burun deliğinden girerek yapılan incelemeye burun endoskopisi denilmektedir.

 Burun Endoskopisi Nasıl Yapılır

Burun endoskopisi; normal kulak, burun ve boğaz muayenesi sırasında görülmeyen arka taraftaki kısımların muayenesi yapılması için gerekli olan durumlarda rigit adı verilen sert endoskop yardımı ile muayene edilmesi işlemidir.

Delikten içeri ucunda kamera bulunan ışıklı bir aletin sokularak; ; nefes yolunu, arka boşluğu cord vokal diye adlandırılan ses tellerini, farinks ve larniksin broşların ya da hava yollarının içeriden incelenmesi, görüntülenmesini, gerektiğinde müdahale edilmesini sağlamaya yaramaktadır.

Burun Endoskopisi yapılmadan önce hastanın burun deliklerinden içeri anestezi ilacına bulanmış bir pamuk sokulur ve iki üç dakika bekletilir. Steril bir ortamda yapılan bu müdahale sırasında; ince ve esnek  ucunda kamera bulunan ışıklı bir aletin delikten sokularak ilerletilmesi sayesinde yapılır. Oldukça kısa süren bu işlem sırasında hasta her hangi bir ağrı çekmez.

 Burun Endoskopisinin Aşamaları Nelerdir

  • Hasta açısından her hangi bir riski olmayan burun endoskopisinden önce mutlaka hastaya yapılacak işlem hakkında bilgi verilir ve yazılı onay alınır.
  • Yapılan Müdahalenin başarılı olabilmek için hastanın iş birliğinde bulunması gerekmektedir.
  • Yapılan Müdahale stetil koşullar altında yapılmalıdır.
  • Yapılacak bu muayene işleminden önce hastanın ağrı ya da acı çekmemesi amacı ile burnun bir veya iki deliğin içine anestetik ilaçlı pamuk tamponlar yerleştirilir.
  • Pamuk tamponlardaki anestetik madde emilmesi amacı ile iki ya da üç dakika beklenir.
  • Endoskop burun pasajlarında ilerletilerek gerekli olan, burundan gelen nefes yolu, ses telleri, nefes borusu ve arka taraf muayene edilir.
  • Müdahale yapılırken hastadan tükürüğünü yutkunması istenilir ve bu sayede özofagus adı verilen yemek borusuna giriş yapılır. Yutkunma refleksi sırasında nefes borusu kapanırken yemek borusu açılmaktadır.

Burun Endoskopisinin Amaçları Nelerdir

İlerleyen tıp artık endoskopik görüntüleme yöntemi sayesinde oldukça olumlu çözüm, tetkik ve tedavi yolları kazandığı gibi; hasta açısında da sağlık konusunda konfor ve kolaylık sağlamaktadır.

Hastaların muayenesinde artık mikroskopi ve en son teknoloji sayesinde diagnostik sistemler kullanılmaktadır.

Hastanın elde edilen endoskopik görüntüleri, müdahaleyi yapan merkez tarafından raporları ile birlikte arşivlenmektedir.

Burun endoskopisinin uygulandığı bölümleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Tanı konması amacı ile muayene
  •  Setoplasti ya da deviasyonu
  • Parsiyel total olarak da adlandırılan türbinektomi
  • Polipektomi
  • Fonsiyonel endoskopik sinüs muayenesi
  • Fonsiyonel endoskopik sinüs cerrahisi
  • Halk arasında geniz eti diye de adlandırılan boğaz adenoidektomi
  • Ventilasyon
  • Tonsillektomi
  • Horlama Ameliyatı
  • Denge hastalıkları tanı ve tedavisi
  • Kronik sinüzit
  • Burun alerjisi
  • Koku alma bozuklukları
  • Burun tıkanıklığı
  • Burnun dış görünüşü ile ilgili problemler
  • Nazal Polipozis gibi burunla ilgili olan hastalıklar tanı ve tedavi
  • Göz yaşı bezinde oluşan tıkanıklıklar
  • Ses bozuklukları
  • Baş dönmesi
  • Yutkunma ile ilgili olan broplemler
  • Gastroözefaliyal
  • Reflü
  • Boğaz hastalıkları
RADYOLOJİ UZMANIUzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE Mrtomografi.com'da yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. MRTomografi.com web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

Источник: https://mrtomografi.com/burun-endoskopisi

Endoskopik sinüs cerrahisi (Navigasyon yöntemi ile)

Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Evet, yeni doğmuş bir bebeğin bile çok küçük olsa dahi sinüsleri vardır. Başlangıçta bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar burnun içinden yüz ve kafatası kemiklerinin içine doğru genişleyen boşluklardır.

Çocukluk ve genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam eder. Hava cepleridirler.

Burnun iç yüzünü kaplayan zarın aynısı tarafından kaplanmaktadırlar ve bir kurşun kalem başı büyüklüğünde açıklarla burun boşluğuna bağlanırlar.

Sinüsler ne işe yarar?

Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun, sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar.

Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek bakterileri, havayla taşınan partikülleri ve toz parçacıklarını temizlerler. Sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur.

İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü normal bir vücut fonksiyonudur.

Burun gerisine akıntı ne demektir?

Burun içi; hava kirliliği tarafından, allerjiye neden olan maddeler tarafından, dumanla veya virüsler tarafından rahatsız edildiğinde normalden çok fazla mukus üretir. Bu burun zarlarındaki allerjik maddeyi yıkayıp uzaklaştırmak amacıyla bol miktarda üretilmiş, berrak su gibi bir salgıdır. Burun arkasına doğru su gibi bir salgı oluşur.

Arkaya akıntının en önemli nedeni bu olaydır. Bir başka tipte ise mukus yapışkan ve kıvamlıdır. Bu, hava yollarının çok kuru olduğu ve zarların yeterince sıvı salgılıyamadığı durumlarda görülür.

Bakteriler tarafından oluşturulan enfeksiyonlarda da yapışkan ve kıvamlı mukus gözlenir aynı zamanda cerahatten dolayı mukusun rengi sarı veya yeşil olabilir.

Sinüs nedir?

“-it” eki tıpta enfeksiyon veya enflamasyonu ifade eder. Bu nedenle sinüzit, sinüslerin enfeksiyonu veya enflamasyonudur. Tipik bir akut sinüzit vakası soğuk algınlığı veya allerjik bir atak sonucunda fazla miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar.

Zarlar o kadar çok şişebilir ki sinüslerin küçük açıklıkları kapanır. Hava ve mukus burun ile sinüsler arasında rahat hareket edemezse mukus sinüsler içinde birikir ve basıncın artmasına neden olur.

Hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yüzde veya alında üzerine basmakla oluşan, gözler arasında veya gerisinde, yanaklarda ve üst dişlerde ağrıya meydana gelir. Çıkışı kapalı ve mukus dolu bir sinüs bakterilerin üremesi için çok uygun bir ortamdır.

 Soğuk algınlığı normalden fazla sürerse ve sümüğün rengi yeşil-sarıya dönerse veya garip bir tat oluşursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit olgularında yüzdeki ve alındaki ağrı çok kötü olabilir. Sinüs çıkışının uzun süre kapandığı durumlarda kronik sinüzitgelişir.

 Baş ağrısı az görülür ancak akıntı ve kötü koku devam eder. Enflamasyonun çok aşırı olması sonucunda polip adı verilen oluşumlar gelişir. Bazı sinüzit olguları üst dişteki enfeksiyonun sinüse geçmesi sonucunda oluşur.

Sinüzit tehli midir?

Sinüzit olgularının büyük çoğunluğu tıbbi tedaviye cevap verir ve tehli değildir. Bununla birlikte sinüs içindeki bir enfeksiyon hem göze hem de beyne çok yakındır.

Enfeksiyonun göze veya beyine yayılması çok nadirdir. Enfeksiyonlu sinüslerden akan mukus akciğerler için sağlıklı değildir.

Böylece sinüzit; bronşit, kronik öksürük veya astım ı ya azdırır yada bunların ortaya çıkmasına neden olur.

Sinüzit baş ağrısı nedir?

Soğuk algınlığı sırasında veya burun örtüsü şiştiği ve burnun aktığı zamanda veya burun sümükle dolu olduğunda yüzde, yanaklarda, alında veya göz çevresinde ortaya çıkan baş ağrısı muhtemelen sinüzit ağrısıdır. Sinüs enfeksiyonu buna neden olur. Bir başka tür sinüs baş ağrısı ise uçak inmek üzere alçaldığı zaman ortaya çıkar.

Bu özellikle soğuk algınlığınız veya aktif allerjiniz varsa belirgin olur (buna “Vakum Baş Ağrısı” denilir). Maalesef sinüs baş ağrısıyla karıştırılabilecek birçok başka neden vardır.

Örnek olarak migren ve diğer damar kaynaklı baş ağrıları veya gerginlik baş ağrısı hem alın ve göz çevresinde ağrı oluşturması hem de burun akıntısına da neden olabilmelerinden dolayı sinüzit ile karıştırabilirler. Ancak bu tip baş ağrıları doktor müdahalesi olmadan kısa sürede gelip geçerler.

Doktor müdahalesi olmadan uzun süren ve ancak antibiyotik tedavisiyle düzeltilebilen sinüzitten farklıdırlar. Bununla birlikte arada sırada gelen, bulantı ve kusmaya neden olan baş ağrısı daha ziyade migren baş ağrısıdır. Şiddetli, sık ve uzun süren baş ağrılarının tanısı için mutlaka doktora baş vurulmalıdır.

Kimler sinüs problemi ile karşılaşırlar?

Gerçekte herkes sinüs enfeksiyonu geçirebilir ancak bazı gruplar daha hassastırlar. Allerjisi olanlar : Bir allerji atağı soğuk algınlığı gibi mukozanın şişmesine, sinüs kanallarının kapanmasına, mukus akımının engellenmesine ve bakteri enfeksiyonuna neden olur.

İyi nefes almayı ve mukus akışını engelleyecek yapısal burun bozuklukları olanlar : Örnek olarak kırık bir burun veya septum deviasyonu (septum burun delikleri arasında burnu sağ ve sol olmak üzere ikiye bölen kıkırdak bir yapıdır. Bunun bir tarafa doğru eğilmesine deviasyon denir.

) Sık sık enfeksiyona maruz kalanlar: Okul öğretmenleri ve sağlık personeli hassastır. Sigara içenler: Tütün dumanı, nikotin doğal direnç mekanizmasını bozarlar.

Doktor sinüslerim için ne yapacaktır?

Kbb Doktorunuz size soluk alıp vermeniz, burun akıntınızın rengi ve kokusu ve hangi olayların (günün hangi saatinde veya hangi mevsiminde ) bu bulgulara neden olduğu ile ilgili sorular soracaktır.

Baş ağrınızı tarif etmeye hazır olun; Ne zaman ve hangi sıklıkta olduğu, ne kadar sürdüğü, bulantı, kusma, görme bozukluğu, veya burun tıkanıklığı ile ilişkili olup olmadığı.

 Kulak Burun Boğaz uzmanı özellikle mukozanın görünüşüne ve salgının niteliğine dikkat ederek kulağınızı, burnunuzu, ağzınızı, dişlerinizi, ve boğazınızı muayene edecektir. Burnunuzdaki hassasiyeti inceleyecektir. Bazı durumlarda sinüslerinizin röntgen fılmi gerekli olabilir.

 Sinüzit tedavisi doktorunuzun koyduğu teşhis ile bağlantılı olacaktır. Enfeksiyonlar için antibiyotik tedavisi veya cerrahi müdahale bazen de her ikisi birden gerekebilir. Akut sinüzit çoğunlukla antibiyotik tedavisine yanıt verirken kronik için genellikle cerrahi müdahale gerekmektedir.

Son yıllarda uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) bu hastalıkların çözümünde uygulanan basit bir tekniktir. Sonuçlar oldukça başarılıdır. Eğer bulgular allerji, migren veya sinüzite benzeyen bir başka nedenden dolayı ise doktorunuz alternatif bir tedavi planı uygulayacaktır.

Sinüslerim için ben ne yapabilirim?

Soğuk algınlığı olduğunuz zaman buharla nemlendirici kullanın. Allerjiniz varsa bunu kontrol edin. Yatağınızın baş tarafı daha yükseltilmiş bir şekilde uyuyun.

Dekonjestanlar kullanılabilir ancak içlerindeki kimyasal maddeler adrenalin gibi etki gösterebileceğinden yüksek tansiyonu olanlarda riskli olabilir. Aynı zamanda bunlar uykusuzluğa neden olan uyarıcıdırlar. Kullanmadan önce doktorunuza baş vurun.

Burnunuzu tahriş eden kirleticilerden, özellikle sigara dumanından uzak durun. Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın.

Enfeksiyonu olduğunu bildiğiniz insanlarla ilişkilerinizi sınırlamaya çalışın bu olmuyorsa bir takım önlemler alın (el yıkamak, ortak havlu ve önlük kullanmamak). Birçok reçetesiz sinüs ilacı satılmaktadır ancak uygun bir tanı koyulmadan bunları kullanmak doğru değildir.

En iyisi sizi muayene eden ve sizin şikayetlerinizi bilen doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmaktır.

Çocuklarda Sinüzit

Çocuklardaki kulak burun bogaz hastalıklarıyla ilgili problemlerin çok büyük bir bölümü direkt ya da indirekt olarak allerji ile ilgilidir. Çocukların %10’unda allerjik nezle olduğu tahmin edilmektedir.

Çocukluk çağı sinüzitlerinde de altta yatan bir allerjik hastalığın gözden kaçırılmaması gerekir.

Akut enfeksiyon atakları dışında kalan sürelerdeki bir takım bulgular, bize allerjik hastalık konusunda çok önemli bilgiler verir.

Burun akıntısı, egzema, sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, uykuda düzensizlik, huzursuz ve hırıltılı ya da horlayarak uyuma, sık tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları, ailede anne ya da babada allerji öyküsü ilk olarak sorguladığımız özelliklerdir. Allerjik nezle mevsimsel ya da yıl boyu süren sekillerde karşımıza çıkabilir.

Elbette ki sık sık tıkanan bir burunda, hava sirkülasyonunun iyi olmadığı bir burunda, sinüzit gelişme riski çok daha fazladır. Özellikle soğuk kış aylarında, gripal enfeksiyonların yoğun yaşandığı dönemlerde basit bir nezle bu tip hastalarda sinüzit atağı haline kolayca dönüşebilir.

Sinüzit normal şartlarda en geç 6-8 hafta içinde iyileşen bir hastalıktır. Belirtiler 12 haftadan daha uzun sürerse ve akut ataklar halinde seyrediyorsa artık kronik bir sinüzitten bahsetmeye başlarız. Kişide bağışıklık sorunu olup olmadığından sistemik diğer birçok hastalığa kadar araştırılması ve elimine edilmesi gerekir.

Örneğin özellikle çocuklarda burunda bir yabancı cisim(oyuncak parçası, gıda maddesi, boncuk vs…) burunda kötü kokulu akıntı ve sinüzite neden olabilir. Bunların iyice araştırılıp tedavinin buna göre düzenlenmesi son derece önemlidir.

Özellikle çocuklardaki sinüzitlerde elbetteki enfeksiyonun durumuna göre gerekiyorsa antibiyotik ve diğer destekleyici tedaviler uygulanmakta ancak geniz eti, ileri derecede büyük bademcik, burun polibi dediğimiz et büyümeleri gibi burun tıkanıklığına neden olan bir obstrüksiyon nedeni varsa cerrahi yöntemle solunum yolunun açılması gerekebilir. Hatta kronik sinüzit tanısı koyduğumuz hastalarımızda pediatrik grupta da endoskopik sinüs cerrahisi uygulamaktayız.

Endoskopların tıp alanında yaygın kullanımıyla birlikte burun cerrahisinde yeni bir dönem başladı ve eskiden uyguladığımız birçok cerrahi tekniği artık kullanmaz olduk. Eğer medikal tedaviyle sinüzit iyi edilemiyor ise ve çekilen filmlerle de ameliyat gerekliliği saptanmış ise endoskopik sinüs cerrahisi çocuk hastalarda da başarıyla uygulanabilmektedir.

Источник: http://www.ekolkbb.com/endoskopik-sinus-cerrahisi-navigasyon-yontemi-ile

Endoskopi nedir? ne zaman gereklidir?

Burun Estetiğinde Endoskopik Yöntem

Kendine ait özel bir ışık kaynağı bulunan, ucundaki kamera aracılığı ile görüntü almayı sağlayan, bükülebilen tüp şeklindeki bir aletle sindirim sisteminin organlarının incelenmesi işlemine endoskopi denmektedir. Bu alete ise endoskop adı verilmektedir.

Ne Zaman Gereklidir?

Eğer;

• Yutma ve çiğneme ile ilgili problemleriniz, • Devam eden mide ekşime ve yanmaları, • Uykuda gelen öksürük, horlama nöbetleri ve ses kısıklıkları, • Yemeklerden sonra veya aç karnına mide sancılarınız ve ağrılarınız • Karın ağrısı, • Üst Sindirim sisteminden kanamalar, • Kusmalar, • Yanlışlıkla yabancı cisim yutulması, • Barsak düzeninizde değişiklikler, • Tuvalette dışkılıma ile kanamalar, • Daha önce tanı konmuş bir sindirim sistemi hastalığının kontrollerine gereksinim, • Barsak tembellikleri, kabızlık ya da uzun süredir düzelmeyen ishaller,

• Çekilmiş olan mide ve barsak filmlerinde anormal bulgular varsa;

Endoskopi gerekmektedir.

Endoskopi hasta için zor bir yöntem midir?

Endoskopi 40 yıldır özellikle sindirim sistemi incelemesinde kullanılmaktadır. Eskiye oranla çok hareketli, esnek, daha ince, görüntü kapasitesi yüksek cihazlar var. Endoskopinin başarısı ve hastanın endoskopiden rahatsızlık duymaması kimin yaptığına, nerede yapıldığına, nasıl yapıldığına ve deneyimli bir yardımcı ekibinin olup olmamasına göre değişir.

Eğer bir engel yoksa hastaya bir ön hazırlık olarak ilaç uygulanmalıdır. Öncelikle gastroskopi işlemi öncesi hastanın dil kökü ve küçük dil çevresi diş hekimlerinin de kullandığı bölgesel uyuşma yapan bir spreyle uyuşturulur. Bu bulantıyı ortadan kaldırır. Daha sonra da kol damarından rahatlatıcı ve hafif uyku yapıcı ilaçlar verilir.

Endoskopi bu şekilde yapıldığı zaman çok rahat olur. Çoğu zaman hasta işlem bittikten sonra “Gerçekten gastroskopi yaptınız mı? Bitti mi?” diye sormaktadır. Ayrıca gerekirse endoskopi sonrası uyku giderici ilaçlar da uygulanır. İşlem bittikten sonra hasta bir iki saat sonra işinin başında olabiliyor.

Ama o gün araba kullanmasını ve aşırı dikkat gerektiren işler yapmasını istemiyoruz.

Endoskopi nasıl yapılır?

8-10 milimetre kalınlığında son derece yumuşak bir boru gastroskopide yemek borusundan mideye ve onikiparmak barsağına görülerek yönlendirilip ulaşılıyor. Kolonoskopide ise tüm kalın barsak inceleniyor. Aşağı yukarı uzunluğu 110-120 cm arasında olan cihazın ucunda kamera var ve geçtiği bölgeleri bir televizyon ekranına yansıtıyor.

Doktor da bu görüntülere bakarak hastanın incelenen bölgenin iç yüzeyini görüyor ve teşhisi koyabiliyor. Bu işlem sırasında hastanın nabız durumu ve oksijen düzeyi izleniyor. Gerekirse tanı için parça alınıyor (biyopsi) veya kanama durdurma, polip çıkarma gibi tedavi edici işlemler de yapılabiliyor.

Gastroskopi işlemi 3-5 dakikada, kolonoskopi ise 15-20 dk'da tamamlanıyor. Tüm bu işlemler için önceden en az 6 saatlik açlık gerekiyor. Gastroskopi işlemi için tek başına açlık yeterli olurken, kolonoskopi işlemi için en az 2 gün süren özel ilaçlarla barsak temizliğinin yapılmış olması gerekmektedir.

Özel Meltem Hastanesi endoskopi yapan hastaneler arasında yer almaktadır.

Endoskopinin riskleri nelerdir?

Endoskopide görülen riskler çok nadirdir. Gastroskopi ve kolonoskopi işleminin, hem yapılan işleme hem de uygulanan anesteziye bağlı olarak belirli riskleri vardır. İşleme bağlı riskler %0,2 yi geçmeyen barsak delinmesi, kanama gibi riskleri içermektedir.

Hastaya uygulanan anesteziklere bağlı riskler ise hastanın sahip olduğu yandaş hastalıklara göre değişmektedir. Bu yüzden her hastaya aynı oranda anestezik ilaç uygulanamamaktadır. Hastanın sahip olduğu yandaş hastalığa göre bazen endoskopi işlemi bile riskli bulunarak uygulanmamaktadır.

Tüm bu söylediklerimizin ışığında endoskopik cihazlar günümüz tıbbının sahip olduğu en önemli kozlardan biridir. Günümüzde beslenme alışkanlıklarımızdaki değişiklik ve tükettiğimiz hormonlu gıdalar nedeniyle yemek borusu, mide ve kalın barsak kanserlerin sayısının ciddi oranda artığı görülmektedir.

Önceden son evrede yakalan bu kanserler, endoskopinin yaygınlaşması ile erken evrede yakalanır olmuştur. Örneğin Japonyada mide kanseri en çok görülen kanser olması nedeni ile Japonya tüm vatandaşlarını ücretsiz olarak endoskopi taramasından geçirmektedir.

Böylece Japonya, mide kanserinin en sık görüldüğü ama mide kanserinden ölüm oranlarını en fazla düşüren ülkedir. Endoskopide bugün yardımcı ekipmanlarında gelişmesi ile erken evrede saptanan kanser, ameliyata gerek kalmaksızın endoskopik olarak tedavi edilmektedir.

Источник: https://www.meltemhastanesi.com/endoskopi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.