Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

içerik

Konka Hipertrofisi (Burun Eti Büyümesi)

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Alt burun etlerinin büyümesine (konka hipertrofisi) bağlı olarak oluşan ve genellikle geceleri daha fazla şikayete neden olan tıkanmaların tedavisinde burun etlerinin gerektiği kadar küçültülmesi farklı yöntemlerle sağlanabilir. Burun fonksiyonlarında çok önemli yeri olan alt burun etleri hiç bir şekilde tamamen kesilerek çıkartılmamalıdır.

Geçmişte sıklıkla uygulanan bu tür cerrahileri takiben burun fonksiyonları bozulmakta, solunum fizyolojisindeki olumsuz sonuçların yanı sıra burun içinde oluşan kuruma, kabuklanma, tekrarlayan enfeksiyonlar ve yanma hissi gibi şikayetlerin çözümü son derece zor hatta bazen imkansız olmaktadır. Bu nedenle günümüzde alt etleri küçültürken fonksiyonel dış yüzey mukozasına zarar vermeyen teknikler tercih edilmektedir.

Burun içindeki septumda bir tarafa eğiklik olan hastaların büyük kısmında hacim olarak daha geniş olan karşı burun boşluğundaki etlerde (alt ette daha fazla olarak) büyüme oluşmaktadır.

 Bu nedenle septum deviasyon ameliyatlarında solunum açısından tatminkar bir sonuç elde edebilmek için hemen her zaman aynı ameliyat sırasında özellikle eğikliğin karşı tarafındaki burun pasajında yer alan etlerinin uygun bir müdahale ile küçültülmesi gerekli olmaktadır.

Aksi taktirde bir tarafa doğru kaymış durumdaki septumun orta hatta getirilmesi ile daha önce geniş olan taraf nispeten daralacak ve bu kısmın ameliyat öncesi hacmine uyum sağlamış olan konkalar küçültülmedikleri taktirde tıkanıklık oluşacaktır.

Alt burun etlerini küçültmek amacı ile en sık uygulanan yöntemler; radyofrekans ile mukozaya zarar vermeden mukoza altı doku hacminin azaltılması ve etlerin kemik kısmında da büyüme olan durumlarda mukoza altındaki yumuşak doku ve kemik dokusunun tıraşlanarak küçültülmesidir (endoskopik redüksiyon).

Orta burun etleri içerisinde yapısal bir varyasyon olarak hava hücresi bulunabilmektedir (konka bülloza). Bu hava hücresinin gelişme sırasında büyümesi orta burun pasajında hava akımını önlemekte, aynı zamanda pasajın dış duvarında yer alan sinüs boşalma kanallarında tıkanmaya bağlı olarak kronik sinüs iltihaplarına neden olabilmektedir.

Bu tür problemlere neden olan orta burun etlerine uygun endoskopik cerrahi teknikerleri kullanılarak konka bülloza plastisi yapılmalıdır.

Fonksiyonel olarak alt etler kadar kritik olmayan orta etlerin tam olarak çıkartılması burun fizyolojisinde ciddi sorun oluşturmasa da bu yapıların daha sonra yapılabilecek sinüs müdahaleleri için yol gösterici rolü olması nedeni ile genellikle tam olarak çıkartılmamaları tercih edilmektedir.

Radyofrekans ile Alt Konka Küçültülmesi

Burun boşluklarının yan duvarlarında yer alan alt konkaların mukozası altındaki zengin damar içerikli yumuşak dokular içerisine özel bir cihaz ile radyofrekans enerjisi verilmesini takiben dokularda oluşan ısı hasarının büzülme ve sertleşme ile iyileşmesi prensibine dayanır. İşlemi takiben 4-6 hafta içinde oluşan sert iyileşme dokusu etlerde küçülmenin yanı sıra dış uyaranlarla ya da vücut pozisyonu ile oluşan genişlemeleri de önlemektedir.

Başka patolojiye yönelik müdahale gerekmeyen hastalarda alt konka radyofrekans işlemi ofis şartlarında lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlemi takiben burun etinde büzülerek küçülme oluşmaktadır.

Yaklaşık 5-10 dk süren konka radyofrekans işlemi estetik ya da fonksiyonel amaçlı yapılan burun ameliyatları, kronik sinüzite yönelik ameliyatlar ve burun tıkanıklığı şikayeti olan hastalarda başka nedenle yapılan ameliyatlar sırasında da kolaylıkla yapılabilmektedir.

İşlem sırasında burun etinde kesilme olmadığından işlem sonrası kanama olmamakta bu nedenle tampon uygulanması gerekmemektedir.

İyi bir lokal anesteziyi takiben işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissedilmeyen bu uygulamayı takiben hastalar hemen günlük aktivitelerine geri dönebilmektedirler.

Hayat kalitesi üzerinde ciddi olumsuz etkileri olan burun tıkanıklıklarında büyük oranda rol oynayan alt burun eti büyümelerinin tedavisinde son derece güvenli ve konforlu olarak uygulanabilen radyofrekans işleminin tek seansta başarılı sonuç verme oranı %80 civarındadır.

Ameliyatı takiben, erken dönemde alt konkalarda oluşan şişlik ya da mukoza yüzeyindeki yara iyileşmesine bağlı oluşan kabuklanma nedeni ile burun tıkanıklığında artma izlenebilmektedir.

Radyofrekans uygulamasının beklenen sonuçları 15-20 gün içerisinde ortaya çıkmaya başlamakta konkalardaki küçülme 6-8 haftaya kadar devam edebilmektedir.

Hastaların beşte birine yakın kısmında ise radyofrekans işleminden sonra 1,5-2 aylık iyileşme dönemini takiben istenen burun açıklığının tam olarak elde edilememesi durumunda işlemin tekrarlanması gerekebilmektedir.

Radyofrekans işleminin başarısı ve etki süresi kullanılan radyofrekans cihazının teknolojisi, konka içerisinde uygulama yapılan bölge sayısı, işlem sırasında alt konka kemiğine dışa kırma uygulanıp uygulanmaması gibi faktörlerden etkilenmektedir

Radyofrekans ile başarılı sonuç alınan hastalarda alerjik rinit, vazomotor rinit gibi hastalıkların bulunması, hastaların sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunmaları ya da tansiyon ilaçları gibi damar genişletici ilaçlar kullanmaları durumunda alt burun etleri işlemden bir süre sonra tekrar büyüyebilmektedir. Bu durumdaki hastalarda radyofrekans işleminin tekrarı ya da endoskopik konka redüksiyonu önerilmektedir.

Konka radyofrekans işlemi, şikayetlerin tekrarlama ihtimali dezavantajlarına karşın her bir uygulamanın yüksek başarı şansı, tampon gerektirmemesi, lokal anestezi ile yapılabilmesi ve kanamaya neden olmaması gibi avantajları nedeni ile hastalar ve hekimler tarafından en sık tercih edilen prosedürlerden birisidir.

Endoskopik Konka Redüksiyonu

Alt konka mukozası altındaki yumuşak dokuların, alt konkaların deforme bölümlerinin ya da konka kemiğinin kısmen çıkartılması işlemidir.

Bu yöntem genellikle konkaların büyüklüğünde yumuşak doku kısmından çok konka içerisindeki kemiğin önemli etken olduğu, radyofrekans uygulamaları ile isten sonucun alınamadığı, konkanın aşırı büyük ya da deforme olduğu veya radyofrekans işleminin tekrarlama ihtimali nedeni ile tercih edilmediği durumlarda uygulanmaktadır.

İşlem genellikle genel anestezi altında yapılmakta ve mikrodebrider teknolojisi ile uygulandığında 5-10 dakika civarında sürmektedir.

Burun etlerine yönelik geliştirilen yeni mikrodebrider cihazlarının boyutları çok küçük olması sayesinde işlem sırasında mukoza bütünlüğü bozulmadığından kanama riski azalmakta ve endoskopik redüksiyon ameliyatları da tampon kullanılmadan gerçekleştirilebilmektedir.

Konkaların zengin kan damarı içeriği nedeni ile ameliyat sonrasında kanama ihtimaline karşı hastaların 72 saat boyunca istirahat etmeleri önerilmektedir.

Son derece etkili bir yöntem olan Endoskopik konka redüksiyonu ameliyatını takiben etlerde önemli ölçüde küçülme olmaktadır.

Yeni mikrodebriderler yardımı ile alt burun etlerinin arka bölümlerine de ulaşılmakta ve bu kısımları genişlemiş ya da deforme olmuş alt konkalarda da başarı ile küçültme yapılabilmektedir.

Bu durumdaki bazı hastalarda alt konka arka kısmına kısmi çıkartma ya da radyofrekans uygulanması da tercih edilebilmektedir.

Endoskopik redüksiyon yöntemi konka mukozasını koruyan bir teknik olduğundan alerjik rinit, vazomotor rinit gibi tanıları olan, sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunan ya da damar genişletici ilaçlar kullanan hastalarda uzun dönemde alt konkalarda tekrar büyüme olabilmektedir. Bu durumdaki hastalarda lokal anestezi ile radyofrekans uygulaması oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Источник: https://www.teomandal.com/konka-hipertrofisi-burun-eti-buyumesi

Burun Tıkanıklığı Neden Olur ve Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer?

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Burundan soluk alıp vermek, sağlıklı bir vücut ve solunum sistemi için çok önemlidir. Orta kulağın havalandırılması, koku alma fonksiyonları, havanın ısıtılıp, nemlendirilmesi bakımından da burundan nefesin önemi büyüktür.

Özellikle kulak, burun, boğaz rahatsızlıklarında ve mevsim geçişlerinde sıkça rastlanan burun tıkanıklığı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde hayat kalitesinin ve sağlığın bozulmasına neden olmaktadır.

Memorial Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü uzmanları, burun tıkanıklıklarının nedenleri ve burun tıkanıklıklarının tedavisi hakkında bilgi verdi.

Burun Tıkanıklığı Nedir? Burundan nefes almak neden önemlidir?

Nefes alma organımız olan burun sayesinde içeri giren hava, akciğerlere ulaşmadan önce ısıtılır, nemlendirilir ve temizlenir. Burnun yapmış olduğu bu arıtma ve iklimlendirme görevi, akciğer ve genel vücut sağlığı için oldukça önemlidir.

Halk arasında “burun etleri” olarak bilinen ve “konka “ adı verilen, burun boşluklarının yan taraflarında bulunan oluşumların bu konuda çeşitli görevleri vardır. Buruna giren hava, konkaların arasından geçer. Bu geçiş belirli bir zaman aldığından, içeri giren hava, ağızdan alınan havaya göre daha etkili olarak ısıtılır.

Ayrıca yine bu yapıları oluşturan hücrelerin üzerinde bulunan ince “titrek tüyler” sayesinde, havada bulunan tozlar, polenler ve bakteriler filtre edilmiş olur. Burada yapışkan özelliği bulunan salgılar da (mukus örtüsü) havada bulunan alerjen ve mikropların büyük çoğunluğunu tutar, akciğere gitmelerini önler.

Burun tıkanıklığına bağlı olarak burun solunumun yapılmadığı durumlarda ve ağızdan nefes alındığında ise bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Ağız solunumu, atmosfer havasının koşullarını değiştirmeden, içeri giren havayı doğrudan boğaz ve akciğerlere ulaştırır.

Burun Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir?

Burun tıkanıklığının bilinen en sık nedeni kıkırdak-kemik eğrilikleri, diğer adıyla “deviasyon” diye bilinse de aslında daha sık karşılaşılan neden, burun eti şişmesi (konka şişmesi) veya “rinit” denilen çeşitli nezle tipleridir. Bunları takiben çeşitli sinüzit tiplerine bağlı da burun tıkanıklıkları olabilir.

Halk arasında kemik eğikliği olarak bilinen, burun boşluğu orta bölmesinin bir tarafa doğru eğik olması haline septum deviasyonu denilir ve genellikle burun boşluğu yan duvarlarında bulunan yumuşak dokuların (konkaların) şişmesi ile birlikte olduğunda burun tıkanıklığı daha şiddetlidir. Kemik eğikliği burun içerisinden yapılan bir ameliyatla düzeltilmeyi gerektirebilir. Yetişkin burun tıkanıklıklarının diğer önemli sebepleri; sinüzitler, alerjik koşullar, polipler, horlama-apne sendromu ve daha nadiren iyi ve kötü huylu tümörlerdir.

Burun tıkanıklığına neden olan konka şişmeleri, hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanlarda, sigara kullananlarda, alerjik nezlesi olanlarda, sinüzit hastalarında ve burun damlası bağımlılarında sıklıkla görülür.

Son dönemlerde artış gösteren bu durumun nedenleri arasına, ofis ortamında çalışanların maruz kaldığı sağlıksız klima koşulları da eklenmiştir. Konka şişmeleri, bazen tek başlarına burun tıkanıklığı yapacak kadar etkili olabilir bazen de burun eğrilikleri ile beraber görülebilir.

Özellikle burun eğrilikleri ile beraber burun tıkanıklığının görüldüğü durumlarda, deviasyon ameliyatı ile birlikte konkalara çeşitli müdahaleler yapılır. Ancak tıp teknolojisindeki gelişmeler, konkalara daha etkin yaklaşılmasını sağlayan cihazların çeşitlenmesini kolaylaştırmıştır.

Bu durumda şiddetli bir burun eğriliğinin bulunmadığı hastalarda, sadece burun etlerine uygulanacak girişimlerle, burun solunumu açılabilmektedir.

Burun tıkanıklığı olan hasta şikâyetleri nelerdir?

  • Burun tıkalı olduğu için sürekli ağız solunumu yapmak zorunda kalır. Bu da boğaz enfeksiyonları ve farenjiteneden olur.
  • Horlama ve uyku bozuklukları gelişir.
  • Akciğer ve kalp problemlerini ağırlaştırır
  • Sabahları ağız kuruluğu gelişir
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları olur
  • Psikolojik sorunlar gelişmesine yatkınlık olur
  • Ses kalitesi bozulur ve burundan konuşma gelişir
  • Çocuklarda geceleri altını ıslatma problemleri olur
  • Yol yürüme, merdiven çıkma gibi olağan fiziksel hareketler güçleşir
  • Spor yaparken, ağır fiziksel etkinlikler güçleşebilir

Burun tıkanıklığının kendisi başlı başına bir belirtidir ya da burun akıntısı, geniz akıntısı, burundan konuşma, koku kaybı, horlama, yüz ve baş ağrısı, çocuklarda yüzde ve dişlerde şekil bozukluğu, işitme kaybı, kişilik değişimleri gibi belirtilerle beraber bulunabilir.

Bebeklerde Burun Tıkanıklığı

Bebekler solunum yapmak için çoğunlukla burnunu tercih eder. Burunları tıkandığında ise uyarmak için hemen ağlamaya başlar. Tıkanıklık açılır açılmaz da yeniden burun solunumu yapmaya devam eder.

Burundan soluk almak dışında karın bölgesi her soluk alışta dışarı doğru bombeleşir. İçgüdüsel olarak gelişen bu solunum şekli doğru bir solunum şeklidir.

Derin nefes alındığında diyafram kası kasılarak akciğerlerin genişlemesine katkıda bulunur ve bu nedenle karın dışarıya doğru bombeleşir. Eğer sığ ve yetersiz soluk alıp verme işlemi yapılıyorsa bu durum gerçekleşmez.

Burun solunumu ayrıca derin soluk alınabilmesine de yardımcı olur. Ağız solunumu yapanlarda yardımcı solunum kasları da devreye girer. Bu kasların çalışması, özellikle çocuklarda duruş (postür) bozukluklarına neden olabilir.

Burun Tıkanıklıklarının Çocuklardaki Nedenleri:

Bebeklerde burun tıkanıklığı çok önemli ve hayati bir belirtidir. Burun içerisi ve geniz ile ilgili bir gelişme anomalisi nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Bu durum doğumdan hemen sonra hastane koşullarında tanınarak gerekli önlemler alınır.

Bebeklik ve çocukluk dönemi burun tıkanıklıklarının en sık rastlanılan nedeni ise halk arasında “geniz eti” denilen adenoid büyüklüğüdür. Geniz etinin burun boşluğunu tamamen tıkıyor olması ya da orta kulak ve/veya sinüslerle ilgili hastalıklara yol açması,  ameliyatla tedaviyi gerektirir. Bu ameliyat teknik olarak küçük, fakat özellikli bir ameliyat olarak kabul edilir, başarısı da yüksektir.

Çocuk burun tıkanıklıklarının önemli bir sebebi de çocuk sinüzitleridir. Bu durum özellikli ve sabırlı bir ilaç tedavi sürecini gerektirir. Alerjik sebepler ve bazı gelişimsel anatomik koşullarda da burun tıkanıklığı yapabilir. Çocuklarda tek taraflı burun tıkanıklığı ve akıntısı burun içerisine sokulmuş bir yabancı cisim nedeniyle olabileceği için ayrıca dikkat çekici kabul edilmelidir.

Nadiren çocuklarda burun tıkanıklıkları iyi veya kötü huylu tümörlere bağlı olabilir.

Hamilelikte Burun Tıkanıklıkları

Hamilelerin yaklaşık üçte birinde alerji veya bilinen nezle-grip gibi hastalıklar olmadığı halde, burun tıkanıklığı görülebilir. Bu duruma “hamilelik nezlesi”, veya “hamilelik riniti” adı verilir.

Hamilelik nezlesi genellikle hamileliğin son 6 haftasında veya 2’inci ayında ortaya çıkar ve başlangıcından iki hafta kadar sonra belirtiler tamamen ortadan kaybolur.

Ancak bazı hamilelerde burun tıkanıklığı, tüm gebelik dönemi boyunca olabilir ve hatta doğum sonrası da bir süre devam edebilir.

Hamilelik nezlesinde burun tıkanıklığı ile birlikte genellikle burun akıntısı da olur. Burun tıkanıklığı nedeniyle gece ağız solunumu yapıldığından boğazda kuruluk oluşur.

Ayrıca beraberinde gece nefes alınamıyormuş hissi, öksürük ve uykusuzluğa yol açabilir. Mukoza şişmesi ve sonuçta sinüs boşluklarının havalanmasında azalmaya bağlı olarak baş ağrısı da gelişebilir.

Hamilelikte burun tıkanıklığı yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Burun Tıkanıklığı Tedavisi

Burun tıkanıklığı tedavisinde cerrahi girişim önemli bir seçenektir. Burnun orta bölmesi eğriliği ve burun yan duvar etlerinde büyümelere cerrahi yöntemle müdahale edilebilir. Ancak konka şişmesi ile ilgili nezle, rinit ve alerjik rinit gibi sorunlarda mutlaka KBB uzmanı tarafından ilaç tedavisi uygulanmalıdır.

  Burun tıkanıklığı ameliyatı, burun tıkanıklığının kişinin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediği durumlarda, sürekli ağız solunumu ile horlamanın görüldüğü durumlarda yapılmalıdır. Burun tıkanıklığı tanısında endoskopik muayene çok önemlidir.

Endoskopi sonrası ek patolojilerin tespiti için tomografik inceleme gereklidir.

Burun bölmesinin eğriliği; hem çevresindeki yüz kemiklerinin farklı gelişimlerine bağlı çekilmeler sebebiyle hem de doğum sırasında ve erken çocukluk döneminde oluşabilen darbeler sonucu oluşur.

Eğer eğrilik, burun solunumunun engellenmesi ve horultulu solunuma,  baş ve yüz ağrısına, tekrarlayan sinüs iltihaplarına, horlamaya ve orta kulağı havalandıran östaki borusu nezlesi ve orta kulak iltihaplarına eğilime sebep oluyorsa yine cerrahi işlem uygulanmalıdır. 

Radyo frekans cerrahisi ile burun tıkanıklıkları çok daha sağlıklı şekilde tedavi edilebilmektedir.  Yüksek frekanslı bir elektrik akımı olan radyofrekans dalgaları, dokuda, odak alanda sınırlı ve etkili bir ısı oluşturmaktadır.

Lazer ve radyofrekans yardımı ile yapılan konka ameliyatları ile hastanın aynı gün taburcu edilmesi ve çoğu kez tampon kullanımının gerekmemesi gibi belirgin üstünlükler de önemli gelişmelerdir.

Hasta ameliyattan bir gün sonra günlük yaşantısına dönebilmektedir.

Bu oluşturulan kontrollü yara izi yapısı, dokuda büzüşmeye ve buna bağlı olarak yumuşak damağın yukarı çektirilmesine ve de hava pasajının genişletilmesine sebep olur. Bu uygulamada, birkaç seanslık tedavi ile horlamada belirgin düzelme sağlanmaktadır.

Ayrıca, basit ağrı kesicilerle giderilebilen, kısa süreli ağrı dışında hastayı kısıtlayıcı bir olumsuz etki gözlenmemektedir. Aynı uygulama dil kökündeki büyümeler için de kullanılabilmekte ve böylece apne nöbetleri engellenebilmektedir.

Radyofrekansın horlama cerrahisinde bir diğer kullanım yeri burun yan etlerinin küçültülmesi (konka redüksiyonu) operasyonlarıdır. Burada da kanama riski hemen hiç olmadığı için buruna tampon koyma gereği yoktur.

Ellman-Surgitron cihazıyla, muayenehane koşullarında yapılan çeşitli, uygulamalar sonucunda horlama ve apnede % 70-90 arasında başarı sağlanabilmektedir.

Burun tıkanıklıklarında kullanılan bir başka yöntem de “Holmium Yag Lazer”d,r. Bu yöntem ile alt konka küçültme cerrahisi, endoskopik bakış altında, hastanın şişmiş olan alt konkasını özellikle en fazla şiştiği bölgelerde küçültülmesidir.

Konkanın kritik yerlerinde birkaç milimetre genişliğinde ve birkaç milimetre derinliğinde çalışarak, mukoza adı verilen örtücü dokuya çok zarar vermeden Holmium Yag lazer kullanılarak yapılır. 20 yılı aşkın süredir uygulanan bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Lazerle konka ameliyatı genel anestezi gerektirir ve İki taraflı burun içi çalışması yaklaşık 20- 30 dakika sürmektedir. Genellikle aynı gün taburcu olunur.

Burun Tıkanıklığına Ne iyi Gelir?

  • Sigara içmeyi bırakın ve sigara içilen ortamlardan uzak durun.
  • Süt içmek mukus üretimi arttıran önemli bir faktör olduğu için burun tıkanıklığı döneminde daha az içmeyi deneyin.
  • Zencefil ve limonun içinde olduğu bitki çayları da burun tıkanıklığınızı rahatlatabilir.
  • Deniz tuzu burun tıkanıklığına iyi geldiği için imkânınız varsa denize girin ya da deniz tuzu kullanarak burnunuza çekin ve sümkürün.
  • Bulunduğunuz odayı nemli tutmak da iyi gelebilir. Bunun için odanızda kaynayan bir su bulundurabilirsiniz. Ya da buhar makinesi de kullanılabilir.
  • Burun tıkanıklığı döneminde C vitamini tüketmek çok önemlidir.
  • Bebekler için burun aspiratörü kullanmak da çok faydalıdır.
Güncellenme Tarihi: 13 Ekim 2017Yayınlanma Tarihi: 13 Ekim 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/burun-tikanikligi/

Burun Tıkanıklığı

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Burun normal solunum organıdır ve aldığımız havanın ısınmasını, nemlenmesini ve içerisindeki yabancı maddelerin, alerjenlerin ve mikro organizmaların filtrelenmesini sağlar. Bu şekilde ısınmış ve nemlenmiş olarak akciğerlere giden havanın içerisindeki oksijen çok daha iyi bir şekilde kana geçmektedir.

Burnun bu fonksiyonlarını yapmasında en önemli görevi ise alt burun etleri (alt konkalar) yapmaktadır. alt burun etlerinin çeşitli nedenlerle büyüyerek hava akışını olumsuz etkilemesi ise burunda oluşan tıkanıklıkların en sık görülen nedenidir.

Normal vücut fonksiyonları için çok önemli olan burun solunumundaki kritik rollerinden ötürü özellikle alt burun etlerine yönelik müdahalelerin çok dikkatli yapılması ve bu yapıların normal fonksiyonu sağlayacak şekilde küçültülerek, çok özel durumlar haricinde kesinlikle tam olarak çıkartılmaması gerekmektedir.

Burundaki tıkanıklıklar aynı zamanda ağız solunumuna bağlı sık boğaz enfeksiyonları, boğazda kurumaya bağlı şikayetler, uyku bozuklukları, horlama ve uyku apnesi gibi problemlere neden olarak ta yaşam kalitesini önemli ölçüde bozmaktadır.

Erişkinlerde burun tıkanıklığının en sık nedenleri;

  • İki burun pasajı arasında yer alan septum dediğimiz kıkırdak ve kemik yapıdaki perdenin bir tarafa doğru eğik olması
  • Burun girişinde nazal valv olarak adlandırılan bölgedeki problemler Burun etlerinin büyümesidir (Burun içi deviasyonlar, travma ile oluşan burun kırıklarına bağlı olabilecekleri gibi doğum ya da gelişme çağında maruz kalınan ve fark edilmeyen incinmelere veya genetik etkenlere bağlı olarak septumdaki kemik ve kıkırdak gelişme merkezlerinin hasar görmesi sonucunda burnun yaşla beraber büyümesi sırasında septumun anormal gelişmesi ile oluşabilirler.

Alerjik reaksiyonlara bağlı burun mukozası şişmeleri diğer sık görülen tıkanıklık nedenidir. Alerjik nezlesi olan hastalarda tıkanıklığın yanı sıra burunda kaşıntı, hapşuruk ve sulu, berrak burun ve geniz akıntısı da bulunmaktadır.

Burun ve sinüs enfeksiyonları, burun damarlarının dış uyaranlara aşırı reaksiyonları ,sinüslerden köken alan polipler, orta burun eti büyüklükleri ve burun içindeki iyi ve kötü huylu tümörler de tıkanıklığa neden olabilmektedir.

Burun Tıkanıklıkları; tıkanıklığa sebep olan hastalık veya zemindeki mekanik sorunun teşhisi sonrası medikal veya cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilirler.

Enfeksiyon

Normal bir insan yılda ortalama bir iki kez soğuk algınlığı geçirebilir. Bu gençlerde daha fazla, bağışıklık sistemi gelişmiş yaşlı kişilerde ise daha azdır. Soğuk algınlığı virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Bazı virüsler hava yoluyla geçerken çoğunlukla el burun yoluyla bulaşır.

Virüs bir kere buruna yerleşince vücutta bulunan histamin adında bir kimyasal maddenin salgılanmasına neden olur. Bu madde sonucunda buruna giden kan miktarında belirgin bir artış gözlenir. Sonuç olarak burun zarları şişer. Diğer taraftan burun zarlarından sıvı salgılanması da artar.

Antihistaminikler ve dekonjestanlar bu şikayetlerin azaltılması için kullanılabilir. Fakat soğuk algınlığı zaman içinde kendi kendine geçer.

Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalır. Bu da soğuk algınlığı sırasında neden sıklıkla burun ve sinüs enfeksiyonu görüldüğünü açıklar. Burun akıntısı berrak görünümünden sarı veya yeşile dönerse bu bakteriyel enfeksiyonu gösterir ve muhakkak doktora başvurulmalıdır.

Ani sinüs enfeksiyonlarında burunda tıkanıklık, Koyu bir akıntı, hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yanaklarda ve üst dişlerde, gözler arasında ve gerisinde veya üzerinde ağrı ve hassasiyet bulunur.

Kronik sinüs enfeksiyonları ağrı yapabilirde yapmayabilir de. Fakat burun tıkanıklığı ve burun akıntısı sürekli vardır. Bazı hastalarda sinüslerden polip denilen yapılar gelişir. Hastalık aşağı hava yollarına da yayılarak kronik öksürük, bronşit ve astıma neden olabilir. Akut sinüzit genellikle antibiyotik tedavisine cevap verir, kronik sinüzit için ise genellikle cerrahi tedavi önerilir.

Allerji

Saman nezlesi allerjik rinite verilen isimdir. Allerji ; yabancı bir cisim, polen, ev tozu akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı oluşan aşırı enflamasyon yanıtıdır. Bazen besinler de rol oynamaktadır. Polenler ilkbaharda veya sonbahar da sorun yaratırlar.

Bunun yanında ev tozu bütün bir yıl boyunca rahatsız edebilir. Bunun ideal tedavisi şikayetlere neden olan şeylerden uzak durmaktır. Ancak çoğu zaman bu pratik değildir. Allerjik hastalarda, soğuk algınlığında olduğu gibi, vücutta histamin salgılanmasına neden olan parçacıklar sonucunca burun tıkanıklığı ve akıntısı oluşur.

Antihistaminik ilaçlar histaminin etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırılabilir. Dekonjestanlar genişlemiş kan damarlarnı büzerek burnun açılmasını sağlarlar. Antihistaminiklerin büyük çoğunluğu uykuya meyli artırırken dekonjestanlar tam bunun aksi olarak uyarıcı etki gösterir.

Bu nedenle bu ilaçları bir arada kullanmak en doğru seçim olacaktır.

Uyarı

Antihistaminik kullanırken uykuya meyili olanların otomobil kullanmaları veya tehli işlerde çalışmaları çok sakıncalıdır. Dekonjestanlar kalp hızını ve kan basıncını artırdıkları için yüksek tansiyonu, kalbin ritim bozukluğu, glokomu ve idrara çıkmada zorluğu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hamileler alacakları herhangi bir ilaç için mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.

Kortikosteroidler (Kortizon) birçok allerjik hastada belirgin bir şekilde etkindir ancak bilinen yan etkilerinden dolayı muhakkak doktor kontrolunda kullanılmalıdır. Bunun yanında bu ilaçlar burun spreyi olarak kullanıldıklarında da etkilidirler ve bu kullanım şekli daha güvenlidir.

Allerji iğneleri en spesifik tedavi yöntemidir ve yüksek düzeyde başarıya sahiptir. Bazan hastanın hangi maddelere karlı allerjik oluşunu anlamak için kan ve deri testleri yapılır. Doktor tedavinin başlangıç şemasını belirleyecektir. Bunlar genelde enjeksiyonlar şeklinde olacaktır.

Bu tedavi insandaki antikorları bloke ederek allerjik reaksiyonun önlenmesi yoluyla etki gösterir. Birçok hasta ilaçların yan etkilerinden dolayı enjeksiyonu tercih eder.

Allerjisi olan hastaların sinüs enfeksiyonu olma eğilimleri daha da artmışdır.

Vazomotor Rini

Rinit burunun ve burun zarlarının enflamasyonu demektir. Vazomotor kan damarları ile ilgili demektir. Burun zarları çok miktarda genişleme ve daralma yeteneğine sahip atar damar, toplar damar ve kılcal damarlara sahiptir.

Normalde bu damarların yarısı açık yarısı kapalıdır. Fakat kişi ağır egzersiz yapıyorsa uyarıcı etkili hormonların (adrenalin) salgılanması artar. Adrenalin damarların büzülmesine neden olur.

Bunun sonucunda zarlar büzülür, hava yolu açılır ve kişi daha rahat nefes alır.

Bunun tam tersi allerjik atakta veya kişi soğuğa maruz kalınca gelişir. Kan damarları genişler ve burun tıkanır.

Allerji ve enfeksiyonlara ek olarak bazı başka nedenler de burun damarlarının genişlemesine sebep olarak vazomotor rinite yol açar.

Bunlar arasında stres, tiroid foksiyonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları ve dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun kullanılması sayılabilir.

Bütün bu nedenlerin başlangıcında burun tıkanıklığı geçici ve geri dönebilir niteliktedir. Yani neden ortadan kaldırılırsa hastalık düzelecektir.

Bunun yanında eğer yeterince uzun sürerse bu sefer de kan damarları elastikiyetini kaybedecek ve olay geri dönülmez bir duruma dönüşür. Varisleşmiş damarlara benzerler.

Hasta sırt üstü yattığında veya bir tarafına döndüğünde aşağı kısımları kanla dolar.

Источник: http://www.taskinyucel.com/tr/icerik/82/burun-tikanikligi

Geçmeyen Burun Tıkanıklığı Neden Olur?

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Vücutta koku alma ve solunum gibi önemli fonksiyonlara sahip olan burunda, çeşitli sebeplerden tıkanıklıklar meydana gelebilir. Bu burun tıkanıklığı, kişilerin rahat koku alamamalarına ve solunum sırasında zorlanmalarına sebep olur.

Genelde bakteri ya da virüsten kaynaklanan soğuk algınlığı gibi enfeksiyonel rahatsızlıklarda ortaya çıkabilir. Soğuk kış günlerinde rastladığımız nezle, grip gibi viral enfeksiyonlara bağlı burun tıkanıklığı şikayetlerine sık sık rastlanır.

Bu şekildeki viral enfeksiyonlar, burun mukozasında birtakım değişmelere yol açıp tıkanıklığa sebep olur. Bu rahatsızlıkların yanı sıra sinüzit gibi hastalıklar neticesinde de burun tıkanıklığı görülebilir.

Burun tıkanıklığı kısa süreli görülebildiği gibi uzun süreli kronik bir hal de alabilir. Kişinin nefes almada zorluk yaşamasına ve baş ağrısına sebep olur.

Burun tıkanıklığının altında yatan sebebin doğru tespit edilmesi ve sebebe yönelik tedavi yapılabilmesi için uzman bir doktora gidilip muayene olunmalıdır.

Genelikle kış aylarında çok fazla görülen viral enfeksiyonlardan nezle ve grip, burun tıkanıklığında en yaygın nedenlerdendir. Soğuk algınlığı hastalığının yanında baş ağrısı, ateş, burun akıntısı, üşüme ve burun tıkanıklığı gibi belirtiler baş gösterir. Soğuk algınlığının geçmesi ile beraber burun tıkanıklığı da ortadan kaldırılmış olur. Genelde kısa sürede geçer.

2. Burun Eti Büyümesi

Yetişkin kişilerde burun tıkanıklığı görülmesinin en yaygın sebebi; burun etinin büyümesidir. Burna doğru alınan darbeler ya da hasarlara bağlı, burun eğriliği görülebilir. Burun eğriliği olan kısımdaki burun eti büyüyüp, burun tıkanıklığı problemine yol açar.

Burun tıkanıklığı çoğu sebepten dolayı oluşabilir. Bu şikayetin tedavisi için sorunun altında yatan sebebin tespit edilmesi büyük önem arz eder. Doğru tetkiklerin konulması ve tedavi amacıyla muhakkak uzman bir doktora gidilmesi gerekir.

Sinüzit problemi her yaştan kişide görülüp burun tıkanıklığına yol açabilir. Akut ve kronik olarak iki şekilde görülür. Bu rahatsızlık kenidisini; göz altı ve alın bölgesinde oluşan ağrılar ile belli eder. Burun mukozasındaki şişliklerin oluşumunu tetikleyip, burun tıkanıklığına sebep olabilir.

Kışın kişinin kendisini soğuktan koruması, sağlıklı ve dengeli beslenme programı uygulaması ve vücut için güçlendirici vitaminleri alması rahatsızlığın büyük ölçüde önlenmesini sağlar.

4. Geniz Eti

Kronik burun tıkanıklığında en sık gözlenen nedenlerden biri geniz etidir. Geniz eti, burnun patolojik yapısında bozulmaya neden olur. Hava kanallarının tıkanmasına yol açar.

Kişi, nefes almakta zorluklar yaşar. Bu hastalığı olan kişide sıklıkla enfeksiyonel hastalıklar da gözlenebilir. Burun tıkanıklığı rahatsızlığına ilaveten, kişi konuşurken genizden konuşabilir. Kişinin şikayetine bağlı, gerekli görüldüğü taktirde cerrahi operasyon ile alınır. Cerrahi operasyon sonrası kişi şikayetlerinden hızlı bir şekilde kurtulur.

5. Tümör Kaynaklı Sebepler

Burun tıkanıklığı oluşmasının bir diğer sebebi ise patolojik olan etmenlerdir. Tümörler burun tıkanıklığına yol açabilir. Genelde sürekli burun tıkanması ve şiddetli baş ağrısı ile kendini gösterir. Ayrıca ara sıra burun kanaması da gözlenebilecek diğer bir belirtidir.

Burun tıkanıklığı rahatsızlığı, ansızın ağır ve kötü koku sebebiyle veya burundaki koku reseptörlerine verilen zarardan ötürü de meydana gelebilir. Bu durum kısa süre içinde çevre şartlarının değiştirilmesiyle birlikte genelde kendi kendine düzelir.

Geçmeyen Burun Tıkanıklığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

  • Sinüzitten kaynaklanan burun tıkanıklığı sorununu gidermek amacıyla genelde semptomları önleyen ilaçlar kullanılır. İlk tercih edilmesi gereken burun açıcı spreylerdir. Ayrıca kullanılan sinüzit ilaçlarının içindeki psödoefedrin de doktor kontrolü altında alındığı zaman, kişinin şikayetinden kurtulmasını büyük ölçüde sağlayabilir.
  • Tümörden kaynaklı burun tıkanıklığında, tedavi amacı ile öncelikle tümörün büyüklüğü tespit edilmelidir. Tespit edilmesi için tomografiden yararlanılır. Tümör cerrahi müdahale ile bölgeden temizlenir veya küçük ve cerrahi müdahaleyle alınamayan tümörlerde ilaç kullanımı tercih edilir.
  • Su, sağlık açısından çok faydalıdır. Soğuk algınlığı ya da burun tıkanıklığı halinde bol miktarlarda su içilmesi de önerilir.
  • Burnun tıkanması, burundan nefes alınmasını önleyici olduğu için, kişinin bulunduğu ortamda nem ve uygun ısı değerlerinin olması çok önemlidir. Özellikle yatak odası çok nemli, çok kuru ve çok sıcak olmamalıdır. Aksi halde kişilerde daha farklı problemler de görülebilir.
  • Evlerde bulunabilen tuz ve karbonat karışımı sayesinde de burun tıkanması giderilebilir. Bir bardak suyun içine bir çay kaşığı karbonat ve tuz eklenerek, iyice karıştırılmalıdır. Bu karışım burna doğru uygulanmalıdır. Bu sayede burun açılabilir.
  • Burun tıkanıklığını tedavisi çoğu zaman altında yatan sebeplerin teşhisine bağlıdır. Bu sebeple uzun zaman geçmeyen burun tıkanıklığı sorunuyla karşı karşıyaysanız, bir an önce doktora görünmenizde fayda vardır.

Источник: https://evdesifa.com/gecmeyen-burun-tikanikligi/

Burun Tıkanıklığı Neden Olur? Burun Tıkanıklığı Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Burun tıkanıklığını tarif edebilmek için öncelikle burun anatomisini değerlendirmek gereklidir. Burun, üst solunum yollarının en ucunda duran bir organdır. Burun, nefes alma sırasında akciğerlere giden havayı yumuşatmak, nemlendirmek için çalışır. Koku alma burunun ikincil bir özelliğidir. Burnun, en ucunda bulunan kıllar sayesinde havada bulunan partiküller filtre edilir.

Bu sayede akciğerlere giden hava yumuşamış, nemlenmiş ve filtre edilmiş şekilde gider.

Burnun kıkırdak yada kemiğindeki eğriliklere bağlı anatomik bir problem, sinüzit gibi kronik bir enfeksiyon, nezle, grip gibi bazı akut enfeksiyonlar ya da alerjik rinit gibi mukozayı şişiren ve ödem yapan, kalınlaşmasına neden olan bütün rahatsızlıklarda burun tıkanması ortaya çıkar. Burun tıkanıklığı sorunu olan kişiler genellikle geceleri kaliteli uyku uyuyamazlar ve sabahları ağız kuruluğu ve boğaz kuruluğu ile uyanırlar.

Burun tıkanıklığı kronikleşir ise vücut bir müddet sonra bundan etkilenir ve kişinin efor kapasitesi düşer. Burun tıkanıklığı kişinin kaliteli uyku uyumasını, nefes almasını, spor yapmasını, konuşmasını, yemek yemesini, cinsel yaşamını, iş hayatını ciddi derecede etkiler.

Bu nedenle uzun süren ve geçmeyen burun tıkanıklıklarında mutlaka bir KBB uzmanına baş vurmak önemlidir.

Kısaca burun tıkanıklığı hem çocuklarda hemde yetişkinlerde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ve tedavi edilmediği taktirde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir sağlık sorunudur.

Burun tıkanıklığına neden olan faktörler

Burun tıkanıklığının başlıca sebebi günlük yaşamda sık karşılaştığımız, özellikle kış mevsiminde fazlaca görülen nezle, grip gibi viral enfeksiyonlardır. Bunların dışında sinüzit gibi kronik hastalığa bağlı hem küçük çocuklarda hemde yetişkinlerde burun tıkanıklığı olur.

Yetişkin bir bireyde burun tıkanıklığına en sık neden olan faktörlerden biride septum deviasyonu diye tabir edilen kıkırdak ya da kemik yapıda oluşan eğriliklerdir.

Bu durum erken yaşlarda ya da daha ileri yaşlarda veya bazı travmalara bağlı ve bu duruma eşlik eden burun eti büyümeleri nedeni ile burun tıkanıklığı ortaya çıkabilir.

Ayrıca burun tıkanmasına neden olan diğer faktörler, burun içi polipleri,iç kulak sıvı dengesi bozukluğu, geniz eti büyümesi, burun çatısında daralma (valv daralması) gibi etkenler tek başına veya birbirine eşlik ederek burun tıkanıklıklarına yol açabilir.

Burun tıkanıklığı nasıl tedavi edilir?

Burun tıkanıklığının tedavisinde burun tıkanıklığının nedeni bulunarak burun tıkanıklığı tedavi edilebilir.

Basit bir enfeksiyon nedeni ile burun tıkanıklığı oluyor ise bazı lokal ve ağız yolundan ilaçlar ile, daha ilerlemiş enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisi gibi tedaviler verilir.

Sinüzit nedeni ile burun tıkanıklığı sorunu var ise hem lokal (burundan kullanılan) hemde bazı ağızdan alınan ilaçlar verilir.

Alerjik hastalıklara bağlı burun tıkanmasında burun spreylerinin yanı sıra ağız yolu ile alınan antialerjik ilaçlar verilir. Kronikleşmiş alerji sorununda aşı tedavisi uygulanır.

Anatomik nedenler (kıkırdak ve kemik yapıda bozukluk) nedeni ile meydana gelen burun tıkanıklıklarında Eğrilmiş olan kısmın ve bu duruma eşlik eden burun etinin genel ya da lokal anestezi altında cerrahi tedavisi uygulanır.

Burun tıkanıklığının cerrahi tedavisi nasıl yapılır?

Burun tıkanıklığı tedavisi

Burun tıkanıklığının nedenleri değerlendirildiğinde enfeksiyonel nedenler çıkartılır ise, geriye anatomik bozukluklar kalmaktadır. Bu anatomik bozukluklar içerisinde septum deviasyonu olarak bilinen kıkırdak dokusunun ve kemik bölümünün eğrilikleri, burun eti hipertrofisi ve daha ileri ki aşamalarda sinüzite neden olabilecek anatomik değişiklikler gibi durumlarda, cerrahi tedavi ilk seçenek olarak kabul edilir.

Günümüzde burunda oluşan bozukluklar genellikle genel anestezi altında bazen endoskopik olarak bazende konvansiyonel olarak bu bozukluklar cerrahi olarak düzeltilir.

Bu bozukluklara bağlı ya da kendi başına olan kronik sinüzitlerin tedavisinde de cerrahi tedaviler günümüz koşullarında uygulanmakta ve iyi sonuçlar vermektedir.

Burun içi poliplerinin ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavisi yapılır.

Burun tıkanıklığı için evde neler yapılabilir?

Burun tıkanıklığı sorunu varlığında evin havasının daha nemli, daha sıcak ve daha soğuk olmaması gereklidir. Çünkü bu süreçte hasta burnu tıkalı olduğu için ağızdan nefes almak zorunda kalır ve bu nedenle başka sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Genel olarak beslenme açısından değerlendirildiğinde çok su içmek burun tıkanıklığında oldukça faydalıdır.

Çünkü insan bünyesi içilen su oranına göre su metabolizmasını harekete geçirir. Burun tıkanıklığının nedeni ne olursa olsun yeterli su içmek fayda sağlar.

Burun tıkanıklığı için evde yapılabilecek diğer bir yöntem ise burnun içerisine yakmayacak miktarda tuz içeren bir solüsyon (1 su bardağı suya 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı sofra karbonatı kaynamış suya atıp eriterek hazırlanmış solüsyonu) her gün bir iki defa ılık olarak burana çekerek burnu yıkmak fayda sağlar.

Burun eti burun tıkanmasına neden olur mu?

Burun etinin anlamı burun içerisinde bulunan, tıp dilinde konka adı verilen her iki burunda alt, orta ve üst olarak sağ burunda ve sol burunda toplam altı adet bulunan etler, kendi içerdikleri damardan zengin doku sayesinde burun içerisine geçen havanın yumuşamasını ve nemlenmesini sağlar. Yetişkin yaş grubunda en sık karşılaşılan septum deviasyonu diye tabir edilen burnun ortasındaki ya da burun direği olan kemiğin sağa ya da sola eğrilmesi sonucu oluşur.

Bunun yanı sıra eğrilen bu kısmın iç kısmında (genişlemiş kısmında) bulunan burun eti büyüyerek o bölgenin tıkanmasına neden olur. Burun etleri her insanda bulunan yapılardır.

Bu yapılar normal iken bir sorun oluşturmadığı gibi, bir sebebe bağlı olarak büyüdüklerinde burun tıkanıklığına neden olur.

Dolayısı ile, burun eti, nazal polip, geniz eti veya başka bir sebebe bağlı olarak burun tıkanıklığına neden olan faktörün ortaya çıkarılması ve iyi değerlendirilmesi tedavisi açısından önemlidir.

KBB hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/burun-tkanklg-neden-olur-burun-tkanklg/

KBB radyofrekans

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

RF cihazlarının ilk çıktığı 2000 li yıllardan bu yana yoğun olarak burun etlerinin küçültülmesi (Konka cerrahisi) , boğaz bölgesinde horlama ve apne ye sebep olan dar boğaz yapısının açılması (RF entegre Procut cihazı ile) küçük dil ve sarkan damak kaldırılması işlemlerinde başarı ile kullanmaktayız. Bir arada veya kısmi uygulamalarıyla yoğun kullanımımızdadır.

Horlama, burun tıkanıklığı, Uyku apne hastalığın da Birikim ve tecrübelerimizle yıllardır uyguladığımız RF yöntemi ile sorunlarınızı çözüyoruz.

Burun tıkanıklığı, horlama, apne gibi rahatsızlıklar nedeniyle kişinin hayat kalitesi ve sağlığının bozulması artık sorun olmaktan çıkıyor.

Muayenehanemiz ve anlaşmalı hastanelerde dünya standartlarında uygun son teknolojiden biri olan bu yöntem ile (“radyofrekans cerrahisi” ile) hastalarımızın tedavilerini gerçekleştirmekteyiz Ameliyat sonrası hastalar bir gün sonra normal yaşantılarına dönebilmektedir

Dünyada İlk kullanıldığı andan itibaren senkronize ayı zamanlı cerrahi prosedürümüz içine aldığımız RF yönteminde CELON RF cihazını kullanmaktayız.

Bu cihazla diğer RF cihazlarındaki tıbbi sorunlar artık söz konusu olmuyor. Teknik olarak bipolar yöntemiyle diğer cihazlarda açığa çıkan enerji 500-700 julere çıkarken Celon RF cihazında 40 jule düşmektedir.

Buda termal işlemin daha az travmatizan ve zararsız olmasını sağlamaktadır. Diğer cihazlarda ortaya çıkan yanık nekroz gibi komplikasyon, yani yan etkilerin görülmesi önlenmektedir.

Burun kullanımlarında kanamasız yöntem olup tampon kullanılmamakta işlemin yapıldığı ilk saatlerden itibaren ağır bir işiniz yoksa işinizin başına dönme imkânı sağlamaktadır.

Solunum durması ile (Apne) ile karakterize horlama ameliyatlarında klasik cerrahiye göre iyileşme sürecini yarıya düşürmektedir. Bunun yanı sıra klasik cerrahi yöntemlerde görülen yan Etkilerle RF te karşılaşılmamaktadır.

Kulak burun boğaz hastalıklarında radyofrekans yöntemi nedir ?

Daha önceleri kardiyoloji, plastik cerrahi, nöroşirurji, onkoloji gibi branşlarda kullanılan radyofrekans yöntemi, 1998 yılından bu yana kulak burun boğaz hekimleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır.

Radyofrekans yönteminde, özel bir dalga boyutu özel elektrotlar aracılığıyla belli frekanslarda uygulanacak bölgenin mukozası altına verilir ve burada kontrollü, lokal bir ısı artışı meydana getirilir. Bu ısı artışı dokuda bulunan proteinlerin denatürasyonuna neden olur. Yaklaşık 2-3 hafta sonra dokunun hacminde azalma meydana gelir.

Radyofrekans enerjisi ile dokuda oluşturulan ısı, mukoza altında yer alan salgı hücrelerinin (sekretuar hücre) de sayıca azalmasına neden olur. Bu da örneğin alerjik nezleli (alerjik rinit) hastalarda istenmeyen aşırı burun akıntısının azaltılmasını sağlar.

Radyofrekansın en önemli avantajı kontrollü bir yöntem olduğu için, etkisini doku içinde gösterip, doku yüzeyine zarar vermemesidir.

Radyofrekans yöntemi nerelere uygulanabilir?

  • Alt konka ( burun etleri)
  • Yumuşak damak
  • Boğaz arkının açılması
  • Tonsil (bademcik)
  • Dil kökü

Radyofrekans hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

  • Konka dediğimiz, halk arasında burun eti diye bilinen yapıların aşırı büyüyüp burundan havanın geçişine izin vermediği ve hastanın burun tıkanıklığından yakındığı konka hipertrofilerinin tedavisinde,
  • Horlama tedavisinde,
  • Uyku apnesi tedavisinde,
  • Kronik tonsillit (kronik bademcik iltihabı) tedavisinde,
  • Ağız kokusu tedavisinde

Hastanede yatmam gerekiyor mu?

Hayır. Radyofrekans uygulanması çok kolay ve hasta açısından oldukça konforlu bir yöntemdir. Muayenehane şartlarında rahatlıkla yapılır. Hastaneye yatmayı gerektirmez. Çoğunlukla genel anestezi almanıza gerek yoktur.

Radyofrekans nasıl yapılır?

Öncelikle uygulanacak bölgeye lokal anestezi yapıldıktan sonra özel elektrotlar yardımıyla radyofrekans enerjisi doku içine verilir. İşlem yaklaşık 10-15 dakika sürer.

Radyofrekans yaptırdıktan sonra nelere dikkat etmem gerekiyor?

İşlem bittikten sonra normal yaşantınıza hemen dönebilirsiniz. Yemede, içmede, günlük aktivitelerinizde herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir. İşinize hemen gidebilirsiniz. Genellikle antibiyotik, hatta ağrı kesici kullanmaya bile gerek kalmamaktadır.

Doktorumu tekrar ne zaman ziyaret etmeliyim?

Radyofrekans uygulandıktan sonra 4. ya da 5. günlerde hastalar kontrole çağırılır. Burun içinde yapışkan bir salgı meydana geleceği için bunun doktorunuz tarafından temizlenmesi rahat etmeniz açısından önemlidir. Bundan sonraki kontroller için doktorunuz sizi bilgilendirecektir.

Radyofrekans uygulandıktan sonraki dönemde şikayetlerim ne zaman sona erecek?

Eğer radyofrekans burun etlerine yani alt konkalara uygulandıysa 2. günden itibaren burnunuzun tıkanıklığında artış meydana gelebilir. Bu, uygulama bölgesindeki şişlik yani ödeme bağlıdır. Beklenilen bir durumdur.

2-3 hafta boyunca dokudaki küçülmeye bağlı olarak tıkanıklığınız gittikçe azalacak ve 3. haftadan itibaren nefes almanın ne demek olduğunu anlayacaksınız. Burun tıkanıklığı için genellikle 1 seans RF  yeterlidir. Çok nadir olarak 2.

seansa ihtiyaç duyulabilir. 

Yumuşak damak ve bademcik bölgelerine radyofrekans uygulandıktan sonra ise ciddi ağrılarınız olmaz.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Источник: https://www.ahmetsirin.com/tr/icerik/11/kbb-radyofrekans

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть