Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

içerik

Konka Hipertrofisi (Burun Eti Büyümesi)

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Alt burun etlerinin büyümesine (konka hipertrofisi) bağlı olarak oluşan ve genellikle geceleri daha fazla şikayete neden olan tıkanmaların tedavisinde burun etlerinin gerektiği kadar küçültülmesi farklı yöntemlerle sağlanabilir. Burun fonksiyonlarında çok önemli yeri olan alt burun etleri hiç bir şekilde tamamen kesilerek çıkartılmamalıdır.

Geçmişte sıklıkla uygulanan bu tür cerrahileri takiben burun fonksiyonları bozulmakta, solunum fizyolojisindeki olumsuz sonuçların yanı sıra burun içinde oluşan kuruma, kabuklanma, tekrarlayan enfeksiyonlar ve yanma hissi gibi şikayetlerin çözümü son derece zor hatta bazen imkansız olmaktadır. Bu nedenle günümüzde alt etleri küçültürken fonksiyonel dış yüzey mukozasına zarar vermeyen teknikler tercih edilmektedir.

Burun içindeki septumda bir tarafa eğiklik olan hastaların büyük kısmında hacim olarak daha geniş olan karşı burun boşluğundaki etlerde (alt ette daha fazla olarak) büyüme oluşmaktadır.

 Bu nedenle septum deviasyon ameliyatlarında solunum açısından tatminkar bir sonuç elde edebilmek için hemen her zaman aynı ameliyat sırasında özellikle eğikliğin karşı tarafındaki burun pasajında yer alan etlerinin uygun bir müdahale ile küçültülmesi gerekli olmaktadır.

Aksi taktirde bir tarafa doğru kaymış durumdaki septumun orta hatta getirilmesi ile daha önce geniş olan taraf nispeten daralacak ve bu kısmın ameliyat öncesi hacmine uyum sağlamış olan konkalar küçültülmedikleri taktirde tıkanıklık oluşacaktır.

Alt burun etlerini küçültmek amacı ile en sık uygulanan yöntemler; radyofrekans ile mukozaya zarar vermeden mukoza altı doku hacminin azaltılması ve etlerin kemik kısmında da büyüme olan durumlarda mukoza altındaki yumuşak doku ve kemik dokusunun tıraşlanarak küçültülmesidir (endoskopik redüksiyon).

Orta burun etleri içerisinde yapısal bir varyasyon olarak hava hücresi bulunabilmektedir (konka bülloza). Bu hava hücresinin gelişme sırasında büyümesi orta burun pasajında hava akımını önlemekte, aynı zamanda pasajın dış duvarında yer alan sinüs boşalma kanallarında tıkanmaya bağlı olarak kronik sinüs iltihaplarına neden olabilmektedir.

Bu tür problemlere neden olan orta burun etlerine uygun endoskopik cerrahi teknikerleri kullanılarak konka bülloza plastisi yapılmalıdır.

Fonksiyonel olarak alt etler kadar kritik olmayan orta etlerin tam olarak çıkartılması burun fizyolojisinde ciddi sorun oluşturmasa da bu yapıların daha sonra yapılabilecek sinüs müdahaleleri için yol gösterici rolü olması nedeni ile genellikle tam olarak çıkartılmamaları tercih edilmektedir.

Radyofrekans ile Alt Konka Küçültülmesi

Burun boşluklarının yan duvarlarında yer alan alt konkaların mukozası altındaki zengin damar içerikli yumuşak dokular içerisine özel bir cihaz ile radyofrekans enerjisi verilmesini takiben dokularda oluşan ısı hasarının büzülme ve sertleşme ile iyileşmesi prensibine dayanır. İşlemi takiben 4-6 hafta içinde oluşan sert iyileşme dokusu etlerde küçülmenin yanı sıra dış uyaranlarla ya da vücut pozisyonu ile oluşan genişlemeleri de önlemektedir.

Başka patolojiye yönelik müdahale gerekmeyen hastalarda alt konka radyofrekans işlemi ofis şartlarında lokal anestezi altında yapılabilmektedir. İşlemi takiben burun etinde büzülerek küçülme oluşmaktadır.

Yaklaşık 5-10 dk süren konka radyofrekans işlemi estetik ya da fonksiyonel amaçlı yapılan burun ameliyatları, kronik sinüzite yönelik ameliyatlar ve burun tıkanıklığı şikayeti olan hastalarda başka nedenle yapılan ameliyatlar sırasında da kolaylıkla yapılabilmektedir.

İşlem sırasında burun etinde kesilme olmadığından işlem sonrası kanama olmamakta bu nedenle tampon uygulanması gerekmemektedir.

İyi bir lokal anesteziyi takiben işlem sırasında ve sonrasında ağrı hissedilmeyen bu uygulamayı takiben hastalar hemen günlük aktivitelerine geri dönebilmektedirler.

Hayat kalitesi üzerinde ciddi olumsuz etkileri olan burun tıkanıklıklarında büyük oranda rol oynayan alt burun eti büyümelerinin tedavisinde son derece güvenli ve konforlu olarak uygulanabilen radyofrekans işleminin tek seansta başarılı sonuç verme oranı %80 civarındadır.

Ameliyatı takiben, erken dönemde alt konkalarda oluşan şişlik ya da mukoza yüzeyindeki yara iyileşmesine bağlı oluşan kabuklanma nedeni ile burun tıkanıklığında artma izlenebilmektedir.

Radyofrekans uygulamasının beklenen sonuçları 15-20 gün içerisinde ortaya çıkmaya başlamakta konkalardaki küçülme 6-8 haftaya kadar devam edebilmektedir.

Hastaların beşte birine yakın kısmında ise radyofrekans işleminden sonra 1,5-2 aylık iyileşme dönemini takiben istenen burun açıklığının tam olarak elde edilememesi durumunda işlemin tekrarlanması gerekebilmektedir.

Radyofrekans işleminin başarısı ve etki süresi kullanılan radyofrekans cihazının teknolojisi, konka içerisinde uygulama yapılan bölge sayısı, işlem sırasında alt konka kemiğine dışa kırma uygulanıp uygulanmaması gibi faktörlerden etkilenmektedir

Radyofrekans ile başarılı sonuç alınan hastalarda alerjik rinit, vazomotor rinit gibi hastalıkların bulunması, hastaların sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunmaları ya da tansiyon ilaçları gibi damar genişletici ilaçlar kullanmaları durumunda alt burun etleri işlemden bir süre sonra tekrar büyüyebilmektedir. Bu durumdaki hastalarda radyofrekans işleminin tekrarı ya da endoskopik konka redüksiyonu önerilmektedir.

Konka radyofrekans işlemi, şikayetlerin tekrarlama ihtimali dezavantajlarına karşın her bir uygulamanın yüksek başarı şansı, tampon gerektirmemesi, lokal anestezi ile yapılabilmesi ve kanamaya neden olmaması gibi avantajları nedeni ile hastalar ve hekimler tarafından en sık tercih edilen prosedürlerden birisidir.

Endoskopik Konka Redüksiyonu

Alt konka mukozası altındaki yumuşak dokuların, alt konkaların deforme bölümlerinin ya da konka kemiğinin kısmen çıkartılması işlemidir.

Bu yöntem genellikle konkaların büyüklüğünde yumuşak doku kısmından çok konka içerisindeki kemiğin önemli etken olduğu, radyofrekans uygulamaları ile isten sonucun alınamadığı, konkanın aşırı büyük ya da deforme olduğu veya radyofrekans işleminin tekrarlama ihtimali nedeni ile tercih edilmediği durumlarda uygulanmaktadır.

İşlem genellikle genel anestezi altında yapılmakta ve mikrodebrider teknolojisi ile uygulandığında 5-10 dakika civarında sürmektedir.

Burun etlerine yönelik geliştirilen yeni mikrodebrider cihazlarının boyutları çok küçük olması sayesinde işlem sırasında mukoza bütünlüğü bozulmadığından kanama riski azalmakta ve endoskopik redüksiyon ameliyatları da tampon kullanılmadan gerçekleştirilebilmektedir.

Konkaların zengin kan damarı içeriği nedeni ile ameliyat sonrasında kanama ihtimaline karşı hastaların 72 saat boyunca istirahat etmeleri önerilmektedir.

Son derece etkili bir yöntem olan Endoskopik konka redüksiyonu ameliyatını takiben etlerde önemli ölçüde küçülme olmaktadır.

Yeni mikrodebriderler yardımı ile alt burun etlerinin arka bölümlerine de ulaşılmakta ve bu kısımları genişlemiş ya da deforme olmuş alt konkalarda da başarı ile küçültme yapılabilmektedir.

Bu durumdaki bazı hastalarda alt konka arka kısmına kısmi çıkartma ya da radyofrekans uygulanması da tercih edilebilmektedir.

Endoskopik redüksiyon yöntemi konka mukozasını koruyan bir teknik olduğundan alerjik rinit, vazomotor rinit gibi tanıları olan, sürekli olarak havanın kuru ve kirli olduğu, sigara dumanlı veya soğuk ortamlarda bulunan ya da damar genişletici ilaçlar kullanan hastalarda uzun dönemde alt konkalarda tekrar büyüme olabilmektedir. Bu durumdaki hastalarda lokal anestezi ile radyofrekans uygulaması oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Источник: https://www.teomandal.com/konka-hipertrofisi-burun-eti-buyumesi

Burnunuz sürekli tıkanıyorsa..

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Nefes demek hayat demektir ancak burnunuz tıkalıysa nefes almak işkenceye dönüşebilir.

Hava sıcaklıklarının düşmeye başlaması ile birlikte burun tıkanıklığı ve buna eşlik eden şikayetlerde de artış gözlemleniyor.

Soğuyan havaların dışında, sık rastlanılan burun tıkanıklığı şikayetinin nedenleri arasında burun kıkırdak ve kemiğindeki eğrilikler; burun eti büyümeleri, alerji, kronik sinüzit gibi faktörler bulunuyor. 

Memorial Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Ozan Gökdoğan, havaların soğumaya başladığı bu dönemde artan burun tıkanıklığı sorunu ve tedavisi ile ilgili bilgi verdi.

Burun tıkanıklığı sıklıkla görülen ve hayat kalitesini ciddi oranda etkileyen bir durumdur. Vücut normal şartlar altında burundan nefes almaya göre planlanmıştır.

Burun herhangi bir nedenle tıkandığı zaman vücut bu durumu ağız solunumu ile dengelemeye çalışır. Ağız solunumu alt solunum yolları için çok istenen bir solunum şekli değildir.

Burun tıkanıklığı burun yapılarında görülen anatomik problemlere veya burun içindeki dokularda şişliğe yol açacak iltihaplara bağlı oluşabilmektedir.

Burun tıkanıklığının nedenleri nelerdir?

  • Burun orta bölmesi yani nazal septum burnu ortadan ikiye ayırmaktadır ve ön kısmı kıkırdak arka kısmı ise kemikten oluşmaktadır. Burun orta bölmesinde eğrilik oranı çok yüksek oranda gözlenmektedir, ancak bu eğrilik her insanda burun tıkanıklığına neden olmayabilir.
  • Burun içinde bu bölmenin her iki tarafında aldığımız havayı ısıtan ve nemlendiren ve burun içi konka olarak adlandırılan yapılar bulunmaktadır. Bu yapılar burun eğriliğine bağlı olarak büyüyebileceği gibi burun orta bölmesinde eğrilik olmadan alerji, hava değişimi gibi nedenlerle büyümeye neden olabilir.
  • Kronik sinüzit zemininde gelişmiş polipler de burun tıkanıklığına neden olabilir.
  • Burun arka kısmında bulunan ve ergenlik sonrası dönemde sıklıkla etkisini kaybeden geniz eti çok büyüdüğü durumlarda burun tıkanıklığına neden olabilir.
  • Nadiren burun ve sinüs kaynaklı iyi veya kötü huylu tümörler de burun tıkanıklığına neden olabilir.

Burun tıkanıklığını önlemenin yolları nelerdir?

  • Alerjenlerden uzak durun,
  • Tuzlu sularla burun ve sinüslerinizi yıkayın,
  • Bulunduğunuz ortamı nemlendirin,
  • Burnunuzu uyku öncesi temizleyin,
  • Bol miktarda su için,
  • Sigaradan uzak durun,
  • Mevcut duruma göre doktor kontrolünde bazı ilaç ve spreyler kullanılabilir.

Burun tıkanıklığına yönelik cerrahi tedaviler:

Septoplasti: Eğer burun orta bölmesindeki eğrilik, burun tıkanıklığına neden oluyorsa bu yöntem önerilmektedir. Bu işlem sıklıkla burun içinden yapılmaktadır ancak eğrilik çok önde veya çok üstteyse açık teknik müdahaleler gerekebilir.

Normal şartlarda burun orta bölmesi için yapılan müdahalelerde burun şeklinde bir değişiklik olmamaktadır. Bazen septoplasti ile beraber rinoplasti müdahaleri de yapılmaktadır.

Bu müdahaleler genellikle estetik kaygılar için yapılsa da, bazen kıkırdaktaki eğriliği düzeltmek için kemikteki eğrilikleri düzeltmek gerektiğinden bu amaçla da bu iki müdahale beraber yapılabilmektedir. Ameliyat sonrası doktorun tercihine göre tampon konulabilir veya konulmayabilir.

Tamponlar da teknoloji ile birlikte gelişmiş durumdadır, etraf dokulara yapışarak çıkartma işlemi sırasında hastalarda ciddi rahatsızlıklara neden olabilen tamponlar günümüzde artık kullanılmamaktadır.

Konka müdahaleleri: Burun içinde konkalar, aldığımız havayı ısıtıp nemlendirdikleri için normal sağlıklı nefes almanın bir parçasıdır. Bu yüzden bu yapılar çok büyüdüğünde bunların çıkarılması yerine küçültülmesi işlemleri uygulanmaktadır. Bu işlem için çok fazla çeşit uygulama mevcuttur.

Bunlar arasında; radyofrekans ile küçültme, ultrasonik aspirasyon, mikrobrider ile küçültme gibi yöntemler sıklıkla uygulanmaktadır. Bu işlemlerdeki temel amaç, normal fonksiyonlarını yapan ancak en küçük boyutta olacak şekilde kalan konka yaratmaktadır. Bu müdahalelerin temel riski konka yapısında tekrar büyümelerin oluşabilmesidir.

Bu müdahalelerin sonrasında genellikle tampon kullanılmamaktadır.

Endoskopik sinüs cerrahisi: Özellikle kronik sinüzit vakalarında kullanılmakta ve hayat kalitesini ciddi oranda artırmaktadır.

Adenoidektomi: Büyümüş geniz etlerinin alınması işlemidir. Bu durum sıklıkla çocuklarda gözlenmekle beraber bazen erişkinlerde de ortaya çıkabilmektedir. Geniz etinin alınması ağızdan damak yukarı kaldırılarak yapılmaktadır.

Klasik kazıma yönteminin yanında plazma yöntemi de son zamanlarda sıklıkla kullanılmaktadır. Erişkinlerde gözlenen geniz eti bazen nazofarenks kanseri ile ilişkili olabileceğinden bu hastalarda mutlaka histopatolojik inceleme yapılmalıdır.

SİNÜS TIKANMASINA NE İYİ GELİR? Burnunuzun tıkanması size rahats… BURUN AKINTISI CİDDİ HASTALIKLARIN HABERCİSİ OLABİLİR Op. Dr. Yalçın Varnalı, “Burun a…

Burun tıkanıklığı yapan 7 neden!

Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Murat Topdağ, burun tıkanmasına yol açan nedenleri anlattı, önemli önerilerde bulundu.

1-Burunda kemik ya da kıkırdak eğriliği

Burun tıkanmasında yapısal etkenlerin erişkinlerde görülen en sık nedeni, burun kemiği ve kıkırdak eğriliği oluyor. Genellikle de geçirilen herhangi bir kaza sonucu oluşuyor.

Ayrıca yenidoğan bebeklerde de doğum sırasında burun zedelenebiliyor. Bu nedenle burun deformiteleri ve septum deviasyonları çok sık görülüyor.

Eğer bu durum nefes almayı güçleştirirse cerrahi olarak tedavi edilebiliyor.

2-Burun eti

Burnumuzun içinde “konka” adı verilen etler bulunuyor. Bu etlerin görevi burundan geçen havayı soğuksa ısıtmak, sıcaksa soğutmak, kuruysa nemlendirmek. Konkalar, burnun normal işleyişine göre bazen büyüyüp bazen de küçülüyorlar.

Burun tıkanıklığı yapacak kadar büyümeleri genellikle alerjik veya iltihabi sebeplere bağlı olarak gelişiyor. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr.

Murat Topdağ burun eti kaynaklı tıkanmalarda, konkaların küçülmesi için başlangıçta ilaç tedavisi uygulandığını belirterek, “Alerjiye bağlı konka büyümelerinde alerjinin tedavisi konkanın küçülmesini sağlayabiliyor. İlaç tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda ise ameliyat gerekebiliyor” diyor.

3-Enfeksiyon

Soğuk algınlığı virüsler tarafından oluşturulan bir hastalık. Soğuk algınlığında burun mukozaları ödemleniyor ve sıvı salgılaması artıyor. Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalıyor. Burun akıntısı berrak görünümünden sarı veya yeşile dönerse bu bakteriyel enfeksiyona işaret ediyor ve mutlaka doktora başvurulması gerekiyor.

Kronik sinüs enfeksiyonlarında ağrı gelişmeyebiliyor. Fakat burun tıkanıklığı ve burun akıntısı sürekli devam ediyor. Bazı hastalarda sinüslerden polip denilen yapılar gelişiyor. Hastalık aşağı havayollarına da yayılarak kronik öksürük, bronşit ve astıma neden olabiliyor.

Akut sinüzit genellikle antibiyotik tedavisine cevap veriyor, kronik sinüzitte ise çözüm çoğunlukla cerrahi tedavi oluyor.

4-Alerjik rinit

Alerji, bağışıklık sistemimizin polen, ev tozu akarı, hayvan tüyleri ve bazı besinler gibi yabancı bir maddeyi vücudumuz için tehli bir madde gibi algılayarak aşırı reaksiyon göstermesi nedeniyle oluşuyor. Alerjiye hedef olan önemli organlardan biri ise burundur.

Alerjik reaksiyon sonucunda burun tıkanıklığı, peş peşe hapşırma ve burun akıntısı oluşuyor. Polenler ilkbaharda ve sonbaharda sorun oluştururken, ev tozu ise bütün bir yıl boyunca rahatsız edebiliyor. Alerjik rinit için en ideal tedavi, mümkünse şikayetlere neden olan etkenlerden uzak durmak.

Çeşitli medikal tedavilerle hastada görülen yakınmaları büyük oranda tedavi etmek mümkün olabiliyor.

5-Vazomotor rinit

Burundaki kan damarlarıyla ilgili burun tıkanıklığı sebebidir. Alerji, enfeksiyonlar ve bunlara bağlı nedenler, burun damarlarının genişlemesine ve vazomotor rinite yol açabiliyor.

Bunların yanı sıra stres, tiroit fonksiyonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları ve bazı burun açıcı damlalarının aşırı ve uzun süre kullanımı diğer sebepler arasında yer alıyor.

Medikal tedaviden sonuç alınamayan durumlarda cerrahi seçenekler düşünülebiliyor.

6-Tümörler

Burnun içerisinde bulunan tümörler, acil olarak tedavi uygulanması gereken ve ciddi burun tıkanıklıkları yaratan durumları oluşturuyor.

Daha önce burun tıkanıklığı şikayetleri olmayan, herhangi bir enfeksiyon ya da travma öyküsü bulunmayan kişilerde, sonradan ortaya çıkan, özellikle tek taraflı burun tıkanıklıklarında ve tek taraflı tekrarlayan burun kanaması durumlarında bir an önce hekime başvurmak çok önemli. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr.

Murat Topdağ öncelikle endoskopik muayene ve ileri görüntüleme yöntemleriyle ve gerekli görüldüğünde yapılan biyopsi ile kesin tanıya ulaşılarak gerekli tedavilerin hızlıca uygulanması gerektiği uyarısında bulunuyor.

7-Çocuklarda en sık görülen nedeni: Geniz eti

Doç. Dr. Murat Topdağ çocukluk çağı burun tıkanıklıklarının neredeyse tamamının halk arasında “geniz eti” diye de tabir edilen adenoid dokularının büyümesinden kaynaklandığını belirtiyor.

Geniz eti dokusu normalde her çocukta bulunan, 2 yaş civarı büyümeye başlayıp 7-8 yaş sonrasında küçülme sürecine giren ve 12-14 yaşına gelindiğinde kaybolan bir lenfoid yapı. Geniz eti büyük olan çocuklar geceleri sesli nefes alıyor, hatta horluyorlar.

Bunun yanı sıra bu çocuklar sürekli olarak ağızlarından nefes almak zorunda kalıyorlar. Geniz eti nedeniyle burun tıkanıklığı sorunu yaşayan çocuklarda yüz kemiklerinin gelişiminde bozulma, sık üst solunum yolu enfeksiyonları ve orta kulak enfeksiyonları gibi problemler de gelişebiliyor.

Oluşan bu problemlerin yıl içerisinde çok sık tekrar etmesi ve kronikleşmesi durumunda geniz etinin cerrahi olarak alınması gerekebiliyor.

KIŞ HASTALIKLARI VE KORUNMA YOLLARI NELERDİR?

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Coşkun Şanverdi konu hakkında bilgiler verdi.

Geceleri ağızdan nefes almak horlamaya neden olmaktadır, uykuda solunumun durması (uyku apnesi), uyku problemleri, yorgunluk, gün içerisinde uyuklama, konsantrasyon bozuklukları bunlardan sadece birkaçıdır. Op. Dr.

Coşkun Şanverdi, “Burun tıkanıklığı sonucu ağızdan nefes alındığında dışarıdan gelen hava süzülmeden direk içerisindeki yabancı maddelerle birlikte akciğere gitmektedir. Bu hava soğuk olursa akciğerleri üşütür. Tozlu hava boğazı tahriş eder.

Kuru hava ise akciğeri ve solunum yollarını kurutabilir” diye belirtiyor. Burun tıkanıklığı sonucunda ağızdan alınan nefes, dudakların kurumasına ve çatlamasına, dişetlerinde gerilmelere, dilde kuruluğa neden olur. Bunun sonucunda kronik faranjit ortaya çıkabilir.

Burun tıkanıklığı tedavi edilmediği durumda zamanla bronşit ve akciğerlerde başka sorunlara yol açabilir.

Burun kıkırdak ve kemiğindeki eğrilikler, burun eti büyümeleri, alerji, kronik sinüzit hastalığı ameliyat ile düzeltilebilmekte ve hastaların korktuğu gibi tampon sorunu yaşanmamaktadır. Duruma göre ya tampon konulmamakta, ya da gerektiğinde, son yıllarda çokça üretilen özel, konforlu tamponlar kullanılmaktadır.

Gelişen teknoloji ve geliştirilen yeni yöntemler ile hastaların konforu artmaktadır, bu yüzden  hastaların şikayetlerini ciddiye alıp, tedaviden kaçmamalarında fayda vardır. Op. Dr.

Coşkun Şanverdi, kronik sinüzit ameliyatlarının, endoskopik olarak veya balon yöntemiyle yapılabildiğini ve tedavi sonrasında hastaların çok çabuk toparlayıp rutin hayatlarına dönebileceklerini vurguluyor.

MEVSİM GEÇİŞLERİNDE NELERE DİKKAT ETMELİ?

Tıkalı burnu açmanın doğal yolları

Suna Dumankaya, tıkanan burunlarınızı açmanız için önerilerde bulunuyor…

Burnum tıkanık. Burun spreyi kullanmaktan hoşlanmıyorum. Burnumun açılmasını nasıl sağlarım?

Yasemin S./Çanakkale

Cevap:

1 bardak suya 1 çay kaşığı tuz ekleyin. Bu tuzlu suyu burnunuza çekerek rahatlayabilirsiniz. Ayrıca doktora gitmeyi de ihmal etmeyin.

Tıkalı burun nasıl açılır?

+11Burun tıkanıklığı, genelde sinüzite dayalı olarak görülen bir rahatsızlıktır. Çoğunlukla soğuk ve kirli havalar da daha çok görülen burun tıkanıklığı bazılarında kronikleşmiş bir durumdur. Piyasada satılan burun spreylerinin ise bağımlılık yaptığını artık bilmeyenimiz yok. Çok zor durumda kalınmadıkça kullanımı önerilmeyen bu fısfıslar yerine doğal ve küçük dokunuşlarla bu tıkanıklığı en aza indirgemeniz mümkün… Peki nedir bu doğal, küçük dokunuşlar?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1055220-burun-tikanikligi-icin-bu-onerilere-kulak-verin

KBB radyofrekans

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

RF cihazlarının ilk çıktığı 2000 li yıllardan bu yana yoğun olarak burun etlerinin küçültülmesi (Konka cerrahisi) , boğaz bölgesinde horlama ve apne ye sebep olan dar boğaz yapısının açılması (RF entegre Procut cihazı ile) küçük dil ve sarkan damak kaldırılması işlemlerinde başarı ile kullanmaktayız. Bir arada veya kısmi uygulamalarıyla yoğun kullanımımızdadır.

Horlama, burun tıkanıklığı, Uyku apne hastalığın da Birikim ve tecrübelerimizle yıllardır uyguladığımız RF yöntemi ile sorunlarınızı çözüyoruz.

Burun tıkanıklığı, horlama, apne gibi rahatsızlıklar nedeniyle kişinin hayat kalitesi ve sağlığının bozulması artık sorun olmaktan çıkıyor.

Muayenehanemiz ve anlaşmalı hastanelerde dünya standartlarında uygun son teknolojiden biri olan bu yöntem ile (“radyofrekans cerrahisi” ile) hastalarımızın tedavilerini gerçekleştirmekteyiz Ameliyat sonrası hastalar bir gün sonra normal yaşantılarına dönebilmektedir

Dünyada İlk kullanıldığı andan itibaren senkronize ayı zamanlı cerrahi prosedürümüz içine aldığımız RF yönteminde CELON RF cihazını kullanmaktayız.

Bu cihazla diğer RF cihazlarındaki tıbbi sorunlar artık söz konusu olmuyor. Teknik olarak bipolar yöntemiyle diğer cihazlarda açığa çıkan enerji 500-700 julere çıkarken Celon RF cihazında 40 jule düşmektedir.

Buda termal işlemin daha az travmatizan ve zararsız olmasını sağlamaktadır. Diğer cihazlarda ortaya çıkan yanık nekroz gibi komplikasyon, yani yan etkilerin görülmesi önlenmektedir.

Burun kullanımlarında kanamasız yöntem olup tampon kullanılmamakta işlemin yapıldığı ilk saatlerden itibaren ağır bir işiniz yoksa işinizin başına dönme imkânı sağlamaktadır.

Solunum durması ile (Apne) ile karakterize horlama ameliyatlarında klasik cerrahiye göre iyileşme sürecini yarıya düşürmektedir. Bunun yanı sıra klasik cerrahi yöntemlerde görülen yan Etkilerle RF te karşılaşılmamaktadır.

Kulak burun boğaz hastalıklarında radyofrekans yöntemi nedir ?

Daha önceleri kardiyoloji, plastik cerrahi, nöroşirurji, onkoloji gibi branşlarda kullanılan radyofrekans yöntemi, 1998 yılından bu yana kulak burun boğaz hekimleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır.

Radyofrekans yönteminde, özel bir dalga boyutu özel elektrotlar aracılığıyla belli frekanslarda uygulanacak bölgenin mukozası altına verilir ve burada kontrollü, lokal bir ısı artışı meydana getirilir. Bu ısı artışı dokuda bulunan proteinlerin denatürasyonuna neden olur. Yaklaşık 2-3 hafta sonra dokunun hacminde azalma meydana gelir.

Radyofrekans enerjisi ile dokuda oluşturulan ısı, mukoza altında yer alan salgı hücrelerinin (sekretuar hücre) de sayıca azalmasına neden olur. Bu da örneğin alerjik nezleli (alerjik rinit) hastalarda istenmeyen aşırı burun akıntısının azaltılmasını sağlar.

Radyofrekansın en önemli avantajı kontrollü bir yöntem olduğu için, etkisini doku içinde gösterip, doku yüzeyine zarar vermemesidir.

Radyofrekans yöntemi nerelere uygulanabilir?

  • Alt konka ( burun etleri)
  • Yumuşak damak
  • Boğaz arkının açılması
  • Tonsil (bademcik)
  • Dil kökü

Radyofrekans hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?

  • Konka dediğimiz, halk arasında burun eti diye bilinen yapıların aşırı büyüyüp burundan havanın geçişine izin vermediği ve hastanın burun tıkanıklığından yakındığı konka hipertrofilerinin tedavisinde,
  • Horlama tedavisinde,
  • Uyku apnesi tedavisinde,
  • Kronik tonsillit (kronik bademcik iltihabı) tedavisinde,
  • Ağız kokusu tedavisinde

Hastanede yatmam gerekiyor mu?

Hayır. Radyofrekans uygulanması çok kolay ve hasta açısından oldukça konforlu bir yöntemdir. Muayenehane şartlarında rahatlıkla yapılır. Hastaneye yatmayı gerektirmez. Çoğunlukla genel anestezi almanıza gerek yoktur.

Radyofrekans nasıl yapılır?

Öncelikle uygulanacak bölgeye lokal anestezi yapıldıktan sonra özel elektrotlar yardımıyla radyofrekans enerjisi doku içine verilir. İşlem yaklaşık 10-15 dakika sürer.

Radyofrekans yaptırdıktan sonra nelere dikkat etmem gerekiyor?

İşlem bittikten sonra normal yaşantınıza hemen dönebilirsiniz. Yemede, içmede, günlük aktivitelerinizde herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir. İşinize hemen gidebilirsiniz. Genellikle antibiyotik, hatta ağrı kesici kullanmaya bile gerek kalmamaktadır.

Doktorumu tekrar ne zaman ziyaret etmeliyim?

Radyofrekans uygulandıktan sonra 4. ya da 5. günlerde hastalar kontrole çağırılır. Burun içinde yapışkan bir salgı meydana geleceği için bunun doktorunuz tarafından temizlenmesi rahat etmeniz açısından önemlidir. Bundan sonraki kontroller için doktorunuz sizi bilgilendirecektir.

Radyofrekans uygulandıktan sonraki dönemde şikayetlerim ne zaman sona erecek?

Eğer radyofrekans burun etlerine yani alt konkalara uygulandıysa 2. günden itibaren burnunuzun tıkanıklığında artış meydana gelebilir. Bu, uygulama bölgesindeki şişlik yani ödeme bağlıdır. Beklenilen bir durumdur.

2-3 hafta boyunca dokudaki küçülmeye bağlı olarak tıkanıklığınız gittikçe azalacak ve 3. haftadan itibaren nefes almanın ne demek olduğunu anlayacaksınız. Burun tıkanıklığı için genellikle 1 seans RF  yeterlidir. Çok nadir olarak 2.

seansa ihtiyaç duyulabilir. 

Yumuşak damak ve bademcik bölgelerine radyofrekans uygulandıktan sonra ise ciddi ağrılarınız olmaz.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Источник: https://www.ahmetsirin.com/tr/icerik/11/kbb-radyofrekans

Burun Tıkanıklığı Neden Olur? Burun Tıkanıklığı Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Burun tıkanıklığını tarif edebilmek için öncelikle burun anatomisini değerlendirmek gereklidir. Burun, üst solunum yollarının en ucunda duran bir organdır. Burun, nefes alma sırasında akciğerlere giden havayı yumuşatmak, nemlendirmek için çalışır. Koku alma burunun ikincil bir özelliğidir. Burnun, en ucunda bulunan kıllar sayesinde havada bulunan partiküller filtre edilir.

Bu sayede akciğerlere giden hava yumuşamış, nemlenmiş ve filtre edilmiş şekilde gider.

Burnun kıkırdak yada kemiğindeki eğriliklere bağlı anatomik bir problem, sinüzit gibi kronik bir enfeksiyon, nezle, grip gibi bazı akut enfeksiyonlar ya da alerjik rinit gibi mukozayı şişiren ve ödem yapan, kalınlaşmasına neden olan bütün rahatsızlıklarda burun tıkanması ortaya çıkar. Burun tıkanıklığı sorunu olan kişiler genellikle geceleri kaliteli uyku uyuyamazlar ve sabahları ağız kuruluğu ve boğaz kuruluğu ile uyanırlar.

Burun tıkanıklığı kronikleşir ise vücut bir müddet sonra bundan etkilenir ve kişinin efor kapasitesi düşer. Burun tıkanıklığı kişinin kaliteli uyku uyumasını, nefes almasını, spor yapmasını, konuşmasını, yemek yemesini, cinsel yaşamını, iş hayatını ciddi derecede etkiler.

Bu nedenle uzun süren ve geçmeyen burun tıkanıklıklarında mutlaka bir KBB uzmanına baş vurmak önemlidir.

Kısaca burun tıkanıklığı hem çocuklarda hemde yetişkinlerde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ve tedavi edilmediği taktirde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir sağlık sorunudur.

Burun tıkanıklığına neden olan faktörler

Burun tıkanıklığının başlıca sebebi günlük yaşamda sık karşılaştığımız, özellikle kış mevsiminde fazlaca görülen nezle, grip gibi viral enfeksiyonlardır. Bunların dışında sinüzit gibi kronik hastalığa bağlı hem küçük çocuklarda hemde yetişkinlerde burun tıkanıklığı olur.

Yetişkin bir bireyde burun tıkanıklığına en sık neden olan faktörlerden biride septum deviasyonu diye tabir edilen kıkırdak ya da kemik yapıda oluşan eğriliklerdir.

Bu durum erken yaşlarda ya da daha ileri yaşlarda veya bazı travmalara bağlı ve bu duruma eşlik eden burun eti büyümeleri nedeni ile burun tıkanıklığı ortaya çıkabilir.

Ayrıca burun tıkanmasına neden olan diğer faktörler, burun içi polipleri,iç kulak sıvı dengesi bozukluğu, geniz eti büyümesi, burun çatısında daralma (valv daralması) gibi etkenler tek başına veya birbirine eşlik ederek burun tıkanıklıklarına yol açabilir.

Burun tıkanıklığı nasıl tedavi edilir?

Burun tıkanıklığının tedavisinde burun tıkanıklığının nedeni bulunarak burun tıkanıklığı tedavi edilebilir.

Basit bir enfeksiyon nedeni ile burun tıkanıklığı oluyor ise bazı lokal ve ağız yolundan ilaçlar ile, daha ilerlemiş enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisi gibi tedaviler verilir.

Sinüzit nedeni ile burun tıkanıklığı sorunu var ise hem lokal (burundan kullanılan) hemde bazı ağızdan alınan ilaçlar verilir.

Alerjik hastalıklara bağlı burun tıkanmasında burun spreylerinin yanı sıra ağız yolu ile alınan antialerjik ilaçlar verilir. Kronikleşmiş alerji sorununda aşı tedavisi uygulanır.

Anatomik nedenler (kıkırdak ve kemik yapıda bozukluk) nedeni ile meydana gelen burun tıkanıklıklarında Eğrilmiş olan kısmın ve bu duruma eşlik eden burun etinin genel ya da lokal anestezi altında cerrahi tedavisi uygulanır.

Burun tıkanıklığının cerrahi tedavisi nasıl yapılır?

Burun tıkanıklığı tedavisi

Burun tıkanıklığının nedenleri değerlendirildiğinde enfeksiyonel nedenler çıkartılır ise, geriye anatomik bozukluklar kalmaktadır. Bu anatomik bozukluklar içerisinde septum deviasyonu olarak bilinen kıkırdak dokusunun ve kemik bölümünün eğrilikleri, burun eti hipertrofisi ve daha ileri ki aşamalarda sinüzite neden olabilecek anatomik değişiklikler gibi durumlarda, cerrahi tedavi ilk seçenek olarak kabul edilir.

Günümüzde burunda oluşan bozukluklar genellikle genel anestezi altında bazen endoskopik olarak bazende konvansiyonel olarak bu bozukluklar cerrahi olarak düzeltilir.

Bu bozukluklara bağlı ya da kendi başına olan kronik sinüzitlerin tedavisinde de cerrahi tedaviler günümüz koşullarında uygulanmakta ve iyi sonuçlar vermektedir.

Burun içi poliplerinin ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavisi yapılır.

Burun tıkanıklığı için evde neler yapılabilir?

Burun tıkanıklığı sorunu varlığında evin havasının daha nemli, daha sıcak ve daha soğuk olmaması gereklidir. Çünkü bu süreçte hasta burnu tıkalı olduğu için ağızdan nefes almak zorunda kalır ve bu nedenle başka sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Genel olarak beslenme açısından değerlendirildiğinde çok su içmek burun tıkanıklığında oldukça faydalıdır.

Çünkü insan bünyesi içilen su oranına göre su metabolizmasını harekete geçirir. Burun tıkanıklığının nedeni ne olursa olsun yeterli su içmek fayda sağlar.

Burun tıkanıklığı için evde yapılabilecek diğer bir yöntem ise burnun içerisine yakmayacak miktarda tuz içeren bir solüsyon (1 su bardağı suya 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı sofra karbonatı kaynamış suya atıp eriterek hazırlanmış solüsyonu) her gün bir iki defa ılık olarak burana çekerek burnu yıkmak fayda sağlar.

Burun eti burun tıkanmasına neden olur mu?

Burun etinin anlamı burun içerisinde bulunan, tıp dilinde konka adı verilen her iki burunda alt, orta ve üst olarak sağ burunda ve sol burunda toplam altı adet bulunan etler, kendi içerdikleri damardan zengin doku sayesinde burun içerisine geçen havanın yumuşamasını ve nemlenmesini sağlar. Yetişkin yaş grubunda en sık karşılaşılan septum deviasyonu diye tabir edilen burnun ortasındaki ya da burun direği olan kemiğin sağa ya da sola eğrilmesi sonucu oluşur.

Bunun yanı sıra eğrilen bu kısmın iç kısmında (genişlemiş kısmında) bulunan burun eti büyüyerek o bölgenin tıkanmasına neden olur. Burun etleri her insanda bulunan yapılardır.

Bu yapılar normal iken bir sorun oluşturmadığı gibi, bir sebebe bağlı olarak büyüdüklerinde burun tıkanıklığına neden olur.

Dolayısı ile, burun eti, nazal polip, geniz eti veya başka bir sebebe bağlı olarak burun tıkanıklığına neden olan faktörün ortaya çıkarılması ve iyi değerlendirilmesi tedavisi açısından önemlidir.

KBB hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/burun-tkanklg-neden-olur-burun-tkanklg/

Burun Tıkanıklığı Neden Olur ve Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer?

Burun Tıkanıklığı Tedavisinde Radyofrekans Cerrahisi

Burundan soluk alıp vermek, sağlıklı bir vücut ve solunum sistemi için çok önemlidir. Orta kulağın havalandırılması, koku alma fonksiyonları, havanın ısıtılıp, nemlendirilmesi bakımından da burundan nefesin önemi büyüktür.

Özellikle kulak, burun, boğaz rahatsızlıklarında ve mevsim geçişlerinde sıkça rastlanan burun tıkanıklığı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde hayat kalitesinin ve sağlığın bozulmasına neden olmaktadır.

Memorial Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü uzmanları, burun tıkanıklıklarının nedenleri ve burun tıkanıklıklarının tedavisi hakkında bilgi verdi.

Burun Tıkanıklığı Nedir? Burundan nefes almak neden önemlidir?

Nefes alma organımız olan burun sayesinde içeri giren hava, akciğerlere ulaşmadan önce ısıtılır, nemlendirilir ve temizlenir. Burnun yapmış olduğu bu arıtma ve iklimlendirme görevi, akciğer ve genel vücut sağlığı için oldukça önemlidir.

Halk arasında “burun etleri” olarak bilinen ve “konka “ adı verilen, burun boşluklarının yan taraflarında bulunan oluşumların bu konuda çeşitli görevleri vardır. Buruna giren hava, konkaların arasından geçer. Bu geçiş belirli bir zaman aldığından, içeri giren hava, ağızdan alınan havaya göre daha etkili olarak ısıtılır.

Ayrıca yine bu yapıları oluşturan hücrelerin üzerinde bulunan ince “titrek tüyler” sayesinde, havada bulunan tozlar, polenler ve bakteriler filtre edilmiş olur. Burada yapışkan özelliği bulunan salgılar da (mukus örtüsü) havada bulunan alerjen ve mikropların büyük çoğunluğunu tutar, akciğere gitmelerini önler.

Burun tıkanıklığına bağlı olarak burun solunumun yapılmadığı durumlarda ve ağızdan nefes alındığında ise bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Ağız solunumu, atmosfer havasının koşullarını değiştirmeden, içeri giren havayı doğrudan boğaz ve akciğerlere ulaştırır.

Burun Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir?

Burun tıkanıklığının bilinen en sık nedeni kıkırdak-kemik eğrilikleri, diğer adıyla “deviasyon” diye bilinse de aslında daha sık karşılaşılan neden, burun eti şişmesi (konka şişmesi) veya “rinit” denilen çeşitli nezle tipleridir. Bunları takiben çeşitli sinüzit tiplerine bağlı da burun tıkanıklıkları olabilir.

Halk arasında kemik eğikliği olarak bilinen, burun boşluğu orta bölmesinin bir tarafa doğru eğik olması haline septum deviasyonu denilir ve genellikle burun boşluğu yan duvarlarında bulunan yumuşak dokuların (konkaların) şişmesi ile birlikte olduğunda burun tıkanıklığı daha şiddetlidir. Kemik eğikliği burun içerisinden yapılan bir ameliyatla düzeltilmeyi gerektirebilir. Yetişkin burun tıkanıklıklarının diğer önemli sebepleri; sinüzitler, alerjik koşullar, polipler, horlama-apne sendromu ve daha nadiren iyi ve kötü huylu tümörlerdir.

Burun tıkanıklığına neden olan konka şişmeleri, hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanlarda, sigara kullananlarda, alerjik nezlesi olanlarda, sinüzit hastalarında ve burun damlası bağımlılarında sıklıkla görülür.

Son dönemlerde artış gösteren bu durumun nedenleri arasına, ofis ortamında çalışanların maruz kaldığı sağlıksız klima koşulları da eklenmiştir. Konka şişmeleri, bazen tek başlarına burun tıkanıklığı yapacak kadar etkili olabilir bazen de burun eğrilikleri ile beraber görülebilir.

Özellikle burun eğrilikleri ile beraber burun tıkanıklığının görüldüğü durumlarda, deviasyon ameliyatı ile birlikte konkalara çeşitli müdahaleler yapılır. Ancak tıp teknolojisindeki gelişmeler, konkalara daha etkin yaklaşılmasını sağlayan cihazların çeşitlenmesini kolaylaştırmıştır.

Bu durumda şiddetli bir burun eğriliğinin bulunmadığı hastalarda, sadece burun etlerine uygulanacak girişimlerle, burun solunumu açılabilmektedir.

Burun tıkanıklığı olan hasta şikâyetleri nelerdir?

  • Burun tıkalı olduğu için sürekli ağız solunumu yapmak zorunda kalır. Bu da boğaz enfeksiyonları ve farenjiteneden olur.
  • Horlama ve uyku bozuklukları gelişir.
  • Akciğer ve kalp problemlerini ağırlaştırır
  • Sabahları ağız kuruluğu gelişir
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları olur
  • Psikolojik sorunlar gelişmesine yatkınlık olur
  • Ses kalitesi bozulur ve burundan konuşma gelişir
  • Çocuklarda geceleri altını ıslatma problemleri olur
  • Yol yürüme, merdiven çıkma gibi olağan fiziksel hareketler güçleşir
  • Spor yaparken, ağır fiziksel etkinlikler güçleşebilir

Burun tıkanıklığının kendisi başlı başına bir belirtidir ya da burun akıntısı, geniz akıntısı, burundan konuşma, koku kaybı, horlama, yüz ve baş ağrısı, çocuklarda yüzde ve dişlerde şekil bozukluğu, işitme kaybı, kişilik değişimleri gibi belirtilerle beraber bulunabilir.

Bebeklerde Burun Tıkanıklığı

Bebekler solunum yapmak için çoğunlukla burnunu tercih eder. Burunları tıkandığında ise uyarmak için hemen ağlamaya başlar. Tıkanıklık açılır açılmaz da yeniden burun solunumu yapmaya devam eder.

Burundan soluk almak dışında karın bölgesi her soluk alışta dışarı doğru bombeleşir. İçgüdüsel olarak gelişen bu solunum şekli doğru bir solunum şeklidir.

Derin nefes alındığında diyafram kası kasılarak akciğerlerin genişlemesine katkıda bulunur ve bu nedenle karın dışarıya doğru bombeleşir. Eğer sığ ve yetersiz soluk alıp verme işlemi yapılıyorsa bu durum gerçekleşmez.

Burun solunumu ayrıca derin soluk alınabilmesine de yardımcı olur. Ağız solunumu yapanlarda yardımcı solunum kasları da devreye girer. Bu kasların çalışması, özellikle çocuklarda duruş (postür) bozukluklarına neden olabilir.

Burun Tıkanıklıklarının Çocuklardaki Nedenleri:

Bebeklerde burun tıkanıklığı çok önemli ve hayati bir belirtidir. Burun içerisi ve geniz ile ilgili bir gelişme anomalisi nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Bu durum doğumdan hemen sonra hastane koşullarında tanınarak gerekli önlemler alınır.

Bebeklik ve çocukluk dönemi burun tıkanıklıklarının en sık rastlanılan nedeni ise halk arasında “geniz eti” denilen adenoid büyüklüğüdür. Geniz etinin burun boşluğunu tamamen tıkıyor olması ya da orta kulak ve/veya sinüslerle ilgili hastalıklara yol açması,  ameliyatla tedaviyi gerektirir. Bu ameliyat teknik olarak küçük, fakat özellikli bir ameliyat olarak kabul edilir, başarısı da yüksektir.

Çocuk burun tıkanıklıklarının önemli bir sebebi de çocuk sinüzitleridir. Bu durum özellikli ve sabırlı bir ilaç tedavi sürecini gerektirir. Alerjik sebepler ve bazı gelişimsel anatomik koşullarda da burun tıkanıklığı yapabilir. Çocuklarda tek taraflı burun tıkanıklığı ve akıntısı burun içerisine sokulmuş bir yabancı cisim nedeniyle olabileceği için ayrıca dikkat çekici kabul edilmelidir.

Nadiren çocuklarda burun tıkanıklıkları iyi veya kötü huylu tümörlere bağlı olabilir.

Hamilelikte Burun Tıkanıklıkları

Hamilelerin yaklaşık üçte birinde alerji veya bilinen nezle-grip gibi hastalıklar olmadığı halde, burun tıkanıklığı görülebilir. Bu duruma “hamilelik nezlesi”, veya “hamilelik riniti” adı verilir.

Hamilelik nezlesi genellikle hamileliğin son 6 haftasında veya 2’inci ayında ortaya çıkar ve başlangıcından iki hafta kadar sonra belirtiler tamamen ortadan kaybolur.

Ancak bazı hamilelerde burun tıkanıklığı, tüm gebelik dönemi boyunca olabilir ve hatta doğum sonrası da bir süre devam edebilir.

Hamilelik nezlesinde burun tıkanıklığı ile birlikte genellikle burun akıntısı da olur. Burun tıkanıklığı nedeniyle gece ağız solunumu yapıldığından boğazda kuruluk oluşur.

Ayrıca beraberinde gece nefes alınamıyormuş hissi, öksürük ve uykusuzluğa yol açabilir. Mukoza şişmesi ve sonuçta sinüs boşluklarının havalanmasında azalmaya bağlı olarak baş ağrısı da gelişebilir.

Hamilelikte burun tıkanıklığı yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Burun Tıkanıklığı Tedavisi

Burun tıkanıklığı tedavisinde cerrahi girişim önemli bir seçenektir. Burnun orta bölmesi eğriliği ve burun yan duvar etlerinde büyümelere cerrahi yöntemle müdahale edilebilir. Ancak konka şişmesi ile ilgili nezle, rinit ve alerjik rinit gibi sorunlarda mutlaka KBB uzmanı tarafından ilaç tedavisi uygulanmalıdır.

  Burun tıkanıklığı ameliyatı, burun tıkanıklığının kişinin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediği durumlarda, sürekli ağız solunumu ile horlamanın görüldüğü durumlarda yapılmalıdır. Burun tıkanıklığı tanısında endoskopik muayene çok önemlidir.

Endoskopi sonrası ek patolojilerin tespiti için tomografik inceleme gereklidir.

Burun bölmesinin eğriliği; hem çevresindeki yüz kemiklerinin farklı gelişimlerine bağlı çekilmeler sebebiyle hem de doğum sırasında ve erken çocukluk döneminde oluşabilen darbeler sonucu oluşur.

Eğer eğrilik, burun solunumunun engellenmesi ve horultulu solunuma,  baş ve yüz ağrısına, tekrarlayan sinüs iltihaplarına, horlamaya ve orta kulağı havalandıran östaki borusu nezlesi ve orta kulak iltihaplarına eğilime sebep oluyorsa yine cerrahi işlem uygulanmalıdır. 

Radyo frekans cerrahisi ile burun tıkanıklıkları çok daha sağlıklı şekilde tedavi edilebilmektedir.  Yüksek frekanslı bir elektrik akımı olan radyofrekans dalgaları, dokuda, odak alanda sınırlı ve etkili bir ısı oluşturmaktadır.

Lazer ve radyofrekans yardımı ile yapılan konka ameliyatları ile hastanın aynı gün taburcu edilmesi ve çoğu kez tampon kullanımının gerekmemesi gibi belirgin üstünlükler de önemli gelişmelerdir.

Hasta ameliyattan bir gün sonra günlük yaşantısına dönebilmektedir.

Bu oluşturulan kontrollü yara izi yapısı, dokuda büzüşmeye ve buna bağlı olarak yumuşak damağın yukarı çektirilmesine ve de hava pasajının genişletilmesine sebep olur. Bu uygulamada, birkaç seanslık tedavi ile horlamada belirgin düzelme sağlanmaktadır.

Ayrıca, basit ağrı kesicilerle giderilebilen, kısa süreli ağrı dışında hastayı kısıtlayıcı bir olumsuz etki gözlenmemektedir. Aynı uygulama dil kökündeki büyümeler için de kullanılabilmekte ve böylece apne nöbetleri engellenebilmektedir.

Radyofrekansın horlama cerrahisinde bir diğer kullanım yeri burun yan etlerinin küçültülmesi (konka redüksiyonu) operasyonlarıdır. Burada da kanama riski hemen hiç olmadığı için buruna tampon koyma gereği yoktur.

Ellman-Surgitron cihazıyla, muayenehane koşullarında yapılan çeşitli, uygulamalar sonucunda horlama ve apnede % 70-90 arasında başarı sağlanabilmektedir.

Burun tıkanıklıklarında kullanılan bir başka yöntem de “Holmium Yag Lazer”d,r. Bu yöntem ile alt konka küçültme cerrahisi, endoskopik bakış altında, hastanın şişmiş olan alt konkasını özellikle en fazla şiştiği bölgelerde küçültülmesidir.

Konkanın kritik yerlerinde birkaç milimetre genişliğinde ve birkaç milimetre derinliğinde çalışarak, mukoza adı verilen örtücü dokuya çok zarar vermeden Holmium Yag lazer kullanılarak yapılır. 20 yılı aşkın süredir uygulanan bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.

Lazerle konka ameliyatı genel anestezi gerektirir ve İki taraflı burun içi çalışması yaklaşık 20- 30 dakika sürmektedir. Genellikle aynı gün taburcu olunur.

Burun Tıkanıklığına Ne iyi Gelir?

  • Sigara içmeyi bırakın ve sigara içilen ortamlardan uzak durun.
  • Süt içmek mukus üretimi arttıran önemli bir faktör olduğu için burun tıkanıklığı döneminde daha az içmeyi deneyin.

  • Zencefil ve limonun içinde olduğu bitki çayları da burun tıkanıklığınızı rahatlatabilir.
  • Deniz tuzu burun tıkanıklığına iyi geldiği için imkânınız varsa denize girin ya da deniz tuzu kullanarak burnunuza çekin ve sümkürün.

  • Bulunduğunuz odayı nemli tutmak da iyi gelebilir. Bunun için odanızda kaynayan bir su bulundurabilirsiniz. Ya da buhar makinesi de kullanılabilir.
  • Burun tıkanıklığı döneminde C vitamini tüketmek çok önemlidir.

  • Bebekler için burun aspiratörü kullanmak da çok faydalıdır.
Güncellenme Tarihi: 13 Ekim 2017Yayınlanma Tarihi: 13 Ekim 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/burun-tikanikligi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть