Çekilen Süt Dişinin Yerine Aparey

Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği)

Çekilen Süt Dişinin Yerine Aparey

Pedodontinin (çocuk diş hekimliğinin) çocuklarda dental sorunları önlemek, ağız ve diş sağlığı koşullarını sağlamak gibi öncelikli görevleri bulunmaktadır. Bu görev doğrultusunda yapılan eğitim, yüzeyel flor uygulaması, fissür örtücü uygulaması, yer tutucu aperey takılması gibi işlemler koruyucu diş hekimliği uygulamaları arasında yer alır.

Eğitim

Diğer koruyucu hekimlik dallarında olduğu gibi pedodontide de eğitim çok önemli bir yer tutar. Anne baba ve çocuğun ağız diş sağlığının yanı sıra beslenme konusunda da bilinçli olması gerekir. Ağız hijyeni eğitimi, diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması, yaygın hatalar ve yapılması gerekenler de yine eğitim başlığı altında ele alınan konulardır.

Diş Temizliği

Bazı durumlarda çocukların dişleri üzerinde bakteri plağı oluşabilir. Yiyecek artıkları ve mikroorganizmalardan oluşan beyazımsı, yapışkan olan bu tabaka normal fırçalama ile uzaklaştırılamayacak durumdaysa diş hekimi diş temizleme yöntemini uygulayabilir. Bu işlem bakteri plaklarının uzun vadede meydana getireceği diş taşı ve çürük gibi problemlerin de oluşumunu engeller.

Yer Tutucular

Toplam 20 tane olan süt dişleri, öncelikli olarak beslenmeyi sağlar ve çocukların düzgün konuşmasına da yardımcı olur.

Bu dişlerin bir diğer görevi de, yerlerine gelecek olan kalıcı diş için kapladıkları alanı koruyarak, onların gelişimi sırasında kalıcı dişlere rehberlik yapmalarıdır.
Dolayısıyla süt dişlerinin bu işlevlerini yerine getirebilmesi için iyi korunması ve zamanından önce çekilmemesi önemlidir. Erken süt dişi kayıplarında, alttan gelecek olan kalıcı dişin yerini korumak amacıyla yer tutucu olarak adlandırılan apareyler kullanılır.

Yer tutucular, komşu dişlerin çekim boşluğuna hareket etmelerini ve bu yolla kalıcı dişin ya gömülü kalmasını ya da farklı yerden çıkmasını engeller. Dolayısıyla ileride ortodontik bozukluk oluşmasını önlemek için sağlıklı ve işlevsel apareylerdir.

Fissür Örtücü (Fissur Sealant)

Fissür örtücü, azı dişlerin çiğneme yüzeylerini örten ve dişleri çürüğe karşı koruyan akışkan bir dolgu maddesidir.

Kalıcı dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki derin ve çürümeye eğilimi olan fissürler (oluklar) bu madde ile kapatılır, bakterilerin buraya ulaşması engellenir.

Bu yolla dişin çürümesi engellenmeye çalışılır. Fissür örtücü uygulamalar 6 ayda bir kontrol edilmelidir.

Flor Uygulamaları

Kalıcı dişler ilk sürdükleri zaman diş minesi tam olarak olgunlaşmadığı için genellikle çürüğe karşı daha dirençsiz ve çürük oluşumuna yatkındır. Dişlerin çürümesini önlemek için flor uygulaması yapılabilir.

Dişlerin yapısını güçlendiren bir element olan flor, diş minesini kuvvetlendirerek, dişi asit ataklarına karşı korur ve dolayısıyla diş çürüklerinin oluşmasını önlemeye yardımcı olur.

Yüzeyel flor uygulaması sadece diş hekimleri tarafından uygulanabilen koruyucu bir yöntemdir.

Yüzeyel flor 6 ayda bir diş hekimi tarafından uygulanmalıdır.

Pedodontinin (çocuk diş hekimliğinin) çocuklarda dental sorunları önlemek, ağız ve diş sağlığı koşullarını sağlamak gibi öncelikli görevleri bulunmaktadır. Bu görev doğrultusunda yapılan eğitim, yüzeyel flor uygulaması, fissür örtücü uygulaması, yer tutucu aperey takılması gibi işlemler koruyucu diş hekimliği uygulamaları arasında yer alır.

Diğer koruyucu hekimlik dallarında olduğu gibi pedodontide de eğitim çok önemli bir yer tutar. Anne baba ve çocuğun ağız diş sağlığının yanı sıra beslenme konusunda da bilinçli olması gerekir. Ağız hijyeni eğitimi, diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması, yaygın hatalar ve yapılması gerekenler de yine eğitim başlığı altında ele alınan konulardır.

Bazı durumlarda çocukların dişleri üzerinde bakteri plağı oluşabilir. Yiyecek artıkları ve mikroorganizmalardan oluşan beyazımsı, yapışkan olan bu tabaka normal fırçalama ile uzaklaştırılamayacak durumdaysa diş hekimi diş temizleme yöntemini uygulayabilir. Bu işlem bakteri plaklarının uzun vadede meydana getireceği diş taşı ve çürük gibi problemlerin de oluşumunu engeller.

Toplam 20 tane olan süt dişleri, öncelikli olarak beslenmeyi sağlar ve çocukların düzgün konuşmasına da yardımcı olur.

Bu dişlerin bir diğer görevi de, yerlerine gelecek olan kalıcı diş için kapladıkları alanı koruyarak, onların gelişimi sırasında kalıcı dişlere rehberlik yapmalarıdır.
Dolayısıyla süt dişlerinin bu işlevlerini yerine getirebilmesi için iyi korunması ve zamanından önce çekilmemesi önemlidir. Erken süt dişi kayıplarında, alttan gelecek olan kalıcı dişin yerini korumak amacıyla yer tutucu olarak adlandırılan apareyler kullanılır.

Yer tutucular, komşu dişlerin çekim boşluğuna hareket etmelerini ve bu yolla kalıcı dişin ya gömülü kalmasını ya da farklı yerden çıkmasını engeller. Dolayısıyla ileride ortodontik bozukluk oluşmasını önlemek için sağlıklı ve işlevsel apareylerdir.

Fissür örtücü, azı dişlerin çiğneme yüzeylerini örten ve dişleri çürüğe karşı koruyan akışkan bir dolgu maddesidir.

Kalıcı dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki derin ve çürümeye eğilimi olan fissürler (oluklar) bu madde ile kapatılır, bakterilerin buraya ulaşması engellenir.

Bu yolla dişin çürümesi engellenmeye çalışılır. Fissür örtücü uygulamalar 6 ayda bir kontrol edilmelidir.

Kalıcı dişler ilk sürdükleri zaman diş minesi tam olarak olgunlaşmadığı için genellikle çürüğe karşı daha dirençsiz ve çürük oluşumuna yatkındır. Dişlerin çürümesini önlemek için flor uygulaması yapılabilir.

Dişlerin yapısını güçlendiren bir element olan flor, diş minesini kuvvetlendirerek, dişi asit ataklarına karşı korur ve dolayısıyla diş çürüklerinin oluşmasını önlemeye yardımcı olur.

Yüzeyel flor uygulaması sadece diş hekimleri tarafından uygulanabilen koruyucu bir yöntemdir.

Yüzeyel flor 6 ayda bir diş hekimi tarafından uygulanmalıdır.

Çocuklara yönelik olarak diş çekiminden özel diş protezlerine, kanal tedavisinden travmatik diş kırılmalarının tedavisine kadar tüm uygulamalar yapılmaktadır.

Dişteki çürük kısım temizlenir, duruma göre kalıcı veya geçici dolgu yapılır. Eğer çürük çok büyükse ve dolgu yapılamayacak kadar dişe zarar vermişse diş hekimi farklı tedaviler önerebilir. Son yıllarda çocukların dolgu tedavisine sıcak bakmaları, dolgu işleminden ve doktordan korkmamaları için renkli dolgular üretilmiştir.

Çocuklarda sık görülen vakaların başında düşme ya da çarpma sonucu oluşmuş ön diş kırıkları gelir. Parkta koştururken ya da evde oynarken bile yaşanabilecek bu kazaların, özellikle futbol, boks, kayak, basketbol, bisiklet, sörf gibi aktiviteler sırasında gerçekleşme olasılığı daha yüksektir.

Bu tür sporları yaparken çocuklara, diş hekimleri tarafından hazırlanan özel ağızlıklar takılabilir. Üst çene dişleri üzerine takılan, şeffaf silikondan yapılmış bu ağızlıklar çenede yastık etkisi yapar.

Ağızlıklar sadece diş kırıklarını değil, dişlerin fırlayıp kökünden çıkması, dudak-dil ısırma ve yırtılması gibi başka kötü sonuçları da büyük ölçüde engeller.

Kırılan parçalar çok kuvvetli ajanlar ile yerlerine yapıştırılır. Estetik, uzun ömürlü ve dayanıklı olan bu yöntemin uygulanabilmesi için dişin kırık parçasının hemen bulunması ve mümkün olan en kısa sürede diş hekimine ulaşılması gerekir.

Hekime giderken kırık parçaları nemli tutmak önemlidir. Bunun için kırılan parçalar temiz bir gazlı bez içinde tutulmalı ve eczaneden alınacak bir serum fizyolojik ile nemlendirilmelidir. Bu mümkün değilse tükürük bile işe yarayacaktır.

Kırılan parça çok küçükse ya da bulunamadıysa, dişle aynı renk ve formda kompozit beyaz dolgu yapılır. Kompozit dolgular çok dayanıklı değildir, belli aralıklarla yenilenmeleri gerekir. Kompozit dolgunun görünümü ve ömrü; çocuğun beslenme alışkanlıkları, anne-babanın çocuğun ağız ve diş bakımında özenli olmasına bağlıdır.

Dişin yarısı veya yarısından daha büyük bir parça kırıldıysa dişin tüm ön yüzeyini ve kırık bölümü içine alan kompozit lamine uygulaması yapılır. Bu yöntem de kompozit dolgu gibi çok dayanıklı değildir, bir süre sonra yenilenmesi gerekir.

Hasta 17 yaşından büyükse kompozit yerine porselen lamine uygulaması tercih edilir. Porselen lamine, dişin ön yüzeyine yapıştırılan ve kırık bölümün kapatılmasını sağlayan porselen yapraklar olarak tanımlanabilir. Hem dayanıklı hem de estetik bir çözümdür.

Ancak diş ve çene gelişimini tamamlamamış olan 17 yaşından küçük kişilere uygulanamazlar.

Diş kendi yuvasında yer değiştirirse hafif bir parmak basıncıyla diş eski konumuna getirilmeye çalışılmalıdır. Dişi yuvasına yerleştirilirken kesinlikle zorlanmamalı, fazla kuvvet uygulanmamalıdır.

Aksi halde diş ve diş yuvasında ciddi hasar olabilir. Diş yuvasına yerleştirilebilmişse yerinde sabit kalabilmesi için üzerine temiz bir gazlı bez konularak ısırılmalıdır.

Bu şekilde en kısa zamanda diş hekimine gidilmelidir.

Diş yuvasından tamamen fırlamışsa, diş hekimine gidinceye kadar su veya süt içinde muhafaza edilmelidir.

Uygun şartlarda korunmuşsa ve en geç yarım saat içerisinde diş hekimine ulaştırılmışsa %90 olasılıkla re-implantasyon (dişin tekrar kendi yuvasına yerleştirilmesi) işlemi yapılabilir.

Geç kalınmadan ve özenle yapılan re-implantasyon sonrasında diş yıllarca sorunsuz bir şekilde ağızda kalır. Ancak burada beslenme alışkanlıkları ve doğru-periyodik bakım da önemli etkenlerdir.

Darbeden sonra herhangi bir problem görünmese bile diş hekimine gidilmelidir. Detaylı muayene yapılmalı ve darbe alan bölgenin röntgeni çekilmelidir.

Muayene ve röntgenden sonra herhangi bir bulgu olmasa bile belirli aralıklarla röntgen çekimi tekrar edilmeli ve öncekilerle karşılaştırılmalıdır. Buradaki amaç; dişin canlı bölümünde uzun vadede bir problem oluşup oluşmadığının takip edilmesidir.

Kazadan yıllar sonra bile, diş renk değiştirerek canlılığını kaybedebilir. Bunun önüne geçmek için sürecin başında tanı koyulması ve kanal tedavisi yapılması gerekir.

Bazı durumlarda süt dişindeki çürük, dişin iç kısmındaki canlı (sinir-pulpa) bölüme kadar ilerler. Bu durumda dişin köklerinden çene kemiğine ulaşan iltihap oluşur.

Çocuğun yüzü şişer, şiddetli ağrısı olur ve çocuğun sağlığı açısından diş hekimi dişi çekmeye karar verir. Süt dişi çekildiğinde, alttan gelecek kalıcı dişin sürme zamanı çok yakınsa herhangi bir sorun yaşanmaz.

Ama kalıcı dişin sürme zamanı yakın değilse mutlaka çekilen dişin yerine bir yer tutucu aparey yapılmalıdır.

Çocuklarda kalıcı bir dişin çekilmesi ise kritik bir durumdur. Diş hekimleri çocukların kalıcı dişlerini kurtarmak için elinden geleni yapar ve yapılacak hiçbir şey kalmadığında çekim yoluna gider. kalıcı diş çekildikten sonra, çocuğun yaşı uygun ise hemen ortodontik tedaviye başlanmalıdır.

Ortodontik tedavi sayesinde çekilen diş yüzünden oluşan boşluk diğer dişlerle kapatılır ve alt-üst dişler arasında doğru bir kapanış ilişkisi sağlanır. Eğer ortodontik tedavi yoluna gidilmezse çekilen dişin yanındaki diğer dişler bu boşluğa doğru eğilir. Boşluğun karşısındaki diş de boşluğa doğru uzar.

Tek bir diş yüzünden çocuğun ağız ve diş dengesi tamamen bozulabilir, ortodontik sıkıntılar başka diş rahatsızlıklarına da neden olabilir.

Источник: https://miadent.com/pedodonti-cocuk-dis-hekimligi/

Süt Dişleri Hakkında Her Şey

Çekilen Süt Dişinin Yerine Aparey

Dişler çiğneme ve konuşma fonksiyonlarına katkıları ile yaşam konforu oldukça önemlidir. İnsan hayatı boyunca ağız içerisinde 20 adet süt dişi ve 32 adet daimi diş çıkar.

Süt dişleri yaklaşık 6 aylıkken çıkmaya başlar ve 3 yaşına kadar çıkmaya devam eder. Zamanla süt dişlerinin yerini 6 yaşında çıkmaya başlayan daimi dişler alır. Genellikle 11-12 yaşlarında ağızdaki tüm süt dişleri dökülmüş olur.

Çoğu insanda 20 yaş civarında en gerideki daimi dişlerin çıkmasıyla diş dizisi tamamlanır.

Süt Dişleri Ne Zaman Dökülür?

  ->  Üst ve alt çenede yer alan öndeki 8 diş 7-8 yaşlarında dökülür. Bu dişlerin dökülme sırası değişebilir.

  ->  Kanin (köpek) dişleri 10-12 yaş civarında dökülür.

  ->  Alt ve üst çenede yer alan azı dişleri ise 9-12 yaş aralığında değişen sıralar ile dökülebilir.

Süt Dişleri Nasıl Dökülür?

Süt dişleri de daimi dişler gibi kökleri sayesinde çene kemiğine ve periodontal bağlara tutunur. Belli bir zaman geçtikten sonra süt dişlerinin kökleri en alt noktasından başlayarak küçülmeye başlar.

Bu küçülmenin sebebi kanda bulunan ve diş kökü hücrelerini parçalayan hücrelerdir. Kökün belli bir kısmı küçüldükten sonra çeneye bağlanma kuvveti ortadan kaybolur ve diş sallanmaya başlar.

Sallanan diş ise ya kendiliğinden dökülür ya da diş hekimi tarafından çekilir.

Süt Dişleri Geç Dökülürse Ne Olur?

Bazı durumlarda süt dişleri dökülmesi gereken zamanda dökülmez. Bu da alttan gelecek daimi işin yanlış doğrultuda çıkmasına sebep olur. Yanlış doğrultuda çıkan dişler çocuğun ağzında kalıcı bir diş çarpıklığı meydana getirir.

O yüzden uygun yaş geldiğinde dökülmeyen dişlerin çekilmesi gerekir. Nadir de olsa süt dişinin hiç dökülmediği görülebilir. Dökülmeyen süt dişleri diş hekimi tarafından değerlendirilir ve buna göre ya çekilir ya da ağızda bırakılır.

Süt Dişi İle Daimi Dişlerin Farkları Nelerdir?

  -> Süt dişlerinin en dıştaki mine yapısı daimi dişlerinki kadar sert değildir ve daha çabuk kırılabilir.

  -> Süt dişlerinin mineralize yapısında daha fazla organik madde ve su bulunduğu için daha kolay çürürler.

  ->  Süt dişleri belli bir yaştan sonra köklerden başlayan bir erime ile dökülmeye başlar. Daimi dişler ise iyi bir bakım ile ömür boyu ağızda kalabilir.

Süt Dişi Bakımı Nasıl Olmalıdır?

  ->  Süt dişlerinin de ağızda görüldüğü andan itibaren yumuşak kıllı fırçalar ile fırçalanması gerekir.

  ->  Çocuk diş macunları kullanılmalıdır. Çünkü yetişkinlere göre olan macunlar süt dişlerini yıpratabilir. Süt dişleri kalıcı dişler kadar dayanıklı değildir.

  -> Çocukların dişleri ilk dönemlerde yalnızca ıslak fırçalar ile temizlenmelidir. Otuz aylık olduktan sonra fırçaların ucuna bezelye tanesi kadar macun koyulabilir. Ancak bu macunun flor içeriği yetişkin macunlarından daha düşük olmalıdır. Çünkü flor yutulduğu taktirde çocukların midesine zarar verebilir. Bu yüzden çocuklara özel diş macunları kullanılmalıdır.

  -> Çocukların düzenli olarak diş hekimlerine götürülerek muayene ettirilmesi gerekir. Çünkü olası problemlere ne kadar erken müdahale edilirse tedavinin başarısı da o kadar yüksek olur. Örneğin ileride çocuğun ön dişlerinin arasının açık olmasına sebep olacak yapısal bir bozukluk yıllar süren diş teli tedavisine gerek kalmadan temelinden halledilebilir.

  ->  Çocukların diş çürükleri veya başka diş sağlığı problemleri önemsenmelidir. Bunların tedavileri asla aksatılmamalıdır. Süt dişleri geçici olsalar da kalıcı dişlere süre kazandırırlar. Ayrıca süt dişleri yeterince muhafaza edilemezse bu durumdan daimi dişlerin çıkma şekli de etkilenir.

  ->  Çocukların parmak emme veya anormal yutkunma hareketleri varsa önlem alınmalıdır. Çünkü bu tür hareketler süt dişlerinde eğilme ve duruş bozukluklarına yol açabilir.

Süt Dişi Bakımı Neden Önemlidir?

Süt dişlerinin iki temel görevi vardır. Birincisi daimi dişler çıkana kadar çocuğun çiğneme ve konuşma faaliyetlerini gerçekleştirebilmesini sağlamaktır.

Diğeri ise daimi dişlerin düzenli bir şekilde ağız içerisine sıralanmasına yardımcı olmaktır. Süt dişleri erken dönemde kaybedilir veya eğrilirse çocuk için sıkıntılı bir durum ortaya çıkar.

Bu nedenle süt dişleri erken dönemde çekilirse yerine gelecek daimi dişin düzgün çıkabilmesi için yer tutucu adı verilen aparatlar kullanılır.

3 kişi oy verdi
Ortalama Puan: 4,33 / 5
Loading…

Источник: https://www.uzmantedavi.net/sut-disleri-hakkinda-her-sey/

Süt Dişleri Hangileridir? Ne zaman Çıkarlar?

Çekilen Süt Dişinin Yerine Aparey

Bebeğiniz doğduğunda 20 tane süt dişi çenesinde hazır olarak çıkmayı bekler. İlk süt dişi 6ay 12 ay arasında çıkar. Her çocuğun gelişimi farklı olacağından ortalama süreler içinde süt dişleri ağızda belirdiğinde endişe edilmesine gerek olmaz.

Süt dişleri 20 tanedir. Aynen kalıcı dişlerimizde olduğu gibi süt dişleri de kesici dişler, köpek dişleri, süt azıları olarak çeşitlenmektedir.

Dişlerin çıkma dönemlerinde özellikle 6- 18 aylıkken bebeğinizin diş etlerinde kızarıklı kaşıntı olabilir. Ateş yükselebilir, ağrı olabilir ve bebeğiniz huzursuz olabilir.

Bu dönemin kolay atlatılabilmesi için zaman zaman diş hekimi tarafından ağrı kesiciler ve bazı jellerin kullanılması önerilir.

Süt dişlerinin sürmesi 3 yaşında tamamlanır. Çocuğunuz artık büyümüştür. Bu dönemden 6 yaşına kadar çürük oluşmaması için dişlere bakım yapılması ve düzenli diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması önemlidir. 6 Ayda 1 kez, diş doktoruna giderek kontrol yapılması ve aynı zamanda çocuğunuzun diş doktoru ile ilişkisinin gelişmesi ve rahatlaması açısından önemidir.

Süt dişleri 6-8 yaşlarında değişmeye ve yerlerini kalıcı dişlere bırakmaya başlar. Diş değişimi 12 yaşına kadar devam eder.

Süt dişleri alttan gelen kalıcı dişin, kökünü eritmesi neticesinde sallanmaya başlar ve çoğunlukla kendiliğinden düşer. Bazen süt dişi sallanmaz, düşmez  ve alttan gelen diş farklı bir yerden ağızda belirir. Bu durumda süt dişinin çekilmesi gerekir.

Süt dişlerinin çekimi nasıl yapılır?

Çocukların diş hekiminde yaşadıkları ilk tecrübeler çok önemlidir. Diş hekimi korkusu sıklıkla çocukluk döneminde yaşanmış kötü bir tecrübeden kaynaklanır. Çocukların tedavileri sırasında süt dişlerinin çekimlerinin, çocuğun 1-2 seans alışma döneminden sonra yapılması daha doğru olur. Çekim sırasında ağrı oluşmaması için anestezi yapılması şarttır.

Çocuklar özellikle iğne ve anesteziden korkarlar. Biz Kliniklerimizde dijital anestezi kullanarak çocuklarda diş çekimlerini daha kolay yapabiliyoruz. STA kısaltmasıyla tek diş anestezisi yöntemi ile enjektör olmadan kalem gibi ufak bir uçla anestezik uygulanmakta ve çocuğun endişesi azalarak çekim kolaylıkla gerçekleştirilmektedir.

Süt dişinin yerine diş gelmezse ne yapmalıyız?

Süt dişleri alttan gelen sürekli dişlere yer hazırlar. Nadir olarak alttan gelen sürekli dişin ailesel genetik faktörlere bağlı olarak hiç oluşmamış olma durumu söz konusu olabilir.

Doğuştan eksik olan kalıcı dişlerin radyografik olarak erken teşhis edilmesi ilerde doğacak daha zorlu ortodontik sorunları engeller.

Yerine diş gelmeyen yada erken çekilmiş süt diş boşlukları yer tutucu denilen aygıtlarla uygun yaşa gelene kadar korunmalıdır.

Süt diş çürüğü nasıl tespit edilir?

Çürük dişin çiğneme yüzeyinde siyah bir leke olarak belirir. Evde aralıklı olarak dişlerin yüzeyini kontrol ederek diş çürüğünü tespit edebilirsiniz. Dişlerde ağrı olması da önemli bir belirtidir.  Ayrıca 3 yaşından sonra diş hekimi  kontrollerine başlamanız iyi olacaktır.

Süt dişlerine uygulanan tedaviler nelerdir?

Süt dişlerine de aynı kalıcı dişlerde olduğu gibi tedaviler uygulanır. Dolgu, kanal tedavisi, kuafaj gibi. Süt dişi kanal tedavilerinin özenle yapılması gerekir.

Süt dişleri neden önemlidir?

Süt dişleri kalıcı olmasa da önemlidir. Çocuğun çiğneyebilmesi ve beslenmesi, rahatlıkla konuşabilmesi ve güzel görünmesi için süt dişlerinin sağlıklı olması gereklidir.

 Süt dişleri, alttan gelen sürekli dişlere yer hazırlarlar. Düşme, değişim dönemi gelmeden çürümüş dişlerin mutlaka tedavisinin yapılması gereklidir.

  Süt dişlerinin erken kaybedilmesi bazı kalıcı dişlerin gömük kalmasına sebep olacağından önemlidir.

Süt dişleri 5 yaşında dökülür mü?

Hayır. Süt dişleri normal şartlarda 6-8 yaş arası değişmeye başlar. Çok nadiren 5 yaşında da başlayabilir.

Biberon çürüğü neden oluşur?

Biberon çürüğü öndeki dişlerin üzerinde görülen alt ve üst çenede de tespit edilen yaygın, çok sayıda dişin etkilendiği bir çürük türüdür. Dişlerin şeker içeren bir içeceğe uzun süre maruz kalmasına bağlı olarak oluşur. Biberon çürüğü denmesini sebebi de budur. Çocuğunuzu şeker içeren içeceklerden uzak tutmanız ve biberon kullanımını kısıtlamanız doğru olacaktır.

Emziğin temiz olması, şeker, bal vb.  gıdalara batırılmamış olması gerekmektedir.

Anne sütünün diş sağlığına faydaları

2015 yılının haziran ayında Pediatrics dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, 6 ay anne sütü emen bebeklerde %72 oranında daha az diş bozukluğu olduğu tespit edilmiştir.

  • Anne sütü, biberon çürüğü riskini de azaltıyor.
  • Bebeğinizin dişleri çıkarken emzirmeyi kesmenize gerek yoktur.
  • Bebeğin ağız ve diş sağlığı için annenin de diş sağlığının iyi olması gereklidir. Çürüğün bulaşıcı olduğunu unutmayalım.

Yalancı emzik ve parmak emme ne zaman bıraktırılmalıdır?

İlk 2 yıl yalancı emzik bebeğinizin uyku düzeni için faydalıdır. Emme refleksi dolayısıyla bebekler emziğe ihtiyaç duyar.

Ancak parmak emme ve yalancı emzik gibi alışkanlıklar 3 yaşını geçen bir çocukta halen devam ediyorsa artık diş sistemine zarar vermeye başlar. Dişlerde kalıcı bozukluklara sebep olur.

Şiddetli ortodontik problemlerin oluşmasını sağlar. Üst çenede darlık, öndeki dişlerinde açıklıklar meydana gelir.

Bu sebeple yalancı emzik ya da parmak emme gibi alışkanlıkların en geç 4 yaşından önce terk edilmesi gerekmektedir.

Источник: https://www.dentram.com/sut-disleri/

Dr. Dt. Ezel Yıldız ELMAS
Ağız ve Diş Sağlığı
Memorial Ataşehir Hastanesi

Ataşehir Memorial Tıp Merkezi Ağız, Diş ve Çene Hastalıkları Bölümü’nden Dr. Ezel Yıldız Elmas, “Çocuklarda süt dişi bakımının önemi” hakkında bilgi verdi ve anne babalara tavsiyelerde bulundu.

Çocuklarda ağız bakım alışkanlığını geliştirmek yetişkinlere oranla daha kolay ve etkili olabilmektedir. Çocuklar ağız diş sağlığına yeterince dikkat edemeseler de, çocuğun el becerisi, merakı ve anne babanın tutumu diş fırçalama alışkanlığının doğru yerleşmesini belirler. Süt dişleri normal dişlere oranla daha çok organik madde içerirler, bu nedenle daha kolay ve hızlı çürürler.

Çocuklar, diş çürüğünün erken döneminde görülebilen soğuk sıcak hassasiyeti ve hafif ağrı gibi sinyalleri zamanında yorumlayamaz ve ağrı ancak dayanılamayacak düzeye geldiğinde fark ve şikayet ederler.

Bu durumda çürük artık ilerlemiş olup, çocuk diş hekimini ilk ziyaretini şiddetli ağrı ve endişe ile gerçekleştirmiş olur ki bu durum gerek diş hekimleri gerekse anne babalar için oldukça zor bir sürecin başlangıcı olur.

Çocuğunuzun dişçi korkusunu yenmesini sağlayın

Toplumumuzda yaygın şekilde diş hekimi korkusu görülmektedir. Anne babaların en önemli görevlerinden biri; çocuklarını yetiştirirken onların ağız diş sağlığını korumak ve ileriki yaşamlarında diş hekimine güven duyarak gidebilmeleri için onlara destek olmaktır. Bunun için onları en doğru şekilde diş klinikleri ve diş doktorları ile tanıştırmaları çok önemlidir.

Çocuğunuza şeker yedikten sonra en azından ağzını çalkalama alışkanlığını kazandırın

Özellikle anaokulu ve ilkokul çağlarındaki çocuklar artık evde anne baba ve bakıcı denetiminden çıkmakta ve kalabalık içinde alışkanlık geliştiren erken dönem bireyler olmaktadır. Bu da çocukların yuvada ya da ilkokul kantininde şekerli gıda tüketebileceği anlamına gelir.

Çocukların bu dönemde aşırı miktarlarda olmadığı sürece şekerli gıda tüketmelerinde sakınca yoktur. Ancak gıda tüketimi sonrası davranışları önem taşır. Örneğin; çocuk her şekerli gıda alınımdan sonra dişlerini fırçalayamasa da mutlaka su içmesi ya da su ile ağzını çalkalamasının gerektiğini bilmelidir.

Kolayca uygulayabileceği bu durum, ağız ortamının asit oranını düşürecek ve çürük gelişimini engelleyecektir.

Çürük oluşumu engellenebilir mi?

Çürük gelişimi kompleks bir mekanizmadır. Çürük yapıcı bakteri; şeker, zaman ve dişin yapısı gibi bir çok farklı etkenin bir araya gelmesi ile oluşur. Bu etkenlerden birinin yetersizliği veya yokluğu çürük oluşumunu engeller.

Diş çürüğü= Bakteri × karbohidrat (şeker) × konak faktörü (dişin yapısı) × zaman

Diş hekimliğindeki, koruyucu işlemler tam olarak bu bilgi ışığında ilerlemekte ve bu denklemdeki dört temel etkene müdahale etme alanı aramaktadır. Bakteri ve şekeri ağızdan uzaklaştırmanın ve çürük denklemini bozmanın en kolay yolu diş fırçalamaktır. Bu şekilde çürüğün gelişiminde ihtiyaç duyulan zaman faktörü de elenmiş olur.

Çocuklarda diş fırçalama bebeklikte başlamalı

Bebeklerde 6-8 aylıkken, (yani ilk dişler ağızda göründüğünde) dişleri temizleme işlemi başlamalıdır.

Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek, temizlemek yerinde olur.

Diş fırçası kullanımına ise çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 – 3 yaşında ) başlanması uygundur. Okul öncesi çocuklarda diş fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur.

Bu yaşlarda önemli olan, çocuğa tıpkı el yıkama alışkanlığı gibi diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu nedenle fırçalamadan sonra anne ve babanın kontrolü iyi olur.

Çocuğunuzu en geç 2. 5 yaşında diş hekimi ile tanıştırın

Çocuklar için diş fırçası ve macunu seçerken diş hekiminize danışmanızda yarar vardır.

Ağzında hiç sorunu olmayan 2,5 -3 yaşlarında bir bebek diş hekimi ile bu şekilde ilk randevusunu sadece dişlerini göstererek yani gülümseyerek atlatmış olur.

Çürük gelişim denklemini bozarak, çürük oluşumunu engellemenin bir yolu da konak faktörü olarak da adlandırdığımız diş yapısını güçlendirmektir.

Önlem alınmadığı sürece çürüğün önüne geçmek mümkün değil

Çürüğü tamamen engelleyebilecek bir aşı ya da ilaç henüz geliştirilememiştir. Ancak çürük sayısını, dişleri koruyarak ve güçlendirerek azaltmaya yönelik bazı dolgu malzemeleri günümüzde kullanılmaktadır. Bunlardan en yaygın kullanımı olan “fissür örtücü” denilen malzemedir.

Diş çürükleri genellikle azı ve küçük azı dişlerinin, çiğneyici yüzlerinde bulunan “fissür” adı verilen oluklarda başlar. Fissür örtücüler, bu olukların üzerini kapatarak, o bölgeye mikrop, yemek artıklarının sızmasını engelleyip çürük başlamasını önlemiş olur.

Fissür örtücüler aynı zamanda içerdikleri “florid” iyonu ile dişlerin yapılarının kuvvetlendirilmesine de katkı da bulunur.

Bu işlem, tüm süt azılarına, 6 yaşından itibaren çıkan kalıcı azı ve küçük azı dişlerine, aynı zaman da yetişkinlerde yüksek çürük risk grubunda yer alan kişilere de uygulanabilir.

Çürük ile mücadelede Fluorid Uygulamaları işe yarıyor

Çürüğü engellemenin başka bir yolu da dişlerin çürüğe karşı direncini artırmaktır. Dişlere yüzeysel (topikal) florid uygulanması ile bu direnç kazandırılır.

Fluorid dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir elementtir. Fluorid diş macunlarının içinde bulunduğu gibi bazı besin maddelerinde de bulunur.

Fakat çocuklar çoğu zaman dişlerini fırçalamayı ihmal ederler ve dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar. İşte böyle durumlar için profesyonel “topikal florid” uygulamaları yapılmaktadır.

Profesyonel topikal fluorid uygulaması sadece diş hekimleri tarafından kullanılabilen bir yöntemidir. Topikal fluorid uygulaması yalnız dişleri çürümeye meyilli çocuklarda değil tüm çocuklarda güvenle uygulanır.

Bu sayede yeterli miktarda fluorid dişler üzerine depolanır ve dişlerin yapısı güçlendirilerek çürüğe karşı dirençli olur. Topikal fluorid uygulaması her 6 ayda bir yapılırsa ancak etkili olabilir. Bunun için çocuklarınızı her 6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine getiriniz…

Süt dişlerindeki çürükler mutlaka tedavi edilmeli

Tedavi edilmeyen süt dişi çürükleri, ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve güzel olmayan görüntüye yol açar. Bu dönemde tedavi edilmeyen çürük dişler çekilmek zorunda kalır ve ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk, çekilmedikleri zaman da genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir.

Süt dişleri geçici bir dönem ağızda bulundukları için anne ve babalar tarafından genellikle nasıl olsa bu dişler değişecek denerek pek önemsenmez. Ancak unutulmamalıdır ki süt dişlerindeki çürükler, yalnız çocuğun yaşam boyu unutamayacağı tatsız ağrı tecrübeleri edinmesine sebep olmaz, aynı zamanda sırada bekleyen kalıcı diş germlerine de (tohumlarına) zarar verir.

Çocuklarda genellikle ilk daimi diş 6 yaşında süren birinci büyük azı dişidir. 6 yaş çocukların henüz ağız hijyenini çok iyi sağlayamadıkları bir yaştır, buna rağmen çocukların ağzında ömür boyu kullanacakları ilk daimi dişleri ağızdadır.

Bu yüzden 6 yaş dişleri öncelikli olarak korunmalıdır… Karışık dişlenme dönemi 6 yaşla birlikte başlar ve aynı zamanda çocukların karışık beslenme dönemlerine de denk gelir.

İleride ergenlik dönemlerine kadar ki buda 12-13 yaşlarına denk gelir ve aynı zamanda karışık dişlenme sona erer; anne, baba çocuğun ağzındaki değişiklikleri takip etmeli, mutlaka yılda 1 kere diş hekimine götürmeli ve her yeni gelen kalıcı azı dişine fissür örtücü uygulatmalıdır.

12-13 yaşlarında kalıcı azıları ağzında çürüksüz ve hatta koruma altında olan bir çocuğun ergenlik dönemini atlatana kadar yeni çürükler oluşmadan büyümesi koruyucu diş hekimliğinin ana hedeflerindendir.

Böyleye çocuk yetişkin olmaya başladığında ağzında hiç çürük olmayacak ve ağız hijyen alışkanlığı yerleşmiş, bundan sonraki diş hekimi ziyaretleri muayene ve kontrol amaçlı yani gülümsemek için olacaktır.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/sut-dislerinin-yerine-nasilsa-yenisi-gelecek-demeyin-erken-yasta-tedavi-sart/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.