Çikolata Kistleri, Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisi

Çikolata Kisti : Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Çikolata Kistleri, Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisi

Her 10 kadından birinde görülen çikolata kisti, hastaların günlük yaşamlarını olumsuz etkiler. Hastalığın seyrine göre çeşitli tedavi yöntemleri uygulanır ve tekrarlama ihtimali olsa da kısa sürede günlük yaşama geri dönülür.

Çikolata kisti, tıp dilinde endometriozis denilen bir kadın hastalığıdır. Önemli sağlık problemlerine yol açan bir hastalık türüdür. Belirtileri pek çok hastalıkla aynı olduğu için çoğu zaman ilk anda teşhisi konulması oldukça güçtür.

Gebeliğin gerçekleştiği alan olan rahimdeki iç zar dokusunun dışarı çıkması ile yumurtalık ve yumurtalık kanalları gibi başka organlarda gelişmesi sonucu çikolata kisti ile karşılaşılır. Bebek sahibi olamayan kadınların ortalama %30-50’sinde görülür.

Tedavi sonrası tekrarlama olasılığı yüksek olan hastalık, üreme çağında olan her yaştaki kadında görülebilme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla ortalama 18-45 yaş arası kadınlarda görülüyor denilebilir.

1. Genetik faktörler

Çikolata kistlerinin genel oluşum nedeni genetik faktör ile açıklanır. Kişinin annesinde veya kız kardeşinde çikolata kistleri varsa, hastalığa yakalanma açısından daha riskli bir grupta yer alır. Bu sebeple hastalığın kökenine inilmek istendiğinde, kişinin aile bireylerinde daha önce bu ve buna benzer durumlar yaşanıp yaşanmadığı öğrenilmelidir.

2. Çevresel faktörler ve kötü alışkanlıklar

Çevresel herhangi bir faktörün veya sigara, alkol gibi kötü alışkanlıkların çikolata kisti üzerinde etkisi olup olmadığı konusunda bilimsel araştırmalar hala sürmekte. Yapılan birkaç araştırmada, “dioksine” adında çevresel bir atığa maruz kalan kişilerde çikolata kistinin görüldüğü gözlemlenmiştir.

Kronik yorgunluk sendromu adı verilen sürekli yorgunluk hissi, konsantre olamama ve yoğun stres altında olma çikolata kisti belirtileri arasındadır. Halk arasında bahar yorgunluğu olarak adlandırılan yorgunluk hali ciddiye alınmalıdır. Bu sebeple ufak bir belirtiyi bile gözardı etmeyip ilgili doktorlar tarafından muayene edilmenizde fayda var.

Egzersizlerin ruh halini olumlu etkileyen ve ağrı azaltmada yardımcı endorfin hormonunu salgıladığı kanıtlanmıştır. Bu sebeple kronik yorgunluk sendromunuz olsa bile haftada en az dört kez yüzme, yürüyüş, yoga, dans ve bisiklete binmek gibi aktivitelerde bulunmanız ruh halinizi olumlu etkilerken, ağrılarınızı da unutmanızı sağlar.

2. Bel, sırt, karın ve kasık ağrısı

Basit bir yorgunluktan dolayı oluştuğunu düşündüğünüz bel, sırt ağrılarınız veya üşütme kaynaklı olarak tanımladığınız karın ve kasık ağrılarınızın sebebi aslında çikolata kistleri olabilir.

Bu tür durumları yaşadığınız zamanlarda herhangi bir ağrı kesici kullanmamalı öncelikle doktorunuza danışmalısınız.

Kullandığınız bir ilaç oluşmuş ya da oluşmakta olan kistinizi olumsuz yönde etkileyebilir.

3. İshal veya kabızlık

Endometriozis adı verilen çikolata kistleri, rahim içi dokunun, rahim dışında başka bir organa yapışması ile gelişim gösterir. Bu doku bağırsaklara yapışabilir ve gelişimini orada devam ettirebilir.

Bu durumdan kaynaklı hastalığa sahip kadınlar tuvalet ihtiyaçlarını gidermekte zorlanır ve çok ağrıları olur.

Uzmanlar bazı hastaların tuvalete çıkma korkusu ile acı çekmemek için yemek bile yemediğini ifade ediyor.

4. Kısırlık

Çikolata kisti birçok hastanın hamile kalma olanağını elinden alır. Rahim içinden dışına çıkan doku yapışkan bir özelliğe sahiptir ve yumurtalık kanallarına yapışır veya tıkanıklık yapmış ise spermin yumurta ile buluşması engellenir. Böylece hasta hamile kalamaz.

Kısırlık İle Alakalı Daha Detaylı Bilgiler İçin: Kısırlık Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

5. Ağrılı cinsel ilişki

Kadınlar cinsel ilişkiye girip ağrıları olduğunda bunu bir hastalığa bağlamaz, ilişkinin getirdiği bir tür acı olarak düşünebilirler. Oysaki ilişki sırasında ağrının olması bir hastalığın, özellikle de çikolata kistinin habercisi olabilir. Bu durumda bir kadın doğum uzmanına görünmekte fayda var.

6. Şiddetli adet sancısı

Şiddetli adet sancıları çikolata kisti belirtilerinde çok ayırt edici bir unsur olmayabilir. Her kadının adet döneminde çektiği sancılar gibi sanılıp durumun üstüne düşülmez.

Ancak görüldüğü gibi ciddi bir rahatsızlığın habercisidir. Ağrı olsun ya da olmasın regl olan bir genç kızın da, menopoza girmiş bir kadının da her zaman belirli aralıklarla muayene olması gerekir.

Sizin için sıradan olan bir ağrı aslında başka bir hastalığın belirtisi olabilir.

7. Karında gaz ve şişkinlik

30 yaş üstü veya orta yaş grubu kadınların çoğunun karnı şişer. Durum sıradan bir gaz gibi görülmemeli, ilgili doktorlara gidilmelidir. Bu durum sık sık oluyorsa ve yediğiniz bir şeyden kaynaklanmadığını düşünüyorsanız çikolata kistine sahip olma olasılığınız bulunuyor.

8. Depresyon

Hasta, pek çok aktivitesini yerine getirememeye başlar ve hayattan ze alamaz. Spor yapamaz, eşi ile birlikte olamaz ve sürekli yorgun olur. Hem psikolojik destek alması hem de bir sağlık kontrolünden geçmesi kişinin hastalığının ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Çikolata Kisti Evreleri

Kistin boyutu, yerleştiği yer, derinliği, yapışık olduğu bölge ele alınarak 4 evrede incelenir. Bu özellikler hastanın yapısı ile de bağlantılı olup, kişiden kişiye etkileri değişebilir. Ancak her zaman 4. evre, en ağır olan evredir.

Evre 1: Minimal endometriosis olarak adlandırılan bu evre henüz başlangıç aşaması olduğu için fazla belirti göstermez. Bu sebeple tanı konması zorlaşır.

Evre 2: Hafif endometriosis olarak adlandırılan bu evrede, evre 1’e göre biraz daha ilerleme söz konusudur.

Cinsel ilişki sırasında ve regl döneminde ağrılar şiddetli ise cerrahi işlem yapılmaz fakat hastanın ve doktorun tercihine göre bölgede laparoskopi ile yakma işlemi gerçekleştirilir.

Evre 3: Orta endometriosis olarak adlandırılan bu evre kistlerin 3-4 cm boyutlarına ulaştığı ve rahatça görülüp tanının konulduğu evredir.
Evre 4: Şiddetli endometriosis olarak adlandırılan bu evre kistin son evresidir. Vajinal ultrason ile rahatlıkla görülürken, cerrahi işlem de gerektirebilir.

Çikolata Kisti Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi edilebilir ama tekrarlama ihtimali yüksek olan bu hastalıkta, tedavi ne kadar erken başlarsa hasta da o kadar çabuk iyileşir. Tedavi sırasında bölgede o an bulunan lezyonlar temizlenir. Hastanın yaşına, kistin dokusuna ve yapısına göre de değişebilen durumlara göre tedavi yöntemi belirlenir.

İlaç tedavisinden cerrahi müdahaleye kadar birçok tedavi yöntemi bulunur. Genetik faktörlerle birlikte başka herhangi bir sebebinin olup olmadığı hala tartışma konusudur.

 Muayene sonucu ufak bir belirtinin görülmesiyle birlikte hasta takibe alınır ve belirli zaman aralıkları ile kontrole gelmesiyle devam eden bir tedavi süreci başlar.

1. İlaç tedavisi

Evre 2’de ilaç tedavisine başlanabilir. İlaç tedavisi daha çok hastanın ağrı ve kramplarını kesme konusunda uygulanır. İlaçların kistler üzerinde hiçbir etkisi yoktur.

İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda diğer tedaviler uygulanmaya başlanır. Cerrahi işlem ya da başka tedaviler sonrasında da kistlerin tekrarlamaması için çeşitli ilaç tedavileri izlenebilir.

Bunlardan en çok uygulananı doğum kontrol haplarıdır.

2. Hormon tedavisi

Hormon tedavisi, çikolata kistinin etkilerinin azalmasına ya da tamamen yok olmasına yardımcı olur.

Aylık regl döngülerinde hormon artışı ya da azalması sonucu rahim içinden dışarı çıkan dokuda kalınlaşma veya kanama olabilir. Hormon tedavisi ile bu süreç yavaşlar ya da yeni bir kist oluşumu engellenir.

Etkiler azalır ya da yok olur ancak kistler tamamen geçmez. Hormon tedavisi kesildiği zaman görülen etkiler tekrar nüks edebilir.

3. Cerrahi tedaviler

Genellikle evre 3 ve evre 4’de olan hastalara uygulanır. Kistin durumu, ağrıların şiddeti, hastanın yaşı ve çocuk sahibi olmak isteyip istememesi göz önünde bulundurularak cerrahi işlemler yapılır. Açık ameliyat yerine daha çok laparoskopi tercih edilir. En etkili tedavi yöntemidir ancak bir daha oluşmaması için kesin bir çözüm sağlamaz.

Çikolata kisti ameliyatında kist 4 cm’den küçükse herhangi bir operasyona gerek duyulmaz ve hasta ilaç tedavisi görerek kistin büyümesi kontrol edilir. Kist büyümeye devam ederse çikolata kisti ameliyatına ihtiyaç duyulur.

Çikolata kisti ameliyatı laparoskopi (kapalı ameliyat) ve laparotomi (açık ameliyat) olmak üzere iki şekilde yapılır.

  • Laparoskopi: Küçük bir kesi ile yumurtalıklara zarar verilmeden kistler çıkarılır. Bu işlem sayesinde hasta kısa sürede günlük aktivitelerini gerçekleştirmeye başlar. Ameliyat sırasında da kullanılan yöntemler vardır. Bunlardan en sağlıklı olanı kistektomidir. Bu yöntem dışında uygulanan yöntemler hastalığın 6 – 12 ay arasında yeniden nüks etmesine sebep olur.
  • Laparotomi: Kesinin boyutu büyür. Hastanın günlük aktivitelerine dönmesi uzun bir zaman alır. Yaranın enfeksiyon kapmaması için belli aralıklarla pansuman yapılması gerekir. Yumurtalıklara zarar verilmeden yapılan ameliyat hastanın ilerleyen yaşlarında yaşamını etkilemez.

4. Rahmin ve yumurtalıkların alınması

Hastanın tekrar çocuk sahibi olma gibi bir isteği yoksa tek kesin çözüm rahmin ve yumurtalıkların alınmasıdır. Böylelikle çikolata kistleri de dahil olmak üzere pek çok rahim ve yumurtalık rahatsızlıkları bir daha oluşmayacaktır.

Fakat hastanın yaşı gençse ve çocuk sahibi olmak istiyorsa bu ameliyat önerilmez, ancak ameliyat olmaması durumunda da hastalığın tekrarlama ihtimali yüksektir.

Ameliyat sonrası dinlenme ve çeşitli ilaç takviyeleri ile kısa sürede eski yaşama kavuşulur.

Tüp Bebek Tedavisi

Laparoskopi yöntemi ile çikolata kistlerinin alınması sonucu, hasta genellikle bir yıl içinde hamile kalır. Fakat hamile kalamadığı zaman tüp bebek tedavisine başvurulabilir. Bunun için de birkaç tavsiye vermek gerekirse;

  • Ameliyattan sonra 1 yıl içinde gebelik olmamış ise, kişi tüp bebek tedavisine yönlendirilir.
  • Hasta kadının yaşı 38 üzerinde ise tüp bebek tercih edilmelidir.
  • Hasta, 3 yıldan fazla bir süredir gebe kalamıyorsa tüp bebek düşünülmelidir.
  • Çikolata kistine sahip kadının eşinde de sperm problemi varsa tüp bebek tercih edilmelidir.
  • Laparoskopi sırasında hastanın her iki yumurtalık tüpünün etrafında yaygın, kalın yapışık doku varlığı söz konusu ise tüp bebek yöntemine başvurulmalıdır. Laparoskopi yöntemi ile bu yapışıklıklar açılsa bile sonrasında tekrar oluşma ihtimali fazladır.

Çikolata Kistinde Beslenme Nasıl Olur?

Kistin giderilmesine, ilerlemesini yavaşlatmaya ve oluşmasını engellemeye katkıda bulunan besinler vardır. Beslenme alışkanlığında yapılan bir değişiklik bile bu kistlerden koruyabilir. Yapılan araştırmalar karbonhidratlardan, her türlü tatlıdan, kırmızı et ve işlem görmüş et ürünlerinden, östrojen seviyesini artırdığı için kafeinden uzak durulması gerektiğini ortaya koyuyor.

Bunun yanı sıra yemeniz gereken besinlere gelecek olursak; bol miktarda, organik meyve ve sebze tüketmelisiniz. Vücudunuzun yeteri kadar su aldığından emin olun.

Omega 3 açısından zengin somon, alabalık, uskumru gibi balıkların yanında fındık ve fıstık gibi kuruyemişler tüketirseniz iltihaplanmayı azaltmaya katkıda bulunabilirsiniz.

Fitoöstrojen içeren frambuaz ve havuç gibi gıdalar hormonlarınızı dengelemek konusunda fayda sağlar.

Çikolata Kisti Patlaması

Çikolata kistinin patlaması sık görülen bir durum değildir. Kist patlaması bir egzersiz sırasında yapılan ters bi hareket, karna yapılan bir baskı ya da bir cinsel ilişki esnasında oluşan küçük bir baskı nedeniyle olabilir.

Hastalar bu olayı bıçak saplanması olarak ifade eder. Kistin içindeki sıvı karın boşluğuna doğru akmaya başlar ve bulantı, kusma, ateş ve şiddetli karın ağrısı gibi şikayetlere sebep olur.

Böyle ani bir durum ile karşılaşan hastanın hemen hastaneye gitmesi gerekir.

Hastalık geçmişinizi doktora izah etmeli, kullandığınız ilaçlarınız varsa onları belirtmelisiniz.

Yapılan tetkikler sonrası uygulanacak olan ultrason işlemi ile sıvıların olduğu yer hemen tespit edilir ve kısa süre hastanede gözlem altında tutularak hastanın tedavisi yapılır.

Kist patlama işleminden sonra çoğunlukla ilaç tedavisi uygulanır ve bu ilaç sayesinde hasta vaktinden önce regl olur. Regl sırasında patlayan kistin sıvıları da dışarıya atılır. Bu sayede patlayan kist organlarınıza zarar vermeden, vücudunuzdan uzaklaşır.

Çikolata Kisti Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Regl dönemi vücudutta iltihap oluşumuna olanak sağlar. Özellikle makat bölgesine yerleşmiş ve kalın bağırsak çıkışına yakın bir yerde bulunan çikolata kistleri iltihabı bulunduğu bölgeyi etkiler.

Bu sebeple hasta dışkılama sırasında ve boşaltım sisteminde çeşitli sorunlarla, acı verecek kadar yanma ve kanama gibi durumlarla karşılaşır.

Çikolata kistinin yapısında bulunan yapışkan doku çeşitli organlara yapışmasına sebep olduğu gibi deri altı dokularını de etkiler ve onların da birbirine yapışmasına sebep olur. Bu yüzden de deri altında morluklar oluşturur.

Kistlerin, cinsel yaşamda da olumsuz etkileri vardır. İlişki sırasında şiddetli ağrılar yaşanmasına sebep olur. Ayrıca dokunun tüpleri tıkaması üzerine çocuk sahibi olmayı da engellemesi gibi durumlarla sık sık karşılaşılır. Kistler tedavi edilmediğinde sonuç her zaman çok kötü olmaz. Nadir olarak kansere sebep olan bir kist türüdür. Psikolojik durum ile doğrudan ilgilidir.

Источник: https://sebboy.com/cikolata-kisti/

Çikolata Kistleri ve Polikistik Over Sendromu

Çikolata Kistleri, Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisi

Yumurtalık kisti nedir? Kaç çeşit yumurtalık kisti vardır? Yumurtalık kistlerinin üremeye nasıl bir etkisi vardır? Kısırlığa yol açarlar mı? Yumurtalık kistleri tüp bebek tedavisine engel midir? Yumurtalık kistlerinde kapalı ameliyatlar nasıl yapılır? Tüp bebek tedavisindeki son gelişmeler nelerdir?

İstanbul Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın -Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Aret Kamar, çikolata kistleri, polikistik over sendromu ve kısırlık hakkında merak edilenleri Sağlığım İçin Herşey’de anlattı.

ÇİKOLATA KİSTLERİ ULTRASONDA DAHA KOLAY ANLAŞILIYOR

. Yumurtalık kisti nedir? Kaç çeşit yumurtalık kisti vardır?
‘‘Öncelikle, ultrasonla bakılarak bir kistin gerçekten kist olup olmadığını anlamak çok kolay değildir. Ancak çikolata kistlerinde kolaydır. Çünkü çikolata kistlerinin diğer habis oluşumlu kistlere göre, belirgin bir yapıları vardır.

Cidarları daha kalındır; içinde perdelenmeler, bölmeler, kesmeler, girintiler, çıkıntılar olur. İçlerindeki sıvı içeriği normal su şeffaflığında değil daha yoğundur. Bir kısım kistler ise normal yumurtalarla çok karışır ve en büyük kısmı da budur.

Ultrasonla bakıldığında yumurtalıkta böyle basit özellikli, ince cidarlı, içinde perdelenmeler, bölünmeler, girintiler, çıkıntılar olmayan, içi normal sıvı ekosunda olan kist görüldüğünde onun mutlaka bir ay sonra kontrolü yapılmalıdır. Eğer normal yumurtlamayla ilgili bir yumurta kalıntısı ya da bir yumurta kisti ise bir sonraki ay geçecektir.

Ama eğer gelecek ay ve sonrasında da varsa o zaman onun kist olduğundan bahsedebiliriz. Kist görüldüğünde ilk önce sağlığı tehdit eden bir şey olup olmadığına bakılır. Yumurtalıkta bulunsa da kadının sağlığına hiçbir zarar vermeyecek ya da doğurganlığını etkilemeyecek bir şey midir, bunu ayırmak isteriz.

Özellikle doğurgan yaşta ve çocuk isteği olan kadınlarda rahim filmi çekilir ve o kistin boyutuna, tüplerde herhangi bir tıkanıklık yapıp yapmadığına bakılır. Buna göre kistin ameliyat edilip edilmeyeceğine ya da takibine karar verilir.

Kadın bu kistle baş edebilir mi, yoksa gebe kalmadan evvel bu kisti mutlaka almak mı lazım, bunlara karar verilir. Eskiden hekimler başka ultrason yapanlar başkaydı. Şimdi jinekologların hepsinde bir ultrason var. Onun için iyi olan, jinekoloğun vajinal yoldan, bekar ise karın yolundan ultrasonu kendisinin yapıp yorumlamasıdır.

Çünkü radyoloğun yorumu jinekoloğun yorumundan farklıdır. Jinekolog her zaman gördüğü için olaya daha vakıftır ve bir bakışta dermoid kisti mi, çikolata kisti mi, polikistik over mi, yoksa yumurta kalıntısı mı, yumurtlamadan sonra oluşan bir kist mi, bunların ayrımını çok daha kolay yapar.’’

KISIRLIĞA YOL AÇMIYORLAR

. Yumurtalık kistlerinin üremeye nasıl bir etkisi vardır? Kısırlığa yol açarlar mı?
‘‘Yumurta kistleri zaten yumurtlamanın neticesinde oluşan kistler olduğu için kısırlığa yol açmazlar.

Bazen yumurtlama sırasında yumurtanın içerisine yumurta çatlarken o kadar çok kanama olur ki o yumurtanın atıldığı kesecik büyür kocaman olur. Ağrı yapabilir; hatta bazen o yumurtlama zamanında çok ciddi kanamalar olabilir. Nadir de olsa hastanede gözetim altında tutulmayı gerektirecek kadar kanamalar da olabilir.

Ama bunların yumurtlamalarla ilgili olanların çoğu tedavi edildiğinde geçer. Normalde kadın bize, adet kanamasının 3. ya da 4. gün gelir. Ultrasonla bakılıp yumurtalıkların tedaviye uygun olup olmadığına karar verilir.

Bazen bu ay büyüyen yumurtalar, çatlama olmadığı için zayıf olan özellikle iyi çalışmayan yumurtalıklarda adet zamanı geldiğinde hala sebat ederler. Tam tedaviye başlanacakken yumurtalıkta bir tane kocaman yumurtanın durduğu görülür. Bizim için onun kütlesinin hiçbir zararı yoktur.

Bir kist ultrasonla bakıldığında beş santim bile görülse de eğer onun yumurta kalıntısı olduğuna inanılıyorsa hiçbir zararı yoktur. Eğer hormon salgılamayan bir kist ise tedaviye başlamamızı engellemez. Ama bazıları hormon salgılar; geçen aydan kalmasına rağmen hala aktivitesini yitirmemiş olur.

Bunu anlamak için, adetli bir hasta geldiğinde estradiol ve progesteron hormonlarına bakılır. Eğer hormon salgılayan bir kist ise, o zaman yumurtalık, verdiğimiz ilaçlara olan cevabını değiştirebilir. O yüzden bazen bir ay tedavi ertelenebilir. Genelde hiçbir şey yapılmaz. Nadiren doğum kontrol hapı verilip kisti eritme yoluna da gidilebilir.’’

HANGİ DURUMLARDA TÜP BEBEK TEDAVİSİNE ENGELDİR?

. Yumurtalık kistleri tüp bebek tedavisine engel midir?
‘‘Özellikle çikolata kistleri, tüp bebek tedavisinin başarısını engelleyebilir.

Normalde çikolata kistlerini, 6 santimin üstünde oldukları ya da çok ağrı yaptıkları (özellikle adet ağrısı ya da ilişki sırasında yaparlar) ya da tüpleri tıkayıp hidrosalpenks (tüpü tıkalı ve içi su dolu) dediğimiz duruma yol açtıkları zaman almak zorunda kalırız.

Bazen çikolata kistleri çok ufakken bile tüpü tıkayabilir. Tüpü tıkadığı zaman rahimin bebek tutabilme şansını etkileyebilir. Dolayısıyla çikolata kisti görülen hastalarda rahim filmi mutlaka çekilir.

Rahim filmi çekilen hastalarda, rahim filminden sonra kadın herhangi bir cerrahi girişim geçirmediyse 5 sene o rahim filmi geçerli kabul edilir. Ama çikolata kisti ilerler. 6 ay sonra film çekildiğinde tüpün bozulmuş olduğu görülebilir. Çünkü o kist büyüdükçe, yapışıklıklar yaptıkça tüpü de içine alır.

Dolayısıyla çikolata kisti olan hastalarda çok dikkat etmek gerekir.  Filmi biraz daha sık çektirmek gerekir. Çünkü bugün açık olan bir tüp birkaç ay sonra kapalı hale gelebilir. Genelde 3-5 santim gibi ufak olan çikolata kistlerine, eğer rahim filminde tüplerle ilgili herhangi bir sıkıntı da yoksa müdahale edilmez.

O şekilde tüp bebek yapmayı daha çok tercih ederiz. Çünkü çikolata kistleri kadın adet gördükçe büyür ve şiddetlenir ama kadın gebe kalıp adet görmediği zaman kistler ortadan kaybolabilir. Dolayısıyla çikolata kistinde bazen, tüplerde bir problem olmadığı takdirde, ameliyat yerine gebe bırakma yönünde bir tedavi uygulayabiliyoruz.’’

Op. Dr. Aret Kamar

YUMURTALIK KİSTLERİ KAPALI AMELİYATLA NASIL ALINIYOR?

. Yumurtalık kistlerinde kapalı ameliyatlar nasıl yapılır? İşe ya da günlük yaşama ne zaman dönülebilir?
‘‘Bugün sezaryen hariç hemen hemen bütün ameliyatları kapalı olarak gerçekleştirebiliyoruz.

Kanser, kistler, rahim ameliyatları, rahim almak, rahimden miyomları temizlemek dahil hepsi laparoskopi ile yapılabiliyor. Laparoskopinin avantajı, karın kesilmediği için hastanın genellikle geldiği gün taburcu edilmesidir. En fazla bir gece yatar. Karın kesilmediği için ameliyat sonrasında ağrısı çok daha az olur.

Çok daha çabuk normal hayatına döner. Laparoskopide bir optik, karın içine deliklerden girilerek koyulur ve kamera sistemiyle monitörden ne yaptığımızı izleyebiliriz. Normal ameliyatlarda cerrah, en azından bir yarım metre uzaktan ameliyatı yapabilir.

Ama laparoskopide optik sayesinde olay yerinin dibine kadar görülebilir; çok ufacık bir ayrıntı bile kaçırılmaz. Hatta yeni sistemlerde, üç boyutlu dahi görebildiğiniz, dikiş atabildiğiniz, parça varsa parçaları küçücük deliklerden dışarıya çıkartabileceğiniz düzenekler vardır.

Çikolata kistlerinde de aynı bir soğanın içindeki zar gibi kist önce mutlaka biraz yapışık olur. Yapışıklıklar temizlenip kistin içi açılır; o hastalığı yapan kistin içindeki zardır. O zar oradan soğanın içindeki zarı alıyormuş gibi soyulur. Sonra yumurtalık kapatılır ve ameliyattan çıkılır.’’

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE ÜREME SAĞLIĞI

. Polikistik over sendromu üreme sağlığını nasıl etkiler? Tüp bebeğin başarısına engel midir?
‘‘Polikistik over sendromu, hastaların kistle karıştırdığı bir durumdur. İçerisinde kistik kelimesi geçiyor diye kadınlar korkuyorlar. Polikistik overin tek problemi, içinde bol bol yumurta olması ama çoğunun düzensiz adet görmesidir.

Düzensiz adet gördükleri için de kendi kendilerine kolay kolay hamile kalamazlar. Ama bir şeyin bolluğu her zaman daha iyidir. Dolayısıyla polikistik overli bir kadın diğer bütün çocuğu olmayanlara göre çok daha hızlı çok daha çabuk çok daha az tedavi görerek hamile kalabilir. Çünkü adı üstünde polikistik demek çok çok yumurta var demek. Sadece onlar düzgün yumurtlamıyorlar.

Birazcık tedavi olmaları gerekiyor o kadar.’’

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELER

. Tüp bebek tedavisindeki son gelişmeler nelerdir?
‘‘Tüp bebek tedavisi dönem içerisinde çok gelişti. İlk tüp bebek yaptığımız zamanlarda yumurtaları bol bol toplar; bol bol da embriyo içeriye koyar; tutsun da ne olursa olsun gebe kalınca bakarız, diye düşünürdük.

Hatta üçüzlerimiz, dördüzlerimiz, yedizlerimiz olurdu. Şimdi neredeyse artık ikiz olması bile tedavi başarısızlığı kabul ediliyor. Çünkü ikizlerin erken doğma ihtimali var. Genelde bir bebek koyalım, bir bebek ile yüksek gebelik şansına erişelim mantığı ile hareket ediliyor. Bir embriyo ile gebelik elde edebilmek tüp bebekteki başarıdır.

Laboratuvar teknolojisinin ve dondurma teknolojinin ilerlemesi önemli gelişmelerdir. Eskiden embriyoları dörder dörder dondurup çözdürdüğümüzde bir – iki tanesi sağlam çıkardı; şimdi bir tane donduruyoruz, bir tane çözdürüyoruz sağlam çıkıyor.

Bunlar hekimin hastaya daha kolay çocuk verebilmesini, hastayla daha rahat uğraşabilmesini sağlıyor. Özellikle dondurma teknolojisi başarıyı çok çok fazla arttırıyor. Tabii ki her bebek koyduğumuzda bir gebelik şansı olacaktır.

Çünkü gebeliğin oluşması bizim bebeği koyana kadar olan problemlerden değil, bebeği koyduktan sonra bebeğin içeride ne kadar daha devam edebileceğine bağlıdır. Bunu da önceden bilmek mümkün değildir.

Ama eğer bir kadının yumurtası çıkıyorsa, kocasının da spermi varsa ve rahim de doğurmaya elverişli ise kadının yaşı çok ileri olmadığı sürece gebelik şansı vardır. 43’lü yaşlardan sonra kadınların gebelik şansları ciddi şekilde azalır. Gebe kalmayı herkes bir denemede istiyor. Gebe kalınmadığı zaman uğraşıldığında, başvuran çiftlerin büyük çoğunluğunun ilk üç deneme içerisinde çocukları oluyor.’’

Источник: https://www.sagligimicinhersey.com/2019/02/tup-bebek-kisirlik/cikolata-kistleri-ve-polikistik-over-sendromu-2/

Çikolata Kisti (Endometriosis ) Tedavisi

Çikolata Kistleri, Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavisi

Endometriozis, rahim iç duvarını oluşturan hücrelerin genellikle alt karın ve pelviste veya  vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkmasıdır. Endometriozis genellikle yumurtalıklara, fallop tüplerine ve pelviste yer alan organlara yayılır..

Nadiren endometriyal doku pelvik organların dışında yer alır.Endometriozisli kadınlarda genellikle karın ağrısı, adet sancısı veya cinsel ilişki esnasında ağrı vardır ve gebe kalmakta güçlük çekebilirler.

Öte yandan, endometriozisli bazı kadınlarda hiçbir belirti olmayabilir.

Endometrioziste rahim iç duvarı yerine diğer organlarda  yer alan endometriyal doku, normalde olduğu gibi davranmaya devam eder, yani her bir adet döngüsü ile kalınlaşır, dökülür ve kanar.

Endometriozis yumurtalıklar üzerinde yer alıyorsa endometrioma adı verilen çikolata kistleri oluşabilir.

Pelvik dokularda, fallop tüpleri üzerinde omentumda ve barsaklar üzerinde yer alıyorsa yapışıklıklar gelişir, anormal fibröz doku bantları gelişerek organların birbirine yapışmasına neden olur.

Endometriosis sık rastlanılan kadın rahatsızlıklarından biridir. İnfertil (kısır) kadınların %15′ inde, kronik kasık ağrısı nedeniyle ameliyat edilen kadınların ise %20 sinde rastlanmaktadır.

Çok çeşitli faktörler bu rahatsızlığa yol açabilir, ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki, kronik karın ve kasık ağrısı ve kısırlığa sebep olabilmektedir.

Ancak başlangıç döneminde %60’ı belirti vermeyebilir.

Endometriozis Belirtileri Nelerdir?

En sık görülen semptom genellikle adet dönemiyle ilişkili pelvik ağrıdır. Her ne kadar birçok kadın regl dönemi boyunca kramp yaşarsa da, endometriozisi olan kadınlar tipik olarak normalden daha ağır olan menstrüel ağrıları tanımlarlar.

Ağrılı regl sancısı (dismenore): Pelvik ağrı ve kramplar adet döneminizden önce başlayabilir ve regl boyunca birkaç gün sürebilir. Ayrıca sırt ve karın ağrısı da vardır.

İlişki esnasında ağrı (disparoni): Cinsel ilişki sırasında veya sonrasında ağrı endometriozisde sık görülür.

Ağrılı bağırsak hareketleri veya idrar yaparken ağrı: Bu belirtileri adet döneminiz boyunca yaşayabilirsiniz.

Aşırı adet kanaması: Menoraji (aşırı adet kanaması,adet kanamasının miktar olarak fazla olması ve kanamanın uzun sürmesidir) veya Menometroraji (Tamamen düzensiz aralıklarla, fazla miktarda ve uzun süren anormal kanama)yaşayabilirsiniz.

Kısırlık: İnfertilite tedavisi gören kadınların %15’inde endometriozis tanısı konmuştur.

Diğer belirtiler: Özellikle adet dönemlerinde yorgunluk, ishal, kabızlık, şişkinlik veya mide bulantısı yaşayabilirsiniz.

Ağrınızın şiddeti endometriosis derecesinin göstergesi değildir. Hafif endometriozisi olan bazı kadınlarda şiddetli ağrı görülürken, ilerlemiş endometriozisi olanların bazılarında çok az  veya hiç ağrı çekmeyebilirler.

Endometriozis bazen pelvik inflamatuar hastalık (PID) veya yumurtalık kistleri gibi pelvik ağrıya neden olabilen diğer durumlar ile karıştırılır. İshal, kabızlık ve abdominal kramp oluşmasına neden olan bir rahatsızlık olan irritabl bağırsak sendromu (IBS) ile karıştırılabilir. IBS, tanıyı zorlaştırabilecek endometriozise eşlik edebilir.

Endometriozis Neye Benzer?

Endometriozisin görünümü çok çeşitlidir, 3 grupta toplanabilir:

1-İmplantlar: Yaygın olarak rahim ve yan bağlarında, rahim ön-arka ve pelvis yan duvarlarında ve karın içinde gözle görülebilen koyu, siyah renkli odakların yanısıra, beyaz-opak veya sarı-kahverengi lekeler halinde bulunmaktadır. Derin endometriosis tanısında yüzey dokudan daha derinde ele gelen sert nodüller ile karar verilir

2- Endometrioma ( Çikolata Kisti) : Yumurtalıklarda görülen kistik endometriozise denir. Kist içindeki koyu kanlı sıvıdan dolayı adına çikolata kisti denmiştir.Genellikle çift taraflıdır ve büyüklüğü 10 cm çapa kadar ulaşabilir, karın içine patlayabilir ve yaygın akut batın şeklinde acil durumlara yol açabilir..

3- Adezyonlar( yapışıklıklar): Endometriozisin ilerlemesi sonucu oluşur. yaygınlık ve şiddetine göre derecelendirilir. Hastalığın ileri evrelerinde rastlanılan yapışıklıklar, yumurtaların ve tüplerin yapılarının bozulması, yumurta dokusunun endometriomalarla olan harabiyeti nedeniyle oluşan kısırlık gözardı edilmemesi gereken ve tedavi gerektiren bir gerçektir.

Endometriozis ve Çikolata Kisti (endometrioma) Nasıl Oluşur?

* Retrograd adet kanaması: Endometriyal hücreler içeren adet kanının, fallop tüplerinden geriye doğru akarak pelvik boşluğa yani karın içine doğru boşalmasıdır. Bu yer değiştirmiş endometriyal hücreler pelvik duvarlara ve pelvik organların yüzeylerine yapışır, burada büyür ve her bir adet döngüsü boyunca kalınlaşmaya ve kanamaya devam eder.

* Peritoneal hücrelerin transformasyonu: Uzmanlar, “indüksiyon teorisi” olarak bilinen, hormonların veya bağışıklık faktörlerinin, peritonal hücrelerin (karnınızın iç tarafını oluşturan hücrelerin) endometriyal hücrelere dönüşmesini teşvik ettiğini öne sürmektedir.

* Embriyonik hücre transformasyonu: Östrojen gibi hormonlar, embriyonik hücreleri (gelişimin ilk aşamalarındaki hücreleri) ergenlik döneminde endometriyal hücre implantlarına dönüştürebilir.

* Cerrahi skar implantasyonu: Sezaryen gibi bir ameliyattan sonra, endometrial hücreler abdominal insizyona yapışabilir.

* Endometrial hücrelerin taşınması. Kan damarları veya lenfatik system, endometrial hücreleri vücudun diğer bölgelerine taşıyabilir.

* Bağışıklık sistemi bozukluğu. Bağışıklık sistemi ile ilgili bir problem, vücudun rahim dışında büyüyen endometriyal dokuları fark edemediği ve tahrip edemediği olasılığıdır.

* Genetik nedenler

Endometriozis ve Endometrioma (Çikolata Kisti) Tanısı Nasıl Konulur?

Tanı için jinekolojik muayene, ultrasonografi ve kanda CA-125 seviyeleri yardımcı olabilir, ancak kesin tanı için laparaskopi gerekebilir. Laparoskopi göbek deliğinden bir kamera ile karın iç organlarını gözlemek için gerçekleştiren ve şüpheli bir anormalliğin  doktor tarafından teşhis edilmesine yarayan bir operasyondur.

Endometriozis Evreleri

Amerikan Üreme Tıbbı Derneği, endometriyal implantların yeri, miktarı, derinliği ve büyüklüğüne göre endometrizisi dört aşamada sınıflandırır. İmplantların yayılımı, pelvik yapıların tutulumu, pelvik yapışıklıkların genişliğive fallop tüplerinin tıkanması evreyi belirleyen kriterleri oluşturur.

Evre1: Minimal endometrioziste, yumurtalıklarda küçük endometriyal implantlar vardır. Pelvis boşluğunda inflamasyon da olabilir.

Evre 2: Hafif endometrioziste yumurtalıklarda ve pelvik periton üzerinde hafif lezyonlar ve küçük implantlar vardır.

Evre 3: Orta endometrioziste yumurtalık ve pelvik periton üzerinde derin implantlar ve çok sayıda lezyon vardır.

Evre4: Şiddetli Endometrioziste pelvik periton ve yumurtalıklarda derin implantlar bulunur. Fallop tüplerinde ve bağırsaklarda da lezyonlar olabilir.

Endometriozis ve Çikolata Kisti (endometrioma) Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi yöntemleri 4 grupta incelenir:

1: Gözlem Tedavisi: Hafif endometriosisi olan, doğurganlığa kesin bir engel oluşturmayan kadınlarda uygulanabilir. İbuprofen gibi steroidal olmayan antiinflamatuar ilaçlar endometriozis ile ilişkili ağrıya yardımcı olabilir.

2: Medikal Tedavi: Hastanın klinik durumu, verilen ilaçların yarar ve yan etkileri gözetilerek çeşitli hormon tedavileri uygulanmaktadır.

Oral kontraseptif dediğimiz doğum kontrol hapları, Danazol, Progesteron, Gestrinon, GnRH analogları tedavide kullanılabilen başlıca ajanlardır.

Gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) agonistleri kadınları “geçici” menopoz benzeri bir duruma sokar.

3: Cerrahi Tedavi: Hastanın klinik durumu ve jinekolojik bulgularına göre minör ve major cerrahi yöntemler uygulanmaktadır.Cerrahi hem endometriozis tanısı tanısı hem de tedavisinde kullanılabilir.

Endometriomayı (çikolata kisti) çıkartmak  veya uterus dışında yerleşen endometriozis odaklarını yakmak için kullanılır. Ayrıca  skar ve adezyon denen organlarda yapışıklığa sebep olan dokulardan kurtulmak için uygulanabilir, böylece yumurtalıklar ve fallop tüpleri pelviste normal yerlerine geri dönebilir.

Cerrahinin endometriozis ile ilişkili ağrı semptomlarını iyileştirdiği ve kadınların gebe kalmasına yardımcı olduğu gösterilmiştir.

4: Kombine Tedavi (Cerrahi+Medikal): Cerrahi tedavi öncesi veya sonrası medikal tedavi uygulanır. Cerrahi tedavi öncesi uygulanan medikal tedavideki amaç cerrahi girişimi kolaylaştırmak, ameliyat sonrası yapışıklıkları azaltmak, kısırlık tedavisindeki zaman kaybını önlemektir.

Amaç kısırlık tedavisi ise genel olarak cerrahi sonrası ilk 1 yıl fertilite şansı çok yüksektir, bu nedenle cerrahi öncesi medikal tedavi uygulanımı yararlanımı arttırmaktadır.

Jin.Op.Dr.Yeşim Yerçok(Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı)‘tan Randevu almak için  iletişim bilgileri aşağıdadır:

Adres: Fenerbahçe Mah. Fener kalamış Cad. Billur Apt. No:5 Da: 9 Kızıltoprak/İstanbul

Randevu Tel: 0216-3851715

Mail: info@dryesimyercok.com

Источник: https://www.dryesimyercok.com/endometriosis-cikolata-kistleri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.