Cildinizdeki Kaşıntılar Diyabet Habercisi Olabilir

Cilt kaşıntısı neden olur? Hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

Cildinizdeki Kaşıntılar Diyabet Habercisi Olabilir
Cilt kaşıntısı neden olur? Hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

Çoğu zaman insanı çileden çıkarıcı bir hal alan kaşıntının şiddeti bir süre sonra ise söner ve haliyle unuturuz, taa ki bir yenisine kadar.

Ancak, bazı kaşıntılar var ki onlar sivrisinek ya da böcek ısırmasının aksine kişinin günlük hayatını oldukça zorlaştırabiliyor.

Üstelik kişi cilt kaşıntılarına önemli hastalıkların yol açabildiğini bilmiyorsa çok da önemsemeyip üzerinde durmuyor.

Acıbadem Fulya Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Sedat Akdeniz, kaşıntının altında deri hastalıklarından diyabete, karaciğer hastalıklarından psikiyatrik hastalıklara dek önemli nedenler yatabildiğini belirtti.

Kaşıntının en şiddetli olduğu zaman dilimi, yeri ve eşlik eden bulgular kaşıntının nedeni ile ilgili önemli ipuçları verebilir. Kaşıntıyla başvuran hastayı ayrıntılı değerlendirmek gerekir. Kaşıntının ne zaman başladığı oldukça önemlidir. Çevresel faktörlerdeki değişim, kullanılan ilaçlar, gıdalar, deterjanlar ve alerjenlerle ilişkili olup olmadığı araştırılmalıdır.

Cilt kaşıntısı hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

Prof. Dr. Sedat Akdeniz cilt kaşıntılarının 9 nedenini anlattı, ipuçlarına yönelik bilgiler verdi.

Deri hastalıkları

Çocukluk döneminde başlayan ve yıllarca devam edebilen atopik egzama kaşıntılı, tekrarlayan bir deri hastalığı. Bu nedenle küçükken ‘geçti’ diye bakılan atopik egzama, yetişkinlik ve yaşlılık döneminde de sık sık kişinin karşısına çıkabiliyor.

Deriye temas eden alerjenler, deterjanlar, mantar hastalıkları ve uyuz kaşıntıya neden olabilirken, derinin kuruması da kaşıntı gelişiminde önemli bir neden.

Kuru hava ve aşırı banyo yapma alışkanlığı deride kurumaya neden olabilen faktörler arasında yer alıyor.

Karaciğer hastalıkları

Karaciğer hastalıkları, safra kesesi tıkanıklığı, siroz, hepatit ve pankreas hastalıkları kaşıntıya neden olabiliyor. Kronik karaciğer hastalıklarında inatçı kaşıntı yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Karaciğer hastalıklarına bağlı gelişen kaşıntıda sırt, en sık kaşınan bölge.

Kaşıntınınşiddeti gündüz, geceye göre daha fazla olurken, kış aylarında artıyor. Kaşıntı giderici ilaçlar etkili olamıyor. Kolestatik karaciğer hastalığında ise kaşıntı akşam saatlerinde en üst seviyeye ulaşıyor.

El içi ve ayak tabanında kaşıntı temel bulgu olup, bazen tüm vücutta yaygın görülebiliyor.

Diyabet

Diyabet hastalarının önemli bir kısmı kaşıntıdan muzdarip. Çünkü diyabet deriyi kuruturken kaşıntıya neden oluyor. Bazı olgularda kaşıntı diyabet tanısı konulmadan önce başlayabiliyor. Kan şeker düzeylerinin normal sınırlara gelmesi ile kaşıntı azalıyor ya da kayboluyor. Tekrarlayan ve tedaviye dirençli mantar enfeksiyonlarında mutlaka diyabetin araştırılması gerekiyor.

Tiroit hastalıkları

Prof. Dr. Sedat Akdeniz “Tiroit antikorları kaşıntının önemli bir nedeni olduğu için, tiroit hastalığı da kaşıntıya neden olmaktadır. İster hipertiroidi ister hipotiroidi olsun tiroit hastalıklarının tedavi edilmesi ile olguların çoğunda belirgin iyileşme sağlanır” diyor.

Böbrek hastalıkları

Kronik böbrek hastalığı ve diyaliz olgularının yüzde 90’ında kaşıntı gelişiyor. Diyaliz hastalarında en önemli neden; deri kuruluğu ile birlikte kalsiyum, magnezyum ve fosfor dengesinin bozulması. Kan üre düzeyindeki artış kaşıntının önemli nedenlerinden birini oluşturuyor.

Sinir sitemi hastalıkları

Sinir lifleri ve beyin hücrelerinde meydana gelen hasar deride kızarıklık olmadan kaşıntıya neden oluyor. Kaşıntı birden fazla sinirsel hasara neden olan hastalıklarla ilişkili olabiliyor. Bazen MS (Multiple Skleroz) ve beyin tümörü de kaşıntı oluşturabiliyor. Felç veya inme denilen beyin kanamalarından sonra nörojenik kaşıntı gelişebiliyor.

Psikiyatrik nedenler

Kaşıntı birden fazla psikiyatrik hastalıkla birlikte görülüyor. Kronik kaşıntılı hastaların yüzde 70’inde demans (bunama), şizofreni, kişisel bozukluklar, primer depresif hastalık ve davranış bozuklukları gibi en az bir hastalık ile birliktelik gözleniyor. Ancak kaşıntının bu hastalıkların nedeni ya da sonucu olup olmadığı tartışılıyor.

Kanser

Bazı kan hastalıklarının ilk bulgularından biri kaşıntı olabilirken, deri lenfomasının en önemli bulgularından birini oluşturuyor. Kanser hastalıkları ile ilişkili kaşıntı tedaviye dirençli oluyor veya yeterli yanıt vermiyor. Erişkin dönemde başlayan egzamalar löseminin başlangıç bulguları olabiliyor.

İlaçlara bağlı gelişen kaşıntı

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Sedat Akdeniz “Kullanılan bazı ilaçlar karaciğer, böbrek fonksiyonlarını bozarak dolaylı olarak kaşıntıya neden olurlar. Hipertansiyon tedavisinde, kalp ritim bozukluğu tedavisinde kullanılan bazı ilaçların yanı sıra, bazı antibiyotikler, pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar ve bazı antidepresanlar da kaşıntıya neden olabilmektedir.” diyor.

Cilt kaşıntısı konusunda 8 ipucu:

  • Gece artan kaşıntı; deri ve parazit enfeksiyonları, yatak ve örtülerin tahriş edici etkisine bağlı gelişebilir.
  • Kaşıntıya; çok su içme ve çok idrara çıkma eşlik ediyorsa diyabetin habercisi olabilir.
  • Kasıkta başlayan ve kızarıklığın eşlik ettiği kaşıntılarda mantar hastalığı düşünülmeli.
  • Anal bölgede daha yoğun hissedilen kaşıntıda parazit ve hemoroit araştırılmalı.
  • Kaşıntıya anksiyete, çarpıntı veya saçlarda seyrelme eşlik ediyorsa hipertiroidi bulgusu olabilir.
  • Kaşıntıya eşlik eden halsizlik ve yorgunluk hipotiroidi bulgusu olabilir.
  • Kaşıntı ile birlikte deride ve gözlerde sararma, karın ağrısı ve şişkinlik, idrar renginde koyulaşma karaciğer hastalığına bağlı olabilir.
  • Kilo kaybı, deri renginin koyulaşmasına eşlik eden kaşıntılarda kanser araştırılmalı.

Kaşıntı neden oluşur? Kaşıntılara karşı ne yapmalı?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/cilt-kasintisi-hastalik-belirtisi/

Cilt kaşıntıları iç hastalıklarının habercisi olabilir

Cildinizdeki Kaşıntılar Diyabet Habercisi Olabilir

Deri vücudumuzu kaplayan ve vücudumuzda herhangi bir rahatsızlık olduğunda hatta üzülüp sinirlendiğimizde bile ilk tepkiyi veren bölgedir. Rahatsız edici cilt kaşıntıları, bitmek bilmeyen kızarıklıklar, pul pul bir cilt, kabartılar ve hatta iltihaplı yaralar…

Cilt kaşıntıları birçok nedene bağlı olarak çıkabilir

Tıp dilindeki adıyla pruritus, hemen hemen herkesin başına gelse de ortaya çıkma nedenleri farklılık gösterir. Genellikle tatlı ve hafif bir kaşınma ile başlasa da kaşıntının nedenine bağlı olarak şiddeti artar ve kızarıklıkları beraberinde getirir. Deri kaşıntılarının birçok sebebi olduğu gibi birçok türü de mevcuttur.

Örneğin; egzama gibi deri hastalıkları, sıklıkla gıda ve benzeri alerjik reaksiyonlar, genellikle vajina ve anüste mantar enfeksiyonu, şeker hastalığı ya da hormonal değişimler kaşıntının başlıca arasında yer almaktadır.

Bunun dışında birçok böbrek hastalıkları veya kansızlık gibi sağlık sorunları da deri kaşıntılarının sebebi olabilir.

Deri kaşıntılarının belirtileri;

  • Kızarıklık,
  • Kuru ve çatlayan bir cilt görünümü,
  • Ciltte nokta ve kabarcıklar,
  • Pul pul deri dokusu,

Stresin kaşıntıya yol açabildiğini biliyor muydunuz?

Stres, seri problemlerinde en sık karşılaşın sorunların başında gelen kaşıntıların ana sebepleri arasında yer alıyor.

Üstelik bu kaşıntılar stresle birleştiğinde geçici ve kalıcı cilt lekelerine sebep olabiliyor. En sık karşılaşın türü ise egzamadır.

Burada dikkat edilmesi gereken ana unsur, tedavinin aksatılmaması, dermatoloğun verdiği krem ve antihistaminik hapların düzenli olarak alınmasıdır.

Deri kaşıntılarında alerjenlere dikkat!

Alerjik reaksiyonların sebep olduğu kaşıntılar, cildin temas ettiği bazı maddelere verdiği tepkinin sonucudur.

Bu bazen nitel takı ve plastik eldivenler olabileceği gibi, bazense sabun, parfüm, bitkiler veya kozmetik ürünler olabilir.

Alerjenlere karşı harekete geçen bağışıklık sistemi nedeniyle kaşıntıya yanma hissi de dahil olabilir. Tedavi için önce kaşıntıya sebep olan alerjenler tespit edilmelidir.

Kuru bir cildin en büyük problemi; kaşıntı

Kuru ciltlerin en iyi bildiği durum kuruluk sebebiyle ortaya çıkan kaşıntı hissidir. Cilt o kadar kurudur ki, kaşınırken deri pul pul bir görüntüye sahip olabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken kaşıntıya döküntü gibi anormalliklerin eşlik etmemesidir. Çünkü döküntü, iltihaplı yara gibi durumlar söz konusuysa sadece cilt kuruluğunun sebep olduğunu söylemek çok zordur.

Kuru ciltlerin karşılaştığı kaşıntı problemi dış problemlerden daha çok etkilenir. Havada nem oranının düşük olması, uzun süre klimaya maruz kalmak, merkezi ısıtma, klorlu su ya da çok fazla banyo yapmak gibi nedenlerden dolayı cilt kurumuş ve kaşıntı yapıyor olabilir. Bu durumda sık sık iyi bir nemlendirici kullanmayı ihmal etmemek önemlidir.

Cilt hastalıkları, kaşıntının sebebi olabilir

Egzama başta olmak üzere kepek, mantar, uyuz, sedef hastalığı, bit, kurdeşen, suçiçeği gibi pek çok cilt problemi ciltte kaşıntıya yol açabilir.

Eğer cilt hastalıkları sebebiyle oluşan kaşıntılarınız varsa, kaşınan yerlerin kırmızı, döküntülü ve kabartı olduğunu görebilirsiniz.  Bu normal bir durum değildir.

Bu sebeple bir dermatolog ile görüşüp kaşıntıya yol açan cilt hastalıkları tedavi ettirilmelidir.

Her ne kadar cilt kaşıntıları normal ve masum bir durum gibi görünse de bazı durumlarda iç hastalıklarına işaret ediyor olabilir.

Karaciğer hastalığı, çölyak hastalığı, böbrek yetmezliği, demir eksikliği anemisi, tiroit sorunlarıyla lösemi ve lenfoma gibi kanser türleri bu hastalıkların başında geliyor.

Bu tip durumlarda kaşıntı belli bir bölgeyi değil tüm vücudu etkileyebilir. Hastalığın teşhisi için gerekli testlerin yapılması gerekir.

Deri kaşıntılarından kurtulmak mümkün!

Konunun uzmanı bir dermatoloğa gittiğinizde fiziki muayene sonrası tedavi için bir yol haritası çıkaracaktır. Eğer doktorunuz cilt kaşıntısını akciğer hastalığı veya kansızlık gibi farklı nedenlere bağlarsa bazı testler yaptırabilir.

Muayene ve testler sonrasında hastalığın sebebi ve tedavi şekli belirlenir.

Tedavide kullanılan yöntemler; ilaçlar (oral antihistaminler ve deri iltihaplanmasından kaynaklanan kaşıntı için kortikosteroid kremler), ışık tedavileri, altta yatan hastalığın ortadan kaldırılmasıdır.

Dr. Hatice Deniz Yardımcı
Avrasya Hastanesi’nden Dermatoloji Uzmanı

Источник: https://www.kidsgourmet.com.tr/cilt-kasintilari-ic-hastaliklarinin-habercisi-olabilir/

Diyabet kaşıntıya neden olur mu?

Cildinizdeki Kaşıntılar Diyabet Habercisi Olabilir

Diyabetli insanlar, rahatsızlığı olmayanlardan daha yüksek oranda kaşıntıya neden olurlar. Nihayetinde kaşıntı, rahatsızlığa ve ağrılığa neden olabilecek aşırı çizilmeye yol açabilir.

Diyabetli yaklaşık 2,700 kişi ve diyabetsiz 499 kişi üzerinde yapılan bir araştırma, kaşmanın yaygın bir diyabet semptomu olduğunu ortaya koymuştur. Şeker hastası olanların tahmini yüzde 11,3’ü, deride kaşıntıya ve diyabetsiz kişilerin yüzde 2,9’una neden olmuştur.

Şeker hastalığı olan bir kişi kaşıntılı deriyi göz ardı etmemelidir. Kuru, tahriş edici veya kaşıntılı cildin enfekte olma olasılığı daha yüksektir ve diyabetli bir kişi, diyabet olmayan birisinin yanı sıra enfeksiyonlarla da mücadele edemeyebilir.

Diyabetle ilişkili cilt kaşıntısını azaltmaya yardımcı olabilecek çeşitli tedaviler vardır, böylece bir kişi daha rahat olabilir ve diğer cilt komplikasyonlarından kaçınabilir.

Diyabet kaşıntı nedenleri

Diyabetli bir kişinin, başkalarından daha sık kaşıntı yaşayabilmesinin birçok nedeni vardır. Bazen kaşıntı, cildin dış katmanlarında bulunan hasarlı sinir liflerinden kaynaklanabilir.

Sıklıkla diyabetle ilişkili kaşıntı nedeni diyabetik polinöropati veya periferik nöropati. Bu durum, yüksek kan şekeri seviyeleri sinir liflerine, özellikle de ayak ve ellere zarar verdiğinde ortaya çıkar.

Sinir hasarı meydana gelmeden önce, vücut yüksek düzeyde sitokinler yaşayabilir. Bunlar, bir kişinin cildinin kaşınmasına neden olabilen iltihaplı maddelerdir.

Bazen, kalıcı kaşıntı diyabetli birinin sinir hasarı riski altında olduğunu gösterebilir, bu nedenle kaşıntı asla göz ardı edilmemelidir.

Ayrıca, diyabetli insanlar böbrek veya karaciğer yetmezliği içeren ilişkili bozukluklar yaşayabilir. Bu durumlar kaşıntıya da neden olabilir.

Diyabetli bir kişi, aldıkları yeni bir ilaca bağlı cilt kaşıntısı yaşayabilir. Bu durumda, doktorları ile alerjik reaksiyon yaşadıklarını doğrulayana kadar ilaçlarını durdurmamalıdırlar. Doktorun ayrıca yedek bir ilaç yazması gerekecek.

Kaşınmanın başka bir nedeni de altta yatan bir cilt hastalığı olabilir. Bunların örnekleri arasında şunlar bulunur:

  • atlet ayağı
  • egzama
  • hidradenitis suppurativa
  • sedef hastalığı
  • güneş yanığı

Bazen kuru, kaşıntılı deri, bir kişinin cildi tahriş eden cilt ürünlerini kullandığını gösterebilir. Parfümler, boyalar ve güçlü sabunlar cildin kurumasını sağlayabilir ve kaşınmaya neden olabilir.

Bir kişi özellikle kışın kuru veya hassas bir cilde sahip olabilir.

belirtiler

Diyabet kaşıntısı ile ilişkili semptomlar değişir ve nedene bağlıdır.

Örneğin, bir kişinin periferal nöropatisi varsa, bacakların alt kısımlarında kaşıntı yaşarlar. Bu periferik nöropatinin en çok etkilediği alan.

Periferik nöropati, ortaya çıktığı bölgelerde, genellikle ayaklarda veya ellerde ve aynı zamanda kaşınlığında da duyum kaybına neden olabilir. Bu belirtilere bir karıncalanma hissi eşlik edebilir.

Kaşıntı, bir kişiyi kıyafetlerinde rahatsız hissettirebilir, geceleri uyandırabilir ve sürekli çizilmeye ihtiyaç duyuyormuş gibi hissettirebilir. Çoğu zaman, diyabet kaşıntı tedavileri bir kişinin yaşam kalitesini artırabilir.

Kaşıntıya ve diğer semptomlara neden olabilen diğer diyabetle ilişkili cilt rahatsızlıkları şunlardır:

  • Epidemik ksanomatotosis: Bu durum sarı renge sahip sivilce benzeri çarpmalara neden olur. Sık sık dokunmaya meyilli ve kaşıntılı olabilirler. Bir kişi yüksek kolesterolü varsa bu çarpmalar ortaya çıkar.
  • Necrobiosis lipodica: Bu durum cildin hem kaşıntılı hem de ağrılı olmasına neden olur. Aynı zamanda, yamalar halinde oluşan ve şişebilen şişmiş, sivilce benzeri şişliklere neden olur.
  • Cilt enfeksiyonları: Bazen cilt altta yatan bir enfeksiyondan kaşınmaya neden olabilir. Kaşıntı gibi cilt de kızarmış görünebilir, sıcak hissedebilir veya şişebilir. Küçük kabarcıklar da görünebilir ve bir sıvı deşarjı üretebilir.

Diyabet kaşıntı rahatlatmak için nasıl

Diyabetli bir kişi sağlıklı cildi korumak ve kaşıntıyı önlemek için birkaç adım atabilir. Bunlar şunları içerir:

  • Diyabeti dikkatli bir şekilde yönetmek ve kan şekeri seviyelerinin çok yükselmesini önlemek.
  • Çok sıcak banyo yapmaktan kaçının. Sıcak su, cildin doğal nemini kesebilir.
  • Bir banyodan kuruduktan hemen sonra cilt losyonu uygulamak, diyabetli bir kişi ayak parmakları arasında losyon uygulamamasına rağmen, bu, nem ile birlikte, zararlı mantarları çekebilir.
  • Sert parfümler veya boyalarla nemlendiriciler kullanmaktan kaçının. İdeal olarak, bir losyon “nazik” veya “hipoalerjenik” olarak etiketlenmelidir. Bazı üreticiler vücut için diyabet spesifik losyonlar oluştururlar.

Yaşam tarzı değişiklikleri cilt semptomlarını azaltmaya da yardımcı olabilir. Bunlar arasında sağlıklı bir diyet yemek ve gün boyunca kan şekeri düzeylerini yönetmek yer alıyor.

Ne zaman doktora görünmek

Bir kişi, yaklaşık iki hafta sonra cilt bakımı ile evdeki tedavileri kontrol edemiyorsa doktorunu görmelidir. Herkes zaman zaman kaşıntılı bir cilde sahip olsa da, diyabetli insanlar için kaşıntılı deri zayıf diyabet kontrolüne ve potansiyel sinir hasarına işaret edebilir.

Bir doktor, diyabet veya altta yatan bir deri durumunun sebebi olup olmadığını belirlemek için kuru veya düzensiz cilt bölgelerini değerlendirebilir.

Tedavileri reçete edebilir veya birinin diyabet yönetim rutinindeki değişiklikleri önerebilirler. İdeal olarak, bu değişiklikler kaşıntı ve tahrişten rahatsız olmadıklarını garanti edebilir.

Источник: https://trmedbook.com/diyabet-kasintiya-neden-olur-mu/

DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Cildinizdeki Kaşıntılar Diyabet Habercisi Olabilir

Diyabet, kandaki şeker seviyesinin, uzun bir süreç boyunca yüksek miktarlarda olmasına bağlı olarak gelişen, metabolik hastalıklar grubuna ait bir hastalıktır. Diyabet, tedavisi mümkün olan bir hastalık olmakla beraber, tedavi edilmediği takdirde vücutta birçok komplikasyonun meydana gelmesine yol açmaktadır.

Bundan dolayı diyabet ihmal edilip, tedavi edilmediği takdirde, kardiovasküler hastalıklar, felç, kronik böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına ve ayakta yara oluşumu ile gözlerde hasar oluşmasına sebep olmaktadır. Diyabet, koma durumu gibi akut komplikasyonların oluşumuna da neden olmaktadır.

Pankreas ile bağlantısı olan diyabet, vücut hücrelerinin uygun şekilde insülin üretememesi ve pankreasın yeteri kadar insülin üretimi yapamamasına bağlı olarak gelişmektedir. Diyabet, 3 farklı türde gözlenebilmektedir. Diyabet 1, diyabet 2 ve Gestasyonel diyabet olmak üzere 3 tipi olan diyabet, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır.

Tip 1 diyabet hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi sonucu oluşmaktadır.

Diyabet 1 hastalığına, insüline bağımlı şekerli diyabet (IDDM) adı da verilmektedir. Diyabet 1 hastalarının düzenli olarak insülin enjektörlerini kullanmaları gerekmektedir.

Dünya üzerindeki diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 10’unu diyabet 1 tipe sahip diyabet hastaları oluşturmaktadır.

Tip 2 diyabet, insülin direnci ile başlamaktadır. Hücrelerin, insülin üretimini başaramamasına bağlı olarak gelişen diyabet 2, insülin eksikliğinin gelişmesine neden olabilmektedir.

Diyabet 2 hastalığının diğer adı ise, insülin yokluğuna bağımlı diyabet (NIDDM) olarak bilinmektedir. Diyabet 2’nin oluşmasının nedeni ise, aşırı kilolu olmak ve yeterli miktarda egzersiz yapmamaktır.

Dünya üzerindeki diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 90’ını oluşturan diyabet 2’nin nedeni sağlıksız beslenme, aşırı kilolu olmak ve yetersiz egzersiz yapmaktadır.

Gestasyonel diyabet, kadınlarda hamilelik döneminde ortaya çıkan bir diyabet türüdür. Bu durumda, bazı kadınların kanlarında çok yüksek seviyede glikoz birikimi olmaktadır ve vücutlarındaki hücrelerde, yeterli miktarda insülin ile glikoz geçişi sağlanamamaktadır.

Gestasyonel diyabetin, hamilelik sürecinde tanısı yapılabilmektedir. Fakat, hamile bayanlar, düzenli olarak yapılan egzersiz ve sağlıklı beslenme yardımı, diyabetlerini kontrol altında tutabilirler.

Diyabetin bu türü, doğum esnasında bebekte bazı komplikasyonların oluşmasına sebep olabilmekte ve bebeğin normalden daha kilolu doğmasına neden olabilmektedir.

Yaş ilerledikçe, özellikle diyabet 2 riski artmaktadır. Ayrıca, hareketsiz bir hayat tarzı da diyabet riskini artıran faktörlerden biridir. Orta Doğu, Afrika ve Güney Asya kökenli insanlarda, özellikle diyabet 2 riski daha fazladır. Ayrıca, testosteron seviyesi düşük olan erkelerin, diyabet 2 için, yüksek riskli grupta yer aldıkları saptanmıştır.

Diyabet tedavisi, ilaç, iğne, yaşam tarzında değişiklik yapılması, diyet ve ameliyat ile yapılabilmektedir.

Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

Diyabetin en belirgin olan klasik belirtileri arasında, kilo kaybı, poliüri (aşırı olarak tuvalete çıkma), susuzluk hissi, ağızda kuruma, sürekli açlık hissi gibi belirtiler bulunmaktadır. Diyabet belirtileri, çok kısa bir zaman içinde hızlıca gelişebilmektedir. Özellikle diyabet 1’de hızlı gelişen belirtiler, diyabet 2’de çok daha yavaş şekilde kendini gösterebilmektedir.

Diğer yandan, diyabetin bunlardan başka, birtakım belirtileri daha bulunmaktadır. Bunlar, bulanık görme, baş ağrısı, bitkinlik, yaraların geç iyileşmesi, diş etlerinde enfeksiyon, el ile ayaklarda uyuşma, erkeklerde cinsel işlev bozukluğu  ve ciltte kaşıntı şeklinde kendini gösteren belirtilerdir.

1.Sık İdrara Çıkma

Vücutta çok fazla miktarda glikoz birikmesi sonucu, vücut bir o kadar idrar üretmektedir. Bundan dolayı, çok sık tuvalete çıkma ihtiyacı, diyabet belirtilerinden biri olabilmektedir.

Eğer, vücutta insulin etkisiz bir halde ya da hiç yok ise, böbrekler kanın içine glikozu yeniden filtreleyemez hale gelirler. Bu durumda böbrekler, glikozu seyreltmek için, vücuttaki kanı kullanır.

Bunun sonucunda ise, idrar torbası dolmaya başlamaktadır ve böylece kişi, sürekli idrara çıkma ihtiyacı içinde olmaktadır.

2.Aşırı Susuzluk Hissi

Diyabetin belirtilerinden biri olan sık tuvalete çıkmanın bir sonucu olarak, vücut susuz kalmakta ve bu da aşırı derecede susuzluk hissinin yaşanmasına sebep olmaktadır. Çok fazla miktarda sıvı kaybeden vücut, susuzluğa ve ağızda kuruluğa yol açmaktadır.

3.Yoğun Açlık Hissi

Kanda bulunan insülin faktörünün uygun şekilde çalışamaması ya da kanda insülin yokluğu, hücrelerin ihtiyacı olan enerjinin üretilememesine sebep olmaktadır. Bundan dolayı, vücut enerji üretebilmek için yemek yemeye ihtiyaç duyar. Bu durumun sonucu olarak da, çok yoğun şekilde açlık hissi yaşanır. Çok sık acıkmak ve sürekli aç hissetmek, diyabetin belirgin belirtilerinden biridir.

4.Kilo Alma

Diyabetin belirtilerinden biri olan sürekli açlık hissinin sonucunda kişi çok fazla yemek yiyebilmektedir. Bu durum devam ettiği müddetçe, kiloda artış gözlenecektir.

5.Olağandışı Kilo Kaybı

Diyabet belirtilerinden biri olan anormal şekilde kilo kaybı yaşanması, genellikle Diyabet Tip 1 türündeki diyabet hastalığına sahip kişilerde gözlenen bir semptomdur. Vücut, insülin üretemediği için enerji ihtiyacını başka kaynaklardan kazanmaya çalışmaktadır. Yani hücreler glikoz elde edememek durumunda kalmaktadır.

Vücuttaki kas dokusu ve yağlar, enerji ihtiyacından dolayı bozulmaya uğrayacaktır. Bundan dolayı, vücut sürekli kilo kaybedecektir. Bu durum, Diyabet Tip 1’de çok daha ani şekilde başlamakta, Diyabet Tip 2’de ise çok daha kademeli şekilde yaşanmaktadır.

Fakat kilo kaybı yaşanması, daha çok Diyabet Tip 1 ile alakalı bir semptomdur.

6.Bitkinlik ve Yorgunluk

Eğer, vücutta, insülin faktörünün uygun şekilde çalışamaması ya da insülinin hiç bulunmaması durumu yaşanıyor ise, bu durumda hücrelere glikoz girişimi gerçekleşemez. Bu durum da, vücut için gerekli olan enerjinin üretilemediği anlamına gelmektedir. Bu faktörlerden dolayı, aşırı derecede yorgunluk ve bitkinlik hissi, diyabet belirtilerinden biridir.

7.Asabiyet ve Sinirlilik

Diyabet belirtilerinden bir diğeri olan asabiyet ya da sürekli sinirlilik hali, vücudun ihtiyacı olan enerjiyi üretememesi sonucu ortaya çıkan bir semptomdur.

8.Görmede Bulanıklık

Göz mercekleri tarafından çekilmiş olan dokular nedeni ile görmede bulanıklık yaşanabilmektedir. Bu durum gözlerin görme yeteneğini olumsuz etkiler ve bu sorunun uygun tedavi ile iyileştirilmesi mümkündür. Diyabetin sebep olduğu bulanık görmenin körlük gibi sonuçları olabilmektedir ya da bu şekilde bulanıklık problemi devam edebilir.

9.Geç İyileşen Yaralar ve Kesikler

Kandaki şeker seviyesi yükseldikçe yani kandaki glikoz seviyesi yükseldikçe, yaraların iyileşme süreci zarara uğrar ve yaralar normal süreden çok daha sonra iyileşir ya da uygun şekilde iyileşemez.

10.Ciltte Mantar Enfeksiyonu Gözlenmesi

Kandaki şeker seviyesi ne kadar fazla ise, vücudun enfeksiyonlardan etkilenme durumu da bir o kadar fazla olacaktır. Özellikle diyabetli kadınlarda, idrar yolları enfeksiyonları ile vajinal enfeksiyonlar gözlenebilmektedir.

11.Ciltte Kaşınma

Ciltte kaşınma hissi diğer bazı sağlık sorunlarından dolayı da gerçekleşebilir ama bazen de diyabet belirtilerinden biri olabilir.

12.Diş Etlerinde Kızarma, Şişlik ve Çekilme

Eğer diş etleriniz hassas ve yumuşak ise, diyabetten dolayı, kızarabilir veya şişebilir. Ayrıca, diş etlerinde çekilme de diyabet belirtileri arasında gözlemlenebilir.

13.Diş Etlerinin Enfeksiyon Kapması

Bir önceki diyabet semptomunda da belirtildiği gibi, diş etlerinin şişmesi veya kızarması durumu, sürekli olarak diş eti hastalıklarının yaşanmasına veya diş eti enfeksiyonlarının oluşmasına sebep olabilmektedir.

14.Erkeklerde Cinsel İşlev Bozukluğu

Özellikle 50 yaş üzeri erkeklerde, sık sık ya da sürekli olarak yaşanan cinsel işlev bozukluğu, diyabet belirtilerinden biri olabilmektedir.

15.El ve Ayaklarda Karıncalanma/Uyuşma

Vücutta çok fazla miktarda şeker birikmesi sonucunda, sinir sistemi ve sinir hücreleri zarar görebilmektedir. Bundan dolayı, el ve ayak bölgelerinde uyuşmalar ile karıncalanmalar yaşanabilmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/diyabetin-belirtileri-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.