Cilt kanserinin neden olur? Cilt kanseri hakkındaki doğrular ve yanlışlar..

içerik

Cilt Kanseri nedir, belirtileri nelerdir?

Cilt kanserinin neden olur? Cilt kanseri hakkındaki doğrular ve yanlışlar..

Cilt hücrelerinin anormal büyümesi olan cilt kanseri en sık güneşe maruz kalan ciltte meydana gelir. Ancak, kanserin bu yaygın görülen türü olağan koşullarda güneş ışığına maruz kalmayan cilt alanlarında da meydana gelebilmektedir.

Cilt kanserinin bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom ve melanoma olmak üzere üç ana türü bulunmaktadır.

Ultraviyole (UV- kızıl ötesi) ışınlara maruz kalmayı sınırlandırarak veya maruz kalmaktan kaçınarak cilt kanseri riskinizi azaltabilirsiniz. Cildinizin şüpheli değişiklikler açısından incelenmesi kanserin erken evrelerde yakalanmasına yardımcı olabilir. kanserin erken evrede tespit edilmesi size en yüksek başarılı tedavi şansını verir.

Cilt kanseri, cilt rengi fark etmeksizin tüm insanları etkileyebilmektedir.

Cilt kanserinin geliştiği bölgeler nelerdir?

Cilt kanseri öncelikle saçlı deri, yüz, dudaklar, kulaklar, boyun, göğüs, kollar ve eller ve kadınlarda bacaklar dâhil olmak üzere cildin güneşe maruz kalan alanlarında ortaya çıkar. Ancak el ayası, el ve ayak tırnaklarının altı ve genital bölge gibi gün ışığını nadiren gören alanlarda da oluşabilir.

Cilt kanseri, cilt rengi koyu olan insanlar dâhil olmak üzere cilt rengi fark etmeksizin tüm insanları etkileyebilmektedir. Melanoma, cilt rengi koyu insanlarda ortaya çıkarken el ayası ve ayak tabanı gibi normalde güneşe maruz kalmayan alanlarda görülmesi daha olasıdır.

Cilt Kanseri kişilerde çeşitli şekillerde görülebilir.

Cilt kanseri türleri

  • Bazal hücreli karsinom
  • Skuamöz hücreli karsinom
  • Melanoma
  • Kaposi sarkomu
  • Merkel hücreli karsinom
  • Yağ bezi karsinomu

Cilt kanseri nedenleri nelerdir?

Cilt kanseri, cilt hücrelerinin DNA’sında bir hata (mutasyon) meydana geldiğinde ortaya çıkar. Bu mutasyonlar hücrelerin kontrol edilemez şekilde büyümelerine neden olurlar ve kanserli hücrelerden meydana gelen bir kitle oluştururlar.

Cilt hücrelerinde mutasyon meydana gelmesi Cilt Kanserine neden olur.

Cilt kanserinde görülen hücreler:

Cilt kanseri, cildinizin en üstteki katmanı olan epidermiste başlar. Epidermis, vücuttan sürekli dökülen cilt hücrelerinden oluşan koruyucu kılıfı sağlayan ince bir katmandır. Epidermis üç ana hücre türünü barındırır:

  • Skuamöz hücreler en dıştaki yüzeyin hemen altında yer alırlar ve cildin iç hücre döşemesi görevini üstlenirler.
  • Bazal hücreler yeni cilt hücrelerini üretirler ve skuamöz hücrelerin hemen altında bulunurlar.
  • Melanositler cilde normal rengini veren pigment olan melanini üretirler ve epidermisin en alt bölümünde bulunurlar. Melanositler cildin derin katmanlarının korunmasına yardımcı olmak için güneşe maruz kaldığınızda daha fazla melanin üretirler.

Kanserinizin başladığı yerin bilinmesi, kanser türünün ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesine imkan tanır.

Ultraviyole (kızıl ötesi) ışık ve diğer potansiyel nedenler:

Cilt hücrelerindeki DNA hasarının büyük bölümü güneş ışığında ve solaryumlarda kullanılan ışıklarda bulunan ultraviyole (UV-mor ötesi ışık) radyasyondan ileri gelir.

Ancak güneşe maruz kalmak normal koşullarda güneş ışınlarına maruz kalmayan ciltte ortaya çıkan cilt kanserlerini açıklayamamaktadır.

Bu bulgu, toksik maddelere maruz kalmak veya bağışıklık sistemini zayıflatan bir rahatsızlığınızın bulunması gibi kanser riskinize katkıda bulunan diğer faktörlerin de olabileceğini göstermektedir.

Cilt kanseri risk faktörleri nelerdir?

Cilt kanseri riskinizi artıracak faktörler aşağıdakileri içerir:

  • Açık cilt rengi. Ten rengi ne olursa olsun, herkes cilt kanseri olabilir. Bununla birlikte, cildinizde pigment (melanin) miktarının az olması zararlı ultraviyole radyasyonu karşısında daha az korunma sağlar. Eğer sarı veya kızıl renkli saçlara ve renkli gözlere sahip iseniz ve kolayca çil ya da güneş yanığı oluşuyorsa, daha koyu ten rengine sahip birine göre sizde cilt
  • kanseri gelişme olasılığı daha yüksektir.
  • Güneş yanığı geçmişi. Çocukluk veya gençlik döneminde bir ya da birden çok kez kabarıklıkların eşlik ettiği güneş yanığı geçirmiş olmanız yetişkinlikte kanseri geliştirme riskinizi arttırıyor. Erişkinlikteki güneş yanıkları da bir risk faktörüdür.
  • Aşırı güneş maruziyeti. Özellikle cilt güneş kremi veya losyonu veya bir kıyafet ile korunmuyorsa, güneş altında hatırı sayılır vakit geçiren herkeste cilt kanseri oluşabilir. Solaryum cihazlarına maruz kalmak dahil olmak üzere, bronzlaşmak da sizi riske atabilir. Bronzluk, cildinizin aşırı UV radyasyonuna karşı verdiği yaralanma yanıtıdır.
  • Güneşli veya yüksek-irtifa iklimleri. Güneşli, sıcak iklimli bölgelerde yaşayan insanlar daha soğuk iklimlerde yaşayan insanlara göre daha fazla güneş ışığına maruz kalmaktadırlar. Güneş ışığının en güçlü olduğu yüksek rakımlarda yaşamak da sizi daha fazla radyasyona maruz bırakır.
  • Cilt benleri. Çok sayıda cilt benlerine veya displastik nevüs diye adlandırılan anormal cilt benlerine sahip kişilerde kanser riski artar. Düzensiz görünüme sahip ve genellikle normal cilt benlerine göre daha büyük olan bu anormal cilt benlerinin kansere dönüşmesi diğerlerine göre daha olasıdır. Eğer anormal cilt benleri öykünüz varsa, değişiklik olup olmadığını görmek için benlerinizi düzenli olarak izleyin.
  • Prekanseröz cilt lezyonları. Aktinik keratozlar olarak bilinen cilt lezyonlarına sahip olmanız cilt kanseri oluşması riskinizi arttırabilir. Bu prekanseröz cilt büyümeleri genel olarak kahverenginden koyu pembe rengine kadar değişen sert, pullu yamalar şeklinde görünürler. Bunlar yaygın olarak ciltte güneş hasarı oluşmuş açık tenli kişilerin yüzünde, kafalarında ve ellerinde görülür.
  • Ailede cilt kanseri öyküsü. Eğer anne veya babanız ya da kardeşiniz geçmişte cilt kanserine yakalanmışsa, sizde de bu hastalık riski artabilir.
  • Kişisel cilt kanseri öyküsü. Eğer bir kez cilt kanserine yakalandıysanız, yeniden olma riskini taşırsınız.
  • Zayıflamış bağışıklık sistemi. Bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler cilt kanseri açısından daha yüksek risk altındadırlar. Bu, HIV/AIDS’li kişileri ve organ nakli sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaçları kullanan hastaları içerir.
  • Radyasyon maruziyeti. Egzema ve akne gibi cilt hastalıkları için radyasyon tedavisi alan kişilerde, bazal hücreli karsinom başta olmak üzere cilt kanseri riski artmış olabilir.
  • Belirli maddelere maruziyet. Arsenik gibi bazı maddelere maruz kalmak kanser riskinizi artırabilir.

Cilt kanseri tanısı nasıl yapılır?

Cilt kanseri tanısı koymak için, doktorunuz:

  • Cildinizi muayene edebilir. Doktorunuz, cildinizdeki değişikliklerin kanser olup olmadığını belirlemek için cildinizi inceleyebilir. Tanıyı doğrulamak için ileri tetkik gerekebilir.
  • Test etmek üzere şüpheli ciltten örnek alınması (cilt biyopsisi). Doktorunuz laboratuvar testi için şüpheli görünen ciltten bir örnek alabilir. Biyopsi, cilt kanseri olup olmadığınızı ve kanser bulunuyorsa, cilt kanserinizin türünü belirleyebilir.

Cilt kanseri evreleri (yayılımı) nasıl belirlenir ?

Eğer doktorunuz cilt kanseri olduğunuzu belirlediyse, kanserin yayılımını (evresini) belirlemek için sizde ilave testler yapılması gerekebilir.

Bazal hücreli karsinoma gibi yüzeysel cilt kanserleri nadiren yayıldıkları için, büyümenin tamamını çıkaran biyopsi çoğu kez kanser evresini belirlemek için gereken tek tetkiktir. Fakat sizde büyük bir skuamöz hücreli karsinom, Merkel hücreli karsinom ya da melanoma bulunuyorsa, doktorunuz kanserin yayılımını belirlemek için ileri tetkikler önerebilir.

İlave testler, yakındaki lenf nodlarını kanser işaretleri açısından incelemek için yapılan görüntüleme testlerini ya da yakındaki lenf nodunu çıkarıp kanser işaretleri açısından incelenmesi işlemeni içerebilir (sentinel lenf nodu biyopsisi).

Doktorlar kanser evrelerini belirtmek için I’den IV’e kadar Roma rakamlarını kullanırlar. Evre I kanserler küçük ebattadır ve başladıkları alanla sınırlıdırlar. Evre IV, vücudun diğer bölgelerine yayılmış ileri evre kanseri belirtir.

Cilt kanseri evresi hangi tedavi seçeneğinin en etkili olacağının belirlemesinde yardımcı olur.

Cilt kanserinden nasıl korunuruz?

Çoğu cilt kanseri önlenebilir özelliktedir. Kendinizi korumak için, aşağıdaki cilt kanseri önleme ipuçlarını takip edin:

  • Gün ortasında güneşten kaçının. Kuzey Amerika’daki bir çok insan için güneş ışınları sabah 10:00 ila öğlen 16:00 arası en kuvvetlidir. Açık hava etkinliklerini, kışın veya hava bulutlu olduğunda dahi, günün farklı bir zamanına planlayın.

UV radyasyonunu tüm yıl boyunca emiyorsunuz ve bulutlar zararlı ışınlar karşısında çok az koruma sağlıyor. Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu zamanda güneşten kaçınmak cilt hasarına neden olan ve cilt kanseri geliştirme riskini artıran güneş yanıklarından ve bronzluktan korunmanıza yardımcı olur. Zamanla biriken güneş maruziyeti de kansere neden olabilir.

  • Tüm yıl boyunca güneş koruyucu bakım ürünleri kullanın. Güneş koruyucular, tüm zararlı UV ışınlarını, özellikle de melanoma neden olabilecek radyasyonu filtrelemez. Fakat, genel güneşten korunma programında büyük bir rol oynarlar.

En az 15 SPF’ye (güneş koruma faktörü) sahip geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanın. Güneş koruyucuyu bol miktarda uygulayın ve her iki saatte bir veya yüzüyorsanız veya terliyorsanız daha sık aralıklarla tekrarlayın. Dudaklarınız, kulak uçlarınız, elinizin üst tarafı ile boynunuz dâhil olmak üzere maruz kalan ciltte bol miktarda güneş koruyucu kullanın.

  • Koruyucu kıyafetler giyin. Güneş koruyucular UV ışınlarından tamamen korunma sağlamazlar. Bu yüzden, cildinizi kollarınız ve bacaklarınızı örten koyu renkli sıkı dokunmuş kıyafetlerle koruyun ve beyzbol şapkası veya kaskete göre daha fazla koruma sağlayan geniş kenarlı şapka giyin.

Bazı şirketler, ışık korumalı kıyafetler de satmaktadır. Bir dermatolog uygun bir marka önerebilir.

Güneş gözlüklerini de unutmayın. Her iki UV radyasyon türünü – UVA ve UVB ışınları- engelleyenleri seçmeye bakın.

  • Solaryumdan kaçının. Solaryumda kullanılan ışıklar UV ışınları yayarlar ve sizin cilt kanseri olma olasılığınızı artırabilirler.
  • Güneşe karşı duyarlaştırıcı ilaçları bilin. Antibiyotikler dahil olmak üzere, bazı sık kullanılan reçeteli ve reçetesiz ilaçlar cildinizi güneşe karşı daha da hassaslaştırabilirler.

Kullandığınız herhangi bir ilacın yan etkilerini doktorunuza veya eczacınıza sorun. Eğer güneş ışınlarına hassasiyetinizi arttırıyorlarsa, cildinizi korumak amacıyla güneşten uzak durmak için ekstra önlemler alın.

  • Cildinizi düzenli olarak kontrol edin ve değişiklikleri doktorunuza bildirin. Cildinizi yeni deri büyümesi veya var olan cilt benlerinde, çillerde, kabarıklıklarda ve doğum lekelerinde değişiklikler açısından sıklıkla inceleyin.

Bir ayna yardımıyla, yüzünüzü, boynunuzu, kulaklarınızı ve saçlı derinizi kontrol edin. Göğsünüzü, gövdenizi ve kollarınızın üst ve yan kısımlarını ve ellerinizi inceleyin. Bacağınızın hem ön hem de arka tarafını, ayak tabanı ve ayak parmaklarınızın arasındaki boşluklar dahil olmak üzere ayaklarınızı muayene edin.  Genital bölgenizi ve kalçalarınızın arasındaki bölgeyi de kontrol edin.

Источник: https://neolife.com.tr/cilt-kanseri/

Cilt kanseri nedir, neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemleri

Cilt kanserinin neden olur? Cilt kanseri hakkındaki doğrular ve yanlışlar..

  • Kafa derisi
  • Kulaklar
  • Dudaklar
  • Boyun
  • Tırnakların altı
  • Ayak dipleri
  • Üreme organlarında görülmektedir.

Güneş ışığı: Çoğu cilt kanseri türünün oluşmasına, DNA’ya zarar veren, ultraviyole (UV) ışınları neden olur. Güneş ışığı üç tür UV ışını içermektedir.

Ultraviyole A (UVA), Ultraviyole B (UVB) ve Ultraviyole C (UVC)dir. UVA ve UVB, zamanla cildin zarar görmesine neden olmakta ve kanser gelişmesine zemin hazırlamaktadır. Uzmanlar, UVB’ nin melanom olmayan cilt kanseri türlerinin ana nedeni olduğunu düşünüyor.

Güneş lambaları ve solaryum gibi UV ışınlarının yapay kaynakları da cilt kanseri riskini artırmaktadır.

Melanom nedir? Cilt kanseri melanomun belirtileri ve tedavisi

Aile öyküsü (genetik): Araştırmalar bazı kanser türlerinin ailesel geçişte daha etkin olduğunu saptamıştır. Örneğin, skuamöz hücreli karsinomu olan bir ebeveyne sahip olan kişilerin, bu kansere yakalanma riskinin ortalamadan iki ila üç kat daha yüksektir. Ailede melanom öyküsü olması da bazal hücreli karsinom olma riskini artırır.

Diğer sebepler: Bazı faktörlerin, her tür cilt kanserine yakalanma olasılığını arttırdığı düşünülmektedir. Bunlardan bazıları;

  • Kolayca bronzlaşmayan soluk cilde sahip olmak
  • Sarı ya da kızıl saç, mavi göz
  • Yaşlılık ve ailede cilt kanseri geçmişi
  • Çok sayıda bene sahip olmak
  • Çok sayıda çile sahip olmak
  • Yanık veya radyoterapi tedavisi ile daha önce hasar görmüş bir cilt sahip olmak
  • HIV gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar
  • Organ nakillerinden sonra kullanılan bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar
  • Creosote ve arsenik gibi belirli kimyasallara maruz kalma.

Cilt kanseri belirtileri

  • Cilt kanserinin ana belirtisi ciltte oluşan ben ve çillerdir
  • Cilt yüzeyinde belirgin değişiklikler
  • Cilt üzerini saran ve iyileşmeyen düz yara ya da sivilce
  • Deride pullu yama şeklindeki değişiklikler
  • Kırmızı yumrular oluşması
  • Yara gibi görünen düz, ten rengi veya kahverengi lekeler
  • Büyük kahverengi noktalar
  • Düzensiz sınırları olmayan kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah yaralar
  • Kaşıntılı veya ağrılı bir yumru
  • Kanamalı yaralar

Cilt kanseri lekeleri diğer lekelerden farklıdır

Melanom dışı deri kanserlerinin büyük çoğunluğu ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmayla ilişkilidir ve iyileşme olasılığı yüksektir. Kişinin düzenli olarak kendi kendine muayene etmesi erken cilt kanserini teşhis etmek ve belirtilere karşı dikkatli olmak ve fark edildiği anda dermatologa göstermek önemlidir. 


Doktorlar, ayda bir kez ayna karşısında vücut muayenesi yapılmasını öneriyor. Özellikle, yüz, kafa derisi, göğüs, kol ve bacaklar gibi güneşe maruz kalan bölgeler kontrol edilmelidir. Ayrıca, avuç içleri, cinsel organlar, tırnaklar ve ayak tırnaklarının altındaki deri ve ayak tabanlarına da bakılmalıdır.

Cilt kanseri lekeleri nasıl anlaşılır?

Cilt kanserinin belirtisi olan lekeler, yeni veya değişen bir yumru, büyüme, lezyon, ben veya ciltteki kaba bir yama şeklinde olabilmektedir. Tüm cilt kanserleri aynı görünmez.

Ciltte oluşan normal bir lekenin görüntüsü, ten renginde, kahverengi, koyu kahverengi rengi şeklindedir. Kenarları iyi tanımlanmıştır. Genellikle 1/4 inç çapından küçüktür ve yuvarlak veya oval bir şekle sahiptir. Düz veya kubbe gibi olmalıdır.

Bu tanımlamaların dışında görülen lekeler de, acil olarak bir uzmana gösterilmelidir.

Şekilsiz büyüyen benler ne zaman cilt kanseri belirtisidir?

Benler, ciltte genellikle kahverengi, ten rengi veya siyah nokta şeklindedir. Düz veya yüksek ve kabarık, yuvarlak veya oval olabilir, genellikle 6 mm’den küçüktür.

Vücutta bir ben geliştiğinde yıllarca aynı boyut, şekil ve renkte kalır. Bazı benler ise, zaman içinde kendiliğinden yok olur. Benlerde oluşabilecek bazı değişiklikler cilt kanseri şüphesi uyandırmalıdır.

Benlerde oluşan bu değişiklikler arasında;

  • Kaşıntı ya da kanama
  • Hızlı büyüme
  • Renk değiştirme sayılabilir.

Cilt kanseri kaşıntı yapar mı?

Cilt kanseri kaşıntılı olabilir. Örneğin, bazal hücreli cilt kanseri, kaşıntı yaratan bir kabuk gibi görünebilir. Cilt kanserinin en ölümcül formu olan melanom da kaşıntı yapmaktadır. İyileşmeyen kaşıntılı, kabuklu, kanamalı yaralar için doktora başvurmak gereklidir.

Cilt kanseri teşhisi nasıl konur?

Cilt kanserini teşhis etmenin ilk adımı, genellikle kendi kendini muayenedir. Özellikle doğum lekeleri ve benlerin nerede olduğunu ve genellikle neye benzediklerini bilerek muayene yapılmalıdır.

Aynı şekilde doktor da ben ve lekelerin boyutunda, dokusunda veya renginde bir değişiklik veya iyileşmeyen bir yara gibi yeni bir şey olup olmadığını kontrol edecektir. Cilt kanseri riski varsa, doktor muhtemelen biyopsi isteyecektir.

Biyopsi ile ciltten küçük bir parça çıkarılır ve test için laboratuvara gönderilir.

Biyopsi nedir, nasıl yapılır? Biyopsinin riski var mıdır?

Cilt kanseri evreleri

Evreleme, bir tümörün ne kadar yayıldığını tanımlamak için kullanılmaktadır. Cilt kanserinin evresi önerilen tedaviyi belirlemeye yardımcı olacaktır. Bazal hücreli karsinom gibi yüzeysel cilt kanserleri nadiren yayıldıkları için, tamamını çıkaran biyopsi çoğu kez kanser evresini belirlemek için gereken tek tetkiktir.

Fakat büyük bir skuamöz hücreli karsinom, Merkel hücreli karsinom ya da melanom bulunan kişilerde, doktor kanserin yayılımını belirlemek için ileri tetkikler önerebilmektedir.

Doktorlar kanser evrelerini belirtmek için I’den IV’e kadar Roma rakamlarını kullanmaktadır. Evre I kanserler küçük ebattadır ve başladıkları alanla sınırlıdırlar.

Evre IV, vücudun diğer bölgelerine yayılmış ileri evre kanseri belirtmektedir.

Kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen kanser türleri ve tedavileri

Cilt kanseri tedavisi, kişiye bağlı olarak değişmektedir. Kemoterapi, anti-kanser kremleri, foto dinamik tedavi , radyoterapi ve elektro kemoterapi gibi cerrahi olmayan tedaviler de belirli durumlarda kullanılmaktadır.

Genel olarak, melanom olmayan deri kanseri olan 10 kişiden en az 9 tanesi için tedavi başarı ile sonuçlanmaktadır.

Hangi tedavinin hasta için en uygun olduğuna karar verirken doktorlar aşağıdakileri dikkate almaktadır;

  • Sahip olunan kanser türü
  • Kanserin aşaması (büyüklüğü ve ne kadar yayıldığı)
  • Genel sağlık durumu

Cerrahi Tedavi; kanserin tamamen çıkarılmasını sağlamak için çevredeki sağlıklı doku ile birlikte kanserli dokuyu da alarak yapılan bir işlemdir. Çoğu durumda, melanoma olmayan deri kanserini tedavi etmek için yeterlidir.

Radyoterapi ve kemoterapi; kanseri yok etmek için düşük dozda radyasyon kullanılmasını içermektedir. Radyoterapi bazen bazal hücre ve skuamöz hücreli karsinomları tedavi etmek için kullanılmaktadır. Radyoterapi uygulanan hasta grupları şu şekildedir;

  • Cerrahi uygun olmayanlar
  • Kanserin geniş bir alanı kapladığı durumlar
  • Radyoterapi bazen kanserin yenilemesini önlemek için cerrahi müdahaleden sonra da kullanılmaktadır. Buna adjuvan radyoterapi denir.Kemoterapi; Güçlü ilaçların, hap şeklinde veya damarlara enjekte edilmesi ile uygulanan bir tedavi yöntemidir. Kanseri küçültmek veya yok etmek için kullanılır.

Cilt kanseri tedavisinde yeni ilaçlar ve kanser aşısı

Cilt kanseri tedavisi çeşitli faktörlere bağlıdır. Bunlar, bulunduğu kanser türünü, ne kadar büyük olduğunu, ne kadar yayıldığını ve kişinin genel sağlık durumunu içermektedir.

Cilt kanseri aşı; Kontrol noktası inhibitörleri kanser hücreleri üzerindeki kontrol noktası proteinlerini bloke etme yolu ile etki etmektedir. Bu ilaçlar damar içine enjekte edilir.

Melanom tedavisinde kullanılan kontrol noktası inhibitörü ilaçlar şunlardır: Pembrolizumab (Keytruda), Nivolumab (Opdivo), İpilimumab (Yervoy)

Bu ilaçlar, iki haftada bir damar içine enjekte edilmektedir, İlaçların yan etkileri

  • Yorgunluk, İsha, Deri döküntüsü ve Kaşıntıdır

Sitokinler, vücudun bağışıklığını düzenlemeye yardımcı olan proteinlerdir. İnsan yapımı sitokinler, kansere daha etkili bir şekilde saldırmasına yardımcı olmak için bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İki tip sitokin, melanomu tedavi etmektedir;

  • İnterferon-alfa
  • interlökin-2 (IL-2)

Cilt kanserinden korunmak için ne yapmalı?

Cilt kanserini önlemenin en önemli yolu güneşte olmaktan veya güneşten korunmaktır. Güneşte uzun süre kalınması durumunda güvenli güneş koruyucular kullanılmalıdır. Bunlar cildinizi korumanın ve cilt kanseri riskini azaltmanın yollarıdır. En iyi koruma için, güneşe maruz kalınacağında her seferinde bu yönergeleri uygulamakta fayda vardır.

  • Güneşten kaçının
  • Güneş koruyucu kullanın
  • Bronzlaşmaya çalışmayın
  • Çocukları koruyun

Solaryum cilt kanseri yapar mı?

Aslında, güneşlenmek yerine solaryuma girmek, cildin UV hasarı ile ilişkili risklerini azaltmamaktadır. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından yapılan birleştirilmiş çalışmalarda, bulgular “bronzlaşma cihazlarının 30 yaşından önce başladığında kutanöz melanom riskinin %75 oranında arttığını” göstermektedir.

Solaryum ile bronzlaşmak, melanom riskini arttırır. Solaryum ile bronzlaşma koruyucu bir önlem değildir ve tam tersine zararlıdır.

Solaryumun kansere neden olduğu kesin olarak kanıtlandı

Cilt kanseri hastalarına öneriler;

Bazal veya skuamöz hücreli deri kanserleri olan çoğu insan için tedavi, kanseri yok edecektir. Daha gelişmiş cilt kanseri olan az sayıda insan için, kanser asla tamamen ortadan kalkmayabilir.

Bu kişiler, kanseri mümkün olduğunca uzun süre kontrol altında tutmaya yardımcı olmak için radyasyon terapisi, kemoterapi veya başka tedavilerle düzenli tedaviye girebilirler.

Cilt kanseri hastalarına öneriler arasında;

  • Cilt kuruluğu ve sağlıklı kalabilmek için bol su tüketilmelidir. Suyun tadından rahatsız olan hastalar bitki çayları içebilirler.
  • Güneş koruyucu kullanılmalıdır.
  • İçeriği bilinmeyen karışımlar cilt üzerine asla sürülmemeli ve ağız yolu ile tüketilmemelidir.
  • Sağlıklı besinler tüketilmeli bol sebze ve meyve yenilmelidir.
  • Fırsat buldukça dinlenilmelidir.
  • En önemlisi de doktor tavsiyesinden çıkılmamalı ve düzenli muayeneler yapılmalıdır.

Kaynaklar ve referanslar1- Skin Cancer 2- Skin cancer (non-melanoma) 3- Türkiye Melanom Yol Haritası

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/cilt-kanseri-nedir-neden-olur-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri/

Cilt kanseri ve döküntüleri hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?

Cilt kanserinin neden olur? Cilt kanseri hakkındaki doğrular ve yanlışlar..

Deride kızarıklık genellikle bir alerjiden veya dış kaynağa reaksiyondan kaynaklanır.

Kansere bağlı bir deri döküntüsü, ciltte anormal değişiklikler üreten kanserli veya prekanseröz bir durumdan kaynaklanır.

Bazı büyüme ve döküntüler kansere veya kansere bağlı sorunları gösterebilir. Bazı durumlarda, cilt üzerindeki semptomlar, tanımlanması ve tedavi edilmesi gereken altta yatan bir durumun belirtileridir.

Bu olası nedenleri anlamak, insanların teşhis ve tedavi için tıbbi yardım almasına yardımcı olabilir.

Ne zaman döküntüler kansere işaret eder?

Bazı kansersiz döküntüler kanser için kolayca karışabilir.

Sedef hastalığı böyle bir durumdur. Sedef hastalığı olan kişilerde kaşıntı veya yanık olabilecek sürekli kırmızı lekeler görülür. Cilt, pullu veya kuru olabilir ve çatlayabilir. Bazı durumlarda, bu kırık deri akacaktır.

Cilt kanseri döküntüleri benzer bir pullu görünüm alabilir ve cilt de çatlayabilir veya kanabilir. Cilt kanseri döküntülerinin, sadece kırmızı değil, garip renkli cilt lekeleri içermesi daha olasıdır. Kabarık mavimsi veya sarı yumrular ciltte görünebilir ve cilt balmumu, parlak bir görünüme sahip olabilir. Deri kanserinin işaretlerinin de asimetrik olma olasılığı daha yüksektir.

Cilt kanserinin neden olduğu döküntüler tipik olarak diğer cilt durumlarından daha uzun süre dayanır. Kanser büyüdükçe, cilt büyümesinin boyutu ve şekli genellikle değişecektir. Cildin daha derin katmanlarına ya da şekli değiştirebilir.

Cilt kanseri genellikle görülebildiği yerlerde gelişir, bu nedenle erken dönemdeki cilt kanserleri yakalamak diğer kanser türlerinden daha kolaydır.

Cildinde görülen belirtilerden emin olmayanlar hemen bir doktor veya dermatolog görmelidir.

Türleri

Tüm kanser türleri deride döküntü olmayacaktır. Örneğin, melanosit denilen derideki pigment ihtiva eden hücrelerden gelişen melanomlar sıklıkla misshapen mollerine benzemekte ve bir döküntü ile kolaylıkla karıştırılmamaktadır.

Kanserli veya prekanseröz döküntüler, bir kişinin şüpheli bir melanomu tedavi etmesiyle aynı özenle tedavi edilmelidir.

Dikkat edilmesi gereken çeşitli kanser ve prekanseröz döküntüler vardır. Kemikli döküntüler zamanla kanserli olanlara dönüşebilir ve her durumda erken tanı ve tedavi hayati öneme sahiptir.

Aktinik keratoz

Aynı zamanda güneş keratozu olarak da adlandırılan aktinik keratoz, vücudun belirli bir alanı çok fazla güneşe maruz kaldığında ortaya çıkar. Aktinik keratozlu kişiler, ciltte kırmızı kenarlı ve kaşıntı veya yanık oluşturabilecek küçük, pullu bir yama geliştirebilirler.

Aktinik keratoz, en çok eller, baş veya boyun gibi vücudun aşırı şekilde maruz kalan bölgelerinde ortaya çıkar, ancak her yerde gelişebilir.

Bu yamalar kansere dönüşebileceğinden, ancak erken evrelerde genellikle kanserli olmadıkları için prekanseröz bir döküntü olarak kabul edilebilir. Doktorlar için deri bandının zamanla değişip değişmeyeceğini ve kanserli olup olmayacağını belirlemek zor olabilir.

Çoğu aktinik keratoz vakası kansere dönüşmese de, doktorlar hala kanserin gelişmesini önlemek için erken tedavi ve muayeneleri önermektedir.

Bazal hücreli karsinomlar

Bazal hücreli karsinom, genellikle döküntü olarak başlayan bir kanser tipidir.

Vücudun açıkta kalan bölgelerinde, örneğin boyun veya baş gibi, soluk bir deri ya da balmumu görünümlü bir deri yaması görünebilir. Yama, ortada bir girinti ile bir yumru oluşturabilir.

Vücudun diğer bölgelerinde, karsinom, kahverengimsi bir deri yaması ya da düzensiz yara izi gibi görünebilir. Kanser ilerledikçe, bölge bazı bölgelerde aşırı derecede kabuklu hale gelebilir, taşabilir veya sızabilir.

Aktinik keilit

Çiftçi dudağı olarak bilinen aktinik keilit, genellikle dudaklarda gelişen prekanseröz bir döküntüdür. Bu durum pullu yamalar ya da sert dudaklar üretir ve diğer semptomları içerebilir.

Kontrolsüz bırakılırsa, aktinik cheilitis skuamöz hücreli karsinomaya dönüşebilir.

Skuamöz hücreli karsinom

Skuamöz hücreli karsinomun, ciltte sert, sert bir şişlik olması muhtemeldir. Bununla birlikte, deride sert, pullu kırmızı bir yama bazen de bölgede büyür. Bu alan genellikle diğer kansersiz deri döküntüleri gibi görünecektir.

Zamanla yayılan deri döküntülerinin aksine, skuamöz hücreli karsinomun neden olduğu döküntüler yavaş yavaş gelişir ve formlarını değiştirir.

Skuamöz hücreli karsinom tipik olarak eller, kollar, boyun veya baş gibi açık alanlarda bulunur, ancak vücudun diğer bölgelerinde de gelişebilir.

Kutanöz boynuz

Bir kutanöz boynuz, tırnakları oluşturan protein olan keratin hücrelerinin birikmesidir. Bu hücreler, deriden yukarı doğru uzayan bir büyüme yaratmak için bir araya toplanır.

Bir kutanöz boynuz genellikle skuamöz hücreli karsinomu barındırabilen kırmızı bir tabana sahip olacaktır. Büyüme uzun bir güneşe maruz kalma geçmişi olan, açık tenli yaşlı yetişkinlerde daha sık görülür.

Kanser ile ilgili diğer sorunlara bağlı döküntüler

Bir döküntü de farklı lenfoma formları gibi başka kanser türlerinin işareti olabilir. Lenfoma, kanser hücrelerini vücut boyunca dolaştırdığı için tehlidir. Bu kanser hücreleri daha sonra birçok organ veya dokuda bir kerede büyüyebilir.

Mikozis fungoides

Bazen kütanöz T hücresi lenfoması olarak da adlandırılan mikozis fungoides, bir tür lenfomadır. Birisi mikozis fungoides olduğunda, kandaki kanserli hücreler cildinin üst katmanlarına gider. Bu genellikle egzama ile karıştırılan kaşıntılı bir döküntüye neden olabilir.

Bu kızarıklık zamanla yayılabilir ve daha da kötüleşebilir. Derideki tümörlere dönüşebilir veya vücudun diğer organlarına gidebilir.

Sezary sendromu

Bazı durumlarda mikozis fungoides, çok agresif bir lenfoma olan Sezary sendromuna dönüşebilir. Büyümeyi kontrol etmek veya kontrol altına almak için sıklıkla agresif tedavi yöntemleriyle karşılanır.

Lösemi

Lösemi, kemik iliğinde gelişen ve vücudun fazla beyaz kan hücresi üretmesine neden olan farklı bir kan kanseri türüdür.

Lösemisi olan bir kişi, deride petechiae adı verilen küçük kırmızı lekeler geliştirebilir. Deri altındaki kırık damarlar genellikle bu kırmızı noktalara neden olur, ancak diğer daha az ciddi durumlar da peteşiye neden olabilir.

Çocuklar ayrıca akut miyelojenöz lösemi (AML) döküntüsü de yaşayabilir, bu da deride tipik bir döküntü gibi görünen bir dizi koyu lekeye neden olabilir.

Bu cilt lezyonlarının çok fazla güneşe maruz kalmadan kaynaklandığını belirtmek önemlidir.

Kaposi sarkomu

Kaposi sarkomu lenf veya kan damarlarını kaplayan hücrelerden gelişen kanserli bir tümördür.

Kaposi sarkomu, deride kızarıklık gibi vücuda yayılabilen koyu kırmızı, mor veya kahverengi lekeler oluşturabilir. Bu lezyonlar bacaklarda veya yüzlerde en sık görülür ve genellikle ek semptomlara neden olmaz.

Herhangi bir kimsenin kalıcı bir döküntüsü varsa, doktorun ne olduğunu bildiğini düşünse bile görmesi gerekir.

Paket servisi

Kansere bağlı birçok döküntü diğer daha az ciddi döküntüler veya cilt rahatsızlıkları gibi görünebilir. Dermatoloğu olan düzenli kontrollerin, ciltte meydana gelebilecek her türlü değişikliği tartışmak ve yanlış teşhis edilen döküntülerden kaynaklanan komplikasyonları önlemek için her zaman tavsiye edilir.

Güneşe maruz kalmaktan kaynaklanan cilt kanseri döküntülerini önlemeye yardımcı olmak için güneş koruması hayati önem taşımaktadır. Güneş şapkası, uzun giyimli kıyafetler ve güneş koruyucu giymek, bireyi gereksiz güneş ışığından koruyabilir ve cilt kanserine karşı koruyabilir.

Источник: https://trmedbook.com/cilt-kanseri-ve-dokuntuleri-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-nelerdir/

Kanser hakkında doğru bilinen yanlışlar – Anadolu Sağlık Merkezi

Cilt kanserinin neden olur? Cilt kanseri hakkındaki doğrular ve yanlışlar..

Stres ve üzüntünün kansere neden olduğunu gösteren bir çalışma bulunmuyor. Bağışıklık sistemi kanser gelişmesinde ve kanser tanısı konmuş hastaların tedavisinde önemlidir.

Ancak, birebir pozitif düşünerek kanserin yenilebileceği, tedavi edilebileceği; ya da tam tersi olarak, çok depresif, stresli olunduğunda ya da çok kötü hayat deneyimi yaşandığında bazı kanserlerin daha sık görüldüğü konusunda da bir kanıt bulunmuyor.  

2-      Biyopsi kanseri hızlandırır  

Biyopsiler, hastalığın tanısını koymak ve tedavisini planlamak için olmazsa olmaz girişimler. Hastalarda zaman zaman, biyopsi yapıldığında hastalığın sıçradığı, kötüleştiği ya da dağıldığına ilişkin korkular ortaya çıksa da, bu korkuları destekleyen bilimsel çalışmalar bulunmuyor. Yani bu korkular son derece yersiz.

Açık cerrahi yöntemle yapılan biyopsiler de iğneyle yapılan biyopsiler de kanserin yayılmasına ya da kötüleşmesine neden olmaz. Özellikle kanserin cerrahi tedavisinde, son yıllarda elde edilen gelişmeler ve yeni teknolojiler sayesinde, bugün artık kanserlere dokunarak, “bıçak değdirerek” daha da iyi sonuç elde edilebiliyor.

 

3-      Saç boyası, parfümler gibi dış etkenler kanser yapar.  

Her türlü toksik maddenin hücre ve DNA’mız üzerinde olumsuz etkisi olduğunu biliyoruz. Bu yüzden toksik maddelerden ne kadar uzak durursak, o kadar sağlıklı yaşayacağımız kesin. Bununla birlikte saç boyaları ve deodorantlar gibi kozmetik maddelerin birebir kanser türleriyle ilişkisi hiçbir araştırmada gösterilmiş değil.

Diğer taraftan, başta sigara olmak üzere, bazı kimyasal maddelerin kanser riskini artırdığını biliyoruz. Tütünün dışında bazı sanayi ürünlerinde kullanılan, başta asbest olmak üzere, bazı maddelerin ve petrol ürünlerinin kanser riskini artırdığını biliyoruz.

Ama ticari olarak satılan kozmetik malzemelerin kansere neden olduğu bilimsel olarak gösterilmiş değil.  

4-      Kanser olan hastalar mutlaka hastanede yatar ve tedavisi bu şekilde gerçekleşir.  

Kanser tedavisi uzun bir sürece yayılıyor. Kanser cerrahisi yapılan hastaların, mümkün olduğunca kısa süre hastanede kalması amaçlanıyor.

Hem cerrahi girişim uygulanan dokuların iyileşmesi, hem de hastanın ev koşullarında yaşayabilecek duruma gelmesi için belirli bir süre beklemek gerekiyor.

Son yıllarda uygulanan kanser ameliyatlarıyla, hastanede kalma süresi kısalıyor ve hasta eskiye nazaran daha çabuk günlük yaşamına dönebiliyor. Hastanın genel durumunda bir bozulma yoksa, hem radyoterapi hem de kemoterapi hastaneye yatmadan sürdürülebiliyor.

Radyoterapi tedavisi, hastaları yatırmadan, sadece günde bir kez radyoterapi merkezine gelip tedavi alıp eve dönecek şekilde planlanabiliyor. Hastalar, kemoterapi tedavisinin büyük bir kısmında yine hastaneye yatmadan tedavilerini alıp evlerine dönebiliyor.  

5-      Kanserden sonra iş yaşamına dönülemez.  

Artık birçok kanser hastasına, tedavi tamamlandıktan sonra, yaşıtları kadar yaşam beklentisi vaat edilebiliyor. Örneğin, meme kanserinde bazı koşullarla, tedavi tamamlandıktan sonra hastalığın geri gelmeme olasılığı son derece yüksek.

Nedir “bu bazı koşullar”: Özellikle erken evrede yakalanan meme kanserleri ve tümörü oldukça küçük ve koltuk altındaki lenf bezlerine yayılmadığı durumlar… Tiroid ve deri kanserinde tam anlamıyla tedavi sağlanabiliyor.

Ayrıca, son yıllarda geliştirilen hap şeklinde olan, yutulabilen kanser ilaçları sayesinde, hastalar günlük aktivitelerini kısıtlamadan, yaşam kalitelerini koruyarak işlerine devam edebiliyor. Bu nedenle pek çok kanser türünde hasta, hem özel hem de profesyonel yaşamını normal sürdürebiliyor.  

6-      Kanser tedavisinin başarılı olması için yurt dışına gidilmeli.  

Türkiye’de iyi bir kanser merkezinde, dünyanın gelişmiş ülke sınıfında olan ülkelerde nasıl tedavi planlanıyor ve gerçekleştiriliyor ise aynı etkinlikte ve aynı düşük yan etkiyle tedavi gerçekleştirilebiliyor.

Hatta yabancı ülkelerden hastalar tedavi için Türkiye’ye geliyor.

Buna ek olarak Türkiye’de bazı merkezler, uluslararası düzeyde yürütülen klinik araştırmalara katılıyor ve yeni geliştirilmekte olan ilaçlardan uygun hastaların yararlanmasına olanak sağlayabiliyor.  

7-      Kanser hastasının çocuğu da kanser olur.  

Bazı kanser türlerinin kalıtsal olduğu biliniyor. Bazı ailelerin soy ağacını izlendiğinde, aynı ya da benzer kanser türlerine rastlanabiliyor. Bunların içerisinde en çok bilineni meme kanseri.

Ancak, tüm meme kanserinin sadece yüzde 5 ile 8’i kalıtsal. 13 ile 14 meme kanseri hastasının sadece bir tanesinin soy ağacında meme kanserinin izlerine rastlanıyor.

Çok özel durumlar dışında, ebeveynin kanser olmasına bağlı olarak çocuklarında da kanser görüleceği yolunda bir kural bulunmuyor.  

8-      Pozitif düşünceyle kanseri yenmek mümkün.  

Kanser tedavisinde pozitif düşünce son derece önemli olsa da tek başına hastalığı yenmek için yeterli değil. Hastaların hem fiziksel, hem de ruhsal sağlıklarının bütünleşik olarak korunabilmesi gerekiyor. Özellikle ameliyat, ilaç tedavisi ve radyoterapi tedavisi sırasında hastanın psikolojisi iyi olduğunda, sonuçlar da çok daha iyi oluyor ve hastalar tedaviyi telore edebiliyor.  

9-      Kanser olduğu hastaya söylenmemeli.  

Hasta yakınlarının, “morali bozulur, daha kötü olur” inancıyla hastadan tanıyı saklamaya çalışması yanlış bir düşünce. Öncelikle hekim tarafından hastanın talep ettiği tüm bilgilerin aktarması gerekiyor.

Hastanın karar ve tercihleri büyük önem taşıyor. Hiç bir bilgiye sahip olmadan hastadan karar vermesini beklemek doğru değil.

Hasta hangi durumda olduğunu bilerek kendisi için en uygun olan tedavi seçeneğini seçme, bu kararı verme hakkına sahip.  

10-  Bıçak değdiği zaman kanser yayılır.  

Cerrahi, birçok kanser türünde en etkin tedavi seçeneği. Tedavide elimizdeki en büyük güçlerden biri olan ameliyat klinik sonuçları da olumlu yönde etkiliyor.

Hastalıklı organının ya da tümörünün çıkartılması, hastanın çok daha uzun süre yaşamasını ve hastalığın geri gelme riskinin anlamlı olarak azalmasını sağlıyor.

Bu nedenle “bıçak değince kanser yayılır” düşüncesinin tam tersine, “bıçak değince kanser hastası iyileşir” fikrine inanmak gerekiyor. Yeter ki hasta ameliyat ile hastalığın çıkarılabileceği bir evrede olsun.  

11-  Kanser bulaşıcı.  

“Kanser” enfeksiyon hastalıkları gibi bulaşıcı bir hastalık değil. Bu nedenle kanserli hasta ile günlük yakın temas kansere yakalanma açısından risk oluşturmuyor.

Bununla birlikte, virüslerin neden olduğu bazı kanser türleri de var. Bunların öncü örneği rahim ağzı kanseri.

Cinsel yolla bulaşan HPV virüsünün neden olduğu enfeksiyon sonucu riski artan rahim ağzı kanserlerinin görülme sıklığı, son yıllarda kullanılmaya başlayan aşı ile azalmaya başladı.

Источник: https://www.anadolusaglik.org/blog/kanser-hakkinda-dogru-bilinen-yanlislar

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.