Cinsel Motivasyon İçin 6 Dekorasyon Fikri

Üretkenlik ve Motivasyonu Arttırmak İçin 6 Etkili Yöntem

Cinsel Motivasyon İçin 6 Dekorasyon Fikri

Üretkenlik ve motivasyon, her başarılı kariyer insanının ve girişimcinin günlük olarak ihtiyaç duyduğu ve bolca tükettiği iki etken.

Amaçları olan ve ne istediğini bilen insanların, belki de gerekenden fazlasını yapmak için, sürekli kendine daha yüksek hedefler koyduğu bir dünyada, bunları kazanmak için belli başlı yöntemler de yok değil. Şahsım adına, bu iki konuda, kendi üzerimde sürekli test yaptığımı itiraf etmeliyim.

Bir işi daha kısa zamanda nasıl yaparım, yaptığım işin kalitesini düşürmeden nasıl daha fazlasını ortaya koyabilirim soruları zihnimin boş kaldığı zamanların çoğunda beni meşgul eden iki sorudur.

Yatağımıza acıklı gözlerle veda ettiğimiz bu pazartesi gününde, üretkenliğinizi arttırmanız için, aşağıda bugüne kadar edindiğim deneyimlerden çıkardığım 6 yöntemi paylaşıyorum. Umarım aynı yöntemler sizin için de faydalı olur!

1. Çalıştığınız ortamı sık sık değiştirin

Yok artık dediğinizi duyar gibiyim. İşimi gücümü bırakıp, nasıl yer değiştireyim diyorsunuz büyük ihtimalle. Haksız değilsiniz, aramızda sabit bir masada mesaisini tamamlama durumu olan, kahve molasına bile zorlukla çıkanlar olabilir.

Eğer durum böyleyse, en azından ofisinizdeki yerleşimi sıklıkla değiştirmenizi ve molalarınızda ya da öğle yemeklerinde farklı yerlere gitmenizi tavsiye edebilirim. Çünkü, yeni yerleri ziyaret etmek, düşünme biçiminizi değiştirir ve iyi fikirlerin akmaya başlamasına olanak tanır.

Serbest çalışma imkanı olan girişimciler ve freelance çalışanlar için ise, daha alışılmadık bir tavsiyem var : tek bir yerde çok uzun süre kalmayın. Kafelere, parklara, belki bir arkadaşınızın evine, ama mutlaka farklı bir yere gidin ve yer değiştirin.

Hiç olmazsa, hava soğuk değilse ve yağmur yağmıyorsa balkona çıkın! Bu dediklerimi en azından bir kere deneyin, “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” sözünü daha iyi anlayacaksınız

2. Başkaları için kendinizi tüketmeyin

İşyerlerinde ya da dışarıda, hepimizin birçok insanla çalıştığı bir gerçek. Çoğu zaman bu, bir ekibin parçası olmak anlamına geliyor. Bu ekiplerde de herkes aynı motivasyona ve yeterliğe sahip olmayabiliyor.

Bu anlamda, özellikle bir organizasyonda lider konumunda iseniz, bazen diğerlerinin eksiklerini kapatmanız farz oluyor. Fakat bunu elinizden geldiğince az yapmak sizin yararınıza olacaktır.

Çünkü performansı düşük bir çalışanı sürekli takviye etmek ve onun açıklarını kapatmaya çalışmak, hem motivasyon hem de üretkenlik anlamında size zarar verir.

Satış, pazarlama ve girişimcilik gibi farklı çalışma disiplinlerinde edindiğim tecrübeye dayanarak, bunun karşı tarafta zamanla bir alışkanlığa dönüştüğünü ve ihmallerin başladığını da ekleyebilirim. Bu demek değil ki, kimseye yardım etmeyin kendi işinize bakın; ama hangi noktada nasıl yardım edeceğiniz konusunu iyi düşünün ve kendinizi tüketmeyin.

3. Dikkat dağıtan tüm unsurları elemine edin

Birlikte çalışmak ve sinerji bir iş yaparken önemli olsa da, bazen yaratıcılığınızı kısıtlayan faktörler olabilirler. Herşeyi ekibinizle birlikte yapmak, dikkat dağınıklığına ve aklınızın ucuna kadar gelen fikirleri kaçırmanıza neden olabilir.

Çünkü diğer insanların ve etrafınızda gelişen olayların her biri, beyniniz için bir düşünme süreci başlatır ve basitçe yeni fikirlerin geleceği kanallar tıkanır.

Eğer mümkün olduğunca kendinizi dış etkenlere kapatıp, kendi kendinize çalışırsanız, zihniniz “nefes alacak” ve daha etkin çalışma süreçlerine vakıf olduğunuzu göreceksiniz. Bu kimi zaman telefonunuzu kapatmak anlamına gelse bile, sağlayacağı faydaya değer bir yöntemdir.

Proje liderliği yaptığım tecrübelerimde, 15 dakikalık “ben bunu bi’ düşüneyim abi” seanslarım, ekibim tarafından pek anlaşılmasa da, uzun vadede bana çok faydası olmuştur.

4. Dinleyeceğiniz müziği iyi seçin

Üretkenliği artırmak için müziği kullanmak birçoğumuzun diğerlerine nazaran daha çok uyduladığı bir yöntem. Ama burada hangi müziği dinlediğimizin son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

Örneğin, R&B seviyorsanız, ve türün oldukça gürültülü örneklerini listenizde açık unutursanız, bir noktada benim yaptığım gibi “kafam çok karışık, neden böyle oldu” diye sorabilirsiniz. Cevap çok basit aslında : müzik psikolojinizle doğrudan bağlantıda çalışır ve baskın olduğunda sizi düşündürür.

Bu yüzden sakin ve sizi dinlendiren müzikleri tercih etmenizde fayda var. Örneğin bu yazıyı yazarken fonda London Grammar diye nefis bir gruba ait listeyi dinliyorum ’da. Tavsiye ederim, tavsiyelere de açığım!

5. Televizyon izleyin

Radyo dinlemek de olabilir. Bunda bana en çok faydası olan şey, düşünmek zorunda olmadığım bir süreç olması.

Ortamlar ve insanlar gözümün önünde değişip dururken, çok favorim olmasa da televizyon izlemenin, gereksiz “kafa patlatmama” engel olduğunu farkettim. Bir de bu pasif sürecin, aynı zamanda sizin için bir esin kaynağı olma ihtimali var.

Televizyonda “tam o anda” göreceğiniz birşey, uğraştığınız işle ilgili fikir verebilir ya da 2 saattir göremediğiniz basit problemi görüp çözmenizi sağlayabilir.

6. Uzun molalar vermeyi deneyin

“Onu biz de biliyoruz da fırsat yok.” demeyin hemen. İşlerin çokluğu sizi bunu yapmaktan alıkoyuyorsa bilmeniz gereken birşey var. O da; kaliteli zamanın, zorlamayla edinilenden çok daha üretkenlik dostu olduğu.

Örneğin, yarım saatte yapılacak bir işiniz varsa ve o an yapmak istemiyorsanız, bitirmeniz 1 saati bulabilir. Bu da şu anlama geliyor; o işi hem oflaya poflaya yaparsınız, hem de daha fazla zaman harcamış olursunuz, bu da nihayetinde sizi tüketir.

Boşuna demedik öğrenciyken, “okul 3 gün, tatil 4 gün olsun” diye. O zaman sakalımız yoktu sözümüz dinlenmedi

Benim tecrübelerim ve naçizane önerilerim bu şekilde. Kendi adınıza deneyip, işe yarayıp yaramadığını görebilirsiniz.

Eğer sizin de bunun gibi yöntemleriniz varsa ve bize faydalı olacağını düşünüyorsanız, lütfen yorum bırakmaktan çekinmeyin. Paylaşalım, öğrenelim.

girişimcilikmotivasyonüretkenlik

Источник: http://www.kafatech.com/uretkenlik-ve-motivasyonu-arttirmak-icin-6-etkili-yontem/

Motivasyon Artıracak 10 Muhteşem Öneri — Multi Yaşam

Cinsel Motivasyon İçin 6 Dekorasyon Fikri

En yükseği amaçlamak ve hedefinize ulaşmak için böyle bir ısrara sahip olmak ister misiniz? Bunun için güçlü bir motivasyona ihtiyacınız var. Peki nedir bu motivasyon dedikleri?

Motivasyon nedir kısaca en basit anlamıyla “bir şeyleri yapma arzusudur”. Hedef temelli davranışları başlatan, rehberlik eden ve devam ettiren süreçtir.

Motivasyon harekete geçmemizi sağlayan şeydir.

Susadığınızda suya uzanmak, sevgilinizi memnun etmek için ona hediye vermek, iyi görünmek için güzel kıyafetler almak, bilgi elde etmek için kitap okumak motivasyon sâyesinde olur.

Motivasyon biyolojik, duygusal, sosyal ve bilişsel (idrak ile ilgili) güçleri içerir. Bu etmenler davranışın oluşmasını sağlarlar. Suya uzanmak biyolojik, sevgilinize hediye vermek duygusal, güzel kıyafetler almak sosyal ve kitap okumak bilişsel bir gücün neticesidir.

Günlük kullanımda motivasyon bir insanın bir şeyi neden yaptığıdır. Örneğin, bir öğrenci iyi bir üniversiteye girmek konusunda o kadar motive olmuştur ki, her gününü çalışarak geçirmektedir.

Motivasyonun üç temel parçası vardır:

  • Harekete geçme (aktivasyon)
  • Devamlılık (ısrar)
  • Yoğunluk

Harekete geçme (aktivasyon), bir davranışı başlatma kararını içerir. Örneğin, psikoloji konusunda kendini geliştirmek için bir psikoloji dersine kayıt olmak.

Devamlılık (ısrar) engeller ortaya çıksa da hedefe ulaşmak için çaba harcamaya devam etmektir. Psikoloji örneğinden devam edersek, bu zorluklar iyi bir not almanın çok fazla enerji ve zaman gerektirecek olması olabilir.

Son olarak, yoğunluk hedefi kovalarken, ne kadar konsantre, coşkulu ve güçlü olduğunuzdur. Örneğin, bir öğrenci çok fazla efor sarfetmezken, başka biri derslerdeki tartışmalara katılarak, ders dışında araştırma olanaklarını kullanarak, hedefe ne kadar kendini vererek gittiğini gösterir.

Motivasyon nereden ilham alındığına göre ikiye ayrılır: dış motivasyon ve iç motivasyon. Dış motivasyon insanın çevresinde ortaya çıkar ve genellikle kupalar, para, ün ve övgü gibi ödülleri içerir. İç motivasyon ise kişinin içinde ortaya çıkanlardır. Örneğin, zor bir bulmacanın sonucunu bulmak sadece bir problem çözmenin kişisel hazzı içindir.

1)  Bir Amaç Bulun ve Niyetinizi Belirleyin

Dış motivasyon genellikle ödülü kazanmak üzerine kuruludur ve anlamsız da olsa bir şeye ulaşma isteği verir. Dış motivasyonun tersine iç motivasyon kişinin düşünmesini ve daha yaratıcı bir şekilde durumu ele almasını sağlar. Araştırmalar bir amaca sahip olmanın bize iç motivasyon sağladığını gösteriyor. Bir amaca sahip olmak tutku kıvılcımını yaratıyor, ki bu da başarının yakıtı.

Niyet belirlerken, kendimize bir yön, bir çerçeve oluşturmuş oluruz. Hem de görünmeyen güçleri harekete geçiririz. Çünkü niyet belirlemek bilinçaltımızı yeni modellerin ve yani seçimlerin farkına varmak üzere programlar. Ayrıca çekim yasasının sonucu olarak bizi o hedefe doğru çekmeye başlar.

İnsan mükemmelliğinin kalbi genelde sizi çeken, özgürleştiren ve zorlayan bir şeyi keşfettiğinizde ya da size yaşama anlamı, neşe ve tutku veren bir şeyi bulduğunuzda atmaya başlar. Terry Orlick

2)  Büyük Düşünün ve Dilekler Tutun

Hedefler belirlemek motivasyonu artırmak için mükemmel bir yoldur. Bazı insanların iş yapmaya karşı dirençleri vardır. İşte bunun üstesinden gelmenin yolu düşünce sürecini değiştirmekten geçer. Ne olmak, ne yapmak istediğimizi hayal ederek ve görselleştirerek işe koyulabiliriz. Dilekler tutmak hedef belirlemeyi daha kolay ve daha eğlenceli hâle getiren başka bir yoldur.

Çoğu insan başkalarına karşı sorumlu olduğunda hedeflerini yerine getirme ihtimalinin artacağını düşünür. Ama yakın zamanda yapılan araştırmalar başkalarına hedeflerimizden bahsetmenin başarı oranını azaltığını gösteriyor. Çünkü hedefi söylediğimizde hedefe ulaşmışız gibi bir hisse kapılıyoruz. Bu da motivasyonun azalmasına neden oluyor.

Hedeflerinizi yazmayı unutmayın. Bir şey zihindeki bir düşünceden çıkıp, somut hâle gelirse fiziksel gerçeklikte yer kaplar ve enerjiyi kendine çeker. Ayrıca hedeflerimizi düzenli bir şekilde hatırlamak için de önemlidir. Yazmanın diğer bir faydası ise böylece gidiş yolunu takip edebilecek olmanız.

Hayatımda, kendi istediğin şeyler için başkalarına bağlı kalmamak gerektiğini öğrendim. Dışarı çıkıp, sahip olmak için korkamazsın. Büyük hayal etmelisin, güçlü dileklerin olmalı ve hedeflerinin peşinden gitmelisin, çünkü bunu kimse yapmayacak senin için.” Cee Lo Green

3)  İyi Yaptığınız Bir İş İçin Kendinizi Ödüllendirin

Hayal edebiliriz, dileriz, hedefler belirleriz ve yapmak istediğimiz şeyler hakkında konuşabiliriz. Ama gerekli iş yapmaya başlayana kadar çok fazla sonuç görmeyiz.

Eğer işi sürekli ertelemeye başlarsak, kendimize basit bir söz verebiliriz ve görevi yerine getirdiğimizde kendimizi ödüllendireceğimizi söyleyebiliriz. İster rahatlama amaçlı olsun, ister lezzetli bir yemek olsun, isterse bir maceraya atılmak olsun.

Bunu yaptığımızda, bir dış motivasyon yaratırız. Böylece işi yapmak için daha motive oluruz.

Ödüllendirdiğin şeye sahip olursun. Neye sahip olmak konusunda açık ol ve sistemli olarak onu ödüllendir.” Bob Nelson

4)  Korkularınızla Yüzleşin ve Kucaklayın Onları

Korku motivasyonumuzu artırabilir. Ayrıca korktuğumuz şeye göre düşürebilir de. Korkularımızla temasta olmak bariyerleri ortadan kaldırmak ve bizi geride tutan, sınırlayan inançlardan kurtulmak için mükemmel bir yoldur.

Kendimize yalan söylemek ve korkularımızın varlığı inkar etmek yerine, onlarla yüzleşelim, sevgi ve anlayış ile kucaklayalım onları. Bunun bir yolu korktuğumuz şeylerin listesini yapmak ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenmek olabilir.

Duygularımızı yanlış olarak ya da kurtulunması gerek bir şey olarak yargılamayalım. Her şey bir sebeple oradadır. Onları yanlış ve doğru diye yaftalamak yerine, ne vadediyorlar onu öğrenelim ve bize artık hizmet etmediklerini anladığımızda bırakıverelim.

Gölgelerimiz ve belirgin zayıflıklarımız hakkında ne kadar fazla öğrenirsek, bunlar o kadar gücümüz olur.

Sabaha sadece gölgeler eşliğinde gelebilirsiniz.” J.R. R. Tolkien

5)  Besin Maddeleri ve Egzersiz

Doğru beslenme ve düzenli egzersiz mutluluğun anahtar bileşenleridir. Eğer vitamin, mineral ve diğer besin maddeleri açısından zengin bir diyetle beslenirsek, daha berrak bir zihnimiz olacaktır. Böylece ilham ve motivasyon kendiliğinden gelecektir.

Eğer sağlıksız yiyecekleri işlenmiş gıdalar, yüksek miktarda şeker ve sağlıksız yağlarla beslenirsek depresif ve sersem hissederiz. Bu da motivasyonumuzu etkileyecektir.Egzersiz yapmak endorfin düzeyini artırır ve doğal bir “iyi hissetme” sağlar.

Daha iyi hissettiğimizde kaynağımıza daha bağlı olur ve kendimiz yaratıcı bir şekilde ifade edip, hayatın tadını efor harcamadan tadabiliriz.

Fiziksel egzersiz sadece sağlıklı bir vücudun en önemli anahtarlarından biri değildir, ayrıca yaratıcı ve dinamik bir düşünsel faaliyetin temelidir.” John F. Kennedy

6)  Sevgi ve Minnettarlık

Sevdiğiniz şeylerin bir listesini yapın ve onlar için teşekkür edin. Ne kadar sevgi ve minnettarlık durumunda kalırsak, o kadar olumlu düşünür ve hayatımızda o kadar doğru yöne gideriz. Vücudumuzun stres kimyasallarını üretmeye başlaması için bir dizi negatif düşünce yeterlidir.

İyi haberse zihnimizi negatiflik döngüsünden kurtulmak için eğitebiliriz. Küçük şeyler için üzülmemeyi öğrenebiliriz. Ne kadar sevgi ve minnettarlık bölgesinde kalırsak, o kadar hayatlarımızdaki olaylara farklı tepkiler verebiliriz.

Sevdiğimiz ve minnettar olduğumuz ölçüde amacımıza bağlı kalır ve motivasyonumuzu artırırız.

Minnettarlık hayatın bütünlüğünün kilidini açar. Böylece sahip olduklarımız bizim için yeterli, hatta fazla olurlar. İnkar kabullenmeye, kaos düzene, şaşkınlık açıklığa döner. Bir yemek ziyafete, bir ev yuvaya, bir yabancı arkadaşa döner. Minnettarlık geçmişi anlamlandırır, bugün için huzur getirir, yarın için bir vizyon yaratır.” Innerspace

7)  Zihin Haritalama ve Görselleştirme

Hayallere ve hedeflere görsel bir hâle getirmek başarıya odaklanmayı sağlar.

Zihin haritalama basitçe anlatmak gerekirse konseptlerin birbirine bağlanmış biçimde gösterilmesidir. Örneğin, bir yuvarlağın içine bir madde yazıyorsunuz ve onu diğer bir maddeyle bir çizgi ile ilişkilendiriyorsunuz.

Beynimiz çağrıştırma ve hayal etme ile çalıştığı için, zihin haritası düşünme sürecine yardım ediyor. Renkler, kavisli çizgiler ve resimler kullanarak zihin haritasını göz için çekici hâle getirin. Zihin haritalama birçok şey için kullanılabilir.

Fikirlerinizi genişletmek ve daha organize olmak için mükemmel bir yoldur.

Görselleştirme yine benzer bir fikirden hareketle düşüncelerin görsel bir temsilidir. Yapmak istediğimiz şeylerin resimlerini bir araya getirip, onlardan bir kolaj yaratarak görselleştirme yapabiliriz. Görselleştirdiğiniz şeylere düzenli bir şekilde bakarsanız, emin olun iyi sonuçlar alacaksınız.

İyi iş dünyası liderleri bir görüş yaratırlar, onu açık bir şekilde ifade ederler, tutkulu bir şekilde ona sahip olurlar ve bıkıp usanmadan onu sonuna getirirler.” Jack Welch

8)  Yazma ve Yaratıcı İfade

Olumsuz da olsalar, düşüncelerinizi yazmaya kendinizi adarsanız açığa çıkmanıza izin vermiş olacaksınız. Bir zaman sonra düşünce biçimlerinizi fark edecek ve engelleri ortadan kaldırmak için bir fikre sahip olacaksınız.

Bazen sadece yazarak problemlerimizi çözebiliriz. Negatif olan her şeyin bir listesini yapmayı deneyin ve onları pozitif bir şekilde okuyun.

İnanmanıza gerek yok, ama zamanla bu negatif şeylere karşı bağışıklık kazanmış olacaksınız.

Hedeflerinizi yazmak da çok yardımcı olabilir. Özellikleri konusunda ne kadar fikre sahip olursak, onlara doğru ilerlemek de o kadar kolay olacaktır. Zaten ne olduğunu bilmediğimiz bir şeyi nasıl elde edebiliriz ki? Büyük hedeflerinizi daha küçük parçalara bölün. Mümkün olan en spesifik şeklini yazın.

Yaratıcı ifade motivasyon sağlamak için başka bir yoldur. Yaratıcı olmak ve sevdiğimiz şeyi yapmak bir amacı takip etmenin büyük bir parçasıdır.

Yapmaktan hoşlandığımız şeyler için vakit ayırmaya ihtiyacımız var. Bir enstrüman çalmak, yemek hazırlamak, resim yapmak, yoga veya dans etmek olabilir.

Tutkularımızı takip etmek bizi hem daha ilgi çekici yapar hem de yaşamımızı daha dolu hale getirir.

Soluklanmayan at yol almaz.” Atasözü

9)  Yeni Yetenekler Öğrenin

Bazen rutinin içinde kısılıp kalmış gibi hissederiz. Yeni şeyler öğrenmek için zaman yaratın. Hayatlarımızda kullanmak için araçlarımız olmadan, bulunduğumuz yerde sınırlı oluruz.

Büyüme, öğrenme, yeni bilgiler keşfetme ve kendimizi geliştirmeyle, hedeflerimize ulaşmak için ne öngörüler kazanabiliriz.

Önemli konuşmacıları dinleyin, kitap okuyun, araştırın, film seyredin, kurslara katılın, dışarı çıkın ve gerçek hayat tecrübesi kazanın.

Delilik aynı şeyleri sürekli sürekli yapmak ve farklı sonuçlar ummaktır.” Albert Einstein

10)  Doğaya Çıkın

Hayatımızı küçük kutular içinde yaşamak, ekranlara bakıp, sağlıksız ne varsa yemek yazgımız değil bizim. Doğa mükemmel bir iyileştiricidir.

Taze hava koklayarak, çıplak ayaklarımızı toprağa basarak, yürüyerek, koşarak, güneş ışığını hissederek, yüzerek, kuşları dinleyerek stresimizi azaltabilir ve potansiyelimizin kilitlerini açabilir.

Doğaya yakın bir şekilde yaşamak neşe, sağlık, yaratıcılık getirecek ve çevremizdeki bolluğu görmemizi sağlayacaktır. Bazen doğada bir nefes almak motive olmak ve ilham almak için yeterlidir.

Doğa acele etmez, hem de her şey başarıya ulaşmıştır.” Lao Tzu

Источник: https://multiyasam.com/motivasyon-nedir-motivasyonu-artirmanin-10-yolu/

Erkekleri cinsel ilişkiden korkutan 6 sebep

Cinsel Motivasyon İçin 6 Dekorasyon Fikri

Cinsellik korkusunun birçok erkek için büyük bir problem olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, erkeklerde görülen cinsellik korkusunun temelinde çok çeşitli nedenler bulunduğuna dikkati çekiyor.

“Duygularını açığa çıkaramayan ya da onlara göre hareket edemeyen bir erkeğin kendisiyle birlikte beraber olduğu kişiye de duygusal olarak zarar verme riski taşır” diyen Psikolog Başkak, cinsellikten korkan erkeklerle ilgili en başta gelen altı neden hakkında önemli bilgiler verdi.

Bu sebeplerden bazıları sizin için bilindik sebepler olabilir ama bazıları da bir süre durup, kendinizi bir gözden geçirmenize sebep olabilir.

1- Çocuklukta yaşanan cinsel istismar

Çocukken yaşanmış cinsel istismar vakaları nedeniyle gelişen cinsellik korkusuna erkeklerde sıkça rastlanır. Çocukken cinsel istismara maruz kalmış bir erkek için genel olarak diğer insanlara açılmak ve onlarla ilişki kurabilmek neredeyse imkansız hale gelmiş olabilir. Bu durum her türlü istismar vakası için geçerlidir.

Fiziksel, psikolojik ya da cinsel istismara maruz kalmış kişilerin gelecek yaşamlarında cinsel hayatlarıyla ilgili problemlerle karşılaşmaları muhtemeldir. Çocukken maruz kalınan istismar tabi ki bir erkeğin hayatının başka yönlerini de etkiler.

Böyle bir tacize maruz kalmak travmatize edici bir durumdur ve bir erkeği yapmak istediği şey için harekete geçmekten alıkoyabilir. Çünkü hayata karşı cesareti kırılmıştır.

Bu olay bir erkeğin hayatını çok çeşitli yönlerden etkiler ve bunu kontrol etmek onun için mümkün olmayabilir.

2- Bilinçaltı kayıtları

Çocukluk döneminde cinsellikle ilgili uygun olmayan bir olaya maruz kalmış ya da şahit olmuşsa, görmemesi, duymaması gereken cinsellikle ilgili bir durumu görüp anlamlandıramamışsa ve bu bilinçaltı düzeyde bir endişeye, korkuya yol açmışsa bu çocuk zihninde travma etkisi yaratmış demektir, yetişkin halini mutlaka etkileyecektir. İktidar sorunları, erken boşalma ya da bir kadının sorumluluğunu üstlenmekten kaçınma gibi sonuçlar erkeği cinsellikten ve dolayısıyla bir ilişkiden ve evlilikten uzaklaştıracaktır.

3- Eski bir ilişkide yaşanan travma

Problemli bir ilişki ya da evlilik yaşayıp çok zor bir ayrılma serüveni yaşayanlar yeni bir ilişkiye karşı güven kırılması yaşarlar ve çoğu zaman cinsellik en çok etkilenen alandır. Bu tür kötü tecrübeleri atlatmak bir çok insan için kolay değildir.

Yaşanan travma ne kadar ağırsa, kişinin kendi kabuğundan çıkabilmesi ve yaşadığı olayın şokunu atlatabilmesi de o kadar zor olur.

Bir kadın için çok büyük bir aşk duyuyor olsa ve onunla sıcak bir ilişki kurmak ve cinsel yönden yakınlaşmak istese de, eskiden yaşadığı olayları ve korkularını bir tarafa bırakıp içinden geldiği gibi hareket edebilmesi kolay değildir.

4- Bağımlılık

Herhangi bir şeye karşı olan bağımlılık da erkeklerde cinsellik korkusunun gelişmesine sebep olabilir. Bir şeye karşı duyulan bağımlılık kişinin beynini hiç fark etmediği şekillerde etkiler. Kişi ne kadar çok uğraşsa da zihninde oluşan bu etkinin mantıklı bir açıklaması yoktur ve kişi ondan kolay kolay kurtulamaz.

Bağımlılıklar, özellikle erkeklerin gizlemek için uğraştığı bağımlılıklar, yıkıcı etki yapar. Öylesine saplantılı bir bağımlılık haline gelir ki bazen gözü başka hiçbir şey görmez. Bu durum bütün bağımlılık türleri için geçerlidir.

Bu alkol, uyuşturucu ya da aklınıza gelen herhangi bir şeye karşı olan bağımlılık olabilir. Kumar bağımlılığı olan bir danışanımız, günlerce eve gitmeyebiliyor ve yılı aşkın bir süre eşine asla yaklaşmıyordu. Bütün cinsellik enerjisi kumar bağımlılığına kanalize olmuştu.

Bir şeye karşı duyulan bağımlılık kişiyi esir alabilir ve kişinin karşı cinsle yakınlık geliştirmesinin önünde bir engel teşkil edebilir.

5- Özgüven sorunları

Bir erkeğin özgüveninin zayıf olması ve dış görünüşüyle ilgili algısının kötü olması cinsellik için hazır hale gelebilmesini de etkiler.

Görünüşüyle barışık olmaması, kendini çirkin görmesi ya da mesela penisini küçük görmesi gibi fiziksel durumuyla ilgili güven zayıflığı oluşturan bir algıya sahipse; karşı cinsle bir ilişki yaşamayı hak etmediğini düşünüyorsa, bu yönde bir adım atmaktan kaçınabilir.

Özgüven düşüklüğü, başkaları için pek anlam ifade etmese de, bir erkeğin düşünme şekli üzerinde olumsuz bir etki bırakabilir.

Özgüven düşüklüğü genellikle birçok sebebin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bir durumdur ve bir erkeğin birçok alanda kendisini rahat ya da kendinden emin hissetmesine engel teşkil eder. Buna cinsel hayatı da dahildir.

6- Cinsellikte performans kaygısı

Performans endişesi erkeklerde cinsellik korkusu oluşmasında ciddi bir rol oynar.

Bir erkek cinsel ilişki anında mümkün olan en iyi performansını sergileyemeyeceğini düşünürse ya da karşı tarafın olumlu şekilde tepki göstermeyeceğini düşünürse, o zaman daha ilk başta cinsel ilişkiye girme korkusu oluşur. Bu tür durumlar için erkekler hipnoterapi, psikoterapi gibi danışmanlık hizmetlerinden faydalanabilirler.

Performans kaygısı bazen özgüven sorunlarıyla birlikte seyreder. Ciddi bir rezil olma kaygısı taşırlar. Bazı erkekler direkt olarak aslında yatakta sergileyebilecekleri en iyi performansı sergileyemeyeceklerini düşünürler.

Bu karşı cinsle alakalı bir şey de değildir. Daha çok kendilerinde mevcut kaygı ve şüpheden kaynaklı bir şeydir. Bu nedenle bazı erkekler cinsel olarak yakınlaşmaktan kaçınırlar.

Bazı erkekler bu sorunu aşmak ve yatakta daha iyi bir performans sergilemek için uzmanlardan danışmanlık hizmeti almalı.

Cinselliği canlandıran 6 dekorasyon fikri

Источник: https://thepiratebay3.org/?url=https://indigodergisi.com/2016/08/erkekleri-cinsel-iliskiden-korkutan-6-sebep/

Kanser Hastaları İçin Mucizevi Motivasyon Önerileri

Cinsel Motivasyon İçin 6 Dekorasyon Fikri

Çoğu zaman ”hayat, her şeye rağmen güzel” deriz. Ancak bu cümlenin altı doldurulmadığı sürece boş bir vaatten ve ezbere bir kelamdan başka bir şey değildir. Ötesi var. Ötesini kalemle, mürekkeple ve somut psikolojik metinlerle doldurmalıyız.

Peki bunu nasıl yapacağız? Önce yüzleşerek. Önce adını koyarak. Kanser, hayatımızın bir gerçeği ama son durağı değil.

Ve biliyoruz ki geçmişte nasıl insanlar gripten bile ölüyor ama şimdi ilaçla tedavi ediliyorsa, gelecekte de kanser için aynı gerçeklik geçerli olacak. Önceden tıbbın ve psikoloji biliminin yetersizliği ile her grip direkt ölümcül bir evreye geçiyordu.

Bugün ise ilaçla bir hafta, ilaçsız yedi gün diye şakalı bir gerçeklikle geçebiliyorsa bir şeyler yolunda gidiyor demektir.

Gelecekte de kanser hastalarımız için her şey yolunda gidecek inşallah. O zamana kadar ise enseyi karartmak yok. En büyük ilacımız olan umuda sarılmak zorundayız. Yaşamak her şeye rağmen güzel demekle bu işin bitmediğini asıl başlangıç noktasının bu cümle ve bu bakış açısı ile vaki olduğunu görmeliyiz.

Bu yazı kanser hastalarımıza mucizevi motivasyon önerilerinin ne olduğunu anlatmayı kendine borç ediniyor.

Öncelikle rakamlarla kanserin dünyada ve ülkemizde ne gibi etkileri olduğu mercek altına alacağız.

Daha sonra ise birbirinden özel ve önemli tam 10 maddede kanser hastalarının kendilerinin ve yakınındakilerinin nelerden uzak durup nelere dikkat etmesi gerektiğini yazacağız.

Umarım yazımız gerekli yerlere hız kesmeden ulaşır. Çünkü modern tıbbın bize gösterdiği yegane bir doğru var. O da şu ki: Her şey kafada bitiyor! İnanan, umut eden, geleceğe, hastalığına ve iyileşme ihtimaline hep yeşil ışık yakan bünyeler er ya da geç hayatta kalma mücadelesini ve sağlıklı bir şekilde devam edebilme potansiyellerini kazanıyor!

Rakamlarla Kanser Hastalığı 

Bu rakamları öğrendikten ve gördükten sonra iki ihtimal sizi saracak. Bir kanser değilseniz, elbetteki bu kadar fazla olan bir rakam içindeki bu hastalıklardan birine tutulmadığınız için şükredeceksiniz. Ama kaçımız herhangi bir hastalıktan şimdilik muafız diye şükrediyor, bu da ayrı konu. Kim bilir belki bunu da ayrı bir yazı diliminde şükretmek ve yararları açısından ele alırız.

Bir diğeri ise, kanser hastası iseniz sizden ne kadar çok insanın olduğunu görüp bir mücadele şeine, bir dayanışma duygusuna kapılacaksınız. Kesinlikle kapılmalısınız. Çünkü bir tek siz değilsiniz. Tanrım neden ben diye isyan ettiğinizde bilmelisiniz ki ülke çapında binler, dünya çapında milyonlar sizinle aynı kaderi paylaşıyor.

Türkiye’de her yıl 200 bine yakın insan kanser illetini tutuluyor. Kanserlerin çeşitli türleri var. Bunlardan biri hasıl oluyor bu binlerce insana. Ve her yıl yüzlerce bin!

Dünyada ise bu rakam 12 milyonu geçmiş durumda. Maalesef modern tıp henüz hiçbir şeyi başarabilmiş değil. Bu sayılar azalacağı yerde artıyor. Bize de parlak fikirler olarak kanser hastalarımıza psikolojilerine ve maneviyatlarına iyi gelecek bir reçete hazırlamak düştü. Dileriz layıkıyla ifa ederiz görevimizi.

Bu ağacı yeniden yeşertmek elimizde. İnsan olarak her birimizin içinde bir ağaç var. Yeniden yeşillerle birlikte çiçek açmasını umduğumuz. Ama ummak yetmez. Dayanışma ve umut duyguları ile birlikte bu gördüğünüz görseldeki gibi heybetli ama ilgiye muhtaç parçalarımızı yeniden çiçeklerle bezemek, yeniden baharın doğurgan umutlarına serpmek elimizde! Önce bizim elimizde!

1- Komedi filmleri izlemek: Kylie Minogue adlı ünlü bir pop yıldızı, kanseri nasıl yendiniz sorusuna günde üç tane komedi filmi izleyerek diye cevap vermişti. Evet. Mesele bu kadar açık aslında. Komedi filmleri yerine depresif, insanın içini karartan filmler izlemeyi tercih etseydi belki de sonuç böyle olmayacaktı. Belki değil mutlak!

Uzun zamandır enerjilerin insan vücudunu yönettiğini biliyoruz. İyi düşün iyi olsun mottosunu bir tık öteye taşıyarak kendinize komedi filmlerinden oluşmuş sağlam bir menü hazırlayabilirsiniz. Kahkaha, insan vücuduna iyi gelen en doğal ağrı kesicidir zira!

2- İç karartıcı ortamlardan ve fikirlerden uzak durmak: Etrafınızdaki hastalığınıza hastalık katacak, size sorunlarıyla yeni sorunlar katacak insanlardan uzak durun ve gerekirse onları hayatınızdan çıkarın.

Vardır böyleleri çünkü. Siz hastasınızdır ama maşallah onlar daha çok şikayet ederler. Onların yüzsüzlüğüne ortak olmayın ve yanınızdan uzaklaştırın. Sizin şefkate ve pozitif duygulara ihtiyacınız var.

İç karartıcı ortamlara ya da fikirlere değil.

3- Doğa gezilerine ve yürüyüşlerine katılmak: Doğa, her zaman kurtarıcı olmuştur. Mevsimlerin değişen dengesi ve özellikle bahar – yaz aylarının insanın içini umutla dolduran varlığı sizi de kuşatmalı. Bunun için sık sık doğa gezilerine ve yürüyüşlerine katılmalısınız. Bunu istediğinize göre yalnız ya da insanlarla birlikte gerçekleştirebilirsiniz.

4- İlgili derneklere ve vakıflara üye olmak: Kanserle ilgili birçok dernek ve vakıf var ülkemizde.

Onlardan birine ya da birçoğuna üye olabilir, sizin gibi bu hastalıktan mustarip insanlarla ortak bağ ve dayanışma içine girebilirsiniz.

Tek yapmanız gereken araştırmak ve en yakın derneklerden ya da vakıflardan birine kolaylıkla üye olabilir ve onların seanslarına katılabilirsiniz.

5- İnsanlarla etkinliklere ve tatillere çıkmak: İnsanlarla iç içe olmak ve onlarla çeşitli etkinliklere katılmak her zaman için ruhunuza ve bedeninize iyi gelecektir. Kafa dengi ve olumlu düşünen insanlarla özellikle önümüz yaz mevsimi iken tatile çıkmak size şifa katacaktır.

İş, sadece hastanelerle sınırlı değil. Hastaneler sadece işin teknik ve tıbbi kısmını halledecektir. Bu nedenle elbette ki günlük ya da haftalık kontrollerinizi yaptırmak için hastaneye gitmelisiniz. Ama bunun dışında işin sizde ve psikolojinizde bittiğini bilmelisiniz.

6- Sanat dallarıyla ilgilenmek: Örneğin müzikle ilgiliyseniz bir enstrüman çalmak ve günde birkaç saat sadece buna ayırmak size iyi gelecektir. Bununla birlikte fotoğraf çekmek ya da resim çizmek de size ve ruhunuza iyi gelecek temel prensiplerin başında gelecektir. Üretin. Ürettikçe doğa ana ve yaşamın şefkatli kolları size biraz daha açılacaktır.

7- Partilere, balolara katılmak: Türkçe’de çok güzel bir tabir var. ”İnsan içine karışmak.” Bunu yapın. İnsanlardan izole bir hayatı tercih eder, ben hastayım, ben kanserim deyip kendinizi tamamen soyutlarsanız hastalığınız daha da ilerleyecektir. Bu nedenle sizi partilere, balolara davet eden insanların davetlerine icabet edin. Göreceksiniz size nasıl da iyi geldiğini.

8- Psikolojik destek almak: Bununla birlikte çeşitli seanslara katılarak psikolojik destek almanızı da öneriyoruz. Bunun için devlet kadroları ve özel hastaneler psikologlarını sizin için size özel hazırlıyor zaten. Tek yapmanız gereken kendi adınıza ya da aileleriniz aracılığıyla başvurmak ve içinizi uzman hekimlere açmak olacaktır.

Tıp dünyasının ve uzman hekimlerin sizin için harıl harıl çalıştığını unutmayın. Moralinizi her daim yüksek tutup kalbinizi her daim iyi ve umutlu olana açın. Kaybedecek hiçbir şeyiniz yok, kazanacaklarınızın yanında.

9- Her şeye rağmen inatla gülümsemek: Evet sevgili parlak fikirler okurları. Her şeye rağmen inatla gülümsemeye devam edin. Bu hayatta kalma mücadelesinde, bu sağlık sorununda bir adım öne geçmek için, hayata yeniden sağlıkla ve umutla karışmak için en büyük silahınız da gücünüz de her şeye rağmen inatla gülümsemek olacaktır!

Источник: https://parlakfikirler.org/kanser-hastalari-icin-mucizevi-motivasyon-onerileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.