Çocuğumun Madde Bağımlısı Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Madde Bağımlılığı

Çocuğumun Madde Bağımlısı Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • MADDE BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-

Çocuğumun madde kullandığını nasıl anlarım?

Çocuğumun Madde Bağımlısı Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?
09/12/201523/05/2018

Bir insanın madde kullandığını hemen anlamak kolay değildir. Bağımlılık insanın sosyal hayatı, psikolojik dünyası ve fiziksel yapısı üzerinde izler bırakır. Bu değişim süreci ise maddelere göre farklılaşır.

İnsanın madde bağımlısı olduğunu anlaması yaklaşık iki yıl almaktadır ve genellikle fiziksel belirtiler ve sıkıntılar ile kabullenme süreci başlar.

  Kişi sık sık hastalanır, madde kullanmadığı zaman kriz dediğimiz yoksunluk belirtileri ortaya çıkar veya kullandığı madde miktarı yetmez, tolerans gelişimi nedeniyle daha çok miktarda madde kullanmak zorunda kalır.

Yine kullandığı maddeye göre vücudunda yara izleri oluşabilir, karıncalanmalar hissedebilir, solgun ve bitkin gözükebilir, saçları ve dişler dökülmeye başlayabilir.

Aileler çocuklarının sadece fiziksel durumuna bakarak madde kullandığını anlamaya çalışırsa bu süre iki yılı alabilir.

Bu nedenle anne ve babalar çocuklarının sosyal, ruhsal hayatları ve fiziksel özelliklerini sürekli takip etmelidirler. Bunlar üzerinde  ters giden bir durum tespit ederlerse daha dikkatli gözlem yapmaları gerekir.

Üzerinde belki kitap yazılabilecek bir konuyu kısaca başlıklar halinde özetlemek gerekirse:

Arkadaş çevresi

Eski arkadaş çevresinden kopup kısa bir dönem içinde yeni bir arkadaş grubuna dâhil oluyorsa, arkadaşları ile ilgili çocuk ailesine yeterli bilgi vermek istemiyorsa, arkadaşlarını  kendi ailesine tanıştırmak istemiyorsa, arkadaşlarının arasında sigara ve alkol tüketimi yaygınlaşmaya başlıyorsa çocukların madde kullanım kültürüne girmekte olduğunu düşünmek mümkündür. Aileler çocuklarının gelişimini ve değişimini iyi takip etmek istiyorsa, çocuğun arkadaşlarını tanımalıdır.

Okula ve derse ilgisi

Normal düzeydeki ilgisinde farklı olarak ani bir değişim olmuşsa, okula gitmek istemiyorsa, okul ve öğretmeleri hakkında sürekli şikâyetçiyse, ders çalışmıyor veya ödevlerini yapmıyorsa, sınavlarında sürekli başarısız oluyorsa gençlerin günlük hayatına başka meşgalelerin girdiği görülmektedir. Madde kullanan kişilerin hayatta tek öncelikleri madde temin etmek ve kullanmaktır. Maddeye bağlandıktan sonra hayata dair diğer işler önemini yitirmektedir.

Yalan söyleme

Madde kullanmaya başlayan gençler madde kullanımını, maddeye ödedikleri tutarı, madde tesirinde geçirdikleri süreyi ve o arkadaşlarını gizlemek için sürekli yalan söylerler.

Bu konularda yalan söyledikçe o yalanlarını başka yalanlarla desteklemek zorunda kalıyorlar.

Çocuğu madde kullanan ebeveynler genelikle belirli yaşlara kadar çocuklarının yalan söylemediğini ancak sonrasında sözlerine itibar edemediklerini belirtirler.

Para harcama düzeni

Her maddenin bir bedeli vardır ve bağımlılık arttıkça daha çok maddeye ihtiyacı duyarlar. Normal insanlar paralarını düzenli harcayabilirken bağımlılar parayı temin ettikleri gün hemen madde temini yoluna giderler.

Kendilerinin parası olmadığı durumlarda arkadaşlarının maddesini kullanırlar ve kendi paraları olunca da arkadaşlarına ısmarlarlar. Her iki durumda da paralarını hızlı tüketirler.

Özellikle öğrencilerin düzenli para harcayıp harcamadıkları önemli bir göstergedir.

Aile içi ilişkiler

Madde kullanan kişiler durumlarını fark ettirmemek ve ailelerine sürekli yalan söylememek için  sıkı aile ilişkilerinden uzak durmak isterler. Ayrıca yeni yaşam tarzları rutin aile içi ilişkilerden sıkılmalarına neden olur. Gençler zamanlarını aileleri ile değil de arkadaşlarıyla geçirmeyi tercih ederler. Bu nedenle de normal aile içi ilişkiler zayıflar.

Yalnız kalma

Aile içi bağları zayıflayan genç madde kullandığı anlaşılmaması için evdeyken yalnız kalmayı tercih edebileceği gibi yaşamış olduğu psikolojik durumlar (pişmanlık, maddelerin tesiri vs.) sebebiyle de yalnız kalmayı tercih edebilir. Bazen madde kullanmak için uzun süre banyoda veya tuvalette kaldıkları da görülür.

Kilo kaybı

Kullanılan maddeler vücudu tahrip ettiğinden belirgin bir zayıflama görülmektedir. Gençlerin herhangi bir rejim veya spor yapmadan ani zayıflamaları madde kullanmanın  bir göstergesi olabilir.

Madde göstergeleri

Bağımlılık yapan maddeler uyuşturucu, uyarıcı ve hayal gördürücü olarak tasnif edilmektedir ve her birinin farklı göstergeleri vardır. Her maddeyi ayrı ele almak gerekmektedir. Bu maddelerin ise birden fazla göstergesi olabilir ama gençler bu maddelerin tesiri ile eve gitmeyeceği için aileler tarafından tespit edilmesi güç olabilir.

Источник: https://www.aliunlu.com/cocugum-madde-kullandigini-nasil-anlarim/

Alkol veya madde bağımlı bireyi tedaviye nasıl ikna edilir?

Çocuğumun Madde Bağımlısı Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Alkol veya Madde bağımlılığı geliştikten sonra kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığını olumsuz etkilemekle beraber sosyal yaşamına, aile ilişkilerine yansımaktadır. Bu şekilde aile ilişkilerde tahriş, kaygı ve korku duygulara yol açmaktadır.

Buna biz eş bağımlılık diyoruz. Eş bağımlı, anne-baba, eş veya çocuklardan biri olabilir. Bağımlıların eşleri ve anne-babaları üzerinde yapılan bir çalışmada hemen hepsinde uyum sorunları ve depresyon saptanmıştır.

Bu sorunlar, hastayla olan  bağlantığı zorlaşarak iletişim ve güven kopabilir.

Dolayısıyla ilk kendinizden başlayınız : duygularınızı, öfkeyi, sabırsızlığı ortadan kaldırın, aklı selim olun ve kendinizi kurban olarak göstermeyiniz tam tersine yardımcı olabilecek bir arkadaş olarak davrayınız. Kolay bir iş değil, ama kendi kontrol etmeden amaca ulaşamazsınız.

Ne üzerinde konuşmalısınız?

Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı olan hastalar hastalığın getirdiği kötü sonuçlardan çok korkarlar. Sağlıkla olan ilk problemleri endişe verici sinyal olarak kabul ediyorlar. Yavaş yavaş anksiyete bir saplantıya dönüşür, hipokondriyazis.

Bunu sadece madde veya alkol kullanımı yoluyla bastırıyorlar. Ama bağımlı birey ayıkken bağımlılığın götürebilecek kötü sonuçları hakkında anlatıklarınızı ve onları önleyebileceğinizi söz ederek “tedaviye ikna etme” amacınıza ulaşabilirsiniz.

Önemli olan, bağımlı yakınlarla olan iletişimi bozmaktansa yaşadığı problemin yıkıcı sonuca getireceğinden farkında olması onu ikna etme şansını yükseltir.

Bu nedenle, ahlâk üzerinde konuşarak ve ayıplayarak hastanın suçluluk duygularını geliştirmesiyle yardımcı olamazsınız, fiziksel sağlığı üzerinde odaklanarak ve getirdiği zararı hakkında konuşmalısınız.

Tedavi hakkında ne zaman konuşabilirsiniz?

Bağımlı bireyin yardımı kabul etmeden önce psikolojik olarak hazır olmalı.

Yani yaşadığı problemlerin çözümü olarak hastaya tedaviyi sunmalıyız ve bu yardıma ciddi olarak ihtiyaç duyduğu anda söz konusu olabilir: aşırı doz kullanımı, sağlıkla ciddi sorunları yaşadığı anda ve dış görünüşün belirgin değişikliğini fark ettiği zaman.

Hasta bu değişikliklerin kötüye gittiğini farkına varır ve bundan dolayı duyduğu endişe hastanın tedavi olmasına büyük bir motivasyon yaratabilir. Hastanın yaşadığı bu tür anları uzmanlar “aydınlanma” olarak adlandırıyorlar. Genellikle bu anlar psikoaktif maddelerin kullanımındaki molalarda ortaya çıkabilir.

Unutmayınız: endişe, korku, kaygı gibi duygular hastayı rehabilitasyon olmayı ikna edebilmeniz için yardımcı olur. Aynı zamanda bağımlı bireyi tedavi olma kararını verdiğinden sonra daha önce bulunduğu sosyal ortamdan uzak tutmalısınız. Dolayısıyla hastanın tedavi olma fikiri oluşturabilecek duyarlık anı bekleyiniz ve gereğini yapınız.

Hastayı bilinçli olarak tedavi olmasına nasıl yardım edilir?

Hastadaki tıbbi bir yardıma ihtiyaç duyulan duygu farkındalığın uyandırılması – kolay olmayan ve uzun bir süreçtir. Çoğu zaman, hastalar bu farkındalığı yaşamıyorlar ve tedaviyi kendi fiziksel durumunu düzeltme amaçla alıyorlar. Bu durumda rehabilitasyon sonrası remisyon uzun süreli olamaz.

Dolayısıyla hastanın ailesi ve yakınların yapmaları gereken görevlerden biri hastanın yaptığı kararına önem verebilmesine yardımcı olmaktır.

Bunun için bağımlı birey ile arkadaş olmalısınız, hastalığın verdiği zararları, vücudundaki olumsuz etkileri, sosyal hayatına yansıyan olumsuzlukları ve polis tarafından çok sık yapılan uyarıları dolayından yaşadığı kaygıları hasta ile paylaşmalısınız.

Sohbet ederken bağımlı bireyin uyuşturucuya veya alkole olan yorulma duygusunu güçlendirmelisiniz. Eğer kurduğunuz iletişim sırasında anlaşıyorsanız ve aranızdaki iletişim sağlanıyorsa bu durumda kolaylıkla onun tek bir kurtulma şansı tedavi olma karar almaya bir adım atmasına yardımcı olabilirsiniz.

Yorgunluk ve kaygı duygular başka bir değişle kaygı hastanın tedavi olma isteğini güçlendirir yorgunluk oysa hastalığın yükünden kurtulma isteğini uyandırmaktadır. Bundan dolayı, bağımlı bireyin tedavi olması için hazırlama sürecin ideal adımları – kaygı ve korku duygusunu güçlendirerek yıpranma ve yorgunluğun sebebi alkol ve uyuşturucu olduğunun farkına varmasıdır.

Hastayla bağlantıyı kuramıyorsanız ne yapmalısınız?

Eğer bağımlı birey ile sağlıklı iletişim kuramıyorsanız veya duygularınızı kontrol edemiyorsanız her zaman , ağır hastalarla çalışmış ve uyuşturucu veya alkol kullanımın zararları hakkında ayrıntılı bilgi verebilen psikolog uzmanların desteğinden yararlanabilirsiniz.

Ancak bu durumda gelecekte bağımlılığın tekrar nüksetmesini engellemek amacıyla olumsuz duygulara ve tepkilere sebep olan faktörleri ortadan kaldırmak için aile terapiden geçmelisiniz. Bu yüzden ilk tedavi olmayı ikna etme amacıyla bağımlı birey ile tek başınıza iletişim kurmaktan fayda var.

Eğer birey kendi gücüne inanırsa tedavisinin başarı şansı artar.

Uzmanla danış

Источник: https://nazaraliev.com/tr/haberler/alkol-veya-madde-bagimli-bireyi-tedaviye-nasil-ikna-edilir

Madde bağımlılığından kurtulmak mümkün

Çocuğumun Madde Bağımlısı Olduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Madde bağımlılığı, Bağımlılık ve tedavisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, madde bağımlılığından kurtulmanın yollarını anlattı ve çocuğu madde kullanan ebeveynelere önerilerde bulundu.

MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR?

Madde bağımlılığında, Kişide, beyinde bağımlılık yaratacak bazı maddeler vardır. Kişi bu maddeyi almadığı zaman o maddeye ihtiyaç duyar. Mesela ilk başlarda o maddeyi kullandığında keyif alır, rahatlar, endişesi gider, hoş bir his duyar ve bir süre sonra bu maddeyi tekrar alıp aynı hissi yaşamak ister.

Madde Bağımlılığından Korunma

Mesela kokain uyarıcı bir maddedir; enerji verir. Kişi kendisini iyi hisseder ve tekrar almaya ihtiyaç duyar. Esrar bazı kişilerde rahatlama ve gevşemeye yol açar. Kişi zaman içerisinde bu maddeyi sık sık tüketme ihtiyacı duyar, aramaya başlar ve madeninin kendisini düşünmeye başlar.

Bir süre sonra iki doz alması gerekir çünkü bir doz yetmez, buna tolerans denir. Zaman içerisinde de kullanma sıklığı artar, iki günde bir kullanırken artık her gün kullanmaya başlar.

Kişi bu maddeyi almadığı zaman bedeninde birtakım belirtiler başlar; titreme, terleme, konsantrasyon güçlüğü, uyuyamama, öfke gibi…

Madde Bağımlılığından Kurtulma Yolları

Kişi bu belirtileri ortadan kaldırmak için maddeyi almaya başlar, bu noktada artık bağımlılık gelişmiş demektir.

UYUŞTURUCU VE UYARICI HAPLAR BİRBİRİNDEN FARKLI MIDIR?

Madde bağımlılığında, Kokain, ekstazi uyarıcıdır. Kişide canlılık, zihinsel süreçte hızlanmaya neden olur, kişi kendini olduğundan daha güçlü zanneder, gülme krizine girer. Partilerde bu tür hapların kullanılma sebebi, sabaha kadar dans etmesini sağlayacak enerjiyi vermesidir.

Uyuşturucu maddeler ise kişide dinginliğe, rahatlamaya belki uyku haline geçmesine neden olabilir. Bunların içerisinde bizim kullandığımız yeşil reçeteli ilaçlar vardır, ki kişiler bunu hastalıktan bağımsız olarak kötüye de kullanabilirler.

Esrar uyuşturucu olabileceği gibi bazen kaygıyı artırır ve hareketlenmeye neden olabilir. Gençler uyarıcıları daha çok tercih ederler.

KULLANILAN HER UYUŞTURUCU MADDE AYNI ETKİYİ YAPIYOR MU? KİŞİ UYUŞTURUCU KULLANIMIYLA NE GİBİ ŞEYLER YAŞAYABİLİR?

Kişi kendini olduğundan daha güçlü hissediyor, hayaller görüyor, yaratıcılığı gelişiyor ve bazen de kabuslar görüyor. Bunlar çok kötü halüsinasyonlar olabiliyor, korku hissi çok artabiliyor. Bali de uyuşturucu bir maddedir, bali kullananların bırakmak istemesindeki en büyük faktör ürkütücü halüsinasyonlardır. Uyku hali yapabilir veya kişi, zaman mekanla bağlantısını kaybedebilir.

KİŞİ HER AN MADDEYİ DÜŞÜNÜYORSA MADDE BAĞIMLISI OLMUŞ DEMEKTİR

BİR KİŞİNİN MADDE BAĞIMLISI OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

Kişi bir maddeyi kullanarak kendini iyi hissedeceğini, o madde olmadan iyi olmayacağını düşünüyorsa, gündelik faaliyetleri sırasında o maddeyi alsam mı almasam mı diye düşünmeye başlamışsa, harcamalarının büyük bir kısmını bu maddeyi almak için kullanıyorsa bağımlı olmuş demektir. Hatta birtakım kişiler madde almak için borçlanır, hırsızlık yapar, bedenini satar. Yasadışı bazı yollara sapma ihtiyacı duyuyorsa veya kişi bu maddeyi almadığında birtakım fiziksel belirtiler gösteriyorsa bu kişinin de bağımlı olduğunu söyleyebiliriz.

MADDE BAĞIMLILIĞININ FİZİKİ VE PSİKOLOJİK NEDENLERİ NELERDİR?

Herkes maddelere bağımlı olabilir. Bağımlı olmak karaktersizlik veya bozukluk değildir. Oysa bunlar kimyasal maddeler ve bizim beynimizin kullandığı kimyasallarla etkileşime giriyorlar. Bu madde kullanıldığında dopamin denilen maddenin vücutta salınımı artıyor bu da bize hoş duygular yaşatıyor.

Beyinlerimiz aşağı yukarı aynı, dolayısıyla her fizyolojik ve psikolojik yapıdaki kişi uzun süre madde kullanırsa bağımlı olabilir ama yaş da önemli bir faktör. Bazı kişilik yapıları, psikolojik faktörleri baz alacak olursak madde bağımlılığına daha meyillidir. Anti sosyal kişilikte olanlar bağımlı olmaya daha meyilli olabilirler.

Fiziksel faktörlere bakacak olursak, bazı psikiyatrik hastalıklarda madde kullanmaya daha fazla eğilim olabilir. Kişi bunu kendisini tedavi etmek için kullanabilir.

Dürtü kontrol problemi olan kişiler veya dikkat eksikliği hiperaktivitesi olan kişiler farkına varmadan bir maddeyi aldıklarında zihinlerinin daha iyi çalıştığını görürler ve maddeye yönelim olabilir.

HER KESİMDEN İNSAN MADDE BAĞIMLISI OLABİLİYOR

MADDE BAĞIMLILIĞI DAHA ÇOK KİMDE GÖRÜLÜR?

Ekonomik grubun pek önemi yok, zengin kişilerde daha çok görülürdiye beklenir ama böyle bir şey yok çünkü ucuzdan pahalıyadoğru gidiyor bu maddeler. Her kesimden insan maddeye bağımlıolabiliyor ama uyuşturucu tüccarları açısından genç popülasyonhedef kitle.

Genelde iyi yerlerde okuyan, iyi ailelerin çocukları hedefalınıyor. Özellikle ortaokul, lise çağındaki çocuklar riskli.Daha üst düzeydeki kişiler daha pahalı maddeleri tüketiyorlar; kokaingibi, ekstazi gibi… Daha alt seviyedekikişiler ise daha kolay ulaşılabilecek maddeleritüketiyorlar.

Bunlar beyinde geri dönüşü olmayankimyasal hasarlara neden oluyor.Ergenlik dönemi isyanın arttığı bir dönem,kimlik karmaşasının yaşandığı bir dönem. Kişikendisine ne yapılmaması söyleniyorsa onuyaptığı bir dönem yaşıyor.

Bu isyanın ve güçgösterisinin bir göstergesi olarak “madde dekullanırım, alkol de alırım” diyerek meydanokuyabiliyor. Gençlerde bağımlılık daha hızlıoluşuyor.

BAĞIMLILIĞIN VÜCUTTAKİ İLK TAHRİBATI NEDİR?

Maddeden maddeye değişir. Bazı maddeler etkilerini uzun dönemde ortaya çıkarır ama eroin gibi maddeler daha hızlı bağımlılık oluşturur. Maddenin kullanım yolu da önemli, madde solunum yoluyla alınıyorsa oradaki dolaşımda bir bozukluk yaratabilir.

Akciğerde sorun yaratabilir, genel dolaşım sistemine zarar verebilir, cilt sağlığına, karaciğer, böbrek, iç organlara zarar verebilir ama bunların görünür hale gelmesi uzun süre alır. İlk başta psikolojik etkiler görülür; kişinin uyuyamaması, konsantre olamaması, iştah kaybı, kilo kaybı gibi.

Beyne doğrudan ulaştığı için beyindeki ödül sistemini bozar ve beyin o maddeye ömür boyu bağımlı olur. Beyinde yapısal olarak gri maddede küçülmeye neden oluyor, problem çözme yeteneği, akıcı düşünme yeteneği, entelektüel fonksiyonlar azalıyor.

Ayrıca kalıcı unutkanlık ve kalıcı psikiyatrik hastalıklara neden olabiliyor. Şizofreninin ortaya çıkmasını hızlandırabiliyor.

YANLIŞ ARKADAŞ ÇEVRESİ, MADDE BAĞIMLISI OLMADA ETKEN MİDİR?

Yanlış arkadaş seçimi kişiyi madde kullanımına itebilir ama yine de karar verecek olan, kişinin kendisidir. Ama bu bir ergen olduğu zaman ergenin bunu kavraması zaman alabilir. Yanlış arkadaş o kişiye iki üç ay popülarite kazandırıyorsa o zaman madde kullanmak hoşuna gidiyor olabilir.

Ama ergenin temelinde iyi bir aile desteği varsa, bazı temel kişilik özelliklerinde sıkıntı ve herhangi bir dürtü kontrol bozukluğu gibi psikiyatrik problemi yoksa yanlış arkadaştan uzaklaşıp hayatına çeki düzen vermeyi başarabilir.

Ancak aileler polis olmamalı; “onunla-bununla arkadaşlık yap ya da yapma” dememeliler.

HEM DERSLERİNE ÇALIŞIP HEM MADDE KULLANABİLİR

Aileler çocuklarının madde bağımlısı olduğunu nasıl anlar? Madde bağımlısı olduğunu anladıklarında nasıl bir yol izlemelidirler? Çocuk kendisini gizlemeye çalışabilir. Derslerine çalışıyor olabilir,çok efendi olabilir ve bir yandan da madde kullanıyor olabilir.

Genelde zayıflama, cilt renginde soluklaşma, okul başarısındadüşme, sinirlilik, uyku sorunları, sebepsiz öfkelenme, şüphe duyma,aileden uzaklaşma, bakımının azalması, sosyal faaliyetlere ilgisininazalması, arkadaş çevresinin değişmesi gibi belirtiler aileninşüphelenmesine neden olabilir.

Böyle bir şey olduğunda aile,çocukla sakin olduğu bir zaman baş başa konuşmalıdır.Madde kullandığından şüphe duyduklarını, maddenin zarar vereceğinive bağımlılığa kadar yol açacağını söylemek doğru olur.

Güvenle ilgili bir sorun olmadığını sadece endişe duydukları içinkonuşmaya davet ettiklerini söylemeliler ve madde kullanmadığınısöyleyen çocuklarına küçük bir idrar tahliliyle sadece içlerinin rahatetmesi için bir kliniğe gitmek istediklerini söyleyebilirler.

MADDE BAĞIMLISI OLAN BİR KİŞİ BU BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK İSTİYORSA NEREYE BAŞVURMALIDIR?

Psikiyatri uzmanına başvurmalıdır, ülkemizde bu alanda özelleşmiş klinikler var AMATEM’ler var, devlet hastanelerinin bünyesinde de kurulmuş AMATEM’ler var. Özel kurumların da kendi içlerinde alt birimleri var madde bağımlılığıyla ilgili, mutlaka psikiyatri uzmanına başvurmalıdırlar.

MADDE BAĞIMLILIĞINI NASIL TEDAVİ EDİYORSUNUZ?

Kişinin yaşı, kullandığı maddenin miktarı, ne kadar süredir kullandığı önemlidir. Mesela esrar kullanmaya yeni başlamışsa ve tedavi olmaya karar vermişse ayaktan tedaviyle psikoterapi ve ilaç tedavisiyle birlikte tedavi edilir.

Kişide birden çok madde bağımlılığı varsa tedaviye istekliyse ve geçmişte başarısız olmuş tedavi deneyimleri de varsa hastaneye yatırmak gerekir. Hastanede maddeden arındırıp ilaç ve psikoterapi vermek gerekir. Psikoterapi bu noktada çok önemli çünkü kişinin madde arama davranışının değişmesi gerekiyor.

Ailenin destek vermesi gerekiyor, sorun yok gibi durmamak ama yargılayıp suçlamadan tedavinin bir parçası olmaları gerekiyor.

“BİR KEZ DENESEM BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYİN!

Tedavi edilmiş bir kimsenin tekrar eski alışkanlıklarına döndüğüne şahit oldunuz mu? Bağımlılık tedavisi dalgalı bir seyir izler.

Kişi,“madde hayatımdan gitti” diye bir balayı dönemiyaşar ve sonra “bir kez denesem bir şeyolmaz” diyebilir ve sonra da “bir kez denedimbir şey olmadı, bir kez daha deneyeyim” diyebilir.Böylece tekrar aynı sürece girilebilir.

Önce balayı döneminde kesinlikle maddeyikullanmak istemediğini, geçmişinin ne kadarkötü olduğunu düşünür ve kişide bir arınmaduygusu olur. Özellikle terapi almazsa kişistresli de olsa neşeli de olsa ilk döneceği şeymadde olur. Bazı olgular da var ki tek tedaviyledüzeliyor.

PSİKOHAYAT DERGİSİ

Источник: https://www.e-psikiyatri.com/madde-bagimliligindan-kurtulmak-mumkun-33971

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.