Çocuğunuz Yemek İstemiyorsa Ne Yapmalısınız?

içerik

Çocuklarda Yemek Seçme Nasıl Önlenir? – Sağlık Ocağım .NET

Çocuğunuz Yemek İstemiyorsa Ne Yapmalısınız?

Seçici yemek yiyen çocukların oranı 4 aylık iken % 19, 24 aylık çocuklarda % 50 oranındadır. Çocuklarda yemek seçme çocuğun gelişiminde engel oluşturmaz.

Yeni bir besini çocuklara kabul ettirebilmek için 8-15 defa denemek gereklidir.
Çocuklarda yemek seçme genetik nedenlerden (tat duyusunda genetik farklılık) gibi nedenlerden, çevresel ve kültürel nedenlerden olabilir.

Yeni doğandan itibaren tatlının acı ya da ekşiye göre daha güvenli olduğu hissi oluşur.

Çocuklar tarafından en az sebzeler sevilir. Patates kızartması ve pizzalar daha fazla sevilen yiyeceklerdir. Çocuklar inatçı ve yemek seçer ise annelerin işleri daha zordur. Çocuklarda yemek seçme dönemi 18-24 ay arası başlar. Bu yaşlarda çocuklar yemekleri istemez.

Daha önce sevdikleri yemeği bir süre sonra sevmeyebilirler. Bu yaşlarda çocuklar kendi seçimlerini yapmak isterler. Bu nedenle çocukları bu yaşlarda seçme hakkı verilmelidir. Örneğin bezelye, havuç, fasulye gibi sağlıklı seçenekler ile çocukları şaşırtarak seçme hakkı sunmak işe yarayabilir.

Çocuklarda yemek seçme nasıl önlenir?

Tamamlayıcı beslenme döneminde çocuk farklı besinler ile karşılaşmalıdır. Erken çocukluk döneminde bebeğin kazandığı beslenme alışkanlığı ileri ki yaşlarda da devam eder.

Çocukları tekrar tekrar sevmedikleri besinler ile karşılaştırmak faydalı olabilir. Evde yemek seçmeyen büyüklerin olması bu konuda yardımcıdır.

Bu yaşlarda çocuklar durumu isterler ise değiştirebileceklerini fark ederler ve ellerine fırsat geçtiği zaman bu durumu kullanırlar.

Çocuklar, tabaklarını iterek ve hayır diye bağırarak tepki beklerler. Bu durumda kontrollü olup tepkisiz kalmaya çalışılmalıdır. 3-6 yaş arası çocuklar istemediği bir yemeğe yemesi için zorlanır ise ters tepki yaratabilir. Çocuğun beslenme alışkanlıkları daha çok annenin elindedir.

Annenin baskıcı olması çocuğu daha çok yemekten soğutabilir. Bu nedenle anne baskıcı olmak yerine evdeki beslenme tarzını sağlıklı beslenme şeklinde düzenlemelidir.

Ayrıca daha bebeklik yaşlarda çocuğa abur cubur tarzı besinleri alıştırmamak dengeli beslemek ve mümkün olduğunca çocuğa annenin beslemesi önemlidir.

Evde bakıcı ya da anneannenin, babaannenin büyüttüğü çocuklarda bu sorun daha fazla görülmektedir.

Çocuk yemek yemediği zaman ne yapmak gerekir?

Çocuklarda yemek seçme nedenleri

Çocuklar enerji alımını kendileri kontrol edebilmektedirler. Zorlama şeklinde çocuğu beslemeye çalışmak bu kontrolü bozabilir. Örneğin, çocuk öğle yemeğini yemez ise duygusuz şekilde tamam zorlama akşam acıkınca yersin demek doğru bir davranış olur. Bu davranıştan sonra, yemek arasında çocuğa atıştırmalık bir şeyler vermemek gereklidir.

Çocukların beslenmesinde kendi yaşlarında olan arkadaşlarının beslenmesi de önemlidir. Çocuklar diğer çocukların ne yediğine dikkat eder. Bu nedenle Sürekli abur cubur yiyen bir arkadaşının olmamasına dikkat etmek önemlidir. Her gün patates kızartması, pizza ve benzeri besinler ile karnını doyuran bir arkadaşının olması çocukları olumsuz etkiler.

Çocuğun sağlıklı beslenen bir çocukla arkadaşlık etmesini sağlayın. Yapılan araştırmalar sonucu 3-7 yaş arası çocukların, kendilerinden daha büyük çocukların yediklerine özendikleri ortaya çıkmıştır.

Eğer çocuğun arkadaşları da yemek seçiyor ise çocuğun yanına arkadaşlık etmesi için lise çağlarında yemek seçmeyen ve iyi örnek olacak bir bakıcı, kuzeni veya benzeri bir arkadaş bulmak faydalı olur.

Fakat çocuğun, bunun bilinçli yapıldığını anlamaması önemlidir ve bunu fark eder ise durum tersine dönebilir. Çocuklar dünyaya tatlı yiyeceklere duyarlı bir damak tadı ile gelirler. Çocuklar büyüdükçe daha fazla dışarı (alışveriş merkezleri, arkadaş partileri ve benzeri) yerlere çıkmaya ve çok fazla abur cubur yemeye başlarlar.

Bu gibi bir durumda dışarıdan gelen çocuk yemek yemeyi istemeyebilir. Bu durumda çocuğa bazen, bu tür yemeklerin özel veya eğlence yemekleri olduğunu söyleyerek evdeki yemeklerin besin için olduğunu anlatmak gibi yöntemleri denemek faydalı olabilir. Çocuk bu yemeklerin yasak olmadığını ve bu yemeklerin özel yemekler olduğunu bilmelidir.

Evdeki diğer bireyler ile annenin tutumu aynı olmalıdır. Baba kızar, abla yemesen de olur, annede çocuğun sevdiği yiyeceği hemen getirir ise çocuk kolay olanı ve işine geleni tercih eder.

Çocukla birlikte alışverişe gidildiğinde onun sepete istediği sebzeleri koymasına izin vermek faydalı olabilir. Sebze yemeklerini ya da salataları çizgi film kahramanlarını benzeterek, çocuğa sunmak işe yarayabilir.

Çocuklarda yemek seçme problemini önlemek için bütün bunlara ve benzer durumlara dikkat etmek büyük ölçüde fayda sağlar.

Sağlıklı beslenme ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/cocuklarda-yemek-secme-nasl-onlenir/

Çocuğum Yemek Yemiyor Ne Yapmalıyım?

Çocuğunuz Yemek İstemiyorsa Ne Yapmalısınız?

Sizin gibi çoğu aile, çocuklarının “yemek yememe” huyu üzerinde çok fazla durmaktadır.Bu konuda kafanıza taktığınız soru şudur: “Çocuğumun yememesi normal mi?” Sorunun cevabı ise “Evet!!!”Bu işitmek istediğiniz cevap değil galiba.Zor beğenen çocuklar annelerine yemek yemeyi çok zorlaştırmaktadırlar.

Bebeklik ve çocukluk dönemi beslenme ve büyümeyle birlikte son derece önemli aşamalardır.Buna karşın bebeğinizin vücudu her gün çok hızlı bir şekilde büyümekte ve gelişmektedir.Bebeğinizin beklenen şekilde büyüme ve gelişmesi için doğru yiyeceği doğru miktarda alması önemlidir.

“Bebeğiniz zor beğenen, yemek seçen biri değilse çocukları beslemek kolay bir iştir”.

Ancak üzgünüz ki seçici yemek yeme anormal bir davranıştır fakat bunun anormal olduğunu bilmeniz veya çocuğun yemesine neden olan aşırı tepkiyi bilmeniz sizi şaşırtmış olmalı.Sizin tek yapmanız gereken çocuğunuzun yemesine karşı olan tutumunuzu değiştirmenizdir, gerisi zaten çorap söküğü gibi gelecektir.Bu noktada çocuğunuza zorla yemek yedirme sizi rahatlatsa da, çocuğunuzun üzerinde bunun olumsuz etkisi vardır.Bu makalede, az yiyen, iyi şekilde beslenmeyen çocuğunuzun bu konuda gerçekten sorunlu olup olmadığıyla karşılaşacaksınız ve eğer çocuğunuzun bu sorunu varsa bununla mücadele etmenin bazı yollarını keşfedeceksiniz.

Zorla Yemek Vermekten Kaçının

Çocuğunuzu iyi bir şekilde yemek yerken görmeyi seviyorsunuz değil mi?Çocuğunuzun özellikle bebekken ve yeni yeni yürümeye başlarken ağız tadı hakkında bir fikriniz yok.Bu gezegende milyonlarca aile gibi siz de çocuğunuzun karnını doyurmak için ona zorla yemek veriyorsunuz.Niyetiniz tamamen iyi olabilir ancak bu sorunla mücadele tutumunuz en iyisi değil.Zorla yemek yedirmeniz çocuğunuz büyüdüğünde onda isteksizlik, iştahsızlık yapacaktır.Tabii ki günümüzde bebekler yemek konusunda çok seçici davranmaktadırlar.Yeni doğan bebekler bile anne sütünü içmeyi reddetmekte ve bu yüzden çoğu anne farklı beslenme formüllerini denemektedirler.Bu da yetmezmiş gibi pediatri uzmanları tarafından belirlenmiş ağırlık yönergeleri de ailelere bu konuda baskı yapmaktadır.

Çocuğunuzun beyin gelişimi için yağın gerekli olması bir gerçekliktir ancak uygun miktar alınmazsa çocuğunuz yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kalacaktır.

Bu Sorunla Nasıl Başa Çıkarız?

Bırakın Çocuğunuz Kendi Kendine ÇözsünBir süre çocuğunuzu bu sorunu çözmede yalnız bırakmayı denediniz mi hiç? Sizin gibi kaygılı anneler için bu kulağa çok zor gelse de bunu yapmak işe yarayacaktır.

Çocuklar uzun süre zorla beslenirse zor beğenen olarak yetişmekte ve yiyeceklere karşı iştahsızlık duymaktadırlar. Bununla mücadele etmenin en iyi yolu bazen çocuğu kendi başına bırakmaktır. Bununla Başa Çıkmak Aylar Alabilir

Bu Dünyada hiç bir canlı yiyecek olmadan yaşayamaz.

Bu kural sizin bebeğiniz için de geçerlidir. Eninde sonunda çocuğunuzu masada bir süre bırakılan yemeği/yiyeceği yerken göreceksiniz.

Buna Bebek Liderliğinde Beslenme/Bebeğin Kendi Kendine Beslenmesi denmektedir.

Ya da sizden kendisi için yiyecek istemeye gelirken göreceksiniz. O anda onu beslemeniz çocuğunuzun üzerinde olumlu etki yapacaktır. Çocuğunuz yemek için geldiğinde yemeğin çocuğunuzun psikolojisi üzerinde olumsuz etkisi varsa zorla besleme hiç işe yaramayacaktır.

Yiyeceğe karşı oluşan bu iştahsızlık sizi her zaman asabi yapacaktır. Çocuğunuz yemesi gereken şeyi reddedebilir ve her zaman yiyeceği yerken seçici/zor beğenen olabilir. Çoğu çocuk bu yüzden yiyecekten ziyade süte bağımlı olarak yaşamaktadır.

Şimdi artık bu zor beğenme/seçicilik bir alışkanlık olmuştur ve bir günde geçmeyecektir. Bunun üstesinden gelmek aylarca devamlı çaba ister.

Çocuğunuzun Fiziki Aktivitelerini Arttırın

Çocuğunuzun fiziksel aktivite yapmasına izin verin sonra zaten açlıktan kıvranacaktır.Çocuğunuz gerçekten acıktığında, kendi kendine iyi bir şekilde yiyeceğinin sinyalini verecektir. Bu alışkanlık size uzun vadede fayda sağlar ve çocuğunuzun yeme davranışından memnun olursunuz.

Doğal olarak bir kaç hafta çocuğunuzun ağırlığı düşer ancak sonuçta çocuğunuz kendi başına yemeyi öğrenecektir. Yapmanız gereken doğru aralıklarla çocuğunuza yiyecek vermenizdir fakat bazı reddetmelerinde yiyeceği masasına ulaşılabilir bir şekilde bırakın.

Bu çocuğunuzun açlık hissini yaşamasına yardımcı olur ve bu da bağımsız olarak çocuğunuzun ihtiyacını açıklamasını öğretir.

Sorun Çözülünceye Kadar Ne Yapılmalı?

Güçlü ve Başarılı Popüler Karakterlerin Hikayelerini (Temel Reis) Anlatabilirsiniz
Sağlıklı beslenmenin kendisini nasıl büyüttüğünü ve güçlü yaptığını anlamasını sağlamanız gerekmektedir. Güçlü ve başarılı karakterlerin hikayelerini anlatmak (Temel Reis gibi) yardımcı olabilir. Böyle yaparak çocuğunuzda yemek yemenin önemini anlamasını sağlarsınız.

Diğer Çocuklarla Vakit Geçirerek Sosyalleşmesine Yardımcı Olma

Çocuğunuz sosyalleşirken diğer çocukları yemek yerken gözlemler. Bu diğerlerine bakarak yemek yemeye teşvik eder. Bu çocuğunuza çok cesaret verecek ve yemeye ilgi göstermesini sağlayacaktır.

Yüzme, Atlama veya Bisiklete Binme Gibi Rutinler OluşturmaZor beğenen/seçici çocuklarda bu tarz fiziksel aktiviteler harikalar yaratabilir. Çocuğunuza açlığını hissettirmede yardımcı olacaktır.

Bu tarz aktiviteler çocuğunuzun açlık hissine büyük katkı sağlar ve  yemek yeme problemini çok hızlı çözmede size yardım eder.Beslenme Ne zaman Dengelenir, Normale Döner?Zor beğenen çocuklarda sütlerine meyve katarak beslenmeyi dengelemek önemlidir.Bu tarz çocuklara ıslatılmış badem sabahları verilmesi gereken ilk şeydir.

Günün geri kalanında ise ceviz, kaju, kuru üzüm, fıstık ve hurma verilmelidir.Bunları iyice öğüttüğünüzden emin olun ve boğulmayı engellemek için süte karıştırıp verin.İştahını Açmaya ÇalışınNane ve kişniş bitkileri çocuğunuzun sindirim ve açlık hissine yardımcı olur.

Umarım bu öneriler yemeği beğenmeyen çocuğunuzla mücadele etmede etkili olur.Dert etmeyin! Çok yakın sürede geçecek olan sadece bir geçiş sürecidir.Çoğu çocuklarda bugünlerde aynı sorun vardır.

Bu süreç yakın zamanda biter ve yukarıda bahsedilen önerileri rahat bir şekilde deneyebilirsiniz.

Ya Çocuğunuz Üstün Zekalıysa?
Online Testimizle Çocuğunuzun Zeka Potansiyelini Keşfedelim.
www.zekatesti.com.tr

Zeka Geliştiren Kitaplar İçin TIKLAYIN

Zeka Geliştiren Zeka Oyunları İçin TIKLAYIN

Dikkat Dağınıklığı Hiperaktivite Disleksiye Eğlenceli Çözüm için TIKLAYIN

Источник: https://ustunzekalilar.org/tr/Makaleler/Icerik/1317-Cocugum-Yemek-Yemiyor-Ne-Yapmaliyim

İştahsız ve Yemek Seçen Çocuklara Yaklaşım

Çocuğunuz Yemek İstemiyorsa Ne Yapmalısınız?

Çocuğum yemek seçiyor diyorsanız bu yazıyı mutlaka okuyun!

Anne ve babalardan son zamanlarda en çok aldığım soru yemek seçen çocuklarıyla ilgili, onları dinleyerek ve bazı çözüm önerileri geliştirerek sorularını yanıtlamak ve çocuğun beslenmesine olumlu katkılarda bulunmaya çalışıyorum, bu ay ki yazı konusunu öneren editörümüze de sonsuz teşekkürler, bir çok anne babanın sorununu gündeme taşımama vesile olduğu için. Keyifle okuyun ve hemen adım atın, zararın neresinden dönerseniz kardır.

Çocuklar yaklaşık olarak iki yaşından başlayarak kendi öz bakım becerilerini karşılayabilecek kas gelişimini kazanırlar. Bu kazanımlar onlara yavaş yavaş giyinip soyunabilme, daha hızlı hareket edebilme ve kendi başına çatal ya da kaşık kullanabilme becerisini vermiş olur.

Ancak genellikle bu yaş çocukları hala ebeveynleri yada bakıcıları tarafından beslenmektedir.

Çoğu anne baba çocuklarının çok yemek seçtiğinden yada evde hiçbir şey yemediklerinden bahsederler, yuvada veya dışarıda yemek yeme sorunlarının ise pek fazla olmadığını satır aralarında dile getiriler.

2-5 yaş arsı çocukluk dönemine oyun çağı denilmektedir.

Bu çağın en önemli özelliği kendi iç dünyalarından sıyrılıp çevreyle etkileşen ve davranış edindikleri bir dönemdir, beslenme alışkanlıkları da bu dönemde değişiklik göstermektedir ve taklit etme davranışlarının en baskın olduğu dönemdir.

Anne, baba ve evde yaşayan diğer bireylerin olumlu ve olumsuz tüm davranışlarını taklit ederler, oyun çağı çocuğuna iyi örnek olmak ve olumlu davranış sergilemek beslenme açısından büyük önem taşımaktadır.

Yemek seçme sebepleri nelerdir?

  1. Anne sütünden ek besinlere geçildiği dönemde besinler tek tek bebeğe tattırılmadıysa ve genelde bulamaç bir beslenme tarzı benimsendiyse ilerde çocuk tadını bilmediği besinleri reddeder.
  2. Evde bakıcı, anneanne yada babaannenin büyüttüğü çocuklarda bu sorun daha çok yaşanır.

    Çocukların kendi kendine yemek yemelerine fırsat vermezler çünkü bu şekilde hem ortalık hem de çocuğun üstü temiz kalır. Ayrıca peşinde dolaşıp bin dereden su getirerek çocukların çok daha kolay yediklerini düşünürler. Ayrıca vicdanen daha rahat ederler.

  3. Taklit ettiği ebeveyininin olumsuz davranışları, örneğin sebze yemeyen bir annenin çocuğunda da sebze sevmediği sıkça karşılaşılan bir dönemdir.
  4. Yemek yemesi konusunda ısrar ve baskılar, bu dönemde çocuklar kendini ispatlamaya çalışırlar ve tercihlerini ön plana almak isterler.

    Zorlama ve ısrardan hoşlanmazlar ve bu zorlamalara zıt davranış geliştirerek yemek yemeyi reddedebilirler.

  5. Çocuğun çevreye olan ilgisi yemek yemeyi ikinci plana atmasına neden olabilir, daha çok psikolojik nedenlerle çocuklar yemek seçerler.
  6. Seçtiği besinle ilgili geçmişte yaşadığı olumsuz bir duygusu o besini daha sonraları reddetme nedeni olabilir.

    Örneğin A yemeği çocuğa bir kez zorla yedirilmişse çocuk o besine karşı tepki oluşturabilir.

  7. Yemeklerin hazırlama ve sunuş biçimi de yine yemek seçme nedenleri arasındadır.
  8. Televizyon karşısında veya ayaküstü yemek yemeleri dikkatlerini yemek yemeye vermelerini engeller ve bir sonraki öğünde de yemeği reddetme davranışı gösterebilirler.

Yemek Seçen Çocuğa Ne Yapmalı?

Çocukların yemek seçmesini engellemek ve seçtiği besinleri yemesi için şunları yapabilirsiniz;

Kendi yemek istiyorsa izin verin.

Eline çatalı alıp ağzına götürmeye başladığı günden itibaren kendi kendine yemek yemesine izin verin, etraf batacak korkusuyla yaklaşmayın, ona sadece yemesinde yardımcı olun.

Bebeklikten itibaren çeşitliliğe önem verin.

Ek besinlere 6. ayda başlayın ve ayına göre verilmesi gereken tüm besinleri tek tek vermeye başlayın, 1 yaşına geldiğinde hemen hemen tattırmadığınız sebze ve meyve kalmasın.

Bulamaç besinler vermekten kaçının.

Onu hiçbir şey için zorlamayın, hele yemesin için asla zorlamayın, çocuklar belli kurallar dahilinde hareket etmeyi severler, öğün saatleri ve yemek mönüsünde iyi bir planlama yapın.

Tutarlı davranın.

Çevresinde kim varsa; anne, baba, abla, dede vs.vs. bir davranışı karşısında herkes aynı tutumla cevap vermeli, örneğin ıspanak yemediğinde baba kızar, abla yemesen de olur der, anne dayanamaz sevdiği bir besini yaparsa çocuk en kolay olanı ve işine geleni yapacaktır yani ıspanağı yemeyecek ve annesine sevdiği yemeği yaptıracaktır.

Çocuğunuzun tercihlerini de göz önünde bulundurun.

Alışverişe gittiğinizde sepete istediği bir iki besini koymasına izin verin, sebze alırken hoşuna gideni sepete koymasını ondan isteyebilirsiniz.

Besinleri her seferinde farklı biçimlerde hazırlayın, her gün farklı menüler hazırlayın.

Özellikle sebzeleri değişik formlarda hazırlayın, bir sefer sulu yemek içinde sunduysanız, bir sonrasında böreğin içinde sonrasında etin yanına garnitür olarak verebilirsiniz, renklerine göre besinleri çizgi film kahramanlarına benzetebilirsiniz. Yemeklerinizi bir seferlik pişirin, ailece bir öğünde tüketip ertesi güne yemek arttırmamaya çalışın. Veya elde artan yemeği başka şekillerde değerlendirin, mesela artan pirinç pilavını domates suyu ile çorba yapabilirsiniz.

Çocuğunuza örnek olun.

Yemeklerinizi mutlaka aynı masada ailece yiyin, aynı yemekten onun tabağına yiyebileceği miktarda koyun.

Daha büyük tabağa koyarak daha az görünmesini sağlayabilirsiniz, sizin yediğinizi gördükçe o da taklit edecek ve yemeye başlayacaktır.

İlk seferde sadece tadına bakmaya karar verebilir, asla ısrar etmeyin tadına bakması bile büyük gelişmedir.Yeme davranışlarını kötüleyici sözler söylemekten kaçının aksine olumlu davranışlarıyla övündüğünüzü belirten sözler söyleyin.

İştahını kapatacak abur cuburları karnı açken vermeyin!

Yemekten önce meyve suyu, su, cips, çikolata vb iştahını kapatacak besinleri ortadan kaldırın ve yemesine izin vermeyin. Her istediği besini ona vermeyin.

Karnı acıkan bir çocuk yemek yerine aperatif gıdaları tercih eder. Çocukların ellerine bebe bisküvisi verilip iştahları kesilmemelidir.

Bebe bisküvisi ile sadece karbonhidrat almış olurlar ki bu sefer de ihtiyaçları olan diğer besin ögelerini karşılamamış olurlar.

Neşeli, sağlıklı sevebileceği besinler hazırlayın!

Salatasının veya makarnasının üzerine besinlerle kaş, göz çizebilirsiniz. Fırında yumurtalı ekmek, peynirli sebzeli börekler yapabilirsiniz. Süt tüketmiyorsa sütlü tatlılar yapabilirsiniz.

Besinleri ödül veya ceza aracı olarak kullanmayın.

Bu onun besinleri size karşı silah olarak kullanmasına neden olur. Ödül veya ceza aracı olarak kullanılan besinlere karşı aşırı düşkünleşip bunun dışındaki besinleri reddetmesine neden olabilir.

Sofrada çok uzun saatler geçirmekten kaçının.

Çocuğunuza yemek yedirmek uğruna saatlerce sofrada kalmayın, yemek yemiyorsa 20 dakika bekleyin, sofrayı kaldırın. Karnı acıktığında ise abur cuburdan uzak tutun. Bu yöntem bir çok inatçı çocuğun pes etmesine ve sonunda yemek seçmemesini sağlamıştır.

İlgisini hazırladığınız besinlere çekmek için farklılık yaratın.

Meyveleri meyve salatası yaparak jöle ile servis edebilirsiniz.

Yemek Seçen Çocuğa Yiyecekler ile İlgili Masal Anlatmak

Bütün çocukların büyülendiği ve odaklandığı en önemli kelimedir masal, çok hareketli bir çocuğu masal ile yerine oturtabileceğiniz gibi besinleri de sevmesini masal ile sağlayabilirsiniz.

Bir Soru:

Benim üç yaşında bir oğlum var ve çok iştahsız ne yaptıysam bu değişmedi yemek dediğim zaman kaçıyor hep kandırarak yediriyorum ne yapmam gerektiği konusunda bana yardımcı olursanız çok sevinirim.

Cevap:

Bunun bir nedeni sizden ilgi beklemesi, diğeri de onun yemek konusunu size silah olarak kullanması olabilir. Zorlayarak yemek yedirmekten vazgeçmelisiniz. Öncelikle sofranızda ona da bir sandalye koyun, boyunu yastık koyarak sizin seviyenize getirin.

Servis tabağına yiyebileceği kadar yemek koyun ve hep birlikte yemeğe oturun. Eşinizle yemek hakkında konuşabilirsiniz, içindekilerin yararlarını konuşun, örnekler verin ama asla komşunun kızı….

vs ile başlayan kıyaslama cümleleri kurmayın, hala yemek istemiyorsa 20 dakika sofrada tabağı beklesin, yemiyorsa kaldırın, birkaç gün içinde sizinle yemeğe alışacaktır, aç kalıyor endişesine kapılmayın. Unutmayın hiçbir çocuk inadı nedeniyle ölmemiştir.

Yerleri üzerini kirletecek endişesine kapılmayın etrafına bir bez serin ve rahatça yemeği ile oynamasına izin verin.

Источник: https://www.diyetkolik.com/istahsiz-ve-yemek-secen-cocuklara-yaklasim/

Yemek Yemeyen Çocuğa Ne Yapmalı?

Çocuğunuz Yemek İstemiyorsa Ne Yapmalısınız?

Yemek saati geldiğinde “karalar bağlayan” bir çocuk, aile sofrasını bir savaş alanına çevirir. Yemek istemeyen küçüğün inadı, sonunda müthiş bir öfke nöbetine dönüşür: Çığlıklar atılır; yemekler sağa sola fırlatılır; sonunda da anne-baba birbirine girer.

Çocuğunuz üçüncü haftadır patates kızartması ile ketçaptan başka bir şey yemiyor öyle mi? Öyleyse her şeyden önce şunu bilin: Bu yalnızca sizin başınıza gelen bir şey değil. Yemek konusunda, en azından birkaç hafta huysuzluk etmeden büyüyen çocuk sayısı, parmakla sayılacak kadar azdır. Bazı çocuklardaysa, bu durum yıllarca sürebilir.

Anne-baba olarak, çocuğunuzun besin değeri yüksek yemekler yemesini istemeniz son derece doğaldır. Gerçekten de, tıpkı erişkinler gibi, çocuklar da enerji toplamak ve enfeksiyonlarla savaşmak için, besinlere “muhtaç”tırlar.

Bunun yanı sıra, büyüklerden farklı olarak, bedenlerinde gerçekleşen dev boyutlu “büyüme işi”ne yakıt sağlamak için de, iyi, sağlıklı beslenmeleri gerekir. Çocuğunuz iki yaşına geldiğinde, beden ağırlığı doğduğu sıradakinin yaklaşık dört katına çıkmıştır. “Sebze de yemelisin, büyüyen bir kızsın sen” cümlesi, bu bakımdan son derece yerindedir.

Çok çeşitli yiyecekler içeren bir beslenme rejimi, çocuğun gereksinme duyduğu besin maddelerini almasının aşağı yukarı tek yoludur.

TEK SEVDİĞİ PATATES KIZARTMASI!

Bu yüzden bir çocuğun seve seve yediği tek şey üstüne ketçap dökülmüş patates kızartması ile belki yanında bir bardak kadar da süt olursa, anne-babanın kaygıya kapılmaları son derece doğaldır.

Böyle bir beslenme rejiminin iki-üç günlüğüne önemli bir zararı olmaz; ama bu süreyi artırmaya ya da sık sık yinelemeye kalkışması kaygılarınızı biriktirir ve inatçı çocuğunuza karşı bir kızgınlık ve öfke nöbetine dönüşmesini engellemeniz gerçekten de güçleşir.

BESİNİN GÜCÜ

Yemek isteksizliğinin küçük çocuklardaki en yaygın nedeni, dikkati çekme isteği ve ilk bağımsızlık gösterisidir. Üç yaşındaki bir çocuğun yemek yemeyerek ya da yemeğini sofrada değil de televizyon karşısında yiyerek özel bir ilgi merkezi olabileceğini anlaması, çok zaman almaz.

Bu tür bir yemek isteksizliğinin yalın tedavisinin, yiyeceklerle ya da aile sofrasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Çocuğunuzun neden özel ilgi çekme peşinde olduğunu anlamaya çalışın.

Belki de yeni gelen bir kız kardeşten ya da erkek kardeşten tutun, yeni gelen bakıcıya kadar çok çeşitli nedenler yüzünden, sizin ya da eşinizin -ya da her ikinizin birden- kendisine daha çok vakit ayırmanızı istiyordur.

Yeni bir bebek dünyaya geldiğinde, evde daha büyük bir çocuk varsa, anne-babanın bütün ilgisini eskiden olduğu gibi kendisinin çekmesi yerine, gösterilen ilgiyi yeni gelenle paylaşmak düşüncesine kendini alıştırmak zorunda olmanın sıkıntısını yaşıyor olabilir.

Bu durumda yemek saatleri, özellikle büyük bir mutsuzluk kaynağı olabilir; çünkü bu saatler artık bebek olmadığı, bir erişkin gibi hareket etmesinin beklendiği olgusunu pekiştiren saatlerdir.

Annesinin “yeni gelen”i emzirirken sallayışını, gözlerinin içine bakışını ve genellikle kendisiyle ilgilenmeyişini gören bir çocuğun, kıskançlık hissetmesi çok şaşırtıcı bir şey değildir.

Çocuğunuzun yemek saati huysuzluğunun bundan kaynaklandığını düşünüyorsanız, yemek saatinde ona çok yakın bir ilgi göstermeye çalışın.

“Hoop tren tünele giriyor… hamm yap bakim” gibisinden oyunlarla ağzına kaşık kaşık yemek vermekten, daha büyükçeyse sofrayı hazırladığınız sırada ondan küçük yardımlar İstemeye kadar, pek çok şeyi deneyebilirsiniz. Unutmayın, “büyük” yiyeceklerine geçmiş olsa da, henüz “büyük” değildir.

DERİNDE YATANI ARAMAK

Çocuğunuzun yemek saatindeki isteksizliğinin nedenini bulup çıkarmak, son derece zor olabilir; neden bazen, yalnızca tıpkı sizin de sıkılınca iştahınızın kaçması gibi, iştahının kaçması olabilir; ama bazen, daha derinlerde yatan bir şeyler vardır.

Durum böyleyse, çocuğunuzun doğru dürüst yemek yerse her şeyin yeniden yoluna gireceğini umarak, yemek saatlerini sonu gelmeyen otorite çekişmelerinin ve huysuzluk, öfke nöbetlerinin kaynağı haline getirmektense, sorunun ne olduğunu bulup çıkarmaya çalışmanız daha iyi olur.

İstediği tek şey, sofradan uzakta, sözgelimi televizyonun karşısında yemekse, bir ya da birkaç günlüğüne buna izin vermeniz -ama alışkanlık haline getirmesine izin vermeyin- sorunu çözebilir.

Çoğunlukla uğraşılması çok daha güç bir durum, üç ya da dört yaşındaki küçüğünüzün kendisini bağımsız hissetmeye başlaması ve bunu sizin bilmenizi istemesidir.

Bu durumda gerçek bir “iradeler savaşı” patlak verir: Siz onun et ve sebzeden oluşan doğru dürüst bir yemek yemesinde direnirsiniz; o da çelik gibi bir iradeyle (!), yalnızca patates kızartması ya da dondurma -ya da herhangi bir başka şey-diye tutturur.

YERLERİ DEĞİŞMEK

Durumun gündelik bir çarpışma durumuna dönüşmesine fırsat vermeden, kendinizi çocuğunuzun yerine koyun.

Bir yetişkin olarak hiç kimse sizi istemediğiniz bir şeyi yemeye zorlamaz ve belki de siz başkalarınının sizin için iyi olduğunu düşündüklerinden çok farklı şeyler de yiyor olabilirsiniz.

Her akşam önünüze en az sevdiğiniz bir yemeğin konduğu ve bitirinceye kadar tabağın başından kalkmamanızın söylendiği bir durumda, acaba siz ne yapardınız? Bir düşünün.

Küçük bir çocuk, duygularını yeterince çözümleyemez ve içinde bulunduğu durumu değiştirme gücü pek fazla yoktur. Herhalde sizin edinmiş olduğunuz karmaşık toplumsal gereklerin ve genel olarak kabul edilmiş davranış biçimlerinin hiçbirini de henüz öğrenmemiştir.

Üstelik, üç yaşındaki bir küçüğün, dikkatini bir şey üstünde toplayabilme süresi çok da uzun değildir; ortalık ona heyecan veren çok çeşitli şeylerle -televizyondan, kurmalı oyuncaklara- dolup taşarken, sofra başında öylece oturması çok güçtür.

Çocuğunuz, yemekte sizin gibi kıpırdamadan oturup kibar kibar yiyemez; o gün iş yerinde ya da komşunuzun gününde olup bitenler konusunda küçük küçük dedikodulara, söyleşilere girişemez.

DİKKATÇocuğunuzun iştahsızlığının ya da yalnızca bazı yemekleri yemek istemesinin bir hastalığa bağlı olabileceğini unutmayın.

İştahsızlığa yol açan en yaygın rahatsızlıklardan bazıları şunlardır:•Yutmayı güçleştiren bademcik şişmeleri;•genellikle iştahı azaltan, çoğunlukla da yemekten tat almayı önleyen nezle;•çok ender, ama ciddi bir sorun olan, çocuğun yalnızca sulu yiyecekler istemesine yol açan çene kemiği kusuru;•bir hastalığın ilk belirtileri olabilecek enerji yoksunluğu ya da hareketliliğin azalması.

Yukardakilerin herhangi birinden kaygı duyuyorsanız, bir çocuk doktoruna başvurun. Herhangi bir gerçek sorun varsa, doktoru teşhisi koyacaktır.

DÜŞÜNCEYE DEĞER YİYECEKLER

İki çocuk nasıl tıpatıp birbirine benzemezse, yemek saati huysuzluklarıyla uğraşmanın da genel geçer hiçbir kesin kuralı yoktur.

Psikologların çoğu, “yemek saati huysuzluğunun büyümenin kaçınılmaz bir aşaması olduğunu, anne-babanın bununla uğraşırken soğukkanlılıklarını korumaları gerektiğini ileri sürmektedir.

Ayrıca, yemesi ya da yememesi konusunda bir savaşın patlak vermesine fırsat verirseniz, çocuğunuzun bu savaşta size enikonu kesinlikle pes dedirteceğinden kuşkunuz olmasın.

Ne bulursa yiyen çocuklar gibi, doğal olarak yemekleri seçen iştahsız çocuklar da vardır ve büyüdükçe de pek değişmezler.

Çocuğunuzun beslenme rejiminin sağlıklı olmamasından ne kadar kaygılansanız da, gerçek anlamda sağlık sorunlarıyla karşılaşmanız olasılığı pek yoktur.

Çocuğunuz, sağlığına zarar verecek bir durum ortaya çıkmadan, kendiliğinden bu kısıtlı beslenme düzeninden vazgeçecektir. Unutmayın ki, sabahın ilk saatlerinden, gecenin ortasına kadar hareket halinde olan, giysileri durmadan daralan bir çocuk, hasta değildir.

Ayrıca, size “abur cubur” gibi görünen şeyler, besleyici maddeler bakımından, korktuğunuz kadar yoksul olmayabilirler.

Gün geçtikçe çocuklar için bir tutku haline gelen hamburger ve patates kızartması, oldukça iyi besin maddeleri karışımları içerirler. Hamburger, protein ve yağ kaynağıdır; patates kızartması, karbonhidrat ve protein sağlar; hamburgeri süsleyen yeşil salata yapraklarında, az da olsa C ve A vitaminleri vardır. Hamburger sandviçi de protein, B vitaminleri ve mineraller içerir.

Çocuğunuzu çeşitli besinler yemeye alıştırmanın, biraz ustalık istese de kolay sayılabilecek bir yolu, arkadaşlarının anneleriyle gizli bir örgütlenme çalışması içine girmenizdir.

Çocuklar arkadaşları gibi olmak isterler; bu da, arkadaşlarında gördükleri şeyleri hemen kopya etmelerine yol açar.

Dolayısıyla, çocuğunuzun, birkaç gün, bir arkadaşınızın “iyi yiyen” çocuğuyla birlikte sofraya oturması çok yararlı olur.

Çoğunlukla, böylece “yemek kopya eden” bir çocuğun, anne-babasının haftalarca başansız bir biçimde ona yedirmeye çalıştıkları yiyeceklere, farkına varmaksızın alışıverdiği görülür.

DONDURMA SAVAŞI

Zaman zaman, çocuğunuzun sağlıklı beslenmesi için kurduğunuz düzeni, bazen başka büyükler, altüst edebilir. Özellikle büyükanneler ve büyükbabalar, torunlarını tatlılar, çikolatalar ya da bir külah karışık dondurmayla şımartmaya pek meraklıdır.

Bu durumun bir soruna dönüşmeye başladığını farkederseniz “tatlı-taşıyıcıya”, neden yapmaması gerektiğini anlatıp, bu tür armağanları iyice azaltmasını isteyin. Bu, çocuğunuzdan baştan çıkarıcı bir “armağanı” geri çevirmesini istemekten daha doğrudur.

Yemek zamanlarında çocuğunuzun istek-sizliğiyle, hattâ “yemem” diye diretmesiyle karşılaştığınızda, kendinizi kontrol etmeniz ne kadar güç olursa olsun, yapabileceğiniz en kötü şey, öfkeye kapılmaktır.

Yemeğini bitirmediği halde doyduğunu söyleyip, sofradan kalkmak istediğinde, yemeğini bitirmesi için karşılıklı bir “haykırışına maçf’na girişecek yerde, önce bir yutkunun.

Bu konuda gerçekçi olabilirseniz, çocuğunuzun -sizin de- üstündeki baskı kalkar ve çocuğunuzla durmadan çekişmekten kaçınırsınız.

Olumlu tutum, çoğunlukla güç, ama sonuç almak için en etkili yöntemlerden biridir. Çocuklar, olumsuz olanlardan çok, olumlu sözlere yanıt verirler. “Yemeğini yemezsen, tatlı yok!” demektense, “Biraz yemek yedikten sonra tatlı yiyebilirsin,” demeniz, biraz daha çok yemesini sağlayabilir.

SİLAHI ELDEN BIRAKMAYIN

Günde yalnızca bir kez tatlı, ya da yemeği sofrada oturup yemek gibi bazı temel kurallar belirlediğinizde, bunları çocuğunuza açıkça anlatın ve kendiniz de sıkı sıkıya uymaya dikkat edin.

Ayrıca ailenizin öbür üyelerine de anlatıp işbirliği yapmalarını isteyin.

Bir kuralı uygulanır duruma sokmanın çok bilinen bir örneği de, öğle yemeğini yemezse, ikindi kahvaltısına kadar istese de hiçbir şey verilmeyeceğini söylemek ve bunu yapmaktır.

Yalnız, kuralları çocuğunuza anlatmadan önce, üstlerinde iyice düşünün. Uygulamaya vaktinizin ya da sabrınızın yetmeyeceği kurallar koymaya kalkmayın. Sizin ve eşinizin uygulamayı sağlamak için gerekli boş zamanınız olmadığı halde, çocuğunuza bir şeyler yiyinceye kadar sofradan kalkamayacağını söylemenizin hiçbir yararı olmaz.

Çocuğunuz hiçbir şey yememekte kararlıysa, gene de, ailenin bütün üyeleriyle birlikte sofradaki yerini almasını sağlayın.

“Abur cubur” saydığınız şeyler için katı bir yasak koymaya kalkmadan önce, çocuğunuzun hareketlilik derecesini değerlendirin: Karınlarını çok iyi doyuran çocuklar bile, yemekler arasında acıkabilir ve enerji sağlama gereksinmesi duyabilirler. Bununla birlikte, küçük midelerin tıka basa dolması için çok fazla şey gerekmediğini, bu yüzden de tam yemek saatinden önce atıştırılacak bir çerezin çocuğunuzun iştahını berbat edebileceğini unutmayın.

Yemek aralarında bir şeyler atıştırmasına izin veriyorsanız, bunların çocuğunuzun yemeklerden gerektiğince almayabileceği besin maddelerini içeren, elden geldiğince sağlıklı şeyler olmalarına dikkat edin.

Sözgelimi elma dilimleri, uzunlamasına dilinmiş havuçlar, taze meyve ve sebzeler çok çekici, eğlendirici ve çocuğun gözünü sofradaki yemekten daha az korkutan (!) şeylerdir. Bir avuç kuru üzüm, bir dilim eritme peyniri de, çocuğunuz için, bisküvi, cips, çikolata ya da şekerden daha yararlıdır.

Çocuğunuz çok sevdiği bir yiyeceği aşırı tüketir duruma geldiğinde, bunun ne kadar besleyici olduğunu, çok fazla yemesinin zararları olup olmadığını, araştırın.

YAPABİLECEKLERİNİZ

Küçük bir çocuğu sırf dondurmayla beslenerek büyümeye bırakamazsınız; ama ara sıra bir külah dondurma da, sizi bile baştan çıkaran bir şeydir. Ayrıca sütle yapılmış dondurma, iyi bir kalsiyum kaynağıdır.

Çocuğunuz dondurmayı çok seviyorsa, yoğurt, biraz şeker ve meyve parçalarını karıştırarak hazırlayıp, soğuyuncaya kadar buzlukta tuttuktan sonra vereceğiniz meyve salatası, pekâlâ dondurmanın yerini tutabilir.

Önemli olan, çocuğunuzu çok çeşitli yiyecekler yemeye teşvik etmek ve bunları elden geldiğince çekici, lezzetli kılmaktır. Sağlıklı büyüyen bedenler için gerekli besin maddelerini onlara vermenin en iyi yolu budur.

Çocuğunuzun neler yemesi gerektiğini iyice inceleyip, sonra kolları sıvayın.

Yemeğin besleyici olması, büyük ölçüde pişirme yöntemine dayanır: Sebzeleri az miktarda suda, biraz yumuşayacak kadar kaynatın; yapışmayan tavalar, tencereler kullanarak yağı azaltın; tavada kızartılmış olanlar yerine, fırında pişirilmiş patates kızartmaları hazırlayın; etleri, sosisleri, balıkları kızartmak yerine, ızgara edin; kabuklarındaki besin maddelerini korumaları için, patates, vb. sebzeleri soymak yerine iyice ovuşturarak yıkadıktan sonra soymadan haşlayın.

Источник: https://www.nkfu.com/yemek-yemeyen-cocuga-ne-yapmali/

“Çocuğum neden yemek yemiyor?”

Çocuğunuz Yemek İstemiyorsa Ne Yapmalısınız?

Neredeyse tüm anneler yemek yemede zorluk çıkaran çocukları yüzünden “Çocuğum neden yemek yemiyor?” sorusuna cevap aramışlardır.

Her şeyi onlar için yaptığını düşünen ve bu uğurda elinden gelenin en iyisi için çabalayan annelerin en büyük kabuslarından birisi yemek yemeye karşı direnen çocuklar olsa gerek. Uzmanlar, pek çok anne baba için çocuğa yemek yedirememenin büyük bir sorun olduğunu belirtiyor.

Uzman Psikolog Yegan Sasık, “Çocuğum yemek yemiyor” diye şikayet eden anne-babalar için çocukların iştahsızlık sorunları ve bunun nedenleri hakkında önemli bilgiler verdi.

Son yıllarda beslenme ve iştah fizyolojisine dair bilimsel araştırmalar ve dolayısıyla toplum bilinci gittikçe artıyor. Ancak değişmeyen tek şey, anne babaların, çocuklarının yemek yemediğine dair endişe ve yedirmeye dair uğraşları.

Aslen ‘beslenme’ dediğimiz durumun fizyolojik ve davranışsal öğelerinden evvel psişik boyutunun hem anne baba hem de çocuklar için önemi çoğunlukla gözden kaçıyor.

Beslenmenin psişik boyutu

Beslenme, biyolojik bir düzlem dışında psişik bir düzlemde de yer alır aslında. Tüm anne babalar tarafından, çocuğa sadece biyolojik beslenmenin yetmeyeceği bilinmelidir.

Yani anne baba, bu ilişkiden (besleme davranışı) haz almalı, yürekten isteyerek gerçekleştirmelidir eylemini.

Anne babanın çocuğu nasıl beslediğidir önemli olan; ihtiyaca yönelik mi, huşu içinde mi? Burada beslemeden kasıt yemeği ağzına vermek değil, yiyeceği hazırlama ve sunmaktır.

Çoğu zaman “Çocuğum yemek yemiyor” ya da “Her şey yolundaydı ama birden yemek yemeyi kesti” veya “Her şeyin tadına bakan çocuğum artık yemek seçiyor” gibi şikâyetlerde bulunur anne babalar.

Çocuklar neden yemek yemek istemezler?

Sözü edilen “iştahsızlık” ise Carlos Gonzales şöyle diyor; “İştahsızlık, bir çocuğun yedikleri ile ailesinin ondan yemesini bekledikleri arasındaki denge sorunudur.”

Gerçekten çoğu zaman durum bundan ibaret oluyor. Ancak nedenlerine bakacak olursak önümüze çıkanlar şu şekilde sıralanabilir:

Çocuğun yemek yememesinin yapısal sebepleri

– Artan yaşla yeme oranının da artacağının düşünülmesi çoğu zaman anne babaları yanılgıya düşürür. Çocuklar kimi zaman 9 ay, çoğunlukla ise 1 yaş sonrası daha az yemek yemeye başlarlar. Bunun nedeni, büyümenin ilk aylardaki hızını kaybetmiş olmasıdır.

Yapılan araştırmalar yaşamın ikinci yılında çoğu çocuğun 9 aylık bir bebek ile aynı oranda ve hatta daha bile az yemek yediği yönündedir. Çünkü büyüme hızı ve harcanan enerji azalmış, dolayısıyla ihtiyaç da azalmıştır.

Ancak burada bilgi sahibi olmayan anne babalar yaş artıyor, yemek ihtiyacı artacaktır, o halde porsiyonlar büyümelidir diye düşünür, daha fazla yemek yedirmeye çalışırlar.

– Bir diğer önemli neden ise bireysel farklılıklardır. Kimi çocuk daha fazla besine ihtiyaç duyar ve daha iştahlı olabilir. Ancak her çocuğun aynı yapısal özelliklere sahip olmaması bir sorun ya da sağlıksızlık belirtisi değildir.

Çocuğun yemek yememesinin psişik sebepleri

– Aile ortamındaki huzursuzluklar; yaşanan tartışmalar, ani taşınmalar, anne babanın tahammülsüzlüğü, vb.

– Kimi zaman bir kardeşin geliyor oluşu veya doğumu. Çocuklar bu gibi zamanlarda anne baba tarafından sergilenen tutumlar ile ilişkili olarak kardeşin bebeksiliğine özenip, anne ile yeniden yapışık ilişkide olma ihtiyacına bürünebilirler. Bu gibi zamanlarda da yemeyi reddetme, annenin kendisini beslemesini talep etme gibi bebeksi davranışlar sergilemeye başlayabilirler.

– Anne babanın tutumları dolayısıyla yemek ile ilgili aşırı hassasiyetlerini keşfeden çocuklar, yemek miktarı ya da besin seçme gibi tutumlar geliştirip, ebeveynlerini kontrol altına almaya çalışabilirler.

Çocuğun yemek yememesi ne zaman sorun haline gelir?

Ciddi kilo kayıpları, halsizlik gibi belirtiler elbette doktor desteği ve kontrolü gerektirir.

Ancak bedensel belirtilerin haricinde ev içerisinde yemek yemek sizler için bir eziyete dönüşmeye başladıysa ve siz ebeveyn olarak sürekli çocuğunuzun beslenmesi ile ilgili düşünceler ve endişeler ile boğuşmaya başladıysanız, bir aile terapistinden veya çocuk gelişim psikoloğundan destek almanız, kısa sürede yaşamakta olduğunuz durumun ya aslında bir sorun olmadığını keşfetmenize ya da kolay çözüm yolları bulmanıza yardımcı olacaktır.

Besleme ve beslenme keyif ve huzur verici olmalıdır. Mutfak ve sofralarınız ailevi temel huzursuzluk alanınız haline gelmeye başladıysa, o zaman, “sorun” demeyelim fakat destek alınması gereken bir durum olduğu söylenebilir.

Источник: http://www.saglikveguzellik.net/cocugum-neden-yemek-yemiyor.html

Anne-baba olmak zor, çok zor…

Doğduğu andan itibaren, hatta henüz hamilelik dönemindeyken başlıyor sorumlulukları… Sonra da yaşıyla birlikte katlanarak artıyor. Anne sütüydü, mamalardı derken yavaş yavaş büyüyen çocuğunuz kendi kendine yemek yemeye başladığındaysa mutlu oluyorsunuz olmasına ama… O an bir şekilde geliyor ve “Ben bunu yemem”, “Karnım tok”, “Yemeyeceğim” inatlaşmaları başlıyor.

Eğer şanslıysanız bu durumlarla bir kere bile karşılaşmamış şanslı azınlıktansınız demektir. Yok eğer çocuğuna tek seferde bir türlü yemek yedirmeyi başaramayanlardansanız da endişe etmeyin, doğru yerdesiniz.

Aklında sürekli “Çocuğum yemek yemiyor, ne yapmalıyım?” sorusu olanlar, sırf çocuğuna yemek yedirebilmek için çeşit çeşit yol denemiş olanlar… Toplanın, çocuklarınıza yemek yemeyi sevdirmeye kararlıyız.

Sağlıkları yerinde olsun, büyürken ihtiyaçları olan her türlü vitamini, minerali yediklerinden alabilsinler! E tabii mümkünse bir de yemek seçmesinler.

Önce bir bu konuda anlaşalım: Israrcı davranmamalısınız

shawacademy

Sofraya oturdunuz, herkesin tabağını doldurdunuz… Sonra çocuğunuzun yemek yememe huyunu bildiğinizden hemen öyle “O tabak bitecek” demek yok. Birkaç neslin hafızasında yer eden bu cümle, aslında çocuğunuzu yemek yemeye teşvik etmenizi sağlamıyor aslında.

Yiyeceği yemeğin gözünde daha da çok büyümesine neden oluyor. “O tabağı bitirmek” daha ciddi bir mesele haline geliyor.

Belki de size kızdı: Yemek yememesinin altında yatan sebepleri öğrenmeye çalışmalısınız

theconversation

Büyüme çağındaki çocukların ilk olarak keşfettikleri ve hayatlarına dair üzerinde hakimiyet kurabildikleri durumların başında yemek ve tuvalet alışkanlığı geliyor. Çocuklar bu iki konuda çok hassas olabiliyorlar bildiğiniz gibi. Tam da bu yüzden yemek yememe konusundaki inadının altında yatan sebepleri öğrenmeye çalışmanız gerekiyor.

Belki de çocuğunuz size kızdığı, sinirlendiği için o an yemek yemeyi reddediyor. Bu, istediği bir oyuncağı almamanız nedeniyle de olabilir, onunla, o istediği zaman oyun oynamadığınız için de… Çocuğunuz yemek yemeyerek sizi kendince cezalandırıyor olabilir. Bunu çözmenin yolu da onunla iletişime geçerek gerçekten neden yemek yemediğini anlamanızda yatıyor.

Ceza da ödül de yok: Ona yemek yemesinin bir karşılığı olduğunu düşündürmemelisiniz

todaysparent

O dilediği kadar yemek yeme konusunda sizi cezalandırdığını düşünsün ya da yemek yememesinin ardında bir türlü çözemediğiniz nedenler olsun, fark etmez. Siz ona asla “Yemek yersen çok sevdiğin oyuncağı alırım”, “Yemezsen bugün oyun oynaman yasak” gibi ödül ve ceza cümleleri kurmayın.

Bu, çocuğun kafasında yemek yemeyi farklı bir şekilde kodlamasına neden olabilir. Çocuğunuzun yemek yemenin bir ihtiyaç olduğunu anlaması zaman alabilir.

Bunun yerine onu hiç zorlamadan yemek yemesini beklemeli, karşılığında da hiçbir şey vadetmemelisiniz.

Bu sayede çocuk, yemek yemenin de su içmek gibi bir ihtiyaç olduğunu daha kolay kavrayacak ve karnı aç olduğunda yemek yeme ısrarından vazgeçecektir.

Saatleri ayarlıyoruz: Yemek saatlerini düzenlemelisiniz

babycenter

Çocuğunuzun yemek yemesini istiyorsanız ama sofraya her oturduğunuzda cevap “Ben tokum”, “Şimdi canım istemiyor” gibi cümleler duyuyorsanız belki de sorun sadece yemek yeme saatlerinizle ilgilidir.

Bu yüzden çocuğunuzu bir süre güzelce gözlemlemeli, hangi saatlerde ne yiyor, ne zaman uyuyor, ne zaman çok yoruluyor öğrenmeli, gerekirse not etmelisiniz.

Çocuklar uykuları olduğunda, aslında birçoğumuz gibi yemek yemeye isteksiz olurlar. Oyun saatlerini, okul saatlerini ve yemek saatlerini birbirine destek olacak şekilde ayarlarsanız, çocuğunuz sofraya aç oturacak ve muhtemelen tahmin ettiğinizden bile fazla yemek yiyecektir.

Abur cubur da neymiş: Çocuklarınızın gün içinde sağlıksız abur cuburlar yemesine izin vermemelisiniz

cbsnews

“İzin vermek” dedik ama burada sözünü ettiğimiz “Bunu yemene asla izin vermiyorum” gibi bir cümle değil. Tıpkı yemek yeme saatini ayarlamak için gözlemlemeniz gerektiği gibi onun gün içindeki beslenme alışkanlıklarını da gözlemlemelisiniz. Üç ana öğünde ne yediği kadar tüm ara öğünlerinde yedikleri de onu etkileyecektir.

Eğer gün boyu sık sık abur cubur yemesine izin verirseniz sofraya oturduğunda tok olacak, haliyle canı yemek yemek istemeyecektir.

Eğlence başlasın: Yemek saatinden önce mümkünse onunla oyunlar oynamalısınız

novakdjokovicfoundation

Yemek saatinden hemen önce çocuğunuzla, onun yaşına ve gelişimine uygun oyunlar oynayabilirsiniz. Anne ya da babasıyla oyun oynadığında çocuklar çok mutlu olurlar bildiğiniz gibi. Bu sayede hemen ardından sofraya da mutlu oturur ve yemek yeme fikrine ısınmaya başlar.

Yalnız dikkat, oyunun kısa süreli ve bir sonu olan oyun olmasına dikkat edin. Eğer oyunu tamamlamadan yemeğe geçmek isterseniz çocuğunuz yine olumsuz bir tepki verebilir, “Oyunum bitmeden gelmem” diye tutturabilir mesela.

Yemek seçmek yok: Çocuğunuzun yemek alışkanlıklarını düzenlerken kendiniz de yemek seçmemelisiniz

fatherly

Sofraya oturdunuz, yemekler geldi. Çocuğunuz tam da bu anlarda sofradaki diğer insanların tepkilerine dikkat etmeye başladı. Özellikle anne, baba ya da kardeşlerden herhangi biri “Ben bu yemeği hiç sevmiyorum, yemem” gibi bir cümle kurarsa yandınız.

Büyük bir ihtimalle yemek yeme alışkanlığını oturtmaya çalıştığınız çocuğunuz da benzer bir tepki gösterecektir.

O nedenle bu süreçte tüm aile fertlerine danışmakta, onlardan da bu konuda destek almakta fayda var.

Gözü korkmasın: Tabağını tepeleme doldurmamalısınız

dailywellness

Çocuğunuzun çok yemesi değil sağlıklı beslenmesi önemli, bir kere bunu unutmamalısınız. O yüzden tabağını tepeleme doldurmaya, “Ekmeksiz de olsa ye” diye tutturmaya gerek yok aslında. Dengeli, ihtiyacı olan vitaminleri, mineralleri bulabildiği yemekler hazırlayıp yiyeceği kadar tabağına koyabilirsiniz.

Hem gözü korkmaz hem de tabağını bitirdiğinde kendini başarılı hisseder ve yemek yemeyi daha çok sevmeye başlar.

Kolayca yerse sever: Kolay çiğneyebileceği ve yutabileceği yiyecekleri tercih etmelisiniz

dietdoctor

Çocuğunuzun yaşına bağlı olarak, çatal-kaşık tutabilmesi, dişlerinin gelişimi gibi yemek yemesini etkileyecek durumları iyi gözlemlemelisiniz. Bu dönemlerine uygun, kolayca çiğneyebileceği, kolayca yutabileceği yiyeceklerle yemek hazırlamalısınız.

Aksi halde yemek yeme süreci olun için zorlu bir sürece dönebilir ve bu nedenle çocuk sürekli yemek yemekten kaçabilir.

Önemli bir not: Tabii ki alacağınız tüm bu kararlardan önce çocuğunuzun doktoruna danışmalı, herhangi bir yiyeceği karşı alerjik reaksiyon gösterip göstermediğini öğrenmeli ve buna göre hareket etmelisiniz. Tekrar etmeden geçmeyelim, çocuğunuzun çok çok yemesi değil sağlıklı ve bünyesine uygun beslenmesi önemli.

Источник: https://yemek.com/cocugum-yemek-yemiyor-ne-yapmaliyim/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.