Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Skolyoz hakkında bilmeniz gerekenler

Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

İnsan omurgası yandan bakıldığında hafif bir eğriliğe sahiptir. Boyun ve bel bölgesinde hafif çukurluk (lordoz) ve sırt bölgesinde hafif kamburluk (kifoz) vardır. Ama omurga arkadan ve önden bakıldığında düz olmalıdır. Skolyoz (omurga eğriliği) bulgusunda omurga sağa veya sola eğilimli görünür.

Skolyoz görüntü itibariyle bir eğrilik oluştururken kişiyi fiziksel olarak da zorlar.

Birçok rahatsızlığın neden olabileceği skolyoz, farklı yaşlarda ve omurganın çeşitli bölgelerinde görülebilir.

Omurganın en sık göğüs ile bel bölgelerinde oluşan skolyoz, bu bölgelerden birini veya her ikisini de içerebilir. En sık eğrilik şekli, dış bükey tarafı sırtın sağ tarafına doğru olandır.

10 dereceden fazlaysa skolyoz
Nüfusun yaklaşık yüzde 10'unda küçük (10 dereceden daha az) eğrilikler olur ve bunların sağlık üzerine bir etkisi yoktur.

Bu duruma “spinal asimetri” adı verilir. Tanı koymak için bir röntgen filmi çekildiğinde, omurganın eğriliği bir açı olarak derece cinsinden ölçülür ve “cobb açısı” olarak adlandırılır.

Skolyoz, 10 derecenin üzerindeki eğrilik olarak tanımlanır.

Skolyoz nasıl fark edilir?
Vücudumuzda bel ve sırt bölgesinde ileri yaşlarda pek çok sorun yaşanabilir. Ancak skolyoz gibi bazı rahatsızlıklar çocukluktan itibaren görülebilir.

Ergenlik öncesinde veya ergenlikte bedende hızlı değişiklikler meydana gelir. Çocuklar tipik olarak bedenleri hakkında daha gizleyici olurlar.

Bu yüzden genellikle ebeveynler çocuklarındaki değişimleri fark edemeyebilirler.

Skolyoz nedeniyle de beden şeklinde meydana gelen erken değişiklikler, belli belirsiz olabilir ve önemli bir eğriliğe rağmen kilolu çocuklarda veya birbirini dengeleyen iki eğriliği (sırt ve bel) olan çocuklarda dışarıdan görülen şekil bozukluğu küçük olabilir. Skolyoz konusunda bir endişe varsa, bir çocuk doktoru veya aile hekimine başvurulmalıdır. Skolyoz tanısını kesinleştirmek için bir röntgen çektirmek gerekir. Röntgenler kişi ayakta dik dururken çekilmelidir.

  • Skolyoz gözle görülebilir ve bunu çocuğun ailesi veya yakınları fark edebilir.
  • Rutin bir muayene sırasında çocuk hastalıkları uzmanı veya aile hekimi,
  • Antrenör veya beden eğitimi öğretmeni,
  • Ebeveynler,
  • Çocuğun kendisi,
  • Diğer aile bireyleri veya arkadaşları,
  • Başka bir sebeple çekilen röntgen filmini gören hekim, çocukta skolyoz varlığını tespit edebilir.

Eğilme testi nedir?

Omurgada bir eğrilik ortaya çıktığında ve omurga döndüğünde, göğüs kafesi veya belde bir asimetri oluşur. Dönme miktarını (açı olarak) ölçmek için bir skolyometre kullanılır. Gövde dönüşü (rotasyon) bel – sırt düzeyindeki öne eğilme ile ölçülmekte olup, skolyozun ciddiyetinin bir yansımasıdır. 5-7 dereceden daha fazla rotasyonun varlığı, skolyoz olabileceğini akla getirir.

Erişkin skolyozu erken yaşta oluşan eğriliklerin ileri yaşlara taşınmasıyla meydana gelir. Daha önce eğriliği olmayan kişilerde ise 50 yaş ve üstünde omurgada meydana gelen yıpranma (dejenerasyon) nedeniyle skolyoz oluşabilir. Omurga eğriliğinin bir iç bükey tarafı, bir de dış bükey tarafı vardır.

İç bükey tarafta sıkıştırıcı kuvvetler omurlar arası hareketleri sağlayan “faset eklemleri” üzerinde aşırı yüklenmelere neden olur. Bu baskı sinirlerin kanal içinde sıkışmasına neden olabilir.

Ayrıca omurga yapısındaki yıpranma nedeniyle eklemlerde gelişen fazla kemik oluşumları ya da yumuşak dokularda kalınlaşmalar da sinir sıkışmasını artırabilir.

Kız çocuklarda daha çok görülür

Türkiye’de yüzde 2-4 oranında görülen skolyoz, kız çocuklarda erkek çocuklara göre, yaklaşık 8-10 kat daha sık görülür. Çocukluk skolyozunda ilerleme (eğriliğin büyümesi) görülebilir.

Tedavi ve özellikle cerrahi tedavi kararını vermede ne kadar ilerleme olacağını tahmin edebilmek önemli. Yaş, ilk adet tarihi, eğrilik derecesi, sekonder seks karakterleri, kemik yaşı gibi parametreler kullanılarak bir tahmin yürütmeye çalışılır.

Daha erken tanı koyulabilmesi ve her hasta için en iyi tedavinin belirlenebilmesi için bazı testler geliştirilmeye çalışılıyor.

Skolyoz türleri

  • İdiopatik skolyoz: Skolyozun en çok görülen şekli “idiopatik”tir. Genetik etmenlerin rol alabileceği düşünülen bu skolyoz halen nedeni bilinmediği için “idiopatik” (sebebi bilinmeyen) olarak adlandırılır. İdiopatik skolyozun, ergenlerin yüzde 2 ile 3'ünde var olduğu düşünülür. Bu grubun 500'ünden birinde aktif tedavi gerekir. 5 bin skolyozlu kişinin birinde, eğrilik cerrahi yöntem gerektirecek dereceye kadar ilerler. Küçük dereceli skolyozlarda kız ve erkek çocuklar eşit oranda etkilenirken, ilerleyici eğrilik gelişme olasılığı erkeklere kıyasla kızlarda 8 kat daha fazladır.
  • Nöromusküler skolyoz: En yaygın görülen ikinci skolyoz “nöromusküler”dir. Bu skolyoz türünün altında yatan bir sinir-kas hastalığı olabilir. Sinir hastalıkları beyin veya omurilikten kaynaklanabilir. Örneğin; çocuk felci, serebral palsi (beyin felci), meningomyelosel, travmaya bağlı omurilik yaralanması ve felç olan çocuk hastalar. Kas hastalıkları, çocukluktan itibaren veya daha geç ortaya çıkabilen hastalıklar da bu duruma örnektir.
  • Konjenital skolyoz: Üçüncü sıklıkla görülen skolyoz türüdür. Çocuğun anne rahminde gelişimi sırasında meydana gelen omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkar. Doğuştan başladığı için genellikle ilerleme özelliği var.

Kemik ve yumuşak dokuları tutan nörofibromatozis rahatsızlığına sıklıkla skolyoz eşlik eder. Bunlar dışında romatizmal hastalıklar, bağ dokusunu tutan hastalıklar, omurga kırıkları, omurga enfeksiyonları, metabolik hastalıklar ve sendromik genetik hastalıklar da skolyoza sebep olabilir. Bu hastalıklara sahip olan bireylerin skolyoz açısından sıkı takip altında olması gerekir.

Nasıl tedavi edilir?
Küçük yaşta başlayan ve özellikle 10 yaş altında görülen skolyoz, büyük çocuk skolyozundan farklı özelliklere sahiptir. Küçük yaşta başlayan skolyoz genellikle ilerleyicidir. Skolyozun ilerlemesini belirleyen en önemli faktör ise çocuğun fiziksel gelişim hızıdır.

Cerrahi tedavi yöntemi olan “füzyon” ile omurga büyümesi durdurulabilir. Gelişim çağındaki çocuklarda omurganın kısa kalmasını engellemek için “omurganın sabitlenmesi, hareketin yok edilmesi ve büyümenin durdurulması” diye tanımlanan füzyon işlemine her zaman başvurulmaz. Çünkü bazı problemlere yol açabilir.

Bu cerrahi müdahale; çocuklarda 5 yaşın altında yapılırsa omurilik kanalının dar kalmasına, 8 yaşın altında yapılırsa akciğer gelişiminin bozulmasına, 10 yaşın altında yapılırsa göğüs kafesinin gelişiminin bozulmasına neden olabilir. Göğüs kafesi yeterince büyüyemez ise akciğer solunumuyla ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.

Özellikle 10 yaş altında uygulanacak füzyon işlemi gövdenin kısa kalmasına neden olabilir. Bazı durumda ise “kısa ve düzgün bir omurga, uzun ve eğri bir omurgaya” tercih edilir ve erken dönemde kaçınılmaz olarak füzyon işlemi uygulanabilir.

Bu gibi durumlarda (Örn: Doğumsal skolyoz ve hemivertebra varlığında) çok kısa bir omurga bölgesine füzyon uygulaması yaparak, uzun ve zahmetli büyüyen çubuklar yerine “kısa füzyon” tercih edilebilir. Bu durumda füzyon ancak kısıtlı bir alana yapılacağı için omurga ve göğüs kafesi büyümesini ciddi etkileyemeyebilir.

Bazı istisnai durumlarda ise “hibrid” enstrümentasyon sistemleri uygulanabilir. Geçmişte erken başlayan skolyozda sırta füzyon uygulamadan kullanılan çubuklar yerleştirilir ve bu çubuklar adeta içeriden bir korse görevi görerek eğriliği kontrol altında tutarlardı.

Ancak eğriliğin sürekli olarak kontrol edilmesi ve çocuğun bu bölgenin uzaması için bu çubuklar 6 ayda bir tekrarlayan ameliyatlarla uzatılırdı. Günümüzde ise manyetik rodlar kullanılmakta ve bu rodlar 2-3 ayda bir poliklinik şartlarında, uzaktan kumanda ile ameliyatsız ve ağrısız bir şekilde uzatılmaktadır.

Ergenlik çağında ise omurilik kanalı, akciğerler ve göğüs kafesi yeterince geliştiği için aynı zamanda boy uzaması da büyük ölçüde tamamlandığından füzyon işlemi küçük çocuklarda olabilecek potansiyel sorunlara neden olmayabilir.

Felç riski var mı?

Skolyozda cerrahi tedavi uygulanması felç riski nedeniyle kaygılandırabilir. Geçmişte ameliyat sırasında yapılan müdahalelerin omurilik üzerine etkileri anlaşılamazdı. Ancak ameliyatın sonuna doğru hastalar uyandırıldığında felç olup olmadıkları kontrol edilirdi. Bu işlem hem kişi için sıkıntılıydı hem de ameliyatın sonunda yapıldığından müdahale için geç kalınırdı.

Ameliyat sırasında sinirlerin işlevlerini devamlı olarak gösteren “nöromonitorizasyon” işlemi bugün yaygın olarak kullanılıyor. Böylelikle ameliyat sırasında sinir yaralanmasına neden olabilecek herhangi bir işlemin yarattığı etki anında anlaşılır ve gerekli müdahale yapılır.

Nöromonitorizasyon tekniği daha önceleri zaman zaman felç ile sonlanabilecek bu ameliyatların emniyetini ciddi oranda artırmıştır.

Vida ve iple tedavi
Skolyoz ameliyatlarından sonraki en önemli sorunlardan birisi omurganın sabitlenip belli kısımda omurga hareketliliğinin ortadan kalkmasıdır.

Omurga cerrahlarının sabitleme işlemi yapmadan, omurganın büyümesine ve hareketli kalmasına izin verecek bir düzeltme tekniğiyle ilgili çalışmaları sürüyor. Omurgasında skolyoz olup, halen büyüme potansiyeli olan hastalarda “gerdirme yöntemi” olarak adlandırılan bir yöntemin ilk sonuçları ümit verici bulunmuştur.

Bu yöntemde sırt eğriliklerinin dış bükey tarafına kameralı girişimle yandan vida koyulur ve bu vidalar kalın bir iple bağlanıp gerdirilerek bir miktar düzelme sağlanır. Böylelikle eğriliğin dış bükey tarafının büyümesi yavaşlatılır.

İç bükey tarafı hızlı büyümeye devam ederken dış bükey tarafının büyümesi vidalara bağlı ip sayesinde yavaşladığı için zaman içinde eğrilik kendiliğinden düzelebilir. Bu yöntemin diğer avantajı da vidaları tutan yapının bir platin değil ip olması ve böylelikle ameliyat edilen kısmın hareketliliğinin devam etmesidir.

Bu yöntem dondurma yapılmaksızın düzelme sağlar, hareketi yok etmez ve büyümeyi bozmayabilir. Klasik arkadan düzeltme tekniğine göre bir diğer avantajı ise ameliyat izinin daha küçük ve vücudun yan tarafında olmasıdır.

Video: Skolyoz her zaman ağrılı mı olur?

İlginizi çekebilir:

Skolyoz neden oluşur?

Skolyoz tedavi yöntemleri

16 yıl sonra ilk kez dik durabildi!

Skolyoz teşhisinde kullanılan tetkiklerde radyasyon alınır mı?

Erişkin skolyozu ne tür sorunlar yaratır? 

Paylaş

Источник: https://www.acibadem.com.tr/Hayat/Bilgi/skolyoz-hakkinda-bilmeniz-gerekenler

Skolyozun belirtileri nelerdir

Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Omurga ağaç gibi yana eğilince `Skolyoz' oluyor.

Skolyoz omurganın yana doğru eğriliği anlamına geliyor. Skolyoz aslında bir hastalık değil, bir bulgu. Çeşitli hastalıklar skolyoza neden olabiliyor. Ayrıca altta yatan asıl hastalığa bağlı olarak farklı şekillerde ve omurganın farklı bölgelerinde oluşabiliyor.

Aynı hastalığa bağlı skolyozda bile eğrilikler kişiden kişiye değişiyor. Skolyoz her hastada kendine has bir şekilde görülüyor, buna göre tedaviden alınan sonuç değişebiliyor. Skolyoz Farkındalık Ayı nedeniyle, Acıbadem Maslak Hastanesi Omurga Sağlığı Merkezi'nden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr.

Ahmet Alanay'a, skolyoz hakkında merak edilenleri sorduk.

Skolyoz nasıl görülüyor?

Vücuda arkadan bakıldığında normal omurga düz bir görünümdedir. Kişinin gövdesine yandan baktığınızda ise omurgada normal bir takım eğrilikler görülür. Göğsün üst bölgesinde normal bir kamburluk veya kifoz varken boyun ve omurganın alt bölgesinde içe doğru bir eğrilik vardır.

Skolyozlu bir omurgaya arkadan bakıldığında ise yana doğru bir eğrilik görülüyor. Bu da kişiye yana doğru eğiliyormuş gibi bir görüntü veriyor. Bu durumun da kötü postür (duruş) ile karıştırılmaması gerekiyor. Skolyoz ile birlikte sık sık yan planda da değişiklikler görülebiliyor.

Skolyoz 'tek eğrilik içeren' ve 'çift eğrilik içeren' omurga görüntüsüyle kendini gösterebiliyor. Skolyozlu omurga aynı zamanda kendi etrafında da dönüyor. Bu dönme sonucu vücudun bir yarısı yukarı kalkarak bir hörgüç görüntüsü oluşturabiliyor.

Skolyoz türleri ve skolyoza neden olan hastalıklar nelerdir?

Skolyoza neden olan bir çok hastalık bulunuyor. Hastaların takipleri ve tedavileri de altta yatan hastalığa göre değişiyor. Skolyoz türleri ve skolyoza neden olan hastalıklar, görülme sıklığına bağlı olarak şöyle sıralanıyor:

İdiopatik skolyoz: En sık görülen skolyoz tipi. Sebebi bugüne kadar aydınlatılamadığı için “idiopatik” yani 'sebebi bilinmeyen' şeklinde adlandırılıyor.

Nöromusküler skolyoz: İkinci sıklıkta görülüyor, altta yatan bir sinir-kas hastalığı mevcut. Sinir hastalıkları beyin veya omurilikten kaynaklanabiliyor.

Örneğin çocuk felci, serebral palsi, meningomyelosel, travmaya bağlı omurilik yaralanması ve felç olan çocuk hastalar.

Kas hastalıkları, çocukluktan itibaren veya daha geç dönemde ortaya çıkabilen hastalıklar ( Örneğin, Duchenne hastalığı) da bu duruma örnektir.

Konjenital skolyoz: Çocuğun anne rahminde gelişimi sırasında ortaya çıkan omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Doğuştan başladığı için genellikle ilerleyici özelliği var.

Nörofibromatozis: Kemik ve yumuşak dokuları tutan bu hastalığa sıklıkla skolyoz eşlik ediyor.

Bunlar dışında romatizmal hastalıklar, bağ dokusunu tutan hastalıklar, omurga kırıkları, omurga enfeksiyonları, metabolik hastalıklar ve sendromik genetik hastalıklar da skolyoza sebep olabiliyor. Bu hastalıklara sahip olan bireylerin skolyoz açısından sıkı takip altında olması gerekiyor.

Skolyozun belirtileri nelerdir?

Bir omuz, diğerinden daha yüksekte olabiliyor.

– Bir skapula (kürek kemiği), diğerine göre daha yüksekte ya da daha belirgin olabiliyor.- Kollar yanlara sarkıtıldığında, bir tarafta kolla gövde arasında daha fazla boşluk olabiliyor.- Bir kalça, diğerine göre daha yüksek ya da daha belirgin görünebiliyor.- Kafanın izdüşümü leğen kemiklerinin ortasına denk gelmeyebiliyor.

– Hastaya arkadan bakıldığında ve omurgası yere paralel hale gelene kadar öne eğilmesi istendiğinde, sırtının bir tarafı diğerine göre daha yüksek görünebiliyor.( Hörgüç gibi görünüyor.)

Skolyoz neden kaynaklanıyor?

Yapılan tüm çalışmalara rağmen en sık görülen idiopatik (sebebi bilinmeyen) skolyoza neyin neden olduğu ortaya konamamış durumda. Skolyozun genetik kaynaklı olabileceğini gösteren bazı kanıtlar bulunuyor. Ancak tam bir genetik geçiş şekli tanımlanabilmiş değil. Genetik faktörler dışında, büyüme gibi çevresel faktörlerin de skolyoz gelişiminde etkili olabileceği düşünülüyor.

Kötü duruş alışkanlığının, ağır çanta taşımanın ya da çantayı tek omuzda taşımanın skolyoz oluşturduğuna dair ise hiç bir kanıt bulunmuyor. Jimnastik gibi bazı spor dallarının skolyoz gelişme riskini arttırdığına dair bazı bulgular olmasına rağmen bunun aksini iddia eden bilimsel yayınlar daha fazla.

Yani, herhangi bir spor dalının skolyoza neden olduğunu gösterir kuvvetli kanıta dayalı bir bilgi yok.

Skolyozun tedavisinde hangi yöntemler kullanılıyor?

Skolyoz tedavisinde gözlem-egzersiz, korse uygulaması ve cerrahi müdahale olmak üzere başlıca üç yöntem bulunuyor. Bu yöntemleri şöyle anlatmamız mümkündür:

GÖZLEM-EGZERSİZ: Hafif eğriliklerde hastanın düzenli muayeneler yapılarak gözlemlenmesi, bu arada egzersiz (Schroth yöntemi vb.) ve spor programlarına alınması uygun olabiliyor.

KORSE TEDAVİSİ: İskeleti tamamlanmamış hastalarda orta şiddetli veya artmakta olan skolyoz için korse (ortez) tedavisi önerilebiliyor. Korseler, aktif iskelet büyümesi sırasında eğriliğin artmasını engellemek için karşı destek olarak görev yapıyor.

Korseler omurgayı tamamen düzeltemiyor ve hastaların tahmini olarak en azından yarısında eğriliğin artmasına engel olamıyor. Korseden beklenen en iyi başarı, eğriliğin tespit edildiği derecede kalıp daha fazla ilerlemesinin ve cerrahi sınıra erişmesinin engellenmesi.

Korse tedavisinin başarılı olabilmesi için şunları gerekiyor:

– Hasta hala büyürken konulan erken teşhis (Kız çocuklarında adet görmeden önce tespit edilen eğrilikler).- Hafif ve orta dereceli skolyoz (20 ila 40 derece arası eğrilikler).- Ortopedik cerrah tarafından düzenli muayene.

– Hastaya uygun yapılmış bir korse.- Uyumlu bir hasta ve destekleyici bir aile.

– Egzersiz, dans eğitimi ve atletizmi içeren normal aktivitelere devam edilmesi ve doktor gözetiminde olmak şartıyla bu aktiviteler sırasında korseye ara verilmesi.

– Korsenin günde en az 20-23 saat kullanılması.

CERRAHİ YÖNTEM: Büyüme çağındaki bir kişi, gittikçe artan bir omurga deformitesine sahipse bu deformiteyi düzeltmek ve daha da artmasını engellemek için cerrahi tedavi gerekli.

Büyümekte olan çocuklarda cerrahi tedavi gerektirecek eğriliklerin şiddeti 40 derece ve üzeri olarak belirtiliyor.

Büyümesini tamamlamış kişilerde ise cerrahi kararı torasik (sırt bölgesi) eğrilikler için 45-50 derece üzeri ve lomber (bel bölgesi) eğrilikler için 40 derece üzerinde veriliyor. Ancak, eğrilik şiddeti dışında ameliyat kararını etkiyebilecek birçok faktör olabiliyor:

– Etkilenen bölgenin omurganın neresi olduğu.- Skolyozun derecesi.- Artmış veya azalmış kifozun varlığı.- Ağrı (adölesanlarda nadir, erişkinlerde daha sık).- Kalan büyüme potansiyeli.- Hastanın dengesi.

– Kişisel faktörler.

Cerrahi türleri nelerdir?

Büyümesini tamamlamak üzere olan veya tamamlamış çocuklarda en sık yapılan cerrahi işlem enstrümentasyon, düzeltme ve kemik greftiyle yapılan posterior füzyondur.

“Enstrümentasyon” sözcüğü düzeltilmiş omurgayı füzyon kaynayana kadar mümkün olduğunca normal bir dizilimde tutmak üzere kullanılan metal çubuklar, çengeller, teller ve vidalar için kullanılıyor.

Halen büyüyen (genellikle 10 yaş altı) çocuklarda ise füzyon işlemi boy büyümesi, akciğer gelişimi ve omur gelişimini ciddi etkileyebileceği için füzyon işleminden mümkün olduğunca kaçınılıyor. Küçük çocuklarda füzyonsuz alternatifler (büyüyen çubuklar gibi) tercih ediliyor.

Cerrahinin amacı güvenli olarak mümkün olabilen en fazla düzeltme yapılarak omurgayı bu şekilde dondurmak. Her cerrahinin beraberinde getirdiği riskler bulunuyor. Bu konuları ortopedik cerrah ile konuşmak gerekiyor.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/skolyozun-belirtileri-neler-2013-05-29.html

Çocuğunuzda skolyoz olduğunu nasıl anlarsınız? En önemli belirtileri ve tedavisi

Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Skolyoz, ülkemizde 2,5 milyon kişide görülen ve her 10 buluğ çağındaki insandan birini herhangi bir derecede etkileyen bir hastalık. Skolyozu, nedeni tam olarak bilinemeyen ancak tedavi edilebilen  bir hastalık olarak tanımlayan Prof. Dr.

Erdem, burada öncelikli görevin ebeveynlere düştüğünü belirtti. Ergenliğin başlarında çocuklar yıkanma, giyinme gibi aktiviteleri kendileri yapmaya başladıklarından, vücutlarındaki bazı değişiklikler anne babanın gözünden kaçabilir diyen Prof. Dr.

Erdem, ebeveynlerin 30 saniyede skolyozu teşhis etmeleri için bir kılavuz paylaştı.

Çocukluk çağında skolyozu tespit etmenin 8 pratik yöntemi

Skolyozun birçok nedeni olduğunu belirten Prof. Dr. Erdem, şu bilgileri verdi: “Hastaların %80’inde idiopatik denilen bilinen bir nedeni olmayan skolyoz görülüyor.

Araştırmalar bu skolyoz tipinde genetik faktörlerin önemli olduğunu gösteriyor.

Doğuştan yani konjenital skolyozlara ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksiklikleri neden olabiliyor ve bu tipte hastada kalp, böbrek ve sindirim sistemi hastalıkları da gözlenebilir.”

Çocuğunuzun gelişimi durmasın

Yetişme çağındaki çocukların geleceğini tehdit eden bir hastalık olan skolyozun erken teşhis edilmesi halinde, tedavisinde yüzde 100’e varan bir başarı sağlandığını bildiren Prof. Dr. Erdem, zamanında teşhis edilemeyen omurga eğrilikleri ilerlediğinde çocukların normal gelişimine engel olabileceğine dikkat çekti.

Skolyoz nedir? Kimlerde görülür? Belirtileri ve tedavisi

  • Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülür.
  • Kollar ile vücut arasındaki mesafenin eşitliği ve vücudun balansı bozulur.
  • Baş bir yana, vücut bir yana savrulduğu için çocuklar bir bacaklarının daha uzun olduğu duygusuna kapılır.
  • Kız çocuklarının eteğinin bir bölümü yukarı çekilir.
  • Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde tümsek gözlenebilir.

Skolyozun tanısında ve ölçümünde röntgenin çok önemli bir yeri olduğunu belirten Prof. Dr.

Erdem, “Skolyoz tanısı için skolyoz grafisi dediğimiz, tüm omurganın tek çekimde, kafatasından kalça eklemine kadar görüldüğü, ayakta önden ve yandan çekilen grafiler gereklidir.

Bu grafilerde skolyoz saptanırsa, eşlik eden bulgulara göre, skolyozun nedenini anlamak amacıyla MR ve BT gibi ek tetkikler istenebilir” dedi.

Hastaların sadece yüzde 10’unda ameliyat gereklidir

Prof. Dr. Erdem, skolyoz tedavisinin hastalığın tespit edildiği andaki derecesine göre belirlendiğini belirterek, tedavi yöntemlerini şöyle açıkladı; gözlem, korse tedavisi ve cerrahi süreçlerinden herhangi birinin uygulanması.

Tüm skolyoz hastalarının yaklaşık yüzde 30’unun tedavi gerektirdiğini ifade eden Prof. Dr.

Erdem, tedavide ilk seçeneğin izlem olduğunu ve 20-25 dereceden küçük eğrilikleri olan hastaları belli aralıklarla takip edip, egzersize teşvik ettiklerini söyledi.

İkinci seçeneğin korse tedavisi olduğunu açıklayan Prof. Dr. Erdem, eğriliği 20-40 derece arasında olan ve büyüme potansiyeli bulunan kişilerde korsenin etkili olduğunu ancak bunun için günde 20-23 saat takılı kalması gerektiğini bildirdi.  Prof. Dr. Erdem, büyümesini tamamlamış olan çocuklarda, eğrilik sırtta 45, belde 35 dereceyi aşarsa cerrahi müdahaleye gerek duyulduğunu vurguladı.

https://www.medikalakademi.com.tr/skolyoz-tedavisi/

Ebeveynler için 30 saniyede skolyozda erken teşhis kılavuzu

Skolyoz hastalığında en önemli konunun ailelerin bilinçlenmesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şei Erdem, ebeveynlere yol göstermesi için skolyoz teşhisinde yanıtlanması gereken kritik 8 soruyu paylaştı. Prof. Dr. Erdem, bu soruların yanıtları eğer ‘evet’ ise aileleri en kısa sürede bu alanda uzman bir doktora danışmasını tavsiye etti.

  1. Çocuğunuz ayakta yaklaşık 45 derece öne eğildiğinde sırtındaki kemik çıkıntıları aynı çizgi üzerinde olmak yerine sağa ve sola doğru yön mü değiştiriyor?
  2. Bir omuz diğerinden yukarıda mı?
  3. Kürek kemiklerinden biri diğerinden belirgin mi?
  4. Kalça kemiklerinde asimetri var mı?
  5. Kollar yana sarkıtıldığında, bir taraf diğer tarafla karşılaştırıldığında kol ve vücut arasında daha fazla mesafe mi mevcut?
  6. Çocukta abartılı bir artmış bel öne eğimi mevcut mu?
  7. Çocukta abartılı bir sırt kamburu mevcut mu?
  8. Çocuk kollarını öne doğru sarkıtarak eğildiğinde sırtının ya da belinin bir tarafı diğerine göre yüksekte mi?
  9. Çocuk bir tarafa doğru eğik mi görülüyor?

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/cocugunuzda-skolyoz-oldugunu-nasil-anlarsiniz-en-onemli-belirtileri-ve-tedavisi/

Skolyoz Hastalığı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Haber güncelleme tarihi 11.01.2019 17:49

Skolyoz Nedir?

Skolyoz bir omurga hastalığıdır. Omurga, göğüs ve bel bölgelerinde yaşanan yana doğru eğim olarak görülmektedir. Skolyoz halk dilinde omurga eğriliği olarak adlandırılmaktadır. Bu hastalık günümüzde sıklıkla görülmeye başlanmıştır.

 Omurga eğriliği olan kişilerde omurgasına bakıldığında eğrilik görünmektedir. Boyun ve bel kısmında çukurluk ve sırt kısmında ise kamburluk görülmektedir. Bu eğrilik sağ ya da sol tarafa doğru olmaktadır. Skolyoz genel olarak toplum da % 2 ve %4 oranında görülmektedir. Çoğunluğu hafif dereceli eğriliklerdir.

Çocuklarda görülen omurga eğriliği birbirinden farklılık göstermektedir. Erkek çocuklarına oranla kız çocuklarında daha sık görülür. Omurga eğriliği yaşayan kişilerin genel olarak % 10 oranında tedavi edilecek derecede ilerleme kaydeder. Skolyoz doğuştan olduğu gibi doğumdan sonra da meydana gelecek bir hastalıktır.

Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir hastalıktır.

Omurga eğriliği doğuştan olduğu gibi doğum sonrasında da oluşmaktadır. Sonradan oluşan omurga eğriliğinin birçok sebebi vardır.

Bunlar yaşam tarzıyla alakalı olduğu gibi farklı nedenlerden dolayı da gelişmektedir.

 Skolyozun tedavisi mümkündür fakat tedavisinde önemli olan erken teşhis ve hastalığın hangi derecede olduğudur. Bu nedenle her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis önem taşımaktadır. 

Skolyoz hastalığının çeşitleri bulunmaktadır.

Bunlar İdiopatik skolyoz, Nüromusküler skolyoz ve Konjenital skolyoz olarak adlandırılmaktadır.

Günümüzde ülkemizde en sık görülen skolyoz çeşidi, İdiopatik skolyozdur. Genellikle neden idiopatik skolyoz görüldüğü bilinmemektedir fakat kişiyi en çok etkileyen ve en sık yaşanan skolyoz çeşididir. 

İdiopatik Skolyoz

En sık görülen skolyoz tipidir. Kalıtsal sebeplerden dolayı yaşandığı düşünülmektedir. Genellikle kız çocuklarında ergenlik döneminde ortaya çıkmaktadır. İdiopatik skolyozu tetikleyen faktörler bulunmaktadır. Bunlar bazı hastalıklar olarak bilinmektedir. Omurga yana doğru eğilir. S ve C şekli halini alır. 

Nüromüsküler Skolyoz

Bu skolyoz tipi en sık görülen ikinci skolyoz tipidir. Nüromüsküler skolyozun sebepleri kas ve sinir hastalıklarıdır. Beyin ve omurilikten kaynaklı bir durumdur. Bu tip skolyoz da genel olarak solunum sıkıntıları ve duyu kusurları da yaşanmaktadır. 

Konjenital Skolyoz

Doğuştan oluşan skolyoz tipidir. Genellikle omurga kusuru ya da birbirine kaynamış kaburga sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Konjenital skolyoz 0 – 3 yaş arasında görülmektedir. Bu durum omurganın bel ve göğüs bölgelerinde yana doğru eğrilikler olarak yaşanır.  

Skolyoz Belirtileri Nelerdir?

Skolyoz ergenlik çağında ki çocukları tehdit altına almaktadır. Genellikle bu durum en sık kız çocuklarında rastlanmaktadır. Bu nedenle aileler çocuklarının vücutlarında görülen farklıkları dikkate almalıdır. Skolyoz belirtileri genel olarak kendini belli etmektedir. Sırt, bel, kalça ve omuzlarda görülen eğrilikler bu hastalığın belirtileridir.

 Bu eğrilikler sağ, sol ve öne doğru olarak görülmektedir. Aynı zamanda kalçalarda ve omuz seviyelerinde eşitsizlik belirgin bir şekilde görülür. Omurganın yana ve öne doğru eğilmesi, Bir omuzun sağ ya da sola doğru eğriliği skolyozun belirtileridir. Kol ve omuzların arasında görülen mesafe eşitsizliği de skolyoz belirtileri arasındadır.

Kürek kemiğinde tümsek ve göğüs kafesinde asimetri bu hastalığın görülen belirtilerindendir. Aynı zaman da yorgunluk, sırt ve bel ağrıları da skolyozu işaret etmektedir. Bunların yanı sıra nefes darlığı ve solunum zorluğu sıkıntıları da skolyozun bir çeşidi olan nüromüsküler skolyozun belirtisidir.

  • Omurganın yana doğru eğriliği
  • Omurganın yana ve öne doğru eğriliği
  • Bir omuzun sağ ya da sola eğriliği
  • Kalçalar ve omuz seviyelerinde eşitsizlik
  • Kollar ve vücut arasında mesafe eşitsizliği
  • Göğüs kafesinde asimetri ve kürek kemiğinde tümsek
  • Sırt ve bel ağrıları
  • Nefes darlığı
  • Yorgunluk

Skolyoz Neden Olur?

Skolyozun en sık rastalanan tipi idiopatik skolyozdur. Bu skolyoz tipinin nedeni bilinmemektedir fakat genetik kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Genetik kaynaklı olmasının yanı sıra skolyozun birçok sebebi bulunmaktadır. Skolyoz sebepleri bazı hastalıklardan dolayı meydana çıkmaktadır.

Bazı durumlarda ise yaşam tarzıdan kaynaklı oluyor. Yaşam tarzı olarak etken faktörler duruş bozuklukları, kötü duruş alışkanlıkları, ağır çanta gibi eşyalar taşınması olarak belirtilmektedir. Bazı ağır sporların da skolyoza neden olduğu söylenmektedir.

Aynı zamanda skolyoza neden olduğu söylenen sporun hangi dalları olduğu belirtilmemektedir fakat bu durumun bilimsel bir açıklaması bulunmamaktadır.  Omurga eğriliğine neden olan bazı hastalıklar ise kas ve sinir sistemi hastalıkları olduğu bilinmektedir.

Omurga kırıkları, bacak boyu eşitsizlikleri ve tümörler nedeniyle de omurga eğriliği görülmektedir.  

  • Genetik sebepler
  • Duruş bozuklukları 
  • Kötü duruş alışkanlıkları
  • Ağır eşya taşınması
  • Kas hastalıkları
  • Sinir sistemi hastalıkları
  • Omurga kırıkları
  • Bacak boyu eşitsizliği
  • Tümör

Skolyoz Tedavisi

Her hastalıkta olduğu gibi skolyozda da erken teşhis önemlidir. Bu yüzden belirtileri olan kişiler dikkate alınmalı ve doktora başvurmalıdır. Özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bu hastalık için anne babalar çocuklarını gözlemleyerek belirti var ise doktor kontrolüne götürmelidir. Doktorun teşhisi üzerine tedavi uygulanmaya başlanmaktadır.

İlk olarak önemli olan skolyozun tipi ve derecesidir. Bu duruma göre tedavi şekli farklılık göstermektedir. Skolyoz tipi ve skolyozun derecesi tedavinin nasıl uygulanacağını belirlemektedir. Bu hastalığın tedavisinde cerrahi müdahale en son yöntemi olarak uygulanmaktadır.

Genellikle korse, egzersizler ve ilaç tedavisi uygulanarak hastalık tedavi edilmektedir. Kişi gözlem altına alınarak egzersizler ve spor tedavisi uygulanmaktadır. Bu egzersiz ve sporların yanı sıra korse takviyesi de yapılır. Kişiye uygun korse temin edilir.

Korse kullanımı başlanarak ikinci bir tedavi yönetimi de uygulanmaktadır. Önemli olan korsenin bilinçli ve düzenli süre de kullanılmasıdır.

Eğer bu tedavi yöntemleri doğru ve bilinçli şekilde uygulanır ise tedavi süreci olumlu geçmektedir. Cerrahi müdahale ağır skolyoz hastalarında uygulanan bir yöntemdir.

Bunun kararını doktor hastalığın derecesine göre vermektedir. Genellikle 40 derecenin üzerinde olan eğriliklerde cerrahi müdahale uygulanmaktadır.

Cerrahi yöntemde sırt ve bel bölgesine vida ve çubuklar yerleştirilmektedir. 

Önerilen İçerik;

► Kas Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/skolyoz-hakkinda-bilinmeyenler-9914h.htm

Skolyoz nedir? Çocuğunuzda skolyoz olduğunu nasıl anlarsınız?

Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Skolyozun erken teşhisi için anne ve babalara önemli görevler düştüğünü söyleyen Emsey Hospital Ortopedi, Skolyoz ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr.

Şei Erdem, “Aileler 30 saniyelerini ayırarak çocukların omurgalarında bir sorun olup olmadığını kontrol edebilirler.

Çocukların normal gelişimine engel olan skolyoz erken teşhis edilirse tedavisinde yüzde 100’e varan başarı sağlayabiliyoruz” dedi.

Skolyoz, ülkemizde 2,5 milyon kişide görülen, Skolyoz Araştırma Topluluğu’na göre, her 10 buluğ çağındaki insandan birini herhangi bir derecede etkileyen bir hastalık.

Skolyozu, nedeni tam olarak bilinemeyen ancak tedavi edilebilen bir hastalık olarak tanımlayan Prof. Dr. Şei Erdem, burada öncelikli görevin ebeveynlere düştüğünü belirtti.

Ergenliğin başlarında çocuklar yıkanma, giyinme gibi aktiviteleri kendileri yapmaya başladıklarından, vücutlarındaki bazı değişiklikler anne babanın gözünden kaçabilir diyen Prof. Dr.

Erdem, ebeveynlerin 30 saniyede skolyozu teşhis etmeleri için bir kılavuz paylaştı.

Genetik faktörler ve anne karnında geçirilen hastalıklar neden olabiliyor

Skolyozun birçok nedeni olduğunu belirten Prof. Dr. Şei Erdem, hastaların yüzde 80-85’inde idiopatik denilen bilinen bir nedeni olmayan skolyoz görülüyor dedi.

Araştırmaların bu skolyoz tipinde genetik faktörlerin önemli olduğunu ortaya koyduğunu açıklayan Prof. Dr. Erdem, doğuştan yani konjenital skolyozlara ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Erdem, skolyozun bu tipinde hastada kalp, böbrek ve sindirim sistemi hastalıklarının da gözlenebileceğini sözlerine ekledi.

Skolyoz ile birlikte hastada gözlemlenebilen şikayetler

  • Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülür.
  • Kollar ile vücut arasındaki mesafenin eşitliği ve vücudun balansı bozulur.
  • Baş bir yana, vücut bir yana savrulduğu için çocuklar bir bacaklarının daha uzun olduğu duygusuna kapılır.
  • Kız çocuklarının eteğinin bir bölümü yukarı çekilir.
  • Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde tümsek gözlenebilir.

Tanıyı koymak çok kolay

Skolyozun tanısında ve ölçümünde röntgenin çok önemli bir yeri olduğunu belirten Prof. Dr.

Erdem, “Skolyoz tanısı için skolyoz grafisi dediğimiz, tüm omurganın tek çekimde, kafatasından kalça eklemine kadar görüldüğü, ayakta önden ve yandan çekilen grafiler gereklidir.

Bu grafilerde skolyoz saptanırsa, eşlik eden bulgulara göre, skolyozun nedenini anlamak amacıyla MR ve BT gibi ek tetkikler istenebilir” dedi.

‘Skolyoz’: Çocukların geleceğini tehdit eden hastalık

Источник: https://indigodergisi.com/2017/04/skolyoz-nedir/

Skolyoz Dereceleri Resimli 30, 20 Ve 10 Derece Skolyoz Görüntüsü

Çocuğunuzda Skolyoz Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Omurga arkadan bakıldığında düz görünmektedir. Skolyoz ise omurga eğriliği demektir. Omurganın, sağ ya da sol yana doğru eğrilmesine denir. Hastanın gelişmesi tamamlanıncaya kadar bu eğrilik sürer.

Skolyoz Dereceleri Nelerdir?

Omurganın 10 dereceden fazla eğri olması skolyoz olarak değerlendirilir. Skolyoz tedavisinde temel genel kural, eğriliğin 20 dereceden az olması durumunda sorunun seyrini izlemektir.

Hafif eğim 20 dereceden azdır. 20 dereceden fazla olması tedavinin gerekli olduğu anlamına gelir. 20 derece skolyoza sahip kişilerde genellikle şu belirtiler görünür:

  • Omuz ve kalçanın eşit durmaması
  • Kafanın ilerde veya eğri duruşu
  • Bacakların eşit uzunlukta olmaması
  • Hafif ağrı

Skolyoz; ergenlik çağındaki gençlerden yetişkinlere kadar her iki cinsi etkilemesine rağmen, ergenlik çağındaki kadınlarda yaygın olarak görülmektedir. Hafif skolyozlu genç hastalarda genellikle bir sırt desteği takılması önerilir.

Orta eğrilik ise 25 derece ile 40 derece arasındadır. Omurga eğrisi 25 ila 40 derece arasındaysa, tedavi için destek kullanılır.

İleri eğrilik ise 50 dereceden fazladır. Açı 45 ila 50 dereceyi geçtiğinde, cerrahi müdahale ile düzeltme gerekli olabilir.

Skolyoz Sebepleri Nelerdir?

Her 10 skolyoz vakasının yaklaşık olarak 8’inin sebebi bilinmemektedir. Bu durum idiyopatik skolyoz olarak bilinir.

Skolyoz genel sebepleri şunlardır:

  • Serebral palsi veya musküler distrofi gibi hastalıklar
  • Doğum omurga gelişimini etkileyen problemler
  • Omurga yaralanmaları
  • Omurga enfeksiyonları
  • Spinal tümörler
  • Artrit (yaşlı yetişkinlerde)
  • Müsküler (kas) distrofisi: Müsküler distrofi, zamanla kasları zayıflatan bir grup kalıtsal hastalıktır. Bu durum; normal kas fonksiyonu için gerekli olan distrofin adı verilen bir proteinin eksik olmasından kaynaklanır. Distrofin protein eksikliği; yürüme, yutma ve kas koordinasyonunda problemlere neden olabilir.
  • Serebral palsi: Serebral palsi; çoğu zaman doğmadan önce gelişmekte olan beyinde meydana gelen hasarın neden olduğu bir hareket, kas veya duruş bozukluğu rahatsızlığıdır.
  • Dejeneratif disk hastalığı: Dejeneratif disk hastalığı, omurgadaki bir veya daha fazla disk bozulduğunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu diskler omurga için çok önemlidir.
  • Kadın olmak
  • Osteoporoz (kemiklerin incelmesi ve zayıflaması)
  • Çocuk felci(polio): Polio (aynı zamanda poliomyelit olarak da bilinir) sinir sistemine saldıran bir virüsün neden olduğu oldukça bulaşıcı bir hastalıktır.
  • Spina bifida (belkemiği ve spinal kanalın eksik oluşumu ile sonuçlanan doğum kusuru)
  • Spondiloz (spinal dejenerasyon): Spondiloz; omurganın herhangi bir kısmında kıkırdak ve disklerde yaşa bağlı değişiklikler, bozulmalar olduğu anlamına gelmektedir.

Skolyoz Nasıl Teşhis Edilir?

Röntgen: Skolyoz için kullanılan röntgen yöntemi; doktorların omurga eğriliği türlerini ve açılarını tanımlamasına yardımcı olur. 20 dereceden daha büyük olan eğriler için tedavi gereklidir.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG): Bu test tek başına bir röntgenden daha fazla iş yapar. Omurganın ayrıntılı bir görüntüsünü oluşturmak için manyetik alanlar ve radyofrekans dalgaları kullanır. Doktor bu testi; altta yatan bir nedenden (idiyopatik olmayan) skolyozdan şüphelenirse kullanılabilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması: Bu test, omurganın üç boyutlu görüntüsünü üretmek için x-ışınları kullanır.

Kemik taraması: Kemik taramasında omurganın ayrıntılarını daha görünür kılmak için radyoaktif materyal (omurgaya enjekte) kullanılır.

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть