Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

içerik

Çocuğum Okula Hazır mı?

Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

“4+4+4” eğitim sistemi ile okula başlama yaşının 66 aya indirilmesi tartışmaları da beraberinde getirdi. Çocuklarının henüz gerekli erişkinliğe ulaşmadığını düşünen pek çok aile, çocukları ve onların eğitim hayatları ile ilgili ciddi kaygı yaşamaya başladı. Çocuk ve ergen psikiyatristi olarak bizlere ailelerin en çok danıştığı konulardan biri de çocuğum okula hazır mı?

Okula hazır olması hem akademik ve hem de duygusal olgunluğunun yeterli olup olmamasına bağlıdır.1 milyonu aşkın öğrenci okulla başladı. 4+4+4 uygulamasıyla bu yıl 66 ayı doldurmuş çocuklarımızın ilköğretime başlamasının gündeme gelmiştir. Çocukların 72 aydan önce ilkokul 1.

sınıfa başlamaları başta kaygı bozuklukları, okul başarısızlığı, kendine güvensiz olarak büyümeleri ve davranış sorunlarının gelişmesi açısından sakıncalıdır.

Mümkünse 72 aydan önce doğan çocukların okul öncesi eğitim alması, eğer ilkokula başlamış ise en erken dönemde ortaya çıkacak sorunlara bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurarak müdahale edilmesi son derece önemlidir. Eğer eğer erken müdahale edilmezse bütün eğitim hayatını etkileyebilir.

Çocukların 6 yaş grubu (72-83 aylar) ile aynı sınıflarda eğitime alınacağı açıklanmıştır. Bu da ayrı bir sakınca getirmektedir. Bu demektir ki aynı sınıfta 60-83 aylar arasında, yani aralarında yaklaşık 2 yıl fark olabilen çocuklar olacaktır.

Okula başlamak zihinsel, bedensel ve duygusal açıdan bir hazır oluş durumu da gerektirmektedir. 5 yaş çocuğu (60-71 aylar arası)zihinsel, fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak ilkokula henüz hazır değildir.

Çocuğun okul eğitimine katılabilmesi için gerekli sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve motor becerilerinin gelişimi 6 yaştan(72 ay) önce tamamlanmaz. Bu bilimsel ortalama dışında kalan çok az çocuk vardır.

İlkokula başlayacak çocukların hangi becerileri kazanmış olması gereklidir? Çocuğunuzun ilkokula başlamaya uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?

  • Özbakım becerileri: Tuvaletini yalnız başına yapabilir, elbiselerini ıslatmadan yüzünü yıkayıp, kurulayabilir, dişlerini fırçalayabilir, kendisi yemek yiyebilir, düğmelerini ilikleyip çözer, kendi başına giyinip soyunabilir. Defteri, çantası, ceketi gibi kendi eşyalarına sahip çıkabilir, toplayabilir;
  • Sosyal- duygusal gelişim: Kurallara uygun davranışlar sergileyebilir, arkadaşlık başlatabilir ve sürdürebilir, belli ölçüde gerilim ve öfkeyle baş edebilir, bir oyun için gerekli kuralları anlayabilir, sırasını bekleyebilir, sosyal kuralların nedenlerini anlayabilir
  • İnce motor -küçük kasların motor gelişim: çocukların yazı yazabilmesi için ince motor becerilerinin gelişmesi gereklidir.1′den 10′a kadar rakamları kopya edebilir, daire, kare, dikdörtgen, üçgen şekillerini çizebilir, dikey, yatay, eğik, eğri çizgileri çizebilir, kopya edebilir, şekillerin sınırını taşırmadan boyayabilir, baş, vücut, kollar, bacaklar, ağız ve gözlerden oluşan insan çizimi yapabilir, su gibi akıcı maddeleri bir kaptan diğerine boşaltabilir, verilen sıralamaya göre(renk, büyüklük gibi..) ipe boncuk dizebilir.
  • Kaba motor- büyük kasların motor gelişimi: 5 kez üst üste sekerek sıçrama hareketi yapabilir, öne doğru takla atabilir, kendine atılan küçük bir topu elleriyle tutabilir.
  • Bilişsel Gelişim; Algılama, dil ve kavram alanındaki gelişimleri içerir.
  • Algılama gelişimi:10-12 kadar ana ve ara rengi tanır ve bunları eşleştirebilir,1 den 20′ye kadar olan rakamları tanıyabilir, dokunarak nesneleri sayabilir,1′den 10′a kadar olan sayılarla toplama ve çıkarma işlemleri yapabilir, sıra ile haftanın günlerini sayabilir, aynı anda birbirini takip eden 2-3 emri yerine getirebilirim.
  • (“Suyu mutfaktan al, sonra bana getir ve yanıma otur” gibi), anlatılan bir öyküdeki detayları hatırlayabilir, sebep -sonuç ilişkilerini kurabilir.
  • Dil gelişimi: Adını soyadını söyleyebilir, ailedeki kişilerin isimlerini söyleyebilir, niçin sorusunu açıklayarak cevaplayabilir, geçmiş şimdiki ve gelecek zaman ile ilgili konuşurken kelimeleri (dün, bugün, yarın) doğru kullanır, dilbilgisi kurallarına uygun konuşur, zıt anlamlı s kelimeleri söyleyebilir(şişman-zayıf, sert-yumuşak ağır-hafif, gece-gündüz ).
  • Kavram gelişimi ölçütleri: Büyük- küçük kavramlarını, sağını, solunu bilir, nesneleri büyüklük, genişlik ve uzunluk özelliklerine göre sınıflandırabilir.

Çocukların bu gelişimleri tamamlanmadan ilkokul 1. sınıfa başlamaları ruh sağlığını nasıl etkiler?

  • Küçük yaşta okula başlayanlarda ayrılık kaygısı rahatsızlığı görülme riski, altı yaşında ilkokula başlayan çocuklara göre daha fazladır. Özellikle bu çocuklar okul öncesi eğitim almadılarsa risk daha da artmaktadır.
  • Dürtü kontrolü 5 yaşındaki bir çocukta tam gelişmediğinden davranışlarının kontrolünü sağlamakta zorlanacak, sınıfta sırasında bekleyemeyecek ve ilkokulda uyması gereken kurallara uymakta güçlükler yaşayabilecektir.
  • Beş yaşından önce el-göz kordinasyonunun, ince motor becerilerin, işlemsel düşüncenin tam gelişmemiş olması, soyut düşüncenin yetersizliği ve dikkati sürdürmedeki güçlükler nedeniyle bu yaştaki çocuklar öğrenme becerilerinde zorlanacaklardır. Bu yaştaki çocukların okulda belli seviyede başarı elde etmekte zorlanmaları gelişimsel açıdan normal olmasına karşın okul programları kapsamında beklenen kazanımları karşılamamaları nedeniyle, başarısızlık olarak yorumlanacak ve gereksiz olarak , ‘öğrenme güçlüğü’ veya ‘dikkat eksikliği’ olduğu gibi tanımlara maruz kalacaktır.
  • Bu çocukların 6 yaş grubu (72-83 aylar) ile aynı sınıflarda eğitime alınacağı açıklanmıştır. Bu da ayrı bir sakınca getirmektedir. Bu demektir ki aynı sınıfta 60-83 aylar arasında, yani aralarında yaklaşık 2 yıl fark olabilen çocuklar olacaktır. Bu durumda gelişimsel özellikler açısından 72-83 aylık çocuklar doğal olarak 60-66 ay arasındakilere göre çok önde olacak, onlardan daha hızlı öğrenecek, beklenenleri daha kolay yerine getirecektir. 60-66 aydakiler de bu durumda zorunlu olarak sınıfın daha başarısız ve geriden gelen grubunu oluşturacaklardır, yani bu grup daha okula başlarken başarısızlık duygusuna mahkum edilecek ve bu duygu onlarla eğitim yaşamları boyunca gidecektir. Erken dönemde kazanılan başarısızlık duygusunun çocukların daha sonraları da kendilerine güven duymalarını engellediği bilimsel olarak gösterilmiştir. Erken dönemde başarısızlık duygusu edinen çocukların okuldan soğudukları ve okul yaşamını kısa sürede bıraktıkları yapılan araştırmaların çok net olarak ortaya koyduğu bir gerçektir. Dolayısıyla eğitime başlama yaşını aşağıya indirmenin önemli bir sonucu kendini başarısız görerek büyüyen ve dolayısıyla kendine güvensiz ve başarılı olabileceğine inancı kalmamış nesiller yetiştirmek olacaktır.

Okula döneminde en sık karşılaşılan sorunlar nelerdir?

  • Ayrılık kaygısı, Anneden evden ayrılmakta güçlük
  • Okul fobisi
  • Arkadaş edinme ve iletişim kurmada güçlükler
  • Okul ve sınıf kurallarına uymakta güçlükler
  • Güvensizlik, kaygı bozukluğu
  • Dikkat eksikliği hiperaktivite , öğrenme güçlüğü
  • Ödev yapma problemleri

Ayrılık kaygısı: Bebekler 8. Aydan itibaren anneden ayrılmaya tepki vermeye başlarlar, ayrılık kaygısı 18. Ayda doruk noktasına ulaşır. Eğer anne ve bebeğin sağlıklı bir bağlanmaları varsa bu kaygının yavaş yavaş azalması 3 yaştan itibaren anneden ayrılığa katlanabilecek duygusal güce ulaşması gerekir. Eğer anne çocuğun bebekliğinden itibaren çok kaygılı, çocuğunun başına yanında olmadığında her an bir şey geleceğinden endişeleniyorsa, çocuğunu gözünün önünden ayırmamış, kısa süreli ayrılıklara alıştırmamışsa, sağlıklı bebeklerde 18 aydan sonra giderek azalıp 3 yaş gibi sonlanması gereken ayrılık kaygısı çok daha uzun sürer. Anaokulu, kreşe başlamakta okula başlamakta yeni ortamlara anne olmadan girmekte çok zorlanır.

Ayrılık kaygısını azaltmak için öneriler:

  • 7 ay – 2 yaş dönemi içerisinde bakıcı değiştirmemeye çalışın. Eğer çalışmaya başlayacaksanız, bebeğinizin siz yanındayken yavaş yavaş bakıcıya alışması için ona zaman tanıyın. Onlar arasındaki güven sağlandıktan sonra bazı görevleri bakıcıya devretmeye başlayın. Birkaç saatlik ayrılıklara çocuğunuzu alıştırın.
  • Evden ayrılacaksanız, kesinlikle ona gözükmeden, kaçarak evden çıkmayın. Mutlaka vedalaşın. Onu öpüp ona sarılın nereye gideceğinizi ne yapacağınızı kısa bir sohbetle ona anlatın ve mutlaka geri döneceğinizi söyleyin. O ağlasa bile siz sakin ve huzurlu bir şekilde ondan ayrılın. Eğer ağlayacaksanız bunu ondan ayrıldıktan sonra yapın. Bu hoşça kal sohbetini her ayrılıştan önce rutin bir şekilde mutlaka yapın. Ancak bu şekilde aranızdaki güven ilişkisi sağlamlaşacaktır.
  • Kaygılı ve üzüntülü olduğunuzu ona belli etmemeye çalışın ve yüzünüzdeki ifadenin sakin ve huzur verici olmasına özen gösterin. Çocuklar annelerin yüz ifadelerini okurlar. Unutmayın, kaygınızı çocuğunuza da yansıtıp onunda endişeli olmasına sebep olabilirsiniz.
  • Okul öncesi dönemde oyun grubu, kreş gitmesini sağlayın
  • Sakın geri adım atmayın, kararlı ve tutarlı olun.

Okul fobisi nedir?

Şiddetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya okulla ilgili son derece isteksiz olmasıdır. Çocuk özellikle okul saatleri yaklaştığında sıkıntı artışı, mide bulantısı, karın ya da baş ağrısı gibi çeşitli bedensel yakınmalar bildirerek okula gitmemek ve kendisini evde tutabilmek için çaba harcar.

Çocuk tarafından bu tür yakınmalar genelde sabah uyanır uyanmaz bildirilir ve anne-babayı ikna ettiğini, okula gitmeme kararının verildiğini anladığı anda da kendiliğinden kaybolur.

Öte yandan, okul günleri ve okula gitme saatleri geldiğinde kendisini gösteren bu yakınmalara ek olarak, çocuk diğer zamanlarda da iştahsızlık, keyifsizlik, uyku düzeninin bozulması, içe kapanma, özellikle yabancılarla iletişime girmeye karşı direnç gösterme gibi tepkilerde bulunabilir.”

En sık okulların yeni açıldığı Eylül-Ekim aylarında ve 6-8 yaş gibi ilkokula başlangıç döneminde görülür. Yine okula başladıktan sonraki yıllarda, örneğin 11-12 yaşlarda okul değişikliğinin gündeme geldiği dönemlerde de ortaya çıkabilmektedir.

Genellikle okul fobisi görülen çocukların, anneden ayrılma kaygısını yoğun biçimde yaşayan, ebeveynlere aşırı bağımlı çocuklar olduğu gözlemlenmektedir.

Okul öğretmeninin veya arkadaşının gidişi, bağlı olduğu akrabanın hastalığı veya ölümü, ebeveyn boşanması, maddi sorunlar, aile içi huzursuzluk kardeş doğumu gibi durumlar da çocukta endişeyi artıracağı için okul fobisinin nedeni olabilir. Sebebin bir çocuk psikiyatristince araştırılması ve ailenin uygun yönlendirilmesi önemlidir.

Okul fobisi yaşayan ailelere öneriler?

  • Okulda olduğu zamanlardaki ayrılığın geçici olduğunu anlatılmalıdır.
  • Çocuk okula gideceği gün, aile üyelerinin sıradan bir günmüş gibi davranmaları, korkuyu çağrıştıracak ya da tetikleyecek davranımlardan uzak durmaları gerekmektedir.
  • Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, gerekli açıklamaları yapıp, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir.
  • Sabırlı, tutarlı ve kararlı bir tavır içinde olunuz. Sorunu görmezlikten gelmek ve bir sonraki yıla havale etmek; ancak çözümü zorlaştırır.
  • Okul korkusuyla baş etmede yapılacak ilk iş çocuğun olabildiğince çabuk okula geri dönmesidir.
  • Çocuğu okula gitme zorluğu nedeniyle cezalandırmayın, küçük düşürücü sözlerle aşağılamayın. Çocuğun bunaltısı ile oluşan belirtileri şımarıklık, ilgi çekme arzusu ya da sizi kızdırmak için yapılan davranışlar gibi yanlış yorumlamaktan kaçının.
  • Çocuğunuz okula geç kaldığında, servisi kaçırdığında, mutlaka onu okula göndermek için başka çözümler geliştirin ve en kısa zamanda okula gönderin. Bazen çocuğunuz kendiliğinden eve dönebilir, bu durumda da yapmanız gereken onu okula geri göndermektir.
  • Okula gitmediği için çocuk suçlanmamalıdır. Bu sıkıntılı durumun geçici olduğunu, bazı başka çocuklarda da görüldüğünü ve destekle kolaylıkla iyileştiğini çocuğa anlatılmalı.

Источник: https://www.cocukpsikiyatrisiizmir.com/tr/icerik/37/cocugum-okula-hazir-mi

Çocuğumu Okula Göndermek İstemiyorum 2018 2019

Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

Bu sene çocuğunu 1.sınıfa gönderecek bir çok veli çocuğunun okula uygun olup olmadığını merak ediyor. Özellikle yaşı küçük olan çocukların velileri çocuklarının bu sene değil de bir sonraki sene göndermek istiyor. Bildiğiniz gibi 75 ile 66 aylık çocuklar 1.

sınıfa başlayacak. Özellikle 71, 72 ve 73 aylıklar ile 66, 67 ve 68 aylık çocukların velileri çocuğumu okula göndermek istemiyorum ne yapmalıyım şeklinde sorular soruyor.

İşte çocuğumu okula göndermek istemiyorum 2018 2019 ne yapmalıyım sorusu hakkındaki yazımız…

Çocuğunu bu sene 1.sınıfa gitmesini istemeyen ve ertelemek isteyen veliler için yazımız…

Bu sene 2018-2019 eğitim öğretim yılında 2012 haziran doğumlular ile 2013 Mart doğumlular 1.sınıfa başlayacaklar. Aşağıdaki 2018 2019 okula başlama yaşı tablosunu incelediğimizde 69, 70 ve 71 aylık çocuklar rapor ile 66, 67 ve 68 aylık çocuklar veli dilekçesi ile erteleme yapabildiğini görebiliyoruz…

69, 70, veya 71 aylık çocuklar için 1.sınıfa göndermek istemeyen veliler doktor raporu alarak çocuklarını bu sene okula göndermeyebilir.

1.Sınıf Kayıt Erteleme Raporu Nereden, Nasıl Alınır?

1.sınıf Kayıt Erteleme Raporları sağlık kurumlarından alınabilir. “tıbbi tanılı raporun” olarak geçen ve çocuğun “bedenen veya zihnen yeterli gelişimi tamamlamamış” olduğunu gösteren bu rapor çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları tarafından onaylanıyor.

66, 67 veya 68 Aylık Çocuğumu Okula Göndermek İstemiyorum 

66, 67 veya 68 aylık çocuklar için kayıt erteleme ise okul müdürlüğüne verilecek olan dilekçe ile olabiliyor. Veliler okula çocuğunun 1.sınıf kaydının 1 yıl ertelenmesi için bir dilekçe yazması gerekiyor.

72, 73, 74 veya 75 Aylık Çocuğumu Okula Göndermek İstemiyorum 

72, 73, 74 veya 75 aylık çocuklar için ise hiç bir şekilde doktor raporu veya dilekçe ile kayıt erteleme yapılamıyor. Bu çocuklar bu sene okula gitmek zorunda. Bildiğiniz gibi okul çağındaki çocuğun okula gönderilmemesi sonucunda para cezası geliyor.

Çocuğu Okula Göndermemenin Cezası 2018 2019

Okula gönderilmeyen çocuklar ile ilgili her gün için 20 TL para cezası uygulanıyor.

2018-2019 Okula Başlama Yaşı Tablosu

2012 Haziran doğumu 75 aylık 1.sınıf zorunlu
2012 Temmuz doğumlu 74 aylık 1.sınıf zorunlu
2012 Ağustos doğumlu 73 aylık ve 1.sınıf zorunlu
2012 Eylül doğumlu 72 aylık ve 1.sınıf zorunlu

2012 Ekim doğumlu 71 aylık ve 1.sınıf zorunlu(Raporu ile Ertelenebilir)
2012 Kasım doğumlu 70 aylık ve 1.sınıf zorunlu(Rapor ile Ertelenebilir)
2012 Aralık doğumlu 69 aylık ve 1.

sınıf zorunlu(Rapor ile Ertelenebilir)

2013 Ocak doğumlu 68 aylık ve 1.sınıf zorunlu(Veli Dilekçesi ile Ertelenebilir)
2013 Şubat doğumlu 67 aylık ve 1.

sınıf zorunlu(Veli Dilekçesi ile Ertelenebilir)
2013 Mart doğumlu 66 aylık ve 1.sınıf zorunlu(Veli Dilekçesi ile Ertelenebilir) 

2013 Nisan doğumlu 65 aylık ve Anasınıfı(Veli Dilekçesi ile 1.sınıf)
2013 Mayıs doğumlu 64 aylık ve Anasınıfı(Veli Dilekçesi ile 1.sınıf)
2013 Haziran doğumlu 63 aylık ve Anasınıfı(Veli Dilekçesi ile 1.

sınıf)2013 Temmuz doğumlu 62 aylık ve Anasınıfı(Veli Dilekçesi ile 1.sınıf)2013 Ağustos doğumlu 61 aylık ve Anasınıfı(Veli Dilekçesi ile 1.sınıf)

2013 Eylül doğumlu 60 aylık ve Anasınıfı(Veli Dilekçesi ile 1.

sınıf)

2013 Ekim doğumlu 59 aylık ve Anasınıfı 
2013 Kasım doğumlu 58 aylık ve Anasınıfı 
2013 Aralık doğumlu 57 aylık ve Anasınıfı 
2014 Ocak doğumlu 56 aylık ve Anasınıfı 
2014 Şubat doğumlu 55 aylık ve Anasınıfı 
2014 Mart doğumlu 54 aylık ve Anasınıfı 
2014 Ocak doğumlu 56 aylık ve Anasınıfı 
2014 Şubat doğumlu 55 aylık ve Anasınıfı 
2014 Mart doğumlu 54 aylık ve Anasınıfı 
2014 Ocak doğumlu 56 aylık ve Anasınıfı 
2014 Şubat doğumlu 55 aylık ve Anasınıfı 
2014 Mart doğumlu 54 aylık ve Anasınıfı 
2014 Ocak doğumlu 56 aylık ve Anasınıfı 
2014 Şubat doğumlu 55 aylık ve Anasınıfı 
2014 Mart doğumlu 54 aylık ve Anasınıfı 
2014 Nisan doğumlu 53 aylık ve Anasınıfı 
2014 Mayıs doğumlu 52 aylık ve Anasınıfı 
2014 Haziran doğumlu 51 aylık ve Anasınıfı 
2014 Temmuz doğumlu 50 aylık ve Anasınıfı 
2014 Ağustos doğumlu 49 aylık ve Anasınıfı 
2014 Eylül doğumlu 48 aylık ve Anasınıfı

2018 2019 çocuğumu okula göndermek istemiyorum ile ilgili yazımız hakkındaki düşüncelerinizi ve 1.sınıf kayıt erteleme, 1.sınıf kayıt erteleme raporu ile ilgili sorularınızı yorum bölümünden bize yazabilirsiniz…

Источник: https://www.e-okulmeb.com/cocugumu-okula-gondermek-istemiyorum-2018-2019-2882/

Çocukların Okula İyi Bir Başlangıç Yapması İçin 10 Öneri

Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

Tatilin son ermesine az bir zaman kala hem çocukları hem de aileleri okul telaşı sardı. Defter, kitap ve okul kıyafetlerinin alınmasından servis ayarlanmasına kadar pek çok önemli detay var.

Tüm bu koşturmacanın içinde kaybolup, çocukların ilk gün heyecanı unutmamak gerekiyor. Çocukların okula duygusal ve zihinsel olarak hazır olması için bazı kurallara uymak gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Pedagog Dr.

Melda Alantar, çocukların okula sağlıklı bir başlangıç yapmaları için önerilerini sıraladı.

1. Okul başlamadan sağlık kontrollerini yaptırın

Okul zamanı gelmeden tatilin son günlerinde çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının yerinde olduğundan emin olunmalıdır. Bunun için diş, göz gibi genel sağlık kontrolleri yaptırılmalıdır.

Çocuğun duygusal veya psikolojik gelişimiyle ilgili endişeler varsa uzmanlarla paylaşılmalıdır. Uzmanlar kaygıların yaşa uygun konulardan mı ya da ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereken gelişmelerden mi kaynaklandığını belirlemenize yardımcı olurlar.

Okul başlamadan önce var olan sorunu saptayarak çözüm aramak çocuğa da yarar sağlar.

2. Okullar açılmadan 1 hafta önce uyku ve kahvaltı saatlerini düzenleyin

Okullar açılmadan en az bir hafta önce uyku ve yemek düzeni, özellikle de kahvaltı saatleri yeniden planlanmalıdır. Değişikliklere çocuğu hazırlamak, ödev ve etkinlikler nedeniyle aşırı yorgunluk hissetmemesi için düzen oluşturmanın yararları üzerine çocukla konuşulmalıdır.

Çocuklar sabah kalkabilmek için çalar saatlerini kendileri kurabilirler. Sabah okul için hazırlanmak, kahvaltı etmek için çocuğa yeterli zaman tanınmalıdır. Düzene uyum sağladıkları, servise yetiştikleri zaman çocukları övmek ve takdir etmek önemlidir.

Eve döndüğünde sizi bulamadığı zaman neler yapması gerektiği de çocukla ayrıca konuşulmalıdır.

3. Okula hazırlık bilgilerini önceden gözden geçirin ve alışverişi birlikte yapın

Okul alışverişine çocuğunuzla birlikte çıkmanız ve onun tercihlerine öncelik vermeniz önemli bir adımdır. Yıl içinde öğreneceği bilgiler hakkında konuşulmalı, ders programını kavrama yeteneğine olan güveninizin tam olduğu çocuğa anlatılmalıdır.

Öğrenme becerilerinin gelişmesi zaman alır, sık tekrar gereklidir. Çocuk sabırlı, dikkatli ve olumlu olması konusunda yüreklendirilmelidir.

Okul açılmadan önce çocuğun sınıf arkadaşlarıyla buluşarak olumlu sosyal ilişkiler kurması için de desteklenmesi önemlidir.

4. Okulların açılacağı hafta iş programınızı hafifletin

Aileler okulların açıldığı hafta iş programını sadeleştirmelidirler. İş seyahatleri, gönüllü çalışmalar ve projeler mümkün olduğu ölçüde ertelenmelidir.

Yeni okul döneminde çocuğun hissedebileceği endişeyi yenmesi ve okul düzenine alışmasına yardımcı olabilmek için serbest zamana ihtiyaç duyulabilir.

Aynı zamanda aileler de okulu daha yeni tanımak adına öğretmenlerle tanışmalı ve onlarla iletişim içinde olmak istediğini belirtmelidir. Ayrıca okul yönetimi, psikolojik danışman, serbest zaman etkinlikleri koordinatörleriyle de tanışmalıdır.

5. Okula birlikte gidin, çantasına özel notlar bırakın

Anne-babasıyla yakın ilişkide olan, endişeli ve korkan çocuklar genelde okula gitmeyi reddederler. İlk kez okula başlayacak ya da anaokuluna gidecek bir çocuğun yanında mutlaka annesi ve babası da olmalıdır. Aile ile olan ayrılık sahnesi olabildiğince kısa tutulmalıdır.

Anne ve baba mümkünse çocuğuna onu sevdiğini söylemeli, okulda mutlu ve güvende olacağını, gün sonunda okula gelip onu alacaklarını anlatmalıdırlar.

Ayrıca beslenme veya okul çantasına onu yüreklendirecek özel notlar yazmak; yeni bir durumda insanların endişe duymalarının doğal olduğunu ve öğretmen, akranlarını tanıyıp okul düzenine uyum sağladıktan sonra her şeyin düzeleceğini anlatmak çocuğunuzun daha iyi hissetmesini sağlayacaktır.

6. Okul çantasını düzenleme sorumluluğunu çocuğunuza verin

İlköğretim çağındaki çocuklar kendi odalarında veya evin sessiz bir köşesinde derslerine  çalışabilirler.

Okula yeni başlayan çocuklar için ise oturma odası ya da mutfak gibi ortak kullanım alanlarında erişkinlerin denetim ve gözetimlerine olanak sağlayan bir çalışma köşesi oluşturulabilir.

Okul eşyaları ve eve gönderilen yazılı belgeleri koymak için bir yer belirlenmelidir. Her akşam okul çantasının düzenlenmesinin çocuğun sorumluluğu olduğu hatırlatılmalıdır.

7. Endişeli çocuklar için okul psikoloğu ve öğretmeninden yardım alın

Okulda başarısız olmaktan korkan ve sosyal ilişkiler konusunda sorunlar yaşayan çocuklar okula gitmek istemeyebilir.

Ebeveynler bu konuda sabırlı davranmalı, anlayış göstererek çocukla konuşmalı ve okula gitmeyi neden reddettiğini iyice araştırmalıdır.

Okulda başarısız olacağım endişesi yaşayan ve arkadaşlarıyla iletişim kurmakta zorlanan bir çocuk için aile, öğretmen ve okul psikoloğu el ele verip, sorunu ortaklaşa çözmeli ve uygun bir plan geliştirmelidir.

8. Güçlü yönlerini keşfetmesi için çocuğunuza yol gösterin

Son yıllarda okullarda giderek yaygınlaşan bullying yani akranların dışlama ve zorbalıklarına maruz kalan çocuklar için de okul dönemleri oldukça zorlu olmaktadır.  Eğer çocuğunuz okulda bir baskı gördüğünü dile getiriyorsa öğretmen ve okul yönetimi ile birlikte sorunun çözümü için çalışmak gerekmektedir.

Bu süreçte, çocuğun okuldaki olumsuzluklardan etkilenmemesi için güçlü yönlerini fark etmesi ve bu özelliklerini kullanması için destek olunmalıdır. Gerekirse öğretmeninden yardım alması konusunda yönlendirilmelidir.

Anne-babanın en önemli görevlerinden biri de, çocuklarına bağımsızlığa ulaşmalarında yardımcı ve yol gösterici olmaktır.

9. Evden ayrılmak istemeyen çocuğunuza okulun daha eğlenceli olduğunu anlatın

Çocuklar tatil havasından çıkamadığı, televizyon izleyerek, oyun oynayarak eğlenceli zaman geçirdiği için evde kalmayı tercih ederler. Bu nedenle çocuk sabah saatlerinde televizyon izlemek yerine yap-bozla uğraşma, boyama, kitap okuma gibi etkinliklere yönlendirilmelidir.

Bu faaliyetler çocuğun öğrenme sürecine ve okul düzenine alışmasını kolaylaştıracaktır. Ayrıca okula gitmenin evde kalmaktan daha eğlenceli olduğu da anlatılmalıdır.

Öğretmenlerin destekleyici, sevgi dolu, etkin olarak düzenlenmiş sınıf ortamı yaratarak, evden ve ailesinden ayrılmak istemeyen çocuğu kapıda karşılaması, küçük çocuklar için çıkartma ve benzer küçük hediyeler hazırlaması da sorunun çözümünde önemli katkı sağlayacaktır.

10. Okul fobisine doğru zamanda müdahale edin

Okul olgunluğu; çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda okula hazır olması anlamına gelmektedir. Kimi çocuk bu olgunluğa 6 yaşında kimisi ise 8 yaşında ulaşmaktadır.

Okula gitmek istemeyen ve okul fobisi olan çocuğa doğru zamanda müdahale edilmez ise iyice okuldan uzaklaşacak ve okulu reddetme sorunu kronik hale dönüşecektir. Bu sorun aile içinde huzursuzluğa, akademik başarısızlığa, okulda uyumsuzluğa, çocuklarda asosyal bir eğilime neden olmaktır.

İlerleyen süreçte ise üniversite ya da iş ortamına uyum sağlayamama ve panik atak gibi psikolojik ya da psikiyatrik sorunlara yol açabilir.

Çocuğunuz okula hazır mı?

Çocuğun okula hazır olup olmadığını belirlemek için şu soruları sorabilirsiniz:

  • Bazı harfleri kopya eder mi?
  • Basit bir adam ve ev resmi çizer mi?
  • Model gösterildiğinde kare, artı ve çarpı işaretlerini çizebilir mi?
  • Renkleri bilir mi?
  • Sayıları ezberleyebilir mi?
  • Makas kullanabilir mi?
  • Yardımsız basamak inip, çıkabilir mi?
  • Parmak ucuna basarak koşabilir mi?
  • Tek ayağınla sıçrar mı?
  • Düzgün ve tam cümleler kuruyor mu?
  • Geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanları doğru olarak kullanıyor mu?
  • Ev adresini biliyor mu?
  • Kaç yaşında olduğunu söylüyor mu?
  • Kendi giyiniyor ve ayakkabılarını bağlayabiliyor mu?
  • Tuvaleti kendi başına uygun şekilde kullanabiliyor mu?
  • Paylaşmayı ve sırasını beklemeyi biliyor mu? Verilen kurallara uyuyor mu?
  • Grup oyunları oynuyor mu?
  • Duygularını ifade ediyor mu? Gerektiğinde kendisini koruyabiliyor mu?
  • İhtiyaçlarının farkında mı ve gereksinim duyduğu şeyi isteyebiliyor mu?
Güncellenme Tarihi: 17 Ağustos 2015Yayınlanma Tarihi: 17 Ağustos 2015

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/cocuklarin-okula-iyi-bir-baslangic-yapmasi-icin-10-oneri/

Velilerle İyi İletişim Kurmak İçin 8 Öneri

Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

İdeal öğretmen, veli desteğine ve merakına kucak açar.

Sınıflarda geçirdiğim yedi yılın ardından, ailelerle nasıl olumlu ilişkiler kurulabileceğine ve sürdürülebileceğine dair öğretmenlere tavsiyelerde bulunabilecek kadar deneyimli hissediyorum artık kendimi. Aynı zamanda zor olaylarla uygun bir şekilde baş etmeleri konusunda da çeşitli önerilerim var. İşte kendi deneyimlerimden öğrendiğim 8 öneri:

1. Savaşmaktan Kaçının

Ailelerle yaptığım telefon görüşmelerinde mutlaka notlar alırım. Bu, bir konuşmanın detaylarını hatırlamaya ihtiyaç duymanız ihtimali için her zaman iyi bir yoldur.

Aileler aşırı derecede sinirlendiklerinde, duygusallaştıklarında ya da saldırganlaştıklarında (ki bu pek nadir olur), konuşmayı hızlıca ama diplomatik bir şekilde sona erdiririm: “Üzüldüğünüzü anlıyorum, ama sizinle telefonda konuşma konusunda kendimi artık pek rahat hissetmiyorum.

Yüz yüze görüşmeyi öneriyorum, ama yanımızda bir idareci de bulunmalı.” Ardından durumu hemen üstlerime bildiririm. Bazen velilerin sadece yüzde beşi zamanınızın yüzde 95’ini tüketir.

2. E-mailleri Zamanında ve Kısa Bir Şekilde Yanıtlayın

Velilerden e-mail aldığımda, aynı gün hemen cevap veririm. Zamanında cevap vermeyerek hem kendinizin hem de okulunuzun tembel ve hiç de profesyonel olmayan bir imaj çizmesine sebep olursunuz.

Eğer e-mail, basit bir isteğin ötesinde bir şeyse – mesela bir öğrenciye annesi tarafından iletilen basit bir hatırlatma gibi – detaylı bir fikir alışverişinden kaçınmak ve bunun yerine yüz yüze bir görüşme talep etmek her zaman daha akıllıcadır.

E-mail aracılığıyla gerçekleşen konuşmaların tonunu ve anlamını, korkuların ve duyguların artmasına sebep olacak şekilde yanlış anlamak son derece kolaydır.

3. Ödevleri Online Olarak Gönderin

En az iki haftayı kapsayan dersleri ve ödevleri online olarak önceden gönderirim. Bunlar, hem veliler hem de öğrenciler için aynı şekilde kolayca erişilebilir olurlar. Çok az şey bir öğretmenin itibarına, hazırlıksız ve düzensiz olarak algılanmak kadar zarar verir. Ayrıca aileler çocuklarının neler üzerinde çalıştıklarını bilmeliler.

Öğrencilerin de ne öğreneceklerine dair net bir fikri olmalı. Çoğu zaman bu planlama, daha zorlu ödevlere nasıl hazırlanmaları gerektiği konusunda veliler ve öğrencilerle önceden görüşmeler yapmamı sağlar.

Dahası, öğrenciler çeşitli sebeplerden dolayı bir okul gününü kaçırdıklarında, ne öğrenciler ne de veliler kaçırdıkları dersler hakkında bana e-mail atmak zorunda kalmaz.

4. Aileleri Çocuklarının Eğitimine Dahil Edin

İdeal öğretmen, veli desteğine ve merakına kucak açar. Derslerim ve verdiğim ödevler konusunda velilerle yaptığım olağanüstü olumlu konuşmaların sayısını bile hatırlamıyorum. Bu konuşmalar genellikle, şu ya da bu öğrencimin yaptığı ya da söylediği belirli bir şeyden ne kadar etkilendiğimi anlatmaya dönüşür.

Ailelerin, çocuklarını gerçekten tanıdığımı ve onlara değer verdiğimi görmelerini sağlar. Bazen veliler çocuklarının başarılı olması için neler yapabileceklerini sorarlar. Onların doğrudan yapabilecekleri şeyleri de kapsayan bir yaklaşım ortaya koymanız çok önemlidir. Onların yardımlarına başvurun.

Bunu, başka bir koçun yardımına başvurur gibi yapın, bir vekilin yardımına başvurur gibi değil.

5. Başarılı Bir Veli Toplantısı İçin İyi Hazırlanın

En başından itibaren veli desteğini kazanmanın en iyi yolu başarılı bir veli toplantısı gerçekleştirmektir. Velilerle konuşurken, sınıfta öğrencilerime getirdiğim canlılığın ve şein aynısını onlara da yansıtmak için elimden gelenin en iyisini yaparım.

Öğrettiklerimi seviyorum ve bunun sadece söylediklerimden değil, nasıl söylediğimden de anlaşılmasını istiyorum. Sınıfımla ilgili heyecanla konuşurken ben de hayat dolu oluyorum.

Bu arada, birlikte geçirdiğimiz kısa zamanı kendi tekelime almama konusunda da dikkatli olurum. Ailelerin de söyleyeceklerini duymak, çocukları hakkındaki umutlarını ve korkularını öğrenmek isterim.

Ve bütün çocukların en yüksek potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olma konusundaki ortak misyonumuz doğrultusunda onlara nasıl destek olabileceğimi bilmek isterim.

6. İyi Haberleri İletmek İçin Telefon Açın

Okuldan gelen telefonlar genellikle pek olumlu olmazlar. Her sömestrde iki kez velileri telefonla arayıp onlara, çocuklarının yaptığı ya da söylediği bir şeyden ne kadar etkilendiğimi söylemeye özen gösteririm.

Velilerin her seferinde telefonu, yanlış bir şey yapmış bir öğrenci gibi gergin bir şekilde açmasına şaşırırım. Onlara sadece iyi haberler verdiğimde çok rahatlarlar ve gururlanırlar.

Bu aramalar, bocalamaları ya da zayıflıkları fark etmeye değer verdiğim kadar başarıları ve gelişmeleri görmeye de ne kadar değer verdiğimi de bilmelerini sağlar.

Ayrıca bu aramalar, çocuklarının hayatını daha da zorlaştırmaya niyetim olmadığını, değerlendirmelerimde ve geribildirimlerimde adil olduğumu ve gerçekten öğrencilerin başarılı olduğunu görmek istediğimi anlamalarına yardımcı olur.

7. Profesyonel Görünün

Hiçbir şey dağınık görünümlü bir öğretmen kadar “hiç profesyonel değil” hissi vermez. Özellikle de veli görüşmelerinde. Ne zaman bir veliyle karşılaşacağınızı asla bilemediğiniz için okula düzgün ve profesyonel bir görünümle gelmek iyi bir fikirdir.

Okula asla kravat takmadan gelmeyen ve bu sayede gerçek yetki sahibinin biz olduğumuzdan kimsenin şüphe etmemesini sağladıklarını savunan öğretmenler var. Bunun için bir kravat takmanın şart olduğuna kesinlikle inanmıyorum, ama bence bir zararı da olmaz.

Ayrıca daha genç öğretmenler için akıllıca bir hareket bile olabilir.

8. Okul Sonrası Aktivitelere Katılın

Bu, birilerine koçluk yapmaktan, bir aktiviteye seyirci olarak katılmaya kadar her şey olabilir. Ben, kros koşu takımına koçluk yapıyorum.

Ve akademik olmayan bir ortamda öğrencilerle çalışmaya bayılıyor olmamın ötesinde her gün velilerle etkileşim halinde olmaktan da büyük keyif alıyorum. Çocuklarının sadece atletik açıdan değil aynı zamanda duygusal ve akademik açıdan da ne durumda olduklarını konuşuyoruz.

Bu konuşmaların, hem sahada hem de sınıfta ergenlerle nasıl iletişim kurmam gerektiğini fark etmeme ne kadar yardımcı olduğunu kelimelerle anlatamam.

Kaynak: http://www.edutopia.org/blog/tips-reaching-out-to-parents-david-cutler

Источник: https://www.egitimpedia.com/velilerle-iyi-iletisim-kurmak-icin-8-oneri/

Okul fobisini önlemek için çocuğa nasıl yaklaşmalıyız?

Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

Okula başlamak, çocuklar ve ebeveynleri için heyecan verici olduğu kadar kaygının da eşlik ettiği bir süreç. Okul çağına gelen çocuk, artık evden ve aileden uzaklaşarak tanıdığı çevre dışında ilişkiler kurmaya başlar. Bu nedenle eğitim hayatı ile sosyalleşme süreci de paralel olarak ilerler. Okul, çocuk için evden sonra en önemli yer haline gelir.

Ancak bazı çocuklar okula gitmeyi reddedebilir. Bu durum okulun ilk günlerinde normal kabul edilse de uzun sürdüğü takdirde bazı problemleri beraberinde getirebilir. Çocuğun okula gitmek istememesinin nedeni ebeveynleri olabileceği gibi diğer öğrenciler ya da öğretmeniyle yaşadığı iletişim zorlukları da olabilir.

Böyle durumlarda öğretmen ve okul yönetimiyle iletişime geçmek gerekebilir.

Uyum sorununu önemseyin

Okula başlangıç her çocuk için farklı algılanır. Okul öncesi eğitim alan çocuklar için okul ortamı tanıdık gelirken yeni başlangıç yapanlar ise kendini tamamen aile ortamından ayrılmış gibi hissedebilir.

Yaşanacak düzen değişimi, sorumluluk ve paylaşımlar, diğer yaş grubundan çocuklar ile ilişkiler oldukça farklı deneyimlerdir. Bu duruma çocuğu hazırlamak için anne babaların da bu dönemi çocukla beraber okula başlıyormuş gibi geçirmesi gerekir.

Çünkü bu dönemde çocuklarda görülen uyum sorunlarının başında okul korkusu ve evden uzaklaşma endişesi gelir.

Okul korkusu; çocuğun yoğun heyecan ve endişe yaşayarak, okula gitmek istememesi ve değişik nedenler öne sürerek bundan kaçınmasıdır. Bu korku hem çocuğun aile ve ev ortamından ayrılma kaygısı, hem de ailesinin yakınında olmamasından kaynaklanabilir.

Aileler de tıpkı çocukları gibi bu dönemde endişe, heyecan, korku ve sahiplenme gibi duygulara kapılır. Ancak bu duygular kontrol edilemezse çocuğa da olumsuz yansıyabilir, zaten zor olan bu süreç daha da çıkmaza girebilir.

Bu açıdan ebebeynler endişe ve kaygılarını kontrol edebilir ve bununla dengeli şekilde başa çıkabilirlerse; çocuğun okula uyum süreci çok daha hızlı gelişir.

Ebeveynlere tavsiyeler;

  • Kendi kaygılarınızı çocuğunuza yansıtmamaya çalışın. Sizin kaygılı olduğunuzu gören çocuk korkması gereken bir şey olduğunu düşünür.
  • Onu, yeni arkadaşlar edinmesi konusunda teşvik edin. Bu şekilde, okula alışma sürecini hızlandırdığınız gibi sosyal gelişimini de desteklemiş olursunuz.
  • Okula fazla anlam yüklemeyin. Çocuğunuzun okul başarısını fazla önemsemeyin. Bu durum çocukların daha fazla kaygı yaşamasına ve okula gitmeyi reddetmesine neden olur.
  • Çocuğunuzun özelliklerine uygun, gerçekçi beklentiler oluşturun. Yapabileceğinden fazlasını istemeyin.
  • Okulda mutlu olması ve orada yaşıtlarıyla vakit geçirmeyi sevmesi, herhangi bir sorun yaşamadığına işarettir.

Yapmanız gerekenler basit

  • Çocuğunuzla okul hakkındaki duygu ve düşünceleriyle ilgili konuşun.
  • Merak ettiklerini sorması için teşvik edin.
  • Giyinmek, ellerini yıkamak, tuvalete gitmek, su şişesini açmak gibi tek başına yapabileceği işler için cesaretlendirin.
  • Okul çağında çocuğu olan ailelerle iletişime geçerek onların çocuklarıyla konuşmasını sağlayın.
  • Aynı okula gidecek olan aileler ve çocuklarıyla tanışın ve onlarla paylaşımda bulunun.
  • Öğretmeni ile önceden tanışma fırsatı varsa buna öncelik verin.
  • Okula giderek ona okul bahçesini, sınıfını gösterin ve çevreyi tanımasına yardımcı olun. Bahçede yürümesine, oynamasına izin verin.
  • Okul alışverişini birlikte yapın.
  • Okul hakkında olumlu yaklaşın ve çocuğunuzun heyecanını paylaşın.
  • Okulun yalnızca ders yapılan bir yer olmadığını, aynı zamanda eğlenerek oyun oynayabileceği bir yer olduğunu ve yeni arkadaşlar edineceğini anlatın.
  • Yemek ve uyku saatinin belli olduğu bir düzen oluşturun.
  • Uyumadan önce sevdiği hikayeleri, masalları okuyarak iyi hissetmesine yardımcı olun.

Okulun ilk gününde dikkatli davranın!

  • Çantasını ve kıyafetlerini birlikte hazırlayın.
  • Kaygı ve korkuları varsa bunları dinleyerek onu anladığınızı belli edin.
  • Sizin de okulun ilk günü benzer duygular yaşadığınızı ama okulu sevdiğinizi söyleyin.
  • Ayrılık anını fazla uzun tutmayın ve doğal bir durum olduğunu hissettirin.
  • Okulda ne kadar süre kalacağıyla ilgili basit ve somut bir şekilde bilgi verin. Saati göstererek açıklayıcı bilgiler vermek yardımcı olacaktır.
  • Okuldan onu kimin alacağını söyleyin ve nerede beklemesi gerektiğini gösterin.
  • Kendini güvende hissetmesi için okulun yakınlarında olacağınızı, çıktığında sizi hemen göreceğini söyleyin.
  • Gün sonunda okulda neler yaptığıyla ilgili konuşun ve anlatması için teşvik edin.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/okul-fobisini-onlemek-icin-cocuga-nasil-yaklasmaliyiz/

Hayata Yeni Başlangıçlar Yapabilmek İçin Öneriler

Çocuğunuzu okula şimdiden hazırlayın! Mutlu başlangıç için 8 öneri..

Bazen hayatın içinde olur olmaz şeylerle karşılaşıyoruz. Kimilerine haklı tepkiler gösterirken kimilerineyse göstermemiz gerekenden daha fazla tepki gösteriyoruz. Fakat bazen olaylar öyle bir noktaya gelebiliyorki çekip gitmek istiyor insan.

Yeni adımlar atmak, yeni başlangıçlarla tekrar dünyaya gelmek istiyor. Nitekim ki yeni başlangıçlar her zaman kolay olamayabiliyor. İşte size yeni başlangıçlarla olgunlaşan birinden adım adım #yenibirbaşlangıç#

Sebebinizi Sorgulayın

Öncelikle şunu belirlemelisiniz. “Gerçekten yeni bir hayata başlamak istiyormuyum?”. Çünkü yeni bir hayatın size getirileri fazladır. Yeni bir hayat demek sıfırdan başlamak demek. Yeni arkadaşlar, yeni yerler, yeni düşünceler demek. Belki fark etmeyebilirsiniz. Fakat yeni bir hayata adım atarken yaptığınız her şey sizi biraz daha olgunlaştırır.

Biraz daha büyürsünüz. İşte bunlara adım atmadan önce durup bir kez daha düşünün “Gerçekten büyümek istiyor musunuz?” Hemen şimdi? Unutmayın çocukluğunuz ve düşünceleriniz, geçmişiniz satın alamayacağınız önemli şeylerden biridir. Eğer gerçekten yeni bir hayata başlamak istiyorsanız kendizine gerçekten önemli bir neden bulun.

Yenilikler Yapmak

Eğer gerçekten sebebiniz sizi ikna ettiyse 2. aşamaya hoşgeldiniz. Bu aşama sizi yeni bir hayata hazırlayan en önemli etken. Çünkü bu aşamada eskilerden bazılarına veda edip yenilerini almanız gerekiyor. Bu aşamada size lazım olan en temel ihtiyaçlarınız sahip olduğunuz sıkı bir dost ve özgüven.

Çünkü yeni bir başlangıç yaparken etrafımızdaki insanların bazıları daha mutlu olup yanımızda dururlar, bazılarıysa bunu bizi olduğumuzdan daha kötüye sürükleyeceğinizi düşünüp yanımızda olmak istemezler.

İşte böyle anlarda size sıkı bir dost lazım yaptıklarınızı size açıklama gereği duymadıkça sorgulamayan fakat elinizi hiç bırakmayan bir dost.

Ve şimdi yeniliklere hazırsınız!

Sosyal bir insansanız gidip yeni arkadaşlar edinin. Onlarla vakit geçirin. Hemen olmasada yeni aşklara kapınızı aralayın. Biliyorum unutmak zor. Belki sen ne anlarsın diye düşünebilirsiniz. Fakat unutmayın rehberiniz sizin yaşanmışlıklar kılavuzunuz. Evet yenilikler yaparken unutmamanız gereken şy benliğiniz.

Çünkü bu yenilikleri yapma amacımız sizi değiştirmek değil sadece olduğunuzdan mutlu olmanızı sağlamak. İşte bu yüzden değişikliklerinizde size mutlu edicek şeyleri yapın aksine üzcek değil. Yenilikleri yaparken en azından mutsuz anılarınız o anlığına rafa kaldırınki şimdiki zamanınızı en azından mutlu geçirin.

Benden yenilikler tavsiyesi;

  • Yeni yerler keşfedin. Belki mutluluk dağların arkasında ya da batan güneşin altında bunu bilemezsiniz. Bu yüzden etrafınızı keşfe çıkın.Belkide aradığınız şey iki sokak ötenizde..
  • Alışveriş kesinlikle sizin kişiliğine bağlı bir durum. Bazı insanlar vardır para harcayarak rahatlar muhtemel. Fakat alışveriş yaparken tarzınızı gidipte kökünden değiştirmeyin. Bu hem bir süre sonra sizi rahatsız eder. Hem de sizi kendinizden uzaklaştırır.
  • Yeni dostlarla yapabileceğiniz aktiviteler bulun. Mesala doğa yürüşü ya da bowling, bilardo, yüzme-resim kurslaru, fotoğrafçılık kulübü bunlar en azından bir süre kafanızın meşgul olmasını sağlar. Ve unutmanıza yardımcı olur.

Kendinize Bakın

Evet şimdi aynanın karşısına geçin. Ve kendinize bakın ne kadar yol aldınız, ne kadar mutlusunuz, düşünceleriniz neler? Bu soruları kendinize sorun. Çünkü zaten cevap sizsiniz. Fark edemiyoruz belki herkes kendi yükünün altında eziliyor. Kimilerimiz yükünü omuzlayıp birlikte taşıyacağı birini bulabiliyor. Kimimizse bu yükün altında tek başına yaşamaya mahkum.

Yeni bir başlangıç hafife alabileceğimiz bir şey değil. Çünkü kimimiz sonunda daha mutlu kimimizse çok daha üzgün. Yeni başlangıçlar hayatımızın dönüm noktalarıdır. İleride döneceğiniz bir kavşak bulamazsınız pişmanlıklarınız olabilirler. Şimdi aynanın karşısında kendinize bir kere daha bakın. Sahip olduklarına şükredin.

Dert edebileceğiniz sıkıntılarınız var, bağırabileceğiniz eğlenebileceğiniz bir çevreniz var. Ne kadar şanslısınız hiç düşündünüz mü. Sizi siz yapan bir benliğiniz var. Bu yazı aslında sadece yeni bir başlangıçın fragmanı düzeyinde. Çünkü yukarıda şeyleri yaşamaya çalışırken çok farklı şeylerle karşılaşabilirsiniz.

Şimdi hazırlanın ve gidip kimsesiz çocukları ziyaret edin. Çünkü onlar başlangıçlarını kötü bür şekilde yaptılar gidin ve onlara başlangıçların önemini anlatın. Yeni bir başlangıçla hayatlarının nasıl değişebileceğini anlatın. Ve bundan sonra bir de huzurevini uğrayın. Onların başlangıçlarını dinleyin çünkü onlar gerçek yaşanmışlıklar ve başlangıçlar kılavuzu. Tüm bunları yaptıktan sonra…

Kendinize bir yol çizin, mutluluğa giden bir yol!

Источник: https://www.kizlarsoruyor.com/toplum-sosyal-iliskiler/a32754-hayata-yeni-baslangiclar-yapabilmek-icin-oneriler

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.