Çocuğunuzun vücudunda şişlikler fark ediyorsanız dikkat!

Çocuklarda lenf bezi şişliklerine dikkat

Çocuğunuzun vücudunda şişlikler fark ediyorsanız dikkat!

Lösemiler ve beyin tümörlerinden sonra en sık görülen çocukluk çağı kanseri olan lenfomalar, boyunda, koltuk altında, kasıktaki lenf bezesinde görülen ağrısız şişliklerle kendini belli ediyor. Lenfomaların başarıyla tedavi edilmesi için çocuklarında hastalığın belirtilerini fark eden ebeveynlerin vakit kaybetmeden çocuk onkoloji uzmanına başvurmaları büyük önem taşıyor. 

Lenfoma, lenf bezlerinden köken alan kanser grubudur ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık %20’sini oluşturur. Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma adı altında iki gruba ayrılır.

Hastalığın kesin nedeni bilinmese de pestisitler, kemoterati ilaçları, radyasyon, doğumsal ya da sonradan kazanılmış bağışıklık sistemi hastalıkları, öpücük hastalığı olarak da bilinen EBV enfeksiyonu ve organ nakli yapılmış olması riski artırmaktadır.

Çenede şişlik, azı dişlerde dökülme ve 5 günden uzun süren ateş varsa dikkat!
Lenfomaların en sık görüldüğü yaş grubu 5-10 yaş arasıdır.

Çocuklarda lenfoma belirtileri; hastalığın tipine yaygınlığına ve vücutta kaynaklandığı bölgeye göre değişkenlik gösterir. En önemli belirtilerden biri çenede şişlikle birlikte azı dişlerde dökülme olmasıdır.

Çenedeki şişlik, enfeksiyona bağlı değilse, antibiyotik kullanımına rağmen devam ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Baş boyun bölgesinde en önemli belirti, lenf bezleri ve bademcikler gölgesinde ortaya çıkan lenf dokusu büyümeleridir. Ateş ve kilo kaybı diğer önemli belirtilerdir.

Ateş, birçok çocukluk çağı hastalığının en sık görülen belirtisidir.

Ancak ateşin 5 günden uzun sürmesi, eşlik eden karaciğer, dalak ve lenf bezi büyümesi olması durumunda lenfoma riski akılda tutulmalı ve hastalar bu açıdan değerlendirilmelidir.

Kronik öksürük, nefes darlığı, boyun damarlarında genişleme de lenfoma açısından diğer uyarıcı belirtilerdir. Bunların yanı sıra karın ağrısı, karında şişlik, bulantı, kusma, kanlı dışkı ve bağırsak düğümlenmesi lenfomaya bağlı olabilir.

Özellikle 7 yaş üzerindeki çocuklarda iç içe geçerek ortaya çıkan bağırsak tıkanıklığının en sık nedeni lenfomalardır. Bahsedilen belirtiler birçok çocukluk çağı hastalıklarında da görülebilir.

Belirtilerin devamlı ve giderek artar nitelikte olması durumunda mutlaka lenfoma açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. 

Hodgkin lenfomanın tanısında iğneli biyopsi kullanılmıyor

Tanı koymak için hastanın şikayetleri ve hastalığın öyküsü dinlendikten sonra ayrıntılı bir muayene yapılmaktadır. Hodgkin dışı lenfomalarda kesin tanı biyopsi materyalinin patolojik olarak incelenmesiyle konulur.

Akciğer zarlarında veya karın boşluğunda sıvı varsa buradan alınan örnek sıvının özel boyamalarla hazırlanan yaymanın incelenmesiyle de tanı konulabilir. Ciltte tutulum varsa lenfoma tanısını cilt biyopsisiyle koymak mümkündür.

Hodgkin lenfomada ise tanı, bir lenf nodunun bütün olarak çıkarılarak patolojik inceleme yapılmasıyla konulmaktadır. Hodgkin lenfoma tanısında iğne biyopsilerinin yeri yoktur. 

Tedavide başarının yolu erken teşhisten geçiyor

Lenfomalar, çoklu ilaçlardan oluşan kombine kemoterapiyle tedavi edilmektedir. Cerrahi tedavi seçenekleri sadece tanı sürecinde ve sonrasında ortaya çıkan komplikasyonların giderilmesinde kullanılmaktadır. Kemoterapi başta bulantı, kusma, saçlarda geçici dökülme ve kemik iliğinin baskılanması gibi birçok yan etkiye neden olabilmektedir.

Kemik iliği baskılanmasına bağlı olarak kansızlığın ortaya çıkması durumunda hasta yakından takip edilmeli ve gerekirse kan nakli yapılmalıdır. Kemik iliği baskılanmasının bir diğer sonucu da kanda pıhtılaşmaya neden olan trombositlerin sayısının azalmasıdır.

Bunun sonucunda tedavi sürecinde burun kanaması, diş etlerinde kanama, ciltte toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı noktalar görülebilir.

Bu durumda kan sayımı yapılarak trombositler kontrol edilmeli düşükse, damardan trombosit desteği sağlanmalıdır. Kemik iliğinde üretilen bir diğer hücre ise lökositlerdir. Lökositler vücudun mikroplara karşı savaşmasında rol almaktadır.

Dolayısıyla bu hücrelerin sayının düşmesi sonucu vücut, mikroplara karşı açık hale gelmektedir.

Tedavi sürecinde lenfomalı bir hastada 38 derece ve üzerinde ateş olduğunda derhal doktoru ile iletişime geçilmelidir. Ateş olduğunda olası enfeksiyonun yaygın hale gelmeden müdahale edilmesi için en geç yarım saat içinde hastanede olmak çok önemlidir.

Lenfoma tedavisi, alt yapısı yeterli merkezlerde ve deneyimli ellerde yapılmalıdır. Tedavi başarısının hastalığın evresine göre değiştiği dikkate alınarak, çocukta lenfomaya işaret eden belirtiler olması durumunda vakit kaybetmeden çocuk onkoloğuna başvurulmalıdır.

Источник: http://www.haber7.com/anne-cocuk/haber/1996584-cocuklarda-lenf-bezi-sisliklerine-dikkat

Çocuklarda Lenf Bezi Şişliklerine Dikkat!

Çocuğunuzun vücudunda şişlikler fark ediyorsanız dikkat!
Doç. Dr. Ahmet DEMİR
Çocuk Onkolojisi
Memorial Ankara Hastanesi

Lösemiler ve beyin tümörlerinden sonra en sık görülen çocukluk çağı kanseri olan lenfomalar, boyunda, koltuk altında, kasıktaki lenf bezesinde görülen ağrısız şişliklerle kendini belli ediyor.

Lenfomaların başarıyla tedavi edilmesi için çocuklarında hastalığın belirtilerini fark eden ebeveynlerin vakit kaybetmeden çocuk onkoloji uzmanına başvurmaları büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Onkolojisi Bölümü’nden Doç. Dr.

Ahmet Demir, çocuklarda lenfomaların belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Lenfoma, lenf bezlerinden köken alan kanser grubudur ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık %20’sini oluşturur. Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma adı altında iki gruba ayrılır.

Hastalığın kesin nedeni bilinmese de pestisitler, kemoterati ilaçları, radyasyon, doğumsal ya da sonradan kazanılmış bağışıklık sistemi hastalıkları, öpücük hastalığı olarak da bilinen EBV enfeksiyonu ve organ nakli yapılmış olması riski artırmaktadır.

Çenede şişlik, azı dişlerde dökülme ve 5 günden uzun süren ateş varsa dikkat!

Lenfomaların en sık görüldüğü yaş grubu 5-10 yaş arasıdır. Çocuklarda lenfoma belirtileri; hastalığın tipine yaygınlığına ve vücutta kaynaklandığı bölgeye göre değişkenlik gösterir.  En önemli belirtilerden biri çenede şişlikle birlikte azı dişlerde dökülme olmasıdır.

Çenedeki şişlik, enfeksiyona bağlı değilse, antibiyotik kullanımına rağmen devam ediyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Baş boyun bölgesinde en önemli belirti, lenf bezleri ve bademcikler gölgesinde ortaya çıkan lenf dokusu büyümeleridir. Ateş ve kilo kaybı diğer önemli belirtilerdir.

Ateş, birçok çocukluk çağı hastalığının en sık görülen belirtisidir.  Ancak ateşin 5 günden uzun sürmesi, eşlik eden karaciğer, dalak ve lenf bezi büyümesi olması durumunda lenfoma riski akılda tutulmalı ve hastalar bu açıdan değerlendirilmelidir.

Kronik öksürük, nefes darlığı, boyun damarlarında genişleme de lenfoma açısından diğer uyarıcı belirtilerdir. Bunların yanı sıra karın ağrısı, karında şişlik, bulantı, kusma, kanlı dışkı ve bağırsak düğümlenmesi lenfomaya bağlı olabilir.

Özellikle 7 yaş üzerindeki çocuklarda iç içe geçerek ortaya çıkan bağırsak tıkanıklığının en sık nedeni lenfomalardır. Bahsedilen belirtiler birçok çocukluk çağı hastalıklarında da görülebilir. Belirtilerin devamlı ve giderek artar nitelikte olması durumunda mutlaka lenfoma açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Tedavide başarının yolu erken teşhisten geçiyor 

Lenfomalar, çoklu ilaçlardan oluşan kombine kemoterapiyle tedavi edilmektedir. Cerrahi tedavi seçenekleri sadece tanı sürecinde ve sonrasında ortaya çıkan komplikasyonların giderilmesinde kullanılmaktadır. Kemoterapi başta bulantı, kusma, saçlarda geçici dökülme ve kemik iliğinin baskılanması gibi birçok yan etkiye neden olabilmektedir.

Kemik iliği baskılanmasına bağlı olarak kansızlığın ortaya çıkması durumunda hasta yakından takip edilmeli ve gerekirse kan nakli yapılmalıdır. Kemik iliği baskılanmasının bir diğer sonucu da kanda pıhtılaşmaya neden olan trombositlerin sayısının azalmasıdır. Bunun sonucunda tedavi sürecinde burun kanaması, diş etlerinde kanama, ciltte toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı noktalar görülebilir.

Bu durumda kan sayımı yapılarak trombositler kontrol edilmeli düşükse, damardan trombosit desteği sağlanmalıdır. Kemik iliğinde üretilen bir diğer hücre ise lökositlerdir. Lökositler vücudun mikroplara karşı savaşmasında rol almaktadır.  Dolayısıyla bu hücrelerin sayının düşmesi sonucu vücut, mikroplara karşı açık hale gelmektedir.

Tedavi sürecinde lenfomalı bir hastada 38 derece ve üzerinde ateş olduğunda derhal doktoru ile iletişime geçilmelidir. Ateş olduğunda olası enfeksiyonun yaygın hale gelmeden müdahale edilmesi için en geç yarım saat içinde hastanede olmak çok önemlidir. Lenfoma tedavisi, alt yapısı yeterli merkezlerde ve deneyimli ellerde yapılmalıdır.

Tedavi başarısının hastalığın evresine göre değiştiği dikkate alınarak, çocukta lenfomaya işaret eden belirtiler olması durumunda vakit kaybetmeden çocuk onkoloğuna başvurulmalıdır.

Güncellenme Tarihi: 14 Haziran 2016Yayınlanma Tarihi: 14 Haziran 2016

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/cocuklarda-lenf-bezi-sisliklerine-dikkat/

Çocuğunuzun vücudundaki morarmalara dikkat

Çocuğunuzun vücudunda şişlikler fark ediyorsanız dikkat!

Çocukluk çağında görülen en büyük sorunların başında kan hastalıkları geldiğini belirten VM Medical Park Bursa Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Polat, “Kan vücudumuzun her hücresine ulaşan yaşamsal sıvıdır.

Erişkinde 4-5 litre, çocuklarda 80 miligram/kilogram kan bulunur. Kan plazma ve kan hücrelerinden oluşur. Kan hücreleri alyuvar (eritrosit), akyuvar (lökosit) ve kan pulcuğudur (trombosit). Kan hücreleri kemik iliğinde üretilir ve devamlı yenilenir.

Kan ve kan hücrelerinin dokulara oksijen taşımak, pıhtılaşmayı sağlayarak kanamayı önlemek ve hastalıklara karşı vücudu savunmak gibi çok önemli görevleri vardır. Kan hücrelerinin hastalıkları ile ilgilenen bilim dalı hematolojidir.

Hematolojik hastalıklar kalıtsal (genetik) veya sonradan edinilmiş (akkiz) olabildiği için doğumdan ölüme kadar her dönemde görülebilir” dedi. 

Çocuklarda görülen kan hastalıklarının yaş gruplarına göre ayrıldığını ifade eden Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr.

Aziz Polat, “Yenidoğan bebeklerde kan hastalığını düşündüren bulgular, bir aydan uzun süren sarılık, göbek kanaması, göbeğin geç düşmesi, aşı veya enjeksiyon yapılan yerlerde kanama, morluk, sertlik oluşması, sünnet sonrası durmayan kanama, beyin kanaması veya mide-barsak kanaması geçirenler.

Süt çocukluğu döneminde (2 ay-2 yaş) kan hastalığı belirtileri, karın şişliği karaciğer, dalak büyümesi, kilo alamama, büyüyememe, iştahsızlık, solukluk, halsizlik, huzursuzluk, gözlerde sararma, diz, dirsek, ayak bileği eklemlerinde tekrarlayan ağrılı şişlikler, ciltte tekrarlayan morluklar, sünnet sonrası durmayan kanama, boyunda kitle, lenf bezi büyümesi, okul öncesi çocuklarda kan hastalığı belirtileri, kemik ve eklem ağrıları, sebebi belli olmayan ateş, tekrarlayan burun ve dişeti kanamaları, diş çekimi sonrası durmayan kanamalar, solukluk, sarılık, boyunda, koltuk altında lenf bezi büyümeleri, karın ağrısı, karında şişlik, vücutta morluklar ve kırmızı lekeler. Okul çağı ve ergenlik dönemi çocuklarda kan hastalıkları belirtileri ise, kızlarda uzun süren ve fazla miktardaki adet kanamaları, solukluk, halsizlik, çabuk yorulma, kilo kaybı, iştahsızlık, kemik ve eklem ağrıları, karın ağrısı, boyunda, koltuk altında, kasıkta lenf bezi büyümeleridir” diye konuştu. 

Çocuklarda en sık görülen kan hastalığının anemi (kansızlık) olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Polat, “Bunun en önemli sebebi yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşan demir eksikliği ve vitamin B12 eksikliğidir. Kalıtsal anemi sebepleri talasemi (Akdeniz anemisi), orak hücre anemisi, G6PD enzim eksikliğidir.

Çocuklarda görülen sık görülen kanama, pıhtılaşma bozuklukları hemofili, Von Willebrand hastalığı ve İTP'dir (immun trombositopenik purpura). Çocuklarda görülen kötü seyirli kan hastalıkları lösemi (kan kanseri) ve lenfomadır (lenf bezi büyümeleri).

Ölümcül olabilen ve hızla yayılan bu hastalıklara erken tanı konur tedavisi hemen başlanırsa kurtulma şansı yüksektir. Çocuklarda kan hastalığından şüphelenildiği zaman aile hekimi, çocuk hekimi, çocuk hematolojisi uzmanına başvurulmalıdır. Doktorun önerisine göre kan tahlilleri yapılması gerekebilir.

Hematoloji uzmanı periferik yayma, kemik iliği incelemesi, ileri hematolojik tahliller yaparak kesin tanıyı koyacak ve tedaviyi planlayacaktır. Sonuç olarak çocuklarda bebeklikten ergenlik sonuna kadar olan dönemde (0-17 yaş) kalıtsal ve akkiz birçok kan hastalığı görülebilir.

Yukarıda saymış olduğumuz belirtiler yönünden aileler dikkatli olmalı ve en kısa zamanda doktora başvurmalıdır” ifadelerini kaydetti. 

Abdullah Çibir 
 

Başkan Ay, Badji transferinde ise belli noktaya geldiklerini açıkladı.

Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Bursa Şubesi yeni yönetimi, Bursaspor Başkanı Ali Ay'ı ziyaret etti.

Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri'nde gerçekleşen ziyarette TSYD Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi, İhlas Haber Ajansı (İHA) Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş, yönetim kurulu üyeleri ve Bursaspor 2. Başkanı Cem Öztürk de hazır bulundu.

Yapılan ziyarette yeni sezondaki hedeflerinin ilk 10'a girmek olduğunu belirten Bursaspor Başkanı Ali Ay, “Hoca ile de görüştüm. Altyapıdan en az 2-3 oyuncunun çıkacağını söyledi. İlk etapta bir orta saha, iki santrafor almayı düşünüyoruz. Hocamız sistemi değiştireceğini söylüyor.

Elimizden gidecek futbolcular da var. Dünya Kupası'nda oynayan oyuncularımız ile ilgili arayan, fiyat soran kulüpler var ancak resmi bir teklif yok. Sadece ne olur ne biter diye bakıyorlar. Badji transferinde de belli noktaya geldik” dedi.

“5 tane çaycı vardı” 

Kulüpteki personel sayısını azaltmak istediğini ifade eden Başkan Ay, “Bizim bu sene ödeyeceğimiz rakam 270 milyon TL. Geriden gelenler, daha önce verilenler var. Altyapısı, amatör branşları var. Kangrenleri yeri kesmezsek, kendimizi küçültmezsek bu iş yürümez. Tecrübe sahibi olduk dedik.

Göreve geldiğimizde kulüpte çalışan sayısı 280 kişiydi. 5 tane çaycı vardı. Şu an düştük 204 kişiye. Kafamdaki sayı 140 kişilerde. Çalışanlar için aylık ödenen para 1 buçuk milyon lira. Bunun içinde altyapıda çalışanlar, basketbol, voleybol şubeleri de var.

Yeşil Bursa da satılmazsa kapatıyoruz” diye konuştu. 

Bursaspor'un diğer kulüplere göre borcunun az olduğunu ifade eden Ali Ay, “50-60 milyon Euro koyduğumuz anda günü yakalarız. Stadın isim hakkının satışı da burada çok önemli” dedi. 

TSYD Bursa Şubesi Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi, Başkan Ali Ay'a plaket takdim ederek yeni sezon öncesi başarı dileğinde bulundu.
 

Page 3

Vücudun pek çok bölgesinde olduğu gibi omurgada da yıllar içerisinde yıpranmalar ve değişiklikler olduğunu belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uz. Dr. Ali Şahabettinoğlu, bunun ise egzersiz yapılmaması, kilo kontrolünün sağlanamaması ve ev-iş şartlarında omurga sağlığına ters hareketlerde bulunulmasından kaynaklandığını ifade etti.

Bel fıtığına dikkat!

Yaz mevsiminin gelişi ile birlikte soğuk klima kullanımının arttığı, tatil, gezi ve seyahat planlarının yapıldığı, bahçe ve balkon hobi işlerinin çoğaldığına dikkat çeken Uz. Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Bel hareketlerindeki dikkatsizlik de bunlara eklenince bel ağrısı ve bel fıtığında artma kaçınılmaz olmaktadır.

Problemsiz ve keyifli bir yaz sezonu geçirebilmek için çok dikkatli olunması gerekiyor. Uzun kış aylarında hareketsiz bir süreç geçirildiyse, hızlı kilo verebilmek için bedeni ani ve yüksek tempolu egzersiz hareketlerden korumak gerekir.

Bu sebeple yaz aylarında kısa süreyle başlayıp yavaş yavaş arttırılan tempoyla devam eden yürüyüşler ve yüzme sporu yapmak idealdir. Klimalı ortamlarda akımın doğrudan omurganıza gelmesini önlemek gerekir.

Tatil veya başka sebeplerden dolayı çıkılan seyahatlerde bel bölgesine fazla yük binmemesi için dört tekerlekli, sürüklenebilir ve uygun kiloda valiz kullanılmasına dikkat edilmeli. Yolculuk esnasında bel desteğini sağlamak ve sık sık mola verip kısa yürüyüşler yapılmalıdır” diye konuştu. 

Güneşlenme esnasında uzun süre bel ve boynu zorlayacak eğik ve yüzükoyun uzanmalardan da kaçılması gerektiğini belirten Şahabettinoğlu, “En önemlisi tatil sonrası kilo almamaya özen gösterilmelidir.

Bahçe ve balkonda yapılacak işleri bir seferde değil günlere yayarak ve doğru duruş pozisyonlarında yapmalıdır. Düğünlerde ise uzun süre çok yüksek topuklu ayakkabılarla ayakta kalınmamasına dikkat edilmelidir.

Bu hususlara dikkat edilmediği takdirde bel ağrısı ve bel fıtığı ile karşı karşıya kalınabilir. Ya da olan bel fıtığı artabilir” dedi.

Uyguladığı manuel (elle) tedavi ile 2 ile 8 seans arasında bel fıtığı hastalarının yüzde 98'inin iyileştiğini belirten Şahabettinoğlu, “Sadece yüzde 2 hastada ameliyat gerekir ki, bunlar ayaklarda ilerleyen güç kaybı, idrar-büyük abdest kaçırma şikayeti olanlar veya ameliyatsız tedavilere cevap vermeyip şikayetleri ilerleyen hastalardır. Genel olarak bel fıtığı tedavisi hangi yolla yapılırsa yapılsın, sonrasında hastalığın tekrarını önlemek için bel ve karın egzersizleri ile günlük yaşam önerileri konusunda hastalar mutlaka eğitilmelidir'' diye uyardı.

Page 4

  • Afyon
  • Aydın
  • Denizli
  • İzmir
  • Kütahya
  • Manisa
  • Muğla
  • Uşak
  • Adıyaman
  • Batman
  • Diyarbakır
  • Gaziantep
  • Kilis
  • Mardin
  • Siirt
  • ŞanlıUrfa
  • Şırnak
  • Adana
  • Antalya
  • Burdur
  • Hatay
  • Isparta
  • K.maraş
  • Mersin
  • Osmaniye

Источник: https://www.iha.com.tr/haber-cocugunuzun-vucudundaki-morarmalara-dikkat-731807/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.