Çocuk İstismarına Karşı Çocukları Nasıl Bilinçlendirilmeli

Çocuk İstismarı, Türkiye’de 2008 yılından sonra yavaş yavaş ortaya çıkan, ruhsal kişiliği bozuk pedofili hastalığının dışa vurması ile ivme kazandı.

Pedofili ya da sübyancılık, yetişkin bireyin, daha ergenliğe girmemiş küçük çocukları cinsel istek ve arzularına alet edip, onlardan haz alıp, çekici bulmasıyla cinsel eğiliminde bulunan psikoseksüel rahatsızlık sahibi olan kişilere denmektedir.

2008 yılında ilk ciddi araştırma, ebeveynleri tarafından terk edilmiş yada Devlet tarafından korunmaya alınmış çocukların olduğu Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ve UNICEF’in ortaklaşa yaptığı bir araştırma. Araştırma yüz yüze 7 yaşındaki ve 18 yaşındaki 1.866 kişi ile yapıldı. Sonuç cinsel istismarın aslında Türkiye’de konuşulmasının geç kalmasıydı. Sadece son 1 yılda 56 kişi cinsel istismara uğramıştı.

Çocuklarda Cinsel İstismar Anne ve Babası olmayan çocuklarda mı yaşanıyordu? Tabi ki hayır!

2014 yılında ilk defa toplu bir cinsel istismar İzmir Menderes’te bir okulda, yaşları 6 ile 11 arasında değişen 6 kız öğrencisinin okul müdürü tarafından cinsel istismarına uğradığını, Sınıf öğretmeni Saadet Özkan ortaya çıkarmıştı. Mücadelesinden vazgeçmeyen öğretmen, Müdürü tutuklatmıştı.

2016 yılında toplu cinsel istismar, Ensar Vakfına bağlı Karaman ilindeki Muharrem B. adındaki bir öğretmenin 10 çocuğa yönelik cinsel istismarı yaptığı görülmüştü. Arkasından bir çok haber çorap söküğü gibi başladı. Toplum bu olaya daha önce rastlamadığı için yada gizlediği için sindiriyordu.

Toplumda bu gibi hasta ruhlu kişilerin arındırılması için bilinçlendirmek şart. Muharrem B.’yi tanıyan öğretmen şaşırmadım açıklaması yapması, suça ortak olduğunun anlamına gelmez mi?

Bu yüzden Çocuk İstismarları için öncelikle Anne ve Babanın Çocuklarına gelebilecek bu durumda nasıl eğitmeli? Onları bu durumdan korumak için neler yapmalı? Çocukların böyle durumda ne yapmasını öğretmeli.

Bu Konuda uzman olan Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şubesi başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu‘nun bilgilendirmelerinden yararlanacağız.

Çocukları cinsel istismardan korumanın yolları nelerdir? Nasıl eğitmeli? | Çocuk istismarını engellemek için aileler bilinçlenmeli

Çocuklara cinsel istismar kimlerden gelir?

Çocukların sıklıkla görüştüğü, okuldaki eğitimci yada idareci, sokakta yada parkta gördüğü tanıştığı kişiler, market, bakkal çalışanları, hatta son zamanlarda akrabaları bile bu tanımlamaya girmektedir.

Bu yüzden daha önce tanımadığınız yada tanıdığınız kişilerin ruhsal problemlerini bilemeyeceğinizden dolayı, kendi kontrol altında bulundurduğumuz çocuklara, kendilerine yapılan bazı fiziksel hareketlerin suç olduğunu ve bunları yapanları derhal bildirmesi gerektiğini öğretmeliyiz. Özellikle kim olursa olsun ayrıntısını eklemeli.

Çocuklara bu farkındalığı nasıl öğretmeliyiz?

Çok basit yolu HAYIR demeyi öğretmeliyiz. Çocuklara, özel bölge kavramı öğretilmeli. Kendisine yada bir başkasına bu bölgelere dokunulduğunu hissettiğinde yüksek sesle HAYIR demesi gerektiği ve tepki vermeyi öğretmeli.

Konuşmaya yeni başlayan çocuklara öncelikle Vücut parçalarını ve özel bölgelerini gerçek isimlerle öğretilmeli. Çünkü sorununu anlatacağı zaman bu sorun olabilir. Örneğin okulda başına gelebilecek bir durumda, Öğretmen yada Güvenlik görevlisi konuyu anlamayabilir.

Özel bölge kavramını öğrenen çocuğa, dokunulma durumunda yada temas gibi fiziksel durumlarda cesaretli olması aşılanmalıdır.

Anne ve babanın izni olmadan, tanıdık yada tanımadık hiç kimsenin onu bir yere götürme durumu olmadığını çocuğa bilinçlendirme için gereklidir. Herhangi bir yerde çocuğu kandırarak ıssız yada boş yere götürülme düşüncesinin önüne geçerek, çocuğa bilinçlendirme ve çığlık atma öğretilmelidir.

Çocukları cinsel istismardan korumanın yolları nelerdir? Nasıl eğitmeli? | Çocuk tacizleri son yıllarda artışa geçti

Çocuk ile Ebeveyn arasında Acil Kod!

Bir çok Pedofili Hastası yada Sübyancıların, sokakta yada parkta gördüğü çocuklara, annen gelemedi Seni annene götüreceğim yada Baban çağırıyor gibi kandırmalarla çocuğu kendi isteği ile kimsenin fark etmeyeceği bir durum için önlem alınmalıdır.

Bunun için Çocuğunuzla aranızda bir kod olamadı lazım. Acil Kod sadece siz ve çocuk arasında bir sır olmalıdır. Bu gibi durumlar Anne yada Babanın rızası bir durumda olabilir.

Bu durumda çocuk kodu duyduğunda gelmeli, kodu söylenmediği zaman kesinlikle onla gitmemesi bilgilendirilmelidir.

Sokakta yada Okul dönüşü, eğer kontrol edilemeyen evin dışındaki durumlarda güvenli yerler hakkında bilgi verilmeli. Acil kaybolma senaryosu yapıp, Tanımadığı hiç kimse ile bir yere gitmemesi gerektiğini, kaybolduğunda sadece Güvenlik görevlilerinin yanına gitmesi gerektiğini yada onları telefonla birilerine aratması gerektiği bilgileri verilmelidir.

Çocuklara kaç yaşında öğretmeli?

Konuşmaya ve istediklerini anlatmaya, sizin söylediklerinizi anlayıp, cevap verebilecek durumda olan her çocuk için geçerlidir. Genellikle 2 yaş üzeri çocuklara vücut parçalarını gerçek isimlerini öğreterek başlanabilir. Özel bölgelerine istenmediğinde Hayır demesi öğretilmelidir.

Peki konuya nasıl girilmeli? Nereden başlanmalı?

Vücut güvenliği için çocuğa anlayacağı dilde, basit ve hafızada kalıcı cümleler kullanılmalıdır. Mesela örnek bir konuşma cümlesi: ” Seninle Vücut koruması ile ilgili çok kısa bir şeyler konuşmak istiyorum. Her insanda olduğu gibi seninde özel bölgelerin var.

İç çamaşırı ile kapattığın bölge senin özel bölgendir. Bu bölgeye güvenmediğin kişilerin dokunmasına hayır diyebilirsin. Hayır dediğin için biz dahil kimsenin kızmaya hakkı yok. Eğer tanıdığın yada tanımadığın, sevdiğin bazı kişiler de bu bölgelere dokunabilir.

Dokunmaları seni rahatsız edip, kızdırabilir. Onlara duygunu açıklamak için “Hayır Dokunma” diyebilirsin. Bu durum başına geldiğinde hemen bana söyle. Çünkü seni korumak için bize anlatman gerekir.

Bunu yapana gidip ona seni kızdırdığı için uyarıda bulunup, Vücut güvenliği kurallarını anlatmalıyız.”

Çocuğu ürkütmeden ve sakin bir dille anlatmalıyız. Kesinlikle cümle içlerinde cezalandırmak, dövmek gibi kavramları kullanmayınız. Ürken çocuk, taciz gelen akraba içinde yada tanıdık kişilerin zarar görmesini istemeyeceğinden bunları anlatmayabilir.

Çocukları cinsel istismardan korumanın yolları nelerdir? Nasıl eğitmeli? | Çocukların anne ve baba olarak güvenlerini kaybetmemeliyiz

Çocukları severken özel bölgelerine dokunmayın!

Çocuklara hem özel bölgenin önemini anlatıp hemde o bölgeleri onları severken dokunmanız tezat oluşturur. Çocuk özel bölge kavramını anlayamaz ve dokunulmasını sevgi olarak anlayabilir. Mantık olarak ta kendini bu duruma karşı koruması pekte normal değil.

Kuralı koyan kişi özel bölge tarifini yaptığı için aile içinde özel bölge kavramı titizlikle uygulanmalı. Kardeşler arasında bile özel bölge kesinlikle uygulanmalı.

Çocuklar eğer böyle bir Cinsel İstismarı  durumu anlattığında tepkinizi sakın dışarı vurmayın. Onu dikkatlice dinleyip, ciddi olarak dinleyin, onu savunun ve haklı olduğu için tebrik edin.

Eğer tam tersine Ani şiddet ve kızgınlık, çocuk tarafından korkuya kapılmasına neden olur. Maalesef onarılması güç psikolojik sorunlar meydana getirebilir.

Diğer taraftan anlatım sonrası üzgünlük görürse, benzer bir durum başına geldiğinde bir daha anlatmayacaktır.

Çocukları cinsel istismardan korumanın yolları nelerdir? Nasıl eğitmeli? | Tacize uğramış çocuk için psikolog yardımı şart

Cinsel istismara uğramış çocuk nasıl anlaşılır?

Cinsel tacize yada istismara uğrayan çocuk, aniden oluşan daha önce rastlanmayan fiziki durumlar gösterebilir. Hastalık, ev taşınması, tanıdığı kişilerin ölmesi, anne ve babasının boşanması gibi olaylarda da aşağıda listelenen belirtiler görülebilir.

Çocuk İstismarındaözel bölgede fiziki değişiklik gözlenmeli ve aşağıdaki belirtilerden bir kaç tanesi aynı anda gözlenebilir.

  • Çocuğun Anormal bir yaşam tarzına girerek, içine kapanması veya huysuzluk çıkartması, Öfke patlamaları,
  • Uyku problemleri, kabus ve gece uyanmaları,
  • Bazı kişilerden çekinmesi ve onların yanına gitmemesi,
  • Tuvalet eğitimi almasına rağmen yatağa işemesi,
  • Oyunlarında yaşının ötesinde, oyuncaklarında cinsel hareketler yapması,
  • Saç kesme, koparma, derisini kanatma gibi kendisine zarar verme,
  • İştahında azalma yada çok yemek yemeye başlaması,
  • Evden ve okuldan kaçma, yalnız kalma isteği,
  • Genital bölge, makat yada anüsün ağız çevresinde ağrı, renk değişimi veya kanama görülmesi,
  • Tuvalet yaparken ağrı çekmesi,

Источник: https://www.gelgez.net/cocuklari-cinsel-istismardan-korumanin-yollari-nelerdir-nasil-egitmeli/

Çocuk İstismarı Nedir, Nedenleri, İstismara Karşı

Çocuk İstismarına Karşı Çocukları Nasıl Bilinçlendirilmeli

çocuk istismarı nedir, nedenleri, çocuklarda istismara karşı

Birçok ülke gibi Türkiye de çocuklara yönelik olarak uygulanan ihmal ve istismar vakalarıyla sık sık karşılaşılan bir ülke olma özelliği taşımakta.

Çocukları tüm yönüyle olumsuz olarak etkileyen ihmal ve istismar vakalarının önlenebilmesi, bu vakaların sayısının azaltılabilmesi, iyi bir analizden geçmektedir.

Pek çok çeşidi olan çocuklarda ihmal ve çocuk istismarı nın altında yatan temel sebepler de bu analiz sürecinde sorgulanmak zorundadır.  İşte o kilit soru: Çocuklar neden ihmal ve istismar edilir?

İhmal ve istismar çocukların bedensel ve ruhsal açıdan zarar gördüğü, gelişimlerinin olumsuz etkilendiği davranışlara maruz kalmasıdır. 0-18 yaş arası her birey çocuk sayılmaktadır. Bu yaşlar arası, çocuğun geleceğinin inşası için gelişimsel aşamalar barındırır.

Çocuklar bu aşamalar boyunca;  yetiştiği ortamdan,  aile bireylerinden, çevrelerindeki bireylerden, arkadaş çevrelerinden olumlu ya da olumsuz her türde etkilenir. İhmal ve istismar ise çocukların bu gelişim sürecine ket vurur. Çocuklara yönelik bu vakaların bireysel bir zarar olarak görülmemesi gerekir.

Çocukların geleceğinin, toplumun geleceği anlamına geldiği esas alındığında bunun geleceğe yönelik bir yıkım olduğu bilinmelidir.

Çocuk İstismarı Nedenleri

İhmal genel olarak çocuğa bakım verenleri tarafından gerçekleştirilirken istismar hem bakım verenler hem de bakım verenler dışından uygulanmaktadır. İhmal ve istismar vakasının sebepleri mikro, mezzo, makro düzeyde incelenmelidir. Mikro, mezzo ve makro düzeyde çocuk istismarı nedenleri:

çocuk istismarı nedir

Mikro düzeyde: İhmal ve istismarı gerçekleştiren insanların pek çok ortak özellikleri bulunmaktadır.

Kendi çocukluklarında ihmal ve istismar edilmiş bireylerin, ileriki yaşlarında diğer bireylere, kendi çocuklarına yönelik istismar vakalarında bulunduğu saptanmıştır. Anti-sosyal kişilik bozukluğu vb.

psikiyatrik ve psikolojik boyuttaki rahatsızlıklar da bu rahatsızlıklara sahip kişileri, çocuklarda ihmal ve çocuk istismarı vakalarında görmemize sebep olabilmektedir.

Temel anlamda bu vakalar;  güçlü kişinin, zayıf kişi üzerine kurduğu egemenlik düşüncesinden beslenir. Kişi, ihmal ve istismar edilen bireyin üzerinde her türlü hakka sahip olduğunu düşünür.  Keyfi dürtülerini esas alır ve o anda karşısındaki kişinin kendi kontrolü altında olmaya mahkûm olduğunu düşünür. Kontrol kaybı yaşar.

Mezzo sebeplerden bahsedilecek olursa; istismar vakasının yaşandığı ailenin, sosyo-ekonomik açıdan yetersiz seviyede olması, aile bireyleri arasındaki iletişim eksiklikleri, çocuğun hayata karşı bakış açısını, bakım verenleri veya öğretmenleri dışında olumsuz kaynaklardan edinmesi, çocukların ahlaki gelişiminin yanlış değerler tarafından desteklenmesi, çocuğun sevgisiz ve saygısız davranışların yer aldığı ortamda büyümesi, yanlış arkadaş ortamları gibi daha birçok sebep çocuk istismarı nedenleri arasında gösterilebilmektedir.

Makro boyutta sebepler ise; temeli sağlam politika ve yaptırımların olmaması, eğitimsizlik, çocuk eğitimi ve gelişimi konusunda anne ve babaların doğru bilinçlendirilmemesi, istismar ve ihmal durumlarıyla karşı karşıya kalan çocuğun başvuracağı yerlerin tanıtımının, doğru bir şekilde yapılmaması, Medyanın çocuk istismarı konusunda bilinçlendirme çalışmalarında yetersiz kalması şeklinde söylenebilir.

Çocuk İstismarına Karşı

İstismar vakalarını önlemek konusunda yapılan çalışmalar 1970’te başlamış ve insan haklarının gelişimiyle 1980 yılından sonra hız kazanarak devam etmiştir. Çocuk haklarına yönelik bildirgeler yayımlanmıştır.

Ne kadar hız kazanılırsa kazanılsın tarihin her döneminde çocukların istismar vakaları görülmüş ve görülmeye devam etmektedir. Gündemde olan ve gördüğümüz vakaların yanı sıra gizli kalan ve hiç duyulmayan vakalar da yer almaktadır.

TÜİK tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye’de her dört saatte bir tecavüz ve tecavüze kalkışma suçunun işlendiği esas alındığında çocuk istismarına karşı önlemler alınması büyük önem taşımaktadır.

çocuklarda istismara karşı

Öncelikle alınacak her türlü önlemde, her türlü uygulamada, uygulamaların plan aşamasında, sadece bir kurumun politika yapıyor olması önemlidir görüşü esas alınmamalıdır. Bu sorun bir sosyal sorundur ve sosyal sorunlar toplumun her kesimini ilgilendiren sorunlardır.

Multi-disipliner bir bakış açısıyla örneğin tüm bakanlıkların, devlet kurumlarının işbirliği içinde olduğu bir çalışma yürütülmeli. Kurumlar gibi meslek elemanları da-doktor, hemşire, polis, çocuk gelişimci, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, avukat- bir arada çalışmalıdır çocuk ihmal ve çocuk istismarına karşı.

Yukarıda bahsedilen tüm çocuk istismarına sebep olan etmenlerin önüne geçecek plan ve programların hazırlanması, uygulanması gereklidir. Mikro, mezzo, makro boyutlarda uygulamalara imza atılmalıdır.

Источник: http://saglikloji.com/cocuk-istismari-nedir-nedenleri-istismarina-karsi/

Çocuk, istismarın resmini çiziyor!

Çocuk İstismarına Karşı Çocukları Nasıl Bilinçlendirilmeli

 Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Berra Baş, “İstismara uğrayan çocuk olay yerini simsiyah çizer ve karalar. İçine kapanır, okula bile gitmek istemez” diyerek aileleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Masum ve savunmasız çocuklara yönelik suçlar, insanlığın yüz karası olmaya devam ediyor. İstismara uğrayan her 6 çocuktan yalnızca birinin ortaya çıktığını söyleyen Uzman Klinik Psikolog Berra Baş, son günlerde gündemde olan çocuk istismarı ile ilgili bilgiler verdi, ailelere çok iş düştüğünü söyledi.

İlk akla gelen cinsel saldırı ama…

“18 yaş altındaki tüm çocuklara yapılan her türlü fiziksel ve ruhsal saldırı, istismardır” diyen Psikolog Berra Baş, istismar örneklerini şöyle sıraladı:

Fiziksel istismar: Çocuğu fiziksel güç kullanarak itmek, vurmak, dövmek vb.

Cinsel istismar: Çocuğu, cinsel ihtiyaçlarını tatmin etmek için kullanmak, işkenceler yapmak, zorla alıkoymak, sadistçe yaklaşmak.

Duygusal istismar: Çocuğun öz-saygısına çelme takan davranışlarda bulunmak (lakap takmak, hakaretlerde bulunmak, utandırmak, korkutmak vb.)

İhmal: Çocuğu ihtiyaç duyduğu fiziksel ve duygusal ihtiyaçlardan mahrum bırakmak (Barınma, beslenme, harçlık, okuma, sağlık gibi).

İstismar olması için illa cinsel saldırı olması gerekmiyor.

İngiltere’de yayınlanan son çalışma bir kez daha gösterdi ki; istismarın çeşitlerinin olduğu son 30 yılda toplum tarafından daha iyi anlaşılmaya başlandı.

Bu şu demek, bir çocuk bağrışlara maruz kalıyorsa, küçümseniyorsa, hakaretlere maruz kalıyorsa yahut yalnızlaştırılıyorsa, ebeveynlerinin sevgisinden mahrum bırakılıyorsa; bu da istismardır.

Cinsel istismar belirtileri nelerdir?

  • Toplumdan geri çekilir, içine kapanır.
  • Kimseye güvenemediği için sürekli güvende olmayı (aile bireylerine yapışır vaziyette kalmayı) arzular. Ayrılmamak için adeta görünmez bir bağla bağlanmış izlenimi sürer.
  • Okuluna devam etmek istemez.
  • Kalabalık ortamlardan kaçar ama tek başına da kalmamaya çalışır. Korku da dahil olmak üzere tüm duyguları daha şiddetle yaşar. Normalde korkmadığı şeylerden de korkmaya başlar. Sürekli irkilme halindedir ve tedirginlik yaşar.
  • Gece kabuslarla uyanır, uykusu bölünür.
  • Sürekli ağlar. Gerginliği, tüm hayatına mal olur.
  • Olumlu bir durum karşısında bile hiçbir olumlu belirti göstermez, gösteremez. Çünkü kendi içinde yaralıdır ve acı içinde kıvranmaktadır.
  • Eğer eylem, kandırılarak gerçekleşmişse; diğer insanları da yalan söylemekle suçlar.
  • Gözünün önüne olayla ilgili imajinasyon (görsellik) geldiğinden, bir anda gözlerini kapar ve saklanır.
  • İç sıkıntısı yaşar. Son derece kahrolmuş görünür.
  • Resimlerinde olayın gerçekleştiği yeri çizer. Olayı gerçekleştiren kişiyi kızgın şekilde resmeder. Olay evde geçtiyse, evi simsiyah çizer ve şiddetli şekilde karalamaya başlar. Bu, aslında olayı zihninden silmek istediğini anlatma çabasıdır.
  • Okula devam etse de odaklanmakta bariz güçlük yaşar. Dalıp gider.
  • Kendi uzuvlarına yabancılaşır: “Bu kol benim değil, bu bacak benim değil” şeklinde söylemlerde bulunur ve çıldırmaktan korkar.
  • Olayların gerçekliğini sorgular, yaşadığı şeyler gerçek dışı görünür.

ÇOCUKLARI CİNSEL İSTİSMARDAN NASIL KORURUZ?

Eylemi yapan yüzde 90 yakını oluyor

Şunun altını çizelim; istismara uğrayan her 6 çocuktan yalnızca 1’i medyaya yansıyor. Mağdurlarla ilgili yapılan son çalışma sonucuna göre, olayı gerçekleştiren kişi yüzde 90 mağdurun tanıdığı biri, yakını olabiliyor.

Olayın ortaya çıkmaması için kendi ailesi tarafından baskı gören mağdurların, ilerleyen yaş dönemlerinde intihar ederek yaşamlarına son verme isteklerinin yüksek olduğunu gözlemliyoruz.

İlerleyen dönemlerde cinsel işlev bozukluklarına, depresyona ve anksiyeteye daha çok rastlıyoruz.

Ekmek almaya bile tek başına yollamayın!

Çocuklar çok küçük, onlar bu problemi çözemez. Biz yetişkinler olarak ele ele vererek; bu pedofiliyi, katliamları ve sapıklıkları engellememiz gerekiyor.

Pedofiliye sahip insanlara baktığımızda karşımıza psikotik tablolar ve antisosyal kişilik bozuklukları çıkıyor. Bu bozukluklara sahip insanlar, kontrol edilemeyecek düzeyde patolojik bulgulara sahipler.

Bu sebeple, bu hadiseler yaşanmadan nasıl önlem alınır sorusunu yanıtlayalım:

  • Çocuklarınızı yalnız bırakmayın: Erken çocukluk dönemi dediğimiz dönemde dışarıya ekmek almaya bile tek başına gitmelerini kesinlikle kabul etmiyoruz.
  • Çocuğunuz özgüven eksikliği yaşıyorsa aman dikkat: Sosyal kaygı bozukluğu yaşıyor olabilir. Derhal bir uzmana başvurun. Çocuğunuzun ruhsal olarak bozukluk yaşamasına göz yummayın. İstismarcılar, genelde sessiz-özgüvensiz çocukları tercih ediyorlar. Asla unutmayın.
  • Anne-baba-uzman olarak, önce kendiniz iyi bir örnek olun: Özgüveniniz eksikse destek alın. Ya da aşırı öfkeli-gergin biriyseniz, bu bağlamda kendinizi güncelleyin. Destek birimlerine katılın. Böylelikle, çocuğunuz sizi rol model olarak kabul eder ve kendisi de çekingen olmak ile saldırgan olmak arasında bocalamaz, saygı duyulan bir kavram olarak empatik olmayı yeğler.
  • Anne-babalar, çocuklarınızla sürekli iletişimde olun: Zihninden geçen duyguları, düşünceleri ve davranış planlarını anlayabilecek kadar çocuğunuza yakın olun. Bunun için evde kaliteli vakit geçirin, dışarıda sosyal aktiviteler yapın. ‘Yorgunum’ diyerek geçiştirmeyin. Çocuğunuza ilgi çekici programlar hazırlayarak, aranızdaki ilişkiyi besleyin.
  • Çocuk eğitirken birlik olun: Çocuk ruh sağlığı uzmanları, aile terapistleri, okul-öğretmen ve aile hep birlikte çalışın. Şu bir gerçek ki çoğu zaman yaşadığı elzem dolu hadiseleri, ailelerine söyleyemeyen çocuklar terapistlerine bir resim çizerek veya oyun kurarak her şeyi anlatır. Bu bağlamda, çocukların ehil kişilerden birine bile anlatması, süreçle baş etme planlarının kuvvetlenmesini sağlar.
  • Seminerlere katılın: Çocukların böyle bir olayla karşılaşabileceklerini ve karşılaştığında nasıl kendilerini koruyabileceklerini anlamalarını sağlayın.
  • Öğretmenleriyle sürekli irtibatta olun.
  • Çocukların bu tür durumlar yaşayıp yaşamadığını daha iyi anlamak için okullarda çalıştaylar oluşturun.
  • Farkındalık oluşturmak için sosyal medya hesaplarından da paylaşımlarda bulunun: Bunun bir insanlık suçu olduğunu haykırın.
  • Etrafınızda bu sorunları yaşadığını düşündüğünüz birileri varsa, yetkili merciilere başvurun. Korkmayın, asıl size bunu yaşatan birini ifşa etmezseniz, nice masuma daha kıyacağını göz ardı etmeyin.

Bakıcıyı testten geçirin!

Her çocuğun bakımını sağlayan kişinin ruhsal olarak sağlıklı olduğunu gerekli testlerden geçerek kanıtlaması son derece önemli. Annesi-babası-öğretmeni-bakıcısı fark etmez. Bir çocukla kim zaman geçiriyorsa, ruhsal olarak yeterli olduğunun saptanması gerekmektedir.

Bu bağlamda, her birey kendisini bu konuda duyarlı olma noktasında eğitmeli ve güncellemeli. Maalesef ki bu durum gözden kaçırıldığı için çocuklar istismara uğruyor. Şu da bir korkunç gerçektir ki, istismara uğrayan çocuklar büyüdüklerinde başka çocuklara istismarda bulunmaya meyilli olabiliyor.

Bu vahşet dalga dalga yayılıyor.

TACİZE UĞRAMIŞ ERKEK ÇOCUK AGRESİF, KIZ ÇOCUK DEPRESİF OLUR!

Источник: https://hthayat.haberturk.com/anne-baba/cocuk/haber/1059507-cocuk-istismarina-karsi-ne-yapilmalidir

8 soruda: Çocukları cinsel istismardan korumak için ne yapmalı?

Çocuk İstismarına Karşı Çocukları Nasıl Bilinçlendirilmeli

Rengin Arslan BBC Türkçe, İstanbul

Telif hakkı THINKSTOCK

Karaman'da ortaya çıkan, 10 çocuğa yönelik taciz ve tecavüz iddiaları bir kere daha çocuğun korunmasını gündeme getirdi.

Peki yetişkinler, korumaları altında bulunan çocukları cinsel tacizden, istismardan korumak için ne yapmalı? Çocuğa neler öğretmeli, çocuğun pek çok kez yakından tanıdığı birinden gelen bu tehye karşı ne yapması gerektiğini nasıl anlatmalı?

Türk Psikologlar Derneği İstanbul Şubesi başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu BBC Türkçe için yanıtladı.

Yaygınlığı tam olarak tespit etmek zor çünkü hem yetişkinler hem çocuklar için sorması ve konuşması zor bir konu. İçinde yaşanılan toplum çocukların konuşmasını ve kendilerini ifade etmelerini kısıtlayıcı olduğu ölçüde bu daha da zorlaşıyor. “Çocuğun dediğine inanılır mı?” şüpheciliği sorunun çeperini anlamamızı engelliyor.

Ama 2008’de Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu ve UNICEF ortaklığında yapılmış bir araştırma 7-18 yaş arasındaki 1,886 çocuk ile yapılan görüşmelerde bu çocukların yüzde 3’ünün son 12 ayda cinsel istismara uğradıklarını göstermiş, ki bu da çok nadir rastlanan bir durum olmadığına işaret.

2. Çocuklara taciz ve tecavüz hangi çevrelerden geliyor?

Çoğunlukla çocuğun tanıdığı ve belirli bir seviyede güvendiği büyüklerden geliyor.

3. Taciz konusunda farkındalık yaratmak için çocuklara ne, nasıl öğretilmeli?

Çocuklara herhangi birisi onlara istemedikleri şekilde dokunduğunda veya onların kendilerine/başkalarına dokunması istenildiğinde “hayır” demeyi öğretmeliyiz.

Konuşmaya başladıkları yaşlarda çocuklara tüm vücut parçalarının adı öğretilirken, göz, kulak, burun gibi “özel bölgeleri”nin de adları öğretilmeli.

Bu bölgelerin anatomik olarak düzgün isimlerinin öğretilmesi ve “takma” veya “oyun” isimler kullanılmaması çocuğun bir sorun yaşadığında yardım istediği yetişkinlerle doğru anlaşabilmesi için önemli.

Takma isimlerle konuşan bir çocuğun neden bahsettiği öğretmen veya polis gibi onu yeterince tanımayan yetişkinlerce anlaşılmayabilir.

Herkesin olduğu gibi onların da bazı “özel” vücut bölgeleri olduğu, bu bölgelerin adlarının ne olduğu, buralara kimlerin ne şartlarla nasıl dokunabileceği anlatılmalı ve bu sınırları korumaları için yüreklendirilmeliler.

Olabildiğince erken çünkü her yaşta çocuk istismar mağduru olabilir. Konuşmaya ve isteklerini anlatmaya başladıkları 2 yaşı civarı vücut parçalarının isimleri öğretilerek güvenmedikleri, istemedikleri zaman özel bölgelerine dokunulunca “hayır” demeleri öğretilmeli.

Güvenli, tehli gibi kavramları anlamaya başladıkları yaşlarda konu “vücut güvenliği” üzerinden basit ve somut cümlelerle anlatılabilir. Örneğin: “Seninle vücudunun güvenliği hakkında kısa bir konuşalım istiyorum.

Hepimizdeki gibi senin de vücudunda bazı özel bölgelerin var. Bunlar iç çamaşırlarının kapattığı yerlerin. Buralarına güvenmediğin kişilerin dokunmasına hayır diyebilirsin, sana kızmayız.

Bazen bazı yetişkinler, ki bunlar tanıdığın, sevdiğin büyüklerin de olabilir, bu güven kurallarını bilmeden sana dokunabilirler ve bu seni rahatsız, üzgün veya garip hissettirebilir. Böyle bir şey olduğunda “hayır, dokunma” de.

Sonra da gel bunu bana -veya çocuğun güvenli yetişkini kim olacak ise ona- anlat, olur mu? Böylece biz hem seni koruyabiliriz hem de o yetişkine güvenlik kurallarını söyleyebiliriz.”

Burada çocuğu korkutmamak, olan bir olayı anlattığında birilerinin cezalanmasına sebep olacağını düşündürtmemek önemli. Çünkü maalesef çoğu zaman istismarın kaynağı çocukların tanıdığı ve sevdikleri yetişkinler arasından çıkıyor ve çocuklar konuşarak onlara zarar vermekten korkuyor veya çekinebiliyorlar.

Ebeveynlerin de çocuklarının vücut sınırlarına her zaman saygılı davranması önemli. Çocuğa sormadan veya onun itirazına aldırmadan istediğimiz gibi çocuklara dokunmamalıyız. Çocuk istemese de öpmek, sarılmak, mıncıklamak, gıdıklamak, okşamak gibi…

Bu dokunuşlar hiçbir istismar içermese de çocuğa kendi vücudu üzerinde etkisi ve hükmü olmadığını öğretir ve çocuk istismara kırılgan olur.

Bugün kafasını okşayan yarın özel bölgelerini okşadığında çocuk ona hayır deme, karşı koyma, kendini savunma gücünü kaybeder.

Ayrıca böyle bir olay olduğunda gidip konuşabilecekleri, onları susturmayacak ve onları istismarcıdan koruyacağına güvendikleri bir yetişkin olduğunu bilmeliler.

Böyle bir olayı anlatırlarsa cezalandırılmayacaklarını, onların sözüne güvenileceğini onlara anlatmak önemli.

Bir çocuk için böylesi bir olaya maruz kalmaktan sonraki en kötü şey yaşadığı kötülüğü anlattığında kimsenin onu dinlememesi, ciddiye almaması ve savunmamasıdır.

6. Çocuğun taciz veya tecavüze maruz kaldığının ipucunu verebilecek olan davranışlar ve fiziksel belirtiler neler?

Tüm sayacaklarım genelde aniden ve başka bir açıklama olmaksızın (hastalık, ailede sorun-boşanma, taşınma, ölüm vb) ortaya çıkarsa dikkatli olmak gerekli. Ayrıca bunlardan biri değil birkaçının birden gözlenmesi gerekir:

  • Çocuğun normalinin dışında içe kapanıklık veya huysuzluk
  • Geceleri uyku sorunları, kabuslar
  • Yaşının gerisinde bazı davranışlara dönüş (tuvalet eğitimli bir çocuğun yatak ıslatması gibi)
  • Öfke patlamaları
  • Bazı mekan veya kişilerden ani korku/çekinme
  • Yemede değişim (azaltma veya çoğaltma)
  • Cinsel organlar hakkında yaşının ötesinde ani bilgi veya tanım artışı (yeni argo kelimeler gibi)
  • Oyuncakları ile oynarken yaşının ötesinde bilgide cinsel hareketler ile oynaması
  • Kendine zarar verme davranışları (kesme, saç yolma, v.b.)
  • Evden/okuldan kaçma
  • Genital bölge, anus veya ağız çevresinde ağrı, renk değişimi (çürüme gibi) veya kanama
  • Tuvalet yaparken ağrı (birden çok defa)
  • Tuvalet eğitimi ile alakasız alta kaçırma

7. Karaman'daki örnekte çocuklar ailelerinden uzakta kalıyor. Bu durumda aileler nasıl önlemler alabilir? Çocuklarıyla nasıl iletişim kurmalı ki, günlük hayatta gözlemleyemeyeceği bu durumu anlayabilsin?

Bu ailelerin çocuklarını evden göndermeden önce yukarıda örneğini verdiğim gibi bir konuşmayı yaşa uygun detayda yapmaları çok önemli. Karaman’daki örnekte çocuklar 10’lu yaşlarda yani “özel bölgeler” ve “rahatsızlık verici dokunuş” kavramlarını rahatlıkla anlayacak yaşlardalar.

Burada sorun çocukların olayın uygunsuzluğunu kavraması değil, bu konuyu bir yetişkine anlattıklarında çocukların anlatılarına güvenileceğini bilmemeleri, buna güvenmemeleri ya da güvenememeleri.

Çocuklar böylesi bir olayı anlattıklarında kendilerinin cezalandırılmayacaklarını bilmeli, onlara kızılmayacağına güvenmeliler ki bu da çocuğa açıkça anlatılıp söylenirse ancak olur.

Ayrıca ailesinden uzakta yaşayan çocukların aileleri ile iletişim kanallarının açık, iletişimin sık ve sorunsuz olması gerekli. Yani çocuk veya ebeveyn rahatça birbirlerini arayabilmeli, özel konuşmalar yapabilecekleri bir ortam onlara sağlanmalı. Ebeveynlere çocuklarını sıkça ziyaret etme imkanları sağlanmalıdır.

8. Ebeveynler çocuklarına yönelik bir taciz veya tecavüzden şüphelenirse ne yapmalı?

İlk olarak çocukları ile sakin ve güvenli bir ortamda onları korkutmadan konuşabilirler.

Sakince onlara son günlerde hoşlarına gitmeyen şekilde dokunan veya hoşlarına gitmeyen şeyler yapmaya zorlayan birileri olup olmadığı sorulabilir.

Konuşmayı kendiniz sakinliğinizi koruyarak yapamayacağınızı düşünüyorsanız bir ruh sağlığı profesyonelinden (psikolog veya psikiyatrist) yardım alabilirsiniz. Çocuğun ilk açıklamasına verilen tepki çok önemlidir:

  • Çocuk sakin bir şekilde; panik olmadan, telaşa vermeden, sinirlenmeden dinlenmeli,
  • Çocuğa inanılmalı, kendisine olanların onun suçu olmadığı anlatılmalı. Bu gibi olayları söylemek çocuklar için hiç kolay olmaz. Olanları anlatırlarsa:
  • İstismarcılarının onlara zarar vereceğinden
  • Ebeveynlerini üzüp kızdıracaklarından
  • Ailelerinin kaosa itilip dağılacağından (özellikle de tacizci aile üyesi ise)
  • Ailelerinden koparılacaklarından korkarlar

Çocuk, tacizcinin ona tekrar zarara vermesi ihtimaline karşı korunmalıdır.

Bu noktada adli makamlarla iletişime geçmek gerekir. Çocuğun olası tıbbi sorunlarının tedavisi için tıbbi yardım alınırken bir ruh sağlığı profesyoneli ile iletişime geçerek mağdur çocuğun değerlendirilmesini ve gerekli görülen desteği almasını sağlamak önemlidir.

Unutulmaması önemli olan nokta şudur: üstü kapatılarak veya olmamış gibi yaparak çocukların böylesi ciddi bir olayın üstesinden gelmesini beklemek yarardan çok zarar verecektir. Susmak veya susturmak yaraları derinleştirirken konuşmanın iyileştirici olduğunu ve çocuk istismarı konusunda yetkin psikoterapist desteğinin iyileşmeyi hızlandırıcı olduğunu biliyoruz.

Olayın açığa çıkması sonrasında çocuğa adli süreçler konusunda bilgilendirme yapmak gerekir. Ona nasıl bir süreç yaşanacağını önden basitçe anlatmak süreci daha az sorunlu yaşamasına yardımcı olacaktır.

Çocuğun ailesi tarafından sevilmeye devam edildiğinin hatırlatılması, olanların onun suçu olmadığı ve ailesinin onu sevmeye devam ettiğinin çocuğa açıkça söylenmesi iyileşmenin başlaması için son derece önemlidir.

Источник: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160330_sekiz_soruda_cocukistismar

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть