Çocuk Kanserleri Kış Hastalıkları İle Karıştırılabiliyor

Çocuklarda Kış Hastalıkları

Çocuk Kanserleri Kış Hastalıkları İle Karıştırılabiliyor

Kış mevsiminin kendisini kuvvetli bir şekilde hissettirdiği şu günlerde, soğukla birlikte bir çok hastalıklar da ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar her yaş grubunda hissedilir. Ama en çok etkilenenler şüphesiz ki çocuklar ve bebeklerdir.

Havaların soğumasıyla birlikte, küçük çocuklarda vücut direnci de buna bağlı olarak düşmeye başlar. Direnç düşüp çocukların metobolizması zayıflamaya başlayınca, ortalıkta bulunan çeşitli virüs ve bakteriler enfeksiyon olarak bulaşmaya başlar. Bu mikropların gözle görülemeyecek kadar küçük olurlar.

Hastalıklı kişinin hapşırma, öksürme, nefes alıp vermesi ile bunlar ortama girerler. Bu mikroplar saatlerce havada asılı kalabilirler.Diğer çocuğun bu havayı teneffüs etmesiyle, ortamdaki eşyalara dokunmasıyla  ya da buradaki oyuncak gibi herhangi bir eşyayı ağzına  götürmesiyle  bulaşabilirler.

Özellikle okul, kreş, yuva gibi çocukların toplu olarak bulunduğu yerlerde,  hastalıkların bulaşması daha da kolaylaşır. Ya da evde, okula giden abi abla bulunması, yine toplu yerlerde çalışan anne ve babanın da olması aynı şekilde çocuklar arasında hastalığın yayılmasına sebep olur.

Biz de bu yazımızda çocuklarda kış hastalıklarını işleyeceğiz.

Bu kış hastalıklarının içinde en yaygın olarak görüleni griptir. Gribe influenza mikropları sebep olmaktadır. Bunun yanında gribe iki yüzden fazla mikrop sebep olabilir ve her yıl bu mikroplar farklılık gösterir. Bu yüzden de her yıl farklı salgınlara yol açabilir.

Grip her yaş gurubunda görülebilen bir hastalıktır.

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürme, aksırık, boğazda kaşıntı ve ağrı, iştahsızlık, halsizlik, ateş, kaslarda ve vücutta ağrılar, huzursuzluk, gribin en yaygın olarak görülen belirtileridir.

Bazı çocuklarda bunun yanı sıra bulantı, kusma, gözlerde yaşarma, yanma, kulakta basınç hissi de görülebilir. En sık görülen komplikasyon ise sinüzit ve kulak iltihabıdır.

Kalabalık ve kapalı ortamlar gribin birinci sebebidir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi mikroplar kapalı ve havasız  ortamlarda hızlıca yayılır. Çocukların mümkün olduğu kadar böyle ortamlardan uzak tutulması gerekir. Gerekli olarak gidilmesi durumunda, mutlaka maske kullanılmalıdır. Hasta kişilerin çocukla temas etmesi, dokunması, aynı ortamı paylaması mümkün olduğu kadar engellenmelidir.

Gribin tedavisinde, hasta olan çocuğun öncelikle bol bol sıvı alması son derece önemlidir. Ayrıca düşen vücut direncini yükseltmek için beslenmede ve dinlenmede önemlidir. Bol sıvı almanın yanında bol sıvı ihtiyacını karşılayacak ve C vitamini açısından zengin olan meyveleri tüketmekte faydalıdır.

Özellikle portakal, mandalina, havuç, elma gibi meyveler çocuklar için kurtarıcı niteliktedir. Uzmanlar meyve suyundan, meyvenin kendisinin yenmesinin daha faydalı olacağı düşüncesindedir. Çocuğun yaşına göre ıhlamur, ada çayı, zencefilli ve tarçınlı çaylar verilebilir. Yine çocuğun seveceği besleyici sebze çorbaları yapılabilir.

Bunlar hem çocuğun vücudunu güçlendirir hem de boğazlarını yumuşatır. Gripli çocuk ,  evde dinlenmeye alınıp , tam  iyileşmeden kalkmasına izin verilmemelidir. Çocuk eğer okula gidiyorsa, rapor alarak evde dinlenmelidir. Böylece hem kendi iyileşme süresi çabuklaşır ,  hem de okuldaki diğer çocuklara mikrop bulaştırmamış olur.

Evde alınan önlemlere rağmen çocuk iyileşmemişse, yükselen ateş de görülüyorsa, sürekli ve çok kıvamlı balgam varsa,  nefes almada zorlanılıyorsa ,  şişmiş büyük lenf bezleri varsa  vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Doktorun vereceği ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.

Daha ağır seyreden durumlarda doktor tavsiyesiyle antibiyotik  kullanılabilir.

Nezle

Nezle de en sık görülen kış hastalıklarındandır. Genelde grip kadar ağır değildir. Hemen hemen  grip ile benzer hastalık belirtileri gösterir. Gripten daha çabuk geçer.

Nezleye sebep olan, viral adı verilen enfeksiyonlardır. Bu sebepten dolayı,  nezlede antibiyotik tedavisi etkisiz ve gereksizdir.

Çocuğun güzelce dinlenmesi, bol bol sıvı almasının sağlanması gibi, evde alınan basit tedbirler ile iyileşmeye yardımcı olunur.

Bronşit

Bronşit, solunum yolu sistemindeki bronşiyol adı verilen küçük hava yollarının iltihaplanması  sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Genellikle, griple birlikte gelen virüsler kalırlar ve bir süre sonra bronşite  dönüşürler. En sık olarak altı ay ile iki yaşındaki çocuklarda görülür.

Bunun sebebi ise, küçük çocukların hava yollarının daha küçük ve dardır.Bunun içinde tıkanması daha kolay ve hızlıdır.Büyük bir çocukta sadece  nezleye ya da gribe yol açan bir virüs,  küçük çocuklarda hızlıca bronşite dönüşebilir. Özellikle kış ve ilkbahar aylarında daha fazla görülür.

Bronşit öncelikle hafif belirtiler gösterir.Az bir öksürük,  hafif burun akıntısı, aksırmalar görülebilir. Çocuklarda öncelikle huzursuzluk ve iştahsızlık başlar. Bazı zaman ateş de başlayabilir.

Bir iki gün içinde öksürük şiddetlenmeye başlar. Nefes alıp verme normal şeklinden değişir. Nefes hızlanmaya ve hırıltılı bir şekilde çıkmaya başlar.

Zaten bu sebepten dolayı, çocukta iştahsızlık başlar.

Bronşit de bulaşıcı bir hastalıktır. Özel bir tedavisi yoktur. En sıkıntı veren yanı,  nefes alma problemi olduğu için,  buruna fizyolojik damlalar uygulanabilir. Çocukların bulunduğu ortam sürekli olarak nemlendirilmelidir.

Çünkü ortamdaki havanın kuru olması da nefes almayı zorlaştırır. Doktorun gerekli gördüğü zamanda ağızdan ve burundan hava verilerek, solunum yolunun açılması sağlanır. Yine bol sıvı almak vücudun direnci açısından önemlidir.

Bunun yanında morarmaya varan solunum sıkıntısı yaşanıyorsa, eğer bebeklerde emmede güçlük yaşanıyorsa  hemen doktora başvurulmalıdır. Hatta bazı zamanda hastaneye yatırılma bile gerekebilir.

Bronşit komplikasyon olarak, zatürreye ya da daha ağır solunum sıkıntılarına yol açabilir. Bu sebeple tedavisinin ihmal edilmemesi gerekir.

Zatürre

Zatürre, akciğer dokusunda görülen tek ya da çift taraflı olan enfeksiyon sonrasında ortaya çıkar. Akciğerlerde ki  hava keseciklerinin iltihaplı bir sıvı ile dolması sonucu oksijen alış verişinin fonksiyonu bozulur. Bu nedenle kandaki oksijen seviyesi azalmaya başlar. Bu duruma  çeşitli bakteriler ve virüsler sebep olabilir.

Hastalık ilk önce basit bir grip ya da üst solunum yolları hastalığı gibi başlar. Sonra ilerlemeye başlar.

Sonraki safhalarında, yüksek ateş, titreme, üşüme, şiddetli öksürük, balgam, göğüs ve sırtta ağrılar,  iştahsızlık, halsizlik, eğer bebeklik döneminde ise emmeyi reddetme, kusma,  soluk alamda hızlanma, göğüs tarafından gelen hırlamalar  ortaya çıkar.

Tedavisi antibiyotiksiz olmaz. Öncelikle mutlaka doktor muayenesinden geçmek gerekir. Sonrada düzenli bir şekilde tedaviye devam edilir. Çünkü zamanında müdahale edilmez ise ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Çocukları zatürreden korumak için, mutlaka çocukluk çağı aşılarına dikkat edilmeli, çocuklar sigara dumanına maruz kalmamalı  , hasta kişilerle temastan korunmak ve çocukları mümkün olduğunca kalabalık ortamlara götürülmemelidir. Çocuklarda el yıkama alışkanlığı kazandırmak, dengeli ve düzenli beslenmek gerekir.

Boğaz Enfeksiyonları

Boğaz enfeksiyonları  da virüs ya da bakterilerin bulaşmasıyla ortaya çıkan hastalık  türdür. En belirgin özellikleri, boğazda yanma, ağrı, yutkunmada hissedilen güçlük ve şişliktir. Antibiyotik tedavisi yapılan laboratuvar incelemesi  sonucunda anlaşılır. Virüs enfeksiyonuyla oluşan bir boğaz ağrısı ise, antibiyotik gerekmez.

Bunun yanında yapılan inceleme sonucunda beta mikrobu tespit edildi ise mutlaka doktor kontrolünde antibiyotik kullanılması gerekir. Doğru bir şekilde tedavi edilmeyen beta enfeksiyonları, sonrasında romatizma ve nefrite neden olabilir. Bunlarda tehli ve kalıcı hastalıklardır.

Bu farkın ortaya konması için mutlaka laboratuvar incelemeleri gerekir.

Sinüzit

Yüz kemiklerimizin içinde içleri hava dolu odalar vardır ve bunlara sinüs adı verilir. Yanak, alın ve burun bölgelerimizi kapsar. Birer tanede gözün ve arkasında beynin altında sinüsler bulunur. Bunların görevini tam yapabilmesi için bu kanallarınsa açık, salgı yapısının normal olması gerekir.

Bunlardan bir kaçının bozulmasıyla sinüzit meydana gelir. Önce soğuk algınlığını takip eden, burun akıntısı başlar, sabah öksürükleri, gittikçe artan baş ağrısı ve öksürmeler hastalığın belirtileridir. Doktorun verdiği sinüsleri rahatlatacak tablet, burun damlası yada antibiyotik kullanılabilir.

Yalancı Kuş Palazı

Diğer bir adı da krup olan yalancı kuş palazı, özellikle  altı ay ile üç yaşındaki çocuklarda kış ya da sonbahar sonunda görülür.Bu da virüslerin sebep olduğu üst solunum yolu hastalığıdır.

Ses  tellerinde ödem olması, mukus birikimi,  solunum güçlüğü, öksürük yalancı kuş palazının belirtileri arasındadır. En etkin tedavisi  nemli hava ve buhar oluşturulmasıdır. Çocuğun olduğu odada buhar makinesi kullanılabilir.

Çocuk dik pozisyonda oturtularak rahat nefes alması sağlanabilir.

Orta Kulak İltihabı

Daha çok bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen  orta kulak iltihabı, östaki borusunun görevini yapamamasıyla ortaya çıkar. Orta kulakta bakteriler çoğalır ve grip, üst solunum yolu hastalıkları ile ortaya çıkar.

İltihaplanma beslenmede ve yutkunmada ağrıya sebep olur. Kulak ağrısı en temel belirtisidir. Ateşlenmede olabilir. Antibiyotikle tedavisi mümkündür.

Eğer doktor gerekli görür ise,  kulak zarının içindeki iltihap boşaltılır ve çocuğun rahatlaması sağlanır.

Kış hastalıklarından korunmak için bazı önlemler alınabilir. El yıkamak bunların en önemlisidir. Kendimizin ve çocuğumuzun el temizliğine son derece dikkat edilmelidir. Mevsimine göre giyinilmelidir.

Çocukların beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmelidir. Odanın ve evin her gün havalandırması yapılmalıdır. Vitamin takviyesi yapılabilir. Çocukların rutin aşılarını yaptırılmalıdır.

Aşırı kalabalık ve havasız yerlere çocukların götürülmemesine dikkat etmeliyiz.

Источник: https://evdesifa.com/cocuklarda-kis-hastaliklari/

Çocuk Kanserleri Kış Hastalıkları İle Karıştırılabiliyor!

Çocuk Kanserleri Kış Hastalıkları İle Karıştırılabiliyor
Prof. Dr. Atila TANYELİ
Pediatrik Hematoloji
Memorial Şişli Hastanesi

Her yıl 100’den fazla çocuk yaşı ne olursa olsun kanser gerçeği ile karşı karşıya kalıyor.

Çocuklar arasında en sık görülen kanser türleri arasında ilk sırayı lösemi alırken; lenfoma, böbrek tümörleri ve yumuşak doku tümörleri ile de karşılaşılabiliyor.

Halsizlik, çabuk yorulma, öksürük, nefes darlığı ve ateş gibi özellikle kış aylarında sık rastlanan ve enfeksiyon hastalıkları ile benzerlik gösteren kanser bulgularından olan yüksek ateş, uzun sürüyor ve antibiyotik tedavisine rağmen geçmiyorsa mutlaka doktora başvurulması gerekiyor.

Memorial Şişli Hastanesi Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Atila Tanyeli, “4 Şubat Dünya Kanser Günü” öncesinde çocuk kanserlerinin belirtileri ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

 Kansere sıklıkla 2-5 yaş arasında rastlanıyor

Bir milyonluk nüfusta her yıl 120-130 çocuk kansere yakalanmaktadır. Çocukluk çağında birçok kanser türü görülmektedir. En sık görüldüğü yaşlar 2-5 yaş arasındadır. Bu erken dönemde görülen kanserlerin bazıları genetik bozukluklar içerir.

Ayrıca D vitamin eksikliğinin ve viral enfeksiyonlar da kanser gelişiminde önemli rol oynar. Çocukluk çağında en sık görülen kanser türü lösemilerdir. Lösemi, çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturur.

Çocuklarda görülen kanser türler şu şekilde sıralanabilir:

  • Akut myeloid lösemi (AML)
  • Akut lenfoblastik lösemi (ALL)
  • Kronik myeloid lösemi (KML),
  • Juvenil miyelomonositik lösemi (JMML)
  • Myelodisplastik sendrom (MDS)
  • Hodgkin lenfoma (HH)
  • Nonhodgkin lenfoma (NHL)
  • Hemofagositik lenfohistiositoz
  • Langerhans hücreli histiositoz
  • Nöroblastoma
  • Böbrek tümörleri, santral sinir sistemi tümörleri, yumuşak doku tümörleri

Dirençli yüksek ateşe dikkat!

Kanserli hastada klinik bulgular çok değişken olabilir. Özellikle lösemi hastalığında kemik iliğinin tutulmasına bağlı olarak anemi, trombositopeni ve nötropeni gelişebilir. Anemi yani kansızlık sonucu çocukta soluk görünüm yanında halsizlik, çabuk yorulma görülebilir. Aneminin artması ile çarpını ve kalp yetmezliği gelişir.

Vücudun enfeksiyonlara karşı koruma gücünde görev alan nötrofillerin azalması, enfeksiyonların gelişmesine neden olur.  Buna bağlı olarak ateş ortaya çıkar. Ateş sadece enfeksiyon gelişmesinden dolayı değil, aynı zamanda kanserin kendisi ile de ilgili olabilir.

Ancak kansere bağlı ateş uzun sürmekte ve antibiyotik tedavisine cevap vermemektedir.

Diş eti kanaması ve vücuttaki morlukları önemseyin

Kanamalar sadece trombositopeniye bağlı değildir. Maliyn hücrelerin, başta karaciğer olmak üzere birçok organ ve dokuyu etkilemiş olmalarından dolayı koagülasyon sisteminde de bozulmalar ortaya çıkar. Hastalarda burun kanması, diş eti kanaması, vücutta morluklar, kanlı kusma ve gaita görülebilir. Bazen nadir de olsa hastaneye beyin kanaması ile gelen çocuk hastalar olmaktadır.

Belirtiler kanserin geliştiği bölgeye göre değişiyor

Lenfoma ve solid tümörlerde, klinik bulgular daha farklıdır. Kanser nerde gelişir ise o sisteme ait bulgular görülür. Beyin tümörlerinde; sabah kusmaları, baş ağrısı ve felçler, göğüs kafesindeki kanserlerde; öksürük, nefes darlığı ve dudaklarda morarma görülebilir.

Karın içindeki kanserlerde ise; karın ağrısı, kabızlık veya ishal, kanlı gaita ve karında kitle ele gelmesi en sık karşılaşılan bulgulardır.

Kanser hücrelerinin infiltrasyonuna bağlı karaciğer ve dalak büyüklüğü, lenfadenopati ve organ infiltrasyonlarına bağlı olarak klinik bulgular ortaya çıkabilir.

Tekrarlayan kansere kök hücre nakli

Tanı, hemogram, periferik yayma, kemik iliği incelenmesi, radyolojik tetkikler (USG, PET, CT ve MR) ve biyokimyasal testler ile konulur. Şüphe edilen hastalığın türüne göre kemik iliği incelemesi yapılır. Çocukluk çağındaki kanserlerin tedavisi kemoterapi, radyoterapi ve kök hücre naklidir.

Kemoterapi hastalığın cinsine göre değişmektedir. Maliyn hastalıkların türüne göre, başta Amerika ve Avrupa’da oluşturulmuş çalışma gruplarının standart tedavileri vardır. Lösemilerde Avrupa’da en sık kullanılan kemoterapi protokolleridir. Sonuçları da oldukça başarılıdır. Ülkemizde her iki grubun tedavileri de kullanılmaktadır.

  Radyoterapi bu grupların önerilerine göre lokal ve sistemik olarak kullanılmaktadır. Ancak günümüzde hala en önemli problem tekrarlayan hastalıklarda ne tür tedavinin kullanılacağıdır.  Tekrarlayan lösemilerde, klasik kemoterapi protokolleri kullanılabilmektedir.

Ancak kök hücre nakli ile daha iyi sonuçlar alındığı için, tekrarlayan hastalıklarda ilk seçenek kök hücre tedavisi olmaktadır.

Riski en az donör kaynağı “kardeş”

Kök hücre, sınırsız bölünme ve kendini yenileme özelliğine sahip hücrelerdir. Vücudun ihtiyacına göre farklılaşarak değişik tip doku hücrelerine dönüşürler. Kök hücre kaynakları;  kemik iliği, kordon kanı ve periferik kandır.

Her üç kök hücre kaynağı birbiriyle karşılaştırıldığında farklı hastalıklarda değişiklikler göstermekle birlikte her birinin diğerine göre avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Normal çocuğun kemik iliğindeki kök hücre oranı yüzde 0.5-2 arasındadır. Kök hücre kaynağı dışında, kök hücre naklinin kullanılan tipleri mevcuttur.

Bunlar; otolog yani kemik iliği kaynağı hastanın kendisi ve allojenik yani kemik iliği kaynağı bir başkası olan kök hücre nakilleridir.  Allojenik transplantasyonda en tercih edilen donör; riski en az olduğu için ‘doku tipi (HLA) tam uygun kardeştir.

Alternatif donörler yani doku tipi kısmi uygun aile bireyleri veya aile dışı donörler kullanılarak yapılan transplantasyonlar daha riskli olmakla birlikte günümüzde başarıyla pek çok merkezde uygulanmaktadır. Ancak yine de en büyük sorun donör bulma zorluğudur.

  Bu nedenle son yıllarda HLA uygun kardeşi olmayan, akraba içinde uygun donörü bulunmayan veya akraba dışı taramalarda donör bulunamayan hastalara aile ve akraba içinde tam uygun olmayan donörlerden de nakil yapılabilmektedir. Buna haploidentikal kök hücre nakli denmektedir. Başta gelişmiş ülkelerde olmak üzere tecrübeli kök hücre nakli merkezlerinde başarı ile uygulanmaktadır.

Güncellenme Tarihi: 29 Ocak 2018Yayınlanma Tarihi: 29 Ocak 2018

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/cocuk-kanserleri-kis-hastaliklari-ile-karistirilabiliyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть