Çocuklarda İşitme Kaybı

içerik

Life is ON

Çocuklarda İşitme Kaybı

İşitme kaybı, 1000 doğumda 1-4 bebeği etkilemektedir.1 Bu sayı, değişken işitme kaybı (kulak enfeksiyonlarından kaynaklanan) ve unilateral (tek taraflı) işitme kaybı olan çocuklar dahil edildiğinde daha yükselmektedir.

İşitme kaybını daha iyi anlamak için çocuğun işitmeyi ve dinlemeyi nasıl öğrendiğini ve kendi yaşına ait iletişim kilometre taşlarını anlamak önemlidir.

Doğumdan sonra bir yenidoğan bebeğin işitmesi bir yetişkininkine benzerdir ancak bebeklerin işitmelerini iletişimin temellerini oluşturmak için kullanmayı öğrenmeleri gerekir.

Kendi dillerinin seslerini tekrar tekrar duymaları gerekir bu şekilde seslerle kelimeleri ilişkilendirebilirler.

Banyo zamanı akan suyun sesi ya da uyku zamanı geldiğinde yatıştırıcı bir ninni olsun, seslerle nesneleri

ilişkilendirerek dinlemeyi öğrenirler ve dünya ile ilgili deneyim kazanırlar.

Bebeğinizde gözlemlediğiniz en erken ve en kolay işitsel becerilerden biri lokalizasyon, yani bir sesin kaynağını saptama becerisidir. İki kulağımızla (binoral olarak) duyduğumuz için sesleri son derece doğru bir şekilde saptayabiliriz.

Çocuğunuzun lokalizasyon becerisini gözlemlemeGenelde yenidoğanlar yüksek bir ses duyduklarında hareket edecek veya gözlerini açacaktır. Bu, “şaşırma refleksi” olarak bilinir ve birçok yüksek sesin bu tepkiye neden olması gerekir.

Çocuğunuz beş veya altı aylık olduğunda tam karşısına bakarken arkasında veya yanında yumuşak bir ses yaparak gerçek bir lokalizasyon yanıtını daha iyi gözlemeyebilirsiniz. Yumuşak bir mırıldanma veya bir fısıltının, bebeğinizin başını sesin geldiği yöne çevirmesine neden olması gerekir.

Bebeğinizin yumuşak seslere (“s” konuşma sesi gibi) ne kadar iyi yanıt verdiğini görmek için bu son derece önemlidir.

  • 9 ay – “Anne”, “baba”, “hayır”, “bay bay” gibi basit sözcüklerin kavranmasında gelişim görülür.
  • 10 ay – Bebekçe sesler, tek tek hecelerin bir araya geldiği (“da-da-dada”) “konuşma benzeri” seslere dönüşür. İlk tanımlanabilen sözcükler bu zamanlarda ortaya çıkar.
  • 1 yıl – Bir veya birkaç sözcük söyler.
  • 18 ay – Basit sözcük öbeklerini anlar, komutla (jest olmadan) tanıdık nesneleri alır ve vücudun çeşitli kısımlarını gösterir. 20 ila 50 sözcüklük konuşulan kelime hazinesine sahip olur ve kısa sözcük öbeklerini (“daha fazla yok”, “dışarı çık”, “anne kalk”) kullanır.
  • 24 ay – 150 sözcüklük konuşulan kelime hazinesine sahip olur ve buna basit iki sözcüklük cümleler eşlik eder. Konuştuklarının çoğu, her gün çocukla birlikte olmayan yetişkinler tarafından anlaşılır.
  • 3 ila 5 yıl – İstekleri ifade edecek, duyguları yansıtacak, bilgi verecek ve sorular soracak şekilde konuşulan dili sürekli kullanır. Okul öncesi yaştaki bir çocuk söylenenlerin neredeyse tümünü anlamalıdır. Konuşulan sözcük hazinesi 1000 ila 2000 sözcüğe ulaşır ve karmaşık ve anlamlı cümleler şeklinde bağlanır. Bu gelişimsel evrenin sonunda tüm konuşma sesleri net ve anlaşılabilir olmalıdır.

Çocuğunuzun bu kilometre taşlarından herhangi birine ulaşmada yaklaşık üç ay geciktiğini fark ederseniz çocuğunuzu bir işitme uzmanına test ettirmenizi tavsiye ederiz.

Çocuğunuzun seslere uygun şekilde yanıt vermediği durumlara her zaman dikkat edin çünkü bunlar işitme kaybı belirtisi olabilir. Bazen, yalnızca tek kulaktaki işitme kaybı dahil olmak üzere, işitme kaybının hafif formlarını saptamak zor olur. Hafif işitme kayıplarının dahi çocuğun işitme yoluyla öğrenme kabiliyetini olumsuz etkileyebileceğini unutmamak önemlidir.

Olası işitme kaybının en önemli belirtisi konuşma ve dil gelişiminde gecikmedir. Aşağıdakiler, bir çocuğun normal işitmiyor olabileceğine ilişkin diğer belirtilerdir:

  • Özellikle birkaç bozucu etken varsa, görüş alanı dışında konuşan kişileri fark etmeme
  • Gürültü seviyesinden bağımsız olarak adının söylendiğini fark ettiğinde korkmuş veya şaşırmış bakış
  • Ses düzeyi ailenin diğer üyelerinin duyabileceği yükseklikteyken televizyona yakın oturma
  • Televizyon veya müzik setinin sesini makul olmayan yüksek düzeylere çıkarma
  • Telefondaki konuşmalara yanıt vermeme ve/veya sürekli kulak değiştirme
  • Yoğun, yüksek seslere tepki vermeme.

Çocuğunuz okul çağındaysa, hafif derecede işitme kaybı varsa dahi sınıfta dikkatle ilgili, davranışsal veya sosyal sorunlar sergileyebilir.

İşitme kaybı konjenital (doğumda var olan) veya edinilmiş (doğumdan sonra meydana gelen) olabilir. Tüm konjenital işitme kaybı vakalarının yaklaşık %50'si genetik faktörlerden kaynaklanır.

1 Kalıtsal yapıda olmayan nedenler, hastalıkları, prenatal enfeksiyonları ve doğum anında ortaya çıkan koşulları içerir. Ayrıca işitme kaybı, hastalık, belirli koşullar veya yaralanma gibi muhtemel nedenlerden dolayı doğumdan sonra da ortaya çıkabilir.

Çocuğunuzun işitme kaybının nedenini merak ediyorsanız çocuğunuzun doktoruna danışmanız en iyi çözümdür.

Dış veya orta kulak sorunundan kaynaklanan işitme kaybı iletim tipi işitme kaybı olarak adlandırılır.

İletim tipi işitme kaybında iç kulak normal şekilde çalışır ancak sesin iç kulağa ulaşmasını engelleyecek şekilde dış veya orta kulağı etkileyen bir hasar veya engel vardır.

İletim tipi işitme kaybı genellikle geçicidir ve çocuklarda tedavi edilebilir. Dışarıdan gelen sesler daha yumuşaktır ve kişinin kendi sesi normalden daha yüksek çıkar.

İletim tipi işitme kaybının yaygın nedenleri

  • Kulak enfeksiyonları (otitis media)– Orta kulak enfeksiyonları, çocuklarda iletim tipi işitme kaybının en yaygın nedenleridir. Çoğu insan çocukluk döneminde en az bir kulak enfeksiyonu geçirir.
  • Kulak kiri (serumen)– Kulak kanalındaki kir bir kulak tıkacına dönüşerek ses dalgalarının kulak zarına ulaşmasını engeller. Aşırı düzeydeki kir, kir yumuşatma damlalarıyla yumuşatılıp bir doktor veya eğitimli uzman tarafından yıkanabilir veya çıkartılabilir. Gömülü haldeki kiri çıkartmak için kesinlikle pamuk çubuk kullanılmamalıdır çünkü bunlar kiri kanalda daha derine itebilir ve çok sokulması durumunda kulak zarını delebilir.
  • Dış kulak iltihabı (otitis eksterna) – Dış kulak kanalını etkileyen bir diğer yaygın durum dış kulak iltihabıdır. Bu ağrılı bakteriyel enfeksiyon, kulak kanalı banyo yaptıktan veya yüzdükten sonra ıslak kaldığında meydana gelir. Kulak kanalının şişip kapanmasına neden olarak geçici işitme kaybına yol açar.

Sensörinöral işitme kaybı

İç kulaktaki hasara sensörinöral işitme kaybı adı verilir. Koklea (sensöri) veya beyne giden işitme yollarının çalışmamasından kaynaklanır ve genellikle doğumdan itibaren mevcut olur.

Yüksek müzik veya gürültüye sürekli maruz kalma ya da işitmeye zarar verebilen ilaç kullanmanın bir sonucu olarak da gelişebilir. Sensörinöral işitme kaybı kalıcıdır ve ilaç veya cerrahi işlemle tedavi edilemez.

Çoğu durumda işitme cihazları veya koklear implantlar yardımcı olabilir.

Gürültüye bağlı işitme kaybı (NIHL)tamamen engellenemez olan tek işitme kaybı tipidir. Sesler, kısa süreyle dahi aşırı yüksek olduğunda veya yüksek ve uzun süreli olduğunda zarar verebilir. Gürültüyü azaltarak, koruyucu cihazlar kullanarak veya çocuğunuzu uzak tutarak çocuğunuzun zararlı gürültülere maruz kalmamasını sağlamak önemlidir.

Karışık tip işitme kaybı

Bazen hem dış veya orta kulağı hem de iç kulağı (koklea) etkileyen faktörlerin bir kombinasyonu ortaya çıkar ve karışık tip işitme kaybı yaşanır.

Источник: //www.phonak.com/tr/tr/isitme-kaybi/hearing-loss-in-children/%C3%A7ocuklarda-belirtiler-ve-nedenler.html

Çocuklar işitme kayıpları ve sebepleri

Çocuklarda İşitme Kaybı

Küçük çocuklarda işitme kaybının en sık nedeni kulak iltihapları olup, işitme kayıplarıyla seyredebilir.

Otitis media (kulak iltihabı) genellikle kulak zarı arkasında, orta kulak denilen bölgede sıvı birikmesi ile karakterize bir iltihaptır. Bulgular, durumunun ciddiyeti, sıklık ve hastalığın süresi değişkendir.

Ağrı ya da ateş olup veya olmadan , sadece işitme de hafif bir azalma söz konusuyken, kulakta biriken sıvı akışkan özellik de iken, iltihap sık tekrarlar hale gelirse sıvı karakteri kalın zamk kıvamına benzer hal alır ve işitme ile ilgili sıkıntıları beraberinde getirir. Buda kalıcı işitme kayıplarına zemin hazırlayabilir.

Orta kulak iltihaplarının (otitis media’nın) çocuklarda sık görülmesi sebebi nedir ?

Otitis media bebeklerde ve küçük çocuklarda en sık görülen hastalıktır. Çocuklar ın yüzde yetmiş beşi üç yaşına kadar en az bir kez orta kulak iltihabı geçirmektedir. Östaki borusu, orta kulak ve burun arkasında bir kanal olarak kulağa hava geçişini sağlayan bir kanaldır.

Çocuklarda anatomik olarak şekillenmediği için mikropların orta kulağa bu yolla kolayca erişmesi anlamına gelir. İlerleyen yaşlarda kulağa mikropların geçişini engelleyecek anatomik şekillenmesini yapar ve doğal bariyer oluşturur. Çocuklardaki bu yapı nedeniyle daha kolay orta kulakta enfeksiyonları oluşur.

Beraberinde geniz eti varsa kanal fonksiyon yapamaz hale gelir. Bloke olur.

Orta kulak iltihapları (otitis media), nasıl işitme kaybına neden olabilir?

Orta kulakta üç küçük kemik zarı gelen sesi iç kulağa titreşimlerle taşır. Sıvı orta kulağı doldurmuşsa titreşim yeterince olamayacak sesin yeterli iletimi sağlanamayacaktır. Bu durumda konuşma sesleri boğuk duyulur veya yeterince duyulmaz. Sonuçta hafif, hatta orta işitme kaybı olabilmektedir.

Genellikle, buna bağlı işitme kaybı geçicidir. Ancak kulak ta otitis media tekrar tekrar oluştuğunda, kulakta hasara, hatta işitme sinirinde ve kemiklerde problemler yaratarak kalıcı işitme kaybına neden olabilir.

Kulak iltihabından başka nedenler , işitme kayıplarına bağlı Konuşma ve dil sorunları oluşturabilir mi ?

Çocuklar çevrelerindeki konuşmaları dinleyerek dil gelişimini sağlamakta ve konuşmayı öğrenmektedirler. Yaşamın ilk birkaç yılı bu gelişme için özellikle önemlidir. İşitme kaybı varsa, çocuğun dil gelişimi yeterice sağlanamaz.

Kulakta iltihap olmaksızın toplanan sıvı genellikle ağrı ve ateş gibi belirtiler vermez, Kulakta iltihap olmadan gelişen bu durum özel bir sorun oluşturur. Bu nedenle, haftalar ve hatta aylar süren Bu süre boyunca, çocuğun konuşma ve dil gelişimi etkilenebilir.

Çocuğumun otitis media olup olmadığını nasıl anlayabilirim?

Anne ve babalar çocukta hiçbir ağrı yada ateş olmasa bile kulakta kronik veya tekrarlayan sıvı belirtileri arayabilir

Bu durumu belirten bazı işaretler vardır:

  • Dikkatsizlik
  • Televizyon veya radyoyu Normalden daha yüksek sesle dinlerler.
  • Sesleri Yanlış anlama
  • İlgisizlik veya duymamazlık
  • Açıklanamayan sinirlilik vardır
  • Kulaklarını Çekme veya kulak cildinde tırnak yaralanmaları

Bu özel belirtilerden biri veya birkaçı varsa anne –baba bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalıdır.

Konjenital (doğuştan) nedenler

Konjenital terimi doğuştan işitme kaybı yani doğumda mevcut olduğunu anlamındadır. Bu kalıtsal işitme kaybı , diğer faktörler nedeniyle ya rahimde (prenatal) veya doğum sırasında ortaya çıkar.

Genetik olarak Anne veya babada işitme kaybı varsa ve dedelerden birinde de bu durum söz konusuysa ,Çocuğa genetik işitme kaybı olma olasılığı en az % 50 den fazladır. (otozomal dominant işitme kaybı )

Aile normal işitmeye sahip fakat geni taşıyorsa işitme kaybı olma olasılığı çocukta %25 dir (otozomal resesif işitme kaybı)

Her iki ebeveynde normal işittiğ halde biri çekinik gen taşıyorsa . Bu durumda çocuklarında işitme kaybı görülme olasılığı% 25'tir.

X kromozonuna bağlı işitme kaybında, anne taşıyıcı gene sahiptir ve bu erkek çocuklarda görülür.

Bazı genetik hastalıklarda vardır, hangi, işitme kaybı bilinen özelliklerinden biridir. (Usher sendromu (otozomal resesif), Treacher Collins sendromu (otozomal dominant), Crouzon sendromu (otozomal dominant) ve Alport sendromu (X'e bağlı) , Down senromu.)

Konjenital işitme kaybının diğer nedenleri kalıtsal değildir. Doğum öncesi geçirilen enfeksiyonlar, hastalıklar, hamilelik veya doğum sırasında anne tarafından tüketilen toksik maddeler ce meydana gelir. Bu koşullar genellikle hafif dereceden derine değişen işitme kaybına neden olabilir.Beli başlı sebepler şunlardır;

  • Kızamıkçık
  • virüs enfeksiyonları (sitomegalovirüs ve herpes simpleks virüsü )

Kan uyuşmazlığı (kandaki rh faktörü ile ilişkili komplikasyonlar)

  • Erken doğum
  • Maternal diabet
  • Gebelik zehirlenmesi ( toksemisi )
  • Oksijen yetersizliği (anoksi)

Sonradan oluşan nedenler

Doğumdan sonra görünen Kulak enfeksiyonlarına bağlı (otitis media) işitme kayıpları.

Ototoksik (işitsel sisteme zararlı) ilaçlar

Menenjit, Kızamık, Ansefalit, Suçiçeği, Grip, Kabakulak, gibi hastalıklar, Kafa travması, Gürültü maruziyeti

Otitis media komplikasyonları

Otitis media tedavi edilmezse, süreklilik arz ederse kalıcı işitme kaybı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Enfeksiyon tedavi edilmezse, bu orta kulak iltihabı , beyin dahil kafanın diğer bölümlerine yayılabilir. Beyin iltihabına (Menenjit ) neden olabilir.Sürekli orta kulakta sıvı birikmesi sonucu işitme azaltılabilir, işitme kayıpları kalıcı olabilir.

Sık olan kulak enfeksiyonlarının neden olduğu işitme kayıpları konuşma gecikmesi ve güçlüğü oluşması riskini artırarak, çocuğun dil ve konuşma gelişimi kötü etkileyebilir.

Tekrarlayan kulak iltihapr (rekküren otitis media)

Eğer orta kulakta iltihap altı aylık dönemde üç veya daha fazla ya da bir yıl içinde dört veya daha fazla, tekrarlayan kulak iltihabı olursa Rekürren otit adını alır . Otitis media tekrar tekrar oluştuğunda, kulakta hasara, hatta işitme sinirinde ve kemiklerde problemler yaratarak kalıcı işitme kaybına neden olabilir.

Ne gibi durumlar tekrarlayan kulak iltihabına zemin oluşturur,

  • Özellikle altı aylıktan önce kulak iltihabı olması ( ilk atağın erken yaşta olması)
  • Emzik kullanımı
  • Yuvaya gitme
  • Pasif sigara içiciliği (ailelerin çocuk yanında sigara içmeleri)
  • 10 günden fazla süren kulak iltihabı atağı
  • Erkek olmak
  • Baş ve yüz anomalileri
  • Yüz yukarı yatar pozisyonda besleme
  • Üç ay dan az anne sütü almak

Müzmin akıntılı orta kulak iltihabı ( kronik süpüratif otitis media = ksom)

KSOM ,İlk geçirilen kulak iltihabına bağlı orta kulak ta kalıcı bir akıntı olur. Kulağından akıntı iki hafta veya daha uzun süre devam ederse KSOM tanısı konabilir.

Bu durumda kulak zarı delinmesi kalıcı hale gelirse , kalıcı işitme kaybı ve çocuklarda dil gelişimi ile ilgili sorunlara yol açabilir.

KSOM tedavi edilmezse, enfeksiyon kafanın diğer kısımlarına yayılabilir:Kulak ilihapları ve bu sebepten dolayı gelişen işitme kayıpları mutlaka bır Kulak burun boğaz uzmanı tarafından takip edilmelmesi gerekir. İleride doğabilecek ciddi sonuçları ve komplikasyonları anca bu şekilde önlenebilir.

Not:  Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. 

Aşağıdaki resimleri yıklayarak videoları izleyebilirsiniz

Источник: //www.ahmetsirin.com/tr/icerik/87/cocuklar-isitme-kayiplari-ve-sebepleri

Çocuklarda işitme kaybı başarıyı etkiliyor | NPİSTANBUL Beyin Hastanesi

Çocuklarda İşitme Kaybı

İşitme kayıplarının okul başarısını olumsuz etkilediğini belirten uzmanlar, yeni ders yılı başlamadan genel bir sağlık kontrolü yapılmasını öneriyor.

Uzmanlar, sessiz seyreden kulak nezlesinin işitme kaybına yol açabileceğine dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr.

Murat Topak, okulların açılmasına kısa bir süre kala kulak sağlığının önemine dikkat çekti.

Kulak nezlesine dikkat

İşitme kaybının okul başarısını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Topak, alınacak bazı önlemlerle işitme kaybına neden olabilecek hastalıkların tespit edilebileceğini ifade etti.

Çocuklarda orta kulak iltihaplarının yanı sıra en sık görülen rahatsızlıklardan birinin de sessiz seyreden kulak nezlesi olduğunu ifade eden Prof. Dr.

Murat Topak, kulak nezlesinin işitme kaybına yol açtığını belirtti.

Geniz eti, sebep olabilir

“Kulak nezlesi” olarak tanımlanan Efüzyonlu Otitis Media’nın (EOM)  aktif enfeksiyon bulgularının eşlik etmediği, orta kulakta  enflamatuar karakterde bir sıvı birikimi tablosu olduğunu ifade eden Prof. Dr.

Murat Topak, “Hastalığın gelişiminde etkili olan en sık rastlanan  faktörler arasında östaki tüpünün fonksiyon bozukluğu, adenoid dokusu (geniz eti), üst solunum yolları enfeksiyonları, alerjik rinit sayılabilir.

Hastalarda  işitmede azalma, kulakta dolgunluk hissi ve nadiren de basınç değişikliklerine bağlı hafif ağrı olabilir” uyarısında bulundu.

İşitme kaybı, öğrenme güçlüğüne yol açıyor

İşitme kaybının çocuklarda birçok olumsuzluğa yol açabileceğini ifade eden Prof. Dr.

Topak, bu sorunları da şöyle sıraladı: “Dil gelişiminde sorunlar: Dil ve konuşmanın gelişmesinde sorunlar ve artikülasyon kusurları, Öğrenme güçlüğü: Kavram geliştirmede zorluk, okul başarısı sorunları, müzik ve ritm algılarında bozukluk Davranış sorunları: Sosyal uyum zorluğu, içe kapanıklık sayılabilir.

Kulak nezlesinin genellikle çocukluk çağında ve daha çok kış aylarında görülen bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Murat Topak, “Çocukların 10 yaşına kadar % 90’ının en az bir kez EOM yaşayacağı belirtilmektedir. Ancak çoğu defa sessiz seyrettiği için birçoğu gizli kalmakta birçoğunun da başlangıç ve bitişi kesin olarak bilinememektedir” dedi.

Bu önerilere kulak verin!

Kulak nezlesine neden olan faktörlerin ve risk faktörlerinin göz önünde bulundurulması ve erken tanı için dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Murat Topak, “Örneğin bir üst solunum yolu enfeksiyonundan sonra işitme ile ilgili bir sorun olup olmadığı konusunda şüphe durumunda bir sağlık merkezine başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.

Biberonla beslerken bebeği yatırmayın

Prof. Dr. Murat Topak, diğer önerilerini şöyle sıraladı: “Yapılan araştırmalarda sık ve kuralsız antibiyotik kullanımının, prematüre doğumun, anne sütü ile beslenmenin erken bırakılmasının, biberonla beslenmenin, yarık damak ve dudak anomalilerinin EOM gelişiminde risk faktörleri olduğu tespit edilmiştir.

Beslenme pozisyonu önemlidir, anne sütü ile veya biberonla besleme sırasında çocuğun yatar durumda olmaması gerekir.  Ayrıca çocuklarda sık rastlanan adenoid vegetasyon (geniz eti)  ve neden olabildiği sinüs enfeksiyonları tedavi edilmelidir.

 Olumsuzluğa yol açan çevresel faktörlere de dikkat edilmelidir örneğin kalabalık aile ortamı, kötü hijyen koşulları, evde sigara içilmesi, kalabalık kreş ortamı, hava kirliliği bunlar arasındadır.”

3 ayda iyileşmezse cerrahi tedavi uygulanıyor

Kulak nezlesinde öncelikle medikal tedavi uygulandığını, daha sonra cerrahi tedavinin gündeme geldiğini ifade eden Prof. Dr. Murat Topak , “Medikal tedavide ilk adım antibiyotik tedavisidir. Hasta daha sonra takip edilir.

Hastalık 3 ay içinde düzelmezse cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavide en sık uygulana yöntem ventilasyon tüpü takılmasıdır. Bu ameliyatta  varsa adenoidektomi  ( geniz eti temizlenmesi) de yapılır.

Cerrahi  girişimden sonra da hasta takip edilir” diye konuştu.

İşitme kaybından şüpheleniyorsanız uzmana danışın

Okulların açılmasına az bir zaman kaldığını belirten Prof. Dr.

Murat Topak, ailelerin çocuklarında işitme kaybı olduğundan şüpheleri varsa mutlaka bir uzmana danışmaları gerektiğini belirterek “Okullar yakında açılacak.

Anne-babaların çocuklarında işitme kaybı olduğundan şüpheleri varsa mutlaka muayene ettirmeleri gerekir. İşitme kayıpları çocuklarda okul başarısını olumsuz yönde etkileyen bir faktördür” uyarısında bulundu.

Orta kulak iltihapları sık görülüyor

Prof. Dr. Murat Topak, çocuklarda kış aylarında en çok orta kulak iltihapları, akut orta kulak iltihabı ve kulak nezleleri, üst solunum yolları enfeksiyonlarının görüldüğünü belirterek  ilkbahar, yaz ve sonbaharda alerjik nezleler, yaz aylarında ise suyla sık karşılaşma sonucu dış kulak yolu enfeksiyonlarının ve viral üst solunum yolları enfeksiyonlarının sık görüldüğüne dikkat çekti.

Kategori : Kulak Burun Boğaz 07 Eylül 2018, 11:28

Источник: //npistanbul.com/cocuklarda-isitme-kaybi-basariyi-etkiliyor

Duymer İşitme Cihazları Merkezi

Çocuklarda İşitme Kaybı

İşitme yeteneği, çocukların büyüdükçe konuşma ve dil becerilerini geliştirmeleri için önemlidir. İşitme ile çocuk sesleri tanımayı, taklit etmeyi öğrenir ve böylece dil gelişimini tamamlar.

 İşitme kaybı olan çocuğun teh uyarılarını alabilmesi, sosyal gelişimi, akademik başarısı ve psikolojik durumu etkilenir.

İşitme kaybının erken tanı ve tedavisi bu hususta büyük önem taşır.

Çocuklarda işitme kaybı genellikle iki yaşına gelene kadar, henüz konuşamadıkları için fark edilmemektedir. Araştırmalar, altı aylıktan önce işitme kaybına yönelik tespit ve müdahalelerin, altı aylıktan sonra yapılan müdahalelerden önemli ölçüde daha iyi sonuçlara yol açtığını göstermiştir.

Çocuklarda işitme kaybı belirtileri;

  • Sık geçirilen orta kulak enfeksiyonları,
  • Belli sesleri duymada ve sesin yönünü tayin etmede güçlük,
  • Gürültülü ortamlarda işitmede güçlük çekme,
  • Yüksek şiddetteki seslere daha iyi yanıt verme,
  • Televizyon, radyo ve bilgisayarın normalden yüksek sesle veya yakından dinlenmesi,
  • Dil ve konuşma becerilerinde gerilik,
  • Konuşmanın yüksek şiddetli veya çok kısık olması,
  • Konuşmada ritm, ton ve vurgu bozuklukları,
  • Grup içinde çekingen davranma, kendini dışlanmış hissetme,
  • Okuma ve okul başarısında sorunların görülmesidir.

İşitme Kaybı Ne Kadar Yaygın?

Günümüzde dünyadaki 32 milyon çocuk işitme kaybından etkilenmekte ve doğan her 1000 çocuktan yaklaşık 1.4 ila 5’i işitme kaybıyla dünyaya gelmektedir.
Çocukluk işitme kaybı genellikle doğumdan 24-48 saat sonra yapılan yenidoğan işitme taramaları sırasında belirlenir.

Bununla birlikte bu taramalardan geçen bazı çocuklar büyüdükçe de işitme kaybı belirtileri gösterebilirler. Ne yazık ki işitme kaybı, çevremizdeki gürültüler nedeniyle gençlerde daha yaygın hale geliyor.

Altı ila 19 yaş arasındaki çocukların ve ergenlerin en az yüzde 12,5’inin aşırı gürültüye maruz kalması nedeniyle işitmelerinde kalıcı hasar gördükleri gözlemlenmiştir.

Çocuklarda İşitme Kaybının Türleri

işitme kaybının iki ana kategorisi vardır, doğumsal (doğumda mevcut) ve kazanılmış (doğumdan sonra). Bu işitme kayıpları sensorinöral, iletken veya karışık olabilir.

Çocuklarda işitme kaybının muhtemel sebepleri:

Hamilelik sırasında meydana gelen enfeksiyonlar Hamilelik sırasında kullanılan bazı ilaçlar (Belirli ağrı kesiciler,ateş düşürücüler) Doğum komplikasyonları, doğum sırasında oluşanciddi enfeksiyonlar Beyin veya sinir sistemi bozukluğu Genetik sendromlar

Ailenin işitme kaybı öyküsü

Çocuklarda işitme kaybının sonradan kazanılmış muhtemel sebepleri: Tedavi edilmemiş orta kulak enfeksiyonları Menenjit, kabakulak, kızamık veya boğmaca gibi diğer enfeksiyonlar Kulak zarının delinmesi Aşırı gürültü (yüksek sesli müzik gibi) Otoskleroz veya Ménière hastalığı gibi hastalıklar Beyinde meydana gelen ciddi yaralanmalar Ototoksik (kulak için zehirli olan) ilaç Genellikle, küçük çocuklarda işitme kaybı geçicidir ve kulak kiri veya orta kulak iltihabından kaynaklanır. Geçici işitme kaybı olan pek çok çocuğun işitme sorunu tedavi edilebilir.

Bazı çocuklar, kalıcı olan sensorinöral işitme kaybına (sinirsel işitme kaybı) sahiptir. Bu çocuklar işitme cihazı kullama durumundadırlar. Üç aylık bebeklere de işitme cihazları takılabilir.

Çocuğumda İşitme Kaybı Olabilir mi?

Çocuğunuzda işitme kaybına ilişkin şüpheniz varsa derhal bir KBB hekimine ve odyoloji uzmanına başvurmanız önerilir.

İşitme kaybı orta kulak sorunlarından kaynaklı geçici nitelikte olabileceği gibi iç kalıcı da olabilir.

Kulak burun boğaz muayenesi ve çeşitli işitme testleri sonucunda çocuğunuza kalıcı türde bir işitme kaybı tanısı konulduysa muhtemelen çocuğunuzun işitme cihazı kullanması önerilecektir.

İşitme Kaybı Çocuğumu Olumsuz Etkiler mi?

Araştırmalar işitmenin konuşma ve dil gelişimi, iletişim ve öğrenme becerileri açısından çok önemli olduğunu desteklemektedir.

 İşitme kaybına uğramış çocuklar, alıcı ve ifade edici iletişim becerileri alanlarında gelişimsel olarak gecikme riski altındadırlar.

Genellikle öğrenme güçlükleri, akademik başarı oranlarının düşmesi, aileleriyle akranlarıyla iletişim kurmada ve sosyalleşmede zorluklar yaşama gibi sorunlarla karşılaşabilmektedirler.

Neden Benim Çocuğumda İşitme Kaybı Var?

İşitme kaybının nedenleri çok çeşitlidir ve çoğu zaman nedenini belirlemek mümkün olmayabilir.

Çocuğunuzda kalıcı tipte işitme kaybı belirlenmiş ve işitme cihazı kullanması önerilmişse vakit kaybetmeden gerekli müdahaleye izin vermek çocuğunuzun hayatı açısından çok önemli bir adım olacaktır.

Öncelikle bu durumu anne baba olarak sizlerin kabullenmesi çocuğunuzun işitme cihazına uyum sağlaması açısından büyük rol oynayacaktır.

Çocukların gelişimleri çok hızlı olduğundan onun zamanını almamak ve yolundaki engelleri bir an önce kaldırmak için olabildiğince hızlı yol almak elzem olacaktır. Unutmayınız ki gerekli müdahaleler zamanında yapıldığında işitme kaybı engel olmaktan çıkacaktır ve bu konuda siz anne babaların üzerine düşen pay çok büyük ve önemlidir. Bu uzun ve zorlu yolda gerekirse bir psikologdan yardım almaktan çekinmeyiniz.

çocuklarda işitmeçocuklarda işitme kaybıçocuk işitme cihazıçocuk işitmesiçocuklarda işitme kaybı belirtileriçocuklarda işitme testiçocuk işitmesiçocuk işitme cihazıpediatrik işitme cihazı

Источник: //www.duymer.com.tr/cocuklarda-isitme-kaybi

Çocuklarda İşitme Kaybı Belirtisi-Tedavisi

Çocuklarda İşitme Kaybı

İşitme kaybı, her ne kadar her yaşta görülebilirse de doğuştan gelen, be­beklikte ya da 1-2 yaşlarında yaşanan işitme güçlüğü ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bunun nedeni normal bir işitmenin; ilk önce konuşulan dili anla­mak, sonradan da anlaşılır kelimeler üretebilmek için gerekli olmasıdır. Sonuç olarak, eğer çocuğunuz bebeklik ya da ilk çocukluk evrelerinde işitme kaybı yaşarsa, bu durum hemen müdahale gerektirir. Bu dönemde­ki ağır işitme kaybı geçici olsa bile, çocuğun konuşma dilini öğrenmesini çok zorlaştırır.

Çoğu çocuk, alerji ya da soğuk algınlığından dolayı ortakulakta sıvı birikmesi yüzünden orta şiddette bir işitme kaybı yaşar. Bu işitme kaybı genelde geçicidir. Soğuk algınlığı ya da alerji azaldığında ya da geçtiğinde ve östaki borusu (orta kulağı boğaza bağlayan boru) geriye kalan sıvıyı boğazın arka tarafına doğru geri akıttığında, normal işitme yeteneği yeni­den kazanılır.

Pek çok çocukta, belki de on da birinde, östaki borusundaki sorun yüzünden, bir kulak enfeksiyonunun ardından orta kulakta sıvı kalabilir.

Bu çocuklar, olması gerektiği gibi duyamazlar ve ba­zen konuşmada gecikme yaşarlar. Çok daha nadir görüleni de, normal ko­nuşma ve dil gelişimini her zaman tehye sokan kalıcı tür işitme kaybıdır.

Kalıcı işitme kaybı orta şiddetli olandan kısmi ya da komple işitme kaybına göre derecelendirilir.

İki çeşit işitme kaybı vardır.

İletim tipi işitme kaybı:

Bir çocuk iletim tipi işitme kaybı yaşıyorsa, ya dışkulak kanalında bir anormallik vardır ya da ortakulak kanalında ses geçi­şini engelleyen bir sıvı birikimi olmuştur.

Sensörinöral işitme kaybı(Aynı zamanda sinir kaynaklı sağırlık diye de adlandırılır)

İçkulaktaki ya da içkulaktan beyne ses mesajlarını taşıyan sinirlerdeki bir anormallik, bu tür bir işitme bozukluğuna neden olur. Bu işitme kaybı doğumda ya da doğumdan hemen sonra ortaya çıkabilir. Eğer ailenin geçmişinde daha önce işitme kaybı varsa, bunun nedeni muhteme­len genetiktir.

Eğer anne daha önce hamilelik döneminde duymayı etkile­yen kızamıkçık ya da cytomegalovirus (CMV) gibi bulaşıcı bir hastalık ge­çirmişse, fetüs bundan etkilenmiş olabilir ve bunun sonucunda da işitme kaybı yaşayabilir.

Bu probleme, içkulaktaki bir kusur da neden olabilir. Ama şiddetli bir sensörinöral işitme kaybı çoğunlukla genetik kökenlidir.

Ama yine de, çoğu durumda, her iki taraftan başka hiçbir aile üyesinde işitme kaybı yaşanmayacaktır çünkü ebeveynlerin her biri işitme kaybı geninin sadece taşıyıcısıdır.

Bu bir taraftaki diğer aile üyelerinde oluşması beklenen baskın (dominant) işitme kaybından ziyade, otozomal (çekinik) (resesif) işitme kaybı diye adlandırılır. Çocuğun ilerde sahip olacağı kız ya da erkek kardeşinde işitme bozukluğu olma riski yüksektir ve bu işitme kaybının kalıtımsal olduğuna karar verilirse, ailenin genetik danışmanlık alması gerekir.

Çocuğunuzun doğumuyla başlayan bir süreç olan dil öğreniminde ge­cikme yaşanmaması için, işitme kaybının bir an önce teşhis edilmesi ge­reklidir. Yeni doğan bir bebeğin hastaneden taburcu edilmeden önce bir işitme testine tabi tutulması gereklidir.

Çocu­ğunuzun hayatının herhangi bir döneminde, eğer siz ya da doktorunuz çocuğunuzda işitme kaybı olabileceğinden şüphelenirse, ısrarla bir işitme değerlendirmesi yapılmasını isteyin.

Her ne kadar bazı aile hekimleri, çocuk doktorları ve nitelikli bebek klinikleri ortakulaktaki sıvıyı test edebilseler de (işitme kaybının bilinen nedeni), işitmeyi tam olarak ölçemezler. Ço­cuğunuzu bu hizmeti veren bir odiyoloğa götürmelisiniz.

Bir kulak burun boğaz (KBB) uzmanına da gösterebilirsiniz.

Eğer çocuğunuz 2 yaşından küçükse ya da işitme testi sırasında işbirliğine yanaşmıyorsa, ona yeni doğan bebekleri test etmek için de kullanılan mevcut iki tarama testinden biri uygulanabilir. Bunlar acısız ve sadece 5 ila 10 dakika arası süren testlerdir ve çocuğunuz uyurken ya da uzanırken uygulanabilir.

Bunlar:

  • İşitsel beyinsapı cevabı testi, beynin sese nasıl tepki verdiğini ölçen bir testtir. Yumuşak kulaklıklar vasıtasıyla bebeğin kulağına tıkla­ma ve zil sesleri verilir ve bebeğin başına yerleştirilen elektrodlar beynin tepkisini ölçer. Bu da bebeğin işbirliğine gerek kalmaksızın, doktorun işitme duyusunu test edebilmesini sağlar.
  • Otoakustik emisyon testi, iç kulakta oluşan ses dalgalarını ölçmeye yarayan bir testtir. Bebeğin kulak kanalının hemen içine küçük bir sonda yerleştirilir, tıkırtı ve zil sesleri bebeğin kulağına gönderildi­ğinde bu sonda tepkiyi ölçer.

Bu testler yaşadığınız çevrede bulunmayabilir ama tam konmamış işitme kaybının sonuçlan o kadar ciddi sorunlar yaratabilir ki doktorunuz size bu testlerin yapılabildiği yerlerden birine gitmeniz konusunda yar­dımcı olacaktır.

Eğer bu testler bebeğinizde kesinlikle bir işitme kaybı ola­bileceğini gösteriyorsa, doktorunuz çocuğunuzda kalıcı bir işitme kaybı olup olmadığını kesin olarak anlamanız için en kısa zamanda daha kap­samlı bir işitme değerlendirmesi yaptırmanızı önermelidir.

İşitme Kaybı Tedavisi

İşitme kaybının tedavisi, nedenine bağlı olarak değişir.

Eğer ortakulaktaki sıvı yüzünden hafif iletim tipi bir işitme kaybı varsa, doktorunuz sıvının kendi kendine temizlenip temizlenmediğini görmek için çocuğunuza bir­kaç hafta içinde tekrar bir test yaptırmanızı isteyebilir.

Antihistaminik, dekonjentant ya da antibiyotik türü ilaçlar ortakulak sıvısını yok etmekte etkisizdir.

Eğer üç aydan sonra işitme konusunda herhangi bir gelişme olmazsa ve kulak zarının arkasında hâlâ sıvı varsa, doktorunuz bir KBB uzmanına görünmenizi önerecektir. Eğer bu sıvı iyice yerleşmişse ve (her ne kadar geçici de olsa) bu sıvıdan dolayı yeterli ölçüde iletim tipi bir işitme bozuk­luğu varsa, uzman doktor havalandırma tüpleri yoluyla bu sıvıyı boşalt­mayı önerebilir.

Bunlar kulak zarına ameliyatla yerleştirilir. Basit bir ope­rasyondur ve sadece birkaç dakika sürer ama bunun doğru düzgün yapı­labilmesi için çocuğunuzun genel anestezi alması gerekmektedir, bu yüz­den de günün bir kısmını hastanede ya da ayakta tedavi uygulanan mer­kezde geçirecektir.

Uygun tüplerle bile enfeksiyonların sonradan ortaya çıkma olasılığı vardır fakat bu tüpler sıvının miktarını azaltmaya yardımcı olup, çocuğu­nuzun enfeksiyonu tekrarlama riskini azaltır. Aynı zamanda işitmeyi de artırır.

Eğer iletim tipi işitme kaybı dışkulaktaki ya da ortakulaktaki bir ku­surdan dolayı ise, bir işitme cihazı işitmeyi normale ya da normale yakın bir seviyeye getirebilir.

Ancak unutmamak gerekir ki işitme cihazı ancak takıldığında çalışır. Özellikle yaşı çok küçük çocuklarda, işitme cihazının sürekli açık olup, çalıştığından emin olmalısınız.

Çocuğunuz büyüyünce, yeniden yapılandırma amaçlı bir ameliyat düşünülebilir.

İşitme cihazları, ciddi sensörinöral işitme kaybı olan kişilerde işitme yetisini tamamen geri getirmez, ama eğer işitme kusuru hafif ya da orta şiddetteyse, çocuğunuzun konuşma ya da sözlü anlatımını geliştirmesine yardımcı olur.

Eğer çocuğunuzun her iki kulağında da ciddi ya da ağır de­recede kusur varsa ve işitme cihazlarının da hiç faydasını görmüyorsa, o bir koklear implant yani biyonik kulak taktırma adayıdır.

Koklear implantlar 1990’dan beri devlet tarafından 1 yaş üstü çocuklar için onaylanmıştır.

Normal beyin fonksiyonlarını yerine getiren çocukların büyük çoğunluğunda biyonik kulak cihazlarının işe yaradığını söyleyebilecek ölçü­de yeterli tecrübe edinilmiştir.

Eğer aile, çocuk için bu implant yöntemini düşünüyorsa, bu yöntemde yararlı bir dil gelişimi sağlamak için geç mü­dahaleden (7 yaş üstü) ziyade erken müdahale (3 yaş altı) çok daha etkili sonuçlar vermektedir.

Bu biyonik kulaklar en iyi ihtimalle kişinin seslerin farkına varmasına yardımcı olmaktadır.

Bu cihazlar; aile desteği, özel eği­tim, ses yükseltici işitme cihazları gibi bir dış yardım olmadan çocuğun konuşma dilini yeteri ölçüde öğrenebileceği kadar bir işitme sağlamaz.

Son zamanlarda, cerrahi operasyondan aylar sonra bile biyonik kulak ci­hazlarında ciddi enfeksiyonların yaşandığı pek çok vakaya rastlanmıştır ve bu cihazların pek çoğu çıkartılmıştır. Bu yüzden, eğer çocuğunuza biyonik kulak takılmışsa, bir sonraki aşamada en iyi sonuçları almak için hemen bir KBB cerrahıyla ya da çocuk doktoruyla görüşmenizde yarar vardır.

Sensorinöral (içkulak) işitme kaybı olan çocukların aileleri, genelde en çok çocuklarının konuşmayı öğrenip öğrenmeyecekleri konusunda en­dişe yaşarlar.

Bunun cevabı ise şudur; işitme kaybı yaşayan her çocuğa konuşma öğretilebilir ama bu çocukların hepsi net şekilde konuşamaz. Bazı çocuklar çok iyi dudak okuyabilirken, bazılarında bu yetenek hiç ge­lişmez.

Ama konuşma, dilin yalnızca bir şeklidir.

Çocukların çoğu, ko­nuşma diliyle işaret dilini bir arada kullanmayı öğrenir. Yazı dili de çok önemlidir, çünkü eğitim ve mesleki başarının anahtarıdır.

Mükemmel bir biçimde konuşmayı öğrenmek çok arzu edilen bir şeydir ama doğuştan işitme engelli olan bebeklerin hepsi bunu öğrenemez.

İşaret dili de işitme engelli kişilerin birbirleriyle iletişim kurmada ve çoğunun kendilerini en iyi şekilde, ifade etmede kullandıktan en önemli yoldur.

Eğer çocuğunuz işaret dilini öğreniyorsa, siz ve yakın çevrenizdeki insanların da bu dili öğrenmesi gerekir. Bu şekilde ona bir şeyler öğretebi­lir, onu uygun biçimde eğitebilir, disipline edebilir, takdir edebilir, rahat etmesini sağlayabilir ve onunla gülüp eğlenebilirsiniz. Arkadaşlarınızı ve akrabalarınızı da işaret dilini öğrenmeleri konusunda teşvik etmelisiniz.

Her ne kadar işitme engellilerin haklarını savunan bazı kişiler, bu çocuk­lar için özel okulları tercih etseler de, ağır işitme kaybı olan çocukların bu kaybından dolayı diğer çocuklardan ayrılmaları için hiçbir sebep yoktur. Uygun bir tedavi, eğitim ve destekle bu çocuklar çevrelerindeki dünyaya tam olarak ayak uydurabilirler.

Ne Zaman Doktora Başvurmalıyız?

Burada çocuğunuzda işitme kaybı olabileceğine dair şüphe duymanız ve hemen doktorunuza başvurmanız gereken belirtilerden bahsedeceğiz

  • Bir aya kadar çocuğunuz yüksek seslere herhangi bir irkilme tep­kisi vermez ya da 3-4 aylık olana kadar da sesin geldiği yöne dön­mezse.
  • Sizi, görene kadar fark etmiyorsa.
  • Ağzından birçok sesli ve sessiz harfler çıkartmak yerine, hissede­bileceği garip ve titreşimli sesler çıkarıyorsa
  • Konuşmasında gecikme varsa ya da anlaşılması zorsa ya da 12 ila 15 aylar arası “baba”, “mama” gibi basit kelimeleri söyleyemiyor­sa.
  • Her çağrıldığında tepki vermiyorsa (bu genelde umursamazlık ve ayak diremeyle karıştırılır, ama kısmi işitme kaybının bir sonucu olabilir),
  • Bazı sesleri duyup, bazılarını duymuyor gibi görünüyorsa (bazı işitme kayıpları sadece tiz sesleri etkiler; bazı çocuklar sadece tek bir kulaklarında işitme kaybı yaşar).

Sadece duyma konusunda değil, kafasını düzgün tutma konusun­da da sıkıntı yaşıyorsa, oturması yavaşsa, desteksiz yürüyemiyorsa; (sensonöral işitme kaybı yaşayan bazı çocuklarda, içkulaktaki beynin denge ve hareketleri komuta eden kısmı da zarar görür).

Источник: //annembirmelek.com/cocuklarda-isitme-kaybi-belirtisi-tedavisi.html

Bebeklerde İşitme Testi ve İşitme Kaybı Hakkında Her Şey! | Anneysen.com

Çocuklarda İşitme Kaybı

Bebeklerde işitme kaybı erken tespit edilmediği takdirde çocuk gelişimini olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle yenidoğan döneminde bebeklerde işitme testinin muhakkak yapılması gerekiyor.

Peki işitme testi nasıl yapılıyor? Bebeğinde işitme kaybı olduğunu anlamak için nelere dikkat etmen gerekiyor? Tedavi nasıl gerçekleştiriliyor? Hadi başlayalım.

Bebeğin, dünyayı ilk kez rahminden çıktığında görüyor olsa da dışarıdaki sesleri ilk defa duymaz. Bebekler anne karnındayken işitmeye başlarlar. Günlük hayattaki her ses rahim duvarlarından yansıyarak bebeğine ulaşır ve o da bu seslere bir süre sonra alışır.

Çoğu bebek doğduktan sonra gürültülere tepki verir. Erken bebeklik döneminde ürkerek, üç aylıkken gözlerini kırpıştırarak ve dört aylıkken sesin geldiği yöne dönerek reaksiyon gösterirler.

Bunu biliyor musun: Bebekler Ne Zaman Görmeye Başlar?

Bebeklerde işitme testi ne zaman yapılır?

Bebekler doğumdan sonra rutin olarak özel bir işitme taramasından geçirilirler. Eğer bebeğini hastaneden test yaptırmadan çıkardıysan ya da doğumu hastane dışında yaptıysan, işitme testini doğumdan sonraki ilk 2 ayı doldurmadan yaptırman gerekir.

Yenidoğan Tarama Testleri Nelerdir?

Yenidoğan işitme taramaları 3 aşamada yapılır:

  • İlk aşamada bebeğine, işitme kaybı için risk grubunda olup olmadığına bakmak için bir ya da iki test yapılır. Her iki kulağında da problem olmaması durumunda tarama sonlandırılır.
  • Bebeğin ilk testten kaldıysa ikinci aşama için randevu verilir. Bu aşamada birden çok test yapılabilir. Kulak burun boğaz (KBB) muayenesi gerekebilir.
  • İkinci aşamadaki testlerden de kalındığı takdirde bebeğinin, uzman odyoloğu olan ileri tanısal odyolojik testlerin yapıldığı büyük bir hastaneye sei yapılır.

Bebeklere yapılan ileri odyoloji testleri nelerdir?

Bebeklerde işitme problemini tespit etmek için 4 farklı odyometri testi uygulanır. İşitme kaybı olduğu gözlemlenen bebeklere işitme cihazı uygulanır ve takibe alınır.

1. OAE testi (Klinik otoakustik emisyon testi)

Yaygın olarak yapılan işitme taraması testi OAE testidir. Bu test bebeğin uyurken yapılır. Dış kulak yolu girişine yerleştirilen bir uçtan kulağa ses verilir ve geri gelen yansıma ölçülür. Yansıma varsa her şey normaldir.

2. Klinik BERA testi (ABR testi)

Başın belli alanlarına yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla bebeğinin işitme sisteminin işitsel uyarana karşı cevabı kaydedilir.

3. Akustik immitansmetri

Yenidoğanlarda orta kulak fonksiyonlarını değerlendirmek için yapılır.

4. Serbest saha odyometrisi

Bebekler ve küçük çocuklara özel tekniklerle işitsel uyarana gösterilen tepkiler serbest saha hoparlörleri kullanılarak takip edilir.

Bebeklerde işitme testi hangi bölümde yapılır?

İşitme testleri, kulak burun boğaz uzmanının yönlendirmesiyle odyoloji bölümünde odyometrist ve odyologlar tarafından yapılır.

Bebeklerde işitme kaybı neden olur?

Bebeklerde işitme kaybına neden olan unsurları doğum öncesi ve sonrası olarak 2 gruba ayırabiliriz.

Doğumdan önce işitme kaybına yol açan riskli durumlar

  • Ailede nedeni bilinmeyen ya da kalıtsal sağırlık olması,
  • Akraba evliliği,
  • Annenin hamilelik sırasında işitme kaybına yol açan ilaçlar kullanması.

Doğumdan sonra işitme kaybına yol açan riskli durumlar

  • Erken doğum,
  • 2,5 kilonun altında doğmak,
  • Doğumdan hemen sonra ciddi sorun yaşamak (havale, asfiksi ya da kafa içi kanama),
  • Sarılık,
  • Enfeksiyon (kızamıkçık) geçirmek,
  • Zihinsel gerilik,
  • Körlük,
  • Otistiklik,
  • Beyin felci geçirmek.

Bu çocukların işitme problemi açısından rutin odyometri testinden geçirilmesi gerekir.

Aman dikkat: Çocuklarda Yetersiz Büyüme Nasıl Anlaşılır?

Çocuklarda sonradan işitme kaybı neden olur?

Bu duruma sık rastlanmasa da görülme ihtimali var. Çünkü İşitme kaybı, her yaşta görülebilen bir rahatsızlık.

  • Ateşli hastalıklar,
  • Alerji ya da soğuk algınlığı nedeniyle orta kulakta sıvı birikmesi,
  • Menenjit,
  • Kızamık,
  • Kafaya ağır darbe almak,
  • Kendini geç gösteren hastalıklar, çocuklarda ilerleyen zamanlarda işitme problemine yol açabilir.

Çok daha nadir olarak da normal konuşma ve dil gelişimini tehye sokan, kalıcı tür işitme kaybıdır. Bebeklerde işitme kaybı dereceleri; orta, kısmi ya da komple olarak 3 aşamada değerlendirilir.

Çocuklar Ne Zaman Konuşur?

Bebeklerde işitme kaybı türleri nelerdir?

  • İletim tipi işitme kaybı: Çocuğun iletim tipi işitme kaybı yaşıyorsa, ya dış kulak kanalında bir anormallik vardır ya da orta kulak kanalında ses geçişini engelleyen bir sıvı birikimi olmuştur.

  • Sensörinöral işitme kaybı: Sinir kaynaklı sağırlık olarak da adlandırılır. İç kulaktaki ya da iç kulaktan beyne ses mesajlarını taşıyan sinirlerdeki anormallik, işitme bozukluğuna neden olur. Sensörinörel işitme kaybı doğumda ya da doğumdan sonra ortaya çıkabilir.

Bebeklerde işitme kaybı nasıl anlaşılır?

Bebeklerde işitme kaybı belirtileri şöyle:

  • Bir ay kadar süre boyunca yüksek seslere herhangi bir irkilme tepkisi vermeme ya da 3-4 aylık olana kadar sesin geldiği yöne doğru dönmeme,
  • Birini, görene kadar fark etmeme,
  • Ağzından birçok sesli ve sessiz harfler çıkartmak yerine, garip ve titreşimli sesler çıkarma,
  • Konuşmada gecikme,
  • 12 ila 15 ay arası “baba” ve “mama” gibi basit kelimeleri söyleyememe,
  • Her çağrıldığında tepki vermeme (Bu durum genelde umursamazlıkla karıştırılsa da işitme kaybının sonucu olabilir.),
  • Bazı sesleri duyup bazılarını duymuyor gibi görünme (İşitme kaybı tek kulakta da olabilir.),
  • Sadece duyma konusunda değil; kafasını düzgün tutma konusunda da sıkıntı yaşama, yavaş oturma ve desteksiz yürüyememe.

Eğer çocuğunda bu bulgular varsa vakit kaybetmeden doktorunla iletişime geçmelisin.

Detaylıca anlattık: Bebeklerin Büyüme ve Gelişimini Etkileyen 7 Faktör

Evde işitme testi nasıl yapılır?

Bebeğinde işitme problemi olduğundan endişe ediyorsan şu testi deneyebilirsin:

  • Kafasının arkasında ellerini çırp ve ürküp ürkmediğine bak. Ürküyorsa işitebildiğini anlarsın.
  • Ürkmüyorsa tekrar dene. Çocukların hatta yenidoğanların etrafı görmezden mekanizmaları güçlüdür ve o sırada bunu yapabilir.

Testi tekrarladığında yanıt almazsan bebeğinin sese yanıt verme biçimlerini gözlemle ve şu sorulara yanıt ver:

  • Senin yumuşak sesinle sakinleşiyor mu yoksa ağlamaya devam mı ediyor?
  • Ona şarkı söylediğinde ya da müzik dinlettiğinde tepki veriyor mu?
  • Alışık olmadığı bir gürültüyle ürküyor mu?

Neticede bebeğin seslere tepki vermiyorsa durumu doktorunla görüş. Çocuklarda işitme problemi ne kadar erken tespit edilirse o kadar iyi.

Bebeklerde işitme kaybı düzelir mi?

İşitme kaybında erken tanı özellikle yenidoğan ve bebeklik döneminde çok önemli. Tedavi geciktirildiği takdirde konuşma, anlama ve öğrenmeye engel olur. Çocuğundaki işitme kaybı 5-6 yaşından sonra anlaşılırsa işitme cihazı kullansa bile konuşma yeteneğini kazanması zor bir ihtimal.

Mutlaka oku: Çocuklarda Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Merak Ettiğin Her Şey

Bebeklerde işitme kaybı tedavisi nasıl yapılır?

Bebeklerde işitme kaybı tedavisi, nedenine bağlı olarak değişir. Eğer orta kulaktaki sıvı yüzünden hafif iletim tipi bir işitme kaybı varsa doktorun, sıvının kendi kendine temizlenip temizlenmediğini görmek için birkaç hafta içinde tekrar test yaptırmanı isteyebilir. 3 aydan sonra bir gelişme olmazsa çocuğunu bir KBB uzmanına götürmen gerekir.

Her iki kulağında ileri derece işitme problemi olan çocuklara 1 yaşına kadar işitme cihazı kullandırılır. 1 yaşından sonra ise normal bir birey gibi duymalarını sağlayabilmek için koklear implant ameliyatı yapılır.

Bu ameliyat ile kulağa, iç kulaktaki kayıp fonksiyonların görevini üstlenecek bir cihaz yerleştirilir. Tedavi açısından çocukların konuşmayı öğrendikleri 0-4 yaş aralığı çok kritik bir dönem. Çünkü duyma problemi giderilmediği takdirde konuşmayı öğrenmeye engel olur.

İşitme problemi 5-6 yaşına kadar çözülmezse, çocuğunun işitme engeller okuluna gitmekten ve işaret dili öğrenmekten başka çaresi kalmaz.

Bu da ilgini çekebilir: Çocuklarda Konuşma Bozukluğu Nedir? Türleri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Bebek ve Küçük Çocuk Bakımı (0-5 Yaş)-Steven P. Shelov & Tanya Remer Altmann

Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler-Heidi Murkoff

Источник: //www.anneysen.com/ilk-yil/makale/bebek-sagligi-ve-hastaliklari-cocuklarda-isitme-kaybi_494

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть