Çocuklarda İştah Azalması Nedenleri ve Çözüm Yolu

Bebeklerde iştah arttıran 12 altın öneri!

Çocuklarda İştah Azalması Nedenleri ve Çözüm Yolu

İştahsızlık kabaca fizyolojik ve patalojik etkenler ile yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle oluşur. Fizyolojik iştahsızlığın temelinde bir hastalık etkeni olmaksızın çocuğun gelişim sürecinde karşılaştığı adaptasyon sorunları yatıyor. Örneğin diş çıkarma atakları en bilinen iştahsızlık nedeni olarak görülüyor.

Bir başka fizyolojik etken ise 1 yaşından sonra yavaşlayan büyüme-gelişmeye bağlı olarak çocuğun beslenme gereksiniminin düşmesi.

Ayrıca besinlerdeki geçiş dönemleri çocukların en yoğun iştahsız olduğu fizyolojik evreleri oluşturuyor: Sütten püreli gıdalara geçiş, yeni tatların denenmesi, bu yeni tat ve kıvama alışma sürecinde ciddi beslenme isteksizliği görülebiliyor.

Bebeklerde yeme bozukluğu ve tedavisi

Patolojik nedenlerde iştahsızlığın altında ise genellikle; gribal enfeksiyonlar, idrar yolu enfeksiyonları, viral bağırsak enfeksiyonları, viral hepatitler, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları gibi fizyolojik hastalıklar yatıyor.

Bu hastalıklar birkaç gün ile birkaç hafta arasında iştahsızlık yapıyor ve çocuğun büyüme gelişme sürecine belirgin olumsuz etkide bulunmuyor.

Ancak 3 haftadan daha uzun süreli iştahsızlığın altında ise genellikle tüberküloz, kronik enfeksiyonlar, gastrik reflü, kronik böbrek hastalıkları, kalp veya karaciğer hastalıkları ve bazı doğumsal metabolik hastalıklar yatıyor. Bu nedenle 3 haftadan uzun süren iştahsızlık durumlarında mutlaka uzmana başvurmak gerekiyor.

1. Üst kat komşunun tariflerini denemeyin:

6 bisküvit, 1 kaşık pekmez, bir yumurta sarısı ve bir dilim peynir… Bulamaç besinler diye tanımlanan bu tür tarifler yüksek kalorili oldukları gibi, baskın tatları severek yiyen çocukların dilinde sadece yoğun şeker tadı kalmasına yol açıyor. Bu da çocuklarda şekerli tatlar konusunda seçici bir yapı gelişmesine neden oluyor. Buna alışan çocukların damak tadı duyuları da yeni lezzetlere karşı oldukça dirençli hale geliyor.

2. İlk denemelerde sabırlı olun:

Çocuklar her yeni besine ortalama 8-10 denemeden sonra alışıyor. Bu nedenle ilk denemede bir kase dolusu havuç püresini bitirmesini beklemeyin. Ancak bir kaşık bile olsa her gün bu yeni besini çocuğunuza tattırarak alışma sürecini sabırla bekleyin.

Ispanak yedirmek için çocuğunuzla kılıç kalkan oyunu oynamak yerine, enerji ve sabrınızı; süt – süt ürünleri, et, yumurta, balık ve tahıl yedirmeye saklayın. Çünkü bu besinler çocuğunuzun gelişimi için çok daha yaşamsal öneme sahipler.

Emziren annelere beslenme önerileri ve süt arttıran yiyecekler

4. 7. aydan itibaren pütürlü gıdalar yedirin:

Yiyecekleri çatalla ezip, yumuşatarak yedirmeye çalışın. İlk denemelerde pütürlü yiyemeyen çocuğunuza karşı soğukkanlılığınızı koruyun. Sabır ve inatla denemelere devam edin.

9 aylıktan sonra çocuğunuzu tok bile olsa mutlaka sizinle birlikte sofraya oturtun. Çocuğunuz erişkinlerin tükettiği gıdaları yiyebilecek yaşa geldiyse sofrada olan yemeklerden yedirmeye çalışın. Çocuğunuzun önüne koyacağınız küçük bir ekmek parçası veya köfte ile kendi kendine yemek yeme hazzına varmasını sağlayın.

6. Bir yaşından sonra kontrollü emzirin:

Anne sütüne çok alışkın ve düşkün bebekler, bir yaşından sonra anne memesini bir nevi tiryaki gibi emiyor. Anneyi her gördüğü yerde, her canı istediğinde emmeye çalışıyor. Anne memesi emip bir şekilde doyduğu için de ekstra gıda yemek istemeyebiliyor. Siz de bu durumdaysanız 1 yaşından sonra emzirme konusunda çok daha kontrollü olun.

7. Çocuğunuza örnek olun:

Çocuğunuzun sizin yemek yeme alışkanlıklarınızı aynen taklit edeceğini unutmayın. Sebze yemeğini sevmeyen bir babanın, makarnadan maydanozları ayıklayan bir kardeşin bulunduğu bir ailede küçük bebeğin önüne koyulan her şeyi yiyip bitirmesi beklenmemeli. Elinizde tabakla televizyon izliyorsanız, çocuğunuzu sofrada oturup yemek yemeye ikna etmeniz kolay olmayacaktır.

8. Yemek öncesinde abur cubur yedirmeyin:

Yemek öncesi verilen abur cubur atıştırmalıkların, ara öğünlerin yemek saatinde kabusa neden olacağını unutmayın.

Çocukların dikkat süresi çok kısadır ve uzun süre sofrada sabit halde oturmaya tahammül edemezler. İki lokma yedikten sonra ayağa kalkan çocuğunuzun peşinden, elinizde tabak çatalla koşuşturmayın. Onu birkaç kez uyardıktan sonra hızla sofrayı kaldırıp, yediği besinle yetinmesini sağlayın ve bir sonraki yemek saatine kadar da herhangi bir gıda almasına engel olun.

Bebeklerde sağlıklı beslenme nasıl olmalı? İşte uzman görüşleri…

10. Israr etmeyin, ancak alternatif de yaratmayın:

Çocuğunuza ‘teklif var ısrar yok, ancak alternatif de yok’ deyin. İşin sırrı gaddar anne kavramında yatıyor. Kereviz yemeğini yemeyi reddeden çocuğa karşı doğru yaklaşım makarna pişirmek değil, bir hafta süreyle her öğünde kereviz yemeği sunmaktan geçiyor.

11. Oyun oynayarak yedirin:

Çocuğunuz 1 yaşında ise belli oranda oyunla, kandırmaca ile yemek seanslarını daha çekici hale getirilebilirsiniz. Ancak bunu, videoya kaydedilmiş reklam serilerinin önüne oturtularak, her reklam döngüsünde ağzını robot gibi açan bir çocuk noktasına kadar götürmeyin.

Yemek seanslarıyla ilişkilendirilmiş ceza/ödül yöntemleri başlangıçta işe yarıyor gibi görünebilir, ancak’ yaşamak için yemeliyiz’ algısının kurulmasına olumlu katkısı olmaz.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/cocuklarda-istah-artiran-oneriler/

Çocuklarda İştahsızlıkla Nasıl Başedilir?

Çocuklarda İştah Azalması Nedenleri ve Çözüm Yolu
06 ŞUB

İştahsız çocuk, yani yemek yemeyi reddeden, nazlanan çocuk uzun yıllardır hem ailelerin, hem de sağlık çalışanlarının (doktor, hemşire vb.) ciddi bir sorunudur.

Etrafta çoğu anneden duyarız; “çocuğum hiçbirşey yemiyor”, “çocuğum gün boyu lokmasını ağzında tutuyor”, “çocuğum yemek seçiyor” serzenişlerini… Bu durum üzerine pediatristler ve beslenme uzmanlarının ortak görüşü; çocukların yemeyi reddetmesinin toplumun artan bilinç düzeyi ile paralellik gösteriyor olmasıdır. Biliç düzeyi artan aileler, çocuğu daha iyi besleme, daha iyi büyütme kaygısı ile çocukları üzerine daha fazla düşmeye ve adeta çocuğu ile savaşan aileler durumuna gelmektedirler. Bunun dışında da; bağırsak parazitleri, anemi ya da herhangi bir hastalığa bağlı olarak çocuk yemek yemeyi reddedebilir. Bazen de çocuk yeterli ve dengeli besleniyordur ancak ailenin beklentisine cevap veremiyordur. Yani, diğer çocuklardan az yiyordur ve onlardan daha zayıftır ! Burda üzerinde durulması gereken nokta, çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır. Tüm çocuklar aynı erişkin boy ve kilosuna ulaşamazlar. İştahlı çocuk da iştahsız çocuk da çocuğun bakımından sorumlu olan kişiler için büyük bir üzüntü kaynağıdır…

İştahsızlık Nedir?

İştahsızlık genel olarak bireyin normal açlık sinyallerini alamaması olarak tanımlanmaktadır. İştah, bir yemeğin zele ve arzu edilerek yenmesidir.

İştahsız bireyler, saatlerce hatta bazen günlerce yemek için bir arzu duymadan yaşayabilirler. Besin için ağlamayan, beslenmeleri için uyandırılmaları gereken, gece boyu uyuyan bebekler, açlık sinyali düşük bebekler olarak tanımlanırlar.

Bazılarında da besine talep vardır ama küçük miktarlarda bile doygunluk işareti gösterirler.

İştahsız çocuklar; yemek seçiciler, çiğneme ve yutma sorunu olanlar, yavaş çiğneyenler, biyolojik sağlık sorununa bağlı iştahsız olanlar diye alt gruplara ayrılırlar. İştahsız çocuktaki temel sorun ise; büyüme ve gelişme için gerekli besinlerin yeterince alınamaması, buna bağlı olarak da büyüme ve gelişmenin geri kalmasıdır.

İştahsızlık Nedenleri Nelerdir?

İştahsızlık, ilk olarak biyolojiktir, ancak zaman içinde çevrenin etkisiyle de iştahsızlık oluşabilmektedir. Çocuklarda bilinç altına yerleşmiş endişe, kıskançlık vb. Gibi duygusal sorunlar, erken yaşta sınav başarısızlığı, bir yakınının ölümü gibi çocuk üzerinde psikolojik etki yaratan durumlara bağlı olarak anksiyete veya depresyon gelişen çocukların iştahında azalma görülür.

Ancak, iştahsız çocukların çoğunda, iştahsızlığın annenin çocuğunu daha iyi beslenme kaygısı nedeniyle anne-çocuk arasındaki çatışmadan kaynaklandığı görülmektedir. Yani, iştahsızlık büyük ölçüde de psikolojiktir. Çünkü yemek yememek anne ve babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır ve bu savaşta da hep çocuk kazanır !

İştahsızlığın Biyolojik Nedenleri Nelerdir?

Biyolojik nedenlerin en başında, bebeklikte emme ve yutma refleksinin zayıf oluşu gelmektedir. Bazı çocuklarda besinin boğazın arka kısmına teması bu etkiyi yaratır ve çocuk öğürür, bazen de kusar. Bu tür bebeklere anneler katı gıdaları geç başlarlar.

Bu da ileri yaşlarda çocukların besin alımını zorlaştırır ve büyüme-gelişmelerini etkiler.

Enfeksiyonlar, ateş, viral hepatit, tüberküloz, hipotiroidizm, kalp yetmezlikleri, karaciğer rahatsızlıkları, emilim bozuklukları, duodenal ülserler ve kanserler gibi pek çok hastalıkta iştah azalması görülür.

Diğer Nedenler

Herhangi bir hastalığı olmayan sağlıklı çocuklar, yemek saatlerinde fizyolojik açlık duyarak yemeklerini işahla yerler. Ancak yapılan bazı tutum hataları ve çocuğu ruhsal olarak etkileyen bazı olaylar nedeniyle çocuklar yemek yemeyi reddederler.

Her çocuğun kendine özgü bir yemek yeme kapasitesi vardır ve her yaşta aynı değildir. Bebeklik dönemi hızlı büyüme dönemidir, ancak bir yaştan sonra büyüme hızı düşer. Çocuğun çevreye olan ilgisinin artmasına bağlı olarak da çocukta besin alımı daha az olur.

Çocuğa iştahlı olmadığı dönemlerde yemek yeme konusunda ısrar edilmesi çocukta yemek yeme isteğinin azalmasına yol açabilir.

Kendi kendine yemek yiyebilen çocukları, yemek masasında kendi haline bırakmak ve yemeği kendisinin yemesine olanak tanımak, sabırsızlık göstermemek, çocuğu çeşitli kurallara uyması yönünde zorlamamak gerekir.

Çocukların Yemek Yememe ve Yemek Seçme Nedenleri

  1. Çocuk pütürlü besinlere alıştırılmamış olabilir, yemeğin ezilmesini bekleyebilir.
  2. Yemekten önce su içmişse iştahı baskılanmış olabilir.
  3. Yemek öncesinde şeker yemek de iştahı azaltır.
  4. Çocuk öğün aralarında birşeyler, özellikle çikolata, pasta vb. yiyorsa yemek saatinde açlık duymayabilir.

  5. Öğün sırasında duygusal bir sorun yaşarsa yemek yemek istemeyebilir.
  6. Yemek öncesi top oynamak, ip atlamak gibi yorucu oyunlar oynadıysa yemek yemek istemeyebilir.
  7. Çocuklar hastalandıklarında iştahsız olurlar. Bu dönemde kaybettiklerini iyileşme dönemlerinde hızla geri alırlar.

    Bu dönemde zorlamak ters tepki yaratabilir.

  8. Bazı çocuklar bazı besinleri sevmezler, onlara zorla yedirmek o besinden iyice uzaklaşmalarına neden olur.
  9. Çocuk yediği bir besinden sonra kusmuşsa o besine karşı hassasiyet geliştirip yemek istemeyebilir.

  10. Çocuk, yemek yedirirken oyun oynamak ve televizyon seyrettirmek gibi davranışlara alıştırılmış ise hep bu davranışı bekliyor, bu nedenle yemek yemek istemiyor olabilir. Çocuğun yemek yediği için ödüllendirilmesi de bir sonraki öğün için nazlanmasına neden olabilir. Ceza da ödüllendirme de aynı etkiyi yaratır.

  11. Besinlerin çocuğa sunuluşu cazip olmayabilir. Şekli bozuk, renksiz, kokusu hoş olmayan yemek çocukta iştah uyandırıcı olamaz.

Çocukların Yemek Seçmesini Engellemek İçin Neler Yapılabilir?

  1. Çocuğun büyüme ve gelişmesi izlenmelidir. Büyümede duraklama olup olmadığı izlenmeli, anne-çocuk arasındaki iletişime bağlı olarak beslenmesi değerlendirilmelidir.
  2. Okul öncesi dönem çocukları taklitçidir. Erkek çocuk babayı, kız çocuk anneyi taklit eder. Çocuğun aile ile masada oturması uygun beslenme alışkanlığı kazanması için gereklidir.

    Anne ile baba yemek seçici ise ve yemekte aşırı titiz davranıyorsa (çocuk üstüne dökmemesi, etrafa sıçratmaması için sürekli uyarılıyora) çocuk olumlu beslenme alışkanlığı geliştiremez.

  3. Kendisi sütü sevmeyen ancak çocuğa süt içirmek isteyen anne-babanın çocuğa süt içirmesi hiç de kolay değildir.
  4. Çocuklar en az sebzeleri severler.

    Besinleri karışık olarak tüketmekten hoşlanmazlar. Besini tanıyabilecekleri şekilde görmek isterler ve besinler elleri ile yiyebilecekleri şekilde olursa daha çok severler.

  5. Anneler sebzeleri çocuklara sunarken pişirme şekli ve servisine özen göstermelidirler.
  6. Çocuklar, lahana, karnabahar, pırasa, kereviz gibi sebzeleri sevmezler.

    Çünkü keskin tatlar ve kokulara hassastırlar. Bu nedenler çiğ yenebilen, domates, havuç gibi sebzeleri pişmiş diğer sebze yemeklerinden daha çok tercih ederler.

  7. Bu tür sebzeler ince kesilip verilirse daha kolay ve severek tüketilir.
  8. Birçok sebzeyi sevmiyor ve yemiyor diye çocuğun hırpalanması ve annenin üzülmesi doğru bir yaklaşım değildir.

  9. Sınırlıda olsa yediği birkaç sebze ve meyve grubundan alması gereken besin öğelerini karşılamaya yeter.
  10. Aile çocuğun sevmediği yemekleri sofraya koyarak onun görmesini ve öğrenmesini sağladığı sürece çocuk ileri yaşlarda bu yemekleri severek yiyecektir.
  11. Et bu yaşlarda vüyük parçalar halinde tüketilmez. Genellikle kıyma şeklinde kullanılmalıdır.

    Çocuk büyük parça eti ancak 7-8 yaşında rahat tüketebilir.

  12. Yemekle ilgili hiçbir uyarı çocuk yemek yerken yapılmamalıdır.
  13. Yemek yerken çocuklara ısrarda bulunulmamalıdır.
  14. Çocuklar grup içinde ve anneden ayrı olduklarında farklı davranış sergilerler. Çocuk evde hiç yemediği bir yemeği okulda arkadaşları ile birlikte yiyebilir.

    Öğretmenler ve anneler işbirliği içinde olmalıdır.

  15. Çocuklarda yemek seçmeyi önlemek için, bebeklere 6. aydan itibaren her türlü besin küçük miktarlarda verilerek alıştırılmalıdır. Bir yaşına kadar tüm besinlerle tanıştırılmış çocukların daha az seçici oldukları bildirilmektedir.

  16. Çocuk yeni besine alıştırılırken, önüne o besin konulmalı ancak yemesi için ısrar edilmemelidir. Çocuğun besini tekrar tekrar görmesi ve küçük bir parça denemesi sağlanmalıdır.
  17. Aile bireylerinin yediklerinden çocuğa verilmelidir. Ailesi ayrı kendisi ayrı yemek yediğini gören çocuk itiraz edecektir.

  18. Çocuğun tabağına konulan besinin miktarı çok önemlidir. Çocuğun yiyebileceği kadar besin konulmalıdır, yemeği bitirme hazzı yaşamalıdır.
  19. Bazı ara öğünlerde az miktar karbonhidratı yüksek besin vererek çocukta açlık duygusu yaratılabilir.

Ailelere Öneriler

Pek çok anne, henüz gebeliğinin başında bile sağlıklı çocuk yetiştirmek için yapılması gerekenler konusunda bilgi sahibi olmak isterler ve çeşitli yayınlardan, kitaplardan yararlanmaya çalışırlar. Okudukları ve duydukları herşey onları endişelenmeye seedebilir. İştahsız çocuk annesine içinde bulunduğu durumun çok iyi bilindiği, kendisine yardımcı olunacağının güveni verilmelidir.

ÖRNEK MENÜ:

Kahvaltı:

Taze sıkılmış meyve suyu

Peynir – zeytin

Bal veya pekmez

Tam buğday ekmeği veya çavdar ekmeği

Ara: 1 porsiyon meyve

Öğle:

Sebze çorba

İzmir köfte

Yoğurt

Ara: 1 porsiyon meyve

Akşam:

Izgara balık

Domates-salatalık-marul

Barbunya pilaki

Uzm Dyt Arzu Gökmen Yamanel 

Beslenme & Diyet Uzmanı

Fitoterapist & Aromaterapist 

Nütrigenetik Uzmanı

Bizi takip edin ve beğenin

Источник: http://bebekanneleri.com/cocuklarda-istahsizlikla-nasil-basedilir/

Çocuklarda İştahsızlık ve Çözüm Önerileri

Çocuklarda İştah Azalması Nedenleri ve Çözüm Yolu

İştah yiyeceklere karşı duyulan istek diye tanımlanır.

İştah bilinçli bir istek olup daha önce yiyecek ile olan deneyimlerden, besinin görünümünden olumlu ve olumsuz olarak etkilenir.

İştahsızlığın; çocuklar için en önemli sonucu büyümelerinin olumsuz yönde etkilenmesidir.

İştahsızlık çoğu zaman anne kaygısıdır. Annenin ısrarı; Çocuğun iştahsızlaşmasına ve İnat etmesine neden olur. Çocuk için bu durum bazen bir oyun, bazen de işkenceye dönüşür.

İştahsızlıktan yakınıldığında

Çocuğun gelişimi bu noktada bizim için karar verici durumdur. Aileyi ikna etmek en önemli noktadır; bu yapılmazsa ileride çocuğa daha fazla zarar verebilecek önemli beslenme sorununa dönüşebilir.

Okul öncesi dönemde çocukların beslenmesi aile bireylerinin beslenme alışkanlıklarının bir yansımasıdır.

Bu dönemde çocukların ilgisini çeken renkli görüntülerin bol olduğu televizyon izlerken yemek yedirmek, o arada çocuğun ne yediğini anlamadan ağzına tıkıştırmak çoğu zaman yemek yediremediğimizde seçtiğimiz yöntem maalesef.

Çocuk büyüdükçe bu reklâmlar abur- cubur dediğimiz beslenme alışkanlığının kazanılması ve pekişmesine destek olmaktadır. Bunlar da gereksiz boş enerji kaynağı olduklarından ve kilo alma sorunu yaratıp sağlıklı beslenmeyi engellediği için gelişim sorunları ile baş başa kalmamıza yol açmaktadır.

Aileler çocukları yemiyor diye yakınıyor, Çoğu aile şikâyet eder “Çocuğum bir şey yemiyor, gün boyunca lokmasını ağzında tutuyor ya da yemek seçiyor” diye, bu hem bizlere hem de çocuk doktorlarına ve psikologlarına sıklıkla gelen bir yakınmadır.

Bunun nedeni barsak parazitleri, anemi ya da hastalığa ve/ veya vitamin- mineral eksiliğine bağlı olabilir ya da psikolojiktir. Bazen de çocuk iyi besleniyordur ama ailenin beklentisine cevap vermiyordur.

Yani topaç gibi değildir, arkadaşın çocuğundan az yiyordur veya komşununkinden zayıftır.

Çocuklarda iştahsızlık büyük ölçüde psikolojik nedenlerle ortaya çıkar; çünkü yemek yememek anne ve babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır. Bu savaşta nedense hep çocuk kazanır. Çözüm için önce sebep saptanmalıdır. Anne- babadan biri yemek seçiyorsa onları örnek alacağı için çocuk da yemek seçer.

Bunun dışında çocuklar 2 yaş civarındayken çabuk sıkılır, bugün sevdiği bir yemeyi bir süre sonra sevmeyebilir. Çocuk seviyor diye sıklıkla aynı besinlerin pişirilmesi bıkkınlık yaratır. Doğal olarak reddederler, bunun üzerine baskı yapıldığında kendini ispatlamak için farklı davranışlara girerler.

Öncelikle çocuğun da bir birey olduğu unutulmamalıdır.

Bazı bebekler seçici olarak tanımlanır. Seçici bebeklerin 4 aylık süreçte oranı % 19 iken, 2 yaşında bu oran %50’ ye çıkmaktadır. Yaşa göre kilosu fazla olan bebeklerin daha az seçtiği gözlemlenmektedir ve yeni besinin seçici bir bebeklere kabul ettirilmesi için 8–15 kez denenmesi gerektiği belirtilmektedir.

Buna en iyi örnek benim kızım da seçici bir bebek, 6. ayında yoğurt başladığımda yoğurdun tadını beğenmedi, içine elma püresi ekledim beğenmedi, muzla denedim beğenmedi, pekmez ekledim beğenmedi, ara ara natürel yoğurt olarak sundum. Sabırla denemeye devam ettim ve 8 aylıkken yoğurdu yemeye başladı.

Şuan en sevdiği besin yoğurt, zorladığınızda bu sefer sizinle inatlaşıp yiyecekse de yememeyi tercih ediyorlar.

İştahsızlık çözümünde yapılmaması gerekenler

Çocuk doğduğu andan itibaren yeme ve içme içgüdüsüne sahiptir.

Çocuğun tepkileri önemsenmeden beslenmeye kalkılması, yemesi için arkasından koşulması, ilgisi başka yere yöneltilip ağzına tıkıştırılması davranışları iştahsızlık tepkisel olarak pekişecektir.

Artı çocuğun kendi duygularına ve kendine güveni sarsılır. İştahsız çocuklar genelde geç yatıp- geç kalkan, belirli bir düzeni olmayan çocuklardır.

Beslenme ve uyku sorunu çocukların %20- 30’unda birlikte görülür. Genetik faktörler iştahsızlıkta önemli bir etkendir. Hastalık, diş çıkarma gibi durumlarda geçici iştahsızlık süreçleridir.

Çocuk yemek yerken titiz davranıp döktüğü için bağırmak, arkadaşlarıyla kıyaslamak, sürekli olumsuz mesajlar vermek, yemek masasında ailesel tartışmalara girmek, sofra kuralları konusunda yaş becerisinden fazlasını istemek çocukla tedirginliğe, korkuya ve kaçışa neden olur. Bu da sonuçta iştahsızlığı beraberinde getirir. Bazen aileye katılan yeni bir üye kıskançlık yaratır, yemek yemediğinde ilgi odağı olduğunu fark edip bunu kullanma yoluna gidebilir, Anne ve babanın işten geç gelmesi ve ya gelir gelmez evde işle ilgilenmesi, sofra düzeninin olmaması iştahsızlığı yaratan diğer sebepler olarak sıralanabilir.

Aşağıdaki videoda Uzm. Diy. Fatmagül Yılmaz Öztürk, bazı yiyecekleri yemeyen çocuklar için alternatif yiyecekleri öneriyor.

Süt, kola, meyve suyu, çay, su gibi içeceklerin tüketim sıklığı ve miktarı belirlenmeli. Yemekten 1 saat önce veya yemek sırasın da çocukların sıvı alımı sınırlanmalı. Kolayca doygunluk hissi ve enerji verdiği için çocuklar tercih eder.

Çocuğun besin seçimindeki öncelikler dikkate alınarak farklı çeşitte besinler sunulur. Yemek porsiyonları annenin kendi ölçülerine göre değil, çocuğun gereksinimine göre ayarlanır.

Bir öğündeki besin reddedildiyse farklı bir besin denenir, o da reddedilirse bir sonraki öğüne kadar hiçbir şey verilmeden beklenmeli. Ödül olarak şeker ve ya tatlı gibi besinler, çikolata verilmemeli.

Yiyecekler çocukların yiyebileceği türden hazırlanmalı, eliyle yemek istediğinde Özgür bırakılmalı. Gerekirse onun ilgisini çekecek şekilde süslenmeli. Hazırlarken çocuktan yardım almak ve ya masa kurmaya iştirak etmesini sağlamak (bıçak ve cam bardak gibi şeyler hariç) hem çocuk da öz güveni de pekiştirir.

Gurup halinde arkadaş ortamında yemek yenmesi de çocuğu olumlu etkiler. Yemek saatlerini çocuk için hoş bir saat olmasına özen gösterilmeli. Bugün reddedilen besin daha sonra tekrar denenmelidir. Çünkü süreç içinde kararlar değişebilir ya da sunum şeklinizi değiştirebilirsiniz.

Yaş uygunluğuna göre yemek hazırlarken size yardımcı olmasına izin verebilir ve kendi hazırladığı şeyi beraber yiyerek onu mutlu edebilirsiniz.

Aile bireylerinin tutumu önemli

Aile bireylerinin çocuğa karşı tutumu tutarlı olmalı. Birinin izin vermediğini diğeri onaylamamalı. Çocuğa besinlerin yaraları oyunlarla anlatılmalı, ona bir birey olduğu hissettirilmeli, seçim yapmasına izin verilmeli. Her şeyden önce iştahsızlığa yol açan durumun çözülmesi gerekir.

Büyüme ve gelişmesi hassasiyetle izlenmeli, ağırlık ve boy eğrileri varsa öncekilerle karşılaştırılmalı ve ölçümler eğer 3. persentilin(gelişim eğrisi) altına düşüyorsa büyüme- gelişme geriliği açısından izlenmelidir.

Normal gelişme göstermeyen sık sık hastalanan çocuklar klinikte değerlendirilmelidir. Günlük yaşamda yaşanılan sorunlar aile masasına yansıtılmamalı Yemek saatleri düzenli olmalı, yemek aralarında iştahını kesebilecek besinler verilmemeli.

Mide kapasitesi küçük olan çocuklarda sık öğünler oluşturulmalı. Öğünün içeriği zenginleştirilmeli gerekirse bunun için bir uzman yardımı alınabilir.

İştahsızlık ilerleyen yaşlarda ise; örneğin 13–15 yaş grubu çocuklar genelde tutucu olurlar ve genelde örnek aldıkları anne- baba ya da yarış halinde olduğu akranı bir arkadaşı gibi davranışa girerler, Yine bu yaş grubu kendini önemsemekte ve kendini ispat için elinden geleni yaparlar. Genelde karışık lezzetlerden hoşlanmazlar. Çocuğunuzun duygularına kulak vermek bu noktada önemlidir. Bu yaş grubunda kilo takıntısı ile beraber gelişen bir durum da olabileceği için daha dikkatli olmak gerekir.

Burada UNUTULMAMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ NOKTA ŞUDUR: “Hiçbir çocuk inadı nedeniyle açlıktan ölmemiştir.

Источник: https://www.doktoramcam.com/cocuklarda-istahsizlik-cozum-onerileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.