Çocuklarda Kış Hastalıkları

Çocuklarda Kış Hastalıkları

Çocuklarda Kış Hastalıkları

Kış mevsiminin kendisini kuvvetli bir şekilde hissettirdiği şu günlerde, soğukla birlikte bir çok hastalıklar da ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar her yaş grubunda hissedilir. Ama en çok etkilenenler şüphesiz ki çocuklar ve bebeklerdir.

Havaların soğumasıyla birlikte, küçük çocuklarda vücut direnci de buna bağlı olarak düşmeye başlar. Direnç düşüp çocukların metobolizması zayıflamaya başlayınca, ortalıkta bulunan çeşitli virüs ve bakteriler enfeksiyon olarak bulaşmaya başlar. Bu mikropların gözle görülemeyecek kadar küçük olurlar.

Hastalıklı kişinin hapşırma, öksürme, nefes alıp vermesi ile bunlar ortama girerler. Bu mikroplar saatlerce havada asılı kalabilirler.Diğer çocuğun bu havayı teneffüs etmesiyle, ortamdaki eşyalara dokunmasıyla  ya da buradaki oyuncak gibi herhangi bir eşyayı ağzına  götürmesiyle  bulaşabilirler.

Özellikle okul, kreş, yuva gibi çocukların toplu olarak bulunduğu yerlerde,  hastalıkların bulaşması daha da kolaylaşır. Ya da evde, okula giden abi abla bulunması, yine toplu yerlerde çalışan anne ve babanın da olması aynı şekilde çocuklar arasında hastalığın yayılmasına sebep olur.

Biz de bu yazımızda çocuklarda kış hastalıklarını işleyeceğiz.

Bu kış hastalıklarının içinde en yaygın olarak görüleni griptir. Gribe influenza mikropları sebep olmaktadır. Bunun yanında gribe iki yüzden fazla mikrop sebep olabilir ve her yıl bu mikroplar farklılık gösterir. Bu yüzden de her yıl farklı salgınlara yol açabilir.

Grip her yaş gurubunda görülebilen bir hastalıktır.

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık, öksürme, aksırık, boğazda kaşıntı ve ağrı, iştahsızlık, halsizlik, ateş, kaslarda ve vücutta ağrılar, huzursuzluk, gribin en yaygın olarak görülen belirtileridir.

Bazı çocuklarda bunun yanı sıra bulantı, kusma, gözlerde yaşarma, yanma, kulakta basınç hissi de görülebilir. En sık görülen komplikasyon ise sinüzit ve kulak iltihabıdır.

Kalabalık ve kapalı ortamlar gribin birinci sebebidir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi mikroplar kapalı ve havasız  ortamlarda hızlıca yayılır. Çocukların mümkün olduğu kadar böyle ortamlardan uzak tutulması gerekir. Gerekli olarak gidilmesi durumunda, mutlaka maske kullanılmalıdır. Hasta kişilerin çocukla temas etmesi, dokunması, aynı ortamı paylaması mümkün olduğu kadar engellenmelidir.

Gribin tedavisinde, hasta olan çocuğun öncelikle bol bol sıvı alması son derece önemlidir. Ayrıca düşen vücut direncini yükseltmek için beslenmede ve dinlenmede önemlidir. Bol sıvı almanın yanında bol sıvı ihtiyacını karşılayacak ve C vitamini açısından zengin olan meyveleri tüketmekte faydalıdır.

Özellikle portakal, mandalina, havuç, elma gibi meyveler çocuklar için kurtarıcı niteliktedir. Uzmanlar meyve suyundan, meyvenin kendisinin yenmesinin daha faydalı olacağı düşüncesindedir. Çocuğun yaşına göre ıhlamur, ada çayı, zencefilli ve tarçınlı çaylar verilebilir. Yine çocuğun seveceği besleyici sebze çorbaları yapılabilir.

Bunlar hem çocuğun vücudunu güçlendirir hem de boğazlarını yumuşatır. Gripli çocuk ,  evde dinlenmeye alınıp , tam  iyileşmeden kalkmasına izin verilmemelidir. Çocuk eğer okula gidiyorsa, rapor alarak evde dinlenmelidir. Böylece hem kendi iyileşme süresi çabuklaşır ,  hem de okuldaki diğer çocuklara mikrop bulaştırmamış olur.

Evde alınan önlemlere rağmen çocuk iyileşmemişse, yükselen ateş de görülüyorsa, sürekli ve çok kıvamlı balgam varsa,  nefes almada zorlanılıyorsa ,  şişmiş büyük lenf bezleri varsa  vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Doktorun vereceği ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir.

Daha ağır seyreden durumlarda doktor tavsiyesiyle antibiyotik  kullanılabilir.

Nezle

Nezle de en sık görülen kış hastalıklarındandır. Genelde grip kadar ağır değildir. Hemen hemen  grip ile benzer hastalık belirtileri gösterir. Gripten daha çabuk geçer.

Nezleye sebep olan, viral adı verilen enfeksiyonlardır. Bu sebepten dolayı,  nezlede antibiyotik tedavisi etkisiz ve gereksizdir.

Çocuğun güzelce dinlenmesi, bol bol sıvı almasının sağlanması gibi, evde alınan basit tedbirler ile iyileşmeye yardımcı olunur.

Bronşit

Bronşit, solunum yolu sistemindeki bronşiyol adı verilen küçük hava yollarının iltihaplanması  sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Genellikle, griple birlikte gelen virüsler kalırlar ve bir süre sonra bronşite  dönüşürler. En sık olarak altı ay ile iki yaşındaki çocuklarda görülür.

Bunun sebebi ise, küçük çocukların hava yollarının daha küçük ve dardır.Bunun içinde tıkanması daha kolay ve hızlıdır.Büyük bir çocukta sadece  nezleye ya da gribe yol açan bir virüs,  küçük çocuklarda hızlıca bronşite dönüşebilir. Özellikle kış ve ilkbahar aylarında daha fazla görülür.

Bronşit öncelikle hafif belirtiler gösterir.Az bir öksürük,  hafif burun akıntısı, aksırmalar görülebilir. Çocuklarda öncelikle huzursuzluk ve iştahsızlık başlar. Bazı zaman ateş de başlayabilir.

Bir iki gün içinde öksürük şiddetlenmeye başlar. Nefes alıp verme normal şeklinden değişir. Nefes hızlanmaya ve hırıltılı bir şekilde çıkmaya başlar.

Zaten bu sebepten dolayı, çocukta iştahsızlık başlar.

Bronşit de bulaşıcı bir hastalıktır. Özel bir tedavisi yoktur. En sıkıntı veren yanı,  nefes alma problemi olduğu için,  buruna fizyolojik damlalar uygulanabilir. Çocukların bulunduğu ortam sürekli olarak nemlendirilmelidir.

Çünkü ortamdaki havanın kuru olması da nefes almayı zorlaştırır. Doktorun gerekli gördüğü zamanda ağızdan ve burundan hava verilerek, solunum yolunun açılması sağlanır. Yine bol sıvı almak vücudun direnci açısından önemlidir.

Bunun yanında morarmaya varan solunum sıkıntısı yaşanıyorsa, eğer bebeklerde emmede güçlük yaşanıyorsa  hemen doktora başvurulmalıdır. Hatta bazı zamanda hastaneye yatırılma bile gerekebilir.

Bronşit komplikasyon olarak, zatürreye ya da daha ağır solunum sıkıntılarına yol açabilir. Bu sebeple tedavisinin ihmal edilmemesi gerekir.

Zatürre

Zatürre, akciğer dokusunda görülen tek ya da çift taraflı olan enfeksiyon sonrasında ortaya çıkar. Akciğerlerde ki  hava keseciklerinin iltihaplı bir sıvı ile dolması sonucu oksijen alış verişinin fonksiyonu bozulur. Bu nedenle kandaki oksijen seviyesi azalmaya başlar. Bu duruma  çeşitli bakteriler ve virüsler sebep olabilir.

Hastalık ilk önce basit bir grip ya da üst solunum yolları hastalığı gibi başlar. Sonra ilerlemeye başlar.

Sonraki safhalarında, yüksek ateş, titreme, üşüme, şiddetli öksürük, balgam, göğüs ve sırtta ağrılar,  iştahsızlık, halsizlik, eğer bebeklik döneminde ise emmeyi reddetme, kusma,  soluk alamda hızlanma, göğüs tarafından gelen hırlamalar  ortaya çıkar.

Tedavisi antibiyotiksiz olmaz. Öncelikle mutlaka doktor muayenesinden geçmek gerekir. Sonrada düzenli bir şekilde tedaviye devam edilir. Çünkü zamanında müdahale edilmez ise ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.

Çocukları zatürreden korumak için, mutlaka çocukluk çağı aşılarına dikkat edilmeli, çocuklar sigara dumanına maruz kalmamalı  , hasta kişilerle temastan korunmak ve çocukları mümkün olduğunca kalabalık ortamlara götürülmemelidir. Çocuklarda el yıkama alışkanlığı kazandırmak, dengeli ve düzenli beslenmek gerekir.

Boğaz Enfeksiyonları

Boğaz enfeksiyonları  da virüs ya da bakterilerin bulaşmasıyla ortaya çıkan hastalık  türdür. En belirgin özellikleri, boğazda yanma, ağrı, yutkunmada hissedilen güçlük ve şişliktir. Antibiyotik tedavisi yapılan laboratuvar incelemesi  sonucunda anlaşılır. Virüs enfeksiyonuyla oluşan bir boğaz ağrısı ise, antibiyotik gerekmez.

Bunun yanında yapılan inceleme sonucunda beta mikrobu tespit edildi ise mutlaka doktor kontrolünde antibiyotik kullanılması gerekir. Doğru bir şekilde tedavi edilmeyen beta enfeksiyonları, sonrasında romatizma ve nefrite neden olabilir. Bunlarda tehli ve kalıcı hastalıklardır.

Bu farkın ortaya konması için mutlaka laboratuvar incelemeleri gerekir.

Sinüzit

Yüz kemiklerimizin içinde içleri hava dolu odalar vardır ve bunlara sinüs adı verilir. Yanak, alın ve burun bölgelerimizi kapsar. Birer tanede gözün ve arkasında beynin altında sinüsler bulunur. Bunların görevini tam yapabilmesi için bu kanallarınsa açık, salgı yapısının normal olması gerekir.

Bunlardan bir kaçının bozulmasıyla sinüzit meydana gelir. Önce soğuk algınlığını takip eden, burun akıntısı başlar, sabah öksürükleri, gittikçe artan baş ağrısı ve öksürmeler hastalığın belirtileridir. Doktorun verdiği sinüsleri rahatlatacak tablet, burun damlası yada antibiyotik kullanılabilir.

Yalancı Kuş Palazı

Diğer bir adı da krup olan yalancı kuş palazı, özellikle  altı ay ile üç yaşındaki çocuklarda kış ya da sonbahar sonunda görülür.Bu da virüslerin sebep olduğu üst solunum yolu hastalığıdır.

Ses  tellerinde ödem olması, mukus birikimi,  solunum güçlüğü, öksürük yalancı kuş palazının belirtileri arasındadır. En etkin tedavisi  nemli hava ve buhar oluşturulmasıdır. Çocuğun olduğu odada buhar makinesi kullanılabilir.

Çocuk dik pozisyonda oturtularak rahat nefes alması sağlanabilir.

Orta Kulak İltihabı

Daha çok bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen  orta kulak iltihabı, östaki borusunun görevini yapamamasıyla ortaya çıkar. Orta kulakta bakteriler çoğalır ve grip, üst solunum yolu hastalıkları ile ortaya çıkar.

İltihaplanma beslenmede ve yutkunmada ağrıya sebep olur. Kulak ağrısı en temel belirtisidir. Ateşlenmede olabilir. Antibiyotikle tedavisi mümkündür.

Eğer doktor gerekli görür ise,  kulak zarının içindeki iltihap boşaltılır ve çocuğun rahatlaması sağlanır.

Kış hastalıklarından korunmak için bazı önlemler alınabilir. El yıkamak bunların en önemlisidir. Kendimizin ve çocuğumuzun el temizliğine son derece dikkat edilmelidir. Mevsimine göre giyinilmelidir.

Çocukların beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmelidir. Odanın ve evin her gün havalandırması yapılmalıdır. Vitamin takviyesi yapılabilir. Çocukların rutin aşılarını yaptırılmalıdır.

Aşırı kalabalık ve havasız yerlere çocukların götürülmemesine dikkat etmeliyiz.

Источник: https://evdesifa.com/cocuklarda-kis-hastaliklari/

Çocuklarda Çok Görülen Kış Hastalıkları

Çocuklarda Kış Hastalıkları

Kış aylarında, hastalıklara karşı en dirençsiz grubun başında elbette çocuklar geliyor. Kreş ve okul gibi toplu olarak bulunulan kapalı ortamlar, bulaşıcı hastalıklar ve diğer çocuk hastalıkları için en uygun yayılma ortamını sağlıyor.

Çocukların çok sık hasta olmaması için öncelikle bazı koruyucu önlemlerin alınması gerekiyor. Kış mevsiminin ortaya çıkardığı çocuk hastalıkları, virüs veya bakterilerin neden olduğu hastalıklardır. Bu nedenle güncel aşı kartları ile birlikte, çocukların bütün aşı kartları incelenmelidir, çocuk hastalıkları ile ilgili eksikler giderilmelidir.

Çocuk hastalıkları ve önlenmesinde en önemli konulardan biri de tuvalet eğitimidir. Çocuklara tuvalet kullanımı ve tuvalet eğitimi sırasında, hijyen ve hijyenik temizlik işlemleri öğretilip benimsetilmelidir.

Enfeksiyondan korunmada en önemli faktör olan el yıkama alışkanlığı, çocuğa mutlaka kazandırılmalıdır.

Çocukları ilgilendiren bütün bulaşıcı hastalıkların ve çocuk hastalıklarının yayılışı izlenmeli ve ailelere bildirilmelidir.

Sık Görülen Çocuk Hastalıkları ve Tedavileri:

Okul döneminde, üst solunum yolu enfeksiyonları (Nezle, grip, kulak iltihabı, tonsillit, pnömoni, krup, bronşiolit), sık rastlanılan çocuk hastalıklarının başında geliyor.

Nezle: Genellikle kış aylarında en çok rastlanan çocuk hastalıkları arasında yer alır. Hastalık, hafif bir burun akıntısıyla başlar. Kimi zaman hafif öksürük de görülür; ama bazen bu öksürük biraz daha şiddetli de olabilir. Bu hastalık tablosuna nadiren ateş de eklenir.

Grip: İnfluenza adlı virüsün neden olduğu grip hastalığı, genellikle yüksek ateşle başlar. Kas ağrıları, baş ağrısı, 39 – 40 dereceye varabilen ateş, burunda doluluk, burun akıntısı ve öksürük görülür. Büyüklerde de görülen grip hastalığının, çocuk hastalıkları arasındaki yeri daha fazla fazla önem taşır.

Boğaz enfeksiyonu: Halk arasında ‘”beta mikrobu” olarak adlandırılan A grubu beta hemolitik streptokokun neden olduğu bademcik enfeksiyonu, okul çağında çok sık görülen çocuk hastalıkları arasındadır. Bademcikleri şişen çocuk, yutkunmakta zorlanır; bazen uyurken düzenli nefes almakta zorluk çeker.

Basit üst solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotik kullanarak, bakterilerin antibiyotiklere karşı bağışıklık kazanmasına ortam hazırlamak yanlış olur. Ancak yine de beta mikrobunun neden olduğu enfeksiyonun tedavisi özellikle önemlidir.

Çünkü tedavi edilmediği taktirde, beta streptokokun yol açtığı enfeksiyona bağlı olarak, çocukta yaşamı tehdit eden akut eklem – kalp romatizması ve akut glomeluronefrite yol açabilir.

Zatürre ( Pnömoni ): Daha çok bir kış hastalığı olarak ortaya çıkan zatürre, akciğerin bir veya birkaç lobunun iltihaplanması olarak görülen ateşli bir hastalıktır. Zatürrede, akciğerlerde yer alan hava kesecikleri iltihap benzeri bir sıvıyla dolar.

Akciğerlerin temel görevi olan oksijen alış veriş işlevi bozulur ve bu nedenle kanda oksijen düzeyi düşer. Çeşitli bakteri ve virüslerin yol açtığı zatürre hastalığı, özellikle risk grubuna giren hastalarda, ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi bir akciğer hastalığıdır.

Küçük çocuklarda, ileri yaştaki gençlerde ve kronik bir hastalığı bulunan kişilerde daha ağır seyreder ve hatta ölümle sonuçlanabilir. 39 dereceyi geçen ateş, öksürük, çoğu zaman pas renginde olan koyu kıvamlı balgam, bu hastalığın en önemli belirtileridir. Zatürre, sıklıkla burun boğaz enfeksiyonu sonrasında ortaya çıkar. Dikkat gerektiren çocuk hastalıkları arasında yer alır.

Bronşiolit ve bronşit: Bronşiolit, çocuklarda erken yaş grubunda (özellikle 3 yaş altında) bronşiol adı verilen küçük bronşların iltihaplanması şeklinde ortaya çıkan çocuk hastalıkları olarak bilinir.

Bronşit ise, büyük bronşları (yani nefes borusundan dallanarak akciğerlere yayılan hava borularını) örten mukoza dokusunun, akut ya da kronik iltihabı olarak tanımlanabilen bir hastalıktır. Bronşit, grip enfeksiyonu sırasında üst solunum yollarında çok sıklıkla oluşan bir komplikasyondur.

Nefes borusu ve bronş enfeksiyonlarına, kızamık ve boğmaca sırasında da sık rastlanır. Özellikle çocuklarda ve gençlerde görülen akut bronşitlerde, hastalığa neden olan başlıca etken bakterilerden çok virüslerdir. Ama bazen bakterilerin de akut bronşit etkeni olduğu görülebilir.

Hastalığın en çok görülen belirtileri, ateş, balgam, inatçı kuru öksürük ve göğüste ağrıdır. En sık görülen çocuk hastalıkları arasındadır.

Orta kulak iltihabı: Orta kulak iltihabının, soğuk algınlığından sonra en çok görülen çocuk hastalıkları arasında önemli bir yeri vardır. Bebeklerde ve çocuklarda, östaki borusunun erişkinlere oranla daha kısa ve yatay olması nedeniyle, bakteriler burundan ve boğazdan orta kulağa daha kolay geçebilir.

Soğuk algınlığında veya boğaz enfeksiyonlarında, östaki borusu kapanır ve bakteriler içeren sıvı, orta kulak içinde kalır. Böylece bakteri ve mikropların daha hızlı üreyebileceği bir ortam oluşur. Orta kulak iltihabı, Akut Otitis Media adı da verilen bir çocuk hastalıkları türü olarak tanınır.

Hastalığın belirtileri, öncelikle kulak ağrısı ve işitme kaybıdır; ateş ve özellikle bebeklerde beslenme güçlüğü de görülür.

İshal (Gastroenterit): Çeşitli bakteriler, virüsler ve parazitlerin yol açtığı bir sindirim sistemi hastalığıdır. Günde üç kezden fazla sulu dışkılama, ateş, bulantı ve kusma, iştahsızlık, halsizlik, belirtileriyle tanınır.

İshal rahatsızlığı görüldüğünde, öncelikle sıvı kaybının olup olmadığına bakılmalı ve bol sıvı verilmelidir. Ağız kuru ise, göz yaşı azalmışsa ve aşırı halsizlik durumu varsa, sıvı eksikliğinin ileri bir aşaması yaşanmaktadır.

Bu durumda ağızdan sıvı verilemiyorsa, vücuda sıvı verilmesini sağlamak üzere acilen doktora başvurulması gerekir. İshalde dışkı analizine bakılarak, nadiren antibiyotik tedavisi uygulanır.

İshal olayında eller çok iyi yıkanarak dezenfekte edilmeli, bebeğin alt bezleri özel poşetlere konarak atılmalı, eğer klozet kullanıyorsa, her defasında çamaşır suyu ile klozet temizlenmelidir. İshalin de en sık görülen çocuk hastalıkları arasındaki yeri kuşkusuzdur.

Konjonktivit: Gözün beyaz bölümünü ve göz kapağının iç yüzeyini kaplayan parlak ince zarın iltihaplanmasıdır. Bakterilerin ve virüslerin yol açtığı bu hastalık hızla bulaşabilir. Antibiyotik ve göz damlalarıyla tedavi edilir.

Döküntülü çocuk hastalıkları:

Virüsler, üst solunum yolu hastalıklarının dışında, döküntülü bulaşıcı hastalıklara da neden olmaktadır. Küçük çocukların kış aylarında insanların kalabalık olarak bulunduğu ortamlara girmesiyle, yoğun olarak geçirdikleri bu çocuk hastalıkları şöyle sıralanabilir:

Kızamıkçık: Rubella virüsünün neden olduğu kızamıkçık hastalığında, boyundaki lenf bezlerinde şişkinlikler ve bazen hafif ateş görülür. Çocuğun yüzünde düzgün, küçük, kırmızımsı pembe renkte lekeler görülür. Daha sonra bu lekeler damağa ve vücuda yayılır. Kızamıkçık aşısı ile bu hastalıktan korunmak mümkündür.

Kızamık: Hastalığın adını taşıyan kızamık virüsünün yol açtığı bu hastalıktan, yine aşı ile korunmak mümkündür. Kızamığın ilk belirtileri, birkaç gün süreyle ateş, kuru öksürük, burun akması ve göz sulanmasıdır. Ağızda yanakların iç tarafında beyaz lekeler, kulaklarda ve alında hafif kırmızılık görülür. Daha sonra bu kırmızılık bütün vücuda yayılır.

Su Çiçeği: “Varisella-zoster” denilen bir virüsün neden olduğu bu hastalık; halsizlik, hafif ateş, iştah kaybı ve şiddetli bir kaşınma ile başlar. Vücutta kırmızı lekeler görülmeye başlar ve bu lekeler kısa süre içinde vücuda yayılır. Daha sonra bu lekeler sivilceye dönüşüp kabuklanır. İnsandan insana bulaşması, temas, damlacıklar veya hava yoluyla olur.

Altıncı Hastalık: Ani başlayıp 39 – 40 dereceye kadar yükselebilen ateş, Altıncı hastalığın başlıca belirtisidir.

Çocukta hafif burun akıntısı, ateş, baş ağrısı ve mide bulantısı, hastalığın diğer belirtileridir. Kulakların arkasında, boynun yan kıvrımlarında ve başın arka kısımlarında yer alan lenf bezleri şişebilir.

Altıncı hastalıkta, ateş düştükten hemen sonra vücutta kırmızı renkli kaşıntısız deri döküntüsü görülür.

Hangi çocuklar risk altında?

Hem virüslerin yol açtığı hastalıklar, hem de bakterilerin neden olduğu hastalıklar açısından, aslında kalabalık ortamlara giren bütün çocuklar risk altındadır.

Bununla birlikte; solunum yolu hastalıkları açısından, alerjisi ve astımı olan çocuklar, kalabalık ailelerde yaşayan çocuklar, küçük bebekler, okula giden ablası veya ağabeyi olan bebekler, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar, kanser tedavisi görmekte olan çocuklar, özellikle risk altındadır.

Risk grubuna giren bütün çocukların, grip ve diğer solunum yolu hastalıklarına karşı korunması için aşılanması gerekir. Grip aşısı, bütün gribal enfeksiyonlara ve grip sonrasında karşılaşacakları ortakulak enfeksiyonu ve zatürre gibi daha ciddi sağlık sorunlarına karşı korunmalarını sağlayabilir.

Korunma için en temel önlem…

Mikroplar öksürük ve aksırık yoluyla havaya dağılıyor. Okulda sıralara, kapı tokmaklarına; evlerde dokunulan çeşitli ortamlara yerleşen bu mikroplar, çocukları hasta ediyor. Bu nedenle çocuğunuzu bu hastalıklardan korumak için ilk yapmanız gereken şey, ona ellerini yıkama alışkanlığı kazandırmaktır. Yalnızca elleri yıkayarak bile, birçok hastalıktan korunmak mümkün olabilecektir.

____________________________Aramalar:– Kış hastalıkları,– çocuklarda kış hastalıkları,– kış hastalıkları nelerdir,– çocuk hastalıkları,– çocuk hastalıkları hangileri,– çocuk hastalıkları ve tedavileri,

– çocuk hastalıkları ve korunma,

Источник: https://ailecesaglik.com/aile-sagligi/hamilelik-annelik-bebek-ve-cocuk-sagligi/cocuklarda-cok-gorulen-kis-hastaliklari/

Virüsler içeriyi sever

Çocuklarda Kış Hastalıkları

Soğuk havalarına artmasıyla beraber yaşamımızı daha çok kapalı ortamlarda geçirmeye başlıyoruz. Bu durum özellikle de günlerinin çocuğunu diğer çocuklarla birlikte yuva, kreş, okul ortamlarında diğer çocuklarla birlikte geçiren çocukları etkiliyor.

Soğuğa alışkın ülkelerin aksine bizde hava soğuksa çocukları teneffüs için bahçeye bile çıkartmayan okullar var. Bu da kapalı ortamlardaki virüslerin yayılması için uygun şartları sağlıyor.

Oysa ki bir kuzeyli atasözü şöyle diyor: “Soğuk hava yoktur, yetersiz giysi vardır”. Çocuklar ne kadar çok içeride  kalırlarsa o kadar çok hastalanmaya yatkın oluyorlar.

Kış şartlarında özellikle okullarda sık karşılaşılan hastalıklar ve bunlarla ilgili korunma yöntemlerini Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu'ya danıştım…

En yaygın kış hastalıkları

Özellikle okul gibi kalabalık ortamları çok “seven” birtakım virüsler ekim ayından itibaren kendini göstermeye başlayarak kış döneminde artıyor.

Henüz savunma mekanizmalarının tam gelişmemiş olması nedeniyle kış aylarında hastalıklara karşı en dirençsiz grubun başında çocuklar geliyor.

Özellikle okul, kreş gibi toplu ortamlar bulaşıcı hastalıkların yayılması için en uygun ortamı hazırlıyor.

Kış aylarında, çocuklarda en fazla virüsler ve bakteriler yoluyla bulaşan hastalıklar görülüyor. Çünkü virüsler, enfekte damlacıkların havada asılı kalması ve bunların solunum yolu ile alınması sonucu, bir çocuktan diğerine ya da bir erişkinden çocuğa kolayca bulaşabiliyor Bunların en başında; rinovirüs, parainfluenza, el-ayak-ağız hastalıkları (coxsackie virüs) da görülüyor.

Parainfluenza virüsü, ses tellerine yakın yerleri tutuyor ve köpek havlama sesine benzer bir öksürüğe neden olabiliyor. Rinovirüs ise nezle yapıyor. Daha çok burun kısmını tutarken, burun akıntısı ve baş ağrılarıyla belirti veriyor.

Grip ise influenza virüsüyle ortaya çıkan, çok daha ağır bir solunum yolu enfeksiyonudur. Yüksek ateş, yaygın kas ağrısı, gözlerde akıntı ve öksürük ile seyredebilir. Influenza virüsü çocuklarda iştah kaybı, aşırı ateş ile sıvı kayıplarına, ikincil bakteriyel enfeksiyonlarla bronşit ve zatürrelere yol açabilir.

Yine solunum yoluyla bulaşan kızamık, kızamıkçık, halk arasında “öpücük hastalığı” dediğimiz Enfeksiyöz Mononükleoz, parvovirüs ve suçiçeği vücudun çeşitli bölgelerinde döküntülere neden olabiliyor. Ayrıca kızamığa bağlı zatürre gibi su çiçeğine de bağlı birtakım rahatsızlıklar meydana gelebiliyor.

Hastalıktan koruyucu tutumlar

Enfeksiyonlar en çok elle bulaşıyor. Özellikle grip virüsleri plastikler, tahtalar gibi çocukların dokundukları eşyalarda 24 saate yakın barınabiliyorlar. En çok da damlacık enfeksiyonuyla bulaşan virüsler; öksürme, aksırma ile havaya asılı kalan tükürük parçalarında yaşıyor. Dolayısıyla kalabalık olduğunda çocukların bu havayı soluması kolaylaşıyor.

Sınıfların ve tuvaletlerin düzenli olarak temizlenmesi, havalandırılması gibi ortam hijyeninin sağlanmasında okula; ellerin sık yıkanması, ortama hapşırma ve burun temizliği için kullanılan materyallerin bırakılmaması, yemekhanede bardak, çatal, kaşık gibi kişiye özel malzemelerin ortak kullanılmaması gibi davranışları çocuğa kazandırmak konusunda ise öğretmenlere çok iş düşüyor. Özellikle el yıkama alışkanlığı çocuklarda çok zor olsa da enfeksiyona karşı korunmada büyük önem taşıyor. Bu anlamda sınıflara küçük lavabolar koyulabilir ya da temizlik araları yapılabilir.

Herhangi bir enfeksiyon hastalığına yakalanan çocukların, enfeksiyonu diğer çocuklara bulaştırmamaları için evde istirahat etmeleri, okula gitmemeleri en ideal önlem.

Ancak hastalıkların artış gösterdiği kış döneminde okulda olduğu süre boyunca, çocuğun hasta olan arkadaşlarıyla öpüşmemesi veya sarılmaması, hasta olan arkadaşının kullandığı materyalleri kullanmaması, okuldayken ders aralarında ellerini yıkaması konusunda alışkanlık kazandırılmalı.

Grip aşısı yapılmalı mı?

İnfluenza virüs Tip A ve B’nin bir önceki yıl en sık görülen tiplerinden hazırlanan aşılar Eylül-Ocak ayları arasında uygulanabilirse o dönemki grip salgınından koruyucu olma olasılığı yüksek olur.

Grip ülkemizde çoğunlukla Aralık başından Mart sonuna kadar salgın olarak görülebilen bir enfeksiyondur. Özellikle 6 ay-5 yaş çocukları, kronik hastalığı olanlar, alerjik ve astımlı olanlar aşılanmalıdır.

Aşı 6 aydan sonra her yaş grubuna uygundur.

D vitamini takviyesi

Kış aylarında özellikle dışarıda her gün 30 dakikadan az zaman geçiren, bilgisayar ve TV önünde günde 2-3 saatten fazla kalan, yaşına göre fazla kilolu ve hareketsiz çocuklara, özellikle de buluğ çağı yaklaştığı dönemde D vitamini desteği vermek uygundur. D vitamini kemik kütlesini desteklediği gibi enfeksiyon direnci açısından yararları konusunda da çalışmalar vardır. Diğer multivitaminlerin okul çocuklarında sürekli kullanım endikasyonu yoktur, gerekli durumlarda doktor tavsiyesi ile alınmalıdır.

Aşırı koruyucu olmayın!

Anne babaların bazı tutumlarına göre okulda çocukların enfeksiyona neden olan mikroorganizmalara duyarlılığı da değişkenlik gösteriyor.

Aşırı koruyucu tutumlar, örneğin çocuğun parkta, sokakta veya bahçede oynamasına, doğayla iç içe olmasına engel olmak, çocuğun doğanın mikroorganizmalarıyla tanışmasını da engelliyor.

Bu da çocuğun o mikroorganizmalara yanıtının daha düşük seviyede olup daha şiddetli enfeksiyon geçirmesine sebep olabiliyor. Çocuk mikroorganizmalarla ne kadar erken tanışırsa, okul çağında enfeksiyonları o kadar kolay atlatabiliyor.

Hastalıktan koruyan beslenme

Okul çağındaki çocuklarda bağışıklık sisteminin güçlenmesi için;

  • Güne mutlaka kahvaltıyla başlanmalıdır; kahvaltıda biraz karbonhidrat, protein ve yağ alınmalıdır. Bunun için; yumurta çeşitleri, meyveli yoğurt, tahıllı karışım veya evde yapılmış çok şekerli olmayan bir kek yenebilir. Alınması gereken günlük kalori için kahvaltıyı tatlandırmak da önemli; pekmez ve bal menüde olabilir.
  • Kış mevsiminde özellikle; lif içeriği açısından armut, C vitamini açısından zengin narenciye, yeşilliklerden en az biri (ıspanak, pazı, brokoli, maydanozlu yemekler) yenmelidir.
  • Peynir, süt ya da yoğurt gibi süt ürünlerinden en az biri yenmelidir. Çocuk hepsini yemek zorunda değildir. Ayrıca demir bakımından zengin yiyeceklerin yanında yoğurt yenmemelidir. Aksi takdirde besinin demir değeri azalır.
  • Mısır gevrekleri de içinde şeker olduğundan, çok fazla abartılmamak şartıyla yenebilir.
  • Yapılan yemeklerin içine nane gibi birtakım faydalı otlar eklenebilir.
  • Hazır paket gıdalar, şekerlemelerden uzak durulmalıdır (Bu anlamda çocuklara abur cubur reklamları izletilmemelidir).
  • Sokağa çok çıkmayan, yaz tatili yapamamış, kısacası güneşe çok çıkmamış çocuklarda D vitamini desteği yapılmalıdır.
  • Haftada iki kez balık gibi Omega 3’ten zengin yiyecekler yenmeli ancak kış boyunca omega 3 tabletleri alma mecburiyeti yoktur. Özel dönemlerde, sınav gibi stresli durumlarda ya da dönemsel beslenme bozukluğu olduğunda balık yağıyla omega 3 takviyesi yapılabilir.
  • Kuru meyve ve yemişler yenmelidir.

ÇOCUKLARDA GRİP NASIL GEÇER?

Источник: https://hthayat.haberturk.com/anne-baba/cocuk-sagligi/haber/1042391-virusler-iceriyi-sever

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.