Çocuklarda Korkunun nedenleri nelerdir?

içerik

Çocuklarda korku duygusu neden kaynaklanır? Ebeveynler neler yapmalı?

Çocuklarda Korkunun nedenleri nelerdir?

Çocukların korku duygusunu da modelleyerek öğrendiklerini belirten uzmanlar, “Çocuğun korkularını küçümsemek ya da alay etmek yerine bunu aşmalarına yardımcı olmak gerekir” önerisinde bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Duygu Barlas, çocukluk döneminde ortaya çıkan korkuların yaş ve gelişim sürecine göre farklılıklar gösterebildiğini söyledi.

Korkular en çok 2-5 yaş arasında görülüyor

Çocukların duygusal gelişimleri esnasında çeşitli korkuların ortaya çıkabildiğini belirten Barlas, korkuları etkileyen faktörler arasında zeka, yaş, cinsiyet, kişilik yapısı ve çevresel koşulların yer aldığını kaydetti.

Okul öncesi dönemde özellikle 2 ila 5 yaş arasında korkuların ebeveynler tarafından sıklıkla dile getirildiğini ifade eden Barlas, “Bu yaş aralığında genellikle karanlık, böcek, köpek, cadılar/hayali varlıklar, gök gürültüsü ve tek kalma korkuları görülmektedir.

Çocukların hayal dünyası 3 ila 4 yaş arasındaki oldukça aktiftir. Bu duruma bağlı olarak bu yaş aralığındaki çocukların televizyonda ve masallarda yer alan kahramanlardan, karanlıktan ve yalnız kalmaktan korkmaları olağandır.

Bu korkuların bu yaş aralığında normal kabul edildikleri çeşitli araştırmalar tarafından bildirilmiştir” dedi.

Her yaşın korkusu var!

Çocukların yaşı ilerledikçe bilişsel ve duygusal yetilerinin de geliştiğini kaydeden Barlas, her yaş grubuna ilişkin ayrı korkular bulunduğunu ve zaman içerisinde bu korkuların geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Buna bağlı olarak korkular da daha gerçekçi olmaya başlar. Az önce bahsedilen korkular yerine 7 ila 13 yaş aralığında sosyal yaşama ve akademik duruma ilişkin korkular baş göstermektedir.

Derslerinde yeterince başarılı olamama, arkadaşları tarafından dışlanma, sevilmeme korkuları yaygın olarak görülmektedir. 7 ila 13 arasında süren bu korkular yaş ilerledikçe etkisini yitirmektedir.

Yaklaşık olarak 11 ila 12 yaş aralığında ise bu korkuların çoğunun çocuk üzerinde etkisini yitirmiş olduğunu görmekteyiz.”

Çocuğu tehdit ederek korku aşılamayın

Uzman Klinik Psikolog Duygu Barlas, korkulara sebep olan etmenlerin çeşitlilik gösterdiğini belirterek

Çocuğu tehdit ederek korku aşılamak başlıca yapılan uygun olmayan tutumlardan bir tanesidir. Buna en güzel örnek şu olabilir:

“Eğer bir daha böyle yaparsan seni doktora götüreceğim ve sana iğne yaptıracağım.” Böyle bir tutumun sergilenmesi çocukta doktor korkusu yaratır.

Ayrıca çocuğa yaşı ile uyumlu olmayan masallar okumak, film izletmek de korkulara neden olabilir. Bunların yanı sıra çocuğun başından geçen olumsuz bir olay ya da deneyim çeşitli korkulara sebebiyet verebilir.

Çocuklar modelleme yolu ile öğrendikleri için model aldığı bir büyüğünün bir objeden korkmasını da modelleyebilir. Örneğin kedilerden korkan ve tiksinen bir anne farkında olmadan çocuğunun yanında da bu durumu belirtebilir ve çocuğun zihninde “kedi” nötr bir canlı iken “korkulan bir hayvan” haline gelebilir.

Bazen de bu korkular sadece gelişimsel açıdan bilişsel ve duygusal yetilerin zaman içerisinde gelişmesine bağlı olarak doğal bir süreç olarak görülebilir.

Anne ve babalara tavsiyeler

“Genellikle kendiliğinden geçen bu korkular karşısında anne ve babaların uygun bir tutum sergilemeleri önem taşımaktadır” diyen Duygu Barlas,

“Özellikle çocuğun akademik ve sosyal yaşamını olumsuz açıdan etkilemeye başlayan korkular için bir uzmandan yardım alınması gerekebilir. Uzman bir yardımın yanı sıra annelere ve babalara da düşen görevler bulunmaktadır” diyerek önerilerini şöyle sıraladı:

İlk olarak anne ve babalar bu korkuları yüzünden çocuklarını eleştirmemeli ve onlarla dalga geçmemelidirler. Onları önemsemeden ‘Korkacak bir şey yok, sen bebek misin, saçmalama korkulacak bir şey yok’ gibi cümleleri söylemek etkili bir yöntem olmayacaktır.

Karanlık korkusu

Bu tip tutumlar yerine anneler ve babalar çocuklarını anladıklarını açıkça dile getirmeli ve bu sorunu beraber çözebileceklerini çocuklarına göstermelidirler. Örneğin karanlık korkusu olan bir çocuğu karanlıkta zorla yatırmak yerine onunla beraber karanlıkta vakit geçirmek ya da sevebileceği ufak bir gece lambası almak daha iyi bir yöntem olacaktır.

Hayvan korkusu

Sıklıkla görülen korkulardan birisi olan köpek-kedi korkusunun çözümü ise çocuğu korkulan hayvan ile karşı karşıya getirmek değildir. Bu uygulama çoğu kez uygun şekilde yapılmadığı için travmatize edici olabilir.

Bunun yerine çocukların modelleyerek öğrendikleri göz önüne alınmalı ve çocuğun yanında korkulan hayvan sevilmeli, çocuk bu hayvan ile oynayan diğer çocukların yanına götürülmeli veya hayvanlar ile ilgili çeşitli masallar, hikayeler okunmalı, filmler izletilmelidir.

Ebeveynler çocuğu uyarı yöntemine dikkat etmeli

Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/cocuklarda-korku-duygusu-kaynaklanir/

Korku çocuğa: korkunun nedenleri ve sonuçlarının nasıl tedavi edileceği

Çocuklarda Korkunun nedenleri nelerdir?

Korkunun ortaya çıkışı bir refleksle ilişkilendirilebilir.ihtiyat. Vücudun koruyucu reaksiyonu gibi. Kural olarak, çocuğun huzursuz davranışı uzun sürmez. Ama korkunun uzamış olduğu durumlar var.

Her şey çocuğun hangi ortamda büyüdüğüne bağlı.

Eğer ebeveynler sert bir eğitim yaparlarsa, bir bebeğin sesini yükseltirler, onu döverlerse, bu da korku yaratabilir, kalıcı bir nevrotik bozukluğu kışkırtabilir.

Çocuğun korkusu nedir? Nasıl tedavi edilir? Bu makalede ele alınacaktır.

Korkunun ana belirtileri

Çocuğun korkusunu işaretlere gösterin:

  • zayıf uyku;
  • sık solma;
  • WINCE;
  • dilate öğrenciler;
  • hızlı solunum ve çarpıntı;
  • başını omuzlara çekmek;
  • artan heyecanlanma;
  • uykuda bozulma;
  • kabus;
  • bir rüyada sık sık ağlamak;
  • yalnızlık, karanlık ya da herhangi bir nesne korkusu;
  • histerik belirtiler;
  • kötü iştah;
  • uzuvların titremesi.

Çocuğun bir şeyden korkması sık sık yardım ister.huzursuzca, kaprisli davranır. Çocuk, ebeveynlerin onunla yatmasını ve odadaki ışığı açmasını talep edebilir. Sık sık gece boyunca uyanacak.

Çocuğun nevrotik bozukluğunun ana nedenleri

Bu olgunun nedenini yetişkin bir çocukta belirlemek için, kural olarak, emek gerektirmez. Ama bebeğin korkusunu nasıl açıklarsınız?

Bir çocukta provoke korkusu yapabilir:

  • yüksek sesle ağlar veya keskin sesler;
  • korkutucu bir türden büyük hayvanlar;
  • Doğal fenomenler, örneğin, yıldırım veya gök gürültüsü;
  • stres;
  • Bir yabancının görünüşü;
  • aşırı sıkı yetiştirme;
  • çeşitli bulaşıcı hastalıklar;
  • somatik hastalıklar.

Her yaşta bir çocuğun kalması çok önemlidir.güvenlik durumu. Çocukların anaokullarının bile yavaş yavaş alıştırmaları tavsiye edilir. İlk günlerde annem orada olmalıydı. Böylece çocuk endişelenecek bir sebep olmadığını anlayacaktır.

Okul öncesi çocuklarda korku genellikle ailede gergin bir çatışma durumu ile ilişkilidir. Annenin kötü bir ruh halindeki sürekli varlığı çocuğun durumuna zarar verebilir.

Çocuk cezadan korkuyor, bağırıyor, korkuyoryalnızlık, karanlık odalar ve masal karakterleri – bütün bunlar yanlış eğitimin ve ebeveynlerin çocuğun duygusal alanına kayıtsız tutumu sonucudur.

Tam olarak aynı sonucaparadoksal sesler, çocuklarının iletişim çemberini daraltan ebeveynlerin aşırı koruyuculuğuna yol açabilir, çocuğun bağımsızlık ve etkinlik gibi nitelikleri geliştirme fırsatını vermez.

Korkunun sonuçları

Çocuk büyüdüğünde, hayat deneyimi daha da zenginleşir ve korkular kendi başlarına gider. Ancak, uzun bir süre kaldıkları ve zamanla daha da parlak hale geldikleri görülür.

Korkunun gücü, korkunun ani olmasına bağlıdır.fenomen, geçmişte olumsuz deneyim, tekrarlanan travmalar. Bazıları histeri ile korkuya tepki gösterir, bazıları panik atak başlatır.

Eğer çocuk zaten konuşmaya başlamışsa, o zaman kekelemeye ya da çocuğa başlayabilir ve konuşmayı tamamen kesebilir.

Bazen korku çok uzun süre unutulmaz, o zaman çocuk kendi başına kilitlenebilir ve bu da öğrenme becerisinde bir bozulmaya neden olur.

Günde alınan korku, kabuslara yol açarak, temelsiz korkulara ve saldırgan davranışlara neden oluyor. Yani korku ve saldırganlık karakterin özelliklerine dönüşebilir.

Çocuğun korkusu, belirtileri çoktur,Doktorlar ayrı bir hastalık olarak öne çıkmazlar. Teh, güçlü bir korkunun bir fobinin gelişimi için tetikleyici bir mekanizma haline gelmesi gerçeğinde yatmaktadır – bir nesne veya fenomen için istikrarlı bir korku hissi.

Kalıcı korkular bir hastalığı kışkırtabilirkardiyovasküler sistem. Psikiyatrik şiddetli travma nedeniyle üriner inkontinans, kekeme ve gece yürüyüşü meydana gelebilir. Bu nedenle, korkusu olan çocuklar, nöropatolog ve konuşma terapistini, kalbin bir kardiyogramını göstermelidir.

Hastalığın ana tedavi yöntemleri

Çocuğun korkusunu nasıl aşabiliriz? Bir patoloji nasıl tedavi edilir? Birisi geleneksel tıbbın tariflerine güveniyor, birisi pediatrik bir nöroloğa yönelmeyi tercih ediyor. Her durumda, çocuğun onu sakinleştirebilecek olan annenin yanında olması gerekir.

Evde korku nasıl tedavi edilir? Aile sakin bir atmosfere sahip olmalı, çocuk lulla şarkıları söylemeli, daha sık onu kollarına almalı, sırtını, kalemlerini ve bacaklarını inmeli. Bu çocuğun rahatlamasına yardımcı olacak ve o da sızlanmayı durduracaktır. Bütün bu yöntemler çok küçük çocuklar için etkilidir.

Bir genç nasıl korkutulur? Böyle bir reaksiyonun kesin nedenini belirlemek gerekir. Bundan sonra uygun tedavi yöntemini seçebilirsiniz. Belli bir şeye veya bir kişiye korku olması durumunda, çocuğu onlara daha yakınlaştırmak gerekir. Burada her şeyi yavaşça yapmak gerekiyor. Bu nesnenin teh oluşturmadığına inanmak gerekir. Bundan sonra, korku duygusu gençliği terk edecektir.

Çocuk ziyaretten korkuyorsa ne yapmalıtıbbi ofis Çocuğu, hastalığın erken dönemlerinde hastalığın tedavisinden çok daha iyi olduğunu ve uzun bir süre acı çekeceğine ikna etmek gerekir. Aynı zamanda, bir genç ile konuşma dostu ve sakin olmalıdır.

Korku genellikle okula devam etmenin başlangıcına eşlik eder. Özellikle, ebeveynlerin çocuğun kendi kontrolleri dışındaki görevleri yerine getirmeleri, en yüksek sonuca odaklanmaları, sürekli olarak yüksek hedeflere yönelmeleri gibi durumlarda bu tür bir durum gözlemlenmektedir.

Korkuların tamamı sadece kaldırılabilirEğitmenler tarafından yaratılan samimi ortam. Bu durumda, bir çocukta kaygı düzeyinin kaldırılmasına yönelik ortak yaklaşımları özetleyerek, sosyal statüsünü gerçekleştirmesine yardımcı olan öğretmen ve ebeveynlerin işbirliğine önemli bir rol verilmiştir.

Halk ilaçları kullanımı

Çocukta korkuyu nasıl ortadan kaldırılır? Bu fenomeni nasıl tedavi edeceğiniz belli bir tedavi yöntemi olmadığından doktor size tam olarak söylemeyecektir. Sadece korkutucu psikoterapistlerin güçlü bir tezahürüyle ilaçları reçete ederler ve ebeveynler korku çocuğunun nasıl tedavi edileceği ve evde herhangi bir şey yapmanın mümkün olup olmadığı sorusuyla işkence görürler.

Geleneksel tıp korkudan kurtulmanın birçok yolu:

  • Ortak bir yol. Korkunun hemen ardından, su ile tatlandırılmış bir bardak şeker içmelisiniz.
  • Dualar kullanılır. “Baba-in-Pans” korkusu ile birlikte duakutsal su çok etkili bir güçtür. Çocuğun günde üç kez günde üç kez içmesi gerekir. Sabah ve akşam, bu suyu yıka, bir dua oku. Ayrıca “Bakirenin Bakiresi” den korkarak etkili bir dua edin, sevin.
  • En güçlü ulusal yöntem tütsü ile bir elma. Bu amaçla, elma içerisinde 2-3 g tütsü bulunan bir açıklık yapılır. Bundan sonra, elma yarım saat kadar pişirilir. Elmanın ilk yarısı sabahları, ikincisi ise akşam yenir.
  • Nane ile kahve. Et suyu hazırlamak için çekilmiş kahve dökülürtavada. Ayrıca taze nane eklenir. Karışım su içine dökülür ve bir su banyosuna yerleştirilir. Kaynama sonrası çocuğunuza bir nefes vermelisiniz. Böyle bir soluma, sinir gerginliğini hafifletir. Hem yetişkinler hem de çocuklar için uygundur.
  • Bal ve melissa ile süt. Taze süt kaynatılmalıdır, ekleyinonun melissa. Bu durumda kaynama biraz daha fazla olsun. Bundan sonra, sütü soğutun ve Mayıs ayında bir kaşık bal ilave edin. Çocuğa günde yarım bardakta yarım bardak vermek.
  • Soğuk su ile yapmak. Prosedür günde üç kez yapılır. Su sıcaklığı 10 derece olmalıdır. İlk günler dizlerinin üzerine dökülür, sonra tüm vücudu dökebilirsin. Tedavi süresi 10 gündür.

Otlar uygulaması

Bir çocuğun otlar ile korkusunun üstesinden gelmek mümkün mü? Nasıl tedavi edilir, geleneksel tıbbın rehberlerini anlatın. Tarifler sakinleştirici etkisi ile otlar kullanılır. Temel olarak, içme için banyolar veya et suyu yapılır.

  • Koleksiyonu hazırlamak için 50 g kök alınangelica, 100 gr papatya, 50 gr şerbetçiotu, 100 gr ısırgan otu yaprakları, 50 St John's wort, 50 gr heather, 50 gr limon balsamı. Otlar karıştırılır. Karışımın bir çay kaşığı bir bardak kaynar su ile demlendirilir. İnfüzyon sabahları ve akşamları bir bardak yarım bardak içilir.
  • Etkili toplama, çocuğu kurtarmak için yardımcıKorku ve yetişkinlerin nevrotik bozukluğundan. 4 parça heather, 3 parça cudweed, 3 parça motherwort ve 1 kısım valerian alın. Karışım iki litre kaynar su içine dökülmüş ve iki saat boyunca ısrar edilmiştir. Gün boyunca, her saat beş sips sarhoş.
  • Kupen köklerinden bir çay kaşığı alın. Bir bardak su içine dökülür ve 10 dakika kaynatılır. Çeyrek bardak yemeden önce iç.
  • Mükemmel bir yöntem, yatıştırıcı bir etkiye sahip olan iğneler veya papatya ile banyo yapmaktır.

Önleyici tedbirler

Korku riskini önlemek içinÇocukla ilgili korkuları hakkında daha fazla konuşmaya çalışmalı, ona korku nedeni olmadığını açıkla. Çocuğu sinirlendirmek, kayalara ve çimenlere yalınayak yürümek için de yararlıdır. Sinirleri güçlendirmenin mükemmel bir yolu kildir. Geleneksel kil ile değiştirilebilir.

Çocuğa sevgiyle davranın, ona olan ilgisini gösterin, okşamak ve sabır gösterin. O zaman korkuları olmayacak.

Kekemenin başlangıcı korkusundan

Çocuklarda kekemeye ne sebep olabilir? Nedenleri ve tedavisi aşağıda açıklanacaktır.

Herhangi bir çocuğun bir şey yapabileceği açıktır.korkmak için. Bazı çocuklar neden kekemeye başlıyorlar, bazıları değil mi? Korku, bir yetişkinde böyle bir ihlale neden olabilir mi? Bu hastalığın tedavi olmaksızın geçmesini beklemeye değer mi?

Psikofizyolojik temel

Birçok konuşma terapisti, kekemelik gibi bir problemin belirli bir sinir sistemi olan bireylerde meydana geldiğini belirtir.

Kekemenin görünümünü belirleyen faktörler şunları içerir:

  • artan anksiyete, sinirlilik, ağrılılık ve savunmasızlığın eşlik ettiği yüksek sinir aktivitesinin zayıflığı;
  • genetik arka plan;
  • sık bulaşıcı hastalıklar;
  • astenik durum;
  • merkezi sinir sisteminin organik bozukluğu;
  • psikolojik baskı (çocuk cezadan, mahkumiyetten korkuyor).

Stresli bir durumdan uzaklaşan bir yetişkin ve bir gençde ortaya çıkabilir, ancak yeterince gelişmemiş olan çocuğun konuşma sistemi, çeşitli olumsuz faktörlere karşı duyarlı bir şekilde tepki gösterir.

Yukarıdaki nedenler, korkunun etkisi altındaki çocuğun hemen kekemeye dönüştüğünü, ancak çocuklukta böyle bir kusurun ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir.

Kekeme gibi bir olay ile nasıl başa çıkılırçocuklar? Nedenleri ve tedavisi sadece doktoru açıklayacaktır. Ebeveynler bir uzman yardımı almalıdır. Birçok kişi böyle bir konuşma kusurunun er ya da geç bir profesyonelin müdahalesi olmadan bağımsız olarak geçeceğine inanmaktadır. Mevcut sorunun bu görünümü temelde yanlıştır.

Kuşkusuz, kekemeliğin olduğu durumlar var.Korku kendi başına gider, ancak bu çok nadiren olur. Dahası, gelecekte herhangi bir stres ya da yeni korku, konuşma ile daha da büyük sorunlara neden olabilir, bu durumdan kurtulmak sorun yaratacaktır. Bu nedenle, bir uzmana danışılması tavsiye edilir.

Genel doğanın önerileri

Kekemeyi iyileştirmek için genel öneriler şunlardır:

  • günlük rutinin gözlenmesi;
  • ailede olumlu bir psikolojik ortam yaratılması;
  • Bebeğin genel sağlığını güçlendirmek.

Konuşma terapisti ile sınıflar

Sınıflar, çırpınan çocuğun konuşmasını gerginlikten çıkarmayı, telaffuz düzensizliğini ortadan kaldırmayı ve açıklık, ritim ve pürüzsüz eklemlenme sağlamayı mümkün kılar.

İlk olarak, çocuk birlikte görevleri yerine getiriruzman, daha sonra sözlü hikayede bağımsız egzersizlere geçer. Kazanılan becerilerin güçlendirilmesi diğer insanlarla günlük iletişimde gerçekleşir. Egzersizlerin karmaşıklığı derecesi çocuğun konuşmasının gelişimine göre seçilmiştir.

Nefes almak için egzersizler

Bu tür alıştırmalar, sesi doğal hale getirmeye yardımcı olurve ücretsiz. Solunum sistemi üzerinde bir bütün olarak yararlı bir etkiye sahiptirler. Egzersizler diyaframın eğitimine katkıda bulunur, ses oluşum sürecine katılmaya zorlar, derin nefes almayı öğrenir, bu da ses tellerinin hareketliliğini artırır. Bu tedavi yöntemi, rahatlatıcı tekniklerle desteklenmektedir.

masaj

Kural olarak, acupressure kullanılır. Bu yöntemle tedavi süreci, belirli bir vakanın karmaşıklığına göre seçilir. Prosedürler sırasında, masör vücudun belirli noktalarını etkiler. İlk seanstan sonra tedavinin ilk sonuçları fark edilebilir. Döndürülmüş masaj, sinir sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur.

Bilgisayar programlarının uygulanması

Bu yöntemin kullanımı yüksekverimlilik derecesi. Yöntem çocuğun işitme ve konuşma merkezinin senkronizasyonunu teşvik eder. Bebek, mikrofona kelimeleri telaffuz eder ve program, bölünmüş bir saniye için konuşmayı otomatik olarak geciktirir. Çocuk onun telaffuzunu dinler ve ona uyum sağlamaya çalışır.

Çocuğun konuşması pürüzsüz olur. Programın yardımıyla, diğer insanlarla iletişim kurarken belirli durumlar ortaya çıkar. Örneğin, öfke, sürpriz, hoşnutsuzluk gibi duygular dahil edilmiştir. Çocuk mikrofona cevap vermelidir. Daha sonra program cevabını değerlendirir ve geliştirilmesinin gerektiğini önerir.

Ilaçların kullanımı

Bu yöntem yardımcıdır,genel kursun kompleksine dahil. Çocuk nöbetler, sakinleştiriciler karşı ilaç reçete edilebilir. Ayrıca, sinir sisteminin uygun işlevselliğini engelleyen maddelerin engellenmesine yardımcı olan ilaçlar reçete edilir. Farklı nootropikler atayın.

Gerekirse, yatıştırıcı infüzyonların kullanımı ile tıbbi tedavi eklenir. Örneğin, Leonurus kaynatma kullanılır.

Источник: https://tr.trendexmexico.com/zdorove/130122-ispug-u-rebenka-kak-lechit-prichiny-i-posledstviya-ispuga.html

Çocuğunuz korkuyorsa bir sebebi var!

Çocuklarda Korkunun nedenleri nelerdir?

Üsküdar Üniversitesi NPİstanbul Beyin Hastanesi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, çocukların korku ve kaygılarının ortaya çıkmasında ebeveynlerin yanlış tutumların etkili olduğunu söyledi.

Çocuklar neden korkar?

Çocukların kaygı ve korkularını, anne-babanın yanlış tutumu belirler. Çocuğun korkusunu ciddiye almamak, onu dinlemek ve sakinleştirmek yerine sorunu görmezden gelmek çocuğun kaygılarını artırır. İşe giden bir anne- babanın akşam döneceğini söylemek yerine birden ortadan kaybolması çocukta büyük endişeye yol açar.

Korku ya da kaygının tıpkı mutluluk, üzüntü, öfke gibi normal bir his olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel “Biz büyükler gibi çocuklar da kimi zaman özellikle yeni veya bilinmeyen nesnelerden/ durumlardan korkarlar.

Özellikle 2 yaş sonrası çocukların çevrelerini ve bununla beraber büyüklere göre yetersizliklerini daha fazla algılamaya başlamaları ile beraber korkuları da artar.

Ancak büyüklerin aksine özellikle okul öncesi dönem çocukların gerek kendini ifade etmekteki yetersizlikleri, gerek hayal dünyalarının zenginliği, gerek zihinlerinde soyut kavramları bütünüyle algılayamamaları korkularıyla 'normal' olarak baş edememelerine sebep olmaktadır” diye konuştu.

Korkan çocuklarda hangi davranışlar görülür?

Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Çocuğun kaygı duyduğu, çoğu zaman korktuğunu dile getirmesiyle net olarak anlaşılabileceği gibi kimi zaman tırnak yeme, okula gitmek istememe, inatçılık, içe kapanma ve hatta karın ağrısı gibi dolaylı belirtiler ile de karşımıza çıkabilir” uyarısında bulundu.

Çocukların yabancı bir kişi, yüksek ses, hayvanlar, havuz gibi var olan durumları tehdit olarak algılayabildiklerini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel şunları söyledi: “Çocukların hayal dünyaları oldukça zengindir: Korsanlar, canavarlar, uzaylılar onları sıkça hayallerinde ziyaret ederler.

Hayatlarında onlara endişe verecek olaylar yaşanıyor olabilir: Ayrılık, tıbbi müdahale, taşınma vb. Okul öncesi dönem çocukları oldukça kolay etkilenebilmekte olup ailenin ve arkadaşlarının korkuları kendisine 'bulaşabileceği' gibi televizyon karakterlerinden, abla/abilerinin korkutmalarından etkilenebilirler.

Bununla beraber şahit oldukları belki sadece duydukları bir şey korkmalarına sebep olabilir.

Korkular zaman zaman şiddetlenebilir, örneğin en sık yaşanan korkulardan biri olan ayrılık anksiyetesi 1-3 yaş arası en yoğun olmakla beraber, daha büyük yaşlarda da okula başlama, farklı bir yerde konaklama gibi tetikleyiciler ile tekrar başlayabilir.”

BAĞIRMAK ÇOCUKLARI KORKUTUR

Çocukların korkularıyla alay etmeyin”

Ailelerin istemeden bazı yanlışlarla çocuğun kaygısını artırdıklarını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Bir ebeveyn korkuyu bir zayıflık belirtisi olarak görebilir, bunun sonucu alay etme, küçümseme olabilir, örneğin ‘Erkek adam korkar mı?’ söylemlerine rastlamaktayız.

Ailelerin çocuğun kaygıları nedeniyle ağlamasına tahammül edememeleri, sabırla beklememeleri sık karşılaştığımız bir durum.

Mesela ayrılma korkusu yaşayan çocuğun ailesinin ayrılırken örneğin işe giderken döneceklerini söyleyerek vedalaşmak yerine bir anda ortadan yok olması daha sonra çocuğun kaygılarının artmasına neden oluyor” diye konuştu.

Kimi ailenin çocuğu korkutarak söz dinlemesini sağlamaya çalıştığını, kimi ailenin ise kendi korkuları nedeniyle çocuklarını oldukça sakınarak yetiştirmeye eğilimli olabilidiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel “Örneğin korktuğunu ifade etmeyen ve ağlamayan bir çocuğa korkmuştur diyerek müdahalede bulunulabilir.

Her iki yaklaşım da çocuklarda kaygıyı arttırabilir. Çocuk her problem yaşadığında müdahale edilmemeli, yardım talep etmesi beklenmeli ve çocuk yapabileceği şartlarda desteklenmelidir.

Çocuğa dini eğitim yaşına uygun verilmelidir, örneğin soyut kavraması yeteri kadar gelişmemiş bir çocuğa cinlerden bahsetmek yahut korkulu masallar anlatmak kaygının artmasına neden olabilmektedir” uyarısında bulundu.

Korkan çocuğa nasıl yaklaşılmalı?

Her çocuğun farklı ve özel olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, çocuğun korkuyla başa çıkmasında kullanılacak yöntemleri de şöyle sıraladı: “Bazı çocuk korkmaya daha yatkın olurken bazı çocuk daha cesaretli ve atılgan olabilir.

Öncelikle aile çocuğa saygı duymalı ve onu kabullenip beklentilerini çocuğa göre ayarlamalıdır. Korkusu olan çocuğu zorlayarak ya da ısrar ederek korkuyla yüzleştirmeye çalışmak genellikle korkunun artmasına ya da yer değiştirmesine neden olur.

Örneğin yabancı bir çocuktan ya da büyükten korkmuş bir çocuk onunla tanışmaya /oynamaya zorlanmamalıdır. Çocuğun alışması için gözlem yapmasına olanak sağlamak yeterli olabilir. Sarılmak, sırtını okşamak gibi fiziksel temaslar çocuğu oldukça rahatlatacaktır.

Sakin bir ses tonu kullanarak korktuğunu anladığınızı gösterebilirsiniz. Çocuğun anlaşıldığını hissetmesi kendini ifade etme isteğini de artıracaktır. Korkusu olan çocuğa ‘ağlama’, ‘geçer’ ya da ‘korkma’ demek fayda etmez.”

Kaygıları yatıştıran en önemli unsurun düzenli ve tahmin edilebilir bir hayat olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Bu nedenle değişik bir yere gidileceği zaman önceden haber vermek, o yeri anlatmak, belki yanında çok sevdiği bir oyuncağını da bulundurmak faydalı olabilir.

Unutmamalıyız ki çocukların hayal dünyası kullanabildikleri kelimelerden daha geniştir. Bu nedenle bazen çocuğun yerine korkuyu adlandırmak gerekebilir. Çocukların yaşları küçüldükçe oyun konuşmaktan daha etkili olabilir.

Bol kahkahalı saklambaç, ce-e gibi oyunlar ayrılık kaygısını yenmekte faydalıdır” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK KORKUYU DA MODELLİYOR!

Oyun yöntemi kullanılabilir”

Ailenin de hayal dünyasını kullanması gerekebildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Mine Elagöz Yüksel, “Örneğin şimşeklerden korkan bir çocuğa, bu şimşekleri bir kralın yarattığı bir hikaye anlatılabilir. Ya da canavarlardan korkan bir çocuğun eline “canavarsavar” verilebilir.

Özellikle yaşanan bir olay sonrası başlayan korkularda bebeklerle- peluş oyuncaklarla kurulan canlandırmalar, yaratılan hikayeler çocuğun korkusunu atlatmasına yardımcı olacaktır.

Bunlarla beraber çocuğun televizyonda izlediği içeriğin ailenin kontrolünde olması, etkilenebileceği içeriklerden uzak tutulması gereklidir” uyarısında bulundu.

Hayatının akışı etkileniyorsa uzmana danışılmalı”

Okul öncesi dönem korkularının çoğunun gelişimsel olarak normal kabul edildiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr.

Mine Elagöz Yüksel, çocuğun hayatının akışı etkilendiğinde mutlaka uzmana danışılması gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer ebeveynleri bu durumun normal olmadığını hissediyorsa, çocuğun bir travma sonrasında 1 ay geçmesine rağmen etkilenmesi devam ediyorsa, korkuları çocuğun arkadaş edinmesini engelliyorsa, okula gitmesine engel oluyorsa, uykudan uyanma, gün içi başka davranış problemleri yaşanıyorsa profesyonel yardım almakta fayda olabilir. Öncelikle bir çocuk-ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından durumun saptanması ve sebeplerinin araştırılması önemlidir. Örneğin okul reddinin altta yatan nedeni, okulda yaşanan bir durum olabileceği gibi ayrılma kaygısı da olabilir. Okul öncesi dönem korkularının tedavisinde sebebe yönelik aile eğitimi ve çocukla terapi ön plandadır.”

KAYGILI ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİ İÇİN 8 İPUCU

Источник: https://hthayat.haberturk.com/anne-baba/cocuk/haber/1053876-cocugun-korkmasinin-nedenleri-nelerdir

Çocuklarda Korku Nasıl Önlenir?

Çocuklarda Korkunun nedenleri nelerdir?

Haber güncelleme tarihi 21.07.2017 10:27

Çocukluk dönemi korkularla doludur. Özellikle hayali karakterler ve anne-babadan ayrı kalmak çocukların en büyük korkularıdır. Bu durum belli bir yaşa kadar tamamen doğal bir durumdur. Ebeveynler, çocuklarının yaşı ilerledikçe onları korkularından arındırmalı. Çocuğun ileride sağlıklı bir hayat sürebilmesi için çocukluğunda yaşadığı korkularını yenip kendine güven duyması gerekir.

Birçok anne-baba çocuklarının korkularını önemsemez. Oysa bu duruma müdahale edilmezse çocukların geriye kalan tüm hayatlarına olumsuz şekilde etki edecek çünkü korkularından arınmamış bir çocuk, gerçek hayatta karşılaşabileceği zorlukları aşamayacak kadar güvensiz olur.

Bu nedenle ebeveynler çocuklarının hangi korkularının normal, hangi korkularının da normal olmadığını tespit edip doğru şekilde müdahaleler ederek onlara doğru olanı göstermeli. Aksi takdirde çocuğun korkuları aşılmazsa sağlam bir birey olarak yetişemez.

İşte bu nedenden dolayı çocuk gelişimi için son derece önemli olan korkuyu derinlemesine bilmek gerekli.

Bu konuda anne-babaların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini, hangi korkuların normal, hangi korkuların normal olmadığını ve korkuyla ilgili daha birçok detayı gelin beraber inceleyelim.

Korku Nedir?

Korku, gerçek veya beklenen bir teh ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb.

belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu olarak tanımlanır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere korku, her ne kadar içte yaşansa da gözle görülebilir kişide fiziksel değişimler meydana gelir.

Göz bebeklerinin büyümesi, titreme, kekeleyerek konuşma, nefes almada güçlük çekme gibi durumlar gözle görülür.

Korku duygusu aslında vücudun kendini savunması için bir mekanizmadır. Vücuttaki organizmaların korunarak hayati bir tehye karşı hazırlıklı olmak ve tedbir almak için oldukça şarttır. Ancak korku bir noktadan sonra özellikle çocuklarda büyük fiziksel ve psikolojik sorunlara neden olur. Bu sorunlar arasında en çok rastlanılanları şunlar:

  • Uykusuzluk
  • Sinir sistemi tahribatı
  • Yorgunluk
  • Beslenme düzensizliği
  • Öfke

Yaş Gruplarına Göre Çocukların Korkması Normal Olan Durumlar

Korku, insanların hayatında her daim olacak bir duygudur. Her ne kadar büyük olunursa olunsun bir şeylerden korkulur. Ancak bu korkular yaşa uygun olan korkular olmalıdır. Örneğin 3 yaşındaki çocuğun anne ve babasından ayrı kalma korkusu normaldir.

Ancak 15 yaşındaki bir çocuğun anne ve babadan ayrı kalma korkusu yaşaması normal değildir.  Bu nedenle anne-babaların çocuklarının nelerden korktuklarına dikkat etmesi gerekir.

 Çocukların yaş gruplarına göre korkması normal olan durumlar şunlar:

     Yaşı    Gruplar             Korkması Normal Durumlar                   
   2-3 Yaş Karanlık, hayvanlar, anne-babadan ayrı kalma
   4-5 Yaş Gök gürültüsü, şimşek, hayali varlıklar, acı duyma, yaralanma 
   6-7 Yaş Hayali varlıklar, yalnız kalmak, küçük düşmek
      9 +Okul sınavları, sevdiklerinin ölmesi, kıyamet, doğal afetler

Korkunun Nedenleri Nelerdir?

Korkular birçok nedene bağlı olarak meydana gelir. Özellikle çocuklardaki korkma duygusu ergenlik döneminden sonraki dönemlere göre daha çok ortaya çıkar. Çocuklarda bu korkuları meydana getiren etkenler nelerdir? İşte cevapları:

Korkuyu Öğrenme

Korkular, çevreden öğrenilip gelişen bir durumdur. Çocukların özellikle ebeveynlerinden görerek ve duyarak öğrendikleri korkulardır çünkü çocuklar her zaman ebeveynlerini takip edip izlerler. Onların tepkilerini, davranışlarını kendilerine örnek alarak öğrenirler.

Genetik ve Kişisel Yatkınlık Gereği Korku

Çocuklar, anne-babadan sadece fiziksel genetik almazlar. Onların duygusal yapıları da çocuklara geçer. Bu bakımdan korku duygusu da anne-babadan çocuğa geçer. Bu nedenle de kimi çocuklar diğer çocuklara göre korkmaya daha çok meyillidir.

Travmalar Sonucu Korku

Çocuklar bir olaydan sonra yaşadıkları travma sonucu onun etkisi altında kalır. Bu travma da bastırılması çok zor olan yeni korkuları doğurur. Anne-baba kaybı, doğal afetler, kaza, saldırı gibi travmatik durumlar çocuklar için ciddi sorunlar doğurur. Kesinlikle uzmanlardan yardım alınması gereken bir durumdur.

Çocukların Korkuları ile Başa Çıkabilmesi İçin Neler Yapılmalı?

Çocukların korkularını yenmesi için kesinlikle ailesinden bir destek görmesi gerekir. Ancak çocuğun korkusunu yenmesi için kesinlikle üzerine gitmek ya da onu korkularıyla baş başa bırakmak gibi yöntemler izlenmemeli. İşte çocukların korkularıyla baş etmesini öğretmek için anne-babaların yapması gerekenler:

  • Anne-babanın çocuğuna öncelikle korku diye bir şeyin olduğunu kabul ettirmesi gerekir. Bunun için de “Evet korku diye bir şey var. Ancak korkularınla arkadaş olabilirsin” denilebilir.
  • Ardından korkuyu nasıl kontrol etmesi gerektiği öğretilmeli.
  • Korku kontrolü kaybedilmesi durumunda bunu çocuğa yansıtmamak gerekir.
  • Çocuğun korkularla yavaş yavaş yüzleştirilmesi gerekir.
  • Çocuğun korkularına karşı ilgisiz kalınmamalı.
  • Korkulara neden olan tüm etmenleri belirlemek gerekir.

Korkuyu önlemek için öneriler;

  • Anne-babalar korkularını kesinlikle çocuklarına belli etmemeli.
  • Çocukları korkutucu öykü ve masallardan uzak tutun.
  • Çocuğa bir birey olduğunu aşılayın ve öyle yaklaşın.
  • Çocuğun kendine güvenmesi için ona karşı aşırı korumacı davranmayın.
  • Çocuğun izleyeceği filmlerin ve dizilerin içeriğine dikkat edin.
  • Çocuğa cesaretli olması için uygun örnekler verin.
  • Kabus görmüş olan çocuğun korkusunu dağıtmak için ona mutlu bir sondan söz edin.

Korkan Çocuğa Yapılmaması Gerekenler Nelerdir?

  • Korkularından dolayı ona ödlek, korkak şeklinde seslenmeyin.
  • Çocuklarınızı terk etmek ya da birilerine vermek gibi tehditler etmeyin.
  • Onun korkularını kimseye anlatmayın.
  • Çocuğun korkularıyla dalga geçip onu aşağılamayın.
  • Onu kimseyle kıyaslamayın ve kimseyi ona örnek göstermeyin.

Fobi Nedir? Çocukların Fobileri Var Mıdır?

Fobi, belirli nesneler veya durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku demektir. Korkudan farklı olarak korkunun şiddetinin yüksek olması ve kontrol edilememesidir. Bu fobilerden bazıları çocukluk döneminden başlar.

Bilimsel araştırmalara göre çocukların %6’sı bazı durumlar karşısında olağanüstü korku yaşarlar. Bu şiddetli korku, çocuğun davranışlarına göre de şiddetli bir şekilde yansıyorsa korkular yerini fobiye bırakıyor demektir.

Çocukların yaşadıkları bu fobiler arasında en sık görülenleri şunlardır:

Okul Fobisi

Çocukların okula gitmekten her zaman kaçınmaya çalışmasıdır. Özellikle okul vakti gelince genelde hasta taklidi yapmaya çalışılması, avuç içi terlemesi, kusma gibi durumlar en büyük belirtileridir.   

Hidrofobi (Su Fobisi)

Çocuklarda en yaygın olarak görülen fobilerden biridir. Diğer fobilere göre daha küçük yaştaki çocuklarda görülür. Hidrofobi olan çocuklar sudan her zaman kaçarlar ve banyo yaptırmak çok zordur.

Sosyal Fobi

Sosyal ortamlardan her daim uzak kalmaya çalışan çocuklardır. Yeni arkadaşlar edinmekten, birileriyle iletişime geçmekten geri dururlar. Daha çok içlerine kapanık bir yaşam sürerler.

Yükseklik fobisi (Akrofobi)

Yüksek yerlerden sürekli olarak uzak durmaya çalışmaktır. Yüksekteki yer ne kadar güvenli olursa olsun yine de duramazlar. Özellikle parklarda kaydıraktan kayamazlar ve bir yere tırmanamazlar.

Klastrofobi (Kapalı Alan Fobisi)

Kapalı alanda durmaya dayanılamamasıdır. Nefes darlığı yaşama, bayılma gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu durum, genelde çocukların küçükken ceza olarak bir yere kapatılmasından gelişir.

NeOldu.com / Özel Haber

Источник: https://www.neoldu.com/cocuklarda-korku-nasil-onlenir-15624h.htm

Çocuklarda Okul Korkusu Nedenleri Nasıl Yenilir

Çocuklarda Korkunun nedenleri nelerdir?

okul korkusu nedenleri, nasıl yenilir

Okulların açılmasının yaklaşması üzerine hem ailelerde hem de öğrencilerde tatlı bir telaş başlar. Özellikle o sene ilk defa okula gidecek olan çocuklarda heyecan ve kaygı düzeyi daha fazla hissedilir derecede olabilir.

Pek çok çocuk için severek koşarak gittiği eğitim yuvası olan okullar kimi çocuklar için korku ve kaygı duyulan yerler olarak görülebilir.

Bu yazımızda okul korkusu nedir, okul korkusu nedenleri ve belirtileri, okul korkusu nasıl yenilir gibi konu başlıklarını ve merak edilenleri sizler için araştırdık. Faydalı olmasını dileriz.

Okul Korkusu Nedir

Öğrencinin okula gitmek istememesi, okulu reddetmesi ve bazı fiziksel hastalıklar ile birlikte seyretmesi durumuna okul korkusu ya da okul fobisi adı verilmektedir.

Okula gitmeyi istemeyen çocukta baş ağrısı ve mide ağrısı gibi şikâyetlerin sıkça görülmesi okul korkusu yaşıyor olabileceği şüphesini doğurmaktadır.

Okul korkusu veya okul fobisi yaşayan öğrenci, okulunun ve sınıfının sıkıcı olduğunu dile getirirler, arkadaş ve öğretmenlerinden sık sık şikâyetçi olurlar ve okul müdürü ya da öğretmenlerinden eve gitmek için sürekli izin isteyebilirler.

Hemen belirtelim zihinsel ve bedensel anlamda okula hazır olan ilkokul 1. Sınıf öğrencisinin okulun ilk günlerinde okula gitmek istememesi ve ağlaması normal bir durumdur. Ancak bu durumun süreç olarak uzaması ve şiddetlenerek ilerlemesi durumunda okul fobisinden bahsedilebilir. Okula başlayan her 100 öğrenciden 3’ünde okul korkusu görülmektedir.

Okul Korkusu Nedenleri

okul korkusu nedenleri

Okul korkusu nedenleri arasında ilk olarak göze çarpan etmenin çocuğun evinden ve anne – babasından ayrılmak istememesi olduğu görülmektedir. Bazen anne – babanın tedirginliği de bu durumu iyice perçinleyebilmektedir.

Çocuğundan ayrılacağı için endişeli olan anne veya babanın bu tavrından dolayı çocuk da kendini huzursuz hissedebilir. Okul korkusu okula yeni başlayan öğrencilerde görülebildiği gibi ara sınıfa devam eden öğrencilerde de görülebilmektedir.

Okul korkusu nedenleri;

Akran zorbalığı yaşama durumu

Derslerin çok zor olacağı ve başaramayacağını düşünme

Öğretmen baskısı

Çocuğun gereksinimlerini tek başına karşılayamaması

Uygun olmayan sınıf düzeni

Anne ve babaya aşırı bağımlılık

Kendini güvensiz hissetmesi

Okul kurallarına uyum sağlayamama

Okul Korkusu Belirtileri

Okul korkusu olan çocuklarda görülen birtakım belirtiler vardır. Bunlar şu şekildedir;

  • Okul korkusu olan çocuk okula gitmek istemezler.
  • Zorlama ve baskılar karşısında aşırı panik olurlar ve kusma, ağlama ve direnme gibi davranışlar gösterirler.
  • Zorlamalarla okula gitmek üzere yola çıksa bile yarı yolda ağlama krizleri ile geri döner ya da sınıftan dışarı çıkmak isterler.
  • Uykusuzluk, genel moral düşüklüğü ve iştah kesikliği ilk günlerde görülen okul korkusu belirtilerindendir.
  • Derslere ve ödevlere karşı isteksizlik
  • Baş ağrısı, mide ağrısı ve bulantısı gibi şikayetleri yoğun olur.
  • Saldırgan tavırlar ve agresif ruh hali
  • Okuldan kaçma eğilimi

Okul Korkusu Nasıl Yenilir

okul korkusu nasıl yenilir

Her şeyden önemlisi okul korkusu olan çocuğa aşırı baskı yapmamak gerekir. Lakin buna karşın çözümü okul ortamından uzakta aramak da korkuyu daha da artırabilir.

 Çocuğun endişelerini anlamak, okul ile ilgili etkili iletişim kurmak, okuldan alış saatlerine herhangi bir aksaklık yaşamayacağına dair öğrenciye söz vermek okul korkusunu yenmesi ve kaygısını azaltmasına yardımcı olabilir.

Ailelerin empati kurmaları ve çocuklarını bu süreçte anlamaları çok önemlidir. Okul korkusunun sebebini öğrenmek için çocuk ile etkili bir iletişim kurulmalıdır.

Kararlı davranılmalıdır. Okul korkusu yaşayan çocuğa verilecek en ufak bir taviz olayları içinden çıkılamayacak noktalara sürükleyebilir. Kesinlikle baskı yapmadan ama kararlı davranmaktan açınmadan sorunu çözmeye odaklanılmalıdır.

Uzman desteği önemlidir. Okul çalışanları da dahil okul idaresi ve öğretmeni okul korkusu yaşayan çocuk hakkında detaylı olarak bilgilendirilmelidir. Bu süreçte en kısa sürede okul korkusunu yenmek için aile, okul idaresi ve öğretmen ile ortaklaşa çalışma gerekmektedir. Gerektiğinde rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinden yardım alınmalıdır.

  • Okul korkusu yaşayan çocuğunuzu sabah keyifli bir şekilde uyanmasını sağlayın. Ve birlikte güzel bir kahvaltı edin.
  • Okula hazırlanması için eğlenceli etkinlikler ile ona yardımcı olun. ( Müzik eşliğinde hazırlanma gibi)
  • Muhalif tavırlar gösterse bile servise binmesine ya da okula kadar yürümeye eşlik edin. Öğretmeni ile görüşerek sınıf içine kadar girin ve sırasına yerleştirin. Önceden belirttiğiniz gibi dışarıda onu beklediğinizi söyleyin. Bu süreçte etkili ve kararlı bir iletişim kurmak çok önemlidir. Kendinizi iyi hissedin ya da tedirgin olduğunuzu anlamaması için özen gösterin.
  • Çocuğun okul korkusunun seviyesine göre değişmekle birlikte pek çok yol denenebilir. Örneğin ilk gün okul bahçesinin içinde birkaç dakika durmak, ertesi gün okul kantininde birlikte zaman geçirmek, sonra yavaş yavaş sınıfın içini gezmek gibi kademeli bir şekilde okul korkusunun üzerine gidin.
  • Okula sorunsuz gittiği her gün ayrıcalıklı bir hak ya da ödül verin. Bu süreçte sabırlı olmayı sakın ihmal etmeyin. Geçici olan bu süreci en az hasar ile atlatabilmek adına tüm okul çalışanlarından ve uzman bir psikologdan yardım alabileceğinizi unutmayın.

Okul Korkusu Olan Çocuklarda Dikkat Edilecek Hususlar

Çocuğunda var olan okul korkusunu yenmek isteyen ailelere önemli görevler düşmektedir. İlk olarak yapılması gereken aile üyelerinin tutarlı ve kararlı davranmaya çok önem vermeleridir.

Aileler okul açılmadan birkaç hafta öncesinden okul ile ilgili tanıtım çalışmaları yapmalıdır. Anne ve babalar okul kuralları ve okulda yaşam ile ilgili sohbetler yapmalıdır. Okulu sevdirecek etkinlikler planlanmalıdır.

Özellikle öğretmen çocukların gözünde bir korku unsuru olarak sunulmamalı ve çocuğun hatalı davranışları ‘yaramazlık yaparsan öğretmenin seni sevmez, böyle yaparsan seni okula almazlar’ gibi yanlış söylemler içerisine girilmemelidir. Çocuğun gözünde öğretmen ve okul ile ilgili olumsuz bir izlenim bırakılmamalıdır.

Aksine çocuk okulu sevsin diye abartılı ve doğru olmayan şeyler de söylenmemelidir. Okula ve öğrenmeye karşı olumlu duygular geliştirmesine yardımcı olacak bir iletişim dili kurulmalıdır.

Korkma, seni okulda asla bırakmam ya da okulu beğendin mi demek yerine, okulda acaba hangi oyunları öğreneceksin, okulda en çok neyi sevdin ya da sınıfta bir sürü arkadaşın olacak ne kadar heyecan verici değil mi? gibi cümleler kurulmalıdır.

Ayrıca okul ihtiyaçlarının karşılanması için alışverişe birlikte çıkmak ve kullanacağı araç gereçleri birlikte seçmek çocuğun hoşuna gideceği için uzmanlar tarafından da önerilmektedir.

Okul fobisi olan çocuğa okulun ilk günü en sevdiği oyuncağı yanında götürmesine izin verilebilir. Ayrıca ilk gün anne ya da babasının okulda olması öğrenciyi bir miktar rahatlatabilir. Sonraki günlerde kalınan süreyi kısaltarak kademeli olarak okul korkusu yenilebilir.

Tüm bunların yanı sıra okul korkusu yaşayan çocuğunuz için öğretmeni ile etkili bir iletişim halinde olunması ve gerektiğinde bu alanda bir uzmandan psikolojik destek alınması tavsiye edilir.

Konuyla ilgili olabileceği için aşağıdaki yazımız da ilginizi çekebilir;

Akran Zorbalığı Nedir, Belirtileri, Çocuğu Akran Zorbalığı Yaşayan Ailelere Tavsiyeler

Источник: https://www.faydaloji.com/cocuklarda-okul-korkusu-nedenleri-nasil-yenilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.