Çocukları Gıda Zehirlenmelerinden Korumak İçin 5 Öneri

Mevsimi Geldi:Besin Zehirlenmelerine Dikkat!

Çocukları Gıda Zehirlenmelerinden Korumak İçin 5 Öneri
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Memorial Şişli Hastanesi

Memorial Şişli Hastanesi Dahiliye Bölümü uzmanları, yaz mevsiminde artış gösteren gıda zehirlenmeleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Zehirlenme; bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle kendini gösterebilir

Mikrop veya toksin bulaşmış gıdaların veya suların alınması ile ortaya çıkan hastalıklara “gıda zehirlenmesi” denir. En sık görülen belirtiler; bulantı, kusma, karın ağrısı veya krampları ishal, halsizlik, yorgunluk, ateş ve daha az olmakla birlikte kabızlıktır.

Gıda zehirlenmesine neden olan ajana (bakteri, virüs, parazit, çevresel toksinler) göre belirtilerin ortaya çıkma süresi değişebilir. Çevresel toksinlere bağlı gelişen gıda zehirlenmelerinde belirtiler birkaç dakika veya birkaç saatte ortaya çıkabilirken; bazı bakteri türlerine bağlı gelişen gıda zehirlenmelerinde belirtiler 12 saat -36 saat sonra ortaya çıkabilir.

Ayrıca bu toksin veya mikroplari içeren gıdalardan tüketilen miktar da belirtilerin ortaya çıkma süresine etki edebilir.

Konserveler tehli olabilir

Gıda zehirlenmelerinde genellikle ishal görülür, nadir olmakla birlikte kabızlık da belirtilerden biri olabilir. Bu durum, gıda zehirlenmesine neden olan bakteri türüne bağlıdır. “Botulism” adı verilen ve “C.

Botilismus” adlı bakteriyle gelişen besin zehirlenmesinde kabızlık görülür.  Botulismde, bakterinin ürettiği toksin sinir sistemini etkiler ve kişide çift görme, yutma ve konuşma güçlüğü, kol ve bacaklarda kaslarda zayıflık ve felce neden olur.

Bu daha çok iyi ve yeterli pişirilmemiş konserve yiyeceklerle veya bebeklerde bal tüketilmesi ile ortaya çıkar.

Zehirlendiğinizi düşünüyorsanız mutlaka doktora başvurun

Gıda zehirlenmeleri çoğunlukla hafif atlatılır ve 48-72 saatte geçer ve bir hafta içinde kişi tamamen eski durumuna döner. Genellikle gıda zehirlenmeleri daha ileride ciddi rahatsızlıklara neden olmaz.

Nadiren bazı tipte bakterilerle gelişen gıda zehirlenmelerinden yaklaşık 1-2 hafta sonra “Hemolitik- üremik sendrom” adı verilen, kanda bir takım anormalliklerin ve böbrek yetmezliğinin oluşturduğu bir tabloya neden olabilir.

İshali olan kimseler eğer rahatlıkla beslenmelerine devam edebiliyorlarsa, ishalleri kanlı değilse, ateşleri yoksa, şiddetli karın ağrıları yoksa ve yakınmaları 24-48 saatten kısa sürüyorsa evde bol sıvı alarak bu durumu atlatabilirler. Bu bahsedilen durumlar varsa veya yakınmalar 2 günden fazla devam ederse doktora başvurmak doğru bir yaklaşım olacaktır.

Gıda zehirlenmeleri can alabilir

Türkiye’de sağlıklı rakamlar bulunmamakla birlikte; gıda güvenliği sistemini kurmuş, sürekli denetimlerini yapan, eğitim ve gelir düzeyi Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan Amerika Birleşik Devletleri’nde, yılda 76 milyon insan gıda zehirlenmelerine maruz kalmaktadır. Ancak bunlardan sadece 350 bin kişinin hastaneye yatması gerekmekte ve 5 bine yakın ölüm gerçekleştiği belirtilmektedir.

Ülkemizin eğitim ve gelir seviyesinin göreceli düşüklüğü, gerekli fiziki yatırımların yapılamaması, denetim uygulamalarının sürekliliğinin yeni yeni sağlanmaya çalışılması, hizmet içi eğitimlerin yürütülememesi, kalabalık nüfusu, yıllarca süren mevzuat eksikliği ve yetersiz mevzuat nedeniyle gıda zehirlenmelerinden kaynaklanan, ölümle sonuçlanan vakaların, sağlık harcamalarının ve iş gücü kayıplarının daha fazla olacağını tahmin etmek mümkündür.

Dışarıdan yenen gıdalara dikkat edin!

Tüm gıdalar uygun şartlarda hazırlanmadan, yeteri miktarda pişirilmeden ve hijyene
uygun olmayan şekilde hazırlanırsa zehirlenmelere neden olabilir.  Daha çok dışarıda ve uygun koşullarda hazırlanmamış gıdalar, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler, temiz olmayan içme sularının tüketilmesi, pastörize edilmemiş süt tüketilmesi gıda zehirlenmelerine neden olmaktadır.

Sıvı tüketimine ağırlık verilmeli, sütlü ve yağlı gıdalardan kaçınılmalı

Gıda zehirlenmelerinin şiddetine göre vücuttan kusma ve ishalle birlikte az veya şok miktarda su ve elektrolitlerin kaybı olur. Bu dönemde vücudun kaybettiği bu sıvı ve elektrolitlerin yerine konması esastır.

Belirtiler iyice azalıp kaybolana kadar su ve sıvı gıdalar alınmalı, daha sonra püre benzeri yumuşak gıdalar alınmalı ve daha sonra normal gıdalara başlanmalıdır. Bir sure süt ve süt ürünlerinin kullanıldığı ve yağlı gıdalardan tüketilmesinden kaçınılmalıdır.

Çocuklarda dengeli tuz miktarları içeren karışımlar eğer hafif bir tablo varsa kullanılabilir.

Doktora başvurmanız gereken durumlar:

. 2 günden uzun süren bulantı, kusma ve ishalde . 3 yasından küçük ve düşkün hastalar . Ateşle birlikte şiddetli karin ağrısında . Tropikal bölgelere yapılan gezi sonrası gelişen bulantı, kusma ve ishalde . Bulantı ve kusma şikayetleri şiddetliyese, bu nedenle yeterli gıda ve sıvı alınamamışsa .

Yüksek ateş . Kanlı ishal . Sarılığı gelişenler . Bilinci kapanan, yutma, konuşma güçlüğü ve kol ve bacaklarda kuvvetsizlik gelişen kimseler . Şiddetli bulantı nedeniyle reçete edilen ilaçları yutamayan ve alamayan kimseler

.

Bebek, yaşlı, düşkün ve bağışıklık sistemi zayıf olan kimseler mutlaka doktora başvurmalıdır.

Bu önerilere kulak verin:

  • Tüketilen suların iyi yapılmış olması veya kaynatılarak mikroplar öldükten sonra içilmesi gerekir.
  • Besinlerin hazırlanması ve saklanmasında gıda hijyenine uyulmalıdır.
  • Tuvaletlerden sonra ve sık sık ellerin yıkanması gerekir.
  • Meyve ve sebzeler çok iyi yıkanmalıdır. Gıdaların buzdolabında ve uygun sıcaklıklarda saklanması sağlanmaldır.
  • Açıkta ve sıcakta uzun sure beklemiş, rengi, kokusu bozulmuş gıdaları tüketmemek önemlidir.
  • Ev dışında yemek yemek zorunda olanların gıda hijyenine uyduğunu bildikleri ve güvendikleri yerlerden yemek yemeleri ve bol sıvı tüketmeleri önerilir.
Güncellenme Tarihi: 06 Temmuz 2010Yayınlanma Tarihi: 06 Temmuz 2010

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/mevsimi-geldibesin-zehirlenmelerine-dikkat/

Gıda Zehirlenmelerinden Korunmanın İpuçları…

Çocukları Gıda Zehirlenmelerinden Korumak İçin 5 Öneri

Hava sıcaklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi özellikle besinler yoluyla bulaşan enfeksiyon hastalıklarının artışına ve gıda zehirlenmelerine neden olmaya başladı.

Son günlerde artış gösteren gıda zehirlenmelerine en çok yol açan bakterileri Hisar Intercontinental Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Gözüküçük’ten öğrendik

Listeria:

Listeria bakterileri süt, yoğurt, peynir, kavun gibi taze ürünlerin yanı sıra bazı işlenmiş gıdalarda da görülebilir. Bu bakteri soğukta da yaşayabilir. Bağışıklık sistemi zayıf çocuklar, yaşlılar, alkolikler ve hamileler risk altındadır.

Maruz kaldıktan yaklaşık 2 ay sonra ortaya çıkan enfeksiyonun belirtileri ateş, mide ve kas ağrısı veya ishaldir. Bazen menenjit gibi ağır durumlara da sebep olabilmektedir.

Bu bakteriden korunmak için gıdaları buzdolabında saklayın, aldığınız etiketli ürünlerin saklama koşullarına uyun, son kullanma tarihlerine ve temizliğine çok dikkat edin.

Salmonella:

Kümes hayvanları ve yumurtadan geçen bir bakteridir. Hayvanın dışkısıyla temas eden her ürün risklidir. Ayrıca çiğ et de salmonella bulaştırma riski taşır. Bakteriye maruz kaldıktan 12-72 saat sonra mide krampları, ateş ve ishalle kendini gösterir.

Hastalık genellikle 4 ila 7 gün sürer. Bu bakteriyle karşılaşmamak için tavuk ve tavuk ürünlerini iyice pişmiş olarak tüketin; çiğ tavuğa dokunduktan sonra ellerinizi ve tavuğun temas ettiği kesme tahtası, bıçak, tezgah gibi alanları çok iyi temizleyin.

Koli basili:

İnsan ve tüm hayvanlarda var)bağırsaklarında yaşayan bir bakteri türüdür. Kesim sırasında bağırsağın zedelenmesiyle hayvanın bütün vücuduna yayılabilir. Ayrıca pastörize edilmemiş sütlerde ve gübre kullanılan yeşil yapraklı sebzelerde de bulunabilir.

Enfeksiyon şiddetli karın krampları, sulu ishal ve kusma ile ortaya çıkar. Hastalık genellikle maruz kaldıktan sonra birkaç gün içinde iyileşmeye başlasa da yaklaşık bir hafta sürer ve bağışıklık sistemi düşük kişiler çok ağır geçirebilir.

Bu nedenle tüketeceğiniz kırmızı etin değdiği kesme tahtası, bıçak, tezgah gibi her alanı iyice temizleyin ve eti çok pişmiş olarak tüketin. İçeceğiniz süt pastörize değilse aldığınız kaynağın temizliğinden emin olun, sütü iyice kaynatın ya da pastörize edilmiş sütleri satın alın.

Meyve ve sebzeleri bol su ile yeşil yapraklı sebzeleri ise yapraklarını tek tek ayırarak yıkayın ve mümkünse çiğ değil pişirerek tüketin.

Botulizm:

Konservelerde oluşan ve yanlış saklama koşulları nedeniyle ortaya çıkan tehli bir hastalıktır. Evde yapılmış konserve gıdaların yanı sıra bal, salamuralar ve fermente, füme ya da tuzlu balık, özellikle risk altındadır.

Bebeklerin hastalığa yakalanma riski en yüksektir. Kramp, kusma, solunum problemleri, yutma güçlüğü, çift görme ve halsizlik veya felç gibi ciddi belirtilerle ortaya çıkar. Bu nedenle 1 yaşından küçük çocuklara kesinlikle bal vermeyin.

Sızıntı yapan, deforme olmuş kutulardaki konserveleri kullanmayın.

Stafilokok:

Sandviçler, salatalar, hamur işlerinde oluşan bakterilerden kaynaklanan enfeksiyondur. En yüksek risk altındaki gıdalar, krema dolgulu hamur işleri, pudingler (yumurta, ton balığı, tavuk, patates, makarna ve dahil) sandviçler, salatalardır.

Kusma, kramp, ishal gibi yarım saat içerisinde kendisini gösteren belirtiler yaklaşık 3 gün sürer. Bu bakteriden korunmak için yiyeceklere dokunmadan önce ellerinizi yıkayınız.

El, bilek, burun, göz enfeksiyonunuz ya da açık yaranız varsa yiyecekleri tutmayın.

Hepatit A:

Hepatit A karaciğere saldıran; ateş, yorgunluk, bulantı, kilo kaybı ve sarılığa neden olan bir virüstür. Enfeksiyonların çoğu hafiftir. Enfekte kişi kendi hijyenine dikkat etmezse dokunduğu her yere bu virüsü yayabilir. Hastalığı yakalanmanın en önemli yolu, yiyeceklere dokunmadan önce mutlaka elleri yıkamaktır.

Campylobacter:

Kümes hayvanlarından bulaşan bir bakteri türüdür. Ateş, kramplar, ishal ve kusmayla kendini gösterir.

Çoğu insan bir hafta içinde iyileşir ama Guillain-Barre sendromu gibi çok nadir görülen, ciddi bir hastalığa neden olabilir. Hastalıktan korunmak için ellerinizi sık sık yıkayın.

Çiğ tavuğa dokunduktan sonra ellerinizi ve tavuğun temas ettiği kesme tahtası, bıçak, tezgah gibi alanları çok iyi temizleyin.

Noro Virüs:

Halk arasında mide gribi olarakta bilinen hastalık 24-48 saat içerisinde ortaya çıkan kusma ve ishalle kendini gösterir. Hastalıktan korunmanın en iyi yolu tuvaleti kullandıktan ya da çocuk bezini değiştirdikten sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce 30 saniye süreyle, sabunlu suyla ellerinizi yıkamaktır.

Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeden hekime başvurun!

•Yüksek ateş,

•Kanlı dışkı,

•Uzamış kusma,

•3 günden fazla süren ishal,

•Ağız kuruluğu, baş dönmesi, azaltılmış idrara çıkma gibi dehidratasyon belirtileri

Güvenli gıda tüketmenin ipuçları

•Yiyeceklere dokunmadan önce ellerinizi iyice yıkayın.

•Çiğ et ile temastan sonra yüzeyleri, mutfak eşyaları ve kesim tezgahını temizleyin.

•Ellerinizi kağıt havlu ile silin. Ortak kullanılan havlular risk oluşturur.

•Marul veya lahana gibi yeşil yapraklı sebzelerin dış yapraklarını atın.

•Kırmızı et, beyaz et, yumurta ve peynir gibi gıdaları buzdolabında uygun ısıda saklayın.

•Sıcak gıdaları sıcak; soğuk gıdaları soğuk tutun.

Bağışıklık sistemi daha düşük olan çocuk, yaşlı ve hamilelerin beslenmelerinde daha dikkatli davranın. Az pişmiş et, yumurta, pastörize edilmemiş süt ürünleri, pişmemiş şarküteri ürünleri ve çiğ deniz ürünlerinden uzak durmalarını sağlayın.

Источник: https://hisarhospital.com/gida-zehirlenmelerinden-korunmanin-ipuclari/

Bebek ve Çocuklarda Gıda Zehirlenmesi

Çocukları Gıda Zehirlenmelerinden Korumak İçin 5 Öneri

Hamileliğim esnasında bir yerde, iyi yıkanmamış yeşilliklerden ve çiğ etten bulaşan bir parazitin bebeğin kör olmasına ve beyninde kist oluşmasına neden olabileceğini okuduktan sonra sürekli geçmişe dönük bir kuşku ve korku ile yaşadım. “Ya ben meyve, sebze ve yeşillikleri iyi yıkamamış ve de bebeğimin sağlığını riske atmışsam.” diye…

Allah’a şükür sağlıklı doğan bebeğim bu günlerde buz dolabının kapağını açık görmesin.

“aa, auu” gibi acayip sesler çıkarıp sevinçle hedefine, yani buzdolabına ulaştıktan sonra bir kaç defa domates, elma ne bulursa alıp, yere oturmuş ve bir güzel dişliyorken yakaladım onu.

Tabi, aklıma direkt yukarıda ifade ettiğim korkularım geldi ve hışımla elindekileri alıp musluğun altında yıkadım. Bunun üzerine gıda zehirlenmesi hakkında araştırma yapıp bu korkularımın pek de yersiz olmadığını öğrendim.

Gıda Zehirlenmesi Nedir?

Zararlı bakterilerin çoğaldığı yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucunda, mide ve bağırsaklarda meydana gelen ve günlük hayatı sekteye uğratan rahatsızlığa gıda zehirlenmesi (besin zehirlenmesi) denir.

Özellikle yaz aylarında havaların ısınması ile birlikte gıda zehirlenmesi vakıalarına sık rastlanır. Bunun nedeni bakterilerin sıcak ortamlarda daha hızlı üremeleridir.

Gıda (besin) zehirlenmesi gerek bebek ve çocuklarda gerekse yetişkinlerde aşırı su kaybına neden olacağı için ciddi bir durumdur.

Gıda Zehirlenmesi Belirtileri Nelerdir?

Gıda zehirlenmesi belirtileri

Gıda zehirlenmesi belirtileri genelde; mide bulantısı ve kusma, mide krampları, ishal, yüksek ateş ve iştahsızlık olarak görülür.

Bu belirtiler gıda zehirlenmesi türüne ve bakterilerin kuluçka sürelerine göre farklı şekilde ve zamanlarda meydana gelebilir. Belirtiler yarım saatte meydana gelebileceği gibi 12-48 saati de bulabilir.

Hatta bazen gıda zehirlenmesi belirtileri bir hafta içinde bile ortaya çıkabilir.

Bebeğimi / Çocuğumu Gıda Zehirlenmesine Karşı Nasıl Koruyabilirim?

  • Anne sütü alan bebeklerde gıda zehirlenmesine nadir rastlanır. Ek gıda dönemine geçmiş ve 2 yaşının altında olan bebeklerde ise gıda zehirlenmesi hafif bir şekilde atlatılır.
  • Bebek ve çocukların gıda zehirlenmesi yaşamamaları için; ebeveyn ve bebeğin bakımı ile ilgilenen kişilerin temizlik ve hijyen konularına çok önem vermeleri gerekir. Özellikle bebek besleneceği zaman ellerin kesinlikle yıkanması gerekir.
  • Onun haricinde bebeğin ye da çocuğun beslenmesinde kullanılan biberon, kaşık, tabak vb. eşyaların temiz olması gerekir. Bu eşyalarda uzun süre kalan süt, artan yemek zamanla bozulur ve bakterilerin çoğalmasına neden olur. Bebeğin beslenmesi için hazırlanan gıdalar kesinlikle buz dolabında ve ağzı kapalı bir şekilde saklanmalıdır.
  • Biberon, emzik, süt kapları vb. eşyalar ise sık sık kaynar su ile temizlenmeli, mikropları kırılmalıdır.
  • Daha önceden pişirdiğiniz yemekleri buz dolabında saklamak kaydıyla iki gün içinde tüketmeye gayret edin ve onları ısıtırken buhar çıkıncaya kadar ocakta bekletin. Bu işlem sayesinde üremiş bakteri varsa bunlar ölürler.
  • Özellikle tavuk olmakla birlikte, çiğ et ve balığı buz dolabınızın onlar için ayrılmış bölümünde saklayın, eğer dondurucuya koymuşsanız uygun şekilde çözdürerek pişirin.
  • Bebek ve çocuklarınıza yedireceğiniz yumurtanın kesinlikle iyi pişmesi gerekir. Ayrıca hamilelikte de yumurtanın çok iyi pişirildikten sonra tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Süt ve süt ürünlerinin pastörize edilmiş olmasına ya da çok iyi kaynatılmasına dikkat etmelisiniz.

Gıda Zehirlenmesi Yaşayan Bebek ve Çocukların Tedavi Sürecinde Ne yapmalı?

  1. Bol sıvı almalarını sağlayın. Özellikle çocukların böyle bir durumda günde en az 1-1.5 litre su içmesi gerekir.
  2. Bebek ya çocuğunuza kusması geçene kadar hiçbir şey yedirmeyin. Kurma geçtikten sonra çorba gibi hafif gıdalar verin. Beslenme düzenlerini bozmayın.
  3. Sık sık ateşini ölçün. Yüksek ve düşmeyen ateşi varsa acil doktora götürün.

  4. Bezini bıraktığı dönemde gıda zehirlenmesi yaşarsanız. Kısa süreli, tekrar beze geçmeniz gerekebilir.
  5. Öğrenecek yaşa geldiğinde yemeklerden önce ve sonra ellerini iyice yıkaması gerektiğini öğretin. Küçük bebeğinizi beslerken siz de ellerinizin temiz olmasına özen gösterin.

Bebek ve çocuklara güzel günler ve güzel gelecekler umuduyla…

Источник: https://yenianneyim.com/bebek-ve-cocuklarda-gida-zehirlenmesi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.