Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

içerik

Çocuklar için sağlıklı ve dengeli beslenme önerileri

Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

Okul çocuklarının dengesiz, yetersiz veya aşırı beslenmesi sonucunda; büyüme ve gelişme geri kalır, bu gerilik büyüme dönemi bitinceye kadar telafi edilmezse erişkinliğe yansır ve bu çocuklar boyca kısa, zayıf ve güçsüz birer yetişkin olurlar.

Buna ek olarak enfeksiyon hastalıkları sık ve ağır seyreder, özellikle kız çocuklarında menstrüasyonun da etkisiyle demir yetersizliği anemisine sık rastlanır, ergenlik döneminde kalsiyumun yetersiz tüketimi ileriki yaşlarda osteoporoz riski oluşturmaktadır.

Aşırı ve dengesiz beslenme sonucunda şişmanlık ileriki yaşlara yansır ve yüksek tansiyon, kan yağlarında artış, kalp damar hastalıkları, şeker hastalığı gibi kronik hastalıklara zemin hazırlar.

Düzenli beslenen çocuk sağlıklı büyür! Çocuklar için doğru beslenme önerileri

Yapılan çalışmalarda, yetersiz ve dengesiz beslenen öğrencilerinin dikkat sürelerinin kısaldığı, algılamalarının azaldığı, öğrenmede güçlük ve davranış bozuklukları çektikleri, okul devamsızlık sürelerinin uzadığı ve okul başarılarının düşük olduğu ortaya konmuştur. Aileler çocuklarının yalnızca okul başarılarıyla değil onların büyüme ve gelişmelerini izleme ve sağlıklı beslenme davranışları geliştirmeleriyle de yakından ilgilenmeli ve kendi beslenme alışkanlıklarıyla da örnek olmalıdırlar.

Okul çağında çocuk okulda verilen bir beslenme hizmeti yoksa genellikle öğle yemeklerini ev dışında yemek zorundadır. Okulda yemek yeme davranışı arkadaşlarından etkilenebilmektedir. Okulda yemek çıkmıyorsa, kantinde karın doyurmak zorunda kalan veya bunu tercih eden çocuklarda yanlış beslenme alışkanlıkları gelişmektedir.

Yapılan birçok çalışmada, son zamanlarda çocuk ve adolesanlar başta olmak üzere her yaş grubunda abur cubur besinlerin tüketiminin arttığı belirtilmiştir.

Çocukların enerji alımlarının bir kısmı abur cubur besinlerden gelirken, bu tür besinler daha çok öğle vaktinde tüketilmektedir.

Gazlı içecek, meşrubat gibi içecekler, patates kızartması, cips, şekerleme ve dondurma çocuklar tarafından en çok tüketilen abur cubur besinlerdir.

Bu besinlerin tüketimini azaltmak için iyi planlanmış bir beslenme eğitimi programı ile birlikte uygulamada da okul içerisinde satışa sunulan gıda maddelerinin beslenme ihtiyaçlarını karşılayıcı ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasına temel teşkil edici nitelikte olması gerekmektedir. Okulda beslenme hizmeti verilmiyorsa çocuğa mutlaka beslenme çantası hazırlanmalıdır.

Okul çocukları için sağlıklı beslenme önerileri

Sağlıklı Beslenme Çantası

Okula götürülen beslenme çantasının dört besin grubunda bulunan besinlerden seçilerek hazırlanması yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması için önemlidir.

Beslenme çantasında kolay taşınabilecek kuru gıdalar, yanında içecek en uygun seçimdir.

Yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayan bir sandviçte haşlanmış yumurta, peynir, ızgara köfte, haşlanmış et-tavuk grubu besinlerinden seçilen herhangi bir besin yanında mevsime uygun, iyi yıkanmış, taze sebze ve meyveler bulunmalıdır.

Bunların yanında beslenme çantasında fındık veya ceviz bulunması da çocuğun beslenmesini enerji, protein ve mineraller açısından destekler. İçecek olarak ise okul kantininden alınacak olan ayran veya sütün tercih edilmesi sağlıklı bir seçim olacaktır.

Sağlıklı Beslenme Eğitiminde Ailenin Rolü

Beslenme sonradan kazanılan bir davranış biçimidir ve anne karnında başlayan bir süreç olup ilk alışkanlıklar ailenin beslenme modeline göre şekillenmektedir.

Aile Olarak Sağlıklı Beslenin

Çocuğu ayırmak yerine siz de yanlış beslenme alışkanlıklarınızdan arınıp birlikte sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın. Beslenme eğitimi ne kadar erken başlarsa çocuğun gelişimi, zeka düzeyi ve bağışıklık sistemi de o denli güçlenir. Aile olarak;

  1. Öğünlerinizi beraber yapın ve çocuğunuza sağlıklı beslenme konusunda örnek olun.
  2. Kahvaltının önemini çocuğun kavramasını sağlayarak kahvaltı yapma alışkanlığı kazandırın.
  3. Mutfağınızı meyve, sebze, tam tahıllı besinler ve diğer sağlıklı seçimlerle doldurun. Abur cuburları evinizden uzak tutun.
  4. Dışarda hazır yemek yerine yemeklerinizi evde hazırlayıp, tüketin ve porsiyon ölçülerine dikkat edin.
  5. Çocuğunuzun boy-kilo gelişimini takip edin.
  6. Çocuğunuzu günlük fiziksel aktiviteye teşvik edin. Bu onun sosyalleşmesini, çevresiyle iletişim kabiliyetinin iyileşmesini de sağlayacaktır.
  7. Televizyon, bilgisayar v.b. şeylere ayrılan süreyi sınırlandırın. Çocuğunuzun hareketsiz kalmasına engel olun.

Sağlıklı Beslenme Eğitiminde Öğretmenin Rolü

Çocukların anne babadan sonra en çok örnek aldıkları kişiler öğretmenleridir. Öğrencilere temel beslenme bilgilerinin verilmesi, öğrenilen bilgilerin davranışa dönüştürülmesi, yanlış beslenme alışkanlıklarına zamanında müdahale edilmesi ve beslenme davranışları ile örnek olma konusunda öğretmenlere de önemli sorumluluklar düşmektedir.

Alerjiden korunmak için sağlıklı beslenme önerileri

Öğretmenler;

  1. Öğrenciler ile birlikte yeterli ve dengeli beslenme konusunda çeşitli etkinlikler (bilgi yarışması, sınıf gazetesi, beslenme köşesi vb.) düzenlemeli ve bu konunun öğrenciler arasında tartışılmasına zemin hazırlamalıdırlar.
  2. Öğrencilerin kahvaltı yapıp, yapmadıklarını sorgulamalı ve dışarıda açıkta satılan yiyecekleri tüketmemeleri konusunda sık sık uyarıda bulunmalıdırlar.
  3. Çocukların beslenme çantası içeriklerini sıklıkla kontrol etmelidirler.
  4. Beslenme saatlerinde; patates kızartması, çikolata, gibi yiyecekler yerine, peynir, yumurta, taze sebze ve meyve gibi besinler, gazlı ve diğer hazır içecekler yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyunun tercih edilmesi konusunda çocukları uyarmalı ve bu konuda veliler ile işbirliği yapmalıdırlar.
  5. Öğrencilerin boy ve ağırlık artışlarını takip etmeli ve değerlendirmelidirler.
  6. Yeterli ve dengeli beslenme konusunda örnek davranış göstermeli, örnek davranışlarda bulunan öğrencilerini ödüllendirmelidirler.
  • Çocuklara kahvaltı alışkanlığı mutlaka kazandırılmalı.
  • Her öğünde 4 temel besin grubunda ( süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri, meyve ve sebzeler, tahıl grubu) yer alan yiyecekler tüketilmeli.
  • Günde en az 2 su bardağı süt içme alışkanlığı edinilmeli.
  • Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve tüketilmeli.
  • Çay, gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, süt veya ayran tercih edilmeli.
  • Çocuklar okul çevresinde açıkta satılan, besleyici değeri düşük ve sağlıksız besinleri tüketmemeleri konusunda bilinçlendirilmeli.
  • Yemek konusunda çocuklarla inatlaşmamalı, acıktığında yeterli ve dengeli beslenmesi sağlanmalı.
  • Okullarında yemek çıkmayan çocukların evden beslenme çantası götürmesine özen gösterilmeli ve beslenme çantalarının her gün iyice temizlenmesi gereklidir.
  • Çocukların boy uzunlukları ile ağırlıklarına dikkat edilmeli ve takip edilmeli.
  • Günde 8-10 bardak sıvı tüketilmeli.
  • Temiz ve mikropsuz besinler tüketilmeli, çiğ sebze ve meyveler bol su ile yıkanmadan yenilmemeli, açıkta satılan besinler tüketilmemeli.
  • Çocuklara yemeklerden önce ve sonra mutlaka el yıkama alışkanlığı kazandırılmalıdır.
  • Düzenli olarak egzersiz alışkanlığı kazandırılmalı.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/cocuklar-icin-saglikli-ve-dengeli-beslenme-onerileri/

Çocukların gelişiminde vitaminlerin önemi

Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

Çocukların sağlıklı beslenmesi için 6 vitaminin eksik edilmemesi gerekiyor.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Mesut Özel, çocukların gelişiminde vitaminlerin önemi, vitamin eksikliklerinde yaşanan sağlık problemleri ve vitamin eksikliklerinin nasıl giderileceği konusunda bilgiler verdi.

Vitaminlerin çocuk sağlığı ve gelişiminde büyük önem taşıdığını belirten Özel, “Vitaminlerin vücutta yapı taşı olmaları sebebiyle eksikliklerinde geri dönüşümü olmayan ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabilmektedir. İnsanların vitamin ihtiyacı anne karnında başlar.

Çocukların sağlıklı gelişimi için gerekli olan başlıca 6 vitamin A,B, C, D,E,K vitaminleridir” dedi.

4 Vitamin bağışıklık sistemini güçlendirir

A, D, E, B ve C vitaminlerinin çocukların bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ifade eden Doktor Özel, “Çocukların bağışıklık sisteminde büyük önem taşıyan vitaminlerin büyük kısmı doğal yollardan yeterli bir şekilde alınsa da iştahsızlık, beslenme bozukluğu, yanlış beslenme ve bazı infeksiyonlar ile vücutta bu vitaminlerin eksikliği söz konusu olabilmektedir. Bu vitaminler arasında özellikle de A, D, E, B vitamin kompleksi olarak adlandırdığımız vitaminler ile C vitamini bağışıklık sisteminin normal çalışmasında etkin rol oynamaktadır” diye konuştu.

Vitamin eksikliği ortaya çıkmadan önce belirtiler verir

Çocuklarda vitamin eksikliğinin ortaya çıkmadan önce bazı belirtiler verdiğinin altını çizen Özel, “Bu belirtilerin iyi değerlendirilerek eksikliğin yerine konulması için vitamin takviyesi yapılması gerekiyor” dedi.

Doktor Mesut Özel, vitaminlerin eksikliğinde hangi belirtilerin çıktığını ise şöyle sıraladı.

“A vitamini eksikliğinde, kilo alamama, boyun uzamaması, gözün parlaklığını yitirerek aşırı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması ile kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavukkarası diye adlandırılan gece körlüğü, yüksek tansiyon, saçta ve tırnaklarda kırılmalar, ciltte kuruma, halsizlik ve infeksiyonlara karşı dirençsizlik görülebilmektedir.

D vitamini, kemiklerde kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler.

Eksikliğinde, huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü (özellikle karında kurbağa karnı görünümü), kafatasında yumuşama, başın arkasında yassılaşma, asimetri, büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü ve geciken bıngıldak kapanması, dişlerin geç çıkması, diş çürümeleri, diş minesi bozuklukları, kaburgalarda kemik – kıkırdak bileşiminde raşitik tesbih taneleri denilen şişlikler, güvercin göğsü denilen göğüs orta kısmında içe çöküklük, (Harrison oluğu), uzun kemiklerin bükülmesi, kemiklerde çabuk kırılmalar, sırt kemiğinde eğrilikler, kalça kemiğinde deformiteler ve sık geçirilen alt solunum yolu infeksiyonları ile tekrarlayan bronşit atakları görülebilir. Tüm bu bulguların en büyük sebebi yetersiz D vitamini almak ve güneş ışığından yeterince yararlanamamaktır.

E vitamini, metabolik hızın çok arttığı okul ve ergenlik çağında zararlı maddeleri temizleyici etkisi vardır. Eksikliğinde hemolitik anemi, ödemler (vücutta sıvı toplanmasına bağlı şişlikler) saç ve cilt sağlığında bozulma görülebilir.

K vitamini, normal durumlarda vücutta barsaklarda bulunan bu vitamin bakteriler tarafından yapılır. Pıhtılaşma faktörlerinin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde kanamalarda artış (diş eti, yaralar, burun, mide- barsak sistemi kanamaları vs.

) görülür.

B1 (TİAMİN) vitamini, büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Özellikle gelişmiş ülkelerde besinlerin aşırı kaynatılması sonucunda içindeki B1 vitamininin büyük ölçüde yitirilmesine neden olur.

Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, emziren annede sütteki tiamin eksikliğine bağlı olarak bebekte kalp yetmezliği, ses kaybı, görme refleksi eksikliği ile karakterize infantil beriberi hastalığı görülebilir.

B6 vitamini, eksikliğinde; sinir sistemi hastalıkları, kansızlık ve halsizlik, böbrek taşları, infeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü görülüyor.

B12 vitamini, B12 vitamininin uzun süreli eksikliği; uyuşukluk, kolay hastalanma, kansızlık, çocuklarda iştahsızlık ve gelişimini tamamlayamama gibi durumlara sebep oluyor.

C vitamini, yeterli miktarda C vitamini almayanlarda kas zayıflığı, romatizma, dolaşım sistemi rahatsızlıkları, diş çürümeleri, dişetlerinin çabuk kanaması ve dişeti infeksiyonlarına yatkınlık, yara iyileşmesinde gecikme, selülit ortaya çıkabiliyor.

Folikasit (folat), eksikliğinde kansızlık, halsizlik, aşırı huzursuzluk, gelişme geriliği, nöromotor gerilik, kronik ishal, ağız içinde geçmeyen yaraları, infeksiyon hastalıklarına karşı direnç düşüklüğü oluyor.”

Kemik sağlığı için D vitamini

Çocuklarda kemik sağlığı için hangi vitaminler alınmalıdır? sorusunu değerlendiren Özel, “Kemik sağlığında etkili vitaminlerin başında D vitamini geliyor. Bunun yanında kemik sağlığı ve gelişimi için K, C vitaminleri, folikasit, E vitamini, A vitamini, B1, B6 vitaminleri alınmalıdır” şeklinde konuştu.

Gereksiz yere vitamin çok yanlış

Çocuklara gereksiz yere vitamin vermenin çok yanlış olduğunu belirten Özel, “Sağlıklı, iyi beslenen bir çocukta vitamin eksikliği olmaz, dolayısıyla gereksiz vitamin kullanımında özellikle yağda eriyen vitaminler (A, D, E, K) vücutta birikir ve hastalığa sebebiyet verir.

Çocuklarda vitamin eksikliği bulguları iştahsızlık, çabuk yorulma, öğrenme güçlüğü ve konsantrasyon bozukluğu, görme işitme problemleri, sık tekrarlayan infeksiyonlar, ağız dudak ve dişetinde tekrarlayan ve zor iyileşen yaralar, ciltte döküntü, saç ve cildin parlaklığını hacmini kaybetmesi, tırnaklarda büyüyememe ve şekil bozuklukları, kemiklerde şekil değişikliği, bacaklarda içe bükülme ve kafa kemiklerinde yassılaşma olarak sayılabilir. Sağlıklı dişler için gerekli vitaminler arasında A, D, C, E vitamini ve B kompleks vitaminlerini sayabiliriz” dedi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doktor Mesut Özel besinlerdeki vitaminleri ise şöyle sıraladı.

A Vitamini: Balık, yumurta, kırmızı et, süt ve yoğurt, havuç, kayısı, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, roka, maydanoz, dereotu, tere A vitamini ve A vitamininin öncü maddesi olan beta karotenin en iyi kaynaklarıdır.

D Vitamini: Yağlı balıklar, yumurta sarısı, peynir ve sütte bolca bulunur. Ayrıca D vitaminin vücutta da yapılabilmesi ve aktivitesi için direk güneş ışığı ihtiyacı kaçınılmazdır.

E Vitamini: Bitkisel yağlar, ay çekirdeği, yer fıstığı, yeşil yapraklı sebzeler ve kepeği ayrılmamış un, E vitamini içermeleri sebebiyle önemlidir.

K Vitamini: Özellikle yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere sebzelerde, meyvelerde, yağlı tohumlarda (ceviz, badem, fındık) yumurtada, etlerde, süt ve türevlerinde yeterli miktarda K vitamini vardır.

B1 Vitamini (TİAMİN): Et, makarna, ekmek, pilav, kuru baklagiller, tam tahıllar, ay çekirdeği.

B2 Vitamini: Balık, yoğurt, süt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer ve zenginleştirilmiş tahıllarda bolca bulunur.

Niasin: Gıda hazırlama sırasında çok az kayba uğradıkları için en dayanıklı vitaminlerdendir. Tavuk, hindi, balık, mantar, buğday kepeği, yer fıstığı, ay çekirdeği, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve patates bilinen en iyi kaynaklarıdır.

B6 Vitamini (PİRİDOKSİN): Muz, patates, nohut, balık, tavuk, kavun, ıspanak, brokoli, kırmızı et, domates, bira mayası, ay çekirdeği ve yer fıstığı önemli kaynaklarıdır.

B12 Vitamini: Sadece hayvansal gıdalar B12 vitamini içerir.

Folik Asit (FOLAT): Yeşil yapraklı sebzeler, sakatatlar, kavun, portakal ve suyu, enginar, brokoli, pancar, bamya, maya, kuru baklagiller çok iyi kaynaklardır.

Pantotenik Asit: Her yerde bulunan anlamına gelen pantotenik asit tüm besinlerimizde bulunur.

Biotin: Yumurta sarısı, karnabahar, peynir ve yerfıstığı biotin kaynaklarındandır.
C Vitamini: Mevsimine göre özellikle turunçgiller, kuşburnu, kivi, çilek, brokoli, kırmızı ve yeşil biberler, kavun, yeşil yapraklı sebzeler, domates, karnabahar ve patates en iyi kaynaklardır.”

Bebek sahibi olmayı ertelemeden önce yumurtalık yaşınızı kontrol ettirin. Op. Dr. Zeki Salar, yumurtalık yaşının önemi hakkında bilgi verdi.

Yazıyı Oku

Источник: https://www.kadinvekadin.net/cocuklarin-gelisiminde-vitaminlerin-onemi-2013-02-22.html

Çocukların Sağlıklı Gelişimi İçin Doğru Beslenmenin Önemi

Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

Beslenme organizmanın normal büyüyüp gelişmesi ve sağlıklı yaşamın devam edebilmesi için gereklidir.

Çocuk sağlığının en iyi göstergesi onun büyümesinin normal büyüme içinde uygun Protein, Yağ, Karbonhidrat, Sıvı, Vitamin, Minarel, Eser elementlerin Yeterli miktarda ve dengeli alınması gerekir.

Beslenmesi iyi olmayan bir çocuk hem büyüyüp gelişemez hem de bağışıklık sistemi etkilenerek hastalıklara yatkın hele gelir. Çocukluk döneminin ilk yıllarında büyüme hızlı olduğundan enerji ve diğer besin öğelerine olan gereksinim vücut kütlesinden beklenmeyecek ölçüde fazladır.

Enerji gereksinimi Yaş, Cinsiyet, Vücut kütlesi, Yaşanılan ortam,iklim,fiziksel aktivite gibi nedenlerle farklılık gösterir. Çocuklarda erişkinlerden farklı olarak biyüme içinde enerji gerekir. Yaşamın ilk yıllarında toplam enerjinin 1/4 veya 1/3’ü büyüme için harcanır.

Yeterli enerji sağlanmazsa diğer besin öğelerinin kullanımı da yeterli olmaz. Enerji gereksinimi kilo kalori olarak ifade edilir. Bir kilokalori 1 kg suyun sıcaklığını 15C ‘den 16C ‘ye çıkarmak için gereken enerji miktarıdır.

Enerji kaynağı olarak yağlar,karbonhidratlar,protein kullanılır.

1gr Yağ 9 kcal15

1gr KH 4 kcal

1gr Protein 4 kcal verir.

Dengeli hazırlanmış bir diette ise;

KH’lar %50

Yağlar %35

Protein %15 olmalı.

Proteinli besinler enerji kaynağı olmalarının yanı sıra protein sentezi için gereken amino asitleri sağlarlar. Hücre yapı ve işlevleri ,doku büyümesi ve yenilenmesi için gerekirler.

Kaslar,kemikler, dişler, deri ve tırnakların yapısında protein vardır. Ayrıca kan enzimler hormonlarda protein içerir.

Diyetteki enerjinin yetersiz kalması halinde alınan protein ,doku yapımı yönünde değil,enerji yapımında kullanılır.

Baklagiller %20-25 protein

Et,tavuk balık %15-22 protein

Peynir %15-25 protein

Yumurta %12 protein içerikleriyle iyi birer protein kaynağıdırlar

Genel olarak hayvansal kaynaklı proteinler yüksek biyolojik değerlere sahiptirler.En iyi aminoasit dağılımına sahip olan protein süt ve yumurtada bulunur ve buna REFERANS PROTEİN adı verilir.

Başka kaynaklardan sağlanan proteinler de 1 veya 1’den fazla amino asit yetersiz miktarlarda bulunabilir.Referans proteinleri düşük ve yüksek gıdalar bir arada tüketilirlerse faydalanımları daha iyi olur.

Örneğin;fasulye ve ekmeğin bir arada yenmesi.

YAĞLAR

Enerji yoğunluğu yüksek olan yağlar başlıca enerji kaynağıdır. Ayrıca diyetin lezzetine katkıları vardır ve yağda eriyen vitaminlerin emilimine yardımcıdırlar.

Yağ asitlerinin yetersiz alınması halinde cilt problemleri,ishal,saçlarda zayıflık,kan değerlerinin düşmesi,büyüme geriliği ve enfeksiyonlara yatkınlık ortaya çıkar.

Hayvansal kaynaklı gıdalarda daha çok doğmuş yağ asitleri,zeytinyağında bir tek çift bağ içeren oleik asit, diğer bitkisel yağlarda ikiden çok sayıda çift bağ içeren yağ asitleri vardır. Günlük enerjinin yaklaşık %30-40’ı yağlardan sağlanır.

Ve bu yağların çoğu doymamış yağ asitleri şeklinde olmalıdır. İlk 1 yıl içinde 4-5 gram /yağ/kg/gün daha sonra 3-4 g/yağ/kg/gün 2-3g/yağ/kg/gün Adölasan dönemde

KARBONHİDRATLAR

Enerji gereksiniminin %50’si karbonhidratlardan sağlanır.Karbonhidratların vücuttaki en önemli işlevleri dokulara enerji sağlamaktadır. Proteinler ve yağlardan çok daha hızlı sindirilirler.Ortaya çıkan glikoz çabuk kullanılan bir enerji kaynağıdır.Glikoz merkezi sinir sistemi için tek enerji kaynağıdır.

SIVI

Bebeklerin vücut ağırlığı erişkinlerin 1/20’si kadar iken vücut yüzeyleri 1/7’si kadar olduğundan dolayı sıvı kayıpları erişkinlerden fazladır.Vitaminler,minareler ve esre elementlerde beslenmede önem taşır.

Bebeğin doğru beslendiğini nasıl anlarız?Daha önce anlattığımız temel beslenme prensiplerine uygun olarak beslenen neşeli sağlıklı aylık ölçümlerde kilo ve boy alımları beklenen düzeyde olan ,çevresiyle ilgili,nörolojik ve psikolojik gelişimleri iyi olan bebekler iyi besleniyor demektir.

Bebek beslenmesinde ailenin beslenme alışkanlıkları da önem taşır.Evde düzenli olarak sağlıklı yemekler yapılıyor ve sofra kurulup tüm aile bir arada günde en az 1-2 öğün bir arada yemek yiyorsa çocuk da hem yeme alışkanlığı kazanır hemde yemek yemek onun için bir işkence değil bir arada yapılan neşeli bir etkinlik haline gelir.

Çok ısrarcı annelerin çocukları genellikle bir süre sonra yemek yemeyi reddetmeye başlar. Elinde kaşık ve tabakta ona yedirmeye gelen anneyi daha görünce ağzını kapar.Bu nedenle 9.aydan itibaren çocuğu mutlaka mama sandalyesi ile sofraya oturtmalı,olayı ona yedirmekten çıkarıp birlikte yeme haline getirmeliyiz.

Uzm. Dr. Özlem Karahasanoğlu

Источник: https://www.bigdoctors.com/cocuklarin-saglikli-gelisimi-icin-dogru-beslenmenin-onemi/

Okul Çocuklarında Beslenme Nasıl Olmalı? – Sağlık Ocağım .NET

Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

Okul çağı, 6-12 yaş grubundaki çocukluk dönemini kapsar. Okul çağındaki çocuklarda büyüme ve gelişme yavaş ama sürekli olmakla birlikte ergenlik döneminde büyüme ve gelişme daha hızlı olur. Kız çocuklarında hızlı büyüme 10-12 yaşları arasında, erkek çocuklarında ise 11-14 yaşları arasındadır.

Çocuklarda büyüme süreci önemli miktarda enerji ve yeni doku yapımının tamamlanması için daha fazla miktarda protein, mineral ve vitamin gerektirir. Enerji ve besin öğelerinin yeterli ve dengeli şekilde karşılanabilmesi için okul çağındaki çocukların tükettiği besinler kaliteli ve yeterli miktarlarda olmalıdır.

Besinlerden günlük alınan enerji, protein, vitamin ve minerallerin vücutta faydalı hale getirilebilmesi için dört besin grubunda yer alan besinler öğünlere dengeli olarak dağıtılmalıdır.

Okul çocuklarında beslenme kaynaklı sorunlar

Çocuğun toplum yaşamına ilk girdiği okul dönemlerinde genellikle okulda ve okul dışı alanlarda yanlış beslenme alışkanlıkları ortaya çıkmaktadır.

Çocuğun yediği besinin miktarını ve ne tür besinlere ihtiyacı olduğunu bilmemesi, düzensiz beslenmesi, yanlış besinleri seçmesi, yediği besinlerin hazırlanışı, pişirilmesi ve saklama koşullarındaki uygunsuzluk, okullarda verilen besinlerin uygun olmayışı gibi faktörler çocuklarda beslenme sorunlarına neden olmaktadır.

Okul çağında beslenmeye bağlı meydana gelebilecek sorunlar arasında zayıflık, şişmanlık, kansızlık, vitamin yetmezlikleri, iyot yetersizliği, diş çürükleri, obezite, hastalıklara karşı dirençsizlik, hastalığın ağır geçmesi, enfeksiyonlara yatkınlık, öğrenme bozuklukları, gelişim bozuklukları gibi başlıca sağlık sorunları vardır.

Okul çocuklarında beslenme kaynaklı sorunlar

Çocuklarda beslenme düzenini etkileyen faktörler

Çocuklarda beslenme çocuğun yaşına, cinsiyetine, vücut ağırlığına ve fiziksel aktivitesine göre düzenlenmelidir. Okul çağı çocuklarının beslenme alışkanlıklarını aile ve arkadaşları da etkiler. Bunun yanı sıra reklamlar, okuldaki beslenme durumunun düzenli olarak denetlenmemesi gibi faktörler çocuğun yanlış beslenme alışkanlığı edinmesine yol açar.

Bu faktörler göz önüne alınarak çocuğun dengeli ve düzenli beslenebilmesi için aile ve okul yönetimindeki bireylerin ve öğretmenlerin çocuk beslenmesi konusunda eğitim almaları önemlidir.

Çocuğun yeterli ve dengeli beslendiği nasıl anlaşılır?

Çocuğun yeterli ve dengeli beslendiğinin en önemli göstergesi yeterli büyümesi ve gelişmesidir. Çocuğun yeterli büyüdüğü ve geliştiği yaşı ve cinsiyeti göz önüne alınarak olması gereken vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ölçülerek ve düzenli olarak bunlar takip edilerek anlaşılabilir.

Okul çocuklarında kahvaltının önemi nedir?

Okul çocukları hakkında yapılan araştırmalarda çocukların genellikle kahvaltı yapmadan okula gittikleri ortaya koyulmuştur.

Çocuk zamanını nasıl geçireceği hakkında eğitilmelidir ve oyun oynama, çalışma faaliyetleri, beslenme zamanları gibi durumlar ailesi ve öğretmenleri tarafından çocuğa öğretilmelidir.

Bütün gece aç kalan vücudun, yeni bir güne başlarken çalışma gücünü tekrar kazanması için kahvaltı çok ama çok önemlidir.

Uzun süren açlıktan sonra kahvaltı yapılmadığında çocuk kendini yorgun ve güçsüz hisseder, başı döner, yeterli enerji alamadığı için öğrenme ve dikkat yeteneği azalır, okul başarısı düşer.

Kahvaltı beyin fonksiyonları için gerekli olan enerjiyi sağlayarak öğrenmeyi ve okul başarısını olumlu yönde etkiler.

Çocuğun sağlıklı kalması ve okul başarısının önemi için sağlıklı besinler ile hazırlanan ve çocuğa sunulan üç ana öğün ve üç ara öğün oldukça önemlidir.

Okul çocuklarında kahvaltının önemi nedir

Protein, kalsiyum, karbonhitrat, yağ, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin faydaları

Çok farklı besinler ile beslenmek enerjinin sağlanmasında faydalı olmakla birlikte çocukların ihtiyaç duyduğu protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin de dengeli olarak alınmasında yararlıdır.

Okul çocuklarında süt ve süt ürünleri tüketiminin önemi nedir? Süt, peynir, yoğurt gibi besinler, güçlü kemiklere, güçlü dişlere ve kaslara sahip olmak için gerek duyulan protein, kalsiyum ve D vitamini ihtiyacının karşılanmasında önemlidir. Süt ve süt ürünleri grubundan günde 2-3 porsiyon tüketmek gerekir.

Okul çocuklarının beslenmesinde süt ve süt ürünlerinin önemi nedir

Okul çocuklarında hayvansal ve bitkisel proteinler tüketiminin önemi nedir? Kırmızı et, beyaz et, karaciğer, balık, yumurta, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinler sağlıklı kaslar ve kan için gerekli olan protein, demir, B vitamini ve bazı minerallerin vücuda alınmasını sağlar. Bu besinler okul çağı çocuklarında imkanlar doğrultusunda günde 2-3 porsiyon tüketilebilir.

Okul çocuklarının beslenmesinde hayvansal ve bitkisel proteinlerin önemi nedir

Okul çocuklarında tahıl tüketiminin önemi nedir? Tam tahıllı veya tam buğday ekmeği, yulaf ezmesi, bulgur pilavı, buğday salatası, mısır veya mısırlı pilav, makarna gibi tahıl içeren besinler B vitamini, demir, mineral ve posa içeren besinlerdir. Bu besinler ayrıca kompleks karbonhidrat kaynaklarıdır ve çocuklar için gerekli enerjiyi sağlarlar. Bu tip besinlerden ekmek de dahil edildiğinde günde 5-6 porsiyon tüketilebilir.

Okul çocuklarında tahıl tüketiminin önemi nedir

Okul çocuklarında sebze tüketiminin önemi nedir? Sebzeler A vitamini, C vitamini, kompleks karbonhidratlar ve posa içerirler. Bunların yanı sıra sebzelerde belirli miktarlarda B vitamini, potasyum, kalsiyum ve diğer mineraller de bulunur. Okul çağındaki çocukların günde 3-4 porsiyon sebze tüketmeleri önerilir.

Okul çocuklarının beslenmesinde sebzelerin önemi nedir

Okul çocuklarında meyve tüketiminin önemi nedir? Meyveler, çocuklarda cilt, göz ve diş sağlığı için A vitamini, C vitamini, potasyum ve diğer minerallerin vücuda alımını sağlarlar. Meyveler, bunların yanı sıra karbonhidrat ve posa da içerirler. Meyve yemeyi çocuklar çoğunlukla yadırgamazlar. Çocukların günde 2-3 porsiyon meyve tüketmesi tavsiye edilir.

Okul çocuklarının beslenmesinde meyvelerin önemi nedir

Okul çocuklarının günlük enerji ve besin öğesi gereksinimleri nedir?

Okul çağındaki çocuklarda her çocuğun kendine özgü enerji ve besin öğesine ihtiyacı vardır. Çocuklar enerjiyi besinlerden alırlar ve büyüme, gelişme, fiziksel aktivite ve temel vücut fonksiyonları için aldıkları enerjiyi kullanırlar.

Çocuklarda enerji gereksinimi birçok faktöre göre değişebilir. Örneğin çocuğun büyüklüğü, fiziksel aktivitesi, büyüme durumu, sağlıklı ya da hasta oluşu, cinsiyeti gibi durumlar çocuğun enerji ihtiyacını değiştirebilir.

Çocukların enerji ve besin öğesi gereksinimleri

Okul çocukları için beslenme çantası nasıl hazırlanmalı?

Bir haftalık örnek beslenme çantası menüsü aşağıda verilmiştir:

  • Pazartesi günü için örnek beslenme çantası menüsü: Tam tahıllı ekmek ile yapılmış arasında peynir, domates gibi malzeme bulunan sandviç veya içinde peynir ve yeşillik bulunan poğaça veya börek ve ayran, mevsimine göre meyve (1 orta boy elma, 1 orta boy portakal, 1 büyük boy mandalina, yaklaşık 15 iri taneli üzüm ya da 5 adet erik gibi).
  • Salı günü için örnek beslenme çantası menüsü: İçinde haşlanmış yumurta olan sandviç, 5 adet zeytin ve meyve suyu.
  • Çarşamba günü için örnek beslenme çantası menüsü: Peynirli tost ya da sandviç ve ayran, çiğ sebze (1 küçük boy domates, 3-4 orta boy yeşil biber, 1 orta boy havuç, 5-6 yaprak marul gibi).
  • Perşembe günü için örnek beslenme çantası menüsü: Meyveli veya kuru yemişli kek ve süt, mevsimine göre meyve (1 küçük boy elma, 1 orta boy portakal, 1 büyük boy mandalina, yaklaşık 15 iri taneli üzüm veya 5 adet erik gibi).
  • Cuma günü için örnek beslenme çantası menüsü: 1 kibrit kutusu peynir, 5 zeytin, 1 dilim tam tahıllı ekmek ve süt, çiğ sebze (1 küçük boy domates, 4-5 orta boy biber, 1 orta boy havuç veya 5-6 yaprak marul gibi).

Çocuğun beslenme çantasında her gün bulunması gereken su kesinlikle unutulmamalıdır.

Okul çocukları için örnek beslenme çantası nasıl hazırlanır

Not: Aileler ekonomik durumlarına göre çoğun beslenme çantasına ara atıştırmalık olarak ceviz, badem, fındık, kuru meyve gibi besinler de ekleyebilirler. Bu sayede çocukların kantinlerden ıvır zıvır almaları da önlenebilir.

Okul çocuklarının beslenmesinde nelere dikkat edilmeli?

  • Beslenme çantası her gün düzenli olarak ve iyi bir şekilde yıkanmalıdır.
  • Beslenme çantası, beslenme örtüsü, peçete ve su her gün hazırlanmalıdır.
  • Beslenme çantasına konulan sebze ve meyveler çok iyi yıkanmalı, okula getirilen ambalajlı yiyeceklerin Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarafından onaylı olup olmadığından ve son kullanma tarihlerinin geçmemiş olduğundan emin olunmalıdır.
  • Öğrencilerin besinleri yiyip yemedikleri bu konu ile ilgili okul görevlileri tarafından takip edilmelidir.

Okul çocuklarının beslenmesinde nelere dikkat edilmeli

Sağlıklı beslenme ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/okul-cocuklarinda-beslenme-nasil-olmali/

Fiziksel Gelişimi

Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

Fiziksel Gelişimin Tanımı ve Önemi

Fiziksel gelişim, bedeni oluşturan tüm organların gelişmesi, boyun uzaması, kilonun artışı, kemiklerin gelişimi, dişlerin çıkması ve değişmesi, kas, beyin ve tüm sistemler (sinir, sindirim, dolaşım, solunum, boşaltım gibi) ve duyu organlarının gelişimidir.

Gelişim yaşam boyu sürer; ancak çocukluk döneminde diğer tüm dönemlere oranla açıkça daha fazla görülebilir. Fiziksel gelişim çocuğun beden yapısındaki niceliksel değişme ve artışları içerir. Gelişimin iki şekli vardır:

Nicel/ Sayısal: Ağırlık, boy sözcük sayısındaki artış gibi rakamsal olarak ifade edilen artışı belirler.
Niteliksel: Yapıda ve çeşitlilikteki gelişimi belirtir. Örneğin; çocuğun kaslarının çalışma şeklinde olduğu gibi…

Fiziksel gelişimin, insan hayatınının neredeyse tamamını etkilediği bilinmektedir. Özellikle insan gelişiminin en hızlı olduğu dönemler olarak bilinen bebeklik ve ergenlik döneminde kişide, gözle görülebilir nitelikte değişiklikler meydana gelir. Gelişimin hızlı olduğu bu dönemleri bireyin sağlıklı geçirişi, sonraki yaşamının sağlam temellerini oluşturur.

Çocukların gelişimle ilgili fiziksel değişimleri anne babalar ve eğitimciler tarafından takip edilmeli, gözlenen aksaklık durumlarında ise uzmana başvurulmalıdır.

Bedensel gelişim açısından ilk bebeklik döneminde erkekler kızlara oranla daha ağır ve daha uzun boyluyken buluğ çağına kadar her iki cinste de gelişim hızı, aynı oranda seyreder.

Ancak kız çocukları daha erken buluğa ererler ve yaşıtları olan erkeklerden daha gelişmiş duruma gelirler. Buluğ çağının sonundaysa erkekler bu farkı kapatırlar. Fiziksel gelişim baştan ayağa ve merkezden dışa doğru ilkesine uygun olan bir süreçtir.

Bu gelişim süreci bireyin psiko-motor, duygusal, toplumsal ve zihinsel yaşamınıda etkiler. Böylece bireyin kişilik gelişiminin de temeli oluşur. Bu nedenle bireyin yaşamında fiziksel gelişimin katkısı büyüktür.

FİZİKSEL GELİŞİMDE KEMİKLER ve DİŞLER

Kemikler ve Dişler

Büyüme süreci içerisinde bedenin oranları sürekli bir değişim gösterir. Yeni doğan bebeğin kemikleri

Kıkırdaktır, zamanla bu kıkırdak doku kalsiyum, fosfat ve diğer minerallerlin etkisiyle kemikleşmeye başlar. Yeni doğan bebekte toplam 270 kemik vardır. İlk yıllardaki kemik gelişimi hızlıyken ilk çocuklukta bu hız düşer; ancak ergenlik döneminde kemik gelişiminin tekrar hızlandığı görülür.

Yeni doğan bebeğin başı vücuduna oranla daha büyüktür. Normal bir yetişkinde baş beden büyüklüğünün 1/8 i kadardır, yeni doğanda ise bu oran 1/4 kadardır.

Yeni doğanın baş çevresi yaklaşık olarak 35cm dir. 3. ayda 40.5cm, 6 ayda 43cm, 1 yaşında 46cm’dir. Başın büyümesi, beyin büyümesini yansıttığı için tüm çocuklarda dikkatle izlenmelidir.

Göğüs çevresi yenidoğanda baş çevresiyle birbirine çok yakın olup neredeyse eşittir. 1 yaşından sonra göğüs çevresi baş çevresini geçer. Doğumda göğüs çevresi 33 cm’dir. 1 yaşında 47 cm, 5 yaşında 55 cm’dir.

Verilen tüm ölçümlerin yaklaşık değerler olduğu ve bireysel farklılıklara göre bu oranlardaki değişikliklerin normal olduğu unutulmamalıdır; ancak bulunan sonuçlar büyük farklılık taşıyorsa, en yakın zamanda çocuğun bir uzmana götürülmesi gerekir.

Yeni doğan bebeğin kafatası arasında altı tane boşluk vardır,bu boşluklara bıngıldak(fontonel) adı verilir. Bunların beş tanesi doğumun ilk günlerinde kapanırken tepedeki bıngıldak on iki-on sekiz ayaları arasında kapanır. Kemik hastalığı olanlarda bıngıldaklar geç kapanırken, beyin gelişiminde problem olmayan çocuklarda daha erken kapanmaktadır.

Bazı çalışmalar bu büyümelerin düzenli olmayabileceğini, bebekler ve çocukların bazı aylarda daha fazla uzarken veya ağırlık kazanırken bazı aylarda daha az uzayıp daha az ağırlık kazanabilmelerini göstermektedir. Bazen duraklama dönemlerinin olabileceği gibi ani büyümelerin de olabileceği unutulmamalıdır.

Bebeklikteki fiziksel büyümede kalıtım, beslenme, çevre koşulları, ailenin sosyoekonomik düzeyi ve çocuğun yeterli uyarım alması da etkili olmaktadır. Ülkemizdeki ortalama doğum ağırlık değerleri, Batı Avrupa ve ABD standartlarına uygunluk göstermektedir.

İskelet gelişimi kızlarda ve erkeklerde farklıdır. Özellikle ilk çocukluk döneminde kızların iskelet gelişimi, erkeklerin iskelet gelişimine göre daha ileri seviyededir. Aynı zamanda iskelet sistemi bedenin oranını da belirler. Bedenin baş, kol, el, göğüs, karın, bacak ve ayak gibi parçaların birbirine göre büyüklüğü bedenin oranını verir.

Diş tabakalarının gelişimi doğum öncesi dönemde başlar. Olgunlaşmasını tamamlayan dişler, doğumdan sonra belli bir sırayla diş etlerini delerek çıkar. İlk dişler yaklaşık 6-10.

ayda çıkmaktadır; ancak farklı ülkelerdeki çocukların diş gelişimlerinin değişik olduğu sonucuna varılmıştır. Bazı bebeklerde dişin ilk çıkışı 12. aya kadar olabilmektedir.

Bazı bebeklerin de doğduklarında bir veya birden fazla dişi de olabilmektedir, dört yaşına doğru çocuğun tamamlanan bu dişlerine süt dişleri adı verilir. Süt dişleri 20 adet olup iki iki buçuk yaşına kadar tamamlanır.

Süt dişlerini tamamlayan çocuk yedi yaşına geldiğinde süt dişleri çıkış sırasına göre düşmeye başlar ve yerini kalıcı dişlere bırakır. On iki yaşına geldiğinde ise çocuğun ağzında 28 adet kalıcı diş bulunur bırakmaktadırlar. İlk düşen diş, genellikle alt,ön kesiciler olmaktadır.

Kemiklerin gelişimi ve dişlerin gelişimi arasında sıkı bir bağ vardır. Diş gelişimi bakımından kızlar bir yıl daha öndedir. Süt ve kalıcı dişlerin zamanında ve sağlam çıkmasında annenin sağlıklı ve yeterli beslenmesi, doğum sonrası bebeğin ve annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin önemli bir rolü vardır.

FİZİKSEL GELİŞİMDE KAS TİPLERİ

Kas Tipleri

Kaslar istemli ve istemsiz kaslar olmak üzere ikiye ayrılır: İstemli kaslar: İstenilen zamanda istenilen hareketleri sağlayan kaslara denir. Örneğin; Kol, boyun, baş, bacak, parmak, göz kapağı kasları bu gruba girer.

İstemsiz kaslar: Bu kasların özelliği kişiye bağlı olmadan çalışmalarıdır. Örneğin: Mide, kalp, karaciğer, dalak, bağırsaklar….vb iç organlarımız istemsiz çalışan kaslara girer.

İstemli kasların çalışmasını destekleyici bir etkinlik aşağıda verilmiştir.

Etkinlik : Büyü büyü ,küçül küçül oyunu

Uygulama: Çocuklar ayakta durur. Öğretmen aşağıda verilen yönergeleri söylerken, çocuklar bu yönergelere göre hareketler yaparlar.

Büyü büyüKollarını yukarı kaldırAyak parmaklarının ucuna basDaha çok yüksel daha çok yükselBüyü büyü kocaman ol, büyü büyü kocaman ol…( Çocuklar en çok yükseldiklerinde, ara vermeden küçül küçül oyununa geçilir.)Küçül küçülKollarını indirÇömelerek büzülDaha çok büzül, daha çok büzülKüçül küçül minicik ol

Hareketlerin öykünmeleri yapılır.

Источник: https://hlcysmn.wordpress.com/hakkinda/cocuk-gelisimi/fiziksel-gelisimi/

Sağlıklı Yaşam için Hijyenin Önemi

Çocukların Sağlıklı Gelişimi için Hijyen Eğitiminin Önemi

Sağlıklı yaşam sırlarından ilki kişisel ve çevresel temizliğe özen göstermektir. Kişisel temizlikten kasıt vücut temizliğinizi düzenli gerçekleştirmek, gün içerisinde sık sık ellerinizi sıvı sabunla yıkamak, ağız ve diş temizliğinize dikkat etmektir.

Sağlıklı Yaşam İçin Hijyenin Önemi

Sağıklı Yaşam İçin Hijyenin Önemi

İlk bakışta, modern dünyamızdaki hijyen oldukça tatmin edici görünmektedir.

Bununla birlikte, toplumumuzda savunmasız gruplar artmaktadır, bu da hijyenin, katılan pek çok kişinin refahında önemli bir faktör olduğu anlamına gelir.

Dahası, örneğin, Hollanda’da, her yıl tahmini olarak 2 milyon gıda kaynaklı enfeksiyon vardır; bunların% 30 ila 50’si kökenini aile evlerinde bulmaktadır.

Bu, günlük yaşamda gıda koruma ve hazırlama gibi önemli faktörlerin genellikle sağlıklı bir yaşam için hijyenik olmaktan uzak olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni muhtemelen bir taraftan kontamine gıda maddelerine ve diğer yandan da nüfusun gıdaların taşınması ve muhafaza edilmesi ile ilgili temizlik ve dezenfeksiyon prosedürleri hakkında ciddi bilgi eksikliğidir.

Yetersiz bilgi, evde nemlendiriciler, buzdolapları ve mikrodalga fırınlar, klima sistemleri ve sıcak su kaynakları gibi modern teknik tesislerle uğraşırken hijyen sorunlarına da yol açabilir. Mikroorganizmalar çok esnektir ve insan tarafından yaratılan yeni durumlara çok hızlı uyum sağlayabilirler.

Evlerin aşırı izolasyonu, iç nem oranının artmasına, ev tozu akarlarının ve küflerin oluşmasına ve bunun sonucunda alerji semptomlarının artmasına neden olabilir.

Tüm yeni ve eski tehlere, örneğin genel nüfusun eğitimi, uygun hijyen tasarımı ve genel olarak gerekli olan hijyen seviyesine ulaşılması ve muhafaza edilmesi için yeterli temizlik teknikleri uygulanmalıdır.

Su olmadan, hijyen olmadığı da doğrudur. Araştırmalar, daha az hazır bulunan suyun bulunduğunu, hanelerde iyi hijyen uygulanmasının daha az olası olduğunu göstermektedir.

Sağlıklı Yaşamda Temizliğin Önemi

Sağlıklı yaşamda temizliğin önemli bir yeri vardır. Yediğimiz içtiğimiz yiyeceklerin temiz olması, bedenimizin kıyafetlerimizin, yaşadığımız yerin temizliği sağlığımızla

Sağlıklı Yaşamda Temizliğin Önemi

doğrudan ilişkilidir. Eğer temiz olmayan yiyecekler yiyilip, kıyafetler giyilip, sağlıklı yaşam için hijyenik olmayan yerlerde yaşanırsa sağlık sorununda ciddi sıkıntılar yaşanır.

Hijyen her insanda önemlidir. Her insanın kendilerini temiz ve sağlıklı tutmak için takip ettiği kendi hijyenik uygulamaları vardır. Sadece bir insanı temizlemek için değil, aynı zamanda mikroorganizmaların diğer insanlarla ve ayrıca yiyecekle bulaşmasından kaçınmak içindir.

Gıda, mikroorganizmaları bir insandan diğerine geçirmenin bir yoludur ve bunu önlemek için, insanlar özellikle gıda ile çalışırken iyi hijyen uygulamaları yapmalıdır. Gıda işleme tesislerinde çalışan insanlar, gıdaya temas etmeden önce gıdayla temas eden ilk kişiler olduklarından katı hijyen kurallarına uymalıdırlar.

Bunlar, gıda endüstrisindeki çalışanlar tarafından uygulanan ve uygulanması gereken bazı katı hijyen uygulamalarıdır .

El yıkama

İnsanlar ellerine bakıp temiz olduklarını ancak mikroskop altında olduklarını söylerlerse, ellerinde sürünen ve insanların ellerini düzgün yıkamamaları halinde kontaminasyona neden olabilecek birçok mikroorganizma vardır.

Sanitizörler ellerinizi temizlemek için bile yeterli değildir. Doğru el yıkama, sabunu elinize nasıl tuttuğunuz hakkındadır. Bu yıkamak, sabun koymak, durulamak ve işiniz bittiği anlamına gelmez.

Elleri yıkamanın en uygun yolu 20 saniye kadardır ya da sadece iki kez ‘Mutlu yıllar’ söyler, sonra durulayın.

Tırnakların kısa tutulması

Uzun tırnaklar kırılmaya meyillidir ve eğer kişi elden yiyecek alıyorsa yiyecekle karışabilir. Mikroorganizmalar, bir kişinin uzun tırnaklara sahip olduğu ve enfeksiyona yol açabileceği ve enfeksiyona yol açabileceği yerlerde yatmaya eğilimlidir.

Saç filesi giymek

Bu, saç veya ölü deri hücrelerinin kişinin taşıdığı gıdaya düşmesini engellemektir.

Eldivenlerin giyilmesi

El yıkamanın yanı sıra, eldiven giyilmesi de enfeksiyonun yayılmasını veya mikroorganizmaların yayılmasını önlemenin başka bir yoludur. Eldivenler, bir kişinin açık yaraları olduğunda, bir işçinin açık yaraları olduğunda veya ellerinde kesmesi durumunda yiyecekleri kullanmasına izin verilmediğinden de yararlıdır. Yaradan küçük bir damla kan veya sekresyon bile yiyeceği kirletebilir.

Tırnak cilası kullanmaktan kaçının

İnsanlara zararlı olabilecek bir oje üzerinde kimyasallar vardır. Bir kişinin ojesi kuru olsa bile, işlenmekte olan yiyecekleri parçalayıp karıştırmak mümkündür.

Takı ve gevşek kıyafet giymekten kaçının

Yiyeceklerin işlenmesinde kullanılan makinelerde gevşek kıyafetler yakalanabilir ve bir kişi yaklaştığında veya yiyeceklerle uğraşırken mücevherler düşebilir. Makinelerde metal detektörler olsa bile, ilk etapta bunları giymekten kaçınmak daha iyidir.

Gittiğin gibi temizle

Yapılan her işten sonra, özellikle yemekle temas eden alanlarda çalışma alanının temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi önemlidir. Eldivenler, maskeler, önlükler ve botlar her kullanımdan sonra dezenfekte edilmelidir. Tek kullanımlık maddeler, kullanıldıktan sonra atılmalıdır.

Источник: https://www.hakverhaliyikama.com/saglikli-yasam-icin-hijyenin-onemi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.