Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

içerik

Çocukluk Çağı Hastalıkları

Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

Çoğunda hastalık nedeni, virüs cinsi mikroorganizmalardır.Aile içinde,okulda hastalık çocukların birinden diğerine kolayca bulaşır.Bu hastalıkların bazılarından aşı ile korunulur.

Ateş

Normal vücut ısısı 36-37,5(derece santigrad).Ateş büyük çocuklarda ağız veya koltukaltından;bebeklerde makattan ölçülmelidir.Termometre sağlıklı bir ölçüm için en az iki dqakika bekletilmelidir.

Klasik civalı termometreler yanında,elektronik göstergeli olanları ve alna yapıştırılarak ısı ölçen bantlar bulunmaktadır.Çocuğun ateşini 38 derece ölçtüysek bunu hafif yükselmiş kabul ederiz.

Ateş,39 derece veya üstündeyse ve diğer bulgularda bir hastalığı düşündürüyorsa çocuğu mutlaka doktora götürmeliyiz.

Havale

Bazen,çocuklar ateşi yükseldiğinde havale geçirir.Burada ateşin nedeni çoğunlukla barsak iltihabı veya gribal infeksiyondur.Çocuklar bunların dışında,zehirlenmelerde,menejit,sara gibi beyin hastalıklarında da havale geçirebilir.

Havale geçiren çocuk yüzükoyun veya yan yatırılmalı;ağzı aşağıya doğru gelmelidir.Başı geriye atılmamalıdır.Havale nöbeti ateşe baglıysa,elbiseleri çıkarılıp ılık banyo yaptırılarak ateşi düşürülmeye çalışılmalıdır. En kısa zamanda doktora götürülmelidir.

Korunma

Ateş nedeniyle havale geçiren çocuğun ateşinin yükselmesi önlenmelidir.Bunun için ılık banyo ve ateş düşürücü ilaçlar uygulanır.Alkolle pansuman ,ateşin düşmesine yardımcı olmasına rağmen,yapılmamalıdır.Çünkü,deriden emilerek kan şekerinin düşmesine neden olabilir.Doktorun önerdiği ilaç varsa ihmal etmeden ve aksatmadan sürekli kullanılmalıdır.

Önemli Not

Özellikle aşağıda anlatacağımız virüslerin yol açtığı ateşli hastalıklarda,enderde olsa”Reye Sendromu” adı verilen tehli bir hastalığa yol açabileceğinden,ateş düşürücü olarak asprin verilmemelidir.

Su Çiçeği

Genellikle okul çağında görülür.Virüslerin yol açtığı ateşli-döküntülü bir hastalıktır.Ateşle başlar.Önceleri,deriden hafif kabarık,kırmızı döküntüler ortaya çıkar. Daha sonra bunların ortalarında su dolu kesecikler(veziküller) oluşur.Döküntüler ilkin saçlım deride görülür,oradan gövdeye,kola ve bacaklara yayılır.Hastalık derideki bu döküntülerden havaya karışan virüslerle bulaşır.

Döküntüler kabuklaşarak iyileşirler.İyileşe döküntünün yerinde hafif kahverengi lekeler kalır.Bu lekeler,daha sonra hiç bir iz bırakmadan kaybolur.Döküntülerin hepsi kabuklaştığında bulaştırıcılık dönemi geçmiştir.

Döküntüler,kaşındıklarında mikrop kapabilir.Bu durumda hastalık ağırlaşır ve lezyonlar iyileştiklerinde iz bırakırlar.

Tedavi

Tedavinin esasını deri bakımı oluşturur.Mikrop kapmasını önlemek içinKaşıntı giderici losyonlar ve ılık duş yararlıdır.

Kızamıkcık

Havaya öksürüklwew yayılmış kızamıkcık virüsüyle bulaşır.Çocuklarda nispeten hafif seyreder.Bu hastalığın asıl tehsi hamilelikte geçirilmesidir.Hamile anne kızamıkcık geçirdiğinde,doğacak bebekte sakatlık meydana gelebilir.

Hastalık hafif bir ateşle başlar.Hastalığın karakteristik bulgusu,kulak arkasında ve ensede büyümüş bezeciklerdir.,Hafif bir boğaz ağrısı ve gözde kızarıklıklar olabilir.

Pembe renkli küçük döküntüler önce yüzde ve boyunda ortaya çıkar.Hızla tüm gövdeye yayılır.Döküntüler 24 saat sonra ilk görüldüğü yerden başlayarak solar.

Kızamıkcık çocukluk çağında hafif geçen bir hastalık olmasına karşın doğmamış bebekte ciddi sorunlar meydana getirir.Özellikle gebeliğin ilk 4ayında kızamıkcık geçiren annenin bebeğinde ciddi sakatlıklar olabilir.Bunlar arasında sağırlık,görme bozuklukları, kalp hastalıkları zeka geriliği sayılabilir.

Bu nedenle,çocukluğundakızamıkcık geçirmemiş kadınlar gebelikten önce bu hastalığa karşı aşılanmalıdırlar.

Kabakulak

Hasta bireyin öksürmekle havaya saldığı küçük damlacıklarda taşınan virüslerin yol açtığı bir hastalıktır.En sık 5-15 yaş arasında görülür.Erişkinde daha ciddi ve ağır seyreder.

Genellikle çene kemiği köşesinin üstünde, kulağın ön ve altında yer alan tükrük bezi iltihaplanır.Bazen çene altındaki tükrük bezide tutulur.Bu bölgelerde şişlik ve hafif kızarıklık dikkati çeker.Ağzı açmak acı verir.Sert ve ekşi gıdaların çiğnenmesinde ağrı meydana gelir. bu nedenden dolayı ılık ve sulu yiyecekler cverilmelidir.7 ila 10 gün içinde bezlerdeki şişlikler geçer.

Ağır vakalarda yüksek ateş,kulak ağrısı,baş ağrısı ve boğaz ağrısı görülebilir.İltihap beyne geçerse,ense sertliği ve kusmalar ortaya çıkar.Özellikle erişkin erkeklerde testis(yumurtalık) iltihabına yol açabilir.Bu halde çok enderde olsa kısırlık gelişebilir.

Kızamık

En sık görülen çocukluk çağı hastalıklarından biridir.Küçük damlacıklarla taşınan virüslerle oluşur.

Soğuk algınlığı gibi başlar.Nezle,öksürük,gözlerde kızarıklık,sulanma,kaşıntın vardır.Bu bulguların ortaya çıkmasından 2-4 gün sonra kulak arkasından döküntüler başlar.Hızla yüze ve gövdeye yayılır.Döküntüler ortalama 5 gün sürer ve hiç bir iz bırakmadan geçer.Nezle döneminde,ağız içinde azı dişleri hizasında kızamığa özgü beyaz döküntüler görülür.

Kızamık sırasında zatürree ve kulak iltihabı da ortaya çıkabilir.

Kızıl

Streptokok adı verilen bakteri cinsi mikroorganizmaların yol açtığı bir hastalıktır.Boğaz ağrısının takiben tüm gövdede sulu boya ile boyanmış gibi pembe kırmızı döküntüler olur.

Hastalığın 4-5 gününde dilin üzerini kaplayan mukoza,kenarlardan soyulmaya başlar. Çilek dili görünümü meydana çıkar.Uygun antibiyotiklerle tedavi edilir.

Tedavi edilmemiş olgularda eklem romatizması ve böbrek iltihaplanması gelişebilir.

Boğmaca

Bakterilerin neden olduğu solunum yolları hastalığıdır.Esa bulgu öksürüktür.Önce kuru,boğulurcasına peş peşe gelen öksürük nöbetleri ve beraberinde morarma görülür.Bunu derin bir nefes alma ve ötme sesi izler Hasta kusarak veya çok oyu bir balgam çıkararak rahatlar.Öksürük sırasında çocuk havale geçirebilir.Öksürük nöbetleri 2-3 ay kadar uzun sürebilir.

Altıncı Hastalık

3 yaş altındaki çocuklarda görülür.Çok yüksek seyreden ateş vardır.Hatta çocuk ateşli dönemde havale geçirebilir.İki-üç gün süren yüksek ateş normale düşer düşmez döküntüler ortaya çıkmaya başlar. birkaç günde kendiliğinden düzelir.

Tedavi ateşi düşürmeye yöneliktir.

Menenjit

Çok ağır seyirli bir hastalıktır.Beyin zarlarının iltihaplanmasıdır.Ciddi baş ağrısı,39 dereceden yüksek ateş,ense sertliği,kusma,dalgınlık durumlarında hemen akla çocuğun menenjit geçirmekte olduğu gelmelidir.Bazı tip menenjitlerde vücutta yaygın mor-menekşe renkli döküntüler görülebilir. Bunlar cilt altında olan küçük kanama odaklarıdır.

Menenjitli çocuğun mutlaka hastaneye yatırılıp tedavi edilmesi gereklidir.

Источник: https://www.maksimumosgb.com.tr/tr/cocukluk-cagi-hastaliklari

Çocuklarda Alerjik Hastalıklar

Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

Girl sitting in a meadow with dandelions and has hay fever or allergy

Alerjik hastalıklarda son yıllarda önemli bir artış yaşanıyor. Bu hastalıklardan en çok da çocuklar etkileniyor. Medicana International Ankara Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Alerji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karaayvaz çocuklarda allerjik hastalıklar ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.

Alerjik hastalıklar en sık görülen kronik hastalıkların başında geliyor. Ayrıca görülme sıklığı gittikçe artıyor. Konuya allerji, allerjen ve alerjik hastalıkların tanımlanması ile başlayalım. ‘Allerji’, çoğu kişinin sorunsuzca tolere edebildiği bir maddeye anormal bir tepkidir. İşte bu tepkiye neden olan (yani allerjiye neden olan) maddeye de ‘allerjen’ diyoruz.

En sık görülen alerjenler polenler, ev tozu mite’ları, mantar sporları, hayvan tüy ve deri döküntüleri, gıdalar ve ilaçlardır. İşte bu allerjenleri vücutta meydana getirdiği allerjik  inflamasyon (allerjik iltihap) sonucu gelişen hastalıklara ‘allerjik hastalıklar’ diyoruz.

Çocukluk çağında en sık görülen alerjik hastalıklar ise allerjik rinit, astım ve atopik dermatittir (çocuk egzaması) .

Aşağıdaki videoda Prof. Dr. Mehmet Karaayvaz, “Çocuklarda Kronik Öksürük” hakkında bilgiler veriyor.

Alerjik rinit

Allerjik rinitin en sık görülen alerjik hastalıklardan biri olduğunu söylemiştik. Polen, ev tozu akarı, mantar sporu gibi aeroallerjenlere duyarlı kişilerde meydana gelir.

Bu allerjenlerin burun mukozasında oluşturduğu allerjik inflamasyona (iltihap) bağlı burun akıntısı, burun kaşıntısı, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi belirtiler meydana gelir. Bazı hastalarda belirtiler mevsimsel olarak tekrarlar. Özellikle bahar aylarında şikayetleri olan hasta grubunun sıklıkla polen alerjileri vardır.

Bazı hastalarda ise belirtiler yıl boyu sürebilir. Bunlar sıklıkla ev tozu akarı alerjisi, mantar sporları, hayvan tüy ve deri döküntüsü alerjisi olan hastalardır.

Allerjik rinit tanısında en önemli nokta hekimin muayenesinden sonra allerji testlerinin yapılmasıdır. Deri testleri kanda bakılan allerji tetkiklerine göre daha duyarlı ve kesinlikle daha hassastır. En fazla yarım saatte sonuç veren güvenli ve hızlı bir metottur.

Tedavi için öncelikle sakınılması mümkün olan allerjenlerin uzaklaştırılması gereklidir (kedi ve köpek gibi). Fakat ev tozu gibi bazı allerjenler yok edilmese de azaltılabilir.

Ancak polen gibi engelleyemeyeceğimiz bazı allerjenler için pencereleri sabah saatlerinde biraz geç açmak fayda verebilir. Tedavideki ikinci adım ise ilaç tedavisidir. Fakat verilen ilaçlar hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz, kullanıldığı sürece rahatlatabilir.

Bazı hastalar buna rağmen yeterince rahatlayamazlar. Böyle hastalarda erkence immunoterapi denilen allerji aşı tedavisi planlanmalıdır.

Allerjik astım da çocukluk çağında görülen kronik hastalıklardan biridir. Belirtileri genelde 5 yaş altında başlar. Astımın belirtileri çok değişkenlik gösterebilir. Basit bir öksürükten şiddetli nefes darlığı, hırıltı ve morluk gibi solunum yetmezliği tablosuna kadar değişebilir.

Astımın gelişmesinde genetik faktörler ve çevrenin önemi vardır. Astımlı hastalar düzenli takip ve tedavisi yapılması gereken gruptur. Yoksa ileri yaşlarda KOAH denilen tedavisi zor kronik hastalığa kadar ilerleyebilir.

Alerjik astım tedavisinde ilk adım aile ve hastaya hastalığın ve hastalıkta kullanılacak ilaç ve cihazların anlatılması olmalıdır. Bunun yeterince yapılmaması ve uygun ilaç ile cihazın seçilmemesi tedavinin başarısını etkileyebilir.

Hastalar düzenli takip edilirse tedavinin gidişatındaki problemler (ilaç ve cihaz uyumsuzluğu gibi) çözülebilir. Allerjik astımlı hastalarda da bu tedavilerle yeterince cevap alınamadığı durumlarda, allerji aşı tedavisi uygulanabilir.

Çocukluk çağı egzaması

Çocukluk çağında en sık görülen bir diğer hastalık çocukluk çağı egzamasıdır. Genellikle 2-3 aydan itibaren başlar. Tabiri caizse “allerjik hastalıkların ilk istasyonu” diyebiliriz. Daha sonraki istasyonlarda gıda allerjileri, allerjik rinit ve allerjik astım gibi diğer hastalıklar görülebilir.

Özellikle yanakta kızarıklık şeklinde başlayıp dirsek önü ile diz arkasına yayılabilir. Eğer kontrol altına alınmazsa tüm vücudu tutan kızarıklık, pullanma ve kabuklanma olabilir. Bu hastalarda uykuyu bozabilecek derecede kaşıntı mevcuttur. Yumurta gibi hastalığı alevlendirebilen alerjenler vardır. Bu alerjenlerin allerji testleri ile tespit edilip uzaklaştırılması gereklidir.

Testler uygulanmadan sadece tahmin ile gıdaların kesilmesi sakıncalıdır.

Источник: https://www.doktoramcam.com/cocuklarda-alerjik-hastaliklar/

Çocuklarda Astım

Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

Çocukluk çağının en sık rastlanan kronik hastalığı olan “astım” sıklığı ülkemizde  % 6-10 civarındadır. Astım, çocukluk çağında okul kaybı ve hastane yatışlarının önemli bir sebebidir. Memorial Ataşehir Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Fazilet Karakoç, çocuklarda astım hastalığı hakkında bilgi verdi.

Çocuklarda astım sıklığı nedir?

  • Çocukluk çağında en SIK rastlanan kronik hastalık, Astım sıklığı ülkemizde  % 6-10 civarındadır.
  • Çocukluk çağında okul kaybı ve hastane yatışlarının önemli bir sebebidir.

Çocuklarda astım tanısı nasıl konur?

  • Astımlı hastalar genellikle aralıklı olarak ortaya çıkan  “hırıltı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, sadece öksürük” gibi şikayetler ile doktora başvururlar.  Genellikle bu şikayetler bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben başlar. Bunun dışında 6 yaşından büyük çocuklarda solunum fonksiyon testleri ( akciğer kapasitesini ölçen testler) tanıda yardımcıdır.
  • Alerjenin varlığına ilişkin testler de yapılabilir fakat alerjisi olmadan da benzeri şikayetleri olan çocuklar vardır. Fakat altta yatan alerjik bir zemin var ise çocukların daha yakından takip edilmesi gerekir

Hangi çocuklar ileride astım gelişimi açısından risklidir?

Okul öncesi dönemde çocuklar yılda 5-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirebilir. Bazı çocuklarda hava yolları daha hassastır ve genellikle Üst solunum yolu enfeksiyonlarını (ÜSYE) takiben hırıltı nefes darlığı, uzamış öksürük gibi şikayetler ile doktora başvururlar.

Okul öncesi dönemde çocukların nerede ise % 50’sinde buna benzer şikayetler görülebilir. Bu çocukların önemli bir kısmı büyüdükçe bu şikayetler azalır ve ortadan kaybolur ama bir kısmında şikayetler daha ileriki yıllara kadar devam eder ve astım tanısı alırlar.

Hangi çocukların iyileşeceğini ya da hangi çocukların hayatlarının ileriki yıllarına kadar şikayetlerin devam edeceği ya da astım tanısı alacağını önceden kesin olarak mümkün değildir.

Bununla birlikte:

  • Şiddetli hırıltı/bronşiolit nedeni ile sık hastane yatışları
  • Son 6 ay boyunca en az 3 hırıltı atağı
  • Ailesel astım hikayesi
  • Atopik dermatit
  • Rinit varlığı (ÜSYE yokluğunda)
  • Hırıltı  (Solunum yolu enfeksiyonu yokluğunda)
  • Yapılan testlerde alerjinin saptanması

Astım gelişimi açısından risk faktörleridir.

Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar nelerdir?

Astım ya da hava yolu hassasiyeti olan çocuklarda tedavi uluslararası tedavi rehberlerine göre planlanmaktadır. Bu tedavi rehberlerindeki ilk seçenek ilaçlar direkt hava yollarına verilen ilaçlardır. Bu hastalarda kullanılan iki çeşit ilaç vardır

  • Koruyucu/Tedavi edici ilaçlar
    • İnhale kortikosteroidler
    • Ağızdan alınan diğer ilaçlar (Çiğneme tableti)
  • Rahatlatıcı, şikayetleri giderici ilaçlar

Hafif astım;

  • Eğer çocuğunuzun çok aralıklı ve hafif şikayetleri var ise
  • Astım atakları hafif ve kısa süreli ise
  • Günlük aktivasyonları normal ise; sadece şikayeti olduğunda rahatlatıcı ilaçları kullanabilir.

Orta -ağır şiddette astım

  • Astım semptomları haftada iki kereden daha fazla ise
  • Ayda iki geceden daha fazla gece semptomu var ise
  • Astım atakları çocuğun aktivitesini engelliyor ise; her gün koruyucu ilaç kullanmalıdır.

Tedavide eğer püskürtme ilaçlar kullanılıyor ise kesinlikle direkt ağza sıkılmaz. Çocukların yaş gruplarına göre kullanılan bazı ara cihazlar vardır.

Nefes yolundan kullanılan kortizon içeren ilaçların zararlı yan etkileri var mıdır?

  • Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar uygun dozlarda ve uygun ara cihazlar ile kullanıldığında sistemik yan etkiler açısından güvenilirdir.
  • Astımlı hastalar yaşıtlarına göre daha geç ergenliğe ulaşırlar. Erişkin boyları NORMALDİR
  • Özellikle ağır astımı olan hastalar uygun  bir tedavi almaz ise hastalığın kendisine bağlı olarak boy kısalığı görülebilir.

Çocuğumun okul seyahatlerine gitmesi uygun mudur?

EVET

  • Astımı kontrol altında olduğu sürece okul seyahatlerine gidebilir
  • Seyahat öncesinde mutlaka sorumlu kişilere çocuğun hastalığı gerekli durumlarda kullanılabilecek tedaviler ile ilgili bilgi verilmelidir

Astımı olan çocuklar spor yapabilir mi?

EVET

  • Astımlı Çocukların egzersiz yapmaları çok önemli
  • Fiziksel aktivasyon ile ortaya çıkan semptom var ise doktorunuza danışmalısınız.

Çocuğum okula başladığında ne yapmalıyım?

  • Çocuğunuzun hastalığını öğretmenden saklamayın
  • Çocuğunuzun astım semptomlarına ilişkin öğretmene bilgi verin
  • Doktorunuza danışarak eğer gerekli ise astım ilaçlarını okula gönderin

Astım tedavisi almakta olan bir çocuk hastalığı ile ilgili olarak nasıl bilgilendirilmelidir?

  • Çocuğunuz yaşıtlarının yer aldığı tüm normal günlük aktivasyonlarda yer almalı ve kendine güveni sağlanmalı
  • Mümkün olabildiğince bağımsız olabilmesi için cesaretlendirmelisiniz
  • Çocuğunuz büyüdükçe astımla ilgili olarak bilgilendirilmelidir.
  • Çocuğunuz ilaçlarını düzenli alma konusunda sorumlu olmalıdır.
  • Çocuğunuz hastalığı ile ilgili acil durumlarda kimi arayacağını bilmelidir
  • Okuldaki sorumlu kişiler çocuğunuzun hastalığı ve ilaçları ile ilgili bilgi sahibi olmalıdır.

Çocuğumun astımında ruhsal durumu önemli midir?

  • Heyecan, kızgınlık, aşırı korku çocukta astım atağını başlatabilir
  • Aile sorunları astımın kötüleşmesine sebep olabilir.
  • Ailenin pozitif ve olumlu yaklaşımı önemli

Diğer çocuklarımda astım olur mu?

Bulaşıcı bir hastalık değildir; fakat genetik önemli, özellikle anne, baba ve kardeşlerde astım saman nezlesinin varlığı diğer çocuklarda da alerjik hastalıklar gelişimi açısından bir risk faktörüdür.

Astım ve çevre

Astımlı hastaları değerlendirirken hastanın yaşadığı çevre ile ilişkili detaylar öğrenilmeli, çevresel alerjen miktarını azaltabilmek amacı ile uygun öneriler verilmelidir.

  • Hasta kontrole geldiğinde çevresel önlemlerin alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.
  • Özellikle ülkemiz şartlarında mutlaka pasif sigaraya maruziyet sorgulanmalı ve aile bu konuda bilgilendirilmelidir.

Ev tozu akarını nasıl azaltalım?

Ev tozu akarı hem dünyada hem de ülkemizdeki en önemli iç ortam alerjenidir.

  • Ev tozu akarı insan derisinden dökülen parçacıklar ile beslenir.
  • Erişkin bir yetişkin günde 0.5-1 gr deri artığı döker ki günde 100 000 ev tozu akarını beslemek için yeterli bir miktardır.
  • Yatak, yorgan, halılar, mobilyalar ev tozu alerjenleri için önemli kaynaklardır.
  • Bunların temizliği sırasında alerjenler havalanabilir.

Ev tozu akarı başarılı bir şekilde azaltılabilir mi? Bu önlemler hastaların klinik bulgularında bir farklılığa yol açar mı?

  • Gereksiz zaman ve para harcanmaması için hastalar ev tozu akarını azaltmaya yönelik önlemler konusunda doğru bilgilendirilmelidir.
  • Uyku süresince büyük miktarda alerjene maruziyet nedeni ile klinikte en önemli bölgelerdendir.
  • Alerjen –geçirgen olmayan yatak ve yastık kılıflarının kullanılması ve yatak materyalinin sıcak su ile yıkanması  (>55 C) yatak odasında ev tozuna maruziyeti azaltmak için en etkili yöntemdir ve ev tozu alerjeni miktarını anlamlı olarak azaltır.
  • Anti-alerjik kılıflara ek olarak akarasid ya da anti-mite şampuan vb gibi bazı kimyasal maddelerin kullanılmasının ek bir faydası olmadığını göstermiştir

Kuru temizleme

  • Tüm canlı ev tozu böceklerini öldürür!
  • Fakat alerjen konsantrasyonunu azaltmaz!

Hayvan alerjenlerini nasıl azaltalım?

  • Küçük kemirgenler ve kuşlar dahil olmak üzere tüm sıcakkanlı hayvanların idrar, dışkı ve tükürükleri alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
  • Hayvanlara ait alerjenleri çok küçüktür, yapışkandır ve yüzeylere yapışır.
  • Hayvan alerjenlerinin evlerden okul vb gibi toplumsal yerlere taşınması rapor edilmiştir. Bu neden ile ev hayvanı olmayan çocuklarda bile hayvan alerjisi olabilir.
  • Evde hayvanlarla ilişkili alerjenleri ortadan kaldırmak için en etkin yöntem hayvanın gitmesidir.
  • Hayvan gittikten sonra bile alerjenleri ortadan kaldırmak için iyi bir temizlik gerekir.
  • Alerjen düzeyindeki azalmalar aylar alabilir, halıların ve kumaşlı mobilyaların kaldırılması bu süreyi kısaltır.

Eğer hayvan evden gitmiyor ise,

  • Hayvan yatak odasına sokulmamalıdır.
  • Hastanın yatak odasının kapısı kapalı tutulur.
  • Halılar ve kumaşlı mobilyalar mümkün olduğunca kaldırılmalı ve varolan bu tür materyal mümkün olduğunca hayvandan izole edilmelidir.

Hamam böceği alerjenlerini nasıl azaltalım?

  • Hamam böceği genellikle karanlık, nemli, ılık ortamları sever.
  • Hamam böceği alerjenlerinin evden temizlenmesi çok kolay değildir.
  • Profesyonel hamam böceği eradikasyonunun etkinliği tam olarak kanıtlanamamış olmasına rağmen elimizdeki tek seçenektir.
  • Amaç sadece yaşayan hamam böceklerini elimine etmek değil ayrıca hamam böceği artıklarını ortadan kaldırmaktır.
  • Özellikle kalabalık apartmanlarda yaşayan ailelerde infestasyonun tekrarı çok önemli bir problemdir. Kimyasal olarak ilaçlama dışında hamam böceklerinin kullandığı yiyecek ve su kaynaklarının ortadan kaldırılması gibi temel temizlik önlemleri çok önemlidir.
  • Boş poşetler, boş şişeler, gazete kağıtları vb gibi maddeler hamamböceklerinin sıklıkla sevdikleri bölgelerdir ve evde depolanmamaları gerekir!

Çevresel sigara dumanına maruziyet astımın oluşmasında ve şiddetinin artmasında çok önemli bir çevresel faktördür

  • Ailelere sigara içmemeleri / ya da içecekler ise ev dışında içmeleri gerektiği söylenmelidir.
  • Hekimler sigarayı bırakma aktiviteleri konusunda bilgi sahibi olmalı gerekirse aileyi yönlendirebilmelidir.
  • Hastanın aktif sigara içimi ya da arkadaşlar, akrabalar, bakıcı vb. gibi olası sigaraya maruziyetin diğer kaynakları da araştırılmalıdır.
Güncellenme Tarihi: 28 Mayıs 2018Yayınlanma Tarihi: 03 Şubat 2012

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/cocuklarda-astim/

Çocukluk çağı kanserleri tedavi edilebiliyor

Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

14 Şubat kalpler çiçekler ve çikolatalarla kutlanırken bir sonraki gün hakkında pek kimse bir şey bilmiyor. 15 Şubat; Uluslararası Kanserli Çocuklar Ebeveyn Örgütleri Konfederasyonu ve Dünya Çocukluk Çağı Kanseri Vakfı gibi kurumların öncülüğünde her yıl dünyada farkındalık yaratma amacıyla Çocuk Kanserleri Günü olarak değerlendiriliyor.

Tüm kanserlerin yaklaşık %2-4’ünü çocukluk çağı kanserleri oluşturuyor. Çocuklarda en sık kan kanseri olarak da bilinen lösemileri görüyoruz. Bunu beyin tümörleri ve lenf bezlerinin kanseri olan lenfomalar takip ediyor. Koç Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları/Çocuk Hematolojisi Dr.

Banu Oflaz Sözmen konuyla ilgili sorularıma yanıt verdi.

Çocukluk çağı kanserlerine rastlanma sıklığı son yıllarda arttı mı?

İstatistiklere göre çocuklarda kanser görülme sıklığı son 20 -30 yılda artma eğilimde.  Bu artışın nedeni henüz aydınlatılabilmiş değil. Beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerin neden olabileceği speküle edilmekte.

Çocukluk çağı kanserleri tedavi edilebilir mi?

Kanser dediğimizde aslında birbirinden çok farklı hastalıkları gruplamış oluyoruz. Tedavi başarısı hangi tür kanser olduğuna göre değişiyor. Çocuklarda en sık gördüğümüz akut lösemilerde ve lenfomalarda tedavi başarısı %90’lara kadar yükseldi. Yani her 10 çocuktan 9’u sağlığına kavuşabiliyor.

Ancak ne yazık ki diğer bazı kanserlerde sonuçlar bu kadar iyi olamayabiliyor. Onlarda da yeni geliştirilen tedavi seçenekleri ile her geçen gün biraz daha iyi sonuçlar alıyoruz. Ülkelerin çocukluk çağı kanserlerinin bilimsel araştırmalarına maddi fon ayırması, destek olması bu nedenle çok önemli.

Bu hastalıklara yakalanan çocuklar için onların ruhuna iyi gelecek uygulamalar var mı? Psikolog ile çalışılıyor mu?

Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisi tam olarak bir ekip işi. Bu ekibin içinde hekimler, hemşireler, yardımcı sağlık personeli, psikologlar, çocuk gelişim uzmanları ve elbette hastanın kendisi ve ailesi var. Tedavinin sürdürülebilirliği ve başarısı için psikolojik destek çok önemli.

Aileler ne durumda? Bu hastalığa yakalanmış çocukların ailelerine verebileceğiniz tavsiyeler neler?

Tanı ve tedavi süreci aileler için elbette çok zor. Öncelikle yalnız olmadıklarını bilmeliler. Çocukluk çağı kanserleri tedavi edilebilir.

Bu konuda uzmanlaşmış, tam teşekküllü bir hastanede olmaları, hastanın kendisine ve diğer aile bireylerine yaşlarına uygun olarak tanının ve tedavinin anlatılması önemli.

Çocuklarının hastalıkları ile ilgili okumaları, akıllarına takılan konuları hekimlerine danışmaları bilinmezliğin getirdiği huzursuzluğu azaltmada yardımcı olacaktır.

Belirtiler ve önlemler

Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Gülyüz Öztürk çocukluk çoğu kanserlerinin olası belirtilerini şöyle sıraladı:

Solukluk, yorgunluk, kilo kaybı, ateş, kemik ağrısı, iştahsızlık, halsizlik gibi genel şikayetler ile başlayabilir. Boyun, kasık ve koltuk altında bezeler, karaciğer ve dalakta büyüme, vücutta toplu iğne başı büyüklüğünde kızarıklıklar ve daha büyük morluklar oluşabilir.

Tümör, karın içinden ortaya çıktığında; karın ağrısı, kabızlık, idrar miktarında azalma ve karında kitle ile kendisini belli eder. Göğüs kafesi içinden ortaya çıktığında; nefes darlığı, inatçı öksürük ve muayenede solunum seslerinde anormal bulgular tespit edilebilir.

Beyin tümörleri, sabah kusmaları, baş ağrıları, şuur değişiklikleri, havale geçirme, yürüme ve denge bozuklukları, görme bozuklukları, kol ve bacaklarda ortaya çıkan felçler ile kendisini belli eder.

Prof Öztürk'e göre çocukluk çağı kanserinden kaçınma için yapılabilecekler şunlar: 

  • Sağlıklı yaşama kuralları kanserden korunmanın temelini oluşturmaktadır. Sağlıklı yaşam kuralları; sağlıklı beslenmek (mevsiminde sebze meyve tüketmek), spor yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak şeklinde özetlenebilir.
  • Besinlerde mümkün olduğunca kimyasal katkı maddelerinden kaçınılmalıdır.
  • İşlenmiş et ürünlerinden (salam, sosis gibi) sakınılmalı, bol su içilmeli, şeker, tuz ve yağ tüketimi azaltılmalıdır.
  • Tüm besin öğeleri beslenmemizde bulunmalıdır.
  • Yüksek gerilim hatlarından uzak durulmalı, GSM operatörlerinin insan yaşam alanlarına olan uzaklığı güvenli sınırlarda olmalıdır.
  • Cep telefonlarının kulaklık ile kullanımı, cep telefonu ile konuşma sürelerinin kısaltılması son derece önemlidir.
  • Sigara içilmemesi ve sigaralı ortamlardan uzak durulması bugün için önlenebilirliği en yüksek kanser nedenidir.
  • Ailedeki kanser öykülerini bilmek, risk durumuna göre belirli zaman aralıklarında muayene ve taramalara girmek varsa kanserin erken dönemde yakalanmasını sağlayarak daha etkin tedavi şansına olanak sağlayacaktır.

Her 3 saatte bir çocuk

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız meyve ve sebzelerde kullanılan tarım ilaçları, içecek suyuna karışan nükleer atıklar,hormon tipi gübreler kanserojen madde içerdikleri için çocuk kanserlerinde önemli etkilere sahip olduklarını belirtti. Ve konuyla ilgili şu rakamları verdi:

Günümüzde gelişmiş ülkelerde her 900 erişkinden biri çocukluk çağı kanseri geçirmiş ve kurtulmuştur.

Damla Çeliktaban

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/cocuk-hastaliklari/haber/1046466-cocukluk-cagi-kanserleri-nelerdir

Çocuklarda Alerjik Astım ve Tedavi Yöntemleri

Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

Alerjik astım, çocukluk döneminde en sık görülen ve akciğerleri etkileyen, kronik bir solunum yolu iltihabıdır. Alerjenler, soğuk ya da kirli hava, hatta koşmak bile astım ataklarına neden olabilir.

Çocuklarda Alerjik Astım Nedenleri ve Belirtileri 

Çocuklarda Alerjik Astım Belirtileri 

Solunum yolu hastalıklarının yaygınlığı arttıkça nedenleri üzerine birçok çalışma yapılmış ve risk faktörleri araştırılmıştır. Farklı bölgelerdeki çocuklar üzerinde yapılan karşılaştırmalı araştırmalarda astımın nedenleri şöyle sıralanmıştır.

  • Havadaki kirlilik oranının artması
  • Genetik yatkınlık
  • Bağışıklık sisteminin gelişmesini engelleyecek şekilde bebeğin kapalı ortamlarda yetişmesi
  • Gebelik döneminde annenin sigara ve alkol kullanımı
  • Toz, akarlar, polen gibi alerjenlere uzun süreli maruz kalma
  • Genetik faktörler

Sonuç olarak çocukluk döneminde ortaya çıkan solunum yolu enfeksiyonları çevresel ve genetik faktörleri içeren karmaşık bir süreçtir. Çocuklarda astım belirtileri farklılık gösterebilmektir. En sık karşılaşılan belirtiler;        

  • Hırıltılı nefes alıp verme
  • Hareketli bir eylem ya da oyun ardından nefes almakta zorluk çekme
  • Göğüs bölgesinde rahatsız edici his
  • Öksürük nöbetleri
  • Gece huzursuzluğudur. 

Çocuklarda astım belirtilerinin şiddetlenmesine neden olan faktörler;  

  • Mevsimsel değişiklikler
  • Gülme ya da ağlama gibi güçlü duygusal tepkiler
  • Soğuk algınlığı
  • Tüylü hayvanlarla temas
  • Toz, polen, sigara dumanı gibi alerjen ajanlar
  • Hazır gıdalar ile tetiklenen reflü 

Bu belirtilerin yanında uzmanlar astımlı çocuklarda sürekli tekrarlayan bronşit ve benzeri solunum yolu hastalıkları da olduğunu, birden fazla hastalığın olduğu durumlarda belirtileri fark etmenin güçleştiğini söylemektedir. Alerjik astım fiziksel muayene sırasında kendini göstermeyebilir. 

 Çocuklarda Astım Tanı ve Tedavisi 

5 yaşından küçük çocuklarda hastalığın teşhis ve tanısı zor olabilmektedir. Bu süreçte çocuğun astım olduğunu nasıl anlarım diyen annelerin dikkat etmesi gerekenler şöyledir. 

  • Ailenizde hastalık geçmişi olan yakınlarınız var mı? 
  • Nefes darlığı ne sıklıkta yaşanıyor?
  • Çocuğunuz gece uyurken hırıltılı mı nefes alıyor?
  • Öksürük krizleri onu uyandıracak kadar şiddetli oluyor mu?
  • Çocuğunuzun polen, toz, tüy ya da gıda alerjisi var mı?
  • Sigara dumanı gibi tahriş edicilere uzun süre maruz kalıyor mu?
  • Soğuk algınlığı gibi basit rahatsızlıklar 10 günden uzun süre devam ediyor mu?

Yukarıda sayılan herhangi bir belirti uzun süredir devam ediyorsa çocuğunuzu aile hekiminize göstermelisiniz. Çocuklarda astım teşhisi klinik bir tanıdır tedavisi ancak doktorun uygun göreceği yöntemlerle yapılmaktadır. Doğru tanı için doktorunuz solunum fonksiyon testi, kan testi, göğüs röntgeni ve alerji testleri gibi testlerden birini ya da birkaçını isteyecektir.

Erken teşhiste tedavi yöntemlerinin daha basit olduğu bilinmekle birlikte tedavisi daha kısa sürede gerçekleşmektedir. Çocuğun yaş grubu, astımı etkileyen alerjenler, çocuğun akciğer kontrol sonuçları tedavi yönteminin belirlenmesinde kullanılır. İlaçla tedaviden  diyet ile tedaviye kadar birçok farklı tedavi metodu vardır.

Alerjik Astımda Çocuklarda Beslenme

Astımlı çocuğun beslenmesi ve bakımı tedavi sürecini etkileyen önemli unsurlardan biridir.

Akciğerlerin gelişmesi ve temizlenmesine katkı sağlayan antioksidan içerikli sebze ve meyveler her öğünde yer almalıdır.

 Yaklaşık on yıldır beslenmenin astım tedavisi üzerindeki etkilerini inceleyen Yeni Zelanda merkezli Astım ve Çocukluk Alerjileri (ISAAC) derneği araştırmacıları, beslenmenin astım belirtilerini azalttığını açıkladı.

  • 6 yaşındaki bir çocuk günde iki bardak süt içerek, ihtiyacı olan kalsiyumun % 75’ini ve magnezyumun % 50’sini alır. Astım tedavisi sırasında kalsiyum alımı yükseldikçe hastalığın belirtileri azalarak kandaki oksijen miktarı iyi oranlarda artmaktadır. 
  • Balık, kanola yağı ve ceviz içerdikleri Omega 3 ve Omega 7 yağları ile çocukların bağışıklık sistemini iyi yönde etkiler. Avustralya’da 574 çocuğa yapılan bir araştırmada, taze balık yiyen çocukların astımlı olma olasılığı % 75 daha düşük bulunmuştur. 
  • Astım tedavisi gören çocuklarda cips, kola ve trans yağ içeren gıdalar ataklara neden olabilir. Trans yağların kimyasal tepkimelerde bulunarak solunum yolları iltihaplarını tetiklediği uzmanlar tarafından belirtilmiştir. 
  • 4-6 yaşları arasında çocukların E vitamini yönünden daha iyi beslenmesi için tahıl tüketimi arttırılmalıdır. 
  • Yeşil yapraklı sebzeler içerdikleri antioksidanlar nedeniyle karaciğer ve akciğerin gelişmesine katkı sağlarken, kanın temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Çocuklar meyveleri severek yese de sebze tüketmeyi reddebilmektedirler. Bu yüzden sebze yemekleri eğlenceli bir sunumla çocuklara sevdirilmelidir. 

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/cocuklarda-alerjik-astim.html

HER ANNE BABANIN BİLMESİ GEREKEN ÇOCUKLUK ÇAĞI HASTALIKLARI NELERDİR?

Çocukluk Çağı Alerjik Hastalıklarda Tanı Ve Tedavi

Aşılar keşfedilmeden önce çocuklarda görülen hastalıklar hem çok daha ağır geçmekte hem de çok daha sık görülmekteydi.

Artık günümüzde aşılar sayesinde hastalıklar daha hafif atlatılmaktadır. Örneğin polio (çocuk felci) hastalığı aşılar sayesinde artık ülkemizde görülmemektedir.

Aşağıda  çocukluk çağında en sık görülen anne babaların farkında olması gereken hastalıkları bulabilirsiniz.

1-Kızamık:

Kızamık aşısı yapılan çocuklarda kızamık görülme ihtimali çok düşüktür. Enfeksiyon  ateş, burun akıntısı ve öksürük ile başlar. Bu belirtiler geçtiğinde vücutta döküntüler ortaya çıkar.

Kızamığın en önemli belirtisi ağızda Koplik lekeleridir. Bu lekeler kırmızı dilin üzerinde tuz dökülmüş görüntüsü gibi beyaz lekelerdir.

Çoğu çocuk iki haftada iyi olur ancak bazen pnömoni veya başka komplikasyonlar görülebilir.

2-Kabakulak:

Kabakulak aşısı geliştirilmeden önce çok yaygın olarak görülen başka bir çocuk hastalığıdır. Enfeksiyon genellikle semptomlara neden olmaz; ancak klasik işareti kulak ve çene arasında şişen bezlerdir. Aşılanmamış bireylerde kabakulağa yakalama oranı 9 kat daha yüksektir.

3-Kızamıkçık:

Kızamıkçık genellikle ciddi bir problem oluşturmayan hafif bir virüs enfeksiyonudur. Bununla birlikte eğer hamile bir kadın enfekte olursa bebeğe zarar verebilir. Belirtileri ateş ve döküntüdür. MMR adı verilen standart bir çocukluk çağı aşısı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık hastalığına karşı koruyucudur.

4-Boğmaca:

Boğmaca Bordetella pertussis adlı bakterinin neden olduğu bir hastalıktır. Enfeksiyon nezle gibi başlar, daha sonra boğulur tarzda öksürük, iç çekmeler ve kusma nöbetleri ile karakterizedir. Antibiyotikler tedavide yararlı değildir. Aşılama önemlidir.

Boğmaca aşısı ne zaman yapılır?

5-Difteri:

Halk arasında kuşpalazı olarak bilinen Corynebacterium diptheria bakterisinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Burun, boğaz, göz ve kulakta görülebilir. Belirtileri boğaz ağrısı, yutma zorluğu, burun akıntısı olabilir. Ateş görülmeyebilir. Difteriden şüphelenildiğinde çocuk hemen doktora götürülmelidir.  Koruyucu olarak  difteri aşısı okul öncesi çocuklara yapılmalıdır.

6-Su çiçeği:

Su çiçeği varicella zoster virüsün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. İçi su dolu kabarcıklar zamanla kabuklanır ve dökülür. Beraberinde ateş ve kaşıntı vardır.

Su çiçeği nasıl anlaşılır?

7-Kızıl:

Çocuklarda görülen bakteriyel bir enfeksiyondur ve etken A grubu streptokoklardır. Vücutta, ağız, dil ve yüzde parlak kırmızı lekeler oluşur. Ateş, halsizlik, boğaz ağrısı, bulantı ve kusma diğer bulgulardır.

8-Rotavirüs:

Etkin aşısı bulunmadan önce rotavirüs küçük çocuklarda ishale bağlı ölümlerin en büyük nedeni olmuştur. Başlıca semptomlar kusma ve bebeklerin çok çabuk dehidrate olmasına neden olabilecek sulu ishaldir. Aşı uygulamalarından sonra yeni rotavirüs vakalarında belirgin bir azalma olmuştur.

9-El ayak ağız hastalığı:

El ayak ağız hastalığı, ağız içi, avuç içi, kalçalar ve ayak tabanlarında içi su toplamış kabarcıklar ile birlikte bir ateşin görüldüğü bir hastalıktır. Kızarıklıklar ve kabarcıklar 3 ile 7 gün arasında iyileşir.

El ayak ağız hastalığı hakkında bilmeniz gereken 5 şey

10-Konjonktivit:

Gözlerde yanma,yaşarma, kızarma,kanlanma ve kaşıntı konjonktivit belirtileridir. Genellikle soğuk algınlığıyla aynı virüslerin neden olduğu konjonktivit okullarda ve kreşlerde hızla yayılır.

Alerjik konjonktivit nedenleri, belirtileri ve tedavisi

11-Beşinci hastalık:

Tokatlanmış yanak hastalığı olarak da adlandırılan beşinci hastalık yüz,kol ve bacaklarda parlak kırmızı döküntülere neden olur. Etken insan parvovirus B19 virüsüdür.

12-Kawasaki hastalığı:

Kawasaki hastalığı çoğunlukla 5 yaş altı çocuklarda görülen bir hastalıktır.  Belirtileri arasında yüksek ve uzun süreli ateş (5 günden fazla sürer),  el ve ayaklarda şişme, kızarıklık, gözlerde kanlanma mevcuttur. Tedavi edilmezse hastalık kalbe zarar verebilir.

13-Menenjit:

Menenjit beyin ve omurilik çevresindeki dokunun enfeksiyonudur. Gençlerde ve yetişkinlerde başlıca semptomlar baş ağrısı, ateş ve boyun sertliğidir.

Küçük çocuklarda grip benzeri semptomlar veya aşırı sinirlilik görülebilir. Viral menenjit genellikle hafif olmakla birlikte bakteriyel menejit hızlı bir şekilde tedavi edilmezse ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bazı bakteriyel menenjit etkenlerini önlemek için aşılar mevcuttur.

Menenjit neden olur?

14-Beta streptokok enfeksiyonu:

Halk arasında beta mikrobu olarak adlandırılan A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu enfeksiyondur. Tedavi edilmeyen A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonları ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Beta mikrobu nedir?

15-Reye Sendromu:

Reye sendromu su çiçeği veya grip gibi yakın zamanda viral enfeksiyon geçiren çocuklarda görülür. Böyle bir enfeksiyonu tedavi etmek için aspirin kullanmak  Reye sendromu gelişme riskini arttırır.

Reye sendromunun ilk belirtisi genellikle kusmadır. Bunu huzursuzluk veya agresif olma hali takip eder. Daha sonra çocuklarda uyku hali ve bilinç bulanıklığı görülebilir.

Takibinde nöbet veya koma görülebilir.

16-İmpetigo:

İmpetigo başka bir bakteriyel deri enfeksiyonudur. Çoğunlukla deride küçük kabarcık kümeleri ve sonrasında sarı renkte bir kabuklanma oluşturur. Lezyonlara dokunmak enfeksiyonu vücudun diğer kesimlerine veya diğer insanlara yayabilir.

Genellikle stafilokok bakterilerden kaynaklanır ancak aynı zamanda streptokok bakterileri de sebep olabilir. İmpetigo 2 ile 6 yaş arasındaki çocuklarda daha sık görülür.

Antibiyotiklerle tedavi edilirse yaralar genellikle iz bırakmadan iyileşirler.

17-RSV:

Bronşiolit ve pnömoninin başta gelen etkenlerinden biri respiratory syncytial virus kısaltması olan RSV’dir. Enfeksiyon ateş, burun akması ve öksürük gibi grip benzeri belirtilerle başlar.

RSV enfeksiyonunu ilk defa geçiren küçük çocukların % 40’ında fark edilebilir wheezing gelişir ve % 2 kadarını hastaneye yatırarak tedavi etmek gerekebilir.

RSV daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde daha hafif olma eğilimindedir.

18-Kulak enfeksiyonları:

Küçük çocuklar işitme tüplerinin küçük olmasından dolayı kulak enfeksiyonlarına eğilimlidir.  Bu tüpler kulak yolunu boğaza açılmasını sağlar ve inflamasyon nedeniyle tıkanabilir.

Bu tıkanıklıklar orta kulakta kulak zarının arkasında sıvı birikmesine ve mikropların üremesine neden olur. Semptomlar ateş, çocukta huzursuzluk ve ve kulak ağrısıdır.

Birçok kulak enfeksiyonu virüslerden kaynaklanır ve kendiliğinden iyileşir.

19-Sarılık:

Sarılığın farklı türleri mevcuttur. Yenidoğanda görülen sarılık türü fizyolojiktir ve zamanla geçer. Çocukluk döneminde en sık görülen sarılık tipi hepatit A virüsüne bağlı sarılıktır.

Hepatit A virüsü kirlenmiş sular, yiyecekler, iyi pişmemiş sebzelerle ağız yoluyla bulaşır. Belirtileri bulantı,kusma, iştahsızlık, halsizlik, göz beyazında sararma ve idrarın renginin çay renginde olmasıdır. Hepatit A hastalığından korunmanın en iyi yolu aşılanmadır.

 Bebeklere 18.ay ve 24. ayda olmak üzere 2 doz hepatit A aşısı yaptırılmalıdır.

Источник: https://doktorumnedio.com/cocuk-sagligi/her-anne-babanin-bilmesi-gereken-cocukluk-cagi-hastaliklari-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.