Çocukta Korku

Çocuklar ve Korku Çocuklar Niçin Korkar?

Çocukta Korku

Çocuklarda korkunun nedenleri, okul korkusu, gece korkuları, karabasan ve kabuslar, anne-baba davranışlarının çocukların korkularını nasıl tetiklediği hakkında.

Korku, görünen ya da görünmeyen bir teh, tehdit anında duyumsanan ve hoş olmayan bir gerilim, güçlü bir kaçma ya da kavga etme dürtüsü; hızlı kalp atışları, kas gerginliği ve benzeri belirtilerle yaşanan duygusal uyarılma (heyecan).

Çocuklarda Korkunun Nedenleri

Korku, doğal ve gerekli bir duygu olarak ortaya çıkıyor. Tehye karşı uyarıcı bir işlevi vardır; kişiyi kaçarak, saklanarak, olmazsa savaşarak savunmaya zorluyor. Çocuklarda görülen korkuların, yaşa göre de değişen birçok kaynağı vardır. Korku, ilk yaşlarda daha çok görülüyor.

Öğrendikleri çoğaldıkça, bilmediklerini bilir duruma geldikçe çocuğun korkuları azalıyor. Aynı kural, yetişkin için de geçerlidir. 2-3 yaşındaki çocuklar, gök gürültüsü, elektrik süpürgesinin sesi gibi yüksek seslerden korkuyorlar.

3-4 yaşında bunlara karanlıktan, dilenciden, hırsızdan, polisten, öcüden korkma ekleniyor. 4 yaşındaki çocuklar köpekten, düşüp yaralanmaktan, çizilen bir yerinin kanadığını gördüklerinde korkuyorlar. 6 yaşında ise hayalet, cadı, hortlak, yangın, hırsız, çocuk için korku nedeni oluyor.

Bu yaştaki çocuklar, olay ve olguları abartarak, çarpıtarak, başka şeylere benzeterek, onlardan korkulu sonuçlar çıkarıyorlar. Korkuyu susturma, sindirme, alıkoyma, gözdağı verme aracı olarak kullanan anne babaların çocukları, daha korkak oluyorlar. “Susmazsan, seni hav hava veririm.

” “Akşam, baban eve gelince görürsün gününü!” “Uslu durmazsan, Anıl’ın annesi olurum.” “Sesini kesmezsen, öcüyü çağırırım, alır gider seni, haberin olsun.” “Yaramazlık edersen, hastalanır, ölürüm.” “Beni seviyorsan yaramazlık yapmazsın.” “Öyle yaparsan, Allah baba görür ve seni cezalandırır.

” “Susmazsan, Ay Dede seni göğe çeker.” “Ağlamayı sürdürürsen, polis amcayı çağırırım, seni alır götürür!” gibi uyarı ve gözdağı, çocuğun içine anlaşılmaz, karmakarışık korkular salıyor ve ruh dünyasını altüst ediyor.

Ürkek, korkak anne babalar, çocuklarını korkutmasalar bile bu korkaklık ve ürkekliklerini çocuklarına bulaştırıyorlar. Aşırı koruyan, kollayan anne babalar çocuklarında korkuyu çoğaltıyorlar. Aşırı korumak, çocukları girişkenlikten, deneyim kazanmaktan, öğrenmekten ve dayanıklı olmaktan alıkoyuyor.

Çocuk, içine düşürüldüğü bu güçsüzlük, becerisizlik ve özgüvensizlik yüzünden, korkağın biri olup çıkıyor. Çocuğun hemen her girişimini ve her isteğini “Yapamazsın, beceremezsin.”, “Terlersin, üşürsün.” deyip engellemek, onu kapıdan dışarı çıkarmamak, oyundan ve arkadaşlarından uzak tutmak, ona iyilik değil; tersine, en büyük kötülüktür.

Oysa 5 yaşındaki çocuğa, zaman zaman izlemek koşuluyla, tek başına bahçeye çıkma özgürlüğü, arkadaşlarıyla oyun oynama hakkı tanımak, onun temel gereksinimlerinden birini gidermesine izin vermektir. Anne baba dışında korku yaratan etkenler de vardır.

Geçirilen kazalar, evin soyulması, yangın, deprem, su baskını, yıldırım, ölümlü kavgalar, karanlık bodruma atılmak, zorla denize sokulmak, şiddet içeren filmleri izlemek de çocukta aşırı korkulara kaynaklık ediyor.

Çocuğu olağan dışı korkulardan uzak tutmanın en iyi çaresi, onun oyun oynama, arkadaşlarıyla birlikte olma özgürlüğünü kısıtlamamaktır. Anne baba, davranışlarını gözden geçirerek, çocuklarına karşı aşırı koruyucu davranıp davranmadıklarını saptamalıdır. Eğer çocuklarınız aşırı koruyorsa, ilk işleri, bu tutumlarını değiştirmek olmalıdır.

Çocuklarının gereksiz korkuları yaşamamasını istiyorsa, bunu kesinlikle başarmalıdır. Kendi işlerini kendilerinin görmesi için, çocuklarına fırsat tanımalıdır. Aile ve okul, asla cezaya umut bağlamamalıdır. Çocuğa yalnızca, yapmayı ihmal ettiği bir işi tamamlatma, verdiği zararı ödetme gibi iş ve işlemler ceza olarak uygulanabilir.

Bunlar, onur kırıcı olmadıkları gibi, aynı zamanda sorumluluk ve bilinç kazandıran yaptırımlardır. Çocuğu zorla denize sokmak, karanlık bodruma kapatmak, bir odaya kilitlemek, kapıya atmak, dövmek gibi akla mantığa ters düşen; onun aşırı ve tehli korkular geliştirmesine yol açan eğilimlerden kesinlikle uzak durulmalıdır.

Çocuğu gereksiz korkulardan kurtarmada ilk adım, korkunun nedenini bulmak; sonra da o nedenin ortadan kaldırılmasına çalışmaktır.

Çocuklarda Temel Korku Çeşitleri

Çocuklarda okul korkusu, gece korkuları, karabasan gibi değişik korkular da görülebiliyor.

Okul Korkusu

Bu korku, okula gitmek istememe ve bu isteksizliğini çeşitli bedensel, ruhsal tepkilerle ortaya koyma biçiminde ortaya çıkıyor. Okula başlamadan önce, çocuğa okulla, öğretmenle ilgili korkutucu olaylar anlatılmış ya da duyurulmuşsa, bu anlatım ve duyumlar, çocukta okula karşı bir korku oluşturabiliyor.

Okulda göz dağı ile, şiddetle karşılaşan ya da kendi dışındaki birine şiddet uygulandığına tanık olan, bu tür bir uygulamanın yapıldığını duyan çocuk da okul korkusu geliştirebiliyor Ancak, okul korkularının çoğu, okuldan değil, evden kaynaklanıyor.

Bu korkulardan birinin kaynağını çocuğun, annesine aşırı bağımlılığı oluşturuyor. Okul öncesinden başlayarak kendini yönetmeye, kendi sorunlarını kendi başına çözmeye alıştırılmayan çocuk, okul çağı geldiğinde okula gitmek istemiyor.

Böyle bir soruna yol açmış olan anne baba, olaya soğukkanlılıkla yaklaşarak; örneğin, çocuğu bir süre okula anne götürerek sorun çözülebiliyor.

Okul korkusu, kimi kez de anneyi ya da babayı yitirme korkusuna dayanıyor. Anne ya da babasının evden ayrılacağı, hastalanacağı, öleceği yönünde korkular geliştirmiş olan çocuklar da okula gitmek istemiyorlar. Çocuk, anne babasının kavgaları sırasında babasının annesine vurduğuna, annesinin ağlayıp sızladığına tanık olmuş; ona babasının, “Çık git bu evden.

” dediğini; annesinin de “Ölmedim ki kurtulayım senin elinden.” biçiminde konuştuğunu duymuş; ardından da annesi hastalanıp yatağa düşmüşse, çocuk, “Annem ölecek.”korkusunu yaşayabiliyor. Anne babanın seviştiğini, cinsel ilişkilerini gören ve bunu babasının annesine saldırısı olarak yorumlayan çocuklarda da anneyi yitirme korkusu gelişebiliyor.

Gördüğü ya da duyduğu bu tür olay ve olguların etkisiyle çocuk, annesinin evden ayrılacağı ya da öleceği; babasının, annesini öldüreceği; kendisinin annesiz kalacağı korkusuna kapılıyor. Bu görüp duyduklarından sonra bir de annesi hastalanmış ve hastaneye kaldırılmışsa, çocuğun korkusu büsbütün artıyor. Bu nedenle de çocuk, annesinden ayrılıp okula gitmek istemiyor.

Ayrıca, anne-çocuk anlaşmazlıkları sırasında annenin sergilediği yanlış tutumlar da bu tür bir korkunun oluşmasına yol açabiliyor. Anne, çocuğuyla tartışırken, ona öfkeyle , “Ölsem de kurtulsam senden.” gibi sözler söylemişse bu sözler çocukta suçluluk duygusu ve korku yaratıyor.

Bunu izleyen zaman içinde annesi, yatacak kadar hastalanmak bir yana, azıcık rahatsızlansa, çocuk, annesinin öleceğini düşünüyor. Bu ölüme ise kendisinin yol açtığı biçiminde bir yorum yapıyor. Bu tür korku ve kaygıları da çocuğu, annesinden ayrılarak okula gitmekten alıkoyuyor. Bilinçdışı bir duyguyla, onun yanında olunca, onu ölmekten koruyacağını düşünüyor.

Bu durumda anne babaya düşen görev, konuyu öğretmene de anlatarak, çocuğu mutlaka okula göndermek ya da götürmektir. Bu çocuklara yapılacak en iyi yardım, onun sıkıntılarını anlayışla karşılamak ve anne baba olarak, öğretmen olarak onu desteklemek, onun yanında olduklarını ona duyumsatmaktır.

Bunun yanı sıra anne-baba, anne-çocuk ve baba-çocuk ilişkileri gözden geçirilip var olan aksaklıklar düzeltilmelidir. Bütün uğraşmalara karşın düzelme olmazsa, bir psikoloğa ya da çocuk psikiyatristine başvurulmalıdır.

Okul korkusu hakkında bir makalemiz daha var. ,  Okul başarısızlığı üzerine makalemiz burada.

Gece Korkuları

Çocukta gece yatağına gitmek istememe, annesiyle yatma isteğinde direnme, annesiyle babasının arasında yatmak isteme biçiminde ortaya çıkıyor. Bu korkuların çoğunu da anne baba kavgaları, bu kavgalar sırasında kullanılan “Çek git, defol git!”, “Seni mahvedeceğim, sürüm sürüm süründüreceğim.”, “Seni öldüreceğim.” ya da “Beni sen öldüreceksin.

” biçimindeki sözler yaratıyor. Tanık olduğu anne baba sevişmelerini, annesine yapılan saldırı olarak algılayan ve babasının, annesini öldüreceğinden korkan çocuk, bunu gece korkusu olarak yansıttığı da oluyor..

O, kendi mantığınca, annesiyle babasının arasına yatma ya da annesini babasının yanından uzaklaştırıp kendi yanında yatırma yoluyla, anneyi babanın saldırısından korumaya çalışıyor. Çocuğun, anne babasıyla yattığında uyumaması, bu gizli amacı açığa vuruyor. Bu tür korkuları gidermenin yolu açıktır.

Yukarıda belirtilen nedenleri ortadan kaldırmak; yani yukarıda belirtilen sözleri çocuğa duyurmamak, cinsel ilişkileri çocuğun görmesini kesinlikle önlemek gerekiyor Çünkü bunlar, başka birçok ruhsal bunalımın da hazırlayıcısı oluyor.

Karabasan

“Kabus” adıyla da anılan aşırı korkutucu rüyalar, çoğu kez gündüz yaşanan heyecanlı olayların etkisiyle ortaya çıkıyor. Hemen her çocuk, karabasan türünde korkulu ve sıkıntılı rüyalar görüyor. Karabasanları, annenin evden ayrılışı, çocuğun hastaneye yatışı, kazalar, yaşanan büyük korkular oluşturuyor.

Bunlar, beklenen kötü bir sonucun, önceden yaşandığı rüyalardır. Kötü sonucun önceden yaşandığı bu korkulu rüyalar, başarısız rüyalar diye adlandırılıyor. Bir de başarılı rüyalar vardır. Bu rüyalarda da istek ve özlemler gerçekleştiriliyor.

Örneğin, gireceği sınavı heyecanla bekleyen çocuk, bir gün önce rüyasında, sınava girdiğini ve yüksek bir puan aldığını görüyor.

Yetişkin korkuları, genelde daha doğal korkulardır. Ancak, kimi yetişkin, kimi çocukluk korkularını bilinçdışı olarak yetişkin yaşlarına taşıyor ve bunların ciddi rahatsızlığını yaşıyor.

Источник: http://www.beybut.com/cocuklar-korkular/

Bir çocukta korku: sebepler, belirtiler, tedavi

Çocukta Korku

Küçük bebekler savunmasız bir ruhuna sahiptir. Her şeyden korkuyorlar: yabancılar, hayvanlar, kuşlar, yüksek sesler. Korku tehlidir çünkü uyku bozukluklarına, çeşitli fobilerin gelişmesine, zihinsel bozukluklara neden olur.

Tıpta, korku bir hastalık olarak görülmez, bir çocuğun nevrozu olarak adlandırılır. En korkan çocuklar, 2 yaşını doldurmamış olan çocuklardır. Davranışlarda keskin bir değişiklik olduğunu fark etmeye başladıysanız, bebeğinizin ruh hali, bir nörolog veya psikoterapistle görüşün.

Korku içinde çocuklara nasıl yardımcı olabilirim?

Ana özellikleri

Her şeyden önce, çocuğu sürekli çığlık atıyor, uyuyor, endişeliyor ve annesine soruyor. Çoğu kez korkunç bir şeyden sonra, uyku sorunları var. Çocuk sadece annesi yakınlarda uyur ve genellikle uyanır ve geceleri çığlık atar.

Dikkat lütfen! Korku tehlidir, kekeleme ve çocuğun konuşmasını bozabilir.

Anlamak zorundasınız, korku vücudun doğal savunma tepkisini ifade eder. Bir çocuk büyüdüğünde, birikmiş tecrübesi vardır, bu yüzden korkularından kurtulur. Tüm fobiler ağırlaştırıldığında tehli olur. Sık sık korku nedeniyle, gelecekteki çocuğun iletişim gücü az, topluma uyum sağlaması zor, iyi öğrenmiyor.

Ailenin dikkatini böyle korkutucu bir belirti oluşturuyoruz:

  • Çocuk, otofobi geliştirir (yalnızlık korkusu).
  • Çocuk sıklıkla kabus görüyor.
  • O kolayca heyecanlı, agresif, gergin.
  • Genellikle geceleri uyanır ve çok çığlık atar.
  • Karanlıktan kesinlikle korkuyor .

Korku nedenleri

Çocuk yuvasında, çocukların korkularının oluşmasına neden olanaksız olduğunu bulmak mümkün değildir. Büyük çocuklar, kural olarak, korktuklarını söylüyorlar. Dikkatinizi, korkunun bu tür faktörlerden kaynaklanabildiğine dikkat çekiyoruz:

  • Doğa fenomeni – gök gürlemesi ile güçlü bir fırtına.
  • Yüksek sesle bağırıyor, sesler. Duygularını kontrol etmeyen, seslerini yükselten ebeveynlerin kavgaları sırasında çocuklar genellikle korkar. Ayrıca, ani sesler, örneğin bir araba sinyali nedeniyle korku ortaya çıkar.
  • Farklı hayvan türleri.
  • Ciddi stresli durum.
  • Kusursuz ebeveyn yetiştirme. Bu durumda, çocuk yanlış bir şey yapmaya korkuyor, dünyasında kapanıyor ve nasıl bundan kurtulacağını bilmiyor.

Önemli! Yaşa rağmen çocuğun korunduğunu bilmeli. Bu nedenle her şey yavaş yavaş yapılmalıdır – bahçeye dikkatle alışın , yeni koşullara uyarlayın. Bebek o tehde olmadığından emindiğinde sağlıklı ve sakin olacak.

Birçok ebeveyn, çocuğunun neden sık sık hasta olduğunu anlamıyor mu? Başlıca sebep korkutucu olaylar. Mesela annem çığlık attı, bebeğim bütün akşam ağladı, zihin zayıfladı bağışıklık. Bu nedenle, ebeveynler küçük çocukların savunmasız ruhlarını korumalıdır.

Unutma, bağırmak, cezalandırmak için her zaman vaktiniz vardır – bunlar en kolay yollardır, ancak akıllıdır, herkesin yapamayacağı şekilde hareket etmek akıllıca olacaktır.

Aslında, her şey daha basit, sadece çocuğunuzu tanımak, onun güvenilir arkadaşı olmak, onu çeşitli olumsuz etkilerden korumaya çalışmanız gerekir.

Çocuklarda korku tedavisi yöntemleri

Bebeğe yalnızca anne bakımı ve sevgisi yardımcı olabilir. Bebekler özellikle korunmaya ihtiyaç duyarlar. Yaşlı çocuklara konuşmalar yardım edebilir. Çocuğunuzla konuşun, neyin rahatsız olduğunu öğrenin. Kanıtlanmış kum terapisi , skazkoterapiya.

Geleneksel tıpta korkunun hastalığa ait olmadığı gerçeği nedeniyle, belirli bir terapi yolu yoktur. Ebeveynlerin bir sorum var, ne yapmalı? İhmal edilen ciddi vakalarda, korku fiziksel sağlığa yansıdığında, doktorlar sakinleştiriciler reçete edebilir. Evde, geleneksel tıbbın oldukça ilginç yöntemlerini kullanmayı deneyebilirsiniz:

  • Çocuğun korkusunu hemen fark ettiniz mi? Bir bardak ılık su dökün, şeker ekleyin ve çocuğa bir içki verin.
  • . Komplolar ve dualar . İnanıyorsanız, çocuğu okuyabilirsiniz. Bazen maternal güç, yöntemin yardımcı olacağı inancı, çocuğun tüm korkularından kurtulmasına yardımcı olur.
  • проводится просто. Rite, çiğ yumurta kullanımı ile basittir. Bir yumurta almak, çocuğun karnı üzerine sarmak ve sonra kırmak gerekir. Koyu noktalar fark ederseniz, tedavi etkili olur.
  • – это старинный народный способ от испуга. Zümrüt ve elma – bu korkunç bir halk yolu. Bir elma almalısın, içinde birkaç delik aç, onlara (3 gram) tütsü koy. Sonra elmaları fırında veya mikrodalgada pişirin. Sabah ve akşam çocuk elmanın yarısını yemelidir.
  • — проверенные временем способы для избавления от испуга. Kutsal su + namaz “Baba'mız” – Korkudan kurtulmanın zaman-test edilmiş yolları. Çocuğun üç su yudumunu üç kez içmesi gerekir, o zaman yıkayın ve duayı okuyun.

Korku tedavisinde otlar

Yatıştırıcı şifalı otlar, inceltmeler ve tentürler.

Tarif 1

Bir papatya (100 gram), melekotu kökü (50 gram), ısırgan otu (100 gram), heather (50 gram), St. John's wort (50 gram), aynı melissa, atlama kökü (50 gram) hazırlayın. Bir çay kaşığı koleksiyona alın ve kaynar suda demleyin. İnfüzyon iki kere sarhoş olur – sabah ve akşam. Aynı anda çocuğa 100 ml'den fazla ilaç vermeyin.

Tarif # 2

İhtiyaç duymanız gerekenler: heather (4 kısım), salatalık (3 kısım), anne sütü (3 parça), kediotu (kısmen). Tüm otlar kaynar suyla (2 litre) doldurulur. Aşılayıcı madde verilene ve bütün güne kadar 2 saat boyunca acele edin, bebeğin ilacı küçük yudumlarda içmesine izin verin. Bu tarife şüphecilikten kurtulmanıza yardımcı olur, korkunç.

Tarif # 3

Tıbbi groatın kökünü kesin, sonra kaynar su dökün. Ürünün yoğunlaşması için 10 dakika sürer. Oturmak için oturmadan önce bebeğe 50 ml verin.

Etkili koruma yöntemleri

Çocuğunuz korkmaz, korkuyla konuşun. Sürekli hatırlat: ” Korunuyorsun, seni seviyoruz ve korumak, bu yüzden korkacak bir şey yok . “

Sinir sistemini çocuğa güçlendirmeye çalışın – ayakkabılarını çıkarın, çimler üzerinde çıplak ayakla çakıl çıplak ayakta durmasına izin verin. Korkuyla başetmek için mükemmel yardım – kil, kil. Bir çocuk bir şey kalıplarında sakinleşir.

Ebeveynler, çocuklarını seviyor, onlara sevgiyi veriyor, bakım, skandallardan, kavgalar ve çatışmalardan korumak için korkuyu tedavi etmek zorunda değilsiniz!

Tüm sorularınız için write – info@triandgo.com

العربية | български | português | Lietuvolar | ελληνικά | Deutsch | İngilizce

İtalyanca | Türk | ไทย | tiếng Việt | suomalainen | français

İlginç makaleler:

Источник: http://de.triandgo.com/ispug-u-rebenka-prichiny-simptomy-lechenie_default.htm

Çocuklarda Korku Nasıl Önlenir?

Çocukta Korku

Haber güncelleme tarihi 21.07.2017 10:27

Çocukluk dönemi korkularla doludur. Özellikle hayali karakterler ve anne-babadan ayrı kalmak çocukların en büyük korkularıdır. Bu durum belli bir yaşa kadar tamamen doğal bir durumdur. Ebeveynler, çocuklarının yaşı ilerledikçe onları korkularından arındırmalı. Çocuğun ileride sağlıklı bir hayat sürebilmesi için çocukluğunda yaşadığı korkularını yenip kendine güven duyması gerekir.

Birçok anne-baba çocuklarının korkularını önemsemez. Oysa bu duruma müdahale edilmezse çocukların geriye kalan tüm hayatlarına olumsuz şekilde etki edecek çünkü korkularından arınmamış bir çocuk, gerçek hayatta karşılaşabileceği zorlukları aşamayacak kadar güvensiz olur.

Bu nedenle ebeveynler çocuklarının hangi korkularının normal, hangi korkularının da normal olmadığını tespit edip doğru şekilde müdahaleler ederek onlara doğru olanı göstermeli. Aksi takdirde çocuğun korkuları aşılmazsa sağlam bir birey olarak yetişemez.

İşte bu nedenden dolayı çocuk gelişimi için son derece önemli olan korkuyu derinlemesine bilmek gerekli.

Bu konuda anne-babaların nasıl bir yol izlemesi gerektiğini, hangi korkuların normal, hangi korkuların normal olmadığını ve korkuyla ilgili daha birçok detayı gelin beraber inceleyelim.

Korku Nedir?

Korku, gerçek veya beklenen bir teh ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb.

belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu olarak tanımlanır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere korku, her ne kadar içte yaşansa da gözle görülebilir kişide fiziksel değişimler meydana gelir.

Göz bebeklerinin büyümesi, titreme, kekeleyerek konuşma, nefes almada güçlük çekme gibi durumlar gözle görülür.

Korku duygusu aslında vücudun kendini savunması için bir mekanizmadır. Vücuttaki organizmaların korunarak hayati bir tehye karşı hazırlıklı olmak ve tedbir almak için oldukça şarttır. Ancak korku bir noktadan sonra özellikle çocuklarda büyük fiziksel ve psikolojik sorunlara neden olur. Bu sorunlar arasında en çok rastlanılanları şunlar:

  • Uykusuzluk
  • Sinir sistemi tahribatı
  • Yorgunluk
  • Beslenme düzensizliği
  • Öfke

Yaş Gruplarına Göre Çocukların Korkması Normal Olan Durumlar

Korku, insanların hayatında her daim olacak bir duygudur. Her ne kadar büyük olunursa olunsun bir şeylerden korkulur. Ancak bu korkular yaşa uygun olan korkular olmalıdır. Örneğin 3 yaşındaki çocuğun anne ve babasından ayrı kalma korkusu normaldir.

Ancak 15 yaşındaki bir çocuğun anne ve babadan ayrı kalma korkusu yaşaması normal değildir.  Bu nedenle anne-babaların çocuklarının nelerden korktuklarına dikkat etmesi gerekir.

 Çocukların yaş gruplarına göre korkması normal olan durumlar şunlar:

     Yaşı    Gruplar             Korkması Normal Durumlar                   
   2-3 Yaş Karanlık, hayvanlar, anne-babadan ayrı kalma
   4-5 Yaş Gök gürültüsü, şimşek, hayali varlıklar, acı duyma, yaralanma 
   6-7 Yaş Hayali varlıklar, yalnız kalmak, küçük düşmek
      9 +Okul sınavları, sevdiklerinin ölmesi, kıyamet, doğal afetler

Korkunun Nedenleri Nelerdir?

Korkular birçok nedene bağlı olarak meydana gelir. Özellikle çocuklardaki korkma duygusu ergenlik döneminden sonraki dönemlere göre daha çok ortaya çıkar. Çocuklarda bu korkuları meydana getiren etkenler nelerdir? İşte cevapları:

Korkuyu Öğrenme

Korkular, çevreden öğrenilip gelişen bir durumdur. Çocukların özellikle ebeveynlerinden görerek ve duyarak öğrendikleri korkulardır çünkü çocuklar her zaman ebeveynlerini takip edip izlerler. Onların tepkilerini, davranışlarını kendilerine örnek alarak öğrenirler.

Genetik ve Kişisel Yatkınlık Gereği Korku

Çocuklar, anne-babadan sadece fiziksel genetik almazlar. Onların duygusal yapıları da çocuklara geçer. Bu bakımdan korku duygusu da anne-babadan çocuğa geçer. Bu nedenle de kimi çocuklar diğer çocuklara göre korkmaya daha çok meyillidir.

Travmalar Sonucu Korku

Çocuklar bir olaydan sonra yaşadıkları travma sonucu onun etkisi altında kalır. Bu travma da bastırılması çok zor olan yeni korkuları doğurur. Anne-baba kaybı, doğal afetler, kaza, saldırı gibi travmatik durumlar çocuklar için ciddi sorunlar doğurur. Kesinlikle uzmanlardan yardım alınması gereken bir durumdur.

Çocukların Korkuları ile Başa Çıkabilmesi İçin Neler Yapılmalı?

Çocukların korkularını yenmesi için kesinlikle ailesinden bir destek görmesi gerekir. Ancak çocuğun korkusunu yenmesi için kesinlikle üzerine gitmek ya da onu korkularıyla baş başa bırakmak gibi yöntemler izlenmemeli. İşte çocukların korkularıyla baş etmesini öğretmek için anne-babaların yapması gerekenler:

  • Anne-babanın çocuğuna öncelikle korku diye bir şeyin olduğunu kabul ettirmesi gerekir. Bunun için de “Evet korku diye bir şey var. Ancak korkularınla arkadaş olabilirsin” denilebilir.
  • Ardından korkuyu nasıl kontrol etmesi gerektiği öğretilmeli.
  • Korku kontrolü kaybedilmesi durumunda bunu çocuğa yansıtmamak gerekir.
  • Çocuğun korkularla yavaş yavaş yüzleştirilmesi gerekir.
  • Çocuğun korkularına karşı ilgisiz kalınmamalı.
  • Korkulara neden olan tüm etmenleri belirlemek gerekir.

Korkuyu önlemek için öneriler;

  • Anne-babalar korkularını kesinlikle çocuklarına belli etmemeli.
  • Çocukları korkutucu öykü ve masallardan uzak tutun.
  • Çocuğa bir birey olduğunu aşılayın ve öyle yaklaşın.
  • Çocuğun kendine güvenmesi için ona karşı aşırı korumacı davranmayın.
  • Çocuğun izleyeceği filmlerin ve dizilerin içeriğine dikkat edin.
  • Çocuğa cesaretli olması için uygun örnekler verin.
  • Kabus görmüş olan çocuğun korkusunu dağıtmak için ona mutlu bir sondan söz edin.

Korkan Çocuğa Yapılmaması Gerekenler Nelerdir?

  • Korkularından dolayı ona ödlek, korkak şeklinde seslenmeyin.
  • Çocuklarınızı terk etmek ya da birilerine vermek gibi tehditler etmeyin.
  • Onun korkularını kimseye anlatmayın.
  • Çocuğun korkularıyla dalga geçip onu aşağılamayın.
  • Onu kimseyle kıyaslamayın ve kimseyi ona örnek göstermeyin.

Fobi Nedir? Çocukların Fobileri Var Mıdır?

Fobi, belirli nesneler veya durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku demektir. Korkudan farklı olarak korkunun şiddetinin yüksek olması ve kontrol edilememesidir. Bu fobilerden bazıları çocukluk döneminden başlar.

Bilimsel araştırmalara göre çocukların %6’sı bazı durumlar karşısında olağanüstü korku yaşarlar. Bu şiddetli korku, çocuğun davranışlarına göre de şiddetli bir şekilde yansıyorsa korkular yerini fobiye bırakıyor demektir.

Çocukların yaşadıkları bu fobiler arasında en sık görülenleri şunlardır:

Okul Fobisi

Çocukların okula gitmekten her zaman kaçınmaya çalışmasıdır. Özellikle okul vakti gelince genelde hasta taklidi yapmaya çalışılması, avuç içi terlemesi, kusma gibi durumlar en büyük belirtileridir.   

Hidrofobi (Su Fobisi)

Çocuklarda en yaygın olarak görülen fobilerden biridir. Diğer fobilere göre daha küçük yaştaki çocuklarda görülür. Hidrofobi olan çocuklar sudan her zaman kaçarlar ve banyo yaptırmak çok zordur.

Sosyal Fobi

Sosyal ortamlardan her daim uzak kalmaya çalışan çocuklardır. Yeni arkadaşlar edinmekten, birileriyle iletişime geçmekten geri dururlar. Daha çok içlerine kapanık bir yaşam sürerler.

Yükseklik fobisi (Akrofobi)

Yüksek yerlerden sürekli olarak uzak durmaya çalışmaktır. Yüksekteki yer ne kadar güvenli olursa olsun yine de duramazlar. Özellikle parklarda kaydıraktan kayamazlar ve bir yere tırmanamazlar.

Klastrofobi (Kapalı Alan Fobisi)

Kapalı alanda durmaya dayanılamamasıdır. Nefes darlığı yaşama, bayılma gibi durumlarla karşılaşılabilir. Bu durum, genelde çocukların küçükken ceza olarak bir yere kapatılmasından gelişir.

NeOldu.com / Özel Haber

Источник: https://www.neoldu.com/cocuklarda-korku-nasil-onlenir-15624h.htm

Çocuklarda korku duygusu neden kaynaklanır? Ebeveynler neler yapmalı?

Çocukta Korku

Çocukların korku duygusunu da modelleyerek öğrendiklerini belirten uzmanlar, “Çocuğun korkularını küçümsemek ya da alay etmek yerine bunu aşmalarına yardımcı olmak gerekir” önerisinde bulunuyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Duygu Barlas, çocukluk döneminde ortaya çıkan korkuların yaş ve gelişim sürecine göre farklılıklar gösterebildiğini söyledi.

Korkular en çok 2-5 yaş arasında görülüyor

Çocukların duygusal gelişimleri esnasında çeşitli korkuların ortaya çıkabildiğini belirten Barlas, korkuları etkileyen faktörler arasında zeka, yaş, cinsiyet, kişilik yapısı ve çevresel koşulların yer aldığını kaydetti.

Okul öncesi dönemde özellikle 2 ila 5 yaş arasında korkuların ebeveynler tarafından sıklıkla dile getirildiğini ifade eden Barlas, “Bu yaş aralığında genellikle karanlık, böcek, köpek, cadılar/hayali varlıklar, gök gürültüsü ve tek kalma korkuları görülmektedir.

Çocukların hayal dünyası 3 ila 4 yaş arasındaki oldukça aktiftir. Bu duruma bağlı olarak bu yaş aralığındaki çocukların televizyonda ve masallarda yer alan kahramanlardan, karanlıktan ve yalnız kalmaktan korkmaları olağandır.

Bu korkuların bu yaş aralığında normal kabul edildikleri çeşitli araştırmalar tarafından bildirilmiştir” dedi.

Her yaşın korkusu var!

Çocukların yaşı ilerledikçe bilişsel ve duygusal yetilerinin de geliştiğini kaydeden Barlas, her yaş grubuna ilişkin ayrı korkular bulunduğunu ve zaman içerisinde bu korkuların geçtiğini belirterek şunları söyledi:

“Buna bağlı olarak korkular da daha gerçekçi olmaya başlar. Az önce bahsedilen korkular yerine 7 ila 13 yaş aralığında sosyal yaşama ve akademik duruma ilişkin korkular baş göstermektedir.

Derslerinde yeterince başarılı olamama, arkadaşları tarafından dışlanma, sevilmeme korkuları yaygın olarak görülmektedir. 7 ila 13 arasında süren bu korkular yaş ilerledikçe etkisini yitirmektedir.

Yaklaşık olarak 11 ila 12 yaş aralığında ise bu korkuların çoğunun çocuk üzerinde etkisini yitirmiş olduğunu görmekteyiz.”

Çocuğu tehdit ederek korku aşılamayın

Uzman Klinik Psikolog Duygu Barlas, korkulara sebep olan etmenlerin çeşitlilik gösterdiğini belirterek

Çocuğu tehdit ederek korku aşılamak başlıca yapılan uygun olmayan tutumlardan bir tanesidir. Buna en güzel örnek şu olabilir:

“Eğer bir daha böyle yaparsan seni doktora götüreceğim ve sana iğne yaptıracağım.” Böyle bir tutumun sergilenmesi çocukta doktor korkusu yaratır.

Ayrıca çocuğa yaşı ile uyumlu olmayan masallar okumak, film izletmek de korkulara neden olabilir. Bunların yanı sıra çocuğun başından geçen olumsuz bir olay ya da deneyim çeşitli korkulara sebebiyet verebilir.

Çocuklar modelleme yolu ile öğrendikleri için model aldığı bir büyüğünün bir objeden korkmasını da modelleyebilir. Örneğin kedilerden korkan ve tiksinen bir anne farkında olmadan çocuğunun yanında da bu durumu belirtebilir ve çocuğun zihninde “kedi” nötr bir canlı iken “korkulan bir hayvan” haline gelebilir.

Bazen de bu korkular sadece gelişimsel açıdan bilişsel ve duygusal yetilerin zaman içerisinde gelişmesine bağlı olarak doğal bir süreç olarak görülebilir.

Anne ve babalara tavsiyeler

“Genellikle kendiliğinden geçen bu korkular karşısında anne ve babaların uygun bir tutum sergilemeleri önem taşımaktadır” diyen Duygu Barlas,

“Özellikle çocuğun akademik ve sosyal yaşamını olumsuz açıdan etkilemeye başlayan korkular için bir uzmandan yardım alınması gerekebilir. Uzman bir yardımın yanı sıra annelere ve babalara da düşen görevler bulunmaktadır” diyerek önerilerini şöyle sıraladı:

İlk olarak anne ve babalar bu korkuları yüzünden çocuklarını eleştirmemeli ve onlarla dalga geçmemelidirler. Onları önemsemeden ‘Korkacak bir şey yok, sen bebek misin, saçmalama korkulacak bir şey yok’ gibi cümleleri söylemek etkili bir yöntem olmayacaktır.

Karanlık korkusu

Bu tip tutumlar yerine anneler ve babalar çocuklarını anladıklarını açıkça dile getirmeli ve bu sorunu beraber çözebileceklerini çocuklarına göstermelidirler. Örneğin karanlık korkusu olan bir çocuğu karanlıkta zorla yatırmak yerine onunla beraber karanlıkta vakit geçirmek ya da sevebileceği ufak bir gece lambası almak daha iyi bir yöntem olacaktır.

Hayvan korkusu

Sıklıkla görülen korkulardan birisi olan köpek-kedi korkusunun çözümü ise çocuğu korkulan hayvan ile karşı karşıya getirmek değildir. Bu uygulama çoğu kez uygun şekilde yapılmadığı için travmatize edici olabilir.

Bunun yerine çocukların modelleyerek öğrendikleri göz önüne alınmalı ve çocuğun yanında korkulan hayvan sevilmeli, çocuk bu hayvan ile oynayan diğer çocukların yanına götürülmeli veya hayvanlar ile ilgili çeşitli masallar, hikayeler okunmalı, filmler izletilmelidir.

Ebeveynler çocuğu uyarı yöntemine dikkat etmeli

Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/cocuklarda-korku-duygusu-kaynaklanir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть