Çoğul Gebeliklerin Riskleri Nelerdir

içerik

Yüksek Riskli Gebelik Nedir ve Nedenleri Nelerdir?

Çoğul Gebeliklerin Riskleri Nelerdir

Hamile kalmayı planlıyorsanız veya hamileyseniz, anne ve bebek sağlığı hakkında bilinçli olmalısınız. Bunun için de doktorunuzdan randevu alarak, soru ve endişelerinizi paylaşabilir, tavsiyeler alabilirsiniz.

Bu yazımızda yüksek riskli gebelik hakkında bilgiler ve alınması gereken önlemleri paylaşacağız. Yüksek riskli gebelik zor bir durum gibi görünse bile, sağlıklı bir bebek dünyaya getirmenin ve sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenin çeşitli yolları vardır.

Yüksek Riskli Gebelik Nedir?

Gebelikte ortaya çıkan bazı komplikasyonlar endişe veriyorsa, doktorunuz durumu yüksek riskli gebelik olarak adlandırabilir. Komplikasyonlar anne sağlığı ve anne karnındaki bebeğin sağlığı ile olabilir. Bir kadın hamileyken yüksek riskli gebelik olarak kategorize edilirse, sürekli tıbbi gözetim altında olur ve böylece, gerektiğinde anne ve bebek için tüm gerekli tıbbi yardım sağlanır.

Yüksek Riskli Gebelik Nedenleri Nelerdir?

Doktorunuz aşağıda yer alan bazı risk faktörleri nedeniyle yüksek riskli gebelik tanısı koyabilir.

Hamile kaldığınız yaş, yüksek riskli gebelik ile normal ve sağlıklı bir gebelik arasındaki en önemli faktörlerden biridir. Eğer anne adayının yaşı 17’den küçükse veya 35’den yukarı ise, yüksek riskli gebelik olarak adlandırılır ve doğuma kadar gözetim altına alınacaktır.

Özellikle 40 yaşından sonra gebe kalındığında düşük yapma riski daha yüksektir. Genetik kusur riski de daha yüksek olur.

Yüksek gebelik riski için anne adayında bazı tıbbi durumların tanısı konmuş olabilir. Hamile kaldıktan sonra veya hamile kalmadan önce bu sağlık koşullarına sahip olabilirsiniz. Her iki şekilde de, sağlık koşullarının genel olarak gebelik üzerinde bir etkisi vardır ve henüz doğmamış bebeğin sağlığı için endişe kaynağı olabilir.

Yüksek riskli gebeliğe neden olan bazı tıbbi durumlar şunlardır: diyabet, cinsel yolla bulaşan hastalıklar (HIV gibi), yüksek tansiyon, solunum problemleri, böbrek sorunları, otoimmün hastalıklar, enfeksiyonlar ve kalp hastalıklarıdır. Tüm bu tıbbi durumlar hem anne hem de anne karnındaki bebek için sağlık riski oluşturabilir.

Eğer daha önceki hamileliğinizde düşük yaptıysanız ya da ailenizde düşük veya genetik doğum kusurları varsa, doktorunuz yüksek riskli gebelik olarak hamileliğinizi adlandırabilir.

Gebe kalmadan önce doktorunuza danışırsanız, yüksek riskli gebelik olasılığını düşürmek için baştan gerekli önlemleri almanız mümkün olabilir. Aşağıda yer alan sağlık sorunları yüksek riskli gebeliğe neden olabilir:

Genellikle kan basıncı seviyelerinde büyük bir artışa neden olan ve idrarda yüksek miktarda proteine yol açan tıbbi durumdur. Preeklampsi hastalığının yaşamını tehdit eden boyutlara ulaşması, hem anne hem de anne karnındaki bebek için çok büyük bir riske neden olabilir, çok ciddi bir durumdur.

Adından da anlaşılacağı gibi, gebelik diyabeti gebelik sırasında gelişen diyabet türüdür. Ayrıca ciddi bir sağlık sorunu olsa bile, eğer zamanında tedavi ve bakımı mümkün olursa, riski en aza indirmek mümkündür. Doğru bir tedavi planı ile bebeğinizi sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilirsiniz.

  1. Polikistik Over Sendromu:

Polikistik over sendromu olan hamile bir kadın için gebeliği devam ettirmek zor olabilir. Hamilelikte polikistik over sendromu düşük riskine neden olabilir. Çoğu durumda, düşük gebeliğin 20. haftasından önce olur. Erken doğum riski de vardır.

Otoimmün hastalıklar, Multipl Skleroz ve lupus gibi çeşitli hastalık gruplarını içerir. Otoimmün hastalıklar da gebelikte yeni sorunların ortaya çıkma riskini artırabilir.

Örneğin, lupus hastalığından muzdarip olan hamilelerde, erken doğum ve ölü doğum riski artar. Ayrıca tedavi için gerekli ilaçlar genellikle anne karnındaki bebek için zararlı olabilir.

Hamile iken otoimmün hastalıkları tedavi etmek zordur.

Eğer böbrek sorununuz varsa, hamile kaldıktan sonra pek çok sıkıntı ile karşılaşabilirsiniz. Hamile iken böbrek sorunlarının olması genellikle düşük riskini arttırır.

Hamileyken herhangi bir böbrek sorunu olan kadınların diyet planında değişikler ile birlikte ek tedavilerin de planlanması gerekir.

Bu gibi durumlarda, hamile bayanların doktorları tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir.

Obezite genellikle hamilelikte çeşitli komplikasyonlara neden olabilir ve yüksek riskli gebelik nedenleri arasında yer alan başka bir tıbbi durumdur. Hamile kalmadan önce ya da hamile kaldıktan sonra obez iseniz, diyabet riskini arttırabilir ve doğum ile ilgili daha fazla komplikasyona yol açabilir.

Eğer hamile iken HIV veya AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalık tanısı konursa, bağışıklık sistemindeki birçok hücreye zararla sonuçlanır.

Sonuç olarak, vücudunuzun enfeksiyon ve hastalıklarla mücadele etmesi mümkün olmayacaktır ve hamile iken çeşitli hastalıklara yakalanma riski daha yüksek olacaktır.

Bazı enfeksiyonlar ve tıbbi koşullara ek olarak, aynı zamanda bazı kanserlere yakalanma riski de artabilir. Bu aşamada, henüz doğmamış bebek de yüksek risk altındadır.

Daha önce kısırlık sorunları ile mücadele ettiyseniz, hamile kalmak için bazı özel tedavi ve doğurganlık ilaçları almak zorunda kalmış olabilirsiniz. Bu nedenle, hamile kalındıktan sonra bazı komplikasyonların görülme riski de artar. Aşırı kanama görülebilir.

Hamilelikte tiroid hastalıkları çeşitli komplikasyonlara neden olabilir. Tiroid bezi boyun bölgesinde yer alır, kalp hızı ve kan basıncını kontrolde tutmak için çeşitli hormonları üretmeye yardımcı olur. Hamilelikte tiroid sorunları doğum kusurları, kalp problemleri ve düşük doğum ağırlığı gibi bazı komplikasyonlara yol açabilir.

Eğer gebeliğin 37. haftasından önce doğum başlarsa, erken doğum olarak adlandırılır. Erken doğum riskini arttıran bazı faktörler vardır.

Daha önceki hamileliğinizde erken doğum yaptıysanız, yeniden hamile kaldığınızda erken doğum riski yüksek olduğu için yüksek riskli gebelik grubunda yer alırsınız.

Hamile iken bazı enfeksiyonların olması ya da rahim ağzının gerekenden daha kısa olması de erken doğum riskini arttırır.

Karnınızda birden fazla bebek taşıyorsanız, yüksek riskli gebelik olarak adlandırılır. Ayrıca yüksek tansiyon, diyabet gibi erken doğum riski ortaya çıkaran hastalıkların olasılığı da artar.

  1. Fetüs İle İlgili Sorunlar:

Bazen, fetüste ultrason testi yaparken bazı sorunlar görülebilir. Fetüste gelişim sorunları olduğunu doktorunuz düşünüyorsa, yüksek riskli gebelik olarak hamileliğinizi adlandırabilir ve gerekli tedbirler için sürekli kontrole çağırabilir.

Gebeliğiniz boyunca hem sizin hem de bebeğinizin sağlıklı olduğundan emin olmak için ekstra dikkatli olmak zorundasınız. Doktorunuzun tavsiyelerini takip edin ve herhangi bir rahatsızlık durumunda doktorunuza başvurun.

Yüksek riskli gebelik geçiren anneler, aşağıda yer alan yorum bölümünden kendi deneyimlerini, görüş ve önerilerini paylaşabilirler.

Источник: https://www.hamilelikbelirtileri.co/yuksek-riskli-gebelik/

Gebelikte risk yaratan 9 önemli neden

Çoğul Gebeliklerin Riskleri Nelerdir

Hiç şüphe yok ki bebek bekleyen her anne adayının en büyük arzusu sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek. Aslında hamileliklerin pek çoğu da hiçbir sorun yaşamadan ilerliyor. Ancak bazı hamileliklerde, önceden var olan veya bu dönemde ortaya çıkan bazı sorunlar hem bebeğin hem de annenin sağlığını, hatta hayatını tehdit edebiliyor.

Bu sorunları barındıran anne adayları hamilelikler de “riskli gebelik” kapsamında değerlendiriliyor. Normal hamileliklere oranla çok daha fazla dikkat ve takip gerektiren bu sorunlarla ilgili son yıllarda bilgi ve teknolojinin gelişimine paralel olarak önemli ilerlemeler kaydediliyor.

Öyle ki, günümüzde tüm hamileliklerin yüzde 10-15’inde rastlanabilen birtakım risklerin yaklaşık yüzde 90’ı kontrol altına alınarak sağlıklı hamilelikle sonlanıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum, Riskli Gebelikler (Perinatoloji) Uzmanı Doç. Dr.

Hülya Dede, ancak tüm gelişmelere rağmen riskli hamileliklerde en önemli noktanın hamile kalmadan önce gerekli kontrollerin yapılması, böylece risklerin ortaya çıkarılması olduğunu vurguluyor. Bunun için planlı hamile kalmak, hamilelik süresince de düzenli, yakın takip altında olmak ve tedaviye tam uyum sağlamak gerekiyor.

Doç. Dr. Hülya Dede, hamilelikte risk yaratacak anneye, hamileliğe ve bebeğe bağlı nedenler hakkında bilgi verdi:

1- Annenin tıbbi, fiziki ve genetik özellikleri

Hamilelikte risk yaratacak en önemli etkenlerin başında anneye bağlı faktörler geliyor. Bu nedenler, hamileliğin gelişimi, bebeğin sağlığı ve doğum şeklini etkileyebiliyor. Ancak hamilelik öncesinde bu riskleri belirlenecek anne adaylarının, durumu dengeleyecek, olumlu tarafa yönlendirecek bazı destek ve ilaç düzenlemeleriyle sağlıklı bebek dünyaya getirmeleri mümkün olabiliyor.

En önemli riskler şöyle sıralanıyor:

– Anne yaşının 17'nin altında ve 35'in üstünde olması,

– Anne adayının boyunun 150 cm’in altında kilosunun da obez kategorisinde yer alması,

– Sigara, alkol, uyuşturucu ilaç veya ilaç kullanım öyküsünün bulunması,

– Akraba evliliği yapılmış olması,

– Genetik geçişli veya ailevi hastalık öyküsü,

– Anne adayının sistemik hastalığının bulunması,

– İleri gebelik sayısı (4 ve üzeri),

– Geçirilmiş cerrahi operasyon öyküsü.

2- Gebelik tansiyonu (preklampsi)

Hamilelik her ne kadar fizyolojik bir olay olarak tanımlansa da kadın vücudunda her organı etkileyerek bir takım değişikliklere sebep oluyor. Ve bu değişiklikler her kadın tarafından normal olarak kabul edilemediği için bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Bunlar içinde en sık görülen ve en önemlisi olarak kabul edileni ise gebelik tansiyonu. Halk arasında ''gebelik zehirlenmesi'' olarak da bilinen bu sorun, hamilelikte oluşan damar yapısı değişiklikleri nedeniyle anne adayının kan basıncının yükselmesiyle ortaya çıkıyor.

Yaşlılıkta görülen tansiyon yükselmesinden farklı özellikleri olduğu için, annede beyin kanaması, organ içi kanamaları, eşin anneden ayrılması ve bebeğin anne karnında ölümü gibi çok ciddi problemler doğurabiliyor.

Hamileliklerin yüzde 4-5'inde görülen ve düzenli takip ve tedavi gerektiren gebelik tansiyonunda ciddi durumlarla karşılaşıldığında tek tedavi bebeğin doğurtulması oluyor.

3- Gebelik şekeri (gestasyonel diyabet)

Hamileliklerin yüzde 10'unda görülen bu durum, insülin metabolizmasındaki değişiklikler nedeniyle oluşuyor. Bebekte sakatlık, iri bebek, erken doğum, zor ve müdahaleli doğum gibi riskleri yaratması açısından önem taşıyor.

Tanı hamileliğin 24-26. haftalarında yapılacak şeker yükleme testleri ile konuyor. Sonrasında ise diyet veya ilaç kullanımıyla kan şekeri düzeyi dengelenebiliyor ve bu olumsuz durumların hepsini ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor.

4- Erken doğum

Beklenen zamanından (36 haftadan) önce doğum eyleminin başlaması erken doğum olarak tanımlanıyor ve hamileliklerin yüzde 10’u erken doğumla sonuçlanıyor.

Rahim şekil bozuklukları, bebeğin iriliği, su fazlalığı, bebeğin gelişiminin durması gibi nedenler erken doğuma götüren etkenler olarak sıralansa da, en sık suçlanan neden enfeksiyonlar oluyor.

Bu sorunları yaşayan anne adaylarında, hamilelik öncesi kontroller ve gebelikte doğru ve düzgün bir takiple erken doğum önlenebiliyor.

5- Plasenta (bebeğin eşi) yerleşim problemleri

Bu problemlerin hamilelikte anne adayını ve doktorunu en çok endişelendiren konuların başında geldiğini söyleyen Doç. Dr. Hülya Dede, “Gebeliklerin yüzde 1-2’sinde plasenta yerleşim problemlerine rastlıyoruz.

Eşin rahim ağzını kapatarak yerleşmesi sık ve şiddetli kanamalara neden olabiliyor. Kanamalar genellikle gebeliğin 2. üç aylık döneminde başlıyor ve doğuma kadar tekrarlayabiliyor. Bu nedenle hem normal doğum imkansız hale geliyor, hem de erken doğum olasılığı artıyor.

Bu grupta yer alan gebelerin mutlaka tam teşekküllü hastanede yakından takip edilmesi gerekir” diyor.

6- Çoğul gebelikler

Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında doğabilecek ve önemli risk faktörleri arasında gösterilen sorunların başında çoğul gebelikler geliyor. Bu durumda bebek sayısıyla birlikte riskler de artıyor. Erken doğum, gelişme bozuklukları, sakatlıklar, annede tansiyon ve şeker gelişmesi çoğul gebeliklerde çok sık görülen problemlerden bazılarını oluşturuyor.

7- Gelişme geriliği

Bebeğin beklenenden daha küçük olması, anne karnında beslenmesinin bozulması olarak tanımlanabilecek gelişme geriliği hamileliklerin binde 4-5'inde görülüyor. Ancak erken doğum veya anne karnında bebeğin ölümü gibi ciddi riskler taşıdığı için yakın takip gerektiriyor.

8- Suyun azlığı veya fazlalığı (oligohidramnios-polihidramnios)

Bebeğin içinde bulunduğu ve onu travmalara karşı koruyup gelişme ve büyümesini sağlayan suyun azlığı veya fazlalığı da erken doğum ve gelişme bozuklukları nedenleri arasında yer alıyor.

Su azlığında bebeğin akciğer gelişimi ve büyümesi geri kalabiliyor. Su fazlalığında ise erken doğum ve bebeğin geliş pozisyonu anormallikleri oluşabiliyor.

Aylık kontroller, anneye yapılan bazı testlerle suyun miktarı kontrol ve takip edilerek gerekli önlemler alınabiliyor.

9- Zihinsel ve bedensel sakatlıklar

Bebekte olabilecek zihinsel ve bedensel sakatlıkların tespiti ve tedavisinin günümüzde en fazla yol kat edilen konulardan biri olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum, Riskli Gebelikler Uzmanı Doç. Dr.

Hülya Dede, “Zihinsel ve bedensel sakatlıklar gebeliklerin yüzde 3-4’ünde problem olabiliyor. Özellikle zeka geriliği ile giden ve herkes tarafından bilinen mongol (Down) bebek ve benzeri kromozomal hastalıklar, artık 11-14.

gebelik haftalarında riskli gebelik uzmanlarınca yapılan genetik ultrason ve akabinde yapılan genetik tarama ve tanı testleri sayesinde tanınabiliyor. Ayrıca 18-22.

gebelik haftalarında yapılan detaylı ultrasonografiyle de bebeğin organ ve yapısal gelişimi kontrol edilip sakatlıklar varsa tespit edilerek gereken önlem veya tedavi planlanabiliyor. Hatta bazı durumlarda bebeklere, doğmadan anne karnında bazı girişimler veya cerrahi işlemler uygulanabiliyor” diye konuşuyor.

Diyabetle mücadelede 'kılavuz' dönemi

Özgür ve mutlu çocuk yetiştirmenin sırları

Doğumun belirtileri nelerdir?

Источник: https://www.yenisafak.com/hayat/gebelikte-risk-yaratan-9-onemli-neden-3257530

Çoğul gebeliklerin riskleri önlenebiliyor

Çoğul Gebeliklerin Riskleri Nelerdir

Günümüzde yardımcı üreme tekniklerinin yaygınlaşmasıyla birlikte çoğul gebeliklerin sayısında artış yaşanıyor.

Çoğul gebelikler bazı riskler taşısa da alınacak birtakım önlemlerle gebelik dönemini konforlu bir şekilde geçirmek mümkün olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr.

Altuğ Semiz, çoğul gebelikler konusunda dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.

İkiz gebelik ihtimalini arttıran faktörler

Yardımcı üreme tekniklerinde başarı şansını arttırabilmek için ikiz embriyoyu transferinin tercih edilmesi ya da kullanılan ilaçlar ikiz gebelik ihtimalini arttırır. Tedavi görenler dışında, kadınların daha geç anne yaşı da ikizlerde etkilidir.

Ayrıca doğum kontrol hapı kullanılıp bırakıldığında özellikle ilk dört ay yine ikiz gebelik olma şansının arttığı unutulmamalıdır.

Anne tarafında ikiz gebeliği olan akrabalar, bir kere ikiz gebelik geçiren anne adayları ve özellikle Japonya ve Afrika gibi bazı bölgelerde daha yoğun olarak çoğul gebelikler görülmektedir.

Çoğul gebelik erken doğum nedeni

Kadın rahmi normal şartlarda tek bebek taşımak için uygundur. Her eklenen bebek doğum zamanını yaklaşık dört hafta öne çekmektedir.

Dolayısıyla tek bebek 40 haftada doğarken, ikiz bebekler 36 haftada dünyaya gelebilmektedirler. Eğer gebelik üçüz ise doğum zamanı 32. hafta, dördüz ise 28. haftaya kadar düşebilmektedir.

Özellikle anne adayının erken doğum ya da düşük yaşama riski yüksekse çoğul gebelikle birlikte süreç çok daha zorlu olabilmektedir.

Rahim ağzı yetmezliği gebeliği tehdit ediyor

Çoğul gebeliklerde anne adaylarının yaşayabileceği en önemli problemler arasında bebeğin plasentasının önde gelmesi ve rahim ağzı yetmezliği yer alır. Bebeği tutmakla görevli olan rahim ağzı, kendi direncini sağlayamayıp açılırsa düşme gerçekleşebilir.

Bu nedenle ikiz gebeliklerin rahim ağzı takibine büyük özen gösterilmelidir. Riskli durumlarda, rahim ağzının etrafından bir iple bebeklerin doğması engellenmelidir. Bunu saptayabilmek için özellikle gebeliğin 15.–20.

haftaları arası rahim ağzını gözden geçirmek ve ultrason takibi büyük önem taşır.

Özel tekniklerle bebeğin yaşam şansı arttırılıyor

İkizlerde anne karnındayken bir sağlık sorunu yaşanması durumunda, bebeklerden birinin alınıp, diğerinin gebelik serüveni devam ettirebilmektedir. Bu durum, “gecikmiş interval doğum” olarak adlandırılır. Burada önemli olan, anne adayının düşük riskini hissettiği anda doktora gitmesi ve kesenin enfekte olmamasıdır.

Eğer bebeklerden biri düşerse, diğer bebeğe zamanında müdahale edilebilirse bebeğin gelişimi 36. haftaya kadar sürdürülebilir.

Bunun için diğer bebeğin kordonu ve plasentası nazik bir şekilde keseye yerleştirilmekte, rahim ağzı bir para kesesi gibi bükülüp dikilmekte ve anne adayına da ağrıyı durduracak tedavi uygulanmaktadır.

Çift yumurta ikizlerinde tek bebekte anomali olması durumunda ailenin istediği doğrultusunda anne karnında bebeğin kalbi durdurulabilir. Bu durum fetosit olarak adlandırılır.

Bunun için haftasına göre öncelikle göbek kordonuna bir iğne yapılır, bebek uyuşturulduktan sonra bebeğin kalbine girip özel solüsyonlar verilerek kalbi durdurulur. Bu bebeğin kalbi durdurulduktan sonra diğer gebelik normal yaşanmaya devam eder.

Kalbi durdurulan embriyo da içerde bir miktar zayıflayarak öbür bebeğe alan açar.

Birden fazla bebek bekleyen anne adaylarına öneriler

• Düşük ve erken doğum ihtimali olduğu için kontrollere özen gösterilmelidir. Özellikle 23. haftadan sonra herhangi bir risk olmasa bile iki hafta bir doktora gidilmelidir.

• Gebeliğin 11-14 haftaları arasında yapılan ikili test çoğul gebeliklerde daha fazla önem kazanır. Hem iki bebeğin ense kalınlığını ölçmek hem de çift yumurta ikizlerinde ayrı DNA’da olacakları için hangisinin hastalık riski taşıyor olabileceğini ölçmek amacıyla bu test daha fazla önem taşır.

• Çoğul gebeliklerde ayrıntılı ultrason uzman hekimler tarafından yapılmalıdır. Ayrı kesede olsalar bile bebeklerin organları birbirine geçtikleri için çok iyi gözlenmeli, hiçbir detay gözden kaçırılmamalıdır.

• İdrar yolu enfeksiyonu ve üst solunum yolu enfeksiyonu erken doğumu tetikleyebileceği için özellikle ikiz gebeliklerde çok fazla dikkat edilmelidir.

• Çoğul gebeliklerde normal doğum çok fazla tercih edilmez. Eğer normal doğum yapılacaksa ekip çok donanımlı ve deneyimli olmalıdır. Bebeklerden biri normal gelse bile diğeri takılabilir ve ani sezaryene gidilmesi gerekebilir.

• Bilimsel araştırmalar, bir gebelikte anne adayının huzuru sağlanamazsa bebeğin sağlığı ile ilgili problem yaşama olasılıklarının ciddi anlamda arttığı ortaya koyulmaktadır. Bu nedenle annenin kendini iyi hissetmesi çok önemlidir.

• Doğumda hastane seçimi büyük önem taşır. Gebelik takibi mutlaka perinatolog eşliğinde yapılmalı ve hastanenin yenidoğan yoğun bakım ünitesinin çok iyi olmasına dikkat edilmelidir.

Источник: https://www.bebek.com/cogul-gebeliklerin-riskleri-onlenebiliyor/

Tüp Bebek Tedavisinde Çoğul Gebelik Nasıl Anlaşılır ve Riskler Nelerdir?

Çoğul Gebeliklerin Riskleri Nelerdir

İnsanların yaratılışlarının doğasında olan ve kesinle yaşamaları gereken bir deneyim olan bebek sahibi olma konusu insanın doğasında vardır. Ancak zaman zaman çiftler çocuk sahibi olmakta sıkıntılar yaşıyorlar. Tüp bebek ise bu soruna çare olmaktadır. Tüp bebekte çoğul gebelik ise çiftlere çifte mutluluk yaşatmaktadır. Peki çoğul gebelik nasıl anlaşılır belirtileri nelerdir.

Tüp Bebek ve Çoğul Gebelik

Bu tür problemlerin yaşandığı anlarda ise herkesin hiç kuşkusuz başvurdukları yöntemlerin başında ise tüp bebek tedavisi yer alıyor.

Bu yöntem ile çok büyük oranlarda çiftlerin bebek sahibi olma istekleri karşılanabiliyor. Hamile kalmayı başaran anne adaylarının karşılarına bazen farklı durumlar çıkabiliyor.

Bu farklı durumlardan biride tahmin edildiği üzere çoğul gebelik, normal yöntemlerin yanında tüp bebekte oranları azda olsa  görülebilen bir durumdur.

Çoğul gebelik herkesin bildiği üzere çiftleri ilk duyduklarında mutluluklarının katlanmasına neden olan halk dilinde ikiz, üçüz ve dördüz diye adlandırılan tek seferde birden fazla bebeğe gebe kalma durumuna verilen bir ad.

Kuşkusuz herkesi fazlası ile mutlu eden bu durumun aslında anne ve bebek sağlığına verdiği  zararlarda herkes tarafından bilinmesi gereken bir gerçek. Normal gebelik durumunun yanında da aynı durumun tüp bebek tedavisinde de görülebilme ihtimali vardır.

Doğum her ne şekilde olsun çoğul gebeliğin annede ve bebekte oluşabilecek sağlık problemlerine etkisi ne yazık ki büyük.

Özellikle bebekte ciddi sonuçlar doğurabilecek çoğul gebelik durumunda, fark edildiği andan itibaren derhal uzmana başvurularak gerekli yol haritasının belirlenmesi çiftlerin en büyük sorumluluklarından biridir.

Tüp Bebek Çoğul Gebelik Belirtileri Nelerdir

Anne baba adaylarının çoğul gebelik durumunun ciddiyeti ortada iken akıllarına gelen ilk soru kaçınılmaz olarak çoğul gebelik belirtileri nelerdir? Olarak karşımıza çıkar. Bu durumun yanında tüp bebek yöntemiyle hamile kalanlarında tüp bebekte de çoğul gebelik durumu söz konusu olduğu için kesinlikle dikkatle üzerinde durmaları öneriliyor.

Gebe kalındığı ilk andan itibaren çoğul gebelik belirtileri de normale göre kendini hemen belli etmeye başlar.

Yapılan araştırma ve daha önceki durumlardan edinilen tecrübelere göre  belirtilerin nasıl gerçekleştiği konusunda uzmanlar tarafından bir liste hazırlanmış ve insanlara sunulmuştur. Bu listede yer alanlara bakmak gerekirse

Çoğul gebelik durumu annede mevcut ise ilk olarak hormon salınımı tek bir bebeğe oranla daha fazla olacağı için sabah bulantıları ve kusmalarda istemsiz olarak artış görülme riski yüksektir.

  • Diğer normal doğum belirtileri dışında büyük oranda abartı gözlenebilir
  • Alınan kilolarda ortalama miktarların üstünde bir artış görülür
  • Ceninin normalden  fazla hareketleri anne tarafından hissedilebilir.

Çoğul gebelik  belirtileri şuanda geliştiren teknolojiler dâhilinde  gebelik başlangıcından ortalama 6 hafta sonra anlaşılır olduğu için uzmanlar net bir şekilde durumu fark edebiliyorlar.

 Tüp Bekte Çoğul Gebelik Riskleri

Çiftlerin hep istedikleri bebeğe bir türlü sahip olamamaları tüp bebek yöntemine başlanırken onların akıllarında çoğul gebe kalabilir miyim? Sorusunu sorma durumunu ortaya çıkartabilmektedir.

Bu soru uzmanlara yöneltildiğinde ortak cevap olarak bütün doğum çeşitlerinde insanın yaratılış olarak tek bebeğe hamile kalmak için tasarlandığı hatırlatılarak kesinlikle önerilmemektedir.

Beraberinde getireceği risklere bakılması gerekirse çoğul gebelikte şunlar görülmektedir.

  • Çok büyük oranda erken doğum gözlenebilir.
  • Bebeklerin gelişimlerinde daha anne karnındayken sorunlar ortaya çıkabilir
  • Düşük oranı çok yüksektir

Bu ve bunlar gibi anne ve bebekte gözlemlenen riskler sebebiyle çoğul gebelik fark edildiğinde hassasiyetle konunun uzman yardımıyla incelenmesi gereklidir.

Bu durumun ortaya çıkmaması için tüp bebek ile hamile kalacaklara belirli sınırlamalar getirilmiştir. Bu sınırlamalara bakıldığında en çok kullanılan yöntem olarak embriyo azaltması uygulaması dikkat çeker.

Anne adaylarını yaşları 35 den küçük ise genel olarak embriyo sayısı az tutulur.

Bunun sebebi 35 yaş üstündekilere göre yumurtalık üretimlerinde genç yaştaki kadınların rahimlerinin daha aktif olmasıdır.

Çoğul Gebelik Fark Edildikten Sonra Neler Yapıılır

Çoğul gebeliğin fark edildiği durumdan sonraki sürece bakıldığında 10-11. haftalar girildiğinde genelde bebeklerden biri ölür ve  anne vücudu tarafından emilerek yok olur.

Bu durumun oranının çok olması tüp bebekte çoğul gebelik sonlandırma fikrini düşünenlerin biraz daha beklemeleri gerektiği tavsiye ediliyor. Yinede sonlandırma da kaçınılmaz olmuş ve  anne adayları çoğul gebelik durumu yaşayamaya devam ederlerse.

Çiftlerin uzmanları dâhilinde anneye ve bebeğe zarar gelmemesi için yapılacak önleme amaçlı tavsiyeleri eksiksiz gerçekleştirmeleri gerekiyor.

Источник: https://tupbebekte.com/cogul-gebelik

Çoğul gebelikler nasıl oluşur?

Çoğul Gebeliklerin Riskleri Nelerdir

İkiz, üçüz veya daha fazla bebeğe hamile kalmak (dördüz, beşiz gibi) çoğul gebelik olarak adlandırılır. Adet döngüsü sırasında birden fazla yumurta salınırsa ve her biri bir spermle döllenirse, birden fazla embriyo rahiminize yerleşebilir ve büyüyebilir.

Bu tip gebelik, çift yumurta ikizleri ile (veya daha fazlası) sonuçlanır. Tek bir döllenmiş yumurta bölündüğünde, çoklu özdeş embriyolara yol açar. Bu hamilelik tipi aynı görünen ikizlere (veya daha fazlası) neden olur.

Tek yumurta ikizleri, çift yumurta ikizlerinden daha nadirdir. 

Çoğul gebeliğin bazı nedenleri nelerdir?

Yumurtlamayı indüklemek için doğurganlık ilaçlarının kullanılması, genellikle yumurtalıklardan birden fazla yumurtanın salınmasına neden olur ve ikiz, üçüz veya daha fazla bebeğin doğumu ile sonuçlanabilir.

Tüp bebek yöntemiyle, birden fazla embriyonun rahime aktarılması halinde çoğul gebeliklere yol açabilir. Çoğul gebelik, döllenmiş yumurtanın transferden sonra ayrılması durumunda da ortaya çıkabilir.

35 yaşından büyük kadınlarda, tek bir adet döngüsü sırasında genç kadınlara göre iki veya daha fazla yumurtanın serbest bırakılma olasılığı daha yüksektir. Bu nedenle, çoğul gebelik olasılığı daha yüksektir.

Çoğul gebeliğin bazı belirtileri nelerdir?

Çoğul gebeliği olan kadınlar, tek bir bebeğe hamile olan kadınlardan daha şiddetli sabah hastalığı veya meme hassasiyetine sahip olabilirler. Ayrıca daha hızlı kilo alabilirler. Ultrason muayenesi sırasında çoğul gebelik kolaylıkla öğrenilebilir.

Çoğul gebelikte fazla kilo almak mı gerekir?

Genel olarak çoğul gebeliği olan kadınların bir bebeğe hamile olan kadınlardan daha fazla kilo almaları önerilir. Her fetüs için günde fazladan 300 kalori gerekir. Örneğin, ikiz bebekler bekliyorsanız, günde 600 kaloriye ihtiyacınız vardır. Üçüz ve daha çoklu hamileliklerde kilo alımı bireyselleştirilmelidir. 

Çoğul gebelikte egzersiz yapmalı mıyım?

Çoğul gebelik sırasında aktif kalmak sağlığınız için önemlidir, ancak yorucu egzersizden kaçınmanız gerekebilir. Yüzme, prenatal yoga ve yürüyüş gibi düşük tempolu egzersiz yapmayı deneyin. Günde 30 dakika egzersiz yapmalısınız. Hamileliğiniz sırasında problemler ortaya çıkarsa, egzersizden kaçınmanız tavsiye edilebilir.

Çoğul gebelikte komplikasyon riski daha mı yüksektir?

Çoğul gebelikte belirli komplikasyon riski daha yüksektir. Muhtemelen daha sık doğum öncesi muayene seanslarına gideceksiniz. İkinci üç aylık dönemden başlayarak, her 4-6 haftada bir ultrason muayeneniz olabilir. Bir sorundan şüpheleniyorsanız, nonstress testi veya biyofiziksel profil ve ultrason muayeneleri gibi özel testler daha sık yapılabilir. 

Çoğul gebeliğin en sık görülen komplikasyonu nedir?

Çoğul gebeliğin en sık görülen komplikasyonu erken (preterm) doğumdur. İkizlerin yarısından fazlası erken doğar. Daha çoklu gebelikte ise doğum neredeyse her zaman erkendir. Hamileliğin 37.

haftasından önce doğan bebeklerde, solunum, yeme ve sıcak kalma gibi sorunlar da dahil olmak üzere, kısa süreli ve uzun süreli sağlık problemleri riski artmış olabilir. Öğrenme ve davranışsal engeller gibi diğer problemler (daha sonra) çocukluk döneminde veya hatta yetişkinlikte ortaya çıkabilir.

Çok erken doğmuş bebekler (hamileliğin 32. haftasından önce doğanlar), en iyi bakımda bile, ciddi sağlık problemleri yaşamaktadır ya da ölebilirler.

Erken doğum ile dünyaya gelen ikiz, üçüz ya da dördüz bebekler; aynı zamanda erken doğum ile dünyaya gelen tek bebeğe kıyasla; serebral palsi gibi ciddi komplikasyonlar için daha fazla risk taşırlar. Preterm olmakla ilgili sorunlardan doğan çocuklarda ömür boyu tıbbi bakım gerekebilir.

Koryonisite ve amniyonisite nedir?

Çoğul gebeliğin ilk zamanlarında, her bebeğin kendi koryonuna yani kendi dış zarına (koryonisite) ve amniyotik keseye (amniyonisite) sahip olup olmadığını anlamak için ultrason muayenesi yapılır. Üç tip ikiz vardır:

  • Dikoryonik-diamniyotik: Kendi koryonları ve amniyotik keseleri olan ikizlerdir. Tipik olarak aynı plasentayı paylaşmazlar ve tek yumurta veya çift yumurta ikizi olabilirler.
  • Monokoryonik-diamniyotik: Aynı koryonu paylaşan ancak ayrı amniyotik keseleri olan ikizlerdir. Aynı plasentayı paylaşırlar ve tek yumurta ikizi olurlar. 
  • Monokoryonik-monoamniyotik: Aynı koryon ve aynı amniyotik keseyi paylaşan ikizlerdir. Plasentayı da paylaşırlar ve tek yumurta ikizleridir. 

Monokoryonik bebeklerle ilişkili riskler nelerdir?

Monokoryonik bebeklerin, ayrı plasentası olanlara göre daha yüksek komplikasyon riski vardır. Monokoryonik-diamniyotik bebeklerde ortaya çıkabilecek bir problem ikizden ikize transfüzyon sendromudur (TTTS).

TTTS’de ikizler arasındaki kan akışı dengesizleşir. Bir ikiz, diğerine kan bağışı yapar. Kan aktaran ikize çok az kan kalır ve alıcı ikizde çok fazla kan oluşur. Bir veya iki bebek için de sonuç çok ciddi olabilir.

 

Monokoryonik-monoamniyotik bebekler nadir olmakla birlikte, bu tip gebelik çok risklidir. En sık görülen sorun göbek bağı komplikasyonudur. Bu tip gebeliğe sahip kadınlar daha sık takip edilir ve bebeklerini sezaryen ile doğururlar. 

Çoğul gebelik preeklampsi riskini nasıl etkiler?

Preeklampsi genellikle 20 haftalık gebeliğin ardından veya doğum sonrası başlayan bir kan basıncı bozukluğudur. Çoğul gebeliklerde tekil gebeliklerde olduğundan daha sık görülür. Aynı zamanda erken yaşta olma eğilimindedir ve çoğul gebeliklerde daha şiddetlidir.

Preeklampsi, vücudunuzdaki (genellikle böbrekleriniz, karaciğeriniz, beyniniz ve gözlerinizdeki) birçok organa zarar verebilir. Kötüleşen ve nöbetlere neden olan preeklampsi, eklampsi olarak adlandırılır.

Preeklampsi hamilelik sırasında ortaya çıktığında, tam olarak gelişmiş olmasa bile bebeklerin hemen doğuma alınması gerekebilir.

Çoğul gebelik gestasyonel diyabet riskini nasıl etkiler?

Çoğul gebelik yaşayan kadınlar, yüksek gestasyonel diyabet riski taşırlar. Bu durum preeklampsi ve daha sonraki yaşamda diyabet gelişme riskini artırabilir. Yeni doğan bebeklerinin, solunum problemleri veya düşük kan şekeri seviyeleri olabilir. Diyet, egzersiz ve bazen ilaç kullanımı, bu komplikasyonların riskini azaltabilir.

Çoğul gebelik fetal büyümeyi nasıl etkiler?

Çoğul gebeliğin, tekil bebeklerden daha çok büyüme problemleri vardır. Bir fetüs diğerlerinden çok daha küçük ise, orantısız büyümektedir. Bu, her zaman bir problemi işaret etmez.

Bazen, fetüsün sınırlı büyümesi bir enfeksiyon, TTTS veya plasenta veya göbek bağı ile ilgili bir sorundan kaynaklanabilir.

Bir veya her iki bebekte de büyüme kısıtlılığı şüphesi varsa, bebeklerin nasıl büyüdüğünü izlemek için sık ultrason muayeneleri yapılabilir.

Çoğul gebeliklerde genetik bozukluklara yönelik testler doğru mu?

Anne kanından alınan bir örneğin kullanıldığı genetik bozukluklara dair tarama testleri (serum tarama testleri) çoğul gebeliklerde hassas değildir. Her iki bebekte de bir sorun bulunmadığı halde, pozitif bir tarama testi sonucu almak mümkündür.

Doğum kusurları için tanı testleri arasında koryon villus örneklemesi ve amniyosentez bulunur. Her testin yapılması gerektiğinden, bu testleri çoğul gebelikte gerçekleştirmek daha zordur.

Ayrıca, fetüslerden birinin veya tümünün kaybedilmesi gibi bir risk vardır. 

Çoğul gebelik doğumu nasıl etkiler?

Sezaryen doğum yapma ihtimali çoğul gebelikte daha yüksektir. Bazı durumlarda, ikizler vajinal doğumla dünyaya gelebilir. Bebekleriniz nasıl doğacağı aşağıdakilere bağlıdır:

  • Bebeklerin sayısı ve her bebeğin pozisyonu, ağırlığı ve sağlığı
  • Sağlığınız ve doğumun nasıl gittiği
  • Doğum uzmanınızın tercihi ve deneyimi
  • Çoğul gebelik ile doğum sonrası depresyon riski 

Çoğul gebelik, doğum sonrası depresyon riskinizi artırabilir. Günlük görevlerinizi yapabilmenizi engelleyen yoğun üzüntü, endişe veya ümitsizlik duygusuna sahipseniz, doğum uzmanınızı bilgilendirin.

Источник: https://www.bulenttiras.com/cogul-gebelikler-nasil-olusur

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.