Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Çölyak Hastalığı Nedir? Çölyak Hastalığı Nedenleri, Belirtileri Ve Tedavisi

Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Çölyak hastalığı, genellikle kalıtsal olarak görülür. Gıda alerjisi olarak bilinen bu rahatsızlığın tam olarak tedavisi yoktur. Ancak, belirtilerinin en aza indirilmesi, düzenli beslenme ve tedavi ile mümkün olabilmektedir. Bu yazıda, çölyak hastalığının nedenleri, tedavileri ve belirtilerine dair tüm detayları bulacaksınız.

İlgili Haber

Çölyak hastalığı nedir?

Çölyak hastalığı, ince bağırsakların işlevini yerine getirmesini engeller. Bağırsaklar, besinlerin emilimini yeteri kadar yapamaz. Bu kişilerin, glutene karşı hassasiyetleri bulunmaktadır. Gluten bir protein türüdür.

Bu proteine karşı hassasiyeti olan kişilerin, gluten içeren besinleri tüketmeleri sağlık açısından büyük riskler taşımaktadır. Gluten içeren besinler tüketildiğinde, bu durum ince bağırsaklarda zamanla iltihaplanmalara yol açar. İnce bağırsağın yapısı bozulur ve bağırsak besin emilimini yerine getiremez.

Bu reaksiyonlar sonucu, kişi de ilk olarak karın ağrısı ve ishal görülmektedir. Genetik bir hastalık olan Çölyak, tek yumurta ikizlerinde daha çok görülen bir hastalıktır.

Çölyak hastalığı belirtileri neler?

Çölyak hastalığınınkişiden kişiye göre etkileri değişkenlik göstermektedir. Hastalığın belirtileri, yıllar sonra da ortaya çıkabilmektedir. Çölyak hastalığı belirtileri şunlardır;

  1. Hastalardan duyulan en yaygın şikayetler, karın ağrısı ve ishaldir.
  2. Ayakta ağrılara neden olur.
  3. Topuk bölgesinde uyuşukluk ve batmalar görülür.
  4. Ağız içerisinde aft oluşur.
  5. Karında şişkinlik hissi görülür.
  6. Kansızlık görülür.
  7. Kilo kaybı oluşur.
  8. Nadiren de olsa gece körlüğüne yol açabilmektedir.
  9. İştah kaybı görülür.
  10. Vücutta döküntüler çıkar.
  11. Mide ülserine yol açabilir.
  12. Kemiklerde ve eklemlerde ağrı oluşur.
  13. Çocuklarda büyüme geriliğine neden olur.
  14. Çocuklarda davranış bozukluklarına yol açar.

İlgili Haber

Çölyak hastalığı neden olur?

Çölyak hastalığı, her ne kadar sık rastlanan bir hastalık olsa da halk arasında pek bilinmeyen bir hastalıktır. Karın şişliği ve ağrı yaşayan çoğu kişi, bu belirtilerin gluten hassaslığından ötürü olduğunu bilmiyor.

Çölyak hastalığı, ince bağırsağın yapısının bozulması sonucu meydana gelir. Gluten proteini, aynı zamanda bağışıklık sistemini etkilemektedir. Genetik olarak görülebilen bir hastalıktır.

Çölyak hastalığı, duygusal bunalım sonucu, ameliyat sonrası, hamilelik ya da viral enfeksiyon nedenli görülebilmektedir.

Çölyak hastalığı korunma yolları

Çölyak hastalığı alerjik bir hastalıktır. Bu hastalığın belirtilerinin en aza indirilmesi doğru beslenmeyle mümkün olmaktadır. Ailesinde çölyak hastalığı olan bireyler, ambalajlı besinleri tüketmemeleri gerekmektedir.

Gluten içeren besinlerin vücuda alınmaması ince bağırsak hasarının oluşmasını engellemektedir. Bu rahatsızlık, kadınlarda çok daha fazla görüldüğünden, kadınların beslenmelerine daha dikkat etmeleri gerekiyor.

Dengeli beslenme ve kaliteli bir yaşam ile çölyak hastalığının görülme riskleri de büyük ölçüde azaltılmaktadır.

Çölyak hastalığı risk grubu

  • 30’lu yaşlı kişilerde
  • Otoimmun hastalığı olanlarda,
  • Çoğunlukla kadınlarda,
  • 10 ve üzeri yaş çocuklarda,
  • Ailede IgA yetmezliği olan kişilerde hastalığın görülme oranı fazladır.

Çölyak hastalığı, ciltte kaşıntı ve döküntüye neden olmaktadır.

Çölyak hastalığı tanısı nasıl konur?

Çölyak hastalığı tanısı, her yaşta kişilere konabilmektedir. Çoğunlukla, 30’lu yaşlardaki kişilerde ve 10 aylık çocuklarda görülmektedir. Hastalığın fark edilmesi, ortaya çıkan belirtiler sayesindedir.

Belirtileri taşıyan hastaların, vakit kaybetmeden konusunda uzman doktora muayene olmaları önemlidir. Hastalığın doğru teşhis edilmesi, tedavi süreci ve kişinin sağlığı açısından gereklidir.

Çölyak hastalığı, diğer alerjik hastalıkların test edildiği gibi alerji testleriyle teşhis edilememektedir.

Çölyak hastalığı nasıl tedavi edilir?

Hastalığın teşhis edilmesinden hemen sonra, sıkı bir diyet uygulanmaktadır. Bu diyet glutensiz diyet olarak adlandırılmaktadır. Bu sayede, ince bağırsağın hasar gören yüzeyinin tedavi edilmesi sağlanır.

Hastalar, gluten içermeyen besinler tükettikçe, şikayetlerde azalmaktadır. Hastalığın belirtilerinin görülme oranı; yaşa, cinsiyete ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilmektedir.

Gluten proteinine karşı alerjisi olan kişilerin, hastalık belirtileri yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir. Belirtileri çok geç ortaya çıkan bu hastalığın iyileşme süresi de uzun sürmektedir. Kişi, diyetini yaşamı boyunca devam ettirmelidir.

Aksi takdirde, bu hastalık, başka rahatsızlıkların tetiklenmesine yol açabilir. Hastalığın tedavi edilmesinde alternatif yöntemler uygulanması, kesinlikle tavsiye edilmemektedir.

Çocuklarda çölyak hastalığı

Küçük yaşlarda da görülebilen bu hastalık arpa,yulaf ve buğday gibi gluten içeren proteine karşı alerjik bir reaksiyondur. Bu hastalık çocuklarda büyüme geriliğine neden olabilmektedir. Bulantı,karın ağrısı,ishal ve davranış anormallikleri gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır.

Görülen bu belirtiler, ergenlik dönemine girilmesiyle birlikte azaltma göstermektedir. Ancak bu hastalıkta belirtiler azalsa bile tedavi sürecine başlanması gerekmektedir. Hastalığın teşhisi yapıldıktan sonra, gluten içeren besinler çocuklara verilmemelidir.

Kefir probiyotik bakımından zengin bir gıda olduğundan, çocuklara tavsiye edilmektedir.

”KAYNAKLAR”
  • www.colyak.org.tr
  • hsgm.saglik.gov.tr

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/colyak-hastaligi-nedir/

Çölyak Hastalığı Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Sindirim sisteminde oluşan sorunlar son derece olumsuz sonuçlara sebebiyet vermektedir. Özellikle ince bağırsaklarda meydana gelen rahatsızlıklar hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu rahatsızlıklar arasında yer alan çölyak hastalığı dikkat edilmesi gereken önemli bir hastalıktır.

Çölyak; ince bağırsaklarda ortaya çıkan bir emilim sorunudur. Gıdaların ince bağırsaklardaki emilimini sağlayan villus adı verilen yapıdaki bozulma bu rahatsızlığı ortaya çıkarmaktadır.

İnce bağırsağın gluten adı verilen proteine karşı kronikleşen alerjisi durumu da bu isimle anılmaktadır. Ömür boyu süren bu alerji durumu hayatı oldukça zorlaştırmaktadır. Bunun da en önemli nedeni birçok gıdanın gluten adı verilen protein grubunu içermesidir.

Yaşanan bu sorunla ilgili önemli çalışmalar yapılmaktadır.

Belirtileri

Çölyak hastalığı yaygın olarak görülebilen bir hastalıktır. Bu sorunun bazı belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Yaşa göre kilo azlığı sorununun yaşanması,
  2. Kas zayıflığı sorununun yaşanması,
  3. Karın bölgesinde öne doğru şişkinlik yaşanması,
  4. Büyük tuvalet ihtiyacının artması ve dışkıda anormallik yaşanması,
  5. Kansızlık sorununun sürekli hale gelmesi,
  6. Sürekli ortaya çıkan gaz şikayetleri ve beraberindeki iştahsızlık sorunu,
  7. Çocuklarda büyüme geriliği sorununun ortaya çıkması,
  8. Ağız içinde oluşan ve sıklıkla tekrarlayan aftlar,
  9. Eklem ve kemiklerde ortaya çıkan ağrılar,
  10. Gün içerisinde sıklaşan sinirlilik durumu,
  11. Ciltte kaşıntılı dökülme sorununun ortaya çıkması,
  12. Sıklaşan kusma durumu,
  13. Gün içerisinde sıklıkla tekrar eden bezginlik durumu,
  14. Emilim sorunundan dolayı gece körlüğünün ortaya çıkması,
  15. Darbe olmadığı halde vücudun çeşitli yerlerinde morarma olması

Gibi belirtiler çölyak hastalığının belirtileri arasında yer almaktadır.

Risk altındakiler

Birinci dereceden yakınlarında lgA yetmezliği olan kişilerin çölyak hastalığına yakalanma riski diğer kişilere göre 10 kat daha fazladır.

Bu hastalık Tip 1 diyabet, Sjögren sendromu, Down sendromu ile birlikte meydana gelerek gizli kalabilmektedir. Bu hastalık kadınlarda daha fazla görülmektedir.

Genellikle 10 yaş üzeri çocuklarda ortaya çıkan bu hastalık nadiren de olsa daha küçük çocuklarda görülebilmektedir. Bu sorunun en büyük nedeninin genler olduğu bilinmelidir. Ailesinde bu sorun ortaya çıkanların risk altında olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

İlginizi çekebilir  Suçiçeği Tedavisi ve Korunma Yolları

Tanısı

Çölyak hastalığında erken teşhis son derece önemlidir. Çocuklarda bu hastalık dışkı testi ile tespit edilmektedir. Şüpheli görülen vakalarda kan tahlili ile de en doğru sonuç elde edilebilir.

Bu hastalığın ortaya çıkmamasının en önemli sebebi sürekli başka hastalıklarla karıştırılmasıdır. Endoskopi yöntemi uygulanarak da çölyak hastalığı tanısı yapılabilir.

Kan testlerinde doğru değerlere bakılması durumunda %95 ihtimalle tespit mümkündür.

Çölyak hastalığında ince bağırsak ya da cilt biyopsisi ile en doğru sonuç elde edilebilir. Bunun için uzmanlar tarafından gastroskopi yöntemi uygulanmaktadır. Küçük çocuklarda tespit için özel bir kapsül geliştirilmiştir.

Bu sayede daha kolay teşhis şansı sunulmuştur.İnce bağırsak biyopsisinin yetersiz kaldığı durumlarda cilt biyopsisi ile kesin sonuca gidilebilir. Özellikle başka hastalıklarla karıştırılan ve çölyaktan şüphelenilen durumlarda ince bağırsak biyopsisine başvurulmaktadır.

Biyopsi sonuçları normal ise ve bulgular devam ediyorsa bu kez genetik yatkınlığa bakılarak karar verilmelidir. Çölyak hastalığının belirtileri birçok hastalık ile aynı olduğu için çoğunlukla gözden kaçırılmaktadır.

Bu konuda erken teşhisin tedavi aşamasını doğrudan etkilediği unutulmamalıdır.

Tedavisi

Çölyak teşhisi konulan hastalar için tedavi aşaması oldukça uzun bir süreçtir. Çocuklarda bu sorunun ortaya çıkması durumunda uzmanlar tarafından verilen diyete uyulmasıyla birlikte erken düzelme sağlanabilir. Bu hastalığın en önemli tedavisi diyettir. Uzman tarafından hazırlanan ve uzun bir süre uyulması gereken diyetler son derece önemlidir.

Çölyak hastalığı için diyetinin uygulanması çok önemlidir.

Uzmanlar tarafından çölyak hastalarına buğday, yulaf, çavdar unu ile yapılmış gıdalardan uzak durması önerilmektedir. Bulgur, şehriye, makarna, bisküvi, simit, ekmek, irmik, tarhana, çörek, galeta unu, börek gibi gıdalardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Ayrıca un çorbası, şehriye çorbası, erişte çorbası, tarhana çorbası ve hazır çorbalardan uzak durulmalıdır.

İçerisinde un yer alan tatlılardan da uzak durulmalıdır. Unla kızartılmış balığın yanı sıra sosisten de uzak durulmalıdır. İçerisine bulgur konulan yoğurtlu ve sütlü çorbalar tüketilmemelidir. İçeceklerden ise boza kesinlikle tüketilmemelidir. Kuru baklagiller, sebze ve meyveler, süt, yoğurt, peynir, pirinç, mısır, patates, et gibi gıdalar ise tüketilebilmektedir.

İlginizi çekebilir  Dış Gebelik Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Çölyak hastalığı özellikle çocuklarda görüldüğünde önlem daha erken alınabilmektedir. Bu konuda özellikle ailesinde çölyak sorunu olan kişiler bazı hususlara dikkat etmelidir.

Anne Sütü Tüketimi Önemli

Çölyak yatkınlığı olan ailelerde çocukların uzun süre anne sütü alması son derece önemlidir. Anne sütü alındığı dönemlerde çölyak hastalığının etkileri gecikebilmektedir. Bu durum da ince bağırsaktaki oluşma derecesini doğrudan etkilemektedir. Sonraki yıllara doğrudan etki ettiği için anne sütünün mümkün olduğu kadar fazla süre verilmesi kritik öneme sahiptir.

Kozmetik Ürünlere Dikkat Edilmeli

Gluten, buğday, arpa gibi besinlerde olmasına karşın günümüzde bazı kozmetik ürünlerde de yer almaktadır. Özellikle bu tarz dudak kremlerinin kullanımı doğrudan gluten ile temas edilmesine neden olmaktadır. Kozmetik ürün tercih ederken güvenilir markalara yönelmenizde ve içeriğinde gluten olmayan ürünleri tercih etmenizde büyük fayda vardır.

Hazır Gıdalara Dikkat Edilmeli

Çölyak hastalığı olan kişilerin genellikle hayatları boyunca diyet yapmaları gerekmektedir. Bu noktada işlenmiş yani hazır gıdaların tüketilmesi önemli zararlar verebilmektedir.

Paketlenmiş ürünlerin büyük kısmı gluten içerdiği için çölyak hastalığına olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Hazır gıdalardan illaki alınacaksa da içeriğine dikkat edilmelidir.

Gluten türevi içeriği olan hazır paketlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır.

Çölyak hastalığının tek çözümünün yiyecek ve içeceklere dikkat edilmesi olduğu unutulmamalıdır. Uzman eşliğinde yapılacak diyet, hastalığın etkilerinin ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Bu hastalıkla yaşamayı öğrenmek sağlıklı bir hayatın anahtarıdır. Hayat standartlarını doğrudan etkileyen bu hastalıkla mücadele ciddi bir şekilde yapılmalıdır.

Источник: http://www.sagliksever.com/colyak-hastaligi

Çölyak Hastalığı

Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Hastalıklar kişiden kişiye farklılık gösterir. Yediğimiz, içtiğimiz, dışarıdan aldığımız her türlü besin bağışıklık sistemimizi olumlu ya da olumsuz etkilemektedir. Sağlıklı beslenme sayesinde vücudumuzu bağışıklık sistemimizi her türlü hastalığa karşı kuvvetlendiririz.

Eğer kişi sağlıklı beslenmiyorsa bu durum tam tersi olacak ve bağışıklık sistemi zayıflayacak ve dolayısıyla hastalıklar da peşi sıra gelecektir. Bir de her insanın kendine has vücut özellikleri vardır. Kiminin bir yiyeceğe alerjisi olabilir kimi de bu besini severek her öğün yiyor olabilir.

Bu da bağışıklık sisteminin bu besine karşı fazla direnç gösterdiğini bu nedenden dolayı vücutta alerjik reaksiyonların oluşmasına nede olabilir. Bu alerjik reaksiyonlar bağışıklık sisteminin neleri istemediğine dair bizlere ipucu verir. Kişi ısrarla bu besini tüketirse bu durumun sonu oldukça ciddi olabilir.

Buna benzer hastalıklardan biri de çölyak hastalığıdır. Akılda kalıcı bir ismi olan bu hastalık ince bağırsakta görülmektedir. Bu hastalık kronik bir hastalıktır ve kişinin bir ömür bu hastalığa uygun bir yaşam tarzı yaşaması gerekmektedir. Bu hastalık ince bağırsağın glutene gösterdiği direncin göstergesidir.

Bağırsaklarda bulunan villuslar sayesinde emilim sağlanır. Bu emilimin hasar görmesinden meydana gelen bazı hastalıklar da oluşabilir. Onlardan biri de çölyak hastalığıdır

Kişi bu hastalığa aslında doğuştan yakalanmaktadır. Ancak bunu erken yaşlarda fark edemeyebilir. Bu hastalıkta kişinin oldukça yaşamını zorlayan ve sürekli olarak seçici ve dikkatli olmasına neden olan bir hastalıktır.

Vücudumuz gerekli yaşam fonksiyonlarını yerine getirmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Sindirimde oldukça önemli bir yere sahip olan bağırsaklarda bulunan villuslar bağırsakta gıdaların emilimini gerçekleştirerek bunu aktarır ve ihtiyacı olan tüm organlara enerji sağlar.

Ancak çölyak hastalığı bulunan kişilerde bu emilim görülemez. Çünkü çölyak hastalığı bulunan biri glutene karşı alerjisi vardır. Bu da vücutta aşırı hassasiyet olduğu için bağırsaktaki bulunan villusların şeklini bozarak villusların görevini engellemiş olur.

Vilusların emilim gerçekleştirememesi de kişinin sağlığını oldukça olumsuz etkileyen bir durumdur.

Çölyak hastalığında da diğer hastalıklarda olduğu gibi kalıtsal durumlar da söz konusudur. Normal bir insana göre ailesinden çölyak hastalığına yakalanmış birinin çölyak hastalığına yakalanma olasılığı daha fazladır. Çölyak hastalığının oluşum sebeplerinden biri olarak kalıtımı örnek verebiliriz.

 Ancak bazen kişinin geçirmiş olduğu ağır bir hastalık ve sonucunda olduğu bir ameliyat, bağırsakta bulunan villusların şeklini değiştirebilir ya da enfeksiyonlar da bu hastalığın oluşmasından yardımcı olabilir. Eğer bir kadın sancılı bir doğum geçirmiş ve tehli bir süreç geçirmiş ise çölyak hastalığı olması muhtemeldir.

Bunları yaşayan kişiler illa bu hastalığa yakalanacak diye bir kaide yoktur. Bu hastalık diğer hastalıklarda olduğu gibi doğrudan bağışıklık sistemiyle de alakası vardır. Bu durumları yaşayan ancak henüz hiç bir belirti yaşamayan kişiler de çoğunluktadır. Daha çok çocuklarda ve orta yaşlı bireylerde bu hastalık ortaya çıkar.

Bu da yine bağışıklık sisteminin o yaşlarda düşük olup olmamasına bağlıdır. Bu hastalık aslında bir sindirim hastalığı olduğu için sindirim büyük bir kısmını olumsuz bir şekilde etkileyecektir.

Kişinin bu hastalığa enfeksiyonlu bir şekilde yakalanması diğer sindirim organlarına da bu enfeksiyonun da taşınmasına yardımcı olacağı için bu hastalık müdahale edilmediği takdirde oldukça ciddi sonuçlar doğuracaktır.

Çölyak Hastalığı Belirtileri

Çoğu kişi bu hastalığa yakalasa bile belirtilerini çok uzun yıllar sonra yaşayabiliyorlar. Bu nedenden dolayı bu da bu hastalığın sinsi bir şekilde ilerlemesine neden oluyor. Çölyak hastalığına yakalanan birçok kişi bu hastalıktan şüphelenmeyerek belirtileri başka hastalıklarla ilişkilendiriyor.

Çölyak hastalığına yakalanan bir kişi buğdaylı arpalı çavdarlı ürünler tükettiğinde bu hastalık nedeniyle vücut bu besinlere tepki gösterecektir. Bu tepki de kişinin sindirim bozukluğuna neden olacaktır. Sindiriminde oldukça etkili olan bu hastalık kişide bazı belirtilerin oluşmasına neden olur. Ancak bu belirtiler genelde gluten içeren maddeler tüketildiği zaman meydana gelir.

İlk ve en yaygın belirti olarak hastalarda genelde karın bölgesinde şişkinlik oluşması olur. Bu şişkinlik aslında orada bir sorun olduğu anlamına gelmektedir. Kişi bir süreden sonra yaşamsal fonksiyonları kısıtlanarak enerjisi daha düşük bir halde gezer. Halsizlik yorgunluk hissine kapılır. Sindirimin kaliteli yapılmayışından kaynaklı kişide hızlı bir şekilde kilo kaybı yaşanır.

Bu kilo kaybı kişinin bağışıklık sistemini daha da düşürerek kişinin iştahsız bir hal almasına neden olur. Gerekli olan enerjiyi hücrelere sağlayamayan vücut aynı zamanda artık kasların da zayıflamasına yol açar. Bu kasların zayıflığı ve bağışıklık sisteminin düşmesi kişide diğer hastalıkları özellikle kan hastalıklarının oluşmasına neden olur.

Kişinin vücudunda biriken  maddeler bir süre sonra kişi de ödem oluşturur ve toksin oluşturur. bu ödemi de kişi özellikle ellerinde ayaklarından karnında hisseder. Toksin maddelerin vücutta artmasından kaynaklı kişi sanki her an büyük tuvaletini yapacakmış hissiyle dolaşır. Kişi aynı zamanda kemiklerinde eklemlerinde ağrı hissi duyar.

Tüm bunları yaşayan çölyak hastalığına yakalanan kişiler yaşıtlarına göre daha zayıf ve daha ufak görünüme sahip olmasına neden olur.

Çölyak Hastalığı Tedavisi

Çölyak hastalığı mutlaka müdahale edilmesi gereken hastalıklardan bir tanesidir. Aksi takdirde kişinin gelişimini giderek olumsuz etkileyecek ve buna bağlı olarak da bağışıklık sistemini bozacaktır. Bağışıklık sisteminin bozulmasıyla da beraber diğer hastalıklar da vücuda kolaylıkla girebileceklerdir.

Çölyak hastalığı tedavisi için mutlaka uzman bir hekime danışmanız gerekmektedir. İnce bağırsak otopsisi ve kan testleri sayesinde doktorlar bu kişinin belirtilerini de göz önünde bulundurarak çölyak hastalığı teşhisi koyarlar. Bu teşhisten sonra doktorun önereceği tek bir tedavi yöntemi olabilir.

Bu tedavi yöntemi sizlerin bağırsaklarında bulunan villusların eski görünümünü ve işlevini geri kazanmasını sağlayacaktır. Çölyak hastalığının tek tedavisi sıkı bir glutensiz diyettir. Kişi bu diyeti düzenli bir şekilde uygularsa çölyak hastalığının neden olduğu tahribat ortadan kalkacaktır. Bu iyileşme süreci kişiden kişiye ve kişinin yaşına da bağlı olarak değişmektedir.

Eğer kişi bu diyeti uygularsa bağışıklık sistemi de kuvvetli ise bu hastalığın iyileşme sürecine erken girmesine neden olur. Ancak orta yaşlı ya da yaşlı birinin bu bağırsağındaki sorunu halletmesi zor olabilir. Yapılan bu diyetin ardından eğer kişi tekrar gluten alımında bulunursa bağırsağın tekrar eski haline dönmesine neden olacaktır.

Bu belirtiler acıyı anında dindirmesi adına doktorlar tarafından birkaç koruyucu ilaç da verilebilir. Bu diyete uyduğunuz takdirde bu ilaçlara gereksinim duymayacaksınız.

Источник: https://evdesifa.com/colyak-hastaligi/

Ailenizde çölyak hastası varsa siz de dikkat etmelisiniz

Çölyak hastalığı bağırsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasına yol açan bir hastalıktır.

Çölyak hastalığı olan insanlar; buğday, arpa, çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta da bulunan bir protein olan ‘gluten’ e karşı hassasiyet gösterirler.

Bu kişiler gluten içeren gıdalarla beslendiklerinde ince bağırsaklarında oluşan immunolojik reaksiyonlar sonucu hücrelerde iltihap ve hasar oluşturur.

Oluşan bu hasar sonrasında besin maddelerinin sindirimi ve emilimi bozulacağından, ishal ve zamanla vücutta bazı maddelerin eksikliği ortaya çıkar. Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır ve hastaların yüzde10 kadarında ailede çölyak hastalığı olan başka bireyler vardır. Çift yumurta ikizlerinde yüzde30 oranında görülürken, tek yumurta ikizlerinde görülme oranı yüzde70’tir.

Stres de çölyaka zemin hazırlıyor

Bazı viral enfeksiyonlar ve stres durumları hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabilir. Her yaşta ortaya çıkarsa da 8-12 aylık çocuklarda ve 30-40 yaş aralığında daha sıktır. İleri yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir.

“Latent” veya “sessiz çölyak” hastalığı ise, bu hastalığa ait tipik bulguların olmadığı fakat kalıtsal yatkınlığı olan hastalar için kullanılan bir terimdir. Bu hastalarda zamanla çölyak hastalığı yerleşir. Çölyak hastalığının gerçek sıklığı bilinmemektedir.

Kan bankasındaki kanlar üzerinde yapılan serolojik çalışmalar her 300 kişiden birinde bu hastalığın bulunabileceğini düşündürmektedir.

Çölyak; ishal, şişkinlik ve karın ağrısı ile kendini belli ediyor

Emilim ve sindirim bozukluğunun derecesine bağlı olarak Çölyak hastalığı çocuklarda ve erişkinlerde farklı belirtilerle kendini gösterir. Çocuklarda gelişme ve büyüme geriliği çölyak hastalığının erken bulgusu olabilir.

Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, huysuzluk, uyuklama, davranış bozuklukları ve okulda başarısızlık görülebilecek diğer belirtilerdir. Bulguların ortaya çıkması ve şiddetlenmesi yıllar sürebilir.

Çölyak hastalığı erişkinlerde genellikle 30-40 yaş civarında ortaya çıkarsa da daha ileri yaşlarda da görülebilir. Hastalıklı kişilerde belirtiler iki şekilde kendini gösterir:

  • Emilim bozukluğuna bağlı olanlar
  • Besin, mineral ve vitamin eksikliğine bağlı olanlardır.

Hastalarda temel besin kaynakları olan; protein, karbonhidrat ve yağ emilimi bozulmuştur ve en ciddi emilimi bozulan ise yağlardır.

Yağ emiliminin bozulması sonucu hastalarda ishal ve şişkinlik şikayetleri ortaya çıkabilir.

Karbon hidrat emilim bozukluğu sonucu ise hastalarda laktoz intoleransı ortaya çıkar, bu durum sütlü yiyecekler sonrası hastalarda karın ağrısı ve şişkinlik gibi şikayetlere neden olabilir.

Hastalarda beslenme bozukluğu, vitamin ve mineral yetersizliğine bağlı olarak;

  • Zayıflama ve ödem
  • Kansızlık (demir ve B12 vitamin eksikliği)
  • Kemik erimesi (osteoporoz)
  • Kolay çürüme (K vitamin eksikliği)
  • Sinir hasarı =periferik nöropati (B12 ve B1 vitamin eksikliği)
  • Kısırlık (adet bozukluğu, düşükler)
  • Kas güçsüzlüğü (potasyum, magnezyum yetersizliği)
  • Saç dökülmesi
  • İştahsızlıktır.

Nasıl teşhis edilir?

Çölyak hastalığından şüphelenildiğinde, ayrıntılı bir muayeneden sonra bazı kan ve dışkı testleri istenir.

Kalsiyum, magnezyum, potasyum, protein, kolesterol, B12 vitamini, A vitamini, folik asit ve demir gibi bu hastalıkta vücutta eksilebilecek bazı maddelerin kandaki seviyelerinin ölçülmesi, tam kan sayımının yapılması ve iltihap belirteçlerinin kontrol edilmesi yanında; çölyak hastalığının teşhisinde kullanılan bazı testlerin de yapılması gerekir.

Çölyak hastalığının tanısında mutlaka yapılması gereken bir diğer inceleme, ince bağırsak mukoza biyopsisidir. Özellikle belirgin kilo kaybı, karın ağrısı, kansızlık, gece terlemeleri ve kanama gibi bulguları olan hastalarda bu incelemelerin yapılması ve gerektiğinde bilgisayarlı batın tomografisi gibi başka görüntüleme yöntemlerine başvurulması gerekebilir.

Tedavi

Erken dönemde teşhis edilmediğinde çölyak hastalığı ciddi problemlere yol açabilir.

Yukarıda tarif edilen bulgulara benzer şikayetleri veya ailesinde çölyak hastalığı öyküsü olanların bir iç hastalıkları uzmanı veya gastroenteroloji uzmanına başvurmaları gerekir.

Çölyak hastalığı olanların yüzde10 kadarında; anne, baba, kardeş veya çocuklarında da aynı hastalık görülebilir. Gebelik döneminde kansızlığı belirgin ölçüde şiddetlenen kadınların çölyak hastalığı yönünden araştırılması gerekir.

Çölyak hastalığında tedavinin temelini sıkı bir glutensiz diyet uygulanması oluşturur

Bu amaçla gluten içeren tahıl ürünleri (buğday, arpa ve çavdar) kullanılarak yapılan gıda maddelerinin kesinlikle yenmemesi gerekir. Pirinç, mısır, patates ve soya unundan yapılmış ürünler yenilebilir. Meyve, sebze, yumurta ve et ürünlerinin yenmesinde sakınca yoktur.

Gluten içermeyen bir diyetin uygulanması normal beslenmeye göre daha pahalı, güç ve sıkıcı olabilir. Bu nedenle kesin tanı konulmadan bu tür bir diyetin uygulanması tavsiye edilmez.

Bu hastalarda laktoz eksikliği (laktoz intoleransı) de olabildiğinden başlangıçta süt ve sütlü gıdaların alınmaması önerilir.

Glutensiz diyete başlanmasından günler sonra şikayetlerde azalma görülmeye başlar. Şikayetlerin tamamıyla ortadan kalkmasına rağmen bağırsak mukozasının tamam olarak iyileşmesi bazen 2 yıl kadar sürebilirse de bağırsak mukozasındaki iyileşme genellikle 3-6 ay içinde gerçekleşir.

Çölyak hastalığında ilaç tedavisi yoktur

Sıkı bir glutensiz diyet uygulayan hastalarda hastalık genelde iyi bir gidiş gösterir. Tedavi edilmeyen vakalarda uzun dönemde (20-30 yıl) ortaya çıkabilecek ciddi bir hastalıklar arasında; ince bağırsak lenfoması, ince bağırsak ülserleri ve kollajenöz çölyak hastalığı sayılabilir. Sıkı diyet ile kansere dönüşüm engellenebilir.

Güncellenme Tarihi: 30 Nisan 2009Yayınlanma Tarihi: 30 Nisan 2009

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/colyak-hastaligi/

Çölyak Hastalığı Belirtileri Nelerdir? 9 En Yaygın Belirti – APPVICE

Çölyak Hastalığı İyileşir Mi?

Çölyak hastalığı belirtileri, sindirim sorunları ve beslenme yetersizlikleri de dâhil olmak üzere çok sayıda olumsuz etkiye neden olabilmektedir.

Çölyak hastalığı, bağışıklık sisteminin glütene verdiği otoimmün tepkinin, ince bağırsakta iltihaplanma ve hasara neden olduğu bir hastalıktır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de nüfusun yaklaşık %0,3 ila 1’inin çölyak hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Glüten, buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein türüdür.

Çölyak hastalığının en sık görülen 9 işaret ve belirtisini sizler için listeledik.

Çölyak hastalığı belirtileri şunlardır:

1. İshal

Yumuşak ve sulu bir dışkı, çölyak hastalığı teşhisi konulmadan önce, birçok kişinin karşılaştığı ilk belirtilerden birisidir.

Küçük çaplı bir çalışmada, çölyak hastalarının %79’u tedaviden önce ishal olduklarını bildirmiştir. Tedavinden sonra ise bu hastaların yalnızca %17’sinde kronik ishal devam etmiştir.
215 kişiyle yapılan başka bir araştırmada, ishalin tedavi edilmemiş çölyak hastalığının en sık görülen belirtisi olduğu tespit edilmiştir.

Birçok hastada ishalin azaltılması birkaç günlük bir tedavi gerektirirken, belirtilerin tamamen iyileşmesi ortalama dört haftayı bulmaktadır

Bununla birlikte, ishale neden olan başka birçok etken vardır; enfeksiyonlar, başka gıdalara karşı geliştirilen intoleranslar veya diğer bağırsak sorunları bunlardan bazılarıdır.

ÖZET

İshal, çölyak hastalığının en yaygın belirtilerinden birisidir. Uygulanacak tedavi, birkaç gün ila birkaç haftalık bir zaman dilimi içerisinde ishali azaltabilir ve iyileştirebilir.

2. Şişkinlik

Şişkinlik, çölyak hastalarında görülen yaygın belirtilerden bir başkasıdır.

Çölyak hastalığı sindirim sisteminde iltihaplanmaya sebep olabilir. Bunun sonucunda da şişkinlik gibi başka birçok sindirim problemi görülebilir.

1.032 yetişkinle yapılan bir çalışma, şişkinliğin en yaygın belirtilerden birisi olduğunu göstermiştir. Çalışmaya katılan insanların %73’ü hastalık teşhisi konulmadan önce şişkinlik hissettiklerini belirtmişlerdir.

Benzer şekilde, başka bir çalışma, çölyak hastalarının çoğunun şişkinlikten rahatsız olduklarını göstermiştir. Bu semptom, glütensiz bir beslenme düzenine geçildikten sonra çarpıcı biçimde iyileşmiştir. Glüten, çölyak hastalığı olmayanlarda bile şişkinlik benzeri sindirim sorunlarına yol açabilmektedir.

Bir çalışmada, çölyak hastası olmayan ama sindirim sorunları yaşayan 34 kişi gözlem altına alınmıştır. Glütensiz bir diyete geçildiğinde bu belirtilerin iyileştiği görülmüştür. Katılımcılara daha sonra altı hafta boyunca her gün ya 16 gram glüten ya da plasebo verilmiştir.

Sadece bir hafta içinde, glüten alanlar, öncekine göre çok daha fazla şişkinlik yaşamışlardır. Bu kişilerde görülen diğer semptomlar da iyice kötüye gitmiştir. Çölyak hastalığından başka, şişkinliğin arkasındaki diğer nedenler kabızlık, bağırsak tıkanması, kronik gaz ve sindirim bozukluklarıdır.
ÖZET

Çölyak hastaları sıklıkla şişkinlikten şikâyet ederler. İlginç bir şekilde glüten, çölyak hastalığı olmayan bireylerde de şişkinliğe neden olabilir.

3. Gaz

Aşırı gaz, tedavi görmemiş çölyak hastalarının yaşadığı yaygın bir sindirim sorunudur. Küçük çaplı bir çalışmada gaz, çölyak hastalarında glüten tüketiminin neden olduğu en yaygın belirtilerden birisi olarak öne çıkmıştır.

Benzer bir şekilde, kuzey Hindistan’daki 96 yetişkin çölyak hastasının incelendiği bir çalışma, hastaların %9.4’ünde aşırı gaz ve şişkinlik olduğunu raporlamıştır. Bununla birlikte, gaza neden olan başka birçok etken olduğu da unutulmamalıdır. Yüksek gaz şikâyeti olan 150 kişi üzerinde yapılan testlerde, yalnızca iki kişinin çölyak hastası olduğu anlaşılmıştır.

Kabızlık, hazımsızlık, hava yutmak, laktoz intoleransı ve irritabl bağırsak sendromu gibi rahatsızlıklar, gaz sorununun diğer yaygın nedenlerinden bazılarıdır.

ÖZET

Çalışmalar gösteriyor ki; gaz, tedavi edilmemiş çölyak hastalığının en yaygın belirtilerinden birisidir. Ancak gaza neden olabilecek başka rahatsızlıklar olduğu da unutulmamalıdır.

Çölyak İçin Uzman Diyetisyeniniz ile Hemen Görüşün:

Başla tuşuna basarak Appvice uygulaması üzerinden diyetisyeninizle hemen görüşebilirsiniz.

Diyetisyene Sor

4. Yorgunluk

Çölyak hastalığı olanlarda bitkinlik ve yorgunluk yaygın olarak görülür.

Daha önce tedavi görmemiş 51 çölyak hastasının katıldığı bir çalışmada, katılımcıların, glütensiz bir beslenme düzenine geçmiş olanlara göre daha şiddetli yorgunluk ve yorgunlukla ilişkili sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir.

Başka bir çalışma, çölyak hastalığı olanlarda, uyku bozukluklarının görülme ihtimalinin daha çok olduğunu belirlemiştir. Uyku bozuklukları da yorgunluğu iyice artırmaktadır. Ek olarak, tedavi edilmemiş çölyak hastalığı ince bağırsaklara zarar verebilir ve bu da yorgunluğa yol açabilecek vitamin ve mineral eksikliklerine neden olur.

Enfeksiyon, tiroid problemleri, depresyon ve anemi gibi rahatsızlıklar da yorgunluğun nedeni olabilirler.
ÖZET

Yorgunluk, çölyak hastalığı olanlarda yaygın bir sorundur. Çalışmalar, çölyak hastalığı olanlarda sıkça görülen uyku bozuklukları ve beslenme yetersizliklerinin bu sorunun daha çok büyümesine neden olduklarını tespit etmiştir.

5. Kilo kaybı

Çölyak hastalığı belirtileri arasında ilk görülenler hızlı kilo kaybı veya kiloyu koruma zorluğudur. Bunun sebebi, vücudunuzun besinlerin emilimini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirememesidir. Bu durum potansiyel olarak beslenme yetersizliğine ve kilo kaybına sebep olacaktır.

Çölyak hastası 112 katılımcının yer aldığı bir çalışmada, katılımcıların %23’ünün kilo kaybı yaşadığı belirlenmiş, kilo kaybının, ishal, yorgunluk ve mide ağrısından sonraki en yaygın belirti olduğu tespit edilmiştir.

Çölyak hastalığı teşhisi konulmuş yaşlılarla yapılan küçük çaplı başka bir çalışmada, kilo kaybının en yaygın belirtilerden biri olduğu görülmüştür. Tedavi sonrası bu kişilerde semptomlar ortadan kalkarken, her biri ortalama 7.75 kilo almıştır.

Buna paralel olarak, çölyak hastası 42 çocuğun takip edildiği bir çalışmada, diyetlerinden glüten çıkarıldıktan sonra, çocukların kayda değer bir şekilde kilo aldıkları belirlenmiştir.

Diyabet, kanser, depresyon veya tiroid sorunları da açıklanamayan kilo kayıplarına neden olabilirler.

ÖZET

Çölyak hastalığı olan birçok insan nedeni anlaşılamayan kilo kayıpları yaşar. Ancak, glütensiz bir diyeti tam olarak uygulamak, insanların vücut ağırlıklarını artırmalarına genellikle yardımcı olur.

6. Demir eksikliği anemisi

Çölyak hastalığı, bağırsaklardaki besin emilimini bozabilir ve demir eksikliği anemisine yol açabilir. Bu hastalık vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin eksikliği sebebiyle ortaya çıkar.

Demir eksikliği anemisinin belirtileri arasında yorgunluk, zayıflık, göğüs ağrısı, baş ağrısı, saç dökülmesi ve baş dönmesi vardır.

Çölyak hastası 34 çocuğun takip edildiği bir çalışmada, çocukların yaklaşık %15’inde hafif ve orta arası demir eksikliği anemisi tespit edilmiştir.

Demir eksikliği anemisi olan 84 kişinin katıldığı bir çalışmada, katılımcıların %7’sinin çölyak hastası olduğu belirlenmiştir. Glütensiz bir diyete başladıktan sonra bu kişilerdeki serum demir seviyeleri ciddi oranda artmıştır.

727 çölyak hastasıyla yapılan başka bir çalışmada, katılımcıların %23’ünün anemi olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak, çölyak hastalığının neden olduğu ince bağırsakta ağır hasar ve kemiklerde kalsiyum eksikliği gibi durumların görülme ihtimali, anemisi olanlarda iki katına çıkmıştır.

Diğer yandan, yetersiz beslenme, aspirin gibi ağrı kesicilerin uzun süreli kullanımı, ağır adet kanamaları veya peptik ülserler nedeniyle yaşanan kan kayıpları gibi etkenler de demir eksikliği anemisinin potansiyel nedenleri arasındadır.

ÖZET

Çölyak hastalığı vücuttaki besin emilimini olumsuz etkiler. Bu da demir eksikliği anemisine yol açabilir. Ancak, demir eksikliği anemisi yalnızca çölyak hastalığından kaynaklanmaz.

7. Kabızlık

Çölyak hastalığı bazı insanlarda ishale sebep olurken, bazılarında da kabızlığa yol açabilir Çölyak hastalığı, ince bağırsaklarda besin emiliminden sorumlu, şekli parmağa benzeyen ince çıkıntılara, yani villuslara zarar verir.

Yiyecekler sindirim sisteminde ilerlerken, villuslar besin emilimini tam olarak gerçekleştiremeyebilir, ancak onun yerine dışkıyla atılması gereken sudan alabilirler. Bu da dışkının kurumasına neden olur ve devamında atılmasını zorlaştırır. Sonuç kabızlık.

Glüten içermeyen katı bir diyetle bile, çölyak hastalığı olanların kabızlıktan kurtulmaları zor olabilir.

Bunun nedeni, glütensiz bir diyetin, tahıl gibi yüksek lif içeren yiyecekleri yasaklamasıdır. Normalde bağırsakların çalışmasında düzenleyici bir rolü olan lifli gıdaların azalması dışkı sıklığını da azaltır.

Diğer yandan, fiziksel hareketsizlik, su kaybı ve zayıf bir beslenme de kabızlığa yol açabilir.

ÖZET

Çölyak hastalığı, ince bağırsakta gereğinden fazla su emilimine neden olabilmektedir. Bu durumda kabızlık ortaya çıkar. Diğer yandan, glütensiz bir diyet de lifli gıdaların alımını azalttığı için kabızlığa sebep olabilir.

8. Depresyon

Çölyak hastalığının fiziksel belirtilerinin yanı sıra, depresyon gibi psikolojik belirtileri de yaygındır.

29 çalışma üzerinden yapılan bir analizde, depresyonun, çölyak hastalığı olan yetişkinlerde, nüfusun geneline göre daha yaygın ve şiddetli olarak görüldüğü tespit edilmiştir.

48 kişi ile yapılan küçük çaplı bir çalışmada da, benzer şekilde, çölyak hastalığı olanların, kontrol grubunda olanlara göre depresyon belirtileri gösterme ihtimallerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

2.265 çölyak hastasıyla yapılan bir çalışmada, katılımcıların %39’u depresyonda olduklarını söylemişlerdir. Bu çalışmada dikkat çekilen nokta, glütensiz bir diyetin uzun süre uygulanmasıyla, depresyon belirtilerinin ortaya çıkma riskinin azalması arasında bir ilişkinin var olduğudur.

Bununla birlikte, hormon seviyelerindeki dalgalanmalar, stres, üzüntü ve hatta genetik etkenler gibi başka birçok depresyon sebebi olabilir.

ÖZET

Çölyak hastalığı depresyon riskinin artmasıyla ilişkilidir. Ancak, uzun süre glütensiz bir diyet uygulamak, depresyon riskini azaltabilir.

9. Kaşıntılı döküntü

Çölyak hastalığı, dirseklerde, dizlerde veya kalçalarda oluşabilecek kaşıntılı ve kabarcıklı bir tür cilt döküntüsü olan dermatit herpetiformise neden olabilir.

Çölyak hastalığı olanların yaklaşık% 17’si bu döküntüyle karşılaşır. Tanı konulmasına yardımcı olan belirtilerden biridir. Teşhisten sonra uygulanan tedaviye uyulmadığı takdirde de ortaya çıkabilmektedir.

Çölyak hastalığı belirtileri bazı kişilerde sindirim bozuklukları yerine deri döküntüsüne neden olabilmektedir. Gerçekten de, dermatit herpetiformis görülen çölyak hastalarının %10’undan daha azında çölyak hastalığının neden olduğu sindirim sorunları görülür. Kaşıntılı döküntünün diğer nedenleri arasında egzama, sedef, dermatit ve kurdeşen sayılabilir.

ÖZET

Çölyak hastalığı, bir çeşit kaşıntılı deri döküntüsüne sebep olabilir. Bu döküntünün görüldüğü birçok çölyak hastasında, diğer mide-bağırsak belirtileri gözlenmez.

Çölyak Hastalığının Belirtileri ile Nasıl Başa Çıkılır?

Çölyak hastalığının tedavisi yoktur ve ömür boyu sürer.

Çölyak hastalığı diyeti sayesinde belirtilerle kolayca başa çıkabilirsiniz.

Bu da buğday, arpa ve çavdar gibi glütenli yiyeceklerle birlikte ve yulaf gibi glüten bulaşma ihtimali olan yiyeceklerin beslenme planından çıkarılması anlamına gelmektedir. Bu tür ürünler yalnızca etiketlerinde glüten içermez ibaresi taşıyorlarsa tüketilebilirler.

Çölyak Hastaları Ne Yiyemez?

“Glüten içermez” ibaresi taşımadıkları sürece çölyak hastalarının yememesi gereken besinler şunlardır:

  • Pastalar
  • Ekmek
  • Kekler
  • Çörekler
  • Kraker
  • Kurabiyeler
  • Bira
  • Salata sosları
  • Salçalar
  • Yemek sosları

Çölyak Hastaları Ne Yiyebilir?

Piyasada bol miktarda besleyici ve doğal glütensiz besin bulunmaktadır. İşlenmiş yiyecekleri bırakarak, yiyecek seçmeyerek ve etiket okumayı alışkanlık haline getirerek, glütensiz diyetinizi oldukça kolay bir şekilde uygulayabilirsiniz.

Çölyak hastalığı diyeti içinde bulunması gereken yiyecekler aşağıdaki gibidir:

  • Kırmızı et, beyaz et ve deniz ürünleri
  • Yumurta
  • Süt ürünleri
  • Meyveler
  • Kinoa, pirinç, karabuğday ve darı gibi glütensiz tahıllar
  • Sebzeler
  • Kuru bakliyat
  • Kuruyemişler
  • Sağlıklı yağlar
  • Yeşillikler ve baharatlar

Çölyak hastası olabileceğinizden şüpheleniyorsanız, doktorunuza gidin ve gerekli testleri yaptırın. Gerekiyorsa glütensiz bir diyet planı oluşturun. Çölyak hastalığı ile ilgili testleri yaptırmadan önce kesinlikle glüten almayı bırakmayın. Aksi takdirde test sonuçları sizi yanıltabilir.

ÖZET

Glütensiz bir diyet çölyak hastalığının belirtilerini azaltabilir. Buğday, arpa ve çavdar içeren ürünler tüketilmemeli ve doğal olarak glüten içermeyen ürünler tercih edilmelidir.

SONUÇ

Çölyak hastalığı ciddi bir rahatsızlıktır. Glüten tüketimine bağlı olarak bağışıklık sistemi, ince bağırsağa zarar verir.

Tedavi uygulanmadığı takdirde çölyak hastalığı, sindirim sorunları, beslenme yetersizliği, kilo kaybı ve yorgunluk gibi birçok yan etkiye sebebiyet verebilir.

Çölyak hastalığından şüpheleniyorsanız, test yaptırmak için doktorunuzla görüşün. Çölyak hastalığı olanlar, glütensiz bir diyet uygulayarak bu hastalığın neden olduğu semptomları azaltabilirler.

Bu makale Appvice Diyetetik Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

ortalama puan: 3,00 , 2 oy

Источник: https://getappvice.com/tr/colyak-hastaligi-belirtileri-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть