Depresyon Terapisi

içerik

Depresyon için bilişsel-Davranış Terapisi

Depresyon Terapisi
Algılama Davranış Terapisi Depresyon

Bilişsel Davranış Terapisi (CBT) psikoterapinin bir türüdür.Bu terapi biçimi, ruh hallerini ve davranışları değiştirmek için düşünce kalıplarını değiştirir: Olumsuz eylemlerin veya duyguların şu andaki çarpıtılmış inanç veya düşüncelerin sonucu olduğu düşüncesine dayanmaktadır, bilinçsiz kuvvetler değil geçmiş.

Bilişsel terapi ve davranış terapisinin bir karışımıdır Bilişsel terapi, ruh halinde ve düşünceler üzerinde durmaktadır Davranış terapisi, özellikle eylemleri ve davranışları hedeflemektedir.

BTT'nin kombine yaklaşımını uygulayan bir terapist, yapılandırılmış bir ortamda sizinle birlikte çalışmaktadır.

Siz ve terapistiniz belirli negatif düşünce kalıplarını ve b Zorlayıcı ya da stresli durumlara davranışsal tepkiler.

Tedavi, stres yaratan kişilere yanıt vermek için daha dengeli ve yapıcı yollar geliştirmeyi içerir. İdeal olarak, bu yeni tepkiler, rahatsız edici davranış veya bozukluğun asgariye indirilmesine veya ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır.

TCMB ilkeleri terapist ofisinin dışında da uygulanabilir. Çevrimiçi bilişsel davranış terapisi bir örnektir. Depresyon ve anksiyete belirtilerini çevrimiçi olarak izlemenize ve yönetmenize yardımcı olmak için TCMB ilkelerini kullanır.

TCMB, psikoanaliz ve psikodinamik terapilere göre daha kısa vadeli bir yaklaşımdır. Diğer tedavi türleri, keşfi ve tedavisi için birkaç yıl gerektirebilir. TCMB genellikle 10 ila 20 oturum gerektirir.

Oturumlar, depresyonunuza neden olan veya bunlara katkıda bulunan mevcut yaşam durumlarını belirleme fırsatları sunar. Siz ve terapistiniz, depresyona yol açan mevcut düşünme biçimlerini veya çarpık algılamaları belirler.

Bu, psikanalizden farklıdır. Bu tür terapiler, karşı karşıya olduğunuz sorunların bilinçsiz bir kaynağı keşfetmek için hayat hikayeniz boyunca geri çalışmayı gerektirir.

CBT'nin bir parçası olarak bir günlük tutmanız istenebilir. Dergide hayat olayları ve tepkilerinizi kaydedecek bir yer bulunmaktadır. Terapist, tepkileri ve düşünce kalıplarını yıkıcı düşüncenin birkaç kategorisine yıkmanıza yardımcı olabilir. Bunlar arasında şunlar sayılabilir:

  • tamamen veya hiç düşünme: dünyayı mutlak, siyah-beyaz terimlerle görmek
  • olumlu diskalifiye etme: olumlu deneyimleri herhangi bir nedenle “saymama” otomatik negatif reaksiyonlar: Alışkanlık duymak, azar düşünmek
  • bir olayın önemini büyütmek veya en aza indirmek: belirli bir olay veya an hakkında daha büyük bir anlaşma yapma
  • aşırı genelleme: tek bir olayın aşırı derecede geniş sonuçları çıkartmak
  • kişiselleştirme: almak Kişisel olarak ya da kişisel olarak şeyler hissetmek, size özel olarak yönlendirilir
  • zihinsel filtre: tek bir olumsuz detayı seçer ve yalnızca olayın üzerinde durur böylece gerçekliğin vizyonu daha karanlıklaşır.
  • Siz ve terapistiniz, günlüğün yerini değiştirmek için kullanabilir olumsuz düşünce kalıpları veya algıları daha yapıcı olanlarla ilişkilendirmek.

Bozulmuş düşünceleri ve tepkileri kontrol altına alma ve değiştirmeyi öğrenme

  • dış durumları ve tepkileri ya da duygusal davranışları doğru ve kapsamlı bir şekilde öğrenmeyi öğrenme
  • doğru ve dengeli bir şekilde konuşun
  • özdeğerlendirmeyi kullanarak uygun şekilde yansıtacak ve cevap verecektir.
  • Bu başa çıkma yöntemlerini kendiniz veya terapistinizle uygulayabilirsiniz. Alternatif olarak bunları zorluklarla karşı karşıya kaldığınız kontrollü ortamlarda uygulayabilirsiniz. Bu ayarları, başarıyla yanıt verme becerinizi geliştirmek için kullanabilirsiniz. Başka bir seçenek ise çevrimiçi CBT'dir. Bu yöntemleri evinizin veya ofisinizin rahatlığında kullanmanızı sağlar.

Bozukluklar CBT hangi rahatsızlıkları tedavi edebilir?

Bilişsel davranışçı terapi, çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde çeşitli bozuklukları ve rahatsızlıkları tedavi etmek için yaygın olarak kullanılmaktadır.

ansiklopedi bozuklukları

  • dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
  • bipolar bozukluk
  • davranış bozukluğu
  • depresyon (999) Bu rahatsızlıklar ve koşullar şunları içerir:
  • antisosyal davranışlar (hayvanları veya diğer insanlara yalan söylemek, çalmak,
  • aşırı yeme, anoreksiya ve bulimia gibi yeme bozuklukları
  • genel stres
  • kişilik bozuklukları
  • fobiler
  • şizofreni
  • cinsel sorunlar
  • uyku bozuklukları
  • sosyal beceri sorunları > madde bağımlılığı
  • Bilişsel davranışçı terapi depresyona yardımcı olmak için diğer tedavilerle kombine edilebilir.
  • CBTArefree riskleri var mı?

TCMB ile ilişkili uzun vadeli duygusal risk çok az. Ancak ağrılı duygu ve deneyimleri keşfetmek stresli olabilir. Tedavi, aksi halde kaçınılacak durumlarla karşılaşabilir. Örneğin, kalabalıktan korktuğunuzda, halka açık yerlerde vakit geçirmeniz istenebilir. Alternatif olarak, depresyonunuza neden olan sevdiklerinizin ölümüyle yüzleşmeniz gerekebilir.

Bu senaryolar, stresli veya olumsuz durumlara karşı değişen yanıtları uygulamak için fırsatlar sağlayabilir. Terapinin nihai amacı, endişe ve stresle nasıl baş edebileceklerini güvenli ve yapıcı bir şekilde öğretmektir.

Uzman, uzmanın ne derseceğini söyler

“Bilişsel davranışçı terapi için, belirli problemleri tedavi etmede çok etkili olduğunu öne süren büyük bir gelgit dalgası var”, Simon Rego, Psy. D. New York'taki Montefiore Tıp Merkezi, Healthline'a verdiği demeçte. “Delil genişliği diğer psikoterapi biçimleri için geniş değildir. “

Diğer terapilerin eşit derecede etkili ve yararlı olmadığını söylemek yanlış değildir. Rego, “Sadece çalışılabilecek herhangi bir şeye yeterince uymuyor” diyor. “Kognitif-davranışçı terapi sonuçlarına ilişkin daha fazla kanıta dayalı çalışmalar, başka hiçbir türe göre daha fazla yapılmadı. “

Источник: https://tr.oldmedic.com/cognitive-behavioral-therapy-for-depression-5121

Depresyon hastalarıyla ilgili güncel ve detaylı bilgiler

Depresyon Terapisi

Her ne kadar günlük hayatımızda moralimiz bozulduğunda ya da canımızı sıkan bir durum ile karşılaştığımızda hemen “depresyondayım” desek de depresyon, belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilen, psikolojik, biyolojik ve sosyal faktörlerin birleşiminden oluşan son derece karmaşık bir duygu durum bozukluğudur. Depresyon belirtileri bireyler arasında farklılık gösterebileceği gibi en sık karşılaşılan karakteristik özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Ümitsizlik, değersizlik ve çaresizlik hisleri
  • Duyguları kontrol edememe
  • Günlük aktivitelere duyulan ilginin azalması
  • İştahta belirgin artış/azalış
  • Kiloda belirgin artış/azalış
  • Uyku düzeninde belirgin değişimler
  • Belirgin öfke ve huzursuzluk
  • Belirgin enerji kaybı
  • Kendinden nefret etme, şiddetli suçluluk duygusu
  • Dikkatsiz davranışlarda artış
  • Odaklanmakta problem
  • Nedeni belli olmayan fiziksel ağrılar

Depresyondaki bazı kişiler yaşadıkları durumu “derin bir boşluk duygusu” şeklinde tanımlarken bazı bireyler ise yaşam ile bağlantıları kopmuş, boş bir duygusuzluk hali şeklinde ifade edebilirler. Özellikle erkeklerde depresyon belirtileri genellikle şiddetli öfke nöbetleri ve huzursuzluk şeklinde olabilirken kadınlarda yoğun hissizlik, yaşamdan ze alamama şeklinde kendisini gösterebilir.

Depresyon ve Ağlama Krizleri

Ağlamak her ne kadar depresyonun formal teşhis kriterleri arasında yer almasa da birçok kişi depresyondayken engel olamadıkları ağlama atakları geçirdiklerini ifade eder. Eğer engel olamadığınız biçimde, normalden daha fazla ağladığınızı düşünüyorsanız depresyonun diğer belirtilerini de gösterip göstermediğinizi gözden geçirmeniz faydalı olacaktır.

Kadınlarda depresyon belirtileri genellikle;

  • Kilo ve iştahta artış, özellikle karbonhidrat ağırlıklı beslenmeye yönelme
  • Artan uyku ihtiyacı
  • Yoğun suçluluk duyguları
  • Mevsime bağlı depresyon

Şeklinde kendisini gösterirken erkeklerde depresyon daha dışa dönük belirtilerle kendisini gösterebilir;

  • Uzun saatler çalışma
  • Yakın çevreyi oluşturan aile ve arkadaşlardan uzaklaşma
  • Madde kullanımı
  • Şiddete eğilimin artması, öfke nöbetleri
  • Sadakatsizlik gibi riskli davranışlarda artış.

Gençlerde görülen depresyon genellikle üzüntü nöbetlerinden çok huzursuzluk, öfke ve ajitasyon şeklinde kendisini gösterebilir. Depresyondaki gençlerde baş ağrısı, karın ağrısı gibi nedeni belli olmayan fiziksel ağrılar da görülebilir.

Yaşlı bireylerde görülen depr esyon ise duygusal belirtilerden çok vücutta nedeni belli olmayan ağrılar, hafıza kayıpları gibi fiziksel belirtilerle kendisini gösterir. Kişisel bakımlarını aksatma ve kullanılması gereken ilaçları kullanmama gibi depresyon belirtileri de görülebilir.

Depresyon ve Cinsellik

Depresyon tanısı konan kişilerin cinsel yaşamlarında problem yaşaması oldukça sık karşılaşılan bir durumdur. Depresyon ile birlikte orgazm olamama, ereksiyon sorunları gibi problemler görülebilir ancak depresyon ile birlikte görülen cinsel problemler uygun tedavi yöntemleriyle rahatlıkla tedavi edilebilir.

Cinsellik ihtiyacı beynimizde başlar ve vücudumuzun cinsellik ile ilgili organlarına ulaşması gereken komutlar nörotransmitterlar aracılığıyla iletilir.

Depresyon ve diğer duygu durum bozukluklarında cinsel isteksizlik gibi problemler yaşanmasının temel nedeni beynin bu nörotransmitterlar aracılığıyla iletişim kuran bölümlerinin olması gerektiği gibi çalışmamasıdır.

Depresyon tanısı konan birçok erkek ve kadının cinsel istekte azalma ya da hiç cinsel istek duymama gibi şikayetler duymaları bu nedenledir.

Antidepresan kullanımı cinsel isteksizliğe neden olur mu?

Depresyon gibi duygu durum bozukluklarında doktorlar tarafından önerildiği taktirde antidepresan kullanımı etkili ve gerekli araçlar olsa da özellikle (SSRIs) olarak bilinen bazı antidepresan türleri istenmeyen yan etkilere neden olabilirler.

Antidepresanlar nörotransmitter olarak bilinen beyin kimyasallarının yapısı nı değiştirerek depresyondaki bireylerin duygu durumlarını iyileştirmeye yardımcı olurlar. Cinsellikle ilgili ihtiyaçlarımızda da aynı kimyasallar etkilidir.

Bu nedenle antidepresanların, vücudumuzda cinsellikle ilgili mesajların iletilmesinden sorumlu olan sinir yolarını da etkileyerek cinsel problemlere yol açabildiği bilinmektedir.

Kullanılan ilacın dozu arttıkça cinsel sorunlarla ilgili şikayetler de artabilir.

Antidepresan kullanımıyla ilişkili olabilecek cinsel sorunlar nelerdir?

Antidepresan kullanımıyla birlikte görülebilen cinsel problemler;

  • Cinsel birleşmeyi başlatamama
  • Sertleşme problemleri ya da geç boşalma
  • Cinsel isteksizlik
  • Orgazm olamama

Источник: https://www.psikologofisi.com/depresyon/tedavisi-ne-kadar-surer

Depresyon Tedavisi, Nasıl Geçer?

Depresyon Terapisi

Depresyon, ruh halinde meydana gelen düzensizlikler olarak ifade edilebilir. Kalıcı bir üzüntü hissine ve ilgi kaybına sebep olur.

Diğer isimleri klinik depresyon veya depresif düzensizlik olup, düşüncelerinizi, nasıl hissettiğinizi ve davranışlarınızı etkileyerek, fiziksel ve duygusal sorunlar yaşamanıza neden olur.

Gündelik aktiviteleri gerçekleştirmede ve bazen de hayatın yaşamaya değer olmadığını düşünmenize neden olabilir.

Depresyon bir zayıflık değildir ve kolaylıkla atlatabileceğiniz bir durumdur. Depresyon uzun süreli bir tedavi gerektirebilir. Ancak kesinlikle cesaretinizi kaybetmeyin. Çoğu depresyon hastası çeşitli ilaçlarla ve psikolojik danışma ile kendini çok daha iyi hissedebilmektedir.

Depresyon, insanları pek çok yönden etkiler ve çok çeşitli yan etkiler oluşturabilir. Depresyon belirtileri üzüntü ve umutsuzluk yönünde olabildiği gibi ilgi kaybı ve ağlamaklı bir ruh hali içerisinde de olabilir. Çoğu insanda depresyon belirtileri sinir olma yönünde gerçekleşir.

Depresyona neden olan etmenler tam olarak bilinmemektedir. Pek çok mental sorun ile birlikte aşağıdaki durumları içeren koşullar depresyona neden olabilir.

  • Biyolojik farklılıklar: Depresyona sahip insanlarda fiziksel değişiklikler beyinde meydana gelir. Bu değişikliklerin önemi kesin olmamakla birlikte depresyonun altında yatan sebepler arasında yer almaktadır.
  • Beyin kimyası: Depresyonun oluşmasında rol oynayan beyin kimyasalları, nörotransmitter maddeden oluşmaktadır. Son araştırmalar sonucu, meydana gelen fonksiyon değişiklikleri, bu nörotransmitterleri etkiler ve nörodevre elemanlarını etkileyerek, ruh halinde sabitlik sağlar. Bu durum depresyon ve tedavisi için önemli bir role sahiptir.
  • Hormonlar: Depresyonu tetikleyen etmenler arasında vücuttaki hormon dengelerinin değişmesi de yer almaktadır. Tiroid problemleri, hamilelik hali, menopoz ve diğer birtakım durumlarda hormonal değişiklikler meydana gelmektedir. Bu durumda depresyon oluşumunu tetikler.
  • Kalıtsal özellikler: Aralarında kan bağı bulunan kişiler arasında herhangi birinin depresyon yaşaması, diğer akrabalar arasında da depresyon yaşanma riskini arttırır. Depresyona neden olan genler ise araştırmacılar tarafından bulunmaya çalışılmaktadır.

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyonun hayatınız boyunca sadece bir kez olmasının yanı sıra, depresyonun pek çok aşaması vardır. Bu aşamalar sırasında, çoğu günler belirtiler meydana gelir. Bu belirtiler ise;

  • Üzüntülü, ağlamaklı, umutsuzluk veya boşlukta hissetme,
  • Küçük meselelerde dahi olsa öfke patlamaları, sinirlilik ve hayal kırıklığı halinin oluşması,
  • Cinsellikte, hobilerde veya spor branşları gibi çoğu ve hatta tüm aktivitelerde ilgi ve ze kaybının oluşması,
  • Uykusuzluk ve çok fazla uyumak gibi çeşitli uyku düzensizliklerinin oluşması,
  • Yorgunluk ve enerji eksikliği ile birlikte en ufak işlerde bile fazladan efor sarf edilmesi,
  • İştah kaybı ve kilo kaybının oluşması. Bazı insanlarda ise tam tersi bir durumun meydana gelmesi,
  • Kaygılanma, dalgalanma ya da huzursuzluk,
  • Yavaş düşünme, konuşma ve vücut hareketlerinin oluşması,
  • Sorumlu olmadığı bir konuda bile kendini suçlama ve kendini değersiz hissetme,
  • Düşünme, konsantrasyon, karar verme ve bazı şeyleri hatırlama zorluğu,
  • Sürekli ölümü düşünme, intihar teşebbüsü veya intihar durumlarının oluşması,
  • Sırt ağrısı veya baş ağrısı gibi açıklanamayan çok çeşitli ağrılar.

Pek çok insanda depresyon belirtileri meydana gelirken, belirtiler genellikle gündelik aktiviteler arasında fark edilebilir değişimlerin oluşmasını sağlar. Örnek olarak sosyal aktiviteler, iş hayatı, okul hayatı veya diğer insanlarla ilişki kurma zorlukları oluşur. Bu sebeple kendinizi, nedenini dahi bilmeden sefil veya mutsuz hissetmenize neden olur.

Depresyon sıklıkla ergenlik döneminde, 20’li ve 30’lu yaşlarda başlamaktadır ancak herhangi bir yaşta da meydana gelebilir. Ayrıca kadınlarda depresyon olma ihtimali erkeklere göre daha fazladır, fakat bu durum bayanların sürekli tedavi aramasına bağlanabilir. Depresyonun tetiklenmesini veya gelişmesi riskini arttıran faktörler ise;

  • Kendine güvenin azlığı, çok bağımlı olmak, özeleştirel olmak veya kötümser olmak gibi birtakım kişisel özellikler,
  • Fiziksel veya cinsel istismar gibi travmatik ya da stresli olaylar, sevilen birinin ölümü veya zarar, zor bir ilişkiye sahip olmak ya da mali sorunlar,
  • Çocukken veya ergenlik döneminde meydana gelen çocukluk travması veya depresyon,
  • Kan bağı bulunan bir kişide depresyon olması, alkolik olmak veya intihar,
  • Lezbiyen, gey, biseksüel veya transseksüel gibi durumlar içerisinde bulunmak,
  • Sinir düzensizliği, yeme düzensizliği veya travma sonrası stres düzensizliği gibi mental anlamda sağlık düzensizliği geçmişine sahip olmak,
  • Alkol veya yasa dışı uyuşturucuların kullanılması,
  • Kanser, inme, kronik ağrı veya kalp hastalığı gibi ciddi veya kronik hastalıklara sahip olmak,
  • Kan basıncını düzenleyici ilaçlar veya uyku hapları gibi belirli ilaçların kullanılması depresyonun risk faktörleri arasında yer almaktadır.

Depresyonun Komplikasyonları Nelerdir?

Depresyon kişisel meselelerde ve aile içinde ciddiye alınması gereken bir düzensizliktir. Eğer tedavi edilmezse çok daha kötü hale gelebilir. Tedavi edilmeyen depresyon, duygusal, davranışsal ve sağlık problemleri açısından hayatınızın her alanını etkiler. Depresyon ile alakalı olan komplikasyonlar ise şu şekildedir:

  • Aşırı kilo veya obezite, kalp hastalıklarına ve diyabete yol açar.
  • Acı veya fiziksel hastalıklar,
  • Sinir, panik atak bozuklukları veya sosyal fobi,
  • İlişki zorlukları, aile için çatışmalar, iş veya okul hayatında problemler ile karşılaşılması,
  • İntihar girişiminde bulunmak veya intihar duyguları,
  • Alkol kullanımı,
  • Medikal şartlar gereği erken doğumda meydana gelen ölüm, depresyonun komplikasyonları arasında yer almaktadır.

Depresyon Teşhisi Nasıl Yapılır?

Birtakım testler ile belirtilere sebep olan etmenleri tespit ettirebilir, teşhis ettirebilir ve alakalı komplikasyonları kontrol ettirebilirsiniz.

  • Fiziksel test: Bu teşhis işleminde doktorunuz tarafından fiziksel bir test yapılarak ve sağlık durumunuz hakkında sorular sorularak hastalık teşhis edilmeye çalışılır. Bazı durumlarda depresyon, altında yatan fiziksel etmenler ile bağlantılıdır.
  • Laboratuvar testi: Kan testi ile kan sayınızın ölçümü veya trioidlerinizin tam olarak çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için laboratuvar testine başvurulur.
  • Psikolojik değerlendirme: Duygularınız ve davranışlarınız hakkında doktorunuz tarafından veya sağlık danışmanınız tarafından birtakım sorular sorularak yapılan bir testtir.

Depresyon Tedavisi Nasıl Yapılır?

İlaçlar ve psikolojik danışmanlık, depresyonda bulunan pek çok insanda oldukça etkili bir yöntemdir. Sizin doktorunuz veya psikiyatristiniz, belirtileri gidermek için bir reçete yazabilir. Daha ileri düzeydeki depresyon hastalarının hastanede kalarak doktor gözetimi altında bulunmaları veya bir tedavi programına katılması gerekmektedir.

1.İlaç Tedavisi

Pek çok sayıda anti-depresan ilaç bulunmaktadır. Doktorunuz veya eczacı ile alacağınız bu ilaçların olası yan etkilerini tartışmanız, sağlığınız açısından faydalı olacaktır. Bu ilaçlar ise selektif serotonin gerialım inhibitörleri, atipik antidepresanlar, triklinik antidepresanlar, SNRI’lar ve NDRI’lardır.

2.Fizikoterapi

Fizikoterapi, depresyon hastalarında durumunuz ve alakalı konularla ilgili konuşmayı içeren bir tedavi yöntemidir. Daha çok psikolojik terapi veya konuşma terapisi olarak bilinir.

Kişiler arası terapi veya bilişsel davranışçı terapi gibi pek çok fizikoterapi çeşidi bulunmaktadır.

Yaşanan kriz, davranış, problemler ile başa çıkma, hayattaki gerçek hedeflerinizi öğrenme, umutsuzluk ve sinir hallerinde bu tedavi yöntemi oldukça etkili sonuçlar vermektedir.

3.Hastane Tedavisi

Bazı insanlar depresyonu çok daha ciddi bir şekilde yaşarlar. Bu hastaların hastanede gözetim altında tutulması gerekir. Eğer kendinizi koruyamıyorsanız veya kendinize zarar verecek şekilde teh altında hissediyorsanız bu durum oldukça gerekli bir hale gelmektedir. Hastanedeki psikiyatrist tedavisi, ruh haliniz normale dönene kadar sakin ve güvende kalmanıza yardımcı olacaktır.

4.Diğer

Bazı insanlar için elektrokonvulsüf tedavi veya transkranial manyetik stimülasyon tedavileri önerilebilir. İlk yöntemde bir elektrik devresi beyin üzerinden geçirilerek yapılır. Diğer tedavi yöntemi ise adından da anlaşılacağı üzere manyetik tepkiler üzerine kurulmuş bir tedavi yöntemidir.

Источник: https://evdesifa.com/depresyon-tedavisi/

Depresyon Nasıl Tedavi Edilir? Depresyon Tedavisi Yöntemleri

Depresyon Terapisi

Depresyon geçiren birine uygulanabilecek tedavi seçenekleri iki grupta toplanabilir:

  1. Psikoterapi
  2. Biyolojik tedaviler
  • Antidepresan ilaçlar
  • Elektroşok tedavisi
  • Manyetik uyarım tedavisi
  • Işık tedavisi
  • Pille beyin uyarımı tedavisi

Şimdi bunları teker teker inceleyelim.

Psikoterapi

Psikoterapi, konuşma yoluyla, depresyona yatkınlık yaratan yanlış düşüncelerin ve kişilik özelliklerinin tespit edilip düzeltilmesidir.

Bazı kişiler “Konuşmakla hastalık mı düzelir?” veya “Ben arkadaşlarımla da sohbet ediyorum” diyerek psikoterapiyi önemsiz bir yöntem olarak görürler. Halbuki hafif ve orta şiddette depresyonda psikoterapi, ilaçlar kadar etkilidir.

Ağır depresyonda ilaçların, çok ağır depresyonda ise elektroşok gibi daha ciddi girişimlerin üstünlüğü elbette tartışılmaz. Ama ilaç ve elektroşoktan fayda görmeyen çoğu hasta sadece psikoterapiyle inanılmaz düzelmeler gösterir.

Psikoterapinin temel aracı ‘konuşma’dır, ama psikoterapi ‘sohbet’in çok çok ilerisinde bir şeydir.

Depresyonun psikolojik nedenleri: Kendine güvensizlik, mükemmeliyetçilik, titizlik, bağımlı kişilik özellikleri, onaylanma ihtiyacı, hayır diyememek, utangaçlık, içine kapalılık, güvensizlik, şüphecilik, narsisizm, siyah-beyaz düşünme tarzı, aşırı genelleme, seçici odaklanma, keyfi çıkarsamalar, kişiselleştirme… Psikoterapide hastada bu anormalliklerden hangisi varsa ortaya çıkarılır, kişiye, alternatif düşünce yöntemleri öğretilir.

Beynini zehirleyen düşüncelerden kurtulan insan, depresyondan da kurtulur. Hatta depresyona zemin hazırlayan kişilik yapısı düzeldiği için, psikoterapiyle sağlanan düzelme daha da kalıcı olur. İlaç kullansın veya kullanmasın, psikoterapi gören kişilerde depresyonun tekrarlama riski daha düşüktür.

Depresyon tedavisinde genellikle 12 ila 20 seans psikoterapi yeterlidir. Ancak sadece birkaç seansta düzelen hastalar olduğu gibi, yıllarca psikoterapiye ihtiyaç duyanlar da olur. Görüşme süresi yaklaşık 50 dakikadır. Seans sıklığı da başlangıçta haftada birdir, düzelme sağlandıkça seans araları uzayabilir.

Antidepresan İlaçlar

Eskiden antidepresan ilaç deyince kişiyi bol bol uyutmaktan başka bir etkisi olmayan, üstelik kullananda bağımlılık yaratan birtakım ‘uyuşturucu’ maddeler anlaşılırdı. Gerçekten de 1950’lere kadar sinir hekimlerinin hastaları uyutmak ve sakinleştirmek dışında yapabilecekleri pek bir şey yoktu.

Ancak son 50 yıl içinde bu sahada büyük ilerlemeler kaydedildi. Psikoterapi teknikleri gelişti ve çeşitlendi. Elektroşok ve manyetik uyarım sayesinde beyne uyarı vererek ruhsal bozuklukları gidermek mümkün hale geldi.

Özellikle 1980’lerden sonra sinir sistemi ilaçlarının yan etkileri çok aza indirildi ve ihtiyacı olanlar bu ilaçları rahatlıkla kullanabilmeye başladı.

Antidepresan ilaçlar, depresyonu iyileştirmeye yarar. Depresyona girmiş her 100 hastadan 70-80’i başka hiçbir müdahaleye gerek kalmadan, sadece ilaç tedavisiyle düzelir. Kalan %20-30’luk grupta ise psikoterapi veya elektroşok türünden ekstra girişimlere ihtiyaç duyulur.

Depresyon geçiren kişinin beyninde (daha önce açıkladığımız gibi) serotonin, noradrenalin ve dopamin maddeleri azalmıştır. Bunlar duygu ve düşünce hayatımızı düzenleyen maddelerdir. Antidepresanlar bu maddelerin miktarını arttırarak tesirlerini icra eder.

Antidepresan ilaçlar konusunda yanlış bilinen bazı noktaları burada önemle vurgulamak istiyoruz:

  1. Antidepresan ilaçlar beyinde suni bir mutluluk yaratmayıp tam tersine bozulmuş olan dengeyi yeniden sağlar. Antidepresanlar, depresyonu olmayan kişilere fayda getirmez.
  2. Antidepresanlar etkilerini geç gösterir (en erken 2-3 hafta sonra). Arada bir iki hap içerek depresyondan kurtulmak mümkün değildir.
  3. Antidepresan ilaçlar, doktor söylemeden bırakılmamalıdır. Kişi haftalar içinde tamamen iyileşse bile, antidepresan ilaca en az 6 ay devam edilmelidir. Çünkü depresyonun düzeldikten sonraki ilk 6 ay içinde tekrarlama riski yüksektir. Hatta bazen daha uzun süre ilaç kullanmak da gerekebilir.
  4. Antidepresanlar bağımlılık yapmaz.
  5. Antidepresanlar uyuşturucu değildir. Antidepresan hastaya keyif vermez, zaten yukarıda belirttiğimiz gibi etkisi en erken 2-3 haftada başlar.

Bazı antidepresanların uyku ve sersemlik gibi yan etkilerinin olduğu doğrudur. Ancak son 10-15 yılın en mühim tıbbi gelişmelerinden biri, uyku ve sersemlik yapmayan antidepresan ilaç çeşitlerinin artmasıdır. Günümüzde genellikle hiçbir ciddi yan etkisi olmadan, ilaçla depresyon tedavisi yapmak mümkündür.

Antidepresan ilaçlar depresyon dışındaki durumlarda da faydalıdır. Obsesif kompülsif bozuklukta (takıntı hastalığı) ilk tercih edilen ilaçlar, özellikle beyindeki serotonin miktarı üzerinde etki gösteren antidepresanlardır.

Ağrı tedavisinde elimizdeki en önemli silahlardan biri yine antidepresan ilaçlardır.

Panik bozukluğunda, çocuklarda gece işemelerinde, kadınlarda âdet öncesi gerginlik durumlarında, sigara isteğinin azaltılmasında, erkeklerde cinsel ilişki sırasında erken boşalmanın giderilmesinde ilk başvurulan ilaç bir antidepresandır.

Elektroşok Tedavisi

Elektroşok (hekimlerin kullandığı tabirle elektrokonvülsif tedavi, kısaca EKT) depresyonun şu ana kadar bilinen en etkili tedavisidir. Bu tedavi, beynin her iki şakak bölgesine, birer elektrotla düşük voltajlı elektrik akımı verilmesinden ibarettir. Son derece yararlı bir yöntem olduğu halde maalesef haksızlığa uğramış ve bilimdışı eleştirilere maruz kalmıştır.

Elektroşok tedavisine yönelen önyargılardan birincisi, acı veren bir girişim olduğudur. Hatta hastalara işkence etmek için sadist sağlık personeli tarafından kullanıldığı bile söylenmiştir. Halbuki elektroşok sırasında hasta en ufak bir acı bile duymaz.

İnsanların elektroşoktan korkmalarının ikinci sebebi, şok sırasında hastanın sara nöbeti geçirmesidir. Elektroşokun sara nöbetine yol açtığı doğrudur.

Eski yıllarda, hasta üzerinde sara nöbetine bağlı birtakım olumsuz sonuçlar görülüyordu, ancak o zaman bile bu olumsuz sonuçlar oldukça nadir ortaya çıkıyordu. Günümüzde elektroşok tedavisi genel anestezi altında yapılır, dolayısıyla sara nöbeti görülmez.

Verilen genel anestezi de ancak bir iki dakika sürdüğünden, anestezinin yan etkileri de yok denecek kadar azdır.

Elektroşok etrafında bir korku halesi oluşmasının üçüncü sebebi, ‘elektrik’ kelimesinin yarattığı ürpertidir. “Hastaya elektrik veriliyor” cümlesi gerçekten tüyler ürperticidir. Ancak tedavide verilen elektrik, son derece düşük voltajlıdır. Hiçbir zaman tehye meydan verecek kadar yüksek voltajlara ihtiyaç duyulmaz.

Elektroşokun eleştiri almasının dördüncü sebebi, unutkanlığa yol açmasıdır. Gerçekten de bu tedavinin en sık görülen yan etkisi unutkanlıktır. Üstelik bu şiddetli bir unutkanlıktır. Ama bu durum kesinlikle kalıcı değildir.

Bir iki ay içinde büyük ölçüde düzelir. Hasta eskiden bildiklerini hiçbir zaman unutmaz. Ancak elektroşokun yapıldığı bir aylık dönemde, o sırada yaşadığı olayları ve öğrendiklerini unutur.

Bu dönemi hayat boyu ya hiç hatırlamaz ya hayal meyal hatırlar.

Yine de genelde hastanın hastaneye yatırılmasının gerekmesi, anesteziye ve anestezi uzmanına ihtiyaç duyulması, geçici de olsa unutkanlığa yol açması ve pahalı olması elektroşok tedavisinin dezavantajları arasındadır. Bu yüzden elektroşok tedavisi 1-Başka tedavilerle düzelmeyenlere, 2-İntihar riski olanlara, 3-Ağır depresyon geçirenlere uygulanır.

Bazı kalp hastalarına ve beyninde kitle olan kişilere elektroşok uygulanamaz. Elektroşok yapılamayan hastalara uygulanmak üzere manyetik uyarım tedavisi ve pil tedavileri geliştirilmiştir.

Elektroşok tedavisi genellikle haftada üç gün (gün aşırı) yapılır. Hızlı düzelen hastalarda erken sonlandırılabilirse de, çoğu hastaya en az yedi seans uygulanır. On seans veya daha fazla şoka ihtiyaç duyan hastalar da vardır.

Hastaların çoğu üçüncü veya dördüncü seanstan sonra çarpıcı bir düzelme gösterir.

Kısa bir süre önce hayatına kıymaya kalkışmış ağır bir depresyon hastasının üç dört elektrik şokunun ardından hayata dönmesi, neşelenmesi, şakalar yapmaya başlaması şaşırtıcıdır.

Beyne nasıl tesir ettiği, hangi yolla fayda sağladığı hâlâ tam olarak anlaşılamayan bu tedavinin beyin fonksiyonlarında önemli bir düzelme yaptığı kesindir.

Elektroşok tedavisi bittikten sonra ilaç tedavisine devam etmek şarttır. Aksi takdirde hastada depresyonun tekrarlama ihtimali çok yüksektir.

İlaçtan fayda görmeyen bazı hastalar, hastaneden taburcu olduktan sonra da belli günlerde (mesela haftada bir, iki haftada bir veya ayda bir…) hastaneye gelirler, elektroşok alıp evlerine geri dönerler.

Bu uygulama yıllarca devam edebilir. Elektroşok gün aşırı değil de böyle seyrek uygulandığında unutkanlığa yol açmaz.

‘Depresyonun en etkili tedavisi’ diye takdim ettiğimiz elektroşoktan da fayda görmeyen hastalar vardır. Ancak bu hastalar için de hiçbir zaman ümitler tükenmiş değildir. Daha uzun ve yoğun psikoterapiyle, agresif ilaç tedavisiyle, manyetik uyarım veya pil tedavisiyle iyi sonuçlar almak mümkündür. Depresyon, çarenin hiçbir zaman yok olmadığı bir hastalıktır.

Elektroşok şizofreni ataklarında, diğer psikoz türlerinde ve manik depresif hastalığın mani döneminde de yararlı olan bir tedavi yöntemidir.

Obsesif kompülsif bozuklukta (takıntı hastalığı) elektroşok yöntemine nadiren başvurulur, yöntemin bu hastalık üzerindeki etkisi ispatlanabilmiş değildir.

Panik bozukluğu ve sosyal fobi gibi kaygı bozukluklarında ise pek yararlı değildir ve hemen hiç uygulanmaz.

Manyetik Uyarım Tedavisi

Elektroşok tedavisinde beyne elektrik akımı verildiğini söylemiştik. Manyetik uyarım tedavisinde ise beyne başka bir akım türü olan ‘manyetik akım’ verilir. Bir cihaz, elektrik akımını manyetik akıma çevirir ve bu akım, 8 şeklinde bir mıknatıs ile sol şakak bölgesine tatbik edilir.

Manyetik akımın en büyük avantajı, vücutta uygulandığı noktadan en fazla 2 santimetre derine gidebilmesidir. Halbuki bilindiği gibi elektrik akımı açısından insan bedeni ‘iletken’dir.

Elektrik anında bütün vücuda yayılır (Hatta elektriklenmiş kişiye dokunan diğer vücutlara da yayılır). Manyetik akımla vücudun sadece istenilen noktası uyarılır.

Depresyonda uyarılması istenilen nokta, beynin şakak bölgesidir (genellikle de sol şakak).

Dolayısıyla manyetik uyarım tedavisinin yan etkisi çok azdır. Hastaneye yatmak şart değildir, anestezi gerekmez, unutkanlık olmaz; hatta dikkat ve hafızada artış bile sağlanabilir. Ancak beynin küçük bir bölgesinin uyarılması bile bazen sara nöbetine yol açabilir.

Manyetik uyarım tedavisi haftada beş gün uygulanır, en az 15-20 seans sürer, günlük tedavi süresi 10 dakika kadardır. Seans sayısı 30’a çıkınca, hastaların daha büyük bir bölümünde düzelme olduğu gözlenmiştir.

Manyetik uyarım tedavisi Kanada, İsrail ve Avustralya’da standart tedaviler arasında kabul edilmiştir. Amerika ve Avrupa’da ise şimdilik sadece bilimsel çalışmalarda kullanılmaktadır.

1995’ten beri depresyonda kullanılan manyetik uyarım ile ilgili çalışmalara bakıldığında şunu görürüz: Diğer yöntemlerle düzelmeyen hastaların üçte ikisi manyetik uyarımdan yararlanır ve bu uygulamayla kısmi veya tam düzelme gösterir. Bu hastaların diğer tedavilere direnç gösterdiklerini tekrar hatırlatalım.

Hatta bazı çalışmalarda manyetik uyarımın elektroşokla aynı derecede etkili olduğu bile ileri sürülmüştür. Ama başka çalışmalar da, hiç olmazsa ilk haftalarda elektroşokun daha etkili bir yöntem olduğunu ortaya koymuştur.

Bilimsel literatür manyetik uyarımın yararlarını desteklemekle birlikte, yeni bir tedavi yönteminin klinikte uygulanabilmesi için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğunu savunanlar çoğunluktadır.

Işık Tedavisi

Sıcak ve güneşli diyarlarda yaşayanların daha mutlu olduğu yönünde yaygın bir inanç vardır. Çoğumuz havanın açık olduğu günlerde kendimizi daha iyi hissederiz, hava bulutluysa karamsarlaşırız. Bazı kişiler sonbahar ve kış aylarında depresyona girerler.

Bütün bu gözlemlerden hareketle, depresyon hastalarına bir tür lambayla ışık verilmiş ve sonuç başarılı olmuştur. Fototerapi adı da verilen ışık tedavisi, depresyonda kullanılabilecek alternatif yöntemlerden biridir.

Pille Beyin Uyarımı Tedavisi

Pille beyin uyarımı iki ayrı yöntemle yapılır:

  1. Boyna takılan bir pille beyin uyarılır. Aslında boyna takılan pil, ‘vagus’ adlı bir siniri uyarır. Vagus, vücuttaki en büyük sinirdir. Vagusun beyne giden bir dalı uyarılınca, dolaylı olarak beynin serotonin (mutluluk hormonu) salgılayan bölgesi de uyarılır. Bu yöntem Türkiye’de şu ana kadar sadece sara (epilepsi) hastalarına uygulanmıştır. Ancak depresyonda da yararlı olduğunu gösteren güçlü deliller vardır.
  2. Beynin duyguları yöneten bölgesine beyin cerrahı tarafından ameliyat yoluyla pil yerleştirilir. Bu yöntem, şimdilik sadece gelişmiş ülkelerin büyük sağlık merkezlerinde uygulanmaktadır.

Источник: http://www.beybut.com/depresyon-nasil-tedavi-edilir-depresyon-tedavisi-yontemleri/

Depresyon Tedavisi

Depresyon Terapisi

Depresyon nasıl geçer? Depresyon tedavi edilebilir bir ruh bozukluğudur. Genellikle, ilaç, psikoterapi veya ikisinin kombinasyonu ile tedavi edilebilmekte ve belirtileri hafifletilebilmektedir.

Depresyon tedavisinin olumlu sonuçlar vermesi için mümkün olduğunca kişiye özel tasarlanması gerekir. Her tedavi yöntemi her hastaya yardımcı olmayabilmektedir. Bu nedenle, en etkili seçenekler için doktorunuz ve tedavi ekibinizle konuşmanız da önem kazanmaktadır. (1)

Psikoterapi

Depresyonu tedavi etmek için en sık kullanılan yöntem psikoterapidir. Çoğu zaman olumlu sonuçlar veren psikoterapinin pek çok farklı çeşidi bulunmaktadır.

Kişiler arası ilişkiler terapisi: Nispeten daha kısa süreli olan bu tedavi yönteminde, ilişkilerin depresyona olan etkisi üzerinde durulmaktadır. Tedavinin amacı, hastaların iletişim becerileri ve çatışma-çözme becerileri gibi becerilerini geliştirmelerine yardımcı olmaktır.

Bilişsel davranışçı terapi: Bilişsel davranışçı terapi, insanların depresif duyguları güçlendiren bilişsel çarpıtmaları ve davranış kalıplarını tanımlamalarına ve değiştirmelerine yardımcı olmak için tercih edilebilmektedir. Çoğu zaman kısa süreli olan bu terapi çeşidinde, mevcut sorunlar ve beceri öğretimi üzerinde odaklanılmaktadır. (2)

Sosyal beceri terapisi: Amaç hastalara sağlıklı ilişkiler kurmayı öğretmektir. Depresyon belirtilerinden muzdarip olan hastalara iletişim becerilerinin geliştirilmesi ve diğer insanlarla güçlü sosyal ağların nasıl kurulması gerektiği (dürüstlük ve saygıya dayalı) öğretilmektedir.

Psikodinamik terapi: Depresyon yaşayan hastaların bilincinde olmadığı ya da iyileşmeyen duygusal yaralarını keşfetmesine yardımcı olmayı içermektedir. Geçmişteki tatsız deneyimler ve çözülmemiş durumlar tekrar gündeme getirilerek çözüme ulaştırılmaktadır.

Destekleyici terapi: Bu tip bir terapi yönteminde, hastanın dinlenilmesi amaçlanmaktadır. Konuşmaya istekli olan hasta, konuştukça kendisini daha hissedebilmektedir. Anlayışla hastasını dinleyen terapist empati kurarak hastasına destek olmaktadır. (3)

Davranışsal aktivasyon terapisi: Davranışsal aktivasyon terapisinde, adından da anlaşılacağı üzere, amaç hastanın hoş aktivitelerle daha fazla ilgili olmasını sağlamaktır. Çevresiyle arasında etkileşim kurmaya başlayan ve aktivitelerle meşgul olan hasta, depresyonun baskısından uzak kalabilmektedir.

Problem çözme terapisi: Hastanın problemlerini tanımlamak üzerine odaklanılmaktadır. Problemler tespit edildikten sonra, çeşitli çözüm yöntemleri sunulmaktadır. Problemlerine çözüm bulabilen hasta depresyon belirtilerinden kurtulabilmektedir.

Aile ve çift terapisi: Depresyon evdeki diğer bireyleri etkilediğinde ya da hastanın depresyonunda aile bireylerinin de etkisi olması durumunda, aile veya çift terapisi düşünülebilmektedir. (4)

İlaç Tedavisi

Depresyon belirtilerini hafifletmek için kullanılabilecek pek çok ilaç bulunmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, ilaçlar psikoterapi ile birlikte uygulandığında daha etkili olmaktadır. Depresyon için reçete edilebilecek bazı ilaçlar şunlardır:

Trisiklik antidepresanlar: Depresyon için geliştirilen ilk antidepresanlardır. Yeni antidepresanlara oranla yan etkileri daha fazladır ancak bazı hastalarda daha etkili olabilmektedir.

Monoamin oksidaz inhibitörleri: Eski tip bir antidepresan olan monoamin oksidaz inhibitörleri, yüksek tansiyona neden olabileceği için belirli bir diyetle birlikte alınmalıdır. Diğer ilaçlarla da etkileşime girebileceğinden, dikkatli olunmasında fayda vardır.

Selektif serotonin geri alım inhibitörleri: Depresyon tedavisi için en sık reçete edilen ilaçlardır. Diğer antidepresanlara oranla yan etkileri daha azdır.

Serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri: Selektif serotonin geri alım inhibitörlerine benzer ilaçlar olsa da, bu tip antidepresanlar daha yenidir. Serotonin ile birlikte norepinefrin geri alımını da bloke etmektedirler. (5)

Hastanede Tedavi

Hastanın kendine ya da çevresine zarar verme riski oluştuğu takdirde, tedavinin hastanede yapılması gerekebilmektedir. Depresyonda olan hastanın özellikle intihar düşünceleri içinde olması teh oluşturabilmektedir.

Hastanede uygulanan tedavi sırasında hem psikoterapi hem de ilaç tedavisi uygulanabilmektedir.

Hastanın hastaneden ayrıldıktan sonra, bir süre daha tedavi programına devam etmesi önerilebilmektedir. Hastanın tamamen iyileştiğinden emin olmak için her gün birkaç saat boyunca bu terapiler uygulanabilmektedir. (6)

Kendi Kendine Tedavi Yöntemleri

Depresyon çok ciddi seviyelerde değilse, kişi kendi başına tedavi yöntemleriyle depresyon belirtilerini hafifletebilmektedir. Hafif depresyon belirtilerine yardımcı olması için kişinin kendi başına yapabilecek bazı tedavi yöntemleri şunlardır:

Yakınlardan destek: Kişi yaşadığı sonrası ve problemleri diğer insanlarla konuşarak paylaştığı takdirde, kendisini daha iyi hissedebilmektedir. Bu nedenle, pek çok insan aile, arkadaş ve eş gibi yakınlardan destekleyici yardım almaktadır.

Çevrimiçi kaynaklar: Özellikle depresyona yardımcı olan birçok web sitesi, haber bülteni ve çevrimiçi program bulunmaktadır.

Kişisel gelişim kitapları: Piyasada pek çok kişisel gelişim kitabı bulunmaktadır. Bu kitapların bazıları kişinin hayat içinde yaşadığı problemlerle nasıl baş edebileceği konusunda faydalı bilgiler barındırmaktadır. (7)

Depresyon İçin Hangi Doktora Gidilir?

Depresyon tanısı ve tedavisi için psikologlara ya da psikiyatristlere başvurulmaktadır. (8)

Depresyon Nedir?

Depresyon, genel anlamda kişiyi ve hayatını etkileyen bir ruh bozukluğudur. Çoğu zamanda, kişinin hayata karşı isteksiz ve mutsuz olmasıyla karakterize edilmektedir. Her insanın arada sırada kendisini keyifsiz ve mutsuz hissetmesi normaldir, ancak depresyon bundan çok daha başka bir durumdur. (9)

Daha detaylı depresyon nedir? yazımıza buradan bakabilirsiniz

Depresyon Belirtileri

Depresyon nasıl anlaşılır? Ortak depresyon belirtileri arasında daha önce sahip olunan faaliyetlerde ilginin veya zein azalması, iştah kaybı ve kilo kaybı, uykusuzluk ya da aşırı uyuma, huzursuzluk, psikomotor becerilerde zayıflama, yorgunluk ve enerji kaybı gibi belirtiler bulunmaktadır. (10)

Detaylı bilgi almak için bakınız: depresyon belirtileri

Depresyon Nedenleri

Depresyon neden olur? Depresyonun nedeni tam olarak bilinememektedir, ancak her zaman tek bir nedene bağlı olarak oluştuğunu düşünmek de doğru değildir. Depresyonun genetik faktörler, biyolojik faktörler, çevresel faktörler, psikolojik ve sosyal (psikososyal) faktörlerin bir birleşimi olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. (11)

Depresyon nedenleri daha fazlası için

Источник: https://www.acil.net/depresyon-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть